onedio
Martin Cooper ve İlk Cep Telefonu
Neredeyse her yeni günde akıllı telefonlar ile ilgili haberler yapıyoruz ve yeni gelişmeleri aktarıyoruz peki bizim için bu kadar önemli olan akıllı telefonların atasını merak ettiniz mi? Bizde ilk kişisel cep telefonunu merak ettik ve Motorola DynaTAC 8000X bir diğer değişle ilk taşınabilir telefonu sizler için araştırdık. Taşınabilir telefon fikri ilk olarak 1973 yılında Martin Cooper tarafından ortaya atıldı. Cooper daha önce Motorola’da çalışırken Polis departmanları için polis telsizleri gibi birçok ürün geliştirmişti. Zamanla Motorola iletişim bölümünde yukarılara yükselen Cooper  1973 yılında ilk taşınabilir cep telefonunu tasarlardı ve cihazın piyasaya çıkması için geçen 10 yıllık süreci yönetti. İlk Telefon GörüşmesiCooper ve Motorola Taşınabilir Haberleşme Ürünleri Başkanı J. F. Mitchell, 3 Nisan Pazar günü New York Manhattan’da bulunan Hilton otelinde basın toplantısı gerçekleştirdi. Hilton yakınında bulunan 6. Caddede bulunan Cooper, Motorola Burlingame House’ın çatısında bulunan AT&T sabit telefon sistemi yüklü olan bir baz istasyonuna bağlandı ve o dönemde rakipleri olan Bell Laboratuvarlarında görevli Dr Joel S. Engel’i aradı tuşları çevirirken gazeteciler ve izleyiciler dikkatle takipteydi. Cooper telefonda “Joel benim Marty, Seni bir cep telefonundan arıyorum,  gerçek elde taşınabilir cep telefonu” bu tarihi görüşmeyi yaptı ve DynaTAC o dönemde bilim teknoloji dergilerinin kapaklarını süslemeye başladı. İlk tasarlanan DynaTAC 1.14 kilogramdan fazla ve 25.3 cm uzunluğundaydı “Tuğla” ve “Ayakkabı” olarak adlandırılıyordu, şarj olması 10 saat sürüyordu ve 20 dakika boyunca konuşmak mümkündü. 10 yıllık sürecin sonunda DynaTAC 8000X piyasaya sürüldüğünde 850 gram ağırlığa düşürülmüş ve 30 dakika konuşma yapılabiliyordu. Motorola DynaTAC 8000X için 21 Eylül 1983 tarihinde ABD Federal İletişim Komisyonu’ndan(FCC)  ilk ticari taşınabilir telefonun onayını aldı ve 1984 yılında satışa sunulan ilk kişisel cep telefonu olma unvanını elde etti.
Aslında Hangi Burçtansın?
Ne doğduğun gün, ne yükselen, ne de Çin takvimi!.. Bu test belirliyor senin burcunu! Testi çöz, aslında hangi burçtan olduğunu öğren!
Ted Bundy: Amerika'nın İlk Seri Katili
Liseyi dereceyle bitiren; 24 Kasım 1946 Vermont – Burlington doğumlu, Theodore Robert Bundy olarak da bilinen Ted Bundy; 1974’ten itibaren iki yıl içinde 20’den fazla kadına tecavüz edip öldüren Amerika’nın en çok tanınan, üzerine filmler [Copycat ve The Stranger Beside Me] yapılıp kitaplar yazılan seri katili ve tecavüzcüsüdür. “Seri katil” tanımı onunla doğdu diyenler olsa da bu ifade yoruma açıktır… Tarihler 16 Ağustos 1975’i gösterirken, tamamen şans eseri olarak “polisten kaçmaya çalışan” bir sürücü olarak yakalandı. Yakışıklı, zeki ve eğitimli bir avukat olan Ted Bundy’nin bir katil olabileceği, hele ki mesleği avukatlık olan birinin bunları yapabileceği kimsenin aklına gelmiyordu. Kendi savunmasını üstlenen Ted Bundy’nin ünü, 7 haziran 1977’deki ‘tavanı delerek’ kaçışı sonrası daha da arttı. Ölen 20 ya da kimilerine göre 28 kadın Ted Bundy’nin ifadesi ile belirlenmiştir – gerçek sayının bunun çok çok üzerinde olduğu halen söylenir durur. Tecavüzlerini öldürdükten sonra gerçekleştiren Ted Bundy’nin ‘ölü sevici’ bir sapık olarak da ayrı bir ünü (!) vardır. Hapisteyken aldığı yüzlerce mektup ve evlilik teklifi, Amerikan halkının bu gibi sapık psikopatlara farklı