onedio
Türk Düğününe Happy Klibi
Geçen hafta dünya evine giren çiftimizin, Pharrell Williams'ın Happy klibinden esinlenerek, aileleri ve arkadaşlarının katılımıyla çektikleri yaratıcı videoyu izliyoruz.
Batman Filmlerine Konu Olabilecek 10 Hikaye
Christopher Nolan’ın Batman serisi şüphesiz önceki bütün filmlerden daha kaliteli, akıcı ve gerilimliydi. Batman Begins ile Bruce Wayne’in zengin züppe biriyken nasıl olgunlaştığını, korkularını yenebildiğini, karanlığın üzerine gidebildiğini gördük. The Dark Knight’ta kendisine benzemeyen, hayatı ciddiye almayan, her şeyin “şakasına” bakan düşmanıyla olan imtihanını izlemiştik. The Dark Knight Rises ise serinin en çok şaşırtan filmiydi. Nolan’ın serinin son filmi adına Bane gibi bir karakteri seçmesi herkesi heyecanlandırmıştı. Çizgiromanlardan da bildiğimiz gibi, Bane vs. Batman mücadelesi her zaman epiktir. Filme bunu her ne kadar tamamını yansıtamamışlarsa da, Nolan’ın hakkını yememek lazım. Zira Dark Knight Rises, görüp görebileceğimiz en değişik Batman filmlerinden biri oldu. 2012′deki “The Dark Knight Rises”dan sonra Christopher Nolan’dan da bir daha yeni bir Batman projesi hakkında bir açıklama gelmedi. Bu tür projelere artık isteksiz olduğu söylenilen Nolan’dan bu yana, Batman filmi çıkacak mı çıkmayacak mı bilmiyorduk. Ta ki düne kadar.. Warner Bros.’un 2019 yılına “The Batman” adı altında bir film çıkartacağı haberini almıştık. Batman rolünde Ben Affleck’i izleyeceğimiz gibi yönetmen koltuğunda da Affleck’in olabileceği söylenmişti. WB. resmi bir duyuru yapmadı fakat 2019′daki Batman filmine kesin gözüyle bakılıyor. “The Batman” filmi için ne tür konu seçildiği açıklanmadı. Filmde hangi Batman düşmanını göreceğimiz de merak konusu. Ancak sonuçta “The Batman” de diğer yapımlar gibi çizgi romandan uyarlanacak. Biz de çizgiromanlardan yola çıkarak şimdiye kadar filmlerde kullanılmamış, fakat beyazperdeye uyarlanabilecek 10 yeni ikonik Batman hikayesini bir araya getirdik.Süper Karga
Şelale Fotoğrafı Nasıl Çekilir ?
Profesyonel fotoğraflarda gördüğünüz o ipeksi şelale ya da akıntı efektini mi elde etmek istiyorsunuz? İşin sırrı perdeyi (en azından bir iki saniyeliğine) açık bırakmaktır, böylece geri kalan herşey (nehrin ya da şelalenin etrafındaki kayalar ve ağaçlar) sabit dururken, su hareket etmiş olur. İşte yapmanız gereken şey: Dijital fotoğraf makinenizi enstantane öncelikli kipe getirin (çevirmeli kip düğmesindeki S veya Tv ayarı) ve enstantaneyi 1 ya da 2 saniye olarak ayarlayın. Bu şelalenin fotoğrafını kapalı bir günde bile çekiyor olsanız, perdenizi birkaç saniye boyunca açık tutmanız çok fazla ışık almasına neden olur ve sonunda elinizde tamamen beyaz, aşırı pozlanmış bir fotoğraf kalır. İşte profesyoneller bu yüzden şu iki şeyden birini yapar: (1) Şelalelerin fotoğrafını gün doğmadan önce ya da gün doğumu sırasında, ya da gün batımından hemen sonra, ışık çok daha azken çekerler. Ya da (2) durdurucu bir filtre kullanırlar. Bu, objektifinize vidalanan ve fotoğraf makinesine gelen ışığın büyük kısmını öretecek kadar koyu olan özel bir karartma