Muhammed Ali Hastaneye Kaldırıldı
ABD'li boks efsanesi Muhammed Ali, zatürre teşhisiyle hastaneye kaldırıldı.Muhammed Ali'nin basın sözcüsü Bob Gunnell, yaptığı açıklamada, ABD'nin Kentucky eyaletine bağlı Louisville kentinde bir hastanede bulunan 72 yaşındaki Ali'nin durumunun iyi olduğunu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceğini belirtti.Kariyerini sonlandırdıktan sonra Parkinson hastalığına yakalanan ve asıl adı Cassius Marcellus Clay Jr. olan efsane boksör, 1964'te İslam dinine geçerek Muhammed Ali adını aldı.1964, 1974, 1978 yıllarında olmak üzere dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu 3 kez eline geçiren Muhammed Ali, bu unvanı rakipleri karşısında 19 kez korumayı başardı. Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın, 56'sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı.Eurosport 
ABD'de 2 Polis Öldürüldü
Polislerin siyahlara yönelik ayrımcılığına karşı protestoların sürdüğü New York kentinde iki polis öldürüldü. Sosyal medya hesabında polise 'domuz' diyen saldırgan, olayın ardından intihar etti.New York polisi, Brookyln'in Bedford-Stuyvesant bölgesinde duran polis devriye aracına yerel saatle 14.50'de saldırıldığını açıkladı. Aracın içinde oturan iki polis memurunu yakın mesafeden silahla vurarak öldüren 28 yaşındaki Ismaaiyl Brinsley, daha sonra gittiği metro istasyonunda intihar etti.Brinsley, Instagram hesabı üzerinden bir tabanca resmiyle birlikte paylaştığı gönderide, 'Domuzlara kanat takmaya gidiyorum. Onlar bizden birini aldılar, biz de onlardan ikisini alalım' yazdı. Ardından, 'Bu son gönderim olabilir. Domuzları sarmaya gidiyorum' diyen Brinsley, gönderiden kısa bir süre sonra da cinayetleri işledi.Polis, Brinsley’in Cumartesi günü Maryland eyaletinde kız arkadaşını silahla yaraladıktan sonra Brooklyn’e gittiğini açıkladı.ABD Başkanı Barack Obama, saldırıyı kınadı. Obama, polis memurlarının saygı ve minnet görmeyi hak ettiğini belirtti.2011 yılından beri New York'ta ilk kez bir polis memuru öldürüldü.New York Polisi’ni temsil eden en büyük sendikanın başkanı Patrick Lynch, olayla ilgili olarak polislerin siyahları öldürmesini protesto eden eylemcileri ve siyasetçileri eleştirdi. “Protesto kisvesi altında sokakta şiddet içeren eylemler yapanlar, New York polisinin yapmaya çalıştığı her şeyi mahvediyor. Belediye binasında çalışanların da ellerine kan bulaşmıştır” dedi.Protestolar sürüyorCumartesi günü ABD'de son beş ayda dört siyahın polis tarafından öldürülmesini protesto edenlerle, polise destek olanlar New York belediye binası önünde karşı karşıya gelmişti.Ferguson’da Mike Brown’un öldürülmesiyle başlayan protestolar, siyahları öldüren polislerin aklanmasıyla ABD’nin pek çok kentine yayılmıştı.28 yaşındaki Akai Gurley, New York'un Brooklyn bölgesinde polis memuru Peter Liang tarafından 20 Kasım gecesi vurulmuş, olayın kaza olduğu öne sürülmüştü.Kaynak: AFP ve Reuters
'Miki'li Pijama İçinde Darbe Yapmakla Suçlandık'
Gezi Parkı eylemlerine destek verdikleri gerekçesiyle ‘terör örgütü kurmak’ ve ‘hükümete darbe girişiminde bulunmak’ tan yargılanan Beşiktaş taraftar grub çArşı’nın kurucu üyeleri, başlarına gelenleri, “Miki’li pijama içindeyken darbe yapmakla suçlandık” diye yorumladı.Habertürk’ten Kübra Par’a konuşan Cem Yakışkan, Bülent Ergenç, Deve Erol ve Derviş Yıldız Gezi eylemlerine neden katıldıklarını ve çArşı’nın nasıl bir taraftar bir grubu olduğunu anlattı.Yakışkan, haklarındaki suçlamaları şöyle değerlendirdi, “Bülent organizeye gittiğinde ‘miki’li pijamalıydı. Pijamayla terör örgütü kurup darbe yapmakla suçlanıyordu. Hakim görse dava düşerdi.”Bülent Ergenç ise şöyle konuştu: “Polis gözaltı için geldiğinde evde yaralıydım. Şubede birkaç gün kalacağız diye rahat bir şey giyineyim dedim.”Silahlı terör örgütü kurmak, hükümete darbe girişiminde bulunmak dahil yedi ayrı suçtan yargılanan çArşı’nın, lakabıyla en tanılır üyelerinden, ancak yüzünü göstermeyen Deve Erol, darbe girişimi suçlaması için, “Bizim bildiğimiz tek darbe var o da darbeli matkap!” yorumunu yaptı.