onedio
F.Bahçe'den Altın Gibi Galibiyet
THY Euroleague 6. haftasında Fenerbahçe Ülker, deplasmanda Emporio Armani Milano ile karşı karşıya geldi. Turkish Airlines Euroleague C Grubu 6. hafta maçında deplasmanda EA7 Emporio Armani Milan ile karşılaşan Fenerbahçe Ülker, İtalya temsilcisini 80 –- 74 mağlup etti. Sarı-lacivertliler bu sonuçla gruptaki 4. galibiyetini elde etti.1. Çeyrek: 23-21 (EA7 Milan)2. Çeyrek: 23-14 (Fenerbahçe Ülker)3. Çeyrek: 18-12 (Fenerbahçe Ülker)4. Çeyrek: 25-18 (EA7 Milan)DHA
Hamit: "Eleştiriyi Sadece Siz Yapamazsınız"
Galatasaraylı futbolculardan Hamit Altıntop ve Selçuk İnan, Türk Telekom Arena'da düzenlenen 'Sarı Kırmızı Kareler' adlı ödül töreninde açıklamalarda bulundular.Hamit Altınop'un açıklamaları şu şekilde“KAYBETTİĞİMİZ AĞABEYLERİMİZİ DE ANIYORUZ”Tecrübeli futbolcu, “Böyle insanları anmak, bir araya gelmek her zaman anlamlıdır. Değer vermek her zaman güzeldir. Daha çok organizeler olsa da katılsak, yüzümüzü gösterebilsek. Sırf maç öncesi veya maç sonrası değil de böyle de birbirimizi daha iyi tanıyıp, bir şeyler katmamız gerekiyor birbirimize. Ödülü alan arkadaşları tebrik ediyoruz. Tabii ki burada kaybettiğimiz ağabeylerimizi de anıyoruz. Herkese sabır ve güç diliyoruz” diye konuştu.“YANLIŞ HIRS YAPMAMAK LAZIM”“Bizim kültürümüz, bizim dinimiz, bizim insanımız hiçbir yerde yok” diyen Hamit Altıntop, “Tabii ki yanlış hırs yapmamak lazım. Kaybetme korkusu yanlış kullanılıyor. Bu da bizi yanlış şeylere itekliyor. Bazı şeyleri değiştirirsek güzel paylaşımlar olur. Bunu insan düşünmesi gerekir” dedi.“YANLIŞA YANLIŞ DİYEN BİRİYİM BEN”Galatasaraylı futbolcu Hamit Altıntop, “Sırf saha içerisinde olan olaylardan konuşmak istemiyorum. Bugün buraya farklı bir amaç için geldik. Özellikle basının saha içerisindeki hatalarını hiç saymak istemiyorum. Yalan haberlerinizi gazetecilikle bağdaştıramıyorum. Tabii ki hepinize saygım sonsuz ama yanlışa yanlış diyen biriyim ben. Hedefimiz bunu düzeltmek. Eleştiriyi sırf siz yapamazsınız biz de yaparız. Ben bugüne kadar böyle yaptım” şeklinde konuştu.“DEĞERLERİ KORUMAMIZ GEREKİR”Son dönemde tribünde çıkan olayların hatırlatılması üzerine milli futbolcu, “Hepimiz buradan ekmek kazanıyoruz. Bunun değerini bilip bu değerleri korumamız gerekir. Bunları başarmak için benim seni, senin de beni dinlemen gerekir. Herkes kazansın. Allah herkese çok versin. Ülkemizde yanlış hırs ve yanlış değerler var. İyi şeyler yaparsak televizyon izleyen insanlarda bundan olumlu etkilenir. Ben haber izliyorum ve bunları yüzde 90’ı olumsuz haberler. Güzel şeyler nerede? Sırf maddiyat kaygısı düşünmemeliyiz” yorumunu yaptı.“İNANDIĞIM ŞEYLERİ PAYLAŞIYORUM”“Ben hiçbir zaman taraftara oynamadım” diyen tecrübeli futbolcu, “Hiçbir zaman insanları manipule etmeye çalışmadım. Ben inandığım şeyleri paylaşıyorum. İfade edemediğim şeyler var ama bende bunları halletmeye çalışıyorum. Sonuçta hedef ileriye adım atmak. Birbirimize bir şey katmak” dedi.Selçuk İnan ise takım olarak aldıkları fotoğrafı stadın en önemli yerine asacaklarını söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti'Bu anlamlı geceyi organize eden herkese burada teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten çok güzel bir gece. Sizin çekmiş olduğunuz fotoğrafları burada bizlerle paylaşmanız, göstermeniz, ödül almanız güzel bir şey. Ama en önemlisi bu gecenin asıl anlamı hayatını kaybetmiş olan sizin meslektaşlarınızın, bizim abilerimizin ailelerine maddi manevi destek olunması. Bu konuda çok önemli bir iş başardınız. Biz de size destek olmaya çalıştık. Aldığımız fotoğrafı statta en önemli yere asacağız' dedi.Maraton
Yarsuvat: "Benim Ne Alakam Var Aziz Yıldırım İle"
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, TT Arena'da düzenlenen 'Sarı Kırmızı Kareler' adlı ödül töreninde açıklamalarda bulundu.Başkan Yarsuvat, “Galatasaray’da taşlar yerine oturdu. Hiç derdiniz olmasın. Bütün maçlar zordur. Trabzonspor ile oynayacağımız maçta zor. Baksana Balıkesirspor’a da yenildik biz. Hiç kimseye kolay maç yok” diye konuştu.'AZİZ BEY'E SORUN'Aziz Yıldırım’a verilen ceza ile ilgili gelen bir soru üzerine başkan Duygun Yarsuvat, “Onu Aziz Yıldırım Bey’e sorun. Benim ne alakam var Aziz Yıldırım ile. Ben Duygun Yarsuvat’ım” açıklamasında bulundu.'FATURALARI İADE EDİYORUZ'Hafta sonu Kazakistan ile oynanan milli maç sonrasında çıkan olayların faturasının Galatasaray’a çıkamayacağını da dile getiren sarı-kırmızılı kulübün başkanı, “Galatasaray’a hiçbir fatura kesilmedi. Hiçbir borcumuz yok. Onun için faturaları da iade ediyoruz” yorumunu yaptı.Bir basın mensubunun, futbolcuların ödemelerinde bir sıkıntı olup olmadığı sorması üzerine başkan Yarsuvat, “Öyle bir sıkıntı yok. Akıl neyi gerektiriyorsa o yapılacak. Bunun dışında bir şey yok. Taraftarlarımızı da çok seviyoruz” dedi.BAŞKAN'DAN İNCİLER...Başkan Duygun Yarvusat, zaman zaman basın mensuplarına da takılarak, 'Beni şimdi değil, 15 yıl önce çekmeliydiniz' diyerek esprilerini sürdürdü.Maraton
Kılıç: "İş Çığırından Çıkmış Durumda"