filtresidir. Bu şekilde perdeyi birkaç saniye açık bırakabilirsiniz. Makineye o kadar az ışık gelir ki fotoğrafınızın aşırı pozlanmasına neden olmaz ve sonunda doğru pozlanmış, ipeksi görünümlü muhteşem bir su fotoğrafınız olur. Durdurucu bir filtreniz yoksa ve ormanın derinliklerinde (ve koyu bir gölgede) kalan bir şelale veya nehirle karşılaşırsanız da aynı efekti şu teknikle elde edebilirsiniz: Fotoğraf makinenizi üçayağa yerleştirin, enstantane öncelikli kipe geçin ve diyaframınızı objektifinizin izin verdiği en yüksek değere ayarlayın (muhtemelen f/22 veya f/36) . Bu ayar perdenizi olağandan daha uzun süre açık bırakır (ama koyu bir gölgede olduğunuzdan bu bir sorun değildir, değil mi) ve aynı ipeksi görünümlü su fotoğrafını elde edersiniz. Şelale Fotoğrafı Çekme İpuçları ,Şelale Fotoğrafı Nasıl Çekilir ,Tül Gibi Şelale Çekmek,Şelale Fotoğrafı Çekme İpuçları,şelale fotoğrafı nasıl çekilir,Hareketli Fotoğraf Çekimi ,Uzun Pozlama Nedir? En Güzel Uzun Pozlama Fotoğraf,
Manzara Fotoğrafı Nasıl Çekilir?
Bir daha manzara fotoğrafları içeren güzel bir seyahat dergisine bakarken ya da David Mu-ench, Moose Peterson, Stephen Johnson , veya John Shaw gibi dijital manzara fotoğrafçılığı üstatlarının işlerini incelerken, o harika ve baş döndürücü görüntülerini yakından incelemek İçin biraz zaman ayırın. Çoğunda ortak olduğunu göreceğiniz şey, bu manzara çekimlerinin göze çarpan üç unsuru olmasıdır: (1) Bir ön plan. Bir gün batımı fotoğrafında kadraj suyun içinden başlamaz—plajdan başlar. Burada plaj ön plandır. (2) Ortada da zeminleri vardır. Yine bir gün batımı söz konusu olduğunda, bu güneşi yansıtan bir okyanus ya da bazı durumlarda güneşin kendisi bile olabilir. Son olarak da, (3) bir arka planı vardır. Gün batımı örneğinde bu bulutlar ve gökyüzüdür. Bu üç unsurun hepsi mevcuttur, gerçekten çekici bir manzara fotoğrafı elde etmek için sizin de bunların her üçüne de gereksiniminiz olacaktır.
Kurt Cobain'in Kızından Lana Del Rey'e Ayar
Melankolik şarkıları ile ünlü Lana Del Ray Guardian gazetesine verdiği bir röportajında genç yaşta hayatını kaybeden müzisyenler Amy Winehouse ve Kurt Cobain’i anarken genç ölümlerin cazibeli olduğunu söyledi ve “keşke ben de ölmüş olsam” dedi. Del Rey’in bu açıklaması ünlü müzisyenlerin 20′li yaşlarında trajik bir sonla hayatını kaybetmesini özendiren bir açıklama şeklinde yorumlandı. Röportajın ardından 1994 yılında henüz 27 yaşında intihar ederek hayata veda even rock yıldızı Kurt Cobain’in kızı Frances Bean Cobain twitter hesabından Lana Del Rey’i eleştirdi. Lana Del Rey’e arka arkaya 3 tweet atan Frances Cobain şunları söyledi: “Genç bir müzisyenin ölümü romantize edilecek birşey değildir. Babam genç öldüğü için onu hiç tanıyamayacağım. Senin gibi insanlar bunun “cool” olduğunu düşündüğü için bu istenilen bir özellik haline geliyor. Hayata dört elle sarıl çünkü sadece bir hayatın var. Bahsettiğin insanlar o hayatı ziyan ettiler. O insanlardan biri olma.” Dipnot Tv
Nuh'un Gemisi Cudi'ye Getirilecek