çArşı’nın yargılandığı ilk duruşmada, Yakışkan’ın sarf ettiği, “Darbe yapmaya gücümüz olsa Beşiktaş’ı şampiyon yapardık” sözlerine atıfta bulunan Ergenç de amaçlarının darbe yapmak olmadığını söyleyip şöyle konuştu: “Bu sırf AKP’ye karşı bir tepki değildi, 12 Eylül’den beri gelen zincirleme baskıya karşıydı. İnsanlar ‘Ben bilmem devlet bilir’ anlayışının değiştirilebileceğini ve bireylerin de bunu yapabileceğini gördü. Başka bir hayatın mümkün olabileceğini gördüler.”Haklarındaki suçlamaların hayatlarında ağır etkileri olduğuna da değinen çArşı’dan Deve Erol, ‘sprey boya, pankart kumaşı, boya maskesi’ gibi aparatlarla darbe yapmakla suçlandıklarını, bunun da bir psikolojik işkenceye dönüştüğünü vurguladı.Deve Erol şöyle konuştu: “Ömür boyu hapis yatacağım diye 10 kilo verdim korkudan. Umarım güzel ülkemde psikolojik işkence de son bulur. Organize şube tarafından sabah evden alındığımdan sonra annemin Alzheimer nöbetleri artmaya başladı. Şimdi durumu daha ağır. İşte bunun için anarşistim. Derin vicdan duygusu bunun çıkış noktasıdır.”Diken
Raul Castro: 'Küba Komünizmden Vazgeçmeyecek'
Küba Devlet Başkanı Raul Castro ABD ile ilişkileri normalleştirme sürecinde ülkesinin sosyalist prensiplerinden vazgeçmeyeceğini vurguladı. ABD'den siyasi sistemlerine saygı duyması talebinde bulundu.50 yılın ardından Amerika Birleşik Devletleri ve Küba arasında diplomatik ilişkileri yeniden kurmak için resmi adımlar atılırken Küba lideri Raul Castro ödün vermeyecekleri komünizm için saygı talebinde bulundu. Parlamentoda yaptığı konuşmada Devlet Başkanı Castro, 'Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi sistemini değiştirmesi talebinde bulunmadığımız gibi, kendi sistemimiz için de saygı bekliyoruz' dedi.Castro ayrıca, 'Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerin normalleşmesi adına Küba'nın, bir asırdan uzun süredir mücadele ettiği fikirlerden vazgeçeceğini kimse düşünmemeli' dedi.ABD'nin, ülkesinin komist yönetimine saygı duymasını talep eden Castro, iki ülke diplomatik ilişkilerini yeniden kurarken, Küba ve Amerika'dan sürgün edilen kişilerin uzlaşmayı sabote edebilecekleri uyarısında bulundu.ABD'li yetkililer Havana'ya gidiyorÇarşamba günü ABD ve Küba arasında tarihi bir adım atıldı. ABD Başkanı Obama ve Küba Devlet Başkanı Castro eş zamanlı olarak kameraların karşısına geçerek ilişkileri yeniden tesis edeceklerini duyurdu.56 yıldır ABD tarafından Küba'ya uygulanan ambargonun ardından ABD'li yetkililer iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi için Ocak ayında Havana'ya gidecek. Obama, Küba'yı insan hakları ve demokrasi alanında çalışmalar için teşvik edeceklerini söyledi.Nisan ayında ise Panama'da düzenlenecek Amerikalılar Zirvesi'nde Raul Casto da katılacak. Bu, yarım asırlık dönemin ardından bir Kübalı liderin ABD başkanıyla ilk kez aynı masada bulunması olacak.1959’daki Küba Devrimi’nden bu yana ABD ve Küba arasındaki ilişkiler gergin. ABD Başkanı Obama, 2013’te iki ülke arasındaki politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini söylemişti. Ancak bugüne kadar herhangi bir adım atılmadı. Obama’nın Küba’ya uygulanan ticari ambargoyu ve seyahat yasağını kaldırma yetkisi bulunuyor.Tutuklu takası ilk adım olduİki liderin konuşmalarından önce önce ABD ve Küba'nın tutuklu takası konusunda anlaştığı duyurulmuştu.ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) için çalışan 65 yaşındaki Alan Gross, Küba'da beş sene hapishanede kaldıktan sonra serbest bırakıldı. ABD de Küba için çalışan üç gizli ajanı serbest bıraktı.Kaynak: Reuters, AA, Al Jazeera
Fenerbahçe'de Emenike Krizi Büyüyor
Geçen sezonki şampiyonlukta büyük katkısı olan Emmanuel Emenike, bu sezon ise olaylarla gündeme geliyor. Nijeryalı oyuncu, son olarak Afrika basınına yaptığı açıklamalar ve Erciyes maçındaki görüntüsüyle tepki topladı.Sezon başından bu yana olay adam olmayı ısrarla sürdüren, önce arkadaşları, sonra kenar yönetimi ile ağız dalaşına giren Emmanuel Emenike, Kayseri Erciyesspor karşılaşmasındaki performansı ve tavırlarıyla dikkatleri üzerine çekti. Afrika basınına Erciyes sınavı öncesi çarpıcı açıklamalar yapan Emenike, “Her forvetin başarısızlık ihtimali vardır ama, ben asıl pozisyonumda oynatılmıyorum” sözleriyle, teknik direktör İsmail Kartal’ı adeta şikayet etmişti. Kartal’ın, “Her futbolcu istediği zaman, istediği yerde konuşuyor. Ben onun sözlerini okumadım. Kendi içimizde bunun