onedio
Türkiye'de Kripto Paraya Vergi Gelecek Mi? Özgür Demirtaş'tan Kripto Para Yorumu...
Ülkemizde yatırım ürünleri gün geçtikçe değişiyor. Eskiden yatırım olarak altın veya döviz kullanılırken tüm dünyayı etkisi altına alan kripto para birimleri ülkemizde de oldukça yaygınlaştı. Bitcoin ile hayatımıza giren kripto paralar şuan bir çok alt coinlerden oluşuyor. Son zamanlarda artan taleple beraber dün gece kripto paralar ile ilgili yapılan bir Cluphause görüşmesinde finans profesörü Özgür Demirtaş ülkemizde kripto paralara vergi getirilebileceğini söyledi. Peki kripto paraya vergi getirilecek mi? İşte Özgür Demirtaş'ın kripto paralar ile ilgili yaptığı yorumlar ve detayları haberimizde sizler için derledik... 
Bitcoin'den Yeni Rekor: 52.533.91 Dolar
Bitcoin'in tırmanışı kesintisiz sürüyor. Elektrikli araç üreticisi Tesla'nın 'nakit varlığının getirilerini maksimize etmek amacıyla' 1.5 milyar dolarlık Bitcoin aldığını açıklamasının ardından, kripto para piyasalarının en büyük hacimli birimi günün ilk saatlerinde 52.533.91 dolar ile yeni zirveyi test etti.
Saadet Büyük Yazio: Dolar Ne Olur? Dolarda Panik Yapanlar İçin
etiket
“Saadet Hanım çok müşkül durumdayım ne olur moralim çok bozuk sağlığımdan olacağım... Bu dolar ne olacak?”Yettim bacım... Bir Müge Anlı bir ben zaten… Alırım ilk uçakta USA topraklarında soluğu, Biden’ın ofisine dalıp “Heyyy sen, kendine gel! Sen Amerigan Rüyasının Başısın beee Adammm, vayyy değersiz dolar da nerden çıktı bre kafir” derim...Bak gör şıp diye aynı gün dolar nasıl yükseliiiiirrrr… 😊 Şimdi kulağını gözünü dört aç iyi dinle beni…Bir kere dolar 15 TL’ye gidecek söylemleri ne kadar ütopik ise dolar 6 TL’ye gidecek söylemi de o kadar seni ilgilendirmesin… Gül geç…Ha şu yasal uyarıyı buraya hemen ekleyeyim yazacaklarım yatırım tavsiyesi değildir…Anlayamadığın şu, 6 Kasım’da 8,50 TL olan dolar / TL nasıl oldu da 15 Şubat’ta 6.97’ye inivermiş... Haklısın bu işin profesyoneli ben bile anlayamadıysam (?) senin anlamaman da doğal ama ben anlayamadığımı anlamlandırabilirken (Dikkat!), sen onu da yapamayınca alıveriyor bir panik hali hemen zararına iş yapmak istiyorsun. Alıyorsun bankada veya döviz bürosunda soluğu... Vallahi ilk kural neydi..?🎯KURAL -1Herhangi bir yatırım enstrümanına paranızın tamamıyla yatırım yapmak işte tam da bu sebeple yanlıştır… Paranın tamamı TL’deydi ve dolar aldıysan ve şimdi ihtiyacın olacak ve satmak zorundaysan hiç bekleme yapma hemen git ihtiyacın kadarını evet sat ama ihtiyaç yok ise dur bir anlamaya çalış ne değişti ekonomide?🎯KURAL -2İhtiyacın yoktu… Paranın faizi TL’de az olunca sen de gittin dolar aldın bak orda haklısın kardeş kendine hiç kızma ama sadece alırken maliyetini bildiğin gibi nerden satacaksın bunu da belirlemeliydin... Ha işte bizim en büyük problemimiz burada başlıyor. Alırken satacağımız yeri bilemeyince en yüksekten satmayı becermek benim işim tabii 😊 Senbenim işimi niye elimden alıyorsun durduk yerde... Neyse davranışsal finans ayrı bir konu onu da başka bir gün izah ederim.
2021 G7 Zirvesi Ne Zaman Yapılacak? G7 Zirvesinin Gündeminde Kripto Para Var...
Koronavirüsün neden olduğu ve dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomik krizden çıkmak için stratejilerin belirleneceği ve ekonomi konusunun başta olacağı G7 Zirvesi 7 büyük başkanın katılımıyla gerçekleşecek. Yapılacak G7 Zirvesi'nde bu sefer sürekli gündemde olan kripto para birimlerinin de görüşülecek konular arasında olacağı söyleniyor. Peki kripto para biriminin de seyrini değiştirecek olan G7 Zirvesi nedir, ne zaman yapılacak? G7 zirvesine katılacak ülkeler belli mi? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Malezya Ekonomisi 1998'Den Bu Yana En Büyük Daralmayı Yaşadı
KUALA LUMPUR (AA) - Malezya ekonomisi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik etkilerinden ötürü 2020'de yüzde 5,6 daralarak, 1998'den bu yana en düşük performansı sergiledi.Malezya Merkez Bankası verilerine göre, ülkede gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) 2020'nin son çeyreğinde yüzde 3,4 azaldı.Malezya ekonomisinin, 2020 boyunca 5,6 daralma yaşadığını açıklayan Merkez Bankası, ülkenin, Asya Finans Krizi'nin etkisini gösterdiği 1998'den bu yana en büyük ekonomik daralmayla karşı karşıya olduğunu kaydetti.Basına konuşan Merkez Bankası Başkanı Nur Şemsi Mohd Yunus ise Malezya ekonomisinin 2021'de toparlanmasının öngörüldüğünü belirterek, 'Kovid-19 aşısının uygulamaya geçmesi, tüketici ve iş insanlarını rahatlatacak ve küresel talebi artıracaktır.' dedi.Nur Şemsi, Malezya ekonomisinin 2021'de yüzde 6,5 ila yüzde 7,5 büyüyeceğini tahmin ettiklerini vurguladı. Malezya'da GSYH, 2020'nin ikinci çeyreğinde de bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17,1'lik azalma kaydederek rekor kırmıştı.1997'de etkisini gösteren Asya Finans Krizi, Malezya ekonomisini olumsuz etkilemiş, 1998'in dördüncü çeyreğinde GSYH yüzde 11,2 gerilemişti.
Twitter, Tekrar Başkan Seçilse Bile Trump'ın Hesabının Açılmayacağını Bildirdi
NEW YORK (AA) - Sosyal paylaşım sitesi Twitter'ın finan müdürü Ned Segal eski ABD Başkanı Donald Trump'ın tekrar başkanlık koltuğuna oturması durumunda bile hesabına konulan yasağın devam edeceğini söyledi. Amerikan CNBC televizyonuna verdiği röportajda, Trump'ın kapatılan Twitter hesabı hakkındaki soruyu cevaplandıran Ned Segal, kapatılan bir hesabın tekrar açılmasının mümkün olmadığını, bu yasağın kalıcı olduğunu belirtti.Segal, 'Aykırı bir davranıştan dolayı platformdan çıkarıldığınızda, eski veya mevcut bir kamu görevlisi de olsanız, kurallarımız gereği tekrar gelmenize izin verilmez.' dedi.Şirket politikalarının 'insanların şiddete teşvik edilmediğinden emin olmak için' tasarlandığına ve 'ihlalcilerin' geri gelmesine izin vermediğine değinen finans yöneticisi, Trump'ın tekrar ABD Başkanı seçilmesi durumunda bile kişisel Twitter hesabını kullanamayacağını net bir şekilde ifade etti.6 Ocak'ta Trump yanlılarının Amerikan Kongresini basması sonrası, sosyal medya şirketleri Trump'ın hesaplarına ciddi sansür uygulamaya başlamıştı.Instagram ve Facebook, Trump'ın hesaba erişimini bir süreliğine engellerken, Twitter 8 Ocak itibarıyla Başkan'ın hesabını süresiz askıya aldığını duyurmuştu.
