HDP İmralı Heyetinden Açıklama
HDP'nin İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan'ı ziyareti sonrası açıklama yaparak; 'En fazla 4-5 ay içinde tüm Ortadoğu'nun geleceğini belirleyecek büyük demokratik çözümün sağlanabileceğini vurgulayan Öcalan, bu ciddiyet ve kararlılığın gösterilmemesi durumunda, bölgesel kaosun derinleşeceği ve darbe mekaniğinin sonuç alabileceği uyarısını yapmıştır' ifadelerini kullandı.Dün İmralı Adası'nda Abdullah Öcalan ile görüşen Sırrı Süreyya Önder, Pervis Buldan, İdris Baluken ve Hatip Dicle'den oluşan HDP Heyeti, açıklama yaptı. Açıklamada, yaklaşık 4 saat süren görüşmede 'AKP Hükümeti'nin mevcut politika ve yaklaşımları, Kürt Ulusal Kongre çalışmaları, Kobanê ve Rojava başta olmak üzere Ortadoğu'daki gelişmeler ve diğer güncel olgular detaylı bir şekilde tartışılıp değerlendirilmiştir' denildi.'ÖCALAN, BARIŞ VE DEMOKRATİK MÜZAKERE SÜRECİ TASLAĞI'NI OLGUNLAŞTIRDI'HDP Basın Birimi'nden yazılı olarak yapılan açıklamada, Öcalan'ın Barış ve Demokratik Müzakere Süreci Taslağı'nı olgunlaştırdığı ve devlet heyetiyle üzerinde tartıştıklarını söylediği ifade edilerek; 'Sayın Öcalan, uzunca bir süredir üzerinde çalıştığı 'Barış ve Demokratik Müzakere Süreci Taslağı'nı genel hatlarıyla olgunlaştırdığını ve devlet heyetiyle detaylı bir şekilde üzerinde tartıştıklarını, gelinen nokta itibarıyla üzerinde müzakere yürütülebilecek bir çerçeve olduğu konusunda mutabık kaldıklarını belirtmiştir. Bu müzakere taslağı, heyetimizle de paylaşılmış olup en kısa zamanda halklarımızın da bilgi, öneri ve katkılarına sunulacaktır. Heyetimiz, paylaşılan bu taslakta belirtilen 'Çözüm Önerileri'ni, 'Müzakere Başlıkları'nı ve 'Eylem Planı'nı sürecin bütün tarafları ve paydaşlarıyla tartışıp, olgunlaştırarak, ortaya çıkan sonuçları en kısa süre içerinde Sayın Öcalan'a aktaracaktır' diye kaydedildi.'ÖCALAN, YASAL GÜVENCE OLMADAN YAPTIĞI ÇAĞRILAR İÇİN ÖZELEŞTİRİ VERDİ'HDP tarafından yapılan açıklamada, 'demokratik çözüm' ve 'yasal zemin' vurgusu yapılarak; 'Sürecin bundan sonraki tüm aşamalarında, demokratik çözümün yasal güvencelerinin oluşturulmasının elzem olduğu ve bu güvenceler sağlanmadan nihai barış ve demokrasi hedefine varmanın mümkün olmadığı, Sayın Öcalan tarafından net, ısrarlı ve kararlı bir şekilde vurgulanmıştır. Bu kapsamda, hem Habur Sürecinde barış gruplarının ülkeye girişleri ve devamında bu insanların maruz kaldığı kabul edilemez mahkumiyetler değerlendirilmiş, hem de sürecin başlangıcında gerillanın geri çekilme yürüyüşünün anlamlandırılmak yerine bölgeye dönük kalekol ve HES yapımına odaklanılmış olması etraflıca ele alınmıştır. Sayın Öcalan, yasal güvence sağlanmadan yaptığı bu çağrılarında yanılgılı olduğunu ve bu yanılgısından dolayı tüm Türkiye halklarına özeleştiri verdiğini belirtmiştir. Bu bağlamda; kendisinin yüksek ısrar ve uyarılarına rağmen, tüm bu süreçlerde gerekli yasal düzenlemeleri yapıp pratikleştirmeyen devleti ve hükümeti de meseleye özeleştirel temelde yaklaşmaya çağırarak, burdan çıkarılacak derslerle bundan sonraki süreçte, özellikle yasal düzenlemeler bahsinde, kendi üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye davet etmiştir' ifadelerine yer verildi.'4-5 AY İÇİNDE BÜYÜK DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜN SAĞLANABİLİR'Öcalan'ın '4-5 ay içinde tüm