İngiliz Nörolog ve Yazar Oliver Sacks 82 Yaşında Hayata Gözlerini Yumdu
He was one of the greatest scribes of science of the past 50 years. Maybe thegreatest.His 1973 book “Awakenings” brought readers into a hospital psych ward, and eventually became an Academy Award-winning movie. (Robin Williams played a slightly fictionalized role of Sacks in the film.) His 1985 book “The Man Who Mistook His Wife for a Hat” helped demystify Tourette’s, Alzheimer’s, and othermisfirings of the brain.His 1995 book, “An Anthropologist on Mars,” took its name from Sacks’ New Yorker profile of autistic scientist Temple Grandin, presaging our broader grappling with autism.And he wrote 10 other books besides.I came to Sacks late in his life, although perhaps early in my mine. I remember buying “The Man Who Mistook His Wife for a Hat” in a Washington bookstore one evening a decade ago and being captivated by the tales it told — medicine as a mystery, but also as an adventure story. (I finished the book before the sun came up the next morning, rapt. Perhaps Sacks invented a term for such fervor for his work; between his prolific essays and articles, there’s so much of his canon I still have yet to read.)However you calculate literary acclaim and popular demand, Sacks was a titan. And like fellow doctors-turned-authors Atul Gawande and Sherwin Nuland, an intermediary between the world and the obscure workings of our minds and bodies. He wrote with grace, wit, and extraordinary humanity.And after he was diagnosed with terminal cancer this year, Sacks took to the pages of the New York Times for a series of reflections. On how our brains invent mishearings. On how he coped with the thought of death. And on his last days of rest.At end of life, Sacks was more productive than most of us are in life. He gave us one final gift, one concluding lesson — using his own life as a case history.“When people die, they cannot be replaced,” Sacks wrote at the New York Timesin February, when sharing his terminal diagnosis with the world. “They leave holes that cannot be filled, for it is the fate — the genetic and neural fate — of every human being to be a unique individual, to find his own path, to live his own life, to die his own death.”Sacks added:I cannot pretend I am without fear. But my predominant feeling is one of gratitude. I have loved and been loved; I have been given much and I have given something in return; I have read and traveled and thought and written. I have had an intercourse with the world, the special intercourse of writers and readers.Above all, I have been a sentient being, a thinking animal, on this beautiful planet, and that in itself has been an enormous privilege and adventure.
'Kadın Dili Şiddet Unsuru' Diyen Yeni Şafak Yazarı, Marmara Üniversitesi'ne Dekan Oldu
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığına Yusuf Devran'ın görevden ayrılmasından yaklaşık bir yıl sonra Prof. Ergün Yıldırım atandı. Yeni Şafak yazarı Yıldırım 'adrese teslim ilan' tartışmasıyla gündeme geldiği kadar kadına şiddet ve HDP ile ilgili yazdıklarıyla da eleştirilmişti. Yıldırım, 2011'deki bir yazısında 'Kadın dili, şiddete motivasyonun en önemli unsurlarından biri' demişti.
Bu Kadar Tarifi Olduğuna İnanamayacağınız Bilim Kurgu Tadında Süpersonik 15 Patlamış Mısır
Bir pazar gecesinin en güzel yanı ayaklarınızı şöyle uzatıp çeşit çeşit film izlemek değil mi? Ama hepimiz biliyoruz ki film patlamış mısır olmadan olmaz!Ama artık sadece tuz ve yağ ile olan patlamış mısırlardan bıkmadınız mı? İşte size gelecekten bildiren patlamış mısırlaar!*Patlamış mısır soslarını ya da baharatlarını ekledikten sonra iyice karıştırmayı unutmayınız!
