Sadece Wi-Fi Seslerini Duyabilen Adam, Frank Swain
Eğer internete 2000’li yıllar öncesinde bağlanmayı denediyseniz, muhtemelen dial-up modem tarafından yayılan o ( kulak tırmalayıcı ) sesi hatırlarsınız. Bugünlerde ise internete bağlanma aşamasında duyduğumuz tek ses, kablosuz bir ağa bağlanma aşamasında şifreyi yazarken klavyemizin tuşlarından çıkan ses. Frank Swain ise Wi-fi dalgalarının çıkardığı sesleri duyabiliyor .Nadir şekilde rastlanan herhangi genetik bir mutasyonu olmayan Swain bunu geliştirilmiş işitme cihazı ve kullandığı zeki bir yazılım sayesinde gerçekleştiriyor. İşitme yeteneğini 20 yaşından beri kaybettiği için 2 senedir işitme cihazı kullanan Frank farklı bir şey yapmak istemiş. Hiçbirimizin duyamadığı sesleri duyabilmek: Kablosuz iletişim .Bilim yazarı Swain, bu fikrini gerçekleştirebilmek için İngiltere’deki hayır kurumlarının yeni buluşlar için sağladığı ödeneklerden yararlanarak ses sanatçısı Daniel Jones ile birlikte çalışmış ve ikili sonunda “ Phantom Terrains ” adındaki Wi-fi seslerini duyulabilir hale getiren cihazı geliştirmiş. Yazılım ise kırılmış ( hacklenmiş ) bir iPhone üzerinde çalışıyor, dahili wi-fi sensörü kullanarak wi-fi alanlarını ayarlamaya çalışıyor. Gerekli işlem ve taramalar bittikten sonra yazılım, modem ismi, Wi-fi frekanslarının şifreleme algoritmaları ve cihazın modemden uzaklığı gibi bilgileri bulunabilir hale getiriyor.Swain’in New Scientist’de yayınlanan makalesine göre “Sinyalin gücü, yönü, adı ve bunların üzerindeki güvenlik derecesi arka ve ön plandan oluşan bir ses akışına çevriliyor. Uzak sinyaller geiger sayacındaki vuruşlar gibi tıklıyor ve beliren en güçlü sinyaller ağ ID’lerini tekrarlayan bir melodi olarak cızırdıyor. Ses düzenli olarak, bir çift duyma aparatından yayınlanıyor. Ekstra ses tabakası, aparatların normal çıkışıyla karıştırılarak basitçe oluşmuş ses ortamının bir parçası oluyor. Yani telefonumu yanımda taşıdığım sürece, her zaman Wi-fi seslerini duyabilecek durumdayım.”“Sound Cloud ses dosyası” https://soundcloud.com/alissa-walker/phantom-terrains-audio**Swain daha sonra Güney Londra’yı dolaşarak, gittiği her yerden bilgi topladı. Sonuçlar, tüm yönlendiricilerin nerede olduklarını, bant genişliklerini ve şifreleme seviyelerinigösteriyor. Bu bilgilerden yola çıkan Swain, iş merkezlerinden uzak muhitlerde bulunan yönlendiricilerin daha düşük güvenlik seviyelerine sahipken ticari bölgelerde bulunan yönlendiricilerin daha yüksek seviyelerde şifreleme standartlarına sahip yönlendiriciler ile dolu olduğunu gördüğünü belirtiyor. Bunu aşağıdaki resimde gözlemlemek mümkün:Swain’in işitme yeteneğini geri getirecek mevcut bir tedavi olmadığı halde bu yeni teknoloji ona kimsenin duyamadığı sesleri duyma imkanı veriyor ve Swain şimdiden duyulamayan başka diğer sesleri de işitsel repertuarına eklemeyi düşünüyor.Kablosuz iletişim, havada bilgi taşıyan sinyallerin belirli bir frekans kullanılarak hava aracılığı ile uçtan uca iletilmesidir. Bilginin taşınması elektromanyetik (EM) ışınım yoluyla gerçekleşir. Hava da tıpkı metal ve bakır gibi bir iletim ortamıdır. Havanın iletkenliği için verilebilecek en uygun örnek sesin bir uçtan diğer uca doğru taşınabilmesidir.Peki şifreleme algoritmaları- seviyeleri ne anlama gelir? Şifreleme algoritmaları nelerdir?3 farklı şifreleme algoritması vardır.1)WEP (Wired Equivalent Privacy)İlk şifreleme standardıdır.Kimlik doğrulama yöntemlerinin temel amacı kablosuz networkleri, kablolu networkler gibi güvenli hale getirmektir.IEEE Wep şifrelemesinin Data Link katmanında uygulanmasını sağlamıştır. Bu sayede aynı ağdan olmayan bir sistem paket içeriklerini göremez.WEP şifreleme yaparken RC4 adlı şifreleme algoritmasını kullanır. Çok fazla kusura sahip olan WEP, tercih edilmemesi gereken bir şifreleme yöntemidir.WEP istemci ve access point arasında şifreleme yaparken 24bitlik IV paketleri kullanır.2)WPA (Wi-fi Protected Access)WEP şifreleme yönteminin zayıflıklarını kapatmak için geliştirilmiş bir şifreleme yöntemidir. WEP’de kullanılan 24bitlik IV paketleri 48bite yükseltilmiştir.3)WPA2 (Wi-fi Protected Access 2)Günümüzde AES’in yerini almış en gelişmiş şifreleme algoritmasıdır.WPA ile WPA2 arasında en önemli fark şifreleme algoritması olarak AES adlı algoritmanın kullanılmasıdır.Amerika’da kablosuz ağların devlet kurumları tarafından kullanılabilmesi için FIPS (Federal Information Processing Standard) ile uyumlu olması gerekmektedir.WPA2 AES şifreleme algoritması ile bu standardın da gereksinimlerini karşılamaktadır. WPA’daki eksiklikleri gidermek için oluşturulmuş WPA2 günümüzdeki en gelişmiş şifreleme yöntemidir.Yani yazıda düşük güvenlik seviyesi derken WEP’i yüksek derken ise büyük olasılıkla WPA2’den bahsediyor.Yazının İngilizce OrjinaliYazar: Justin AlfordYeşil Gazete için çeviren: Berk Ergin Yeşil Gazete, iflscience.com
Zaman Yolculuğu | Kısa Film
Michael Shanks tarafından hazırlanan kısa film insanlığın teknolojiyi nasıl kişisel çıkarları için kullanabileceğine dair güzel göndermelerde bulunuyor.
