Tüm Zamanların En Çok Seyredilen 10 YouTube Videosu
Video paylaşım siteleri içerisinde YouTube bu kategorideki rakipsizliğini sürdürmekte. Her ay 1 milyar’dan fazla kullanıcı popüler video paylaşım servisini ziyaret etmekte ve YouTube’un ziyaretçi trafiğinin %80’i Amerika dışındaki ülkelerden gelmekte. Toplam 61 ülkeye kendi resmi dilinde yayın yapan sosyal medya ve video paylaşım sitesi YouTube tarihinin en çok seyredilen 10 videosunu sizler için bir araya getirdik.Tüm zamanların en çok seyredilen 10 YouTube videosundan da anlaşılacağı üzere artık hayatlarımız üzerinde popüler kültürün büyük bir hegamonyası söz konusu. Sizler için biraz daha ileri gittim ve makalemizde yer verdiğimiz en çok izlenen 10 YouTube videosu’nun toplanma izlenme rakamını hesapladım ve çıkan sonucu saat bazında hesapladığımda ortaya 27 milyon saat gibi astronomik bir sayı çıkıyor. Ve bu rakam sadece en çok seyredilen 10 YouTube videosu için ortaya çıkan rakam, etkileyici değil mi?
'Aşkı Anlatan En Güzel Kısa Film!'
'Menüde Aşk Var' ve 'Aşkı Anlatan En Güzel Kısa Film' isimleriyle sosyal medyada en çok paylaşılan kısa filmler arasında yer alan 'Kısmet Diner' adını kısa filmde kullanılan restauranttan alıyor.Yapım : 2013 / İngiltereYönetmen : Mark NunneleyOyuncular : Ilinca Rae, Matt Kyle, Jean Paul Dal Monte, Ian Chaplain, Alim Jayda
14 Şubat Sevgililer Günü: 19. Yüzyıldan Tuhaf Aşk Hikayeleri
19. yüzyılda aşk, gazetelerde yayımlanan sansasyonel haberlere bakılırsa son derece dramatik ve tehlikeli olabiliyordu. Jeremy Clay (*) gazete arşivlerinden BBC için bu tür 10 aşk hikayesi seçti. Ömrü boyunca talih Jack McKenna'nın yüzüne gülmemişti. Karısı en iyi arkadaşıyla Amerika'ya kaçmış, kızı gribe yakalanarak hayatını kaybetmişti. Derken kendisi de grip oldu. Açlıkla arasında sadece cebindeki bir kaç şilin (o dönemin bir kaç kuruşu) kalmıştı. Sonunda şansı döndüğünde de, başına gelenler daha ziyade kötü bir şakayı andırıyordu. 1892'de Londra'nın Deptford mahallesindeki yoksullarevine gelen iyi giyimli bir kadın, Jack'i sordu. Jack'in odasına götürüldüğünde, Leeds Mercury gazetesinin haberine göre, ayaklarına kapanıp ondan kendisini affetmesini istedi. Bir zamanlar en iyi arkadaşıyla kaçan karısıydı bu. Birlikte kaçtığı adam altın arayıcılığından iyi bir servet edinmiş, sonra ölmüştü. Kadın geri dönmek ve ilişkilerine bıraktıkları yerden yeniden başlamak istiyordu. Fakat, hikaye Thomas Hardy romanlarına yakışacak bir sürpriz ile sonlandı. Geri döndüğü hasta kocasına bakarken kendisi grip olan kadın, hastalık zatürreeye dönüşünce öldü. Vasiyetinde 62 bin sterlinlik dev servetini kocasına bırakmıştı. Mahkumla sevgilisi, bir gece yarısı, cezaevi hücresinin parmaklıkları arasından birbirinin elini sıkıca tutarak evlendi. Kadın, aşkına kavuşmak için karanlıktan yararlanarak, cezaevi duvarının dibinde erkek kardeşinin omzuna basmak suretiyle sevgilisinin hücresinin penceresine erişebilmişti. North Eastern Daily gazetesinin 1885 tarihli bir sayısında bildirildiğine göre, tam rahip nikahı kıymışken 'küçük bir sıkıntı' yaşandı. 80 kiloluk gelin damadın parmaklıklar arasından uzattığı elini öperek ağlamayı sürdürürken, onu omzunda taşıyan kardeşi 'artık dayanamıyorum' demişti. 18 yaşındaki Mollie Downes, onun aşkı uğruna bir rakibini öldürmeye teşebbüs ile suçlanan sevgilisi James Fauntleroy'un karısı olmuştu artık. Bu durumda ertesi gün yapılacak duruşmada, öldürme teşebbüsünün tek tanığı olarak, kocası aleyhine ifade veremeye zorlanamayacaktı! Virginia'daki Marion kasabasında Fauntleroy'u yakalayan polis komiseri ertesi gün gizli nikah yoluyla nasıl faka bastırıldığını öğrenince yataklara düşmüş ve habere bakılırsa, 'alınan son bilgilere göre hâlâ koma sınırında' yatmaktaydı. 