Melbourne'de yaşayan Nicole Graham boş zamanlarını değerlendirmek için atıyla birlikte geniş arazilerde dolaşıyordu. Küçük kızına da ata binmeyi öğreten anne, bu şekilde hem teknolojiden biraz olsun uzaklaşabileceklerini, hem de kızına doğayı ve hayvanları sevmeyi öğretebileceğini umuyordu. İşte böyle bir günde, işler Nicole'un planladığı gibi gitmedi ve kızıyla birlikte çıktığı at gezintisi tam bir kabusa döndü. 18 yaşındaki atı Astro ile birlikte çamura saplanan talihsiz anne, arkalarından gelen kızını uyarma şansına da sahip olamadı. Böylece anne-kız ve atları çamura saplanmış oldu. Neyse ki Nicole kendini çamurdan kurtarmayı başarabildi ve hemen kızını da çamurdan çıkarmaya çalıştı. Büyük çabalar harcayan anne, kızını ve onun atını da çamurdan çıkarabilmeyi başardı. Fakat bir sorun vardı: Nicole'un atı Astro hala çamurun içerisindeydi ve hayvan can çekişiyordu. İşte herkesin yüreklerini burkan o anlardan birkaç görüntü;
Twitter, yaptığı son güncelleme ile twitter kullanıcılarının artık özel bir tweeti takipçileri ile direkt mesaj olarak paylaşabilmelerine olanak sağladı.Sadece mobil uygulama üzerinden değil, aynı zamanda web ortamında ve tweetdeck uygulamalarında da bir tweeti direkt mesaj ile paylaşmak mümkün. Masaüstü ve Tweet Deck üzerinde paylaşmak istediğiniz bir tweet üzerine gelip “daha fazla” ikonuna ardından da “direkt mesaj ile paylaş” ibaresine tıklamanız yeterli. Mobil platformlarda ise -ios ve android- paylaşmak istediğiniz tweet üzerine uzun süre basılı tutarak, çıkan ekrandan “direkt mesaj ile paylaş” ibaresini tıklamanız yeterli, daha sonra mesaj göndermek istediğiniz kullanıcıyı seçerek tweeti direkt mesaj ile takipçiniz ile paylaşabilirsiniz.Yolladığınız mesajı alan kullanıcı twitter tarafından bir bildirim alacak ve gönderiniz doğrudan mesaj penceresinde görüntülenecek.Bu özellik twitter kullanıcılarının çok aradığı bir özellik mi tartışılır, ancak bu özelliğin geliştirilme amacının dışında, kullanıcıların yaratıcılarını kullanarak bu özelliği tamamen farklı amaçlar için kullanmalarıda olası.Twitter geçen kıştan bu yana direkt mesaj konusu üzerine eğilmiş, linkler, fotoğraflar paylaşmaya da olnaka sağlamıştı. Bu son yeniliğinin de direkt mesaj ile ilgili olması, sosyal medyada özel konuşma ve anonim iletişim trendinin artmasına bağlı olarak, Twitter’ın da anonimlik konusunu yakından takip ettiğini gösteriyor.
Hepimizin evinde annelerimizn sakladığı fotoğraf albümleri vardır. Bir misafir geldiğinde, özel bir günde ve ya geçmiş yad edilmek istendiğinde bu albümler gün yüzüne çıkar ve gözler dolarak fotoğraflar tek tek tozlanmış sayfalarda izlenir.Gelişen teknolojiler ile birlikte kağıt kullanımının azalması ve bilgisayarların yaygınlaşması ile bu fotoğraflar tek tek taratıldı ve bilgisayarın veya harici disklerin en kullanılmayan kısımlarına yedeklendi. Bu yedekleme görevi de genellikle aile baskısı ile evin en çok bilgisayar kullanan çocuğuna verilirdi.Eğer fazla uğraşmak istemeyen biriyseniz muhtemelen şu şekilde bir görüntü elde etmeniz kaçınılmazdı.İşte Heirloom isimli bir uygulama, bu eski fotoğraflarımız ile ilgili sıkıntıyı fark ederek kolay bir çözüm geliştimiş.Hem taratma hem de yedekleme sorunlarına tek bir çözüm getirdiği söylenebilir.Uygulamayı telefonunuza indirdikten sonra siteye üye olmanız isteniyor, daha sonra taratmak istediğiniz fotoğrafı telefonunuzun kamerası ile sadece netliğini ayarlayarak çekiyorsunuz. Boyutlandırmaları ise heirloom sizin yerinize yapıyor ve daha sonra site üzerinde depolayabiliyor, albümler oluşturup, yönetebiliyor ve hatta aile bireylerinizi davet ederek onlar ile paylaşabiliyorsunuz.Buraya kadar herşey çok güzel ancak uygulama şuan çok yeni, an itibarı ile Google Play’de sadece 500 indirmesi var ve asıl kötü lan ise şu anda Türkiye’de kullanılamıyor olması. Umarız yakın bir gelecekte Heirloom’u indirip kullanma deneyimini yaşarız.Bağlantılar: App Store - Google Play