Ve Davutoğlu'ndan 'Bedelli' Açıklaması: Yaş 28, Bedel 18 Bin TL
Başbakan Davutoğlu, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren 28 yaşından gün almış kişilerin 18 bin TL karşılığında bedelli askerlik yapacağını açıkladı.Parti grup toplantısında partililere seslenen Başbakan Davutoğlu toplantıdan önce gazetecilerin bedelli asklerlikle ilgili soru üzerine 'Konuşmamda sürprizler olabilir, dinleyin, bekleyin' demişti. Davutoğlu gazetecilere söylediği bu sözlerden sonra grup toplantısındaki konuşmasında, 'Bakanlar kurulumuzda, 1 ocak 28 yaşından gün almış olan, 27 yaşını doldurmuş olan vatandaşlarımızın bedelli askerlik imkanı getiriliyor. Bu vatandaşlarımız 18 bin lira ödeme karşılığında askerlik görevlerini yapmış sayılacaklar. Bedelli askerlik imkanının getirilmesiyle, hem söz konusu olan birikim hafifletilmiş olacak, hem de buradan sağlanacak kaynak savunma sanayi fonuna aktarılacak.' dedi.'BÜYÜK GURUR DUYDUM'Başbakan Davutoğlu, 'Aralık toplantısında TSK, YAŞ çerçevesinde hükümetimize özellikle silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaçları konusunda bilgi sunmuştur. Çok verimli bir toplantı gerçekleştirdik. TSK açısından da gurur verici gelişmeleri dinlemekten büyük bir memnuniyet duydum. Bölgesel istikrar ve küresel askeri dengeler bağlamında da en çok dikkate alınan silahlı kuvvetlerden biridir. Bu sene içinde bahar aylarında bütün Afrika kıtasını dolaşan donanmamız, Ümit Burnunu da geçerek al bayrağı dalgalandırdılar. Afganistan'da Bosna'da Somali'de, önce TSK akla geliyor. Ben son YAŞ da aldığım bilgilerden, düzey konusunda büyük gurur duydum. Her bir komutanımızı ve erimizi tebrik ediyorum.' diye konuştu'ASKERLİK YAPMADAN ER VE ERBAŞ OLABİLECEKLER'Davutoğlu, 'Bu çerçevede iki önemli değerlendirme yaptık. Birincisi inşallah önümüzdeki aylarda daha fazla üzerinde duracağımız konu, yapısal reform sürecine girmesi. Teknoloji yoğun savunmaya geçişin güçlendirilmesi. 2033 yılına kadar teknolojik kapasitesinin artırılması konusunda kararlar almıştık. Bundan sonra da savuma sanayimizi güçlendireceğiz. İkincisi, personel yapılanması bağlamında da uzmanlaşmış yapıya dönüşmesi konusunda önemli kararlar aldık. Bu talep üzerine, sözleşmeli er ve erbaş alımlarıyla ilgili ciddi kolaylaştırmalar getiriyoruz. Bu alımları 20 yaşına kadar indireceğiz, askerlik yapmadan da er ve erbaş alabilecek. Böylece askerliği meslek edinmiş mensupların oranını artıracağız.' ifadelerini kullandı.BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU'NUN AÇIKLAMALARINDAN SATIRBAŞLARI:Hemen konuşmamın başında bir taziyeyle başlamak istiyorum, Mehmet Ali Şahin bey, adalet bakanımız meclis başkanımız olarak eşsiz bir yer edinmiştir, eşleri saniye hanımefendi geçtiğimiz hafta vefat ettiler, Allah rahmet eylesin. Vefatından bir gün önce şanlıurfa’da toplantıdaydık, kendisine sordum, keşke saniye hanımla beraber kalsaydınız diye “dava mühimdir” dedi ve özellikle de gençlere hepimize örnek teşkil eden bir davranış sergiledi. Bugün de bizzat geldi. Ben tekrar bütün dava arkadaşlarımız adına kendisine eşine rahmet diliyorum.ÇARPICI BİR RAKAMYarın 3 aralık dünya engelliler günü. Engelli kardeşlerimiz burada. Biraz önce konya’dan 7 veya 8 yaşında elmas kızımız geldi, bütün engellilerimiz adına bana ve sizlere selamlarını iletti. Her zaman engelli kardeşlerimizin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Aslında bu insani ve vicdani bir görev. Bütün AK Parti iktidarları döneminde gururla yaptığımız bir şey. 2010 yılında engellilere pozitif ayrımcılığı anayasal güvence altına aldık. 2013’te özürlü, çürük, sakat gibi ibareleri kaldırdık. 65 yaş üstündekilere bağlanan aylıkları yüzde 200-300 artırdık. Engelli maaşlarını genişlettik. Sadece Türkiye’de değil dünyada devrim mahiyetinde bir adım attık, evde bakım aylığı uygulamasıyla aileler engellilere sahip çıktı. Ayrılan bütçeyi 83 kat artırdık. Çarpıcı bir rakam.ENGELLİLERİMİZ İÇİN NE GEREKİYORSA...Türkiye bütçe sınırlamaları olabilir ama gönlü gani bir milletin devletidir bu devlet. 3,3 katrilyon lira ödeme yaptık sadece evde bakım hizmeti olarak. İnşallah en kısa zamanda engellilerimiz için ücretsiz toplu taşıma için gerekli kararı alacağız. İşitme engelli kardeşlerimiz için işaret dilinin gelişmesine karar verdik. Engelli istihdamı bir başka karardı. Terk edilmiş durumda olmamalıydılar. Bu noktada çok geniş bir çalışma yürüttük. İlk defa engelliler için geçerli KPSS’yi gerçekleştirdik. Şimdi 34 bin 088 engelli memur olarak kadrolarda çalışıyor. Bu çerçevede bundan sonra da engellilerimiz için ne gerekiyorsa, bu salonu şereflendiren engelli kardeşlerimize de teşekkür ediyoruz.ZARAFET VE NEZAKET KAZANACAKTIRYine bu hafta 5 Aralık’ta, kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkının tanındığı günün yıl dönümü. Seçme ve seçilme hakkı için çaba sarf eden ve bu hakkı kullanan bütün vatandaşlarımıza saygılarımı iletiyorum. Kadınlarımız bu hakkı kullanarak