Hayat bazen zor olabilir fakat önemli olan bu zorluklarla nasıl başa çıkacağınız. Bazen ciddiye almak yerine akışına bırakmak sizin için daha mutluluk verici olabilir.İyi eğlenceler dileriz...
Çekimleri, Paul Walker’ ın geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeniyle yarım kalan Hızlı ve Öfkeli (Fast & Furious) serisinin son filminde ABD’li aktör yerine kardeşleri rol alacak. 2013′ün Aralık ayında kaza yapması sonucu arabasının içinde yanarak can veren Paul Walker’ın oyunculuk bayrağını kardeşleri Caleb ve Cody devralıyor. Çekimlerine geçen sene başlanan fakat yıldız oyuncunun ölümü nedeniyle ara verilen Hızlı ve Öfkeli serisinin yedinci filminde Walker’ın eksik kalan sahneleri bu şekilde tamamlanacak. FF7 adlı ekip dünyada ilk kez denedikleri bir teknolojiyle iki kardeşin sesinin kullandıkları program sayesinde Walker’a benzetmeyi başardıklarını açıkladı. İki kardeşin de sahnelerde tek tek denenerek hangisinden iyi sonuç alınırsa o sahnede o kardeşin kullanıldığı belirtildi.Diken
Mizah dergileri bu hafta yasalaşan tartışmalı MİT teklifini, Erdoğan'ın '1 Mayıs'da Taksim mümkün değil' açıklamasını, 23 Nisan'ı ve İstanbul Feminist Kolektif (İFK) tarafından başlatılan 'Bacaklarını topla, yerimi işgal etme' kampanyasını kapağa taşıdı...
Kariyer basamaklarını tırmanırken pek çok projede çalıştılar. Ama bazı filmlerde rol almak onlara göre büyük hataydı. Brad Pitt, Nicole Kidman, Ben Affleck, Halle Berry, Will Smith ve daha birçok oyuncu, kariyerlerinin en kötü projelerini anlattı. İşte ünlülerin rol aldıkları filmlerle ilgili itirafları!
ABD'de bir haber kanalında Paskalya'yı kutluyoruz imajı vermek için canlı yayına çıkarılan iki tavşanın aniden çiftleşmeye başlaması nedeniyle ilginç anlar yaşandı. Spikerler gülmeye başlarken imdada reji yetişti ve tavşanları ekrandan aldı. Birkaç fotoğraf yayına koyan kanal tekrar canlı yayına döndüğünde tavşanlardan biri gitmişti!
Eğer doğada bir sincap görüp onu birkaç dakika izleme fırsatı bulduysanız ne kadar tatlı ve hiperaktif hayvanlar olduklarını biliyorsunuzdur. Fotoğrafçı Max Ellis de bu tatlı hayvanların fotojenikliğini keşfedenler arasında. Boş zamanlarında ilginç sahneler yaratarak sincapları fotoğraflamaya başlamış. Bazı fotoğraflarla da digital ortamda oynayarak çok sevimli portreler oluşturmuş.İyi eğlenceler dileriz...