Rusell Crowe'un başrolünü oynadığı 'Nuh: Büyük Tufan' filminde kullanılan 'Nuh'un Gemisi'nin ABD'den getirip Cudi Dağı eteklerine koymak için İstanbul’da bir toplantı gerçekleştirildi. Gemi Cudi Dağı'na getirilecek ve bölge milli park ilan edilecek. Cizre'de özel bir hastanenin sponsorluğunu üstlendiği, Şırnak Kültür, Turizm ve Kalkınma Derneği'nin girişimleri ile yürütülen proje tamamlandığında bölgede turizm patlamasının yaşanması bekleniyor. İstanbul Allevents Fuarcılık’ta yapılan “Nuhun Gemisi” toplantısına; Nuh'un Gemisi Proje Koordinatörü Emrah Doğru, Allevents Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kalkavan, Yönetim Kurulu üyesi Murat Akan ve Projeler İletişim Koordinatörü Ebru Gençoğlu katıldı. NOAH Filminin yapım şirketi ve aynı zamanda yönetmeninin firmasıyla iletişim halinde olduklarını, filmde kullanılan geminin ne durumda olduğu ile ilgili görüştüklerini ifade eden Kalkavan, 'Firmadan edindiğimiz bilgiye göre; filmin tamamlanmasının üzerinden bir buçuk seneden fazla bir zaman geçmesi nedeniyle, film setinde kullanılan malzemelerin bazılarının ellerinde bulunduğunu, bazı parçaların ise ne yazık ki sökülerek geri dönüşüme verildiği cevabını aldık. Bunun üzerine yapım şirketiyle yapılan 2. görüşmede, kendilerinin geminin projelerini tarafımıza sağlayabileceklerini ve Türkiye’de üretim ve montaj aşamasında teknik destek verebileceklerini söylediler. Dolayısıyla; bu kapsamda ele alınarak geliştirilecek ve uzun süreçli olan bu projenin içerisinde yapılabilecekler konusunu karşılıklı görüştük. Bu projenin sadece geminin getirilip, kurulmasıyla kapsamlı kalmaması adına proje için ellerinden gelen her türlü desteği sağlayacaklarını söylediler' diye konuştu. Nuh'un gemisi Proje Koordinatörü Emrah Doğru ise Cudi Dağı eteklerine geminin getirilmesi ve alanın Milli Park ilan edilmesiyle beraber bölge şartlarına uygun bir hayvanat bahçesinin yapılacağını söyledi. Üniversite öğrencileri ve vatandaşlar projeye dahil edilecek Doğru, Bölge üniversitelerinden öğrencilerinin ve halkın projeye dahil edileceğini, Şırnak’ta tekrar inşa edilecek geminin yapım aşamasında o dönemin şartlarına uyularak bir çalışma yürütüleceğini ifade etti. Öğrencilerin Cudi Dağı eteklerinde çadırlar kurarak ünlü sanatçılarla geminin kalan kısmının inşasına katılacaklarını belirten Doğru, global PR çalışmalarının da sürdürülmesiyle projenin uzun soluklu ve bölge turizmini geliştirecek bir boyut kazanacağını belirtti. Doğru, Milli Park'ın açılışı sırasında düzenlenecek organizasyona Yönetmen Daren Aronofsky ve Ünlü Aktör Russell Crowe‘u da getirmek istediklerini söyledi. Doğru, ayrıca proje konusunda kendilerine yardımcı olan ve her türlü desteğin sağlanacağı sözlerini veren Şırnak Valisi Hasan İpek'e teşekkür etti. (TRT HABER)
Tarihin Gelmiş Geçmiş En İkonik 10 Bikini Modeli
Her yıl yaz yaklaşırken bizi kendimizi ve hayat tarzımızı sorgulamaya iten, çok güçlü iki parçalı giysiye biz kadınlar “bikini” diyoruz. Şahsen benim kendisiyle çok uzun yıllar aşk-nefret ilişkim oldu. Ne zaman bikiniler vitrinlere çıksa yaz geldi diye bir yandan sevinir bir yandan da kilo, selülit gibi yersiz streslere girerdim...
