onedio
19 Yıllık Petrolümüz Kaldı
Türkiye'nin 46,3 milyon ton ham petrol, 6,3 milyar metreküp doğalgaz rezervi kaldı.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri hız kesmeden sürüyor.Yılın 8 ayında, ruhsat sahalarında 3 bin 61 kilometresi denizlerde, 262 kilometresi karalarda olmak üzere toplam 3 bin 323 kilometre iki boyutlu sismik arama, 8 bin 933 kilometrekaresi denizlerde ve 593 kilometresi karalarda olmak üzere toplam 9 bin 526 kilometrekare üç boyutlu sismik arama çalışması gerçekleştirildi.Bu dönemde petrol ve doğalgaz bulmak amacıyla, 65 arama ve tespit kuyusu, 62 üretim kuyusu olmak üzere toplam 127 kuyu açıldı. Açılan bu kuyularda 249 bin metraja ulaşıldı.Arama faaliyetleri kapsamında 1934'ten bu yana 2 bin 726 arama ve tespit, bin 840 üretim kuyusu olmak üzere toplam 4 bin 566 kuyu açıldı ve toplam 8 bin 497 kilometre sondaj yapıldı. Açılan kuyuların yüzde 70’i Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, yüzde 22’si Trakya Bölgesi'nde, yüzde 8’i ise diğer bölgelerde yer alıyor.Bu çalışmalar sonucu 130 ham petrol sahası, 56 doğalgaz sahası keşfedildi. Bu sahalarda halen bin 309 kuyudan ham petrol, 235 kuyudan ise doğalgaz üretimi yapılıyor.Bu yılın 8 aylık dönemde 1,6 milyon ton ham petrol, 343 milyon metreküp doğalgaz üretimi yapıldı. Ortalama günlük ham petrol üretimi 46 bin 536 varil, doğalgaz üretimi ise günlük 1,41 milyon metreküp olarak gerçekleşti.Türkiye'de 1934'ten bu yılın ağustos ayı sonuna kadar toplam 144,3 milyon ton ham petrol ve 13,9 milyar metreküp doğalgaz üretimi yapıldı.Ağustos sonu itibarıyla Türkiye'nin 46,3 milyon ton ham petrol, 6,3 milyar metreküp doğalgaz rezervi kaldı.Yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bu yılki aylık ortalama üretim seviyeleri ile Türkiye'de 19,3 yıllık ham petrol rezervi, 12,2 yıllık doğalgaz rezervi kaldı.Türkiye, yılın 8 ayında 1,6 milyon tonluk ham petrol üretimine karşılık, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 10,8 milyon ton da ithalat gerçekleştirdi. Ham petrol üretimi, ithalatın yaklaşık yüzde 13'üne karşılık geldi.Aynı dönemde 343 milyon metreküp doğalgaz üretimine karşılık 32 milyar 256 milyon 700 bin metreküp doğalgaz ithal edildi. Doğalgaz üretimi ise ithalatın yaklaşık yüzde 1'inde kaldı.Türkiye'de 29 yerli, 17 yabancı olmak üzere toplam 46 petrol şirketi, 189 arama, 89 işletme ruhsatında ham petrol ve doğalgaz arama faaliyetinde bulunuyor.AA
Ermenek'te Ölen Madenci: 'Maden Çok Tehlikeli, Cenazemi 15 Güne Getirirsiniz'
Karaman’ın Ermenek İlçesi’nde meydana gelen maden faciasında cansız bedenlerine ulaşılan ve geçen çarşamba günü defnedilen Uğur İlhan, Mehmet Tokat ve Tezcan Gökçe’nin birbirlerine sarılmış halde bulundukları ortaya çıktı. Üç arkadaşın iş hayatı dışında da sürekli birbirleriyle görüştükleri öğrenilendi. Kömür ocağında ise geriye kalan 8 işçinin kurtarılması için çalışmalar sürüyor.Ermenek İlçesi Pamuklu Köyü Cenne Mevkii’nde Has Şekerler Madencilik şirketine ait linyit kömür ocağından 28 Ekim Salı günü saat 12.15′de işçilerin öğle molası sırasında eski kullanılmayan kömür ocağınde biriken suyun basması sonucu 18 işçi mahsur kaldı. İşçilerden 2′sinin 6 Kasım günü 2′nci Başyukarı’da, 2′sinin 17 Kasım, 6′sının da 18 Kasım günü 4′üncü başyukarı da cansız bedenleri bulundu.18 Kasım günü 4′üncü Başyukarı’da cansız bedenleri bulunan işçilerden Uğur İlhan, Mehmet Tokat ve Tezcan Gökçe’nin birbirlerine sarılı halde bulunduğu ortaya çıktı.BİRBİRLERİNE SARILMIŞLARMaden faciasında oğlu Uğur İlhan’ı ve damadı Mehmet Tokat’ı kaybeden acılı baba Hasan İlhan, şunları söyledi: “Oğlum Uğur, damadım Mehmet ve arkadaşı Tezcan 1,5 yıldır beraber çalışıyorlardı. Sürekli aynı madende görev yapıyorlardı. İşe giderken gelirken ve dışarıda hep beraber geziyorlardı. Diğer arkadaşları da vardı, ama üçü can ciğer yakın arkadaşlardı. Madende meydana gelen olayın ardından yapılan kurtarma çalışmaları sonra üçü de kucak kucağa birbirlerine sarılmış olarak bulunmuşlar. Çıkaran arkadaşa neden bana bu çocuklarımızın üçünü de bir arada bulduğunuzu söylemedin diye sitem ettim. Oğlumu, damadımı ve Tezcan’ı defnettikten sonra olayın şokunu yaşadım.”YEMEK ÇANTASI ISLANMAMIŞHasan İlhan, oğlunun yemek çantasının ise su baskınında ıslanmadığını dikkat çekerek, “Oğlumun çıkaran arkadaşlarının anlattığına göre, oğlumun evden yemek için götürdüğü azık çantası astığı duvarda kuru bir şekilde bulunmuş. Hiç ıslanmamış” dedi.CENAZELER KÖMÜR GİBİ SİMSİYAHMadende cenazelerin kömür gibi simsiyah bir şekilde bulunduğunu da ifade eden Hasan İlhan, şöyle konuştu: “Maden nasıl simsiyah ise çocuklarımız da aynı o şekli almış. Ama elimizden bir şey gelmiyor. Evet bir ekmek uğruna gitti bunlar. Benim nasıl çocuklarım orada simsiyah olduysa bunların olmasına neden olanlar da dünya yüzünde simsiyah olsunlar” diye konuştu.