Daha önce Türk yazarlar testini şurada yapmıştık: Hangi Yazar Senin Ruh Eşin? Peki dünya edebiyatının en saygı duyulacak yazarlarından hangisi senin ruh eşin?
MTO, Fransa'da doğup büyüyen, 2006-2013 yılları arasında Berlin'de yaşayan ve şu an nerede olduğu bilinmeyen bir sokak sanatçısı. Hiperrealist resimleri dev boyutlarda icra etmesiyle tanınıyor. İşte sanatının en güzel örnekleriInstagram hesabı: http://instagram.com/mtografffacebook hesabı: https://www.facebook.com/mto.pageflickr hesabı: https://www.flickr.com/photos/mto-graff/vimeo hesabı: https://vimeo.com/mto
Sinema dünyasının en yetkili ağabeylerinden Empire, beklenen listesini açıkladı. İşte beyazperdenin gelmiş geçmiş en iyi filmleri… Empire’ın okuyucularının oyları ile belirlediği Gelmiş Geçmiş En İyi 301 Film Listesi belli oldu. Listenin en büyük sürprizi, birincilikten emekli olmaya hazırlanan The Godfather’ın ikinci sıraya düşmesi oldu. The Godfather’ı tahtından eden film, Star Wars Episode V: The Empire Strikes Back oldu. Peki üçüncü kim oldu? Christopher Nolan’ın yetim bir çocuğun kafasına koyduğunu yapabileceğini kanıtlayan filmi The Dark Knight, üçüncülüğe yerleşti. The Shawshank Redemption | Esaretin Bedeli olan 1994 tarihli yapımcı listede dördüncü olurken, Pulp Fiction beşinci oldu. Sizi tabii ki listenin tamamından mahrum bırakmayacağız. Buyrun 301 filmin tadını çıkarın: 301.Bicycle Thieves 300.Andrei Rublev 299.28 Days Later… 298.Captain Phillips 297.A Nightmare On Elm Street 296.Love Actually 295.West Side Story 294.Back to the Future Part II 293.Local Hero 292.King Kong 291.Conan The Barbarian 290.Come And See 289.Battle Royale 288.Batman 287.Prometheus 286.Man Of Steel 285.300 284.The Bridge On The River Kwai 283.In The Mood For Love 282.The Grand Budapest Hotel 281.Persona 280.How To Train Your Dragon 279.Fantasia 278.BeetleJuice 277.Sideways 276.The Wicker Man 275.The Lost Boys 274.Scott Pilgrim Vs. The World 273.Kiss Kiss Bang Bang 272.The Little Mermaid 271.Network 270.Blue Velvet 269.M 268.Dirty Harry 267.The Hunger Games: Catching Fire 266.The English Patient 265.Rio Bravo 264.Labyrinth 263.Dead Man's Shoes 262.The Hobbit: An Unexpected Journey 261.Mad Max 2: The Road Warrior 260.Blazing Saddles 259.Atonement 258.Tinker Tailor Soldier Spy 257.South Park: Bigger Longer & Uncut 256.Eyes Wide Shut 255.Transformers 254.The Wild Bunch 253.The Hunger Games 252.Scream 251.Metropolis 250.Home Alone 249.District 9 248.The Red Shoes 247.The Graduate 246.The Warriors 245.Star Trek Into Darkness 244.Dumb And Dumber 243.The World's End 242.Iron Man 3 241.The Crow 240.JFK 239.Iron Man 238.Moonrise Kingdom 237.La Règle Du Jeu 236.Akira 235.Casino 234.All About Eve 233.Before Sunrise 232.Zodiac 231.Tokyo Story 230.The Untouchables 229.Grosse Point Blank 228.Finding Nemo 227.The Tree Of Life 226.Dances With Wolves 225.Black Swan 224.Star Wars: Episode III — Revenge Of The Sith 223.Harry Potter And The Philosopher's Stone 222.Brokeback Mountain 221.Goldfinger 220.The Maltese Falcon 219.The Sting 218.The Incredibles 217.On The Waterfront 216.My Neighbour Totoro 215.Suspiria 214.The Seventh Seal 213.Full Metal Jacket 212.Cool Hand Luke 211.Rushmore 210.Miller's Crossing 209.Fear And Loathing In Las Vegas 208.Moon 207.Life Is Beautiful 206.Planet Of The Apes 205.Let The Right One In 204.Les Misérables 203.Princess Mononoke 202.Little Miss Sunshine 201.Platoon 200.Ben-Hur 199.The Lives Of Others 198.The Fountain 197.Synecdoche, New York 196.An American Werewolf In London 195.8 1/2 194.The Sound Of Music 193.Point Break 192.Grease 191.Field Of Dreams 190.Kick-Ass 189.Sunset Blvd. 188.Star Trek 187.City Lights 186.Top Gun 185.The Fifth Element 184.Pirates Of The Caribbean: The Curse Of The Black Pearl 183.Captain America: The Winter Soldier 182.Sin City 181.The Great Escape 180.Silver Linings Playbook 179.Indiana Jones And The Temple of Doom 178.Dazed And Confused 177.Downfall 176.Butch Cassidy And The Sundance Kid 175.Dr Strangelove Or: How I Learned To Stop Worrying And Love The Bomb 174.Braveheart 173.(500) Days Of Summer 172.The Searchers 171.The Raid 170.Edward Scissorhands 169.Clerks 168.The Last Of The Mohicans 167.Monty Python And The Holy Grail 166.The Hobbit: The Desolation Of Smaug 165.The Deer Hunter 164.The Thin Red Line 163.Her 162.Shaun Of The Dead 161.A Matter Of Life And Death 160.Casino Royale 159.Frozen 158.The Assassination Of Jesse James By The Coward Robert Ford 157.Beauty And The Beast 156.American Psycho 155.Airplane! 154.American History X 153.Watchmen 152.Harry Potter And The Deathly Hallows – Part II 151.When Harry Met Sally 150.Unforgiven 149.Cinema Paradiso 148.The Social Network 147.Toy Story 3 146.Moulin Rouge! 145.Hot Fuzz 144.Children Of Men 143.Dawn Of The Dead 142.Zulu 141.The Goonies 140.Scarface 139.Close Encounters Of The Third Kind 138.Batman Begins 137.Amadeus 136.The Exorcist 135.The Royal Tenenbaums 134.Wall•E 133.Halloween 132.To Kill A Mockingbird 131.Boogie Nights 130.In Bruges 129.Life Of Brian 128.Dirty Dancing 127.