onedio
Zehirli Gaz Yoğunluğu 800 Bin Yılın En Üst Seviyesinde
Uzmanlara göre, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve küresel ısınmayla mücadele için zaman daralıyor. BM uzmanları açıkladıkları raporda siyasetçileri olası tehlikelere karşı uyardı.Birleşmiş Milletler'e bağlı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), iklim değişikliği ile ilgili hazırladığı beşinci raporun final bölümünü uluslararası kamuoyuna sundu. Politikacıların bir an önce harekete geçmesini isteyen IPCC, sera gazı emisyonlarının 2050 yılına kadar yarıya indirilmesi uyarısında bulundu.Raporu Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da dünya kamuoyuna tanıtan IPCC Başkanı Rajendra Pachauri, iklim değişikliğine karşı daha hızlı hareket edilmesi gerektiği uyarısında bulunarak 'Emisyonları etkin bir şekilde azaltmamız gerektiğini biliyoruz' diye konuştu. Pachuri, bilim dünyasının bu konuda artık bayrağı siyasi karar vericilere teslim ettiğini söyledi.En yüksek seviyesindeIPCC'nin raporunda, atmosferdeki zararlı gaz yoğunluğunun 800 bin yıldan bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Raporu hazırlayan Uzmanlar Kurulu'nun verilerine göre, 1880 ve 2012 yılları arasında üst yüzey sıcaklığı 0,85 derece, deniz seviyesi de 1901 ve 2010 yılları arasında 19 santimetre yükseldi.Bilimsel verilerin küresel ısınmayı açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirten IPCC Başkanı, küresel ısınmayı iki santigratın altında tutabilmek için çok az zaman kaldığını söyledi.Raporda karbondioksit gibi iklime zararlı gazların azaltılmaması halinde fırtına, sıcak hava dalgaları ya da su baskınları gibi aşırı hava olaylarına yol açan ısınmanın 4 santigrata kadar varabileceği belirtiliyor. Bu nedenle de 2050 yılına kadar küresel ısınmanın yüzde 40 ila 70 oranında azaltılmasının, 2100 yılına kadar da sıfırlanmasının gerektiği vurgulanıyor.Petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil enerji kaynaklarının yerine de rüzgar, güneş ve su gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesi istenen raporda ayrıca enerji tüketiminin azaltılmasının önemine de işaret ediliyor.Raporu hazırlayan IPCC bünyesindeki Uzmanlar Kurulu'nda 195 ülkenin temsilcileri yer alıyor. Rapor, üç ayrı bölüm halinde 2013 yılının eylül ayından beri açıklanıyor.Ban'dan çağrıBM Genel Sekreteri Ban Ki Moon da raporun final bölümünün açıklanmasının ardından küresel ısınma ile mücadelenin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Dünyanın felaketlerden korunabilmesi için derhal ve etkili bir şekilde çaba gösterilmesi gerektiğini belirten Ban, enerji tasarrufu ile herkesin bu mücadeleye katkıda bulunabileceğini kaydetti.Deutsche Welle
Zeugma Antik Kenti'nde 3 Yeni Mozaik Bulundu
Zeugma Antik Kenti'nde sürdürülen 'Muzalar Evi'ndeki kazı çalışmalarında 3 yeni mozaik gün yüzüne çıkarıldı.Türkiye İş Bankası'nın destek verdiği kazılarda çıkarılan mozaikler, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in de katıldığı toplantı ile kazı başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay tarafından tanıtıldı.Görkay, Roma'nın doğu sınırlarındaki en önemli merkezlerinden birinin Zeugma olduğunu söyledi.Antik kentte 2007'de başladıkları çalışmalarda 'Muzalar Evi'ni bulduklarını hatırlatan Görkay, çalışmalara bir süre ara verdikten sonra 2012 yılında yeniden başladıklarını ifade