onedio
Everykey ile Bütün Şifreleriniz Bileğinizde
Everykey, şık bir bileklik, aynı zamanda bütün şifrelerinizin güvenliğini sağlıyor.Günümüzde şifreler hepimizin kullandığı belki de en özel şeylerden birisi ve güvenlik amacıyla şifrelerimiz yapabileceğimiz en karışık şekillerde kombinediliyor. Zamanla bu şifreleri hatırlamak ta zorluk yaşayabilirsiniz, hatta unutabilirsiniz. Peki bileğinizdeki bir bileklik sayesinde cihazlara ve İnternet sitelerine kolayca şifrenizi girebileceğinizi söylesek? Amerika’lı yapım ekibi, Everykey ismini verdikleri cihazla bunun mümkün olabileceğini söylüyorlar.Bluetooh destekli şifre doğrulama bilekliğinin önümüzdeki sene Mart ayında, kutulanarak prototip devresinden çıkabilmesi için 100,00$ toplanılması hedefleniyor.Tabii ki giyilebilir güvenlik eşyaları diğer firmaların da dikkatini çekiyor. Apple ‘in gelecekte çıkarmayı planladığı saati, yakın mesafeden doğrulama olarak biyometrik kalp atışlarını kontrol ederek ödeme fonksiyonunu yerine getirecek. Toronto merkezli Nymi ise (geçen Nisan ayında bileklik tanıtımını görmüştük) yine giyilebilir bir aksesuar olarak kalp atışlarını hissederek doğrulamayı yapacak.Everykey , giyilebilir bir bileklik olması açısından Nymi ile benzerlik gösteriyor. Bileklik, tek güvenlik-odaklı amacıyla biyometriyi rahatsız etmiyor. Bu daşifrelerinizi, kağıda yazarak veya saklayarak çalınma tehlikesi ise karşı karşıya kalmaktansa daha korunabilir bir hale getiriyor.Peki ne için bioymetrik bileşenlerden kaçınılıyor? Chriz Wentz, Everykey CEO’su, Nymi’nin yaptığı gibi vücudun tek bir noktasından elektro diyagram bilgi alımına şüpheyle yaklaştıklarını ifade ediyor. Bu yüzden Everykey , biyometriklerden uzak duruyor.Ayrıca fiyatlarını da Nymi ‘nin altına olacak olan sensör malzemesi, bilekliğin içinde olacak. Nymi ‘nin fiyatı 79$, Everykey ‘in ise ön siparişi 50$. Aynı zamanda Nymi ‘den daha uzun bir pil ömrü sunuyor, bu da bir ay kadar oluyor.Wentz ise bilekliğin sıradan plastik bir bileklik değil de daha modaya uygun olması için çaba harcadıklarını da belirtti.Eğer bilekliğiniz de kayıtlı şifrelerinizin çalınmasından korkuyorsanız Wentz, Everykey ‘i istediğiniz zaman kredi kartınızı bir İnternet sitesindenkapatabileceğiniz gibi Everykey ‘i kapatabileceğimizi de söylüyor.Şifrelerin ne kadar sorunlu olduğunu dikkate alırsak, bu bazı kullanıcıların kabul edebileceği bir değişim olabilir. Sorun şu ki kullanıcıların hatırlayacağı basit şifre sorunu gün geçtikçe çoğalıyor ve hackerler da bu konuda kendilerini çok geliştirdiler.Eğer bir şifre ne kadar hatırlanabilecek kadar kolaysa çalınma şansı da o kadar artıyor. Fakat karışık şifreler de hackerlar tarafından kırılabilir hale geldi.LastPass ve PasswordBox gibi şifre yönetim yazılımları, bu büyüyen güvenlik sorununa karşı tek çözüm. Everykey giyilebilir cihaz ise Bluetooth ve yakınlık derecesini kullanarak çevredeki cihazlar ve ya İnternet siteleri ile etkileşime girebiliyor. Mobil cihaz uygulamaları ise eğer telefon firmasının Everykey ile birleştirilmiş ile çalışıyor.Everykey kendi içinde şifreleri biriktirmiyor, bir doğrulayıcı gibi çalışıyor. Bu da Bluetooth 4.0’a gönderilen sinyal ile oluyor.Bu süreçte 4.0 sınırlarında kilit açılıyor (Eski cihazlar için bluetooth dongle kullanmanız gerekebilir). iOS ‘ta ise sadece jailbrake ile kilit açılıyor. PC’de ise Everkey Windows 8.1+ ile uyumlu, daha eski versiyonları ise desteklemiyor.Wentz, denediği tüm web sitelerinde Everykey ‘in çalıştığını söylüyor ancak yine de bütün sitelerde çalıştığının garantisini veremiyor. Fakat Facebook, Gmail, Twitter ve benzeri sitelerde sorunsuz çalışıyor. ve Android, iOS, Windows, MAc OS ve Linux ile problemsiz çalıştığını ve sadece iOS için jailbreak gerektini ekliyor.Bir sitede birden fazla hesabı olan kullanıcılar hesaplarını birbirinden ayırmak isteyebilirler. Everykey en yakın bağlantıyı kullandığı için, yanlış hesapla giriş yapmamak için dikkat etmeniz gerekebilir. Everykey ‘i destekleyen cihazları ayarlamak için Everykey uygulamasını indirmeli, ardından bileklikte bulunan birleştirme tuşuna basmalısınız. Hemen ardından benzersiz bir kod arkasına basılacaktır. İlk defa bir İnternet sitesine girerken Everykey tarayıcı aracılığıyla otomatik olarak kullanıcı adınız ve şifrenizi hafızasına alacaktır (Yazılımı yükledikten sonra).Everykey , şifre sorunları için en güzel yol gibi gözüküyor.
