Türkiye Yayıncılar Birliği geçen yıl Türkiye’de 561 milyon kitap üretildiğini, bunun yüzde 71’inin eğitim kitabı olduğunu bildirdi. Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB) 2014’te, Türkiye’de kitap üretiminin yüzde 4.6 arttığını duyurdu.Kişi başına düşen kitap sayısı 2013’te 7,1 iken 2014’te Türkiye'de kişi başına 7.3 kitap düştü.TYB verilerine göre 2014’te toplam 561 milyon 103 bin 770 kitap üretildi.2013'te ise Türkiye'de 536 milyon 259 bin 40 adet kitap üretilmişti.
Son resmi albümü “Death Magnetic”i 2008 senesinde yayınlayan ve 2011 senesinde de Lou Reed ile “Lulu” adlı bir albüme imza atan Metallica, Instagram üzerinden paylaştığı fotoğrafla ilk kez stüdyoda görüntülendi. Bu da birçok müziksever tarafından grubun yeni albüm üzerinde çalıştığı görüşünü ortaya çıkarttı.
Türkü deyince 20 değil 120 tane de seçip koysak mutlaka bir eksik olacaktır ama bu türküleri her seferinde dinlediğimizde istemsiz bir hüzün, garip bir dertlenme isteği oluşur bizde. İnternet radyocusu konuşamayanadam ile birlikte hazırladığımız bu liste ile sizlere keyifli dertlenmeler.Lütfen siz de yorumlar kısmında sizi en çok hüzünlendiren türküleri paylaşın...
''Napıyım elin Koniçivasını'', ''Ne dediklerini anlıyosunuz sanki'' gibi ön yargılarınızı bir kenara bırakın ve bu harika şarkıları bir dinleyin. Eminim pişman olmayacaksınız. (Bu arada her çekik gözlü 'Koniçiva' yani Japon değildir arkadaşlar. Bunun Çinlisi var, Korelisi, Taylanlısı, daha nicesi var.)
Mektup gönderme ücreti, flüt, yurt dışı bir hafta ve daha fazla süreli turlar, krem peynir gibi maddelerin enflasyon sepetindeki oranları tartışması artık takside, kuaförde hatta yılsonu zamları görüşülürken bile ilgi çekmezken; son 10-15 yılda fiyatı aynı kalan hatta düşen ürünlere şaşıracak hafifletici sepetler bulmak gerekti, buyrunuz:
Bugün Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olarak bakanlar kuruluna başkanlık edecek. Bunu eleştirenler haliyle darbeci, vesayetçi, milli irade düşmanı falan oluyor da, bu girişim 2002-2007 arasında Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki bakanlar kuruluna Ahmet Necdet Sezer'in başkanlık etmek istemesi ile ortaya çıksaydı nasıl algılanırdı acaba?
Yumurta kabuğuna takla attırın. Bir ayıcığa ipe tırmanmayı öğretin. Salatalık turşusunu gece lambasına çevirin. Matematik bulmacalarının ustası Martin Gardner 80'den fazla sihirbazlık numarası kullanarak bizlere su, hava, ateş, hareket, yer çekimi, eylemsizlik, sürtünme, elektrik, manyetizma, ses ve ışığın bilimsel özelliklerini öğretiyor. Evlerimizde günlük olarak kullandığımız malzemelerle yapılan bu numaralarla bir yandan bilimi öğrenir ya da çocuklarınıza öğretirken, diğer yandan çok keyifli zaman geçirebilirsiniz. Çocukların tek başına kullanmasının doğru olmayacağı bıçak, kibrit ve kaynar su gibi malzemeleri gerektiren numaralar -el resmi- ile işaretlenmiştir. Her numaranın kendisi için yardımcı çizimler eşliğinde anlatıldığı BİLİM Mİ? SİHİR Mİ? Elinizden düşüremeyeceğiniz muhteşem bir kitap!Fizikist
Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, bilim adamlarının ‘İztuzu Plajı’nda şezlong da olmaması gerektiğini’ söylediklerini belirterek, “insan ayağından başka hiçbir şey olmaması lazımmış. Orayı öyle bir hale getireceğiz ki şezlong, mezlong, şemsiye, memsiye hiçbir şey olmayacak” dedi.Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Afyonkarahisar’da Kristal Düğün Salonu’nda düzenlenen AKP 57’nci İl Danışma Meclisi toplantısına da katıldı. Burada yaptığı konuşmada hükümetin icraatlarını öven Güllüce, İztuzu Plajı’yla ilgili tartışmalara da değinerek şunları söyledi:“Her şeye bir bahane bulmaya çalışıyorlar. Caretta Carettalarla ilgili çadır, madır kurdular. Sanki bu ülkedeki insanların hayvan, tabiat sevgisi yokmuş gibi davranıyorlar. Orayla ilgili de çabalarımız var. Yaptırdığım araştırmada bilim adamaları İztuzu Plajı’nda şezlongun da olmaması gerektiğini belirtti. Ben bunu bilmiyordum, çok yakınlarda öğrendim. İztuzu Plajı’nda insan ayağından başka hiçbir şey olmaması lazımmış. Sadece insan olması gerekiyor. Orayı öyle bir hale getireceğiz ki insan ayağının değdiğinden başka, şezlong, mezlong, şemsiye, memsiye hiçbir şey olmayacak. Biz hayvanları onlardan daha çok seviyoruz. Bizim amacımız da hakikaten budur. Çünkü biz bütün yaratılmışlara karşı kendimizi sorumlu hissederiz. Bu konuda çalışacağız.” DHA