Resimlere Doğum Yapan Ressam Yine Çıplak
Vajinasından çıkardığı boya kapsülleriyle resim yapan İsviçreli sanatçı Milo Moiré Basel’de yine olay yarattı. Geçtiğimiz Nisan ayında çok konuşulan bir sanat performansına imza atan Milo bu kez Basel Resim Festivali’ne çırılçıplak gelerek adından yine söz ettirmeyi başardı. Vücudunun çeşitli bölgelerine o bölgeye giyilen kıyafet isimlerini yazan Milo’ya müdahale festivalin görevlileri tarafından yapıldı. Sanatçının festivale çıplak girmesi ise yasaklandı.
Star Wars'un Yönetmeni Değişiyor mu?
İki yeni “Star Wars” filmini, “Looper / Tetikçiler” filmiyle tanınan Rian Johnson yönetecek Hollywood haber sitesi Deadline’ın geçtiği habere göre, Disney’in satın aldığı ve “Star Wars”un haklarına sahip olan Lucasfilm, serinin sekizinci ve dokuzuncu filmlerini yazması ve yönetmesi için Rian Johnson’la anlaştı. Çekimleri devam eden yedinci filmin yönetmen koltuğunda ise “Lost” serisinin yaratıcısı J.J. Abrams oturuyor. Hollywood dedikodularına odaklanan başka bir site olan The Wrap ise, Deadline'ın haberinin aksine Johnson’ın dokuzuncu filmde görev alacağını fakat yönetmenliğini yapmayacağını bildirdi. Rian Johnson, Joseph Gordon-Levitt'in rol aldığı bağımsız kara film 'Brick' (2005) ve yine Gordon-Levitt ile Bruce Willis’i buluşturan 2012 yapımı bilimkurgu filmi “Looper / Tetikçiler” ile adını duyurmuştu. Johnson ayrıca, “Breaking Bad” serisinin üç bölümünün de yönetmenliğini üstlendi. Disney 2012 yılında Lucasfilm’i satın almış ve yeni bir “Star Wars” üçlemesi çekileceğini duyurmuştu. “Jedi’ın Dönüşü”nden 30 yıl sonrasını anlatacak üçlemenin ilk filminin yönetmenliğini J. J. Abrams üstlendi. “Star Wars Episode VII“nin çekimleri devam ediyor ve filmin 18 Aralık 2015 tarihinde vizyona girmesi bekleniyor. Mark Hamill, Harrison Ford, Carrie Fisher ve “12 Yıllık Esaret”le yıldızı parlayan Lupita Nyong’o, filmin oyuncu kadrosunda yer alan isimler. Milliyet
Tarihin En Pahalı Filmi Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu
Geçtiğimiz senelerde sinema endüstrisinde büyük bütçelere sahip filmlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ancak Hollywood’da pahalı film modasının geçmişi gerçekte çok daha eskiye dayanıyor.Business Insider, IMDB verilerinden yol çıkarak, tarihin en fazla bütçe ayrılan filmlerini listeledi. Daha sonra bu bütçeleri enflasyona göre düzelterek bir liste oluşturdu. Günümüz koşullarına göre düzeltilmiş bilgiler göz önüne alındığında Hollywood’un en pahalı filmi Karayip Korsanları “World’s End” oldu. Bugünün parasıyla 342 milyon usd’ye mal olan filmin yapım şirketine getirisi ise yine düzeltilmiş verilerle tam 1.1 milyar amerikan dolarını bulmuş.Sanat Takvimi
Değerleri Ölümlerinden Sonra Anlaşılan 10 Yazar
Thoreau yaşamı boyunca bir doğa bilimci olarak anıldı. Politika ve etik üzerine yaptığı çalışmalar ancak Thoreau öldükten sonra nüfuz sahibi oldu. Hatta Hemingway, Tolstoy, Proust, Martin Luther King Jr. ve Gandhi gibi önemli isimler, onun çalışmalarından etkilendiklerini belirttiler.