bir bakışı olduğunu gösterir. İdamından önce sorulan, “36 kurbanin oldugu dogru mu” sorusuna “bir basamak daha ekleyin” cevabini vermesi inanılmaz bir ifade!Ted Bundy’nin çocukluğu çoğu diğer katil gibi sorunlu geçer. Akıllı bir öğrenci olsa da; ezik, pasif ve insan ilişkilerinde son derece zayıf bir karaktere sahipti. Ablasını annesi, eniştesini ise babası olarak bilmekteydi. Utah Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden aldığı davet mektubu ile insan içine karışacak – hayatı değişecektir. Utah’tan Colorado’ya, Washington’dan Florida’ya kadar sayısız eyalette cinayet işler. Cumhuriyetçiler kanadında siyasetle de ilgilenen ve önü açık olarak nitelendirilen Ted Bundy’nin; buz kıracağı, levye, metal boru, kelepçe ve kadın çorabıyla kadınları öldürmesi – üstelik ayağını incitmiş numarası ve koltuk değnekleriyle insanları kandırması, hükmü onaylayan yargıçın bile sempatisini (!) kazanır. Etkiler diyelim sanırım daha doğru bir ifade olacak..Gayrımeşru bir çocuk olarak doğan katilimiz, ayağını incitmiş rolü ve koltuk değneklerinin de etkisiyle kitaplarını arabasına taşırken onu gören kadınlardan yardım isterdi. Yardım için yanaşanları ise kendi yöntemleriyle etkisizleştirirdi. Sonrasında kurbanını tenha bir yere götür ve öldürürdü. Kurbanına sonrasında tecavüz ederdi. Annesi bile onu terk etmiş, ablası ona yalanlar söylemiş Bundy’ye göre kızlar erkekleri kullanır ve yalan söylerdi. Ted Bundy bu yüzden tüm kadınlardan intikam almak istiyordu. Kurbanlarının hepsi uzun düz siyah saçlı ve saçlarını ortadan ayıran, “kendisini terk eden sevgilisine benzeyen” kadınlardır. Hapisten kaçışı sonrası, gözü tamamen dönmüştür ve belirli bir tipe bağlı kalmadan rastgele öldürmeye başlar. Ölmeden önce kendisiyle yapılan bir röportajda tüm bu sapıklıklarının nedenini çocukken okuduğu, şiddet içeren porno dergilerinin onu çok etkilemesi olarak itiraf eder. Yakalanışı sonrası seri katiller üzerine 1989’a kadar FBI’la iş birliği yapmıştır. Şu yorumu ünlüdür: “Seri katillerin yakalanmasının sebebi alışkanlık. Bu işi ilk kez yaptığınızda çok dikkatli olursunuz. Her şeyin düzgün olmasını istersiniz. 20. kez yaparken ise o kadar da önemsemezsiniz.”Bazı kurbanlarının cesetlerini evinde pişirdiği, etrafa korkunç kokular yayılmasına rağmen komşuların polislere; eğitimli, yakışıklı çok efendi bir çocuk diye ifade verecek kadar güvenmeleri nedeniyle ele geçirelemediği, ilk yakalanışında saldırdığı kızlardan birinin nasılsa aşık olduğu için polise bunu söylemeyip bile bile serbest kalmasını sağladığı “şehir efsaneleri” olarak söylenir durur. Ted Bundy; gayri meşru çocuk olduğu, hayvanlara işkence eden bir büyükbabanın yanında büyüdüğü ya da çok sevip de terk edildiği sevgilisi yüzünden seri katil olmadı. İstediği için kadınları öldürdü tezini savunanlar da vardır.Kurbanlarının birinin kalçasındaki ısırık izi ile yakalanan ve idamına karar verilen Bundy’nin temyiz süreci yaklaşık 10 yıl sürdü. Hapishanede hayranlarından biri ile evlenip 1982’de bir kız çocuk sahibi oldu. 24 Ocak 1989 tarihinde elektirikli sandalyede idam edildi. İdamı hapishane dışında şampanya içilerek kutlandı! Öldürülmeden önce ki son sözleri “aileme ve arkadaşlarıma sevgilerimi iletmenizi istiyorum” olmuştur. En ünlü sözlerinden biri; “Biz seri katiller sizlerin oğulları, eşleriyiz. biz her yerdeyiz.”dir.Ted Bundy’yi daha yakından tanımak için The Stranger Beside Me filmini izlemenizi öneririm.