Ortadoğu'nun geleceğini belirleyecek büyük demokratik çözümün sağlanabileceği' sözlerine yer verilen açıklamada şöyle kaydedildi; 'Tarafların belirtilen hususlarda süreci doğru, ciddi ve kararlı yürütmesi halinde, en fazla 4-5 ay içinde tüm Ortadoğu'nun geleceğini belirleyecek büyük demokratik çözümün sağlanabileceğini vurgulayan Öcalan, bu ciddiyet ve kararlılığın gösterilmemesi durumunda, bölgesel kaosun derinleşeceği ve darbe mekaniğinin sonuç alabileceği uyarısını yapmıştır. Sayın Öcalan, anlamlı ve yasal tüm boşlukları giderilmiş müzakerelere geçilmesi durumunda tarafların 'Tahkim edilmiş bir ateşkes' ve bu ateşkesi denetleyecek bir 'İzleme Kurulu' oluşmasının önemine değinerek, süreçte bozucu bir alan olarak karşımıza çıkarılan 'kamu düzeni'nin de ancak ve kalıcı olarak bu şekilde sağlanabileceğini belirtmiştir. Sayın Öcalan, Kobanê ve Şengal direnişinde yer alan halkımız başta olmak üzere tüm Rojava ve Güney Kürdistan halkına, 21. yüzyılın onur savaşı diyebileceğimiz buradaki direnişle dayanışma içerisinde olan, katkı sunan bütün halklar ve siyasal yapılara özel selamlarını iletmiştir. Ayrıca, mücadelemizi Ortadoğu'dan çıkarıp tüm insanlığa taşıyan Kadın Hareketine ve cezaevlerinde bulunan bütün tutsaklara da özel selamlarını iletmiştir. 27 Kasım vesilesiyle, insanlık mücadelemizi bugünlere taşıyan şehitleri saygıyla anarak bütün kadro yoldaşlarına da selam ve başarı dileklerini göndermiştir.'DHA
Ankete Katılanların Yüzde 60,9 Ak Saray İçin 'İsraf' Dedi
Metropoll'ün yaptığı ankete göre, çözüm sürecine destek yüzde 29'lar seviyesine gerilediMetropoll Araştırma Şirketi’nin yaptığı “Türkiye’nin Nabzı” konulu araştırmaya katılanların yüzde 60,9’u, Başbakanlık binası olarak tasarlanan ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ’ın kullandığı Cumhurbaşkanlığı Sarayı için ‘halkın parası israf edildi’ dedi. Araştırmaya göre çözüm sürecine ilişkin desteğin de yüzde 29’lar seviyesine düştüğü belirlendi.Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Şirketi’nin son yaptığı araştırmaya göre yeni yapılan bin odalı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na halk sıcak bakmıyor. Katılımcıların yüzde 57,1’i Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın taşınmasını onaylamazken yüzde 60,9’u da saray yapılırken “halkın parasının israf” edildiğini düşünüyor.Cumhuriyet’te yer alan habere göre, araştırma, ekonominin gidişiyle ilgili kaygıların yükseldiğini, çözüm sürecine olan güvenin azaldığını gösteriyor. Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara yönelik politikaları da büyük bir çoğunluk tarafından onaylanmıyor.Metropoll Araştırma Şirketi’nin yaptığı “Türkiye’nin Nabzı” kasım ayı araştırması 28 ilde 15-18 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Toplam 2 bin 780 kişi ile yapılan araştırmaya 18-24 ve 55 yaş üstü kişiler katıldı.Araştırma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için 1.4 milyon lira harcanarak yapılan yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili ilginç sonuçlar ortaya koydu.