onedio
‘Kürdistan’ İsmine Savcılıktan Onay
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, adında ‘Kürdistan’ kelimesi olan Türkiye’nin ilk derneğine izin verdi. Valiliğin suç duyurusunu reddeden savcılık, Komeleya Tevgera Ciwanên Kurdistanê (Kürdistan Gençlik Hareketi Derneği) isminin suç oluşturmadığını vurguladı. Savcılık, Yargıtay’ın 2011’deki kararını emsal gösterdi.Diyarbakır’da geçen yıl tabelasını asan ‘Kürdistan Gençlik Hareketi Derneği’ne (KGHD) valilik kuruluş izni vermedi. ‘Kürdistan’ isminin Anayasa’ya ve kanuna aykırı olduğunu belirten valilik, dernek yetkililerinin itirazı üzerine İçişleri Bakanlığı’ndan görüş istedi. Bakanlık ismi kullanmanın suç olduğunu belirterek değiştirilmesini talep etti. Ancak dernek bu talebe uymadı. Valilik suç duyurusunda bulunduğu için konuyu inceleyen Diyarbakır Başsavcılığı, derneğin isminde geçen ‘Kürdistan ifadesinin tek başına suç teşkil etmeyeceği’ne karar verdi.Diyarbakır’da geçen yıl tabelasını asan ‘Kürdistan Gençlik Hareketi Derneği’ne (KGHD) valilik kuruluş izni vermedi. ‘Kürdistan’ ismini kullanmanın Anayasa’nın 14’üncü ve Türk Ceza Kanunu’nun 302’nci maddelerine aykırı olduğunu savunan valilik, dernek yetkililerinin itirazı üzerine İçişleri Bakanlığı’ndan görüş istedi. Bakanlık tarafından derneğe gönderilen yazıda da ‘Kürdistan’ kelimesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve suç oluşturduğu belirtildi. Bakanlık, derneğin adının değiştirilmesini istedi; ancak KGHD, bu talebe uymadı. Bunun üzerine Diyarbakır Valiliği, başsavcılığa suç duyurusunda bulundu. Konuyla ilgili soruşturma başlatan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, derneğin tüzüğünü inceledikten sonra kararını açıkladı. İlgili muhataplara tebliğ edilen kararda, “Derneğin faaliyetlerinde herhangi bir cezai anlamda aykırılık olmadığı, tüzüğünün gençlerin yetiştirilmesine yönelik olarak hazırlandığı ve derneğin isminde geçen ‘Kürdistan’ ifadesinin tek başına suç teşkil etmeyeceği” belirtildi. Kararda, TCK’nın 302. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için ‘devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya, devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya ya da devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işlemiş olmanın gerektiği, dernek isminde Kürdistan kelimesi geçmesinin bu suçu oluşturmadığı’ ifade edildi.Konuyla ilgili hükmünü tesis ederken Yargıtay’ın Temmuz 2013’teki bir kararına atıf yapan başsavcılık, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde yaşayan Yunus ve Elif Toprak çiftinin kız çocuklarına verdikleri ‘Kürdistan’ ismine onay verilmesini emsal gösterdi. Dernek Başkanı Serhad Mêrdinî, böyle bir kararı olumlu gördüğünü belirterek, “Bu ülkede bazı tabuların kırılması adına önemli bir adım oldu. Bu ülkede hak ve özgürlükler adına hangi demokratik adım olursa olsun destekliyoruz, desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bizim derneğimizin adına izin verildi, bunu tarihi olarak değerlendiriyorum.” dedi.Zaman
Gökdelenleri Traşlamayan Belediyeye Soruşturma
İstanbul’un tarihini siluetini bozan üç gökdelen için mahkemenin verdiği yıkım kararını uygulamayan Zeytinburnu Belediye Başkanı ile İmar ve Fen İşleri müdürleri hakkında soruşturma başlatıldı.Radikal’den Ömer Erbil’in haberine göre, C.B. isimli vatandaşın şikayetini dikkate alan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu soruşturma için Zeytinburnu Kaymakamlığı’ndan izin istedi. İstanbul 4. İdare Mahkemesi 16/9 gökdelenleri için siluete etki eden kısmın yıkımına karar vermiş Danıştay 14. Dairesi de bu kararı onamıştı. Ancak yıkım için Zeytinburnu Belediyesi ihaleye çıkmış “konsorsiyum olarak teklif verilemez” şartı koyduğundan ihaleye katılan olmamış ve ihale iptal edilmişti.Siluet tartışmalarından sonra İBB her semte yükseklik kotası getirdi. Bu kotaya göre Zeytinburnu için belirlenen yükseklik 70 metre yani 23 kat. Bu karara göre 36, 32 ve 26 kat olan 16:9 gökdelenleri için düşülmesi gereken minimum kat yüksekliği 23. Bu durumda kulelerin birinden 13, birinden 9 ve birinden de 3 kat yıkılması gerekiyor.Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Zeytinburnu Kaymakamlığı’na gönderdiği talep yazısında şöyle denildi:“İhbarcı C.B.’nin Başsavcılığımıza vermiş olduğu dilekçesinde özetle, Zeytinburnu ilçesi Kazlıçeşme Mahallesi 89 pafta 771 ada, 12 parsel sayılı yerde bulunan 16/9 kuleleri olarak geçen binanın Sultanahmet Cami’nin siluetini bozması nedeniyle açılan davalar sonucunda Danıştay 14. Dairesinin vermiş olduğu tıraşlama kararının Zeytinburnu Belediye Başkanlığı’na infazı için gönderilmesine rağmen bu kararı uygulamayan Zeytinburnu Belediye Başkanı, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde görevli memurlarla Fen İşleri Müdürlüğü’nde görevli memurlar hakkında görevlerini kötüye kullandıklarını belirtmiştir. Şüphelilerin kamu görevlisi olduğu ve isnat edilen suçun idari nitelikte bir suç olduğu anlaşılmaktadır.”Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı Memur Suçları bürosunca Zeytinburnu Belediye Başkanı ile Fen ve İmar Müdürleri için 4483 sayılı Memur ve Diğer Kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki yasanın 3 ve 6. maddelerinin uygulanması istendi. İçişleri Bakanlığı müfettişlerince sorumlu kamu personeli hakkında bir ön inceleme yapılacak. İfadelerine başvurulacak kamu personeli mahkeme kararını neden uygulamadıklarını, ihaleye neden konsorsiyum ile girilememe şartı getirildiğini, ikinci kez ihaleye neden çıkılmadığını açıklayacaklar. Hazırlanacak ön inceleme raporundan sonra Zeytinburnu Kaymakamlığı soruşturma izni verip vermeme kararını en geç 45 gün içinde mahkemeye bildirecek.Yıkım kararını belediyenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde uygulaması gerekiyordu. Zeytinburnu Belediyesi İmar Müdürlüğü bu sürenin tamamlanmasına yakın sessiz sedasız ihaleye çıkmıştı. İhale şartnamesine de, “Konsorsiyum olarak teklif verilemez” şartı getirmiş, katılan olmayınca ihale iptal edilmişti.RADİKAL