İnsanlar hareketleri standart olan bir robot değildir, herkesin kendine özgü davranış biçimleri ve yaklaşımları vardır. Özellikle bir kişinin ailesi ile olan ilişkilsi, gelecekte sahip olacağı birçok özelliğin de habercisi olabilir. Çevremde gözlemlediğim kadarıyla, güçlü aile bağları olan erkekler bir evlilik gerçekleştirdiklerinde, eşlerine daha sadık oluyorlar. Bu tip insanlarla birlikte olmanın beraberinde getirdiği birçok avantaj var ve bu avantajlar sayesinde, aslında onlarla evlenmek doğrudan mutlu olmak anlamına geliyor. İşte güçlü aile bağları olan bir adam ile birlikte olmanın beraberinde getirdiği avantajlardan bazıları;
Yemekleri her zaman en iyi şekilde pişirmek mümkün olmayabiliyor. Yemeğe koyulan malzemelerin değişkenliği, tavanın ulaştığı ısı ve tavanın yapısı bile yemeğin ne kadar iyi pişeceği konusunda önemli bir rol oynuyor. Kickstarter ‘da yerini alan Pantelligent isimli akıllı tava, yemeklerin yapılış sürecini kontrol altında tutarak her zaman başarılı sonuçlar alınmasını garanti ediyor.Tavanın sapında bulunan düşük enerji tüketimli bluetooth sayesinde tavayla ilgili veriler akıllı telefondaki uygulamaya aktarılıyor. Böylece tavanın ısısını gerçek zamanlı olarak takip etmek mümkün oluyor. Uygulamada bulunan tariflerden biri seçiliyor ve uygulamaya yemekte kullanılan malzemenin yapısı ile ilgili gerekli bilgiler kullanıcı tarafından uygulamaya giriliyor. Uygulama kullanıcıyı yönlendiriyor ve eklenmesi gereken malzemelerin tam zamanında eklenmesini veya çevrilmesi gereken bir etin tam da doğru zamanda çevrilmesini sağlıyor. İstenirse bu tariflerin dışında serbest olarak da yemek yapılabiliyor ya da yeni tarifler kaydedilerek diğer kişilerle paylaşılabiliyor.Yemeğin durumu ile ilgili devamlı olarak bildirim gönderebilen akıllı tava sayesinde telefonunuzda oyun oynarken ve hatta mutfakta değilken bile tavanın ısısı öğrenilebiliyor.Şu an yalnızca iOS ile uyumlu olarak çalışabilen tavanın önümüzdeki aylarda Android uygulamasının da yayınlanacağı belirtiliyor. Bu arada Pebble Smartwatch için de bir uygulamanın olduğunu söylemek gerekiyor. Kickstarter’da 30 bin dolar toplamak isteyen Pantelligent, kampanyanın bitimine 46 gün kala 24 bin dolar destek almayı başardı. 199 dolar fiyatıyla 2015 ‘in Ağustos ayında satışına başlanacak olan ürünün Kickstarter sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.LOG
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Gezi eylemleri sırasında ortaya attığı “Camide içki içtiler” iddiasını doğrulamayınca Bezm-i Alem Camii müezzinliğinden alınan Fuat Yıldırım, sürülmesine karşı Diyanet’e dava açtı.2 Haziran gecesi Dolmabahçe’de ölçüsüz polis şiddetine maruz kalan Gezi eylemciyleri söz konusu camiye sığınmış, cami revire dönmüştü.Erdoğan kendini yaralı biçimde can havliyle camiye atan eylemciler için, “Camiye ayakkabılarıyla girdiler” demekle kalmamış, “ Camide içki içtiler” diye konuşmuştu. A ncak o gece camide bulunan müezzin Yıldırım, iddiayı doğrulamamıştı.Yıldırım kısa süre sonra Başakşehir’e bağlı Kayabaşı köyünde görevlendirilmişti.Taraf’tan Aysun Yazıcı’nın haberine göre Yıldırım, Diyanet’e ‘tenzili rütbe’ gerekçesiyle dava açtı.Davanın ilk duruşması dün İstanbul İdare Mahkemesi’nde gerçekleşti. Duruşmada Yıldırım, protestoların zirveye ulaştığı 31 Mayıs’tan itibaren camide olduğunu, kalabalığın artmasıyla da camiyi terk etmek istemediğini anlattı.Eylemcileri ‘Camiye ayakkabılarınızla girmeyin’ diye uyardığını anlatan Yıldırım, “Provokasyon olasılığı olduğu için giriş kısmına hasır serdik, orada bazı kişilerin tedavileri yapıldı. Eylemcileri hastaneye gönderemedik. Ambulans caminin olduğu yere gelemiyordu” diye konuştu.Yıldırım, duruşmada verdiği ifadesinde olayların başından itibaren aldığı tavrı da şöyle açıkladı: “Benim tek derdim kötü bir olay yaşanmasın, camiye kan bulaşmaması içindi.”Yıldırım, birkaç kez polisi de arayarak yardım istemiş, hatta kanıt oluşturması için camide görüntü almalarını istemiş. Ancak, Yıldırım’a ‘ Başınızın çaresine bakın’ cevabı verilmiş.Yıldırım’ın avukatı Ali Tizik de, “Görevi ‘toplumu birleştirmek’ olan bir memurun ne yapması gerekiyordu? Cami imamı, müftü, görevliler, kaymakam yok. Diyanet sahip çıkmıyor, sahip çıktığında ise tenzili rütbe yapılıyor. Müvekkilim basında haberi çıktığı için suçlanıyor” dedi.Davalı konumdaki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın savunması ise Yıldırım’ın ‘sürüldüğü’ değil, sadece bir yerden bir yere nakil edildiğine yönelik oldu.Diyanet’in yer değiştirmek gibi bir uygulaması bulunduğunu dile getiren Diyanet avukatı, “Bizim görevimiz namaz kıldırmaktır. Oysa bu kişi, bir taraf olmuş ve insanları yönlendirmiş” dedi. Dava bir sonraki duruşmaya ertelendi.Taraf
