'Kilolu Disney Prensesi İstiyoruz'
06 Şubat 2014 - 03:02 | deviantArt'ın ColdHeartedCupid adlı üyesinin yaptığı balık etli prenses çizimleri Change.org sitesinde başlatılan imza kampanyası Disney prenseslerinin 'mükemmel vücutlu' olmasına tepki gösteriyor Change.org'da başlatılan yeni imza kampanyası Disney prenseslerinin fiziksel özelliklerine karşı çıkıyor. Prenses olmak için zayıf olmanın bir koşul kabul edilmesine karşı çıkan imza kampanyası katılımcılardan büyük destek görüyor. Amerikalı lise öğrencisi Jewel Moore tarafından başlatılan ve 22 bini aşkın katılım sağlanan imza kampanyası ile Disney'den kilolu prenses isteniyor. 'Every body is beautiful' ( Her vücut güzeldir) başlıklı imza kampanyası hakkında Moore, 'Ben balık etli bir genç kadınım ve kilolu oldukları için özgüven sorunu yaşayan birçok genç kadın tanıyorum. Medyada kilolu insanlara dair pozitif karakterlere ihtiyacımız var. Bu, zayıf kadınların resimleri ile bombardımana uğrayan dünyanın içinde zayıf olmadıkları için çirkin olduğu hissettirilen kadınlar için büyük bir iyilik olacaktır' diye konuştu. Moore, bu projeyle aynı zamanda küçük yaşta kilolu bir prenses gören erkek çocuklarının büyüdükleri zaman birlikte oldukları kadınlardan mükemmel ve zayıf görünmelerini beklemeyeceklerini belirtti. Pocahontas'tan Külkedisi'ne, Uyuyan Güzel'den Pamuk Prenses'e bütün Disney prenseslerinin zayıf ve belli bir tipe uygun çizildiğini söyleyen kampanyaya karşı duranlar da var. 'Cesur / Brave' prensesi Merida'nın oyuncakları için balık etli çizimleri çıktığında, filmin yönetmeni Brenda Chapman'dan da destek alan imza kampanyası Disney balık etli prenses oyuncağı projesini bozguna uğratmıştı. Milliyet Sanat
Justin Bieber'ın Karakolda Arama Görüntüleri
Justin Bieber’ın uyuşturuculu drag yarışı sonrası gözaltına alınması olayından sonra karakoldaki arama videosu görüntüleri ortaya çıktı. Esrar ve Xanax hapı kullanıp araç kullanmaktan polise yakalanan Justin Bieber videoda polis karakolunda üstü aranırken görüntüleniyor. Videoda normal bir vatandaş gibi muamele gören Justin Bieber çıkarıldığı mahkeme sonrası 2.500$ para cezasına çarptırılmıştı. Justin Bieber, Miami’de kalabalık bir caddede Drag yarışı yaparken Miami Polisi tarafından gözaltına alınmıştı. Bieber tutuklandığı sırada Miami’de sarı renkli bir Lamborghini marka spor arabayla Drag yarışı yapıyordu.
Mistik DJ: Mercan Dede
Arkın Ilıcalı, nam-ı diğer Mercan Dede. Mercan Dede deyince hepimizin kafasında yaşınıbaşını almış, beyaz sakallı, yaşlı bir amca portresi çiziliyor ancak kendisinigördüğümüz zaman ''bu muymuş?'' deyip biraz şaşırıp, hayal kırıklığınauğruyoruz. Arkın Ilıcalı, ilk 5 yaşında dolmuşta duyduğu ney sesiyle, ikincisi ise 13yaşında Bursa'da semazenleri izlerken etkilenmiş. Semazenleri 'meleklerleuzaylılar arasındaki varlık' olarak benzetmiş. Ney'e gönül verişi iseİstanbul'da üniversite okurken ney'in sesini tekrar duymasıyla başlamış. Ney'inboyutlarını alıp, su borusundan ney yapmaya çalışmış. Kendisine ney'i ise 1 yıl7 ay 18 gün boyunca dükkanına gittiği Konyalı Ömer ''Evladım ney parayla alıpsatılmaz, ancak talip olana hediye edilir, bu da benim sana hediyem.'' diyerekvermiş. Gel gelelim Kanada macerasına. Kanada'da yaşayan bir arkadaşı, ülkelerifotoğraflarla anlatan bir sergi açması ve bu sergideki fotoğraftan etkilenenPaul Hamilton adında bir öğretim görevlisi Mercan Dede'ye ebru sanatınıöğretmesi