onedio
Kanserden Korunmanın 12 Yolu
Kanser, kaçınılmaz bir kader olmak zorunda değil. Bilim insanları kesin olarak hastalığın tetikleyicilerini biliyor. Herkes en büyük tehlike olarak görülen kansere karşı bir şeyler yapabilir.
Tarihten 15 Ürkütücü ve İlginç Deney
Bilim adamları deneyleri ile bilime birçok katkı sağlamış olsalar da zaman zaman bu işi psikopatlığa kadar götürmüşlerdir. İşte o akıllara zarar deneylerden bazıları;
Şehirler Arası Yolculuk Yapanların İyi Bildiği 20 Durum
Yolculuk 20 saat de sürse, 3 saat de sürse otobüsle yolculuğun bir raconu, değişmeyen aksiyonları var. Huzuru şehirler arası yolculukta bulanlar da zorunlu seyahat edenler de bu durumları artık ezbere biliyorlar. Sizler için bir özet geçtik, yorumlarda siz de tespitlerinizi yazarsanız çok memnun oluruz.
'Kıyamet Kasası'na Ağaç Tohumları Gönderildi
Norveç'in kıyamet senaryolarına karşı yüz binlerce tarım ürününe ait tohum sakladığı Svalbard Kasası'na, en son olarak ağaç tohumları gönderildiği belirtildi. Kasaya bu hafta içinde domates tohumları gönderilecek.Dondurulmuş tohumlar saklayan ve doğal afetlerin yanı sıra nükleer patlamalara karşı da dayanıklı olan Svalbard Kasası, ilk ağaç tohumu numunelerine kavuştu. Norveçli yetkililer, 2008'de açıldığından bu yana 840 bin farklı gıda ürününe ait tohum içeren kasaya Norveç ve Finlandiya'ya ait çam ağaçlarının tohumlarını da ekledi.Finlandiya Doğal Kaynaklar Enstitüsü'nden (Luke) Mari Rusanen, yapılan çalışmanın orman ağaçlarına ait genleri korumak adına önem taşıdığını belirtti. Rusanen, spesifik genleri veya genotipleri korumak yerine doğal genetik çeşitliliği koruma altına almaya çalıştıklarını söyledi.BBC'ye açıklama yapan Dr. Rusanen, 'kıyamet kasası' olarak da adlandırılan Svalbard Kasası'nın doğal afet veya insan eliyle yaşacak bir yıkıma karşı koruma sağladığını ifade etti. Kasanın ortaya çıkma amacının buna rağmen bir kıyamet senaryosu olmadığını belirten Rusanen, 'tohumların gelecekte ortaya çıkabilecek genetik çeşitliliğini kontrol altında tutmak için fırsat sunduğunu' söyledi.Pinus sylvestris ve Picea abies ağaçlarına ait tohumların Finlandiya ve Norveç'teki ormanlardan toplandığı belirtildi. Ağaç tohumları, İslandinav ülkelerinden getirilen ilk ağaç numunelerini temsil ediyor.Rusanen ve diğer araştırmacılar, ağaçların ekonomik, ekolojik ve sosyal öneminin çok büyük olması nedeniyle korunmaya ihtiyaç duyduğunu belirtti.Yüz binlerce gıda saklanıyorSvalbard Kasası'na yakın zamanda konan tohumlar arasında soya fasulyesi, arpa, mercimek, süpürge darısı gibi ürünler bulunuyor. ABD'den getirilen tahıl ürünlerinin yanı sıra, Afrika'dan getirilen en az 2500 pirinç türü de Svalbard'a en son eklenen gıdalar arasında bulunuyor. Svalbard'a bu hafta içinde beş tanesi Galapagos Adası'ndan gelmek üzere 14 domates türü yerleştirilcek.Norveç ve Kuzey Kutbu arasında yer alan takımadalardan birinde kurulan Svalbard Kasası, 12 ayda inşa edildi. 7.5 milyon dolara mal olan yeraltı kasası, dünyanın gıdası için en büyük ve en güvenli yer olarak kabul ediliyor.Kaynak: Al Jazeera
İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Kulübü 3. Psikoloji Günleri 'Travma'
İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Kulübü'nün bu yılüçüncüsünü düzenlediği ''Psikoloji Günleri'', 20-21 Şubat 2015 tarihlerindeüniversitemizin Sütlüce Kampüsü'nde gerçekleşti. 3.Psikoloji Günleri'nealanında uzman 12 konuşmacı ve 500'e yakın misafir katıldı. Teması ''travma''olan bu Psikoloji Günleri'nde uzman konuşmacılarla ülkemizde yaşanan songelişmeleri tartışma fırsatı elde edildi. Türk Psikologlar Derneği'nin Soma'daçalışan ekibinden isimlerle Soma faciasının konuşulduğu panel, en ilgiyledinlenen ve belki de doğru bilinen yanlış şeylerin öğrenilerek en çok şaşırılanoturumlardan biri oldu. Yine geçtiğimiz günlerde haberini aldığımız ve bizleribüyük bir kedere boğan Özgecan Aslan da iki gün boyunca konuşulan konulararasındaydı. Bu 3. Psikoloji Günleri de, Özgecan Aslan'a ve katledilmiş bütünkadınlara,artık kadına şiddetin ve seksist söylemin hakim olmadığı bir dünyadayaşamak temennisiyle ithaf edildi.Bu yazıyı, İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Kulübü Yönetim KuruluÜyeleri, her bir oturumdan akıllarında kalanları kendi yorumlarını da kataraksizlerle paylaşmak için hazırladılar.
Reklam
Kuantum Kimyagerliğinden Dünyanın En Güçlü Kadını Olmaya Uzanan, Merkel'in İlgi Çekici Hayatı
Dünyanın en güçlü kadını, doktorasını kuantum fiziği üzerine yaptı, Avrupa'daki en zengin ekonomilerden birini yönetiyor ve Avrupa'daki ekonomik alanda tam bir borsa simsarı. Almanya'nın Angela Merkel'i, tartışmasız kendi partisinin lideri. Parlamentoda üçüncü sırada olan Şansölye olarak, çok az karşıt düşünceyle karşılaşmakta. Merkel baskıcı Doğu Alman rejiminin altında mütevazi bir başlangıç yaptı. Kendi politik akıl hocasını tek başına yendi. Almanya'nın lideri, kendi gibi olan İngiltere'deki Margaret Thatcher gibi olmalı dedi. Ki Thatcher'ın da bilim alanında yeterliliği vardı.
Reklam
Bu Elbise Ne Renk Diyenler İçin;
Sosyal paylaşım sitesinde paylaşılan bir elbisenin rengi olay oldu. İnsanlar elbisenin ya mavi siyah ya da beyaz sarı olduğu konusunda ikiye ayrıldı. Sosyal medyada elbisenin rengi çok konuşuldu. İlk bakışta ekran yanıltması olarak düşünülse de elbiseye aynı bilgisayardan bakan insanlarda farklı renklerde olduğunu söyledi.
10 Madde ile Star Trek'in Efsane Karakteri Mr. Spock'ı Canlandıran Leonard Nimoy
Zamanının çok ötesinde sahnelerle bir neslin 'uzay' anlayışını değiştiren, birçok kişiye dünyanın evrende varolan tek şey olmadığını öğreten efsane dizi Star Trek'in en unutulmaz karakteri Mr. Spock dün sabah saatlerinde hayata gözlerini yumdu.Bizler onu aralıksız olarak oynadığı uzay aracı düğmeleri, dizide uzay hakkında yaptığı ilginç yorumlar ve orta parmağı ile yüzük parmağını ayırarak verdiği selam ile asla unutmayacağız!
Yaşayan En Zeki İnsanlardan Olan Stephen Hawking'den Alıntılanmış 11 Söz
etiket
21 yaşında Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) tanısı konuluğunda, doktorlar Stephen Hawking'in yalnızca birkaç sene yaşayabileceğini düşünüyorlardı. Fakat teorik fizikçi Stephen Hawking, bu iddiayı boşa çıkardı. Kendisi şu an 73 yaşında. Bunun yanında, hayatının konu edildiği Theory of Everything (Her Şeyin Teorisi) isimli filmde kendisini canlandıran Eddie Redmayne 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülüne layık görüldü. Günümüz bilim dünyasına damga vurmuş bu bilim dehası Stephen Hawking'in sözlerini paylaşacağız sizlerle.