değerlendirmesini yaparız” dediği Nijeryalı futbolcu, geçen sezon takımını şampiyonluğa götüren futbolundan oldukça uzakta. Kartal’ın, her türlü olumsuz davranışına rağmen hep yanında olduğu Nijeryalı oyuncu, teknik ekibin de desteğini yitirdi.Kartal rapor hazırlayacakÖzellikle Erciyes mücadelesinde sahada kaldığı süre boyunca yokları oynayan golcü futbolcu, gördüğü gereksiz kart sebebiyle de Mersinİdmanyurdu ile oynanacak lig sınavında takımını yalnız bırakmakla kalmadı, oyundan çıkarken de yedek kulübesine bakmadan direkt soyunma odasının yolunu tuttu. Alınan bilgiye göre Kartal’ın, oyuncusuyla ilgili olarak değerlendirmesini devre arasına bıraktığı ve gelişmeleri yakından takip edeceği bildirildi. Nijeryalı, takımın huzurunu bozmaya devam ederse, gönderilmesi yönünde hocanın bir rapor hazırlaması bekleniyor.Bu sezonki vukuatları 2. Hafta: Fenerbahçe’nin, Trabzonspor’la deplasmanda 0-0 berabere kaldığı mücadelede yeteri kadar koşmadığı için kaptan Emre Belözoğlu ile tartıştı. 3. Hafta: Fenerbahçe’nin, sahasında Gaziantepspor’u 1-0 yendiği maçta skor 0-0’ken verdiği topuk pasına kaptan Emre tepki gösterdi. Taraftarın protestosu da Emenike’yi çok öfkelendirdi. 4. Hafta: Kanarya’nın 2-0 yenildiği Akhisar deplasmanında yedek bırakıldığı için suratını astı. Oyuna girdiğinde de hiçbir varlık gösteremedi. 14. Hafta: Erciyes’i 1-0 yenen Fenerbahçe’de Emenike, hem gereksiz yere kart görüp cezalı duruma düştü, hem de oyundan çıkarken direkt soyunma odasına gitti.Fanatik
Şebnem Ferah'ın Rock Müziğin Kraliçesi Olduğunun İspatı Niteliğinde 20 Şarkı
Türkiye'de kadın rock müzik sanatçılarını sıralayan hemen hemen herkes ilk olarak onun ismiyle başlıyor. E haksız da değiller Şebnem Ferah yıllardır çizgisinden çıkmadan Volvox'taki günlerinden Kadın albümüne, Can Kırıkları albümünden bugün iyi insanlara inancımızı koruyan şarkısı Birileri Var'a kadar hep müziği ile ön planda oldu. Hayko Cepkin'in de dediği gibi o çoğu dünya starından da daha iyi. Hayran grubundan müzisyen arkadaşlarına kadar büyük bir ailenin kraliçesi Şebnem Ferah'ın en güzel şarkılarından bazıları. *Şebnem Ferah'ın güzel olmayan şarkısı olmadığından liste yapmak çok zor oldu, sizin favorinizi yorumlara bekliyorum.
Reklam
Selahattin Demirtaş: 'AKP ile Cemaat'i Birbirinden Ayırmıyoruz'
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Alevi Kültür Dernekleri'nin Bostancı Green Park Hotel'de düzenlediği 'Birlik ve Beraberlik Gecesi'ne katıldı.Gecede, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Ermeni Patrikvekili Aram Ateşyan ve CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay da hazır bulundu. Program sırasında konuşmacılar arasında bulunan Demirtaş, basın mensuplarının sorularına cevap verdi. Bir soru üzerine, 14 Aralık operasyonlarını değerlendiren Demirtaş, hükumetin iktidara geldiğinden beri yargıyı baskı mekanizması olarak kullandığını savunarak, yargının dizayn edildiğini öne sürdü.'SİZ, BAŞBAKAN MISINIZ, SAVCI MISINIZ?'Yapılan yargılamalarda, kimsenin içinin rahat olmadığını savunan Demirtaş, 'Hükümete bağlı bir yargının yaptığı, hangi operasyonda veya yargılama faaliyetinde, içimiz rahat olabilir ki? Kimi yargılarsa yargılasın şu yargı, hükümetin talimatıyla yapılan hiçbir işte adil yargılanma mümkün değil. Paralel yapı mıdır, değil midir, gerçekten suç işlemişler midir, değil midi? Bunların ortaya çıkma ihtimali yoktur. Anayasa gereği Cumhurbaşkanı Yürütmenin başıdır. Fakat kendisi bu operasyonun talimatını verdiğini açıkladı. Ne dedi? 'Göreceksiniz operasyon yapacağız. İnlerine gireceğiz. Hepsini alacağız.' Dedi değil mi? Yürütmenin başı bunu dedi. Siz, Başbakan mısınız, savcı mısınız, nesiniz? Bu bile, başlı başına yargının siyasetten talimat aldığını gösteriyor. Operasyonun içeriği bir tarafa, bu yöntem siyasetin yargıyı baskı altına alması kabul edilebilir değildir' diye konuştu.'BİZ, CEMAATİ VE AK PARTİ'Yİ BİRBİRİNDEN AYIRMIYORUZ'Demirtaş Sözlerini şöyle sürdürdü: “14 Aralık'ta alınan cemaat mensupları ile hükümet arasında yakın zamanda, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kavgası oldu. Dolayısıyla bunu bir intikam operasyonuna dönüşmeme imkanı var mıydı? 