Türkiye Yolsuzluk Endeksinde Neden Geriledi?
Uluslararası sivil toplum kuruluşu Şeffaflık Örgütü (Transparency International), bu yılın Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçlarını açıkladı. Türkiye 2014'te endekste puanı en çok düşen ülke oldu.Türkiye'nin puanı bu yıl 50'den 45'e düştü, son altı yılda yaşanan ilerleme sıfırlandı.Raporu BBC Türkçe 'ye değerlendiren Uluslararası Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Emine Oya Özarslan, Türkiye'nin 175 ülke arasında gerilmesini, Gezi eylemleri ve sonrasını kapsayan son 1,5 yılda yaşananlara bağladı.Özarslan'a göre Türkiye'nin yolsuzluk algı endeksinde gerilemesinin temel nedenleri; 'Özellikle Gezi'yle başlayan süreçte AB reformlarının durması, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin takipsizlik kararı verilmesi, yargı üzerindeki hukuka aykırı uygulamalar, basın ve internet özgürlüğü üzerine kısıtlamalar, yayın yasakları ile TİB ve MİT gibi kuruluşlara ilişkin yasa değişiklikleri.'
Dünyanın En İyi Ekip Çalışması
Kazık çakmak isteyen işçi arkadaşlardan muhteşem bir ekip çalışması izliyoruz. Onlarca ağırlıktaki balyozları bu şekilde seri kullanmakta ayrı bir yetenek.
YotaPhone 2 Satışa Çıkıyor
Yota’nın arka yüzü e-kağıt ile kaplı ikinci akıllı telefonu YotaPhone 2, 3 Aralık tarihi itibariyle Birleşik Krallık’ta satışa sunuluyor. Bakalım cihaz kullanıcılarına neler sunuyor.Rus üretici Yota tarafından hayata geçirilen ve tamamen Rus malı olarak tanıtılan akıllı telefon YotaPhone ikinci akıllı telefonu ile geri dönüyor.Her iki yüzünde de ekran barındıran cihaz hem e-kağıt desteği sunuyor hem de bildirimler ve uygulamalar için çok daha geniş bir kullanım alanı sunuyor.İlk YotaPhone'un devamı niteliğindeki cihaz, ilk defa yılın başında düzenlenen Mobil Dünya Kongresi'nde ortaya çıkmıştı. E-kağıt kaplı arka yüz ikinci ekran görevi görürken, bu ekran standart ekranlara kıyasla daha az güç tüketiyor ve bu sayede bildirimlere erişim konusunda daha verimli bir yol işlevi görüyor.Ancak ilk telefon biraz hayal kırıklığı yaratmış ve bazı sorunlarla piyasaya sunulmuştu. Firma görünen o ki yeni modeli YotaPhone 2 ile tertemiz bir sayfa açma niyetinde.Akıllı telefon ilk sürümüne kıyasla çok daha güçlü bir donanıma, daha başarılı ve şık bir tasarıma sahip. Bunun yanı sıra yazılımsal olarak da güçlendirilen cihazın tanıtımını ise Rus lider Vladimir Putin tarafından yapılmıştı.Rus GSM operatörü Yota tarafından geliştirilen bu cihazın piyasaya çıkış tarihi olarak ise uzun bir gecikmenin ardından 3 Aralık olarak belirlendi.YotaPhone 2'nin sahip olduğu iki ekrandan ön tarafta bulunanı 5 inç büyüklüğünde ve 1080p çözünürlüğünde AMOLED bir ekran. İkincisi ise YotaPhone'u özel kılan 4,7 inç büyüklüğünde e-kağıt teknolojisini kullanan ekran.Teknik özellik olarak da oldukça memnun edici bir cihaz olan YotaPhone 2, Qualcomm'un Snapdragon 800 işlemcisini kullanıyor. Android 4.4 KitKat ile çalışan cihazda 2 GB RAM, 32 GB dahili hafıza ve 2500 mAh kapasiteli pil bulunuyor. Kamera tarafında ise 8 megapiksel arka ve 2,1 megapiksel çözünürlüğünde kameralar tercih edilmiş. ShiftDelete.Net