À Bout De Souffle 126.Anchorman: The Legend Of Ron Burgundy 125.Annie Hall 124.Robocop 123.The Wizard Of Oz 122.Ferris Bueller's Day Off 121.Superman: The Movie 120.Star Wars: Episode VI — Return Of The Jedi 119.12 Years A Slave 118.Chinatown 117.Good Will Hunting 116.Requiem For A Dream 115.The Princess Bride 114.Groundhog Day 113.The French Connection 112.Evil Dead II 111.Up 110.Avatar 109.The Green Mile 108.Predator 107.The Terminator 106.Brazil 105.The Master 104.The Apartment 103.The Truman Show 102.Once Upon A Time In America 101.Mulholland Dr. 100.Indiana Jones And The Last Crusade 99.The Blues Brothers 98.No Country For Old Men 97.Almost Famous 96.Singin' In The Rain 95.Rocky 94.Kill Bill Vol. 1 93.Fargo 92.Withnail And I 91.True Romance 90.Serenity 89.Star Trek II: The Wrath Of Khan 88.City Of God 87.The 400 Blows 86.Django Unchained 85.The Wolf Of Wall Street 84.Donnie Darko 83.North By Northwest 82.Spirited Away 81.Inglourious Basterds 80.Some Like It Hot 79.L. A. Confidential 78.Eternal Sunshine Of The Spotless Mind 77.The Third Man 76.Saving Private Ryan 75.Reservoir Dogs 74.Stand By Me 73.Lost In Translation 72.The Dark Knight Rises 71.Rear Window 70.Psycho 69.Raging Bull 68.Amélie 67.The Silence Of The Lambs 66.The Lion King 65.E.T. — The Extra-Terrestrial 64.The Thing 63.Ghostbusters 62.Titanic 61.OldBoy 60.Trainspotting 59.Memento 58.Toy Story 57.Seven Samurai 56.Leon 55.The Departed 54.A Clockwork Orange 53.The Shining 52.Gone With The Wind 51.12 Angry Men 50.Pan's Labyrinth 49.Drive 48.Magnolia 47.The Good, The Bad And The Ugly 46.The Lord Of The Rings: The Two Towers 45.Skyfall 44.Taxi Driver 43.Vertigo 42.Once Upon A Time In The West 41.One Flew Over The Cuckoo's Nest 40.It's A Wonderful Life 39.Die Hard 38.The Breakfast Club 37.Seven 36.Heat 35.Gravity 34.Forrest Gump 33.Citizen Kane 32.The Usual Suspects 31.Lawrence Of Arabia 30.American Beauty 29.There Will Be Blood 28.Terminator 2: Judgment Day 27.Gladiator 26.Casablanca 25.Shindler's List 24.The Big Lebowski 23.The Matrix 22.2001: A Space Odyssey 21.Alien 20.Apocalypse Now 19.Aliens 18.Jurassic Park 17.Back To The Future 16.Avengers Assemble 15.The Godfather Part II 14.Fight Club 13.Goodfellas 12.The Lord Of The Rings : The Return Of The King 11.Blade Runner 10.Inception 9.Raiders Of The Lost Ark 8.Jaws 7.The Lord Of The Rings: The Fellowship Of The Ring 6.Star Wars: Episode IV — A New Hope 5.Pulp Fiction 4.The Shawshank Redemption 3.The Dark Knight 2.The Godfather 1.Star Wars: Episode V – The Empire Strikes Back Play Tuşu
'Yetenek %10 doğuştan gelir, %90 geliştirilebilir' sözü bize çok gerçekçi gelmese de Avangard Resim kursunun 1 aylık öğrencilerinin yaptığı kara kalem çalışmalar bu sözü kanıtlar nitelikte.Kaynak: https://www.facebook.com/pages/Avangard-Sanat-Evi/311731965570854?fref=ts
Bilim insanları, internet ansiklopedisi Wikipedia'daki sağlıkla ilgili 10 içeriğin 9'unun hatalı olduğunu söylüyor. ABD'li araştırmacılar, kalp rahatsızları, akciğer kanseri, depresyon ve diyabetle ilgili girilen içerikleri tıp uzmanlarının yaptığı araştırmalarla karşılaştırdı. Bilim insanları bu çalışmanın sonunda Wikipedia'nın (Vikipedi) 'çok sayıda hata içerdiğini' tespit etti. Kâr amacı gütmeyen bağımsız internet ansiklopedisi, kullanıcılarının ortaklaşa ürettiği yaklaşık 30 milyon makaleyi 285 farklı dilde yayımlıyor. Wikipedia'nın İngiltere kolu Wikimedia UK, kullanıcıların sağlıkla ilgili endişelerini önce kendi doktorlarına danışmaları tavsiyesinde bulunuyor. Wikimedia UK, makale içeriklerinin herhangi bir kullanıcı tarafından düzenlenebildiğini belirtip özellikle sağlık sayfalarının tıp uzmanları tarafından kontrol edildiğini söylüyor. Amerikan Osteopatik (kemik hastalıkları) Derneği Dergisi'nde yayımlanan araştırmada, internette en çok ziyaret edilen altıncı sayfa olan Wikipedia'nın 'erişime açık' yapısından kaynaklanan güvenilirlik sorunlarının 'doktorları kaygılandırdığı' ifade edildi. Bilim insanları, hekimlerin ve tıp öğrencilerinin yüzde 70'ine yakının Wikipedia'daki içeriklere başvurduğunu söylüyor. ABD'den 10 araştırmacı, osteoartrit (kireçlenme), sırt ağrıları ve astım rahatsızlıklarının da arasında olduğu 10 farklı sayfayı değerlendirmeye aldı. Wikipedia'da 25 Nisan 2012'de yayımlanan makaleleri inceleyen bilim insanları, içeriklerin yüzde 90'ının tıp araştırmalarındaki sonuçlarla çeliştiğini ortaya koydu. Araştırmada imzası olan Wallace Tıp Fakültesi Osteopatik bölümünde görevli Dr. Robert Hasty, 'Wikipedia araştırmalar için işe yarayan bir araç olsa da, mesele kamu sağlığına geldiğinde hastaların ilk başvuracakları kaynak bu makaleler olmamalı, çünkü bu makaleler tıp dergilerindekiyle aynı araştırma sürecinden geçmiyor' diye konuştu. Dr. Hasty, sağlık durumlarıyla ilgili endişeleri olanlar için 'en iyi kaynağın doktorları olduğunu' söyledi. Wikimedia UK çalışanı Stevie Benton, özellikle sağlık ve tıpla ilgili makalelerin geliştirilmesi için 'bazı girişimlerde' bulunduklarını ifade etti. Benton, hatalı görülen makalelerin tespiti ve gelişimi için Wikipedia'nın tıp uzmanı gönüllü editörlerini bir araya getirip güvenilir kaynaklarla makalelerin 'daha okunabilir olması ve doğru bilgilerle donatılması' yönünde bir projeleri olduğunu kaydetti. Wikipedia ise araştırmada kısıtlı bir örneğin kullanılmasından duyduğu kaygıyı dile getirip araştırmanın 'temsili olmayabileceğini' belirtti.BBC Türkçe
Yutdışında birçok sergide çalışmalarını paylaşma imkanı bulan, birçok yabancı makalede ve röportajda adından söz ettiren ünlü Türk gif sanatçısı Mert Keskin adını daha geniş kesimlere duyurmaya devam ediyor. 2012'de MTV Music Awards'da çalışmalarını sergileyen sanatçının ayrıca Complex Magazine'de Portfolio Review olarak adından söz ettirmiştir.
Kısafilm yapımcısı Francois Ferracci tarafından gerçekten çok anlamlı ve içinde bulunduğumuz hayata temas eden bir kısa film çalışma. Bir fırtına çıkar ve dünyadaki tüm sistemler çöker… Deli dijital bir dünyada yaşıyoruz ve bir gün dünyanın serverı çökse ne olur? Daha minimalist düşünürsek facebook, twitter hesabınızı veya blogunuzu kapatsanız ne olur? Bilgisayarınız çökmeden anılarınızı kalbinizde de saklayın... Filmin konusu 2020 yılında geçiyor ve günümüzde de nerdeyse herkesin en büyük ilgi alanı haline gelmeye başlayan, elektronik cihazların, sanal gerçekliklerin, internetin sosyal ağların ve cep telefonlarının insan hayatına tamamen entegre olmasını ve neyin gerçek neyin hayal ürünü olduğunu algılayamamasını konu alıyor..
