onedio
Game Of Thrones'un Türk Tarihinden Araklandığını Gösteren 9 Sağlam Kanıt
Çoğumuzun heyecanla beklediği, hatta bazılarımızın; bütün bir seneyi, o 10 bölüm için yaşadığı dizi; Game Of Thrones. Taht uğruna kardeşi kardeşe kırdıran, hükümdara babasının en yakın arkadaşının boynunu vurduran, sarayında bin bir entrikanın döndüğü dizinin 5.sezonunun başlamasına çok az kaldı.Peki size de bu dizi bir yerlerden tanıdık gelmiyor mu?George R. R. Martin'in insanlara anlattıklarını lise sıralarında bize tarih öğretmenimiz de anlatmadı mı?Gelin, hep birlikte bakalım.
20 Faklı Dilde Star Wars'un Efsane Repliği: 'I am Your Father'
Darth Vader'ın Luke'a 'Obi-Wan aslında babana ne olduğunu asla sana söylemedi' sözü üzerine Luke Vader'a 'Gerektiği kadarını söyledi! Onu sen öldürdün' demesi üzerine Vader'ın o efsane 'Hayır, ben senin babanım' repliği Star Wars hayranlarının hafızasına kazınmıştır. Burada da efsane olmuş repliğin 20 farklı dilde söylenişini dinliyoruz.
Dünya'nın Uydusu Ay, Nasıl Oluştu?
Ay'ın, Dünya'nın kendi yapısına çok benzer ama daha küçük bir cisimle çarpışması sonucu oluşmuş olabileceği belirtildi.Bilim insanlarına göre bu teori, Ay ve Dünya'daki kayaların birbirine neden 'Büyük Çarpışma'da olabileceğinden daha çok benzediğini açıklıyor.Teori, sonuçları saygın bilim dergisi Nature'da yayımlanan bir araştırmada ortaya atıldı. Uzmanlar, bu çalışmanın Dünya'nın uydusunun geçmişine ilişkin çok daha net bir tablo ortaya koyduğunu vurguluyor.
Reklam
Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri Sahiplerini Buldu
Bu yıl 18’incisi düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nde kazananlara ödülleri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Salonu’nda düzenlenen törenle verildi.Yakın Tarihimizden Bir Utanç Vesikası: 12 Maddede Metin Göktepe'nin İşkence Altında Ölümü8 Ocak 1996’da polislerce işkencede öldürülen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe’nin doğum gününde düzenlenen törende kazananları, Yazgülü Aldoğan, Melda Onur, Celal Başlangıç, Erol Önderoğlu, Fikret İlkiz, Kamil Tekin Sürek, Amberin Zaman, Belma Akçura, Murat Sabuncu, Hilmi Hacaloğlu, Başak Şengül, Nazım Alpman, Yalçın Doğan ve Hüseyin Aykol’dan oluşan jüri belirledi.Ödül töreni öncesinde Galatasaray Üniversitesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Ceren Sözeri ‘Medya-Sermaye İlişkilerinin Basın Özgürlüğüne Etkisi’, Yrd. Dr. Gülşah Kurt ise ‘Güvenlik Güçlerince İşlenen Ağır İnsan Hakları İhlalleri Ve Cezasızlık’ başlıklı sunum yaptı.MEDYA, PATRONLAR İÇİN İHALE ARACIİlk sunumu yapan Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ceren Sözeri, sermayedarların hükümet eliyle medya sektörüne girdiğini belirtti, “Patronlar için medya, diğer ihaleleri almak için katlanılması gereken bir süreç gibi” diyen Sözeri, Hükümetin kendine yakın patronlara ‘batık’ medya organlarını ihale ettiğini söyledi. Sözeri, “Devletin, medya piyasasında tekelleşmeyi önlemesi gerekirken uygulama tam tersi” ifadesini kullandı. Medya gruplarını satın alan patronların hükümeti destekleyen yayın yapmaları durumunda önlerinin açıldığını ifade eden Sözeri, Albayrak ve Sancak grubunu örnek gösterdi, “Albayrak grubu küçük bir grupken Yeni Şafak gazetesiyle sektöre girdi, attıkları manşetler boşuna değil. Daha önce belediye ihaleleri alırken bu sene inanılmaz savunma ihaleleri almaya başladı. Altay tankı üretmeye başladılar. Uçaklar için motor, hızlı tren ihalelerini aldılar. Murat Sancak Kanal 24 ve Star Gazetesini satın aldı. Bir şey fark ettim bakkallarda pos cihazı vardı. Bazen çalışmıyor. Dükkanda sorduğumda esnaf diyor ki; ‘Değiştiremiyoruz bunun başka yöntemi yok'. Üreten Murat Sancak’mış.”BOŞLUKLAR FAİL LEHİNETürkiye'nin uzun yıllardır devlet şiddeti ve cezasızlık sorunu olduğunu söyleyen Galatasaray Üniversitesi Hukuk fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr Gülşah Kurt,“Cezasızlık bir süreci içeriyor. Kolluk kuvvetlerine bağlı kişilerin yargılanması için bağlı bulundukları idari mercilerden izin alınması gerekiyor.Mevzuattan kaynaklanan çok ciddi sıkıntılar var. Boşlukların olduğu durumlarda failler lehine yorumlanması gibi durumlar var” dedi. Türkiye’de idari ve adli görev tanımının net olmadığını belirten Kurt, “Görevin hangi noktada idari hangi noktada adli görev olduğunun söylenmesi kolay değil. Genellikle failler lehine sonuçlanıyor” diye konuştu.