Cahiers Du Cinema'nın '2014'ün En İyi Filmleri' Listesine Bir Bakış
Yılın sonuna geldik, liste çılgınlığı başladı. Sight and Sound’un ardından Cahiers du Cinéma da 2014’in en iyilerini seçtikleri on filmlik listesini yayınladı. Her sene olduğu gibi yine –görece- şaşırtıcı filmleri listelerine almışlar. Biz de listedeki bu filmleri masaya yatırmaya, az çok onlara yakından bakmaya karar verdik.Listenin ilk sırasında henüz bir film olarak da Fransa da bile dağıtıma çıkmamış, Hors de Satan, Hadewijch, Twentynine Palms ve İstanbul Film Festivali’nden ödülle dönmüş Camille Claudel, 1915 gibi filmleriyle tanıdığımız, Fransız sinemasının filmlerini merakla beklediğimiz önemli yönetmenlerinden Bruno Dumont’un dört bölümlük televizyon dizisi P’tit Quinquin yer alıyor. Dizi daha önce Cannes’da uzun bir film olarak gösterilmişti. Diziyi izleyenlerin listenin başında olmasının şaşırtıcı olmadığını, iyi bir dizi olduğunu ama henüz bildiğimiz üzere film olarak dağıtıma çıkmamış bir yapım olmasının ise ilginç olduğunu düşünüyoruz. Her ne kadar son zamanlarda bazı dizilerinin bir sinema eseri olarak değerlendirilmesi durumuna da alışmıştık. Örneğin, Bernardo Bertolucci, Breaking Bad’i göstererek televizyonda yapılan işlere dikkat çekmişti. Tabii ki bu durum yeni değil. Lynch’in Twin Peaks’ini, Trier’in Riget’ini (The Kingdom) de hatırlıyoruz. Yakın zamanda bazı eleştirmenlerce Jane Campion filmografisindeki en iyi iş olarak değerlendirilen Top of The Lake’i de yine anabiliriz. Bu durumda son zamanlarda televizyonun ‘reality’ şovların ötesine sinemayı belki de tamamen kopyalayarak geçirdiği evrim oldukça dikkat çekici, bu yüzden listenin başında başarılı bir yönetmenin elinden çıkma P’tit QuinQuin olması da bu açıdan çok da şaşırtıcı olmamalı diye düşünüyoruz.Listenin ikinici filmi Sight and Sound’un da yine ikinci sırasında yer alan Jean Luc Godard’ın 3D sinemasal şiiri Audieu au Langage. Bu sene Cannes Film Festivali’nde de Xavier Dolan’ın Mommy’si ile Jüri Özel ödülü paylaşan film, Godard’ın hala neden film çekmesi gerektiğinin kanıtı. Godard’ın Cannes Film Festivali’ne katılmayacağını açıklayıp, festival ekibi için yayınladığı görsel mektubu bile televizyonun sinemaya dönüşürken, sinemanın limitlerini her zaman zorlayarak nasıl bir ifadeye, bir şiire, görsel bir oyuna dönüşebileceğinin de diğer bir kanıtı.
Çok Terleyen İnsanların İyi Bildiği 19 Durum
Terlemek, her zaman terlemek büyük sıkıntı. Arkadaş buluşmasına giderken, toplantıya, iş görüşmesine giderken, merdiven çıkarken, otobüse yetişirken, hayatın her anında terlemek hem sizin hem de çevrenizdekiler için rahatsız edici olabilir. İşte çok terleyen insanlarla empati yapabilmeniz için onların hayatlarından kısa bir kesit.
