onedio
Ermenek'te Oğullarını Kaybeden Gökçe Ailesine 1.349 Lira Aylık Bağlandı
Tezcan Gökçe'nin eşi ve çocuklarına 1349 lira aylık bağlandı.Sosyal Güvenlik Kurumu, Ermenek kazasında hayatını kaybeden Ayşe Gökçe ve Recep Gökçe 'nin oğlu Tezcan Gökçe 'nin eşi ve çocuklarına 1349 lira aylık bağlanacağını açıkladı.Oğlu Ermenek’teki madende mahsur kaldı. Günler sonra cenazesine ulaşıldı. Ermenek’te madende vefat eden madenci Tezcan Gökçe’nin annesi Ayşe Gökçe’yi Türkiye, “Oğlum yüzme de bilmezdi suyun içinde ne yaptı” sözleriyle hatırlıyor. Ayşe Gökçe’nin eşi Tezcan Gökçe’nin babası Recep Gökçe ise önceki gün oğlunun cenazesine yırtık ayakkabılarıyla katılmıştı. Baba Gökçe’nin bu görüntüsü Türkiye’de yoksulluğun fotoğrafı olarak algılandı. Dün ise Karaman Valiliği Gökçe’nin yırtık ayakkabılarının yerine kendisine iki tane ayakkabı verdi.Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise yaptığı açıklamada ise ölen madenci Tezcan Gökçe’nin eşi ve çocuklarına 1349 lira aylık bağlanacağı duyuruldu. SGK aynı zamanda madenden cesedi çıkarılan 10 işçinin 9’una aylık bağlayacak. 1 madenciye ise 900 gün prim süresi dolmadığı ve babası Bağ-Kurlu olduğu için annesinin aylık bağlanma şartını taşıyıp taşımadığına bakılacak ve denetim sonucu uygun bulunursa kendilerine iş kazası aylığı bağlanacak.SGK aynı zamanda Ermenek’te hayatını kaybedenler için bağlanacak aylıkların torba yasadan bağımsız olduğunu açıkladı. Kurum aylıklarla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Ermenek’teki kazada hayatını kaybeden madencilerimizin yakınlarına ayık bağlanıp bağlanmayacağı hususunun Soma kazası için çıkarılan torba kanunla bir ilişkisi bulunmamakta olup, Soma için yapılan düzenleme haklara ulaşmayı engelleyici değil, kolaylaştırıcı bir düzenlemedir”T24
"Büyümüş de Küçülmüş" Çocukların 15 Tipik Özelliği
-Hanimiş hanimiş çen çok düzel biy kız mışın?-Biraz daha düzgün konuşursanız daha rahat anlarım...Tebrikler sert kayaya çarptınız, büyümüş de küçülmüş bir çocuk ile karşı karşıyasınız. Annesinin babasının görmediği kuytu bir köşede gözünü korkutmaya varan bir sürece girdiniz, Allah kurtarsın.
'Ayı Winnie', Kılık Kıyafet ve 'Cinsiyetsizlik'ten Polonya'da Yasaklandı!
Koyu Katolik Polonya’nın bir kasabasında, çizgi karakter Ayı Winne (Winnie the Pooh) ‘ müphem cinsiyeti ‘ ve ‘ uygunsuz ‘ kıyafeti nedeniyle ‘ yasaklandı ‘. Ülkenin merkezindeki Tuszyn kasabasında, yasak kararının alındığı belediye meclisi toplantısının ses kaydının sızdırılmasıyla ortaya çıkan diyaloglar şaşkınlık yarattı.Yasak kararı, belediye meclisinin bir oyun parkının tabelasında nasıl bir görsel kullanılmasını ele aldığı toplantıdan çıktı. Sızdırılan ses kaydında, görsel olarak Ayı Winnie’nin önerilmesi üzerine muhafazakar üyeler çizgi karakterin ‘ kılık kıyafeti ‘ ve ‘ cinsiyeti ‘ hakkında şu cümleleri sarf ediyor:”O ayıyla ilgili sorun şu ki gardırobu tam olarak dolu değil. Yarı çıplak, ki bu çocuklar için uygun değil. Polonya’nın geleneksel ayısı başından ayaklarına kadar giyinik ama Winnie’nin sadece belden yukarısı giyinik.””İç çamaşırı giymiyor çünkü cinsiyeti yok.”Bu çok rahatsız edici. Çizeri 60 yaşın üzerindeydi ve Ayı Winnie’nin testislerini bir jiletle kesti çünkü kendi cinsiyetiyle ilgili sorunları vardı.”Diken
İşlemci Tarihinin 10 Unutulmaz Kahramanı
Bugünün canavar işlemcilerinin yanında komik de görünseler, bu 10 işlemcinin her biri, birer devrim!Yaklaşık 43 yıl önce Intel, bilgisayar sistemlerinde yeni bir çağ başlattığı iddiasıyla 4004 işlemcisini piyasaya sürmüştü. Bu işlemci, pek çok kaynakta tarihin ilk mikroişlemcisi olarak geçer. Sadece 4-bit yapıya sahipti ve hızıysa 740kHz'di (0,74 MHz veya 0,00074 GHz).Öte yandan hatırlatmak gerekir ki, zamanın en küçük bilgisayarı DEC PDP-11/20 modeliydi ve 16 bit mimariye sahipti. 1,25 MHz frekansa ve 56 kilobyte belleğe sahipti. Intel'in 4004'ü her ne kadar ilk mikroişlemci olsa da, DEC'in bilgisayarlarının gücüyle kıyaslandığında oyuncak gibi kalıyordu.Elbette bu mikroişlemcilerin ilk adımıydı ve önemliydi. Ama gönüllerde yer edebilecek kadar büyük bir adım da değildi. Aslında hızlı bir gelişim çağının başlangıcıydı ve Intel'in iddia ettiği gibi, tümleşik bilgisayar sistemlerinde yeni bir çağ başlatmıştı.Intel 4004 gibi, bir çok şirketin imza attığı önemli işlemciler devrim yaratmayı başardı ve işlemcilerin geleceğini şekillendirdi. Bu yazımızda, devrim olarak değerlendirilebilecek 10 efsane işlemciyi ele alıyoruz...CHIP Online
Reklam
3 Ayda 67 Faili Meçhul İnfaz