Ege Bölgesi’nin en büyük gölü olan Bafa’daki kirlilik üst düzeye ulaşırken göldeki yeşil peltemsi görüntüden sonra da şimdi de köpürme başladı. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), acil önlem çağrısı yapıp canlı yaşamının bitmeye başladığı gölün aksi takdirde su formundan önce bataklık, ardından da kara formuna dönüşeceği uyarısında bulundu.Aydın'ın Söke ile Muğla'nın Milas İlçeleri'ni birbirine bağlayan karayolunun kenarındaki Bafa Gölü, can çekişmeye devam ediyor. Gölde iki hafta önce başlayan yeşil alg istilası ve balık ölümlerinin ardından suda köpürmeler meydana gelmeye başladı. Göldeki gelişmeleri günlük takip eden EKODOSD, geçen pazar günü alarmı en üst seviyeye çıkardı. Kaybedecek tek bir saatin bile olmadığına dikkat çeken EKODOSD Bilim Danışmanı Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Kesici, 'Bafa Gölü, son yılların en kötü görünümüne bürünüyor. Bafa Gölü'nde 15 gündür artarak devam eden biyolojik kirlilik gölde aşırı ötrofikasyona (fosfat kirlenmesi) doğru gidiyor. Göllerin yaşam süreçlerinin en son evrelerini oluşturan hiperötrofik (hücre hacmindeki artış dolayısıyla olan büyüme) seviyesine gelmek üzere. Gölde yıllar öncesi Kapıkırı ve Gölyaka kesiminde başlayan zehirli alg çoğalması görünür düzeyde gölün her tarafını kaplama aşamasındadır. Bu tip gidiş de ötrofikasyon Bafa Gölü gibi sulak alan ekosistemlerini bozarak burada yaşayan kuş, balık ve diğer canlıların azalmasına ya da yok olmasına neden olabilir. Ötrofikasyonun ileri safhalarında oksijen tükeneceği için ilgili sistem önce bataklığa sonra giderek çayıra dönüşerek su formundan kara formuna geçebilir. Dünyada, bu tür kirlilik aşamasına gelen ve zehirli alglerin aşırı oranda çoğaldığı göllerin ürünleri yasaklanmaktadır. Balıkları ve beslendikleri canlıların yavrularının büyüme gelişme alanları yok olmakta, yaşanamaz hale gelmektedir. Bu yıl uzmanlar-yetkililerin ülkemizde yağışların yetersiz olması nedeniyle kuraklık yaşanacağını belirtmektedirler. Bu durum çok ciddi sorunları olan Bafa Gölü içinde kirliliğin artması canlıların yaşamlarının ve sağlıklarının tehlikeye girmesi demektir' dedi. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü de eskiden gölün sadece belli bölgelerinde olan kirliliğin giderek daha arttığını, Söke-Bodrum Karayolu kenarındaki bölümlerini etkilediğini söyledi. Sürücü, 'Göldeki su yeşil bir boyadan farksız bir durumda. Bafa Gölü'nün Güney bölgesi olan Bodrum yolunun da yeşil bir renge büründüğü, koylarda biriken alglerin ise ilginç görüntüler oluşturduğu görülüyor. Şu anda en kötü durum ekonomisi turizme dayalı birçok işletmenin bulunduğu Kapıkırı ve Gölyaka bölgesinde. Buraların hem görüntü olarak hem de koku olarak çok kötü durumda olduğu görülüyor. Vatandaşlar çaresiz durumda. Bu kirlilik için bir an önce harekete geçilmezse, daha kötü günlerin geleceği kaçınılmazdır. Uşak, Denizli ve Aydın'dan gelen bu kirliliği yaratanların, Bafa'nın bu durumundan haberi bile yoktur. Kirliliğe katkı yapanları Bafa'ya getirerek, bu benzersiz güzelliği ne hale getirdiklerini, buradaki ekosistemi nasıl bozduklarını, göl kıyısında yaşayan insanların yaşamlarını nasıl etkilediklerini yerinde göstermek gerekir' diye konuştu. Latif SANSÜR / SÖKE (Aydın), (DHA)
Cannes’da “Kış Uykusu” filmi ile Türkiye’ye ikinci defa Altın Palmiye’yi getiren Nuri Bilge Ceylan , “İlk defa Türkiye’den hiçbir televizyon Cannes’a gelmedi” diyerek sitem etti. Radikal gazetesinden Şenay Aydemir , Nuri Bilge Ceylan’ın kazandığı ödül sonrası Fatma Girik ile birlikte ödül töreninde yaşananları ve konuşulan Yılmaz Güney hatıralarını yazdı. “Nuri Bilge ve Yılmaz Güney aynı masada” başlığıyla yayımlanan (27 Mayıs 2014) yazı şöyle: Nuri Bilge ve Yılmaz Güney aynı masadaRotterdam'da bu yıl ikincisi düzenlenen Türk filmleri festivali Kırmızı Lale, Altın Palmiye'nin yeni sahibi Nuri Bilge Ceylan'la Fatma Girik'in Yılmaz Güney anılarını aynı Xmasada buluşturdu. Rotterdam’da bu yıl ikincisi düzenlenen ve Türkiye filmlerini Hollanda’ya taşıyan Kırmızı Lale Film Festivali’nin öngörülü yöneticileri sayesinde ilgi görüyor. Çünkü, festival kapsamında ‘İklimler’ ve ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ filmleri gösterilecek olan Nuri Bilge Ceylan, Cannes’da Altın Palmiye kazandıktan sonra ayağının tozuyla bu festivale konuk oldu. Ceylan’ın Cannes’dan Rotterdam’a gelmesi ülke basınının dikkatlerinin de bir anda Kırmızı Lale Film Festivali’ne çevrilmesine neden oldu. Önceki akşam açılışta bu ilgiyi görmek mümkündü. Tabii açılışın başka bir önemli konuğu daha vardı: Türkiye sinemasının en büyük oyuncularından birisi olan Fatma Girik. Festivalin onur ödülünü almak için Rotterdam’da bulunan Girik, hem eğlenceli sohbeti hem de samimiyetiyle herkesin gönlünü kazanmasını biliyor. Açılış töreninden sonraki yemekte sohbet etme fırsatı bulduğumuz Ceylan, Cannes’la ilgili anekdotlar da paylaştı. Örneğin festival organizatörlerinin bu yıl daha önce görmediği bir ‘taktiğinden’ bahsetti. Ceylan ve ekibi tören alanına gittiğinde festival yönetimi mesafeli davranmış kendilerine. Hatta canlı yayını yapan televizyon ekibi çok fazla oralı olmamış. Yani sonuçları bilenler Ceylan ve ekibinin bunu