ÖLECEĞİ OĞLUMUN İÇİNE DOĞMUŞMaden faciasında oğlunu kaybeden anne Fatma İlhan da, “Benim oğlum olaydan 2 gün önce ablasına ‘Ocak çok tehlikeli. Benim ölümü 15 güne varmadan ocaktan getireceksiniz ‘demiş. Ablası da gitmemesi için uyarmış ama gitmesem işten çıkarıp kırmızı kalem çekerek işten çıkarırlar, sigortam biter, hem de çektiği kredisini ödeyebilmek için gitmek zorunda olduğunu söylemiş. 2 gün sürmedi ve kardeşim öldü diye o da ağlıyor şimdi. Demek ki çocuğumun içine doğmuş. Hep ben senden evvel ölürüm derdi yavrum. Demek ki çocuğumun içine sığmış ölüm. Bu saatten sonra bana dünyalar kadar para verseler gözüme gözükmez. Yeter ki benim yavrumu versinler. Yavrum o kredi için kendini ocaklara verdi ve kurban gitti. O kredi olmasa benim çocuğum aç açıkta değildi. Hatta motosikletinin anahtarının bir tanesini yeğenine teslim etmiş. ‘ben öleceğim. Dedenle yengenin bir işi düşerse motoru götürüp getirirsin. Motora sahip ol’ demiş. O kadar tehlike olmasaydı hiç öleceğim der miydi” diye konuştu. DHA - Zete
Türkiye'de 10 Yılda 2,5 Milyon Futbol Sahası Büyüklüğünde Tarım Arazisi Yok Oldu
Türkiye’de son 10 yılda, 2 milyon 573 bin futbol sahasına denk gelen 27 milyon 825 bin 64 dekar tarım arazisinin, imara, inşaata kurban gittiği ortaya çıktı.Antalya Ticaret Borsası (ATB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yola çıkarak, Türkiye’nin 2004-2013 yılları arasında kaybettiği tarım arazisi miktarını ortaya koyan bir çalışma yaptı. TÜİK verilerinden derlenen rakamlara göre Türkiye’de son 10 yılda toplam 27 milyon 825 bin 64 dekar tarım arazisinin kaybedildiğini belirten ATB Başkanı Ali Çandır, “2004 yılında 265.9 milyon dekar olan tarım arazisi varlığı, 2013 sonu itibariyle 238.1 milyon dekara düşmüş. Aradaki fark 27.8 milyon dekar. Türkiye son 10 yılda tarım topraklarının yüzde 10.46′sını kaybetmiş durumda” dedi.Bu rakamlara göre Türkiye’nin yıllık kaybının 2.7 milyon dekar, günlük kaybının ise 7.623 dekar olduğuna işaret eden Ali Çandır, “Bunun anlamı, günlük 705 futbol sahası kadar tarım toprağımız, tarım dışı faaliyetlere kurban edilmiş. Yani 10 yılda 2 milyon 573 bin futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisi yok oldu” dedi.EN ÇOK KAYIP, TAHIL AMBARI KONYA’DAAraştırmada 81 ilden 62′sinde tarım topraklarında azalma yaşandığı, 19′unda ise artış olduğu belirlendi. 62 ilde yaşanan kayıp 29 milyon 555 bin 704 dekarken, 19 ildeki 1 milyon 730 bin 640 dekarlık artış nedeniyle toplamdaki Türkiye toplam kaybı 27.8 milyon dekar olarak gösterildi. En çok kayıp ise Türkiye’nin tahıl ambarı olarak nitelendirilen Konya’da gerçekleşti. Konya, tarım topraklarının yüzde 27.35′ini, yani 7 milyon 161 bin dekarını kaybetti. İkinci sırada Yozgat yüzde 24.91′ini, yani 1 milyon 991 bin dekarını kaybetti. Üçüncü sırada ise Diyarbakır yüzde 24.66′sını, yani 1 milyon 968 bin dekar tarım toprağı yok oldu.EN ÇOK KAYIP YAŞANAN İLLERTarım topraklarını inşaata, imara kurban veren iller sıralamasında ilk 10 sıradaki iller Konya, Yozgat ve Diyarbakır’ın ardından şöyle: “Kars yüzde 37.55, 1 milyon 272 bin dekar. Adana yüzde 20.22, 1 milyon 204 bin dekar. Afyonkarahisar yüzde 18.90, 1 milyon 97 bin dekar. Kahramanmaraş yüzde 18.51, 816 bin dekar. Malatya yüzde 21.30, 772 bin dekar. Edirne yüzde 20.71, 762 dekar. Tekirdağ yüzde 16.93, 654.000 dekar.”Kaybedilen tarım arazisi miktarı 600.000 ila 100 dekar arasında değişen iller ise Samsun, Mardin, Ankara, Kayseri, Çorum, Kırşehir, Bursa, Adıyaman, Osmaniye, Kütahya, Erzincan, Kırklareli, Muş, Elazığ, Hatay, Gümüşhane, Balıkesir, Antalya, Ordu, Aksaray, İzmir, Zonguldak, Sinop, Aydın, Erzurum, Kocaeli, Bitlis, Kastamonu, Düzce, Muğla, Sakarya, Bilecik, Karabük, Gaziantep, İstanbul, Hakkari ve Bolu.ARTAN İLLER62 ildeki büyük kayba karşın 