Her Üniversiteye Bir Cami
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Türkiye genelindeki üniversitelerde cami inşaatlarının devam ettiğini belirterek, gençleri manevi yönden geliştirmek istediklerini söyledi.Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Türkiye’de 80’i aşkın üniversitede cami inşaatlarının sürdüğünü belirterek, '15’ini ibadete açtık, 50’sini de 2015’te açacağız' dedi.Üniversite gençliğinin camilerle buluşmasını önemsediklerini söyleyen Görmez şu bilgileri verdi:“Türkiye’de yaklaşık 20 milyon genç var. Bu gençlerimize ulaşmak istiyoruz. Şehirlerdeki üniversite camilerini önemsiyoruz. Onların manevi yönden gelişmesini, camilerden istifade etmesini istiyoruz. Türkiye’de 80’i aşkın üniversitede cami inşaatları sürüyor. 15’ini ibadete açtık, 50’sini de 2015’te açacağız. Camiyi yeniden hayatın içine, şehrin ve insanın kalbine almak istiyoruz. Başkanlık olarak bunu başarmamız lazım. Camilerin, milletimizin Müslüman kimliğini keşfedeceği, ruhlarında cami sevgisini yaşayabilecekleri mekanlar olmasını istiyoruz.”Cumhuriyet
İşte 'Dünya'nın En Yüksek Çözünürlüklü Videosu!
Dünyamızın en yüksek çözünürlüklü videosu her 30 dakikada bir dünyanın 121 megapiksellik fotoğrafını çeken bir Rus uydusundan aldığı verileri birleştiren James Trywhitt-Drake tarafından hazırlandı. Dünya’nın kendisini 4K çözünürlüğünde ilk defa izleme fırsatını kaçırmayın - elbette internet hızınız elveriyorsa, zira Youtube eğer yavaş internete sahipseniz size 4K seçeneğini çıkarmıyor.
Google, Reklamsız Web Siteleri İçin 'Contributor' İsimli Özel Bir Programı Test Ediyor
Tüm yayın mecraları için olduğu gibi, web siteleri için de reklamlar hayati bir finansal kaynak konumunda. Pek çok web sitesinde görülen reklamların önemli bir kısmı ise, halihazırda en büyük reklam ağlarından birinin sahibi olan, Google tarafından sağlanıyor. Bazı siteler reklamlardan rahatsız olan kullanıcılar için belli bir ücret karşılığında içeriğe reklamsız erişme imkanı verilse de, bu imkandan oldukça küçük bir kitle faydalanıyor. Google reklamsız sitelerin kitleler tarafından fonlanmasını desteklemek amacıyla “Contributor” adını verdiği özel bir deneyi uygulamaya başladı.Google, Contributor için ilk etapta Mashable, Imgur, Science Daily ve WikiHow gibi sitelerle işbirliği yapıyor. Mashable dışındaki iş ortaklarının seçilmesinde bu sitelerin devasa boyutta bir trafiğe sahip olmaması önemli rol oynuyor. Google böylelikle programın deneysel yönünü daha iyi vurgulama imkanı elde ediyor. Halihazırda davetiyeyle dahil olunabilen Contributor programı kapsamında bir okuyucu, severek takip ettiği web sitesine aylık 1, 2 veya 3 dolar bağışta bulunabiliyor. Bu bağışın yapılmasının ardından reklamlar ortadan kalkıyor ve bağışçı yayın sahibinin teşekkür mesajını görüyor. Reklamların yerini ise başka bir şey doldurmuyor.Teknoblog
İstanbul'a Mobil Karakollar Kuruldu
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı merkezden uzak bölgelerde emniyet ve asayişin sağlanması, vatandaşlara yerinde kolluk hizmeti sunulması amacıyla 'Mobil Jandarma Karakolu' hazırladı.2 mobil karakol bugün hizmete girdi. Mobil karakollarda ihbarlara en kısa sürede ve en doğru yoldan ulaşabilmek için nevigasyon cihazı bulunuyor.Kimlik ve araç sorgusu yapabilen, harekat merkezine eş zamanlı yer ve konum gönderebilen, adli olaylarda ve olay yerinde, vatandaşların karakola gitmesine gerek kalmadan, adli evrakların düzenlenmesini sağlayan bir dizüstü bilgisayar da bulunuyor.Araçta biri içte, ikisi ön ve arkada olmak üzere toplam 3 kamera yeralıyor. Kamera görüntülerini anlık harekat merkezine aktarabilen, hafıza kartına depolayan kamera kayıt cihazı, görüntülerin izlenebileceği 17 inçlik LCD ekranın yer aldığı araçta, personelin evrak düzenlerken kullanabileceği 2 katlanabilir sehpa ve üzerlerinde de evrakların konulduğu cepler yer alıyor.Aracın orta bölümünde kendi etrafında dönebilen, arka bölümde ise personelin uzun görevlerde kullanabileceği çift kişilik yatak haline gelebilen koltuk, bunun altında kilitli çekmeceler, personelin kullanabileceği mini buzdolabı, klozet, lavabo, 50 litrelik temiz su tankı, dolap ve jeneratör yer alıyor.CNN Türk
Meteorolojiden Haftasonu İçin Kırmızı Alarm
