Erotik unsurlar içeren ‘Grinin Elli Tonu’ kitabının beyaz perde uyarlamasında başrol oynayan Dakota Johnson’dan annesine yasak. Erotik unsurlar içeren ‘ Grinin Elli Tonu ’ kitabının beyaz perde uyarlamasında başrol oynayan ABD’li aktris Dakota Johnson (24), kendisi gibi aktris olan annesi Melanie Griffith’in (57) filmi izlemesini yasakladı. Gelecek yıl 14 Şubat Sevgililer Günü öncesinde vizyona girmesi planlanan filmle ilgili Griffith, “Kızım, ‘Asla gelemezsiniz, mümkünatı yok’ dedi. Birkaç kez normal sahnelerin çekiminde seti ziyaret ettim. Hatta kırmızı acı odasını da gördüm” diyerek kızını desteklediğini, ancak anne-baba olarak filme gitmeyeceklerini açıkladı. Griffith, kızının Hollywood’a iz bırakan babası Don Johnson (64) ve kendisini gölgede bıraktığını sözlerine ekledi.
Sevilen dizi “Black Mirror” Noel’de özel bölümüyle geri dönüyor Channel 4’un bilim kurgu serisi “Black Mirror” beklendiği gibi üçüncü sezonla dönmüyor ama üç hikayenin iç içe geçtiği özel bölümüyle Noel döneminde ekranlarda olacak. Oyuncu kadrosu henüz belli olmayan diziyi Channel 4 “En akıl almaz ‘Black Mirror’ bölümü” olarak tanımlıyor. Dizinin yaratıcısı Charlie Brooker, “Noel’de iyi bir hayalet hikayesi dinlemekten her zaman hoşlanmışımdır ve 70'lerde Amicus Yapımcılığın elinden çıkmış korku filmlerinin hastasıyım. Amacımız onun ‘Black Mirror’ karşılığını yaratmak” diye konuştu. Noel özel bölümünün detayları netleşmedi fakat dizinin şimdiye kadar yayımlanan birbirinden bağımsız altı bölümü insanlığın teknoloji takıntısı ve bunun sonucunda ortaya çıkan distopik hikayeleri ele alıyordu. Channel 4’un komedi bölümünün başındaki Phil Clarke Noel özel bölümüyle ilgili, “Charlie Brooker distopik gelecekte geçen bir bayram hikayesi kaleme aldı. Dramatik ve heyecan verici sürprizli bir sona giden, iç içe geçmiş üç hikaye izleyeceğiz” yorumunu yaptı. Milliyet Sanat
Mars keşif aracı Curiosity'nin kısa süre önce Dünya'ya gönderdiği bir fotoğraf UFO araştırmacıları arasında heyecan yarattı. Fotoğrafta insan veya hayvan kemiği bulunduğu öne sürüldü. Kızıl Gezegen'de Ağustos başında ikinci yılını dolduran keşif robotu Curiosity'nin Dünya'ya gönderdiği fotoğraflardan biri, internette heyecan yarattı. Gale Krateri'ndeki beş bin metrelik Sharp Dağı'na ulaşmak için yoluna devam Curiosity, 14 Ağustos tarihinde kumlara gömülmüş taş parçalarının bulunduğu bir arazide rutin gözlemlerini gerçekleştirdi. Keşif aracının MastCam kamerasıyla çektiği fotoğraflardan bir tanesinde, 'insan kalça kemiği' yer aldığı öne sürüldü. Dahası, bazı UFO araştırmacıları bir zamanlar dinozor benzeri canlıların Mars'ta yaşamış olabileceğini öne sürdü. Independent'ın haberine göre, Northern Voices Online sitesinde yapılan yorumlarda, kemiğe benzeyen yapının 'fosilleşmiş sürüngen omurgası' veya 'insan parmağı' da olabileceği iddia edildi. Bilim insanlarının geçmişte öne sürdüğü teoriler, Mars'ta sürüngen benzeri canlıların yaşamış olabileceğini az da olsa doğruluyor. Astrobiology dergisinde Aralık 2013'te yayımlanan ve Pennsilvanya State Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, geride kalan 3.5 milyarlık süreçte dinozorları yok eden büyük meteor çarpmalarının Mars ve diğer gezegenlere organik yaşam parçaları taşımış olabileceği savunulmuştu. Güneş Sistemi'ndeki uydular da bu olasılığın içinde tutulmuştu. Mars'ın milyarlarca yıldır kurak ve atmosfersiz olması söz konusu teorinin olasılığını Kızıl Gezegen için düşürse de, yeni keşiflerle Dünya dışı yaşam iddialarının devam edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Curiosity ve 10 yıldır Mars'ta bulunan Opportunity, bugüne kadar birçok esrarengiz görüntü elde etmişti. En son olarak, Curiosity Nisan ayında kaynağı bilinmeyen bir ışık kaynağı görüntülemişti. Kaynak: Al Jazeera
Bazı kesimin çok yakından tanıdığı,bazı kesimin de ilk kez karşılaşacağı sevimli bir grupla sizleri başbaşa bırakıyorum.Karşınızda Walk off the Earth ve onun birbirinden muhteşem,hiç bitmesin diyeceğiniz 10 performansı...