19 ilde ise tarım arazisi alanı arttı. Bu illerin başında 264.000 dekarla Van geliyor. İkinci sırada Isparta tarım arazilerini 243.000 dekar artırırken, sırayla Şanlıurfa 231.000, Manisa 183.000, Ardahan 147.000, Bayburt 123.000, Kırıkkale 108.000, Eskişehir 96.000, Çankırı 64.000, Ağrı 52.000 dekar artırdı.NEDEN KAYBEDİYORUZ?Ali Çandır, ATB’nin çalışmasına ilişkin tarım topraklarının kaybedilmesi nedenlerini ise şöyle sıraladı:“Tarım topraklarının insanların şahsi menfaatleri nedeniyle imara açılması. Plansız ve çarpık kentleşme. Yanlış tarım politikaları ve yasal düzenlemeler. Toprakların miras yasası nedeniyle küçülmesiyle tarımın rantabl olmayışı ve bu nedenle tarım topraklarının farklı sektörlere kayması. Turizm nedeniyle yapılan gereksiz büyüklükteki konaklama alanları. Toplum olarak aşırı lüks tüketim alışkanlığı.”KORUMAK HEPİMİZİN BOYNUNUN BORCUDünyada sorunların temelini gıda ve suya ulaşımın oluşturacağına dikkat çeken Çandır, “Tarım topraklarımızı korumak hepimizin boynunun borcudur. Topraklarımız olmadan beslenme politikalarını oluşturamayacağımız gibi, toplumumuzun besin ihtiyacının karşılanmasını da tehlikeye atmış oluyoruz. Bu durum günümüzde kendini sadece fiyatlar düzeyinde belli ediyorken, durumun böyle devam etmesi halinde gelecek kuşakları büyük tehlikeyle baş başa bırakmış olacağız. Ayrıca tarımın stratejik önemi, çevremizde yaşanan olaylar nedeniyle her geçen gün daha fazla insan tarafından görülmekte ve anlaşılmaktadır. Günümüzde bazı ülkeler tarım ve gıda ürünlerini cephane olarak görmekte ve hatta kullanmaktadır. İleride açlık, kıtlık gibi terimlerle karşılaşmak ve kötü durumlara düşmek istemiyorsak şimdiden önlemlerimizi almalıyız” diye konuştu.SON KURBAN KONYAALTI’NDATürkiye’nin meyve, sebze, zeytin, narenciye, endüstri bitkileri, üzüm, incir gibi katma değeri yüksek, kıymetli ve gerçekten ihraç edilen ürünlerinin Marmara, Trakya, Akdeniz, Ege ve bir miktar Güneydoğu’da yetiştiğini belirten Antalya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Vahap Tuncer ise şunları söyledi:”Bunların toplam alanı da Türkiye’deki tarım arazilerinin yüzde 11′i. Türkiye tarımsal katma değerinin yüzde 70′i bu alanlarda yetişiyor. Ancak bu alanlar çok ciddi imar, sanayi ve turizm baskısı altında. Türkiye tarımda geleceğini kurtarmak ve bu anlamda söz sahibi olmak istiyorsa bu bölgelere yapılacak sanayi ve enerji yatırımlarını başka bölgelere kaydırmak, turizm tesislerini deniz- kum- güneş ötesinde çeşitlendirerek başka alanlara kaydırmak zorundadır. Bu bölgelerdeki nüfusu hızla artan kentlerde yerleşim alanlarını birinci sınıf tarım arazileri ve meyve bahçeleri üzerinde değil, marjinal tarım arazileri üzerinde değerlendirmelidir. Bu çerçevede Batı Çevre Yolu’nun açılması Konyaaltı’nda birinci sınıf 1600 dekar meyve bahçesinin elden çıkmasına yol açmıştır. Burada yapılan planlama, komşu mahallelerde de planlama baskısı ve talebini artırmıştır. Daha plan hayata geçirilmeden Bahtılı, Çakırlar, Doyran ve Karatepe bölgesindeki çiftçilerden de imar talebi gelmeye başladı. Halkta yaratılan ‘şehirli olacağız, şapkayı atıp kravat takacağız’ algısının onların kurtuluşu olmadığı anlatılmalıdır.” DHA - Zete
Reklam
Atıyla Çıktığı Gezinti Tam Bir Kabusa Dönen Kadının Hikayesinden 14 Bağlılık ve Mücadele Dolu Fotoğraf
Melbourne'de yaşayan Nicole Graham boş zamanlarını değerlendirmek için atıyla birlikte geniş arazilerde dolaşıyordu. Küçük kızına da ata binmeyi öğreten anne, bu şekilde hem teknolojiden biraz olsun uzaklaşabileceklerini, hem de kızına doğayı ve hayvanları sevmeyi öğretebileceğini umuyordu. İşte böyle bir günde, işler Nicole'un planladığı gibi gitmedi ve kızıyla birlikte çıktığı at gezintisi tam bir kabusa döndü. 18 yaşındaki atı Astro ile birlikte çamura saplanan talihsiz anne, arkalarından gelen kızını uyarma şansına da sahip olamadı. Böylece anne-kız ve atları çamura saplanmış oldu. Neyse ki Nicole kendini çamurdan kurtarmayı başarabildi ve hemen kızını da çamurdan çıkarmaya çalıştı. Büyük çabalar harcayan anne, kızını ve onun atını da çamurdan çıkarabilmeyi başardı. Fakat bir sorun vardı: Nicole'un atı Astro hala çamurun içerisindeydi ve hayvan can çekişiyordu. İşte herkesin yüreklerini burkan o anlardan birkaç görüntü;
Twitter'da Direkt Mesaj ile Tweet Paylaşma Dönemi
