Tarih Kitaplarında Büyük İhtimalle Adı Bile Geçmeyen 10 İlginç Arkeolojik Buluntu
Küçükken Indiana Jones olmak ister miydiniz? Esas sorun arkeoloji oldukça zor bir alan. Bazen de çok zaman harcadığınız için sıkıcı gelebilir. İtiraf etmeliyiz ki bir arkeoloğun yaşamı, Nazi pataklayan Indiana Jones gibi atraksiyonlu geçmiyor. Fakat arada bir çok harika ve çılgın bir arkeolojik keşif gerçekleştiriliyor. İşte sizin için derlediğimiz 10 az bilinen arkeolojik buluntu.
'Dolardaki Yükseliş Ekonomi İçin Kalıcı Bir Tehdit Değil'
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, dolar kurundaki yükselişin, Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir tehdit oluşturmadığını söyledi.Işık, Marriott Otel'de düzenlenen TEPAV-SAP Türkiye 'Basit Düşün, Fark Yarat' Forumu öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Döviz kurundaki gelişmeleri değerlendiren Işık, konunun temelinde, Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) faiz arttırımı beklentileri ve gelişmekte olan ülkelerden döviz çıkışının olduğunu söyledi. Bunların bir dalgalanma oluşturduğunu dile getiren Işık, şunları kaydetti:'Ülkemize etkisinin sınırlı kalacağını düşünüyorum. Bunun 3 temel sebebi var. Bir kere Türkiye döviz cinsinden borcu olan bir ülke değil, kamu açısından risk teşkil eden bir durum yok. İkincisi, Türkiye'de hanehalkının borcu dolar veya döviz cinsinden değil, yani hanehalkının dövize talebini gerektiren bir durum yok. Bu da riskin minimize olmasını sağlıyor. Bir başka açıdan da Türkiye'de şirketlerimizin döviz borcu var ama döviz borcu olan şirketlerimizin neredeyse tamamının geliri de döviz cinsinden. Dolayısıyla kurun artmasının, zannedildiği gibi şirketlerimizde büyük sıkıntılara sebep olmasını beklemiyoruz. Biz de zaten bunu Girişimci Bilgi Sistemimiz aracılığıyla yakinen takip ediyoruz. Dolayısıyla Türk ekonomisi üzerinde kalıcı bir tehdit oluşturduğunu düşünmüyoruz.'Dolar kurunun daha ne kadar yükselebileceğine ilişkin hükümetin bir öngörüsünün olup olmadığının sorulması üzerine de Işık, Türkiye'nin serbest kur rejimini uyguladığını ve dünyadaki gelişmelerden etkilendiğini ifade etti.Bakan Işık, Merkez Bankasının, kurdaki hareketleri yakından takip ettiğini belirterek, 'Gerekli gördüğü zaman, gerekli enstrümanları kullanarak, gerekli görürse müdahalesini yapar' diye konuştu.Konya'daki askeri uçak kazasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Işık, kendi aldığı bilgiye göre, kazanın sebebinin henüz belirlenemediğini bildirdi. Işık, şehit olan 2 pilota Allah'tan rahmet, ailelerine de başsağlığı diledi.Recep Demir, AA
Selfie Çubuklarının Yasağı Genişliyor
Kişilerin kendi fotoğraflarını çekmek için kullandıkları Selfie yani özçekim çubuklarına bir yasak da ABD’deki Smithsonian Enstitüsü'nden geldi.Son yıllarda popüler olan Selfie yani özçekim kişinin kendi fotoğrafını çekmesi anlamına geliyor. Bu iş için kullanılan çubuklar da en az çekimlerin kendisi kadar popüler oldu. Ancak özellikle müzelerde bu çubukların kullanımı konusunda yasaklar konulmaya başladı.Artık ABD’nin en ünlü sanat ve bilim kuruluşlarından biri olan Smithsonian Enstitüsü’nün müzelerinde de özçekim çubuklarının kullanımı yasaklandı. Birden fazla müzesi olan Smithsonian Enstitüsü’nde alınan karara göre enstitünün müzelerinde bu çubuklar kullanılamayacak. Müzelerde aralarında T-Rex dinazorlarının da bulunduğu birçok eser sergileniyor.Alınan kararın özellikle nadide bu eserlerin zarar görmesini engellemek için olduğu açıklandı. Enstitü sözcüsü John Gibbons, bugüne kadar özçekim çubuklarıyla herhangi bir kaza yaşanmadığını ifade etti. Ancak yaşanma ihtimaline karşı böyle bir önlem alındığı söyledi.Enstitünün müzelerinde ziyaretçilerin tripod, monopod ve büyük çanta ile dolaşması da yasaktı. Geçen yıl enstitü müzelerini 28 milyon kişi ziyaret etmişti.Al Jazeera Turk