Son dönemde giderek artan infaz ve faili meçhul olaylar endişe verecek boyuta ulaştı. 1990’lı yılları hatırlatan eylemlerde bilanço giderek ağırlaşıyor. Son üç ayda işlenen 64 faili meçhul cinayete dün üç infaz daha eklendi.Mardin Kızıltepe’de 49 yaşındaki Mehmet Denktaş oturduğu apartmanın içerisinde pusuya düşürülerek öldürüldü76 yaşındaki Mustafa Bingöl Erzurum’un Tekman ilçesinde evinin kapısında 6 kişi tarafından kurşuna dizildiAdana’da 35 yaşındaki Ahmet Atalay otomobilinde yaylım ateşe tutuldu. 35 kurşunun isabet ettiği araçta can verdi6 terörist tarafından kurşuna dizildiErzurum'un Tekman ilçesinde silahlı 6 kişi Mustafa Bingöl’ü, (76) teröristleri jandarmaya ihbar ettiği gerekçesiyle evinin kapısında kurşuna dizerek öldürdü. Evin jandarma karakoluna 500 metre mesafede olduğu ortaya çıktı.Erzurum'un Tekman ilçesinde silahlı 6 kişi Mustafa Bingöl’ü, (76) teröristleri jandarmaya ihbar ettiği gerekçesiyle evinin kapısında kurşuna dizerek öldürdü. Evin jandarma karakoluna 500 metre mesafede olduğu ortaya çıktı.TERÖRİSTLERİ İHBAR ETMİŞTİAmcasının teröristlerce katledildiğini belirten Murat Bingöl şu bilgileri verdi: 'Amcam köyde teröre karşı duruşuyla biliniyordu.3 hafta önce teröristler köye gelip, köylülere salma vurmuşlar ve iş bölüşümü yaptırmışlar. Amcam da bu durumu Jandarma Karakol Komutanlığı’na giderek bildirmişti.Olay gecesi amcam, 3 torunu ve geliniyle evde oturduğu sırada gece yarısı kendilerini asker olarak tanıtan 6 terörist kapıyı çalmış. Kapıyı açmasıyla kurşun yağmuruna tutulmuş. Torunları ve gelini ise saldırıdan korkup iç odada saklanmışlar.'Apartmanda kanlı pusuMardin’in Kızıltepe ilçesinde yaşayan Mehmet Zeynettin Denktaş (49) başından ve karnından silahla vurularak öldürüldü.ÇOCUĞUNU OKULA BIRAKMIŞTIOlay dün sabah Yenimahalle semtinde meydana geldi. Çok Amaçlı Toplum Merkezi’nde çalışan Denktaş, çocuğunu okula bıraktıktan sonra evine döndüğü sırada saldırıya uğradı. 4. kattaki evine çıkan Denktaş, binada kimliği belirsiz kişi veya kişilerin silahlı saldırısı sonucu başından ve karnından vuruldu.İKİ TÜFEK İNCELENİYORPolis, binada bulunan iki adet pompalı tüfeği, olayla ilgisinin olup olmadığını belirlemek için incelemeye aldı.Otomobilde yaylım ateşine tuttularAdana’nın Ceyhan ilçesinde 35 yaşındaki Ahmet Atalay, otomobiliyle seyir halindeyken, motosikletle yaklaşan kimliği belirsiz kişilerin tabancalı saldırısında öldürüldü. Atalay'ın 5 ay önce de iş ortağı 35 yaşındaki Atilla Çalış, silahlı saldırı sonucu öldürülmüştü.Olay, Sarısakal Mahallesi'nde meydana geldi. Tüp gaz bayii Ahmet Atalay'ın yönetimindeki özel otomobile, arkasından gelen motosikletli kişi ya da kişilerce tabancayla ateş açıldı. Kontrolden çıkan otomobil, kaldırıma çıktı. Saldırganlar, otomobil durduktan sonra da ateş etmeye devam etti. Atalay olay yerinde öldü.Üç ayda 67 faili meçhulAğustos ayından bugüne kadar asker, polis ve sivil 67 insan hayatını kaybetti. Hiçbir fail bulunamadı.KOBANİ EYLEMLERİSon sürecin ilk suikastları Diyarbakır’da başladı. 26-27 Ağustos tarihlerinde Diyarbakır’da iki polis memuru şehit edildi. Osman Bal evinin önünde Ali Kızıloğlu ise aracında uğradığı silahlı saldırı sonucunda şehit oldu. 6-7 Ekim’de başlayan Kobani eylemleri sırasında 46 kişi hayatını kaybetti. Silahlı suikast eylemleri Kobani eylemlerinden sonra da artarak devam etti. Son 3 ayda gerçekleşen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı dün gerçekleşen üç cinayetle birlikte 67’yi buldu.Uzman çavuşu eşi ve çocuğuyla yakacaklardıŞırnak’ın Cizre ilçesinde bİr uzman çavuş ailesiyle birlikte saldırıya uğradı. Araca atılan molotofun tutuşmaması uzman çavuş ve ailesinin canını kurtardı. Genelkurmay’dan yapılan açıklamada olay şöyle anlatıldı:MASKELİ SALDIRGANLAR“Yüzleri maskeli dört-beş kişilik bir grup tarafından, uzman çavuşumuza ait özel aracın yolu kesilerek (araçta ailesi ve çocukları bulunduğu halde) taş ve molotofkokteyli ile saldırıda bulunulmuştur. Araca atılan molotofkokteyli yanmamış ancak atılan taşların isabet etmesi sonucu maddi hasar meydana gelmiştir.'UZMAN ÇAVUŞ İKİ GÜNDÜR KAYIPŞırnak'ta görevli 22 yaşındaki uzman çavuş Emre K'nın ailesi, oğullarının izin dönüşü birliğine giderken kaybolduğunu söyledi. 2 gündür haber alınamayan Emre K'nın YDG-H üyeleri tarafından kaçırılmış olabileceği iddia edildi.Bugün
Torba Yasa, Ermenek Yetimlerini Maaşsız Bıraktı