Vakıflar Genel Müdürü Ersoy, 2021 Hedeflerini Açıkladı:
ANKARA (AA) - YASEMİN KALYONCUOĞLU - Vakıflar Genel Müdürü Burhan Ersoy, 2021 yılı hedeflerinden birinin, İstanbul'un turizm bölgesindeki tarihi eserlerin restorasyonunu tamamlamak olduğunu söyledi.Ersoy, AA muhabirine 2020 faaliyetlerine ve bu yıl yapılması planlanan çalışmalara ilişkin bilgi verdi.Salgın sürecine rağmen çalışmalara devam ettiklerini, restorasyon şantiyelerinde çalışmaları titizlikle sürdürdüklerini ifade eden Ersoy, bu kapsamda geçen yıl Bursa Ulu Camii, Edirne Merkez Süleyman Camii, Beyoğlu Galata Kulesi, İstanbul Fatih Eminönü Rüstem Paşa Camii başta olmak üzere 163 restorasyon ve 4 yeni inşaat yapım işini tamamladıklarını belirtti.2020'de yapılan en önemli çalışmanın Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine alınması olduğunu vurgulayan Ersoy, şöyle devam etti:'Her ne kadar dini görevleri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılıyor ise de bakımı, onarımı ve restorasyonu ile ilgili olarak bu eser Vakıflar Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde. Fatih Sultan Mehmet'in vakfiyesinde olan bir cami. Bu caminin restorasyonu ile ilgili gerekli çalışmaları yapıyoruz. İlk tedbir olarak buranın yangın ve elektrik tesisatı ile ilgili araştırmayı yaptırdık, raporlamasını aldık. Türbeler, sıbyan mektebi ve şadırvanın onarımına başladık. Medresenin restorasyonunu da yapacağız. Kubbeleri de incelemeye aldık.'Kariye Müzesi'nin camiye çevrilmesi için de gerekli hazırlıkları tamamladıklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile ilgili kararnamenin çıktığını ve caminin ihalesinin ikinci aşamasının yapılacağını kaydeden Burhan Ersoy, 'Kariye Camisi'nin nisan, mayıs aylarında ihalesi yapıldığı zaman, yılın sonuna doğru camiyi ibadete açmış olacağız.' ifadesini kullandı.Mimarisi ikiye ayrılan camide dokuyu korumak için çalıştıklarını ifade eden Ersoy, 'Harem kısmını ibadete açacağız. Motifler ve fresklerde bozulma olmayacak. Çünkü bu UNESCO eseri, bir dünya mirası. Bu eserleri korumak dünyada yaşayan herkesin görevi, sadece Müslümanların değil. Biz de bu eserleri korumaya çalışıyoruz.' diye konuştu.İstanbul'daki Beyazıt Camisi ve Nuri Osmaniye Camisi'nin restorasyonunu tamamladıklarını, Sultanahmet Camisi restorasyonun da devam ettiğini aktaran Burhan Ersoy, şu bilgileri verdi:'2021 yılı içerisindeki hedefimiz, İstanbul'un turizm bölgesi hinterlandındaki yani Beyazıt, Fatih, Eminönü ve Sirkeci güzergahındaki tarihi eserlerin her birinin restorasyonunu bitirmek ve turizm sezonu başladığında bu yerlerin şantiye görüntüsünden kurtarılmasıdır. Bununla ilgili gayretimiz devam ediyor ve yüzde 70'e yakın çalışmamızı tamamladık. Geri kalan kısmı da en kısa sürede bitirip, camilerimizi ibadette açmış olacağız.''Süleymaniye'yi emin ellerde koruyacağız'Süleymaniye Camisi'nin kubbeleriyle ile ilgili önlemleri de masaya yatırdıklarına işaret eden Ersoy, caminin çevresindeki Darülhadis, Darüşşifa, Tabhane ve Daruzziyafe ile develikler diye isimlendirilen bölgelerin olduğunu, o bölgelerin her birinin yüklenicisinin ayrı ayrı ilgili bölümlerin restorasyonu ile uğraştığını ifade etti. Ersoy, Süleymaniye Camisinde yapılan çalışmalara ilişkin de şunları anlattı:'Restorasyon ihalesi yapmadığımız tek bir bölge kaldı, bu da Daruzziyafe. Orayla ilgili de güvenlik tedbirlerini aldık. Bu konuda kamuoyu tarafından eleştirildiğimiz konular da olabilir. 'Efendim orada kurşun çalınıyor, oralara bakmıyorsunuz' deniliyor. Dikenli tel örgüler ve güvenlik kamera sistemi ile orayı güvenli bir bölge haline getirmeye gayret gösterdik. İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Valimiz gerekli desteği güvenlik için sağlıyorlar, istişare halindeyiz. Biz bir an önce orayla ilgili ihaleyi tamamlayarak, cami çevresini güvenlik altına almak istiyoruz. Camimizi emin ellerde koruyacağız.'2021 restorasyonlarına 1 milyar 200 milyon liralık bütçe2021'de Türkiye'de 193, yurt dışında 10 eseri tamamlamak için çalışacaklarını belirten Ersoy, restorasyonlar için 1 milyar 200 milyon liraya yakın bütçe ayırdıklarını söyledi.Restorasyonların yanı sıra yeni inşaatlar da yaptıklarını, bunlardan birinin de Bosna Hersek'te Riyaset binası olduğunu aktaran Ersoy, Türkiye'de de yapımı devam eden hizmet binalarını en kısa süre bitirmeyi hedeflediklerini ifade etti.Ersoy, Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde eğitim veren Bezmialem Vakıf Üniversitesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin kampüs binası inşaatlarının devam ettiğini, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesinin temel atma töreninin mart veya nisanda yapılacağını, gerekli sondaj çalışmalarının sürdüğünü bildirdi.Ulus Zincirli Camisi, cemaatini 2021'de kabul edecekAnkara Ulus'taki Zincirli Camisi'nin restorasyonunu da bu sene tamamlamayı planladıklarını belirten Ersoy, caminin yanındaki boş arsayı da aldıklarını, buraya Genel Müdürlüğün finans kuruluşu olan Vakıf Katılım Bankası için şube açacaklarını ve zeytinyağı satış ofisini hizmete alacaklarını kaydetti.Ersoy, 'Tüm bunlarla ilgili ihaleyi yaptık. Bu yıl içinde yer teslimi yapılacak ve projeye başlanacak. Projeler kuruldan geçti. Zincirli Camii Ulus'un en güzel camilerinden birisi. Hacı Bayram Camisi'nden sonra cemaati en yoğun cami. Bunu da en kısa zamanda bitireceğiz.' dedi.KKTC'ye 5 milyon avroluk restorasyonBosna Hersek, Macaristan, Kosova, Afrin'in yanı sıra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) de önemli çalışmalara imza attıklarını belirten Ersoy, bunlardan birisinin de Selimiye Camisi'nin restorasyonu olduğunu söyledi.Selimiye Camisi'nin yaklaşık 5 milyon avroya restore edileceğini ve çalışmayı 2022'de bitirmeyi planladıklarını kaydeden Ersoy, 'Restorasyon, uzun süreli bir iş. Derzlerinden, alçısına kadar her şeyi titiz bir şekilde ele alıyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak restorasyonda sayılı başarılı kurumlar içerisindeyiz. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile kardeşiz, omuz omuza vererek projelerimizi çıkarıyoruz, sonra da restorasyona geçiyoruz.' ifadesini kullandı.13 bin 500 vakıf kiracısı, 28 Şubat'a kadar başvuru yapabilecekErsoy, 7256 sayılı 'Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un yakın zamanda çıkarıldığını anımsatarak, bu kapsamda, vakıf mülkiyetinde eskiden kiracı olup, kiracılık sözleşmesi yapmamış 13 bin 500 işgalci durumundaki kişiye ilişkin de yasal düzenleme yapıldığını kaydetti.Bu kişilere yeni bir hak doğduğunu belirten Ersoy, 28 Şubat'a kadar vakıf kiracılarının başvuru yapabileceklerini, 17 Mart'ta da ilk taksiti ödemeye başlayacaklarını belirtti.Ersoy, sözlerini şöyle tamamladı:'TBMM'deki arkadaşların bu konudaki gayretleri ve Bakan Bey'in titiz takibi ile bu yasayı çıkarmış olduk. Bu yasa ile 13 bin 500 kiracımızın sorununu da çözmüş olacağız. Bu kanun düzenlemesi 10 yılda bir yapılır. 2004'te ilk kez yapılmıştı. 13 bin 500 kiracımızdan ricam, bölge müdürlüklerine müracaat yaparak, işgalcilikten kurtulsunlar. Biz, onların sözleşmeli kiracı olmalarını istiyoruz. Geçmişe yönelik kiralarını 12 ayla taksitlendirdik. Faiz ve geriye dönük masraf almayacağız. 28 Şubat'ın son başvuru tarihi olduğunu tekrar hatırlatmak istiyoruz.'