İnsanlık 400.000 Yıl Daha Geriye Gitti
Etiyopya’da bulunan ve ilk insanlardan birine ait olduğu düşünülen çene kemiğinin, insan evrimi konusunda önemli bilgiler sunacağına dikkat çekildi.Etiyopya’da ilk insanlardan birine ait olduğu tahmin edilen bir çene kemiği bulundu. Bulunan bu kemik, ilk insanın tahmin edilenden çok daha önce yaşadığını gösteriyor.Çene kemiği bulunan ilk insan türü 2,8 milyon yaşında. Etiyopya’da bulunan kemik, daha önce tespit edilen ilk insandan 400.000 yıl daha yaşlı.
Ahşap Gökdelen İnşa Edilecek
Avusturya, dünyanın en uzun ahşap gökdelenini inşa etme kararı aldı. Çevreciler doğaya birçok faydası olduğunu belirtirken, itfaiye yetkilileri projeden endişeli.Avusturyalı mimarlar, gelecek yıl başkent Viyana'da 84 metrelik ahşap gökdelen inşa etmeyi planlıyor. HoHo adı verilen proje Avrupa'nın en büyük yerleşim birimi bölgelerinden biri olan Seestadt Aspern'de inşa edilecek. 60 milyon Euro'ya mal olması beklenen gökdelen bir otel, apartmanlar, restoranlar, spor merkezi ve iş yerleri içerecek.Projenin başında yer alan Caroline Palfy, ahşap gökdelenin doğaya birçok faydası olacağını belirtti. Palfy, 'ahşabın 200 yıl önce mükemmel bir inşaat malzemesi olduğunu ve bu özelliğini halen koruduğunu' söyledi.Yüzde 76'sı tamamen ahşap olacak binanın eş büyüklükteki bir gökdelene kıyasla 2800 ton karbondioksit tasarrufu yapması bekleniyor. Aynı miktar, 1300 yıl boyunca her gün 40 km araba kullanarak ortaya çıkan CO2'e eşit kabul ediliyor.Proje mimarlarına kıyasla, Viyanalı itfaiyeciler ahşap gökdelenin çok iyi bir fikir olmayabileceğini belirtti. Viyana itfaiye hizmeti sözcüsü Christian Wegner, 'Avrupa'da herkes giderek daha uzun gökdelenler istiyor. Ancak özellikle ahşap olması istenen bir gökdelenin herkese danışılmadan yapılacak olması çılgınca ve üzücü' ifadesini kullandı.Wegner, ahşap gökdelenin inşasına başlanmadan önce birçok testten geçirilmesi gerektiğini belirtti. Gökdelenlerin etkin bir şekilde kullanılmadıkları tartışmasını da başlatan ahşap gökdelen, Avusturya Halk Partisi (ÖVP) tarafından savunuluyor. Milletvekili Katrina Riedl, 'Viyana bir gökdelen şehri değil ancak yenilik şehri' diyerek projeye destek verdi.Kaynak: Al Jazeera
'Kentsel Dönüşüm' En Çok Rantı Yüksek Yerlere Uğradı
6.5 milyondan fazla evi yenilemek için başlatılan kentsel dönüşüm, en çok rantı yüksek ilçelere uğradı. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nın açıkladığı riskli alanlar haritası ile bakanlığın riskli ilan ettiği alanlar yüzde 72.9 örtüşmüyor. Riskli alan ilan edilen ilçelerin şehrin merkezinde, konut değeri yüksek bölgeler olması dikkat çekiyor.2012’de çıkan, Afet Riskli Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun İstanbul’da çok sayıda ilçenin kaderini değiştirdi. Kadıköy Fikirtepe, Gaziosmanpaşa, Esenler, Bağcılar, Beyoğlu gibi ilçelerde yüzlerce bina yıkıldı, yeni bina yapma çalışmaları da sürüyor. Bugün Hürriyet'te yer alan Gülistan Alagöz imzalı habere göre, Japonya Uluslararası İşbirliği AJansı’nın (JICA) açıkladığı depremde riskli alanlar haritası ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilan ettiği riskli alanlar yüzde 72.9 oranında örtüşmüyor. Rantı yüksek bölgelerin ‘riskli alan’ ilan edildiği öne sürülüyor.