siyasi hayatın içinde ne kadar yer alırlarsa, siyasi hayatımız zarafet ve nezaket kazanacaktır. Son yurt içi ziyaretlerimde bizi büyük bir heyecanla karşılayan kadın kollarımıza bir kez daha selam ediyorum.Uyuşturucuyla mücadele… İlk bakanlar kurulunda sağlık bakanlığımızda yaptığımı çalışmalar sırasında uyuşturucuyla mücadele şurasını toplama kararı almıştık. İlk defa çok geniş katılımlı bir araya geldik. Çalıştaylar tertip edildi. Şu anda mücadele konusunda kapsamlı bir eylem konusunu hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede, önce Türkiye’nin bütününde uyuşturucu haritasını çıkartacak şekilde, tespit çalışması yapacağız. Mahallelere kadar ineceğiz. Daha sonra koruyucu anlamda atılacak adımların kapsamını genişleteceğiz. Okul ve çevresi tanımını da genişleterek tedbirleri tek tek hayata geçireceğiz. Bunun yanında, bunların ötesine geçen konularda önleyici tedbirleri artıracağız. Narko timler, uyuşturucu tacirlerinin bütün networkunu kesmeye, bağlantılarını yok etmeye kararlıyız. Bağları koparacağız ve terörist muamelesi yaparak birer birer üstlerine gideceğiz. Bu geleceğimizle ilgili bir meseledir. Hiçbir taviz söz konusu olmayacak. Bu aşamadan sonra uyuşturucu belasına tutulmuş kardeşlerimiz için kademeli bir strateji geliştirdik. 7-24 danışma hattı kurduk. Narko timler, amatemlerle tam bir uyum içinde örgütleneceğiz.KARARLARI İZLEME KOMİTESİYapısal bir reform da gerçekleştiriyoruz. Her yıl uyuşturucuyla mücadele şurası kararları izleme komitesi toplanacak, Bülent Arınç başkanlığında koordinasyon üst kurulu oluşturuyoruz, ayrıca teknik kurul oluşturuldu. Her bir ilde uyuşturucuyla mücadele komiteleri, her bir mahallere narko timler kuruyoruz. Kesinlikle uyuşturucu Türkiye’de en kısa zamanda yok edeceğiz. Şu anda yüzde 2,7 civarında olan 15-24 yaş arası uyuşturucu kullanımı, alacağımız tedbirlerle, viranelerin de yok edilmesiyle 2018 yılında yüzde 1,5’e, 2023 yılında marjinal bir düzeye indirme durumundayız.HALKIMIZLA YÜRÜYORUZBir kez daha vurgulayarak uyararak söylüyorum, bir takım algı operasyonları karşısında milletimiz bilmelidir ki, Türkiye hem barbar Suriye’nin, hemde barbar IŞİD terör örgütünün karşısındadır. Türkiye, Kobani’de de Halep’te de Şam’da da nerede olursa olsun kim zulüm yaparsa yapsın, hangi niyetle yaparsa yapsın onun karşısında olmuştur. Mazlumun yanında olmuştur, olmaya devam edecektir. Kim ne provokasyon yaparsa yapsın çözüm süreci inşallah başarıya ulaşacaktır. Bundan sonra da bölgeye yapacağım her ziyarette STK’larla buluşarak, çözüm sürecinin bütün halkımızla yürüdüğünü göstermeye devam edeceğiz.ONLARIN İZNİNİ ALARAK...Şanlıurfa, Erzurum, Kars, Kırklareli, güney sınırımızdan ta yemen’e kadar şehitlerimize kadar tüm halklara selam verdik. Kars’a giderek orta asya’ya semerkand’a kadar selam ilettik. Edirne’ye geldik Üsküp’e selam ilettik. Biz tek bir kesime hitap eden bir hareket değiliz, bütün vatandaşlarımızla kucaklaşan, kardeş halklara dostluk eli uzatan bir hareketiz. Yine dikkatinizi çekerim ilk kongrelerimizi Erzurum’da başlattık. Erzurum kongresinin gerçekleştiği salona önce gittim, o ecdadın huzurunda, onların iznini alarak il kongremize öyle geçtim. Nasıl istiklal meşalesini yakmıştı, bizim Erzurum kongremiz de yeni Türkiye’nin ilk işaretlerinin verildiği mekan oldu.AYNI GÜNLERDE AYNI SESİ VERİYORLAR BÜTÜN DÜNYAYAoradan Balıkesir’e geçtik. Niye biliyor musunuz? Bir gün sabah doğu’da olacağız, akşam batı’da. Belki zor olacak ama herkese şunu göstereceğiz, her yerde varız, her yerde olmaya devam edeceğiz. Nakış nakış işleyeceğiz Türkiye’nin haritasını. Erzurum’dan niye Balıkesir biliyor musunuz? 23 Temmuz 1919’da Erzurum, 26 Temmuz’da da Balıkesir kongresi. Daha Atatürk Samsun’a çıkmadan, Vehbi bey 41 yiğit arkadaşıyla birlikte kuvayi milliyeyi ilan etmişti. İzmir işgal edilmiş, iki gün sonra Vehbi Bolak, alacamescit’te toplanıyor, allah huzurunda söz veriyor ve kuvayi milliye ateşini yakıyor. 23 Temmuz’da Erzurum’da doğulu yiğitler toplanıyor. Aynı günlerde aynı sesi veriyorlar bütün dünyaya.VATANDAŞIMIZIN GÖNLÜNE GİRMEDİKÇE TÜRKİYE'DE SİYASET YAPILAMAZŞimdi bu dönemde yeni Türkiye’yi inşa ederken aynı mesajı kuvayi milliye meydanındanv erdik. Türkiye’yi gezin derken, sizi zora sokmak için söylemiyoruz. Bu olması gerekendir, bir gün anadoluda bir gün trakya’da. Ama her bir vatandaşımızın gönlüne girmedikçe Türkiye’de siyaset yapılamaz. Abbas Necati bey 23 temmuz 1919. Erzurum kongresine katılıyor, dersimli. Oradaki milli istiklal mücadelesine öncülük ediyor. Vehbi bolak bey, Balıkesir’de aynı yemini ediyor.Şimdi bir bölgeyi bir bölgeden üstün görenlere soruyorum. Dersimli abbas necati ile Balıkesirli Vehbi beyi bir araya getiren ruhtan niçin rahatsızsınız? Bizim için çözüm süreci kuvayi milliye sürecinin devamıdır.