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç , Türkiye-Kazakistan milli maçında yaşananlarla ilgili incelemelerin sürdüğünü kaydetti.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye-Kazakistan milli maçında yaşananlarla ilgili incelemenin devam ettiği belirtilerek, Kılıç'ın, 'Ben herhangi bir yönlendirici, bağlayıcı bir şey kullanmak istemiyorum. Çok parçalı bir süreç. Resmin tamamını görmeden önce yorum yapmamak lazım' ifadesine yer verdi.Futbolda, şiddet ve küfür olaylarının tetiklenmemesi için yöneticilerin de üslubuna dikkat etmesi gerektiğinin altını çizen Bakan Kılıç, 'Gerçek taraftarlara: Aranıza sızanları ayıklayın' ifadesini kullandı.Brüksel’de bulunan Bakan Çağatay Kılıç, temasları öncesinde gazetecilerle sohbet toplantısı yaptı. Türkiye'nin 3-1 kazandığı maçla ilgili olarak farklı farklı olayların bulunduğunu anlatan Kılıç, şöyle devam etti:'Bunları farklı anlamda değerlendirmek lazım. Evet hepsi bir resmin parçası ama o resmin oluşturulması için farklı yaşanan süreçler var. Volkan'ın maçtan önce yaşadığı bir süreç var. O sürecin içerisinde yine iki taraflı unsurlar var. Bunlardan birisi küfür konusu ve bunun zaten doğru olmadığını hepimiz söylüyoruz ama bir anlamda da Volkan'ın oradaki tepkisinin ne derece doğru, ne derece yanlış olduğu konusu üzerinde şu anda bir tartışma var. Tabii resme kimsenin alanına girmeden dikkatli bir şekilde bakmamız gerekiyor çünkü olayı doğrudan yaşayanların ve içinde olanların da değerlendirmeleri olacak ve kararları onlar verecekler. Şu anda herhangi bir yönlendirme anlamında ya da farklı bir yöne çekilebilecek bir söz kullanmak istemiyorum. Onun için süreci bekleyeceğim.''Bilgiler toplandıktan sonra resim ortaya çıkacak'Kılıç, bazı kişilerin bulunmaması gereken yerlerde olması ve bundan dolayı yaşanan sıkıntıların ortaya çıktığını ifade ederek, 'Maçtan ayrılan Volkan'ın sonra tekrardan geri gelmesi, Emre'nin gelmesi, giriş çıkış esnasında ve ayrılışında yaşananlar. Güvenlik görevlilerinin oraya gelip, gitmesi. Olmaması gereken kişilerin farklı alanlarda olması. Bunların hepsi farklı farklı konular. Orada yaşandı ama hepsi farklı açılardan incelenmesi gereken şeyler. Ben de maçtan bir gün sonra iki müfettişi görevlendirdim. Şu anda o müfettişlerimizin incelemeleri devam ettiği için ben herhangi bir yönlendirici, bağlayıcı bir şey kullanmak istemiyorum. Tabii ki bana gelen bilgilerin yanı sıra, emniyetten aldığım bilgiler ve federasyondan aldığım bilgiler var. Ben de maçtaydım zaten. Bu bilgilerin hepsi toparlandıktan sonra tam bir resim ortaya çıkacaktır' diye konuştu.Uluslararası toplantılarda dahi herkesin istediği yere giremediğini hatırlatan Kılıç, 'Dediğim gibi içerisinde farklı farklı değerlendirilmesi gereken unsurlar var. Bundan da kastım bir bölgede olmaması gereken insanlar orada nasıl bulunuyor, bakacağız. Yıllardır içerisinde bulunduğumuz siyasette, yaptığımız ziyaretlerde, uluslararası temaslarda bariz olan bir şey vardır ki herkes her yere giremez. Yani uluslararası zirvelerde ve büyük toplantılarda belli sayıdaki kişiler belli yerlerdedir. Herkes her yerde bulunamaz' ifadesini kullandı.Kılıç, televizyon görüntülerinde çok kontrolsüz bir ortamın bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:'Bulunmaması gereken yerlerde nasıl bulundu? Neden o hareketler yapıldı, o hareketler nasıl yapıldı? Gördüğünüz görüntülerde altyapılı bir süreç olduğu için herhangi bir şekilde yönlendirme yapmak istemiyorum ama televizyonlara yansıyan çekimlerde çok kontrolsüz bir ortamdan bahsediyoruz. Benim gördüğüm oydu. Kimin nerede olması gerektiği, kimin nereden gelmesi gerektiği, nerden çıkacağı, bunlar normalde belli. Stada giriş izinleri var, girebileceğiniz noktalar, kapılar var. Bunlar olması gereken şeyler.'Spor ve Gençlik Bakanı Kılıç, 'Bizim artık şunu tartışmamamız lazım: Şiddetin 'aması, pardonu' yoktur. Ben bunu daha önce de söyledim, şimdi de söylüyorum ve söylemekten de hiçbir zaman geri durmayacağım. Kimin ne dediği, nasıl dediği, şiddetin sebebi ya da hafifletici sebebi olamaz. Hangi takımı tutuyor olursanız olun, hangi sporu yapıyor olursanız olun, yaşananları hangimiz kabul edebiliriz ki. Bırakın sporu, hayatın içinde uyulması gereken kurallar vardır ve siz bunlar dışında hareket edemezsiniz. Sporu bunun dışında değerlendirmek ne denli doğru bilmiyorum. Avrupa’da yaşanan bazı olaylar oluyor ve kurumlar ellerindeki yetkileri kullanarak hareket ediyorlar ama bizde yetkilerini kullanmayanlar var' ifadesine yer verdi.'Artık bir şey yapma zamanı geldi gibi, iş çığırından çıkmış durumda' diyen Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:'Milli futbolcu sahayı terk ediyor, biri bir şey yapacaktı belki de bunu bekliyorduk. Benim açıklamalarımı da geçmişe doğru değerlendirerek zihinlerimizi tazeleyip bakarsak ben çok öncesinde şunu söylemiştim: Yöneticilerin sporcularına yapmış oldukları açıklamalar her şeyi etkiliyor. Taraftarlar, taraftar olmayanları aralarından ayıklasınlar, müsamaha göstermesinler. Soma kazasından sonra oynanan Manisa’daki Süper Kupa maçında yine ağza alınmayacak küfürler edildi, muşta atıldı sahaya. Bu hareketlerin sporla yöneticilikle taraftarlıkla ne alakası var. Şeref tribününde yaşananlar var. İnsanların şöyle bir bakıp etrafına 'dur' demesi lazım. Geçenlerde federasyonun ve kulüpler birliğinin ziyaretinde bir aile ortamı vardı ve herkes fikir birliği yapmış bir şekilde sorunları dile getiriyor ve hepsi bunlara artık dur dememiz lazım diyor.''Yöneticiler üslup ve kelimelerine dikkat edecek'Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, TRT'de canlı yayındayken, 'Ben stada gittiğimde küfür etmeyeceksem eğer sinemaya giderim' tweetini gördüğünü hatırlatarak, 'Kusura bakmayın herkes kendine şöyle bir bakacak. Yüksek bir tansiyon var, yüksek mücadele gerektiren bir ortamdır ama tribünler bundan etkileniyor. Biz bu kadar olayın ortasında dikkatli bir şekilde incelememizi yapıp, neyin ne olduğunu anlamaya çalışırken, herkes bir yandan açıklama yapıyor. Tweet atan yöneticiler, üslup ve kelimelerine dikkat edecek' dedi.Elektronik bilet konusuKılıç, 'Bizim sahalarımızda ve statlarımızda yaşadığımız olayların çok azının yaşandığı başka ülkeler hemen devreye girip önlemini alıyorlar. Teknik eksiklikler olabilir, eksiklikler olabilir. Futbol Federasyonu'nun ihaleyi kazanan şirket ile çalışmaları, ihaleden doğan yükümlülükler, kulüplerin yapması gerekenler var. Herkes genel anlamda bir çalışma ortaya koyduğu zaman sorunların aşılacağını düşünüyoruz. Mahkeme süreci o ayrı bir şey, o yargı sürecidir. Ona benim bir şey söylemek gibi bir durumum olmaz. Tüketici mahkemesi görüşülmesine yönelik bir karar vermiş, bekleyeceğiz' diye konuştu.Kendilerinin icra makamı olduğunu hatırlatan Kılıç, 'Biz yaptığımız açıklamalarla uyarılarımızı dile getiriyoruz. Dolayısıyla herkes sorumluluklarının bilincinde hareket etmesi gerekiyor' dedi.Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, devşirme konusunda Türk futboluna, Türk sporuna fayda ve katkı sağlayacağını düşünülüyorsa engel olunmaması gerektiğini söyledi.Çalıştay raporunu henüz tam anlamıyla okumadığını dile getiren Kılıç, 'Raporu bir inceleyelim, zihnimizde olan şeyler var. Dünyayla ilgili düşünceler de var. Örneğin Almanya ziyaretimde futbolu yönetenlerle bir araya geleceğim ve ne yaptıklarını göreceğim. Diğer branşlarla da genel anlamda aynı. Yakın zamanda neler yapılır, bunu değerlendireceğiz. Başarılı bulduğum da var, beklentimin altında kalan, beklediğim gibi olan da var. Kaynakları verimli kullanmada ciddi bir eksiğimiz olduğu kesin' şeklinde konuştu.Bakanlık olarak maddi desteğin karşılığını alamadıklarını anlatan Bakan Kılıç, 'Demek ki bir yerde eksiğimiz var çünkü şu anda ülkemiz kadar spora maddi kaynak aktaran ve ayıran başka bir ülke yok' ifadesini kullandı.Bazı eksikliklerin bulunduğunu belirten Kılıç, şunları söyledi:'Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın da tespitleri var. Bizim emek ve kaynaklarımız var. Karşılığında olması gerekenler var ama bizim verdiğimiz destek karşılığında 'şu derecede bir başarı elde etmelisiniz' diyemeyiz. Sporcu kardeşlerimiz elinden geleni yapıyorlar ama biz onlara yeterli imkanı sağlıyoruz ama imkanların kullanılmasını doğru bir şekilde yönetilmesinde sıkıntı var ve bunu çözmemiz lazım. Potansiyel var, yetenek de var. Gel gör ki istediğimiz noktaya gelemiyoruz. Neden gelmeyelim?'Sohbet sırasında gençlerle ilgili tespitlerini de dile getiren Kılıç, 'Gençlerin toplumsal olaylarda maalesef ki olumsuz anlamda kullanıldığını söylüyoruz. Gençlerin birleşmeleri birçok şeyin panzehiri olacaktır. Şu anda faal 182 gençlik merkezimiz var ve bunların sayısını hızla arttıracağız. 'Gençliğimiz geleceğimizdir' diyoruz, o zaman onlara da fırsat vermemiz gerekiyor. Ben bakan olarak bu etkinliklere gittiğim için medyada yer alıyor ama ben gitmesem dahi medyada görünürlüğü olmalı çünkü çocuklarımız çaba sarf ediyor' dedi.Belçika’daki vatandaşların çocukları ve gençleriyle ilgili değerlendirme yaptıklarını dile getiren Kılıç, 'Zamanında bizim de yaşadığımız ve birinci elden tecrübeli olduğumuz bir konu. Hem Avrupa Birliği ile alakalı olan süreçler içerisinde, hem de Avrupa Birliği ile ilgili kendi içlerinde bazı konularla ilgili fikir alışverişinde bulunacağız. Bizim de onlara katacağımız şeyler olduğunu düşünüyorum' diye konuştu.Sporx
'Her Gün Yeni Bir Fikir Çözüm Sürecine Katkı Sağlamaz'
Başbakan Davutoğlu, 'Çözüm sürecinin daha ileri aşamalara gelmesi için herkesin yapacağı, herkesin birtakım atacağı adımlar var' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık Sarayı'nda Türkmen milletvekilleriyle görüşmesinin ardından Irak İnsan Hakları Bakanı Muhammet Beyati, Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi ve Türkmen milletvekilleri ile basın toplantısı düzenledi.Davutoğlu, Irak ziyareti kapsamında yaptığı görüşmeler içinde en en anlamlı görüşmelerden birisinin Türkmen milletvekilleri ile yaptığı görüşme olduğunu belirterek şunları söyledi:'Türkiye ile Irak arasındaki dostluk, çok köklü arka plana, temellere sahiptir. Bu dostluğun köklerinden birisi de Irka'taki Türkmen mevcududur. Türkmenlerin Irak toplumu içinde edindikleri yer, tarihi olarak burada oynadıkları rol, Türkiye ile Irak arasındaki önemli bağlardan birini oluşturmuştur. Bütün Iraklılar, bizim akrabamızdır, Araplar, Kürtler, Türkmenler, Sünniler, Şiiler, bizim akrabamızdır. Ancak dil bağımız, tarihi irtibatlarımız dolayısıyla ve tabii Türkmenlerin Irak siyasetinde öncelikli rol oynaması, hep Türkiye'nin öncelikleri arasında yer aldı.'Ne zaman Irak'a gitse Türkmen milletvekilleri ile bir araya geldiğini, Türkiye geldiklerinde de ağırladıklarını anlatan Davutoğlu, 'Onların sıkıntılarını her zaman Irak hükümeti nezdinde takip ettik' dedi.'Ne talep gelirse bütün talepleri karşılanacaktır'Son olaylarda Türkmen nüfusunun çok acılar yaşadığını aktaran Davutoğlu, 'Özellikle IŞİD saldırılarından, coğrafi sınırları sonucu olarak en fazla etkilenen topluluklardan biri Türkmenler oldu' ifadesini kullandı.Telafer'de büyük acıların yaşandığına işaret eden Davutoğlu, şöyle devam etti:'Dışişleri bakanıyken Telaferli Sünni ve Şii kökenli Türkmen kardeşlerimizi bir araya getirip barış ve uzlaşma alanındaki çalışmalarda beraber olmuştuk ama maalesef son olaylarda Şii Türkmenlerin Telafer'i terk etmeleri, terk etmek zorunda bırakılmaları, büyük yaralar oluşturdu. Türkiye olarak süratle alana intikal ederek onlar için kamplar kurma ve onların güvenliğini temin etme için elimizden geleni yapmaya çalıştık.'Davutoğlu, Türkmenlerin sancılı günlerinde ihtiyaçlarını tespit ettiklerini ve her şeyden önce insani olarak tüm Iraklı kesimlere yaptıkları gibi Türkmenlere de ellerinden gelen yardımı sürdüreceklerini kaydetti.