onedio
Ziraat Bankası Genel Müdürü'nden Dosya Masraflarıyla İlgili Açıklama
Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, kredilerden alınan masraf ve komisyonların iadesine ilişkin, 'Hemen hemen aldığımız komisyonların tamamını geri veriyoruz. Hatta şöyle bir karar aldık, artık mahkemeye gitmesine gerek yok. Talep etsin. Zaten kaybediyoruz, bürokrasiyi de kaldıralım aradan bunu ödeyelim dedik. Bunu talep edilince bir daha mahkeme kararı olmaksızın geri veriyoruz' dedi.TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu'nda Ziraat Bankası AŞ'nin 2012 yılına ilişkin bilanço ve netice hesapları görüşüldü. Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, burada yaptığı konuşmada, bankanın geçen yıl yeniden yapılanma projesinin ana safhalarını tamamladığını ve müşteri odaklı iş modeli ile müşterileri adına bankacılık sektöründeki rekabete daha hazırlıklı hale geldiğini söyledi.Kredi kullanımından alınan masraf ve komisyonların iadesine ilişkin sorular üzerine Aydın, şöyle konuştu: 'Komisyonlarla ilgili duruşumuz çok net. Bürokrasinden alamadığımız parayı vatandaştan almayacağız. Yeni düzenlemeyi makineye yükleyeceğiz şube müdürlerimizin, müdürlerimizin, yöneticilerimizin, çalışanlarımızın komisyonu indirme yetkisi olacak ama artırma yetkisi olmayacak. Ben aynı zamanda Bankalar Birlği Başkanıyım. Bu konuda çok da eleştiri alıyoruz bunu adam gibi uygulayacağız. Hemen hemen aldığımız komisyonların tamamını geri veriyoruz. Hatta şöyle bir karar aldık, artık mahkemeye gitmesine gerek yok. Talep etsin. Zaten kaybediyoruz, bürokrasiyi de kaldıralım aradan bunu ödeyelim dedik. Bunu talep edilince bir daha mahkeme kararı olmaksızın geri veriyoruz.'DAVAYI TAKİP EDİYORUZBankaya 2 Ermeni tarafından Amerika'da açılan ve maddi talepte bulunulan davaya ilişkin de bilgi veren Aydın, şunları kaydetti: 'Ermeniler, Ziraat Bankası ve Merkez Bankasını dedelerinin parasıyla kurduğumuzu gerekçe göstererek çok önceleri dava açmışlar. İyi bir avukatlık ücreti ödüyoruz ama davayı takip ediyoruz. Bir karar olmadı. merkez bankası ile bizim Amerika'da ofisimiz olmasa belki de dava açılmayacak. Mahkemeyi kazanacağız. Ellerinde bir belge de yok. Başbakanlıkta da bir ekip kuruldu, tarihi vesikaları da araştırıyor. Ziraat Bankası, Balkanlar'da kurulmuş bir banka. Adana'daki dedeleri vasıtasıyla talepte bulunuyorlar. Gerekli gayreti gösteriyoruz. Davayı kaybedeceğimizi düşünmüyoruz.' Hükümlü istihdam edip etmeme konusunda serbest olduklarını ifade eden Aydın, engelli istihdamından ise kaçınmadıklarını, geçmişte bu konuda açık olabileceğini ama 2013'ten itibaren açıkları bulunmadığını kaydetti.AA
Muhammed Ali'ye Dair Gerçekler
Bu galeride yalnızca Muhammed Ali'nin hayatının bir kesitini  değil onun nezdinde bu ırkçılığa maruz kalan insanlara şahit olacaksınız. Görkemli yaşamına rağmen yaşadığı zorlukları bir nebze olsun göstermek isterim. Nazım Hikmet'in dediği gibi ...Bir tek ülke istiyorum adı 'DÜNYA'Bir tek Irk istiyorum adı 'İNSAN'Bir tek kaynak istiyorum adı 'SEVGİ'
Tarihte İran'ı Yönetmiş 10 Türk Devleti
Samanîler'den ayrılıp Afganistan'ın Gazne kentine yerleşen Alp Tegin'in 961 yılında kurduğu devlettir. Tam anlamıyla bağımsızlığı 977'de Sebük Tigin'in başa geçmesiyle gerçekleşmiştir. Daha sonraları İran üzerine yayılan Gazneliler, en parlak dönemini Sultan Mahmut ile yaşamıştır. Bu dönemde hem Hindistan'a 17 kez sefer yapılarak İslam bu bölgede yayılmış, hem de Abbasi Halifeliği Büveyhoğulları'ndan korunmuştur. Selçuklular'ın 1040 yılında yapılan Dandakan Savaşı ile güç kazanmasının ardından Gazneliler dağılmış, 1186'da Gurlular'ın son Gazneli sultanı Hüsrev Melik'i tutsak almasıyla devlet resmen son bulmuştur.
Fenerbahçenin En İyi 11 Golcüsü
SEMİH ŞENTÜRKFutbola Özçamdibispor'da başladı. 16 yaşında Fenerbahçe'nin altyapısına transfer oldu ve ilk profesyonel sözleşmesini imzaladı. 2000-2001sezonunun ikinci devresinde teknik direktör Mustafa Denizli tarafından A takıma alındı. Fenerbahçe'de ilk resmi maçı, 17 Şubat 2001 tarihinde oynanan Siirtspor-Fenerbahçe,Turkcell Süper Lig maçıdır. Bu maçta son 15 dakikada oynamıştır. Süper Lig 2007-2008 sezonunda 17 golle gol krallığına ulaştı. Fenerbahçe'nin 26 Temmuz 2007 tarihinde yardımcı kaptanlığını üstlendi. Semih Şentürk, 8 Mart 2009 tarihinde oynanan Kayserispor-Fenerbahçe maçında takımının ilk golünü atarak Kadir Has Stadyumunda ilk gol atan futbolcu olarak tarihe geçmiştir.2009-2010 sezonunu ise yedek kulubesinde geçirmiştir.2011-12 sezonu itibari ile Fenerbahçenin Türkiye Kupasında Cemil Turan ile birlikte en çok gol atan oyuncusu olmuştur.(19 gol) Yedek kulübesinden gelerek attığı kritik goller nedeniyle 'Nöbetçi Golcü' lakabıyla bilinir.Semih 13 Ocak 2013'te oynanan 1461 Trabzon maçında attığı gol ileFenerbahçe tarihinde Türkiye Kupası'nda en çok gol atan oyuncu olmayı başarmıştır.(20 golle).Semih 10 Şubat 2013 tarihinde oynanan Mersin İdman Yurdu karşılaşması ile Süper Lig kariyerindeki 200. maçına çıktı.