Soma faciasından sonra çıkarılan ‘torba yasa’ ile kişiye özel düzenleme yapılması Ermenek’teki maden kazasında ölenlerin yakınlarını mağdur etti. Çünkü yasa ile ölüm aylığı verilecek iş kazası mağdurları sadece Soma ile sınırlı tutuldu. Ermenek’te yetim kalan 36 çocuk ve aileleri maaşsız kaldı.301 maden işçisinin hayatını kaybettiği Soma faciasının ardından iktidar bir ‘torba yasa’ çıkardı. Yasanın getirdiği düzenleme ile ölüm aylığına hak kazanamayan madencilerin yakınlarına maaş bağlandı. Ancak muhalefetin uyarılarına rağmen düzenlemenin Soma ile sınırlı tutulması, Ermenek’te hayatını kaybeden madencilerin ailelerini aylıktan mahrum bıraktı. 18 madenciden 16’sı evli ve onlardan geriye 36 yetim çocuk kaldı. Uzmanlar, kişiye özel yapılan yasaların pek çok insanı mağdur ettiğine dikkat çekiyor. Ermenek maden faciası ve 10 işçinin hayatını kaybettiği İstanbul’daki asansör kazası başta olmak üzere, bu tür olaylarda mağdur olanların ailelerine maaş bağlanabilmesi için her birine özel yasa çıkarılması gerekiyor. Ancak kamuoyunda ses getirmeyen kazalardan sonra hiçbir düzenleme yapılmıyor. Torba yasadan sonra meydana gelen diğer iş kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise 735’i buldu.İş kazalarında ölenlere maaş bağlamak yerine, ‘torba yasa’ ile kişiye özel düzenleme yapılması, Ermenek’teki maden ve İstanbul’daki asansör facialarında hayatını kaybedenlerin yakınlarını mağdur etti. 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma faciasının ardından çıkarılan torba yasa ile ölüm aylığına hak kazanamayan madencilerin yakınlarına özel bir düzenleme ile maaş bağlanması yüzünden Ermenek’te hayatını kaybeden 18 işçinin 36 çocuğu ölüm aylığından mahrum kaldı. Dolayısıyla torba yasandan sonraki diğer iş kazalarında hayatını kaybeden 735 kişiden, ölüm aylığına hak kazanamadan hayatını kaybedenlerin eş ve çocukları, ölüm aylığı alamayacak. Uzmanlar, kişiye özel yasa çıkarılmasıyla pek çok kişinin mağdur edildiğine dikkat çekiyor. Ermenek ve 10 işçinin hayatını kaybettiği rezidanstaki asansör kazası başta olmak üzere, bu kişilerin ailelerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için her birine özel yasa çıkması gerekiyor.İş kazaları Türkiye’nin kanayan yarası olmaya devam ediyor. Peş peşe meydana gelen kazalarda binlerce insan hayatını kaybederken gerekli tedbirler bir türlü alınmıyor. Her kazanın ardından geride acılı eşler, yetim çocuklar, gözü yaşlı anne-babalar kalıyor. Son büyük iş kazası 28 Ekim’de Ermenek’te meydana geldi. 18 işçinin toprak altında kaldığı kaza hâlâ sıcaklığını koruyor. İş kazaları ders olmazken, her gün bu kazalara yenileri ekleniyor. Önceki gün üç ayrı kazada 3 işçi daha hayatını kaybetti. Hükümet ise kazaları önleyecek kararlı tedbirleri almak bir yana, hayatını kaybedenlerin yaralarını sarmakta bile yetersiz kalıyor. İş kazalarında ölen kişilerin önemli bir bölümüne ölüm aylığı bağlanmıyor. Ancak kamuoyunda büyük yankı uyandıran Soma faciası gibi olaylara has özel düzenleme yapılıyor. Oysa, iş kazalarında her gün ortalama 5 kişi hayatını kaybediyor. Son 10 yılda iş kazalarında ölenlerin sayısı 14 bini geçerken, yakınları da büyük mağduriyet yaşıyor. Pek çoğunun eş ve çocuğu, torba yasanın getirdiği ayrımcı yaklaşım sebebiyle ölüm aylığı alamadı.Kazalarda ölenlerin yakınları yeni yasa bekliyorHayatını kaybeden kişilerin eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için bu kişilerin her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün prim ödemiş olmaları gerekiyor. Ancak kısa süreli çalışanların birçoğu bu şartları taşımıyor. İş kazalarında da bu şartları taşımadan hayatını kaybeden pek çok kişi mevcut. Hükümet, Soma faciasının ardından torba yasa ile bu kazada ölenlerin yakınlarına, yasanın öngördüğü şartlar aranmadan ölüm aylığı bağlandı. Ancak hükümet, kamuoyunun hassasiyet gösterdiği Soma’da ölenlerin yakınlarına ölüm aylığı bağlarken iş kazalarında hayatını kaybeden binlerce kişiyi dikkate almadı. Muhalefetin uyarılarına rağmen yasa Soma ile sınırlı tutuldu. Bu yaklaşım bugün Ermenek’tekileri mağdur ettiği gibi yarın da diğer işçi yakınlarının mağduriyetine yol açacak. Ermenek’tekilerin yakınlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi ise ancak yeni çıkarılacak özel bir yasa ile mümkün olacak.Torba yasa ile Soma’da ölen madencilerin anne-babalarına aylık bağlanması için gereken muhtaçlık şartı da kaldırılarak anne-babalara aylık bağlandı. Yine bu kişilere özel yasa ile İşsizlik Fonu’ndan yardım yapıldı. Bu hakların hiçbirinden ne Ermenek ne de diğer kazalarda ölenlerin yakınları yararlanabilecek.ZAMAN
Reklam
Ünlüler Ebola’ya Karşı “Duruyor”
İrlandalı rock grubu U2’nun solisti dünyaca ünlü aktivist Bono’nun kurucuları arasında yer aldığı özellikle Afrika’da fakirlik ve önlenebilir hastalıkların önüne geçmek amacıyla kurulan kâr amacı gütmeyen organizasyon ONE Campaign şimdi de Ebola’ya karşı.Aralarında Matt Damon, Will Ferrell, Morgan Freeman, Ben Affleck gibi aktörlerin yanı sıra Afrika kökenli şarkıcılar Akon, Ice Prince ve Femi Kuti’nin de yer aldığı 2 dakikalık bir film yayınlayan organizasyon, izleyen herkesi dünya liderlerini Ebola karşısında harekete geçmeye ve kararlı olmaya çağıran bir dilekçenin imzalanabileceği one.org/ebola adresine davet ediyor. Film “Konuşmakla olmaz. Harekete geçme zamanı” mesajıyla sona eriyor.