Messi Filminin Fragmanı Yayınlandı
Barcelona'nın Arjantinli yıldızı Lionel Messi'nin hayatını anlatan 'MESSI' filminin fragmanı yayınlandı. Arjantinli yıldız Lionel Messi'nin hayatını konu alacak olan film, 2 Temmuz'da gösterime girecek. Yapımını Mediapro şirketinin üstleneceği filmin senaryosunu Álex de la Iglesia ve Jorge Valdano'nun yazdığı ifade edildi. Messi'nin çocukluğuna dair görüntülerin de yer alacağı filmde, Arjantinli yıldızın hayatına yön veren kişilerle röportajlara da yer verileceği belirtildi.
Irvine Welsh'in Romanından Uyarlanan 'Pislik' Vizyonda
Irvine Welsh'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan Pislik (Filth) bugün vizyona girdi. James McAvoy, Jamie Bell ile Jim Broadbent'in oynadığı filmin yönetmeni ise John S. Baird. 2013 yılında İngiliz Bağımsız Film Ödülleri'nde En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu dallarında iki ödül alan Pislik'in konusu şöyle: Entrikacı polis memuru Bruce Robertson terfi beklemektedir. Bir cinayeti çözerken meslektaşlarıyla da uğraşmak zorunda kalan Bruce, diğer polislerin sonunu getirecek bir olay tezgahlar. Hepsinin sırlarını ortaya çıkartan ve onları birbirine düşüren Bruce, kontrolünden çıkan hile ağında kaybolmaya başlar. Çevirdiği oyundan şüphelenen meslektaşları, geçmişi, kayıp eşi ve uyuşturucu alışkanlığı içinde yitip giden Bruce Robertson'a bir oyun oynarlar.Sabit Fikir
Reklam
'Sanat Zehirlenmesi' Deneyle Kanıtlandı
Bir tablonun, heykelin karşısında kalp atışları hızlanan, başı dönen ve hatta baygınlık geçirip halüsinasyon gören insanlar… İtalyan rönesansının başkenti Floransa'yı gezen sanatseverlerde zaman zaman bu belirtilere rastlanıyor, hatta kimileri hastanelik oluyor. 'Stendhal sendromu', 'Floransa sendromu' ya da 'sanat zehirlenmesi' adı verilen bu rahatsızlığın gerçekten var olup olmadığı ve belirtileri bilimsel bir araştırmaya konu oldu. İtalya'daki bir sanat araştırmaları merkezinin, psikolog ve teknik uzmanlarla işbirliği içinde yaptığı deneyde, Floransa'da bulunan Medici Riccardi Sarayı'nın ziyaretçileri gözlemlendi. Medici Riccardi Sarayı'nda, fresklerle süslü şapeli gezen ziyaretçilerin kalp atış ve nefes alış hızları, tansiyonları, göz ve kas hareketleri incelendi. Fresklere bakan ziyaretçilerin görüntüleri kaydedildi ve kendilerinden eserlere bakarken neler hissettiklerini yazmaları da istendi. Deneyde, bazı ziyaretçilerin eserlere bakarken yüz kaslarının gevşediği, gözbebeklerinin küçüldüğü, kalp atışı, nefes alış hızı ve tansiyonlarında değişiklikler olduğu belirlendi. Görsel sanat eserlerine işitsel uyarıcılar da eşlik ettiğinde ise beyindeki aktivitenin daha da arttığı görüldü. Ziyaretçilerin bazıları da hislerini 'aşırı duygulanma' ve 'tatlı bir yorgunluk' olarak tanımladı. Floransa'daki Studi Uniti araştırma merkezinden Perla Gianni, klinik psikolog Andrea Bonacchi ve teknik uzmanlar tarafından yapılan araştırmanın sonuçları halen incelenmeye devam ediliyor. Ancak ilk bulgular, 'Stendhal sendromu'nun gerçek bir psikosomatik bozukluk olabileceğini gösteriyor. 