Dolar/TL Rekor Tazeledi
Dolar/TL gün boyu 2.49 seviyelerinde seyretmesinin ardıdan saat 20'den sonra yukarı yönlü hareket ederek yeni bir rekor kırdı .(21:55'te güncellendi)Cari açık verisinin beklentiyi karşılaması ile 2.50'nin altına gevşeyerek gün içinde en düşük 2.4827'yi gören Dolar/TL, saat 17'den sonra yeniden yukarı yönlü hareket ederek 2.5161 ile yeni bir rekora imza attı.Dolar/TL bugün erken saatlerde 2.50'nin altında bir seyir izlemesine karşın, saat 21:53 itibarıyla yatay seyrederek  2.5067'fen alıcı buluyor. Euro/TL aynı dakikalarda yüzde 0.10 yukarıda 2.8332 liradan fiyatlanıyor, sepet kur 2.6699'da. Euro/dolar paritesi ise düne göre yatay seyrederek 1.1301 dolar düzeyinde.Küresel piyasalarda bugün Yunanistan'ın Euro Bölgesi ülkeleri ile yaptığı borç görüşmeleri takip edilirken, Maliye Bakanı Yanis Varoufakis'in bir anlaşmaya varamayacağına ilişkin endişeler gelişen piyasa kurlarında sert düşüşlerin görülmesine neden oldu. Piyasaların dikkatle izlediği bir başka gündem de Ukrayna barış görüşmeleri oldu. Ukrayna, Rusya, Fransa ve Almanya liderleri bugün Belarus'un başkenti Minsk'te bir araya geliyor.Doların gelişen piyasa kurları karşısında değer kazanmasının altında yatan en önemli sebebin ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) iyice toparlanan ekonomi sayesinde yıl ortasında faiz artışına gideceği beklentisi belirtiliyor. Fed Açık Piyasa Komitesi (FOMC) 28 Ocak'ta faiz artışı konusunda sabırlı tutumunu sürdüreceğini belirtmişti. FOMC'nin bir sonraki toplantısı 17-18 Mart tarihlerinde gerçekleşecek. Son gelen istihdam verisinin 2014 yılının son 10 senedeki en iyi piyasaya işaret etmesi faiz artışının Haziran'da gerçekleşeceği yönündeki beklentileri artırmıştı.Türk lirasının dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesini gördüğü günde, gelişen piyasa kurlarının neredeyse hepsi değer kaybediyor. Brezilya reali kötü gelen perakende satış verisinin ardından dolar karşısında son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. Kolombiya pesosu yüzde 1.75'lik kayıpla bugün en fazla gerileyen gelişen piyasa para birimi olurken, onu yüzde 1.43'lük düşüşle Güney Afrika randı izledi. Brezilya reali ise yüzde 1.24 kayıp yaşadı.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan cari işlemler açığı Aralık ayında 6.82 milyar dolar olurken, 2014 yılı cari açığı böylece 45.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin tahminlerinin medyanı cari açığın Aralık'ta 6.79 milyar dolar olacağı yönündeydi. Cari işlemler açığı Kasım ayı için5.64 milyar dolardan 5.73 milyar dolara revize edilirken, yıllıklandırılmış bazda ise 47 milyar 86 milyon dolar olmuştu.İki yıl vadeli gösterge tahvilin faizi dün 23 baz puana varan geri çekilme ve 26 baz puanlık yükseliş arasında hareket etmesiyle birlikte günü 12 baz puanlık yükselişle yüzde 8.48'den tamamlarken, bugün gerileyerek 21 baz puan aşağıda yüzde 8.27 seviyesinde.BloombergHT
Ziraat Bankası Kredi Masraflarını Müşterilerine İade Edecek
Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın , kredilerden alınan masraf ve komisyonların iadesine ilişkin açıklama yaptı.Aydın, 'Hemen hemen aldığımız komisyonların tamamını geri veriyoruz. Hatta şöyle bir karar aldık, artık mahkemeye gitmesine gerek yok. Talep etsin. Zaten kaybediyoruz, bürokrasiyi de kaldıralım aradan bunu ödeyelim dedik. Bunu talep edilince bir daha mahkeme kararı olmaksızın geri veriyoruz.Ben aynı zamanda Bankalar Birlği Başkanı'yım. Bu konuda çok da eleştiri alıyoruz bunu adam gibi uygulayacağız. Hemen hemen aldığımız komisyonların tamamını geri veriyoruz. Hatta şöyle bir karar aldık, artık mahkemeye gitmesine gerek yok. Talep etsin. Zaten kaybediyoruz, bürokrasiyi de kaldıralım aradan bunu ödeyelim dedik. Bunu talep edilince bir daha mahkeme kararı olmaksızın geri veriyoruz.'Bankaya 2 Ermeni tarafından Amerika'da açılan ve maddi talepte bulunulan davaya ilişkin de bilgi veren Aydın, şunları kaydetti:'Ermeniler, Ziraat Bankası ve Merkez Bankası'nı dedelerinin parasıyla kurduğumuzu gerekçe göstererek çok önceleri dava açmışlar. İyi bir avukatlık ücreti ödüyoruz ama davayı takip ediyoruz. Bir karar olmadı. merkez bankası ile bizim Amerika'da ofisimiz olmasa belki de dava açılmayacak. Mahkemeyi kazanacağız. Ellerinde bir belge de yok. Başbakanlıkta da bir ekip kuruldu, tarihi vesikaları da araştırıyor. Ziraat Bankası, Balkanlar'da kurulmuş bir banka. Adana'daki dedeleri vasıtasıyla talepte bulunuyorlar. Gerekli gayreti gösteriyoruz. Davayı kaybedeceğimizi düşünmüyoruz.'T24
Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan Küba'da
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Küba Devlet Başkanı Raul Castro tarafından resmi törenle karşılandı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret için bulunduğu Havana’da, Küba Devlet Başkanı Raul Castrotarafından törenle karşılandı.Devlet Başkanlığı Sarayı'ndaki tören iki ülke milli marşlarının çalınmasıyla başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Castro’nun tören kıtasını selamlamasının ardından heyetlerin takdimi yapıldı. Törende, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi BakanıNihat Zeybekci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de hazır bulundu.