“Cumhurbaşkanlığı makamının Çankaya’dan yeni yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na taşınmasını onaylıyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yalnızca yüzde 35.2 “evet” yanıtını verdi, yüzde 57.1’si “hayır onaylamıyorum” dedi.Son seçimlerde AKP’ye oy verenlerin yüzde 65.4’ünün sarayın taşınmasına onay verirken yüzde 25.1’inin taşınmayı onaylamadığı görüldü. CHP’ye oy verenlerde onay verenlerin oranı yüzde 5.9’da, MHP’ye oy verenlerde yüzde 15.2’de, DBP/HDP’ye oy verenlerde ise yüzde 8.4’te kaldı. “Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı için aşağıdaki ifadelerden hangisine katılırsınız” sorusuna katılımcılardan yüzde 60.9’u “halkın parasının israfıdır” yanıtını verdi. AKP’li seçmen içinde “israf” yanıtını verenler de yüzde 31.9 oldu. Bu oran CHP seçmeninde yüzde 89.6’ya, MHP seçmeninde 80.8’e, DBP/HDP seçmeninde ise yüzde 86.2’ya çıktı. Katılımcıların yüzde 32’si saray için “Türkiye’nin gücünü göstermektedir” dedi.Araştırmada, katılımcıların ülke ekonomisi üzerine kaygılarının arttığını da gözler önüne serdi. Katılımcıların yüzde 54.4’ü ekonominin “kötü yönetildiği” yanıtını verdi. Ekonominin kötü yönetildiğini düşünenlerin oranının nisandan bu yana yüzde 10 oranında arttığı görüldü.Kürt meselesinde çözüm süreci ile ilgili yurttaşın beklentisinin de giderek düştüğü görülen araştırmada, katılımcılara “AKP hükümetinin Öcalan-PKK ile yürüttüğü barış sürecini başarılı buluyor musunuz?” sorusu yöneltildi. Soruya katılımcıların yüzde 61.4’ü “hayır başarılı bulmuyorum” yanıtını verdi. Başarılı bulanların oranı yüzde 29.1’de kaldı. Çözüm sürecine ilişkin kasım ayındaki beklentinin bir önceki aya göre de azalması dikkat çekti. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 2015 seçimlerine bağımsız aday mı yoksa parti olarak mı katılması gerektiğine ilişkin soruya ise yüzde 19.4’ü “bağımsız olarak katılmalı”, yüzde 35.9’u “parti olarak katılmalı”, yüzde 44.7’si de “bu konuda fikrim yok” yanıtını verdi.“Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara yönelik politikalarını onaylıyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 66.8’i “onaylamıyorum”, 28.2’si “onaylıyorum” diye görüş bildirdi.Katılımcılara iş kazaları ile ilgili “İş kazalarında en büyük sorumluluk kime aittir?” sorusu da yöneltildi. Katılımcıların yüzde 49.3’ü sorumluluğun şirketlerde olduğunu düşünürken yüzde 43.5’i de hükümetin olduğunu söyledi.Metropoll Araştırma Şirketi Başkanı Prof. Dr. Özer Sencar, anket ile ilgili yaptığı değerlendirmede, Türkiye siyasetinin gündeminin hızlı ve değişken olduğunu belirterek “Buna ‘gergin’ sözcüğünü de eklemek gerek. Üstelik 2015 genel seçimleri yaklaştıkça siyasal gerginliğin daha da artması beklenir. Olup biten her şeyin siyasal bir zeminde tartışmaya açılması yoğun siyasallaşmanın kaçınılmaz bir sonucu” dedi. Aşırı siyasallaşmanın sağlıklı bir siyaset tartışmasına değil toplumu “taraf” olmaya zorlayan siyasal kutuplaşmalara ittiğini vurgulayan Sencar, “İnsanlar geleceğe ilişkin umutlarını veya umutsuzluklarını bile siyasi kimliklerinin izdüşümlerine göre tanımlıyorlar. Siyaset ‘müzakere’ işlevini yitirerek ‘kazan-kaybet’ arenasına dönüşüyor” dedi.T24
Gazetelerde Bugün | 30 Kasım Pazar
Hürriyet: 'Düşene herkes vuruyor'Milliyet: Burnumuzun dibindelerSabah: Diktatöre beraat demokrata idamVatan: Egzozla ısınan hayatlarTaraf: MİT beni uyarmadıAkşam: ‘Mübarek'in Sisi BaharıBirgün: Tamamen duygusalStar: Provakasyon kapıda kaldıCumhuriyet: AKP Bağış'ı terlettiZaman: Kutsallar korunmazsa zulüm hakim ölür
Ferguson'da Siyahi Genci Öldüren Polis İstifa Etti
