"Yerli Otomobil Mucidine" Tam Destek
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, bir mühendisin geliştirdiği güneş enerjisiyle yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayan otomobil projesini inceledi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bir mühendisin geliştirdiği güneş enerjisiyle yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayan otomobil projesini inceledi, otomobilin sürücü koltuğuna geçti. Işık, “Arkadaşlarımız çok iyi bir çalışma yapmışlar. Testlerin yapılması gerekiyor, onları TÜBİTAK ile buluşturacağız. İddia edilen değerler çıkarsa, Türkiye için çok önemli bir kazanım olacak” dedi.Güneş enerjisi kullanımıyla yüzde 50 yakıt tasarruf sağlayan otomobil geliştiren Hakan Kır isimli bilgisayar mühendisi, projesini Nevşehir'de hafta sonu çeşitli temaslarda bulunan Bakan Işık'a tanıttı. Karayoluyla seyahat eden Işık'ı durduran Kır, projesini Işık'a anlattı. Otomobilin sürücü koltuğuna geçen Işık, bir süre aracı kullandı. Sürüşün ardından TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak'ı arayan Işık, gerekli testlerin yapılması için talimat verdi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, 'Arkadaşlarımız çok iyi bir çalışma yapmışlar. Testlerin yapılması gerekiyor, onları TÜBİTAK ile buluşturacağız. İddia edilen değerler çıkarsa, Türkiye için çok önemli bir kazanım olacak' diye konuştu.Projeye ilişkin Kır'a çeşitli sorular yönelten Işık, 'Sen arabayı al, Gebze'ye gel' dedi.'Tasarruf oranı yüzde 80'e çıkabilir'Hakan Kır, güneş enerjisiyle yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayan otomobil projesine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, güneş enerjisiyle hem yakıt kalitesinin zenginleştirildiğini hem de petrol türevi yakıtlardan tasarruf sağlandığını söyledi. Kır, sistemin hidrojen gazının üretiminde şimdiye kadar kullanılmış tekniklerden farklı olarak daha ucuz ve daha verimli olduğunu ifade etti.Projede tasarruf oranının yüzde 80'lere kadar yükseltilebildiğine işaret eden Kır, şunları kaydetti:'Yüzde 80 tasarruf, içten yanmalı motorlarda motor ömrünü kısalttığı için bu oranı motor cinsine göre yüzde 40-50'lere kadar azalttık. Sistem emisyon oranlarında da yüzde 20 civarında azalma sağlıyor. Bu proje, günde ortalama 1 saatlik çalışmayla 3 yılda ortaya çıktı. Ar-Ge çalışmalarına 135 bin lira harcadık. Sistem bin silindir motor için yaklaşık bin 500 dolar gerektiriyor. Aracın motor silindir hacmine göre, bu bedel 10-12 bin doları bulabiliyor. Şirketimiz, tasarruf oranlarını günlük kullanım testleriyle kaydetti. Sayın Bakanımıza, aracımızın tasarruf tespitlerini yaptıracak yetkili bir merci bulamadığımızı ilettiğimizde, muazzam bir ilgi ve alaka gösterdi.'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerli otomobil vurgusunun, çalışmalarına ilham verdiğini ve Bakan Işık'ın desteklerinden cesaret bulduğunu dile getiren Kır, projenin yaygın kullanılmasıyla Türkiye'nin ulaşım ve enerji alanındaki hedeflerini yakalamasına katkıda bulunmayı amaçladığını söyledi.AA
Bakan Işık: 'İsteyen Vatandaş Kriptolu Telefon Alabilecek'