Reklam
Türk NASA'sı Kuruluyor!
Geçtiğimiz yıllarda kendi uzay araçlarını ve uydularını uzaya gönderen Türkiye havacılıkta çok büyük bir gelişme kaydetti.Havacılıkta sürekli kendini geliştiren Türkiye şimdi de gözünü uzaya dikti.Daha önce uzaya uydu vb. gönderimler yapıldı.Ancak bu seferki proje çok farklı.Çünkü ülkemize Türk NASA'sı kurulacak.Yani uzay araştırmaları,geliştirmeleri ve gelişmelerinin sağlanacağı merkez kurulacak.Abd dahil sadece birkaç ülkede bulunan bu birim artık Türkiye'de de olacak ve Türkiye bu sayede gelişim hızını katlayarak arttıracak.Bu proje uzun süredir tasarım aşamasındaydı.Bu yapının adı Türkiye Uzay Kurumu olarak belirlendi.(TUK) Tasarım aşaması biten proje geçtiğimiz günlerde bakanlar toplantısında masaya yatırıldı.Masaya yatırılan proje incelendikten sonra yasa tasarısı olarak meclise gönderildi.Uzay ve havacılık alanındaki çalışmaları tek elden yürütmek için kurulacak TUK için ABD'nin NASA'sı ile AB'nin ESA'sında kapsamlı incelemeler yapıldı. TUK'ta Ulaştırma Bakanlığı'ndan Genelkurmay'a, Türksat'tan TÜBİTAK'a kadar ilgili kurumlardan temsilciler bulunacak. Üniversiteler ve STK'larla ortak proje ve çalışmalar yürütülecek. TUK, Türkiye'nin NASA'sı gibi rol üstlenecek.UYDUDAN ASTRONOTA KADAR Bu yılın ilk yarısı Türksat 4B'yi de uzaya göndermeye hazırlanan Türkiye, Türksat 5A'yı kısmen, Türksat 6A'yı da tamamen yerli olarak üretmeyi kararlaştırmıştı. Başlayan çalışmalarda koordinasyonu TUK üstlenecek. Haberleşme uydularının yanı sıra, Göktürk uyduları ve gözlem amaçlı uyduların tamamlanarak uzaya fırlatılması konusunda çalışmaların hızlı yürütülmesi bu kurumca sağlanacak.'Uzay evi' kurulacakANKARA'DA kurulma çalışması yürütülen 'Uzay Evi (Planetaryum)' TUK'un kontrolünde olacak. Uydular, fırlatma sistemleri ve diğer uzay teknolojileri alanında üretim, test, montaj ve sistem engegrasyonu için gerekli laboratuvar, araştırma ve test merkezleri ile astronot eğitim merkezinin bulunacağı 'Uzay Şehri' Projesi de kurumca hayata geçirilecek.