Ardı arkası kesilmeyen dedikodular bakılırsa; Apple Watch'un da iPhone’dan pek bir farkı kalmamış gibi görünüyor. Şimdiye kadarki en pahalı ve iddialı saatin 30 ila 40 milyon adedi bulan satış beklentisi size yüksek geldiyse sıkı durun, çünkü yeni iddialara göre Apple Watch'un satışları bu tahminleri de aşacak.Business Insider'ın haberine göre Morgan Stanley analisti Kate Huberty, ilk 12 ay içinde 30 milyonu bulacağı tahmin edilen Apple Watch satış rakamını muhafazakar bulduğunu belirtti. Huberty’nin açıklamasına göre, Apple Watch piyasaya çıktığında dünyadaki 315 milyon Apple müşterisi, iPhone 5 ve üzeri cihazlara sahip olacak. Bu kullanıcılar arasında sadece yüzde 10 kadarının Apple Watch’u satın alması beklense de, iPhone kullanıcılarının yüzde 14′ünün iPad’i ilk çıktığı yıl içinde aldığını unutmamak gerek. Apple’ın akıllı saati iPhone veya iPad olmadan, yani tek başına pek bir işe yaramadığı için cihaz satışının diğer Apple cihazlarını kullananlarla orantılı olması bekleniyor.Kate Huberty, Apple Watch ile birlikte diğer giyilebilir teknoloji ürünlerinde de satış rakamlarının artacağını öngörürken, Apple Watch’un 2020′ye kadar 530 milyon ile 1 milyar adet arasında satacağını tahmin ediyor.LOG
Gezi olaylarında başına gaz kapsülü isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, kendilerinin ağır bir bedel ödediğini söyledi. Yeni gerilimler çıkartarak başkalarına zarar verilmemesi yönünde çağrılarda bulunan acılı baba, “Bundan sonra hiç kimsenin saçının telinin kopmasını dahi istemiyoruz.” dedi.Topçu Kışlası ile ilgili kamuoyuna yansıyan yeni tartışmalar Gezi olaylarını hatırlattı. Gösteriler sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ailesi, Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) konuştu. Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin açılan davada herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini söyleyen baba Sami Elvan, “Sadece davaya bir komiser yardımcısının ismi girdi. Sadece onun tanık olarak dinlenmesine karar verildi. Şuan onunda ifade verip vermediğini de bilmiyorum. Şu bir gerçek Berkin’i vuranların yüzleri alenen açık açık ortada.” ifadelerini kullandı.“ERDOĞAN NEDEN BERKİN’İN AİLESİNİ YUHALATIYOR”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Berkin ile ilgili sözlerine de karşılık veren baba Elvan, “Şunu açık yüreklilikle söylemek istiyorum. Bir Cumhurbaşkanı daha önce Başbakan olmuş bir kişi, Gezi olaylarında kaybettiğimiz 8 can vardı. Bunların hiçbirisi ile uğraşmadı. 13 buçuk yaşındaki bir çocukla uğraştı. Berkin ne yapmış ona bilemiyorum. Yolsuzluklarını acaba Berkin mi ortaya çıkardı? Yaptığı fiili eylemi Berkin mi ortaya çıkardı? Neden Berkin’in annesini ailesini yuhalatıyor? 14 yaşındaki bir çocuk nasıl terörist olabilir? Ben bunu merak ediyorum. Berkin’in her şeyini elinden aldılar. Berkin ne yaptıysa buna devamlı Berkin hakkında konuşuyor. Bu adam Berkin’le uyuyor Berkin ile uyanıyor demek ki.” şeklinde konuştu.Topçu Kışlası’nın yapımına ilişkin yeni tartışmaların ortaya çıkmasıyla ilgili düşüncelerini de açıklayan Elvan şöyle devam etti: “Biz oranın bedelini çok ağır ödedik. Biz oranın bedelini hala ödüyoruz. Şuan bizim evimizde doğru düzgün bir yaşantımız yok. Bizi komple öldürdüler. Sadece çocuğumuzu değil geleceğimizi de elimizden aldılar. Biz sabahlara kadar evimizin içinde dolanıp dolanıp duruyoruz. Bizim son günlerde konuşulan Gezi Parkı meselesiyle ilgili tabi ki sağ duyu çağrımız olacak. Bizler bedel ödedik. Kimsenin burnunun kanamasını istemiyoruz. Orada halkın bir parkı varsa ona herkesin saygı duymasını istiyoruz. Bundan sonra hiç kimsenin saçının telinin kopmasını dahi istemiyoruz. Çünkü