İnsani yardım konusunda bundan sonra birlikte atılacak adımları görüşmelerde konuştuklarını bildiren Davutoğlu, 'Ne talep gelirse bütün talepleri karşılanacaktır' dedi.Davutoğlu, 'mezhep ayrımı yapmaksızın insani taleplerin hepsini karşılamanın Türkiye'nin boynunun borcu olduğunu' belirterek, şu ana kadar yaklaşık 600 tıra yakın insani yardım malzemesinin Türkmenler'e ulaştırıldığını ifade etti. Bunun sadece son iki üç ay içinde yapılan yardım olduğunu hatırlatan Davutoğlu, 60 milyon dolar katkı sağlanmaya çalışıldığını, hastane, okul yapımı gibi ne talep edilirse de yapılmaya çalışılacağını dile getirdi.Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'İkinci önemli husus: Türkmenlerin bulundukları şehirleri, kasabaları, bölgeleri terk etmemeleri. Bu IŞİD belasından kurtulduktan sonra inşallah Türkmenler, asırlarca yaşadıkları topraklara, köylere, kasabalara, şehirlere geri dönmeliler.'Son olarak Emirli'deki olaylardan sonra buraya da ciddi bir insani kampanya başlatmak gerektiğine karar verdiklerini ifade eden Davutoğlu, 'Gerekirse orada bir kamp kurma konusunda elimizden geleni yapmaya karar verdik' diye konuştu.Davutoğlu, Türkmen kimliğinin korunmasının Irak'taki tüm kimliklerin korunması gibi önemli olduğunun altını çizerek, vekillerin 'farklı siyasi gruplara mensup olmakla birlikte, konu Türkmen meselesi olduğunda, Kerkük meselesi olduğunda Irak Parlamentosunda birlikte hareket etmeleri' konusunda kendilerine teşekkür ettiğini söyledi.'Kerkük, Türkmenlerin, Arapların, Kürtlerin, bütün hepsinin ortak şehri olarak, güzel bir örnek olarak yaşatılmalıdır. Bu bizim Irak politikamızın esaslarındandır' diyen Davutoğlu, yakın zamanda bazı vekillerin şehit edilen yakınları olduğunu hatırlattı ve başsağlığı diledi.Başbakan Davutoğlu, 'Gördüğünüz şu tabloda bile ne kadar şehidimizin yakını var, onların hepsini rahmetle anıyoruz. Bütün Türkmen davası için, bütün şehadet şerbeti içmiş kardeşlerimize bir kez daha rahmet diliyoruz' dedi.Sağ tarafında İnsan Hakları Bakanının sol tarafında da İnsan Hakları Komisyonu Başkanı'nın bulunduğuna dikkati çeken Davutoğlu, 'Yani Irak'taki insan hakları konusu Türkmenlere emanet. İnşallah bir daha Irak'ta kardeş kanı dökülmeyecek şekilde kalıcı barış sağlanır. Allah'tan tekrar şehitlerimize rahmet diliyoruz. Türkmen kardeşlerimizin acılarının dinmesi için elimizden gelen çabayı göstermeyi bir kere daha taahhüt ediyoruz' değerlendirmesinde bulundu.'Her gün yeni bir fikir çözüm sürecine katkı sağlamaz'Davutoğlu, bir gazetecinin 'Adalet Bakanı HDP Grup Başkanvekilleriyle görüştü ve sonrasında hasta tutuklularla ilgili bir düzenleme yapılabileceğine dair bir açıklama geldi HDP heyetinden böyle bir çalışma var mı? Çözüm süreciyle ilgili Selahattin Demirtaş’ın açıklamaları var: 30 kişilik bir komisyon kurulabilir, izleme süreciyle ilgili bu komisyonun yarısı hükümetin belirleyeceği isimler yarısının da HDP tarafından belirlenecek isimlerden oluşması yönünde. Böyle bir çalışma var mı' sorusunu şöyle yanıtladı:'Adalet Bakanımızın görüşmesiyle ilgili tabii kendisinden bilgi alacağım. İnsani gerekçeler söz konusu olduğunda her zaman biz bu konuları dikkate almışızdır. Çözüm sürecinin daha ileri aşamalara gelmesi için herkesin yapacağı, herkesin birtakım atacağı adımlar var. Ancak diğer, Sayın Demirtaş'ın açıklamasıyla ilgili olarak mutabık kalınmayan hususların kamuoyuyla paylaşılması doğru şeyler değil. Her gün yeni bir fikir ortaya atılması Çözüm Süreci'ne katkı sağlamaz. Önemli olan şu ana kadar verilen sözlerin yerine getirilmesi. Ne adım atılacağı, ne olacağı konusunda da zaten hükümetimizin çok kararlı bir tutumu var. Buna özen gösterilmesi lazım.Açıklamalar, çözüm sürecine destek olacak nitelikte olmalı. Yoksa daha yeterince istişare edilmemiş hususlarda konuşulmamış hususlarda, erkenden yapılan açıklamalar zannedildiği gibi olumlu bir tesir yapmaz. Çok dikkatli bir şekilde bu süreci yürütmemiz lazım. Geçmişte yapılan hataların da tekrar yapılmaması lazım. Biz gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Ne zaman hangi adımın atılacağını da tabii bu görüşmeler neticelendikten sonra karar vereceğiz.'AA
Kılıçdaroğlu: 'MİT'in İçinde Bir Grup CHP'ye Operasyon Yapıyor'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, partiyi karıştırmak için MİT'in dışında bir ekip kurulduğunu ve bu ekibi de yine MİT'ten bir ismin koordine ettiğini söyledi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MİT'in partiyi karıştırmak için özel bir grup oluşturulduğunu iddia etti. Kılıçdaroğlu, MİT'ten de bir ismin bu gruba liderlik yaptığını söylerken, partilileri uyardı bu tuzağa düşülmemesini istedi. Doğan TV Ankara Temsilcisi Hande Fırat, Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklamaları Kanal D Haber'de anlattı.  Kılıçdaroğlu, 'AKP'nin derin devleti ve MİT içinde bir grup CHP'yi karıştırmak için operasyon yapmaya çalışıyor. Hiç bir CHP'linin bu tuzağa düşmemesi lazım. Başta kendini ulusalcı olarak tanımlayan arkadaşlar' dedi. 'AK PARTİ'NİN DERİN DEVLETİ' Kılıçdaroğlu AKP'nin derin devleti ve MİT içinde bir grup tarafından verilen talimatları da bildiğini de ima etti. Kılıçdaroğlu, talimatlardan biri de şu dedi: 'CHP, Kürtlerin ve alevilerin partisi olarak gösterilmeye çalışılıcak. Amaç bu algıyı yerleştirmek.' PARTİLİLERİ UYARDI CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP'lilere tuzağa düşülmemeli uyarısında bulundu.CNNTürk
Reklam
Hakan Şükür'den O Babaya Yardım Eli
Ermenek'te yaşamını yitiren Tezcan Gökçe'nin yırtık ayakkabıları ile yürek burkan babasına Hakan Şükür yardım eli uzattı.Ermenek’teki maden ocağında cansız bedenlerine ulaşılan işçilerden Tezcan Gökçe’nin cenaze töreninde yırtık ayakkabılarla katılan babası Recep Gökçe, Türkiye’yi hüzne boğmuştu.Hakan Şükür, Recep Gökçe ile irtibat kurduğunu ve yardım eli uzattığını twitterdan duyurdu.