Kuzey Koreli Bilgisayar Korsanlarının Siber Saldırılarla 300 Milyon Dolardan Fazla Para Çaldığı İddia Edildi
ANKARA (AA) - Kuzey Koreli bilgisayar korsanlarının, 2020'nin büyük bir bölümünde nükleer silahların finansmanı için sanal ortamda finans kuruluşlarını hedef alan siber saldırılarla 300 milyon dolardan fazla para çaldığı iddia edildi.CNN'in haberine göre, gizli bir Birleşmiş Milletler (BM) raporunda, Kuzey Kore'de bilgisayar korsanlarının, 'ülkenin nükleer ve balistik füze programlarını finanse etmek' için yüz milyonlarca dolar çaldığı kaydedildi.BM Güvenlik Konseyi'nden adının açıklanmasını istemeyen bir diplomatın bazı kısımlarını paylaştığı gizli raporda, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un yönetimi, zor durumdaki ekonomisini ayakta tutmak ve silahları finanse etmek amacıyla 'finans kurumlarına ve sanal döviz bürolarına karşı operasyonlar' yürütmekle suçlandı.Raporda, BM üyesi bir ülke, Kuzey Koreli bilgisayar korsanlarının 2019 ile Kasım 2020 arasında 316,4 milyon dolar değerinde sanal varlıklar çaldığını iddia etti.Öte yandan raporda, Kuzey Kore'nin 'bölünebilir malzeme ürettiği, nükleer tesisler kurmayı sürdürdüğü ve balistik füze altyapısını güçlendirdiği' öne sürülerek, 'denizaşırı ülkelerden bu projeler için malzeme ve teknoloji aramaya' devam ettiği ileri sürüldü.Ocak ayındaki yeni füzelerin sergilendiği törenKuzey Kore'de 15 Ocak'ta denizaltıdan fırlatılabilme özelliğine sahip yeni füzelerin sergilendiği askeri geçit töreni düzenlenmişti.Kore Merkezi Haber Ajansının (KCNA) haberine göre, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'da katıldığı, Kim Il-sung Meydanı'ndaki törende sergilenen yeni balistik füzeler, 'dünyanın en güçlü silahı' olarak nitelendirilmişti.Binlerce askerin ve sivilin bir araya geldiği törende, Güney Kore ve Japonya'daki hedefleri vurabilecek kapasitede, mobil kara araçlarıyla fırlatılan katı yakıtlı silahlar gösterilmişti.Uzmanlar, füzelerin ve ağır silahların sergilendiği töreni, ABD'de 20 Ocak'ta göreve gelen Joe Biden yönetimine karşı gövde gösterisi olarak yorumlamıştı.Kuzey Kore lideri, Kore İşçi Partisi 8. Kongresi'nde, geliştirilmekte olan yüksek teknolojili silah sistemlerinin listesini açıklayarak, nükleer silah deposunu güçlendirme tehdidinde bulunmuştu.
Çağlayan Çetin, Trendyol Grup'a Başkan Olarak Atandı
İSTANBUL (AA) - Finans sektöründe yurt içi ve dışında birçok üst düzey görev üstlenen Çağlayan Çetin, Trendyol Grup'a başkan olarak atandı. Trendyol'dan yapılan açıklamaya göre, Trendyol Grup, liderlik ekibini yeni katılımlarla güçlendiriyor. Trendyol Grup'a başkan olarak atanan Çağlayan Çetin, görevine yarın itibarıyla başlayacak. Çetin, grubun yeni yatırımlar, yatırımcı ilişkileri ve büyüme stratejisinden sorumlu olacak. Londra merkezli ilk Türk yatırım bankası Dome Group'un kurucu ortağı Çağlayan Çetin, daha önce de Goldman Sachs Türkiye Başkanlığı ve Deutsche Bank Avrupa Eş Başkanlığı görevlerinde bulunmuştu. Açıklamada görüşlerine yer verilen Trendyol Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Demet Mutlu, 'Trendyol Grup olarak, uzun vadeli hedeflerimiz doğrultusunda liderlik ekibimizi de güçlendiriyoruz. Çağlayan Çetin'in aramıza katılmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Çetin, deneyimleri ve vizyonuyla grubun yurt içi ve yurt dışındaki stratejik büyümesini destekleyecektir.' ifadelerini kullandı. Çağlayan Çetin de Trendyol Grup'un, 19,3 milyon aktif müşterisi ve ekonomiye yaptığı 1,1 milyon kişilik istihdam katkısıyla Türkiye'nin teknoloji alanındaki en büyük başarı hikayelerinden olduğunu belirterek, 'Sayıları 100 bini aşan işletme ve 1,1 milyon bireysel satıcımız ile birlikte hedefimiz, ülkemize yaptığımız pozitif etkiyi artırmak ve Trendyol'u Avrupa pazarının lider e-ticaret platformlarından biri haline getirmektir. Trendyol Grup'un orta ve uzun vadeli büyümesine katkı sağlayacak olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.' değerlendirmesinde bulundu.