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK'ın vatandaşlar için de kriptolu telefon projesi olduğunu söyledi, 'İsteyen bu kriptolu telefonu kullanabilecek ancak sivil versiyonu olacak' dedi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK tarafından iki aşamalı yürütülen proje kapsamında, devletin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra vatandaşların da kriptolu telefonları kullanmasını amaçladıklarını söyledi. Işık; 'TÜBİTAK, ticari kriptolu telefon üretimiyle ilgili çağrıya çıktı. Yani vatandaşlarımız da arzu ettiği takdirde bu kriptolu telefonu kullanabilecek ancak sivil versiyonu olacak' dedi.Nevşehir Valisi Mehmet Ceylan'ı ziyaretinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Işık, kriptolu telefonları yılbaşından önce devletin üst düzey yöneticilerinin kullanımına sunmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi:'Bu, tasarım ve donanım olarak çok farklı olmayacak ancak yazılımda güvenliği çok daha arttırılmış, son derece güvenli bir kriptolu telefon olacak. Bu, birinci adımımız ve şu ana kadar her şey yolunda gidiyor. İkinci aşaması ise akıllı kriptolu telefon. Ona da yılbaşından sonra başlayacağız. Bu da devletin üst düzey yöneticilerine dağıtılacak. Ayrıca TÜBİTAK, ticari kriptolu telefon üretimiyle ilgili çağrıya çıktı. Yani vatandaşlarımız da arzu ettiği takdirde bu kriptolu telefonu kullanabilecek ancak sivil versiyonu olacak.'Yerli otomobil hedefiYerli otomobil üretimine ilişkin bir soru üzerine ise Işık, 'Bu konudaki çalışmaları daha somut hale getirdik. Yerli otomobil projesinde üç farklı grupta çalışma yürütüyoruz' diye konuştu.Bu çalışmalar hakkında bilgi veren Işık, şunları söyledi:'Bunlardan bir tanesi, araştırma geliştirme, TÜBİTAK'ın önderliğinde. İkincisi, daha çok dizayn ve mühendislik alanında çalışmalar yapıyoruz. TÜBİTAK'ın da içinde olacağı ancak özel sektör ağırlıklı bir yapı öngörüyoruz. Üçüncüsü de üretim ve pazarlama. Bu da özel sektörün tamamen içerisinde olacağı ama devlet olarak da bizim teşvik ve destek vereceğimiz bir yapı öngörüyoruz. Şu anda her üç alanda da çalışmalar sürüyor. Hedefimiz, 2020 yılından önce bir Türk markasını Anadolu yollarına, daha sonra dünya piyasasına sunmak.'AA - Al Jazeera
Elektrikle Çalışan "Ekolojik Türk Otomobili" Ürettiler
Balıkesir'de iki mühendis, yaklaşık 8 aylık çalışmanın ardından elektrikle çalışan 'Ekolojik Türk Otomobili' adını verdikleri araç üretti.Balıkesir'de iki mühendisin yaklaşık 8 aylık çalışmanın ardından elektrikle çalışan 'Ekolojik Türk Otomobili' (ECTO) adını verdikleri 250 kilogram ağırlığa sahip araç, 1,60 liralık elektrikle 60 kilometre gidebiliyor ve 6 saatte şarj edilebiliyor.Aracın mucitlerinden metalürji ve malzeme mühendisi Çağatay Hergül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada yeni trendin, elektrikli yenilenebilir enerji kaynağı kullanan ulaşım araçları olduğunu söyledi.Buradan çıkışla özellikle evlere paket sıcak yemek servisi gibi hafif kargo taşımacılığında kullanabilecek, motosikletlere alternatif bir araç imal etmek üzere harekete geçtiklerini anlatan Hergül, 'ECTO'yu da bu sebeple tasarladık. Bu araç ticari amaçla kullanılan motosikletlere bir alternatif. Nasıl bir alternatif? Çok daha güvenli. Ticari maliyetleri ve riskleri minimuma indiriyor. Özellikle kurye işinde minimum maliyetle, ürünlerin iletilebileceği bir aracı sunduk' dedi.Aracın tasarımcılarından elektrik ve elektronik mühendisi Murat Güngör ise bir hayali gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:'Çıkış noktamız fosil yakıta alternatif bir