Cumalıkazık ve Bergama UNESCO Miras Listesinde
Dünya Mirası Listesine Türkiye’den Bursa Cumalıkızık ve Bergama kabul edildi. 'Bursa Cumalıkızık' ve 'Bergama', Doha'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 38. Dünya Miras Komitesi toplantısında Dünya Miras Listesine girdi. Katar Ulusal Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıda, Katar'ın değişiklik teklif ettiği 'Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu' ve Almanya'nın teklif ettiği 'Bergama, çok katmanlı kültürel peyzaj alanı' dosyaları Dünya Miras Listesi'ne kabul edildi. 'Cumalıkızık Erken Osmanlı Kentsel ve Kırsal Yerleşimleri' ve 'Bergama'nın kabülünün ardından Türkiye'nin Dünya Miras Listesi'ne kayıtlı alanlarının sayısı 11'den 13'e çıktı. Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi'nin (ICOMOS) değerlendirmelerinin ardından, iki yerleşim merkezi aralarında Türkiye'nin de yer aldığı 21 komite üyesinin ortak kararıyla oylama yapılmadan Dünya Miras Listesi'ne alındı. Her iki görüşmede ayrı ayrı söz alan Türkiye'nin UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı, dünya miras alanlarının siyasi rekabet konusu olmadığını vurgulayarak, 'İnsanlık, gerginlik, ihtilaf ve çatışmalar yerine, kültür ve medeniyet değerlerini ön plana çıkartarak, UNESCO gibi kuruluşları dünya barışına daha güçlü katkılar yapacak şekilde tahkim etmeli. Siyasi liderler ve ihtilafların taraflarının da devletler, halklar, dinler ve medeniyetler arası yakınlaşma yönünde daha fazla gayret sarf etmeleri gerekiyor' dedi. UNESCO Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, kararı 'Çok mutlu, heyecanlı, gururluyuz' şeklinde değerlendirirken Cumalıkızık dosyasını takip eden Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu da 'Cumalıkızık halkına, Bursa halkına hediyemiz olsun' diye konuştu. Bergama Kazı Başkanı Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Prof. Dr. Felix Pirson, bugünün kendisi ve Bergama için eşsiz olduğunu ifade ederken ICOMOS Türkiye üyesi, master ve doktora tezlerini Bergama üzerine yazan Dr. Güliz Bilgin Altınöz ise Bergama'nın bunu çoktan hakettiğini söyledi. Bursa Cumalıkızık köyünün 998. olarak yer bulduğu Dünya Miras Listesi'nde Bergama 999. olarak tescillenirken, toplantıda Botswana, Okawanga Delta'sı doğal miras alanlarından bininci alan olarak tescil edildi. TrtHaber
Müziğin En İyi 6 Şehri
Yıllar önce şehirlerin kendine özgü karakterleri vardı. Bugün ise her şey her yerde bulunabiliyor ve Avrupalı olsun, Amerikalı olsun istediğiniz bir şey diğer şehirlerde bulunmazsa internette bulunuyor. Bir şey hariç; müzik. Müziğin kökeni çok derinlere uzanıyor fakat uzaklara gitmiyor. Berlin'den San Francisco'ya bir çok şehir hayat verdiği müzik türlerini bugün hala sağlam bir şekilde canlı tutuyor. Kazaklar, laptoplar ve dondurulmuş yoğurtlar sınırları aşmış ve diğer ülkelere seyahat etmiş olabilir ama jazz, blues, folk müziği ve hatta house müzik bile en çok doğduğu şehirlerde en orijinal halinde duruyor. İşte size geçmişte müzik devrimlerine hayat veren 6 ABD ve Avrupa şehri ve oralarda bulabileceğiniz en geleneksel müzik kulüpleri.