Volkan Demirel Krizinin Perde Arkası
Olaylı Türkiye-Kazakistan maçının oynandığı akşam müthiş bir telefon trafiği yaşandığı ortaya çıktı.Kazakistan maçında küfür nedeniyle Volkan Demirel'in oynanaması, stadtan ayrılması, geri dönmesi ve maç sonunda korumaların gazetecilere saldırmasının tartışmaları devam ediyor.Radyospor'da yayınlanan Kriminal Spor'da olaylara ilişkin Emniyet'in yaptığı çalışmanın raporları paylaşıldı.İşte öne çıkan ayrıntılar:1- Kamera kayıtlarına göre Volkan'a küfür eden 15 kişi aranıyor. 1 kişi hakkında işlem yapıldı.2- Volkan Demirel Arena'dan ayrılınca TFF Başkan Yardımcısı Servet Yardımcı, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı aradı. Volkan'a ulaşamadıklarını Yıldırım'a ileten yardımcı ceza gelebileceğini ifade etti. Bunun üzerine Aziz Yıldırım'ın talimatıyla Fenerbahçe İdari Menajeri Hasan Çetinkaya, Emre ile birlikte Volkan'ı Arena'ya geri götürdü.3- Fenerbahçe İdari Menajeri Hasan Çetinkaya, Emniyet ifadesinde korumaların stada nasıl girdiğini bilmediğini söyledi.4- Hasan Çetinkaya hakkında yaşanan olaylar nedeniyle 1 yıl seyrden men yasağı verildi.5- Volkan Demirel ve korumalar, polis ifadesinde gazetecilerle yaşanan olaylar için; 'bize küfrettiler ve olaylar öyle başladı' dedi.6- Emniyet iddia edildiği gibi Volkan Demirel'i stad dışında 500 ultrAslan Grubu üyesinin beklediği bilgisini yalanladı.İnternet Haber
Reklam
Sıradışı Bir Ofis Komedisi: 'BLAM!'
Çalışma hayatının sıradanlığında boğulan dört memurun, sınırsız hayal güçleriyle bambaşka bir dünyaya dönüştürdükleri ofislerinde geçen, komedi ve aksiyonu akrobasi ve sözsüz tiyatro ile birleştiren BLAM!, 29 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez Zorlu sahnesine konuk olacak.Sıradan bir ofis, olağanüstü bir dünyaya dönüşürseDört dahiyane memur, sabahtan akşama kadar süren dayanılmaz sıkıcı mesai saatlerinden bir kaçış yolu ararken gündelik hayatın sil baştan oluşturulduğu, hayal ürünü bir oyun yaratır. Bu ilginç fikirden doğan kahkaha ve enerji dolu BLAM!'de sıradan bir işyeri, çalışanların sevdikleri filmlerden sahneler canlandırdıkları, uzaylılar, süper kahramanlar ve beyaz perdenin klasikleşmiş kötü adamlarının işgal ettiği bir dünyaya dönüşüyor. Kalemler, defterler, not kağıtları havada uçuşuyor, BLAM! ile izleyicileri, adrenalinin doruğa çıktığı, heyecan ve kahkaha dolu bir performans bekliyor.
Beşiktaş'tan 'Malvarlığı' Açıklaması
Beşiktaş yönetimi, kulübün tüm malvarlığını kaybedebileceği yönündeki haberleri yalanladı.  Beşiktaş yönetimi, Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz'in 'vakıf kurulursa Beşiktaş tüm malvarlığını kaybedebilir' şeklinde kongre üyelerine mektup gönderdiği ve ilk tüzük tadil kongresinde vakıf ve üniversite kurma yetkilerinin kaldırılması gerektiğine ilişkin habere yazılı bir açıklama ile cevap verdi.Kulüp tarafından yapılan yazılı açıklama şu şekilde:'Hürriyet gazetesinde yer alan haberin, bir yıkım ve korku havasında yansıtılması bizleri üzmüştür. Gazete ile herhangi bir görüşme yapmayan Divan Kurulu Başkanımız Yalçın Karadeniz'in bilgisi dışında yapılan haberdeki bilgiler de abartılıdır.Kulübümüzün 2013 Yılı Olağan İdari ve Mali Genel Kurulu gündeminin 10. Maddesi gereğince yapılan oylamada, oylamaya katılan üyelerin OYBİRLİĞİ ile 'BJK-Kabataşlılar Üniversitesi kurulması ve bu konuyla ilgili olarak Vakıf kurulması 'yönünde Yönetim Kurulu'na yetki verilmiştir.Toplantıya katılan Genel Kurulu üyelerinin OYBİRLİĞİ ile verdiği yetkiye istinaden, Kabataş Erkek Lisesi Vakfı ve Kabataş Erkek Lisesi Derneği ile yapılan temaslar sonucunda, ortak bir vakıf kurulması ve kurulacak olan bu vakıf bünyesinde de Beşiktaş JK - Kabataş Erkek Lisesi Üniversitesi kurma fikri doğmuş, ancak Derneğimize ait herhangi bir nakdi veya gayri nakdi bir karşılık sunulması gibi bir taahhütte bulunulmamıştır.Kaldı ki Tüzüğümüzün 28. maddesinin p bendi gereğince 'Dernek taşınmazlarının kurulan vakfa devredilmesi hususunda genel kuruldan yeniden yetki alınması gerektiği' açıktır.Yukarıda belirtilen açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; ortada verilmiş herhangi bir taahhüt bulunmadığı gibi, yeni bir genel kurul kararı bulunmadan nakdi veya gayri nakdi bir taahhütte bulunulamayacağı da aşikardır.Yönetim Kurulumuz'un Beşiktaşımız'ın geleceğine yönelik alacağı kararlarda çok titiz davrandığını ve olumlu-olumsuz her türlü durumu dikkatle gözden geçirdiğinin bilinmesini istiyoruz. 'Sporx
Real Madrid'in 'Uzay Çağı' Stadı
İspanya, Real Madrid'in yeni stadının ismini tartışıyor.Real Madrid Başkanı Florentino Perez'in Cepsa Santiago Bernabeu veya IPIC Bernabeu olabileceğini ifade ettiği stadın adı taraftarlar tarafından beğenilmedi.Ancak stadın proje görüntüsü ise göz kamaştırıyor.