Reklam
Bursa 13. Kitap Fuarı'nın Etkinlik Programı Açıklandı
TÜYAP Bursa Fuarcılık tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile bu yıl 13. kez kapılarını açmaya hazırlanan Bursa Kitap Fuarı, 14-22 Mart tarihleri arasında kitapseverleri konuk edecek. Aralarında İlber Ortaylı, Gülten Dayıoğlu, Can Dündar, Doğan Hızlan, İnci Enginün, Deniz Kavukçuoğlu, Hakan Bıçakcı, Doğu Yücel, Zeynep Oral, Ahmet Şık, Buket Uzuner, Yalvaç Ural, Bengi Semerci, Yekta Kopan, Hakan Akdoğan ve Üstün Dökmen’in de bulunduğu pek çok değerli yazar, şair ve bilim insanı fuar süresince okurlarıyla buluşacak. 300 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirilecek Bursa Kitap Fuarı'nda dokuz gün süresince söyleşi, panel, şiir dinletisi ve çocuk etkinlikleriyle birlikte 80 kültür etkinliği düzenlenecek.  Çanakkale'nin 100. yılıBursa Kitap Fuarı, Çanakkale Zaferi’nin 100. yılını çeşitli etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Uluslararası basında Çanakkale Zaferi’nin yansımaları üzerine Timaş Yayınları tarafından “Yüzyıl Öncesinde Dünya Medyasında Çanakkale Savaşları Sergisi” düzenlenecek ve fuar boyunca çeşitli paneller gerçekleştirilecek. Haldun Taner 100 yaşındaTürk tiyatrosunun önemli ismi Haldun Taner’in 100. yaşı Bursa Kitap Fuarı’nda çeşitli etkinliklerle kutlanacak. 14 Mart Cumartesi günü Haldun Taner’in öykücülüğü Doğan Hızlan, Yavuz Ekinci ve Faruk Duman’ın katılımıyla ele alınacak. 21 Mart Cumartesi günü düzenlenecek Haldun Taner’in yaşamı, eserleri, tiyatrosu ve her yönüyle ele alınacağı panele ise eşi Demet Taner, Zeynep Oral, Ömer Naci Topçu ve Kazım Güçlü konuşmacı olarak katılacaklardır. Nilüfer Belediyesi Kent Konseyi Okuma Grubu tarafından 15 Mart Pazar günü Haldun Taner’in “Timsah” oyunu okunacak.TÜYAP tarafından, tasarımını Sadık Karamustafa’nın üstlendiği bir sergi de düzenlenecek. 'Haldun Taner 100 Yaşında- Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım' sergisinde yazarın yaşamı, fotoğrafları, aile albümü ve eserlerinden metinler okurlarla buluşacak. Yayınlama özgürlüğü yolundaTürkiye Yayıncılar Birliği tarafından TÜYAP’ın da destekçilerinden biri olduğu “Avrupa Birliği’ne Giriş Sürecinde Yayınlama Özgürlüğü Alanında Farkındalık Yaratma” projesi kapsamında 15 Mart Pazar günü düzenlenecek “Yayınlama Özgürlüğü Yolunda” paneline Buket Uzuner, Ahmet Şık, Turhan Günay ve Fatih Erdoğan konuşmacı olarak katılacak. Müzeyyen Senar’ın ardındanYakın zamanda kaybettiğimiz Müzeyyen Senar da doğum yeri Bursa’da bir panelle anılıyor. Sanatçının biyografisini yazan Radi Dikici’nin konuşmacı olarak katılacağı söyleşide Müzeyyen Senar’ın yaşamı ve eserleri kitapseverlerle paylaşılacak. Edebiyatımızda Mehmet KaplanTürk edebiyatına önemli katkıları bulunan akademisyen, eleştirmen Mehmet Kaplan, 100. yaşında 14 Mart Cumartesi günü bir panelle Bursa'da anılıyor. İnci Enginün, Zeynep Kerman, Kelime Erdal’ın konuşmacı olarak katılacakları ve Alev Sınar Uğurlu’nun yöneteceği panelde Mehmet Kaplan’ın Türk edebiyatına katkıları ele alınacak. Kadına yönelik şiddete karşı durabilmekBursa Kitap Fuarı’nda Avukat Hülya Gülbahar ve Hürriyet Gazetesi Aile İçi Şiddete Son Kampanyası Koordinatörü Neşe Hacısalihoğlu’nun konuşmacı olarak katılacakları panelde Kadına Karşı Şiddete Karşı Durabilmek hukuki ve pratik boyutlarıyla ele alınacak.Girişin ücretsiz olduğu fuar her gün 10.00-19.30 saatleri arasında (22 Mart 2015 tarihinde saat 19.00’da sona erecek) ziyaret edilebilir.Sabitfikir