Tüketicinin Gıda Enflasyonu Patladı
Tüketici Hakları Derneği (THD) Başkanı Turhan Çakar, son bir yıllık dönemde tüketicinin gıda enflasyonunun patladığını belirterek, “Bu dönemde emekli işçinin, çalışan memurun, emekli memur ve emekli öğretmenin 62 gıda maddesinde, çalışan asgari ücretli işçinin ise 46 gıda maddesinde satın alma güçleri düşmüş ve yoksullaşmışlardır” dedi.Çakar, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin dünyanın en zengin biyoçeşitliliğine sahip bir ülke olmasına rağmen, dünyada gıda fiyatları düşerken Türkiye’de yükseldiğini, gıdanın artık altın değerinde olduğunu belirtti. Çakar, gıda maddeleri dışında tüketicilerin satın almak ve kullanmak zorunda olduğu 18 temel mal ve hizmette de satın alma güçlerinin düştüğünü dile getirdi.“80 TEMEL MAL VE HİZMETTE SATIN ALMA GÜÇLERİ DÜŞTÜ”-Son bir yılda, 62 gıda maddesi dahil olmak üzere, 80 çeşit temel mal ve hizmetteki fiyat artışlarının, çalışan ile emekli memurların, emekli öğretmen ve işçilerin 2015 yılının birinci altı aylık dönemdeki maaş artışlarının çok üzerinde gerçekleştiğini kaydeden Çakar, “Böylece, 62 gıda maddesi ile birlikte, tüketicilerin satın almak ve kullanmak zorunda olduğu 18 temel ve mal ve hizmet dahil olmak üzere, 80 temel mal ve hizmette satın alma güçleri düştü ve yoksullaştı” dedi.Bir yıllık dönemde, 26 gıda maddesinin fiyatı yüzde on ile yüzde onbeş oranları arasında arttığını bildiren Çakar, “Dokuz çeşit gıda maddesinin fiyat artış oranı ise yüzde onbeş ile yüzde yirmi arasında olmuştur. Onbeş gıda maddesinin fiyatı yüzde yirmi ile yüzde otuz arasında artmıştır. Sekiz gıda maddesinin fiyatı yüzde otuz ile yüzde yüz oranları arasında artmış, bir gıda maddesinin fiyatı ise yüzde yüzün üzerinde artmıştır. Onsekiz temel mal ve hizmette fiyat artış oranı ise, yüzde 9.2 ile yüzde 28.3 arasında gerçekleşmiştir” ifadelerini kullandı. Tüketici Hakları Derneği ve tüketiciler olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı ile Hükümete seslendiklerini belirten Çakı, “Bir an önce yanlış gıda ve tarım politikalarını terk ediniz. Belli bir azınlığın ve gıda emperyalizminin çıkarı uğruna hiçbir kişiyi açlık sınırının altında bırakmaya hakkınız yoktur” dedi.Kaynak: ANKA ve Gerçek Gündem
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Bu iş nasıl oldu, herkes şaşırdı.MİT Müsteşarı, Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’ın deyimiyle (donatıldığı yetkiler nedeniyle) Süpermen, istifa etti. AKP’den siyasete girmek için.Cumhurbaşkanı Erdoğan, en en güçlü tek adam, Fidan’ın istifa etmesine sıcak bakmadığını, bu hareketin kendisine rağmen yapıldığını söyledi. Sır küpüm dediği adam için.Hakikaten bu iş nasıl oldu, tam olarak kimse anlamadı.Benim görüşüm, Erdoğan’ın ‘başka bir hesap için’ sıcak bakmıyormuş gibi yapmadığı yönünde. Yani, gerçekten de bu işten hoşlanmadı. Ortada oyun filan yok.İyi ama… Bu ülkede emlak piyasasındaki kupon daireler dahil her şeyi kontrol eden en en güçlü adamın hoşlanmadığı bir olay, hem de bu kadar mühim bir mercide nasıl yaşanabiliyor?
Alanya'ya Tatile Gitmeniz İçin Geçerli 10 Sebep
Kleopatra plajı Alanya'nın tarihi Yarım adasının Batısından Damlataş plajının bitimi ile hemen başlar ve 2 kilometrelik bir uzunluğuna sahiptir. Kleopatra plajı adını M.Ö.69 -M.Ö.30 yılları arasında yaşamış Antik Mısır'ın son Helenistik kraliçesi Kleopatra'dan almıştır. Efsaneye göre Roma generali Antony , Alanya ve çevresini Mısır kraliçesi Kleopatra'ya hediye ettiğinde , Kleopatra her gün kale yamacında banyo yapmak için Kleopatra plajına inermiş. Aslında , Kleopatra'nın yüzmek istediğinde kullandığı ve kaleden direk olarak plaja giden bir tüneli varmış. Mısır Kraliçesi Kleopatra Akdenizde çıktığı her sefer sırasında Alanya'ya uğramış ve bu plajda denize girermiş.Kleopatra plajı; denizinin ve sahilinin altın renkli kumu olması, geniş bir sahil alanından oluşması ve berrak denizi 8-10 metreye kadar sığ olması başlıca özelliklerindendir.  Mavi bayraklıdır.
Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kolombiya’da
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Terörle mücadelenin Türkiye'ye faturasını bildiğimiz için, hangi ülke olursa olsun o ülkelerdeki faturanın da ne denli ağır olduğunun bilincindeyiz' dedi.BOGOTA  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos Calderon, Kolombiya Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.Erdoğan, heyeti ve şahsına gösterilen ev sahipliği için teşekkür ederek, Türkiye'den Kolombiya'ya cumhurbaşkanlığı seviyesinde ilk ziyareti gerçekleştirmekten de ayrıca çok mutlu olduğunu söyledi.Kolombiya Devlet Başkanı Calderon'un 2011'deki Türkiye ziyaretini anımsatarak, orada iki ülke arasında üst düzey ziyaretlerin başlatılması kararlığını aldıklarını belirten Erdoğan, bu kararın gereği olarak ziyareti gerçekleştirdiğini, parlamentolar ve bakanlıklar arasında da ziyaretler gerçekleştirerek yeni bir süreci başlatmanın niyetinde olduklarını kaydetti.Türkiye'nin Bogota'da, Kolombiya'nın da Ankara'da büyükelçilikleri bulunduğunu, bunun ilişkileri hızlandırmada anahtar rol oynadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:'Bu adımlarla birlikte Türkiye ve Kolombiya inanıyorum ki sorunlarını birlikte aşmak ve bir de belirledikleri hedeflere beraber varmanın kararlığı içindedir. Bugün gerek askeri gerek siyasi, ekonomik, ticari, eğitim, kültürel alanlarda görüşmelerimizi yaptık. Az önce de 7 önemli anlaşma imzaladık. Bunlardan bir tanesi savunma sanayi işbirliği anlaşması ki bu alanda Türkiye'nin attığı ciddi adımlar var ve Türkiye-Kolombiya İşbirliği Çerçeve Anlaşması var, tarım alanında işbirliği mutabakat zaptı var, kültürel işbirliğine yönelik uygulama planı var, turizm alanında mutabakat zaptı var. Türkçe ve İspanyolcanın teşvikine dair bir niyet mektubu imzalandı ve 1991 Kültür Anlaşması Onay Belgeleri'nin teatisine ilişkin tutanak imzalandı. Bugüne kadar bu tür anlaşmalar imzalanmış değil, ilk defa bu tür adımları atıyoruz ve aramızdaki ilişkileri çok daha kararlı noktaya getirmiş oluyoruz.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Zatıdevletlerinin vizyoner liderliği altında Kolombiya aslında bir hayali gerçeğe dönüştürüyor. Bölgesine umut ve heyecan aşılıyor. Biz, burada Türkiye olarak bu süreci yakından takip ediyor, atılan her adımdan, elde edilen her başarıdan ayrıca memnuniyet duyuyoruz' diye konuştu.'Terörle mücadele mevzi ve lokal bir konu değil'Terörle mücadelenin mevzi ve lokal bir konu olmadığını, Türkiye'nin de terörden çok çektiğini, 40 yıldır terörle mücadele ettiğini vurgulayan Erdoğan, 'Bunun Türkiye'ye olan faturasını bildiğimiz için dünyada hangi ülke olursa olsun o ülkelerdeki faturanın da ne denli ağır olduğunun bilincindeyiz. Bundan dolayı biz, bu tür konuları mevzi değil, tamamen bir mutabakat içerisinde, uluslararası dayanışmayla yürütülebileceğine, bu şekilde aşılabileceğine inanıyoruz' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Devlet Başkanı Calderon ile baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptıklarına işaret ederek, biraz sonra çalışma yemeğinde de bir araya geleceklerini, görüşmelerini orada da sürdüreceklerini söyledi.Türkiye’nin inşaat sektöründe dünyada önemli bir yere sahip olduğunu ve ilk üç içinde yer aldığını vurgulayan Erdoğan, Kolombiya'nın altyapı ve üstyapı, kentsel dönüşüm, değişim çalışmalarında, Türk müteahhitlik firmalarının her türlü çalışma içerisinde yer alabileceğini bildirdi. Kolombiya Devlet Başkanı Calderon ile Türkiye-Kolombiya İş Forumu'nda iki ülke işadamlarına hitap edeceklerini belirten Erdoğan, Kolombiya’da 3 Türk firmasının bulunduğunu, bu sayıyı az bulduklarını, Kolombiyalı firmaların da Türkiye'de yatırımlarda bulunmalarını istediğini dile getirdi.İki ülke firmalarının işbirliği halinde yatırımlarda bulunabileceklerini, üçüncü ülkelerde ortak yatırımlara girişebileceklerini aktaran Erdoğan, petrolde müşterek adımlar atılabileceğini, Türkiye'nin uluslararası alanda çalışan firması TPİK'in Kolombiya'da 70 milyon dolar yatırımı olduğunu, yeni imkanlarla bu miktarı daha da artırabileceğini vurguladı. Erdoğan, Kolombiya'ya, Türk Hava Yollarına bu ülkede beşinci trafik hattı verdiği için teşekkür ederek, THY yönetimiyle görüşmelerin yapıldığını, buradaki rakımın yüksekliğinden kaynaklanan teknik sıkıntıların giderilmesiyle THY'nin direkt uçuşları konusunda adım atılabileceğini belirtti. Erdoğan, 'Bu engeli de aşmak suretiyle inanıyorum ki Kolombiya'dan Türkiye'ye 25 bin turist değil daha fazla turist gelecektir. Çünkü gerçekten turizmde destinasyonlarımız çok güçlü fakat Kolombiya'nın da bu noktada güçlü bir destinasyon olduğuna inanıyorum' dedi.Göreve başladığı 12 yıl önce, Türkiye'ye gelen turist sayısının 13 milyon, elde edilen gelirin de 8 milyar dolar civarında olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda Türkiye'ye gelen turist sayısının 42 milyona ulaştığına, elde edilen gelirin de 40 milyar doları aştığına dikkati çekti.Turizm için bacasız sanayi denildiğini ifade eden Erdoğan, 'Hakikaten öyle. Biz de tabii turizme yönelik çok ciddi yatırımlar yapıyoruz, yapmaya devam ediyoruz, devam da edeceğiz' diye konuştu.'Kolombiya'yı EXPO 2016 Antalya fuarında aramızda görmek istiyoruz'Erdoğan, serbest ticaret anlaşması konusundaki hassasiyeti özellikle ifade etmek istediğini dile getirdi.  