Gezi eylemlerine ilişkin, 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet' ettikleri iddiasıyla çoğunluğu üniversite öğrencisi 56 kişi hakkında açılan davada sanıklar bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada kimlik tespitinin ardından söz alan bir kısım sanıkların avukatı Arzu Becerik, 'Dava konusu olay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Anayasa hükümleri doğrultusunda açıkça ifade özgürlüğüne, ifade açıklama hürriyetine ve toplu ifade özgürlüğüne yönelik bir davadır. Bu nedenle biz derhal beraat kararı verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Buna ilişkin AİHM kararı örneğini sunuyoruz' dedi. Söz alan diğer avukatlar da, dosyada bulunan deniz gözlüğü ve baret gibi elde edilen gereçlerin suç sayılamayacağını vurgulayarak, deniz gözlüğü ve baretin suç aleti sayılamayacağına ilişkin İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği beraat kararını sundu. Hakim Ali Can Apaydın ise, sanıkların savunmaları alınmadan beraatlerine karar verilmesi yönündeki talepleri reddederek sanıkların savunmasına geçti. 'GEZİ PARKI EYLEMLERİNE MİLYONLARCA İNSAN KATILDI' Duruşmada söz alan İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Cengiz Han Cora, Anayasal hakkını kullanarak Gezi Parkı eylemlerine katıldığını söyleyerek, 'O gün Taksim'e konsere gitmiştim. Hatta ünlü şovmen Okan Bayülgen de vardı' dedi. Sanığın bu sözleri üzerinde duruşma salonunda gülüşmeler oldu. Hakim Ali Can Apaydın da, 'O da konsere mi geldi?' diye sorunca Cora, 'O eyleme gitti. Ben de konsere gittim' cevabını verdi. 'Gezi Parkı eylemlerine milyonlarca insan katıldı' diyen Cora, '56 tane insanın burada yargılanması doğru değil. Savcılar soruşturmayı doğru yapsaydı, bugün burada biz değil polisler olacaktı. Biz de 1 Mayıs'ı rahat rahat kutlayacaktık. 1 Mayıs'ta aynı manzaraları yine göreceğiz' diye konuştu. 'GAZ KAPSÜLÜ İLE BACAĞIM KIRILDI' Suçlamaları reddeden üniversite öğrencisi Andaç Yıldırım da, 'Taksim Gezi Parkı eylemleri nedeniyle İstiklal Caddesi'nde birkaç kez basın açıklamalarına katıldım. Polisin hiçbir uyarıda bulunmadan yapmış olduğu müdahaleler sırasında olay yerini terk ettim. Arkamdan gelen bir gaz kapsülü nedeniyle bacağım kırıldı. Gerçekte, olayda ben zarar gördüm. Bu olay sonrasında eğitim hayatım da zarar gördü. Ben çevreye zarar veren, caddeyi trafiğe kapatan grup ile birlikte hareket etmedim. Beraatimi istiyorum' dedi. Üniversite Öğrencisi Cihat Parıltı da Gezi Parkı eylemlerine katıldığını, ancak 2911 sayılı 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmediğini söyleyerek, 'Gerçekte polis şiddetine uğrayan bizdik. Bu olaylar sırasında, herkesin bildiği üzere 8 genç hayatını kaybetmiştir. Ortada bir suç varsa, suçlu 8 genci öldüren AKP polisidir. Bu da polisin uyguladığı şiddetin göstergesidir. Beraatimi istiyorum' ifadesini kullandı. Hukuk Fakültesi öğrencisi Ahmet Paket de, Anayasal hakkını kullanarak Gezi Parkı eylemlerine katıldığını anlatarak, 'Amacım hükümetin hukuksuz, suç teşkil eden baskıcı politikalarını protesto etmekti. Suç teşkil eden eylemler içinde olmadım' dedi. 