TÜBİTAK Başkanı Görevinden Ayrıldı
Sanayi Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak'ın görevinden ayrıldığını açıkladı. Bakan Işık, 'Ne istifa ne görevden alınma. Karşılıklı mutabakatla görevden ayrılma olarak açıklayabiliriz' dedi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, A Haber canlı yayında TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak’ın görevinden ayrıldığını bildirdi.Bakan Fikri Işık, TÜBİTAK'la ilgili başka açıklamalar da yaptı. 'Yukarıdan gelen, amirlerinden değil abilerinden gelen talimata göre rapor yazıyorlar diyere, bazı TÜBİTAK çalışanlarının Cemaat'le bağına dikkat çeken Işık, 'Ergenekon böcek davasında kendi vicdanlarıyla bilgileriyle rapor yazmıyorlar. aksine yukarıdan gelen, amirinden değil abisinden gelen talimata göre rapor yazıyorlar. Ama biz 17-25 aralık'tan sonra bunların kurumdan ilişiklerini hızla kestik. Bazılarını açığa aldık. Ama birçoğunun da kurumla ilişiğini kestik. Bunlar dediğim gibi amiri değil, kendi vicdanı değil, sadece abisinden gelen talimata göre sahte rapor veren insanlar. Bunların TÜBİTAK'ta kalması itibarına imajına zarar veriyordu.' ifadelerini kullandı.'Yazılmamış raporu tuttular TÜBİTAK raporu diye sundular'Yaşananların TÜBİTAK'a zarar verdiğini söyleyen Işık, konuşmasına şu şekilde devam etti:'Ama yerine gelen arkadaşlar da sahtecilikleri ortaya çıkaran arkadaşlar. TÜBİTAK bir zarar gördü ama bütün yanlışları düzelten yine bizim göreve getirdiğimiz arkadaşlar oldu. Balyoz'daki sahteciliği de yine TÜBİTAK belgeledi. Yazılmamış raporu tuttular TÜBİTAK raporu diye sundular. Bunlar ortaya çıkaran da yine TÜBİTAK'ın kendi yapısı. Kuruma haksızlık yapmak doğru değil. Kuruma sızmış, oradaki insanları bıktırarak ayrılmaya zorlamış, onun yerine de paralel yapılanmayı getirip oturtmuşlar. Onlar da akıllarına bilgilerine göre değil abilerinin talimatlarına göre rapor yazmışlar.'Yücel Altunbaşak kimdir?Prof. Dr. Yücel Altunbaşak 1971 yılında Kayseri’de doğdu. 2009-2011 yılları arasında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nin Rektörlük görevini yürüten Altunbaşak, Ağustos 2011’den bu yana TÜBİTAK Başkanı olarak görev yaptı. Lisans derecesini Bilkent Üniversitesi’nden 1992’de yüksek şeref derecesiyle aldı. Yüksek lisans ve doktorasını Rochester Üniversitesi'nden sırası ile 1993 ve 1996’da yine yüksek şeref derecesi ile tamamladı. Temmuz 1996’da Hewlett–Packard Araştırma Laboratuvarlarına katıldı. Aynı dönemde Stanford ve San Jose Devlet Üniversitelerinde danışman yardımcı doçent olarak dersler verdi.Silikon Vadisi’nde üç sene çalıştıktan sonra akademiye geçen Prof. Dr. Altunbaşak, 1999 yılında, Georgia Institute of Technology’de (GATECH) yardımcı doçent olarak işe başladı. 10 sene GATECH’de görev yapan Altunbaşak, bir yandan da endüstri ile çok yakın bir çalışma yürüttü. Uydu ve kablo TV şirketlerine MPEG video sıkıştırıcı cihazı üreten bir firma, Prof. Dr. Altunbaşak’ın geliştirdiği ürün prototipini lisanslayarak başarılı bir şekilde satışına başladı. 