MİT, Jandarma ve Emniyet İstediği Gibi 'Fişleme' Yapabilecek
Hükümetin Kişisel Verilerin Korunması Tasarısı’nda yaptığı revizyona göre MİT, Jandarma ve Emniyet yasa hükümlerine bağlı olmadan kişisel verileri işleyip ‘fişleme’ yapabilecek.İlk metinde bu kurumların kişisel veri toplayamayacağı, ancak yargısal süreçlerde verilere ulaşma imkanı sağlanacağı belirtilmişti. Tasarının yeni halinde ise bu üç kurum veri toplarken bilgi vermek zorunda olmayacak, toplanan verileri öğrenmek için vatandaş başvuru yapamayacak, silinmesini isteyemeyecek.MASAK’ın suç gelirlerinin aklanması kapsamında yaptığı faaliyetler de bu yasa kapsamında olmayacak. Bu kurumların faaliyetleri, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından da denetlenemeyecek.Hürriyet’ten Nuray Babacan’ın haberine göre yasa kapsamındaki kurumlar “İsim, telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, öz geçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, genetik bilgileri” kişisel veri olarak kaydedebilecek.Veriler, ‘bir hakkın tesisi, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve hekim hizmetlerinin’ gereğiyse, sır saklama yükümlülüğü olanlar tarafından izin almadan da işlenebilecek. Veriler, işlenmesini gerektiren sebepler ortadan kalktığında, resen ya da kişinin başvurusu üzerine silinecek.Irk, etnik köken, siyasi düşünce, dini, mezhebi veya diğer inançları, vakıf ya da sendika üyeliği, mahkûmiyet kararları, sağlığı veya cinsel hayatı ile özel nitelikteki kişisel bilgiler, veri olarak kaydedilemeyecek ancak kişi kamuoyuna bu bilgilerden birini açıklamışsa yasak kalkacak.Bankaya verilen kişisel bilgiler, hastane kayıtlarındaki tahlil ve test sonuçları gibi bilgiler dahil, her türlü hastalık sonucu, kişisel veri kapsamında olacak. Bu bilgileri şirketler, üçüncü kişilere veremeyecekler. Hem şirketlerdeki hem de devletteki bu bilgileri yasada belirtilen şartlar dışında açıklayanlara üç yıl hapis verilecek.Tüm veriler, sicil kütüğüne kaydedilecek.7 kişiden oluşan Kişisel Verileri Koruma Kurulu, Adalet Bakanlığı’na bağlı olacak. Kurul üyeleri, Bakanlar Kurulu tarafından atanacak. Devlet sırrı niteliğindeki veriler kurula gönderilmeyecek. Ancak başkan ya da kurul üyeleri bunları yerinde inceleyebilecek. Üyeler, Yargıtay’da, görevleri için özel hazırlanacak yemini okuyarak göreve başlayacaklar.Diken
ABD'de Ölü Sayısı 12'ye Çıktı
ABD'de üç gündür etkisini sürdüren kar fırtınası yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı 12 oldu.Kar yağışı olmamasına karşın, New York kentinin de aralarında bir çok kentte sıcaklık 0 sıfır derecenin altına düştü. Yüksekliği Perşembe günü de yağan karla birlikte iki metreye yaklaşan aşan kar yüzünden yüzlerce araç yollarda mahsur kalırken, karın oluşturduğu ağırlık yüzünden çatı göçme tehlikesi yaşayan bazı evler boşaltıldı. Çarşamba günü, kar fırtınası kaynaklı ölü sayısı 7 iken, bu sayı Perşembe günü 12'ye yükseldi. Ölenler arasında, New York'un Alden kasabasına bağlı 46 yaşında bir erkeğin de olduğu, adı açıklanmayan kişinin kara gömülü aracında ölü bulunduğu belirtildi. Yine kar yağışı kaynaklı başka bir ölüm New York'un Cheekowaga kasabasında gerçekleşti. Adı belirtilmeyen 30 yaşındaki bir kişi, karda mahsur kalan aracının vinçle kurtarılması sırasında, aracın kazayla kendisine çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Kar temizleme makinası kullanmakta olan 60 yaşındaki bir erkek, kar kürümekte olan iki kişinin daha geçirdikleri kalp krizi sonucu öldükleri belirtildi . New York'un özellikle Buffalo kenti ve çevresinde etkili olan kar fırtınasında, araçlar kara gömülürken, yollarda mahsur kalanlar için askeri birlikler de harekete geçti. Buffalo bölgesinde yaklaşık 500 ev ve işyerinin elektriksiz kaldığı belirtildi. Vali Cuomo, arazi araçları ve otobüslerin bile yolda kaldığı kar yüzünden yollarda mahsur kalan kişilere iş makinaları yada paletli araçlarla yardım götürülmesinin sürdüğünü belirtti. New York eyaletinde, Buffalo, Lancaster, South Cheektowaga, Elma, Alden, Bat Seneca, Hamburg, Orcard Park ve Doğu Aurora kentlerinin yanı sıra köy ve kasabalarda etkili olan kar yağışının, hafta sonu yerine yağmura bırakmas bekleniyor.Zaman
'Çilek Seven Kadın'a Meme Sansürü
'DYO Resim Yarışması'nda sergilenme hakkı kazanan tablo 'memesi gözüküyor salona uygun değil' denilerek sergide yer almadıDyo Boya Firmasının iki yılda bir düzenlediği, 'DYO Resim Yarışması'nda sergilenme hakkı kazanan 'Çilek Seven Kadın' adlı tablo, 'memesi gözüküyor salona uygun değil' denilerek sergiye kabul edilmedi.SoL Haber Portalı'nda yer alan habere göre, Ressam Metin Çelik 'e ait 'Çilek Seven Kadın' tablosu, 'salonun sergileme kurallarında içki ve nü resimin olmaması' gerekçesiyle İstanbul Cemal Reşit Rey sergi salonunda düzenlenen açılışta yer almadı.Çelik, olayı Facebook hesabından şu mesajla duyurdu:'SANSÜR Arkadaşlar 'Çilek Seven Kadın' adlı resmim 36. Dyo resim yarışmasında sergileme aldığı halde, bir göğsü açık olduğu için Cemal Reşit Rey'de bu akşam yapılan açılışta sergiden çıkartıldı. Salona MEME girmesi yasak 2014 Türkiye'sinin geldiği durum bu'T24
Anime Tarihinin En İyi 21 Kapışması
Shinichiro Watanabe'nin uzayda geçen Cowboy Bebop'tan sonra yapmış olduğu Japonyanın Edo döneminde geçen samuraylara ilişkin hikaye. Hikaye çok farklı gibi görünse de aynı elden çıktığı rahatça anlaşılıyor. Animenin ilk bölümündeki harika dövüş sahnesi.