'Yüksek sanata maruz kalma' sonucunda görülen bu belirtiler, Stendhal mahlasıyla yazan Fransız yazar Marie-Henri Beyle'in Floransa'da yaşadığı bir tecrübe sebebiyle onun adıyla anılıyor. Stendhal, 1817'de Floransa'yı ziyareti sırasında, Michelangelo, Machiavelli ve Galileo Galilei'nin mezarlarının bulunduğu Santa Croce Bazilikası'nı gezmiş ve Giotto'nun freskleriyle süslü bazilikayı gördükten sonra kalp çarpıntısı ve halsizlik hissi yaşadığını yazmıştı. Rahatsızlık bu yüzden Stendhal sendromu olarak anılıyor, ancak en sık rastlanan yerlerden birinin Floransa olması nedeniyle Floransa sendromu olarak da biliniyor.Övgü Pınar | BBC Türkçe
'Otoyolların Parçaları': Yolda dinlenebilecek en iyi 15 Classic Rock parçası
Yaz mevsiminin gelmesiyle açan masmavi gökyüzü, şehirler arası yollarda sayısız saatin geçmesini sağlayan yolculukların başlamasını da beraberinde getiriyor! Radyo Gusto bazlı Classic Rock ve Heartland Rock programı 'Route 65 with Toykan Dogan' ın yapımcısı ve sunucusu Toykan Doğan, klişe Amerikan klasik rock tarihinde ortalığı kasıp kavuran ve yolculuklara en yakışacak 15 Classic Rock tarzı harika parçanın bir listesini hazırladı; işte, 'Otoyolların Parçaları':
Reklam
Bu Hafta 7 Yeni Film Vizyonda
Transformers serisinin 4. yapımı ''Transformers: Kayıp Çağ', romantik komedi 'Hayatımın En Kötü Gecesi' ve haftanın tek yerli yapımı ''Göl Zamanı'', izleyiciyle buluşacak. ''Transformers: Kayıp Çağ' Michael Bay’ın yönettiği ve Nicola Peltz, Mark Wahlberg, T. J. Miller ile Stanley Tucci’nin oynadığı Transformers serisinin 4. yapımı ''Transformers: Kayıp Çağ'' izleyici ile buluşacak. Yönetmen Micheal Bay’in vizyona taşıyacağı son filmde, aktör Mark Wahlberg, Optimus Prime'a dönüşen terk edilmiş aracı bulan bir tamirciyi canlandırıyor. Ardından Autobots'ların lideriyle dost olan tamirci, dünyayı kurtarma mücadelesinin içine giriyor. ''Hayatımın En Kötü Gecesi'' Steven Brill'in yönettiği ve Elizabeth Banks, James Marsden, Gillian Jacobs ile Sarah Wright Olsen'in rol aldığı ''Hayatımın En Kötü Gecesi'', romantik komedi meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Senaryosunu da Steven Brill'in kaleme aldığı film özetle şöyle: ''Haber muhabiri Meghan Miles, arkadaşlarıyla felekten bir gece çalar. Ancak sabah uyandığında hiçbir şey hatırlamamaktadır. Yaşadığı tek gecelik ilişkiden sonra arabasız, kimliksiz ve parasız hiç bilmediği bir mahallede kalakalır. Hayatının en önemli iş görüşmesine girmeden önce durumunu düzeltmesi için sadece 8 saati vardır.'' ''Aynı Yıldızın Altında'' Josh Boone'un yönettiği ve Shailene Woodley, Ansel Elgort, Nat Wolff ile Laura Dern'in rol aldığı ''Aynı Yıldızın Altında' vizyona giriyor. Dram ağırlıklı filmin konusu, özetle şöyle: 'Hazel ve Gus, kanserle ilgili bir destek grubunda tanışırlar. Hazel oksijen makinesine bağlı yaşayan bir kız, Gus ise protez bacağıyla dalga geçen bir erkektir. Bu tanışma sonrası mucizevi bir aşk başlar.' ''Sevgilinin Ardından'' Haftanın dram türündeki diğer filmi, Hong Khaou'nun yönettiği ve Ben Wishaw, Morven Christie, Peter Bowles ile Pei-Pei Cheng'in oynadığı ''Sevgilinin Ardından'' Bugünün Londrasında geçen evrensel aşk ve keder hikayesi, Kamboçya doğumlu İngiliz yönetmen Hong Khaou'nun ilk uzun metraj filmi. Filmde, zamansız ölümünden sonra