Kolin Yırca'daki Şantiyede Çalışan 100 Kişinin İşine Son Verdi
Manisa'nın Soma İlçesi Yırca Mahallesi'nde, 6 bin zeytin ağacının iş makineleriyle kesilmesinin ardından Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararı vermesi, termik santrali yapacak olan Kolin firmasının şantiyesini de karıştırdı.50'si özel güvenlik görevlisi yaklaşık 100 kişinin işten çıkarılmasının ardından, çalışanlar duruma tepki gösterdi. Şantiye ve güvenlik amirlerinin şantiye binasından ayrılmasına çalışanlar izin vermedi. Bir güvenlik görevlisi, 'Bizi kandırdılar. Bize iş garantisi, emeklilik garantisi verdiler. Bizler de buraya gelip köylülerle kavga ettik. Kullanıldık. Şimdi hakkımızı alıncaya kadar buradayız' dedi.Kolin Grubu, geçen perşembe saat 20.00 sıralarında, santralin yapılacağı Yırca Mahallesi'ndeki zeytinliklerin bulunduğu bölgeye, ağaç kesimi yapmak üzere iki otobüs dolusu özel güvenlik görevlisi ve iş makinelerini gönderip, ağaç katliamı yaptı. Bölgede zeytinlerin kesilmemesi için 16 gündür nöbet tutan köylülerin direnişine rağmen, arazideki 6 bin zeytin ağacı iş makinelerince üzerlerindeki ürünüyle birlikte söküldü.Bu sırada özel güvenlik görevlileri, biber gazı da kullandıkları arbede sırasında, mahalle sakinlerinden Mehmet Öksüz, Kamile Çiftçi, Kerem Özkılınç ile Yırca'da zeytinliği bulunan avukat Hasan Namak'ı, kelepçeledi. Ayrıca yine özel güvenlik görevlilerinin kullandığı ileri sürülen gaz fişeğinin kapsülünün isabet etmesi sonucu mahallelilerden Emin Özkılınç, başından yaralandı.6 bin zeytin ağacının kesilmesinin ardından Danıştay 6'ncı Dairesi'nden, 'yürütmeyi durdurma' kararı çıktı. Bunun üzerine de, araziye çevreleyen tem örgütler köylüler tarafından söküldü. Yeni zeytin fidanları dikildi.ÖĞLE SAATLERİNDE TOPLANTI YAPTILARDanıştay'ın, kararının ardından bugün öğle saatlerinde, Kolin firması yetkililerinin bölgedeki şantiyesinde, şantiye şefi, inşaat şefi ve güvenlik amiri çalışanlarla toplantı yaptığı öğrenildi. Danıştay'ın kararının ardından, firmanın da Bursa merkezli güvenlik şirketiyle olan sözleşmesini fesettiğini açıkladı. Bu karar sonrasında da kapatılacak olan şantiyedeki 50'si özel güvenlik görevlik görevlisi, geri kalanı inşaat işçisi olmak üzere yaklaşık 100 kişinin işine son verildiği öne sürüldü.İnşaat işçileri otobüslerle bölgeden uzaklaştırıldı. Duruma tepki gösteren güvenlik görevlileri ise şantiye şefi, güvenlik amirinin dışırıya çıkmasına izin vermedi. Haklarının alıncaya kadar da protestolarına devam edeceklerini açıklayan bir güvenlik görevlisi telefondan DHA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Bize iş garantisi, hatta emeklilik garantisi vererek buraya getirdiler. Ben mevcut işimden ayrılıp buraya geldim. Bizleri kandırıp köylülere saldırttılar. Onlarla karşı karşıya getirdiler. Sonra da kullanıp attılar. Bu böyle olamaz. Haklarımızı alıncaya kadar buradayız' dedi.DHA
Diyarbakır'da Polis Servisine Saldırı
Diyarbakır - Silvan yolunda Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksek Okulu personelini taşıyan zırhlı servise, uzun namlulu silahlarla ateş açıldı.DİYARBAKIR’da Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksekokulu’nda görevli personeli taşıyan zırhlı servis aracına silahla ateş açıldı. Ölen ve yaralananın olmayan saldırıda araca 2 mermi isabet ettiği belirtildi.Diyarbakır Ali Gaffar Okkan Polis Meslek Yüksekokulu’ndaki görevli personeli taşıyan polis servis aracına, Silvan İlçesi karayolunda bugün saat 15.00 sıralarında silahla ateş açıldı. Mesaisi biten polisleri taşıyan zırhlı servis aracı Silvan Yolu üzerinde seyir halindeyken, silah sesleri duyan servis şoförü durmayarak, aracı hızla olay yerinden uzaklaştırdı.Olay yerine polis ekipleri sevk edilerek geniş çaplı soruşturma başlatıldı. Yapılan aramada saldırganların izini rastlanılmadı. Emniyet Müdürlüğü’ne çekilerek yapılan incelemede araca 2 kurşun isabet ettiği belirlendi.Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.Canan ALTINTAŞ/ DİYARBAKIR,(DHA)