ABD'nin Missouri Eyaleti'nde silahsız siyahi genç Michael Brown'ı öldüren polis memuru Darren Wilson görevinden istifa etti.FERGUSON/NEW YORKABD'nin Missouri Eyaleti'nde silahsız siyahi genç Michael Brown'ı öldüren polis memuru Darren Wilson görevinden istifa etti.Wilson'ın avukatı Neil Bruntrager, olayın meydana geldiği 9 Ağustos'tan bugüne kadar idari izinde olan müvekkilinin Ferguson Polis Merkezi'ndeki görevinden ayrıldığını duyurdu.St. Louis Post-Dispatch gazetesine açıklama yapan Wilson da görevden kendi isteğiyle ayrılmadığını, kendisi için yapılan tehditler ve Ferguson polisindeki diğer meslektaşlarının hayatlarını tehlikeye atmamak için bu kararı almak durumunda kaldığını bildirdi.Öte yandan jürinin Darren Wilson'ın yargılanmasına gerek görmemesine ilişkin protestolar devam ediyor. Ferguson polis merkezi önünde toplanan göstericiler, adalet talep eden sloganlar atarak yürüyüş yaptı.Oturma eylemi yaparak bir süre caddeyi trafiğe kapatan göstericilerle polis arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Yolu boşaltmaya çalışan polis, direnen bazı göstericileri gözaltına aldı.Kaldırımda protestolarını sürdüren gruptaki bir kişi yanında getirdiği ABD bayrağını yaktı.Jürinin, Darren Wilson'ın 9 Ağustos'ta 18 yaşındaki silahsız siyahi genç Michael Brown'ı tabancayla öldürmesine ilişkin takipsizlik kararı vermesinin ardından ülke genelinde protestolar gerçekleştirilmiş ve Wilson'ın yargılanması talepleri dile getirilmişti.Muhabir: Mustafa Keleş, Cem ÖzdelAA
Reklam
Reklam
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Reklam
Kars Havalimanı'na 'Harakani' Adı Verildi
Başbakan Davutoğlu, yeni terminal binasının açılışını yaptıkları Kars Havalimanı’na ‘Harakani’ adının verileceğini açıkladı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugün Kars Havalimanı’nın yeni terminal binasının açılışını yaptı.Davutoğlu, havalimanına çok önemsediklerini söylediği sufi Harakani’nin* adını verdiklerini açıkladı ve “Harakani Havalimanı hayırlı olsun” dedi.Asıl adı Ali bin Câfer olan Ebû’l Hasan el-Harakânî, İran’ın Horasan bölgesinden Kars’a göçmüş, burada Selçukluların Anadolu’ya gelişlerine katılmış meşhur sufilerden (Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı’ya adamış kimse) biri. Mevlanı’nın eseri Mesnevi’de 3 yerde adı geçen ve hala en önemli ulemalardan sayılan Harakani’nin 1033 tarihinde Kars’ta şehir düştüğü biliniyor.nediyor.com
'Keşke Suriye'de Ölseydik'
Ülkelerindeki savaştan kaçarak komşu ülkelere sığınan yüz binlerce Suriyeli gibi Avrupa'ya ulaşmayı başaranlar da hallerinden memnun değil. Fransa'nın liman şehir Calais'den İngiltere'ye geçmek isteyen binlerce sığınmacı, zor şartlar altında hayatlarını sürdürüyor.Suriye'nin yanı sıra Sudan, Güney Sudan, Suriye, Afganistan ve Somali, Eritre'den gelen 2 bin 500'den fazla insan, Manş Denizi'ni geçerek İngiltere'ye gidebilmek için bir konteynere saklanmanın derdinde. Bölgedeki Kızıl Haç Merkezi'nin kapandığı 2002'den bu yana İngiltere'ye geçmek isteyen sığınmacılar, hedeflerine ulaşana kadar derme çatma çadırlar, terk edilmiş binalar ya da sokaklarda kalıyor.Suriyeli sığınmacılardan Mazhar, 'Avrupa'nın medeniyetin merkezi olduğunu düşünüyordum ama gerçekte öyle olmadığını gördüm. Bizleri nasıl küçümsediklerine ve dövdüklerine şahit oldum. Buradaki insanlar ağlayarak, 'keşke Suriye'de ölseydik' diyorlar.' şeklinde konuşuyor.Mazhar, 'Buradan tüm Suriye halkının adına sesleniyorum, hepimiz umutsuzuz ve herkes sokaklarda kalıyor. Ben 6 ay boyunca yağmur çamur demeden dağları taşları aşarak buraya kadar sadece ama sadece İngiltere'ye ulaşmak için geldim.' diyor.Mazhar gibi yüzlerce insan her gece son bir umut deyip limana gidiyor ve İngiltere'ye gitmenin yollarını arıyor.Zaman