Hafta sonu planı yapmadıysanız önce hava durumuna bir göz atın. Meteoroloji yetkilileri uyardı.Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yapılan son değerlendirmelere göre; bugün Osmaniye, Hatay, Gaziantep ve Kilis çevrelerinde kuvvetli (20-50 mm), Kahramanmaraş çevrelerinde çok kuvvetli (51-75 mm) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışın beklendiğini açıkladı.BATI AKDENİZ'DE FIRTINA BEKLENİYORBatı Akdeniz'de fırtına bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, 'Rüzgarın gece saatlerinden itibaren Batı Akdeniz'de kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 (60-75km/s) kuvvetinde fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Fırtınanın yarın öğle saatlerinden itibaren etkisini kaybetmesi bekleniyor. Fırtına nedeniyle meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı başta denizcilerimiz ve balıkçılarımız olmak üzere, ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir' denildi.DOĞU KARADENİZ'DE FIRTINA BEKLENİYORDoğu Karadeniz'de kuvvetli fırtına bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, 'Rüzgarın yarın sabah ilk saatlerinden itibaren Doğu Karadeniz'de batı ve kuzeybatı yönlerde 6 ila 8 (60-75km/s) kuvvetinde fırtına, doğusunda 7 ila 9 (75-90km/s) kuvvetinde kuvvetli fırtına şeklinde esmesi bekleniyor. Fırtınanın pazar günü akşam saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi bekleniyor. Fırtına nedeniyle meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı başta denizcilerimiz ve balıkçılarımız olmak üzere, ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir' denildi.KARADENİZ'DE KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISIOrta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli yağış bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, 'Yapılan son değerlendirmelere göre; yarın ilk saatlerden itibaren Samsun'un doğusu, Ordu, Giresun, Trabzon, ve Artvin çevrelerinde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli (20-75 mm), Rize çevrelerinde yer yer şiddetli (76-100 mm) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Rüzgarın da bölge genelinde kuzeybatı yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına şeklinde esmesi beklendiğinden, kuvvetli yağış ve rüzgarın oluşturabileceği olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır ' denildi.GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE KUVVETLİ YAĞIŞA DİKKATMeteoroloji Genel Müdürlüğü, Güneydoğu Anadolu bölgesinde görülecek olan yağışların, Cuma günü öğle saatlerinden Cumartesi günü sabah saatlerine kadar Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin çevrelerinde kuvvetli olmasının beklendiğini açıkladı.Meteoroloji, bugün akşam saatlerinden itibaren başlayacak sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklindeki yağışların; etkisini arttırarak gece yarısına kadar Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'da, gece yarısından itibaren ve sabah saatlerinde İstanbul, Bursa, Yalova, Kocaeli, Kütahya, Bilecik, Balıkesir, Çanakkale, İzmir, Manisa, Aydın, Muğla ve Denizli'nin güneyinde, öğleden sonra ise Isparta ile Burdur ve Antalya'nın doğusunda kuvvetli, Ege ve Batı Akdeniz kıyı kesimlerinde ise yer yer çok kuvvetli olması beklendiğini açıkladı.Yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (sel, su baskını, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar, lokal dolu, Ege kıyılarında hortum riski vb.) karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.ŞİDDETLİ YAĞMUR EDİRNE'DE BAŞLADIEdirne'de aniden bastıran sağanak yağmur nedeniyle birçok cadde ve sokak göle döndü.Ana arterlerde biriken yoğun yağmur suları sürücülerin trafikte ilerlemesini güçleştirirken, yağmura hazırlıksız yakalananlar ise saçak altına ve iş merkezlerine sığındı.Hava sıcaklıklarının 17 derece olduğu Edirne'de, aniden bastıran ve yaklaşık 10 dakika süren sağanak yağmur günlük hayatı olumsuz etkiledi. Ana arterlerde biriken yoğun yağmur suları sürücülerin trafikte ilerlemesini güçleştirirken, birçok cadde de göle döndü. Kıyık Caddesi'nden akan yağmur suları Talatpaşa Caddesi'nde yoğun su birikintilerine neden oldu. Yayalar yolun karşısına geçmekte güçlük çekti. Bazıları ise ayakkabılarını çıkartarak yoğun sulardan geçebildi. Yağmura hazırlıksız yakalananlar saçak altı, durak ve iş merkezlerine sığındı.METEOROLOJİ'DEN UYARILARSİS UYARISI: Gece ve sabah saatlerinde Marmara'nın doğusu ile yurdun iç ve doğu kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (görüş mesafesinde azalma, ulaşımda aksamalar, vb) dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.MEVSİM NORMALLERİNİN ALTINA İNECEKKasım ayı başından bu yana mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının Perşembe günü yağışla birlikte Batı bölgelerimizde, Cuma günü iç ve Batı bölgelerimizde, Cumartesi günü ise yurt genelinde hissedilir derecede (8 ila 12 derece) azalacağı ve mevsim normallerinin altına düşeceği tahmin ediliyor.Meydana gelmesi beklenilen kuvvetli yağışlar ile hafta sonunda hissedilir derecede ki sıcaklık azalması sebebiyle meydana gelebilecek olumsuz şartlara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.METEOROLOJİ'DEN ŞİDDETLİ FIRTINA UYARISIMeteoroloji Genel Müdürlüğü Bodrum, Kaş, Alanya için fırtına uyarısında bulunuldu.Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Batı Akdeniz Bölgesi'nde hava parçalı bulutlu, bölgenin doğusunun ilk saatlerde sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlı geçeceği bildirildi. Hava sıcaklığının 1 ila 3 derece azalacağı bölgede, en yüksek beklenen hava sıcaklıkları Antalya 19, Burdur 10, Isparta 11, Muğla 14 derece şeklinde olacağı belirtildi.Denizlerde öğleden sonra Bodrum ile Kaş arasında, akşam Kaş ile Alanya arasında fırtınamsı rüzgar, gece yarısından sonra ise fırtına beklendiği vurgulandı.Rüzgarın Bodrum ile Kaş arasında kuzey yönlerden öğleden sonra 7, Kaş ile Alanya arasında kuzey yönlerden 3 ila 5, akşam saatlerinden sonra 5 ila 7, gece yarısından sonra ise 8 kuvvetinde eseceği kaydedildi.Dalga yüksekliğinin Bodrum, Kaş, Alanya'da 5 metreye kadar ulaşabileceği ifade edildi. Denizlerde havanın parçalı bulutlu, Antalya Anamur arasında ilk saatlerde sağanak ve gökgürültülü sağanak yağışlı, görüşün yağış anında zayıf olacağı belirtildi.İnternetHaber
"ABD ve AB Beni Kandırdı"
Ergenekon soruşturmasının en önemli tanığı olarak dinlenen ve dava dosyası ifadeleri üzerine kurulan Tuncay Güney’in hakkında, yeniden görülecek davada şüpheli sıfatıyla yakalama kararı çıkarıldı. Kanada’da yaşayan Güney, kararın ardından konuştu ve ABD ile AB’nin kendisini kullandığını iddia etti.Vatan gazetesine konuşan Tuncay Güney, ”Ergenekon davasında kandırıldık, günah çıkartmamız lazım” dedi. Güney, şöyle devam etti:“Amerika ve AB kandırdı ancak bu yapıda Almanya yok. Bize, Türkiye’deki bütün karanlık yapılanmaları bitireceklerini söylediler. Türkiye’nin AB gibi yasalara kavuşacağını, insan haklarının uygulanacağını ve ekonomik özgürlüklerin geleceğini vaat ettiler. Ama sözlerini yerine getirmediler. Bütün oligarşik yapıları yok etmediler. Örneğin paralel yapı adı verilen örgütlenme. 17 Aralık sürecinde bu yapı, Erdoğan’ı yok etmek için, ABD’nin emriyle hareket etti. Çünkü Türkiye aynı Almanya, Fransa gibi İran ambargosunu deldi. ABD, Almanya ve Fransa’ya bir şey yapmadı ama Erdoğan’ı bitirme kararı aldı. Bunu da oligarşik yapısına yani paralele yaptırmak istedi.”Türkiye’ye iadesinin mümkün olmadığını ifade eden Tuncay Güney, yakalama kararı ile ilgili şunları söyledi:“Kanada’da ilticacı olarak bulunuyorum. BM’nin iltica yasasına tabiyim. Kanada’dan oturma iznimi almışım. Ayrıca Türkiye ile Kanada arasında suçluların iadesi anlaşması yok. Benim pasaportum var ve geçenlerde Amerika’daydım. Gezdim, dolaştım. Hayatımda hiçbir değişiklik yok. Bu yakalama kararı da bana gelmedi ve gelmeyecek de. Hakkımda bu kararları alanların Kanada’da hangi kanunların uygulandığını bilmiyorlar mı?”Sayın Bedrettin Dalan hakkında da kırmızı bülten çıkarttıklarını söylediler, yakalayabildiler mi? Hem o Avrupa’da iken bunu yapamadılar. Kanada nere Türkiye nere? Beni burada mı yakalayacaklar. 36 soruyu bana gönderemediler şimdi yakalayabilecekler mi? Kısaca bana geçmişte intikal eden bir şey olmadı, şimdi de yok ve gelecekte de olmayacak. 15 yıldır Kanada’dayım ve Türkiye’yi bir gram özlemedim.”Gazetecilik yapan Tuncay Güney, 02 Mart 2001’de İstanbul’da çalıntı bir aracı satmaya çalışırken yakalandı. Dönemin İstanbul Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi Müdürü Adil Serdar Saçan tarafından sorgulandı. Evinde, Ergenekon davasının temelini oluşturan 6 çuval belge bulundu. İfadesinde önemli iddialarda bulundu. Bunları katıldığı birçok televizyon programında da tekrarladı. Ancak daha sonra emniyette işkence gördüğünü söyledi ve 2013’te “Ergenekon davası bir projeydi, bitti artık. Ben vicdanen rahatsızım. Devlet beni kullandı” dedi.Vatan | ZETE
Reklam
Chevrolet, Fütüristik Konsept Aracını Gösterdi
Gran Turismo 6’daki arabaların gerçek dünya versiyonlarını sadece Nissan tasarlamıyor. LA Internetional Auto Show’da Chevrolet de kendi aracını görücüye çıkardı: Chapparal 2X Vision Gran Turismo (VGT). Konsept araç aralarında Subaru, Toyota, Aston Martin ve daha fazlasından örnekler bulunan Vision Gran Turismo projesi için geliştirildi. İsimden anlaşıldığı gibi Chevrolet Chapparal Racing’den ilham almış ve içinde sürücüye göre ayarlanan aerodinamikler ve lazer tabanlı itme aksamı bulunuyor. 671-kW’lık lazer GT6’nın içinde 380km/sn hızına ulaşabiliyor ve 0-100km arasını 1,5 saniyede alıyor. Araç PlayStation 3 konsollarında önümüzdeki tatil sezonunda oynanabilecek.