Mr. Spock Hayatını Kaybetti
Uzay Yolu film serisinde oynadığı Mr. Spock rolüyle tanınan ABD'li oyuncu Leonard Nimoy, 83 yaşında hayatını kaybetti.Aktörün oğlu Adam Nimow yaptığı açıklamada babasının Los Angeles'ta kronik akciğer hastalığından vefat ettiğini açıkladı.Nimoy uzun yıllar aktör ve yönetmen olarak çalışmıştı.Ancak kendisini üne kavuşturan rolü, kültürel bir fenomen haline gelen Uzay Yolu filmindeki Mr. Spock rolüydü.Bilim kurgu film serisi Uzay Yolu'nda yer alan Nimoy, uzay gemisi Atılgan'ın ikinci kaptanı rolüyle sinema tarihinin unutulmaz karakterlerinden biri olmuştu.BBC Türkçe
Reklam
Savcı: 'Ergenekon Terör Örgütü' Diye Bir Örgüt Yok
Savcı, bu tespiti 5’i Profesör ünvanlı 8 sanığın, “Ergenekon Silahlı Terör Örgütüne üye olmadan yardım etme” suçlamasıyla yargılandığı davada yaptı. Ortada mahkeme kararıyla tespit edilmiş silahlı terör örgütü olmayınca, ona yardım etmenin de mümkün olamayacağını belirten savcı 15’er yıl hapis istemiyle yargılanan sanıkların tamamının beraat etmesini istedi.CHP Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın “Ergenekon” davası kapsamında tutuklu bulunduğu sırada İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde tedavi görürken taburcu edilmesine yönelik hazırlanan heyet raporunun işleme konulmayarak gizlendiği iddiasıyla, 5’i profesör toplam 8 enstitü çalışanı hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmadan yardım etme” suçundan açılan davada, savcı mütalaasını verdi, tüm sanıklar için beraat kararı verilmesini istedi.PROFESÖR ÜNVANLI SANIKLAR DURUŞMADA EKSİKSİZ HAZIR BULUNDUİstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuksuz sanıklar, Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Erhan Kansız ve Prof. Dr. Nuh Nazmi Gültekin ve Muhammet Lütfullah Hüsrev ile avukatları hazır bulundu. Diğer sanıklar Şengül Ari, Hatice Sezer Karcıer ile Erkan Özhun ise katılmadı.SAVCI İDDİALARI HATIRLATTIDuruşma Savcısı Sait Kunt, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Savcılık mütalaasında, Mehmet Haberal’ın “Ergenekon” soruşturması kapsamında 17 Nisan 2009 tarihinde tutuklandığını, cezaevine sevk edildiğini ve aynı gün rahatsızlanarak önce Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne ardından da İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’ne nakledilerek tedavisinin başlatıldığı hatırlatıldı. Mütalaada, “Daha sonra yapılan araştırmada bu kişinin bir süre sonra taburcu edilmesine yönelik heyet raporu düzenlendiği halde bu rapor işleme konulmayarak saklandığı ve daha sonra farklı tarihlerle yatarak tedavisinin hayati öneme haiz olduğunu gösterir raporlar düzenlendiği” belirtildi. Mütalaada,Haberal’ın sağlık durumuna ilişkin düzenlenen raporun, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden ve Adli Tıp Kurumu’ndan gizleyen yetkililer hakkında yapılan suç duyurusu üzerine Kardiyoloji Enstitüsü görevlileri hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi. Heyetin, raporun kamuoyunda duyulmasının ardından, Haberal ile ilgili yeni raporlar düzenleyerek Adli Tıp Kurumu’na sevkini önlemeye yönelik yeni raporlar hazırladıkları ancak Adli Tıp heyetince yapılan incelemeler sonucu Haberal’ın Kardiyoloji Enstitüsü’nden taburcu edilerek cezaevine konulduğu anlatıldı. Mütalaada, İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü’nde sağlık durumu ile ilgili kanaat bildirme ve karar vermeye yetkili kişilerden ana bilim dalı başkanı Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Enstitü Müdürü Prof. Dr. Erhan Kansız, Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr. Hatice Sezer Karcıer, servis doktoru Nuh Nazmi Gültekin ile Mehmet Haberal’ın refakatçisi olduğu belirtilen Muhammet Lütfullah Hüsrev ile hareket ettiği belirtilen Erkan Özkum ve bu kişilerle ilgili işbirliği halinde olduğu belirtilen servis hemşiresi Şengül Ari’nin terör örgütüne üye olmaksızın bilerek yardım ettikleri iddiasıyla cezalandırılmalarının talep edildiği belirtildi.SAVCI: ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN VARLIĞI MAHKEME KARARIYLA TESPİT EDİLMEDİYaşanan sürecin anlatıldığı mütalaanın sonuç kısmında, “Ergenekon silahlı terör örgütünün varlığının herhangi bir mahkeme kararıyla sabit olmadığı ve bugün itibariyle de kapatılan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararının temyiz aşamasında bulunduğu, herhangi bir idari kararla bir yapının silahlı terör örgütü olarak adlandırılmasının mümkün olmadığı ve bu örgütün ilk kez belirtilen dosyada örgüt olarak adlandırıldığı” belirtildi.“OLMAYAN ÖRGÜTE YARDIM DA EDİLEMEZ”Bu itibar ile suç tarihinde mahkeme kararı ile sabit olan bir örgüt yapısından bahsedilemeyeceğinin vurgulandığı mütalaada, sanıkların örgüte yardım etmelerinin fiilen mümkün olmadığı, öğretim üyesi ve kamu görevlisi olan şüphelinin eylemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunması halinde bu eylemlerinin görevin kötüye kullanılması olarak değerlendirilebileceği belirtildi.“SANIKLAR BERAAT ETSİN”Dosyada öğretim görevlisi ve kamu görevlisi olan kişiler ile ilgili olarak görevi kötüye kullanmak açısından da herhangi bir ön soruşturma sonucu davanın açılmadığına dikkat çekilerek, “Tüm sanıkların silahlı terör örgütüne üye olmadan yardım etme suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verimesine kamu adına talep olunur” denildi.Mütalaanın okunmasının ardından savunma yapan sanıklar ve avukatları mütalaa doğrultusunda beraatlerini talep etti. Mahkeme heyeti oy birliği ile dosyanın incelenmesi üzere duruşmayı erteledi.İddianamede, şüpheliler Prof. Dr. Zerrin Yiğit, Prof. Dr. Cengiz Çeliker, Prof. Dr.Erhan Kansız, Prof. Dr. Hatice Sezer Karcıer, Prof. Dr. Nazmi Gültekin, Erkan Özhun, Songul Arı ve Muhammet Hüsrev’in “silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi isteniyor. DHA
Reklam
Görme Engellilerin Gördüğü Tamamen Karanlık Mıdır?