1892'de Las Vegas'da bir Meksikalı ile bir Amerikalı aynı kadına aşık olunca araları çok kötü bozuldu. Yangına körükle gidercesine, Meksikalı aşık bir de rakibini 'korkak bir milletin mensubu' olmakla suçlamaz mı? Büyüyen husumeti kökünden çözümlemek ve 'kızı kimin kapacağını' belirlemek üzere bir düello yapılacağı duyuruldu. Fakat bu öyle sıradan bir silahlı düello olmayacaktı. Amerikalı Meksikalıyı, kimin daha cesur olduğunu daha iyi ölçmek için, karanlık ve tarantulalar ve akrepler ile dolu bir odada kendisiyle başbaşa kalmaya davet etmişti. Western Mail gazetesi 'Meksikalı aslında reddetmek istiyordu, fakat korkak diye damgalanma kaygısı ağır basınca kabul etti' diyor. Ve irade savaşı başladı. Western Mail, 'Kapılar kapatıldı ama kısa bir süre sonra Meksikalının 'Isırıldım, ölüyorum' çığlığı duyuldu. Kapılar açılınca Meksikalı sendeleyerek çıktı ve yere devrildi' diyor. Amerikalı sapasağlam ve muzaffer bir şekilde odadan çıkarken Meksikalının da aslında ısırılmadığı sadece elini duvardaki bir çiviye taktığı anlaşılmıştı. Gelin öpülmedi, balayına çıkılmadı. İlelebet mutluluk içinde yaşanmadı. Kasvetli nikah törenini cenaze töreni izledi. 1881 yılında Bradley adlı bir kişi Florida'da bir cesetle evlendi. Bradley, Utahlı bir gezgin satıcıydı. Seyahatleri sırasında rüyalarının kadınıyla tanışmıştı, fakat kadın ölüm döşeğindeydi. Bu durum Bradley'i yıldırmadı, evlilik teklif etti, kadın da kabul etti, hemen düğün planları yapıldı. Ne var ki, kadın nikah günü gelmeden ölüverdi. Illustrated Police News adlı dergi, 'İşte hikayenin en ilginç ve doğruyu söylemek gerekirse en tatsız ve uygunsuz kısmı da burada başlıyor' diyor. Bradley aşkının mezara evlenmeden gitmesine izin vermeyeceğini söylemiş. Bu durumda tabut taşıyıcıların omuzlarında ve nedimeler eşliğinde kiliseye götürülüyor, rahip ölen kadını Bradley ile karı koca ilan ediyor. Büyüklük önemli değil. Yeni evli Hedley çiftinin bu görüşte olduğu kesin. Adam 1.80cm boyunda, eşi 80cm. Kayıtlara göre 1891'de Amerika'da South Shields'de, ateşle kıvranan bir bir hastanın kabuslarından fırlamışı andıran bir düğünle evlenmişler. Nedime, 250 kiloyu aşkın Satanella adında 'ateşyiyen' bir kadındı. Damadın nikah şahidi 2.13cm idi, nikahtaki en küçük boylu davetli ise 72cm boyunda bir kadındı. Aslında davetlilerin tümü gelinle damat gibi, turneye çıkmış bir sirkin çalışanlarıydılar. Bazen ne yapsanız olmaz. Hangi klişeyi tercih ettiğinize bağlı olarak ilk heyecan söner, alevler sönükleşir, ateş küllenir. Aşkın kötü bir özelliğidir sönümlenmek. Fakat Victoria dönemi İngilteresi'nde çok zengin değilseniz boşanma bir seçenek değildi. Lancashire bölgesinden bir demiryolu işçisinin bıktığı karısından kurtulmak için neden bu eski İngiliz adetine başvurduğu haklı çıkarılamazsa da bu bağlamda açıklanabilir. Karısını en yüksek teklifi verene satmak üzere açık artırmaya çıkardı. Daha da aşağılayıcı olan açık artırmayı kadınla paylaştığı evde yapması oldu. Rotheram Independen t 1879 tarihli haberinde, 'İncil'de Süleyman'ın bir kadının yakuttan daha kıymetli olduğunu söylemesine ve izleyicilerin sayısının kabarıklığına rağmen, en yüksek teklif yalnızca 4 peniydi' diyor ve sürdürüyor: 'Açık artırmayı düzenleyen kadını alana üç çocuğu da verebileceğini söylediyse de alıcı kabul etmedi ve çocuklar satılmadı. Kadının