Analiz - Açık-Kaynaklı İstihbaratın Yükselişi
İSTANBUL (AA) -CAN KASAPOĞLU- “En güzel zamanlardı, en kötü zamanlardı, bilgelik çağıydı, aptallık çağıydı, inanç çağıydı, kuşku çağıydı, Işık mevsimiydi, Karanlığın mevsimiydi, umudun baharıydı, umutsuzluk kışıydı, önümüzde her şey vardı, önümüzde hiçbir şey yoktu...”Charles Dickens’ın İki Şehrin Hikâyesi klasiğinin bu açılış cümleleri, Fransa’nın Fransız Devrimi’ne koşar adım ilerlediği bir sırada, Avrupa’nın kalbinde, yani Londra ve Paris’te hâkim olan “zamanın ruhunu” (zeitgeist) ustaca tasvir ediyor. Gerçekten de enformasyonel, siyasi ve ekonomik açılardan çok uzun süren statükolardaki büyük değişiklik dönemleri en iyi ve en kötü zamanlardır.Bu tespitimiz özellikle iki nedenden kaynaklanıyor: Birincisi, statükoda değişim ihtimali, kazananları tehdit eden ve mevcut stratejik ortamın kaybedenlerine umut veren esas unsurdur. İkincisi, değişim trendleri kazananları ve kaybedenleri belirlerken bunu bir tarafı diğerine tercih ederek değil, ana parametreleri ve hatta güç oyununun kurallarını değiştirerek yapar. Dolayısıyla uyum sağlayabilme yetenekleri zemininde gelişen doğal seçilim, yeni ortamları ve yeni kazananları, yeni bir statükoyu ortaya çıkarır.Halihazırda istihbarat çalışmaları, bilgi çağının karşısında hem en iyi hem de en kötü zamanlarını yaşıyor. Daha açık bir ifadeyle, istihbarat dünyasının statükosu hem bir entelektüel disiplin hem de kamu fonksiyonu çerçevesinde, değişim rüzgarlarıyla karşı karşıya.İstihbaratın “Cesur Yeni Dünya’sı”Dijital çağın giderek daha baskın hale gelmesiyle, istihbarat dünyası da köklü bir değişim geçiriyor. Teknoloji ve giderek artan karşılıklı bağlantılılık hali, bu değişimin merkez üssünde yer almaya devam ediyor. Oyun ve kuralları büyük olasılıkla bir daha asla aynı olmayacak.Yeni döneme uyum sağlayabilmek için kavranması gereken ilk husus internetin, sosyal medyanın ve benzer platformların savaş alanlarından ham bilgi toplamadaki rolleri... Halihazırda her bir silahlı çatışmanın bir “internet cephesi”, bir de bilgi jeopolitiği boyutu, yani “infosferi” var. Söz konusu cepheler, aynı zamanda veri toplamak, bilgileri analiz etmek ve düşmanı manipüle etmek için de kullanılan birer istihbarat alanıdır.Akıllı telefonların ve sosyal medyanın savaş bölgelerine girmesi, biz analistler için açık-kaynaklı istihbarat (OSINT) toplamanın altın çağını da müjdeledi. Birkaç yıl önce, Ukrayna’nın doğusundaki Rus hibrit harekâtında yer alan askeri personel ve özel askeri şirketlere bağlı paramiliter unsurlar, sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarla, istemeden de olsa coğrafi konumları, muharip görevlerinin nitelikleri ve silah sevkiyatının mahiyeti hakkında birçok ipucu sağladılar.Benzer şekilde Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri personelinin sosyal medya paylaşımları, Esed güçlerinin harekâtları sırasında kullandıkları silahları, askeri birliklerinin durumlarını ve en önemli komutanlarını tespit ve teşhis etmemize uzun zamandır yardımcı olmayı sürdürüyor. Bu tür trendler artık dünyanın her köşesindeki hemen her çatışma için geçerlilik arz ediyor.Devletin enformasyon güvenliğini yeniden tanımlamak“Şeytan ayrıntıda gizlidir” denir. Modern açık-kaynaklı istihbarat çabalarının niteliklerini en isabetli şekilde anlatan ifade de bu olsa gerek...Çatışma alanında [1] terk edilmiş bir keskin nişancı tüfeği veya Suriye’de Baas rejiminin Rus destekli generallerinden [2] birine eşlik eden bir güvenlik personeli, çatışmaların izlenmesine ilişkin çok ciddi fikirler verebilir. Burada bahsettiğimiz şey varsayımlara dayalı senaryolar ya da fütüristik çalışmalar değil; bunlar, siz bu makaleyi okuduğunuz sırada, dünyadaki birçok düşünce kuruluşu (think-tank) ve özel istihbarat kuruluşunun gerçekleştirmekte olduğu sıradan faaliyetler.Asıl mesele ise silahlı kuvvetlerin, diplomatik ve istihbari teşkilatların akıntıya karşı yüzmeyi becerip beceremeyeceği noktasında kilitleniyor. Bu istikamette çaba gösterdikleri muhakkak. Örneğin son yıllarda Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri özçekimleri (selfie), sosyal medya kullanımını ve internete görsel malzemelerin yüklenmesini yasaklayan yeni emirler yayımladı. Ancak yüzleşmeleri gereken temel bir sorun var: Dünyanın dört bir yanındaki askeri güçler, sırlarını saklamak için büyük gayret gösterirken –ve bu arada da savaşırken– önlerinde büyüyen enformasyon dağlarını görmüyorlar. Özçekim yasakları gibi uygulamalar ve kurallar, elit birlikler ve bunların yüksek eğitimli, iyi disiplinli unsurlarında işe yarayabilir. Ama hibrit savaş konsepti, çok sayıda vekil gücü, özel askeri şirketleri ve paramiliter unsurları bünyesinde barındırıyor. Bu oluşumlara dijital bir disiplin dikte etmek kolay olmayacaktır. Hatta aynı kuralları konvansiyonel birliklerde harfiyen tatbik etmek dahi epey baş ağrıtacak bir mesele olacaktır.İkincisi, savaşan taraflardan yalnızca birine getirilen bir özçekim yasağı korunmaya kâfi gelmeyecektir. Örneğin Ukrayna’nın terörle mücadele operasyonlarında bu kurallar aynı şekilde tatbik edilmedikçe, ülkedeki gizli Rus harekâtı da sürekli ifşa edilme riskiyle karşı karşıya kalacaktır.Enformasyon teknolojileri sınırları yeniden tanımlarkenDahası, açık-kaynaklı istihbaratın sınırlarını henüz bilmiyoruz ve açıkçası icra ederken öğrenmeye devam ediyoruz. Örneğin, kümülatif olarak değerlendirildiğinde, sosyal medya ve dijital iletişim materyalleri açık-kaynaklı istihbarat analistlerine bir dönem hayal bile edemeyeceğimiz bilgilere erişme imkânı sağlayabilir. Örneğin Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi’nin (EDAM) Karabağ Savaşı ile ilgili son çalışmasında [3] meslektaşım Barış Kırdemir, Twitter ve Telegram gibi çeşitli kaynaklar arasında mekik dokuyarak, platformlar arası ortamlarda gerçekleşen Ermeni enformasyon operasyonlarını inceledi. Rapor çok büyük veri kümeleri kullanarak, Ermeni tarafının enformasyon kampanyası stratejisinin ve tekniklerinin haritasını bütünüyle çıkarmayı başardı. Özetle, tek bir tweet bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak geniş veri setleri, kaynak çaprazlamaları ile birlikte değerlendirilir ise ortaya çok farklı sonuçların çıkması mümkün.Bu noktada, insansız hava sistemlerinin yayılmasındaki trendler ve bunların sosyal medya üzerindeki etkileri de dikkatle izlenmeli. Karabağ Savaşı sırasında ve Türkiye’nin PKK ve DEAŞ terörüyle mücadele bağlamında gerçekleştirdiği Suriye harekatları sırasında gözlemlendiği gibi, sosyal medyadan paylaşılan görüntülerin genellikle hâkim unsuru insansız hava araçlarından elde edilen görüntüler oldu.Açık-kaynaklı istihbarat alanındaki bir başka devrim niteliğindeki değişiklik ise ticari uydular aracılığıyla gelişen “görüntü istihbaratı” (imagery intelligence) alanında karşımıza çıktı. Bugün düşünce kuruluşları, özel istihbarat firmaları ve hatta gazetecilik sektörü, Golan tepeleri civarındaki İran kontrolündeki militanlar [4] ya da Kuzey Kore balistik füze tesisleri gibi çok hassas jeopolitik sorunları değerlendirirken uydu görüntülerinden yararlanmaktalar.Yelken açılacak ya da batıp kaybolunacak yeni bir okyanusOrtaya çıkmakta olan güç oyununun doğasını anlamak için, sahanın temel itici güçlerine ve en mühim aktörlere şöyle hızlıca bir bakmak gerekiyor. Çağdaş açık-kaynaklı istihbarat trendleri hükümetler tarafından değil, özel istihbarat şirketleri, düşünce kuruluşları ve araştırma kurumları tarafından yönlendiriliyor. Bunun iki anlamı var.Her şeyden önce, bilgi toplama ve analiz okyanusunda sadece yeni dalgalarla değil, aynı zamanda yeni sörfçülerle de karşılaşmak durumundayız. Bir ülkenin istihbarat topluluğunu ve strateji topluluğunu tanımlarken, artık onun kamu dışı bileşenlerini de hesaba katmak gerekiyor. Ve bu yolda gerilerde kalan aktörler de er ya da geç, “baruta karşı yay ve okla” savaşmak zorunda kalacak gibi görünüyor. Dahası, yeni bir oyuncu nesli oyuna yeni etkileşimler de getiriyor. Bazı ülkelerin istihbarat, dış politika ve güvenlik politikası kurumları, araştırma faaliyetlerinden bazılarını, çoktan, yeni ortaya çıkan açık-kaynaklı istihbarat sağlayıcılarına ve analistlerine ihale etmeye başladı.İkincisi ve meselenin esası, okyanusta artık yeni dalgalar var ve hatta yeni tabiat kurallarına tabiyiz. Bir saniyeliğine düşünün; bundan 30-40 yıl önce, Suriye’deki olası bir İran füze tesisi, NATO kuvvetlerinin burnunun dibine girmiş bir Rus karadan havaya füze (SAM) konfigürasyonu, bir balistik füzenin teknik özellikleri ve dizaynına ilişkin bilgiler ya da bir ülkenin ana muharebe tankı envanterinin durumu, kalın bir sis perdesinin arkasında idi. Sözü edilen sis perdesi de ancak “çok gizli” espiyonaj faaliyeti ile aralanabilirdi. Artık bu tarz istihbarat girdilerinin herhangi bir mahremiyeti kalmış durumda mı? Bu sorunun yanıtını, bir ticari uydu görüntüleme firmasının hizmetlerine abone olarak, birkaç yüz avro veya dolara satın alabileceğiniz askeri bir veri tabanı üyeliği ya da bir düşünce kuruluşunun Rus hava savunma sistemlerine ilişkin özel bir çalışmasını indirerek kendiniz verebilirsiniz.Sonuç olarak, gizliliğin niteliği değişebilir ve değişiyor. Edward Lucas Foreign Policy’de 2019’da yayımlanan makalesinde, [5] dijital çağın egemen olduğu dünyadaki istihbarat operasyonlarının iş, finans ve hatta sporun ayrılmaz bir parçası olması sonucu, istihbaratçılığın “daha az ezoterik” bir hale geldiğini savunuyordu. Lucas bu sözlerine şu çarpıcı tespiti de ekliyordu: “Aşırı tasnif ve aşırı gizlilik, ülkeleri düşmanlarından korumaz. Bu tür yöntemler olsa olsa bürokratları kovuşturmadan korur”.Elbette bu, istihbaratın büsbütün şeffaflaştığı ya da şeffaflaşacağı anlamına gelmiyor. Profesyonel insan istihbaratı (HUMINT) verileri, terör hücrelerinin izlenmesi, bir devletin istihbarat servisinin yabancı bir ülkede faaliyet gösteren ya da uykuda olan unsurları gibi kritik fonksiyonlar, yüksek gizliliğe tabi olmaya devam edecektir. Ulus devletlere dayalı mevcut dünya düzeninde köklü bir değişiklik yaşanmadıkça, açık-kaynaklı istihbarat oyuncuları bu alanlara hâkim olamayacaktır. Ve şimdilik böyle bir değişiklik de pek muhtemel değil.Bununla birlikte, gizliliğin başladığı sınırlar, işleri gizli tutabilmenin sınırlarıyla birlikte çoktan değişmeye başladı. Suriye Arap Hava Kuvvetleri kimyasal saldırılarından ve savaş suçlarından sıyrılamayacağı gibi, Wagner gibi şirketlerin NATO’nun güney kanadındaki varlığı ya da bir yolcu uçağının Ukrayna üzerinde bir Rus SAM sistemi tarafından düşürülmesi de artık gölgede kalamaz. İstihbarat topluluklarının yeni oyuncuları, bu faaliyetler hakkındaki bulguları hükümet yardımı olmadan tespit edebilir, değerlendirebilir ve yayabilir.Dijital çağ sırların sonu değil; sırların, teşekkül süreci hâlâ devam etmekte olan bir ortama dönüşmesidir. Açık-kaynaklı istihbarat artık yeni bir stratejik ortama ve onun infosferine uyum sağlama yetenekleriyle ilgilidir.[Dr. Can Kasapoğlu EDAM’da Güvenlik ve Savunma Araştırmaları Programı’nın direktörüdür]​​​​​​​Mütercim: Ömer Çolakoğlu[1] https://edam.org.tr/en/fifty-shades-of-russia-over-the-armenian-military-the-untold-story-of-a-sniper-rifle/[2] https://edam.org.tr/en/syrias-shogun-in-the-making-russian-backed-general-suheil-al-hassan-and-future-of-the-syrian-arab-armed-forces/[3] https://edam.org.tr/wp-content/uploads/2021/01/202101_CHREST-FINAL.pdf[4] https://www.frstrategie.org/en/publications/recherches-et-documents/irans-rising-strategic-foothold-syria-2018[5] https://foreignpolicy.com/2019/04/27/the-spycraft-revolution-espionage-technology/
Bitcoin'de Tesla Etkisi! Tesla'nın Açıklaması Bitcoin'i Uçurdu...
Gün geçtikçe kripto paraya ilgi artarken son zamanlarda kripto para birimlerinde de beklenmedik çıkışlar ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz günler Elon Musk'ın Dogecoin tweetiyle Dogecoin zirve yapmıştı. Şimdide Tesla'nın Amerikan sermaye piyasaları regülatörüne yaptığı açıklamada, 1,5 milyar dolarlık Bitcoin aldığını bildirmesiyle Bitcoin tarihi zirveye ulaştı. İşte Tesla'nın Bitcoin açıklaması ve detayları haberimizde sizler için derledik...