Twitter, yaptığı son güncelleme ile twitter kullanıcılarının artık özel bir tweeti takipçileri ile direkt mesaj olarak paylaşabilmelerine olanak sağladı.Sadece mobil uygulama üzerinden değil, aynı zamanda web ortamında ve tweetdeck uygulamalarında da bir tweeti direkt mesaj ile paylaşmak mümkün. Masaüstü ve Tweet Deck üzerinde paylaşmak istediğiniz bir tweet üzerine gelip “daha fazla” ikonuna ardından da “direkt mesaj ile paylaş” ibaresine tıklamanız yeterli. Mobil platformlarda ise -ios ve android- paylaşmak istediğiniz tweet üzerine uzun süre basılı tutarak, çıkan ekrandan “direkt mesaj ile paylaş” ibaresini tıklamanız yeterli, daha sonra mesaj göndermek istediğiniz kullanıcıyı seçerek tweeti direkt mesaj ile takipçiniz ile paylaşabilirsiniz.Yolladığınız mesajı alan kullanıcı twitter tarafından bir bildirim alacak ve gönderiniz doğrudan mesaj penceresinde görüntülenecek.Bu özellik twitter kullanıcılarının çok aradığı bir özellik mi tartışılır, ancak bu özelliğin geliştirilme amacının dışında, kullanıcıların yaratıcılarını kullanarak bu özelliği tamamen farklı amaçlar için kullanmalarıda olası.Twitter geçen kıştan bu yana direkt mesaj konusu üzerine eğilmiş, linkler, fotoğraflar paylaşmaya da olnaka sağlamıştı. Bu son yeniliğinin de direkt mesaj ile ilgili olması, sosyal medyada özel konuşma ve anonim iletişim trendinin artmasına bağlı olarak, Twitter’ın da anonimlik konusunu yakından takip ettiğini gösteriyor.
Reklam
Heirloom ile Eski Fotoğraflarınızı Tek Tuşla Tarayın
Hepimizin evinde annelerimizn sakladığı fotoğraf albümleri vardır. Bir misafir geldiğinde, özel bir günde ve ya geçmiş yad edilmek istendiğinde bu albümler gün yüzüne çıkar ve gözler dolarak fotoğraflar tek tek tozlanmış sayfalarda izlenir.Gelişen teknolojiler ile birlikte kağıt kullanımının azalması ve bilgisayarların yaygınlaşması ile bu fotoğraflar tek tek taratıldı ve bilgisayarın veya harici disklerin en kullanılmayan kısımlarına yedeklendi. Bu yedekleme görevi de genellikle aile baskısı ile evin en çok bilgisayar kullanan çocuğuna verilirdi.Eğer fazla uğraşmak istemeyen biriyseniz muhtemelen şu şekilde bir görüntü elde etmeniz kaçınılmazdı.İşte Heirloom isimli bir uygulama, bu eski fotoğraflarımız ile ilgili sıkıntıyı fark ederek kolay bir çözüm geliştimiş.Hem taratma hem de yedekleme sorunlarına tek bir çözüm getirdiği söylenebilir.Uygulamayı telefonunuza indirdikten sonra siteye üye olmanız isteniyor, daha sonra taratmak istediğiniz fotoğrafı telefonunuzun kamerası ile sadece netliğini ayarlayarak çekiyorsunuz. Boyutlandırmaları ise heirloom sizin yerinize yapıyor ve daha sonra site üzerinde depolayabiliyor, albümler oluşturup, yönetebiliyor ve hatta aile bireylerinizi davet ederek onlar ile paylaşabiliyorsunuz.Buraya kadar herşey çok güzel ancak uygulama şuan çok yeni, an itibarı ile Google Play’de sadece 500 indirmesi var ve asıl kötü lan ise şu anda Türkiye’de kullanılamıyor olması. Umarız yakın bir gelecekte Heirloom’u indirip kullanma deneyimini yaşarız.Bağlantılar: App Store - Google Play
Aile Bağları Güçlü Olan Bir Erkek ile Birlikte Olmanın Size Kazandıracağı 14 Önemli Şey
İnsanlar hareketleri standart olan bir robot değildir, herkesin kendine özgü davranış biçimleri ve yaklaşımları vardır. Özellikle bir kişinin ailesi ile olan ilişkilsi, gelecekte sahip olacağı birçok özelliğin de habercisi olabilir. Çevremde gözlemlediğim kadarıyla, güçlü aile bağları olan erkekler bir evlilik gerçekleştirdiklerinde, eşlerine daha sadık oluyorlar. Bu tip insanlarla birlikte olmanın beraberinde getirdiği birçok avantaj var ve bu avantajlar sayesinde, aslında onlarla evlenmek doğrudan mutlu olmak anlamına geliyor. İşte güçlü aile bağları olan bir adam ile birlikte olmanın beraberinde getirdiği avantajlardan bazıları;
Akıllı Tava ile Her Zaman İyi Yemek Yapmak Mümkün