2003-2006 yaz aylarında Sabancı Üniversitesi’nin Network Öğretim Üyesi kadrosunda çalıştı. 2006 yılında Vestel ile çalışmaya başlayan Altunbaşak, üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde, LCD TV’ler için TÜSİAD Jüri Özel Ödülüne layık görülen “Pixellence” markalı görüntü işleme projesinin başlatılmasına öncülük etmiş ve bu projeyi geliştiren takıma liderlik yaptı.Alanının en prestijli dergilerinde editörlük ve mesleki örgütlerde başkanlık yapan Altunbaşak’ın çok sayıda akademik onur, ödül ve taltifleri bulunuyor.Vatan - T24
Reklam
Symes: ‘Enflasyon, Bozulan Türkiye Tablosunun Sonuçlarından Sadece Biri’
'Türkiye’de Enflasyon Dinamikleri: Fırsatlar ve Riskler' başlıklı konferansta konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Türkiye’de enflasyonun yükseldiğini, düşürülmesi yönündeki politikaların başarıya ulaşamadığını söyledi. Symes Türkiye'deki sorunların çözülmesi gerektiğine vurgu yaparak, 'Özetle alakart menü seçeneğimiz yok' dedi. Bakan Fikri Işık ise TÜSİAD açıklamasını 'ideolojik' olarak yorumladı.TÜSİAD Başkanı Symes, 'Enflasyon bir süredir rekabet politikalarının, yatırım ortamı ve kalkınma başlıklarının oldukça önüne geçti. Nedeni gayet açık, Türkiye’de enflasyon yükseldi maalesef. Düşürülmesi yönündeki politikalar başarıya ulaşamadı. Enflasyon düzeyi geçtiğimiz dört yıl boyunca hedef enflasyonların sürekli üzerinde seyretti. Hepimiz şunu biliyoruz, iş dünyası açısından enflasyon düşük ve tahmin edilebilir olduğu sürece zararsız bir değişkendir. Artan veya tahmin edilmesi mümkün olmayan bir enflasyon dinamiği ise rekabet gücünü sınırlar, daha yüksek bir enflasyon oranına neden olur. Ayrıca tüm diğer değişkenlerin tahminini de anlamsızlaştırır. Sonuç olarak ülkenin ekonomik itibarını bozar. Uzunca bir süredir enflasyon iktisadi politikanın, rekabet politikalarının, büyümenin bir unsuru, bir engeli olmaktan çıkmıştı. Bugünkü enflasyon dinamiği ise yeniden büyümenin, rekabet gücünün potansiyel bir engeli olarak karşımızda duruyor. Üzülerek söylemeliyim ki bu potansiyel riski bizi oldukça tedirgin ediyor' diye konuştu.Enflasyonun büyümenin önünde bir engel olduğunu belirten Symes, 'Yakın zamana kadar başarıyla gerçekleştirdiğimiz enflasyonla mücadele politikalarını, yeniden ele almak zorunda kalmak istemiyoruz. Enflasyonu büyümenin önünde bir engel, ülke itibarını bozan bir değişken; bir defa daha yaşamak istemiyoruz. Artan enflasyonu, aynı dönemlere denk gelen bozulan güven ortamının, itibarı zedelenmiş Türkiye hikayesinin bir sonucu olarak da görmek mümkündür. Dolayısıyla enflasyon ve fiyat istikrarı ile ilgili geliştirilecek politikalara da, bu geniş açıdan yaklaşmak gereği vardır. Biz buna oldukça inanıyoruz' şeklinde konuştu.'MAALESEF BİR SÜREDİR ZARAR GÖRMEKTEDİR'2000-2006 döneminde tüm toplum kesimlerinin sorumluluk alarak, maliyetler üstlenerek oluşmasına katkı sağladığı huzur ve istikrar ortamı ile ilgili kaygıları olduğunu belirten Symes, ' Enflasyon sorunu dahil ülkenin katılaşmış tüm sorunlarını tek tek çözdüğümüz, yatırım ortamını geliştirdiğimiz, itibarını