ÇÖZÜM SÜRECİÇözüm süreci kuvayi milliyenin ayrılmaz bir parçası olarak, milleti tekrar kardeş kılma misyonunun adıdır. Bunu anlatmaya devam edeceğiz. Maalesef muhalefetin genel başkanları, küçük hesaplar içinde, kendi dar mahallelerine konuşuyor. Sayın Kılıçdaroğlu’nun son demeçleri gerçekten ibretlik. HDP ile koalisyon sorularına cevap verdi. İzmir’e gidip ulusalcı olup, diyarbakır’a gidip başka bir dil kullanmak işte bu iki yüzlülüktür.Bizim Erzurum’da ve Balıkesir’de Kars’ta Balıkesir’de konuşmamızı alsınlar, aynı dili konuşuyoruz. İşte aramızdaki fark bu. Onlarsa farklı dillerle halkı bir şekilde oyalamaya çalışıyorlar. Yine kılıçdaroğlu, bir partiliye öfkeyle kızdıktan sonra dedi ki “bu partiye demokrasiyi ben getirdim” demek ki bu partide daha önce demokrasi yoktu. Bizim dediğimizi, bunu teyit ediyor.İŞTE ARAMIZDAKİ FARK BUSonra da Baykal’a sormak lazım, CHP’de demokrasi var mıydı yok muydu? Yaşayan genel başkanlara sormak lazım. İşte aramızdaki fark bu. O reddi miras eder, mirasıyla yüzleşmekten kaçınır. Biz AK Parti mirasını, bu milletin derin mirasını gururla taşıyoruz.Şimdi bu vesileyle Anayasa Mahkemesi etrafında yapılan tartışmalar ve baraj konusuna değinmek istiyorum. AK Parti hiçbir baraj takıntısı olmayan bir partidir. Bu baraja rağmen, yeni Türkiye’nin fidanı olan AK Parti iktidara geldi. Her seferinde oylarımızı artırarak bugüne kadar geldik. Biz baraj falan tanımayız, sadece milleti tanırız.BAŞKA BİR İRADE ÇIKMAYACAKTIR2013’de, sayın genel başkanımız, cumhurbaşkanımız çağrıda bulundu, gelin barajları sıfırlayalım, gerekirse dar bölgeye geçelim, daraltılmış bölge 3-5 arası baraj. Yada mevcut sistem. Hiçbir cevap vermedi diğer partiler. Tam bir sükut haline geçiştirdiler. Kendileri korkuyorlar, biz barajdan korkmayız. Barajdan korkanlar, tekliflerimize cevap vermeyenlerdir. Ama bunun yanında, daha önce bu konuda AK Parti’nin milletvekilliği dahil temsili artırmak için teklifi oldu, iki karar var. 1995 AYM’nin aldığı karar. 2008’de de AİHM’in aldığı karar. Her ikisinde de bu talepler reddedildi. Hem türk hukuk sistemi tarafından, istikrar ile temsil arasında denge gözetmek amacıyla, hem de AİHM tarafından. Bu bir iç mevzuat hususudur denildi. Şimdi seçimlere 6 ay kalmışken bu tartışma neden başlatılır? Biz AYM’nin önüne gelen davaya bu çerçevede bakarak karar vereceğine inanıyoruz. AYM’nin dün yaptığı açıklama önemli bir mesajdır. Türkiye’de böyle bir siyasi dizayn yapılmasına izin vermeyiz. Seçimler vaktinde, hukuk kuralları içinde yapılacaktır. Yine sandıktan yine milletin iradesi çıkacaktır, başka bir irade çıkmayacaktır.haberler.com
Etkileyici Bir Hızlandırılmış Yılbaşı Videosu
Avustralyalı Jason van Genderen, iPhone veya diğer akıllı telefonların yardımıyla kısa filmler çekiyor. Ödüllü film yapımcısı bu defa yılbaşı sebebiyle tam 24 saatlik bir hızlı çekim video çekmiş. Üstün bir sabır ve iOS 8’li bir iPhone isteyen etkileyici videoyu aşağıda görebilirsiniz.
Beşiktaş'a 75 Milyon Dolarlık Kredi!
Beşiktaş'ın uzun süredir peşinde olduğu 75 milyon dolarlık kredi, T-Bank liderliğindeki konsorsiyum tarafından onaylandı.Beşiktaş Yönetim Kurulu, aylardır peşinde olduğu olduğu banka kredisinde mutlu sona ulaştı. T-Bank liderliğindeki konsorsiyum, siyah beyazlı kulübü 75 milyon dolarlık kredi talebini onayladı.10 yıl vadeli kredinin faizi Libor + %9 olduğu açıklandı.Libor ne demek?Döviz kredisi verilirken baz alınan LIBOR (London Interbank Offered Rates) Londra'daki bankalar tarafından belirlenen ve dünyaca kabul görmüş bir faiz oranı. Söz konusu faiz piyasa koşullarına göre değişirken bugün itibariyle dolar cinsinden yıllık yüzde 0,56 oranında bulunuyor.Hürriyet
Reklam
İnsanları Gerçek Hayatta Kontrol Etmek - Omnipresenz
Sistem şöyle çalışıyor, sahada bir çok insan var ve bu kişiler vücutlarına yerleştirilmiş çeşitli ekipmanlarla bilgisayarlara görüntü ve ses iletiyor. Sisteme üye olan kişi ise kendi bilgisayarı başından bir oyun oynuyorcasına seçtiği kullanıcıya çeşitli görev veya benzeri söylemlerde bulunuyor. GTA'nın canlı versiyonu diyebileceğimiz uygulama da sizin gönderdiğiniz görevlerin sahadaki insanlar tarafından uygulanması gerekiyor ve size anlık görüntü sağlanabiliyor.  Omnipresenz adı verilen sistem çok kısa sürede dünyada büyük yankı yaptı, ülkemizden de bu tarz girişimleri bekliyoruz...
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Yüzde 10 barajı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilir mi, ya da bunun hak ihlali olduğu yolunda bir karar çıkar mı?Böyle bir sorunun cevabı nasıl araştırılır?Dünyada emsali bulunmayan yüzde 10 barajı konusundaki siyasi görüşümüz ne olursa olsun, bu sorunun cevabını hukuk açısından düşünmek gerekir.Önce AYM Başkanı Sayın Haşim Kılıç'a sordum, durum nedir diye... Şu cevabı verdi:'Bu konuda bireysel başvuruda bulunan partiler, bizden yüzde 10 barajının hak ihlali olduğunu tespit etmemizi ve iptal kararı vermemizi istiyorlar. Tabii şu aşamada esasa dair bir şey söyleyemem. Öncelikle halledilmesi gereken önemli usul sorunları var çünkü.'
Reklam
Erkan Zengin İhtarname mi Yolladı?