ise yeni evine giderken halinden gayet memnun göründüğü dikkat çekti.' Alıcı, çiftin kapı komşularıydı. Eski hikaye. Oğlan kıza rastladı, birbirlerine aşık oldular, evlendiler. Ama bundan sonrası farklı. Kiliseden eve kadar öfkeli bir kalabalık tarafından kovalandılar. Damat seyyar kömür satıcısıydı, eşi bir kaç hafta önce ölmüştü. Manchester Courier , 1890 tarihli sayısında 'Adamın ölen eşinden çocukları yeni evliliği onaylamadı' diyor, ama bu cümle duyguları ifade etmekte yetersiz kalıyor gibi. Çift kilisedeki nikah töreninden çıktıktan sonra kendilerine konfeti yerine çürük yumurtalar fırlatan ve hakaretler yağdıran bir kalabalığın hücumuna uğruyor. O itiş kakış içerisinde damat yüzüne bir yumruk da yiyor. Bir kadın, gelinin başlığını çekip koparıyor. Damat gelini kucağında taşımaya falan imkan olmadığını kavrıyor, çift mümkün olduğunca hızla kaçmaya başlıyor. Gazete, sokaklarda sabaha kadar olayların devam ettiğini yazıyor. Hamelin, 1893'de Madagaskar'a göçettiğinde aklında yalnızca orkidelere duyduğu aşk vardı. Bu merakı yüzünden yerli bir kabilenin şefinin kardeşini orkideler konusunda kendisine rehber edinmişti. Bir gün orkide aramak üzere vahşi ormanlara gittiler, ama sadece Hamelin dönebildi. Liverpool Echo gazetesinin haberine göre rehberi vahşi bir hayvan tarafından öldürülmüştü. Kabile şefinin olayların gelişiminden memnun kalmadığını söylemek yanlış olmaz. Şef orkide aşığı İngilize iki seçenek sundu. Ya ölen kardeşinin yastaki eşiyle evlenecek ya da yağlara bulanarak yakılacaktı. Hamelin'in çok düşünmesi gerekmedi, ama o da bu anlaşmaya bir koşul ekledi. Artık kayınbiraderi olacak olan şefin, krallığını kendisinden başka bütün Avrupalı orkide meraklılarına yasaklamasını sağladı. ''Trajik ve gülünç'' arasındaki çizgi çok incedir. 1888'de çok aşık ama çok zeki olmayan iki genç bu çizgiyi aştı. Oğlan 17, kız 13 yaşındaydı. Gençliğin o aşırı sabırsızlığıyla evlenmeyi beklemektense ölmenin daha iyi olduğuna kanaat getirmişlerdi. Budapeşte'deki gümrük binasının arkasında birliktelerine veda öpücüklerini verdikten sonra bu tutkulu aşkın sonunu getirmek üzere Tuna nehrine doğru yürüdüler. Kız kendisini nehre attı, oğlan tabancasını çekti. Fakat kız, nehre düşünce yüzebildiğini hatırladı. O yüzerek kıyıya yaklaşırken, kalbi kırık sevgilisi de silahı kendisine doğrultmuş, üç kere ateş ettiği halde hiç birini tutturamamıştı. Tamworth Herald gazetesinin haberine göre bahtsız çift 15 dakika sonra ailelerine teslim edildiler. Eski İngiltere krallarından 8. Henri'yi saymazsak, beş evlilik hakikaten ciddi bir rekor. 19- yüzyıl kapanırken Fransa'da bir kadın beşinci kez dul kalıyordu. Her bir kocasının başına bir felaket gelmişti. Birincisi kendini asmış, ikincisi kendini yakmış, üçüncü suya atlayarak intihar etmiş, dördüncü de birinci gibi kendini asmıştı. Kadınla beşinci evliliği için nikah kıyan adamın bu durumda biraz kaygılanmış olması muhtemel. Ve öyleyse haksız da değildi çünkü 1901'de o da kendini astı. Neden hepsi de ölmek istemişti? Western Gazette 'de yer alan haber buna bir açıklama getirmiyor. (*) Jeremy Clay, Burglar Caught by a Skeleton (İskelet tarafından yakalanan hırsız) romanının yazarıdır.BBC Türkçe
Star Wars'ın Daha Önce Görmediğiniz Posterleri
Star Wars'ın 1977 yılında çıkan ilk filmi Yeni Bir Umut (A New Hope), 1980'de çıkan İmparator (The Empire Strikes Again) ve 1983'de çıkan Jedi'ın Dönüşü (Return Of The Jedi) filmlerinin dünyada gösterime girdiği ülkelerde anadillerine çevrilmiş haliyle io9.com bizim için derlemiş.