hissetmemesi için ellerinden geleni yapmışlar anlayacağınız. Ceylan, ödül sonrası onlarca televizyon ve bir o kadar da radyoya görüş verdiğini anlatıyor. Ama içlerinden hiçbirisinin Türkiye’den olmadığının altını da çiziyor kalın çizgilerle. Artık Cannes’ın en deneyimli yönetmenlerinden birisi olduğu su götürmez olan Ceylan bir ara “İlk defa Türkiye’den hiçbir televizyon Cannes’a gelmedi” diye konuşunca gözler gecenin sunuculuğunu da yapan Yekta Kopan’a döndü tabii. Uzun yıllar Cannes’dan canlı yayınlar yapan birisi olarak Kopan da bu yıl festivaldeydi ama ne yazık ki mesleğini yapmak için değil. Ceylan, Cannes jüri başkanı Jane Campion’un filme girmeden önce çok uzun olduğu için sıkılacaklarını düşünüp daha sonra “İki saat daha olsa izlerdik” yorumunun çok hoşuna gittiğini de aktardı. Fatma Girik’ten Yılmaz Güney anılarıYemeğin en ilginç anlarından birisi de Fatma Girik’in Yılmaz Güney ile anılarını anlatmasıydı. 1982 yılında ‘Yol’ ile Altın Palmiye kazanan Yılmaz Güney ve daha üç gün önce bu ödüle değer bulunan Nuri Bilge Ceylan’ın aynı masada buluşması da ilginç anlardan birisiydi. Ceylan’ın Yılmaz Güney ile ilgili anılara gösterdiği ilgi ve ayrıntılı soruları gözlerden kaçmadı tabii. Gazeteci Zeynep Oral’ın da Yılmaz Güney’in Türkiye’den yurtdışına çıkışıyla ilgili hatıralarını paylaşmasıyla sohbet daha da genişledi. Sohbetin ilginç anekdotlarından birisi de sinema yazarı üstadımız Atillâ Dorsay’ı uzun yıllar boyunca her yıl takip ettiği Cannes Film Festivali’ne iki kez gitmediği ama talihsiz bir biçimde bu iki yılın ‘Yol’un Altın Palmiye kazandığı 1982 ve bu yıl olduğu gerçeğinin ortaya çıkmasıydı. Nuri Bilge Ceylan’ın yarın bir ‘masterclass’ vereceği Kırmızı Lale Film Festivali, ‘Cennetten Kovulmak’, ‘Kusursuzlar’, ‘Kutsal Bir Gün’, ‘Sesime Gel’, ‘Şarkı Söyleyen Kadınlar’ın ana yarışmada, ‘Ben O Değilim’, ‘Mavi Dalga’, ‘Soğuk’, ‘Yozgat Blues’ ve ‘Daire’ gibi filmlerin Panorama bölümlerinde yer aldığı programıyla 31 Mayıs’a kadar devam edecek. T24
6 Haziran’da vizyona girecek olan Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı filmini herkesten önce üstelik Onedio Ekibi ile izlemek istemez misin? Aşağıdaki sorulara Twitter üzerinden #vahsibati hashtagi ile cevap yaz, 5 Haziran akşamı Cinemaximum Fitaş'ta gerçekleştirilecek bu süper eğlenceli geceye bilet kazanan 150 kişiden biri olma şansını yakala! Vahşi Batıda yapılacak en anlamsız hareket nedir? Vahşi Batıda yaşayan bir kovboy olsan lakabın ne olurdu? Vahşi Batıda kızılderili olsan çocuğuna ne isim verirdin? Vahşi Batıya düşsen yanına alacağın 3 şey ne olurdu?
27 Mayıs 1960'ta Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe gerçekleşti.27 Mayıs, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe . Ayrıca 27 Mayıs Askerî Müdahalesi ya da 27 Mayıs İhtilâli olarak da anılır. Darbe emir komuta zinciri içinde yapılmamıştır; 37 düşük rütbeli subayın planları ile icra edilmiştir. Kritik mevziler bu subayların ellerindeki asker ve silahlarla önce ordudaki komuta kademesinin etkisiz hale getirilmesi ile ele geçirilmiştir. Sonra cumhurbaşkanı ve hükümet üyeleri tutuklanarak, hükümet; 235 general ve 3500 civarında subay (daha çok albay, yarbay, binbaşı) emekliye sevk edilerek, ordu; 147 üniversite öğretim görevlisi görevden alınarak ve bazı üniversiteler kapatılıp el konularak, üniversiteler; 520 hakim ve yargıç görevden alınılarak, yargı kontrol altına alınmıştır. Darbeden sonra darbeyi planlayan ve icra eden 37 düşük rütbeli subay ve Emekli Orgeneral, Cemal Gürsel'in oluşturduğu Millî Birlik Komitesi ülke yönetimini üstlendi. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti'nin ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçelerini ileri sürerek Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bir grup subay, 27 Mayıs 1960 sabahı ülke yönetimine bütünüyle el koydu.[9] 37 subaydan oluşan Millî Birlik Komitesi bu harekat ile anayasa ve TBMM'yi feshetti, siyasi faaliyetleri askıya aldı, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere birçok Demokrat Partiliyi tutuklattı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun, İstiklal Savaşı kahramanlarından Ali Fuat Paşa, Kore gazisi Tahsin Yazıcı ve emekli olduktan sonra DP'den milletvekili seçilen eski Genelkurmay başkanı Mehmet Nuri Yamut da tutuklananlar arasındaydı. 3- Ordu Komutanı Orgeneral Ragıp Gümüşpala'nın, eğer darbenin lideri kendisinden daha kıdemli değilse ordusuyla Ankara'ya yürüyüp isyancıları yakalayacağını söylemesi üzerine darbeden haberi olmayan Emekli Orgeneral Cemal Gürsel Milli Birlik Komitesi'nin başına getirildi. Bu darbenin daha sonraki yıllarda meydana gelen askeri darbelerden farkı Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde yapılmamış olmasıydı; nitekim dönemin Genelkurmay başkanı da yönetime el koyan askeri güçler tarafından tutuklanmıştı. HT
Tuvalet Kağıtları bittikten sonra hepimiz o kahverengi ya da beyaz ruloyu elimize alırız, sonrasında şöyle bir çevirim 'Birşey yapılır ki bunla' deriz. Ancak ondan sonra, biraz düşünüp kenara ya da çöpe atıveririz. İşte atınca çöp, atmayınca da aşağıdakiler oluyormuş.Not: Fotoğrafların üzerine tıklayarak yapılış hikayelerine ulaşabilirsiniz.