5 Madde ile Meksika'da Neler Oluyor?
Meksika'nın en yoksul eyaletlerinden biri olan Guerreo'daki öğretmen okulu öğrencileri 26 Eylül'de Iguala'ya okullarındaki bütçe kesintisini protesto etmeye ve iki yıllık üniversitelerinin ihtiyaçları için para toplamaya gitmişti.Iguala'dan okullarının bulunduğu Ayotzinapa'ya geri dönerken otobüslerine polisin açtığı ateş sonucu üçü öğrenci toplam altı kişi ölmüş, kalan 43 öğrenci kendilerinden haber alınamayınca, bir gün sonra kayıp ilan edilmişti.
Reklam
Adına Mahya Yazdıran Belediye Başkanı, 10 Kasım'da Öğretmenler Gününü Kutladı
Ramazan ayında adını mahyaya yazdırarak gündeme gelen Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Celalettin Güvenç, bu kezde '10 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun' şeklinde ışıklı pano hazırladı. Kısa sürede müdahale edilerek yazı kaldırılırken aynı panoda 'temizlik imandandır' şeklindeki hadisi şerifin altına ise yine aynı belediye başkanının adının yazılması da tepkilere neden oldu.Ramazan ayında Dergah camine adına mahya yazdırarak gündem olan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Celalettin Güvenç'ten benzer bir gaf daha geldi. Fatih Sultan Mehmet Parkı'nda bulunan ışıklı panodaki 10 Kasım kutlaması şehirde şaşkınlıkla karşılandı. 10 Kasım Atatürk'ün ölüm yıldönümü ile öğretmenler gününü bir birine karıştıran belediye, panoya '10 Kasım Öğretmenler Gününüz Kutlu Olsun / Celallettin Güvenç. / Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı' şeklinde yazı yazdı. Kısa sürede sosyal medya ortamına taşınarak tepki toplayan yazıya müdahale edilerek kaldırıldı, ancak tepkiler devam etti.Twitter'de @vicdansahibi adlı bir kullanıcı, 'Celalettin Güvenç ataya saygısı yok belli Öğretmenede yook bu akpkk zihniyetinin tek derdi para…' şeklinde tepki gösterirken @DLANAYGN adlı kullanıcı ise '24 Kasım öğretmenler gününü B.B.bşk. Celalettin Güvenç 10 Kasım olan Atatürk 'ün ölüm yıldönümü ile aynı güne aldırdı.' şeklindeki paylaşımı ile şaşkınlığını bildirdi. Hasan Köseler adlı Facebok kullanıcısı da, 'Bu bir ilk değil ki. Belediye Başkanımız Celalettin Güvenç in bu gaflarına alıştık artık. Bir belediye başkanın düştüğü duruma bak be.' diyerek aynı hataların tekrarlanmasına tepki gösterdi.HADİSİN ALTINA DA ADINI YAZDIRDICelalettin Güvenç'in isim merakı birçok skandalı da beraberinde getiriyor. Ulubatlı Mahallesinde bulunan Turgut Özal Parkı ile Fatih Sultan Mehmet parkında ışıklı panoda hadisin altına da Güvenç isimini yazdırdı. Işıklı panoda mesajlar sürekli akıyor ancak belediye başkanının adı sabit şekilde yazılmış durumda. Belediye başkanı akan panoda parkın temiz tutulması için mesaj veriyor. Ardından 'temizlik imandandır' hadisi şerifine yer veriliyor. Fakat alıntı olduğu veya hadis olduğu şekilden bir bildirimde bulunulmuyor. 'Temizlik İmandandır' hadisi şerifi yazıyor. Hadisi şerif yazısının altında Celalettin Güvenç'in adının yazması tepkilere neden oluyor. Belediye başkanının adını her tarafa yazdırmasından rahatsız olan bir vatandaş, 'Tüm sokaklara adını yazdırsa daha iyi olur. Hiç olmasa parmağını milletin gözüne sokmuş gibi olur. Milllete de ibret olsun.' diyerek tepki gösterirken bir başka vatandaş ise Hadisi şerifin altına adını yazdırmanın günah olduğunu dile getirdi.Zaman
Türkiye'den ''10 Kasım'' Manzaraları
Mustafa Kemal Atatürk'ün hayata veda edişinn 76. yıl dönümünde saatler 09.05'i gösterdiği anlarda Türkiye'nin farklı şehirlerinde Ata'ya saygı duruşu vardı...