Reklam
Bursaspor'dan Fenerbahçe'ye Yanıt
Bursaspor, Fenerbahçe'nin yapmış olduğu açıklamaya resmi internet sitesi üzerinden yanıt verdi.Bursaspor tarafından yapılan açıklama şöyle:'Fenerbahçe Spor Kulübü’nün resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuna, Teknik Direktörümüz Şenol Güneş hakkında yaptığı açıklamalarda, Milli Takım kalecimiz Volkan Demirel’i hedef gösterdiği, algı yönetimi oluşturduğu gibi düşüncelere saplandığını anlıyoruz.Hocamızın yapmış olduğu açıklamalar ciddiyetle dinlendiği takdirde, kendisinin olaylar hakkındaki görüşlerinde kimseyi suçlamadığı açıkça görülmektedir.  Milli takım kalecisi, hepimizin kalecisidir. Hocamız  vermiş olduğu demeçte, tüm oyunculara  yapılan her türlü saldırıların yanlış olduğunu, Volkan’ın da olaylar karşısında güçlü karakter yapısıyla durması gerektiğini söylemiştir. Bunun hedefle, algı yönetimiyle ne ilgisi var?Krizden beslenen, haksızlığı hak görenlerin bunu anlaması mümkün değildir. Hocamızın duruşu, ilkeleri dün ne ise bugünde aynıdır. Bu olayların hiçbirinin içinde dün de yoktur,  bugün de olmayacaktır. Hocamızın bilgi ve birikimini göz önüne alırsak, tavsiyeye ihtiyacı olmadığı da açıkça görülmektedir.  Ortamı tozu dumana katıp, kirli emelleri olanlar bunu anlayamazlar. Biz tüm kulüplerimize saygı duyuyoruz.Futbolun bir yarış olduğunu biliyor ve kulüplerimizi yönetenlerin sorumlu davranmalarını bekliyoruz.Saygılarımızla.Bursaspor Kulübü'
Bazı Şarkılar Neden Dilimize Dolanır?
Bazı şarkılar bir kez dilimize dolandı mı zor kurtuluruz.Beynimizin bir bölümünün kontrolümüz dışında olduğunun göstergesidir bu aynı zamanda.Bazen günlerce, hatta aylarca sürer bu takıntı. Nedenini bilmeksizin o şarkıyı mırıldanıp dururuz.Psikologlar açısından bu durumun en ilginç yanı işte beynimizin bu kontrol dışı bölümüdür. Davetsiz gelir bu şarkılar ve bırakmak istediğimizde de gitmezler. Beynimizin ses provası yapan kısmında yaşayan parazit gibidirler.Londra’daki Goldmiths Üniversitesi’nde bu konu üzerine araştırma yapan bir ekip dile dolanan şarkılar listesinde 5000’den fazla şarkı tespit etmiş. Bunların çoğu nakaratlar içeren basit şarkılardır; ama liste başı olup da gündemde çok kalan şarkılar değildir dilimize dolananlar ve herkesinki farklıdır.Nörolog Oliver Sacks, Musicophilia adlı kitabında, dile dolanan şarkıların “beynimizin müziğe karşı aşırı hassasiyetini gösterdiğini” ifade ediyor. Müzik tekrar içerir; dilmize dolanan şarkılardan kurtulmanın zorluğu da bundan kaynaklı olabilir. Yani şarkının tümünü söylemekten ziyade hafızamıza takılıp kalan bölümlerini tekrarlayıp dururuz. Bazıları şarkıyı baştan sona söylemenin takıntılı tekrarlardan kurtulmayı sağladığını söylerken, bazıları da bunun işe yaramadığını belirtmiştir.Tekrarlar içermenin yanı sıra müzik, düzenli karşımıza çıkan şeyler arasında her defasında aynı şekilde karşımıza çıkmasıyla da farklılık gösterir. Örneğin çitler de görsel olarak tekrarlar içerir, ama her karşılaşmamızda farklı bir açıdan ya da farklı ışık ortamlarında görürüz onları. Fakat bir şarkı dinlediğimizde her defasında tıpa tıp aynı şeyi işitiriz. Tekrarlar hatırlamayı etkileyen önemli bir faktördür. Belki de bu yüzden bir müziği tekrar tekrar işitmek hafızamızda derin çentikler açar ve dilimize dolanan şarkılar bu çentiklerde kök salar.Bu şarkılarda ayrıca ilginç bir hava da vardır; tekrarlar içeren basit özelliğinin yanı sıra onları cazip kılan, akılda kalıcı özellik katan bir hava. Hafıza sistemimize girmelerinin nedeni de bu olabilir.Bir şarkı sürekli dilinize dolanıyorsa, onu dinlemeden de, sadece adının geçmesiyle de dile dolanma durumu tekrarlanabilir. Demek ki bu, geçici bir durum değil, uzun dönemli hafızayla ilgili bir olgu.