20. Saraybosna Film Festivali'nde 'Saraybosna'nın Kalbi' ödülünü, Türk filmi 'Annemin Şarkısı' kazandı. Festivalin en iyi erkek oyuncusu, filmin başrol oyuncularından Feyyaz Duman seçildi.Avrupa'nın önemli film festivallerinden biri olarak gösterilen, 60 farklı ülkeden 247 filmi binlerce sinemaseverle buluşturan ve Anadolu Ajansı'nın medya partnerliğini yaptığı 20. Saraybosna Film Festivali, Halk Tiyatrosu'nda düzenlenen törenle sona erdi. Dünyanın farklı ülkelerinden sinemacıları ve sinemaseverleri ağırlayan festival kapsamında kısa film, belgesel ve uzun metrajlı film kategorilerinde 'Saraybosna'nın Kalbi' ödülleri dağıtıldı. 'Annemin şarkısı' Uzun metrajlı film kategorisinde 'Saraybosna'nın Kalbi' ödülünü, yönetmenliğini Erol Mintaş'ın yaptığı ve bu yılki festivalde en iyi film seçilen 'Annemin şarkısı' filmi kazandı. Mintaş, ödülünü almasının ardından yaptığı konuşmada, 'Tüm ekibim adına ödül için teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Burada bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Annem de benimle birlikte burada. Film sayesinde Sincar'da neler olduğunu biliyorsunuz' şeklinde konuştu. Festival kapsamında, 'Saraybosna'nın Kalbi En İyi Erkek Oyuncu Ödülü' Erol Mintaş'ın yönettiği 'Annemin Şarkısı' filminde rol alan Feyyaz Duman'a verilirken, 'En İyi Kadın Oyuncu Ödülü' ise 'Brides' filminde rol alan Mari Kitia'ya verildi. Gecede 'En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görülen oyuncu Duman, ödülü almasının ardından yaptığı konuşmada, filmin ekibine teşekkür ederek, bu ödülü almaktan dolayı gurur duyduğunu söyledi. Belgesel film dalında 'Saraybosna'nın Kalbi' ödülü yönetmenliğini Tiha K. Gudac'ın yaptığı 'Naked Island' filmi aldı. Belgesel film dalında 'Jüri Özel' ödülü ise Estzer Hajdu'nun yönettiği 'Judgement in Hungary' isimli filme verildi. 'The Chicken' Kısa film dalında 'Saraybosna'nın Kalbi' ödülü, yönetmenliğini Una Gunyak'ın yaptığı 'The Chicken' isimli filme verildi. 20- Saraybosna Film Festivali kapsamında 'Saraybosna'nın Kalbi Onur Ödülü' için, Bosna Hersekli Oscar ödüllü yönetmen Danis Tanoviç layık görüldü. Tanoviç, burada yaptığı açıklamada, 'Bu ödülü uzun zamandır bekliyorum. Ben kalbimi Saraybosna Film Festival'ine verdim ve 20 sene sonra bu noktaya ulaştığımıza inanamıyorum. Bu çok büyük bir onur. Dediğim gibi, ben size kalbimi 20 sene önce verdim. Çok teşekkür ediyorum' diye konuştu. 20- Saraybosna Film Festivali'nin açılışında 'Saraybosna'nın Kalbi Onur Ödülü' tasarımcı Agnes B. ve oyuncu Gael Garcia Bernal'e takdim edilmişti. Ödül töreni, gecede ödül alan oyuncu ve yönetmenler ile jüri üyelerinin toplu fotoğraf çektirmesinin ardından sona erdi. 