Balık Avlayan Eros Mozaiği Bulundu
Adana’nın Yumurtalık ilçesinde arka kısmı balık kuyruğu olan at üstünde balık avlayan Eros figürü tasvir edilmiş ikinci mozaik bulundu. Yunan mitolojisinde ‘Hippocampus’ adı verilen, yarısı balık yarısı at olan hayvan üzerine balık avlayan Eros mozaiğinin dünyada bir benzerinin olmadığı belirtiliyor. Ören Mahallesi’ndeki denize sıfır noktada üç yıl önce varlığı fark edilen mozaik kalıntılarının bulunduğu bölgede Adana Müze Müdürlüğü arkeologları tarafından kazı çalışması başlatıldı. Geçen yıl yapılan kazılarda yaklaşık 10 metrekare civarında at üstünde balık avlayan Eros figürü tasvir edilmiş mozaik bulundu. Aşk tanrıçası Eros’un mozaiklerinin 3 metre uzağında devam eden kazı çalışmaları sırasında 6 metrekare civarında yine Eros'u simgeleyen ve at üstünde balık avlayan Eros figürü tasvir edilmiş ikinci mozaik bulundu. Yaklaşık 2 yıl önce de ilçenin farklı bölgesinde çıkarılan 36 metrekarelik aşk tanrıçası Eros’u tasvir eden figürlere rastlanılmıştı. Antik Roma döneminde zengin bir tüccara ait olduğu tahmin edilen bu mozaikler üzeri kapatılarak koruma altına alınmıştı. Adana Valisi Mustafa Büyük, ilçeye yaptığı ziyaret kapsamında yeni bulunan mozaikler hakkında arkeologlardan bilgi aldı. Vali Büyük, 'Bu bölgede çıkarılan mozaikler beni heyecanlandırdı. Anlaşılıyor ki bu bölgeye ilginin zamanla daha da artacağını düşünüyorum. Bu sahanın tarihte çok önemli bir yerleşim yeri olduğunu gösteriyor. Roma döneminden bize kalan bu mirası en güzel şekilde ortaya çıkarıp çalışmalarımızı sürdüreceğiz' dedi.Milliyet
2014'ün Şu Ana Kadar En Çok Satan 10 Albümü
İnternet çıktı, mertlik bozuldu. Eskiden sevgilisine veya hoşlandığı kişiye kaset çeken aşıklardan eser kalmadı. Traktor'den mixtape yapmak varken kim kaset çeksin ki? Kimse sevdiği grubun albümü çıktığı gün soluğu müzik marketlerde almıyor artık. Napster, Torrent, blog'lar, Audiogalaxy ve adını unuttuğumuz yüzlerce platform sayesinde insanlar korsan müziğe sadece bir tık uzaklıkta. 'Sanata ve sanatçıya destek' lafta kalıyor, orijinal albüm alan insanların soyu tükeniyor mirim. Plak tutkunları, internetin icadından haberi olmayanlar ve hala CD/Kaset satın alan romantik azınlığı bu dediklerimizin dışında tutuyoruz tabii ki. Hala orijinal CD/Kaset/Plak alanlar sayesinde hesabı yapılabilen En Çok Satan Albümler Listesi, 2014 versiyonuyla karşımızda. Daha henüz yıl bitmemesine rağmen 2014'ün şu ana kadarki en çok satan albümlerinin listesi gelmiştir. Sizce kim birinci? Biz hile yapıyoruz ve Official Charts Company'nin hazırladığı listeye bakarak sıralamayı söylüyoruz. Ghost Stories'le Mayıs ayından beri 375.000 adet satış rakamına ulaşan Coldplay, 2014'ün şimdilik birincisi konumunda. İngiliz grubu 329.000 adet satan Paolo Nutini - Caustic Love izliyor. Arctic Monkeys, AM'le 2013'ten 2014'e uzanmayı başarıyor ve listenin 10. sırasında kendine yer buluyor. Devamı ise şöyle; 1 – Coldplay, 'Ghost Stories' 2 – Paolo Nutini, 'Caustic Love' 3 – Ellie Goulding, 'Halcyon' 4 – Paloma Faith, 'A Perfect Contradiction' 5 – Sam Smith, 'In The Lonely Hour' 6 – Pharrell Williams, 'Girl' 7 – Bastille, 'Bad Blood' 8 – London Grammar, 'If You Wait' 9 – Beyoncé, 'Beyoncé' 10 – Arctic Monkeys, 'AM'Play Tuşu
Tarihe Kimyasal Sıkmışlar