'POLİSLER HAKKINDA İŞLEM YAPILMADI' Sanık avukat Ali Coşkun da, Gezi eylemlerine katıldığını belirterek, şöyle konuştu: 'Bu eylemler barışçıl eylemlerdir. Birçok gösterici, polisin haksız ve şiddetli müdahalesi sonucu hayatını kaybetti ya da yaralandı. Bu eylemi yapan polisler hakkında işlem yapılmadı. Demokratik hakkımızı kullandığımız için sanık olarak yargılanmamızı da doğru bulmuyorum. Beraatimi talep ederim.' Söz alan diğer 37 sanık da, anayasal haklarını kullanmak için barışçıl Gezi Parkı eylemlerine katıldıklarını, suçlu olduklarını düşünmediklerini söylediler. 'HALKI İSYANA TEŞVİK EDEN İKTİDARIN KENDİSİDİR' Söz alan sanık avukatı Özgür Urfa da, iddianameyi eleştirerek, 'İddianamede suç tarihi ve yeri tam olarak açık değildir. Bu nedenle eksikliklerin giderilmesini talep ediyoruz' dedi. Sanık avukatlarından Pınar Akbina da, 'Soruşturma, başta halkı isyana teşvik suçundan başlatılmıştır. Bizce, gerçekte halkı isyana teşvik eden, iktidarın kendisidir. Müvekkilin iki parmağı iş kazası sonucu yoktur. Nasıl sapan kullanacağı hususunu takdire bırakıyoruz' diye konuştu. Hakim, bir sonraki duruşmada sanıkların savunmalarının devam etmesine karar vererek, duruşmayı 26 Haziran gününe erteledi. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 30 Haziran 2013'te Gezi Parkı eylemlerine katılan sanıkların 6 aydan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. (DHA)---
Yapımcı Can Tanrıyar, eski eşi şarkıcı Petek Dinçöz'e karşı 1 ay süreyle, şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama ve küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunulmaması kaydıyla koruma tedbiri kararı aldırdı. Mahkemeye sunulan dilekçede Can Tanrıyar, porno kaset iddiasına tepki gösterdi ve 'Bu kızın gerçekten psikolojik tedaviye ihtiyacı var' diye konuştu. Şarkıcı Petek Dinçöz'ün geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında, kendisi hakkında çeşitli iddialarda bulunduğu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan da korunması için yardım istediği Tanrıyar, 'haksızlığa uğradığı' gerekçesiyle mahkemeye başvurdu. Avukatı Hande Karasu aracılığıyla 18 Nisan'da İstanbul 10. Aile Mahkemesine başvuran Tanrıyar, eski eşi Dinçöz'e karşı 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadınlara Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'a göre, lehine koruma kararı uygulanmasını talep etti. 'Psikolojik savaş başlattı' Mahkemeye sunulan dilekçede, Can Tanrıyar'ın Petek Dinçöz ile 10 yılı aşkın bir süre evli kaldığı ve çiftin 2010 yılında boşanarak yollarını ayırdığı belirtilerek, Dinçöz'ün daha sonra şiddet ve tehdit içerikli davranışlarla hasmane bir tutum içerisine girdiği, psikolojik savaş başlattığı ve asılsız, küçük düşürücü ithamlarda bulunduğu öne sürüldü.Dilekçede, şiddet uyguladığı belirtilen Petek Dinçöz hakkında, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadınlara Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 4 ve 5. maddelerinde yazılı tedbir veya tedbirlere hükmedilmesi talep edildi. Talebi yerinde gören İstanbul 10. Aile Mahkemesi, 6284 sayılı yasanın 5/1-a maddesi uyarınca, Petek Dinçöz'ün 1 ay süreyle, mağdur Can Tanrıyar'a yönelik şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına hükmetti. Dinçöz'e, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde 3 günden 10 güne kadar ve aykırılığı her tekrarında ise 15 günden 30 güne kadar zorlama hapse tabi tutulacağı uyarısında bulunulmasına da karar veren mahkeme, kararın birer örneğinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi'ne gönderilmesine de hükmetti. 