17 Aralık operasyonunda ortaya dökülen, yolsuzluk, hırsızlık belgelerinin, ne kadar ciddi ve gerçek olduğu ortaya çıktı. Bunların hesabını kimse vermedi. Geçmiş dönemde, AKP ile cemaatin ortak işledikleri suçların hesabını kimse vermedi. Ortada çok suç var. Ama hesap veren yok. Hükümet hesap vermek yerine, herkesi suçlayan bir tutum ve tavır içerisinde. Biz, AKP'nin, cemaatin, el ele verip, 11 yıl boyunca suç işlediklerini ve bu topluma karşı suçlu olduklarını düşünüyoruz. Biz, cemaati ve AK Parti'yi birbirinden ayırmıyoruz'İmralı'ya giden HDP heyetinin ziyaretine ilişkine soruya Demirtaş, 'Olağanüstü bir ziyaret değil bu. Daha önceki gidişlerde açıklama yapılıyordu. Bu defa orada tutulan notlar düzenli hala getirildikten sonra arkadaşlarımız açıklama yapmayı uygun gördü' şeklinde cevap verdi.'YÜZDE 10'UN ÇOK DAHA ÜSTÜNE ÇIKACAĞIZ'Demirtaş, HDP'nin bazı anketlerde yüzde 9 oy oranına ulaştığının sorulması üzerine, “Biz şu anda kendi ölçümlerimize göre barajı geçmiş durumdayız. Yüzde 10'un çok daha üstüne çıkacağız. AKP iktidarının sınırlanması ve frenlenmesi lazım. İktidarın bu ülkeyi yönetemeyecek durumda olduğunun görülmesi lazım. Alternatif bir iktidar çıkmalı, halklar artık kendi kendilerini yönetmeli' ifadelerini kullandı. Alevi Kültür Dernekleri'nin 'Bir bağış, bir hayat' temalı 'Birlik ve Beraberlik Gecesi'nde organ bağışı ve önemine vurgu yapıldı.Mehmet AKTARAN / İSTANBUL DHA
Gazetelerde Bugün | 21 Aralık Pazar
Hürriyet: Askere MİT FormülüMilliyet: Okul deneyi kör ettiSabah: Dönemin Haşhaşi Örgütü oldularBirgün: Yavuz Cumhurbaşkanı ev sahibini bastırırAkşam: Çiftliğinde tutulacakCumhuriyet: Laik eğitim isteyene dayakZaman: Dumanlı sordu Hakim böyle cevap verdiYeni Şafak: Dönemin Haşhaşi örgütü
Reklam
Askeri Yargı Yeniden Düzenleniyor; Yargılama İçin 'MİT İzni' Geliyor
TSK, MİT’te olduğu gibi sivil mahkemelerde yargılanma taleplerinin özel izne bağlanmasını sağlayacakGenelkurmay Başkanlığı’nın yasalaşmasını istediği “Asker paketi” TBMM’ye gönderildi. TCK ve CMK’da yapılan değişiklikleri askeri yargı yasalarına taşıyan paketle oluşturulacak Askeri Hâkimler Kurulu (AHK) yeni atamalarla “askeri yargıyı” yeniden dizayn edecek.TSK, MİT’te olduğu gibi sivil mahkemelerde yargılanma taleplerinin özel izne bağlanmasını sağlayacak. Askeri yargıda görevli hâkimlerin sicil ve aranma açısından dokunulmazlıkları olacak. Nuray Babacan ’ın Hürriyet’teki haberine göre, Askeri Hâkimler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın içerdiği değişiklikler özetle şöyle:Askerlerin görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevle ilgili olmak şartıyla, görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı adli yargının görevine giren konularda haklarında soruşturma yapılması, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları için Başbakan’ın, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı için İçişleri Bakanı’nın, diğer personel için Milli Savunma Bakanı’nın iznine tabi olacak.Askeri Hâkimler Kurulu, Milli Savunma Bakanı ile bakanın teklifi ve Başbakan’ın onayı ile 1’inci sınıf askeri hâkimler arasından seçilen 4 üyeden oluşacak. HSYK’ya Adalet Bakanı’nın başkanlık etmesi gibi, Askeri Hâkimler Kurulu’nu yönetmek ve temsil etmek üzere Milli Savunma Bakanı Kurul’a başkanlık yapacak. Askeri hâkimlerle ilgili, mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, yıllık ve mazeret izinleri dışındaki her türlü izinleri verme, 1’inci sınıfa ayırma ve 1’inci sınıf olma, disiplin cezası verme ve disiplin cezalarını sicilden silme, görevden uzaklaştırma işlemleri bu kurulun görevi olacak.Askeri şahıslar hakkında askeri ve adli yargı mahkemeleri tarafından hükmolunan hapis cezaları, askeri cezaevlerinde infaz edilecek. Ancak yükümlü erbaş ve erler hakkında, asker edilmeden önce işledikleri suçlardan verilen hapis cezaları, asker edildikten sonra işledikleri suçlardan verilen 1 yıl veya daha fazla süreli hapis cezaları, Adalet Bakanlığı ceza infaz kurumlarında çektirilecek. İnfaz sırasında tutuklu ve hükümlülerin üzerlerinde askerlik kıyafeti ve işaretleri bulunmayacak.Türk Ceza Kanunu’nun hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümleri, askeri suçlar hakkında da uygulanacak. Ancak “sırf askeri suçlardan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan netice