'Kış Uykusu' filmi 'Focus' dalında gösterildi Bu arada festivalde, Türkiye'den, Erol Mintaş'ın yönettiği 'Annemin Şarkısı' ve Kutluğ Ataman'ın 'Kuzu' filmleri 'En İyi Film' dalında, Nuri Bilge Ceylan'ın 'Kış Uykusu' filmi ise 'Focus' dalında gösterildi. Saraybosna Film Festivali'ne bu güne kadar Angelina Jolie, Brad Pitt, Morgan Freeman, Saadet Işıl Aksoy, Semih Kaplanoğlu, Engin Günaydın, Nuri Bilge Ceylan ve Wim Wanders'ın da aralarında bulunduğu birçok sanatçı katılmıştı. CNNTürk
Diyarbakır, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehir. Mezopotamya ile Anadolu medeniyetlerinin geçiş bölgesinde olan bu şehrin geçmişi 9 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Bir dönem Romalıların, Bizanslıların ve daha sonra Osmanlının egemenliğini sürdürdüğü şehir, günümüzde hala o döneme ait izleri taşıyor. 9 bin yıldır yaşamın hiç kesintiye uğramadığı ender kentlerden biri olan ve dört bir yanı tarih kokan bu şehirde mutlaka görmeniz gereken yerleri sizin için sıraladık.
Biraz duygusallık,biraz mizah,biraz da sevda... Kulaklarınızı bana emanet edin,sizleri muhteşem bir dinleti şölenine davet ediyorum.Buyrun Efendim,başlıyoruz.
İsviçreli bir şirket, sanayi çalışanları için her ortamda kullanabilecekleri 'sandalyesiz sandalye' üretti. Noonee adlı şirket, bugüne kadar görmeye alştığımızın çok dışında bir giyilebilir teknoloji üretti. Sandalyesiz sandalye adı verilen icat, fabrika çalışanlarının her şart altında çok daha rahat çalışabilmesini amaçlıyor. Beş kişilik bir ekip tarafından geliştirilen Sandalyesiz sandalye, bacaklara monte edildikten sonra sadece tek bir tuşa basılarak aktif hale getiriliyor. Alüminyum karbon ve karbon fiber çerçeve, bacaklarınızın durduğu pozisyonu alıyor ve o şekilde sabit durabilmenizi sağlıyor. Batarya destekli sistem vücut ağırlığının tamamen bacaklara yüklenmesini önleyerek topuklara yönlendiriyor. Engadget sitesinin haberine göre, Noonee'nin çeşitli sanayi alanları için geliştirdiği icadını ilk olarak Audi ve BMW üretim hatlarında denemek istiyor. Prototipin başarılı olması halinde, icadın üretim, paketleme, gıda hizmetleri ve taşıamcılık gibi birçok sektörde kullanılması bekleniyor. Noonee, Sandalyesiz sandalyenin verimliliği artıracak olmasının yanında işçilerin yorgunluğunu ciddi ölçüde azaltacağını ve yaralanmaların önüne geçileceğini savunuyor. Kaynak: Al Jazeera
Son zamanlarda kabus eşiği filmlerinden mahrum kaldığımız muhteşem saçlı dünya yeteneklisi David Lynch epeyce reklam filmine imzasını atmış. Bu filmleri günümüzden geçmişe derleyelim dedik, afiyet olsun.
Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA, buzulların erime hızını saptamak için Kuzey Kutbu üzerinde uçuşlar gerçekleştirmeye hazırlanıyor. NASA, Kuzey Kutbu'ndaki araştırma uçuşlarına bu hafta Grönland'dan başlayacak. Yetkililer, buzulların tahminlerinden çok daha hızlı eridiğini ifade ediyor. Yapılan açıklamada 80'li yıllardan kalan uydu verileri incelendiğinde, buzulların 3'te birinin kaybedildiğine dikkat çekiliyor. Milliyet
İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKOTAM) tarafından İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirilen ve 66 farklı katılımcının yer aldığı yarışmada, birinciliği Vali Vecdi Gönül Anadolu Lisesi Öğrencisi S. Dilara Vollack kazandı. Yarışmada, ikinciliği Bayraklı Ali Osman Konakçı Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nden Gamze Akbulak, üçüncülüğü de Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi’nden Kadri Demircan Kaçel aldı. Gençler, kuraklık ve radyoaktiviteyi önleyecek, çevre dostu kahramanlar üzerinde durdu.EKOTAM Müdürü Yrd. Doç. Dr. Can Özcan, düzenledikleri yarışma ile gençlerin kendi bakış açıları ve hayalleriyle tasarım dünyasına ilk adımlarını attıklarını ifade etti. Özcan, gençlerin sosyal sorumluluk duygusuyla dünyayı daha yaşanabilir kılmak adına tasarımın gücünü kullanmalarının önemine dikkat çekti.-Haziran
NASA bilim insanları, Voyager-2 uzay aracının 25 yıl önce çektiği fotoğrafları bir araya getirerek Neptün'ün uydusu Triton'un en detaylı haritasını ortaya çıkardı. Güneş Sistemi dışına çıkan Voyager-1 uzay aracının ikizi Voyager-2'nin 25 Ağustos 1989 tarihinde Neptün sisteminden geçerken elde ettiği görüntüler, çeyrek asır sonra Triton'un en detaylı haritasını ortaya çıkarmak için kullanıldı. NASA Ay ve Gezegen Enstitüsü'nden Paul Schenk'in başında olduğu ekip, bir uzay aracının ilk ve son kez Neptün sistemine yaptığı ziyaretin fotoğraflarını piksel başına 600 metre çözünürlüklü bir harita haline getirdi. Haritanın, Triton'un Güneş Sistemi'ndeki uydular arasındaki yerini de güçlendirmesi umuluyor. Schenk, blog sayfasında yaptığı açıklamada, 'Geride kalan keşiflerle dolu çeyrek asırda sanırım Triton'un ne kadar farklı ve esrarengiz olduğunu unuttuk' ifadesini kullandı. Triton'un benzersiz bir jeolojik yapıya ve Texas eyaleti büyüklüğünde alan kaplayan küçük ve büyük volkanik çukurlara sahip olduğunu belirten Schenk, uydunun halen birçok yerinin keşfedilmeyi beklediğini söyledi. Space.com'un haberine göre, yeşil, mavi ve turuncu filtreler kullanılarak hazırlanan harita, Triton'un insan gözüne kabaca nasıl belireceğini gösterecek şekilde büyütüldü. 25 yıl sonra ikinci ziyaret NASA'nın Plüton sistemini inceleyecek New Horizons uzay aracı, Voyager-2'nin geçişinden tam 25 yıl sonra, 25 Ağustos günü Neptün'ün yörüngesinden geçecek. New Horizons, 14 Temmuz 2015'te Plüton ve uydularının görüntüsünü elde etme şansı yakalayacak. Schenk, her ikisi de Ay'dan biraz daha büyük olan Plüton ve Triton'un nitrojen ağırlıklı ince atmosferlere sahip olduğunu belirtti. Her iki gök cisminde benzer jeolojik yapılar bulabileceklerini belirten Schenk, bu benzerliğin araştırmalarında kolaylık sağlayacağını ifade etti. Triton, Güneş Sistemi'nde yörüngesinde bulunduğu gezegenin aksi yönünde hareket eden tek uydu olma özelliğine sahip. Al Jazeera