Eskişehirspor Başkanı Mesut Hoşcan, futbolcu Erkan Zengin'in kulübe alacakları için ihtarname gönderdiği iddiasına ilişkin, 'Erkan Zengin'in kulüpten alacağı var ancak kulübe ihtar çektiği haberleri doğruyu yansıtmıyor' dedi.Hoşcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kamuoyunda Eskişehirsporlu futbolcular hakkında farklı algılar oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.Eskişehirsporlu bazı futbolcuların kulüpten alacağının bulunduğunu ifade eden Hoşcan, şöyle konuştu:'Erkan Zengin'in kulüpten alacağı var ancak kulübe ihtar çektiği haberleri doğruyu yansıtmıyor. Erkan'ın menajeri Erke Toros da bu haberler üzerine beni aradı ve rahatsızlığını bildirdi. Bize, Erkan'ın alacağına karşı bir ödeme planının bulunup bulunmadığını sordu. Belli bir ödeme planı içinde futbolcularımızın alacaklarını ödüyoruz ve ödeyeceğiz.'BİR İHTAR DAHA!Bursaspor'da yönetim kurulu kararıyla kadro dışı bırakılan takım kaptanı İbrahim Öztürk'ün, alacakları için kulübe ihtar çekerek Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) başvurduğu öğrenildi.İbrahim Öztürk'ün menajeri Tamer Özçam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'oyuncusunun geçen sezon ve bu sezondan olmak üzere yeşil-beyazlı kulüpten 1 milyon lira alacağının bulunduğunu' söyledi.Oyuncusunun 6.5 sezondur formasını giydiği Bursaspor Kulübünde bugüne kadar ödemeler konusunda hiçbir sorun çıkarmadığını aksine bir takım kaptanına yakışır şekilde yönetim kuruluna yardımcı olmaya gayret ettiğini vurgulayan Özçam, 'İbrahim'in bugüne kadar Bursaspor Kulübü için yaptıkları ortadadır. Son olarak yönetim kurulunun geciken ödemerinde bile oyuncularla tek tek görüşen ve yönetime kefil olan İbrahim Öztürk'tür' dedi.Kaynak: AA
"Çok Koyu Bir Galatasaraylıyım ve Teklifi Duyduğumda Çok Mutlu Oldum"
Galatasaray'ın genç oyuncusu Sinan Gümüş, çok koyu bir Galatasaray taraftarı olduğunu belirterek, sarı-kırmızılı kulüpten transfer teklifi aldıktan sonra çok düşünmeden kabul ettiğini söyledi.Sezon öncesinde Almanya 3. Ligi'nde mücadele eden VfB Stuttgart II takımından transfer edilen Sinan Gümüş, Galatasaray Dergisi'nin aralık ayı sayısında yer alan röportajında, transfer süreci hakkında bilgi verdi.Menajerinin kendisini aradığını kaydeden Sinan Gümüş, 'Sözleşmem bu sene bitiyordu, uzatabilirdim de. Ancak menajerim beni arayıp Galatasaray'dan teklif olduğunu, bu teklifi düşünmem gerektiğini söyledi. Benim için bu şartlarda düşünecek hiçbir şey yoktu. Çok koyu bir Galatasaraylıyım ve bu teklifi duyduğumda çok mutlu oldum. Hep bu şans için futbol oynamıştım ve bu şansı değerlendirmem gerekiyordu, kendime de güveniyordum. Hala da aynı yerdeyim. Bu şansı değerlendirmem gerekiyor ve kendime güveniyorum' ifadelerini kullandı.'Zor olacağını biliyordum'Galatasaray'a transfer olduğunda zor olacağını bildiğini vurgulayan Sinan Gümüş, şu ana kadar gösterdiği performanstan memnun olduğunu söyledi.Sinan, sarı-kırmızılı kulübe 5 yıllık imza attığını hatırlatarak, 'Buraya geldiğimde zor olacağını biliyordum. Şu anda benim yapmam gereken, idmanda ya da oynadığım 21 yaş altı takımının maçlarında elimden gelen en iyi performansımı sergilemek. Açıkçası şu ana kadar da çok performansımdan memnunum. Hocam kupa maçlarında ya da ligde beni hazır görüp de şans verirse, inşallah orada da başarılı olacağım' değerlendirmesini yaptı.'Hamit Ağabey ne derse o olur'Takımda Koray Günter, Tarık Çamdal ve Bruma ile zaman geçirdiğini belirten Sinan Gümüş, Hamit Altıntop'un genç oyunculara ağabeylik yaptığını vurgulayarak, şunları kaydetti:'Hamit Ağabey ile çok görüşüyorum. Hamit Altıntop'tan bir şeyler öğrenmek istiyorum. İnanılmaz bir kariyer yaptı ve bu noktaya benimle aynı yollardan ulaştı. Bana sürekli tavsiyelerde bulunuyor. Hamit Altıntop hepimizin ağabeyi. O ne derse o olur. Herhangi bir sorun yaşadığımızda, idmanda istediklerimizi yapamadığımızda bize doğru yolu gösteriyor. Sürekli yanımızda olduğunu biliyoruz ve burada olduğu için mutluyuz. Hamit Ağabeyi gerçekten çok seviyorum.'Eurosport
Ak Saray'ın Müteahhidi: Saray'ın Kaç Odalı Olduğunu Bilmiyorum
Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın müteahhidi Erman Ilıcak, inşaatla ilgili yaşanan tartışmalar hakkında ilk kez konuştu1 milyar 370 milyon liralık maliyetiyle büyük tartışma yaratan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın müteahhidi Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak, “Kremlin’den büyük mü bilmem ama biz Rusya’da buradan büyük alışveriş merkezi açtık. Neden Türkiye’ye büyük görüldüğünü bilmiyorum' dedi. Saray’ın 1000 odalı olmadığını savunan Ilıcak, 'Ama kaç odalı olduğunu bilmiyorum' ifadesini kullandı.Erdinç Çelikkan imzasıyla hürriyet'te yer alan habere göre Ilıcak, “Kremlin’den büyük mü bilmem ama biz Rusya’da buradan büyük alışveriş merkezi açtık. Neden Türkiye’ye büyük görüldüğünü bilmiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışan bir proje oldu. Yaşadıkça garantimiz altında, sahipsiz bırakmayız” dedi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 1 milyar 370 milyon liraya mal olduğunu açıkladığı Saray’da çalışmaların devam ettiğini ve 2015 yılında bitirmeyi hedeflediklerini belirten Ilıcak, dün RDIF ile düzenledikleri imza töreninde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ilıcak şunları söyledi:'KAÇ ODALI OLDUĞUNU BİLMİYORUM'“Maliyet konusunda biz TOKİ’nin taşeronuyuz, maliyet vermeye yetkim yok. Parça parça yeni işler yapılıyor. 