Genelde görme engellilerin tam bir karanlık deneyimledikleri varsayılır. Ama benim kişisel deneyimim bu varsayımdan oldukça uzak.Görme engelli birinin şimdi kuracağım cümleyi kurması garip gelecek bunu biliyorum. Ama insanlar bana en çok neyi görmeyi özlediğimi sorduklarında, cevabım 'karanlığı' oluyor.Açıklamama izin verin. Ben görme yeteneğini tamamıyle yitirmiş az sayıda insandan biriyim. Tamamen körüm. Tamamen.Görme yetimi 31 sene önce, yanlış yapılmış bir ameliyat neticesinde kaybettim ve görme engelli olduğumu belgeleyen kağıtta hiç bir şekilde ışığı algılayamaz yazıyor.Işığın ortadan kalktığı bir durumda yapılacak olan mantıksal varsayım, kişinin tamamen karanlıkta kalacağıdır. Eğer yorganın altına girerseniz, hiçbirşey göremezsiniz. Gözlerinizi kaparsanız herşey siyaha döner. O zaman kör, eşittir siyah? Mantıklı geliyor değil mi? Değil.Her ne kadar gözlerimle beynimin bağlantısı kesilmiş de olsa, dünyam siyaha dönüşmüş gibi değil.Körlük ve karanlıkla ilgili tüm metaforlar, benzerlikler ve edebiyatın bitmesi gerek aslında. Gördüğüm şey karanlık değil çünkü. Hatta tam tersi.Peki, 3 boyutlu teknikolor görüş kaybolduğunda yerine ne gelir? Cevap, en azından benim durumumda, ışık. Çok fazla ışık. Parlak, rengarenk, sürekli değişen ve sıklıkla dikkat dağıtan, ışık.Nasıl anlatsam. Denemeye çalışayım. Şu anda koyu kahverengi bir zemin üzerine, önde ve merkezde turkuaz ışıldamalar var. Hatta şu anda yeşile dönüştü. Şu anda üzerinde sarı benekler olan parlak maviye ve tüm manzarayı kaplama tehlikesi gösteren turuncu da var.Görüşümün geri kalan kısmında ezilmiş geometrik şekiller, karalamalar ve bulutlar ve ben tarif edemeden değişiyorlar. Bir saat sonra gelin, bambaşka olacaklar.Tüm bu dağınıklıktan kaçmak için gözlerimi kapatsam, birşey değişmiyor. Hiç gitmiyorlar.Karanlığa yakın olan o zamanları özlüyorum. Gece dışarıda yürümek ve sokak lambalarına bakmak, ateş yanan bir odadaki gölgeler, ya da gece vakti babamın arabasının arka koltuğunda eve giderken karanlık sokaklardaki kedilerin gözlerini yakalamak.Kafamın içine yerleşmiş olan havai fişek gösterisi hiç bitmediği için, bu yaşadıklarıma bir tür görsel kulak çınlaması diyorum.Kör olduğumda gözlerimin önündeki bu parlak renk cümbüşünün gözlerimin tekrar görmeye başlama çabası olduğunu düşünmüştüm. Bu bana umut vermişti ve bu duruma hayran oluyordum. Oturup izliyordum onları. Şimdi ise biliyorum ki beynim, kendisine iletilen herhangi bir resim olmadığı için kendisi resimler üretiyor.Görmeyen diğer insanların da benimkine benzer şeyler görüp görmediğini merak ediyorum.BBC Türkçe
Kıbrıs'ı Halatla Türkiye'ye Çeksek Ne Olurdu?
Gün geçmiyor ki coğrafyamızda yeni bir çılgın proje ortaya atılmasın.. Kamuoyunda çok ilgi çeken Türkiye'nin saat yönünde 90 derece döndürülmesi projesinin ardından, şimdi de yavru vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için bir öneri ortaya atıldı! Ekşi Sözlük'te sirmuzzy, Kıbrıs'ı Halatlarla Türkiye'ye Çekelim kampanyasını başlatan isim. Kendisi şöyle belirtiyor;Şimdi biliyorsunuz bu kıbrıs 1000 yıllık sorunumuz. Çok da tehlikeli bir yerde. korumak zor oluyo.En iyisi üst tarafından demir halatlarla bağlayıp Mersin'e doğru çekelim. Tam yolun yarısına kadar çekmişken de güneydekileri bilgilendiririz.*antalya'ya çekmeyelim çünkü orası turist bölgesi.Düzeltme: Bazıları Rumlar bu planı kabul etmez diyo. Merak etmeyin. Biz nota yayınlayınca, onlar tabii ki sabrımızı test etmek istemeyeceklerinden seslerini çıkarmayacaklardır.Projenin geçerliliği nedir, ne kadar bütçe ayrılması gerekiyor? İşte eleştiriler ve görüşler ile Kıbrıs planı!