Reklam
Gündem Çocuk’tan Van Depreminde Üçüncü Yıl Raporu: Deprem Hala Devam Ediyor
Gündem Çocuk Derneği, Van depreminin üçüncü yıl raporunu çıkardı. Depremin halen devam ettiğinin yazıldığı rapora göre çocuklar, “Arkadaşlarım evlerinden bahsederken ben susuyorum. Konteynerde TV sesinden ders çalışamıyorum” diyor.Van’da sosyal ve ekonomik alanda zorlukları gündeme taşıyan rapora göre, TOKİ konutlarının tamamıyla şehrin dinamiklerinin dışlanarak yapılmasından dolayı büyük bir durgunluk yaşanıyor. Ekonomik hareketliliği yıl içerisinde İranlı turistler sağlıyor. Az sayıda da olsa konteynerde yaşam sürüyor.Ancak çocukların psikolojisi bozuk. Gürültü nedeniyle ders çalışamamaktan yakınan çocuklardan 14 yaşındaki N., “Arkadaşlarım evlerinden bahsederken ben susuyorum. Konteynerde TV sesinden ders çalışamıyorum” diyor.“TOKİ KONUTLARI DAYANIKSIZ MALZEMEDEN”Raporda, TOKİ konutlarıyla yerel basına da yansıyan şikayetler dikkat çekiyor. Erciş TOKİ konutlarında mutfak dolabının düşmesi sonucu 5 aylıkken ölen Tuana’nın ölümüne dikkat çekilen raporda, “TOKİ konutlarının dayanıklı olmadığı kimi TOKİ konutlarının çabuk yıprandığı ve depremzedelerin TOKİ konutlarından barınmaktan korktuğu yerel basına da yansımıştır. TOKİ’de oturan sakinlerin çoğu zaman yapılarda kullanılan malzemelerin kalitesiz olduğundan şikayet ettiği görülmüştür” dendi.Kürt sanatçı Rojin, Fenerbahçe Spor Kulübü ve bir hayırseverin üç aileyi ev sahibi yaptıkları anlaşıldı.GÜNDEM ÇOCUK: VAN’DA DEPREM SÜRÜYORRaporda şu ifadeler yer aldı:“Van Erciş’te 23 Ekim 2011 ve 9 Kasım 2011’de yaşanan ve resmi kayıtlara göre 644 kişinin ölümüne ve binlerce kişinin yaralanmasına neden olan depremlerin üzerinden üç yıl geçti. Ancak depremlerin üzerinden bunca zaman geçmiş olmasına ve yapılan kimi çalışmalara rağmen birçok sorun devam ediyor ve bu süreçten en çok çocuklar etkileniyor.Deprem sonrası ağır hasarlı olduğu ve yıkılması gerektiği belirtilen 72.242 yapıdan sadece 20.500 yapı yıkılmış geriye kalan 51.750 yapı ise halen yıkılmayı beklemektedir. Van’da depreminin 3 yılına rağmen çoğu aile, ağır ve orta hasarlı evlerde barınmaya devam etmektedir.Depremin yarattığı ekonomik sorunların çözümü için etkili bir ekonomik plan uygulanmadığı, esnafların aldıkları kredileri ödemekte zorlandığı ve kimi zaman ödeyemediği, dar gelirli olduğu için işe alınan 7.286 kişinin durumlarında herhangi bir gelişme olmamasına ve başka bir geçim kaynakları bulunmamasına rağmen işten çıkarıldığı görülmektedir. Buna ek olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nda yıllarca taşeron şirketler aracılığıyla çalışan 304 personelin de işine son verilmiştir.Deprem sonrası imar planın oluşturulması 2 yıl içerisinde mümkün olabilmiş ve yapılan imar planın şehrin yapısından ziyade rant odaklı olduğuna dair iddialar sürekli dillendirilmiştir. Halen son halini almayan imar planı ve deprem sonrası oluşan ekonomik sorunlar nedeniyle şehrin en büyük ekonomik gücü olan inşaat ve emlak sektörünün iş yapamaz durumda olduğu görülmektedir.Depremin travmatik sonuçlarına karşın depremzedelere bu amaçla sunulan psiko-sosyal destek hizmeti bulunmamaktadır. Bütün bu yaşananlar çocukları derinden etkilemekte buna karşın çocuklara herhangi bir destek sunulmamaktadır. Ayrıca özellikle konteyner kentlerde eğitime erişim ve süreklilik konusunda da sorunlar yaşanmaktadır.KONTEYNER PSİKOLOJİSİ“Konteynerde 9 kişi kalıyoruz” (E., Anadolu K.K.12 yaşında, 7.sınıf öğrencisi)“10 Kasım’da elektrikler kesilecek dendi. Elektrikler kesilecek mi? Biliyor musunuz” (Anadolu Konteyner Kentinde barınmaya