İnsan hafızasıyla ilgili araştırmalarda, kısa dönemki hafızamızda “köle sistemleri” olarak adlandırılan olgulara dikkat çekilmiştir. Bunlar, belleğimizin görüntü ve sesleri yakalayan bölümleridir ve bir şeye yoğunlaştığımız kısa süre boyunca onları canlı tutmamızı sağlar.Köle sistemlerden biri “zihnin gözü”dür ve görsel bilgileri toplar; diğeri ise örneğin telefon numaralarını hatırlamamızı sağlayan “içkulak”tır. Dile dolanan şarkıların etkilediği kısım işte burasıdır. Gün içindeki planlarımızı, yapılacak işler listesini veya başıboş düşünceleri tekrarlamak yerine içkulağımız bir şarkının birkaç notasına veya sözlerine takılır. Hiç aklımızı meşgul etmeyen bir yanımız, bizim isteklerimizi yerine getirecek yerde bize karşı dönmüş, istemediğimiz halde bir şarkıyı sürekli tekrarlar olmuştur.Modern psikolojinin zihnimizle ilgili vargılarından biri, onun bütünlük halinde olmadığıdır. Yani zihnimizde olup biten tek şey kendi özümüzle ilgili algımız değildir. Zihnimiz, tümüyle bilmediğimiz ve tümüyle kontrolümüz altında olmayan bir iç dünyadır.Dilimize dolanan şarkılardan kurtulmanın en iyi yolu başka bir şeyle ilgilenmektir. Bilişsel mekanizmamızın bir parçası olan ve sesleri hatırlama ve tekrarlama işlevi gören içkulağımız, dilimize dolanan şarkının etki alanına girmiştir. Kontrolümüz altında olmayan bu alana istediğimiz kadar “kes sesini” diyelim, işe yaramayacak, belki de durumu daha da kötüleştirecektir. Yapılacak en iyi şey, onu başka bir işle görevlendirmektir.Bir şarkı ilginç özelliklerinden dolayı dilimize dolanıyorsa, ondan kurtulmanın çaresi benzer bir şarkı söylemek olabilir. Böylece o şarkıyı canlı tutan hafıza ortamının emsalsizliği ortadan kalkacaktır. Bir dahaki sefere siz deneyin, bakalım işe yarayacak mı!BBC Türkçe
Ermenek'te Oğullarını Kaybeden Gökçe Ailesine 1.349 Lira Aylık Bağlandı
Tezcan Gökçe'nin eşi ve çocuklarına 1349 lira aylık bağlandı.Sosyal Güvenlik Kurumu, Ermenek kazasında hayatını kaybeden Ayşe Gökçe ve Recep Gökçe 'nin oğlu Tezcan Gökçe 'nin eşi ve çocuklarına 1349 lira aylık bağlanacağını açıkladı.Oğlu Ermenek’teki madende mahsur kaldı. Günler sonra cenazesine ulaşıldı. Ermenek’te madende vefat eden madenci Tezcan Gökçe’nin annesi Ayşe Gökçe’yi Türkiye, “Oğlum yüzme de bilmezdi suyun içinde ne yaptı” sözleriyle hatırlıyor. Ayşe Gökçe’nin eşi Tezcan Gökçe’nin babası Recep Gökçe ise önceki gün oğlunun cenazesine yırtık ayakkabılarıyla katılmıştı. Baba Gökçe’nin bu görüntüsü Türkiye’de yoksulluğun fotoğrafı olarak algılandı. Dün ise Karaman Valiliği Gökçe’nin yırtık ayakkabılarının yerine kendisine iki tane ayakkabı verdi.Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise yaptığı açıklamada ise ölen madenci Tezcan Gökçe’nin eşi ve çocuklarına 1349 lira aylık bağlanacağı duyuruldu. SGK aynı zamanda madenden cesedi çıkarılan 10 işçinin 9’una aylık bağlayacak. 1 madenciye ise 900 gün prim süresi dolmadığı ve babası Bağ-Kurlu olduğu için annesinin aylık bağlanma şartını taşıyıp taşımadığına bakılacak ve denetim sonucu uygun bulunursa kendilerine iş kazası aylığı bağlanacak.SGK aynı zamanda Ermenek’te hayatını kaybedenler için bağlanacak aylıkların torba yasadan bağımsız olduğunu açıkladı. Kurum aylıklarla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Ermenek’teki kazada hayatını kaybeden madencilerimizin yakınlarına ayık bağlanıp bağlanmayacağı hususunun Soma kazası için çıkarılan torba kanunla bir ilişkisi bulunmamakta olup, Soma için yapılan düzenleme haklara ulaşmayı engelleyici değil, kolaylaştırıcı bir düzenlemedir”T24
Reklam
"Büyümüş de Küçülmüş" Çocukların 15 Tipik Özelliği
-Hanimiş hanimiş çen çok düzel biy kız mışın?-Biraz daha düzgün konuşursanız daha rahat anlarım...Tebrikler sert kayaya çarptınız, büyümüş de küçülmüş bir çocuk ile karşı karşıyasınız. Annesinin babasının görmediği kuytu bir köşede gözünü korkutmaya varan bir sürece girdiniz, Allah kurtarsın.
Reklam
'Ayı Winnie', Kılık Kıyafet ve 'Cinsiyetsizlik'ten Polonya'da Yasaklandı!