Japon bilim insanları insan organlarının 3D yazıcılarda basılmasını sağlayacak bir teknoloji üzerinde çalıştıklarını açıkladı. 3 yıl içinde klinik testlerin başlaması bekleniyor.3D yani 3 boyutlu yazıcılar ilk olarak teknik cihazların parçalarının üretilmesi için geliştirildi. İlk örneklerin büyük, ağır ve pahalı olduğu bu yazıcılar gelişen teknoloji ile birlikte küçüldü ve fiyatları ucuzladı. Bilim insanları bu yazıcıları insan organlarının basılması için kullanmayı hedefliyor.Tokyo Hastanesi Ünivertesi'nden Tsuyoshi Takato önderliğindeki bir ekibin, biyomateryal kullanan yeni nesil biyo 3D yazıcılarla organ basmayı planladıkları açıklandı. Takato'nun ekibi kök hücrelerle proto hüclerini bir arada kullanarak herhangi bir organı üretmeyi planlıyor. Üretilen organ proteinler tarafından geliştirilecek ve insan organlarına benzer parçaların üretimi yapılabilecek. Şimdilik test aşamasındaki çalışmaların önümüzdeki yıllarda hayata geçirilmesi planlanıyor.Yapılacak çalışmada üretilen parçalar insanlarda bulunan organları taklit edebilecek özelliğe sahip olacak. Üretilen yapay organlar vücutla beraber büyüyeceği için özellikle çocuklarda doğuştan gelen kemik ve benzeri eksikliklerin tedavisinde kullanılabilecek.Bilim insanı Takato'nun AFP haber ajansına yaptığı açıklamaya göre, 3D yazıcılardan basılan organlarla ilgili klinik testler önümüzdeki 3 yıl içinde başlayacak.Bilim insanların geliştirdiği bu tekniği kullanan Next 21 isimli bir şirket Japonya'da CT-Bone ismini verdiği biyolojik bir kemiği üretmeyi başardı. Henüz resmi makamlardan onay almayan bu yapay kemik, kaza ya da doğuştan gelen kemik kaybı gibi durumlarda kullanılabilecek. Gerçek kemik gibi büyüme özelliği bulunan CT-Bone'un bu yıl onay alıp Japonya'da kullanıma sunulması bekleniyor.Kaynak: AFP
Seriyi izleyenler, kitabı okuyanlar bileceklerdir, orta dünya'da seks döndüğüne dair bir ipucu yok. Sadece Aragorn ile Arwen'in öpüştüğünü biliyoruz, Sam'in çocukları olması sebebiyle illaki sevişmişlerdir diyoruz ama gerisi yok. Zaten Orta Dünya'da Elf'leri çıkarınca neredeyse kadın yok, olan da savaşçı sekse vakti yok, erkekler hep savaşta zaten. Dolayısıyla bünyelerde biriken gerginlik neredeyse elle tutulur hale geliyor.
Ekim 2015'te çıkması beklenen Harry Potter serisinin resimli kitabından ilk örnekler, serinin hayranlarının beğenisine sunuldu. Şimdilik örnekleri sunulan resimler Ron, Hermione, Hagrid ve Malfoy'a ait.
Bu hipnotize edici yansımaları yakalamak tahmin edebileceğiniz gibi kolay değil. Bu tarz fotoğraflar yakalayıp çekmek için planlama, sabır, yaratıcılık ve birazda şans gerektiğini galeriyi gördükten sonra az çok anlayacaksınız.
Kadınların kendilerini tatmin etmelerine yarayan vibratörleri günümüzde ayıcık şeklinde, kolye formunda, uzaktan kumandasıyla ve gökkuşağından hallice renk seçenekleriyle görebilmek mümkün. Peki, günümüzde kullanılan vibratörlerin 20. Yüzyıl'da icat edildiği düşünülünce, kadınlar dildo’dan önce kadınlar ne yapıyordu? The Well Collection'ın Londra'daki son sergisi 'The Institute of Sexology'de sergilenen parçalar kadınların vibratör kullanımının 28 bin yıllık bir tarihe sahip olduğunu gösteriyor.Playtusu.com'da yer alan habere göre, sergide Berlin yakınlarındaki Ulm'da bir mağarada bulunan 28.000 yıllık ve 14 farklı silttaşından yapılan antik bir dildo yer alıyor. Seksin tarihine ışık tutan, insanların cinsel hayatlarındaki eğilimleri belgeleyen sergi, cinselliğin evrimini özetliyor. Sergi 20 Eylül 2015'e kadar devam edecek.T24