MEB Şurası’nda 1. Sınıftan İtibaren Zorunlu Din Dersi Önerisi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açılışında “anaokulundan başlayarak yeni hayat tarzı” mesajıyla başlayan Milli Eğitim Şurası’nın ikinci gününde “anaokulu ve ilkokul müfredatı” ele alındı. Şura komisyonlarında zorunlu din dersinin ilkokul 1. sınıftan başlamasına dönük öneri kabul edilirken, anaokulunda da “değerler eğitimi” verilmesi önerildi. Öneriler Şura Genel Kurulu tarafından da benimsenirse, Milli Eğitim Bakanlığı’na “tavsiye kararı” olarak sunulacak. Önerilere muhalif üyeler“Sen Allah’ı mı tartışıyorsun” sözleri ile susturulurken, toplantıları basın mensuplarının izlemesi yasaklandı.Cumhuriyet'ten Sinan Tartanoğlu'nun haberine göre, Şura’nın ana gündem maddeleri doğrultusunda çalışmalarına başlayan komisyonlardan Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgesi çalışma grubunda ilk günün konusu da “anaokul ve ilkokul müfredatı” oldu. Getirilen öneriler ise gerginliğin sataşmalara dönüşmesine yol açtı. İlkokul 4. sınıftan itibaren anayasal bir zorunluluk olarak okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin ilkokulun ilk 3 yılında da zorunlu olarak okutulması Milli Eğitim Şurası Genel Kurulu'nda oylanmak üzere hazırlanacak öneriler listesine girdi. “Anayasanın zorunlu olarak kabul ettiği din dersinin ilkokulda 3 sınıfın öğrencilerini verilmemesinin anayasanın ruhuna aykırı olması”gerekçesiyle sunulan öneriye MEB bürokratlarından da destek geldi. Ayrıca anaokullarında da “değerler eğitimi” verilmesi öneri olarak kabul edildi. Genel Kurul tarafından kabul edilmesi durumunda söz konusu Şura kararı MEB’e tavsiye olarak sunulacak. MEB kararı Şura onayı alındığı için daha güçlü bir şekilde hayata geçirebilecek.Öğrenciden din dersi önerisine destekŞura’ya ilk kez katılımcı olarak davet edilen bir öğrenci anaokullarında zorunlu din dersi önerisine“Hocamın söylediğine katılıyorum. Din dersinin bana bir zararını görmedim. Bence anaokulunda da zorunlu din dersi olabilir” sözleri ile destek verdi. Müfredat Komisyonu Başkanı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayati Aksoy, “Ben de sana katılıyorum ama gülmekten katılıyorum. Kendi düşüncelerini söyle başkasına katılma” sözleri salonda şaşkınlığa neden oldu. Bazı üyeler, öğrencilerin özgüvenlerinin bu şekilde kırılmaması gerektiğini söyleyerek tepki gösterdi.Karma eğitime cinsellik gerekçesiKarma eğitime son verilmesine ilişkin önerisi ise müfredat komisyonunda değil, okul güvenliği komisyonunda da gündeme geldi. Önerinin bir Milli Eğitim müfettişi tarafından “Cinsel farkındalıkla başlayan karşı cinse duyulan ilgiden kaynaklı güvenlik sorunlarının en minimum seviyeye indirilmesi açısından zorunlu olan karma eğitim modelinin özel öğretim ve devlet kurumlarında yerel ve sosyal şartlar dikkate alınarak serbest ve demokratik eğitim modeli ile değiştirilmesi gerekir” sözleri ile savunulması dikkat çekti.5 saat ne yapılacak?Ayrıca ilkokul öğrencilerinin haftalık ders saati yükünün haftada 30 saat olması gerektiği, bunun 5 saatinin ise sosyal etkinlikler ve etüt dersi olarak kullanılması gerektiği önerisi kabul edildi. Bu 5 saatin hangi derslerle geçirileceği konusu ise okul müdürlerinin inisiyatifini bırakıldı.‘Cehennem’i anlatamazsınız’Söz konusu tekliflere bazı Şura üyelerinden itirazlar geldi. “Anaokulu çocuklarına Allah, cennet-cehennem kavramlarını anlatamazsınız. Somut düşünme çağında olan bir çocuğa bu soyut kavramları öğretmezseniz. Bu kavramlar ancak aile tarafından öğretilmelidir” sözleri, “Sen Allah kavramını mı sorguluyorsun, tartışıyorsun? Seninki görüş değil dinsizlik. Din deyince neden aklına hemen cehennem geliyor” tepkisi ile karşılandı.İlk kez basın yasağıMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve bakanlık bürokratları, tüm çalışma gruplarını ziyareti sırasında bu tartışmaların yaşandığı komisyon salonunu da ziyaret etti. Ziyaretin ardından Avcı’nın talimatı ile komisyon çalışmalarının basın mensuplarına kapatıldığı duyuruldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın“bürokratik katılımın azaltılmasından, öğrenci, öğretmen, veli ve sivil toplum örgütü iştiraklerinin çoğaltılmasından duyduğu memnuniyeti” dile getirdiği Şura’da komisyon çalışmalarının gazeteciler tarafından izlenmesinin ilk kez yasaklanması dikkat çekti.Sinan Tartanoğlu/Cumhuriyet
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Allah yar ve yardımcımız olsun. Aynı Ergenekon soruşturması günlerindeki gibi bir atmosfer var memlekette. Kolektif bir akıl tutulması; ileride pişman olacağı hataları ısrarla yapma hali...Çıkıp, Türkiye’nin demokrasi açığındaki en büyük gediklerden biri olan %10 barajının inmesi gerektiğini söylüyorsunuz, ”Vay sen iktidar partisine darbe mi planlıyorsun!” diyorlar.Temsilde adalet olmadan Türkiye’de istikrar olamayacağını belki de yüzüncü defa anlatıyorsunuz; ”Vay Anayasa Mahkemesi’ne mesaj mı veriyorsun!” diyorlar.HDP’nin parti olarak baraja gireceğini, yüzde 8-9’la Meclis dışı kalmaları durumunda Türkiye’nin ”bölünmeye” doğru gideceği uyarısında bulunuyorsunuz, beyin kapasitesi Twitter’da yazdığı 140 karakterin ötesine gidemeyen tipler, ”Karanlık senaryolar devrede” diyor.