Reklam
Ölümden Dönenlerin Yaşadığı 7 Deneyim
2011’de 57 yaşındaki A isimli bir İngiliz erkek bayılıp hastaneye kaldırılmış. Sağlık görevlileri kasıklarından sonda takarken kalbi durmuş. Beyne giden oksijen kesilmiş. A ölmüş.Fakat sonra neler olduğunu hatırlıyor. Doktorlar kalbi çalıştırmak için şok uygulamışlar. A bu arada konuşmaları duyuyormuş. Sonra tavanda tuhaf bir kadın görmüş. Bedeninden ayrılıp onun yanına çıkmış. “Sanki beni tanıyordu, sanki ona güvenebilirmişim gibi geldi,” diye hatırlıyor. “Yukarıdan bedenime baktım, hemşire ve kel kafalı bir doktor uğraşıyordu benimle.”Hastane kayıtları A’nın bilincini yitirmişken gördüğü insanların gerçekten de orada olduklarını ve A’nın anlattığı işlemleri yaptıklarını doğruluyor. Oysa biyolojik kurallara göre, bu üç dakikalık ara aşamada yaşananları A’nın fark etmesi mümkün değil.A’nın hikayesi ölüme yakın deneyim yaşayanların hissettiklerine dair inançlara ters düşüyor nitelikte. Bugüne kadar, kalbin durduğunda beyne oksijen gitmediği için farkındalık halinin son bulduğuna inanılıyordu. O noktada kişi tıbben ölüdür. Fakat onu geri getirmek hala mümkün olabilir.Böyle bir deneyim yaşayanlar, yani ölümden dönenler o ana dair hatırladıklarını anlatmıştır. Doktorlar genellikle bu anlatıları halüsinasyon olarak değerlendirip göz ardı etmiş, araştırmacılar ise ölüme yakın deneyimleri bilimsel araştırmaların erişebileceği alan dışında gördükleri için bu konuya fazla el atmamıştı.Fakat New York’taki bir üniversitede resüsitasyon (canlandırma) bölüm başkanı Sam Parnia ve ekibi dört yıl boyunca 2000 kalp durması vakasında yaşananları inceledi.Bunların yüzde 16’sı hayata geri döndürülebilmişti. Parnia ve ekibi bunların 101’inin kalp durması sırasında yaşadıkları deneyimleri inceledi. Amaçları, bu insanların zihinsel ve bilişsel olarak etraflarında olup bitenlerin farkında olup olmadıklarını tespit etmekti.Araştırmaya katılanların yaklaşık yarısı ölüm anına dair bir şeyler hatırlıyordu. Fakat A ve başka bir kadının yaşadığı beden dışına çıkma deneyimi dışında, diğer hastaların anlattıkları o sırada gerçekleşen asıl olaylarla örtüşmüyordu.Onların anlattıkları rüya benzeri, halüsinasyon içeren senaryolardı. Bunları yedi kategoride toplayan Parnia “Çoğu, ölüme yakın deneyimler olarak bilinen anlatımlarla benzerlik göstermiyordu. Zihinde yaşanan ölüm deneyimi geçmişte farz edilenlerden farklıydı,” diyor.Bu yedi deneyim şöyle sıralanıyor:KorkuHayvan ya da bitki görmekParlak ışıkŞiddet ve eziyetDejavuAileyi görmekKalp durması sonrası olanları hatırlamakBu deneyimlerin bazısı korkunç, bazısı ise mutluluk verici olarak tanımlanıyor. Bir hasta, “Bir törene katılmıştım… benim yakılmam için yapılan bir törene,” diye hatırlarken bir başkası da “Benimle birlikte dört kişi daha vardı, kim yalan söylüyorsa o ölecekti… Tabut içinde insanların dik bir şekilde gömüldüğünü gördüm,” diye anlatıyordu. Biri “derin bir suyun içinde sürüklendiğini,” bir başkası ise “kendisine öleceğinin ve bunun en çabuk yolunun, hatırladığı en kısa kelimeyi söylemekten geçtiğinin söylendiğini” belirtiyordu.Bazıları ise tam tersi bir duygu hissettiklerini ifade ediyordu. Araştırılanların yüzde 22’si “huzur ve mutluluk” duygusu hissetmiş, bazıları “çiçeksiz bitkiler” ya da “aslanlar ve kaplanlar”, “parlak bir ışık” veya aileleriyle kavuşma anını gördüklerini söylemişti. Duyumlarda bir artış, zamanın geçişiyle ilgili algıda çarpılma ve bedenden ayrılma hissi de yaygın olarak anlatılanlar arasındaydı.Parnia, ölümden dönen insanların o anda bir şeyler hissettiklerine dair anlatıların gerçek olduğunu, ancak bireylerin bunları nasıl yorumladıklarının geçmişlerine ve önceki inançlarına bağlı olduğunu belirtiyor.