cezanın 3 ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması, fiilin disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi veya birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması veya büyük bir zarar meydana getirmesi, fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi, daha önce sırf askeri bir suçtan dolayı mahkûm olunması” hallerinde hapis cezaları ertelenmeyecek. Buna göre verilecek ceza, suç seferberlik halinde işlendiği takdirde yarı oranında, savaş halinde ise bir kat artırılacak.Kıta, karargâh veya kurumlarda ya da görev esnasında veya görev yerlerinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçlarını işleyen askeri şahıslar hakkında, TCK’nın bu suçlara ilişkin hükümleri uygulanacak. Askeri Ceza Kanunu’nda yer alan ‘ölüm’ cezaları, ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis’ cezasına dönüştürüldü.Askeri mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili işledikleri suçlara ait davalara bakacak. Bu kapsamda olsa dahi devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar adliye mahkemelerinde görülecek. Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askeri mahkemelerde yargılanamayacak.Genelkurmay Başkanlığı’nın bulunduğu yerde kurulan askeri mahkemenin özel yetkisi, kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla general ve amiral rütbesindeki asker kişinin askeri yargıya tabi suçlarını, ayrıca Askeri Ceza Kanunu’nun “harp hıyaneti”, “milli müdafaaya hıyanet”, “milli mukavemeti kırmak” gibi suçlar, Genelkurmay Başkanlığı’nın bulunduğu yerde kurulan askeri mahkemede görülecek.Tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş askeri ceza mahkemesi kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, komutanın yazılı emri üzerine, askeri mahallerde askeri hâkimler hariç kişilerin üstü, araçları, özel kağıtları ve eşyası aranacak, alınması gereken tedbirler alınacak, suç delilleri koruma altına alınarak kanun hükümlerine göre gerekli işlemler yapılacak.Milletvekilleri, hâkimler, Cumhuriyet savcıları, askeri hâkimler, avukatlar, mülki idare amirleri ve Sayıştay meslek mensupları ile uluslararası sözleşmelerle yetkileri tanınmış kişi ve kuruluşların temsilcilerinin üstleri ve eşyaları, ağır ceza mahkemelerinin görevine giren suçüstü halleri dışında elle aranamayacak. Aracının, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemeyecek.T24
Bugün Hava Nasıl Olacak?
apılan son değerlendirmelere göre; Marmara, Ege, Göller Yöresi, İç Anadolu'nun batısı, Batı ve Orta Karadeniz ile Yozgat, Aksaray, Kırşehir, Nevşehir ve Giresun çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yağmur, Kuzey Ege'nin iç kesimleri, İç Anadolu'nun batısı, Batı ve Orta Karadeniz'in iç kesimleri, Bilecik, Isparta, Burdur, Yozgat, Nevşehir, Aksaray ve Kırşehir çevreleri ile Bursa'nın yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Marmara ile iç ve doğu bölgelerde yer yer pus ve sis hadisesi ile birlikte buzlanma ve don olayı bekleniyor.
Reklam
Evrenin Bir Sanal Gerçeklik Olabileceğinin 10 Kanıtı
Fiziksel Gerçekçilik içerisinde yaşadığımız ve gözlerimizle deneyimleyebildiğimiz gerçekliğin tek başına ve mutlak bir şekilde var olduğunu savunan görüştür. Birçok insan bu konu hakkında hiçbir şüpheye dahi sahip değildir ve bu dünyanın tek gerçeklik olduğunu kabul eder. Fakat fiziksel gerçekçilik görüşü uzun bir süredir bazı karşıt argümanlara cevap verememekte. Geçtiğimiz yüzyılda fizik dünyasını alt üst eden paradokslar bugün hala geçerliliklerini korumakta ve fiziksel gerçekçilik görüşünü çürütmeye devam etmektedir. Anlaşılıyor ki cisim teorisiyle ve süper simetri ile bir yere varamayacağız. Fiziksel gerçekçiliğin aksine, kuantum teorisinin beraberinde getirdiği prensipler geçerliliğini korumakta. Fakat fiziksel gerçekçiliğe göre, havada dolaşan, çakışarak bir olabilen ve ardından tek bir noktada var olan kuantum fizikselliği imkansız bir şey, bu maddeler hayali olmalı. Bu nedenle tarihte ilk kez, fiziksel gerçekçiliğe göre teorik olarak var olamayan maddeler başarılı bir şekilde fiziksel gerçekçiliğin var olduğunu iddia ettiği gerçekliği tahmin edebilmekte. Kuantumlardan bahsediyorum. Fakat hayali bir şey gerçekliği nasıl öngörebilir?Buraya kadar sorduğumuz