onedio
Türkiye'nin En Çok Takip Edilen 4 Dövme Sanatçısı
Son zamanlarda dövme çok popüler ve neredeyse hepimiz bu büyük salgının bir parçasıyız,Sosyal medyanın bu kadar yoğun kullanılması ve dövme kültürünün bu kadar popüler hale gelmesiyle birlikte artık hepimiz bir dövme sanatçısını tutkuyla takip ediyor ve bir taraftar gibi onları peşinden sürükleniyoruz.Peki dövme yapmaya başlamak için kullanılan ekipmanlara bu kadar hızlı ulaşılabiliyor ve hemen kendimize bilmemkimtattooartist diye bir instagram hesabı alabiliyor ve işlerimizi sergileye biliyorken bu işi gerçekten iyi yapan hatta en iyilere en popülerlere göz atmanın zamanının geldiğini düşünüyoruz,Peki bir dövmeyi ve dövmeciyi özel kılan şey nedir?Tasarım, Teknik, Yaratıcılık , Popülerite ve o 'sanatı satın alma' kısmını vücudumuz da sergilememiz adına ne kadar sanat eseri niteliği taşıdığı,Karşınızda Teknik, Yaratıcılık, Tasarım  ve Popülerlik adına ki Türkiye de yaşadıkları için Şanslı olduğumuz Türkiye'nin En Çok Takip Edilen 4 Dövme Sanatçısı Kısaca Mahşerin 4 Atlısına Merhaba diyerek Hayatlarına bir göz atalım.
Doğadan İlham Alan Tasarım
Moda dünyası kreatif yönünü canlı tutmak için gözlerini sık sık doğaya çevirmek zorundadır. Bazen direkt ilham alınmadığı düşünülse de aslında moda dünyası doğanın bazen korkutucu, bazen soğuk, bazen bahar gibi sıcacık ama her koşulda güzel imgelerini taşır podyumlara. Bunu gören Rus sanatçı Liliya Hudyakova podyumları sallayan kıyafetleri doğadaki imgeleriyle karşılaştırmış ve ortaya harika bir albüm çıkartmayı başarmış.
43. İstanbul Müzik Festivali'nde Kaçırmamanız Gereken 10 Konser
İKSV’nin en köklü etkinliği olan İstanbul Müzik Festivali, bu yıl 43. kez gerçekleşiyor. “Kültürel Manzaralar” teması ile bizi klasik müziğin farklı kültürleri tasviri üzerinden bir yolculuğa çıkaracak olan festival, 31 Mayıs – 29 Haziran tarihleri arasında İstanbul’un farklı mekanlarında.Fazıl Say Maratonu, Kim Kashashian’ın dünya prömiyeri ve geçtiğimiz yıl izleyemediğimiz Yuja Wang ile kavuşacağımız konser gibi öne çıkanlar bir yana, henüz biletlerini almayanlar için programdan seçtiğimiz 10 konser ile bir seçki hazırladık.
Dünyayı Değiştirecek Gelecek: 3 Boyutlu Yazıcılar
etiket
Açıkçası bugün canlı örneklerini görmeden önce benim de aklımda bu soru vardı. Lakin konuyu biraz araştırıp üstüne düşünce iç boyutunun çok farklı ve çok zengin olduğunu fark ettim. Bu nedenle sizleri de bu konuya biraz ısındırmak istiyorum.Öncelikle hiçbir şey düşündüğümüz gibi değil! Pekala, üç boyutlu yazıcılarla küçük biblolar, evimizi çok daha sevimli hale getirecek objeler yapmak mümkün. Peki başka neler yapılabilir hiç düşündünüz mü?