Reklam
Aile Hekimleri Sağlık Bakanlığı'na Yürüdü: 'Bu Koşullarda İyi Hizmet Veremeyiz'
Aile hekimleri, aile sağlık merkezlerinde çalışma süresinin değiştirilmek istenmesi ve nöbet angaryasına karşı Sağlık Bakanlığı önüne yürüdü. Burada yapılan açıklamada, hekimlerin bu koşullarda iyi hizmet vermesinin mümkün olmadığı belirtildi.Balıkesir, Mersin, İzmir, Diyarbakır, Bursa, Kocaeli, Antep gibi birçok ilden aile hekimleri, dün TTB merkez binası önünde toplandı. Bakanlığa yürümek isteyen hekimlere polis ancak flamasız, dövizsiz ve bayraksız bir şekilde kaldırımdan yürüyebileceklerini söyledi. Aile hekimleri polise “Çocuğunuzun aşısını biz yapıyoruz, ‘Çok çalıştık rapor istiyoruz’ diyerek bize geliyorsunuz” diye tepki gösterdiler. Polisin, yasal haklarını kullanmalarına engel olduğunu belirten hekimler, “Hekimi, hemşireyi darbetmek için iletişimsizliği seçiyorsunuz” dediler.Ardından flamalarını kapatarak Bakanlığa yürüyen hekimler Bakanlık önünde açıklama yaptı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ile Birlik ve Dayanışma Sendikası yöneticilerinin de destek verdiği açıklamada konuşan TTB Merkez Konsey Üyesi Filiz Ünal İncekara, aile hekimlerinin haftanın 6 günü 12 saat çalıştığını belirtti. İncekara, yıllık izinlerini ise yerlerine başka bir doktor bulamadıkça kullanamadıklarını ifade etti. Bakanlığın kendi belirlediği ilkelerden vazgeçtiğini söyleyen İncekara, “Bakanlık, aile hekimleri artık kendi bölgesinde olsun olmasın her hastaya bakma zorunluluğu getiriyor. Bu uzun ve esnek çalışmalar altında hekimler iyi sağlık hizmeti verebilir mi?” diye sordu.Aile Sağlık Merkezi (ASM) çalışanlarının sürekli cezalara maruz kaldığını, sözleşmeli ve performansa dayalı olarak çalıştırıldığını kaydeden İncekara, sağlıkçıların polikliniklere hapsedildiklerini ifade etti. Hastaların korunmaları, ilaç kullanımları, tahlilleri konusunda doğru bilgilendirmeye fırsatlarının olmadığını dile getiren İncekara, “Bu tepkimiz dikkate alınmazsa tüm ASM birimlerimiz başta olmak üzere her yerde ve sürekli tepki göstereceğimizi bildiriyoruz” diye konuştu.‘EŞOFMANLA MI YÜRÜYELİM?’Bakanlığa yürümesine polis engel olunca bir hekim tepki gösterdi. Hekim, Sağlık Bakanını hatırlatarak şöyle dedi: “Bakanımızın sağlıklı yaşam için eşofmanlarını giyerek yürüyüş yaptığını biliyoruz, galiba eşofmanlarımızı giymedik diye yürütmediler bizi. Bir dahaki eylemimize eşofmanlarla geleceğiz.” Evrensel
Real Madrid Rekor Kırdı