karşılığı burs vereceğini söyleyerek başlamış. Ancak parasız pulsuz,İngilizce bilmeden gitmiş Kanada'ya. ''Ney bulunduğu topraktan koparıldığı için inler.'' Arkın Ilıcalı'nın Arkın Allen'e dönüşmesi ise yine Kanada'da oldu. Allen,Kanadalı eski eşimden aldığım bir soyadı. Kanada’da böyle bir durum var. Seneşinin soyadını, o da seninkini alabiliyor. Kısaca o, Jennifer Ilıcalı oldu;ben de Arkın Allen. Dj'lik işi ise çalıştığı gay barda çalan Dj'in hastalanmasısonucu kendisinin kabine geçip, çalmasıyla başladı. ''Benim annem aşk, babam aşk, benim peygamberim aşk. Ben aşk ülkesindeyaşıyorum. Benim her şeyim aşk.'' Peki ya o acayip saç stili. İşte saç olayı da mahalle berberine ''Ne istiyorsanyap.'' demesiyle başlamış. Eee berber de  şaşkınlıkla beraber girişmiş saçkesimine. Mercan Dede'nin saçını ilk berberin babası görüp ''Saçların günbatımında suyun yüzeyine çıkan balinalar gibi olmuş.'' diyerek güzel de bireleştiri de bulunmuş. Mercan Dede'nin havaalanındaki polisle de ilginç bir anısı olmuş. ''Yıllar evvel, henüz Türkiye'de hemen hemen hiç tanınmazken, yurt dışından Türkiye'ye geri dönüşte, bütün müzisyen kardeşlerimizle birlikte Atatürk Havaalanı'nda pasaport kontrolüne girdik, en önde benim ve arkada tümgrup var. Görevli memur, saçlarımı, küpelerimi, kısaca görünüşümü beğenmemişolmalı ki bana bayağı kinayeli ve alaycı bir şekilde sorular sormaya başladı,ben her birine sabırla karşılık verdim, ne iş yaptığımı sordu: 'Müzikleuğraşıyorum' dedim, 'Ne müziği metal filan mi?' diye sordu,bende 'Hayır, Mercan Dede isminde grubumuz var. Daha ziyade doğu müzikleriile uğraşıyoruz' dedim, bana 'Mercan Dede kim, nerde?' diyesordu, bende 'O benim takma ismim' dedim, onun üzerine, sol kaşınıkaldırıp 'Yani sen Mercan Dede'sin' dedi. 'Evet'' diye cevapverdim, sol omzumun üstünden arkadaki ekibe bakıp 'Peki bunlarda kırkharamiler mi?' diye sordu, her ne kadar alaycı bir halde sorulduysa da bençok güzel bir espri olduğunu düşünmüşümdür hep.''
10 Enteresan Kare İle Gemide Filmi
Yazar ve yönetmenliğini Serdar Akar'ın yaptığı, 1998 senesinde gösterime girmiş aynı zamanda bir çoğumuza Erkan Can hayranlığını aşılayan en efso filmlerden biridir Gemide.Filmi defalarca izlemiş biri olarak filmden hafızama kazınan 10 farklı kareyi bir araya getirmek istedim.
Süper Kahramanların Minimalist Afişleri
Minimalizmi, en basit haliyle sadeliği ve nesnelliği ön plana çıkartan bir sanat akımı olarak tanımlayabiliriz. Grafik Sanatçısı Onur Akyürek en sevilen süper kahramanların minimalist afişlerini bizlere sunuyor. Diğer çalışmalarını buradan takip edebilirsiniz : http://www.behance.net/onurakyurek
Reklam
Sanatçıların Ses Oktavları
Öncelikle OKTAV nedir?      Bir notanın 7 nota inceltilerek elde edilen ince sesine kadar ki bölümü bir oktavdır. Oktav ve ses farklıdır. Örneğin Mariah Carey'in sesi 7 oktav değildir.5 oktavdır (5,2 oktav). Piyanoda 2. aralıktaki mi sesinden, 7.aralıktaki sol diyez sesine kadar çıkabilmektedir. Burada (E2-G#7) ses aralığı için en son çıkartabildiği sesin Piyanonun 7. aralığında olması, sesin 7 oktav olması anlamına gelmez. Çünkü çıkartabildiği en kalın ses piyanonun 2. aralığındadır. Yani sesi 7 - 2 = 5 oktavdır. Ayrıca, Mariah Carey'in sesi 2. aralıkta (G#)sol diyez notasından değil de, daha geride bulunan (E) mi notasından başladığına göre sesi 5'den yukarı yani 5,2 oktavdır.     Gelelim Sanatçıların gerçek ses oktavlarına.