Koyu Katolik Polonya’nın bir kasabasında, çizgi karakter Ayı Winne (Winnie the Pooh) ‘ müphem cinsiyeti ‘ ve ‘ uygunsuz ‘ kıyafeti nedeniyle ‘ yasaklandı ‘. Ülkenin merkezindeki Tuszyn kasabasında, yasak kararının alındığı belediye meclisi toplantısının ses kaydının sızdırılmasıyla ortaya çıkan diyaloglar şaşkınlık yarattı.Yasak kararı, belediye meclisinin bir oyun parkının tabelasında nasıl bir görsel kullanılmasını ele aldığı toplantıdan çıktı. Sızdırılan ses kaydında, görsel olarak Ayı Winnie’nin önerilmesi üzerine muhafazakar üyeler çizgi karakterin ‘ kılık kıyafeti ‘ ve ‘ cinsiyeti ‘ hakkında şu cümleleri sarf ediyor:”O ayıyla ilgili sorun şu ki gardırobu tam olarak dolu değil. Yarı çıplak, ki bu çocuklar için uygun değil. Polonya’nın geleneksel ayısı başından ayaklarına kadar giyinik ama Winnie’nin sadece belden yukarısı giyinik.””İç çamaşırı giymiyor çünkü cinsiyeti yok.”Bu çok rahatsız edici. Çizeri 60 yaşın üzerindeydi ve Ayı Winnie’nin testislerini bir jiletle kesti çünkü kendi cinsiyetiyle ilgili sorunları vardı.”Diken
İşlemci Tarihinin 10 Unutulmaz Kahramanı
Bugünün canavar işlemcilerinin yanında komik de görünseler, bu 10 işlemcinin her biri, birer devrim!Yaklaşık 43 yıl önce Intel, bilgisayar sistemlerinde yeni bir çağ başlattığı iddiasıyla 4004 işlemcisini piyasaya sürmüştü. Bu işlemci, pek çok kaynakta tarihin ilk mikroişlemcisi olarak geçer. Sadece 4-bit yapıya sahipti ve hızıysa 740kHz'di (0,74 MHz veya 0,00074 GHz).Öte yandan hatırlatmak gerekir ki, zamanın en küçük bilgisayarı DEC PDP-11/20 modeliydi ve 16 bit mimariye sahipti. 1,25 MHz frekansa ve 56 kilobyte belleğe sahipti. Intel'in 4004'ü her ne kadar ilk mikroişlemci olsa da, DEC'in bilgisayarlarının gücüyle kıyaslandığında oyuncak gibi kalıyordu.Elbette bu mikroişlemcilerin ilk adımıydı ve önemliydi. Ama gönüllerde yer edebilecek kadar büyük bir adım da değildi. Aslında hızlı bir gelişim çağının başlangıcıydı ve Intel'in iddia ettiği gibi, tümleşik bilgisayar sistemlerinde yeni bir çağ başlatmıştı.Intel 4004 gibi, bir çok şirketin imza attığı önemli işlemciler devrim yaratmayı başardı ve işlemcilerin geleceğini şekillendirdi. Bu yazımızda, devrim olarak değerlendirilebilecek 10 efsane işlemciyi ele alıyoruz...CHIP Online
Reklam
3 Ayda 67 Faili Meçhul İnfaz
Son dönemde giderek artan infaz ve faili meçhul olaylar endişe verecek boyuta ulaştı. 1990’lı yılları hatırlatan eylemlerde bilanço giderek ağırlaşıyor. Son üç ayda işlenen 64 faili meçhul cinayete dün üç infaz daha eklendi.Mardin Kızıltepe’de 49 yaşındaki Mehmet Denktaş oturduğu apartmanın içerisinde pusuya düşürülerek öldürüldü76 yaşındaki Mustafa Bingöl Erzurum’un Tekman ilçesinde evinin kapısında 6 kişi tarafından kurşuna dizildiAdana’da 35 yaşındaki Ahmet Atalay otomobilinde yaylım ateşe tutuldu. 35 kurşunun isabet ettiği araçta can verdi6 terörist tarafından kurşuna dizildiErzurum'un Tekman ilçesinde silahlı 6 kişi Mustafa Bingöl’ü, (76) teröristleri jandarmaya ihbar ettiği gerekçesiyle evinin kapısında kurşuna dizerek öldürdü. Evin jandarma karakoluna 500 metre mesafede olduğu ortaya çıktı.Erzurum'un Tekman ilçesinde silahlı 6 kişi Mustafa Bingöl’ü, (76) teröristleri jandarmaya ihbar ettiği gerekçesiyle evinin kapısında kurşuna dizerek öldürdü. Evin jandarma karakoluna 500 metre mesafede olduğu ortaya çıktı.TERÖRİSTLERİ İHBAR ETMİŞTİAmcasının teröristlerce katledildiğini belirten Murat Bingöl şu bilgileri verdi: 'Amcam köyde teröre karşı duruşuyla biliniyordu.3 hafta önce teröristler köye gelip, köylülere salma vurmuşlar ve iş bölüşümü yaptırmışlar. Amcam da bu durumu Jandarma Karakol Komutanlığı’na giderek bildirmişti.Olay gecesi amcam, 3 torunu ve geliniyle evde oturduğu sırada gece yarısı kendilerini asker olarak tanıtan 6 terörist kapıyı çalmış. Kapıyı açmasıyla kurşun yağmuruna tutulmuş. Torunları ve gelini ise saldırıdan korkup iç odada saklanmışlar.'Apartmanda kanlı pusuMardin’in Kızıltepe ilçesinde yaşayan Mehmet Zeynettin Denktaş (49) başından ve karnından silahla vurularak öldürüldü.ÇOCUĞUNU OKULA BIRAKMIŞTIOlay dün sabah Yenimahalle semtinde meydana geldi. Çok Amaçlı Toplum Merkezi’nde çalışan Denktaş, çocuğunu okula bıraktıktan sonra evine döndüğü sırada saldırıya uğradı. 