En büyük mezarlıklardan biri olan Selçuklu Mezarlığı’nda yapılan restorasyonun önceden hazırlanmış bir projesinin olmadığı ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bizzat ilgilenip sık sık ziyaretler yaptığı Bitlis’teki Eski Ahlat Şehri kazılarındaki tarihi alanda kazı başkanı Recai Karahan tarafından başlatılan restorasyon işlerinin “önceden hazırlanmış kapsamlı bir proje olmadan başlatıldığı” ortaya çıktı.  UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde de yer alan tarihi Selçuklu Mezarlığı’nda yapılan çalışmalarda, taşların “ileri yıllarda zarar verme olasılığı bulunan” Amonyum Bikarbonat (AB 57) kimyasalı kullanılarak temizlendiği de belirlendi. Oysa, ilgili yasa ve yönetmeliklere göre, herhangi bir kazıda ortaya çıkan eserlerin restorasyon işlemlerinin yapılabilmesi için önceden kapsamlı bir projenin hazırlanması şart. Aksi halde işlem yapanların Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’na göre 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılmaları gerekiyor. Bitlis Ahlat’taki Selçuklu Meydanlık Mezarlığı’nda uzun sürenin ardından 2005 yılında tekrar başlanan kazılar, 2006 yılından itibaren Doç. Dr. Nakış Karamağaralı başkanlığında devam etmişti. Ancak Doç. Dr. Karamağaralı ve ekibi 2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca kazılardan el çektirilmiş ve Karamağaralı’nın yerine “asıl uzmanlık alanı halı, kilim ve eski kumaş desenleri tasarımı” olarak bilinen Prof. Dr. Recai Karahan getirilmişti. Karahan da 2011’den bu yana Selçuklu Meydanlık Mezarlığı’nda “restorasyon” adı altında çalışmalar yürütüyor. Ancak yürütülen restorasyon çalışmalarının önceden hazırlanmış bir planının bulunmadığı, eski kazı ekibinde yer alan Alp Oğuz Turan’ın bakanlığa ve Van Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne “Bilgi Edinme Yasası” kapsamında yazdığı resmi yazılarla ortaya çıktı. Bilgi var, proje yok Alp Oğuz Turan, Karahan’ın daha önce medyaya yaptığı, mezarlıkta “mekanik ve kimyasal müdahalelerin” restorasyon kapsamında yapıldığına ilişkin açıklamaları üzerine, geçen şubat ayında, Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne yazılı başvuru yaparak, söz konusu çalışmalar için daha önceden bir proje yapılıp yapılmadığını ve kullanılan kimyasalların mezar taşları üzerindeki olumlu veya olumsuz etkilerinin ne olacağını sordu. Kuruldan Turan’a gelen yanıtta, konuyla ilgili olarak 15 Ağustos 2013 tarihinde kurulca toplantı yapıldığı belirtilerek şöyle denildi: “Kazı başkanlığının mezar taşlarındaki likenlerin temizlik çalışmasında uygulamış olduğu AB 57 kimyasal yönteminin ileriki yıllarda mezar taşlarına nasıl bir zarar vereceğinin bilinmemesi, eğer kimyasal yöntemler ile temizlik çalışması yapılacaksa bunun teknik raporlar ile desteklenmesi gerektiğine; İstanbul Restorasyon ve Konservasyon Merkez ve Bölge Müdürlüğü’nün kazı başkanlığına sunmuş olduğu yazı doğrultusunda, mezar taşlarındaki likenlerin temizlik çalışmasında uygulamanın mekanik olarak yapılmasına (saf su, diş fırçası, tırnak fırçası vs.), ayrıca düşen ve düşmekte olan mezar taşlarının özgün biçimine göre yeniden düzenlenmesinin uygun olacağına karar verildi.” ‘Kazı başkanına sor’ Turan’a veilen yanıtta daha önceden projenin sunulup sunulmadığı konusunda bilgi yer almadı. Turan, gelen yanıt üzerine, yeniden Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’ne ve Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne yazı yazdı. Gelen yanıtın “sorduğu sorulara yanıt olmadığını”ve yine yanıtta “AB 57 adlı kimyasalın kazı başkanlığına önerildiğinin anlaşıldığını ancak ‘şimdilik uygun bulunmadığının’ belirtildiğini” dile getirerek, aynı