Reklam
Sanatsal Kabuslar
Gecenin bir yarısı uykunuzdan korkuyla uyandığınızı düşünün, yardım çağırıyorsunuz ama sizi kimse duymuyor, hatta hareket bile edemediğinizi fark ederek daha çok dehşete kapılıyorsunuz… Uyku felci, ya da daha çok bilinen adıyla kara basan tecrübesi olan insanlar, bu durumun ne kadar kötü olduğunu bilirler. Fotoğrafçı Nicolas Bruno da bu insanlardan biri. Ancak o, bu deneyimlerini kendi tecrübeli olduğu alana, yani fotoğraflara, o kadar güzel yansıtıyor ki, hayran kalmamak elimizde değil! Kabuslarında gördüklerini önce kağıda, daha sonrasında da fotoğraf karelerine aktaran Nicolas Bruno’nun tüyler ürpertici ve bir o kadar da müthiş fotoğrafları. HangerArt Türkiyenin En Modern Kültür ve Sanat SitesiDaha Fazlası için : http://www.hangerart.net/sanat/73-fotograf-sanati
Reklam
Artık Bizden Biri: Claptone
Alman menşeli, Deep House ve Nu Disco'nun gizemli yüzü DJ/prodüktör Claptone, 2013 yılı içerisinde ülkemizi sık sık ziyaret edip güzel anlar yaşatmış, Deep House'u iliklerimize kadar hissettirmiş, bol clap ve bol kick'i kulaklarımızdan hiç eksik etmemiş, kuşkusuz tam puanımızı aldı. Bir nevi mahallemizin sevilen ve sürekli aranan bir abisi haline geldi. Gigology'nin elinden tutup getirdiği Claptone, 2013 yılı içerisinde ülkemizde 5 konser vermiş. Sünnet, nişan ve düğünlere bile çıkmaya hazır hale gelen Claptone'ını 2014 yılı içerisinde de sık sık göreceğimizden eminim. Claptone'a başarılar diler, lezzetli parçalar çıkarmasını dört gözle beklerim.
Emrah Serbes'in Bir Öyküsü Tiyatroya Uyarlanıyor
Çoğunluğu bilmeyiz ama hayranları zaten Emrah Serbes’in Behzat Ç. ’den ibaret olmadığının farkındaydı. Dizisiydi, filmiydi derken iyice Behzat Ç. i le özdeşleştirilen Serbes’in başka bir hikâyesi de şimdi farklı bir mecrada seyirciyle buluşmak için gün sayıyor. Yazarın Erken Kaybedenler kitabındaki Üst Kattaki Terörist başlıklı öyküsü İkincikat tarafından sahneye uyarlanıyor. Erken Kaybedenler erkek çocuklarının dünyasını farklı bir noktadan gösteren, okuyanın kendi hikâyesinden de anlar yakaladığı bir kitap. Öyküde ise abisi askerde şehit olmuş bir çocuğun, üst kata taşınan bir öğrenciyi 'terörist' olarak nitelendirmesiyle başlayan olaylar anlatılıyor. Öyküyü tiyatro metnine aynı zamanda oyunun yönetmenliğini de yapan Sami Berat Marçalı uyarladı. Uzun zamandır tiyatro projesi olma yolunda çalışmaları yapılan öykü ile ilgili yönetmen başrol için 12 yaşında bir çocuk oyuncu aradıklarını ve bunun bir hayli zaman aldığını söyledi: “Aslında bu proje için uzun zaman önce karar vermiştik. Ancak hem politik bir mesajı olan hem de bu mesajı küçük bir çocuk aracılığıyla veren bu öykü için 12 yaşında bir çocuk bulmamız gerekiyordu. Uzun süre aramamıza rağmen bulamadık. Nihayet bu yıl Denizhan’la anlaştık.” İlk kez politik bir oyun yönetecek Marçalı, dolayısıyla farklı bir şey denemek istiyor: “Bu oyun benim için çok önemli elbette. Öncelikle bulunduğumuz duruma değinen bir öykü ve önemli bir mesajı var bizlere. Üstelik ufak bir çocuk gözünden. Bunu da oldukça samimi bir dille ve etkileyici bir şekilde yapıyor. Yönetmenliğimin bu noktasında bir çocukla çalışmak benim için harika bir deneyim. Bu nedenle bu oyunda farklı bir şeyler yapmak, herkesin eşit olduğunu anlatmak ve bunu yaparken seyirciyi de oyuna katmak istiyorum.” Emrah Serbes ise oyundan oldukça ümitli. Metni henüz görmemiş ama 'bu yetenekli ekibin' elinden çıkacak işi dört gözle bekliyor. İkincikat 'Üst Kattaki Terörist'in provalarına başladı bile. Denizhan Akbaba , Bedir Bedir, Gözde Kocaoğlu, Banu Çiçek Barutçugil’in oyuncu kadrosunda yer aldığı oyun prömiyerini 7 Mart’ta yapıyor. Kaynak Radikal (Gökçe Saatçi'nin haberi)