Reklam
Belden Aşağısı Felç Olan Bir Adamın Sevdiği Kadına Verebileceği En Anlamlı Düğün Hediyesi
etiket
Birbirini seven iki insanın dünya evine girdiği kutsal günde yaşanan en anlamlı an büyük ihtimalle çiftin dans ettiği o büyülü andır. Davetlilerin gözleri onlara kitlenir ve çiftin hayatları boyunca unutamayacakları o duygu ve sevgi dolu an yaşanır.Birbirini delicesine seven ve hiçbir engel tanımadan düğün danslarını gerçekleştiren bir çiftin hikayesine götürmek istiyoruz sizi. Onların adları Joey Johnson ve Michelle Johnson. 2012 yılında bir konserde tanışmışlar ve birbirlerine delicesine aşık olmuşlar. Aradan geçen dört ayın ardından talihsiz bir motorsiklet kazası geçiren Joey'in belden aşağısı felç olmuş. Fakat Joey aşık olduğu kadınla kurduğu hayallerinden vazgeçmemiş. İşte o kalplerimizi ısıtan hikaye;
Snoopy ve Arkadaşları Beyaz Perdeye Taşınıyor
Ülkemizde baş karakteri Snoopy’nin adıyla anılan çizgi dizi Peanuts, yaratıcısı Charles Schulz’un ölümünden uzun yıllar sonra yeniden beyaz perdeye dönüyor. Yeni bir Peanuts filminin çekilmesi pek çok kişi tarafından ticari bir hamle olarak değerlendirilse de, filmin yıl içinde yayınlanan ilk fragmanı projenin iyi bir sonuç getirebileceğini göstermişti.Peanuts filmi için yayınlanan son fragman ise “etkileyici” sıfatını sonuna kadar hak ediyor. Orijinal çizgi romanın büyüsünü ve ayırt edici tavrını koruyan filmde, Peanuts dünyası daha önce olmadığı kadar karmaşık ve güzel gözüküyor. Filmin senaryosu konusunda prodüksiyon ekibi sessizliğini korurken, fragmana bakıldığı zaman filmin Paris’te geçiyor olması epey muhtemel gözüküyor. Filmin yapımı ve senaryo yazımını Charles Schulz’un oğlu Craig ve torunu Bryan’ın üstlenmesi ise yeni Peanuts filmine dair umut ve beklentileri artırıyor. Film ABD’de 6 Kasım 2015 tarihinde vizyona girecek.Teknoblog
Reklam
Kültürümüzde Hala Rastlanan 6 İlginç Şamanizm Kalıntısı
etiket
'sen ipek yolu'nun nazlı emanetiışıklı yüzünü ve gülüşününöbetçiler korurben baharat yolundaki şaman dedenin aytutkunu torunu beni bitkiler ve efsaneler korur 'Diyor Vedat Özdemiroğlu. Şamanizm'e dair en güzel kaynaklardan biri Abdulkadir İnan'ın Tarihte ve Bugün Şamanizm kitabıdır. Bu çalışmada, Türkiye'de ve Türk dünyasının kalanında rastlayabileceğiniz 7 şamanizm kalıntısını okuyacaksınız.
Bu Dövmeler Aklınızı Başınızdan Alacak: 3D Dövme Sanatı Örnekleri
Sizin de gördüğünüz gibi dövme sanatı artık eskisinden çok daha farklı ve karmaşık. 3D şekilleri ve göz yanılmasına sebep olan çizimleri vücudunuzda taşımanız mümkün. Bu olayın aslında teknolojiyle değil de sanatçıların kendini geliştirmesiyle alakası var gibi görünüyor. İyi eğlenceler dileriz...
F.Bahçe'den Altın Gibi Galibiyet
THY Euroleague 6. haftasında Fenerbahçe Ülker, deplasmanda Emporio Armani Milano ile karşı karşıya geldi. Turkish Airlines Euroleague C Grubu 6. hafta maçında deplasmanda EA7 Emporio Armani Milan ile karşılaşan Fenerbahçe Ülker, İtalya temsilcisini 80 –- 74 mağlup etti. Sarı-lacivertliler bu sonuçla gruptaki 4. galibiyetini elde etti.1. Çeyrek: 23-21 (EA7 Milan)2. Çeyrek: 23-14 (Fenerbahçe Ülker)3. Çeyrek: 18-12 (Fenerbahçe Ülker)4. Çeyrek: 25-18 (EA7 Milan)DHA
Reklam
Hamit: "Eleştiriyi Sadece Siz Yapamazsınız"
Galatasaraylı futbolculardan Hamit Altıntop ve Selçuk İnan, Türk Telekom Arena'da düzenlenen 'Sarı Kırmızı Kareler' adlı ödül töreninde açıklamalarda bulundular.Hamit Altınop'un açıklamaları şu şekilde“KAYBETTİĞİMİZ AĞABEYLERİMİZİ DE ANIYORUZ”Tecrübeli futbolcu, “Böyle insanları anmak, bir araya gelmek her zaman anlamlıdır. Değer vermek her zaman güzeldir. Daha çok organizeler olsa da katılsak, yüzümüzü gösterebilsek. Sırf maç öncesi veya maç sonrası değil de böyle de birbirimizi daha iyi tanıyıp, bir şeyler katmamız gerekiyor birbirimize. Ödülü alan arkadaşları tebrik ediyoruz. Tabii ki burada kaybettiğimiz ağabeylerimizi de anıyoruz. Herkese sabır ve güç diliyoruz” diye konuştu.“YANLIŞ HIRS YAPMAMAK LAZIM”“Bizim kültürümüz, bizim dinimiz, bizim insanımız hiçbir yerde yok” diyen Hamit Altıntop, “Tabii ki yanlış hırs yapmamak lazım. Kaybetme korkusu yanlış kullanılıyor. Bu da bizi yanlış şeylere itekliyor. Bazı şeyleri değiştirirsek güzel paylaşımlar olur. Bunu insan düşünmesi gerekir” dedi.“YANLIŞA YANLIŞ DİYEN BİRİYİM BEN”Galatasaraylı futbolcu Hamit Altıntop, “Sırf saha içerisinde olan olaylardan konuşmak istemiyorum. Bugün buraya farklı bir amaç için geldik. Özellikle basının saha içerisindeki hatalarını hiç saymak istemiyorum. Yalan haberlerinizi gazetecilikle bağdaştıramıyorum. Tabii ki hepinize saygım sonsuz ama yanlışa yanlış diyen biriyim ben. Hedefimiz bunu düzeltmek. Eleştiriyi sırf siz yapamazsınız biz de yaparız. Ben bugüne kadar böyle yaptım” şeklinde konuştu.“DEĞERLERİ KORUMAMIZ GEREKİR”Son dönemde tribünde çıkan olayların hatırlatılması üzerine milli futbolcu, “Hepimiz buradan ekmek kazanıyoruz. Bunun değerini bilip bu değerleri korumamız gerekir. Bunları başarmak için benim seni, senin de beni dinlemen gerekir. Herkes kazansın. Allah herkese çok versin. Ülkemizde yanlış hırs ve yanlış değerler var. İyi şeyler yaparsak televizyon izleyen insanlarda bundan olumlu etkilenir. Ben haber izliyorum ve bunları yüzde 90’ı olumsuz haberler. Güzel şeyler nerede? Sırf maddiyat kaygısı düşünmemeliyiz” yorumunu yaptı.