yeter artık bu ülkeye çektirdikleri. Yeter artık bu ülkenin sırtından menfaat sağladıkları.”Anne Gülsüm Elvan ise oğlunun acısını hala yüreğinde hissettiğini belirtti. Hayatlarının zindana döndüğünü anlatan Elvan, “Yaşıyoruz, yaşamıyoruz. Paramparça ettiler bizi. İlaçlarla uyuyamıyorum. Oğlumla yatıyorum, oğlumla kalkıyorum. Bakıyorsun yok. Diyelim ki onun elinde sapan vardı, taş vardı. Öldürtmesi mi gerekiyordu.” diye konuştu.Topçu Kışlası’nın yapımı ile ilgili tartışmalara da değinen anne Elvan, eşinin söylediklerine katıldığını ifade etti. Gezi olaylarının 8 cana mal olduğunu belirten Elvan, “Bir kez daha böyle bir şey olabilir mi? Umarım sağ duyulu olurlar. Umarım vicdanları sızlar. Böyle bir şey yapmazlar.” dedi.Başbakan Davutoğlu’nun Tunceli ziyaretine de atıfta bulunan Elvan, “Ayın 23’ünde Davutoğlu Dersim’e gidecek. Berkin’in dedesi torununun hesabını sorsa ne cevap verirler dedesine. Ne diyecekler? Camlar kırılıyor. Eğer oğlum cam kırdıysa ben bir ömür boyu çalışır borcu öderim ama o da bana çocuğumu versin.” şeklinde konuştu.CİHAN
CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yanıtlaması istemiyle Meclis'e sunduğu soru önergesinde, Gezi Parkı olayları sırasında 'Kırmızılı Kadın' olarak simgeleşen Ceyda Sungur hakkında 'İstanbul Teknik Üniversitesi araştırma görevlilerinde Ceyda Sungur hakkında Üniversite yönetimince soruşturma açıldığı iddiaları doğru mudur?' diye sordu.CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Gezi Parkı olayları sırasında 'Kırmızılı Kadın' olarak simgeleşen; aynı zamanda İTÜ Mimarlık Fakültesi Araştırma Görevlisi olan Ceyda Sungur hakkında fakülte dekanlığı tarafından arka arkaya açılan 2 disiplin soruşturması açıldığını söyleyerek, 'Ceyda Sungur, asistanlara ait e-posta grubuna attığı e-mail nedeniyle 'Meslektaşlarını provoke etmek' suçlamasıyla hakkında açılan disiplin soruşturması kapsamında Fakülte Dekanlığı'na savunmasını verdi' dedi.'E-POSTA YAZMAK YOLUYLA ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNİ PROVOKE ETMEK' İDDİALARIMahmut Tanal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yanıtlaması istemiyle Meclis'e sunduğu soru önergesinde, 'stanbul Teknik Üniversitesi araştırma görevlilerinde Ceyda Sungur hakkında Üniversite yönetimince soruşturma açıldığı iddiaları doğru mudur? Bu soruşturma neden başlatılmıştır Soruşturmanın; Ceyda Sungur'un; bir araştırma görevlisinin hakkında olumlu rapor olduğu halde, 33 a kadrosuna geçirilmediğine dair, yine araştırma görevlilerinin mail grubuna attığı mail nedeni ile açıldığı iddiaları doğru mudur? Bu soruşturmanın İTÜ Mimarlık Fakültesi yönetimi tarafından 'araştırma görevlileri iletişim grubuna bir e-posta yazmak yoluyla araştırma görevlilerini provoke etmek' suçlaması ile yürütüldüğü iddiaları doğru mudur? Bu mail grubunda atılan mailler fakülte yönetiminin eline nasıl geçmiştir? Bu soruşturma ve soruşturma konusu olayın ortaya çıkartılma biçimi ifade özgürlüğüne ve dolayısı ile Anayasamıza aykırı bir işlem değil midir?' sorularını yöneltti.DHA
Güney Amerika Kupası yarı final maçındaa karşılaşan Boca Juniors ve River Plate sahadan 0-0 beraberlikle ayrıldı.La Bombonera'da oynanan mücadele adına yakışır bir mücadeleye sahne oldu. Superclasico diye adlandırılan ve dünyanın en önemli derbilerinden biri olan maçta Boca Juniors ve River Plate takımları sahadan golsüz beraberlikle ayrıldı.Sarı kartların ve sert mücadelelerin bol olduğu dev derbide maçtan çok Bocalı taraftarların yaptığı görsel şölen damgasını vurdu. Eurosport