İspanya La Liga lideri Real Madrid, Malaga deplasmanında 2-1’le art arda 16. galibiyetini alıp rekor kırdı.İspanya Ligi’nde Real Madrid, Malaga deplasmanında 2-1 galip geldi.18. dakikada soldan giren Cristiano Ronaldo’nun ortaya çıkarttığı topu Karim Benzema ağlarla buluşturdu.Fransız forvet 6 lig maçında 7 gole ulaşarak Real Madrid’e transfer olduğundan bu yana en iyi serisini yakaladı.83’te Real Madrid farkı ikiye yükseltti. Marcelo’nun uzun gönderdiği topu Cristiano Ronaldo kafayla Bale’a indirdi. Topla ilerleyen Galli futbolcu sert bir şutla farkı ikiye yükseltti.86’da Castillejo’ya sert müdahalede bulunan Real Madrid’li Isco ikinci sarı karttan oyun dışı kaldı.+92’de Boka’nın ortasında Santa Cruz, Malaga’nın tek golünü kaydetti.Bu sezon resmi maçlarda art arda 16. galibiyetini alan Real Madrid, 15 maçlık rekorunu kırmayı başardı.13 maçta 33 puana ulaşan Real Madrid haftayı lider kapatmayı garantiledi.Malaga ise 13 maçta 21 puanda kaldı.Real Madrid 112 yıllık kulüp tarihinde ilk kez 16 maç üst üste kazanarak rekor kırdı.Şampiy10
Reklam
Filmler Sebebiyle Muhtemelen İnandığınız 15 Bilimsel Mit
İnternetin icadından önce insanlar bilimi filmlerden ve kitaplardan öğrenmekteydi. Filmlerin çekici olmak adına yarattıkları mitler ise ne yazık ki günümüzde halen bilimsel gerçeklermiş gibi sanılmaktadır. Burada, bu mitlerden bazılarını derleyip çürüteceğiz. Başlamadan önce uyaralım: günümüzde burada bahsettiğimiz bazı mitleri gerçek kılmaya çabalayan çalışmalar yürütülmekte olabilir. Ancak bunlar, filmlerde gözüktüğü kadar gelişmiş vaziyette değiller veya hiç yoklar. Bu sebeple burada yer alıyorlar. Başlayalım:
Ünal Aysal'dan Basın Toplantısı Kararı
Galatasaray 'da yeni yönetim, yeni hocası ile yeni bir yola girerken, eski başkan Ünal Aysal, hakkındaki iddialar ile ilgili cevep vermeye hazırlanıyor.LigTV'de konuşan Şansal Büyüka, Aysal'ın perşembe günü basın toplantısı düzenleyeceğini kaydetti. Yarsuvat yönetiminin sürekli eleştirilerine maruz kalan eski başkanın, kulübü bıraktığı mali tabloyu 'belgeleri' ile açıklayacağı belirtildi. Öte yandan Büyüka, Aysal'ın, 'Eski yönetimin söyledikleri doğru değil. Denetim mali raporunu açıklayacağım' dediğini ifade etti.Galatasaray'da yeni yönetim, Cesare Prandelli'nin sözleşmesi, oyuncuların aldığı ücretler ve yapılan ödemeler ile ilgili Ünal Aysal'a ağır eleştirilerde bulunurken, yolsuzluk iddiaları da gündeme gelmişti.Sporx
Türkiye'de Benzin Fiyatı Neden Yeterince Düşmüyor?
Benzin fiyatlarındaki son indirim tüketiciyi sevindirdi. Ancak bu indirim petrol fiyatlarındaki düşüşün yanında küçük kalıyor. Bunda, artan vergi oranları, depolanmış akaryakıt ve dolar kuru etkili.Benzin fiyatlarında son indirim Cuma akşam saatlerinde geldi. Kurşunsuz benzinin litre fiyatında 13 kuruşluk indirim yapıldı. Son aylarda petrol fiyatlarındaki düşüşle beraber akaryakıt fiyatlarında yapılan indirim tüketicinin yüzünü güldürdü. Ancak petrol fiyatlarındaki düşüş oranıyla, bu indirimler arasında büyük fark var. Petroldeki düşüş benzine aynı oranda yansımıyor.Haziran 2014’te Brent petrolün varil fiyatı 115 dolara çıktı. Kasım ayı sonu itibariyle ise varil fiyatı 70 dolar seviyelerine indi. Yani petrol fiyatları yüzde 40'a varan bir oranda düşüş gösterdi. Ancak bu süre zarfında tüketicinin aldığı akaryakıt fiyatındaki düşüş yüzde 15'te kaldı. Bunda yüksek fiyattan depolanmış akaryakıt miktarı, devletin zaten yüksek olan vergi oranlarını arttırması ve dolar kurundaki artış etkili.Devletin vergi oranıPetroldeki indirimin benzine yansımamasındaki önemli bir etken, devletin akaryakıta uyguladığı vergi oranlarını artırması.