Çin'in Yeni Yılı Onura Makyaj Malzemeleriyle Yapılmış 10 Harika Çalışma
Çin'in Yeni Yılı onuruna sanatçı  Hong Yi tarafından icra edilen  bu sıra dışı çalışma tamamen makyaj malzemeleri kullanılarak yapılmış. Çalışmalarında genel olarak kültürel temaları işleyen sanatçı Çin Kültür'ünde önemli yere sahip havai fişek ve maske argümanlarını daha çok kullanmış. Bu çalışma bir devam çalışması olmasından dolayı sanatçı belirli aralıklarla instagram hesabından yeni çalışmalarını sevenleriyle paylaşıyor. İşte Çin'in Yeni Yılı onuruna yapılan ilginç çalışma ...
Reklam
Bu Sene 100 Yaşını Dolduran Türk Sinemasının En İyi 21 Filmi
Cinedergi, Türk Sineması’nın 100. Yılı’nı unutmadı! Şubat sayısında 12 yazarının favori 20 Türk filmine yer veren Cinedergi, bu listelerden çıkan en iyi 21 Türk filmini paylaştı. . Özellikle üç film 12 yazardan 10′unun listesinde yer alarak öne çıktı. Bu filmler: Sevmek Zamanı, Muhsin Bey ve Anayurt Oteli.
Reklam
İşte BİM'in Mozaikleri
'Batının Zeugması' denilen mozaiklerle ilgili karar, arkeoloji dünyasını şaşkına çevirdi. BİM'in İzmir Kemalpaşa'da depo yapmak istediği arsada bulunan ve taşınmasına neden olan tarihi mozaikler Zeugma'dakiler kadar önemli. İzmir Kemalpaşa'da geçen yıllardaki kurtarma kazılarında çok değerli taban mozaikleri, Anadolu parsı ve aslanı gibi nesli tükenen hayvanlara ait panolar ve büyük bir yerleşim kompleksi ortaya çıkmıştı. 'Batının Zeugması' olarak nitelendirilen mozaikler, MS 4 yüzyıl ile 7 yüzyıl arasına tarihleniyor. Radikal'den Ömer Erbil'in haberine göre, kaynaklardan henüz antik kentin ismi bile tespit edilememişken dünya şaheseri sayılabilecek mozaiklerin taşınmasına karar verilmesi arkeologları da şaşırttı. İzmir Müzesi ya da üniversite tarafından kazı çalışmaları genişletilmesi beklenirken kurulun mozaikleri kaldırma kararı vermemesi gerekiyor. 'Bir aristokratın villası' değerlendirilmesi de yapılan mozaikler için bilinmedik bir antik kent olabileceği vurgusu da yapılıyor. 'KORUMA ALANI GENİŞLETİLMELİ' Arkeoloji Sanat Dergisi Editörü Nezih Başgelen, mozaiklerin kaldırılmasına karar verenlerin bir yanlışın içinde olduklarına değinerek bilimsel kazı çalışmalarının alanda devam etmesi gerektiğini ve eserlerin en azından bilimsel verileri tamamlanıncaya kadar yerinde kalması gerektiğini, sit derecesinin kesinlikle değiştirilmeyerek koruma alanının genişletilmesi gerektiğine değindi. Başgelen, ''Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu bugüne kadar aldığı kararlarla adeta bir Kültür Varlıklarını Koruma (ma) ve (Yoketme) Yüksek Kurulu gibi hareket ediyor'' dedi. 