Ulusal Kriminal Büro'dan Berkin Elvan'ın Ölümüne İlişkin Yeni Görüntüler
Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeği ile vurulan Berkin Elvan için Ulusal Kriminal Büro tarafından yeni görüntüler yayınlandı.TBMM'de CHP Dersim Milletvekili Hüseyin Aygün'ün düzenlediği basın toplantısına Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan ve babası Sami Elvan da katıldı. Burada sinevizyon ekranına Berkin Elvan'ın vurulma anına ilişkin görüntü yansıtıldı. Bu görüntüleri ilk defa izleyen anne Elvan, gözyaşlarına engel olamadı.Haberi için tıklayınız
Reklam
'Türkiye İnternet Özgürlüğünde Uganda'nın Gerisine Düştü'
Türkiye internet özgürlüğünde 5 yıl içerisinde 13 puan düştü.Türkiye, basın özgürlüğünden sonra internet özgürlüğünde de küme düştü. Freedom House’un yayınladığı internet özgürlüğü ile ilgili raporda, Türkiye, 2013’e göre 6 puan daha kaybetti. Uganda, Angola, Tunus, Singapur, Endonezya, Zambiya, Fas, Ürdün, Libya Bangladeş, Ruanda’nın bile gerisinde kaldı. İnternete yönelik 9 kısıtlamanın 7’si ise Türkiye’de uygulanıyor.Cumhuriyet gazetesinden Duygu Güvenç’in haberine göre, Türkiye, Youtube ve Twitter yasakları, internete getirilen takip ve düzenlemelerle geçtiğimiz yıl 49 puanda yer aldığı listede 6 puan kaybetti ve 55 puan ile geriye düştü.Freedom House’un 65 ülkedeki yasal düzenlemeleri ve kısıtlamaları temel alarak hazırladığı ve bugün açıklanacak raporda, Türkiye internet alanında ‘kısmen özgür’ ülkeler arasında yer aldı. Bunun temel nedenini ise ülkeler tarafından 9 başlıkta uygulanan kısıtlamalar oluşturdu. Bu alanda en kötü sicile sahip ülkeler arasında 8 ile Çin ve Venezüella yer alırken, Türkiye de 7 alanda getirdiği kısıtlamalarla dikkat çekti. Türkiye, sosyal medyanın ve siyasi, sosyal, dini içerikli yazıların bloklanması, yeni yasa ve yönetmeliklerin uygulanması, internet gazetecileri ve bloggerların gözaltına alınması, fiziksel olarak hücum edilmesi, hükümete yönelik eleştirelere karşı saldırı düzenlenmesi alanlarında 7 eksi puan alırken Etiyopya, Vietnam, Suudi Arabistan, Rusya, Azerbaycan ile aynı seviyede oldu. Aynı incelemede Zambiya, Fas, Kamboçya, Lübnan, Ürdün, Libya ve hatta Sudan gibi ülkelerin Türkiye’den daha az kısıtlama ve düzenlemelere başvurduğu gözlenirken, İzlanda, Estonya, Kanada, Almanya, ABD, Japonya, İngiltere, Arjantin ise 0 puan alarak internette en büyük özgürlüğü sağlayan ülkeler arasında yer aldı.