devam eden bir anne)“Sürekli hasta oluyorum. Buradaki koşullar iyi değil, belediye haftada bir çöpleri topluyor, konteyner küçük ve havasız, hep enfeksiyon kapıyorum. Daha dün taburcu oldum.” (Ş., KOAH hastası, Tahirpaşa KK)“Deprem zamanı kiracı olduğumu kanıtlayamadım. Ev sahibi benim yerime oğlunu kiracı gösterdi.” (Tahirpaşa KK)“Evleri icralık olduğu için iki aile konteynerde kalıyor.” (Tahirpaşa KK)“Oksijen makinası almamız gerekti. SGK 500 TL fark istedi. Parayı verecek durumumuz yoktu. Ölen birinin makinasını eski su haznesini yenisiyle değiştiremeden aldık.” (A., Tahirpaşa KK)“Servis parası ödeyemediğim için liseye giden kızımı başarı düzeyi iyi olan Özden Adalı Anadolu Lisesinden alıp konteynerimize yakın Vali Haydar Bey Lisesine kaydettim”. (A., Tahirpaşa KK)“7 çocuğumla beraber buradayım” (S., Tahirpaşa Konteyner Kentinde barınmaya devam eden bir anne)“Konteynerde kalmak istemiyorum. Ders çalışamıyorum. Çok ses var”. (G., 12 yaşında, Tahirpaşa KK)“Kimse bizi düşünmüyor. Okulumdan oldum 409 puanlı okulumdan olup 300 puanlı okula gidiyorum”. (N. 17 yaşında, Lise 2 öğrencisi)“Servis parası verecek durumumuz yok. Para olduğunda okula otobüsle gidiyorum, para olmadığındaysa okula gitmiyorum. Okul akşamları geç dağılıyor, korkuyorum. Arkadaşlarım evlerinden bahsederken ben susuyorum. Konteynerde TV sesinden ders çalışamıyorum. (N., 14 yaşında)“ÖNCELİKLİ ÖNERİLER”Ekonomik sebeplerden dolayı eğitimi aksayan çocukların tespit edilmesi ve desteklenmesi,Yaşanan ekonomik sorunlar için uzun süreli yerel kalkınma planlarının geliştirilmesi,Konteynerde barınmaya devam eden ve hasarlı evlerde barınan aileler için ailelerin ekonomik durumlarına uygun barınma imkanlarının geliştirilmesi,Valiliğin talep ettiği fakat halen hakkında herhangi bir gelişme olmayan 2500 sosyal konutun yapılarak adil bir şekilde hak sahiplerine verilmesi,Depremden kaynaklı psiko-sosyal sorunların çözümü için özellikle çocuklara yönelik sistemli psiko-sosyal programların yürütülmesi,Van Koordinasyon Kurulu gibi sivil oluşumların konuyu takip etmesi, taleplerin gerçekleştirilmesi için baskı gücünün oluşturulması,TOKİ konutlarıyla ilgili sorunların çözülmesi ve TOKİ konut ödemelerinin dar gelirli aileler için ekonomik durumuna uygun olarak yeniden belirlenmesi.SONUÇ VE DEĞERLENDİRMEDeprem ve benzeri afet durumlarında yaşanan sorunlara, insanların bireysel özellikleri, ihtiyaçları, bulundukları şehrin kültürü, dokusu gibi özellikler bütüncül olarak göz önünde bulundurularak bütüncül, kapsayıcı, tarafların katılımına açık ve çeşitli çözümler geliştirilmeli, insanlar tek bir “çözüme” mecbur bırakılmamalıdır. Aksi durumda bu rapor kapsamında belirtilen sorunların daha da ağırlaşması kaçınılmazdır.Van ilinin önemli oranda göçle oluşan nüfusunun aynı zamanda üretimden koparıldığı ve kent hayatı içerisinde yoksulluğa mahkum olduğu dikkate alınmalıdır. Van’ın bu durumu ve önemli ekonomik unsurlar olan inşaat- emlak sektörünün deprem zamanı ve sonrasında uygulanan politikalarla gücünü kaybetmesi ve depremin sebep olduğu diğer ekonomik sorunlar, Van’da var olan yoksulluğu ve sorunları daha da keskinleştirmiş ve derinleştirmiştir. Van’da mevcut durumun sadece deprem ve sonrasıyla anlaşılması mümkün değildir. Mevcut durumu kentin deprem öncesi durumu, göçle başlayan genel yoksulluk hali ve deprem zamanı ve sonrası uygulanan politikaların sorunların çözümüne katkı sağlayacak yeterlilikte olmamasıyla değerlendirmek gerekmektedir.Depremden kaynaklı ekonomik sorunların çözümü için yerel kalkınma planlarının geliştirilmesi ve istihdam