TİKA'nın, ofis olarak Latin Amerika'da 2. şubesini açtığını söyleyen Erdoğan, dünya genelinde burayla birlikte 49. ofis olacağını bildirerek, 'Kolombiya ile kültürel, eğitim, her türlü alanda TİKA ofisimiz, işbirliği halinde olacak. Bir sosyal devlet olmanın da böylece bilincini, bahtiyarlığını birlikte yaşamış olacağız' diye konuştu.Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Tabii bu gelişimde bir özellik de şu malum G20'ye liderlik yapıyoruz. G20'nin lideri olan bir ülke olarak şu anda Latin Amerika'da ilk ziyaret ettiğim ülke oluyor. Bu atacağımız adımlardan öte bizim şu anda EXPO 2016 Antalya'daki fuarımız çok çok önemli. Biliyorum ki biyolojik tarımda Kolombiya dünyada farklı konuma sahip ve bir numara.  Bizim buradaki yapacağımız fuar, buna yönelik ve bu fuar geçici fuar olmayacak, kalıcı fuar olacak. Dolayısıyla Kolombiya'yı biz bu fuarda yanımızda görmek, aramızda görmek istiyoruz.Eğitime gelince, 2014-2015 eğitim öğretim yılında, 38 kontenjan Kolombiya'ya tahsis ettik. Bu sayıyı artırmak mümkün. Sadece kültürel alanda bunu kontenjan olarak görmüyorum. Kültürel olmanın ötesinde yarının diplomatik misyon şeflerinin buralardan yetişeceğini rahatlıkla görebiliriz. Aynı şekilde Kolombiya'daki üniversitelere Türk öğrencilerin gelmesi, onların burada okuması mümkün. Onların da burada okuması suretiyle çok ilginç adımları atabiliriz. Başarılı adımları atabiliriz ve ben değerli dostum Santos ile birlikte inanıyorum ki geleceğin bu vizyonunu her iki ülke olarak oluşturabiliriz. Kolombiya'nın aydınlık yarınları için iyi niyet temennilerimi ifade ediyorum.'Kolombiya Devlet Başkanı CalderonKolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos Calderon ise ziyaretin, ilk defa cumhurbaşkanı seviyesinde ve Türkiye'nin G20 dönem başkanlığı sırasında gerçekleştirilmesinden dolayı ayrıca önemli olduğunu belirtti. Kendisinin de Türkiye'yi ziyaret eden ilk Kolombiya cumhurbaşkanı olduğunu anımsatan Santos, karşılıklı açılan büyükelçiliklerin, vizelerin kaldırılmasının ilişkileri güçlendirdiğini söyledi. Türkiye ve Kolombiya'nın farklı uluslararası platformlarda birlikte çalışan, ortak problemlere ve farklı fırsatlara sahip iki ülke olduğuna işaret eden Calderon, 'Farklı alanlarda anlaşmalar imzaladık. Tarım, hayvancılık, balıkçılık gibi konularda işbirliği anlaşmaları imzaladık. Türkiye bu konularda çok büyük reformlar, atılımlar gerçekleştirdi. İtalya ve Fransa gibi Avrupa'da önde gelen ülkeler arasından dördüncü sıradan birinci sıraya yükseldi. Biz, bu başarı formüllerini kendilerinden alıp istifade etmek istiyoruz. Kolombiya'da bu başarı öyküsünü kullanmak istiyoruz' değerlendirmesini yaptı.Kolombiya'nın gerilla ile yürütülen barış müzakerelerinin sonuç vermesiyle ekonomiyi etkileyen sektörlerde güçleneceğini dile getiren Calderon, iki ülke arasında imzalanan anlaşmaları anlattı. Türkiye'yi dünyadaki önemli turizm destinasyonlarından bir tanesi olarak gördüklerini, Kolombiya'nın da turizm potansiyeli çok yüksek olan bir ülke olduğunu kaydeden Calderon, bu sektörde de işbirliğine gidilerek, Türkiye'nin deneyimlerinden istifade etmek istediklerini söyledi. THY'nin Kolombiya'ya direkt uçuş yapmak istediğini, bunun yapılması halinde iki ülke arasındaki iletişim bağının artacağını kaydeden Calderon, direkt uçuş yapılması konusunda ve THY'nin yaşadığı bazı sorunların çözülmesinde mutabık kaldıklarını ifade etti. Calderon, Türkiye'de 50'den fazla Kolombiyalı öğrencinin eğitim gördüğüne vurgu yaparak, bu öğrencilerin birer kültür elçisi olarak halkların kaynaşmasını sağlaması noktasında önemli olduklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın futbola olan ilgisini bildiğini ifade eden Calderon, 'Biz de bu konuda ne yaparız, nasıl işbirliği yapabiliriz diye düşündük, bu da bir saha olarak karşımıza çıktı. Kendisi Türkiye'de oynayan Kolombiyalı futbolcuların hepsini yakından tanıyor. Bu konuda da birtakım çalışmalar yapabiliriz. Hiçbir karşılaşmada inşallah karşı karşıya gelmeyiz, gelecekte bütün karşılaşma futbol sahasında olsun olacaksa da' diye konuştu.Kolombiya Devlet Başkanı Calderon, terörle mücadelenin de iki ülkenin ortak, müşterek konusu olduğunu belirterek, 'Türkiye şu anda yürütülen Terörle Mücadele Forumu'nda ortak başkan konumunda. Biz de yapılan global forumun parçasıyız, sahada tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Pasifik Paktı ve Kuzey Atlantik Paktı konusunda işbirliği açısından önemli fırsatlar karşımıza çıkıyor, Latin Amerika'da bu konuyu yakından takip ediyoruz' dedi. Ziyaretinin Erdoğan'ın Latin Amerika'ya gösterdiği ilgiyi ortaya çıkardığını dile getiren Calderon, 'Türkiye'nin bulunduğu bölgedeki önemi bölgesel güç rolü, dünyaca tanınmış bölgesel güç rolü ve her geçen gün biraz daha artan önemi bizim, birlikte çalışma ve dünya barışı için işbirliği yapma, birçok sahada işbirliği bağlarımızı artırma, politikalarımızı koordineli şekilde geliştirilmesini sağlama anlamında önemli' değerlendirmesinde bulundu.Calderon, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dönerek, 'Kendinizi evinizde hissediniz. Kalbimizi, kucaklarımızı, kollarımızı size açtık. Türkiye'yi uzun yıllardır Kolombiya'ya yakın gördük, atılacak her adım bu dostane ilişkileri geliştirecektir' dedi.Türkiye-Kolombiya İş Forumu'nda da işadamlarına hitap edeceklerini anımsatan Calderon, Erdoğan'ın iki ülke arasındaki ticaret hacmine 2023 hedefi olarak 5 milyar dolar koyduğunu, kendisinin de bunu kabul ederek, bu hedefi gerçekleştirme gayretinde olacağını kaydetti. Askeri tören Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na açılan yolda, süvari birliklerince karşılandı ve süvari birliğinin refakatinde saray kapısına kadar getirildi. Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın bahçe kapısında Kolombiya Devlet Başkanı Calderon tarafından karşılandı.Tören alanındaki yerlerine geçen Erdoğan ve Calderon, iki ülke milli marşlarının çalınmasının ardından heyetlerini birbirine tanıttı.Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Calderon daha sonra tören alanında yürüyerek, tören kıtasını selamladı ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın merdivenlerinde tokalaşarak gazetecilere poz verdi.Törende Erdoğan’a Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik eşlik etti.Erdoğan, Mondragon ile görüştüCumhurbaşkanı Erdoğan ve Kolombiya Devlet Başkanı Calderon, Galatasaray’da bir dönem kalecilik yapan Mondragon ile görüştü.Kolombiya Devlet Başkanı Santos ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kolombiya Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından resmi öğle yemeğinde de bir araya geldi.Santos, yemekten sonra Erdoğan’a sürpriz yaparak, bir dönem Galatasaray futbol takımında kalecilik yapan Faryd Mondragon ile Erdoğan’ı görüştürdü. Görüşmenin ardından Erdoğan, Santos ve Mondragon gazetecilere kısa birer açıklama yaptı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevkidaşı Santos’un kendisine ve heyetine çok anlamlı bir sürpriz yaparak, Mondragon’u saraya davet ettiğini söyledi. Mondragon’un Türkiye’nin en saygın kulüplerinden biri olan Galatasaray’da 6 yıl başarılı şekilde file bekçiliği yaptığını ifade eden Erdoğan, Mondragon’un futbol kariyerindeki başarılarını takdir ettiğini, son olarak Dünya Kupası’ndaki kurtarışlarını izlediğini söyledi. Mondragon’un Mart ayında Türkiye’yi ziyaret edeceğini öğrendiğini belirten Erdoğan, kendisini ailesiyle birlikte misafir etmekten memnuniyet duyacağını belirtti.Mondragon da Türkiye’de unutamadığı, kariyerinin en önemli 6 yılı geçirdiğini belirterek, bugün de futbolu seven iki liderle beraber olmaktan büyük mutluluk duyduğunu kaydetti.Kolombiya Devlet Başkanı Calderon’a da Kolombiya milli takımına verdiği destekten dolayı teşekkür eden Mondragon, 'Türkiye Cumhurbaşkanına da ülkesinde yaşayan Kolombiyalılar'a verdiği destekten, gösterdiği yakın ilgiden, ilişkilerin gelişmesine verdiği katkıdan dolayı teşekkür ediyorum' dedi.Mondragon, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dönerek, Türkçe 'Burası sizin eviniz Sayın Başkan' dedi.Erdoğan da İspanyolca 'Gracias' diyerek teşekkür etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevkidaşı Calderon ile görüşerek, Mondragon’a fahri konsolosluk verdiklerini belirterek, 'O işi bağladık' dedi.Muhabir: Kadir KarakuşAA
Babacan G20 Maliye Bakanları Toplantısı'nın Ardından Konuştu: 'Rahatlık Tuzağına Düşmemeliyiz'
Başbakan Yardımcısı Babacan, küresel ekonomiyi değerlendirirken, 'Dikkatli olmamız gereken pek çok alan var. Rahatlık tuzağına düşmememiz gerekiyor; biz de bunu biliyoruz' dedi.İSTANBULBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı'nın ardından düzenlediği basın toplantısında, tüm G20 toplantılarında olduğu gibi üyelerin tam bir mutabakat ile toplantıyı neticelendirdiklerini, planladıkları şeylerin pek çoğunu yılın sonunda Antalya'daki liderler zirvesinde gerçekleştirmiş olacaklarını söyledi.Dün küresel ekonomiyi değerlendirdiklerini, bugün de büyüme stratejilerine odaklandıklarını aktaran Babacan, sonrasında ise uluslararası finansal sistemin mimarisine değindiklerini, bunun IMF kotası ve başkanların reformlarıyla ilgili olduğunu kaydetti.Bazı önde gelen gelişmiş ekonomilerin mevcut durumunun geçen yıla oranla daha iyi olduğunu gördüklerini bildiren Babacan, İngiltere ve ABD'deki büyüme oranlarının öncesine kıyasla daha yüksek olmasını örnek verdi.Küresel ekonomideki büyümenin büyük bir kısmının gelişmekte olan ülkelerden geldiğini vurgulayan Babacan, 'Gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş olan ülkelere oranla daha yüksek büyüme oranları sergileyeceğini söyleyebiliriz. Tabii ki bu çerçevede pek çok risk alanları da var. Dikkatli olmamız gereken pek çok alan var. Herhangi bir şekilde rahatlık tuzağına düşmememiz gerekiyor ve biz de bunu biliyoruz' şeklinde konuştu.'Petroldeki keskin düşüş büyük sürpriz oldu'Babacan, petroldeki keskin düşüşün büyük sürpriz olduğunu belirterek, geçen yıl sorulsaydı, kimsenin petrol fiyatlarının bu kadar düşeceğine inanmayacağını söyledi.Petrol fiyatlarındaki düşünün global ekonomiye etkisinin olumlu olduğunu gördüklerini anlatan Babacan, ancak