Tarihi Kar Fırtınasına Drone ile İçeriden Bakmak
İki gün önce Amerika'nın New York eyaletini etkisi altına alan kar fırtınası ülkenin bazı şehirlerde olağanüstü hal ilan edilmesine neden olmuş. Uzmanlar, Kuzey Kutbu ve Sibirya'dan gelen kutup rüzgarlarının da fırtınayı desteklemesi ile 48 saat içinde yağan karın 4 aylık yağışa eşdeğer olduğunu söylüyorlar. Videoda ise 'Drone' yani İnsansız Hava Aracı ile bu fırtınanın içinden görüntüler kaydedilmiş, onları izliyoruz...
Dünyanın En Uzun ve En Korkunç Lunapark Treni
Dünyanın en uzun lunapark treni olması için inşasına başlanan ve 2017 de bitmesi planlanıyor. Henüz bitmediği için de burada izleyeceğiniz video bir DEMO. Orlando'da 570 metre yüksekliğindeki Skyplex kulesinin etrafında inşası devam eden trenin bitmesini heyecanla bekliyoruz...
Reklam
'Bekarlık Geni' Bulundu, 'Sorun' DNA'nızda Olabilir!
Arkadaşlarınızın çoğunun bir 'çifti varken siz hep yalnızsanız ve bundan rahatsızlıklık duyuyorsanız, genlerinizi suçlayabilirsiniz. Zira Çin’de yapılan bir araştırmada, 'bekarlık geni' bulundu. Bu genin, bekar kalma ihtimalini yüzde 20 oranında artırdığı belirtildi.Araştırma Pekin Üniversitesi’nde, 600 öğrencinin saç tellerinin incelenmesiyle yapıldı. Testlerde incelenen 5-HTA1 adlı genin ‘G‘ ve 'C' denilen iki türünün bulunduğu, 'G' türüne sahip olanların da bekar kalmasının daha yüksek ihtimal olduğu belirlendi.Buna göre, 'G' türündeki gen mutluluk hormonu serotoninin seviyesini azaltarak, bir kişinin başkalarıyla yakınlaşmakta zorlanmasına yol açıyor ve yakın ilişkilerde kendini iyi hissetmesini engelliyor. Bu durum ya ilişki başlatmayı ya da ilişkiyi sürdürmeyi zorlaştırıyor. Araştırmacılar, söz konusu gene sahip olanların depresyondan mustarip olma ihtimalinin de daha yüksek olduğu sonucuna vardı.Diken
'Amerika'yı Müslümanlar Keşfetti Demek Fantezidir'
Kanal D'de Cüneyt Özdemir'in sunduğu 5N1K programına konuk olan Prof. Dr. İlber Ortaylı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündeme getirdiği 'Amerika'yı ilk olarak Müslümanlar keşfetti' tezini değerlendirdi.İlber Ortaylı, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:'BU BİR FANTEZİDİR''Bu bir fantezidir. Gavin Menzies diye (İngiltere Eski Deniz Kuvvetleri Başkomutanı ve okyanus bilimci) bir amiral var. Amerika'yı devasa gemiler yapan Çinlilerin keşfettiklerine dair belgelerle ortaya çıktı.''Ondan önce Vikingler kendilerine yol çizmişler. Onların geçtikleri çok net zaten. Siz o yolu bilerek geçiyorsunuz. Onlar bilmeden geçiyor. Bu nasıl oluyor. Yani ikna edici değil. Dolayısıyla bu konuda kesin konuşmak zor.''Kolomb, dünyanın yuvarlak olduğu teziyle, Hindistan'a ulaşmak için batıya yelken açıyor. Amerika'ya ulaşmasına rağmen Hindistan'a vardığını düşünüyor. Ancak gerçeği öğrenemeden ölüyor. Daha sonra Ameroco Vespuci, 'Bu başka bir kıtadır' diyerek Amerika'nın batı tarafından keşfini başlatıyor.''Her halde bir hoca, Küba'da cami olduğuna dair bir hikayeyi empoze etti. Ve bu hikaye bu şekilde yayıldı.''PAPA AYASOFYA'DA DUA ETMEMELİ''Papa'nın Ayasofya ziyaretinde orada kendisi ve diğer Hristiyanların dua etme girişimi yanlış olur. Orayı artık beşeriyetin umumi bir eseri olarak müzeleştirdik.'Cumhuriyet
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Başbakan Başdanışmanı, ‘İslami kesimin en az yarısı yolsuzlukların olduğunu düşünüyor. Bundan rahatsız’ dedi..CHP lideri, mütedeyyin camiaya seslenerek ‘Neden susuyorsunuz’ diye sordu.. İktidara desteğin neden azalmadığını sorguladı.. Çıkan sonuç şu; İslami kesimin en az yarısı rahatsız ama bu rahatsızlığını dilendirmiyor..Dün bu konuya girmiştim.. Muhafazakâr camia üzerine saha çalışması yapılmalı, psikolojileri doğru analiz edilmeli demiştim..Gördüm ki ilgi çekmiş.. İnsanlar, bu olağanüstü duruma kafa yormuşlar.. Olağanüstü durum çünkü demokratik ülkelerde bu derece tepkisizlik görülmüş şey değildir..Örneği yoktur....