“İNANDIĞIM ŞEYLERİ PAYLAŞIYORUM”“Ben hiçbir zaman taraftara oynamadım” diyen tecrübeli futbolcu, “Hiçbir zaman insanları manipule etmeye çalışmadım. Ben inandığım şeyleri paylaşıyorum. İfade edemediğim şeyler var ama bende bunları halletmeye çalışıyorum. Sonuçta hedef ileriye adım atmak. Birbirimize bir şey katmak” dedi.Selçuk İnan ise takım olarak aldıkları fotoğrafı stadın en önemli yerine asacaklarını söyleyerek sözlerine şu şekilde devam etti'Bu anlamlı geceyi organize eden herkese burada teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten çok güzel bir gece. Sizin çekmiş olduğunuz fotoğrafları burada bizlerle paylaşmanız, göstermeniz, ödül almanız güzel bir şey. Ama en önemlisi bu gecenin asıl anlamı hayatını kaybetmiş olan sizin meslektaşlarınızın, bizim abilerimizin ailelerine maddi manevi destek olunması. Bu konuda çok önemli bir iş başardınız. Biz de size destek olmaya çalıştık. Aldığımız fotoğrafı statta en önemli yere asacağız' dedi.Maraton
Yarsuvat: "Benim Ne Alakam Var Aziz Yıldırım İle"
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, TT Arena'da düzenlenen 'Sarı Kırmızı Kareler' adlı ödül töreninde açıklamalarda bulundu.Başkan Yarsuvat, “Galatasaray’da taşlar yerine oturdu. Hiç derdiniz olmasın. Bütün maçlar zordur. Trabzonspor ile oynayacağımız maçta zor. Baksana Balıkesirspor’a da yenildik biz. Hiç kimseye kolay maç yok” diye konuştu.'AZİZ BEY'E SORUN'Aziz Yıldırım’a verilen ceza ile ilgili gelen bir soru üzerine başkan Duygun Yarsuvat, “Onu Aziz Yıldırım Bey’e sorun. Benim ne alakam var Aziz Yıldırım ile. Ben Duygun Yarsuvat’ım” açıklamasında bulundu.'FATURALARI İADE EDİYORUZ'Hafta sonu Kazakistan ile oynanan milli maç sonrasında çıkan olayların faturasının Galatasaray’a çıkamayacağını da dile getiren sarı-kırmızılı kulübün başkanı, “Galatasaray’a hiçbir fatura kesilmedi. Hiçbir borcumuz yok. Onun için faturaları da iade ediyoruz” yorumunu yaptı.Bir basın mensubunun, futbolcuların ödemelerinde bir sıkıntı olup olmadığı sorması üzerine başkan Yarsuvat, “Öyle bir sıkıntı yok. Akıl neyi gerektiriyorsa o yapılacak. Bunun dışında bir şey yok. Taraftarlarımızı da çok seviyoruz” dedi.BAŞKAN'DAN İNCİLER...Başkan Duygun Yarvusat, zaman zaman basın mensuplarına da takılarak, 'Beni şimdi değil, 15 yıl önce çekmeliydiniz' diyerek esprilerini sürdürdü.Maraton
Kılıç: "İş Çığırından Çıkmış Durumda"
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç , Türkiye-Kazakistan milli maçında yaşananlarla ilgili incelemelerin sürdüğünü kaydetti.Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Türkiye-Kazakistan milli maçında yaşananlarla ilgili incelemenin devam ettiği belirtilerek, Kılıç'ın, 'Ben herhangi bir yönlendirici, bağlayıcı bir şey kullanmak istemiyorum. Çok parçalı bir süreç. Resmin tamamını görmeden önce yorum yapmamak lazım' ifadesine yer verdi.Futbolda, şiddet ve küfür olaylarının tetiklenmemesi için yöneticilerin de üslubuna dikkat etmesi gerektiğinin altını çizen Bakan Kılıç, 'Gerçek taraftarlara: Aranıza sızanları ayıklayın' ifadesini kullandı.Brüksel’de bulunan Bakan Çağatay Kılıç, temasları öncesinde gazetecilerle sohbet toplantısı yaptı. Türkiye'nin 3-1 kazandığı maçla ilgili olarak farklı farklı olayların bulunduğunu anlatan Kılıç, şöyle devam etti:'Bunları farklı anlamda değerlendirmek lazım. Evet hepsi bir resmin parçası ama o resmin oluşturulması için farklı yaşanan süreçler var. Volkan'ın maçtan önce yaşadığı bir süreç var. O sürecin içerisinde yine iki taraflı unsurlar var. Bunlardan birisi küfür konusu ve bunun zaten doğru olmadığını hepimiz söylüyoruz ama bir anlamda da Volkan'ın oradaki tepkisinin ne derece doğru, ne derece yanlış olduğu konusu üzerinde şu anda bir tartışma var. Tabii resme kimsenin alanına girmeden dikkatli bir şekilde bakmamız gerekiyor çünkü olayı doğrudan yaşayanların ve içinde olanların da değerlendirmeleri olacak ve kararları onlar verecekler. Şu anda herhangi bir yönlendirme anlamında ya da farklı bir yöne çekilebilecek bir söz kullanmak istemiyorum. Onun için süreci bekleyeceğim.''Bilgiler toplandıktan sonra resim ortaya çıkacak'Kılıç, bazı kişilerin bulunmaması gereken yerlerde olması ve bundan dolayı yaşanan sıkıntıların ortaya çıktığını ifade ederek, 'Maçtan ayrılan Volkan'ın sonra tekrardan geri gelmesi, Emre'nin gelmesi, giriş çıkış esnasında ve ayrılışında yaşananlar. Güvenlik görevlilerinin oraya gelip, gitmesi. Olmaması gereken kişilerin farklı alanlarda olması. Bunların hepsi farklı farklı konular. Orada yaşandı ama hepsi farklı açılardan incelenmesi gereken şeyler. Ben de maçtan bir gün sonra iki müfettişi görevlendirdim. Şu anda o müfettişlerimizin incelemeleri devam ettiği için ben herhangi bir yönlendirici, bağlayıcı bir şey kullanmak istemiyorum. Tabii ki bana gelen bilgilerin yanı sıra, emniyetten