Okul Duvarlarını Masala Çeviren Kapıcı 14 Etkileyici Resim
Valeri Hramov okul tatilleri zamanı geceleri okulun duvarlarında göz okşayan resimler yaptı. Üç ay boyunca okulda resim yapan Valeri son 10 günde nerdeyse hiç uyumamış ve resimleri bitirmiştir. 'Doğayı koruyun, o bizim yaşam kaynağımızdır' - diyor Valeri. O, çocukluğundan beri resim yapmayı sevdiğini söylüyor. İşte bu harika resimler:
Yılmaz Güney Filmleri Dijital Arşivde
Sinema filmlerinin uluslararası standartlarda korunması ve restore edilmesi için yürütülen çalışmalar kapsamında, usta yönetmen yönetmen Yılmaz Güney'in ilk filmi 'Umut' dijital ortama aktarıldı.Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yılmaz Güney'in mirasçıları ile yapılan görüşmeler sonucunda 11 filmin dijital ortama aktarımının başladığını belirtti.Konuyla ilgili şu açıklama yapan Ömer Çelik şunları söyledi:'Sinemamızın unutulmaz isimlerinden Yılmaz Güney filmleri için çalışma başlattık. Güney'in mirasçıları ile yapılan görüşmeler sonucunda 11 filminin 35 mm negatif kopyalarının dijital ortama aktarımı için kolları sıvadık ve sinemamızın ödüllü filmlerinden 'Umut'un bu ay restorasyonunu tamamladık. Aç Kurtlar, Ağıt, Arkadaş, Düşman, Duvar, ‘Endişe, Seyyit Han, Sürü, Umut, Yol ve Zavallılar'dan oluşan bir dizi bu.''Umut' Venedik Film Festivali'ndeÇelik, 'Restorasyonu tamamlanan 'Umut' filmi, bu yıl 2-12 Eylül 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 72. Venedik Film Festivali'nde 20 eserle birlikte seyirciyle buluşacak. Şunu hemen belirteyim; Yılmaz Güney'in senaristlik, yönetmenlik, yapımcılık ve başrol olmak üzere çoklu imzasını taşıyan 'Umut' birçok önemli ismi bir araya getirmiştir. Sanatçılarımızı burada bir kez daha rahmet ve şükranla anıyorum' dedi.AA
1992'den Bu Yana Sular 8 Santim Yükseldi
NASA, 1992 yılından bugüne kadar dünya genelinde denizlerin yaklaşık 8 cm (3 inç) havaların ısınması ve buzulların erimesi sonucunda yükseldiğini rapor etti. 2013 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan çalışmada, deniz seviyesinin bu yüzyılın sonunda 30 ila 90 cm artacağı öngörüldü. Ancak son araştırmaya göre, deniz seviyesinin yükselmesinin büyük olasılıkla bu aralığın üst ucunda gerçekleşeceği tahmin ediliyor.BAZI BÖLGELERDE 25 CM YÜKSELDİDeniz seviyesindeki yükselmenin homejen olmadığına işaret eden bilim insanları, bazı bölgelerde geçen 23 yıl içinde suların 25 cm kadar yükseldiğine dikkat çekiyor. NASA bilim insanları tarafından düzenlenen panelde, ABD’nin batı kıyılarında deniz seviyesinin uydu verilerinden elde edilen analize göre suların 25 cm yükseldiğine işaret edildi.NASA tarafından yapılan çalışmayı gazetecilere aktaran bilim insanı Tom Wagner, “İnsanlar anlamalı; gezegen (dünya) sadece değişmiyor, değişti de” ifadelerini kullandı.NASA Dünya Bilim Direktörü Michael Freilich de, Asya’da 150 milyon insanın denizden yalnızca 1 metre yüksek yerlerde yaşadığını belirterek, sıcaklığın artması ve suların yükselmeye devam etmesiyle yaşanacak felakete işaret etti.
Vahşi Yaşamın Mükemmelliğini Bizlere Sunan 33 Fotoğraf
Doğa o kadar ilgi çekici ki, bazen insanoğlu ondan neden bu kadar uzak kaldığına bir türlü anlam veremiyor. Etrafını beton bloklarla sarıyor, ormanları dikenli tellerle çevriliyor. Ve kendisini izole ediyor. İnsanoğlu kendi kendini evcilleştiriyor aslında. Vahşi yaşam olduğu gibi kalıyor.İşte sizlere vahşi yaşamın mükemmelliğini sunacak, hepsi birer belgesel tadında olan 33 fotoğrafa bu içerikte yer verdik.