Reklam
Erdoğan'dan Afrika Ülkelerine 'Paralel Örgüt' Uyarısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bazı Afrika ülkeleri ile Türkiye arasına eğitim gönüllüsü maskesiyle çeşitli tehlikeli yapılanmaların nüfuz etmeye çalıştıklarını görüyoruz' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekvator Ginesi’nin başkenti Malabo’da düzenlenen '2. Türkiye – Afrika Ortalık Zirvesi'nin ikinci gününde gerçekleştirilen liderler oturumunda, zirveye katılan devlet ve hükümet başkanları ile delegasyon üyelerine hitap etti.Zirveye ev sahipliği yapan Ekvator Ginesi Cumhurbaşkanı Teodoro Obiang Nguema Mbasogo ve Afrika Birliği dönem başkanlığını yapan Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Veled Abdulaziz'e teşekkür eden Erdoğan, zirvenin ilkinin 2008 yılında İstanbul’da yapıldığını anımsatarak, orada Afrika’yı geleceğin önemli cazibe merkezlerinden biri olarak gördüklerini açıkladığını ve yaşanan 6 yılda bunun haklı olduğunu görmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.Afrika’nın bugün sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda kaydettiği dikkat çekici ilerlemeyle dünyanın ilgi odağı haline geldiğini, kıtanın yaşadığı büyük dönüşümden Türkiye olarak çok büyük mutluluk hissettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afrika, Türkiye için her zaman dostlarının ve kardeşlerinin toprağı olmuştur. Binlerce yıllık tarihi olan, en az 2 bin yıllık devlet geleneğine sahip olan, insanlığın ortak birikimine de eşsiz katkılar sağlamış olan Türkiye, Afrika kıtasına her zaman hürmet nazarıyla bakmıştır” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son bin yıl içinde Büyük Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devleti gibi iki büyük devlete sahip olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:“Selçuklu Devleti, Asya kıtası üzerinde geniş bir coğrafyaya hükmetmişti. Osmanlı Devleti ise Asya, Avrupa ve Afrika olmak üzere 3 kıtada hüküm sürmüştü. Atalarımız, selefimiz olan iki büyük devlet de ne bölgelerindeki ülkelere ne de Afrika’ya asla asla ırkçı, köleleştirici ya da sömürgeci nazarla bakmadı. Biz, Afrika halklarını her zaman gönüldaşlarımız, kader arkadaşlarımız olarak gördük. Dinlerimiz, değerlerimiz, etnik kökenlerimiz ve harici görünümlerimiz farklı da olsa biz kendimizi Afrika ile aynı geminin yolcuları olarak hissettik. Afrika kıtasının kadim medeniyetine her zaman takdirle baktık. Afrika’nın yaşadığı acılara politik, stratejik, çıkar odaklı bakanlardan olmadık, her zaman insani, vicdani nazarla yaklaştık. Aynı şekilde Afrika’nın sevincini, başarılarını da hep kendi sevincimiz, başarımız olarak gördük ve bununla da iftihar ettik.Tıpkı Selçuklu ve Osmanlı devletleri gibi 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti de Afrika’ya hep bu nazarla bakmıştır. Afrika ülkelerinin bağımsız, özgür, barış ve emniyet içinde olabilmeleri, kendi istikametlerini tayin hakkına sahip olabilmeleri Türkiye’nin dış politikasının merkezinde yer almıştır.”Afrika Açılım PolitikasıCumhurbaşkanı Erdoğan, başbakanlık görevinde bulunduğu 2002-2014 yılları arasında Afrika ile ilişkilere büyük önem atfettiklerini, kıta ile ilişkileri yoğunlaştırmanın gayreti içinde olduklarını anlatarak, 2005 yılını Türkiye’de “Afrika Yılı” ilan ettiklerinde yürütülen politikayı “Afrika açılım politikası” olarak tanımladıklarını söyledi. 2009 yılında Türkiye’nin kıtada 12, Afrika ülkelerinin ise Ankara’da 10 büyükelçiliği bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, bugün itibariyle Türkiye’nin Afrika’da 39 büyükelçilik ve 4 başkonsoloslukla temsil edildiğini, Afrika ülkelerinin Ankara’daki diplomatik temsilcilik sayısının da 32’ye yükseldiğini söyledi.Kalkınma ortaklığından siyasi diyalog mekanizmalarına, eğitim kültür faaliyetlerinden ekonomik işbirliğine, ticaret hacminden yatırımlara, müteahhitlik hizmetlerinden ulaştırma alt yapılarına kadar Türkiye ve Afrika ülkelerinin birlikte büyük ilerlemeler sağladığını ifade eden Erdoğan, “Karşılıklı olarak ‘açılım sürecini’ tamamlamış olduk. Artık eşit ortaklığa dayalı yeni ve daha ileri bir aşamaya geçmemizin gerekli olduğunu gördük. Şimdi ortaklığımızın sağlam temeller üzerinde ilerletilme zamanıdır. Bu anlayışla bugün zirvede kabul edeceğimiz bildiri ve uygulama planının bu ortaklığın köşe taşlarını temsil edeceğine, gelecek dönemdeki hedeflerimize yön vereceğine inanıyorum” diye konuştu.Erdoğan, Türkiye’nin, Afrika ülkeleriyle tarım, enerji, sağlık, eğitim, küçük ve ortak