elektrikli araç üretmekti. Kalabalıklaşan şehirlerde hem ticari hem bireysel kullanım için bir projeye giriştik. Çok güzel ve özel bir ülkede yaşıyoruz. Bu araç tamamen Edremit koşullarında üretildi. Yaklaşık 1 lira 60 kuruşluk bir elektrik tüketimine sahip. Tam şarj ile 60 kilometre civarında yol yapabiliyor. Saatte 55 kilometre gibi kalabalıklaşan şehirlerde yeterli olabilecek bir hıza sahip. Şu anda Ar-Ge çalışmalarını yaptığımız bir aracımız daha var. Bu araç da engelli vatandaşlarımıza hizmet verecek.'Güngör, 250 kilogram ağırlığındaki araçlarının 5 beygirlik küçük bir motorunun bulunduğunu ifade ederek, 'Hafif kargo ile paket pizza, hamburger gibi sıcak gıda ürünlerinin taşınmasında kullanılabilecek bu ürünümüz için bugünden sipariş almaya başladık. Patent başvurumuzu yaptık. Bizden seri üretim yapmamızı isteyenler var ancak bizim tek şartımız aracı Balıkesir'de üretmek. Balıkesir'de, Edremit'te üretmek istiyoruz' diye konuştu.Araçlarında 5 noktalı emniyet kemerine sahip koltuğuyla konforu unutmadıklarını dile getiren Güngör, 'İstenirse solar kapalı devre şarj sistemi ile güneş ışınlarıyla şarjla aracın menzili uzatılabiliyor. 220 volt şebeke elektriği ile hiçbir özel aparata gerek kalmadan 6 saatte tam şarj olan araç şehir içi kullanımlar için dizayn edildi' dedi.AA
Kuyrukluyıldızın Kokusu Analiz Edildi
Avrupa Uzay Ajansı' ESA'nın Rosetta uzay aracı, 67P kuyrukluyıldızının kokusunu analiz etti. Elde edilen veriler, kuyrukluyıldızın 'çürük yumurta' gibi koktuğunu ortaya çıkardı.Rosetta, ağustosta yörüngesine girdiği 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızına 12 Kasım'da Philae keşif aracını indirmeden önce gözlemlerine devam ediyor. ESA, kimyasal bulgular sonucunda kuyrukluyıldızın nasıl koktuğuna dair bilgi edindiklerini belirtti. Açıklamada, 'eğer şansınız olsaydı kesinlikle 67P'yi koklamak istemezdiniz' ifadesi yer aldı. Bulgular, kuyrukluyıldızın 'çürük yumurta ve kedi idrarı gibi koktuğuna' işaret etti.Kuyrukluyıldızın yaklaşık 10 kilometre yakınında turlayan Rosetta, ROSINA sensörüyle gök cisminden yükselen gazları analiz etti. Kuyrukluyıldızların ana bileşenleri olan su ve karbondioksitin yanı sıra, çürük yumurta kokusu saçan hidrojen sülfit, kedi veya at idrarı gibi koku saçan amonyak ve formaldehit tespit edildi. ESA ayrıca, sirke benzeri koku saçan sülfür dioksitin de kuyrukluyıldızdan saçılan gazlarda yer aldığını belirtti.Bilim insanları, Dünya'dan 450 milyon kilometre ötedeki donmuş buz ve karbondioksit parçası halindeki kuyrukluyıldızın gaz saçmasını şaşırtıcı bulurken, astronomi dünyası ilk kez bir kuyrukluyıldızı koklamayı başardı. Gökbilimciler, 67P'nin fiziksel ve kimysal analizleri sayesinde Güneş Sistemi'nin oluştuğu yaklaşık 4.6 milyar yıl öncesine ait yeni bilgiler elde edileceğini belirtti.Rosetta, 'koku alma' analizleri öncesinde 67P üzerinde 'Keops' adı verilen piramit şeklindeki yapıyı görüntülemişti. Uzay aracının, 2015 sonuna kadar görev yapması bekleniyor.Kaynak: Al Jazeera
Meraklısına Özel, Zamanda Yolculuk Konusunu İşlemiş 45 Film
07 Kasım 2014 günü vizyona girecek olan Christopher Nolan filmi Interstellar'ı bekleye dururken zaman yolculuğu temasını tam anlamıyla irdeleyen bir film listesi yapalım dedik. IMDb puanları baz alınarak sıralanmış ve film bilgileri turkcealtyazi.org dan derlenmiştir.