etti.Kazılarda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve İş Bankası'nın desteğiyle önemli mesafe kat ettiklerini vurgulayan Görkay, 'Hala kazılmamış alanlar var. Burada kaya oyma mekanlar mevcut. Bu evlerin şimdilik birine ulaştık, evde altı mekan var. Bu yıl yaptığımız kazılarda 3 yeni mozaiği gün yüzüne çıkardık' dedi.Kazı sezonunun bittiğini ve en önemli aşamaya geçtiklerine işaret eden Görkay, şöyle devam etti:'Bundan sonra çalışmanın restorasyon ve konservasyon kısmı kalıyor. Burayı daha uzun vadeli koruyabilecek geçici çatı kurmayı düşünüyoruz. Antik kentte 2-3 bin konut olduğunu tahmin ediyoruz. Tabi bunun yüzde 25'i sular altında kaldı. Muzolar Evi'ndeki kazı gelecek yıl tamamlanacak.'Görkay, kazı çalışmasının yıllık bütçesinin her sene değiştiğini, 2005 yılından beri gerçekleştikleri kazılara yaklaşık 7 milyon TL harcandığını dile getirdi.'Kültürel miras en önemli zenginliğimizdir'Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin de bölgenin insanlık tarihi kadar eski olduğunu, bütün medeniyetlerin en zengin dönemlerini burada yaşadığını söyledi.Roma, Hitit, Asurlar ve Bizans gibi imparatorlukların bu coğrafyayı medeniyete dönüştürdüğüne dikkati çeken Şahin, şöyle devam etti:'İşte bunun en önemli göstergesi bugün görmüş olduğunuz Zeugma'nın mevcut yapısıdır. Bu güzel eseri bize kazandıran ekibe teşekkür ediyorum. Petrol, doğal gaz ya da maden bir hazinedir ama kültürel miras en önemli zenginliğimizdir. Bu açıdan biz çok zenginiz, muhteşem bir mirasımız, tarihimiz ve medeniyetimiz var. Bunu şimdi yarınlara taşımanın planlarını yapıyoruz.'Yalnızca yol, su, alt ve üst yapı alanlarına kafa yormadıklarını, kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmayı da önemsediklerini vurgulayan Şahin, 'Bu şehir ne kadar sanayi ve ticaret kentiyse o kadar da kültür ve turizm şehri olmayı hak ediyor. Bu da bizim en büyük görevimizdir. İnşallah Zeugma'daki medeniyetin fotoğrafının tamamını göstermek bize nasip olur' diye konuştu.Destek 2017'ye kadar kürecekTürkiye İş Bankası Kurumsal İletişim Bölüm Müdürü Suat Sözen ise ilk desteği Zeugma'nın sular altında kaldığı 2000 yılında verdiklerini anımsattı.Önemli bir görev üstlendiklerine dikkati çeken Sözen, şunları kaydetti:'Bu görevi bir süre daha üstleneceğiz. Umarım bizden sonra gelenler daha iyi işler yapar. Zeugma'daki kazı çalışmalarına ilk 2000 yılında Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı'na aktardığımız kaynakla katkıda bulunduk. 2012 yılında başlatılan projeyle de Muzalar Evi'nde sürdürülen kazı çalışmalarının sponsoru olduk. İş Bankası'nın Zeugma'ya katkısı 2017 yılına kadar devam edecek.'Muhabir: Adem Yılmaz | AA
'İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları' Yeniden Raflarda
Louis Althusser denildiğinde akla hemen Marksizm gelir. Ünlü akademisyenin yapısalcılık okullarına ilgisi olmamasına ve yapısalcılık düşüncesine önemli eleştiriler yöneltmesine rağmen, yapısalcı Marksist olarak kabul görür.Baskısı bulunmayan İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, Ekim 2014 ayında tekrar raflardaki yerini aldı. Kitap Alp Tümertekin çevirisiyle ve İthaki yayın evinin basımı ile biz okuyuculara sunuluyor.Kitabın arkasında ise Ahmet Öz’ün kaleminden;“Karl Polanyi, “yoksulluk” toplumda süren “doğa”dır, demişti. Çoktandır sadece kendilerini ve kendileri gibi düşünenleri ideolojinin