CHP’li Yalçınkaya, AKP Genel Başkan Yardımcısı Soylu’nun amcasının oğlu ile Kadir Topbaş’ın halasının oğluna Milli Saraylar’a bağlı restoran ve kafelerin işletmelerinin verildiğini söylediCHP Milletvekili Rıza Yalçınkaya, BirGün’e yaptığı açıklamada Milli Saraylar’a bağlı kafe ve restoranların sahiplerinden birinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu’nun amcasının oğlu, diğerinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın halasının oğlu olduğunu dile getirdi. Konuyla ilgili olarak Meclis Başkanlık Divanı’nda “denetim” kararı alındı.TBMM Başkanlık Divanı’nda Dolmabahçe ve Yıldız sarayları ile Küçüksu Kasrı ve Saat Kulesi’ndeki kafeteryaların “konsinye” usulüyle ihaleye verilmesine ilişkin bazı usulsüzlük iddiaları gündeme geldi. Edinilen bilgiye göre, CHP’li Rıza Yalçınkaya yaptığı incelemelere ilişkin belgelerle Boğaz’a nazır kafe-restoranların işletmesinde usulsüzlük ve yandaş kayırmacılığı yapıldığı iddiasında bulundu. Yapılan tartışmaların ardından özel bir muhakkik heyetince bu iddiaların incelenmesine ve işletmelerde denetim yapılmasına karar verildi.Ayarlanmış ihalelerCHP’li üye Rıza Yalçınkaya, incelemeleri sonucu ihalelerin üç firma üzerinde olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Bu firmaların, ihale verildikten sonra kurulan veya faaliyet alanı genişletilen firmalar olduğunu kaydeden Yalçınkaya, “Kazananın dışındaki yan teklifi veren firmalar da bu işi alan firmanın ortağı” dedi.Yalçınkaya, incelenmesini istedikleri işletme sahiplerinden birinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu’nun amcasının oğlu, diğerinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın halasının oğlu, diğerinin de Yeni Şafak Gazetesi’nin yazarı Ahmet Albayrak’ın dünürü olduğuna dikkati çekti.‘İşlemi kendileri yapmış’CHP’li İdare Amiri Malik Ecder Özdemir de yapılacak denetimin özellikle Dolmabahçe Saat Kulesi Kafe ile Küçüksu ve Yıldız’daki işletmelerde yoğunlaşacağını belirtti. Özdemir, “Hukuka, yasalara uygun olmayan, yetkileri olmayan bir konuda bürokratlar yönerge çıkararak işlemler yapmışlar. Sözde üç teklif almışlar, kendi ihale kararlarına oluru da kendileri vermişler” diye konuştu.Birgün
Hürriyet: MİT CHP'yi izliyorMilliyet: Bonzai için Twitter timiSabah: Şiddeti bırak siyasete katılVatan: Günah çıkardıTaraf: Müezzin direniyorAkşam: Green Card'lı paralel böcekBirgün: Kuzene, hala oğluna dünüre kafeteryaStar: Paralel piramit bozulacakZaman: Torba yasa Ermenek yetimlerini maaşsız bıraktıYeni Şafak: Türkiye ikna etti
Hükümet- Cemaat kavgasının ardından yaşanan gelişmeler nedeniyle bu yılın ilk dokuz ayında zarar eden Bank Asya, 80 şubesini diğer şubelerle birleştirerek kapattığını duyurdu.Bankadan KAP’a yapılan açıklamada, personel sayısının da 2013 sonuna göre 1708 kişi azaldığı belirtilerek; bu değişimin bankanın faaliyet giderlerini azaltarak 2015 kârlılığına katkı sağlayacağı ifade edildi.Geçen yıl üçüncü çeyrekte 60.6 milyon net kâr elde eden Bank Asya, bu yıl üçüncü çeyrekte, krediler ve mevduattaki düşüş ile gelirlerdeki azalmanın etkisiyle 301 milyon lira zarar açıkladı. Bankanın ilk dokuz aydaki zararı ise 249.6 milyon lira.Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen Bank Asya, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu ‘darbe’ olarak niteleyen dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterilmiş, ardından bankanın finansal göstergeleri bozulmaya başlamıştı.ZETE
İnternet kullanıcı sayısının 2 milyarı geçtiğini daha dün gibi hatırlarken güncel istatistikler önümüzdeki yıl 3 milyar internet kullanıcısına erişeceğimizi gösteriyor. Emarketer’ın araştırmasına göre 2015 yılı içinde internet kullanıcı sayısı yüzde 6.2 artarak 3 milyarı aşacak. Türkiye’deki internet kullanıcı sayısı ise 45 milyona dayanacak.Büyüme hızı düşüyor, yaygınlık artıyor2014 yılı için 2.89 milyar internet kullanıcısına ulaşılacağını tahmin eden Emarketer, önümüzdeki yıl internet kullanıcı sayısının dünya nüfusunun yüzde 42.4’ünün internet kullanıcısı olacağını tahmin ediyor. Büyüme hızı giderek düşerken, internet kullanıcılarının toplam dünya nüfusuna oranı ise giderek artıyor.2016 yılında yüzde 5.7 oranında bir büyümeyle dünya nüfusunun yüzde 44.4’ü internete bağlanacak. 2018’de ise büyüme hızı yüzde 5.3’te kalırken internet kullanımı nüfusun yüzde 48.2’e yayılacak. Bu göstergelere göre de 2019 yılında dünyada her iki kişiden biri internete bağlanmış olacak.Hindistan 2016’da ABD’yi geride bırakacakEmarketer‘in ülkeler özelindeki rakamlarına değinecek olursak, tahmin edileceği üzere Çin her zaman olduğu gibi zirveyi bırakmıyor ama alt sıralarda değişimler söz konusu.2016 yılında Çin’in 700 bin internet kullanıcısını geçmesi beklenirken, Hindistan 283 bin internet kullanıcısıyla ABD’yi geride bırakarak 2. sıraya yerleşecek. Bu yıl sonunda Brezilya, Japonya’yı geçerek 4. sıraya yerleşecek. 