‘Yolsuzluk skandalı interneti blokladı’Mayıs 2013 ile Mayıs 2014 arasının değerlendirildiği raporda, mahkeme kararı olmadan hükümet tarafından engellenen sitelerde de Türkiye’nin yeri dikkat çekti. Bu anlamda Türkiye’deki hukuksuzluğa da raporda yer verildi. Türkiye, Tayland, Rusya, Kazakistan ve İtalya’da mahkeme kararı olmadan ve şeffaflıktan uzak bir şekilde içeriğin bloklandığına işaret edilen raporda, yolsuzluk skandalıyla ilgili ses kayıtlarının Youtube ve SoundCloud’a düşmesinin ardından kısıtlamaya gidildiğine işaret edildi. Freedom House’a göre Türkiye, internet özgürlüğünde son 5 yıl içerisinde 13 puan geri düştü.Raporda ülkeler internet özgürlüğü alanında 3 gruba ayrılırken en özgür ülkelerden, en yasaklayıcı ülkeye göre sıralanışları ise şöyle:İnternetin özgür olduğu ülkeler: İzlanda, Estonya, Kanada, Avusturalya, Almanya, ABD, Fransa, İtalya, Japonya, Macaristan, İngiltere, Gürcistan, Güney Afrika, Arjantin, Filipinler, Ermenistan, Kenya, Brezilya ve Kolombiyaİnternetin kısmen özgür olduğu ülkeler: Nijerya, Güney Kore, Ukrayna, Kırgızistan, Uganda, Ekvador, Angola, Meksika, Tunus, Singapur, Hindistan, Endonezya, Malavi, Malezya, Zambiya, Fas, Kamboçya, Lübnan, Ürdün, Libya, Bangladeş, Ruanda, Azerbaycan, Türkiye, Zimbabve, Venezüella, Sri Lanka, Mısır, Kazakistan, Myanmar, Rusyaİnternetin özgür olmadığı ülkeler: Belarus, Tayland, Sudan, Gambiya, BAE, Pakistan, Suudi Arabistan, Bahreyn, Vietnam, Özbekistan, Ethiopya, Küba, Çin, Suriye, İranT24
Google'dan Yeni CAPTCHA
İnternetteki bir kullanıcının insan olduğunu ispatlamaya yönelik geliştirilen CAPTCHA testinin yeni sürümü olan RECAPTCHA kullanıma sunuldu.Bir kullanıcının gerçekten insan mı yoksa bot mu olduğunu ortaya çıkamak için kullanılan en kolay yöntemlerden biri olan CAPTCHA yenilendi. Google'ın geliştirdiği yeni RECAPTCHA çözümü botlarla insanları ayırmak için daha gelişmiş yöntemler kullanıyor.Bugüne kadar sadece şekli değiştirilmiş kelimelerin yazılması mantığı ile çalışan güvenlik sisteminin yeni sürümü bazı ek özellikler de içeriyor. RECAPTCHA'da Google'ın geliştirdiği analiz teknolojisi kullanılıyor. Ayrıca bu teknolojinin yeterli olmadığı durumlarla kullanıcının sesi ile de sistem kontrol edilebiliyor. Yani ses seçeneği de güvenlik sistemine eklendi. Sesin taklit edilmesi zor olduğu için ek bir güvenlik sağlanmış oluyor.Yeni sistemde botlarla insanları ayırmayı hedefleyen Google, yeni servisi kullanıma sundu. İsteyen internet sitesi sahipleri yeni güvenlik sistemini kendi sitelerine entegre edebilecekler. Yeni servisle ilgili bilgiler Google'ın resmi internet sitesinde yer alıyor.Kaynak: Google
İzmir'de Yavuz Bingöl Sokağı'nın İsmi Değişiyor