Bu hafta vizyona giren yeni 'X-Men' filmi, dünya çapında 302 milyon dolar gişe hasılatı yaparak 2009 yapımı 'Avatar' filminin rekorunu kırdı.Başrollerinde Hugh Jackman, Jennifer Lawrance, James McAvoy ve Michael Fassbender’in yer aldığı yeni 'X-Men' serisinin devam filmi 'Days of Future Past', vizyona girdiği ilk hafta bir rekora imza attı. Film, ABD ve Kanada’da ilk 3 günde 111 milyon dolar, dünya çapında ise 191 milyon dolar gişe hasılatı yaparak toplamda 302 milyon dolar kazandırdı. 20th Century Fox’un yapımcılığını üstlendiği 'X-Men', firmanın dünya çapında en yüksek hasılatla açılış yapan filmi oldu. Daha önce bu rekor, 261 milyon dolarla 2009 yapımı Avatar filmine aitti.Posta
Partisinin grup toplantısında BDP'ye çağrıda bulunan Erdoğan 'Bu annelerin yavrularını gidip alın bakalım. Adreslerini gayet iyi biliyorsunuz' dedi. Partisinin haftalık grup toplantısında partililere seslenen Başbakan Erdoğan, Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı kutlayarak konuşmasına başladı. PARTİ GRUBUNDAN BDP'YE SESLENDİ Konuşmasında muhalefete yönelik eleştirilerde bulunan Başbakan Erdoğan, çocukları PKK tarafından kaçırılan annelerin eylemine de değindi. Bunun için BDP'ye çağrıda bulunan Erdoğan 'AK Parti grubundan önemli bir mesaj daha veriyorum. Buradan BDP'ye yeni adıyla HDP'ye çağrı yapıyorum. Ey BDP siz nerdesiniz. Zaman zaman gidip alıp geliyorsunuz ya. Bu annelerin yavrularını da alıp gelin bakalım. Bunların da adreslerini gayet iyi biliyorsunuz. Alıp geleceksiniz. Alıp gelmediğiniz takdirde bizim de B planımız C planımız devreye girer. Bunu da çok açık söylüyorum' dedi. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları; Fransa'dan Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü kazanan yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan'la gurur duyduk. Telefonla arayıp kendisin kutladım. Mavi Marmara gemisainde yaralı olan ve geçtiğmiz gün şehit olan kardeşimize Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. 'İKİ MESELE DEVAMLI KAŞINDI' Okmeydanı'nda çıkan olaylarda hayatının kaybeden Kurt'un babasını aradım başsağlığı diledim. Olaylarda yaralanan polislerimizi de arayıp geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Kürt ve Alevi vatandaşlarımız üzerinden iki mesele devamlı kaşındı. Bu ülkenin asli unsur olan savaşlarda ve kuruluşumuzda yer alan Kürt kardeşlerimize bize kadar red, asimilasyon ve inkar politikaları uygulandı. 'HİÇ KONUŞTUĞUNU GÖRDÜNÜZ MÜ?' Alevi kardeşlerimizin varlıkları inkar edildi görmezden gelindi. Ağır tahrikler yapıldı. Dersim'de 100'lerce Alevi vatandaşımız katledildi binlercesi tehcire zorlandı. CHP'nin dününde bugününde Dersim'e karşı duran gördünüz mü? Şu anda ana muhalefetin genel müdürü Dersimli değil mi? Hiç konuştuğunu gördünüz mü? Konuşamaz çünkü o işin faili CHP... Sonu acı biten elim hadiseler yaşadık. Komplo teorilerinin kolaycılığına asla sığınmadık. Dışardan düşman arayarak içimizdeki meseleleri inkar yoluna asla gitmedik. Biz 100 yıllık meselelerin farkında olduk ve mevcut sorunların içerdeki nedenlerinin de farkında olduk. Dışardan yapılan tahrikleri provokasyonları gözardı da edemeyiz. 'KARANLIK ELLER İŞBİRLİĞİ YAPTI' Türkiye enerjisini kalkınma için seferber ettiği her dönemde ya teröre maruz kaldı ya da darbelere maruz kaldı. İçerde ve dışarda bir takım karanlık eller işbirliği yaptılar. Japonya 2. Dünya savaşında yenildiği halde nasıl dünyanın en büyük ekonomisi oldu. Avrupa'nın hemen her ülkesi çok ağır bedel ödediği halde nasıl bu noktaya geldi. Ki bunların en önemlisi Almanya. 2. Dünya Savaşı'nda taş üstünde taş kalmayacak hale gelmişti. Bugünse Avrupa'nın birincisi dünyanın da en önemli ekonomisi haline geldi. Kıbrıs haricinde fiili savaşımız yok. 100 yıldır barış içinde bir ülke olmamıza rağmen kalkınma yarışına biz neden bu kadar geç katıldık. Bu soruyu sormamız lazım. Çünkü enerjimizi hep başka yere harcadık. İçerde neredeyse 35 yıl oldu terörle mücadele eden bir Türkiye var. Çok daha enteresan. Bir başörtü meselesini bu ülke 40 yıl tartışmak zorunda bırakıldı. 40 yıl boyunca üniversite denildiğinde akla bilim değil eğitim değil özgürlük değil başörtüsü yasağı geldi. Yazık değil mi arkadaşlar? Bu ülke bunu hak ediyor mu? Bu yasağı koyanlar uygulayanlar savunanlar bu ülkeye yazık etmediler mi? 'CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK BAŞARILARINA İMZA ATILDI' İnsanlar anadilini öğrenirse ülke bölünür diye toplumu korkuttular. Biz engelleri kaldırdık hamdolsun bu ülke bölünmedi tam tersine daha da güçlendi. Bu yasakları savunanlar bu ülkeye yazık etmediler mi? Bizi millet olarak anlamsız tartışmalarla anlamsız yasaklarla sanal gündemlerle on yıllarca oyaladılar. Defalarca hatırlattım. Yine hatırlatıyorum. Mayıs ayındayız. Geçen 28 Mayıs'ta Türkiye nasıl bir konumdaydı? Tarihin en büyük ekonomik krizini Türkiye başarıyla geri bırakmış, en büyük ekonomiler daralırken yüzde 1-2 oranlarında büyürken, Türkiye yüzde 4-5 büyümüş. Halk oylaması yapılmış demokrasi güç kazanmış. 2011 de genel seçim yapılmış istikrar güç kazanmış. Çözüm sürecinde önemli aşamaya gelinmiş nevruz huzur içinde kutlanmış acı haberler gelmiyor. O günlerde batıdakilerin koşarak doğuya gidip kucaklaştıklarını görüyorduk. İşadamları yeni yatırımlara hazırlanıyordu. Önümüzde engel yoktu. İşte 2013'ün mayıs ayında cumhuriyet tarihimizin en büyük başarılarına imza atıldı. Borsa rekor kırıyor, MB rezervi 135 milyar dolara ulaşıp rekor kırıyor. 14 Mayıs'ta IMF'ye borç sıfırlanıyor. Nükleer enerji için imzalar atılıyor. 3. havalimanı için ihale yapılıyor. Böyle bir dönemde 77 milyon hep birlikte 2023 hedeflerine yürüyoruz. Ama sonra bir şey oluyor. İstanbul'da Gezi Parkı'nda başlayan eylemler. Neymiş? Ağaçlar sökülüyormuş. 12 tane ağaç bir yere nakledilecek. Bu istismar edilerek dalga dalga ülke geneline yaydılar. Düğmeye bir yerden basılıyor ülkede legal illegal örgütler işbirliği yaparak huzuru bozacak bir noktaya ulaştırıyor. O kadar hazırlıklı bir saldırı ki aynı anda huzur istikrar demokrasi ve ekonomi hedef alınıyor. Borsa geriliyor faiz yükseliyor. Yurt dışında Türkiye aleyhine kampanyalar başlıyor. Tüketmeyin ekonomi dursun çağrısı yapılıyor. Her gün sokaklarda şiddet ve vandallık. Dünyaya sanki Türkiye'nin genelinde bir terör esiyor gibi servis ediliyor. 