2015’te Meksika, Almanya’yı geride bırakacak.Türkiye’nin internet kullanıcı sayısıAyda bir kez herhangi bir cihazdan ve herhangi bir yerden internete bağlanan herkesi hesaba katan rapora göre Türkiye 2014’ü 41 milyon internet kullanıcı sayısıyla 14. sırada kapatacak. Ancak 2017’de Vietnam yarım milyon farklı Türkiye’yi geçecek.Türkiye’nin internet kullanıcı sayısı 2017’de 51 milyona yaklaşırken, 2018’de 53.5 milyona yükselecek.Hafızamızı yokladığımızda Birleşmiş Milletler Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından 2014 sonunda dünya genelinde internet kullanıcı sayısının 3 milyara ulaşacağı yönündeki tahminini, Cisco’nun ise 2016 yılında dünya çapında 3.4 milyar kişinin internete erişeceğini gösteren raporunu hatırlıyoruz.Dünya çapında akıllı cihazların fiyatlarının ucuzlaması ve Zambiya’dan işe başlayan internet.org gibi projeler her geçen gün bir çok kişinin ilk kez internete bağlanmasını sağlıyor. Bu değişimin neler getireceği ise sandığımız kadar net değil…Webrazzi
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, adında ‘Kürdistan’ kelimesi olan Türkiye’nin ilk derneğine izin verdi. Valiliğin suç duyurusunu reddeden savcılık, Komeleya Tevgera Ciwanên Kurdistanê (Kürdistan Gençlik Hareketi Derneği) isminin suç oluşturmadığını vurguladı. Savcılık, Yargıtay’ın 2011’deki kararını emsal gösterdi.Diyarbakır’da geçen yıl tabelasını asan ‘Kürdistan Gençlik Hareketi Derneği’ne (KGHD) valilik kuruluş izni vermedi. ‘Kürdistan’ isminin Anayasa’ya ve kanuna aykırı olduğunu belirten valilik, dernek yetkililerinin itirazı üzerine İçişleri Bakanlığı’ndan görüş istedi. Bakanlık ismi kullanmanın suç olduğunu belirterek değiştirilmesini talep etti. Ancak dernek bu talebe uymadı. Valilik suç duyurusunda bulunduğu için konuyu inceleyen Diyarbakır Başsavcılığı, derneğin isminde geçen ‘Kürdistan ifadesinin tek başına suç teşkil etmeyeceği’ne karar verdi.Diyarbakır’da geçen yıl tabelasını asan ‘Kürdistan Gençlik Hareketi Derneği’ne (KGHD) valilik kuruluş izni vermedi. ‘Kürdistan’ ismini kullanmanın Anayasa’nın 14’üncü ve Türk Ceza Kanunu’nun 302’nci maddelerine aykırı olduğunu savunan valilik, dernek yetkililerinin itirazı üzerine İçişleri Bakanlığı’ndan görüş istedi. Bakanlık tarafından derneğe gönderilen yazıda da ‘Kürdistan’ kelimesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve suç oluşturduğu belirtildi. Bakanlık, derneğin adının değiştirilmesini istedi; ancak KGHD, bu talebe uymadı. Bunun üzerine Diyarbakır Valiliği, başsavcılığa suç duyurusunda bulundu. Konuyla ilgili soruşturma başlatan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, derneğin tüzüğünü inceledikten sonra kararını açıkladı. İlgili muhataplara tebliğ edilen kararda, “Derneğin faaliyetlerinde herhangi bir cezai anlamda aykırılık olmadığı, tüzüğünün gençlerin yetiştirilmesine yönelik olarak hazırlandığı ve derneğin isminde geçen ‘Kürdistan’ ifadesinin tek başına suç teşkil etmeyeceği” belirtildi. Kararda, TCK’nın 302. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için ‘devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya, devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya ya da devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işlemiş olmanın gerektiği, dernek isminde Kürdistan kelimesi geçmesinin bu suçu oluşturmadığı’ ifade edildi.Konuyla ilgili hükmünü tesis ederken Yargıtay’ın Temmuz 2013’teki bir kararına atıf yapan başsavcılık, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde yaşayan Yunus ve Elif Toprak çiftinin kız çocuklarına verdikleri ‘Kürdistan’ ismine onay verilmesini emsal gösterdi. Dernek Başkanı Serhad Mêrdinî, böyle bir kararı olumlu gördüğünü belirterek, “Bu ülkede bazı tabuların kırılması adına önemli bir adım oldu. Bu ülkede hak ve özgürlükler adına hangi demokratik adım olursa olsun destekliyoruz, desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bizim derneğimizin adına izin verildi, bunu tarihi olarak değerlendiriyorum.” dedi.Zaman