Reklam
Ünlü ve Keskin: Leyla ile Mecnun Filmi Planımız Yok
Londra Türk Film Festivali için Londra'ya gelen yazar, yönetmen ve yapımcı Onur Ünlü ve Serkan Keskin Leyla ile Mecnun'un filmini çekmeyi düşünmediklerini fakat 'İtirazım Var'ın devamının geleceğini söyledi.Onur Ünlü'nün çalışmaları festival kapsamındaki 'Onur Ünlü Filmleri' bölümünde gösterildi.BBC Türkçe'nin Periscope hesabından canlı yayınlanan söyleşiye Ünlü ve son filmi 'İtirazım Var'da İmam Selman Bulut'u canlandıran Keskin'e Londra seyircisini sorarak başladık;Onur Ünlü: Vallahi İyiydi. Bizim bir seyircimiz var. Bizim de içinde bulunduğumuz bir grup insanız aslında. Onlar bizim filmlerimizi seviyorlar. Burada da geldiler yoğun ilgi gösterdiler sağolsunlar. Beraber izledik, sonra söyleşi yaptık. Ecnebiler de vardı, İngilizler de vardı Türkler de vardı.
Rocky Serisi Güç Sıralaması
Unutulmaz Rocky serisinin dile kolay 40. yılı ve yeni jenerasyona bayrağı devir teslim filmi Creed yaklaşırken seri boyunca yumruk sallamış bütün boksörleri şöyle bir ele alalım, en zayıftan en güçlüye doğru bir sıralama yapalım, seriyle beraber yaşlanan bellekleri bir tazeleyelim istedim. Yalnız unutmayın, listeyi her filmi adeta ezberlemiş bir Rocky hayranı olarak her karakterin en iyi dönemlerini ele alarak hazırladım. Eldivenleri giydiyseniz, ringe bekleriz.
Reklam
5 Maddede Star Wars VII ve Bonus Video !
Star Wars Bölüm Yedi son günlerin en çok merak edilen filmi. Filmin konusunun tam olarak ne olduğu belli olmasa da, bir çok dedikodu ve ilginç haberler var! Ezgi Zorba'nın eğlenceli sunumu ile tüm bu bilgileri galerinin sonundaki videodan edinebilirsiniz!
Dokunmadan Geçmememiz Gereken 10 Uğur Getiren Heykel
Kimi bronz, kimi mermer, kimi taş… Dünyanın farklı yerlerinde farklı hikâyelere sahip bu heykellerin ortak bir özelliği var: Dokunana şans getirmeleri... Eğer bir gün yolunuz düşer de bu heykellerden birine rastlarsanız çekinmeden dokunun, avuçlayın, mıncıklayın....
Reklam
Aya Bakıyoruz Çünkü
“Gemicilerin gözü doymuyordu. 50 - 60 kişilik gemiye 200 - 300 kişi alıyorlardı. Biraz su ve ekmekle yola çıkmışlardı. 5 - 6 günü aşınca bunlar tükeniyor ve açlıktan salgın hastalıklara yakalanıyorlar, yolda ölüyorlar ve onlar da denize atılıyorlardı. 600 kişiyle yola çıkan gemiden ancak 370 kişi sağ çıkabilmişti.”
Reklam
Tarihin ve Kültürün Başkenti SELÇUK-EFES
Selçuk, Dünyanın en büyük açık hava müzelerinden biridir.Antik Çağ'ın en önemli yerleşim yerlerinden biri olmuştur. Selçuk’ta bulunan tarihi yapıların büyük bir bölümü ayaktadır.İlk çağın en ünlü şehirlerinden biri olan Efes,Küçük Menderes Nehri'nin sularını boşalttığı körfezin yakınında kurulmuştur. Tarıma elverişli toprakları, Doğu’ya açılan büyük bir ticaret yolunun başında oluşu, gerek Antik Çağ'da, gerekse de Hıristiyanlık döneminde çok önemli bir dini merkez oluşu, tarihe büyük bir kent olarak geçmesini sağlamıştır.Selçuk eski adıyla Ayasuluk,1304 yılında Aydınoğulları Beyliği'nin eline geçmiş ve 1426 yılında Osmanlı Devleti  topraklarına katılmıştır. 1914’de Ayasuluk olan adı Selçuk olarak değiştirilmiş ve Kurtuluş Savaşından sonra da Akıncılar adıyla anılan Selçuk 1957 yılında İzmir İline dahil edilmiş ve ilçe unvanını almıştır.