Vodafone Ceo Club Toplantısı
İSTANBUL (AA) - Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Cenk Alper, holdingin kompozit alanında faaliyet gösteren şirketi Kordsa'nın 2021 planlarına ilişkin, 'Amerika'da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX'te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa'ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.' dedi.Alper, Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda gerçekleştirilen CEO Club Online Summit'te yaptığı konuşmada, Sabancı Holding'in son 5 yıl içinde yaptığı dijital yatırımların, grubu Kovid-19 salgınının etkilerine karşı koruduğunu söyledi.Sabancı Holding'in 60 binden fazla çalışanıyla 14 ülkede 40 milyondan fazla müşteriye hizmet ettiğini bildiren Alper, salgının gölgesinde geçen 2020'de şirketler için en önemli göstergenin nakit yönetimi olduğunu, burada da iyi bir performans sergilediklerini kaydetti.Faizlerin düştüğü bir dönemde tüm şirketlerinin borçlarını yeniden yapılandırdığını aktaran Alper, '2020'nin 9 aylık sonuçlarına baktığımızda, ciroda büyüme, net karımızda da yüzde 37'lik büyüme sağladık.' dedi.Enerji ve diğer sektörlerde yaptıkları yatırımlarla çalışmalarını 2020 boyunca sürdürdüklerini ifade eden Alper, holding şirketlerinin tamamında dijitale yaptıkları yatırımların karşılığını aldıklarını söyledi.Topluluk olarak 2020'de hiç frene basmadıklarını belirten Alper, 'Geçen sene bütün sektörlerimizde 3,5 milyar TL'lik bir yatırımı gerçekleştirdik.' dedi. 'Sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak'Cenk Alper, bu sene 5 yıllık planları yaparken topluluk vaadini yeniden tanımladıklarını ifade ederek, 'Yeni topluluk vaadimiz 'sürdürülebilir bir yaşam için öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz' oldu. 2021 yılında sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak. Bunun yanında Türkiye'den yurt dışına ama yurt dışından da yeni teknolojileri Türkiye'ye getirmek gibi bir misyonu üstleniyoruz.' diye konuştu.Sabancı Holding'in faaliyet gösterdiği sektörlerde ilk 3'te yer almak istediğini, bunu yapmak için tüm şirketlere yatırımların ne alanlara yapılacağını gösteren stratejik bir yön verdiklerini ifade eden Alper, şöyle devam etti: '5 tane stratejik yönlenmemiz var. Bir tanesi, müşterilerimize kapsamlı müşteri deneyimi sunmak, özellikle dijitalin etkisiyle bunu geliştirebilmek. İkincisi çevik, küresel bir ayak izi... Daha hızlı, daha küçük ama daha aktif fabrikalarımızın, iş modellerimizin olması lazım. Sürdürülebilirliğe öncülük etmek, dijital ve malzeme teknolojilerine yatırım yapmak... Çünkü arkamızda özellikle mühendislik alanında çok sağlam bir üniversitemiz var. Bunun Kordsa'yla örneğini biliyoruz, Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi... Son olarak da çok kapsamlı bir 'insan ve işin geleceği' çalışması yapıyoruz. İşin geleceğine uyum da yeni yatırım alanlarımızdan bir tanesi olacak. Bu yönlenmeyle her iş kolumuzda öncelikle ana işimizi geliştirme, sonrasında da komşuluk alanlarında büyümeyi hedefliyoruz.''Türkiye'nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz'Sabancı Holding CEO'su Alper, enerji sektöründe rüzgar ve güneş enerjisi gibi sürdürülebilir üretim tesislerine ağırlık vereceklerini belirterek, 'Önümüzde 560 megavatlık yeni bir lisans var. Bu lisansı hayata geçirmenin adımlarını atıyor olacağız. Dağıtım kısmında akıllı şebekeler, dağıtık üretim tesisleri gibi işlere odaklanacağız. Özellikle yaptığımız startup yatırımıyla Türkiye'nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz.' diye konuştu.Holdingin çimento sektöründe faaliyet gösteren Çimsa'sı için İspanya'dan bir satın alma yaptıklarını hatırlatan Alper, Texas'ta da bir üretim tesisini devreye aldıklarını söyledi. Alper, 'Beyaz çimentoda globalleşerek tüm dünyaya liderlik yapabileceğimiz bir alana evrilmek istiyoruz.' dedi.'Topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız'Cenk Alper, Kordsa'nın kompozit alanında havacılık-otomotiv ile lastik alanında otomotive bağlı faaliyet gösterdiğini, bu sektörlerde dünyada yaşanan yavaşlamayı iş ve bölgesel pazar çeşitlemesiyle aşmayı başardıklarını söyledi. Alper, Kordsa'nın 2021 planlarına ilişkin, 'Kompozit malzemeleri işinde Amerika'da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX'te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa'ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.' ifadelerini kullandı.Finans sektöründe ise dijitalleşme çözümlerini artırarak müşteri memnuniyetini perçinlemek istediklerini dile getiren Alper, 'Olabildiğince fazla sürecimizi dijitale doğru döndürmek için çabalayacağız. Hem Akbank hem sigorta şirketlerimiz, süreçlerini dijitale taşımak için çok ciddi yatırımlar yapıyor olacak.' dedi. Alper, 2021'in, 5 yıllık planlarının iz düşümü olacağını belirterek, 'Biz ilk defa yatırımcılarımıza 5 yıllık hedeflerimizi verdik. Önümüzdeki 5 yılda da topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız. İlk yıl da bunun pandemi içerisindeki test yılı olacak diyebilirim.' diye konuştu.'2020'nin ikinci yarısı, bizim için bir toparlanma dönemi oldu'Anadolu Grubu CEO'su Hurşit Zorlu da 2020'nin ilk çeyreğinin oldukça iyi başladığını, ikinci çeyreğin Kovid-19 salgınının etkisiyle çok sancılı geçtiğini, üçüncü çeyrekten başlayarak bir toparlanma yaşandığını ifade ederek, 'Grup olarak 2020 yılını tüm olumsuzluklara rağmen beklentilerimiz dahilinde bir büyümeyle kapattık.' dedi.Grubun faaliyet gösterdiği tüm segmentlerde iş sürekliliği için gerekli önlemlerin alındığını belirten Zorlu, son yıllarda yerel para ile borçlanma ve hedge konusuna verdikleri önemin karşılığını almaya başladıklarını söyledi.Zorlu, '2019 yılını 52 milyar liralık bir ciroyla kapatmıştık, 2020 yılının ilk 9 ayında konsolide holding ciromuz yüzde 19'luk artışla 46 milyara geldi. FAVÖK rakamımız yüzde 14'lük artışla 6 milyar seviyesine geldi. Özellikle yılın ikinci yarısı, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde ve sektörlerde dengeli bir performans göstermemiz sonucu bizim için bir toparlanma dönemi oldu.' dedi.'Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor'Hurşit Zorlu, 2021'in ilk yarısında salgın kaynaklı belirsizliklerin yaşanmasını beklediklerini, temkinli bir yıl yaşanacağını ifade etti.Grup olarak 2021 yılında temkinli olmayı sürdüreceklerini aktaran Zorlu, şunları kaydetti:'Zorunlu olmayan yatırımları daha uzun zamana yayan bir yaklaşım ile ilerlemeyi planlıyoruz. Tabii toplum açısından kritik olan başta sağlık, perakende, özellikle tarım, içecek gibi hizmet alanlarımızda bu kritik süreçte müşterilerimize kesintisiz olarak en iyi hizmeti sunmak için gerekli altyapı çalışmaları ve yatırımlarımızı da yapıyoruz. Bunlardan imtina etmiyoruz. Hatta bu süreçte kritik operasyonlarımız için ekstra işe alım da yapıyoruz. 2019 istihdamımızla 2020 istihdamımızda, 2020 daha yüksek. Özellikle Migros tarafında önemli istihdam artışları sağladık.Uzun vadede ağırlıklı olarak tüketici ürünleri sektöründe yurt içi ve dışında güçlü büyüme potansiyeli gördüğümüz yeni yatırım fırsatlarını da her zaman olduğu gibi değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu tip ortamlar yeni fırsatlar yaratabiliyor. Özellikle Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu açıdan bir ayağımız frende, bir ayağımız gazda giden bir 2021 olacak diyebilirim.'