Reklam
'5 Mahkûm Öcalan'a Sekreterya Görevi Yapacak'
HDP heyeti ile görüşen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, cezaevindeki hasta tutuklu ve hükümlülere yönelik olarak çalışma yaptıklarını söylediAdalet Bakanı Bekir Bozdağ , İmralı heyetinde yer alan HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken ve Pervin Buldan ile görüştü. Bozdağ görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, hasta mahkûmlarla ilgili bakanlık olarak çalışma yaptıklarını söyledi.Bozdağ, TBMM'de HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken ile yaptığı 1 saat 15 dakikalık görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.Plan ve Bütçe Komisyonu'ndaki konuşmasında hasta mahkumlarla ilgili yasal düzenleme hazırlığı içinde oldukları yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Bozdağ, şunları söyledi: 'Cezaevindeki tutuklu ve hükümlüler arasında kendi başına hayatını idame ettiremeyecek derecede hasta olanlar toplum güvenliği bakımından somut bir tehlike oluşturmuyorlarsa cezalarının infazı ertelenmekte, tutukluysalar tahliye olmaktalar. Bunlarla ilgili bazı uygulamada sıkıntılar var. Daha önce biz bu sıkıntıları ortadan kaldırmak için somut tehlike kriterini getirdik. Ancak sıkıntılar devam ediyor. Bunun çözümüne ilişkin de bakanlık olarak bizim hazırlığımız var. Hazırlığımız bittiği zaman kamuoyuyla paylaşacağız.'Konuyu insani bir mesele olarak gördüklerini vurgulayan Bozdağ, cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin kendilerine, ailelerinin emaneti olduğunun söyledi.Onların sağlıklarıyla ilgili her türlü tedbiri almanın kendilerinin vazifesi olduğunu belirten Bozdağ, 'Bu çerçevede yaptığımız hazırlık bitince kamuoyuyla paylaşacağız. Bugün grup başkanvekillerinin bu konuyla ilgili de yaşanan sorunları dile getiren değerlendirmeleri oldu. Zaten bizim bu konuda bir çalışmamız vardı, ben de kendileriyle onu paylaştım' diye konuştu.Bozdağ, bu kapsama giren hasta tutuklu ve hükümlü sayısını şu aşamada net olarak verebilmenin mümkün olmadığını ifade ederek, bunun sağlık raporlarının ortaya konması sonucunda belirleneceğini aktardı.Bakan Bozdağ, şöyle devam etti: 'Cezaevinde hayatını tek başına idame ettiremeyeceği sağlık raporu ile tespit edilmiş kişiler, toplum güvenliği bakımından somut bir tehlike oluşturmuyorlarsa onların cezalarının infazının 6 ay süre ile ertelenmesi söz konusu. Her 6 ayda da bir yeniden gözden geçiriliyor. Eğer hastalık devam ediyorsa erteleme yapılabiliyor. İyileşme olduysa ertelemeye son veriliyor, tutukluysa tahliye oluyor. Uygulama bu.'HDP heyeti ile gerçekleştirilen görüşmede İmralı'la ziyaretin gündeme gelip gelmediği, bir planlamanın olup olmadığı sorusuna ise Bozdağ, 'Bu konuda da taleplerini ilettiler' karşılığını verdi.HDP’li Pervin Buldan ise görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sayın Bakan adaya (İmralı Adası’na) gidişle ilgili bir engelin olmadığını söyledi. En kısa zamanda gidiş ile ilgili bir tarih verilecek.İmralı’da kalan mahkumların değişmesi konusunda bir engelin olmadığı söylendi. Hasta mahkumların tahliyesi için kanun çıkacak.Öcalan’a 5 mahkûm sekreterya görevi yapacak. Çözüm kurulu yetkilileri ile görüşmeler devam edecek.Hatip Dicle ve Ceylan Bağrıyanık ’ın isimlerini iletmiştik. İmralı heyetine dahil edilip edilmeyeceğini ilişkin bir bilgi verilmedi.T24
Phelps'in Sevgilisi Erkek Çıktı
ABD'li yüzücü Michael Phelps'in sevgilisi Lianne Chandler, cinsiyeti hakkında herkesi şaşırtan bir açıklama yaptı.Kişisel Facebook sayfasında konuyla ilgili bir açıklama yapan Chandler, erkek bedeninde doğduğunu ve 20'li yaşlarında geçirdiği bir operasyon ile cinsiyet değiştirdiğini açkladı.Genç yaşlardan itibaren testosteron engelleyici ilaçlar alan ve sonra cinsiyet değiştirmek için bir operasyon geçiren Chandler, itirafından sonra Phelps'in kendisinden ayrılmasından korktuğunu açıkladı.Çift cinsiyetli olarak doğduğunun altını çizn 41 yaşındaki Chandler, kağıt üzerinde erkek olarak doğduğunu ama hiçbir zaman bir erkek olarak yaşamadığını belirtti.Bir süredir rehabilitasyon merkezinde olan 29 yaşındaki ABD'li yüzücü Michael Phelps, Chandler'ın itirafı hakkında henüz bir yorumda bulunmadı.Sabah
Deniz Gezmiş'in Annesi Hayatını Kaybetti
Deniz Gezmiş'in annesi Mukaddes Gezmiş İstanbul'da yaşamını yitirdi. 98 yaşındaki Mukaddes Gezmiş Temmuz ayında hastaneye kaldırılmıştı. Deniz Gezmiş'in ağabeyi Bora Gezmiş, facebook hesabında, 'annemin eli elimde' yazarak aşağıdaki fotoğrafı paylaşmıştı:1954 yılında Sivas Yıldızeli'nde çekilmiş bir fotoğraf. Cemil Gezmiş ve Mukaddes Hanım öğretmen. 3 çocuk: Bora, Hamdi ve Deniz GezmişCumhuriyet
Reklam
TSK İçin Afrika Tezkeresi Meclis'ten Geçti
TSK'nın, AB'nin Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali'deki harekat ve misyonları kapsamında yurt dışına gönderilmesine 1 yıl süreyle izin veren tezkere TBMM'de kabul edildi.Türk Silahlı Kuvvetleri'nin; AB'nin, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali'de icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında yurt dışına gönderilmesi için 1 yıl süreyle izin verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.'Türkiye barışı destekleme harekat ve misyonlarına katılmaktadır'Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Meclis Genel Kurulu'nda, TSK'nın; AB'nin, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali'de icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında yurt dışına gönderilmesi için 1 yıl süreyle izin verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi üzerinde Hükümet adına konuştu.BM'nin kurucu üyelerinden biri ve NATO başta olmak üzere bir çok Avrupa kuruluşlarının üyesi, AB'ye tam üyelik için müzakere sürecinde bulunan aday ülke olarak Türkiye'nin, güvenlik politikasının temellerini işbirliği ve ortaklık üzerine inşa ettiğini söyleyen Arınç, şunları kaydetti:'Türkiye'nin bir yandan uluslararası barış ve istikranın korunması için, ülkelerin toprak bütünlüğünün