olanaklarının sağlanması beklenirken insanların durumlarında herhangi bir iyileşme olmamasına karşın işten çıkarılması ciddi bir sorundur.Her ne kadar Vanlı depremzedelerin barınma hakkı talepleri eskisi kadar güçlü ifade edilemiyorsa da bu durum konut sorunun çözüldüğü anlamına gelmemektedir. Valiliğin 14 bin ailenin konut ihtiyacının bulunduğunu belirtmesi ve 2500 sosyal konut talep etmesi bu açıdan önemlidir. Ancak konteynerlerde barınan ailelerin azalması ve çoğu dar gelirli ailenin kiraya çıkarak görünür olmaktan uzaklaşması ve örgütlü bir güç oluşturmaması ve bu konut talebiyle ilgili kamu baskısının azalması konut talebinin karşılanmasını güçleştirmektedir. Van merkezde ve Erciş ilçesinde yüzlerce aile halen hasarlı evlerde barınmaktadır. Konuyla ilgili gerek kamuoyu gerekse örgütlü yapıların baskısının (Van Koordinasyon Kurulu gibi) güçlü, etkili ve sürekli olamaması konuyla ilgili sorunların ve taleplerin görünür hale gelmesini engellemektedir.Dolayısıyla bütüncül, kapsayıcı, tarafların katılımına açık ve çeşitli hizmetleri içeren bir yaklaşım sergilenmemesi nedeniyle, depremin 3. yılında Van’da birçok sorun birbirini etkileyerek büyümektedir. Şu anda bölgede yaşanan en acil sorun, insanların temel haklarına erişimiyle ilgili yaşadıkları ve karar vericilerin görmezden geldiği durumlardır.Yapılan uygulamalarla depremden zarar görmüş insanların, yaşadıkları sorunlara kalıcı bir çözüm üretilmeden deprem sonrası uygulamalarla ve politikalarla güçsüzleştirildiği görülmektedir.Bölgede yaşayan yoksul halkın zorlukla inşa ettikleri hayatları ve evleri depremle yıkılmıştır. Bu durumdan hareketle onların barınma sorunlarına çözüm istemelerini, birçok zorluğa rağmen ödeme güçleri olmadığı için konteynırlarda ve hasarlı evlerde kalmaya devam ettiklerini görmek, anlamak ve uygun çözümler üretmek gerekmektedir.Van ilinde yürütülen psiko-sosyal çalışmalar programlı ve uzun vadeli bir şekilde sunulmamasından dolayı etkili olmamıştır. Yapılan araştırmaların gösterdiği sonuçlar acil bir biçimde sivil toplumun dahil olduğu programlı ve uzun vadeli bir psiko-sosyal çalışmanın yürütülmesini gerektirmektedir.Fırsat eşitliği ilkesinin yaşama geçmesi gereken eğitim sisteminde Vanlı öğrenciler eşit olmayan şartlarda eğitim ve öğretime devam etmektedir.Bir bütün halinde değerlendirildiğinde Van’ın sadece depremden yara almadığı, sağlıksız ve yanlış politikalar nedeniyle de mağdur edildiği ve durumun Van’daki durumun normalleşmesi için büyük bir önem taşıdığı göz önünde tutulmalıdır.Bu doğrultuda Van’da yaşayan insanların özellikleri ve gereksinimlerine yönelik aşamalı, bütüncül, kapsayıcı, tarafların katılımına açık ve çeşitli hizmetleri barındıran bir yaklaşım sergileyen kalkınma programı geliştirilmelidir.” ZETERAPORUN TAMAMINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ
IŞİD'den Bahoz Erdal Öldürüldü İddiası
Kobani'deki kuşatmayı sürdüren IŞİD'e yakın sitelerde PKK liderlerden Bahoz Erdal'ın ani bir baskın sonucu öldürüldüğü iddia edildi.IŞİD'e yakın bir sitede yer alan iddia şöyle: 'Bahoz Erdal, Kuzey Irak'tan YPG'ye moral vermek ve direnişi organize etmek için Kobane'ye geldi. Şehrin 'Azadi' (Özgürlük) meydanında incelemelerde bulunurken IŞİD'den küçük bir grup saldırıda bulundu'.Söz konusu haberde Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin'in yüzünün parçalandığı savunuldu.ZAMANLAMA DİKKAT ÇEKTİİddia teyit edilmedi. PKK cephesinden bir açıklama yok. İddianın, IŞİD lideri Bağdadi'nin koalisyon uçaklarının saldırısında ağır şekilde yaralanmasının ardından ortaya atılması dikkat çekti.