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Afganistan'ın başkenti Kabil'de Türk Büyükelçiliği'ne ait bir araca düzenlenen intihar saldırısında bir Türk askeri şehit oldu, bir asker yaralandı. Saldırıyı üstlenen Taliban 'Türkleri 'yanlışlıkla' vurduk, hedef ABD'ydi' açıklamasında bulundu...
Gök Bilimciler 'Kozmik Canavar' Keşfetti
Bilim adamları, 12,8 milyar ışık yılı uzaklıkta 'zamanın başlangıcından kalma' bir 'kozmik canavar' buldu.'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmada, 'SDSS J0100+2802' adı verilen kuasarın, şimdiye kadar bilim adamları tarafından uzak evrende gözlemlenen en parlak gökada olduğu belirtildi.Kuasar, şimdiye kadar keşfedilen en büyük kara deliği de içeriyor. Güneş sisteminin de içinde bulunduğu Samanyolu dahil evrendeki tüm galaksilerin merkezinde bir kara delik bulunuyor. Bu kara deliklerden süper sıcak gazlarla çevrili olanlarına 'kuasar' adı veriliyor. Yeni keşfedilen kuasarın olağanüstü parlaklığı, merkezindeki kara deliği çevreleyen gazın son derece güçlü bir biçimde ısınması sonucu ortaya çıkıyor.Pekin Üniversitesi Kavli Astronomi ve Astrofizik Enstitüsü'nden Vu Şüe Bing, Çin, Hawaii, Arizona ve Şili'deki teleskoplar kullanılarak 12,8 milyar ışık yılı uzaklıkta keşfedilen kuasarın Güneş'ten 420 trilyon kez daha büyük ve Samanyolu galaksisinden 40 bin kat daha parlak olduğunu söyledi.Kuasarın bu büyüklüğe, evrenin oluşumuna yol açtığına inanılan 'Büyük Çarpışma'dan sonraki 900 milyon yıl içinde ulaştığı sanılıyor. Bilim adamları, evrenin halihazırda 14 milyar yaşında olduğunu varsayıyor.Bulunan gök cismini 'kozmik canavar' olarak tanımlayan Vu, şunları söyledi:'Bu, gök cisimlerinin parlaklığını ölçerek keşfedilen en büyük kozmik canavar. Zamanın başlangıcına bu kadar yakın bir kuasarda, bu kadar inanılmaz parlaklık ve büyüklük son derece şaşırtıcı. SDSS J0100+2802, şimdiye kadar kadim uzayda keşfedilen en parlak gök cismi. Bu kozmik ışık, bildiğimiz hiçbir kuramla açıklanamıyor. O kadar parlak ki daha küçük bir teleskopla bile görülebilir. Yine de daha yüksek çözünürlükte görüntü elde etmek için Şili ve ABD'deki meslektaşlarımızdan yardım istedik.'Çinli bilim adamı, 'Evrenin bu kadar genç olduğu bir çağda bu kadar devasa bir kara delik nasıl oluşabildi? Halihazırda elimizde bunu açıklayabilecek hiçbir kuram yok. Bir kara deliğin bir milyar yıldan az sürede bu büyüklüğe ulaşabilmesi için doğduğu andan itibaren çevresindeki bütün yıldızlar arası kütleyi içine çekmesi gerekir' dedi.'Karanlık, uzak evrende bir deniz feneri'SDSS J0100+2802 kuasarını keşfedilmeyi bekleyen diğer gök cisimlerini bulmak için yol gösterici olarak kullanacaklarını söyleyen Vu, 'Karanlık, uzak evrende tıpkı bir deniz feneri gibi parlıyor. Işık tutarak yerküre ile kara delik arasındaki gök cisimlerini görmemizi sağlıyor. Uzak galaksilerle Samanyolu galaksisi arasındaki gök cisimlerini anlamak için eşsiz bir şans yakaladık' şeklinde konuştu.Vu ve ekibi, kuasarla ilgili araştırmalarını sürdüreceklerini, bu çerçevede Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Hubble teleskobunu da kullanacaklarını sözlerine ekledi.AA
Reklam