hep birlikte arttırdığımız, her boyutta AB normlarına yaklaştırdığımız Türkiye hikayesi maalesef bir süredir zarar görmektedir. Hedefinden sapan enflasyon, bozulan Türkiye tablosunun kritik sonuçlarından sadece biridir. Türkiye’nin başarı hikayesini oluşturan, ülkeye itibar kazandıran bir dizi yeni kurum, çağdaş kurallar ve iyileşen yatırım ortamı bugün yerlerini bu hikayeyi zorlayan olumsuz unsurlara bırakmıştır. AB hedefi belirsizleşmiş, hukuk devleti zayıflamıştır. Yargıya güven azalmıştır. Kalkınma politikalarında, yapısal reformlarda önemli zaman kayıpları yaşanmaktadır' dedi.'ALAKART MENÜ SEÇENEĞİMİZ YOK'Ülkede olumlu bir atmosfer oluşturmak gerektiğini söyleyen TÜSİAD Başkanı, 'Hepimiz çok iyi anlamalıyız ki ekonomik performans, demokratik standartlar, kurumlar, hukuk devleti olguları bir bütünün parçasıdır. Yakın zamanda yayınlanan bir çok akademik çalışma, bize demokrasi ve ekonomik gelişme arasında çok güçlü bir pozitif ilişki olduğunu gösteriyor. Bu çalışmalar demokrasinin ekonomik büyümeyi birkaç kanal aracılığıyla arttırdığını ortaya koyuyor. Bu kanallar; kapsayıcı ekonomik reformlar, nitelikli eğitimin yaygınlaştırılması, gelişmiş sağlık sistemi, yatırım ortamının iyileşmesi ve sosyal huzurun sağlanması olarak sıralanabilir. Özetle alakart menü seçeneğimiz yok. Bu olguların hepsine aynı anda ulaşmalıyız. Üstelik bunu başardığımız dönemler de oldu. AB ivmesini yakaladığımız, reform dinamiğini çok iyi yönettiğimiz iyi politika ve uygulama örneklerini yeniden canlandırıp ülkede olumlu bir atmosferi oluşturmalıyız. Buna tüm toplum kesimlerinin ihtiyacı var' şeklinde konuştu.TÜRKİYE KÖTÜ YÖNDE AYRIŞIYORTürkiye’nin içinde bulunduğu ortamın ekonomik görünüme de yansıdığını vurgulayan Cansen Başaran Symes, ' Büyüme yavaşlarken yatırımlar azalıyor. Düşük büyüme 2008 krizi sonrası yalnızca Türkiye’de değil, küresel düzeyde bir problem haline gelmiş olabilir ancak tüm dünyanın deflasyonla mücadele ettiği bir ortamda Türkiye düşük büyümeye ve yatırımlardaki düşüşe ek olarak bir de yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Uluslar arası karşılaştırmalarda da benzer ülkelerden kötü yönde ayrışıyor. Enflasyon hedeflemesi rejiminin uygulamaya başlandığı 2006 yılından itibaren baktığımızda iki istisna yıl dışında -bunlar da küresel kriz yıllarına denk geliyor- gerçekleşen enflasyonun hedefin sürekli üzerinde gerçekleştiğini görüyoruz. Demek ki burada bir sorun var. Sorun belirlenen hedeflerde mi yoksa bu hedeflere ulaşmaya yönelik uygulanan politikalarda mı? Bu tartışmayı, gerçekten somut bir noktaya vardırmalıyız' diye konuştu.YÜKSEK ENFLASYON UYARISIManşet enflasyonun hedeflenmesi ve dinamiklerinin anlaşılmasının gerektiğini belirten Cansen Başaran Symes 'Sürekli olarak hedeften şaşan enflasyon, ileriye dönük beklentilerde bir dizi bozulmalara yol açmış durumda. Enflasyon üzerinde belirsizlik, yüksek enflasyon dönemlerinde olduğu gibi geriye bakarak fiyatlama yapma alışkanlığına dönülmesi riskini beraberinde getiriyor. Ücret ve fiyatların geçmiş