4. kattaki evine çıkan Denktaş, binada kimliği belirsiz kişi veya kişilerin silahlı saldırısı sonucu başından ve karnından vuruldu.İKİ TÜFEK İNCELENİYORPolis, binada bulunan iki adet pompalı tüfeği, olayla ilgisinin olup olmadığını belirlemek için incelemeye aldı.Otomobilde yaylım ateşine tuttularAdana’nın Ceyhan ilçesinde 35 yaşındaki Ahmet Atalay, otomobiliyle seyir halindeyken, motosikletle yaklaşan kimliği belirsiz kişilerin tabancalı saldırısında öldürüldü. Atalay'ın 5 ay önce de iş ortağı 35 yaşındaki Atilla Çalış, silahlı saldırı sonucu öldürülmüştü.Olay, Sarısakal Mahallesi'nde meydana geldi. Tüp gaz bayii Ahmet Atalay'ın yönetimindeki özel otomobile, arkasından gelen motosikletli kişi ya da kişilerce tabancayla ateş açıldı. Kontrolden çıkan otomobil, kaldırıma çıktı. Saldırganlar, otomobil durduktan sonra da ateş etmeye devam etti. Atalay olay yerinde öldü.Üç ayda 67 faili meçhulAğustos ayından bugüne kadar asker, polis ve sivil 67 insan hayatını kaybetti. Hiçbir fail bulunamadı.KOBANİ EYLEMLERİSon sürecin ilk suikastları Diyarbakır’da başladı. 26-27 Ağustos tarihlerinde Diyarbakır’da iki polis memuru şehit edildi. Osman Bal evinin önünde Ali Kızıloğlu ise aracında uğradığı silahlı saldırı sonucunda şehit oldu. 6-7 Ekim’de başlayan Kobani eylemleri sırasında 46 kişi hayatını kaybetti. Silahlı suikast eylemleri Kobani eylemlerinden sonra da artarak devam etti. Son 3 ayda gerçekleşen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı dün gerçekleşen üç cinayetle birlikte 67’yi buldu.Uzman çavuşu eşi ve çocuğuyla yakacaklardıŞırnak’ın Cizre ilçesinde bİr uzman çavuş ailesiyle birlikte saldırıya uğradı. Araca atılan molotofun tutuşmaması uzman çavuş ve ailesinin canını kurtardı. Genelkurmay’dan yapılan açıklamada olay şöyle anlatıldı:MASKELİ SALDIRGANLAR“Yüzleri maskeli dört-beş kişilik bir grup tarafından, uzman çavuşumuza ait özel aracın yolu kesilerek (araçta ailesi ve çocukları bulunduğu halde) taş ve molotofkokteyli ile saldırıda bulunulmuştur. Araca atılan molotofkokteyli yanmamış ancak atılan taşların isabet etmesi sonucu maddi hasar meydana gelmiştir.'UZMAN ÇAVUŞ İKİ GÜNDÜR KAYIPŞırnak'ta görevli 22 yaşındaki uzman çavuş Emre K'nın ailesi, oğullarının izin dönüşü birliğine giderken kaybolduğunu söyledi. 2 gündür haber alınamayan Emre K'nın YDG-H üyeleri tarafından kaçırılmış olabileceği iddia edildi.Bugün
Torba Yasa, Ermenek Yetimlerini Maaşsız Bıraktı
Soma faciasından sonra çıkarılan ‘torba yasa’ ile kişiye özel düzenleme yapılması Ermenek’teki maden kazasında ölenlerin yakınlarını mağdur etti. Çünkü yasa ile ölüm aylığı verilecek iş kazası mağdurları sadece Soma ile sınırlı tutuldu. Ermenek’te yetim kalan 36 çocuk ve aileleri maaşsız kaldı.301 maden işçisinin hayatını kaybettiği Soma faciasının ardından iktidar bir ‘torba yasa’ çıkardı. Yasanın getirdiği düzenleme ile ölüm aylığına hak kazanamayan madencilerin yakınlarına maaş bağlandı. Ancak muhalefetin uyarılarına rağmen düzenlemenin Soma ile sınırlı tutulması, Ermenek’te hayatını kaybeden madencilerin ailelerini aylıktan mahrum bıraktı. 18 madenciden 16’sı evli ve onlardan geriye 36 yetim çocuk kaldı. Uzmanlar, kişiye özel yapılan yasaların pek çok insanı mağdur ettiğine dikkat çekiyor. Ermenek maden faciası ve 10 işçinin hayatını kaybettiği İstanbul’daki asansör kazası başta olmak üzere, bu tür olaylarda mağdur olanların ailelerine maaş bağlanabilmesi için her birine özel yasa çıkarılması gerekiyor. Ancak kamuoyunda ses getirmeyen kazalardan sonra hiçbir düzenleme yapılmıyor. Torba yasadan sonra meydana gelen diğer iş kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise 735’i buldu.İş kazalarında ölenlere maaş bağlamak yerine, ‘torba yasa’ ile kişiye özel düzenleme yapılması, Ermenek’teki maden ve İstanbul’daki asansör facialarında hayatını kaybedenlerin yakınlarını mağdur etti. 