Vodafone Ceo Club Toplantısı
İSTANBUL (AA) - Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Cenk Alper, holdingin kompozit alanında faaliyet gösteren şirketi Kordsa'nın 2021 planlarına ilişkin, 'Amerika'da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX'te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa'ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.' dedi.Alper, Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde, Vodafone Business sponsorluğunda gerçekleştirilen CEO Club Online Summit'te yaptığı konuşmada, Sabancı Holding'in son 5 yıl içinde yaptığı dijital yatırımların, grubu Kovid-19 salgınının etkilerine karşı koruduğunu söyledi.Sabancı Holding'in 60 binden fazla çalışanıyla 14 ülkede 40 milyondan fazla müşteriye hizmet ettiğini bildiren Alper, salgının gölgesinde geçen 2020'de şirketler için en önemli göstergenin nakit yönetimi olduğunu, burada da iyi bir performans sergilediklerini kaydetti.Faizlerin düştüğü bir dönemde tüm şirketlerinin borçlarını yeniden yapılandırdığını aktaran Alper, '2020'nin 9 aylık sonuçlarına baktığımızda, ciroda büyüme, net karımızda da yüzde 37'lik büyüme sağladık.' dedi.Enerji ve diğer sektörlerde yaptıkları yatırımlarla çalışmalarını 2020 boyunca sürdürdüklerini ifade eden Alper, holding şirketlerinin tamamında dijitale yaptıkları yatırımların karşılığını aldıklarını söyledi.Topluluk olarak 2020'de hiç frene basmadıklarını belirten Alper, 'Geçen sene bütün sektörlerimizde 3,5 milyar TL'lik bir yatırımı gerçekleştirdik.' dedi. 'Sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak'Cenk Alper, bu sene 5 yıllık planları yaparken topluluk vaadini yeniden tanımladıklarını ifade ederek, 'Yeni topluluk vaadimiz 'sürdürülebilir bir yaşam için öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz' oldu. 2021 yılında sürdürülebilirlik, tüm ana iş kollarında odağımız olacak. Bunun yanında Türkiye'den yurt dışına ama yurt dışından da yeni teknolojileri Türkiye'ye getirmek gibi bir misyonu üstleniyoruz.' diye konuştu.Sabancı Holding'in faaliyet gösterdiği sektörlerde ilk 3'te yer almak istediğini, bunu yapmak için tüm şirketlere yatırımların ne alanlara yapılacağını gösteren stratejik bir yön verdiklerini ifade eden Alper, şöyle devam etti: '5 tane stratejik yönlenmemiz var. Bir tanesi, müşterilerimize kapsamlı müşteri deneyimi sunmak, özellikle dijitalin etkisiyle bunu geliştirebilmek. İkincisi çevik, küresel bir ayak izi... Daha hızlı, daha küçük ama daha aktif fabrikalarımızın, iş modellerimizin olması lazım. Sürdürülebilirliğe öncülük etmek, dijital ve malzeme teknolojilerine yatırım yapmak... Çünkü arkamızda özellikle mühendislik alanında çok sağlam bir üniversitemiz var. Bunun Kordsa'yla örneğini biliyoruz, Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi... Son olarak da çok kapsamlı bir 'insan ve işin geleceği' çalışması yapıyoruz. İşin geleceğine uyum da yeni yatırım alanlarımızdan bir tanesi olacak. Bu yönlenmeyle her iş kolumuzda öncelikle ana işimizi geliştirme, sonrasında da komşuluk alanlarında büyümeyi hedefliyoruz.''Türkiye'nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz'Sabancı Holding CEO'su Alper, enerji sektöründe rüzgar ve güneş enerjisi gibi sürdürülebilir üretim tesislerine ağırlık vereceklerini belirterek, 'Önümüzde 560 megavatlık yeni bir lisans var. Bu lisansı hayata geçirmenin adımlarını atıyor olacağız. Dağıtım kısmında akıllı şebekeler, dağıtık üretim tesisleri gibi işlere odaklanacağız. Özellikle yaptığımız startup yatırımıyla Türkiye'nin şarj altyapısı konusunda önemli bir rol almak istiyoruz.' diye konuştu.Holdingin çimento sektöründe faaliyet gösteren Çimsa'sı için İspanya'dan bir satın alma yaptıklarını hatırlatan Alper, Texas'ta da bir üretim tesisini devreye aldıklarını söyledi. Alper, 'Beyaz çimentoda globalleşerek tüm dünyaya liderlik yapabileceğimiz bir alana evrilmek istiyoruz.' dedi.'Topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız'Cenk Alper, Kordsa'nın kompozit alanında havacılık-otomotiv ile lastik alanında otomotive bağlı faaliyet gösterdiğini, bu sektörlerde dünyada yaşanan yavaşlamayı iş ve bölgesel pazar çeşitlemesiyle aşmayı başardıklarını söyledi. Alper, Kordsa'nın 2021 planlarına ilişkin, 'Kompozit malzemeleri işinde Amerika'da son 3 yılda 4 satın alma yapmıştık uzay ve havacılık sanayisinde. Bugün SpaceX'te bile Kordsa malzemeleri var. Şimdi bunu Avrupa'ya taşımak istiyoruz. Bu işi havacılığın ötesine taşımak, genişletmek istiyoruz. Bizim için çok önemli.' ifadelerini kullandı.Finans sektöründe ise dijitalleşme çözümlerini artırarak müşteri memnuniyetini perçinlemek istediklerini dile getiren Alper, 'Olabildiğince fazla sürecimizi dijitale doğru döndürmek için çabalayacağız. Hem Akbank hem sigorta şirketlerimiz, süreçlerini dijitale taşımak için çok ciddi yatırımlar yapıyor olacak.' dedi. Alper, 2021'in, 5 yıllık planlarının iz düşümü olacağını belirterek, 'Biz ilk defa yatırımcılarımıza 5 yıllık hedeflerimizi verdik. Önümüzdeki 5 yılda da topluluğumuzu 2 kat daha büyütmüş olacağız. İlk yıl da bunun pandemi içerisindeki test yılı olacak diyebilirim.' diye konuştu.'2020'nin ikinci yarısı, bizim için bir toparlanma dönemi oldu'Anadolu Grubu CEO'su Hurşit Zorlu da 2020'nin ilk çeyreğinin oldukça iyi başladığını, ikinci çeyreğin Kovid-19 salgınının etkisiyle çok sancılı geçtiğini, üçüncü çeyrekten başlayarak bir toparlanma yaşandığını ifade ederek, 'Grup olarak 2020 yılını tüm olumsuzluklara rağmen beklentilerimiz dahilinde bir büyümeyle kapattık.' dedi.Grubun faaliyet gösterdiği tüm segmentlerde iş sürekliliği için gerekli önlemlerin alındığını belirten Zorlu, son yıllarda yerel para ile borçlanma ve hedge konusuna verdikleri önemin karşılığını almaya başladıklarını söyledi.Zorlu, '2019 yılını 52 milyar liralık bir ciroyla kapatmıştık, 2020 yılının ilk 9 ayında konsolide holding ciromuz yüzde 19'luk artışla 46 milyara geldi. FAVÖK rakamımız yüzde 14'lük artışla 6 milyar seviyesine geldi. Özellikle yılın ikinci yarısı, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde ve sektörlerde dengeli bir performans göstermemiz sonucu bizim için bir toparlanma dönemi oldu.' dedi.'Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor'Hurşit Zorlu, 2021'in ilk yarısında salgın kaynaklı belirsizliklerin yaşanmasını beklediklerini, temkinli bir yıl yaşanacağını ifade etti.Grup olarak 2021 yılında temkinli olmayı sürdüreceklerini aktaran Zorlu, şunları kaydetti:'Zorunlu olmayan yatırımları daha uzun zamana yayan bir yaklaşım ile ilerlemeyi planlıyoruz. Tabii toplum açısından kritik olan başta sağlık, perakende, özellikle tarım, içecek gibi hizmet alanlarımızda bu kritik süreçte müşterilerimize kesintisiz olarak en iyi hizmeti sunmak için gerekli altyapı çalışmaları ve yatırımlarımızı da yapıyoruz. Bunlardan imtina etmiyoruz. Hatta bu süreçte kritik operasyonlarımız için ekstra işe alım da yapıyoruz. 2019 istihdamımızla 2020 istihdamımızda, 2020 daha yüksek. Özellikle Migros tarafında önemli istihdam artışları sağladık.Uzun vadede ağırlıklı olarak tüketici ürünleri sektöründe yurt içi ve dışında güçlü büyüme potansiyeli gördüğümüz yeni yatırım fırsatlarını da her zaman olduğu gibi değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu tip ortamlar yeni fırsatlar yaratabiliyor. Özellikle Coca-Cola tarafında yeni bir ülke üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Bu açıdan bir ayağımız frende, bir ayağımız gazda giden bir 2021 olacak diyebilirim.'