aldığım bilgiler ve federasyondan aldığım bilgiler var. Ben de maçtaydım zaten. Bu bilgilerin hepsi toparlandıktan sonra tam bir resim ortaya çıkacaktır' diye konuştu.Uluslararası toplantılarda dahi herkesin istediği yere giremediğini hatırlatan Kılıç, 'Dediğim gibi içerisinde farklı farklı değerlendirilmesi gereken unsurlar var. Bundan da kastım bir bölgede olmaması gereken insanlar orada nasıl bulunuyor, bakacağız. Yıllardır içerisinde bulunduğumuz siyasette, yaptığımız ziyaretlerde, uluslararası temaslarda bariz olan bir şey vardır ki herkes her yere giremez. Yani uluslararası zirvelerde ve büyük toplantılarda belli sayıdaki kişiler belli yerlerdedir. Herkes her yerde bulunamaz' ifadesini kullandı.Kılıç, televizyon görüntülerinde çok kontrolsüz bir ortamın bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:'Bulunmaması gereken yerlerde nasıl bulundu? Neden o hareketler yapıldı, o hareketler nasıl yapıldı? Gördüğünüz görüntülerde altyapılı bir süreç olduğu için herhangi bir şekilde yönlendirme yapmak istemiyorum ama televizyonlara yansıyan çekimlerde çok kontrolsüz bir ortamdan bahsediyoruz. Benim gördüğüm oydu. Kimin nerede olması gerektiği, kimin nereden gelmesi gerektiği, nerden çıkacağı, bunlar normalde belli. Stada giriş izinleri var, girebileceğiniz noktalar, kapılar var. Bunlar olması gereken şeyler.'Spor ve Gençlik Bakanı Kılıç, 'Bizim artık şunu tartışmamamız lazım: Şiddetin 'aması, pardonu' yoktur. Ben bunu daha önce de söyledim, şimdi de söylüyorum ve söylemekten de hiçbir zaman geri durmayacağım. Kimin ne dediği, nasıl dediği, şiddetin sebebi ya da hafifletici sebebi olamaz. Hangi takımı tutuyor olursanız olun, hangi sporu yapıyor olursanız olun, yaşananları hangimiz kabul edebiliriz ki. Bırakın sporu, hayatın içinde uyulması gereken kurallar vardır ve siz bunlar dışında hareket edemezsiniz. Sporu bunun dışında değerlendirmek ne denli doğru bilmiyorum. Avrupa’da yaşanan bazı olaylar oluyor ve kurumlar ellerindeki yetkileri kullanarak hareket ediyorlar ama bizde yetkilerini kullanmayanlar var' ifadesine yer verdi.'Artık bir şey yapma zamanı geldi gibi, iş çığırından çıkmış durumda' diyen Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü:'Milli futbolcu sahayı terk ediyor, biri bir şey yapacaktı belki de bunu bekliyorduk. Benim açıklamalarımı da geçmişe doğru değerlendirerek zihinlerimizi tazeleyip bakarsak ben çok öncesinde şunu söylemiştim: Yöneticilerin sporcularına yapmış oldukları açıklamalar her şeyi etkiliyor. Taraftarlar, taraftar olmayanları aralarından ayıklasınlar, müsamaha göstermesinler. Soma kazasından sonra oynanan Manisa’daki Süper Kupa maçında yine ağza alınmayacak küfürler edildi, muşta atıldı sahaya. Bu hareketlerin sporla yöneticilikle taraftarlıkla ne alakası var. Şeref tribününde yaşananlar var. İnsanların şöyle bir bakıp etrafına 'dur' demesi lazım. Geçenlerde federasyonun ve kulüpler birliğinin ziyaretinde bir aile ortamı vardı ve herkes fikir birliği yapmış bir şekilde sorunları dile getiriyor ve hepsi bunlara artık dur dememiz lazım diyor.''Yöneticiler üslup ve kelimelerine dikkat edecek'Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, TRT'de canlı yayındayken, 'Ben stada gittiğimde küfür etmeyeceksem eğer sinemaya giderim' tweetini gördüğünü hatırlatarak, 'Kusura bakmayın herkes kendine şöyle bir bakacak. Yüksek bir tansiyon var, yüksek mücadele gerektiren bir ortamdır ama tribünler bundan etkileniyor. Biz bu kadar olayın ortasında dikkatli bir şekilde incelememizi yapıp, neyin ne olduğunu anlamaya çalışırken, herkes bir yandan açıklama yapıyor. Tweet atan yöneticiler, üslup ve kelimelerine dikkat edecek' dedi.Elektronik bilet konusuKılıç, 'Bizim sahalarımızda ve statlarımızda yaşadığımız olayların çok azının yaşandığı başka ülkeler hemen devreye girip önlemini alıyorlar. Teknik eksiklikler olabilir, eksiklikler olabilir. Futbol Federasyonu'nun ihaleyi kazanan şirket ile çalışmaları, ihaleden doğan yükümlülükler, kulüplerin yapması gerekenler var. Herkes genel anlamda bir çalışma ortaya koyduğu zaman sorunların aşılacağını düşünüyoruz. Mahkeme süreci o ayrı bir şey, o yargı sürecidir. Ona benim bir şey söylemek gibi bir durumum olmaz. Tüketici mahkemesi görüşülmesine yönelik bir karar vermiş, bekleyeceğiz' diye konuştu.Kendilerinin icra makamı olduğunu hatırlatan Kılıç, 'Biz yaptığımız açıklamalarla uyarılarımızı dile getiriyoruz. Dolayısıyla herkes sorumluluklarının bilincinde hareket etmesi gerekiyor' dedi.Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç, devşirme konusunda Türk futboluna, Türk sporuna fayda ve katkı sağlayacağını düşünülüyorsa engel olunmaması gerektiğini söyledi.