enflasyona bakarak belirlenmeye başlaması, enflasyona atalet kazandırarak yüksek seviyelerde kalıcı olmasına yol açabilir. Geçmişteki örnekler hala hafızalarımızda, bu da bizi oldukça tedirgin ediyor' dedi.TÜSİAD AÇIKLAMASI İDEOLOJİKBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ise konu, a haber yayınında kendisine yöneltilen 'TÜSİAD Başkanı’nın konuşmasında enflasyona değindi. Ne dersiniz?' şeklindeki soruyu 'Bu görüşe katılmamız mümkün değil. Bu sayın başkana, bir kaç konuyu hatırlatmada fayda olduğunu düşünüyorum. Bir, Türkiye'de bu enflasyonun bu seviyede bulunmasını oluşturan üç tane temel sebep var. Bunlardan bir tanesi gıda fiyatlarındaki artış...  Türkiye hem donu yaşadı hem de şiddetli bir kuraklık yaşadı. Türkiye gibi ülkelerde bunun enflasyona etki etmemesi mümkün değil. Bunu bozulan tablo diye sunmak ne kadar hakka adalete uygundur bunu seyircilerin vicdanına bırakıyorum. Enflasyondaki yükselişin nedeni dövizdeki artıştır. Bu Türkiye'nin iç dengelerinden kaynaklanmıyor ki. Şimdi son bir yılı söylüyorum. Euro'nun dolarkarşısındaki kaybı yüzde 27. Dolar, Euro'yu değer kaybettiren de Türkiye mi? Biz miyiz? insafla bağdaşacak şey değil bunlar. Şu anda bir bakın Libya. Suriye, Lübnan, Mısır, Irak en önemli ihracat pazarımız. İran'a uygulanan ambargo. Gürcistan'la diğer Gürcistan'daki iç gelişmeler. Azerbaycan Ermenistan arasındaki gerilim. Rusya, Rusya-Ukrayna ilişkileri...' şeklinde yanıtladı. Işık açıklamasının devamında  'Ben bu açıklamayı ideoloji gözlüğüyle yapılmış bir açıklama olarak görüyorum. Türkiye'nin etrafında her şey yıkılırken, Türkiye bu kadar sağlam duruyorken TÜSİAD'ın bunu takdir etmesi gerekir.  Etrafınızda yangın varsa sizin evinize duman gelmemesi mümkün mü? Etrafınızda bir kargaşa yaşanırken Türkiye'nin de her şeyin mükemmel olacağını beklemek ne kadar insafla izah edilebilir? Burada biz ekonomimizin 2023 hedeflerini yakalayabilmemiz için yapmamız gereken çalışmaları yaptık. 25 paketi başbakanımız açıkladı. Biz dersimize çalışıyoruz' dedi.Yaşar Kaçmaz, DHA
Reklam
İçinde Ejderhaların Olduğu 10 Film
Yüzüklerin Efendisi serisinin başında ve sonunda gördüğümüz Bilbo amcamızın gençlik yıllarında Gandalf'la ve cücelerle yaptığı hazine avını anlatıyor. Ejderha Smaug ise karşımıza üç filmlik serinin ikinci ve üçüncü filmlerinde çıkmaktadır.Hobbit: Beklenmedik Yolculuk (2012)(Bunda Ederha yok ama Troll falan var) imdb: 8.0 FragmanHobbit: Smaug'un Çorak Toprakları (2013) (Bu filmde ejderha var ) imdb: 8.0 FragmanHobbit: Beş Ordunun Savaşı (2014) (Bunda da ejderha var ) imdb: 7.6 Fragman
Çoğu Nostaljik 20 Fotoğrafı Eşliğinde F1 Efsanesi Michael Schumacher ve Kariyeri
Michael Schumacher (3 Ocak 1969, Hürth, Hermülheim, Almanya) 7 kez dünya şampiyonu olmuş ilk ve tek Formula 1 pilotudur. Formula 1'in resmi internet sitesinde 'istatistiksel olarak Formula 1'in gelmiş geçmiş en iyi pilotu' olarak anılıyor. Formula 1 Dünya Şampiyonluğuna ulaşan ilk Alman pilot olmakla beraber Formula 1 tarihinde en çok yarış kazanan (91 Galibiyet) pilottur.