Yemekleri her zaman en iyi şekilde pişirmek mümkün olmayabiliyor. Yemeğe koyulan malzemelerin değişkenliği, tavanın ulaştığı ısı ve tavanın yapısı bile yemeğin ne kadar iyi pişeceği konusunda önemli bir rol oynuyor. Kickstarter ‘da yerini alan Pantelligent isimli akıllı tava, yemeklerin yapılış sürecini kontrol altında tutarak her zaman başarılı sonuçlar alınmasını garanti ediyor.Tavanın sapında bulunan düşük enerji tüketimli bluetooth sayesinde tavayla ilgili veriler akıllı telefondaki uygulamaya aktarılıyor. Böylece tavanın ısısını gerçek zamanlı olarak takip etmek mümkün oluyor. Uygulamada bulunan tariflerden biri seçiliyor ve uygulamaya yemekte kullanılan malzemenin yapısı ile ilgili gerekli bilgiler kullanıcı tarafından uygulamaya giriliyor. Uygulama kullanıcıyı yönlendiriyor ve eklenmesi gereken malzemelerin tam zamanında eklenmesini veya çevrilmesi gereken bir etin tam da doğru zamanda çevrilmesini sağlıyor. İstenirse bu tariflerin dışında serbest olarak da yemek yapılabiliyor ya da yeni tarifler kaydedilerek diğer kişilerle paylaşılabiliyor.Yemeğin durumu ile ilgili devamlı olarak bildirim gönderebilen akıllı tava sayesinde telefonunuzda oyun oynarken ve hatta mutfakta değilken bile tavanın ısısı öğrenilebiliyor.Şu an yalnızca iOS ile uyumlu olarak çalışabilen tavanın önümüzdeki aylarda Android uygulamasının da yayınlanacağı belirtiliyor. Bu arada Pebble Smartwatch için de bir uygulamanın olduğunu söylemek gerekiyor. Kickstarter’da 30 bin dolar toplamak isteyen Pantelligent, kampanyanın bitimine 46 gün kala 24 bin dolar destek almayı başardı. 199 dolar fiyatıyla 2015 ‘in Ağustos ayında satışına başlanacak olan ürünün Kickstarter sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.LOG
Reklam
'Camide İçki İçtiler' Dediği Caminin Müezzini Sürüldüğü İçin Diyanet' Dava Açtı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Gezi eylemleri sırasında ortaya attığı “Camide içki içtiler” iddiasını doğrulamayınca Bezm-i Alem Camii müezzinliğinden alınan Fuat Yıldırım, sürülmesine karşı Diyanet’e dava açtı.2 Haziran gecesi Dolmabahçe’de ölçüsüz polis şiddetine maruz kalan Gezi eylemciyleri söz konusu camiye sığınmış, cami revire dönmüştü.Erdoğan kendini yaralı biçimde can havliyle camiye atan eylemciler için, “Camiye ayakkabılarıyla girdiler” demekle kalmamış, “ Camide içki içtiler” diye konuşmuştu. A ncak o gece camide bulunan müezzin Yıldırım, iddiayı doğrulamamıştı.Yıldırım kısa süre sonra Başakşehir’e bağlı Kayabaşı köyünde görevlendirilmişti.Taraf’tan Aysun Yazıcı’nın haberine göre Yıldırım, Diyanet’e ‘tenzili rütbe’ gerekçesiyle dava açtı.Davanın ilk duruşması dün İstanbul İdare Mahkemesi’nde gerçekleşti. Duruşmada Yıldırım, protestoların zirveye ulaştığı 31 Mayıs’tan itibaren camide olduğunu, kalabalığın artmasıyla da camiyi terk etmek istemediğini anlattı.Eylemcileri ‘Camiye ayakkabılarınızla girmeyin’ diye uyardığını anlatan Yıldırım, “Provokasyon olasılığı olduğu için giriş kısmına hasır serdik, orada bazı kişilerin tedavileri yapıldı. Eylemcileri hastaneye gönderemedik. Ambulans caminin olduğu yere gelemiyordu” diye konuştu.Yıldırım, duruşmada verdiği ifadesinde olayların başından itibaren aldığı tavrı da şöyle açıkladı: “Benim tek derdim kötü bir olay yaşanmasın, camiye kan bulaşmaması içindi.”Yıldırım, birkaç kez polisi de arayarak yardım istemiş, hatta kanıt oluşturması için camide görüntü almalarını istemiş. Ancak, Yıldırım’a ‘ Başınızın çaresine bakın’ cevabı verilmiş.Yıldırım’ın avukatı Ali Tizik de, “Görevi ‘toplumu birleştirmek’ olan bir memurun ne yapması gerekiyordu? Cami imamı, müftü, görevliler, kaymakam yok. Diyanet sahip çıkmıyor, sahip çıktığında ise tenzili rütbe yapılıyor. Müvekkilim basında haberi çıktığı için suçlanıyor” dedi.Davalı konumdaki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın savunması ise Yıldırım’ın ‘sürüldüğü’ değil, sadece bir yerden bir yere nakil edildiğine yönelik oldu.Diyanet’in yer değiştirmek gibi bir uygulaması bulunduğunu dile getiren Diyanet avukatı, “Bizim görevimiz namaz kıldırmaktır. Oysa bu kişi, bir taraf olmuş ve insanları yönlendirmiş” dedi. Dava bir sonraki duruşmaya ertelendi.Taraf
Yeni Tahminlere Göre Apple Watch Çılgınca Satacak