Çalıştay raporunu henüz tam anlamıyla okumadığını dile getiren Kılıç, 'Raporu bir inceleyelim, zihnimizde olan şeyler var. Dünyayla ilgili düşünceler de var. Örneğin Almanya ziyaretimde futbolu yönetenlerle bir araya geleceğim ve ne yaptıklarını göreceğim. Diğer branşlarla da genel anlamda aynı. Yakın zamanda neler yapılır, bunu değerlendireceğiz. Başarılı bulduğum da var, beklentimin altında kalan, beklediğim gibi olan da var. Kaynakları verimli kullanmada ciddi bir eksiğimiz olduğu kesin' şeklinde konuştu.Bakanlık olarak maddi desteğin karşılığını alamadıklarını anlatan Bakan Kılıç, 'Demek ki bir yerde eksiğimiz var çünkü şu anda ülkemiz kadar spora maddi kaynak aktaran ve ayıran başka bir ülke yok' ifadesini kullandı.Bazı eksikliklerin bulunduğunu belirten Kılıç, şunları söyledi:'Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın da tespitleri var. Bizim emek ve kaynaklarımız var. Karşılığında olması gerekenler var ama bizim verdiğimiz destek karşılığında 'şu derecede bir başarı elde etmelisiniz' diyemeyiz. Sporcu kardeşlerimiz elinden geleni yapıyorlar ama biz onlara yeterli imkanı sağlıyoruz ama imkanların kullanılmasını doğru bir şekilde yönetilmesinde sıkıntı var ve bunu çözmemiz lazım. Potansiyel var, yetenek de var. Gel gör ki istediğimiz noktaya gelemiyoruz. Neden gelmeyelim?'Sohbet sırasında gençlerle ilgili tespitlerini de dile getiren Kılıç, 'Gençlerin toplumsal olaylarda maalesef ki olumsuz anlamda kullanıldığını söylüyoruz. Gençlerin birleşmeleri birçok şeyin panzehiri olacaktır. Şu anda faal 182 gençlik merkezimiz var ve bunların sayısını hızla arttıracağız. 'Gençliğimiz geleceğimizdir' diyoruz, o zaman onlara da fırsat vermemiz gerekiyor. Ben bakan olarak bu etkinliklere gittiğim için medyada yer alıyor ama ben gitmesem dahi medyada görünürlüğü olmalı çünkü çocuklarımız çaba sarf ediyor' dedi.Belçika’daki vatandaşların çocukları ve gençleriyle ilgili değerlendirme yaptıklarını dile getiren Kılıç, 'Zamanında bizim de yaşadığımız ve birinci elden tecrübeli olduğumuz bir konu. Hem Avrupa Birliği ile alakalı olan süreçler içerisinde, hem de Avrupa Birliği ile ilgili kendi içlerinde bazı konularla ilgili fikir alışverişinde bulunacağız. Bizim de onlara katacağımız şeyler olduğunu düşünüyorum' diye konuştu.Sporx
Reklam
'Her Gün Yeni Bir Fikir Çözüm Sürecine Katkı Sağlamaz'
Başbakan Davutoğlu, 'Çözüm sürecinin daha ileri aşamalara gelmesi için herkesin yapacağı, herkesin birtakım atacağı adımlar var' dedi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık Sarayı'nda Türkmen milletvekilleriyle görüşmesinin ardından Irak İnsan Hakları Bakanı Muhammet Beyati, Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi ve Türkmen milletvekilleri ile basın toplantısı düzenledi.Davutoğlu, Irak ziyareti kapsamında yaptığı görüşmeler içinde en en anlamlı görüşmelerden birisinin Türkmen milletvekilleri ile yaptığı görüşme olduğunu belirterek şunları söyledi:'Türkiye ile Irak arasındaki dostluk, çok köklü arka plana, temellere sahiptir. Bu dostluğun köklerinden birisi de Irka'taki Türkmen mevcududur. Türkmenlerin Irak toplumu içinde edindikleri yer, tarihi olarak burada oynadıkları rol, Türkiye ile Irak arasındaki önemli bağlardan birini oluşturmuştur. Bütün Iraklılar, bizim akrabamızdır, Araplar, Kürtler, Türkmenler, Sünniler, Şiiler, bizim akrabamızdır. Ancak dil bağımız, tarihi irtibatlarımız dolayısıyla ve tabii Türkmenlerin Irak siyasetinde öncelikli rol oynaması, hep Türkiye'nin öncelikleri arasında yer aldı.'Ne zaman Irak'a gitse Türkmen milletvekilleri ile bir araya geldiğini, Türkiye geldiklerinde de ağırladıklarını anlatan Davutoğlu, 'Onların sıkıntılarını her zaman Irak hükümeti nezdinde takip ettik' dedi.'Ne talep gelirse bütün talepleri karşılanacaktır'Son olaylarda Türkmen nüfusunun çok acılar yaşadığını aktaran Davutoğlu, 'Özellikle IŞİD saldırılarından, coğrafi sınırları sonucu olarak en fazla etkilenen topluluklardan biri Türkmenler oldu' ifadesini kullandı.Telafer'de büyük acıların yaşandığına işaret eden Davutoğlu, şöyle devam etti:'Dışişleri bakanıyken Telaferli Sünni ve Şii kökenli Türkmen kardeşlerimizi bir araya getirip barış ve uzlaşma alanındaki çalışmalarda beraber olmuştuk ama maalesef son olaylarda Şii Türkmenlerin Telafer'i terk etmeleri, terk etmek zorunda bırakılmaları, büyük yaralar oluşturdu. Türkiye olarak süratle alana intikal ederek onlar için kamplar kurma ve onların güvenliğini temin etme için elimizden geleni yapmaya çalıştık.'Davutoğlu, Türkmenlerin sancılı günlerinde ihtiyaçlarını tespit ettiklerini ve her şeyden önce insani olarak tüm Iraklı kesimlere yaptıkları gibi Türkmenlere de ellerinden gelen yardımı sürdüreceklerini kaydetti.İnsani yardım konusunda bundan sonra birlikte atılacak adımları görüşmelerde konuştuklarını bildiren Davutoğlu, 'Ne talep gelirse bütün talepleri karşılanacaktır' dedi.Davutoğlu, 'mezhep ayrımı yapmaksızın insani taleplerin hepsini karşılamanın Türkiye'nin boynunun borcu olduğunu' belirterek, şu ana kadar yaklaşık 600 tıra yakın insani yardım malzemesinin Türkmenler'e ulaştırıldığını ifade etti. Bunun sadece son iki üç ay içinde yapılan yardım olduğunu hatırlatan Davutoğlu, 60 milyon dolar katkı sağlanmaya çalışıldığını, hastane, okul yapımı gibi ne talep edilirse de yapılmaya çalışılacağını dile getirdi.Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'İkinci önemli husus: Türkmenlerin bulundukları şehirleri, kasabaları, bölgeleri terk etmemeleri. Bu IŞİD belasından kurtulduktan sonra inşallah Türkmenler, asırlarca yaşadıkları topraklara, köylere, kasabalara, şehirlere geri dönmeliler.'Son olarak Emirli'deki olaylardan sonra buraya da ciddi bir insani kampanya başlatmak gerektiğine karar verdiklerini ifade eden Davutoğlu, 'Gerekirse orada bir kamp kurma konusunda elimizden geleni yapmaya karar verdik' diye konuştu.Davutoğlu, Türkmen kimliğinin korunmasının Irak'taki tüm kimliklerin korunması gibi önemli olduğunun altını çizerek, vekillerin 'farklı siyasi gruplara mensup olmakla birlikte, konu Türkmen meselesi olduğunda, Kerkük meselesi olduğunda Irak Parlamentosunda birlikte hareket etmeleri' konusunda kendilerine teşekkür ettiğini söyledi.'Kerkük, Türkmenlerin, Arapların, Kürtlerin, bütün hepsinin ortak şehri olarak, güzel bir örnek olarak yaşatılmalıdır. Bu bizim Irak politikamızın esaslarındandır' diyen Davutoğlu, yakın zamanda bazı vekillerin şehit edilen yakınları olduğunu hatırlattı ve başsağlığı diledi.Başbakan Davutoğlu, 'Gördüğünüz şu tabloda bile ne kadar şehidimizin yakını var, onların hepsini rahmetle anıyoruz. Bütün Türkmen davası için, bütün şehadet şerbeti içmiş kardeşlerimize bir kez daha rahmet diliyoruz' dedi.Sağ tarafında İnsan Hakları Bakanının sol tarafında da İnsan Hakları Komisyonu Başkanı'nın bulunduğuna dikkati çeken Davutoğlu, 'Yani Irak'taki insan hakları konusu Türkmenlere emanet. İnşallah bir daha Irak'ta kardeş kanı dökülmeyecek şekilde kalıcı barış sağlanır. Allah'tan tekrar şehitlerimize rahmet diliyoruz. Türkmen kardeşlerimizin acılarının dinmesi için elimizden gelen çabayı göstermeyi bir kere daha taahhüt ediyoruz' değerlendirmesinde bulundu.'Her gün yeni bir fikir çözüm sürecine katkı sağlamaz'Davutoğlu, bir gazetecinin 'Adalet Bakanı HDP Grup Başkanvekilleriyle görüştü ve sonrasında hasta tutuklularla ilgili bir düzenleme yapılabileceğine dair bir açıklama geldi HDP heyetinden böyle bir çalışma var mı? Çözüm süreciyle ilgili Selahattin Demirtaş’ın açıklamaları var: 30 kişilik bir komisyon kurulabilir, izleme süreciyle ilgili bu komisyonun yarısı hükümetin belirleyeceği isimler yarısının da HDP tarafından belirlenecek isimlerden oluşması yönünde. Böyle bir çalışma var mı' sorusunu şöyle yanıtladı:'Adalet Bakanımızın görüşmesiyle ilgili tabii kendisinden bilgi alacağım. İnsani gerekçeler söz konusu olduğunda her zaman biz bu konuları dikkate almışızdır. Çözüm sürecinin daha ileri aşamalara gelmesi için herkesin yapacağı, herkesin birtakım atacağı adımlar var. Ancak diğer, Sayın Demirtaş'ın açıklamasıyla ilgili olarak mutabık kalınmayan hususların kamuoyuyla paylaşılması doğru şeyler değil. Her gün yeni bir fikir ortaya atılması Çözüm Süreci'ne katkı sağlamaz. Önemli olan şu ana kadar verilen sözlerin yerine getirilmesi. Ne adım atılacağı, ne olacağı konusunda da zaten hükümetimizin çok kararlı bir tutumu var. Buna özen gösterilmesi lazım.Açıklamalar, çözüm sürecine destek olacak nitelikte olmalı. Yoksa daha yeterince istişare edilmemiş hususlarda konuşulmamış hususlarda, erkenden yapılan açıklamalar zannedildiği gibi olumlu bir tesir yapmaz. Çok dikkatli bir şekilde bu süreci yürütmemiz lazım. Geçmişte yapılan hataların da tekrar yapılmaması lazım. Biz gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Ne zaman hangi adımın atılacağını da tabii bu görüşmeler neticelendikten sonra karar vereceğiz.'AA
Kılıçdaroğlu: 'MİT'in İçinde Bir Grup CHP'ye Operasyon Yapıyor'
CHP lideri Kılıçdaroğlu, partiyi karıştırmak için MİT'in dışında bir ekip kurulduğunu ve bu ekibi de yine MİT'ten bir ismin koordine ettiğini söyledi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MİT'in partiyi karıştırmak için özel bir grup oluşturulduğunu iddia etti. Kılıçdaroğlu, MİT'ten de bir ismin bu gruba liderlik yaptığını söylerken, partilileri uyardı bu tuzağa düşülmemesini istedi. Doğan TV Ankara Temsilcisi Hande Fırat, Kılıçdaroğlu'nun yaptığı açıklamaları Kanal D Haber'de anlattı.  Kılıçdaroğlu, 'AKP'nin derin devleti ve MİT içinde bir grup CHP'yi karıştırmak için operasyon yapmaya çalışıyor. Hiç bir CHP'linin bu tuzağa düşmemesi lazım. Başta kendini ulusalcı olarak tanımlayan arkadaşlar' dedi. 'AK PARTİ'NİN DERİN DEVLETİ' Kılıçdaroğlu AKP'nin derin devleti ve MİT içinde bir grup tarafından verilen talimatları da bildiğini de ima etti. Kılıçdaroğlu, talimatlardan biri de şu dedi: 'CHP, Kürtlerin ve alevilerin partisi olarak gösterilmeye çalışılıcak. Amaç bu algıyı yerleştirmek.' PARTİLİLERİ UYARDI CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP'lilere tuzağa düşülmemeli uyarısında bulundu.CNNTürk
Reklam
Hakan Şükür'den O Babaya Yardım Eli
Ermenek'te yaşamını yitiren Tezcan Gökçe'nin yırtık ayakkabıları ile yürek burkan babasına Hakan Şükür yardım eli uzattı.Ermenek’teki maden ocağında cansız bedenlerine ulaşılan işçilerden Tezcan Gökçe’nin cenaze töreninde yırtık ayakkabılarla katılan babası Recep Gökçe, Türkiye’yi hüzne boğmuştu.Hakan Şükür, Recep Gökçe ile irtibat kurduğunu ve yardım eli uzattığını twitterdan duyurdu.