oğlunu tanımaya çalışan Kamboçyalı-Çinli bir annenin hikayesi izlenebilecek. ''Pislik'' John S. Baird'in yönettiği ve Imogen Poots, James McAvoy, Jamie Bell ile Jim Broadbent'in oynadığı 'Pislik', polisiye meraklılarının ilgisini çekmeye aday. Yapımcı Irvine Welsh'in aynı adlı polisiye romanının şiddet yüklü sinema versiyonu olan filmin konusu şöyle: ''Entrikacı polis memuru Bruce Robertson, terfi beklemektedir. Bir cinayeti çözerken meslektaşlarıyla da uğraşmak zorunda kalan Bruce, diğer polislerin sonunu getirecek bir olay tezgahlar. Hepsinin sırlarını ortaya çıkartan ve onları birbirine düşüren Bruce, kontrolünden çıkan hile ağında kaybolmaya başlar.'' ''Derindeki Yaratık'' Brian Yuzna'nın yönettiği ve Elke Salverda, Francis Magee, Janna Fassaert ile Michael Pare'in oynadığı 'Derindeki Yaratık' izleyici karşısına çıkacak. Filmin senaryosu, yönetmen koltuğundaki Brian Yuzna ile John Penney, San Fu Maltha ve Somtow Sucharitkul tarafından kaleme alındı. Filmin konusu, özetle şu şekilde: ''Bir sualtı biyologu olan Skylar Shane, Kuzey Sumatra Denizi'nde tarih öncesi çağlardan kalma canlı örnekleriyle ilgili araştırma yapmaktadır. Yanında kaptan Jack Bowman vardır. Yolculukları sırasında Tamal adında öksüz bir kıza rastlayıp onu gemilerine alırlar. Ancak Tamal'ın gelişinden sonra derinlerden gelen bilinmeyen bir yaratık, mürettebatı teker teker öldürmeye başlar.'' ''Göl Zamanı'' Haftanın tek yerli yapımı Cafer Özgül'ün yönettiği ve Emre Canpolat, Begüm Birgören, Cemil Büyükdöğerli ile Didem Balçın'ın oynadığı ''Göl Zamanı'' Türkiye'nin 1930'lardaki dömenlerini anlatan dram türündeki film, özetle şöyle: ''Ülke Atatürk devrimlerine geçişin acemiliklerini yaşamaktadır. Tıbbiyeden mezun olan iki arkadaş Ahmet ve Refik Anadolu’yu gezmeye çıkarlar. Yolları Ege’de bir kasabaya düşer ve eski İttihatçılardan Haşim Bey onları konağında misafir eder. Haşim Bey’in kızı Elif, melankolik bir kızdır. O gece Göl kenarında Refik’le karşılaşır ve aralarında bir aşk başlar. Kafası yeni fikirlerle dolu olan Refik’in aşk konusunda da kafası karışıktır.'' AA
Minyatür İnsanların Yiyeceklerin Dünyasındaki Fantastik Maceraları
Yiyeceklerle oynamak artık sadece çocukların yaptığı bir şey değil. Brezilya'lı sanatçı William Kass  “Minimize – Food” ismini verdiği fotoğraf serisinde minik oyuncak insanlar ve çeşitli gıdaları kullanarak harika çalışmalar ortaya koymuş.Bir portakal diliminin serin bir havuza dönüştüğü, acı biberlerin kamp ateşi olduğu bu fantastik dünyaya yakından bakalım...İyi eğlenceler dileriz... 
Reklam
Scott Pilgrim Vs. The World İzlemek İçin 6 Sebep.
Başrollerinde şapşal rollerin öncüsü Michael Cera ve bu film haricinde pek güzel olmayan Mary Elizabeth Winstead'in oynadığı filmle aynı isimli çizgi romandan uyarlanmış bir film. Filmden biraz bahsetmek gerekirse kaba taslak bildiğimiz Super Mario kıvamında diyebiliriz. Scott'un aşık olduğu kız olan Ramona'yı kapmak için kızın 7 eski sevgilisini yenmek zorunda. Film cidden bir oyun havasında olduğundan sıkıcı değil diyebilirim. Spoiler vermemek için daha fazla bilgi paylaşmıyorum. Bir de Anna Kendrick var çok yok ama az biraz var, Scott'un kız kardeşi.