Ardı arkası kesilmeyen dedikodular bakılırsa; Apple Watch'un da iPhone’dan pek bir farkı kalmamış gibi görünüyor. Şimdiye kadarki en pahalı ve iddialı saatin 30 ila 40 milyon adedi bulan satış beklentisi size yüksek geldiyse sıkı durun, çünkü yeni iddialara göre Apple Watch'un satışları bu tahminleri de aşacak.Business Insider'ın haberine göre Morgan Stanley analisti Kate Huberty, ilk 12 ay içinde 30 milyonu bulacağı tahmin edilen Apple Watch satış rakamını muhafazakar bulduğunu belirtti. Huberty’nin açıklamasına göre, Apple Watch piyasaya çıktığında dünyadaki 315 milyon Apple müşterisi, iPhone 5 ve üzeri cihazlara sahip olacak. Bu kullanıcılar arasında sadece yüzde 10 kadarının Apple Watch’u satın alması beklense de, iPhone kullanıcılarının yüzde 14′ünün iPad’i ilk çıktığı yıl içinde aldığını unutmamak gerek. Apple’ın akıllı saati iPhone veya iPad olmadan, yani tek başına pek bir işe yaramadığı için cihaz satışının diğer Apple cihazlarını kullananlarla orantılı olması bekleniyor.Kate Huberty, Apple Watch ile birlikte diğer giyilebilir teknoloji ürünlerinde de satış rakamlarının artacağını öngörürken, Apple Watch’un 2020′ye kadar 530 milyon ile 1 milyar adet arasında satacağını tahmin ediyor.LOG
Berkin Elvan'ın Ailesi: 'Biz Bedel Ödedik, Başkalarının Burnu Kanamasın'
Gezi olaylarında başına gaz kapsülü isabet etmesi sonucu hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, kendilerinin ağır bir bedel ödediğini söyledi. Yeni gerilimler çıkartarak başkalarına zarar verilmemesi yönünde çağrılarda bulunan acılı baba, “Bundan sonra hiç kimsenin saçının telinin kopmasını dahi istemiyoruz.” dedi.Topçu Kışlası ile ilgili kamuoyuna yansıyan yeni tartışmalar Gezi olaylarını hatırlattı. Gösteriler sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ailesi, Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) konuştu. Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin açılan davada herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini söyleyen baba Sami Elvan, “Sadece davaya bir komiser yardımcısının ismi girdi. Sadece onun tanık olarak dinlenmesine karar verildi. Şuan onunda ifade verip vermediğini de bilmiyorum. Şu bir gerçek Berkin’i vuranların yüzleri alenen açık açık ortada.” ifadelerini kullandı.“ERDOĞAN NEDEN BERKİN’İN AİLESİNİ YUHALATIYOR”Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Berkin ile ilgili sözlerine de karşılık veren baba Elvan, “Şunu açık yüreklilikle söylemek istiyorum. Bir Cumhurbaşkanı daha önce Başbakan olmuş bir kişi, Gezi olaylarında kaybettiğimiz 8 can vardı. Bunların hiçbirisi ile uğraşmadı. 13 buçuk yaşındaki bir çocukla uğraştı. Berkin ne yapmış ona bilemiyorum. Yolsuzluklarını acaba Berkin mi ortaya çıkardı? Yaptığı fiili eylemi Berkin mi ortaya çıkardı? Neden Berkin’in annesini ailesini yuhalatıyor? 14 yaşındaki bir çocuk nasıl terörist olabilir? Ben bunu merak ediyorum. Berkin’in her şeyini elinden aldılar. Berkin ne yaptıysa buna devamlı Berkin hakkında konuşuyor. Bu adam Berkin’le uyuyor Berkin ile uyanıyor demek ki.” şeklinde konuştu.Topçu Kışlası’nın yapımına ilişkin yeni tartışmaların ortaya çıkmasıyla ilgili düşüncelerini de açıklayan Elvan şöyle devam etti: “Biz oranın bedelini çok ağır ödedik. Biz oranın bedelini hala ödüyoruz. Şuan bizim evimizde doğru düzgün bir yaşantımız yok. Bizi komple öldürdüler. Sadece çocuğumuzu değil geleceğimizi de elimizden aldılar. Biz sabahlara kadar evimizin içinde dolanıp dolanıp duruyoruz. Bizim son günlerde konuşulan Gezi Parkı meselesiyle ilgili tabi ki sağ duyu çağrımız olacak. Bizler bedel ödedik. Kimsenin burnunun kanamasını istemiyoruz. Orada halkın bir parkı varsa ona herkesin saygı duymasını istiyoruz. Bundan sonra hiç kimsenin saçının telinin kopmasını dahi istemiyoruz. Çünkü yeter artık bu ülkeye çektirdikleri. Yeter artık bu ülkenin sırtından menfaat sağladıkları.”Anne Gülsüm Elvan ise oğlunun acısını hala yüreğinde hissettiğini belirtti. Hayatlarının zindana döndüğünü anlatan Elvan, “Yaşıyoruz, yaşamıyoruz. Paramparça ettiler bizi. İlaçlarla uyuyamıyorum. Oğlumla yatıyorum, oğlumla kalkıyorum. Bakıyorsun yok. Diyelim ki onun elinde sapan vardı, taş vardı. Öldürtmesi mi gerekiyordu.” diye konuştu.Topçu Kışlası’nın yapımı ile ilgili tartışmalara da değinen anne Elvan, eşinin söylediklerine katıldığını ifade etti. Gezi olaylarının 8 cana mal olduğunu belirten Elvan, “Bir kez daha böyle bir şey olabilir mi? Umarım sağ duyulu olurlar. Umarım vicdanları sızlar. Böyle bir şey yapmazlar.” dedi.Başbakan Davutoğlu’nun Tunceli ziyaretine de atıfta bulunan Elvan, “Ayın 23’ünde Davutoğlu Dersim’e gidecek. Berkin’in dedesi torununun hesabını sorsa ne cevap verirler dedesine. Ne diyecekler? Camlar kırılıyor. Eğer oğlum cam kırdıysa ben bir ömür boyu çalışır borcu öderim ama o da bana çocuğumu versin.” şeklinde konuştu.CİHAN