'TEK GEREKÇELERİ 12 TANE AĞAÇ' Yandaş medyaları her türlü yalanı yazarak sosyal medyada ve yazılı görsel medyada insanları sokağa dökmek için elinden geleni yapıyor. Malum işverenler sorumsuzca açıklama yapıyor. Türkiye hem içerden hem dışardan saldırıya maruz kalıyor. O malum işverenler ve işveren örgütleri vesaire, diğer işçi örgütleri, memur örgütleri, el birliğiyle sanki bütün olayların adeta sorumlusu olarak da bizi göstermeye gayret ediyor. Ortada bişey yok. Tek gerekçeleri 12 tane ağaç. Buradan başka yere taşıyorlar. Ama hamdolsun dik durduk, sağlam durduk, eğilmedik bükülmedik ve bu saldırıları bertaraf ettik. Gezi'de sonuç alamayınca 17-25 Aralık'ta saldırdılar. Milli iradeyi hedef aldılar. 30 Mart'ta Milli irade tecelli etti ve darbe heveslilerine en güzel cevabı sandıkta verdik. 'ALMAN YÖNETİMİ TEDBİRLERİ İYİ ALMIŞTI' Şimdi yeni bir meseleyle tahrik için çaba içerisindeler. Alevi vatandaşlar üzerinden kendi hesaplarını görmek isteyenler bu konuyu elverişli bir vasıta olarak görenler yeniden harekete geçtiler. Bir süredir bunun provaları zaten yapılıyor. Bildiğiniz gibi bu haftasonu Almanya'daydık. Almanya'da aynı gün bizi oradaki toplantımızın yapıldığı o muhteşem salonun yakınından bir nehir geçiyor nehrin karşı tarafında da oradaki Alisiz Alevilere orada miting yapma izni veriyorlar. Dert? Bizim yaptığımız veya yapacağımız o toplantıyı adeta acaba nasıl sabote ederiz bunun gayreti içinde. Bütün bunlara rağmen Alman yönetimi orada tedbirlerini iyi almıştı. Gerçi aynı anda bizim toplantımızın olduğu bölgeye yakın 5 ana merkezde o gün bize karşı gruplar toplantı yaptılar. 'EN SON OKMEYDANI'NDA DENEDİLER' Alınan güvenlik önlemleri başarılı olduğu için hiçbiri arzusuna kavuşamadı. Biz de orada gerçekten Almanya'daki kardeşlerimizle muhteşem bir buluşmayı gerçekleştirdik. Türkiye'de Alevi vatandaşlarımızın kapılarına işaretler kondu. Reyhanlı'da bunu denediler, Hatay'da bunu denediler. Malatya'da denediler. 1 Mayıs olaylarında denediler. CHP milletvekilleri bizzat bu işte yer aldı. En son Okmeydanı'nda denediler. Merhumun kızkardeşini duydunuz. Ne diyor? 'Eğer siz bu eylemleri yapmasaydınız kardeşim ölmeyecekti' dedi. Vaka bu... Uğur'un GBT'sinde en ufak olumsuz bir şey yok. Sadece Cemevi'ne gidiyor. Orada maalesef böyle bir olayla karşı karşıya kalıyor. 'YUNAN YÖNETİMİ BUNLARA BİR DARBE İNDİRDİ' Biz bu bayat senaryoların dışarda yazıldığını söylediğimizde birileri bizimle istihza ediyor. Okmeydanı'ndaki eli kanlı terör örgütünün dışardan desteklenmediğini söyleyecek olan var mı? Yerli bir örgüt olduğuna inanan var mı? Nerelerden beslendiğini hepimiz biliyoruz. Biliyorsunuz DHKP-C terör örgütünün kampları Yunanistan'daydı. O kamplarda eğitim alarak Türkiye'ye girenleri gördük. En son Yunan yönetimi bunlara bir darbe indirdi. Acaba sıfırladılar mı bilmiyoruz. Kimlerin bunlara kamp verdiğini lojistik sağladığını gayet iyi biliyoruz. Başta Tunceli milletvekili olmak üzere CHP milletvekilleri o örgütün üyesi gibi çalışıyor. Türkiye milletvekili gibi değil zalim Suriye diktatörünün temsilcisi gibi davranan vekillere kimse bir şey demiyor. Hatay'da bazı CHP'lilerin vekil yakınlarının saldırıya karıştıklarını belgeleriyle ortaya koyduk. CHP Alevi vatandaşlarımızın duygularını istismar etmekten, tahrik etmekten, onlar üzerinden çatışma senaryolarını beslemekten başka bir şey yapmamıştır. Faili oldukları Dersim olaylarıyla aradan 80 yıl geçmesine rağmen yüzleşemediler. 'SORUNLAR TEK TEK ORTADAN KALKIYOR' Alevi vatandaşlarımız için duygu istismarı haricinde hiçbir şey ortaya koyamadılar. CHP sadece tahrik eder duyguları istismar eder. Biz ise 12 yılda defalarca adım attık, reform yaptık. Daha fazlasını da yapacağız. Normalleştikçe ülkemiz on yıllardır devam eden sorunlar tek tek ortadan kalkıyor. Hızır paşalar asırlar öncesinde kaldı. Başka yerlerden medet arama dönemleri de asırlar öncesinde kaldı. Kimin ne derdi varsa o bizim meselemiz. Aradan eli kanlı örgütler çekildiğinde istismarcılar çekildiğinde inanın her mesele çözülecektir. Birileri yarayı derinleştirirken biz yaralara şifa olmanın samimi mücadelesi içindeyiz. Alevi vatandaşlarımızın da bunlardan rahatsız olduğunu biliyorum. Alevi vatandaşlarımız lütfen aradaki istismarcılara prim vermesinler. 'BU DEFA SOMA'YI KARIŞTIRACAKLAR' Polisle çatışarak hiçbir meselenin çözülemeyeceğini yaranın dahi şifa bulamayacağını bilmeleri lazım. Halktan silah isteyen bir zihniyet Türkiye'nin milletin özellikle de Alevi vatandaşların iyiliğini düşünüyor olabilirler mi? Soma'da Alevi vatandaşlarımızı sağdan soldan toparlayıp Soma'ya götürüyorlar. Niye? Bu defa Somayı karıştıracaklar. Çıkmış Barolar birliğinde konuşuyor. Başbakan cam çerçevenin derdindeymiş. Sadece onu konuşmuyoruz. Ölen yaralananları da konuşuyoruz. Bilesin ki o cam çerçeveler bir bütünün parçasıdır. Fakat belki de dünyada yalanı bu adam kadar mahir kullanan bir ikinci kişiyi bulamazsınız. Ya bunun eğitimini bir yerde özel olarak aldı veya genlerinde var. Böyle birisi. AŞIK VEYSEL'İN DİZELERİYLE SESLENDİ Bizim derdimiz var. Biz 77 milyonun huzuru için çalışıyoruz. Ama bu ve benzeri kişilerin böyle bir derdi yok. Onlar terör üzerinden anarşi üzerinden kırıp dökme üzerinden rant elde etmeye çalışır. İstismarcıları elimizin tersiyle ittiğimizde yüz yüze görüştüğümüzde inanın aramızda hiçbir fark olmadığını tekrar göreceksiniz. Merhum Aşık Veysel de onu söylüyor. 'Yezit nedir, ne kızılbaş. Değil miyiz hep bir kardaş. Bizi yakar bizim ataş. Söndürmektir tek çaresi.' Bunu birlikte söndüreceğiz. Bu aziz millet hiçbir zaman Alevi -Sünni çatışmalarına prim vermedi. Tahriklere rağmen bu millet oyuna gelmedi. Sadece oyuna gelmemek yetmez. Biz yeni Burakcan'ların terörize edilen terörün içine sokulan yeni Berkinlerin, Okmeydanı'nda ölen Umutların Ayhanların ölmesine tahammül gösteremeyiz. Hacı Bektaş, 'Bir olmak iri olmak diri olmak' 77 milyon kardeş olmak için hepimiz hassasiyet göstereceğiz. Bu topraklar Hz: Peygamber Hz Ali Hz. Hasan Hüseyin sevgisiyle yoğrulmuştur. Bu topraklarda fitne filizlenemez. Allah'ın izniyle inşallah hiçbir zaman da filizlenmeyecektir. 