2015 yılında tamamını bitirmeyi planlıyoruz. Saray inanın 1000 odalı değil. Kaç odalı olduğunu bilmiyorum. 450 bin metrekarelik büyüklüğü var. Yanlış bir iş olmadı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı Türkiye’ye yaptığım ilk ve tek proje oldu. Sarayda kullanılan malzemelerin tamamına yakını yerlidir. Yerli malzemelerin kullanılması için büyük gayret sarf ettik. Çok az malzeme yurtdışından getirilmiştir ama projenin tamamında Türk mimarlar, mühendisler ve işçiler çalıştı. Birinci Köprü yapılırken de tartışıldı. Ancak bu saray Anıtkabir gibi Meclis gibi çocuklarımıza bir mirastır. Her çatı akar ama bizimkisi akmaz. Ne alttan nem alır ne de çatısı akar. Yapılırken 100 kere test edildi. Bizim için büyük onur, şeref ve gurur kaynağıdır. Çalışan tüm arkadaşlar da bunu gururla anlatıyorlar. Çocuklarımıza bırakacağımız bir mirastır.”400 MİLYON DOLARLIK İMZARusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) ile Rönesans Holding arasında 400 milyon dolarlık ortaklık anlaşması imzalandı. Rönesans Başkanı Erman Ilıcak, RDIF’in örnek alınması gerektiğini belirterek, “RDIF’i dünyadaki en başarılı yatırım fonu olarak görüyorum. Biz Rusya’da bugüne kadar 1.8 milyar dolarlık gayrimenkul yatırımı yaptık. Bu anlaşmayla birlikte 3.8 milyar dolarlık daha yatırım gerçekleştireceğiz. Bu aynı zamanda RDIF için ilk anlamına geliyor. Arsaları ve inşaat izinlerini aldık. RDIF, dünya üzerinde Rusya’da yatırım yapmak isteyen firmalarla bizi de buluşturacak” açıklamasını yaptı. Anlaşmayla ilgili bilgi de veren Ilıcak, “Faiz söz konusu olmayacak. Şirkete aynı miktarda sermaye koyacağız. Böylece 3.2 milyar dolarlık birliktelik yapmış olacağız. Bu anlaşmayla kredi bulmak daha da kolaylaşmış olacak. Bu gibi ortaklıklar bankalar nezdinde güveni arttırıyor” dedi.Demokrat Haber
Reklam
Zekeriya Alp Bileti Kesilen Hakemleri Açıkladı
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Zekeriya Alp, Spor Toto Süper Lig'in 11. haftasında görev yapan hakemleri değerlendirdi.Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Zekeriya Alp haftanın hakemleriyle ilgili flaş açıklamalarda bulundu. İşte Alp’in açıklamalarından satır başları…“ PTT 1. Lig’ de bizi sıkıntıya sokacak herhangi bir hata olmadı…”” Hep hakem hatalarından bahsediyoruz ancak hakemin doğru kararlarından bahsetmiyoruz.” “ maçında hakemimiz kötü bir açıda olduğu için nizami golü geçerli saymamış. 6. hakem de yardımcı olmamış.”“G.Saray – G.Antepspor maçında hakem Yankaya ‘nın hareketinin istem dışı biri hareket olduğunu söyleyebiliriz. Hakemimiz de bunu ifade etmiştir. İstem dışı bir refleks ancak yine de olmamalıymış. O ayak hareketi, istem dışı. Yankaya da uzun yıllar futbol oynamış. O hareketi yapmaması gerekirdi ama istem dışı olmuş. Hakemlerimiz daha dikkatli olmalı.”“Yedek kulübesindeki teknik adam ve futbolculardan tribünleri kışkırtacak hareketlerden kaçınmalarını istiyoruz.”“Fenerbahçe kalecisi Volkan ‘ın ceza yayı çizgisi üzerinde bir müdahalesi var. Çizgi üzerinde, dolayısıyla karar doğru.”“ Emre Belözoğlu ‘nun saha içerisinde yaptığı hareketler,hakemlerle diyaloğu ve el kol hareketleri herkesi yanlış yere yönlendiriyor. Umarız bu hareketleri son olur. “Emre’nin bir parmak hareketi var. Bunun cezası sarı karttır. Sonrasında ağzından çıkanlar nedeniyle oyun dışı kalmıştır.”“Fenerbahçe lehine son dakikada verilen penaltı kararı nedeniyle maçtaki yardımcı hakemlere bir süre görev vermeyeceğiz. Maçta verilen penaltının penaltı olmadığı, penaltı kararı verilmeyen pozisyonun da penaltı olduğu kararına vardık. Tolga Özkalfa, yardımcısının uyarısıyla penaltıyı verdi. O da bir müddet maçlarda görev alamayacak.”” G.Antep – G.Saray maçının hakemi Özgür Yankaya’nın performansı tarafımızdan beğenildi. Maçın yönetimi ile ilgili hiçbir sıkıntımız yok.”“Yankaya elbette o hareketi yapmamalıydı. Kendisi de farkında. Ancak reflekstir. Futbol atmosferinde her şey mümkün. Tüm hakemlerimiz tarafsızdır. Bu konuda herhangi bir endişemiz yok.”“Ofsaytlar kaçırılabilir. Ofsayttan gol de yenilebilir. Futbolun içinde maalesef hata olmaz diye bir kaide yok. Karabükspor – Beşiktaş maçında Nihat Mızrak kardeşimiz de ofsaytı kaçırmıştır.” “ Ahmet Çakar ‘ın seviyesine asla inmem. Herkesin kalitesi ortada. O arkadaşın yaptıklarını halkımız görüyor.” “ Hak, hukuk, adalet. Buna göre işimizi yapıyoruz. Hakemler hata yapmak ister mi? Hatalar nedeniyle ciddi cezalar alıyorlar.” “En az hatayı kim yaparsa onlara görev veriyoruz. Bilmem aydınlatabildim mi? Büyük takım, küçük takım ifadesi kullanmıyorum. Böyle bir ayrım olmamalı.” “Kasıtlı olduğunu düşündüğümüz hakem, bir dakika bile hakem camiasının içinde barınamaz. Bunu herkes bilsin. Mesafe ne kadar yakın olursa hakemin pozisyonu görme şansının o kadar azaldığını düşünüyorum.”Açık Mert Korkusuz
Havuçtan Klarnet Yapmak | TEDx
Linsey Pollak,  Avustralyalı müzisyen, enstrüman yapımcısı, besteci, müzik direktörü birisi.  TEDxSydney sırasında eline aldığı havucu matkap ve çeşitli aletlerle oyarak ondan bir klarnet yapıyor. İzliyoruz..
Reklam
Franz Kafka'nın Dönen Kafasını Yapmak
Çek Cumhuriyeti'nde ilginç heykelleri ile tanınan David Cerny adındaki sanatçı, dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Franz Kafka için bir alışveriş merkezi önünde değişik bir heykel hazırlıyor. Heykelin ilginçliği dönüyor olması ve iki taraftan da suratının ön yüzünün görülebiliyor olması.