sorular fiziksel gerçekçiliği benimsemiş bir kişinin soracağı sorulardı. Diğer taraftan, bir de kuantum gerçekliğini değerlendirmemiz gerekir. Kuantum gerçekliği, fiziksel gerçekliğin tam tersidir (gerçek olan kuantum dünyasıdır ve fiziksel dünya kuantum gerçekliği tarafından yaratılmış bir sanal gerçekliktir). Kuantum mekaniği, fiziksel mekaniği tahmin edebilmektedir çünkü nihayetinde fiziksel mekaniği oluşturan öğe kuantum mekaniğidir. Bu nedenle, 'kuantum gerçekliği varolamaz' diyen bir fizikçi ya gerçeği görmek istemiyordur ya da gördüğü gerçeği söyleyebilecek cesarete sahip değildir.Kuantum gerçekliği deyince aklınıza Matrix filmindeki durum gelmesin çünkü bu filmde bizim dünyamızı oluşturan diğer dünya da fizikseldir. Aynı şekilde, insanlar var olmadan çok daha önce bu sanal gerçeklik varolduğundan dolayı, sanal dünyanın insan beyninden kaynaklandığı da iddia edilemez. Fiziksel gerçekliğe göre kuantum dünyası var olamaz; kuantum gerçekliğine göre fiziksel gerçeklik var olamaz ve eğer var oluyorsa, bu mutlaka bir sanal gerçeklik olmalı. Peki nasıl? İşte birkaç neden;
TÜBİTAK'ta Dereceye Giremeyen Öğrencinin Dünya Birincisi Olması, Bakan Işık'ı İsyan Ettirdi
TÜBİTAK’ın, ‘Teknogirişim Sermaye Desteği’ programı kapsamında açılan 100 bin TL destek ödüllü yarışmada dereceye giremeyen öğrencinin, aynı projeyle katıldığı uluslararası fizik yarışmasında dünya birincisi olması Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı fikri ışık’ı isyan ettirdi.Projenin üniversite hocalarından oluşan heyetten geçerli not alamadığını belirten Işık, “Hocalarımıza çağrı yapıyorum, bu kadar kıt not vermeyin. Bizim beş hoca not vermediği için 100 bin lirayı esirgediğimiz yavrumuz, gitmiş dünya birincisi olmuş. Yazık günah. Sıfırcı hoca mantığı doğru değil” dedi. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2015 bütçesinin görüşmelerinde HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, TÜBİTAK’ın bilimsel çalışmalarda dahi “objektif” davranmadığını savunurken ilginç bir örneği gündeme getirdi. Aydoğan, “2014’te , Türkiye’den bir lise öğrencisi, Polonya’daki bir fizik yarışmasında, 70’e yakın ülkeden 5 bin fizik projesini geçerek birinci olmuştur ama aynı öğrencinin, ne yazık ki TÜBİTAK tarafından projesi değerlendirmeye alınmaya bile layık görülmemiştir. TÜBİTAK’ın bu tip projelerde hangi bilimsel ölçütler kullandığı, gerçekten bizler açısından merak konusu ve incelemeye de değer bir konudur” diye konuştu.Milliyet
Google'dan Kış Gündönümü İçin Özel Logo
Google, 21 Aralık Kış Gündönümü için özel bir logo hazırladı.Kış Gündönümü, Kuzey Yarımküre'de 21 veya 22 aralık tarihine denk gelen, gündüzün en kısa gecenin en uzun olduğu gündür.Yaz Gündönümü`nde yaklaşık 21 Haziran, güneş ışıkları Yengeç Dönencesi`ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler kısalmaya, güney yarıkürede uzamaya başlar.Kış Gündönümü'nde (yaklaşık 21 Aralık) ise, güneş ışıkları Oğlak Dönencesi'ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler uzamaya, güney yarıkürede kısalmaya başlar. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarıkürede kışın, güney yarıkürede yazın başlangıcı sayılır.Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir. Güney yarıkürede en uzun gün, Kuzey yarıkürede en uzun gece yaşanır.MİTOLOJİ VE SEMBOLİZM'DE KIŞ GÜNDÖNÜMÜBugün 21 Aralık ve Kış Gündönümü (Janua coeli). Bugün Ulu Ana Tanrıça, Gökyüzü (Cennet) Kraliçesi’nin Işığın Oğlu’nu doğurduğu gün. Kış Gündönümü Oğlak’tadır ve “tanrıların kapısı”dır. Güneş’in yükselişini ve büyüyen gücünü temsil eder. “Janua” Latincede kapı anlamına gelir ve kapıların bekçisi, zamanın yöneticisi Janus da adını ondan alır. Elinde iki anahtar olduğu rivayet edilen Janus gündönümlerinin kapılarını bu anahtarla açar. Kış Gündönümü’nü altın anahtar ile, Yaz Gündönümünü ise gümüş anahtar ile.21 ARALIK KONUMU VE ÖZELLİKLERİ21 Aralık’ta güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir: Güneş ışınları Güney Yarımküre’ye gelebileceği en dik, Kuzey Yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.Güney Yarımküre’de yaz, Kuzey Yarımküre’de kış mevsiminin başlangıcıdır. Üzerinden Oğlak Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımları, Dünya’nın en sıcak