Eşleriyle Alışverişe Çıkan Zavallı Adamların Yürek Burkan Halleri
Miserable man yani 'zavallı adamlar' bir instagram hesabı. Bu hesapta eşleriyle alışverişe çıkmak gibi stratejik bir hata yapan beylerin komik ve bir o kadar da acınası halleri gözler önüne serilmiş. Bu fotoğrafların büyük  bir bölümü instagram kullanıcıları tarafından yükleniyor. Eskiden daha zordu bu işler dediğinizi duyar gibi oluyorum Allah'tan akıllı telefonlar icat edildi de erkeklerin sıkıntısı biraz hafifledi. İşte karşınızda bu zavallı adamlar... Burdaki linkte ise eşinizle alışverişi zevkli hale getirmenin yolu saklı.
Natalie Portman Bu Kez Kamera Arkasında
'Leon - Sevginin Gücü' filmi ile henüz küçük bir çocukken meşhur olan ve 'Siyah Kuğu' filmi ile Oscar alan aktris Natalie Portman şimdi de yönetmenlik koltuğunda oturuyor. İsrailli yazar Amos Oz'un 'A Tale of Love and Darkness' adlı kitabını beyaz perdeye uyarlayan Portman, çekimler için bir süredir İsrail'de yaşıyor. Kısa bir süre önce anne olan ve dansçı Benjamin Millepied ile evli Portman'ın ailesi de film çekimleri süresince İsrail'de oyuncu ile birlikte kalıyor. Millepied İsrail'den çok etkilendiğini ve Yahudi dinini kabul edeceğini söylüyor. İngiliz basınından Daily Mail'in haberine göre çekimlerin gerçekleştiği Nahlaot sakinleri ise durumdan şikayetçi. Tutucu Nahlaot sakinleri çekim ekiplerinin önce yerleşim bölgesini araştırması ve çalışmaların sakinleri rahatsız edip etmeyeceğine bakması gerektiğini belirten bir mektupla belediyeye başvurdu. Çekim ekibi ve oyuncular çekim bölgesinde daha mutaassıp kıyafetler giymeye özen göstereceklerini açıkladı. GAZETEPORT / MAGAZİN
Reklam
Dizisi Yapılsa Çok Ağlatacak 13 Osmanlı Hikayesi
etiket
Muhteşem Yüzyıl dizisi ile bir kere daha gördük ki halkımız tarihe aç, 500 yıl önce yaşanan olayları bugün olmuş gibi içinde hissediyor ve gözyaşlarını tutamıyor. Koca padişaha 'ellerin kırılsın...' diye beddua edebiliyor. İşte sizin için halkımızın Tarihimiz hakkında bilinçlenmesine yönelik Osmanlı'da yaşanmış göz yaşartıcı belli başlı olayları derledik. Her biri asgari 3-4 sezon sürecek dizi konuları ve dizilere isim önerileri için sizi şöyle alalım.
Reklam
Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Komedi Filmi
Sinema tarihinin en eski türlerinden olan Komedi Filmleri aslında gündelik hayatın sıkıcılığına ve durağanlığına biraz olsun neşe katmak için güzel bir fikir olarak gözüksede bazı filmler sadece bundan ibaret değil.Aşağıda sizler için listelediğimiz Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Komedi Filmi; sadece basit birer güldürü olarak düşünemeyeceğimiz, yaşı yetenlerin hafızalarından hiç çıkmamış sahneleri ile, yeni izleyecek olanlarımızın ise hiç unutamayacağı hatıralar ile eminim ki üzerinizde çeşitli izler bırakacak. Şimdi sizleri daha fazla bekletmeden en komik filmleri ve fragmanlarını beğenilerinize sunuyoruz.