bazı somut değişiklikler olduğunu da kaydetti.Son dönemde parasal politikalarla ilgili kararların global ajandaları etkilediğini aktaran Babacan, ekonomilerdeki zayıflıkları önleyebilmek için bazı tedbirlerin alındığını, ancak istikrarı hedefleyen parasal politikaların uygulanması gerektiğini gördüklerini dile getirdi.Politikaların net bir şekilde ortaya konması ve negatif bir algı oluşturmaması için iletişiminin de iyi bir şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Babacan, bu sabah büyüme stratejileri üzerinde geniş bir görüşme yaptıklarını ifade etti.Ali Babacan, 2015 yılının bir uygulama, bir icra yılı olacağının altını çizerek bunun için bir takip mekanizması oturtmaya karar verdiklerini söyledi.'Uluslararası finansal mimari üzerine de görüştük'Babacan, 'Eğer yatırım özellikle üretken bir yatırımsa, bir ülkeye uzun vadede yardımcı oluyor' dedi.Uluslararası finansal mimari üzerine de bir görüşme gerçekleştirdikleri bilgisini veren Babacan, sözlerine şöyle devam etti:'IMF 2010 kota reformu tüm G20 ülkeleri tarafından kabul edildi. Ama sadece bu değil; 146 ülke, parlamentolarında bu reformu onayladılar. Dolayısıyla bu reformların gerçekleştirilmesi anlamında hem ciddi bir siyasi irade var, hem de ciddi bir sahiplik. G20 masası etrafında da bunun mümkün olan en kısa sürede tamamlanması için çok ciddi ve güçlü bir irade ortaya kondu. Bu arada eğer herhangi bir gecikme yaşanırsa, diğer opsiyonların da değerlendirilmesi konuşuldu.''Reformların uygulanması konusunda fikir birliğine vardık'Babacan, 2015 yılını, gündemi itibarıyla çok önemli adımlar atılması gereken bir yıl olarak değerlendirdiklerini ve giderek daha fazla sayıda gelişmekte olan ülkenin bu çalışmaya katılmasından memnuniyet duyduklarını söyledi.OECD'nin KOBİ'lerle ve vergilendirmeyle ilgili yaptığı çalışmaların tüm G20 üyesi ülkeler tarafından onaylandığını vurgulayan Babacan, 'Finansal regülasyonlar açısından değerlendirdiğimiz zaman da 2015 yılı için buradaki hem gündemin üzerinde, hem de zamanında tam ve tutarlı bir şekilde mutabık kalınan reformların uygulanması konusunda fikir birliğine vardık' ifadelerini kullandı.Finansal İstikrar Kurulu'nun (FSB) yaptığı çalışmalara da çok müteşekkir olduklarını dile getiren Babacan, G20 üyelerinin bu noktada konuyu sahiplendiklerini söyledi.Babacan, finansal regülasyonların doğru bir şekilde zekice yapılması ve zamanında uygulanmasının çok daha güçlü bir istikrarın tüm dünyada gerçekleşmesini sağlayacağını anlattı.İstikrarın daha iyi olduğu noktada çok daha iyi bir güven ortamı oluştuğuna dikkati çeken Babacan, bunun günün sonunda büyümeye daha fazla destek sağladığını vurguladı.'G20 toplantısı bizi ileri taşıma noktasında çok önemli bir sıçrama vazifesi gördü'Ali Babacan, terörizmin finansmanıyla mücadele konusunda da değerlendirmelerde bulunarak, özellikle G20 üyesi ülkelerin terörizm karşısında çok ciddi bir tutum sergilediğini söyledi.Terör örgütü DEAŞ tarafından öldürülen Japon rehineler için bir kez daha taziyelerini sunan Babacan, 'Paris'te yaşanan terör olaylarını da lanetliyoruz. İlgili ülkelerin yaşadığı üzüntüleri paylaşıyoruz. Terörizmle ilgili karşılıklı olarak aynı fikir ve duygulara sahibiz. Dolayısıyla bu noktada ilgili uluslararası standartlara uyum konusunda ki bunların içinde bilgi paylaşımı gibi konular var; ilgili ülkelerin çalışmalarını hızlandırmasını istiyoruz' diye konuştu.Gerçekleştirilen G20 toplantısının kendilerini ileri taşıma noktasında çok önemli bir sıçrama vazifesi gördüğünün altını çizen Babacan, sözlerini şöyle tamamladı:'Önümüzde 9 aylık süreç var. Zirveye kadar çok fazla toplantı gerçekleşecek. Nisan ayında hem bakanlar hem başkanlar olarak yine Washington'da ABD'de bir toplantı gerçekleştireceğiz. Sonra Türkiye'de ikinci toplantımızı yapacağız. Peru'da yine bir başka toplantı düzenleyeceğiz. Çalışma ve ticaret bakanlarımız bir araya gelecek ve eylül çalışma bakanları toplantısını maliye bakanları toplantısının hemen ardından gerçekleştireceğiz. Toplantılar iç içe geçecek. Turizm bakanlarımız, tarım ve gıda bakanlarımız, küresel anlamda gıda güvenliği konularını, enerji bakanlarımız ise enerjiye erişimle ilgili konuları ele alacak. Bunların pek çoğu da bizim önceliklerimiz içinde.'Babacan soruları yanıtladıBaşbakan Yardımcısı Babacan, katılımcıların sorularını da yanıtladı.Ülkelerin yatırım programlarına ilişkin herhangi bir taahhüt verip vermediğine ilişkin soruya Babacan, yatırım programlarının ilgili ülkelerin liderliğinde ve sahipliğinde gerçekleştirilmesi gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını, dolayısıyla her ülkenin şu anda kendi bünyesinde, kendi programı üzerinde çalışmasını yaptığını belirtti.Ali Babacan, 'Bazı ülkelerde çok daha uzun vadeye yayılmış bazı programlar olabilir. Ya da bazıları daha kısa vadeye yayılmış programlar olabilir. Bunları bekleyip görmemiz gerekecek ama bizim mutabık kaldığımız anlaşma şu ki; bu programların ilgili ülkeler tarafından çalışması yapılmalı. Kendi bünyelerinde gerçekleştirmeliler ama G20 ülkeleri içerisinde çok ciddi bir konsensüse vardığımızı söyleyebilirim. Mutlaka ülkelerin daha fazla kaliteli ve nitelikli