Tayyip Erdoğan’ın Gülsüm Elvan’ı yuhalatmasını ‘insani’ olarak niteleyen Yavuz Bingöl’e tepkiler sürüyor. İzmir Narlıdere’deki Yavuz Bingöl sokağı tabelasının üzerine Berkin Elvan Sokağı adı yapıştırıldı. Belediye de sokak için isim değişikliğini görüşüyor.Yavuz Bingöl’ün, “Mesela Tayyip Bey’in ölmüş anasına küfür edildiği zaman, ertesi gün o zaman Berkin Elvan’ın annesi yuhalattığı zaman… İşte o zaman sonuç ne? Yani bu çok insani, işte duygusunu işine karıştırmak” şeklindeki sözleri büyük tepki çekti. Özellikle sosyal medyada konuyla ilgili binlerce yorum paylaşıldı, mesaj atıldı.Yavuz Bingöl’e bir tepki de İzmir’den geldi. Narlıdere’de bulunan Yavuz Bingöl Sokağı isminin değiştirilmesi için harekete geçildi. Narlıdere Belediyesi’nden alınan bilgiye göre sokağa Yavuz Bingöl ismi 2001 yılında verildi.Ancak Yavuz Bingöl’in Tayyip Erdoğan’ın verdiği iftara katıldığı gerekçesiyle, kendilerine ‘sivil inisiyatif’ isminim veren bir grup, sokaktan Yavuz Bingöl tabelasını kaldırmıştı. Bingöl’ün tepki çeken son sözlerinin ardından, vatandaşlar sokak tabelasına Berkin Elvan ismini yapıştırırken, Narlıdere Belediye Meclisi de olağanüstü toplanıp sokağın ismi konusunda kararın verip bir bildiri yayınlayacağını açıkladı.Zete
Reklam
16 Maddede Efsane Oyun "Championship Manager 01/02" Nostaljisi
Şu anda 20li yaşların sonları, 30ların başlarında olan, zamanının menejerlik oyunu sevdalılarının vazgeçilmezi, yıllar sonra bile hala arada bir açılıp oynanan efsane oyun CM 01/02`yi hatırlamamak olmaz. Oyunların Zeki Müren`inin galerisine `Start New Game` yapın.
Konya'da Oynanacak Beşiktaş-Trabzonspor Maçında Flaş Yasak!
Spor Toto Süper Lig'de hafta sonu Konya'da oynanacak Beşiktaş-Trabzonspor maçı öncesi çok ilginç bir yasak geldi.Konyaspor Kulübü, çevre kirliliğine neden olduğu için Torku Arena ’da oynanan maçlarda tribüne çekirdekle girişlere izin vermeme kararı aldı. Bu kararın bu hafta Torku Arena'da oynanacak Beşiktaş-Trabzonspor karşılaması için de geçerli olduğu belirtildi.Torku Arena ’da oynanan maçlarda taraftarların kabuklu yemişle tribüne girmeleri yasaklandı. Bu sezon iç sahada oynanan Balıkesirspor ve Erciyesspor maçlarının ardından tribünlerdeki kabuklu yemiş artığının çevre kirliliğine neden olması ve temizlenmesinin zorluğu nedeniyle kulübün böyle bir karar aldığı öğrenildi.Yeşil-Beyazlı kulüpten alınan bilgiye göre, kabuklu yemiş yasağı Başakşehir ile oynanan maçta başlarken yasak tüm sezon boyunca devam edecek. Tribün girişinde kabuklu yemişlerine el konulan taraftarlar ise ilk planda karara tepki gösterirken, taraftarın zamanla yasağı hoşgörüyle karşılaması ve kulübün kararına uyması bekleniyor.Eurosport
Reklam
Düğünde Jet Hızıyla Kız Kaçırma
Bir Kafkas düğününde bir erkeğin, karşılıklı oynadığı genç kızı, sırtlayıp yanındaki arkadaşlarıyla birlikte arabaya atarak kaçırdığı anlar, ilginç görüntülere sahne oldu.
Reklam
Aranan El Kaideci Yalova'dan Çıktı!