İstanbul’un tarihini siluetini bozan üç gökdelen için mahkemenin verdiği yıkım kararını uygulamayan Zeytinburnu Belediye Başkanı ile İmar ve Fen İşleri müdürleri hakkında soruşturma başlatıldı.Radikal’den Ömer Erbil’in haberine göre, C.B. isimli vatandaşın şikayetini dikkate alan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu soruşturma için Zeytinburnu Kaymakamlığı’ndan izin istedi. İstanbul 4. İdare Mahkemesi 16/9 gökdelenleri için siluete etki eden kısmın yıkımına karar vermiş Danıştay 14. Dairesi de bu kararı onamıştı. Ancak yıkım için Zeytinburnu Belediyesi ihaleye çıkmış “konsorsiyum olarak teklif verilemez” şartı koyduğundan ihaleye katılan olmamış ve ihale iptal edilmişti.Siluet tartışmalarından sonra İBB her semte yükseklik kotası getirdi. Bu kotaya göre Zeytinburnu için belirlenen yükseklik 70 metre yani 23 kat. Bu karara göre 36, 32 ve 26 kat olan 16:9 gökdelenleri için düşülmesi gereken minimum kat yüksekliği 23. Bu durumda kulelerin birinden 13, birinden 9 ve birinden de 3 kat yıkılması gerekiyor.Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Zeytinburnu Kaymakamlığı’na gönderdiği talep yazısında şöyle denildi:“İhbarcı C.B.’nin Başsavcılığımıza vermiş olduğu dilekçesinde özetle, Zeytinburnu ilçesi Kazlıçeşme Mahallesi 89 pafta 771 ada, 12 parsel sayılı yerde bulunan 16/9 kuleleri olarak geçen binanın Sultanahmet Cami’nin siluetini bozması nedeniyle açılan davalar sonucunda Danıştay 14. Dairesinin vermiş olduğu tıraşlama kararının Zeytinburnu Belediye Başkanlığı’na infazı için gönderilmesine rağmen bu kararı uygulamayan Zeytinburnu Belediye Başkanı, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde görevli memurlarla Fen İşleri Müdürlüğü’nde görevli memurlar hakkında görevlerini kötüye kullandıklarını belirtmiştir. Şüphelilerin kamu görevlisi olduğu ve isnat edilen suçun idari nitelikte bir suç olduğu anlaşılmaktadır.”Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı Memur Suçları bürosunca Zeytinburnu Belediye Başkanı ile Fen ve İmar Müdürleri için 4483 sayılı Memur ve Diğer Kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki yasanın 3 ve 6. maddelerinin uygulanması istendi. İçişleri Bakanlığı müfettişlerince sorumlu kamu personeli hakkında bir ön inceleme yapılacak. İfadelerine başvurulacak kamu personeli mahkeme kararını neden uygulamadıklarını, ihaleye neden konsorsiyum ile girilememe şartı getirildiğini, ikinci kez ihaleye neden çıkılmadığını açıklayacaklar. Hazırlanacak ön inceleme raporundan sonra Zeytinburnu Kaymakamlığı soruşturma izni verip vermeme kararını en geç 45 gün içinde mahkemeye bildirecek.Yıkım kararını belediyenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde uygulaması gerekiyordu. Zeytinburnu Belediyesi İmar Müdürlüğü bu sürenin tamamlanmasına yakın sessiz sedasız ihaleye çıkmıştı. İhale şartnamesine de, “Konsorsiyum olarak teklif verilemez” şartı getirmiş, katılan olmayınca ihale iptal edilmişti.RADİKAL
Hükümetin Kişisel Verilerin Korunması Tasarısı’nda yaptığı revizyona göre MİT, Jandarma ve Emniyet yasa hükümlerine bağlı olmadan kişisel verileri işleyip ‘fişleme’ yapabilecek.İlk metinde bu kurumların kişisel veri toplayamayacağı, ancak yargısal süreçlerde verilere ulaşma imkanı sağlanacağı belirtilmişti. Tasarının yeni halinde ise bu üç kurum veri toplarken bilgi vermek zorunda olmayacak, toplanan verileri öğrenmek için vatandaş başvuru yapamayacak, silinmesini isteyemeyecek.MASAK’ın suç gelirlerinin aklanması kapsamında yaptığı faaliyetler de bu yasa kapsamında olmayacak. Bu kurumların faaliyetleri, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından da denetlenemeyecek.Hürriyet’ten Nuray Babacan’ın haberine göre yasa kapsamındaki kurumlar “İsim, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, öz geçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, genetik bilgileri” kişisel veri olarak kaydedebilecek.Veriler, ‘bir hakkın tesisi, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve hekim hizmetlerinin’ gereğiyse, sır saklama yükümlülüğü olanlar tarafından izin almadan da