Reklam
Zarflarda Hayat Bulanlar..
'Sevgili Bayan Milena' diye başlar.Franz Kafka Prag'da dost meclisinde tanıştığı Milena Jesenská’dan öykülerini Çekçe’ye çevirmesini ister.Bu dilek sayesinde Kafka ile Milena'nın yolları kesişir ve bir ilişkinin başlangıcı böyle devam eder.İlk mektubu 1920 senesinin Nisan ayında yazmaya başlar ve Kafka'nın ölümüne kadar devam eder. Bir süre sonra bu mektuplar ümitsizliğin, çaresizliğin ve tıkanışın anlatımına dönüşür.Kafka 'Mektup yazmak, hayaletlerin önünde soyunmak demektir, ki onlar da aç kurtlar gibi bunu bekler zaten. Yazıya dökülen öpücükler yerlerine ulaşmaz, hayaletler yolda içip bitirir onları''Ah! Milena sen her ne kadar içimde yaşama sevinci olduğunu söylesen de, bugün yok; Bana ne verecek ki böyle bir gece, böyle bir gün?'Bu akşam tek başıma uzun bir yol yürüdüm. çoğunlukla başkaları ile yürürüm veya yatarım. bu akşam tek oldu. tanrım, keşke burada olsaydınız. burada olmadığınızı söylersem aslında kendime deli demeliyim. o kadar kuvvetli bir şekilde hissediyorum ki burada olduğunu. hayır hayali değil, istediğim anda size dokunabileceğim şekilde buradasınız, yanımdasınız..Yanımda yürüyordun Milena, düşünsene, yanımda yürümüştün.
Voyager 1 ile Uzaylılara Gönderdiğimiz 116 Fotoğraf
Voyager 1 uzay aracı NASA tarafından fırlatıldığından bu yana hizmet vermeye devam eden 815 kiloluk bir insansız, dış Güneş Sistemi ve ötesi uzay sondasıdır. Jüpiter ve Satürn’ü ziyaret etmiş, bu gezegenlere ait uyduların detaylı fotoğraflarını elde eden ilk uzay aracı olmuştur.Güneş’ten ve Dünya’dan diğer uzay sondalarından daha hızlı bir şekilde ayrılmakta olan Voyager 1, Yeryüzü’nden en uzakta bulunan insan yapımı nesnedir.Bu uzay aracıyla birlikte gönderilen sesler birçok kez haber oldu. Şimdi de Carl Sagan başkanlığında Voyager 1 ile uzaya gönderilen 116 fotoğrafa göz atalım. 116 fotoğraf içinde yer alan balıkçılar fotoğrafıyla biz dostuz mesajı veren Sagan ve ekibi uçağın ve füzenin havalanışıyla da teknolojimiz bir o kadar ileri mesajını vermeyi ihmal etmiyor.
Reklam
Rus Profesör’den Şaşırtıcı Ahşap Hayvan Heykelleri
54 yaşındaki Matematik Profesörü Sergei Bobkov ahşapheykelleri görenleri büyülüyor.Minnesota Üniversitesi’nde Matematik Profesörü olan RusHeykeltraş Profesör Sergei Bobkov ahşaptan yaptığı hayvan heykelleriylegörenleri hayrete düşürüyor.  Genellikleyaban hayatı hayvanlarının heykellerini yapan Sergei heykele başlamadan önce hayvanın anatomisiüzerinde uzun süre çalıştığını söylüyor sonrasında heykelin yapımına başladığında gündeortalama 10 – 12 saat çalıştığını ifade etti.Ahşap heykelleri için 17 bin dolar teklif edilmesine rağmen satmayan Sergei Bobkov “Benim sanatım satılık değildir” diyerek tekliflerireddediyor.
"Bir Öğretmenin Öğrencilerine Verebileceği En Büyük Hediye Yaratıcılıktır" Dedirten 20 Çalışma
Güney Afrikalı öğretmen Meghan Maconochie, kalemtıraşın ardında bıraktığı kuru boya kalıntılarını kullanarak rengarenk çalışmalara imza atıyor. Bu çalışmaların bazıları için 10 dakika, bazıları içinse saatlerce uğraştığını belirtiyor. 'Her güne yeni bir çalışma' mottosuyla çalışmalarına devam eden öğretmen, yaptığı çalışmaları yıl boyunca her gün Instagram hesabından paylaşacak.
Reklam