“Ruh, cennet, cehennem gibi şeyler anlatıldığında ne demek istediklerini anlaması zor. Çünkü doğduğunuz yere ve geçmişinize, kültürünüze bağlı olarak neyi nasıl yorumladığınız da değişecektir. O yüzden bu anlatıları dinsel boyuttan kurtarıp objektif kılmak önemli.”Araştırmacılar kimlerin ölüm anında bazı şeyler hatırlayabileceği konusunda öngörüde bulunmalarını sağlayacak herhangi bir özellik keşfetmiş değil. Ayrıca bazı insanların korkunç şeyler hatırlarken bazılarının neden huzur hissettiği de bilinmiyor.Parnia, ölüme yakın deneyimleri hissedenlerin sayısının bu araştırmaya yansıyanlardan daha fazla olduğuna inanıyor. Birçok vakada ise kalp durmasının ardından beyinde gerçekleşen şişme nedeniyle ya da verilen yatıştırıcılar yüzünden hafıza silinmiş oluyor.Fakat insanlar o ana dair herhangi bir şey hatırlamasa da bilinçaltında etkileniyor yine de. Parnia, kalp durması sonrası hastaların yeniden hayata döndürülmesinin ardından tepkilerin büyük farklılık göstermesini buna bağlıyor. Bazıları ölümden korkmayan, fedacı bir yaklaşımı benimserken, bazıları da stres sonrası travma belirtileri gösteriyor.Parnia ve ekibi bu araştırmanın devamı olarak bu soruları ele alacak çalışmalar planlıyor. Ölüme yakın deneyimlerin dini ya da şüpheci yaklaşımdan arındırılarak objektif ele alınması konusunda da bu çalışmaların katkıda bulunmasını umuyor.BBC Future
Milli Tank 'Altay' 2016 Yılı Sonunda Kullanıma Hazır
İlk prototipi 2012 yılında üretilen Milli Tank Projesi ‘Altay’, 2016 yılının sonunda kullanıma hazır konuma gelecek. Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, dünyada pazarı eksilmeyen savunma sanayisinde Türk firma ve mühendislerin söz sahibi olmasının gurur verici olduğunu söyledi.Kara Kuvvetleri Komutanlığı Türk Ana Muharebe Tankı ihtiyacının yurt içi geliştirme modeli ile karşılanması amacıyla Milli Tank Üretim Projesi (MİTÜP) çerçevesinde Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi A.Ş. tarafından üretilecek olan ‘Altay’ için çalışmalar sürüyor. Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş’a Milli Tank Projesi Altay hakkında bilgi veren Otokar Sakarya Fabrikası Genel Müdürü Ahmet Serdar Görgüç, Milli Tank Altay’ın 2016 yılının sonunda hazır konuma geleceğini belirtti.Vali Coş ise, 'Savunma araçlarının Türkiye’de üretilmesi özlemini çektiğimiz bir durumdur. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında ülkemize konulan silah ambargosu üzerine büyük zorluklarla karşılaştığımız ortadadır. Dünyada pazarı eksilmeyen savunma sanayisinde Türk firma ve mühendislerinin söz sahibi olması gurur vericidir. Projede emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz' dedi.Görüşmenin sonunda Otokar Fabrikası Genel Müdürü Görgüç tarafından Vali Coş’a Milli Tank Altay’ın maketi hediye edildi.BİLAL BİLİR - REMZİ ŞİMŞEK / SAKARYAİHA
Reklam
Bu Meşhur Kişilik Analizi Testine Göre: Sen Aslında Kimsin?
etiket
Amerikalı psikolog David W. Keirsey, tüm insanları genel anlamda 4 farklı karaktere göre ayırmıştır. İnsan karakterlerini anlatmada kusursuz iş gören bu sınıflandırma, dünyanın en ünlü karakter analizi olarak hala güncelliğini korumaktadır!Peki, bu dünyaca ünlü karakter testine göre, sen kimsin?