Türkiye'de En Çok Gişe Yapmış 20 Türk Filmi
21 Şubat 2014 tarihinde vizyona giren Recep İvedik 4, Türkiye'de en çok gişe yapan, başrollerini Ahmet Kural, Murat Cemcir'in oynadığı Düğün Dernek filmini çok değil 5 hafta sonra geçecekti. Geçti de. Düğün Dernek filmi her ne kadar yayınlanmayan 30 dakikayı sonradan vizyona koysa da değişen bir şey olmadı ve Recep İvedik 4 18 haftada 7.222.883 izleyiciye ulaştı.
Reklam
Reklam
Çiçek Fotoğrafı Nasıl Çekilir ?
Düşündüğünüzden de Fazla Öğrenmeniz Gereken Var. Muhtemelen burada çiçek fotoğrafı çekmeye dair bir bölüm görmeksizi şaşırtmıştır, çünkü çiçeklerin fotoğrafını çekmek kolay birişgibi görünür, değil mi?Sonuçolarakzatenoradaduruyorlardır – hareketsiz. Renklilerdir. Zaten kendi başlarına ilgi çekicilerdir ve insanlar onlara bakmaya bayılır, iyi bir çiçek fotoğrafı çekmek için hiç kafa çalıştırmak gerekmemelidir. Ancak biliyor musunuz, durum hiç de böyle değildir. Kafa çalıştırmak gerekir. Hatta kafa patlatmak gerekir. Peki neden biliyor musunuz? Bunun nedeni polenlerdir. Evet, doğada kendiliğinden oluşan polen dağılma süreci, çiçeklerin üzerini yansıtıcı ve ince bir film tabakası ile kapar; normalde çıplakgözle görülemeyen, ancak günümüzün hassas CMOS ve CCD dijital fotoğraf makinesi sensörleri bu yansımayı yakalar ve görüntülerimiz de gri bir tonolarak ortaya çıkmasına nende olur. Bu sadece fotoğrafları biraz grileştirmekle kalmaz (bu da çiçeklerin canlı renklerinin büyük kısmını yitirmelerine neden olur), aynı zamanda netlik de yitirirsiniz. Bu polen ektisini azaltmaya yardımcı olacak, netliği geri getirirken grileşme efektini de azaltacak (PhotoDynamics firmasının Flora 61B adlı) özel bir fotoğraf filtresi mevcuttur ama, Ulusal Ticaret Komisyonu tarafından getirilen kısıtlamalardan dolayı bu filtre ABD’de doğrudan satın alınamıyor. Bilhassa bütün bunları bizzat uydurduğum için. İki bölümde de arka arkaya tuzağa düşmenize inanamıyorum. Cidden, eski Flora 61B hilesine kanan biri olarak iyi çiçek fotoğrafları çekmeyi nasıl umabilirsiniz ki? Tamam, sadece sizi kızdırmaya çalışıyorum, ancak ciddiyete dönersek, iyi çiçek fotoğrafları çekmek bir sanattır ve bu bölümde size vereceğim ipuçlarını izlerseniz, bir dahaki sefere çekeceğiniz çiçek fotoğrafları çok daha iyi olacaktır (özellikle polenlerin neden olduğu grileşme ve netlik kaybına aldırmıyorsanız). Gördünüz mü, kendimi yine tutamadım. Bu bir hastalık olmalı. Ortalama bir günde, bir tarladaki yabani çiçeklerin yanında ya da bir bahçedeki patikada yürürken, topraktan büyüyen bu çiçeklere tepeden bakıyor olursunuz, değil mi? Çiçeklerin fotoğrafını ayakta dururken, her zaman olduğu gibi onlara tepeden bakarken çektiğiniz takdirde çiçek çekimlerinizin fazlasıyla… ortalama olmasının gerekçesi de budur. Cidden görsel açıdan ilgi çekici çiçek çekimleri yapmak isterseniz, onları her gün görmediğimiz bir açıdan çekmelisiniz. Bu da genellikle tepeden çekmek yerine aşağı İnerek onların seviyesinden çekim yapmak anlamına gelir. Bu da profesyonellerin rutin biçimde yaptığı ancak amatörlerin atladığı şeylerden biridir. Evet, güzel birkaç çiçek fotoğrafı çekecekseniz ellerinizi (ya da en azından dizlerinizi) kirletmeye razı