Türk Ve Macar İş Dünyasına Üçüncü Ülkelerdeki Ortak Yatırımlar İçin Destek Sağlanacak
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 'Türk Eximbank ile Macaristan ihracat kredi sigorta kuruluşu arasında iş birliği anlaşması imzaladık. Bu anlaşma, iki ülke iş dünyasının üçüncü ülkelerde yapacağı projelerde finansman ihtiyacını karşılamaya yönelik olacak.' dedi. Pekcan ile Macaristan Dışişleri ve Ticaret Bakanı Peter Szijjarto başkanlığındaki iki ülke heyeti Ticaret Bakanlığı'nda bir araya geldi.Görüşmenin ardından iki bakanın şahitliğinde Türk Eximbank ile Macaristan'ın resmi ihracat destek kuruluşu MEHIB arasında reasürans iş birliği anlaşması imzalandı.Bakan Pekcan, imza töreni sonrası basın mensuplarına görüşmeye ilişkin değerlendirmede bulundu.Szijjarto ile yeni tip koronavirüs salgını döneminde sık sık görüştüklerini belirten Pekcan, Macaristan ile dostane ilişkilerden son derece memnun olduklarını söyledi.Pekcan, bu ilişkileri ticari ve ekonomik alanda da artırmak üzere el birliğiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, 'Şu anda karşılıklı ticaretimiz 2,7 milyar dolara ulaştı. Sayın Cumhurbaşkanı'mız ve Sayın Macaristan Başbakanı'nın hedefledikleri üzere 6 milyar dolara ulaşmak için çalışmalarımız devem ediyor.' diye konuştu.İş insanlarını Macaristan ve Türkiye'de ortak yatırım ve iş birlikleri için cesaretlendirdiklerini vurgulayan Pekcan, şöyle devam etti:'Sayın Szijjarto'ya bu konuda öncü rol oynadığı için Macar firmalarını Türkiye'de yatırım yapmaya teşvik ettikleri için teşekkür ediyoruz. Bugün çok güzel bir anlaşma imzaladık. Türk Eximbank ile Macaristan ihracat kredi sigorta kuruluşu arasında iş birliği anlaşması imzaladık. Bu anlaşma iki ülke iş dünyasının üçüncü ülkelerde yapacağı projelerde finansman ihtiyacını karşılamaya yönelik olacak ve onlara daha projeler alırken destek sağlayacak. Bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Daha önce Afrika ile ilgili 2 çalıştay yapmıştık ve pandemi sonrasında Sayın Bakan ile tekrar Afrika çalıştayını Budapeşte'de gerçekleştirmek üzere mutabık kaldık.'Pekcan, Szijjarto'nun eş başkan olduğu Türkiye-Macaristan Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı'nda geçiş kotalarının 74 bin artırıldığına işaret ederek, 'Hala Romanya-Macaristan sınırında bekleyen tırlarımızda bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Elektronik kayıt sistemiyle ilgili bazı sıkıntıları var nakliyecilerimizin, bunları da kendileriyle paylaştık.' ifadelerini kullandı.Türk iş dünyasına uzun dönem vize talebiBakan Pekcan, Türk iş insanları ve Macaristan'da çalışan personelin 'D' tipi (uzun dönem) vize alması konusunda Szijjarto'nun desteğini istediklerini ve kendilerinin bu konuda talimat verdiğini dile getirdi.Avrupa Birliği (AB) ile ilgili konuların da gündeme geldiği bilgisini veren Pekcan, 'Karşılıklı olarak başta Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve tam üyelik müzakereleri olmak üzere demir-çelik ürünlerinde alınan önlemleri, ayrıca Avrupa Yeşil Mutabakatı konusunda Türkiye'nin de eşit finans imkanlarından yararlanması koşullarını kendilerine dile getirdik.' dedi.İmzalanan anlaşmanın iki ülke iş dünyasının üçüncü ülkelerde beraber atacakları adımları güçlendireceğine ve artıracağına inandığını belirten Pekcan, başta Macaristan olmak üzere AB ülkeleriyle ticaret ve ekonomi alanlarında görüşmeleri sıklıkla sürdüreceklerini ifade etti. Pekcan, Türk şirketlerinin Macaristan'da katıldıkları ihalelere ilişkin de bilgi vererek, 'Hızlı tren ve elektrikli otobüs ihaleleri var. Sayın Bakan ile Türk firmalarının şansının yüksek olduğunu değerlendirdik ' diye konuştu. Anlaşmanın kapsamıİki ülke arasındaki iş birliği anlaşmasına Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney ve MEHIB Genel Müdürü Jakli Gergelyand imza attı.Anlaşmayla Türk ve Macar firmalarının üçüncü ülkelerde gerçekleştireceği projelerde sigorta desteği sağlanmasına imkan tanınacak.Türk ve Macar firmalarının üçüncü ülkelerde birlikte gerçekleştirecekleri projeler kapsamında kendi ülkelerinden yapacakları mal ve hizmet ihracatının tek dokümantasyon ve ortak finansal koşullar ile daha hızlı ve etkin bir kredi tahsis süreciyle desteklemesine yönelik mekanizma, sektörden gelecek talepleri karşılamak üzere hazır hale getirildi.Türk Eximbank'ın Macaristan'ın yanı sıra ABD, Birleşik Krallık, Fransa, Danimarka ve yakın zamanda Avusturya'nın ihracat kredi kuruluşuyla imzaladığı reasürans anlaşmaları bulunuyor. Söz konusu anlaşmalar kapsamında ilk somut işlem Irak'taki bir enerji projesine yönelik olarak Temmuz 2020'de gerçekleştirilmişti.
Şırnak'ta Uyuşturucu Ve Kaçakçılık Operasyonlarında 49 Kişi Gözaltına Alındı
ŞIRNAK (AA) - Şırnak'ta bir haftada düzenlenen uyuşturucu ve kaçakçılık operasyonlarında 49 şüpheli yakalandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğü ve Habur Kara Hudut Kapısı Şube Müdürlüğünce terörün finans kaynaklarından kaçakçılık ve uyuşturucuyla mücadele kapsamında çalışmalar gerçekleştirildi.Bir haftada düzenlenen operasyonlarda 49 zanlı gözaltına alındı.Operasyonlar kapsamındaki aramada, tabanca, şarjör, 6 fişek, 5,7 gram esrar, 83,40 gram eroin, 21,55 gram metamfetamin, uyuşturucu aparatı ile kaçak 295 paket sigara, 300 paket elektronik sigara, 52 kilogram tütün, 55 cep telefonu ve 40 cep telefonu aksesuarı ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerin ardından adli mercilere sevk edilen şüpheliler, adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.