işlenebilecek. Veriler, işlenmesini gerektiren sebepler ortadan kalktığında, resen ya da kişinin başvurusu üzerine silinecek.Irk, etnik köken, siyasi düşünce, dini, mezhebi veya diğer inançları, vakıf ya da sendika üyeliği, mahkûmiyet kararları, sağlığı veya cinsel hayatı ile özel nitelikteki kişisel bilgiler, veri olarak kaydedilemeyecek ancak kişi kamuoyuna bu bilgilerden birini açıklamışsa yasak kalkacak.Bankaya verilen kişisel bilgiler, hastane kayıtlarındaki tahlil ve test sonuçları gibi bilgiler dahil, her türlü hastalık sonucu, kişisel veri kapsamında olacak. Bu bilgileri şirketler, üçüncü kişilere veremeyecekler. Hem şirketlerdeki hem de devletteki bu bilgileri yasada belirtilen şartlar dışında açıklayanlara üç yıl hapis verilecek.Tüm veriler, sicil kütüğüne kaydedilecek.7 kişiden oluşan Kişisel Verileri Koruma Kurulu, Adalet Bakanlığı’na bağlı olacak. Kurul üyeleri, Bakanlar Kurulu tarafından atanacak. Devlet sırrı niteliğindeki veriler kurula gönderilmeyecek. Ancak başkan ya da kurul üyeleri bunları yerinde inceleyebilecek. Üyeler, Yargıtay’da, görevleri için özel hazırlanacak yemini okuyarak göreve başlayacaklar.Diken
ABD'de üç gündür etkisini sürdüren kar fırtınası yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı 12 oldu.Kar yağışı olmamasına karşın, New York kentinin de aralarında bir çok kentte sıcaklık 0 sıfır derecenin altına düştü. Yüksekliği Perşembe günü de yağan karla birlikte iki metreye yaklaşan aşan kar yüzünden yüzlerce araç yollarda mahsur kalırken, karın oluşturduğu ağırlık yüzünden çatı göçme tehlikesi yaşayan bazı evler boşaltıldı. Çarşamba günü, kar fırtınası kaynaklı ölü sayısı 7 iken, bu sayı Perşembe günü 12'ye yükseldi. Ölenler arasında, New York'un Alden kasabasına bağlı 46 yaşında bir erkeğin de olduğu, adı açıklanmayan kişinin kara gömülü aracında ölü bulunduğu belirtildi. Yine kar yağışı kaynaklı başka bir ölüm New York'un Cheekowaga kasabasında gerçekleşti. Adı belirtilmeyen 30 yaşındaki bir kişi, karda mahsur kalan aracının vinçle kurtarılması sırasında, aracın kazayla kendisine çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Kar temizleme makinası kullanmakta olan 60 yaşındaki bir erkek, kar kürümekte olan iki kişinin daha geçirdikleri kalp krizi sonucu öldükleri belirtildi . New York'un özellikle Buffalo kenti ve çevresinde etkili olan kar fırtınasında, araçlar kara gömülürken, yollarda mahsur kalanlar için askeri birlikler de harekete geçti. Buffalo bölgesinde yaklaşık 500 ev ve işyerinin elektriksiz kaldığı belirtildi. Vali Cuomo, arazi araçları ve otobüslerin bile yolda kaldığı kar yüzünden yollarda mahsur kalan kişilere iş makinaları yada paletli araçlarla yardım götürülmesinin sürdüğünü belirtti. New York eyaletinde, Buffalo, Lancaster, South Cheektowaga, Elma, Alden, Bat Seneca, Hamburg, Orcard Park ve Doğu Aurora kentlerinin yanı sıra köy ve kasabalarda etkili olan kar yağışının, hafta sonu yerine yağmura bırakmas bekleniyor.Zaman
'DYO Resim Yarışması'nda sergilenme hakkı kazanan tablo 'memesi gözüküyor salona uygun değil' denilerek sergide yer almadıDyo Boya Firmasının iki yılda bir düzenlediği, 'DYO Resim Yarışması'nda sergilenme hakkı kazanan 'Çilek Seven Kadın' adlı tablo, 'memesi gözüküyor salona uygun değil' denilerek sergiye kabul edilmedi.SoL Haber Portalı'nda yer alan habere göre, Ressam Metin Çelik 'e ait 'Çilek Seven Kadın' tablosu, 'salonun sergileme kurallarında içki ve nü resimin olmaması' gerekçesiyle İstanbul Cemal Reşit Rey sergi salonunda düzenlenen açılışta yer almadı.Çelik, olayı Facebook hesabından şu mesajla duyurdu:'SANSÜR Arkadaşlar 'Çilek Seven Kadın' adlı resmim 36. Dyo resim yarışmasında sergileme aldığı halde, bir göğsü açık olduğu için Cemal Reşit Rey'de bu akşam yapılan açılışta sergiden çıkartıldı. Salona MEME girmesi yasak 2014 Türkiye'sinin geldiği durum bu'T24
Shinichiro Watanabe'nin uzayda geçen Cowboy Bebop'tan sonra yapmış olduğu Japonyanın Edo döneminde geçen samuraylara ilişkin hikaye. Hikaye çok farklı gibi görünse de aynı elden çıktığı rahatça anlaşılıyor. Animenin ilk bölümündeki harika dövüş sahnesi.