'Bence kanunun adının değişmesi lazım' Kararı almasının ardından avukatıyla birlikte Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda gazetecilere açıklama yapan Tanrıyar, alınan karara çok teşekkür ettiğini ve günlerdir hiç alakasının olmadığı konularda çoluk çocuğuna mahçup düştüğünü söyledi. Hakkında koruma tedbiri uygulanan kanunun 'aile ve kadını koruma kanunu' olduğuna dikkati çeken Tanrıyar, 'Fakat çok çok nadir de olsa, erkeğin mağdur olduğu durumlar da var. Ben tabii yüzde 90 hanımların mağdur olduğunu düşünenlerdenim ama bizimki farklıydı. Hakikaten farklı olduğunu mahkeme gördü ki benim Petek'ten korunmama dair bir karar verdi. Bunun devamında açacağımız çok dava olacak' dedi. Tanrıyar, gazetecilerin, 'Başbakan sizi hiç aradı mı?' sorusuna karşılık da, 'Yok efendim, öyle bir şey yok. Çünkü bunun yeri mahkemeler. Öyle bir şey olduğunu sanmıyorum, öyle bir şey olsaydı direkt beni ararlardı' ifadelerini kullandı. 'Oyuna getirdiler' Uzun bir süre beraber yaşadığı kadınla ilgili kötü konuşmak istemediğini ve Dinçöz'ün ruh halinin iyi olmadığını düşündüğünü kaydeden Tanrıyar, 'Birilerinin çok kötü gazına geldiğine inanıyorum, kızı çok kötü oyuna getirdiler. Bunları bana yapmazdı çünkü. Zaten ortada bir şey olsa bize bu kararı mahkeme vermez. Kanun zaten 'aile ve kadına yönelik şiddete karşı koyma kanunu' ama bu sefer biz yararlandık. Bence kanunun adının değişmesi lazım' ifadelerini kullandı. Porno iddiası: 'Bu kızın psikolojik tedaviye ihtiyacı var' Tanrıyar, Dinçöz'ü birlikte çalıştığı insanların çukura attığını ve bu duruma düşmeyi hak etmediğini belirterek, 'O iyi bir kızdı. Bana bunları demesine inanamıyorum. Mesela, 'porno' hadisesini söylüyor. Bir kere, bir hanım 'porno' diye bir şeyle ortaya çıkmaz. Bu kızı ne hale getirmişler? Ben niye bu kız hakkında kötü konuşmuyorum. Bu kızın gerçekten psikolojik tedaviye ihtiyacı var' diye konuştu.Dinçöz'ün parasının bittiğinin söylendiğini ve 2 yıldır işlerinin kötü gitmesinin nedeninin kendisi olmadığını da ifade eden Tanrıyar, 'Türkiye'de iyi bir şarkıyı hiç kimse durduramaz. Başbakan da durduramaz. İyi bir şarkı yaparsanız gümbür gümbür çalınır ve işinize bakarsınız' dedi. Tanrıyar'ın avukatı Hande Karasu da mahkeme kararıyla ilgili, 'Erkekler için çok nadir verilen bir karar' ifadesini kullandı.AA
Game of Thrones izlerken kendinize benim gibi 'yav fantastik bir dünya anlatıyorlar eyvallah da bunları nerelerde çekiyorlar arkadaş?' diye soruyorsanız, atmosferine kurban olunası cevapları aşağıda.
Cem Yılmaz'ın 'Pek Yakında' adlı filminde rol alacak olan 'Leyla ile Mecnun' dizisinin Erdal Bakkal'ı Cengiz Bozkurt: ''Cem Yılmaz hem komedide milattır hem de pirimiz, ustamızdır'' şeklinde konuştu. 'Leyla ile Mecnun' dizisindeki 'Erdal Bakkal' tiplemesiyle ünlü olan Cengiz Bozkurt, Cem Yılmaz'ın 'Pek Yakında' isimli yeni filminde rol alacak. ÖVGÜ DOLU SÖZLER Türkiye'ye gelmeden önce uzun yıllar İngiltere'de yaşayan Bozkurt, Cem Yılmaz'ın Türk komedisinde milat olduğunu ifade etti. KENDİSİYLE DALGA GEÇTİ Yılmaz'la çalışma şansı yakaladığı için mutlu olduğunu söyleyen Bozkurt, konuşmasına şöyle devam etti: İngilizler'in komedi anlayışı farklıdır. Bizim 'Leyla ile Mecnun'un mizah anlayışına denk düşer. Kendi düştüğü aptalca