90'larda Ergen Olanları Gecelerce Uykusuz Bırakmış Program: Tutti Frutti!
Az uykusuz kalmadık. Az çilesini çekmedik. 90'ların kısıtlı imkanlarında iki meme görebilmek için az dua etmedik evdeki herkes uyusun diye. O zamanın ergenleri şimdi büyüdü koca adam oldu ama hala o günlerin tadını, keyfini, Tutti Frutti'nin nasıl akıllarını başlarından aldığını unutmadı. İşte o zamanların yokluk içinde büyüyen ergenleri için adeta bir nostalji kuşağı, adeta bir saygı duruşu... Tutti Frutti dosyasıyla karşınızdayız.
Ürpermenize Neden Olacak 5 Korku Hikayesi
O akşam arkadaşım Ellen ve ben belgesel izlemeye karar verdik. Kuzenimin ölen büyük büyük babasından kalma koca bir eski belgesel kutusu vardı. Kutuyu didiklemeye başladık. Fakat ilgi çekici bir belgesel bulamamıştık. En son kutu boşaldığında elim karton kutunun sağ tarafındaki bir yüksekliğe değdi. Kutunun sağ tarafında iki karton arasına bir şey sıkışmış gibiydi. Kutuyu yırttım ve yüksekliğe baktım. Bir CD kutusuydu. Üzerinde 'Ölülerin Yaşamı (Sıradan Bir Belgesel) yazıyordu. Arkadaşım şaşırmıştı. Çünkü söylediğine göre bu büyük arşivi adı gibi biliyordu ve daha önce böyle bir belgeseli hiç görmemişti. İkimiz de ilk defa bu garip belgeseli izleyecektik. Kutuyu açtım. İçinden ön yüzü siyah bir CD çıktı. Televizyonun karşısına geçtik. Ellen, CD player'ı açmıştı ve benden CD'yi takmamı istiyordu. Bense bu konuda kararsızdım çünkü korkmaktan korkuyordum. Korkmaktan korkmak çok garip bir histi. Anlatması dahi çok zor. O sırada Ellen, CD'yi elimden kaptı ve cihaza yerleştirdi.'Bu aptal şeyden korkmuyorsun, öyle değil mi?' Cesur biriydi. Fakat fazla cesaretin iyi olmadığını iyi bilirim.Belgesel başladı. Süresine baktığımızda şaşırmıştık. 3 dakikalık kısacık bir belgeseldi. Belki de geri kalan kısmı bozulmuştu. Bunu öğrenmek için beklememiz gerekecekti. Ellen kumandadan oynatma tuşuna bastı ve belgesel başladı. Tahmin ettiğim gibi ürkütücü bir belgeseldi. Ellen'sa öylece gözlerini dikmiş ekrana bakıyordu. Ekranda fotoğraflar halinde mezarlar, cesetler geçiyordu. Kalbim yerinden çıkacaktı. Ellen'ın cesurluğu bile yetmedi. 30. saniyede Ellen tam kapatmak için kumandayı eline aldı ki, bir ses konuşmaya başladı. 'Ölüler sandığınız gibi ölü değildirler. Onlar, ölünce yaşamın başka boyutlarında varlıklarını sürdürürler. Bir ölü eğer isterse sizinle konuşabilir.' gerçekten çok saçmaydı. Ellen, bu saçmalığa dayananamış olacak ki kapattı. 'İğrenç bir belgeseldi. Ben lavaboya gidiyorum.' Ellen lavaboya gittiğinde odada tek başıma kalmıştım. Gözüm saate kaydı. Saat 8.20 geçiyordu. Dakikalar geçmesine rağmen Ellen lavabodan dönmedi. Meraklanıp arkasından gittim. Lavaboya girdiğimdeyse Ellen yerde öylece yatıyordu. Ne bir yara, ne de bir kan vardı. Şok olmuştum. Korkarak Ellen'a dokundum. Bir buz deposu kadar soğuktu. Nabzına baktım. Atmıyordu. Çok korkmuştum. Ambulansı aradım ve yardım istedim. Ellen'ı ambulansa ve beni de yanına bindirdiler. Kısa bir zaman sonra hastanede üstünde beyaz bir örtü olan Ellen'ın başında ağlıyordum. Bu sırada cesedi inceleyen uzman yanıma geldi ve konuşmaya başladı.'Bu cesedi ne zaman buldunuz? Bu kişi öleli en az 3 gün olmuş.' İşte o zaman beynimde o iğrenç ses yankılandı:'Bir ölü... eğer isterse... sizinle konuşabilir...'
En İyi Fıkralar! Sizi Harbi Güldürecek 10 Fıkra
Fıkra bu coğrafyanın en güzel en hoş en eğlenceli sözlerini, anılarını, hatıralarını içinde barındırır. Temel'den Dursun'a, Nasrettin Hoca'dan nicelerine pek çok fıkra bu topraklardan çıkmıştır. Bugün sizler için en iyi en güzel fıkraları bir araya getirdim. Umarım beğenirsiniz :)
Nedenleriyle Birlikte 3 Teori ile Jon Snow'un Akıbeti; Gerçekten Öldü mü?
Game of Thrones'un 5. sezonunun istenmeyen sonla bitmesi, herkesi merak içinde bıraktı. Jon Snow'un gece nöbetçileri tarafından öldürülmesiyle önce üzüldük ardından sosyal medyadan gelen ilginç teoriler ile hepimizde bir umut belirdi. Sosyal medyada yer alan en iddialı üç teoriyi kanıtlarıyla birlikte listeledik...Jon Snow'un öldüğünü duymayan kalmadığı için spoiler uyarısına yapmaya da gerek yok ...
Mutlaka İzlenmesi Gereken 20 Yabancı Mini Dizi
Kaliforniya’da bir devlet laboratuvarında savaş için hazırlanan grip virüsü bir anda yayılmaya başlar. Laboratuvardan sadece ailesi ile birlikte kaçan güvenlik görevlisi kurtulur. Ancak onların da sonu küçük bir kasabada, benzincide çalışan Stu Redman (Gary Sinise)’ın gözleri önünde olur. Virüs böylece dünyaya yayılır ve kısa zamanda dünya nüfusunun büyük bir bölümü etkilenir. Ancak Stu gibi virüse karşı dayanıklılık gösteren başkaları da vardır. Geriye kalanlar sürekli rüyalarında Abagail Ana adında yaşlı bir kadın tarafından çağrılmaktadır. Böylece yolları kesişir. Ancak kalan herkes iyi değildir. Randall Flagg (Jamey Sheridan) adlı karanlık bir güç tarafından çağrılanlar da vardır. İyi ve kötünün safları böylece belirlenir ve mutlak sona doğru macera başlar.