Reklam
'Kırmızılı Kadın' Meclis'te
CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yanıtlaması istemiyle Meclis'e sunduğu soru önergesinde, Gezi Parkı olayları sırasında 'Kırmızılı Kadın' olarak simgeleşen Ceyda Sungur hakkında 'İstanbul Teknik Üniversitesi araştırma görevlilerinde Ceyda Sungur hakkında Üniversite yönetimince soruşturma açıldığı iddiaları doğru mudur?' diye sordu.CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Gezi Parkı olayları sırasında 'Kırmızılı Kadın' olarak simgeleşen; aynı zamanda İTÜ Mimarlık Fakültesi Araştırma Görevlisi olan Ceyda Sungur hakkında fakülte dekanlığı tarafından arka arkaya açılan 2 disiplin soruşturması açıldığını söyleyerek, 'Ceyda Sungur, asistanlara ait e-posta grubuna attığı e-mail nedeniyle 'Meslektaşlarını provoke etmek' suçlamasıyla hakkında açılan disiplin soruşturması kapsamında Fakülte Dekanlığı'na savunmasını verdi' dedi.'E-POSTA YAZMAK YOLUYLA ARAŞTIRMA GÖREVLİLERİNİ PROVOKE ETMEK' İDDİALARIMahmut Tanal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yanıtlaması istemiyle Meclis'e sunduğu soru önergesinde, 'stanbul Teknik Üniversitesi araştırma görevlilerinde Ceyda Sungur hakkında Üniversite yönetimince soruşturma açıldığı iddiaları doğru mudur? Bu soruşturma neden başlatılmıştır Soruşturmanın; Ceyda Sungur'un; bir araştırma görevlisinin hakkında olumlu rapor olduğu halde, 33 a kadrosuna geçirilmediğine dair, yine araştırma görevlilerinin mail grubuna attığı mail nedeni ile açıldığı iddiaları doğru mudur? Bu soruşturmanın İTÜ Mimarlık Fakültesi yönetimi tarafından 'araştırma görevlileri iletişim grubuna bir e-posta yazmak yoluyla araştırma görevlilerini provoke etmek' suçlaması ile yürütüldüğü iddiaları doğru mudur? Bu mail grubunda atılan mailler fakülte yönetiminin eline nasıl geçmiştir? Bu soruşturma ve soruşturma konusu olayın ortaya çıkartılma biçimi ifade özgürlüğüne ve dolayısı ile Anayasamıza aykırı bir işlem değil midir?' sorularını yöneltti.DHA
Superclasico'da Nefes Kesen Görsel Şölen
Güney Amerika Kupası yarı final maçındaa karşılaşan Boca Juniors ve River Plate sahadan 0-0 beraberlikle ayrıldı.La Bombonera'da oynanan mücadele adına yakışır bir mücadeleye sahne oldu. Superclasico diye adlandırılan ve dünyanın en önemli derbilerinden biri olan maçta Boca Juniors ve River Plate takımları sahadan golsüz beraberlikle ayrıldı.Sarı kartların ve sert mücadelelerin bol olduğu dev derbide maçtan çok Bocalı taraftarların yaptığı görsel şölen damgasını vurdu. Eurosport
Reklam
Saray İşletmecileri Vekil Yakını Çıktı
CHP’li Yalçınkaya, AKP Genel Başkan Yardımcısı Soylu’nun amcasının oğlu ile Kadir Topbaş’ın halasının oğluna Milli Saraylar’a bağlı restoran ve kafelerin işletmelerinin verildiğini söylediCHP Milletvekili Rıza Yalçınkaya, BirGün’e yaptığı açıklamada Milli Saraylar’a bağlı kafe ve restoranların sahiplerinden birinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu’nun amcasının oğlu, diğerinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın halasının oğlu olduğunu dile getirdi. Konuyla ilgili olarak Meclis Başkanlık Divanı’nda “denetim” kararı alındı.TBMM Başkanlık Divanı’nda Dolmabahçe ve Yıldız sarayları ile Küçüksu Kasrı ve Saat Kulesi’ndeki kafeteryaların “konsinye” usulüyle ihaleye verilmesine ilişkin bazı usulsüzlük iddiaları gündeme geldi. Edinilen bilgiye göre, CHP’li Rıza Yalçınkaya yaptığı incelemelere ilişkin belgelerle Boğaz’a nazır kafe-restoranların işletmesinde usulsüzlük ve yandaş kayırmacılığı yapıldığı iddiasında bulundu. Yapılan tartışmaların ardından özel bir muhakkik heyetince bu iddiaların incelenmesine ve işletmelerde denetim yapılmasına karar verildi.Ayarlanmış ihalelerCHP’li üye Rıza Yalçınkaya, incelemeleri sonucu ihalelerin üç firma üzerinde olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Bu firmaların, ihale verildikten sonra kurulan veya faaliyet alanı genişletilen firmalar olduğunu kaydeden Yalçınkaya, “Kazananın dışındaki yan teklifi veren firmalar da bu işi alan firmanın ortağı” dedi.Yalçınkaya, incelenmesini istedikleri işletme sahiplerinden birinin AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu’nun amcasının oğlu, diğerinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın halasının oğlu, diğerinin de Yeni Şafak Gazetesi’nin yazarı Ahmet Albayrak’ın dünürü olduğuna dikkati çekti.‘İşlemi kendileri yapmış’CHP’li İdare Amiri Malik Ecder Özdemir de yapılacak denetimin özellikle Dolmabahçe Saat Kulesi Kafe ile Küçüksu ve Yıldız’daki işletmelerde yoğunlaşacağını belirtti. Özdemir, “Hukuka, yasalara uygun olmayan, yetkileri olmayan bir konuda bürokratlar yönerge çıkararak işlemler yapmışlar. Sözde üç teklif almışlar, kendi ihale kararlarına oluru da kendileri vermişler” diye konuştu.Birgün