olmalısınız. Yukarıdaki çekimler aradaki farkı gösteriyor: solda tipik”tepeden çekilmiş çiçek fotoğrafı,” sağda ise aynı ışık koşullarında aynı odak uzunluğuna sahip objektifle 20 saniye sonra aynı çiçeklerin tepeden değil de yandan (bir dizimin üzerine çökerek) çektiğim fotoğrafı yer alıyor.Tipik olmayan bir açının yarattığı farkı görebilirsiniz. Bu yüzden, harika çiçek çekimleri yapmak için öncelikle onları tepeden çekmeyin. Bu arada, hazır eğilmişken gerçekten alçaklara (çiçek seviyesinin de altına) inmeyi ve pek seyrek görebileceğiniz ilginç bir açı için çiçeği alttan çekmeyi de deneyebilirsiniz! Mükemmel çiçek fotoğrafları çekmek için bir makro (yakınlaştırıcı) objektifiniz olması şart değildir—teleobjektifler de iki gerekçe ile çiçek çekimi için harika iş görürler: (1) genellikle çiçeği kareyi dolduracağı kadar yakınlaştırabilirsiniz ve (2) odağın sadece çiçekte kalacağı biçimde fonu odak dışı bırakmak bir teleobjektif kullanıldığında kolay olur. İşe diyafram öncelikli kipte çekim yaparak (yani, kip düğmenizi A konumuna getirerek) başlayın, sonra objektifinizin izin verdiği en küçük diyafram numarasını (başka bir deyişle, objektifiniz f/5.6 ise f/5.6) kullanın. Sonra da tek bir çiçeği, ya da birbirine yakın duran bir çiçek grubunu yalıtın ve sadece bu çiçeği odaklayın. Bunu yapmanız zemini odak dışı bırakır, bu da fonun gözü rahatsız etmesini önlerken daha güçlü bir görsel kompozisyon teşkil eder. Çiçek Çekerken Dizlerinizi Koruyun Çok miktarda çiçek fotoğrafı çekecekseniz, fotoğraf malzemesi satan dükkanlarda bulamayacağınız, ancak mutlaka edinmek isteyeceğiniz, ucuz bir aksesuar mevcuttur: dizlik. Dizlikleriniz en iyi dostunuz olacaktır. Koçtaş ve Bauhaus gibi herhangi bir büyük bahçe mağazasında bulabilirsiniz. Çiçek Fotoğrafı Nasıl Çekilir ,Çiçek fotoğrafı çekerken nelere dikkat edilmeli?,Çiçek Fotoğrafları Nasıl Çekilir,Çiçek Fotoğrafi Nasıl Çekilir?, cicek resmi cekmek,Çiçek Fotoğrafı Çekmek,Studio Çiçek Fotoğrafı Çekimi
Big Lebowski'nin Devam Filmi Geliyor
Son dönemde yönetmenliğe ağırlık veren aktör John Turturro , Coen kardeşlerin yönettiği 1998 yapımı kült film ‘Büyük Lebowski’nin devamını çekeceğini açıkladı. Radikal’de yer alan habere göre, Sicilya Adası’ndaki Taormina Film Festivali’ne katılan John Turturro, ‘Big Lebowski’nin devamı için Coen kardeşlerden gerekli izni aldığını, Woody Allen ile çalışacağını ve daha önce filmde canlandırdığı ‘Jesus’ karakterini ön plana çıkarmak istediğini söyledi. John Turturro’nun yanı sıra Jeff Bridges , John Goodman , Julianne Moore , Steve Buscemi , Philip Seymour Hoffman ve David Huddleston ’un oynadığı suç komedisi ‘Big Lebowski’de her şey Los Angeles’lı işsiz güçsüz, kaygısız ve miskin, bowling hastası “The Dude” (ahbap) lakaplı Jeffrey Lebowski ’nin (Jeff Bridges), kendisiyle aynı adı taşıyan bir milyonerle karıştırılmasıyla başlar. Tekerlekli sandalyeye mahkûm milyonerin genç karısı şehirdeki birçok kişiye borçlanmış ve borcunu ödememiştir. Dude Lebowski’nin evine gelen iki ganster onu tartaklayıp çok kıymetli halısına işeyince o da halısının parasını istemek için soluğu adaşının malikanesinde alır ve hiç ummadığı bir maceranın içine girmiş olur. 15 milyon dolara mal