Reklam
'Randevu İstanbul Uluslararası Film Festivali' 5 Aralık'ta Başlıyor
İstanbul’un en köklü film festivallerinden Randevu İstanbul Uluslararası Film Fesivali’nin on yedincisi bu sene 5-11 Aralık tarihlerinde gerçekleşiyor. ”Haklarınız için savaşın”, ”Gala İstanbul”, ”Pembe-Kara Komedi”, ”Film Bağımlıları İçin Bağımsız Filmler” gibi çeşitli başlıklar altında ayrılan filmler arasında hem yeni keşifler hem de dünyanın önemli film festivallerinin bu yılki programlarında yer almış filmler bulunuyor.Oscar ve Altın Küre ödüllü yönetmen Susan Bier’in yeni filmi A Second Chance , başrollerinde Juliette Binoche, Kristen Stewart ve Chloe Grace Moretz’in yer aldığı Clouds of Sils Maria ve Les Intouchables ‘ın yaratıcıları Eric Tolendo ve Olivier Nakache’nin ilk olarak Toronto Film Festivali’nde gösterilen son filmi Samba Da , Türkiye galalarını 17. Randevu İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde yapacak.Ayrıca Andre 3000’ın başrolünde yer aldığı Jimi Hendrix biyografisi Jimi: All Is By My Side, Albert Camus uyarlaması Far From Men, Polonya yapımı bol ödüllü komedi Kebab and Horoscope ve İsrailli yönetmen Asaf Korman’ın Haifa Uluslararası Film Festivali’nde ”En İyi Film” ödülü alan Next To Her filmi festivalin dikkat çekici diğer filmleri arasında yer alıyor.Cinemaximum Zorlu Beşiktaş, Cinemaximum Kanyon Levent ve Beyoğlu Fransız Kültür Merkezi salonlarında gerçekleşecek gösterimlerin programı için, festivalin Facebook sayfasını takip edebilirsiniz.Bant Mag
İstanbul Boğazı'ndan Yine Yaban Domuzu Çıktı...
İstanbul'da 10 gün içerisinde 3. kez boğazın sularından yaban domuzu çıktı. Tophane sahilinde denizden çıkarılan domuzun 3. köprü ve çevresindeki inşaat hareketliliğinden etkilendiği ve 30 kilometreye yakın bir mesafeyi yüzerek geçtiği düşünülüyor.Boğaz sularında 3’üncü kez karşılaşılan domuz bu kez çok şaşırtıcı bir bölgede Taksim’in yanıbaşındaki Tophane rıhtımından karaya çıkarıldı.Vatandaşlar ve rıhtımdaki görevliler domuzu kurtarmak için uzun uğraşlar verdi. Domuzun yakalamak için atılan halatı ısırarak kendini kurtarmaya çalıştığı, ancak kıyıdaki insanlardan ürküp yeniden açığa yüzdüğü görüldü. Dalgalar arasındaki domuz bir teknenin yardımıyla kıyıya yönlendirildi, kıyıdan atılan halatlarla güçlükle de olsa karaya çıkartıldı. Uyuşturucu iğne atılan yaban domuzunun belediye ekipleri tarafından hayvan toplama aracına taşınarak Büyükşehir Belediyesi Hasdal Rehabilitasyon ve Veterinerlik Merkezi’ne götürüldüğü öğrenildi.EN UZUN MESAFE YÜZEN DOMUZ OLDUDomuzun karaya çıkartıldığı yere en yakın mesafedeki orman, kuş uçuşu 20-25 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Eğer domuz bu alandan denize girdiyse  25 kilometrenin de üzerinde bir mesafeyi yüzerek geçtiği ortaya çıkıyor.Domuzların boğazın akıntıları nedeniyle bu kadar uzak mesafelere geldikleri düşünülüyor. Geçtiğimiz günlerde de boğaz sularında farklı günlerde iki yüzen domuza rastlanmıştı. Bu olaylarda domuzlar Tarabya ve Bebek sahilinden karaya çıkarılmıştı.Erhan TEKTEN - Yaşar KAÇMAZ / İstanbul DHA
Oscar İmzayı Attı
İngiltere Premier Lig lideri Chelsea, Brezilyalı orta saha oyuncusu Oscar ‘ın 2017’de sona erecek sözleşmesini 2 yıl uzattı.Kulübün internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, Chelsea ‘nin 2012 yazında 25 milyon avroya Brezilya ‘nın Internacional takımından transfer ettiği “Oscar” olarak bilinen Oscar dos Santos Emboaba Junior, kendini 2018-2019 sezonunun sonuna kadar Londra ekibine bağlayan sözleşmeye imza attı.Chelsea ile 2013 UEFA Avrupa Ligi şampiyonluğunu kazanan 23 yaşındaki futbolcu, 40 kez giydiği Brezilya Milli Takımı formasıyla 11 kez fileleri havalandırdı.Oscar, 12 Kasım’da Türkiye Milli Takımı ile hazırlık maçı yapacak Brezilya kadrosunda da yer alıyor.Açık Mert Korkusuz
Reklam
Reklam
Ermenek'te 8 Tutuklama Talebi