yerleridir. Güney Yarımküre’de en uzun gündüz, Kuzey Yarımküre’de ise en uzun gece yaşanır. Bu tarihten sonra Kuzey Yarımküre’de gündüzler uzamaya (kış gündönümü) Güney Yarımküre’de kısalmaya (Yaz gündönümü) başlar. Güneş ışınlarının atmosferde katettiği yolun en kısa olduğu yer Oğlak Dönencesi’dir. Öğlen saat 12.00’de Oğlak Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz. Aydınlanma çizgisinin sınırları Kutup dairelerinden geçer. Güney Kutup Kuşağı aydınlanma çemberi içinde iken, Kuzey Kutup Kuşağı karanlık çember içindedir.Kuzey Kutup Dairesi’nde sadece bu gün 24 saat süreyle gece, Güney Kutup Dairesi’nde ise 24 saat süreyle gündüz yaşanır.Gündüz süresinin uzunluğu güneye gidildikçe artar. Bu nedenle 21 Aralık’ta ülkemizde en uzun gündüz Hatay’da yaşanır. En uzun gece ise Sinop'ta yaşanıyor.Diğer gün dönümleri;21 Mart: Gece ve gündüz eşit olur, bizim bulunduğumuz kuzey yarım kürede ilkbahar başlar.21 Haziran: En uzun gündüz, en kısa gece. Yaz mevsimi başlar (Kuzey yarım kürede)23 Eylül: Gece ve gündüz eşit olur. Yaz biter, sonbahar başlar. (Kuzey yarım kürede)21 Aralık: En uzun gece, en kısa gündüz. Kış mevsiminin başlangıcı. (Kuzey yarım kürede)HaberTürk
Reklam
'Burak Yılmaz'a Hakkımı Helal Etmiyorum'
Mersin İdman Yurdu kalecisi Nihat Şahin, Galatasaray maçından sonra Burak Yılmaz hakkında açıklamalarda bulundu.Mersin İdman Yurdu kalecisi Nihat Şahin, Spor Toto Süper Lig'de 3-2 kaybettikleri Galatasaray maçında Burak Yılmaz'ın haksız penaltı kazandığını savundu.Türk Telekom Arena'da oynanan maçın ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Nihat, hak etmedikleri bir mağlubiyet aldıklarını ileri sürerek, şunları kaydetti:'Bence hak etmediğimiz bir mağlubiyet yaşadık. Maçın kaderini penaltı kararı belirledi. Bana göre pozisyonun penaltıyla uzaktan yakından ilgisi yok. Ben topa çıktım, dokunamadım ama Burak her zaman yaptığı gibi kendisini yere attı. Bunu herkes biliyor. Sabri ağabey pozisyonun penaltı olmadığını söyledi. Bunun üzerine Burak arkadan güldü. Burak Yılmaz'a hakkımı helal etmiyorum. O pozisyona biri 'penaltı' desin, 25 yaşında kaleciliği bırakacağım. Hakkımızı yediler.'Galatasaraylı futbolcular Wesley Sneijder ve Felipe Melo'nun maçın hakemi Fırat Aydınus'a küfür ettiğini iddia eden Nihat Şahin, 'Türk Telekom Arena'da Galatasaray'a karşı oynuyorsunuz ve hakem her şeye faul veriyor. Biz 5-0 da öne geçsek kesin 6-5 mağlup olurduk. Böyle düdükler Fırat hocaya yakışmadı. 58. dakikada Güven'e dirsek atıldı. Bana göre doğrudan kırmızı kart verilmeliydi. Bir de Sneijder ile Melo hakeme çok küfür etti ama hakem bunları görmezden geldi. Yazıklar olsun. Emeğimiz çalındı' ifadelerini kullandı.Öte yandan genç kaleci Beyaz TV'ye yaptığı açıklamada 'Bu pozisyona penaltı diyen çıkarsa kaleciliği bırakacağım' dedi.HaberTürk
'Biz Oynadık, Galatasaray Kazandı'
Mersin İdman Yurdu Kulübü Başkanı Ali Kahramanlı, Spor Toto Süper Lig'de Galatasaray'a 3-2 yenilmelerine rağmen iyi bir futbol sergilediklerini söyledi.Türk Telekom Arena'da oynanan maçın ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Kahramanlı, mağlubiyeti hak etmediklerini belirterek, 'Bugün güzel bir oyun ortaya koyduk. Burada biz oynadık, Galatasaray puanları topladı. Kendilerini tebrik ediyoruz. Açık konuşmak gerekirse bunu hak etmedik. Burada her şeyi hakeme yüklemek doğru değil. Hakemin de eksikleri ve yanlışları vardı. Önümüzde Fenerbahçe maçı var. Ona bakacağız' diye konuştu.Karşılaşmanın son anlarında hakem Fırat Aydınus'a itiraz etmesi nedeniyle ikinci sarı karttan kırmızı kart gören Gökçek Vederson'un hatalı olduğunu aktaran Kahramanlı, 'Vederson'un kendi hatası. O dakikadan sonra sarı kartınız varken hakeme itiraz etmenin manası yok. Gereksiz bir hareket oldu. Futbolcumuzun kendi hatasıdır' ifadelerini kullandı.HaberTürk
Reklam
Müzelerdeki Dinozor İskeletleri Böyle Birleştiriliyor
İlk defa Wyoming’de keşfedilen dünyanın en eksiksiz Stegosaurus iskeleti İngiltere’deki Natural History Museum’da sergilenmeye başladı. Hazırlanan videoda müze küratörlerinin ve paleontologların bu sadece sol kolu ve kuyruğunun bir kısmı eksik olan dinozor iskeletini nasıl birleştirdiklerini görebilirsiniz. Merak edenler için, işlemin tamamı 4 saat sürmüş.