Moskova'da Nemtsov'a Veda Töreni Düzenlendi
Rusya Cumhuriyetçiler Partisi-Ulusal Özgürlük Partisi (PARNAS) eş başkanı ve muhalif siyasetçi Boris Nemtsov'a veda etmek için Rusya'nın çeşitli bögelerinden gelen çok sayıda kişi, Moskova'daki Saharov Kültür Merkezi önünde uzun kuyruklar oluşturdu.Birçok siyasetçi, bilim insanı ve sanatçının yer aldığı törene eski Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in eşi Naina Yeltsin, Rosnano Başkanı Anatoliy Çubays, işadamı Mihail Prohorov ve televizyon sunucusu Kseniya Sobçak gibi ünlü isimler de katıldı.ABD'nin Moskova Büyükelçisi John Tefft'in yanı sıra İngiltere, Almanya, İtalya gibi ülkelerin büyükelçileri Nemtsov'un tabutunun önüne çiçek bıraktı. Tabutun yanında Nemtsov'un ailesi yer aldı.Nemtsov, 27 Şubat gecesi Kremlin Sarayı'na çok yakın bir yerde kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından düzenlenen suikast sonucu hayatını kaybetmişti. Eski Başbakan Yardımcısı Nemtsov, son yıllarda Putin karşıtı gösterilere verdiği destek ve muhalif tutumuyla öne çıkmıştı.Muhabir: Elena Teslova AA
Kanserden Korunmanın 12 Yolu
Kanser, kaçınılmaz bir kader olmak zorunda değil. Bilim insanları kesin olarak hastalığın tetikleyicilerini biliyor. Herkes en büyük tehlike olarak görülen kansere karşı bir şeyler yapabilir.
Reklam
Tarihten 15 Ürkütücü ve İlginç Deney
Bilim adamları deneyleri ile bilime birçok katkı sağlamış olsalar da zaman zaman bu işi psikopatlığa kadar götürmüşlerdir. İşte o akıllara zarar deneylerden bazıları;
Reklam
Şehirler Arası Yolculuk Yapanların İyi Bildiği 20 Durum
Yolculuk 20 saat de sürse, 3 saat de sürse otobüsle yolculuğun bir raconu, değişmeyen aksiyonları var. Huzuru şehirler arası yolculukta bulanlar da zorunlu seyahat edenler de bu durumları artık ezbere biliyorlar. Sizler için bir özet geçtik, yorumlarda siz de tespitlerinizi yazarsanız çok memnun oluruz.
'Kıyamet Kasası'na Ağaç Tohumları Gönderildi
Norveç'in kıyamet senaryolarına karşı yüz binlerce tarım ürününe ait tohum sakladığı Svalbard Kasası'na, en son olarak ağaç tohumları gönderildiği belirtildi. Kasaya bu hafta içinde domates tohumları gönderilecek.Dondurulmuş tohumlar saklayan ve doğal afetlerin yanı sıra nükleer patlamalara karşı da dayanıklı olan Svalbard Kasası, ilk ağaç tohumu numunelerine kavuştu. Norveçli yetkililer, 2008'de açıldığından bu yana 840 bin farklı gıda ürününe ait tohum içeren kasaya Norveç ve Finlandiya'ya ait çam ağaçlarının tohumlarını da ekledi.Finlandiya Doğal Kaynaklar Enstitüsü'nden (Luke) Mari Rusanen, yapılan çalışmanın orman ağaçlarına ait genleri korumak adına önem taşıdığını belirtti. Rusanen, spesifik genleri veya genotipleri korumak yerine doğal genetik çeşitliliği koruma altına almaya çalıştıklarını söyledi.BBC'ye açıklama yapan Dr. Rusanen, 'kıyamet kasası' olarak da adlandırılan Svalbard Kasası'nın doğal afet veya insan eliyle yaşacak bir yıkıma karşı koruma sağladığını ifade etti. Kasanın ortaya çıkma amacının buna rağmen bir kıyamet senaryosu olmadığını belirten Rusanen, 'tohumların