Sahte pasaportla Türkiye’ye giren El Kaide’nin Libya’daki lideri Azzouz, CIA, MIT ve Emniyet’in ortak operasyonuyla Yalova’da yakalandı. Azzouz, Libya’da ABD Büyükelçisi’nin öldürülmesi olayına karıştığı gerekçesiyle ABD’ye götürüldü.Radikal dinci terör örgütü El Kaide’nin Libya’daki lideri Abd El Basset Azzouz, sahte pasaportla giriş yaptığı Türkiye’de, ABD Gizli Haberalma Teşkilatı CIA, MİT ve Türk Emniyeti’nin “ortak operasyonu” ile yakalandı. İlk sorgusundan sonra hakkında “sınırdışı” kararı verilen Azzouz, 24 Kasım’da Ürdün’e gönderildi. Azzouz’un, 2012’de Libya’da ABD Büyükelçisi Chris Stevens’in öldürülmesiyle ilgili sorgulanmak amacıyla Ürdün’ün başkenti Amman’dan ABD’ye götürüldüğü öğrenildi.İŞTE ABD BÜYÜKELÇİSİNİN LİNÇ EDİLDİĞİ SALDIRIPakistan’da ABD operasyonu ile öldürülen El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in damadı ve 11 Eylül saldırıları döneminde örgütün sözcüsü olan Süleyman Ebu Geyt’in Ankara’da yakalanmasını sağlayan CIA, MİT ve Türk Emniyeti, 2 hafta önce yine çok önemli bir operasyona imza attı. Üç güvenlik biriminin ortak çalışmasıyla El Kaide’nin Afrika yapılanmasının önde gelen ismi ve Liya’daki lideri Abd El Basset Azzouz, Yalova’da yakalandı. Milliyet’ten Tolga Şardan'ın haberine göre; 1994’den buyana İngiltere’de yaşayan ancak, 24 Mayıs 2006’da İngiltere’den Libya’ya gittikten sonra, İngiliz iç güvenlik birimlerinin, El Kaide’ye üye olduğu gerekçesiyle hakkında “arama kararı” çıkarttığı Azzouz’un Türkiye’de olduğu tespit edildi.İstanbul’dan girdiBir süredir El Kaide’nin yaşayan önemli isimlerine yönelik takip çalışmalarını yürüten CIA, örgütün son dönemdeki üst düzey isimleri arasında yer alan Azzouz’un izini Türkiye’de buldu. CIA’in elde ettiği bilgileri MİT’e iletmesi sonrasında, 1966 doğumlu Azzouz’un, 1965 doğumlu ve Libya uyruklu Awad Abdalla S. Ahmida adına çıkartılmış sahte pasaportla İstanbul’dan Türkiye’ye giriş yaptığı anlaşıldı. Bu gelişme üzerine devreye giren MİT ve Emniyet, Azzouz’un Yalova’da kaldığını belirledi. Yapılan araştırmalar sonrasında, İstanbul’a geldikten sonra Yalova’ya geçen ve kenntte kiraladığı bir evde gizlenen Azzouz’un yakalanması için özel ekip oluşturuldu. Özel ekip, 13 Kasım günü Yalova kent merkezinde yaşadığı evden çıkan Azzouz’u sokakta yürürken gözaltına aldı.Bilgisayarlara el konulduEmniyet’e götürülüp kimlik tespiti yapılan Assouz’la ilgili sahte belge ile yurda girmek iddiasıyla adli işlem başlatılırken, üzerindeki pasaporttaki ismin Azzozuz üzerine olmadığı saptandı. Kimlik bilgilerinin doğrulanması sonrasında Azzouz, Kocaeli’ndeki mülteciler geçici barınma merkezine gönderildi. Olayın Ankara’ya bildirilmesinin ardından İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Yalova Valiliği ile MİT’e gönderdiği resmi yazıda, Azzouz’un Ankara’dan gelecek talimata kadar geçici barınma merkezinde tutulmasını istedi. Azzouz’un gözaltına alınması sırasında evinde yapılan aramada 2 taşınabilir bilgisayara el konularak savcılık kararıyla bilgisayarlarda inceleme başlatıldı.TOLGA ŞARDAN | Milliyet
Obama: 3 Boyutlu Teknolojiyle Büstü Yapılan İlk Başkan
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama, 3 boyutlu tarama yöntemi kullanılarak bir büstü yapılan ilk başkan oldu.Büstü ortaya çıkarmak için spor müsabakalarında kullanılan ve hızlı çekim yapabilen sekiz fotoğraf makinesi, 6 geniş açı objektifli kamera ve bu teknoloji için özel üretilen 50 LED ışık kullanıldı.Obama'yı 3 boyutlu fotoğraflayan ekip, taşınabilir küçük tarayıcılar da kullandı.BBC Türkçe
Reklam