Florida'daki Yerli Kertenkeleler Evrim Geçiriyor
Evrim biyologlarının özellik kayması adını verdiği, örneğine çok az rastlanan bir durum ABD'de ortaya çıktı. Bölgeye özel kertenkelelerin evrimleştiği anlaşıldı.ABD’nin Florida eyaleti adalarındaki yerli kertenkelelerin ayak baş parmaklarının, sadece 15 yıl gibi kısa bir süre içinde evrimleşerek büyüdüğü ve ayaklarında daha fazla yapışkan pul oluştuğu belirlendi.Bölgede araştırma yapan bilim adamları, adalarda yaşayan yeşil renkli California anolü türü kertenkelelerin ayaklarında, evrimleşme için son derece kısa bir süre olarak kabul edilen 15 yıl içinde büyük değişiklikler meydana geldiğini ortaya koydu.Kökeni Küba olan kahverengi anol türü kertenkelelerin istilasına uğrayan adalardaki yeşil anollerin ayak baş parmaklarının anormal ölçüde geliştiğine, ayrıca ayaklarındaki yapışkan pulların sayısında da olağandışı bir artış görüldüğüne dikkati çeken araştırmacılar, bunun evrim biyologlarının türlerde özellik kayması olarak adlandırdığı durumun son derece az rastlanan örneklerinden biri olduğuna işaret etti.Özellik kayması durumuna verilen en klasik örnek, evrim teorisinin kurucusu Charles Darwin’in Galapagos adalarında iki tür ispinoz kuşu üzerinde yaptığı çalışmalar olarak gösteriliyor. Darwin, söz konusu çalışmalarında ispinoz kuşlarının gagalarında, farklı yiyecek kaynaklarına uyum sağlamalarına bağlı olarak değişiklikler meydana geldiğini delilleriyle ortaya koşmuştu.Texas Üniversitesi’nden Yoel Stuart başkanlığındaki araştırmacılar tarafından yapılan çalışma, Texas Üniversitesi’nin internet sitesinde yer aldı.Araştırmacılar, kahverengi ve yeşil anol türleri arasında, aynı çeşit besin kaynakları ve sahaları elde etmek için yaşanan rekabetin yeşil anol türünde görülen adaptasyonu açıklayabileceğini belirtti.Yeşil anol türünde gözlenen evrimleşmenin beklenmesine karşın bu kadar hızlı olmasının şaşırtıcı olduğunu ifade eden Stuart, yerli türlerin birkaç ay içinde daha yüksek tüneklere yerleşmeleriyle başlayan sürecin sonunda, kertenkeleler için 15 yıl olan 20 nesillik bir evrede ayak parmakları daha büyük hale gelen yeşil anol türünün, ayaklarındaki yapışkan pulların sayısında da artış görüldüğüne dikkati çekti. Stuart, bunun boy ortalamasının 1,62 metre olduğu bir bölgede boy ortalamasının 20 nesil sonra artarak 1,93 metreye ulaşmasına benzer bir değişiklik olduğuna işaret etti.Her iki türün de erişkinlerinin diğer kertenkele türlerinin yavrularını yiyerek beslenmesinin, söz konusu evrimleşmenin nedeni olabileceğini belirten Stuart, “Yani, eğer bir yavruysanız diğer türün erişkinine yem olmamak için hızla ağaçların tepesine tırmanmaya ihtiyaç duyarsınız. Daha büyük bir ayak başparmağınızın olması durumunda bunu, bu özelliğe sahip olmayan türe göre daha iyi yapabilmeniz belki de mümkündür” dedi.Kaynak: AA
Reklam
Tıp Tarihinde İlk Kez Durmuş Kalbin Nakli Yapıldı
Avustralyalı doktorlar bir ilki gerçekleştirerek durmuş bir kalbi hastaya nakledip hayata döndürdü. Sydney’s St Vincent’s Hospital ve Victor Chang Cardiac Research Institute tarafından geliştirilen yeni bir teknik sayesinde 20 dakika boyunca atmayan kalbi tekrar hastaya nakledip çalıştırmak mümkün hale geldi.Bugüne kadar sadece beyin ölümü gerçekleşen ancak kalbi atmaya devam eden hastaların kalp nakli yapılabiliyordu. Üç hastanın durmuş kalplerini naklettiklerini açıklayan doktorlar, iki hastanın iyileştiğini diğer hastanınsa yoğun bakım ünitesinde olduğunu belirtti. Avustralyalı doktorlar bu yeni teknik sayesinde organ nakli alanında daha fazla ilerlenebileceğini söyledi.Milliyet
Reklam
DNA'nın Karanlık Leydisi "Rosalind Franklin" Hakkında Bilinmeyen 10 Gerçek
etiket
Rosalind Elsie Franklin 25 Temmuz 1920’de Londra’da doğmuştur. DNA, virüs, kömür ve grafitin yapılarının anlaşılmasında büyük katkılarda bulunan İngiliz biyofizikçi ve kristallografçıdır. En çok Watson ve Crick'in DNA'nın yapısını keşfetmelerinden önce yaptığı X-ışını kırınımı çalışmalarıyla ve öne sürdüğü hipotezlerle tanınmıştır.
İşte Gerçek Lazer Silahı!