korunması, kollektif savunma ve kriz yönetim operasyonlarına katkıda bulunulması, yani barışı koruma, insanı yardım ve polis görevleri gibi, kitle imha silahlarının ve bunları fırlatma vasıtalarının yayılmasının önlenmesi, silahsızlanmanın teşvik edilmesi gibi hususlara önem vermeye devam ederken, diğer yandan istikrara katkı amacıyla uluslararası işbirliğinin küresel ölçekte artırılmasıyla, ortaklığa, diyaloğa ve yumuşak güce dayalı güvenlik anlayışını ön plana çıkarmaktadır.Türkiye, işbirliği ortaklık politikası kapsamında, halen BM şemsiyesi altında Lübnan'da, Afganistan'da, Mali'de, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde, Liberya'da, Güney Sudan'da, Fildişi Sahillerinde ve Darfur'da, NATO kapsamında Kosova'da, Afganistan'da ve Akdeniz'de, AB şemsiyesi altında ise Bosna-Hersek'te ve Kosova'da yürütülen barışı destekleme harekat ve misyonlarına katılmaktadır. Ayrıca Aden Körfezi ve Somali açıklarında yoğunlaşan deniz haydutluğu ve korsanlık faaliyetlerine karşı yürütülen deniz operasyonlarına da politikamız kapsamında katkı sağlamaya devam etmekteyiz. 'Türkiye'nin, Avrupa Atlantik Güvenliği'nin bölünmezlik prensibinden hareketle, Avrupa'nın güvenliğini ilgilendiren konularda, gerek NATO gerek AB'yi kapsayan bütüncül bir siyaset izlediğini, AB Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası'na (OGSP), dış politika öncelikleri ve ulusal çıkarları doğrultusunda katkıda bulunduğunu dile getiren Arınç, şöyle devam etti:'NATO-AB işbirliği bağlamında karşılaştığımız tüm engellemelere rağmen OGSP’ye katılımı; gerek Avrupalı bir NATO müttefiki, gerek AB’ye katılım sürecinde olan aday ülke sıfatıyla ulusal güvenlik siyasetimizin bir gereği olarak görmekteyiz. Gündeme geldiği günden itibaren OGSP Türkiye tarafından, AB’ye üyelik perspektifi de dikkate alınarak, imkanlar ölçüsünde desteklenmiş; NATO destekli ya da otonom AB harekat ve misyonlarına katılım sağlanmış; AB Temel Hedefine ve Muharebe Gruplarına taahhütlerde bulunulmuştur. Türkiye, 2003’ten bu yana AB kapsamında, yedi misyon ve harekata (CONCORDIA/Makedonya, PROXIMA/Makedonya, EUFOR/Kongo, EUPOL/Kinsaşa, EUPM/Bosna Hersek-1, EUPM/Bosna Hersek-2, EUPOL COPPS/Filistin) katılmış ve halen iki göreve (ALTHEA/Bosna Hersek), (EULEX/Kosova) katkı sağlamaktadır. (ALTHEA harekatına 239 personelle katkıda bulunmaktadır, EULEX harekatına ise 3 personelle katkıda bulunmaktayız.Afrika ortaklık politikamız, kıtada barış ve istikrarın tesisini; siyasi, ekonomik ve sosyal kalkınmaya yardımcı olmayı; bu amaçla, siyasi, ekonomik, ticari, insani yardım, yeniden yapılanma, güvenlik, kamu diplomasisi ve arabuluculuk alanlarında karşılıksız yardımda bulunmayı içermektedir. Afrika’da bölgesel istikrar ve barış için tehdit oluşturan bu gibi insani ve siyasi krizlerin çözümüne ülkemizce askeri katkıda bulunulması politikamızın da bir gereğini oluşturmakta ve bölge halkının refahı için sorunların bir an önce çözülmesi amaçlanmaktadır. Türkiye, Afrika politikamız kapsamında Mali'nin toprak bütünlüğünün ve ulusal birliğinin sağlanması, ulusal uzlaşma çabalarının başarıyla sonuçlanması, demokratik düzene dönüşle siyasi istikrarın ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın sağlanması yönünde bir politika takip etmektedir. Bu kapsamda Ülkemiz; BM Mali Çok boyutlu Entegre İstikrar Misyonu’na (MINUSMA) beş polisle, BM Demokratik Kongo Cumhuriyeti İstikrar Misyonu’na (MONUSCO) iki polisle, BM Liberya Misyonu’na (UNMIL) on bir polisle, BM Güney Sudan Misyonu’na (UNMISS) 23 polisle, BM Fildişi Sahili Harekatı’na (UNOCI) 11 polisle, BM Darfur Ortak Misyonu’na (UNAMID) 32 polisle katkı sağlamaktadır.''263 misafir asker eğitimine devam ediyor'Bülent Arınç, Afrika ülkelerinden bugüne kadar Terörle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi, Barış İçin Ortaklık Eğitim Merkezi, Çok Uluslu Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi ve Misafir Askeri Personel kapsamında, toplam 2 bin 198 personelin Türkiye’de icra edilen kurs ve eğitim faaliyetlerine katıldığını belirterek, misafir askeri personel kapsamında halen 263 personelin eğitiminin devam ettiğini kaydetti.Tezkerenin konusunu oluşturan harekatlardan ilkinin, Avrupa Birliği tarafından 'EUFOR RCA' adı altında icra edilen askeri harekat olduğunu ifade eden Arınç, 'Söz konusu harekat, meşruiyetini Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Birleşmiş Milletler şartının yedinci bölümü kapsamında 28 Ocak 2014 tarihinde aldığı 2134 sayılı Karar’dan almaktadır' dedi.Başbakan Yardımcısı Arınç, EUFOR RCA'nın, BMGK Kararı’nın verdiği yetki temelinde, AB Konseyi’nin 1 Nisan 2014 tarihinde aldığı kararla, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde istikrarın yeniden tesisine ve siyasi geçiş sürecinin desteklenmesine matuf çabalara katkıda bulunmak maksadıyla başlatıldığını ifade ederek, AB Yüksek Temsilcisi tarafından söz konusu harekata katkıda bulunma hususunda Türkiye'ye davette bulunulduğunu söyledi.Halen 12 AB üyesi ülkeyle birlikte, AB dışından Gürcistan ve Sırbistan tarafından toplam 741 personelin katılımı ile icra edilen harekata, Türkiye tarafından da katkı sağlanmasının beklendiğini kaydeden Arınç, şöyle konuştu:'OGSP’ye katılım politikamızın bir gereği olarak söz konusu harekata, Bangui’de konuşlu Kuvvet Karargahı’na bir personel katkısı ile stratejik havayolu ulaştırması (milli imkanlarımız doğrultusunda şimdilik 2 ayda bir) destek sağlamayı öngörmekteyiz. AB ile olan politikamızın yanı sıra, Osmanlı’dan günümüze kadar bir Afro-Avrasya (Avrupa-Asya-Afrika) ülkesi olan ülkemizin, 21. yüzyılın gerçekleriyle uyum içerisinde yeni bir döneme giren Afrika politikasının da bir gereği olarak, bölgede yer alması stratejik bir önceliktir. Tezkerenin konusunu oluşturan diğer misyonlar, Avrupa Birliği tarafından Mali’ye ilişkin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 20 Aralık 2012 tarihinde aldığı 2085 sayılı Kararı kapsamında verdiği yetki temelinde, AB’nin, 17 