'Bazı Takımlara Her Maç Bonus Gibi Bir Penaltı Veriliyor'
Galatasaray İkinci Başkanı Hamdi Yasaman, Mersin İdman Yurdu karşılaşmasında verilmeyen penaltılardan şikâyetçi oldu.Galatasaray İkinci Başkanı Hamdi Yasaman, Mersin İdmanyurdu maçında en az bir penaltılarının verilmediğini iddia ederken, 'Bazı takımlara; hangisi olduğu belli, her maç bonus gibi bir penaltı veriliyor' diyerek Fenerbahçe'ye gönderme yaptı.Hakem Fırat Aydınus'un en az bir penaltılarını vermediğini iddia eden Yasaman, 'Bugün hentbol, voleybol ve futbol karışımı bir şey oynandı. Bunlara penaltı çalınmadı. Bir penaltı verilince ikincisi verilmez diye bir şey yok. Benim gördüğüm bariz penaltılar var. Bazı takımlara; hangisi olduğu belli, her maç bonus gibi bir penaltı veriliyor. Bu olmaması lazım. Bugün Galatasaray, bir anlamda hakeme rağmen galip gelmiştir. Bu bir başarıdır' diye konuştu.Hakemlerin ve futbolcuların davranışlarının tribündeki seyirciyi direkt etkilediğini vurgulayan Yasaman, şöyle devam etti:'Hakem hataları ve hakemlerin maçı durdurması oyunu soğutması çok kötü... Kalecilerin yavaş hareket etmesi oyunu soğutuyor ve çirkinleştiriyor. Hakemin, biz de yapsak vermesi lazım, karşı tarafa da vermesi lazım. Verilmeyince seyirci de kızıyor ve tahrik oluyor. Allah korusun bugün yenilsek ya da berabere kalsaydık, çok şeyler olabilirdi. En azından kötü tezahürat nedeniyle ceza alabilirdik.'T24
'Saray'ın Sigortası Yok'
Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın sigortalı olup olmadığı tartışmalarına Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıklık getirdi. Şimşek, “Bütçe Kanununda hüküm var, sigorta yapılmıyor” dedi.Şimşek, Meclis’te bütçe görüşmeleri sırasında milletvekillerinden gelen, “Sarayın sigortası yapılmış mıdır, sigorta bedeli nedir, hangi şirkete sigortalattırıldı” sorusuna önce, “Bilmiyorum, dolayısıyla bedelini de bilmiyorum. Ama, bunu tabii ki her zaman sorabilirsiniz böyle bir şey varsa” diye yanıtladı.Devlet binası sigortalanmazAK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, “Orası kamu binası, kamu binalarının sigortası yapılmaz, devlet binalarına sigorta yapılmaz” derken, CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, “Yaparken TOKİ inşaat firması olarak da yapmak zorunda sigorta, kanun gereği” dedi. Şimşek de, “Genelde kamu taşıtları da sigortalanmaz, kasko yapılmaz, muhtemelen binalarda da aynı şekildedir” derken, MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ise “Yani, yangına mangına karşı da Allah’a havale ettiniz” dedi.Biz gelene kadar yanmasıŞimşek ise yanındaki bürokratlardan bilgi alarak, “Bütçe Kanununda da hüküm varmış, müsteşarımız şimdi söyledi. Dolayısıyla zaten sigorta yapılmıyor, sigorta yapılmaz. Sigorta yapılmadığına göre bedeli de yoktur” diye konuştu. Türkkan ise “Saraya biz gelene kadar iyi baksınlar, yakmasınlar” diye laf attı.THY karını koyup verecekŞimşek, Başbakanlık için alınan son uçağa ilişkin bilgi verirken de, “Uçak 185 milyon dolara alınmıştır. Türk Hava Yolları tarafından satın alındı. Türk Hava Yolları buradan herhangi bir zarar etmeyecek, belki de üzerine kârını koyup verecektir” dedi. Sarıbaş’ın “Kaç para fark var” sorusuna karşılık, “Bilemiyorum ben şu anda” diyen Şimşek, Türkkan’ın, “Başbakanlık para mı ödüyor ona ayrıca” sorusuna karşılık da, “Başbakanlık para ödeyecek, evet” dedi.Bütçede Osmanlıca atışmasıBütçe görüşmelerinde AK Parti Adana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç ile CHP Grup Başkanvekili Levent Gök arasında “Osmanlıca” atışması yaşandı. Erdin, “Osmanlıca, bugün konuştuğumuz dilin özüdür. Alfabesi de dünya genelinde kullanılan, Arap alfabesinin Türkçe’ye uyarlanmış halidir. Ancak Osmanlıca’ya olan tepki, aslında Arap alfabesine olan hırstan, İslamofobiden ortaya çıktığını düşünüyorum” dedi. Bu sözlere tepki gösteren Gök ise, “Osmanlıca ile ilgili tartışmaların İslamofobiden kaynaklandığı düşüncesi, gerçek dışıdır ve akıl dışıdır. Türkiye’de hiç kimse sizlerden daha az Müslüman değildir. Türkiye’de herkes dinini, büyük Atatürk sayesinde yıllarca, özgürce yapmıştır. Osmanlıca bir kere devlet, saray dildir, halkın kullandığı dil değildir” diye konuştu. CHP Erzinican Milletvekili Muharrem Işık da AK Parti iktidarı döneminde kadına şiddetin yüzde 1400, hırsızlık, gasp ve uyuşturucu kullanımının yüzde 100 arttığını belirterek, “Muhafazakar olduğunuzu söylüyorsunuz ama sizin döneminizde fuhuş da yüzde 300 arttı” dedi.CNN Türk
Reklam