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma faciasının ardından çıkarılan torba yasa ile ölüm aylığına hak kazanamayan madencilerin yakınlarına özel bir düzenleme ile maaş bağlanması yüzünden Ermenek’te hayatını kaybeden 18 işçinin 36 çocuğu ölüm aylığından mahrum kaldı. Dolayısıyla torba yasandan sonraki diğer iş kazalarında hayatını kaybeden 735 kişiden, ölüm aylığına hak kazanamadan hayatını kaybedenlerin eş ve çocukları, ölüm aylığı alamayacak. Uzmanlar, kişiye özel yasa çıkarılmasıyla pek çok kişinin mağdur edildiğine dikkat çekiyor. Ermenek ve 10 işçinin hayatını kaybettiği rezidanstaki asansör kazası başta olmak üzere, bu kişilerin ailelerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için her birine özel yasa çıkması gerekiyor.İş kazaları Türkiye’nin kanayan yarası olmaya devam ediyor. Peş peşe meydana gelen kazalarda binlerce insan hayatını kaybederken gerekli tedbirler bir türlü alınmıyor. Her kazanın ardından geride acılı eşler, yetim çocuklar, gözü yaşlı anne-babalar kalıyor. Son büyük iş kazası 28 Ekim’de Ermenek’te meydana geldi. 18 işçinin toprak altında kaldığı kaza hâlâ sıcaklığını koruyor. İş kazaları ders olmazken, her gün bu kazalara yenileri ekleniyor. Önceki gün üç ayrı kazada 3 işçi daha hayatını kaybetti. Hükümet ise kazaları önleyecek kararlı tedbirleri almak bir yana, hayatını kaybedenlerin yaralarını sarmakta bile yetersiz kalıyor. İş kazalarında ölen kişilerin önemli bir bölümüne ölüm aylığı bağlanmıyor. Ancak kamuoyunda büyük yankı uyandıran Soma faciası gibi olaylara has özel düzenleme yapılıyor. Oysa, iş kazalarında her gün ortalama 5 kişi hayatını kaybediyor. Son 10 yılda iş kazalarında ölenlerin sayısı 14 bini geçerken, yakınları da büyük mağduriyet yaşıyor. Pek çoğunun eş ve çocuğu, torba yasanın getirdiği ayrımcı yaklaşım sebebiyle ölüm aylığı alamadı.Kazalarda ölenlerin yakınları yeni yasa bekliyorHayatını kaybeden kişilerin eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için bu kişilerin her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün prim ödemiş olmaları gerekiyor. Ancak kısa süreli çalışanların birçoğu bu şartları taşımıyor. İş kazalarında da bu şartları taşımadan hayatını kaybeden pek çok kişi mevcut. Hükümet, Soma faciasının ardından torba yasa ile bu kazada ölenlerin yakınlarına, yasanın öngördüğü şartlar aranmadan ölüm aylığı bağlandı. Ancak hükümet, kamuoyunun hassasiyet gösterdiği Soma’da ölenlerin yakınlarına ölüm aylığı bağlarken iş kazalarında hayatını kaybeden binlerce kişiyi dikkate almadı. Muhalefetin uyarılarına rağmen yasa Soma ile sınırlı tutuldu. Bu yaklaşım bugün Ermenek’tekileri mağdur ettiği gibi yarın da diğer işçi yakınlarının mağduriyetine yol açacak. Ermenek’tekilerin yakınlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi ise ancak yeni çıkarılacak özel bir yasa ile mümkün olacak.Torba yasa ile Soma’da ölen madencilerin anne-babalarına aylık bağlanması için gereken muhtaçlık şartı da kaldırılarak anne-babalara aylık bağlandı. Yine bu kişilere özel yasa ile İşsizlik Fonu’ndan yardım yapıldı. Bu hakların hiçbirinden ne Ermenek ne de diğer kazalarda ölenlerin yakınları yararlanabilecek.ZAMAN
Ünlüler Ebola’ya Karşı “Duruyor”
İrlandalı rock grubu U2’nun solisti dünyaca ünlü aktivist Bono’nun kurucuları arasında yer aldığı özellikle Afrika’da fakirlik ve önlenebilir hastalıkların önüne geçmek amacıyla kurulan kâr amacı gütmeyen organizasyon ONE Campaign şimdi de Ebola’ya karşı.Aralarında Matt Damon, Will Ferrell, Morgan Freeman, Ben Affleck gibi aktörlerin yanı sıra Afrika kökenli şarkıcılar Akon, Ice Prince ve Femi Kuti’nin de yer aldığı 2 dakikalık bir film yayınlayan organizasyon, izleyen herkesi dünya liderlerini Ebola karşısında harekete geçmeye ve kararlı olmaya çağıran bir dilekçenin imzalanabileceği one.org/ebola adresine davet ediyor. Film “Konuşmakla olmaz. Harekete geçme zamanı” mesajıyla sona eriyor.
Tarihi Kar Fırtınasına Drone ile İçeriden Bakmak
İki gün önce Amerika'nın New York eyaletini etkisi altına alan kar fırtınası ülkenin bazı şehirlerde olağanüstü hal ilan edilmesine neden olmuş. Uzmanlar, Kuzey Kutbu ve Sibirya'dan gelen kutup rüzgarlarının da fırtınayı desteklemesi ile 48 saat içinde yağan karın 4 aylık yağışa eşdeğer olduğunu söylüyorlar. Videoda ise 'Drone' yani İnsansız Hava Aracı ile bu fırtınanın içinden görüntüler kaydedilmiş, onları izliyoruz...
Reklam