Filmlerdeki lazer silahları fiziği yok sayan teknolojik ekipmanların başında gelir: ışıktan daha yavaş hareket eden ve açık havada rahatlıkla görünebilen lazer ışınları atarlar. Polonyalı araştırmacılar ise gerçek bir lazer silahının nasıl olabileceğini çektikleri bir video ile gösterdiler. Normal bir kameranın ışığı izleme imkanı olmadığı için yüksek hızlı çekim yapabilen bir kamera kullanan bilim adamları ayrıca iyonizasyonu göstermek için yolun yarısına da su buharı yerleştirdiler. Kullandıkları tekniğin ilerde hava kirliliğini ölçmek amacıyla kullanılabileceğini söyleyen bilim adamlarının çektikleri videoyu aşağıdan görebilirsiniz.
Reklam
Akademik Personele Müjde!
Üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri ile araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutmanlar, uzmanlar, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacılarına yeni haklar getiren Yükseköğretim Personel Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa madde eklenerek, düzenlenen tasarıyla, profesör, doçent ve yardımcı doçent kadrosunda bulunanlara brüt aylık tutarının yüzde 100'ü, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutman ve uzman, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacıları kadrosunda bulunanlara ise yüzde 115'i oranında her ay Yükseköğretim Tazminatı ödenecek.Bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte proje, araştırma, yayınlar ile aldıkları ödüller esas alınarak hesaplanacak olan yıllık akademik teşvik puanları ile orantılı olarak da Akademik Teşvik Ödeneği verilecekFırat KESKİNKILIÇ  - DHA
NASA Uzay Araçlarını Uzaya Nasıl Hazırlıyor?
Gördüğünüz fotoğraf James Webb Uzay teleskopunun NASA'nın Goddard termal vakum odasına indirilken çekilmiş. Bu oda içerisinde NASA cihazları uzayda karşılaşacakları çetin şartlara maruz bırakarak test ediyor. Bu devasa odanın havası vakum pompaları ile boşaltılıyor ve sıvı nitrojen, sıvı helyum gibi aracılarla odanın soğukluğu 40 kelvin'e kadar soğutulabiliyor. 0 Kelvin'in mutlak sıfır olduğunu hatırladığımızda bunun oldukça düşük bir sıcaklık olduğunu anlayabilirsiniz. James Webb Uzay teleskopu bu soğukluğun içinde tam 116 gün başarıyla kalabilmiş.
Reklam
PEN Şiir Ödülü, Afşar Timuçin'in Oldu
PEN Türkiye Yönetim Kurulu, 2015 PEN Şiir Ödülü'nün bir şükran ifadesi olarak Afşar Timuçin'e sunulacağını açıkladı.www.pen.org.tr adresinde yayınlanan bildiride şu ifadeler yer aldı: 'Prof. Dr. Afşar Timuçin şiir, öykü, roman ve felsefe alanlarındaki eserleri ile seçkin bir düşünür, şair ve yazarımızdır. Felsefe, bilim, edebiyat ve demokrasi değerlerinin ağır saldırı altında olduğu günümüzde Timuçin'in önemi daha da belirgindir. Seçkin aydınımız Afşar Timuçin çevirileri ile de önemli katkılar sağlamıştır. 2015 Dünya Şiir Günü Bildirisi Afşar Timuçin'in kaleminden çıkacak, ödül töreni İstanbul'da Dünya Şiir Günü etkinliğimizde yapılacaktır.Timuçin Konak Belediyesi Uluslararası Şiir Festivali'nin Onur Konuğu olacaktır.'PEN Türkiye Yönetim Kurulunda şu isimler yer alıyor: Tarık Günersel (Başkan), Halil İbrahim Özcan (İkinci Başkan), Sabri Kuşkonmaz (Genel Sekreter), Zeynep Oral (Uluslararası İlişkiler Sekreteri), Tülin Dursun (Sayman), Mario Levi (Üye), Haydar Ergülen (Üye)
Reklam
Eğitim Sistemine İlginç Bir Eleştiri: İnsanın Maymuna Karşı Savaşı
Belçika’nın Radio 1 kanalı tarafından eğitim sistemini eleştiren bir video olay yarattı.1 Eylül’de başlayan okul sezonu için özel bir yayın dizisi hazırlığı yapan Belçikalı radyo kanalı Radio 1; kalemler, çantalar ve diğer okul gereçleri için başlatılan reklam bombardımanına inat, ülkenin eğitim sistemini sorgulayan bir kampanya başlattı.Kampanyanın reklam filmi için hazırlanan düzenekte katılımcılardan dar, uzun ve şeffaf bir boru içerisine yerleştirilen bir yer fıstığını çıkarmaları isteniyor. Masayı ya da boruyu hareket ettirme şansı olmayan katılımcılar tam başarısızlıklarını kabul edip çekilmeyi düşündüklerinde ise kendilerine bir maymunun aynı düzenekle nasıl başa çıktığını gösteren bir video izlettiriliyor. Şaşkına dönen kullanıcılar hemen arkalarındaki küçük masada yer alan şişeyi fark ettiklerinde ise suyun kaldırma gücü gibi temel bir bilginin neden o ana kadar akıllarına gelmediği düşüncesi ile baş başa kalıyor.Radio 1, kampanyası ile tüm çevreleri tartışmaya katılmaya çağırıyor. Kanal yayın dizisiyle, “okulda gerçekten doğru şeyleri mi öğreniyoruz?” sorusunun yanıtını arıyor.