gelecekte ortaya çıkabilecek genetik çeşitliliğini kontrol altında tutmak için fırsat sunduğunu' söyledi.Pinus sylvestris ve Picea abies ağaçlarına ait tohumların Finlandiya ve Norveç'teki ormanlardan toplandığı belirtildi. Ağaç tohumları, İslandinav ülkelerinden getirilen ilk ağaç numunelerini temsil ediyor.Rusanen ve diğer araştırmacılar, ağaçların ekonomik, ekolojik ve sosyal öneminin çok büyük olması nedeniyle korunmaya ihtiyaç duyduğunu belirtti.Yüz binlerce gıda saklanıyorSvalbard Kasası'na yakın zamanda konan tohumlar arasında soya fasulyesi, arpa, mercimek, süpürge darısı gibi ürünler bulunuyor. ABD'den getirilen tahıl ürünlerinin yanı sıra, Afrika'dan getirilen en az 2500 pirinç türü de Svalbard'a en son eklenen gıdalar arasında bulunuyor. Svalbard'a bu hafta içinde beş tanesi Galapagos Adası'ndan gelmek üzere 14 domates türü yerleştirilcek.Norveç ve Kuzey Kutbu arasında yer alan takımadalardan birinde kurulan Svalbard Kasası, 12 ayda inşa edildi. 7.5 milyon dolara mal olan yeraltı kasası, dünyanın gıdası için en büyük ve en güvenli yer olarak kabul ediliyor.Kaynak: Al Jazeera
İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Kulübü 3. Psikoloji Günleri 'Travma'
İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Kulübü'nün bu yılüçüncüsünü düzenlediği ''Psikoloji Günleri'', 20-21 Şubat 2015 tarihlerindeüniversitemizin Sütlüce Kampüsü'nde gerçekleşti. 3.Psikoloji Günleri'nealanında uzman 12 konuşmacı ve 500'e yakın misafir katıldı. Teması ''travma''olan bu Psikoloji Günleri'nde uzman konuşmacılarla ülkemizde yaşanan songelişmeleri tartışma fırsatı elde edildi. Türk Psikologlar Derneği'nin Soma'daçalışan ekibinden isimlerle Soma faciasının konuşulduğu panel, en ilgiyledinlenen ve belki de doğru bilinen yanlış şeylerin öğrenilerek en çok şaşırılanoturumlardan biri oldu. Yine geçtiğimiz günlerde haberini aldığımız ve bizleribüyük bir kedere boğan Özgecan Aslan da iki gün boyunca konuşulan konulararasındaydı. Bu 3. Psikoloji Günleri de, Özgecan Aslan'a ve katledilmiş bütünkadınlara,artık kadına şiddetin ve seksist söylemin hakim olmadığı bir dünyadayaşamak temennisiyle ithaf edildi.Bu yazıyı, İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Kulübü Yönetim KuruluÜyeleri, her bir oturumdan akıllarında kalanları kendi yorumlarını da kataraksizlerle paylaşmak için hazırladılar.
Kuantum Kimyagerliğinden Dünyanın En Güçlü Kadını Olmaya Uzanan, Merkel'in İlgi Çekici Hayatı
Dünyanın en güçlü kadını, doktorasını kuantum fiziği üzerine yaptı, Avrupa'daki en zengin ekonomilerden birini yönetiyor ve Avrupa'daki ekonomik alanda tam bir borsa simsarı. Almanya'nın Angela Merkel'i, tartışmasız kendi partisinin lideri. Parlamentoda üçüncü sırada olan Şansölye olarak, çok az karşıt düşünceyle karşılaşmakta. Merkel baskıcı Doğu Alman rejiminin altında mütevazi bir başlangıç yaptı. Kendi politik akıl hocasını tek başına yendi. Almanya'nın lideri, kendi gibi olan İngiltere'deki Margaret Thatcher gibi olmalı dedi. Ki Thatcher'ın da bilim alanında yeterliliği vardı.
Reklam