dışında, başkalarını da daima ideolojinin içinde gören siyasi, felsefi, dini, ahlaki, kültürel ve etnik kamplarla kuşatılmış haldeyiz. Üstelik her meselede sadece kendilerini haklı başkalarını haksız, kendilerini iyi başkalarını kötü, kendilerini doğru başkalarını yanlış görmekteler. Güzellik ise sadece onlara has, başkaları çirkin de üstelik… Ve en kötüsü, aynı/özdeş olanı dost ve başka/farklı olanı daima (inkar ve asimilasyon işe yaramadığında) imha edilmesi gereken düşmanlar olarak görüyorlar, tıpkı “doğa” durumunda olduğu gibi! Althusser, işte bunun, yani ideolojinin neden, nasıl ve niçinini anlatıyor, belli ki kimsenin okuduğu yok bu kitabı!” yazıyor.Süper Karga
Reklam
Banksy'nin Sokak Sanatından Öğrenebileceğimiz 15 Önemli Hayat Dersi
İnsanı ilk görüşte hayretlere düşüren yeteneği ile sokaklara mükemmel resimler yapan Banksy, artık dünya çapında bir sanatçı diyebiliriz. Gizemli kimliği ve sosyal medya ortamlarına katılmayı reddetmesiyle, bu sanatçı çok daha büyük bir ilgi merkezi haline gelmiş durumda. Görünen o ki, Banksy, grafiti sanatını bir iletişim aracı olarak kullanıyor. Sanatını, dünyanın kalabalık şehirlerinde, herkesin görebileceği yerlerde gerçekleştiren sanatçı, aslında iletmek istediği bir takım sosyal ve politik mesajları suratlarımıza çarpıyor. Banksy'nin öyle çalışmaları var ki, bir an için durmalı ve düşünmeliyiz onlar hakkında çünkü bu çalışmalar, her gün düşünmekten kaçındığımız bazı gerçekliklerin derinliklerine taşıyor bizi ve yaşadığımız hayatı sorgulamamıza sebep oluyor. İşte Banksy'nin bazı önemli çalışmalarından alabileceğimiz 15 önemli hayat dersi;
Reklam
Gelmiş Geçmiş En Etkili 32 Bilimsel Kitap
Bilincimizi aydınlatmamızı borçlu olduğumuz; şaşırtıcı, devrim yaratan ve dünyayı algılama şeklimizi değiştiren bilim kitaplarının varlığına ne kadar teşekkür etsek az. Yazıldıkları dönemde çoğunlukla anlaşılmayan, değiştirdiği eskimiş bilgilere köhne bir sadakatten dolayı itibar edilmeyen yada otoritelerini sarsılması istemeyen güç sahipleri tarafından sansür edilen bilim kitaplarını unutmamak gerektiğini düşünüyorum. Her ne kadar günümüz eğitim sisteminde değerleri, itibarları ve sebep oldukları devrimsel nitelikleri göz ardı ediliyor olsa da; bu kitaplar sayesinde bugün varız! Ve biz hatırladıkça, okudukça ve değerlerini anladıkça onlar var olmayı sürdürecekler. Değerli düşünür ve bilim insanlarının zihnimizde yol açtıkları bu eşsiz dönüşüm sayesinde bugün; teknolojik sınırlarımızı zorluyoruz, evrende yolculuk yapmayı düşleyebiliyor ve kendi küçük dünyamızın sorunlarının üzerinden gelebiliyoruz. Tabu yıkan cesaretleri, zihinlerimize inşa edilen duvarları aşmamızı sağlayan özgüvenleri ve insanları doğru bildiklerini sorgulatmaya iten bilgelikleriyle bu öncü bilimsel kitaplar hala değerlerini korumaktalar.  Bu eşsiz kitapların her daim belleklerimizdeki canlı yerini korumalarını dileğiyle... İyi okumalar NOT:  1) Her kitabın altına yazdığım küçük tanıtıcı yazıların yanında daha ayrıntılı bilgi bulabileceğiniz, ileri okumalarınıza adım atabileceğiniz yönlendirici linkler ekledim, eserleri inceledikçe bu linklerde daha ayrıntılı bilgi bulabileceksiniz. 2) Kronolojik bir sıralama olmadı maalesef, sonuçta biraz benim düşün dünyamı da yansıtan öznel bir liste oluştu. Okurken bunu göz önünde bulundurmanızı ve eğer katkı yapmak isterseniz yorumlarda bırakmanızı temenni ederim.