Akıllı Telefona İhtiyaç Duymayan Akıllı Saat
Ödüllü müzisyen ve teknoloji girişimcisi Will.i.am, geçen hafta Çarşamba günü San Francisco’da düzenlenen Salesforce Dreamforce konferansında sahneye çıkarak Puls isimli akıllı saati tanıtmıştı. Will.i.am bu saat ile teknoloji sektöründe kredibilite kazanmayı da umuyor.Cihaz iki inç genişliğinde ve saatten çok bir kelepçeye benziyor. Diğer akıllı saatlerin aksine bu akıllı saat bir akıllı telefona ihtiyaç duymuyor. Kendi içerisinde hücresel ağa sahip olan saat ile arama yapılabiliyor, yazılı mesaj yazılabiliyor, sosyal ağlara bağlanılabiliyor, haritada konum bulunabiliyor ve tabi ki müzik dinlenebiliyor. Android işletim sisteminin güç verdiği dokunmatik ekrana sahip saatin, Android Wear ve Apple Watch gibi sesle aktive edilen Aneeda isimli dijital asistanı da bulunuyor.Will.i.am cihazın donanımsal detaylarını şimdilik vermese de akıllı saat içerisinde Qualcomm Snapdragon çip barındırıyor ve yaklaşık 5 saate kadar pil ömrü sunuyor. Bu da saatin günde en az bir kez şarj edilmesi gerektiği anlamına geliyor. Saatin fiyatı ve ne zaman piyasaya sürüleceği de henüz belli değil. Ancak Will.i.am The Wall Street Journal’a verdiği demeçte saatin ABD’de AT&T ve İngiltere’de O2 operatörleri üzerinden satışa sunulacağını söyledi.Konu kredibiliteye geldiğinde ise Will.i.am Silikon Vadisi’nde dikkat çekmiyor ya da birlikte çalışabileceği yetenekli kişiler ve şirketler bulmuyor değil. Kendisi Intel’in yaratıcı inovasyon direktörü olarak zaten birkaç yıldır teknoloji sahnesinde yer alıyor. i.am.plus isimli bir teknoloji şirketi de kurmuş olan Will.i.am bu şirket üzerinden 300 dolarlık iPhone kılıfları satıyordu. Will.i.am kendisinin teknoloji sektöründe kredibilite istemesinin nedeni olarak da eskiden yaşadığı mahallenin çocuklarının saygısını kazanmayı istemesini gösteriyor.Evet, Los Angeles’taki Boyle Heights mahallesinde bulunan okulları ziyaret ettiğinde will.i.am öğrencilere ünlü bir repçi ya da atlet olmayı hayal etmeleri yerine sonraki Bill Gates olabileceklerini hayal etmeleri tavsiyesinde bulunuyor. Will.i.am çocukların genellikle kendilerini ciddiye almadıklarını da sözlerine ekliyor. Özellikle kendisinin servetini kotlama yerine sahne sanatından elde ettiği düşünüldüğünde.Will.i.am röportajda şunları da söyledi: “Şehirlerdeki çocukları bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi dallara ilgili duymaları için cesaretlendiriyoruz. Ancak bu zor bir durum çünkü çocukları bu alanlarda kendilerine gerçekten örnek alabilecekleri bir model göremiyor. Ya da bu dallarda eğitim gördüklerinde nereye ulaşacaklarını bilmiyorlar. Bu nedenle çocuklara bilgisayar bilimlerine ilgi duymaları tavsiyesinde bulunduğumda ve kendimde bu alanda olmadığımda durum da daha zorlaşıyor.”Ancak Will.i.am, akıllı saat Puls’un bu duruma yardımcı olacağını savunuyor.Will.i.am sözlerine şu şekilde devam etti: “Bu benim için başlangıç ve daha da önemlisi bunun arkasında bir amaç var. Böylece aynı yerden geldiğim çocuklara bu girişimi göstererek bir kanıt gösterebileceğim. Sadece vizyonunuz olmalı ve etrafınızda bu tarz işleri yapabilecek hayret verici yeteneklere sahip kişiler olmalı.”WSJ