Volkan Demirel Krizinin Perde Arkası
Olaylı Türkiye-Kazakistan maçının oynandığı akşam müthiş bir telefon trafiği yaşandığı ortaya çıktı.Kazakistan maçında küfür nedeniyle Volkan Demirel'in oynanaması, stadtan ayrılması, geri dönmesi ve maç sonunda korumaların gazetecilere saldırmasının tartışmaları devam ediyor.Radyospor'da yayınlanan Kriminal Spor'da olaylara ilişkin Emniyet'in yaptığı çalışmanın raporları paylaşıldı.İşte öne çıkan ayrıntılar:1- Kamera kayıtlarına göre Volkan'a küfür eden 15 kişi aranıyor. 1 kişi hakkında işlem yapıldı.2- Volkan Demirel Arena'dan ayrılınca TFF Başkan Yardımcısı Servet Yardımcı, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı aradı. Volkan'a ulaşamadıklarını Yıldırım'a ileten yardımcı ceza gelebileceğini ifade etti. Bunun üzerine Aziz Yıldırım'ın talimatıyla Fenerbahçe İdari Menajeri Hasan Çetinkaya, Emre ile birlikte Volkan'ı Arena'ya geri götürdü.3- Fenerbahçe İdari Menajeri Hasan Çetinkaya, Emniyet ifadesinde korumaların stada nasıl girdiğini bilmediğini söyledi.4- Hasan Çetinkaya hakkında yaşanan olaylar nedeniyle 1 yıl seyrden men yasağı verildi.5- Volkan Demirel ve korumalar, polis ifadesinde gazetecilerle yaşanan olaylar için; 'bize küfrettiler ve olaylar öyle başladı' dedi.6- Emniyet iddia edildiği gibi Volkan Demirel'i stad dışında 500 ultrAslan Grubu üyesinin beklediği bilgisini yalanladı.İnternet Haber
Sıradışı Bir Ofis Komedisi: 'BLAM!'
Çalışma hayatının sıradanlığında boğulan dört memurun, sınırsız hayal güçleriyle bambaşka bir dünyaya dönüştürdükleri ofislerinde geçen, komedi ve aksiyonu akrobasi ve sözsüz tiyatro ile birleştiren BLAM!, 29 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez Zorlu sahnesine konuk olacak.Sıradan bir ofis, olağanüstü bir dünyaya dönüşürseDört dahiyane memur, sabahtan akşama kadar süren dayanılmaz sıkıcı mesai saatlerinden bir kaçış yolu ararken gündelik hayatın sil baştan oluşturulduğu, hayal ürünü bir oyun yaratır. Bu ilginç fikirden doğan kahkaha ve enerji dolu BLAM!'de sıradan bir işyeri, çalışanların sevdikleri filmlerden sahneler canlandırdıkları, uzaylılar, süper kahramanlar ve beyaz perdenin klasikleşmiş kötü adamlarının işgal ettiği bir dünyaya dönüşüyor. Kalemler, defterler, not kağıtları havada uçuşuyor, BLAM! ile izleyicileri, adrenalinin doruğa çıktığı, heyecan ve kahkaha dolu bir performans bekliyor.
Beşiktaş'tan 'Malvarlığı' Açıklaması
Beşiktaş yönetimi, kulübün tüm malvarlığını kaybedebileceği yönündeki haberleri yalanladı.  Beşiktaş yönetimi, Divan Kurulu Başkanı Yalçın Karadeniz'in 'vakıf kurulursa Beşiktaş tüm malvarlığını kaybedebilir' şeklinde kongre üyelerine mektup gönderdiği ve ilk tüzük tadil kongresinde vakıf ve üniversite kurma yetkilerinin kaldırılması gerektiğine ilişkin habere yazılı bir açıklama ile cevap verdi.Kulüp tarafından yapılan yazılı açıklama şu şekilde:'Hürriyet gazetesinde yer alan haberin, bir yıkım ve korku havasında yansıtılması bizleri üzmüştür. Gazete ile herhangi bir görüşme yapmayan Divan Kurulu Başkanımız Yalçın Karadeniz'in bilgisi dışında yapılan haberdeki bilgiler de abartılıdır.Kulübümüzün 2013 Yılı Olağan İdari ve Mali Genel Kurulu gündeminin 10. Maddesi gereğince yapılan oylamada, oylamaya katılan üyelerin OYBİRLİĞİ ile 'BJK-Kabataşlılar Üniversitesi kurulması ve bu konuyla ilgili olarak Vakıf kurulması 'yönünde Yönetim Kurulu'na yetki verilmiştir.Toplantıya katılan Genel Kurulu üyelerinin OYBİRLİĞİ ile verdiği yetkiye istinaden, Kabataş Erkek Lisesi Vakfı ve Kabataş Erkek Lisesi Derneği ile yapılan temaslar sonucunda, ortak bir vakıf kurulması ve kurulacak olan bu vakıf bünyesinde de Beşiktaş JK - Kabataş Erkek Lisesi Üniversitesi kurma fikri doğmuş, ancak Derneğimize ait herhangi bir nakdi veya gayri nakdi bir karşılık sunulması gibi bir taahhütte bulunulmamıştır.Kaldı ki Tüzüğümüzün 28. maddesinin p bendi gereğince 'Dernek taşınmazlarının kurulan vakfa devredilmesi hususunda genel kuruldan yeniden yetki alınması gerektiği' açıktır.Yukarıda belirtilen açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; ortada verilmiş herhangi bir taahhüt bulunmadığı gibi, yeni bir genel kurul kararı bulunmadan nakdi veya gayri nakdi bir taahhütte bulunulamayacağı da aşikardır.Yönetim Kurulumuz'un Beşiktaşımız'ın geleceğine yönelik alacağı kararlarda çok titiz davrandığını ve olumlu-olumsuz her türlü durumu dikkatle gözden geçirdiğinin bilinmesini istiyoruz. 'Sporx
Reklam