soruları yöneltti. Turan’ın dilekçesine ilgili makamlardan bir kez daha aynı yanıt gelince, Turan genel müdürlüğe bir yazı daha yazarak, kurulun sözünü ettiği toplantıya Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Işık Aksulu, üyeler Doç. Dr. Osman Aytekin ve Cüneyt Caner Güldal’ın katılmadıklarının anlaşıldığını vurgulayarak, toplantıya konu iş için, işin uzmanı olmayan kurul üyelerince karar alınamayacağına dikkat çekti; sorularını yine yineledi. Turan’a bu kez de genel müdürlükten, “Sorularınızı Eski Ahlat Şehri Kazı Başkanlığı’na sorunuz” yanıtı geldi. Bir bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkan eserlerin restorasyon işlemlerinin yapılabilmesi için önceden kapsamlı bir projenin hazırlanması şartı bulunuyor. Aksi halde işlem yapanların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’na göre 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılmaları gerekiyor. Selda Güneysu | Cumhuriyet
Kardeş Türküler ve Sezen Aksu'dan Bol Mesajlı Konser
Kardeş Türküler topluluğu, dün geceki özel konserinde Sezen Aksu ile Ara Dinkjian’ı konuk etti. Kardeş Türküler’in solistleri, konserin başında, Soma’ya ve Lice’ye selam gönderdi. Türkçe, Kürtçe, Ermenice, Zazaca, Çerkesçe ve Arapça şarkılar ve türküler seslendiren topluluğa, konuk sanatçı Ara Dinkjian da ilk bölümün ortalarında sahneye çıkarak uduyla eşlik etti. Konserin ilk yarısı 1 saat sürdü ve 22.30′da sona erdi. Konserin ikinci yarısının başında, seyirciler “Sık bakalım, sık bakalım, biber gazı sık bakalım / Kaskını çıkar, copunu bırak / Delikanlı kim bakalım” şeklinde slogan attı. Ardından, sahneye Kardeş Türküler ile birlikte Sezen Aksu da çıktı. Sezen Aksu, ilk olarak “Yeniliğe Doğru” adlı şarkısını seslendirdi. Arkasından, Kardeş Türküler ile birlikte sevilen şarkılarını söyledi. Seyircilerle zaman zaman sohbet eden, zaman zaman da espriler yapan Sezen Aksu, “Biz son derece özgürlükçü, demokratik, baskıcı olmayan bir ortamda değil miyiz? Herkes başkalarının yaşam alanına saygı göstermeli” dedi. Sanatçı, konser sırasında kıvrak müzikler eşliğinde dans da etti. Sezen Aksu, “Bu da gelir, bu da geçer” türküsünü söyledikten sonra da, “Kaç asırlık zulme dayanan Alevi kardeşlerime selam olsun” dedi. Konserde, Suzan Kardeş de sahneye çıkarak sevilen bir kaç şarkısını seslendirdi. Gecenin sonunda, Sezen Aksu, Ara Dinkjian ve Kardeş Türküler topluluğu uzun süre alkışlandı. Konseri, HDP Milletvekili Sebahat Tuncel izledi.  DHA
Reklam
Reklam
Reklam
Nâzım Hikmet'in Şiiri En Büyükler Listesinde
İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan sanat merkezi Southbank Center, son 50 yılın en büyük aşk şiirlerini seçti. Suudi Arabistan’dan Nijerya’ya 30 ülkeden ozanın bulunduğu listede Nâzım Hikmet'in Severmişim Meğer şiiri de var. Southbank Center’ın şiir dalında uzman kadrosu tarafından yapılan seçimde, özellikle modern döneme odaklanıldı. Liste üzerinde bir yıl çalışan ekipten James Runcie, “Gerçekten uluslararası ve üslup bakımından da çeşitlilik barındıran bir liste oldu. Zor olan, sadece 50 şiir seçmekti” dedi. Türkçe okunacak Şiirler, 20 Temmuz’da Southbank Sanat Merkezi’nde düzenlenecek ve ‘benzersiz’ olarak tanımlanan bir etkinlikte okunacak. Okumalar, aralarında şairlerin, aktörlerin olduğu 50 farklı kişi tarafından gerçekleştirilecek. Nâzım Hikmet’in ‘Severmişim Meğer’ adlı eseri gibi bazı şiirler anadillerinde seslendirilecek. Etkinlik, İngiliz şair Ted Hughes’un 1967’de