'BURADAN BDP'YE ÇAĞRI YAPIYORUM' AK Parti grubundan önemli bir mesaj daha veriyorum. Buradan BDP'ye yeni adıyla HDP'ye çağrı yapıyorum. Diyarbakır belediyesi önünde dağa kaçırılan çocukları için eylem yapan anneleri babaları yürekten selamlıyorum. 'BU ANNELERİN YAVRULARINI ALIP GELİN BAKALIM' Çocukları dağa kaçırılan anne babaların bu feryadını Türkiye ve dünya medyası görsün. Neredesin dünya medyası. Galatasaray lisesinin önünde gelip oturanları yazardınız görüntülerdiniz. Peki yavruları dağa kaçırılan bu anneleri niye görmüyorsunuz. Türkiye medyası bir kısmı.. Duyarsız kalanlar... Niye görmüyorsunuz. Ey BDP siz nerdesiniz. Zaman zaman gidip alıp geliyorsunuz ya. Bu annelerin yavrularını da alıp gelin bakalım. 'B PLANIMIZ, C PLANIMIZ DEVREYE GİRER' Bunların da adreslerini gayet iyi biliyorsunuz. Alıp geleceksiniz. Alıp gelmediğiniz takdirde bizim de B planımız C planımız devreye girer. Bunu da çok açık söylüyorum. 'ORADA 2 ŞEYİ BİR ARADA YAPTIK' 2004'te UETD adı altında bir sivil toplum örgütü kuruldu. Dönemin şansölyesi sayın Schroder'le hizmet binasını birlikte açmıştık. Kuruluşunun 10. yılında bir etkinlik düzenlendi. Cumartesi Köln'de bu törene katıldık. Köln Arena'da yaklaşık 20 bin vatandaşımızla bir araya geldik. Salonun dışında kalanları bu rakama dahil etmiyorum. Dışardan bunların izlenmesi olayı farklı bir hale getirecekti. Fakat dev ekran kurulmamasına rağmen içerideki heyecan coşku oluşan ambians çok çok farklıydı. Orada iki şeyi bir arada yaptık. Soma'daki kaza sebebiyle etkinlik anma merasimi şeklinde yapıldı. Okunan hatmi şerifler aşrı şerifler kasideler ilahiler, orada yine aynı şekilde hocalarımızın gerçekten çift hocamızın birlikte okuduğu ezan o arenadaki havayı farklı bir heyecana farklı bir hem orada bir sükunet suhulet ama ardından da büyük bir coşkuyu getirdi. Burada diyanet işleri başkan yardımcımız Kamil hocamız dua yaptı. Ardından Başbakan yardımcımız UETD'nin başkanı konuştu. Ardından şahsım tüm katılanlara bir hitabım oldu. 'BEDELİ NE OLURSA OLSUN GİDERİZ' Alman medyasında bazı Alman siyasetçiler nezdinde ziyaretimiz tedirginlik oluşturdu. Alman medyası provoke etmek amacıyla aleni şekilde ırkçı ifadelere başvurdu. Türkiye'deki bazı medya kuruluşlarıyla işbirliği içinde ortak dil kullanarak yapılan saldırıları umursamadık. Bazıları bize oraya gitmeyin dedi. Orada 3 milyon Türk var mı var. Dedik ki biz oraya gideriz. Bunu kimse engelleyemez. Bedeli ne olursa olsun gideriz. 'KULLANDIĞI İFADELER ÇOK ÇİRKİN' Ziyaret öncesinde sayın Merkel'le görüştük. Bölgesel meseleleri de değerlendirdik. Soma kazası nedeniyle taziyelerini iletti. Almanya'da gayet güzel şekilde görüşmelerimizi yaptık ve Köln Arena'da ağırbaşlı kardeşlerimizle buluştuk. Alman medyası ırkçı ayrımcı nefret dolu başlıklarla saldırırken, ziyaretimizin hemen ertesinde yapılan AP seçimi de Avrupa'da yükselen tehdidin güçlü bir sinyalini verdi. Biz artan ırkçılığa vurgu yapıyorduk. Neo nazi cinayetlerine vurgu yapıyorduk. Avrupa Parlamentosu seçim sonuçları kaygılarımızın ne kadar haklı olduğunu ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha teyit etti. Burada tabi bir şeyi söylemek isterim. Sözde bir Türk. Oradaki bir partinin eş başkanı. Kullandığı ifadeler de çok çirkin. Sen nasıl demokratsın, nasıl hürriyetten bahsedersin. Seni Türkiye Başbakan'ının oraya gelmesi nasıl rahatsız eder. Kusura bakma senin Merkel'e ne kadar saygı duyacağını biz biliriz. Ama biz saygıyı yerinde ifade etmesini de biliriz. Ama önce sen kökenin itiberiyle mensubu olduğun ülkenin başbakanına bu şekilde konuşamazsın. Nerede milletvekili olursan ol önce haddini bileceksin. Sadece eşbaşkanlığını yaptığın bir başka bayan vardı. O da zaman zaman bir çok şeyler konuşurdu. Ama sen yaptığın açıklamalarla Türkiye'nin Başbakanının oraya gitmesinin doğru olmayacağını söylüyorsun. Buna senin gücün yetmez önce haddini bil. 'ŞAKASI YOK BU İŞİN' Bu zat diyor ki Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası burada yapılamaz diyor. Ne diyorsun sen ya. Bir buçuk milyon insan orada oy kullanacak. Yasal çerçevesi neyse o çerçevede yapacak olan kampanyasını yapar. Sen buna engel koyamazsın. Böyle bir yetkin yok. Türkiye'de Almanya için oy kullanacaklar için gelirsin sen de toplantı yaparsın. Mesele farklı. Ama alışacaklar. Şakası yok bu işin. 'BÖYLE BİR GAYRETİN İÇİNE GİRİYORLAR' En son Soma'da uluslararası bir medya kuruluşunun muhabiri olan Türk gazetecinin, iki kadını figüran olarak kullandığını yalan haber yaparak bütün dünyaya servis ettiğini gördük yaşadık. Aslında bu kadınlar başı açık. İkisinin de başalrını örtüyor. Üstü şişhane altı kaval. Sırıtıyor. Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. Nedir bu hal? Bununla güya bizim insanımızı farklı gösterecek. Böyle bir gayretin içine giriyorlar. Ama devran değişti. O bu tür bir dezenformasyon suretiyle aleyhte kampanya yapacağını zannederken suç üstü yakalandı. Gezi sırasında 17 Aralık darbe girişiminde bu ve benzer muhabirlerin mesleki onurlarını nasıl çiğnediklerini gördük. Türkiye'nin imajı yalan haberlerle yıpranacak kadar zayıf bir imaj değildir artık. O devir gerilerde kaldı. 'KİMSENİN AZARLAMASINA EYVALLAH DEMEYİZ' Hem bu kürsüde hem de Köln'de söyledim. Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye 100 yıl önceki gibi Mondros ile Sevr Lozan ile masanın kenarına iliştirilmiş bir ülke asla değildir. Masanın altından zaman zaman zevkle zaman aman ikazla ayakların birbirine tokuşturulduğu dönem değil. Onlar geçti. Köprünün altından çok sular aktı. Bu ülkede sorunları kaşıyarak etnik köken din mezhep yaşam tarzı farklılıklarını tahrik ederek kimsenin operasyon yapmasına müsamaha göstermeyiz. Kimsenin bu devleti azarlamasına eyvallah demeyiz. '15 GÜNDE 14 ÜLKE DOLAŞTIM' Bazıları AB noktasında ne oldu diyor? Bunu diyen köşe yazarlarına sesleniyorum. Biz iktidara geldiğimizde bir fasıl açılmış mıydı? Türkiye müzakerelere oturacak bir ülke dahi değildi. Biz geldik fellik fellik şu kişi o zaman Başbakan dahi değildi. O zaman genel başkandım. 