3 Boyutlu Yazıcı ile Üretilen Kalp Bir Bebeğin Hayatını Kurtardı
Cerrahlar, 2 haftalık bir bebeğe yapılması gereken kalp ameliyatı için 3 boyutlu yazıcı teknolojisinden faydalandı.New York’ta bulunan Morgan Stanley Çocuk Hastanesi‘nde bir ilk yaşandı. Oldukça zor ve tehlikeli bir kalp ameliyatını gerçekleştirmek için cerrahlar, minik bebeğin, normalden oldukça farklı gelişmiş olan kalbinin MRI ile taranmış görüntüsünü kullanarak kalbin 3 boyutlu yazıcı ile basılmış bir kopyasını üretti. Bu karmaşık ve zor ameliyat için üretilen kopyalanmış kalpten yararlanan doktorlar, 3 boyutlu yazıcı ile üretilmiş kalp üzerinde çalışarak ameliyat stratejilerini belirledi.Ameliyatı yapan doktorlardan Dr. Emile Bacha yerel medyaya yaptığı bir ropörtajında, “Bebeğin kalbinde görmeye alışık olmadığımız şekilde delikler bulunuyordu. Ayrıca kalbin çeperi de oldukça farklı bir formasyonda görünüyordu” dedi ve ekledi, “Önceden yapılan bu tip ameliyatlarda, kalbi durdurup içine bakar ve ne yapmamız gerektiğine karar verirdik. Bu yeni teknikle, sanki önümüzde tüm ihtimalleri gösteren bir yol haritası var. Bebeğin kalbinde bulunan tüm anormallikleri tek bir operasyon gerçekleştirerek düzelttik.”Bu başarılı ameliyatın gerçekleşmesini sağlayan proje, Connecticut’lı bir yardım kuruluşu olan Matthew’s Hearts of Hope tarafından desteklendi. İlerleyen zamanlarda buna benzer daha fazla operasyonu destekleyeceklerini söyleyen kuruluşun kurucusu Marie Hatcher, “Teknolojinin bu şekilde kullanılmış olması, karmaşık veya bozuk kalp anatomisine sahip bebekler için eski kuralları değiştirecek bir gelişme” diyor ve ekliyor,. “Normalde ameliyatı yapacak doktorun kalbi ilk gördüğü an göğsün kafesinin açılmasından sonra oluyordu. Ancak şimdi durum değişti. Artık ameliyata başlamadan önce kalbin üç boyutlu yazıcı ile üretilmiş kopyası üzerinde planlarını ve stratejilerini belirleyebiliyorlar.”Klasik yöntemlerle yapılan bu tip ameliyatlarda bebeğin veya çocuğun kalbi üzerinde yapılan her türlü işlemin kalbe zarar verme ve geri dönülemez sonuçlara yol açma riski varken, 3 boyutlu yazıcı teknolojisinin sağlık alanında kullanılmasıyla bu risk minimuma indirilmiş oldu. Amerika’da 3 boyutlu yazıcılar ile ilgili bir çok alanda olduğu gibi sağlık alanında da çok ciddi projeler üretiliyor ve çalışmalar yapılıyor. Üniversitelerin araştırmaları bir insan kalbinin “neredeyse” aynısını bu teknoloji ile üretebilmeye başladı. Amerika Savunma Bakanlığı sağlık alanında yapılan bu başarılı projelere ilgi duyduğunu ve bu projeleri yakından takip ettiğini açıklayarak aslında 3 boyutlu yazıcı teknolojisinin insanlığın geleceği için ne kadar önemli olduğunu da doğrulamış oldu.
Reklam