Demirtaş: 'Biz O Barajı Aşacağız'
HDP grup toplantısında konuşan Demirtaş, engellilerin sorunlarına dikkat çekti, çözüm üretilmesini istedi. Yüzde 10 seçim barajına iliştin tartışmalara dikkat çeken Demirtaş, hükümete 'Barajdan korkmuyorsanız, gelin Anayasa Mahkemesi kararını vermeden, kaldıralım' çağrısı yaptı.HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında siyasi gelişmeleri değerlendirdi.Demirtaş, Dünya Engelliler Günü nedeniyle grup toplantısına katılan engellilerin sorunlarına dikkat çekti, 'Her birimiz engelli adayıyız. Engelliler için ne yapıyoruz? Asıl mesele bu. Bizler dünyada engelli insanlar yokmuş gibi davranıyoruz. Kim ki aldığı kararlarda engelliler yokmuş gibi davranıyorsa, asla kendisine demokrat, eşitlikçi diyemez' dedi.Yerel yönetimlerde ve parlamentoda engelli temsiliyeti olmadığını belirten Demirtaş, 'Parlamentonun engelini aşacağız, önümüzdeki dönem engelli arkadaşlarımız HDP’de milletvekili olacak' dedi. Kent planlamasının engellilerin de dikkate alınarak yapılması gerektiğini belirten Demirtaş, 'Hangi partiden olursa olsun belediyeler kusurlu' diye konuştu.Engellilere istihdam edilmediğini belirten Demirtaş, 'Bu insanlarımız yaşam koşulları dikkate alınarak yeteneklerine göre istihdam edilmelidir' diye konuştu. İstanbul Fatih'teki işitme engelliler okulunun Büyükçekmece'de ücra bir yere taşındığını hatırlatan Demirtaş, 'Buradan İstanbul İl Müdürlüğü'ne sesleniyor; bu haksızlık derhal giderilsin. İstanbul'da işitme engelliler için tahsis edilecek onlarca bina varken neden kentin dışına sürülüyor çocuklarımız?' diye sordu. Demirtaş, engellilerin sağlık haklarının da devlet tarafından ücretsiz olarak karşılanması gerektiğini belirtti.Seçim barajının önlerine engel olarak getirildiğini belirten Demirtaş, 'Biraz önce bu ülkenin Başbakan'ı seçim barajı için 'Biz getirmedik' dedi. Evet siz getirmediniz. Kim getirdi? 12 Eylül cuntası getirdi. Hiç mi utanmıyorsunuz darbenin meyvelerini yemekten? Baraj nedeniyle bedava koltuklarda oturan AKP milletvekilleri, hiç mi utanmıyorsunuz?! Seçim barajını savunmak, hiç utanmadan 'Ben hırsızım, hırsızlığa da devam edeceğim' demektir' diye konuştu.Seçim barajına ilişkin tartışmalara dikkat çeken Demirtaş, 'Hem demokrasi, hem özgürlük, hem adalet kavramı ile yüzde 10'luk seçim barajını aynı cümlede nasıl buluşturuyorsunuz. Bu nasıl utanmazlık. Seçim barajı yüzde 10'da olsa, biz o barajı aşacağız. Parlamentoya daha güçlü geleceğiz. 2015'de iktidara ya da iktidar ortaklığına geldiğimizde ilk yapacağız seçim barajını kaldıracağız. Kim ki başkanlık hayali kuruyorsa, kim ki saraylar taktırıp ebediyete kadar var olacağım diyorsa, kim ki milyon dolarlık saatler takıp kendi saadetini düşünüyorsa, 2015 yılı onlar için parlamento zor geçecek. Başkanlık olayları onlar için rüya olarak kalacak. Pazarlık dedikodularına asla inanmayın. HDP parlamentoda olduğu sürece başkanlık hayallerine asla izin vermeyeceğiz. Çirkin pazarlıklara girmeyecek kadar ilkeli partiyiz. O sarayları sultanlara dar etmeye geliyoruz. Onun için parlamentoya daha güçlü gireceğiz.'Hükümete, 'Barajdan korkmuyorsanız, gelin Anayasa Mahkemesi kararını vermeden, kaldıralım barajı' çağrısını yapan Demirtaş, 'Kenan Evren'in ipi ile niye kuyuya iniyorsunuz? Bak Kenan Evren'in başına ne geldi? Darbeciliği yeni Türkiye, baskıyı demokrasi diye bu halka sunmayı maharet sanıyorsunuz. Elmalı şekerin elması bitti. Elmayı halk yedi. Sap AKP'nin elinde kaldı. Şimdi böyle 2015 seçimlerine gidiyoruz' diye konuştu.AKP'nin halktan korktuğunun altını çizen Demirtaş, Erdoğan'ın sarayının önünde eylem yaparken dövülerek gözaltına alınan gençlerin fotoğrafını gösterdi, 'İşte yeni Türkiye budur' dedi. HDP Eş Genel Başkanı, 'Her yerde üniversite öğrencileri kampüsün içinde dövülüyorlar. Özel güvenlik ve polis, yeni Türkiye'yi böyle inşa ediyor' diye konuştu.Hükümetin İç Güvenlik Yasa Tasarısı'na dikkat çeken Demirtaş, 'Her gün dövdükleri yetmiyormuş gibi daha çok yetki istiyorlar. Her gün bir yerde bir gencimizi öldürecekler' dedi.İktidarın halktan korktuğunun altını çizen Demirtaş, 'Korkun yoksullardan, işçilerden, gençlerden. Çünkü onlar sizin saraylarınızı yıkacak' diye konuştu.HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, şöyle konuştu: 'Diyorlar ki, Demirtaş da seçilse, sarayda oturacaktı. İki odalı bir yer başımızın üzerinde fazladır, ne sarayı? HDP iktidarı kurulursa, cumhurbaşkanını o saraydan çıkaracağız. O sarayı kadın örgütlerine, sendikalara, çevre örgütlerine, engellilere vereceğiz. Bu ülkene insanlar tezekle ısınıyor. Binlerce insen aç yatıyor. Onlar da Türkiye'nin itibarı sarsılmasın diye bin odalı saraylar yapacak. Sen bu saraydan hesap soracak halksın. Ayağa kalk, elini masaya vur ve sarayları sultanlara dar et.'Meclis'teki yolsuzluk soruşturmasına dikkat çeken Demirtaş, 'Orada aklama faaliyeti yürütülüyor. Buna alet olmamak için çekildik. Hırsız değilseniz, rüşvet yemediyseniz, niye yayın yasağı koydunuz? Komisyondan çekildik ama gözümüz onların üzerinde' dedi.Her gün yaşanan işçi katliamlarını hatırlatan Demirtaş, 'Türkiye'de iş kazası yoktur. Cinayettir bunların hepsi. Patron daha fazla para kazanabilsin diye, işçi güvenliği için yapılması gerekenleri yapmadığı için bunlar yaşanıyor. Birçok işçi tesadüfen yaşıyor. İstisnai bir kaç iş yeri dışında hiçbir iş yerinde işçi güvenliği önlemi yoktur' diye konuştu,Demirtaş, önümüzdeki günlerde Ermenek'le ile ilgili gensoruyu güncelleyip Meclis'e sunacaklarını söyledi.HDP Eş Genel Başkanı, BEDAŞ, Ülker, ZET Farma, Nestle, Danone Tikveşli, TÜTSA Denim, MT Reklam, ICF ve Yatağan işçilerinin direnişlerine dikkat çekti, işçilere mücadelelerini birleştirme çağrısı yaptı.Demirtaş, '2015 seçimlerinde işçi temsilcilerinin değil, işçilerin milletvekili olması için çaba göstereceğiz' dedi.Bursa'da 3 mahallenin ortasına kurulmak istenen termik santrale karşı halkın mücadelesinin yanında olduklarını duyuran Demirtaş, şöyle konuştu: 'Akkuyu'ya nükleer santral, Yırca'ya termik santral yaparsanız, halk bunu kabul etmez. Bu isyan nedenidir. Bu santrallerle geleceğimizi katledecekler, yeni zenginler türetecekler. Bursalı o karbondioksiti soluyacak, ama para patronun cebine akacak. Bu isyan nedenidir. Bu ekolojik katliamlara asla izin vermemeliyiz.'HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, son olarak Mürşitpınar Sınır Kapısı'nda yaşanan gelişmelere dikkat çekti. IŞİD çetelerinin Tarım Bakanlığı'na bağlı TMO ofislerinden ateş ederken çekilmiş görüntülerini gösteren Demirtaş, hükümete, 'Eğer siz merkezi olarak talimat vermediyseniz, yerelde bunu yapanlara hesap sorun' dedi.TSK ile IŞİD'in işbirliğini gösteren diğer fotoğrafları da gösteren Demirtaş, 'Bizimki iddia ise siz soruşturun. Başbakan'a bu görüntüleri gönderdik. İnşallah kendisi gereğini yapıp IŞİD teröristlerine karşı tutum aldığını göstermiş olur' diye konuştu.Etha
Güvenli Bölge Tartışması Ne Anlama Geliyor?