Yolu Soundcloud'a düşmüş olanlar bilir, orada arabesk bir parça bir anda alevli bir disko parçasına dönüşebiliyor. Ya da tam tersi çok beğendiğiniz bir pop şarkıyı dinlerken bir anda Cüneyt Arkın'ın sesiyle irkilebiliyorsunuz. Aynı oksijeni kullanıp senden benden farklı tepkiler veren, eğlenceli ve komik Türkçe şarkılar barındıran hesapları sizin için derledim.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ’nun AKP Genel Başkanlığı adaylığının ilanının ardından gözler yeni kabineye çevrildi. Kulislerde, seçimlerin zamanında yapılması halinde 10 ay işbaşında kalacak yeni hükümetin, partide olası bir ‘ak saçlılar-gençler’ krizine yol açmaması için ‘denge kabinesi’ olacağı belirtiliyor. Çözüm süreci ve ekonomi yönetimleri korunurken, yer değişiklikleri de dahil 4-8 isimle sınırlı bir değişiklikten söz ediliyor. Nuray Babacan ve Turan Yılmaz ’ın Hürriyet’teki haberine göre, yeni kabine için Davutoğlu’nun görüştüğü isimlerden Başbakan Yardımcıları Beşir Atalay ve Ali Babacan’ın görevlerine devam edebileceği, Bülent Arınç ile adı Başbakanlık kulislerinde öne çıkan eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın durumlarının ise belirsizliğini koruduğu öne sürülüyor. Başbakan Yardımcısı olarak adı geçen Binali Yıldırım’ın ise yeni kabinede yer almaya sıcak bakmadığı konuşuluyor. Basın toplantısında bu konudaki soruları geçiştiren Yıldırım’ın seçimlerden sonra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ni üstlenebileceği belirtiliyor. AKP’deki genç-yaşlı tartışmalarının odağında olan Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı ve Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan’ın kabinede yer alıp almayacağı da merak konusu oldu. Arınç ve Yıldırım’ın bakan olmaması halinde Akdoğan’ın ‘denge unsuru’ olarak dışarıda kalabileceği belirtilirken, kabineye girmesi halinde ise hükümet sözcülüğüyle birlikte hükümet-parti grubu ilişkileri görevlerini de üstlenebileceği savunuluyor. Görevini sürdürmesine kesin gözüyle bakılan İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın yanı sıra Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın dışarıdan bakan olarak atanabileceği de kulislerde dillendirilen iddialar arasında. Buna karşın, milletvekilleri arasında bir sıkıntıya yol açmamak için dışarıdan bakan sayısının en fazla 2 isimle sınırlı tutulacağı da belirtiliyor. Kulislerde, Kurtulmuş’un kısa süreli bir bakanlığa sıcak bakmadığı, Fidan’ın ise çözüm süreci ve Ortadoğu’daki kritik gelişmeler nedeniyle bu dönem de görevinde kalıp önümüzdeki seçimlerde milletvekili yapıldıktan sonra kabineye alınabileceğinden bahsediliyor. Kulislerde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in değiştirilebileceği, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfü Elvan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın ise yerlerinin değiştirilebileceği savunuluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın adı da değiştirilebilecek isimler arasında geçerken, kabine dışı kalması halinde Kayseri’den Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın yeni kabineye girebileceği vurgulanıyor. Grup Başkanvekilleri Nurettin Canikli ve Mahir Ünal ile Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop’un adı da yeni kabine kulislerinde geçiyor. Erdoğan’ın, adı Adalet Bakanlığı için geçen Şentop’u önümüzdeki seçimleri de dikkate alarak Seçim İşleri Başkanlığı’nda tutabileceği de öne sürülüyor. Kongreden sonra istifalarını Davutoğlu’na vermeleri beklenen parti yönetiminde de değişikliğe gidilerek, Genel Başkan Yardımcıları Salih Kapusuz, Hüseyin Çelik, Nükhet Hotar ve Ekrem Erdem’in yerine yeni isimlerin getirilebileceği belirtiliyor. Kulislerde Fazilet Dağcı Çığlık, Hamza Dağ, Mehmet Muş, Mustafa Akış ve Zeynep Karahan Uslu’nun adları da geçiyor.T 24
Nirvana 1990'ların başında Nevermind albümüyle alternatif rock tarzında yeni bir müzik çağı başlatmıştır. Grunge adı verilen bu müzik tarzında hızlı bir tempo ve defalarca tekrarlanan nakarat bölümü en belirgin özellikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Grunge bu yönüyle Punk müziği de andırır fakat Grunge ile Punk akımları temsil ettikleri kuşaklar ile birbirlerinden ayrılır.