Reklam
İktidar Hırsını Anlatan ‘Macbeth’, ‘Yeni Türkiye'ye Direnemedi
Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü’nce dünyaca ünlü yazar Shakespeare’in “Macbeth” adlı oyunu apar topar kasım ayı programından çıkarıldı. “İktidar hırsını, iktidarın zalimliğe dönüşmesini” evrensel bir dille anlatan oyun, programda önce, 11, 12, 13, 14 ve 15 Kasım tarihlerinde yer aldı; daha sonra DT yönetimi biletleri önceden satışa çıkarılan oyunu programdan çekti.Ardarda istifaların yaşandığı, sansür kriziyle boğuşan Devlet Tiyatrosu’nda şimdi de Shakespeare’in Macbeth oyunu programdan çıkarıldı.Selda Güneysu’nun Cumhuriyet’teki haberine göre, Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü’nce William Shakespeare’in “Macbeth” adlı oyunu apar topar Kasım ayı programından çıkarıldı. Takvimde 11, 12, 13, 14 ve 15 Kasım tarihlerinde yer alan ve DT tarafından biletleri önceden satışa sunulan oyun programdan çekildi.Aynı tarihlerde, şu anki programda, “Çalıkuşu” adlı oyun gözükürken “Macbeth”i geçen hafta salı günü bakanlık yetkililerinin izlediği, pazar günü de yeniden CD’ye kayıt edildiği öğrenildi.Ankara DT, geçen sezon Bozkurt Kuruç rejisiyle sahnelenen “Macbeth” adlı eserini izleyici ile buluşturdu. Oyun, pek çok kez de Ankara DT sahnelerinde neredeyse “kapalı gişe” sahnelendi. DT’nin resmi internet sitesinde de izleyiciye, “Macbeth ve Lady Macbeth, iktidar basamaklarını zalim adımlarla çıktıkça bir yandan da kendi yıkımlarını hazırlamaktadırlar” sözleriyle tanıtılan oyun, DT Genel Müdürlüğü talimatıyla apar topar kasım ayı programından çıkarıldı.Genel müdürlükten izleyiciye, “Oyunda görevli bir oyuncumuzun aniden rahatsızlığı nedeniyle oyun o tarihlerde iptal edilmiştir” açıklaması yapıldı. Ancak edinilen bilgiye göre, yeniden sahnelenmesine sayılı günler olan oyunda hiçbir oyuncunun rahatsızlanması ya da rapor alması gibi bir durum söz konusu değil.Oyun geçen hafta salı, cuma ve pazar günü Büyük Tiyatro’da izleyici ile buluşmuştu. Salı günü sahnelenen oyunu bakanlık yetkililerinden oluşan bir heyetin izlediği, hatta salondan oyunu alkışlamadan çıktıkları ifade edildi. Pazar günü sahnelenen oyunu da DT yönetiminin bir kez daha CD’ye kayıt ettirdiği öğrenildi. Oysa oyun geçen sezondan bu yana en az 3 kez CD’ye aktarılmıştı. Bu durum karşısında tepki gösteren oyunculara, DT yönetiminin, “Oyunun önceki CD’lerine virüs bulaşmış” yanıtını verdiği ifade edildi.Oyunun kaldırılmasında bir başka etkenin de Shakespeare’nin “Cymbeline” adlı oyununun dekorunun olduğu dile getirildi. “Cymbeline” adlı oyunun prömiyerinin 18 Kasım’da yapılacağı, oyunun provaları için Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nin uygun olduğu, her iki oyunun dekorunun büyüklüğü, ağırlığı ve dekorların kurulup kaldırılmasının zorluğu nedeniyle “Macbeth”in repertuvardan kaldırıldığı kaydedildi.Genel müdürlükten, Cumhuriyet’e, “Cymbeline adlı oyunun prömiyerinin 18 Kasım’da gerçekleşmesi için gerekli değişikliğin yapılması uygun görülmüştür” açıklaması yapıldı. Ancak DT yönetiminin “Cymbeline” adlı oyunun provalarını neden başka bir sahneye kaydırmadığı, özellikle “Macbeth”in sahneleneceği Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’ne koyduğu ise kurumda tartışma konusu oldu.“Macbeth”in, devlete bağlı sanat kurumlarını yok etmeyi amaçlayan Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) Yasa Tasarısı Taslağı’nı savunan Nejat Birecik’in Genel Müdür olmasından kısa bir süre sonra müdahaleye uğraması da dikkat çekti.ZETE