14 ülke dolaştım 15 günde... Buna ABD de dahil: Sayın Bush'la oturduk bunu konuştuk. Ben bir genel başkan olarak konuştum. Başkan Bush'la görüştüm. O zaman 15 üye ülke vardı. 13 tanesini dolaştım. Hepsini ziyaret ederek süratle müzakerelere oturmak için adımları attık. 'BUNA RAĞMEN BİZ SABIRLIYIZ' Hamdolsun Başbakanlık dönemimde de müzakerelerin başlatılması kararını çıkarttık. 14 fasıl var. Hepsi açılmadı. Çünkü Fransa farklı bir tavır koyuyor, Almanya farklı bir tavır koyuyor. 15 üye iken ortada olan müktesebat farklıydı, 25 üye oldu uygulamalar değişti. Bakıyorsunuz AB'ye alınan üyeler uygun oldukları gerekçesiyle değil bir çoğu siyasi kararla alındı. Bu gerçeği de bilelim. Fakat buna rağmen biz sabırlıyız. Dersimize de iyi çalışıyoruz. Bizim bütün kurumsal yapımız AB müktesebatına uygun olarak oluşturuluyor. Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı çok net bir şekilde ortadadır. Yükselen ırkçılık İslamofobi'nin hatta anti semitizmin panzehiri Türkiye'dir. 'ÇÜNKÜ BİZE GELECEK FAYDA ORADADIR' Merkez Bankası bağımsızdır o ayrı konu. Ama MB uygulamaları hakkında yorumda bulunmak da bizim hakkımızdır. Türkiye'de faizden doalyı geri dişimizde hesabını kimse bankaya sormaz. Bize sorar. Biz atmosferi balans etmekle görevliyiz. Onun için de bizim düşüncemiz çok açık net. Bu faiz oranı yüksektir. Bu faiz düşmeli ki Türkiye'de reel yatırım artsın. Bir defa biz sıcak parayla bir ülkenin kalkındığına inanan iktidar değiliz. Kimse bizi bununla aldatmasın. Biz reel yatırım için gelene hoş bakar ve atacakları adımlara da her türlü desteği veririz. Çünkü bize gelecek fayda oradadır. Eğer siz yüksek faizle kredi verirseniz benim ülkemdeki özellikle iç sermaye yerli sermaye yatırım yaparken yapamaz. Yatırımı neyle yapacak. Eğer finansın maliyeti ucuzsa onun yatırım şansı vardır. Yüksekse yatırımı yapmak çok zordur. Daha yatırımı bitiremeden çöker. 27 Mayıs'ın 54 yıla yayılan izlerini tek tek sildik. Silmeye de devam ediyoruz. Darbe ve vesayet özleminde olanlar yine var. Ancak Allah'a hamdolsun ki yaptığımız reformlar sayesinde dik duruşumuz sayesinde milli irade hiç olmadığı kadar güç kazanmıştır. 'HESAP SORACAĞIZ' İnşallah bu darbecilerin hesabını soracağız. Paralel yapıdan da hesap soracağız. Eğer bunun hesabını sormaktan kaçınacak olan bir tane arkadaşım çıkarsa bunun hesabını veremezsiniz. Ne halka ne hakka veremezsiniz. 10 Ağustos'ta Cumhurbaşkanının seçilmesi demokrasinin güç kazanmasına vesile olur. Merhum Menderes ve arkadaşlarını rahmetle anıyor mekanlarının cennet olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. 'İLLEGAL ÖRGÜTLERİN OYUNUNA GELMEYİN' Yarın Ağrı'da vatandaşlarımızla kucaklaşacağız. Seçimlerin tekrarlanacağı il ilçe ve beldelerde 30 Mart'ın daha güçlü bir tekrarını yaşayacağız. Bu arada özellikle yargıyla ilgili Meclis'e gelecek yasamız çok önemli. Şehit yakınlarımızı ve işçi kardeşlerimizle ilgili yasal düzenlemeler yapılıyor. Soma'daki maden işçilerine kömür ocaklarında çalışan kardeşlerime sesleniyorum. Bu CHP'nin bölücü terör örgütü yandaşlarının legal veya illegal örgütlerin oyununa gelmeyin. 'ORADAKİ 301 ŞEHİT BİZİM CANIMIZDIR' Sizi bunlar yalnız bırakır. Bizler bakın yeni düzenlemelerle bir adım atıyoruz. Bunlar nerede kimi acaba sahiplendi? Bunlar sadece tahrik eder. Sizin üzerinizden paye kaparlar. Bu oyuna gelmeyin. Oradaki 301 şehit. Bizim canımızdır. Biz bütün onların ailelerini güvence altına alacak hazırlıklarımızı yaptık yapıyoruz. AFAD'da açtığımız hesap bunun bir adımıdır. Diğer bir çok gelecek vaatler var takipçisiyiz. Bütün bu vaatlerin hepsi birinci derecede şehitlerimize, yaralı kardeşlerimize diğerlerinin bir kısmını da orada çalışan kardeşlerimize vermek suretiyle tüm evlatlarının inşallah geleceğini teminat altına alacak adımı atacağız. haberler.com
Kim Kardashian ve Kanye West'in düğününde şarkı söyleyen, bununla yetinmeyip Kim'e iki çeyrek altın takan Lana Del Rey'in hafta sonu oldukça yoğun geçmişe benziyor. Ama her şeye rağmen yorgunluk nedir bilmeyen kendisi de sesi de estetik Lana Del Rey, yeni haftaya taze bir başlangıç yapmayı başarıyor. 13 Haziran'da yayınlanacak yeni albümü Ultraviolence'la aramıza tekrar hoş gelecek Lana Del Rey, retro'lu ilk single West Coast'un ardından yeni bir single'la daha karşımızda. Shades Of Cool ismini taşıyan şarkıda bir Lana Del Rey şarkısından bekleyebileceğiniz romantizm ve melankoli fazlasıyla mevcut. Şöyle güzelinden bir kırmızı şarap açın, sevgilinizle şöminenin başına geçin, açın Lana Del Rey - Shades Of Cool'u.Play Tuşu
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), basında yer alan İstanbul Göztepe Tren İstasyonu'nun Marmaray çalışmaları kapsamında yıkılacağına yönelik haberleri yalanlandı. Açıklamada, 'İstanbul Anadolu Yakası'nın sembollerinden biri olan Göztepe Tren istasyonu yıkılması kesinleşen tren istasyonlarından biri' ifadesi gerçek dışı bir bilgidir. Söz konusu istasyon yıkılmayacak ve olduğu gibi muhafaza edilecektir.' ifadeleri kullanıldı. 20’inci yüzyılın ilk yıllarında yapıldığı tahmin edilen ve 1871 yılında yapımı tamamlanan 91 kilometrelik Haydarpaşa-Pendik banliyö tren hattının tarihi yapılarından biri olan Göztepe İstasyonu, Haziran 2013 yılından beri Marmaray çalışmaları nedeniyle kullanılmıyor. Basında yer alan Göztepe İstasyonu'na yeni istasyon yapılacağı gerekçesi ile yıkılacağına yönelik haberlere TCDD cevap verdi. 'Haberlerde yer alan 'İstanbul Anadolu Yakası'nın sembollerinden biri olan Göztepe Tren İstasyonu yıkılması kesinleşen tren istasyonlarından biri' ifadesi gerçek dışı bir bilgidir. Söz konusu istasyon yıkılmayacak ve olduğu gibi muhafaza edilecektir.' ifadelerinin kullanıldığı açıklamada ayrıca mevcut istasyonun 400 metre batısına Marmaray Projesi kapsamında yeni ve modern bir istasyon inşa edileceği ve o istasyonun kullanılacağı bilgisi verildi. Başka Haber