durumlara gülebilen insanların yaptığı bir komedi tarzıdır. Bizim komedi anlayışımız çok yakın zamana kadar dışlayan, ötekileştiren ve başkasına güldüren bir komedi anlayışıydı. Burada milat Cem Yılmaz'dır. İlk defa kendi ve kendi yakın çevresindeki insanların düştüğü aptalca durumlara güldürebilen biri olarak çıktı seyirci karşısına. Bu bir özgüven gerektirir. Kendisi bizim pirimiz, ustamız diyebileceğimiz bir noktada... ÇEKİMLER MAYIS'TA BAŞLIYOR Zafer Algöz, Ozan Güven, Tülin Özen, Özkan Uğur gibi isimlerin oynayacağı filmin çekimlerine Mayıs ayında başlanacak. Film, Eylül ayında vizyona girecek. Kaynak : Günaydın
Victoria’s Secret modelleri arasında yer alan Litvanya’lı model Edita Vilkeviciute, H&M’nin iç giyim koleksiyonu için objektif karşısına geçti. H&M iç giyim koleksiyonu , bikini ve mayolarında olduğu gibi uygun fiyatlarıyla dikkat çekiyor. Külot fiyatları ;
Yılların getirdiği yıpranma izlerini üzerlerinden atmak için zaman zaman olmadık yöntemlere başvuran ünlüler yaşlanmayla mücadele yöntemlerine şimdi de “bülbül dışkısı”nı ekledi. Başta Hollywood'un yakışıklı yıldızlarından Tom Cruise olmak üzere birçok ünlünün, yılların yüzlerine getirdiği izleri silmek için seansı 180 sterline, (Yaklaşık 650 TL) yüzlerine bülbül dışkısı sürdürüyormuş. Daily Mail gazetesi 'Şimdiye kadarki en kuş beyinli tedavi' olarak nitelendirdiği bu yöntemle, 51 yaşındaki Tom Cruise'nin 2 yıllık gençleşme seanslarına katılarak oldukça gençleştiğini iddia etti. 40 yaşına basan David Beckham'ın eşi Victoria Beckham da bülbül dışkısıyla gençleşme seanslarına başladığını açıkladı. Botoksa alternatif gösterilen bu yöntemde, Japonya'nın Kyushu adasında yaşayan bülbüllerden toplanan dışkılar pirinç kepeği ve suyla karıştırılıp krem haline getirilerek yüz maskesi olarak uygulanıyor. 1 saatlik seans sırasında yüz derisinin bu dışkıyı emmesi bekleniyor. Dışkıda bulunduğu söylenen enzimlerin derideki ölü hücreleri kaldırıp yaşlanma ve güneş ışığıyla meydana gelen komplikasyonları yok ettiği iddia ediliyor. DHA
Her annenin bir gün geldiğine girmek isteyeceği platform: Facebook. ' Çok güzel çıkmışsın Burcucum. Allah nazardan korusun! Annenlere selam ' mesajları ile şenlendirecekler ana sayfaları. Ve kendi paylaşımlarını kendileri beğenecek. Kabul etmeliyiz ki Facebook onlarla daha eğlenceli.
Teknoloji devi Apple’ın kurucularından Steve Jobs’ın hayatı tekrar beyazperdeye uyarlanıyor. Steve Jobs’ın hayatını anlatan yeni filmin başrolünde Leonardo DiCaprio’nun olacağı iddia edildi. Aaron Sorkin'in, Steve Jobs'ın Walter Isaacson tarafından kaleme alınan resmi biyografisine bağlı kalarak yazdığı yeni Jobs filminde başrolü Leonardo DiCaprio'nun üstleneceği söyleniyor. The Hollywood Reporter'a göre, yeni Steve Jobs filminin yapımcısı Sony Pictures, Slumdog Millionaire'in yönetmeni Danny Boyle ve Leanardo DiCaprio ile görüşmelere başladı. Sony daha önce yönetmenlik için David Fincher, Jobs'ı canlandırması için ise Christian Bale ile görüşüyordu fakat bu anlaşmanın yüksek ücret talepleri nedeniyle suya düştüğü belirtiliyor.Yönetmen koltuğunda Boyle'un oturduğu ve Steve Jobs'ı DiCaprio'nun canlandırdığı bir film, Fincher ve Bale ikilisinden çok daha fazla ilgi çekebilir. Üstelik, Boyle ve DiCaprio 2000 yılında çekilen The Beach'te birlikte çalışmışlardı. (Akşam)