Ocak 2013 tarihinde aldığı kararla kurulan Mali Askeri Misyonu ile ile AB’nin 15 Nisan 2014 tarihinde aldığı kararla kurulan 'EUCAP Sahel Mali' adlı sivil misyondur.Bu misyonların temel hedefi, Mali Silahlı Kuvvetlerine ve Güvenlik Güçlerine (polis, jandarma ve ulusal muhafızlar) stratejik tavsiye vermek ve eğitim desteği sağlamak olarak belirlenmiştir. Avrupa Birliği tarafından ülkemize söz konusu misyonlara da katılım davetinde bulunulmuştur. Ülkemizin barışı destekleme harekatlarına olan yaklaşımıyla örtüşen ve Türkiye ile Avrupa Birliği’nin uluslararası ve bölgesel sorunların çözümüne yönelik ortak anlayışlarının göstergesi olan bu tür katkılar, Bir taraftan Avrupa Birliği üyelik sürecimize görünürlük kazandırmakta, diğer taraftan Afrika Kıtası’nda izlemekte olduğumuz faal dış politikamızın doğal bir uzantısını oluşturmaktadır.''Bunlara katılmak mecburiyetimizin olduğunu ifade etmek istiyorum'Başbakan Yardımcısı Arınç, bu tür harekatlara Türkiye'nin katılımının uluslararası veya ikili anlaşmalarla mümkün olduğunu belirterek, 'Bir taraftan BM Güvenlik Konseyi'nin kararı, bir taraftan da AB'nin kendi organlarında aldığı kararlarla bizim bunların dışında kalmamız hiç bir zaman düşünülemez. Hükümet ve devlet olarak taahhüt altına girdiğimiz konularda, ulusal çıkarlarımızı düşünerek, şümulünü ve kapsamını, oluşturacağımız komiteyi, kendimiz tespit etmek suretiyle, bazen sembolik olsa dahi, bunlara katılmak mecburiyetimizin olduğunu ifade etmek istiyorum' dedi.Arınç, Türkiye'nin gerek NATO gerek AB'yi kapsayan bütüncül siyasete katılma kararlarını, ulusal çıkarları doğrultusunda verdiğini belirtti.Katkının nasıl olacağının sorulduğunu ifade eden Arınç, 'Henüz yetkiyi almadık ama planlamamız şöyledir: Personel ve tehlikeli madde içermeyen taşımalar için, Türkiye veya Yunanistan'dan Gabon veya Kamerun'a, kendi harekat ve lojistik ihtiyaçlarımız çerçevesinde en fazla 2 ayda bir sefer ulaştırma uçağı katkısı yapılması düşünülmektedir. Bir personel katkısını da şöyle düşünüyoruz: Bangui ile Orta Afrika Cumhuriyeti'nde konuşlu bulunan kuvvet karargahına bir ulaştırma uzmanı katkısı öngörülmektedir' diye konuştu.Afrika'daki temsilcilik sayısı 30'a çıktı'Bülent Arınç, Türkiye'nin 2005'ten bu yana Afrika hedefi diye dış politikada ortaya koyduğu ve başarılı sonuçlar aldığı bir hedefinin bulunduğunu söyledi.Türkiye'nin Afrika'da sadece 12 yerde temsilciliği varken, bu sayının bugün 30'u aştığını ifade eden Arınç, bunun ekonomik ve ticari katkılarının da olduğunu kaydetti. Arınç, Türkiye'nin BM Geçici Güvenlik Konseyi üyeliğine aday olduğunda en yüksek katkıyı Afrika kıtasından aldığını, bir ülkenin dışında kıtanın tüm devletlerinin Türkiye lehine oy kullandığını kaydetti.Arınç, Türk Bayrağı'nın ve askerinin görüldüğü her yerde büyük bir sükunet olduğunu, büyük bir sevgi ve bağlılık gösterildiğini söyledi.CHP Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir yerdeki konuşmasında, 'ABD kıtasını Müslümanlar keşfetti' sözlerinden bahsettiğini anımsatan Arınç, 'Bunun karşılığında bir tartışma başladı. Fena bir tartışma değil. Yeri miydi değil miydi, bu eleştiriye açık bir konu. Ama burada eleştirirken, şu argümanın kullanılmasını yadırgarım: 'Peki Müslümanlar keşfetti de ondan sonra ne oldu?.' Müslümanlar bulundukları her yerde din ve vicdanlara baskı yapmaz, onları zorla Müslümanlaştırmaz' diye konuştu.Bülent Arınç'a yanıt veren CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 'Sayın Korutürk şunu söylemiştir. Sayın Arınç'ın açıklamaları, Sayın Korutürk'ün söylediklerini farklı bir istikamete gitmesine yol açacak nitelikteki açıklamalardır. Sayın Korutürk asla öyle bir şey söylememiştir. Sayın Cumhurbaşkanı, 'ABD'yi Müslümanlar keşfetti' dedi. Bunu tarihçiler, bilimadamları ortaya koyacaktır. Korutürk, bu çerçevede bir değerlendirme yapmıştır. 'Eğer Müslümanlar oraya gidip keşfettiyse, orada herhalde bir İslam toplumu olurdu' anlamında değerlendirme yaptı. 'Yoksa Müslümanlar gider insanları zorla Müslüman yapar', öyle bir şey yok. Dinimizin temel kuralıdır, Kuranı Kerim ayetidir, dinde zorlama yoktur, Sayın Korutürk'de asla böyle bir şey söylememiştir' diye konuştu.Konuşmaların ardından AB'nin, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali'de icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında yurt dışına gönderilmesi için 1 yıl süreyle izin verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.AA
Cerattepe'de Madene Yürütmeyi Durdurma Kararı
25 Aralık yolsuzluk soruşturmasında adı geçen ve bir ses kaydında, ‘Milletin a… koyacağız’ dediği öne sürülen işadamı Mehmet Cengiz’e ait Cengiz Holding’in, dünyanın 100 doğal ormanından birinin bulunduğu Cerattepe’de yapmayı planladığı bakır maden işletmesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı çıktı.
Reklam
Metalleri Mıknatıs Gibi Üzerinde Tutan Rus Çocuk
12 yaşındaki Rus çocuk Nikolai Kryaglyachenko bir anda metalleri üzerinde tutabilme gibi bir özelliğe sahip olduğunu fark etti. Bu özelliğiyle X-Men'deki Magneto'yu andıran çocuk, normal insanların da süper güçlere sahip olabileceğini kanıtladı.
Öldüğü Söylense de Bir Şekilde Hayatına Devam Ettiğine İnanılan 14 Ünlü
İlk önce eşiyle intihar etti dendi, ertesi gün Alman radyoları savaşı yönetirken öldüğünü açıkladı. Daha sonrasında Joseph Stalin, Hitler'in Arjantin'e kaçtığı konusunda ısrar etti.Ruslar, Hitler ve eşinin kalıntılarını ele geçirip, otopsi raporları ile onlara ait olduğunu ispatlamıştı. Buna rağmen Hitler'in daha sonrasında görüldüğü iddia edilmiştir.
Sadece Annesini Erken Yaşta Kaybedenlerin Yaşadığı ve Bildiği 18 Durum
etiket
12 yaşımdaydım annemi kaybettiğimde, üstünden tam 6 yıl geçti. Aslında bu içeriği öncelikle benim gibi erken yaşta annesini kaybeden erkekler için hazırladım, daha sonra da kadınlar için. Cinsel bir ayrım söz konusu değil, bir erkek için annesinin taşıdığı önemi çok iyi bildiğimden söylüyorum bunu.Okuduğunuz için şimdiden teşekkürler...
Reklam