Ermenek'teki maden felaketi nedeniyle gözaltına alınan, şirket sahibi dahil 8 kişi tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.Ermenek'te su basan ve 16 işçinin halen yeraltında olduğu maden felaketiyle ilgili gözaltına alınan 8 kişi tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Tutuklanması istenen isimler arasında madenin sahibi Has Şekerler Madencilik Şirketi'nin sahibi Saffet Uyar da var.Hakkında gözaltı kararı çıkarıldıktan bir gün sonra teslim olan Saffet Uyar, savcılık ifadesinde böyle bir kazayı öngörmediklerini, kömür ocağındaki tehlikeyle ilgili bakanlıktan uyarı almadıklarını söylemişti.Madenin sahibi Uyar dışında yedi kişi daha kazayla ilgili soruşturmada savcıya ifade vermişti. Bu kişiler, maden sahasının ruhsat sahibi Abdullah Özbey, madenin işletme müdürü Yavuz Özsoy, maden mühendisleri Cemile Karaca ve Nuray Yetiş, maden sahasının ruhsat sahibi şirketin işletme müdürü Mehmet Zeybek, maden mühendisi Ali Kurt ve iş güvenliği uzmanı Engin Yeti.28 Ekim Salı günü öğle saatlerinde Has Şeker Madencilik Şirketi tarafından işletilen maden ocağını su basmış, 18 işçi mahsur kalmıştı. Madencilerden ikisinin cesedine arama çalışmalarının 10'uncu gününde, 6 Kasım Perşembe akşamı ulaşılmıştı. 16 işçiyi arama çalışmaları ise hâlâ sürüyor.Al Jazeera
‘İnsanlarda Üreme’ Konusu Ders Kitabından Çıkarıldı
Fen ve Teknoloji dersi kitabında geçen yıl ‘Canlılar, üreme ve büyüme’ ünitesi içinde yer alan ‘İnsanlarda üreme, büyüme ve gelişme’ başlığı ve başlığın içinde anlatılan konu kaldırıldı.Bu yıl hazırlanarak öğrencilere dağıtılan ders kitabında “Bitki ve hayvanlar nasıl ürer, büyür ve gelişir” başlığı altında bitkilerin ve hayvanların üremesi anlatılıyor. Birgün gazetesinden Gülsen Candemir'in haberine göre insanlarla ilgili ise ‘üreme’ ve ‘döllenme’ konuları detayları olmadan anlatıldı. Kitapta üreme sadece kucağında bir bebek olan anne fotoğrafı ile temsil ediliyor 6. sınıf öğrencilerine geçen yıl okutulan Fen ve Teknoloji dersi kitabında kaldırılan başlık altında insanların üremesi bilimsel olarak ve çocukların kavrayacağı şekilde anlatılıyordu.Başlığın ve konunun kitapta anlatılmaması ise tepkiye yol açtı. Yeni kitapta insanların nasıl çoğaldığına sadece birkaç cümlede değinildiğini gören öğretmenler, bunun çocukların gelişimini ve doğru bilgiye erişimini olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti.Fen öğretmenleri değişikliğin çocuklar üzerinde olumsuz etkileri olacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Çocuk, üreme sistemindeki organları ve işlevlerini öğrenmediği zaman, bu bilgileri kulaktan dolma bilgilerle öğrenmeye çalışır. Bilimsel bilgiyi bu çocuklara öğretmezsek, tabular, günahlar, ayıplar ortaya çıkar. Altıncı sınıflar hata yapmaya müsait bir yaş olduğu için de kendini koruyamaz. Üreme sistemini anlatırken biz çocuklara, aynı zamanda ergenlik sürecini de anlatırız.Ruhsal ve bedensel yaşadığı değişimleri öğrenmesi, bu değişimleri yaşadığında normal karşılamasını ve kendini bilerek kabullenmesini sağlar.Üreme sistemi organlarını sakınıp, resimlerle gösterilmediği zaman merak duygusu ile tacizci bir bakış oluşturabilir. Ayrıca bu konular 8. sınıfta anlatılacak olan genetik konusu için temel bilgisi olduğu için eksik bilgi verilmiş olacaktır.”'BİLİM AYIP, GÜNAH OLDU'Eğitim Sen 1 No’lu eski Şube Başkanı Psikolojik Danışman Abdullah Tunalı, kitapta yapılan değişikliğin nedenini, bilimsel bilginin ayıp sayılması olarak gösterdi. Tunalı,”Bilimsel bilgi ayıp, günah ve tabu kavramları ile gölgelenerek, üzeri örtülmeye çalışılmaktadır” diye konuştu.Gülsen Candemir | Birgün
'Atatürk İçin Ayağa Kalkmayanın Kafasına Sıkacağız' Diyen Teyze
etiket
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılışını 76. yıl dönümünde, ilginç bir olay meydana geldi. Saat 09.05'te çalan siren sırasında otobüste bulunan bir kadının, 'Ayağa kalkmayanların kafasına sıkacağız' söylemi, sosyal medyada büyük yankı yarattı.
Reklam