başlattığı, iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Şiir Festivali ile Aşk Festivali’nin bir parçası olarak düşünüldü. Severmişim meğer Prag-Berlin treninde pencerenin yanındayım akşam oluyor dumanlı ıslak ovaya akşamın yorgun bir kuş gibi inişini severmişim meğer akşamın inişini yorgun kuşun inişine benzetmeyi sevmedim toprağı severmişim meğer toprağı sevdim diyebilir mi onu bir kez olsun sürmeyen ben sürmedim Platonik biricik sevdam da buymuş meğer (...) zifiri karanlıkta gidiyor tren zifiri karanlığı severmişim meğer kıvılcımlar uçuşuyor lokomotiften kıvılcımları severmişim meğer meğer ne çok şeyi severmişim de altmışında farkına vardım bunun Prag-Berlin treninde yanında pencerenin yeryüzünü dönülmez bir yolculuğa çıkmışım gibi seyrederek haber+1
Eşcinselliğin Daha da Tabu Olduğu Yıllardan Fotoğraflar
Parisli fotoğrafçı Sebastien Lifshitz'ın arşivinden siyah-beyaz dönemde eşcinsellik... Tüm dünyada eşcinselliğin bugünküne göre çok daha büyük bir tabu olduğu, eşcinsellerin kimliklerini ve yaşamlarını hayatları pahasına saklamak zorunda kaldığı dönemlerden etkileyici fotoğraflar
Kemal Sunal Aramızdan Ayrılalı 14 Yıl Oldu
Turgut Uyar’ın ölümü üzerine Ferhan Şensoy söylediği sözleri aramızdan ayrılışının 14. yılında Kemal Sunal için söyleyelim istedik: Çok komiksin Azrail, hiç Kemal Sunal ölür mü?’  Sevgi ve saygı ile anıyoruz...
Reklam
Leyla İle Mecnun'un Kendine Has Şarkıları
3 sezon boyunca bağladı bizi TV'ye pazartesi sendromu onlarla atlattık.Bazen İsmail Abi olduk bazense terkedilen İskender ama bir parçamız Mecnundu hep..Bu dizi sadece Ali Atay'ı büyük bir oyuncu yapmadı onu Burak Aksak'ın deyişiyle Rockstar'da yaptı..Bu arada dizide çokca Ferdi Tayfur şarkısı bulunmasının nedeni telif yok..
Reklam
National Geographic ''Gezginler'' Temalı Fotoğraf Yarışmasına Katılan En Etkileyici 25 Fotoğraf
26- kez düzenlenen National Geographic ''gezgin'' temalı fotoğraf yarışması başladı ve fotoğraf kabul süresi 30 Haziran 2014 tarihi itibarıyla doldu. Birbirinden güzel ve etkileyici fotoğrafların katıldığı yarışmada ödüller ise şu şekilde; Birinci olan kişi National Geographic ekibi ile Alaska'da 8 günlük bir deneyim yaşama şansı yakalayacak. İkinci olan kişi Santa Fe'deki National Geographic fotoğraf atölyesinde 5 gün geçirecek. Üçüncü olan kişi ise  Maine yelkenlisinde altı günlük bir seyir geçirecek. İşte yarışmaya katılan 25 harika fotoğraf... İyi eğlenceler dileriz...
Post Mortem (Ölü Fotoğrafçılığı) 55 Ölü Hatırası
Fotoğrafçılığın henüz yaygınlaşmaya başladığı ve oldukça lüks sayıldığı 19. yüzyılın sonlarında,özellikle Avrupa ülkelerinde görülen,ölülerin defin öncesi hatıra amaçlı fotoğraflanma işlemidir. Kimi zaman salgın hastalıklar, kimi zaman savaşlar nedeniyle genç yaşta ölümlerin arttığı bu dönemde ölülerin hazırlanarak fotoğrafının çekilmesi gayet normal karşılanmaktaydı. Nadir de olsa çok sevilen evcil hayvanların da bu şekilde örnekleri mevcuttur.
15 Osmanlı Padişahı ve Bilinmeyen Yönleri
etiket
Osmanlı padişahları denilince genellikle gözümüzün önüne gürleyen ve savaş meydanlarında kılıcını çekip cengaverlik yapan siyasi-askeri liderler gelir. Oysa gayet tabiidir ki, onların da her insna gibi duygusal-estetik bir hayatları vardı.
Oasis'in Alıp Götüren 7 Şarkısı
1991 yılında kurulur, ilk ismi The Rain'dir grubun sonra Noel Gallagher katılınca Oasis ismini alır.Aslında müzik tarzı olarak olmasada giyim ve fotoğraflarda bi Beatles'da andırmıyo değiller..
Reklam