İtalya'da bir Türk Köyü
Türkçe bilmiyorlar ve Türkiye'yi hiç görmemişler ama 323 yıldır Türk gibi yaşıyorlar. İtalya'nın Moena Köyü'ne sığınan bir Yeniçeri oraya yerleşip, bir de kahraman olunca köyün adı La Turchia olarak anılmaya başlamış. Moena Köylülerinin en büyük isteği ise mehter takımını görmek. Kasaba halkının 'Il Turco' adını verdiği asker Bu ilginç öykü tam 323 yıl önce başlar. 2. Viyana kuşatması ardından bir Osmanlı askeri, İtalya'da küçük bir kasabaya sığınır. Ölmek üzere olan bu Yeniçeri askeri, kasaba halkı tarafından tedavi edilir. İyileştiğinde de köylü bir kızla evlenir. Kasaba halkı tarafından Il Turco adı verilen asker, o zamanlar dükalığın halktan istediği haksız vergilere karşı köy halkını ayaklandırır ve korur. Kendisini ve Türk adetini bu yörenin insanlarına öyle sevdirir ki ölümünden sonra dahi bu Türk gelenekleri yaşatılır. 323 YILLIK EFSANE  Yaz aylarında nüfusu 2 bin 600, kışın aylarında ise 14 bine çıkan İtalya'da Manzori Dağları'nın eteğindeki Moena Köyü, 323 yıldır hoşgörünün en güzel örneğini sergiliyor. Halk arasında kahraman ilan edilen bu Yeniçeri askerinin bir heykelinin de bulunduğu Moena'ya halk La Turchia adını vermiştir. Bir Türk'e inanarak asırlardır bunu koruyabilen Moenalılar, 'Moena'daki bizim Türkiyemizde doğduk,' diyorlar, ama tek bir kelime bile Türkçe bilmiyorlar. Hiçbiri de Türkiye'ye gelmemiş. Sokaklarda İtalyan bayrağı değil, Türk bayrakları dalgalanıyor. Kitaplardan ve televizyonlardan görebildikleri kadar Türkiye'yi takip etmeye çalışıyorlar. Kahraman olarak gördükleri yeniçeri anısına her yıl ağustos ayının ilk haftasında düzenlenen 'Moena Türk Festivali'nde belediye başkanı dahil herkes Türk gibi giyiniyor, yeniçeri kıyafetli askerler etrafta dolaşıyor. Festivallerde, topluluğun en yaşlısı Sultan oluyor ve Il Turco'yu temsil ediyor. Yeniçeri askerinin heykelinin de bulunduğu meydanda festival iki gün boyunca sürüyor.
Dünya Çapında Ün Yapmış Saray Gibi Kütüphaneler
Okulunuzda ya da mahallenizde bulunan içi kitaplarla doldurulmuş köhne yerlere kütüphane diyorsanız bu mekanları görmek moralinizi biraz bozabilir. Dünya çapında ün yapmış 30 ihtişamlı kütüphane sizler için sıralandı.İşte 'Dünya Çapında Ün Yapmış 30 Kütüphane Gibi Kütüphane' galerisi...
Reklam
Japon Sanatçının İlginç Hobisi: Gündelik Sahneleri Karikatürlere Dönüştürmek
Tokyolu sanatçı Hama-House dergi, kitap, web ve TV için ticari illüstrasyonlar yaptığı zamanların dışında bu işlerle uğraşıyor. İlham verici bir sahne gördüğü anda defterini ve kalemini çıkartarak hemen çizmeye başlıyor. Bu işi sadece hobi olarak yapan sanatçı çok ilginç bir çalışmaya imza atmış görünüyor. İşte Japon sanatçının hobi olarak yaptığı çalışmalar...
Vikingler Romantik Çıktı
900 yıllık bir Viking oymasının üzerinde yazan mesaj herkesi şaşırttı. Uzmanların çok uzun zamandır üzerinde çalıştığı eski Germen yazısıyla yazılmış 900 yıllık Viking oyması üzerinde yazan yazının kodu nihayet çözüldü. Oslo Üniversitesi eski Germen yazıları uzmanı Jonas Nordby’nin yaptığı açıklamaya göre bu tahta parçasında “Beni öp” yazıyor. ‘Jötunvillur’ olarak bilinen 11. ve 12. yüzyıllara ait olduğu düşünülen bu Viking oymalarından 80 adet bulunmuştu. Şimdiye kadar çözülebilenler arasında en ilginç mesaj ise bu tahta parçasına ait. Jonas Nordby’nin açıklamalarına göre; bu oymalardan Vikinglerin tarihine yönelik çok kritik bilgiler edinebileceklerini düşünenler yanılıyor. Şimdiye kadar çözülebilenlerden anlaşıldığı kadarıyla, tıpkı ‘beni öp’ yazılı bu oyma gibi, diğerleri de oyunsu amaçlar içeriyorlar.