ölçekli işletmeler, istihdam, yatırımların teşviki, enerji ve ulaşım gibi konularda dayanışma ve daha derin, verimli işbirliğine hazır olduğunu belirterek, “Kalkınma ve bütünleşme yolunda yeni bir ortaklık modeli hedefinde birlikte ve kararlılıkla yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Afrika’da çok yönlü, çok boyutlu bir politika izlediğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:“Sahra altı Afrika ülkeleriyle ticaret hacmimiz son 10 yılda 10 kat artış kaydetti. Afrika’daki yatırımlarımızın toplamı 6 milyar dolara ulaştı. Türk Hava Yolları, bugün itibariyle Afrika kıtasında 40 farklı şehre tarifeli sefer yapıyor. Bu seferlerin ve sürekli genişleyen uçuş ağının da katkısıyla her yıl Türkiye ve Afrika arasında turizm, kültür, iş ve ticaret amacıyla karşılıklı olarak seyahat edenlerin sayısı yılda 200 bini aşan rakamlara ulaştı. Bu sayının her geçen gün artmakta olduğunu belirtmekte fayda görüyorum. 1991-2013 döneminde Afrika ülkelerine lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde toplam 3 bin 254 burs kontenjanı açtık. Son 2 yılda ise Afrikalı genç kardeşlerimize Türkiye’deki üniversitelerde binin üzerinde yeni burs tahsis ettik, bu sayıyı daha da artıracağız. Zira bu gençlerin Türkiye’de alacakları kaliteli eğitim ve edinecekleri yüksek becerileri buralara geri dönüp, ülkelerinin ve içinden çıktıkları toplumların hizmetine sunacaklarına güveniyoruz.  Sağlık sektörünün Afrika ülkeleriyle işbirliğimizde önemli bir alan olarak belirgin hale geldiğini görüyoruz, bundan büyük memnuniyet duyuyoruz. Sudan’da açılan 150 yataklı hastanenin, Somali’de de 200 yataklı tam teşekküllü bir hastanenin açılışına hazırlanıyoruz. Kendi kendine yetebilir şekilde Türk ve yerel sağlık personeli tarafından ortak işletilen ve sunduğu sağlık hizmetleri bakımından örnek uygulamalar arasına giren benzeri projeleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz.”Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ebola salgını nedeniyle zor bir dönemin yaşanmakta olduğu bugünlerde sağlık alanındaki işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördüklerini belirterek, “Bu vesileyle Türkiye’nin Ebola salgını ile mücadele için Afrikalı dostlarımıza şimdiye kadar yaptıklarımıza ek olarak 5 milyon dolarlık ilave bir kaynak ayırdığını açıklamak istiyorum” diye konuştu. Erdoğan, bu konuda yuvarlak masa toplantısı sırasında zirve katılımcılarına daha ayrıntılı bilgi sunacağını söyledi.Türkiye’nin somut işbirliği teklifi olarak 5 yıl içinde bin uzmanın Türkiye’ye meslek öğretmek için 3 ve 6 aylık periyotlarla götürülebileceğini ve 5 yıl içinde 10 ülkede birer model olmak üzere tarım-hayvancılık projesi geliştirebileceklerini belirten Erdoğan, bu konudaki ileri derecede bulunan deneyimlerini paylaşabileceklerini söyledi.'Afrika'nın artık küresel alandaki ağırlığı giderek artıyor'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika'nın artık küresel alandaki ağırlığı giderek artan, siyasi ve ekonomik bir kıta olarak geleceği gördüğünü söyledi.Dünyanın yüz ölçümü bakımından en büyük ikinci kıtası Afrika'nın, gelecek yıllarda zengin doğal kaynakları ve insan kapasitesiyle uluslararası sistem içerisinde giderek daha etkin rol oynayacağını dile getiren Erdoğan, Afrika'da ekonomik ve sosyal kalkınma, çatışmaların önlenmesi, demokrasi, insan hakları ile sorunların barışçıl çözümü alanlarında önemli başarılar kaydedildiğine dikkati çekti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımların korunarak daha ileri noktalara ulaştırılmasını önemsediklerini ifade ederek, Afrika Birliği'nin ve bölgesel örgütlerin, belirlenen ortak hedefler doğrultusunda, siyasal ve ekonomik bütünleşmesinin sağlanmasında, öncü rol oynamaya devam edeceklerine olan inancını dile getirdi.Afrika Birliği'nin, temsil gücünün ötesinde, siyasi ağırlığının günden güne artmasını ve üye ülkelerde ortaya çıkan sorunların çözümünde oynadığı etkin rolü not ettiklerini ve memnuniyetle karşıladıklarını belirten Erdoğan, 'Afrika Birliği bütçesine son 5 yıldır yapmakta olduğumuz nakdi bütçe katkısını önümüzdeki yıllarda da devam ettireceğimizi belirtmek isterim' dedi.