'Yılın Vahşi Yaşam Fotoğrafçısı' Yarışmasında Ödül Kazanan 9 Yaşındaki İspanyol Çocuk
1964 yılından beri Londra Ulusal Tarih Müzesi trafından düzenlenen '' Yılın Vahşi Yaşam Fotoğrafı Yarışması ''  ödülleri sahiplerini buldu. Bu yıl yarışmada ödül kazanan genç yetenekler de bulunuyor. Bunlardan en dikkat çekeni 9 yaşındaki Carlos Perez Naval oldu. Ailesiyle birlikte dünya turlarına katılan ve 4 yaşından beri profesyonel olarak vahşi yaşam fotoğrafları çeken Naval evin bahçesinde bile sürekli fotoğraf çekiyormuş.İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Yüzyıllar Önce Geliştirilmiş, Ama Mantıken Mümkün Olmaması Gereken 5 Sıradışı Teknoloji
Çağımız insanın en gelişmiş ve mükemmel insanlar olduğunu düşünüyoruz. Büyük ihtimalle doğru bu. Birkaç bin yıl öncesine baktığımızda, 'amma da salaklarmış' diyoruz çoğu zaman. Büyük ihtimalle bir iPhone'u bile kullanamazlardı. Böyle olunca, kendimizi bu dünyaya gelmiş en üstün yaratıklar olarak görmekten kendimizi alamıyoruz. Fakat gerçekten öyle mi? Tarihçiler zamanın tozlu raflarında geriye gittiğinde, antik çağlarda yaşamış bir grup insanın, günümüz insanının hala çözüm bulmakta zorlandığı bir takım problemleri zekaları ile hallettiğini gördüler. Buyrun, binlerce yıl önce insanların neler başardığını kendiniz görün.
Tarih sıralamasıyla Harry  Gregson-Williams Film Müzikleri
Hepimiz Hans Zimmer'ı ve yaptığı efsane müziklerini az çok biliyoruz artık.. Peki ya birlikte pek çok iş yaptığı ve en az onun kadar başarılı olan Harry Gregson-Williams'ı kaçımız tanıyor?..Şimdi gelin biraz da onun yaptığı kaliteli işleri dinleyelim... Tarih sıralamasına göre derledim, biraz uzun bir liste oldu ama bakalım kaç tanesini tanıyacaksınız =)Not: (*) işareti koyduklarım favorilerimdir.. Eklemek istediğiniz olursa yorumlarda link olarak paylaşabilirsiniz.
Reklam
Pat Perry'nin Çizdiği Birbirinden Yaratıcı 20 İllüstrasyon
Ünlü illüstratör Pat Perry'nin hayal gücünün ne kadar kuvvetli olduğu ve olayları ne kadar farklı görüp yorumladığı, çizdiği illüstrasyonlardan çok net anlaşılmaktadır. Özellikle büyük kağıtlara çizip ayrıntılara ve detaylara büyük önem veren Pat Perry'nin birbirinden yaratıcı yirmi eseri sizlerle.
İzlerken Hem Hüzünlenip Hem de Mutlu Olacağınız 10 Animasyon Film.
Yaşımız kaç olursa olsun, çocukluğumuz çok geride kalmış olsa da ruhumuzun hala çocuk olduğu zamanlar vardır. Bazen bir çizgi filme denk geldiğimizde bazen bir oyuncak gördüğümüzde bazen de çocukluğumuza dair bir koku aldığımızda “keşke o zamanlara dönsek” dediğimiz olur. Çocukluğumuza her ne kadar dönemeyecek olsak da çocukluğumuzun masalları teknoloji sayesinde film olarak bize döner. Buyurun, biz de izlerken hem hüzünleneceğiniz hem de mutlu sonu ile kalbinize işleyecek animasyon filmleri sizler için derledik.
Reklam