Gazetelerde Bugün | 21 Kasım Cuma
Hürriyet: MİT CHP'yi izliyorMilliyet: Bonzai için Twitter timiSabah: Şiddeti bırak siyasete katılVatan: Günah çıkardıTaraf: Müezzin direniyorAkşam: Green Card'lı paralel böcekBirgün: Kuzene, hala oğluna dünüre kafeteryaStar: Paralel piramit bozulacakZaman: Torba yasa Ermenek yetimlerini maaşsız bıraktıYeni Şafak: Türkiye ikna etti
Bank Asya 80 Şubesini Kapattı
Hükümet- Cemaat kavgasının ardından yaşanan gelişmeler nedeniyle bu yılın ilk dokuz ayında zarar eden Bank Asya, 80 şubesini diğer şubelerle birleştirerek kapattığını duyurdu.Bankadan KAP’a yapılan açıklamada, personel sayısının da 2013 sonuna göre 1708 kişi azaldığı belirtilerek; bu değişimin bankanın faaliyet giderlerini azaltarak 2015 kârlılığına katkı sağlayacağı ifade edildi.Geçen yıl üçüncü çeyrekte 60.6 milyon net kâr elde eden Bank Asya, bu yıl üçüncü çeyrekte, krediler ve mevduattaki düşüş ile gelirlerdeki azalmanın etkisiyle 301 milyon lira zarar açıkladı. Bankanın ilk dokuz aydaki zararı ise 249.6 milyon lira.Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen Bank Asya, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu ‘darbe’ olarak niteleyen dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterilmiş, ardından bankanın finansal göstergeleri bozulmaya başlamıştı.ZETE
'2015 Yılında Dünyada 3 Milyar, Türkiye'de Yaklaşık 45 Milyon İnternet Kullanıcısı Olacak'
İnternet kullanıcı sayısının 2 milyarı geçtiğini daha dün gibi hatırlarken güncel istatistikler önümüzdeki yıl 3 milyar internet kullanıcısına erişeceğimizi gösteriyor. Emarketer’ın araştırmasına göre 2015 yılı içinde internet kullanıcı sayısı yüzde 6.2 artarak 3 milyarı aşacak. Türkiye’deki internet kullanıcı sayısı ise 45 milyona dayanacak.Büyüme hızı düşüyor, yaygınlık artıyor2014 yılı için 2.89 milyar internet kullanıcısına ulaşılacağını tahmin eden Emarketer, önümüzdeki yıl internet kullanıcı sayısının dünya nüfusunun yüzde 42.4’ünün internet kullanıcısı olacağını tahmin ediyor. Büyüme hızı giderek düşerken, internet kullanıcılarının toplam dünya nüfusuna oranı ise giderek artıyor.2016 yılında yüzde 5.7 oranında bir büyümeyle dünya nüfusunun yüzde 44.4’ü internete bağlanacak. 2018’de ise büyüme hızı yüzde 5.3’te kalırken internet kullanımı nüfusun yüzde 48.2’e yayılacak. Bu göstergelere göre de 2019 yılında dünyada her iki kişiden biri internete bağlanmış olacak.Hindistan 2016’da ABD’yi geride bırakacakEmarketer‘in ülkeler özelindeki rakamlarına değinecek olursak, tahmin edileceği üzere Çin her zaman olduğu gibi zirveyi bırakmıyor ama alt sıralarda değişimler söz konusu.2016 yılında Çin’in 700 bin internet kullanıcısını geçmesi beklenirken, Hindistan 283 bin internet kullanıcısıyla ABD’yi geride bırakarak 2. sıraya yerleşecek. Bu yıl sonunda Brezilya, Japonya’yı geçerek 4. sıraya yerleşecek. 2015’te Meksika, Almanya’yı geride bırakacak.Türkiye’nin internet kullanıcı sayısıAyda bir kez herhangi bir cihazdan ve herhangi bir yerden internete bağlanan herkesi hesaba katan rapora göre Türkiye 2014’ü 41 milyon internet kullanıcı sayısıyla 14. sırada kapatacak. Ancak 2017’de Vietnam yarım milyon farklı Türkiye’yi geçecek.Türkiye’nin internet kullanıcı sayısı 2017’de 51 milyona yaklaşırken, 2018’de 53.5 milyona yükselecek.Hafızamızı yokladığımızda Birleşmiş Milletler Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından 2014 sonunda dünya genelinde internet kullanıcı sayısının 3 milyara ulaşacağı yönündeki tahminini, Cisco’nun ise 2016 yılında dünya çapında 3.4 milyar kişinin internete erişeceğini gösteren raporunu hatırlıyoruz.Dünya çapında akıllı cihazların fiyatlarının ucuzlaması ve Zambiya’dan işe başlayan internet.org gibi projeler her geçen gün bir çok kişinin ilk kez internete bağlanmasını sağlıyor. Bu değişimin neler getireceği ise sandığımız kadar net değil…Webrazzi
Reklam