'YERİNDE KORUNMALI' Kurtarma kazıları sırasında da dönemin Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Murat Süslü de 'Hiç bilmediğimiz bir antik kentle karşı karşıyayız, Anadolu'da keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda antik kent bulunuyor'' demişti. Yine Dönemin Kültür Bakanı Ertuğrul Günay da mozaiklerin yerinde korunması gerektiğine dikkat çekerek, mozaikler için 'Batının Zeugması' benzetmesi yapmıştı. TEKLİF GERİ ÇEVRİLDİ 17 Aralık operasyonun ardından internete ve basına yansıyan fezlekelerde, Kemalpaşa'daki araziyle ilgili BİM'in yönetim kurulu başkanı Latif Topbaş ile Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'in telefon konuşmaları da yer almıştı. Topbaş'ın, burasının koruma kararının 3'üncü derece SİT'e düşürülmesi için Bakan Çelik'ten yardım istediği iddia edilmişti. Bakanlık yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Ömer Çelik, iddia konusu olan telefon görüşmesinde, duvarın taşınmasının mümkün olmadığını söyleyerek olumsuz bir tavır ortaya koydu. Yetkililer, 'Daha önce de mozaik taşınması gibi konular söz konusu olduğu halde buradaki örnekte duvarın taşınmasının imkânsız olduğu tespiti yapıldı. Dolayısıyla da ilgili firmanın talebi geri çevrildi. Bu detaylar telefon görüşmesinin basına verilmeyen son bölümünde yer alıyordu' dediler. BİM DEVREDİYOR BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.'den konuyla ilgili yapılan açıklamada şöyle denildi: '20 Ağustos 2013 tarihinde şirketimiz, bulunan tarihi eserlerin müzeye taşınması hususunda ilgili Üst Kurul'a bir başvuruda bulunmuştur. Üst Kurul, Ege Üniversitesi tarafından hazırlanan raporu dikkate alarak 12 Aralık 2013 tarihinde bulunan mozaiklerin müzeye taşınması ve diğer kalan duvar kalıntılarının yerinde korunması şartıyla araziyi 3'üncü derece sit alanı ilanı olarak karara bağlamıştır. Bugün bulunulan noktada, şirketimiz tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı'na söz konusu arazinin maliyet fiyatı üzerinden kamu tarafından geri alınması için yazılı müracaatta bulunma kararı alınmış bulunmaktadır.' MOZAİKLER KÜLTÜR BAKANLIĞI'NIN SİTESİNDE SERGİLENİYOR Kemalpaşa'da 2012 yılında keşfedilen antik şehir büyük heyecan, yaratmış, konuyla ilgili detaylı bilgi ve fotoğraflar Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sitesinde de yer almıştı. BİM'in depo çalışmaları sırasında keşfedildiği sitedeki açıklamada da yer alıyor. İşte o paragraf: 'İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde yapılan kazılarda milattan sonra 4. yüzyıla ait olduğu düşünülen 'Anadolu Pars'ı mozaiklerinin de bulunduğu antik bir şehir bulundu. Kemalpaşa Organize Sanayi bölgesinde yapılan kurtarma kazısı sonrasında 'Batı'nın Zeugması' denebilecek mozaikler ortaya çıktı. Bir firmanın sondaj kazıları sırasında fark ettiklerini, alanın daha önce de definecilerin kazı yaptığını vurgulayan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Osman Murat Süslü, 'Yapılacak bilimsel çalışmalar sonucu belki bu kentin de hangi kayıp kent olduğu ortaya çıkacak.' dedi. Kemalpaşa ilçesinde bir perakendeşirketinin depo olarak kullanacağı alanda yasa gereği sondaj kazısıyapılmasıyla adeta bir tarih hazinesi çıktı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın da 'Bayram müjdesi olacağını' iletmesinin ardından Kemalpaşa'daki bir antik kent herkese heyecan yaşattı.' Söz konusu fotoğraflar ve açıklamalar halen Bakanlığın sitesinde yer almaya devam ediyor.
Tarihimiz Hakkında İlginç Bilgiler
Oğuzhan Koç'un derlediği bir çok ilginç bilgiden birkaçını sizler için sundum. Gerek günümüzle ilgili tahliller olsun,gerek geçmişimizden kahramanlık dolu hikayeler olsun hepsini merakla okuyabileceğiniz bir yazı.
Reklam