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın açıklamasına göre, devlet 100 TL’lik akaryakıtın ortalama 60 lirasını vergi olarak alıyor. Bu, 95 oktan benzinde 63 liraya kadar çıkıyor.Oysa Temmuz ayından önce bu rakam 58 Türk Lirası'ydı. Yani dünya piyasalarında petrolün varil fiyatı düştüğü sırada, Türkiye akaryakıt vergi oranını arttırarak gelir kalemlerinden birini sabit tutma yoluna gitti.Maliye Bakanlığı verilerine göre, devlet 2014’ün ilk on ayında akaryakıt ve doğalgaz tüketiminden 37.7 milyar TL Özel Tüketim Vergisi elde etti. Bu, geçen yılın ilk on ayıyla neredeyse aynı.Yani devlet, düşen petrol fiyatlarına rağmen vergi oranını yükselterek bu kalemde gelirini sabit tutmaya çalıştı. Zira akaryakıttan alınan vergi, devletin gelirleri içinde ciddi bir kalem teşkil ediyor.Türk halkı, dünyada akaryakıta en yüksek oranda vergi ödeyen ve en yüksek fiyattan akaryakıt tüketenler arasında.Ham petrol ve akaryakıt depolarıPetrolün ne zaman depolandığı, yakıt fiyatlarını belirleyen etkenlerden biri.TÜPRAŞ’ın İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman’da bulunan dört rafinerisi toplam 5,57 milyon metreküp ham ve işlenmiş petrol depolama kapasitesine sahip. Bu depoların ne oranda dolu olduğu ya da hangi fiyat üzerinden alınan petrolün depolandığı bilinmiyor. Bunun dışında TÜPRAŞ kadar olmasa da özel sektörün de depolama kapasitesi mevcut.Petrol Sanayi Derneği’nin verilerine göre, Türkiye’de Ocak - Eylül 2014 aralığında 17,74 milyon metreküp akaryakıt satışı gerçekleşti.Bu rakamlara göre Türkiye’nin birkaç aylık ihtiyacını karşılayacak akaryakıt depolama kapasitesi var. Bu da petrolün yüksek fiyattan depolanma ihtimali durumunda fiyat indirimlerinin, şimdi değil sonraki aylarda tüketiciye yansıması anlamına geliyor.Yani Türkiye yüksek fiyattan depolanan yakıtı kullanıyor. Dolayısıyla indirim şimdilik yansımıyor. Ancak bu durum Haziran ayından bu yana petrol fiyatlarının düştüğü ve depo kapasitesinin sadece üç, dört aylık olduğu göz önüne alındığında, akaryakıt fiyatlarının sabit kalmasında tek başına etkili değil.Dolar kurundaki artışPetrolün varil fiyatının düşmeye başladığı Haziran ayından bu yana ABD Doları, Türk Lirası karşısında yükseldi. Haziran 2014’te 1 dolar yaklaşık 2,10 seviyesindeyken Kasım ayı sonunda bu 2,21 seviyesine çıktı.Dolar kurundaki artış, dolarla alınan petroldeki düşüşün tüketiciye yansımamasında çok az da olsa etken.Tüm bu sebeplerle Brent petrol fiyatı, 2010 yılında dolar bazında bugünkü fiyatla aynıyken, 1 litre benzin 3,8 Türk Lirası'ydı. Bugün ise benzinin litre fiyatı yaklaşık 4,5 Türk Lirası.Al Jazeera Turk, Alper Altuntaş
Albayrak: "Muslera Satılmayacak"
Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, Galatasaray'ın 1-0 kazandığı Gaziantepspor maçı sonrası açıklamalarda bulundu.Abdurrahim Albayrak şu ifadeleri kullandı;Bizi yalnız bırakmayan Duygun Başkanıma ve yönetici arkadaşlara teşekkür ediyorum.Çok ihtiyacımız olan bir galibiyetti. Futbolcuların hepsinin alnından öpüyorum. Maçı kazanmasını bildirdiler.Selçuk İnan sorularına da cevap veren Albayrak,Selçuk'la aramızda kriz olduğu yazılıyor. Yapmayın, Allahı'nızı severseniz. Ben sizi çok seviyorum, yapmayın.Prandelli gitmek istiyordu. Biz arkasında durduk ama baktık ki olmadı, böyle bir şey oldu.Bundan sonra bütün futbolcuların performansı iyi olacak. Göreceksiniz. Bugün gördünüz. İyi olacak.Muslera satılmayacak! Öyle bir şey yok.Maraton
Reklam