Hala Okumadıysanız, Shantaram'dan Sizi İkna Edecek 13 Mükemmel Alıntı
NOT'u en başta yazayım; Spoiler içerirEğer sizde okurken etkileyici bulduğunuz satırların altını çizme alışkanlığına sahipseniz, Shantaram'ı okumaya başladığınız  andan kısa bir süre sonra kalemi elinizden hiç bırakamadığınızı farkedeceksiniz. Yaşam, Kader ve Tercihleriniz hakkındaki herşeyi ama herşeyi sorgulamanızı sağlayacak bu eseri okurken soracağınız tek soru şu olacak; Bir insan kısacık hayatında gerçekten bu kadar şey yaşamış olabilir mi?
Reklam
Picasso'nun 'Cezayirli Kadınlar'ı Müzayede Rekoru Kırdı
Picasso 'nun 'Les Femmes d’Alger' (Cezayirli Kadınlar) adlı tablosu, New York'ta 179 milyon 365 bin dolara satılarak müzayede rekoru kırdı.1955 yapımı tabloyu isminin açıklanmasını istemeyen bir alıcı telefonla satın aldı. Çıplak cariyelerin kübist bir bakış açısıyla tasviri olan tablo, İspanyol ressamın 1954-1955 yılları arasında A'dan O'ya kadar sıraladığı 15'lik bir serinin parçası.Christie's Müzayede Evi'nin New York 'taki merkezinde açık artırmaya çıkarılan İspanyol ressam Pablo Picasso’nun 'Cezayirli Kadınlar' tablosu, bir sanat müzayedesinde bugüne kadar satılan en pahalı eser unvanını aldı. Kübik tarzda 1955 yılında yapılmış yağlı boya tablo, çağdaş sanatın başyapıtlarından biri olarak kabul ediliyor.Koleksiyonerler Victor ve Sally Ganz 'den 1997 yılında 31 milyon 900 bin dolara alınan tablonun yeni sahibinin adı açıklanmadı.Koleksiyonerler Victor ve Sally Ganz'den 1997 yılında 31 milyon 900 bin dolara alınan tablonun yeni sahibinin adı açıklanmadı.
Kardeş Payı Final Replikleri
Kardeş Payı dizisinin final yapmasından siz de benim kadar çok üzülmüşsünüzdür. Son bölümdeki anlam yüklü cümleleri sizin için seçtim, görsellerle destekledim. Umarım beğenirsiniz.
10 Sözüyle 7 Notada Bir Karadeniz Çocuğu: Kazım Koyuncu
O çayı içen biri geri zekâlıdır... Ben kendi zekâmla ve felsefemle ölümü, hayatı uzatabilirim, kısaltabilirim, her şeyi yapabilirim. Peki benim köyümdekiler, anasının kuzusu çocuklar, 16 yaşındaki kız o neyi düşünsün, hangi felsefeyi düşünsün? Onun annesi hangi felsefeyle acısını yumuşatsın? Sen kimsin, o acıları onlara tattırabiliyorsun? Bu ülkenin politikacılara, yalancılara ihtiyacı yok. Kendi onuruna sahip çıkmış, kendi kişiliğine sahip çıkmış haline ihtiyacı var.
Ofiste Sefer Tası Akımı Başlatmak İçin 10 Geçerli Sebep
Acı ama gerçek: Günümüzün en az 8 saati işyerinde geçiyor. Sabah kahvaltısını geçiştirerek, öğlen yemeğini masa başında atıştırarak, akşam da televizyon karşısında pizza kutusuna sarılarak günlük hayatımızın koşturmacasına devam ediyoruz. Ne yani, doktora/diyetisyene gitmeden sağlıklı beslenmek de neymiş? Daha midemiz isyan bayrağını bile çekmedi yahu!Sağlıklı beslenmenin lüks sayıldığı, “organik” ürünlerin çeyrek altınla yarıştığı günümüzde, kendi evimizde pişirdiğimiz/hazırladığımız yemeği işe götürmek doğru ve sağlıklı bir davranış olabilir mi? Cevabın “evet” olmasını sağlayacak 10 geçerli sebep tanıyoruz.
Reklam