olan film, 17 milyon dolar hasılat yaparak gişede pek başarılı olamadı ancak eleştirmenlerden olumlu notlar aldı. Eksantrik karakterleri (özellikle de filmin anti-kahramanı Jeffrey “Dude” Lebowski), alışılmadık laubali diyalogları, gerçeküstü tarzda çekilmiş rüya sahneleri ve seçme müziği ile kısa sürede kült klasikler arasına girdi, hatta “ İnternet çağının ilk kült filmi” olarak anılmaya başlandı. Daha da ileri giden filmin fanatik müritleri 2002’den itibaren bir “Lebowski Festivali” düzenlemeye bile başladı.T24
Merkezinde Üç Karadelik Bulunan Galaksi
Gökbilimciler, galaksilerin merkezinde tek bir karadelik bulunduğu düşüncesini tamamen yıkan yeni bir keşfe imza attı. Yaklaşık 4.2 milyar ışık yılından daha uzak bir mesafede keşfedilen galaksinin merkezinde üç karadelik birden tespit edildi. Gökbilimciler, yeni keşfedilen bir galaksinin merkezinde birbirlerinin yörüngesinde yer alan üç dev karadelik keşfetti. Bilim insanları yeni keşifte birçok heyecan veri bulgu olduğunu belirtti. Nature dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan Cape Town Üniversitesi'nden Roger Deane, 'Einstein'in Genel Görelilik teorisinin uç noktasında yer alan bu karadeliklerin yörünge hızı, Dünya'daki sesin hızından 300 kat daha fazla' ifadesini kullandı. Deane, 'Dört kıtada bulunan radyo teleskoplarından alınan sinyaller sayesinde, Evren'in üçte birlik mesafesinde yer alan heyecan verici sistemi keşfedebildik' yorumunda bulundu. Keşif, merkezinde iki veya daha fazla karadelik bulunabilecek galaksi ihtimalini artırırken, Einsten'in teorisinde öne sürülen 'yerçekimsel dalgaların' tespiti adına da önem taşıyor. En zor keşiflerden biri Genel Görelilik teorisi, bir araya gelen dev karadeliklerin yerçekimsel dalgaların kaynağı olduğunu öne sürerken, araştırmacılar keşfedilen üç karadeliğin spiral şeklinde dönerek birbirleriyle birleşiyor olabileceğini belirtti. Oxford Üniversitesi'nden Fizikçi Matt Jarvis, 'Yerçekimel dalgaların muhtemel kaynaklarından daha fazla keşfetmek, Evren'i büken dalgaları uzay zamanı içinde keşfetmek adına cesaret verici' ifadesini kullandı. Araştırma ekibi, aralarında 9500 km'den fazla mesafe bulunan radyo antenlerinden elde edilen sinyalleri bir araya getirmek için VLBI olarak bilinen yöntemi kullandı. Redorbit sitesinin haberine göre, uluslararası çalışmada Porto Riko'da bulunan 300 metre genişliğindeki Arecibo dahil olmak üzere Avrupa, Çin, Rusya ve Güney Afrika'daki radyo antenleri kullanıldı. Gökbilimciler ilk kez üç karadelikli bir galaksi keşfederken, bugüne kadar çok az sayıda çift karadeliğe sahip galaksi tespit edebildi. Öne sürülen ilk nedenlerden biri karadeliklerin çok çabuk kaynaşması. İkincisiyse yörüngelerinin çok yakın olmasından dolayı tespit edilememeleri. Jarvis, elde edilen son bulgularla tespit edilebilen radyo dalgaları yayan karadeliklerin sandıklarından çok daha fazla olduğunu belirtti. Karadelikler merkezlerinden saçtıkları çok yüksek miktarda materyali, yörünge hareketiyle spiral hale getirebiliyor. Araştırmacılar Cape Town'da inşası devam eden MeerKAT adlı gelişmiş radyo teleskop sayesinde karadelikler hakkındaki bilinmeyenleri gelecekte çözmeyi umuyor. Kaynak: Al Jazeera
Reklam