Çeşitli tehlikeli yapılanmalarTerörizm, organize suçlar ve uyuşturucuyla mücadelenin yanı sıra, yoksulluk, eğitimsizlik ve salgın hastalıklara karşı yürütülen çalışmalarda, Afrika ülkeleriyle sonuç odaklı ve projelere dayalı güçlü bir işbirliğine hazır olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti.'Burada bir hususa da özellikle dikkatlerinizi çekmek isterim: Bazı Afrika ülkeleriyle Türkiye arasına, sivil toplum örgütü ya da eğitim gönüllüsü maskesiyle çeşitli tehlikeli yapılanmaların nüfuz etmeye çalıştıklarını görüyoruz. Bunu da dikkatle izliyoruz. Faaliyet gösterdikleri hemen her ülkede gizli yapılanma içine giren ve ajanlık faaliyetleri artık daha da somutlaşan bu örgütlere karşı devlet ve hükümet başkanı dostlarımızın daha hassas olacaklarını umuyoruz. Eğitim ve insani yardım görüntüsü altında, Türkiye dahil olmak üzere faaliyet gösterdikleri her ülkede ciddi tehdit teşkil eden bu örgüt veya örgütlere karşı her türlü bilgi paylaşımına ve ortak mücadeleye hazır olduğumuzu da burada özellikle vurgulamak isterim.'Bu ikinci zirvenin Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında yeni bir dönüm noktası teşkil edeceğini, üçüncü zirve için 'İstanbul 2019'un hazır olduğunu, burada ev sahipliği yapmak için sabırsızlandıklarını belirten Erdoğan, zirvenin başarılı geçmesi temennisinde bulundu.  Aile fotoğrafıZirve, liderler oturumunun ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer devlet ve hükümet başkanları 2. Türkiye - Afrika Ortaklık Zirvesi aile fotoğrafını çektirdi. Erdoğan, fotoğraf çekiminin ardından 'Türkiye - Afrika Ortaklığı' konulu fotoğraf sergisini gezdi. Erdoğan'ın sergi alanına Nijer Devlet Başkanı Mahamadou Issoufou ile el ele tutuşarak gitmesi dikkati çekti. Serginin ardından Erdoğan ve Issoufou, bir süre baş başa görüştü.  Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zirvenin açılışı oturumundaki konuşmasını eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da izledi.AA
7 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 5'i yerli 7 film vizyona girecek.'Kumun Tadı'Melisa Önel'in yönettiği ve Mira Furlan, Timuçin Esen, Ahmet Rıfat Şungar ile Mustafa Uzunyılmaz'ın oynadığı 'Kumun Tadı' izleyici ile buluşacak.Dünya prömiyeri 64. Berlin Film Festivali'nin 'Forum' bölümünde yapılan film, kamyon şoförü Hamit'in yaşadıklarını konu alıyor.'Asfalt Çiçekleri'Yapımcılığını ve yönetmenliğini Kamil Koç'un yaptığı 'Asfalt Çiçekleri', haftanın bir başka dram türündeki filmi.Hilmi Korkmaz, Sema Şahingöz, Sinem İslamoğlu ile Semir Aslanyürek'in oynadığı film, genç bir ressamın arayış hikayesini anlatıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen filmin çekimleri, İstanbul, İzmit, Osmancık, Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, İzmir, Selçuk ve Konya'da yapıldı.'Ümmü Sıbyan: Zifir'Efe Hızır'ın yönettiği 'Ümmü Sıbyan: Zifir' filminin oyuncu kadrosunda Melisa Akman, Berkan Bulut, Rabia Kaya ile Mustafa Kırantepe gibi isimler yer alıyor.Korku türündeki film, lise son sınıfta okuyan bir grup arkadaşın mezun olmadan önce son bir çılgınlık yapmaya karar vererek, gece okula gizlice girip ruh çağırma seansı yapmaları sonucu yaşanan olayları beyaz perdeye aktarıyor.'Karışık Kaset'Sarp Apak, Özge Özpirinçci, Bülent Emin Yarar, Ulaşcan Kutlu, Aslıhan Kapanşahin, Burak Sarımola, Atilla Taş, Öznur Serçeller ile Sevinç Erbulak'ın oynadığı 'Karışık Kaset' adlı filmin yönetmenliğini Tunç Şahin yaptı.Filmde Ulaş karakterini canlandıran Sarp Apak ile İrem karakterine hayat veren Özge Özpirinçci'nin 20 yıl önce başlayıp, günümüze dek gelen aşk serüveni anlatılıyor.'Karışık Kaset', Uygar Şirin'in aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlandı.'Seni Seviyorum Adamım'Biray Dalkıran'ın yönettiği ve Barış Kılıç, Gizem Karaca, Asuman Dabak, Yıldız Kültür, Ayşen Gruda, Aslı Omağ ile Murat Serezli'nin oynadığı 'Seni Seviyorum Adamım' izleyici ile buluşacak.Film, mesleğine küserek KKTC'de sahil kasabasına yerleşen, eskiden oldukça başarılı bir müzik yapımcısı olan Ömer ile hayatının son günlerini yaşadığını öğrenen genç ve yetenekli genç kız Ezel'in hikayesini konu alıyor.'Açlık Oyunları: Alaycı Kuş Bölüm 1'Dünyada ilgiyle izlenen 'Açlık Oyunları' film serisinin merakla beklenen üçüncü bölümü 'Açlık Oyunları: Alaycı Kuş Bölüm 1', Türkiye'deki sinema severlerle buluşacak.Francis Lawrence'in yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde Jennifer Lawrence, Josh Hutcherson, Robert Knepper, Julianne Moore ve Elizabeth Banks yer aldı.'Şeflerin Savaşı'Jean Reno, Michael Youn, Raphaelle Agogue ile Julien Boisselier'in oynadığı 'Şeflerin Savaşı' filminin yönetmenliğini Daniel Cohen üstlendi.Komedi türündeki filmde; restorana gelen yeni müdürün, moleküler gastronomide uzmanlaşmış daha genç bir şef getirmek istemesi ve şefin restorana bir yıldızını kaybettirmeye çalışması anlatılıyor.AA