Amerikan basınında hafta sonunda çıkan 'Suriye'de uçuşa yasak bölge ve güvenli bölge kuruluyor' haberleri, gözleri bir kez daha Obama yönetimine çevirerek Suriye ve Esad yönetimi politikalarında önemli bir değişikliğe gidip, gitmeyecekleri tartışmasını alevlendirdi.Bu konuda ilk haberlerden biri WSJ'de çıkmış, gazete Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi'nin Suriye sınırında dar bir güvenli bölge konusunu görüşmeye başladığını yazmıştı.Washington Post ise tartışmalara bir gün geç katılarak, Suriye içinde uçuşa yasak bölgenin en azından Amerikan bürokrasisinde ciddi bir şekilde tartışıldığını doğruladı.Planlama aşamasındaBütün bu haberlerin ortak noktası, çalışmaların planlama aşamasında olduğunun ve henüz Başkan Barack Obama tarafından onaylanmadığının altını çizmesi.Washington Post ayrıca Suriye topraklarında güvenli bölge kurulması ile 'Türk özel kuvvetlerinin Suriye'ye girecek olmasının, Özgür Suriye Ordusu'na yeni bir soluk kazandıracağına' değindi.Yine aynı haberlerdeki iddialara göre, Suriye içinde güvenli bölge kurulmasına karşılık olarak ise, ABD başta olmak üzere Koalisyon güçleri, Suriye'ye çok daha yakın olan ve lojistik olarak büyük bir yardımı olacak İncirlik hava üssünden, Suriye'deki IŞİD güçlerine saldırılar düzenleyebilecek.Washington'daki Demokrasileri Savunma Vakfı (Foundation for Defense of Democracies) adlı düşünce kuruluşunda, özellikle Lübnan, Hizbullah ve Suriye konularında uzmanlığıyla tanınan Tony Badran, Amerikan medyasında çıkan haberlere şüpheli yaklaşanlardan.Badran 'Bir uçuşa yasak bölgenin kurulacağını düşünmüyorum. Ama eğer Amerikan basınında çıkan haberler doğru ise ve gösterilen güvenli bölgeyi Türkiye kabul ediyorsa, bu Türkiye'nin daha önceki taleplerinin boyutunu küçülttüğünü gösteriyor bize.'' diyor.Güvenli bölge IŞİD'e karşı, Esad'a değilBir süredir Ankara, ABD'yi öncelikle Esad'a karşı mücadeleye ikna etmeye çalışırken, Washington ise Türkiye'yi öncelikle IŞİD'e karşı mücadeleye çağırıyor.Son iki gündür Amerikan basınına yansıyan güvenli bölge haberleri ile ilgili olarak, Washington Post'da ayrıca bir de harita yayınlandı.Bu haritaya göre, Amerikalıların kabul etme ihtimali olan güvenli bölge, IŞİD'in sahibi olduğu Halep'in doğusundan Kobani'ye doğru yer alan bölgede, dar bir alan için öneriliyor.Bu bölgede ise Esad güçleri yok. IŞİD'den alınacak bu bölgenin 'Türk özel kuvvetleriyle korunması ve havadan da Amerikan jetlerinin yardımı' öngörülüyor.Bu haritadan yola çıkılırsa, Badran'a göre, güvenli bölge önerileri, ''IŞİD'e karşı bir mücadelenin işaretini veriyor, Esad güçlerine karşı değil.''Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü'nde Suriye uzmanı olan Andrew Tabler'e göre ise, gazetelere yansıyan haberler son yıllarda süregiden dinamiğin bir benzeri. Tony Badran: ''Güvenli bölge IŞİD'e karşı mücadelenin işaretini veriyor, Esad güçlerine karşı değil.''Yani ''ABD bürokrasisi veya müttefikler planlar hazırlayarak geliyorlar ve bu, Beyaz Saray tarafından veto ediliyor.''Esad hakkında Şam'da yaşadığı yıllar içinde yazdığı 'Lion's Den' adlı kitapla da tanınan Tabler, Obama'nın bu planları kabul edeceğinden emin değil.Bir uçuşa yasak bölgenin maliyetinin ''ABD tarafından taşınması gerekir ve Obama'nın şimdiye kadar böyle bir gayrete gireceğine dair işarete sahip değiliz.'' diyor.Tabler, Obama'nın şimdiye kadar olduğu gibi şimdiden sonra da, Suriye politikalarının 'minimalist' olmasını beklediğini söylüyor.Türkiye'den konuştuğumuz bazı diplomatik kaynaklar ise, Amerikan yönetimi içinde yeniden bir güvenli bölge konusunun değerlendirmeye açıldığına inansa da, bu konuda Obama'nın ne yönde karar vereceğinden emin değil.Bu hafta, Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler'in rutin bir ziyaret için Washington'da olduğu, ama görüşmelerinde yoğun bir şekilde Suriye, IŞİD ve güvenli bölge konularının tartışıldığı öğrenildi.Suriye Koalisyonu'nun stratejik iletişim danışmanlığını yapan Washington merkezli Oubai Shahbandar'a göre ise, ''Esad rejiminin savaş uçaklarının günlük saldırılarına karşı korunmasız toplumlara kalkan olmak üzere, Suriye'nin kuzeyinde ABD ve müttefik ülkelerin aktif adımlar atarak bir güvenli bölge kurması şart -ki bu Özgür Suriye Ordusu'na da yardımcı olarak IŞİD'e ve diğer aşırı elementlere karşı savaşma kabiliiyetini artıracak.''Shahbandar, gazetelere yansıyandan çok daha geniş bir tampon bölgeyi savunuyor.
Reklam