Reklam
Oscar'ı Kazanan İsim Yanlışlıkla Açıklandı!
Oscar heykelciğinin yapılış aşamasını gösteren bir televizyon programında ödülün altında Leonardo DiCaprio’nun isminin görülmesi sosyal medyayı karıştırdı. Program, Oscar sonucunu açıklamakla suçlandı. Ancak durum düşünülenden farklıydı... Sinema dünyasının en önemli ödülü Oscarlar için geri sayım başladı. 2 Mart’ta sahiplerini bulacak ödül için tahmin yürütülürken, CNN’de yayınlanan bir program alevli bir tartışma başlattı. Oscar heykelciklerinin yapım aşamasını gösteren programda sunucu, eline hazırlanan ödüllerden birini alarak farkında olmadan alt kısımda yazan ismi canlı yayında gösterdi. Ödülün altında ise 'En İyi Erkek Oyuncu' kategorisinin Leonardo DiCaprio’ya gittiği yazıyordu. Birçok izleyeci bu anın görüntüsünü kaydederek sosyal medyadan paylaştı. DiCaprio’nun kazanmasına sevinen de vardı, ödül töreninde yaşanacak heyecanı yok ettiği için CNN’e kızan da... ÖDÜLLER ÖNCEDEN HAZIRLANIYOR Akademi çıkan tartışmaların ardından CNN’in kazananı ortaya çıkarmadığını, Oscar için oylamaların 14 Şubat’ta başlayacağını açıkladı. Milliyet
Filipinli Sanatçı Noel Cruz'dan Barbie Bebek Ünlüler
Bu oyuncak bebekler gerçeklerine çok benziyor!Amerikalı sanatçı Noel Cruz, kendi elleriyle yaptığı Hollywood'un ünlü yıldızlarının bebekleriyle tanınıyor. Cruz'un elinden çıkan bu müthiş oyuncaklar eBay'da 120 dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor. Yıldızların hayranları, oyuncak bebekleri kapışıyor.
Reklam
Kızıl Ordu Korosu’nun Get Lucky’le İmtihanı
Rusya’nın meşhur Kızıl Ordu Korosu Daft Punk’ın 2013′e damga vuran şarkısı Get Lucky’yi Soçi Kış Olimpiyatları’nda söyledi.Bir zamanların yeri göğü titreten koca Kızıl Ordu’nun Daft Punk – Get Lucky cover’ı 3 solistin eşliğinde danslı bir şekilde icra edildi.
John Wilhelm Tarafından Hazırlanmış Süper Yaratıcı Fotoğraf Manipülasyonları
İsviçreli fotoğrafçı John Wilhelm içindeki vahşi yaratıcılığı dışa vurmak amacıyla ilginç manipülasyonlar yapma yoluna gitmiş. Hayvanları sadece doğal ortamlarında fotoğraflamakla yetinmeyen sanatçı aynı zamanda onları hayal gücüyle de harmanlayarak ortaya farklı bir çalışma çıkartmış.İşte harika görsellerle  'John Wilhelm Tarafından Hazırlanmış Süper Yaratıcı Fotoğraf Manipülasyonları' galerisi...
Kışın Uğramadığı Şehirler
Bu yıl biraz erken bitiyor olsa da geldiğinde hiç gitmeyecekmiş gibi gelen,  envai çeşit yünlü ve polar kıyafet, kar, tipi, yağmur, çamur, üşümeler, titremeler, gripler ve ilaçlarla kendisinden bıktırmayı her zaman başaran kış mevsimi bazı şehirlere hiç uğramıyor… Yaz planları için buraya lütfen
Dünya Çapında Banksy'ye Taş Çıkartacak Sokak Sanatı Örnekleri
Sokak sanatı New York'taki Banksy eserlerinden sonra dünya çapında hayli popüler oldu. Rafael Schacter tarafından hazırlanan'Sokak Sanatı ve Grafiti Dünya Atlası' bugünün en iyi sokak sanatı eserlerini ve grafiti sanatçılarını ele alan ilginç bir eser.  İşte bu çalışmadan seçilen bazı sanat eserleri...
Reklam