Reklam
Fenerbahçe'den Şenol Güneş'e Sert Tepki
Fenerbahçe Kulübü, Şenol Güneş'in yaptığı Volkan Demirel'le ilgili açıklamalara sert tepki gösterdi.Resmi siteden yapılan açıklama şöyle;'Dün bir televizyon kanalında konuşan ve bugün yazılı basında da yer alan, Teknik Direktör Şenol Güneş’in, milli takımın kalecisi ve kaptanımız ile ilgili açıklamaları tarafımızdan dikkatle takip edilmiştir.Daha önce Galatasaray, Beşiktaş ve Gençlerbirliği maçlarımızdan önce olduğu gibi, Fenerbahçe’yle oynayacak olan takımların, maçın hemen öncesindeki açıklamalarıyla yaptıkları algı yönetimi artık kronik bir hal almıştır.Milli Takımda bir dönem teknik direktörlük yapmış bir isme, kaptanımızla ilgili hedef göstermeye yönelik yaptığı açıklamalar yakışmamaktadır.Şenol Güneş’e tavsiyemiz, bir açıklama yapma zorunluluğu hissediyorsa, kendi oyuncularıyla ve takımıyla ilgili demeçler vermesidir.FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ'Milliyet
Breaking Bad Hasretinizi Bastıracak %100 Saf ve Mavi 10 Soundtrack
2008 yılında sessiz sedasız yayın hayatına giren ve biterken de kitleleri ağlatan, sadece senaryosuyla değil bittiği için bile kahreden efsanevi dizi Breaking Bad’i çok özlüyoruz. “F*ck you Bogdan and your eyebrows” diyerek isyanını başlatan ve daha sonra “Say my name!” özgüveniyle karanlık yüzün, zehirli zihni Walter White’ı izlemek muhteşem bir histi! Daha fazla duygusallaşmaya gerek yok, Mr White ve Jesse sizi özledik. Utanmasak Skylar seni de özledik diyeceğiz. Neyse, bizi o heyecan dolu, merak dolu günlere geri götürecek, bir nebze olsun özlemimizi, hasretimizi dindirecek Breaking Bad şarkıları huzurlarınızda;
Sokak Röportajları : Sevgilinizle Yapmayı En Çok Sevdiğiniz Şey Nedir?
El ele sokaklarda aylak aylak yürüyenlerden mi, evde yayılıp dizilerden dizi beğenenlerden mi, yoksa “ne sevgilisi abi, bulduğumuzda ne yapacağımızı düşünürüz” diyenlerden misiniz? SokakRoportajlari.com iftiharla sunar; “Sevgilinizle yapmayı en çok sevdiğiniz şey nedir?”
19 Yıllık Petrolümüz Kaldı
Türkiye'nin 46,3 milyon ton ham petrol, 6,3 milyar metreküp doğalgaz rezervi kaldı.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, petrol ve doğalgaz arama faaliyetleri hız kesmeden sürüyor.Yılın 8 ayında, ruhsat sahalarında 3 bin 61 kilometresi denizlerde, 262 kilometresi karalarda olmak üzere toplam 3 bin 323 kilometre iki boyutlu sismik arama, 8 bin 933 kilometrekaresi denizlerde ve 593 kilometresi karalarda olmak üzere toplam 9 bin 526 kilometrekare üç boyutlu sismik arama çalışması gerçekleştirildi.Bu dönemde petrol ve doğalgaz bulmak amacıyla, 65 arama ve tespit kuyusu, 62 üretim kuyusu olmak üzere toplam 127 kuyu açıldı. Açılan bu kuyularda 249 bin metraja ulaşıldı.Arama faaliyetleri kapsamında 1934'ten bu yana 2 bin 726 arama ve tespit, bin 840 üretim kuyusu olmak üzere toplam 4 bin 566 kuyu açıldı ve toplam 8 bin 497 kilometre sondaj yapıldı. Açılan kuyuların yüzde 70’i Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, yüzde 22’si Trakya Bölgesi'nde, yüzde 8’i ise diğer bölgelerde yer alıyor.Bu çalışmalar sonucu 130 ham petrol sahası, 56 doğalgaz sahası keşfedildi. Bu sahalarda halen bin 309 kuyudan ham petrol, 235 kuyudan ise doğalgaz üretimi yapılıyor.Bu yılın 8 aylık dönemde 1,6 milyon ton ham petrol, 343 milyon metreküp doğalgaz üretimi yapıldı. Ortalama günlük ham petrol üretimi 46 bin 536 varil, doğalgaz üretimi ise günlük 1,41 milyon metreküp olarak gerçekleşti.Türkiye'de 1934'ten bu yılın ağustos ayı sonuna kadar toplam 144,3 milyon ton ham petrol ve 13,9 milyar metreküp doğalgaz üretimi yapıldı.Ağustos sonu itibarıyla Türkiye'nin 46,3 milyon ton ham petrol, 6,3 milyar metreküp doğalgaz rezervi kaldı.Yeni keşifler yapılmadığı takdirde, bu yılki aylık ortalama üretim seviyeleri ile Türkiye'de 19,3 yıllık ham petrol rezervi, 12,2 yıllık doğalgaz rezervi kaldı.Türkiye, yılın 8 ayında 1,6 milyon tonluk ham petrol üretimine karşılık, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 10,8 milyon ton da ithalat gerçekleştirdi. Ham petrol üretimi, ithalatın yaklaşık yüzde 13'üne karşılık geldi.Aynı dönemde 343 milyon metreküp doğalgaz üretimine karşılık 32 milyar 256 milyon 700 bin metreküp doğalgaz ithal edildi. Doğalgaz üretimi ise ithalatın yaklaşık yüzde 1'inde kaldı.Türkiye'de 29 yerli, 17 yabancı olmak üzere toplam 46 petrol şirketi, 189 arama, 89 işletme ruhsatında ham petrol ve doğalgaz arama faaliyetinde bulunuyor.AA
Reklam