yatırıma önem vermeleri gerekiyor' değerlendirmesinde bulundu.Yunanistan'ın Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinde son dönemde yaşananlara yönelik herhangi bir görüşme yapılıp yapılmadığı sorusuna Babacan, 'Yunanistan, komşu ülkemiz. Yunanistan'la ilgili herhangi bir konuşma veya bir tartışma ortamı olmadı. Ancak tabi ki ikili görüşmeler esnasında bununla ilgili konular ele alındı. Ben 'Kaç tane ikili görüşme yapıldı? Kaçında bu konu ele alındı' bilmiyorum. Buradan bazı meslektaşlarımın Atina ve Brüksel'e geçeceklerini biliyorum. Finansal organizasyonlarla ilgili görüşmeler yapılacak. Tabii ki gündemde olan önemli bir konu. Dün de değindiğim üzere; mümkün olan en kısa sürede karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüm olmasını umuyorum' cevabını verdi.Bir soru üzerine Türkiye'nin fiyat istikrarı ve genel enflasyon hedefleri açısından TCMB'nin kuru çok ciddi olarak yakından takip etiğine işaret eden Babacan, 'Hükümetin bir üyesi olarak herhangi bir şekilde daha fazla ayrıntıya girmeyeceğim. Hükümet temsilcilerimiz de burada. Onların kendileriyle görüşüp, yorumlarını alabilirsiniz' dedi.'Her bir ülkenin para birimi ile ilgili olarak farklı tercihi olabilir'Kurlardaki oynaklık ile ilgili olarak görüşmeler yaptıklarını ifade eden Babacan, bu konuyu nasıl ele alabileceklerini ve bu oynaklığı nasıl ele almaları gerektiğini değerlendirdiklerini söyledi.'Her bir ülkenin burada para birimi ile ilgili olarak farklı tercihi olabilir. Bu para birimi çok değerli, az değerli, hak ettiği değeri bulmuyor, bu konuda herhangi bir değerlendirmemiz olmaz. Ulusal politikalarında burada etkili olabileceğini görebiliyoruz' diyen Babacan, bunun bazen tahmin edilenden de fazla olabildiğini aktardı.Bu noktada tabi merkez bankalarının da önemli bir rolü olduğuna dikkati çeken Başbakan Yardımcısı Babacan, ama G20 platformunun herhangi bir şekilde fazla değerlenen ya da az değerlenen para birimlerini değerlendirme platformu olmadığını kaydetti.Volatilitenin önemli bir konu olduğuna değinen Babacan, 'Ortak bir anlayışımız da var. Volatiliteyi nasıl indirebileceğimiz ve öngörülebilirliği daha fazla nasıl sağlayabileceğimiz konusunda görüşmeler yaptık. Tabi ki merkez bankaları bu noktada daha tahmin edilebilir olma yolunda çok ciddi çalışmalar yapıyor. İletişim noktasında da farklı çalışmalar yapabilirler. İyi iletişim kilit nokta. Piyasaları volatilitenin etkilememesi açısından önemli bir unsur olduğunu düşünüyorum' ifadelerini kullandı.G20 ülkeleri arasında güçlü bir mutabakat varYapısal reformların ertelenemez olduğu konusunda G20 ülkeleri arasında güçlü bir mutabakat olduğunu dile getiren Babacan, pek çok ülkede maliye politikaları ve para politikalarının sınırına gelinmiş durumda olduğunu söyledi.İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney'in bir merkez bankası başkanı olarak yapısal reformlara vurgu yapmasının çok doğal olduğunu hatırlatan Babacan, sözlerine şöyle devam etti:'Bazen merkez bankalarının elinde sihirli bir değnek var, ellerindeki enstrümanlarla ekonomideki bütün sorunların çözülebileceği güçlü, sürdürülebilir bir büyümeye ülkeleri tek başına sokabileceği düşünülüyor. Bu yanlış bir kanaat. Merkez bankaları uygun bir ortam hazırlamakta üstelik onu da sınırlı bir süre için yapabilmekte. Merkez bankalarının elindeki enstrümanlar bir ülkenin sürdürülebilir, sağlam ve güvenilir bir şekilde büyümesi için yeterli enstrümanlar değil. Dolayısıyla merkez bankaları bulundukları ülkede ortamı hazırlamalılar, şartları oluşturmalılar. Ama asıl büyüme potansiyelini artıracak büyümenin daha güçlü ve sürdürülebilir olmasını sağlayacak adımların ancak ve ancak yapısal reformlarla gerçekleştirilmesi mümkün.Bu hükümetlerin görevidir. Meclislerin görevidir. Dolayısıyla bizim özellikle uygulama diye yaptığımız vurgunun özünde de bu vardır. Pek çok ülkede neler yapılması gerektiği belli. G20 ülkeleri neler yapacaklarını yazmışlar ve G20 platformuna ortak bir şekilde bildirmişler. Binden fazla taahhüt var. Reform ve makro ekonomi politika taahhüdü var. Önemli olan bunların uygulanması. Bazı ülkelerde de reform yorgunluğu doğru. Reformlarının bazıları, siyasi maliyet getiren zor reformlar. Ama gerekli reformlar. Önemli olanda zor ve gerekli olanı yapabilmek. Bunu gerçekleştiren ülkeler kendini farklılaştırıyor. Ayrıştırıyor ve gerçekten iyi bir performans ortaya koyuyor. Geciken ülkelerde de ekonomik toparlanma kalıcı olamıyor.''G20 ülkeleri özellikle terörizmle mücadele konusunda çok daha derin bir işbirliği içerisinde olduğunu söylediniz. Bu işbirliğini nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Bu noktada bazı spesifik hedefleriniz var mı?' sorusunu Babacan, 'Terörizmin finansmanı ve bununla nasıl mücadele edeceği G20 resmi bildirisinde tebliğ edildi. Ekinde de bunun ayrıntıları var' şeklinde yanıtladı.Başçı'nın taşınmasıAli Babacan, 'Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın lojmanından taşınması üzerine artan bir söylenti var. İstifa söylentileri. Siz bu söylentileri nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna, 'Ben derim ki, hiç bir söylentiye kulak asmayın. Bilgileri sağlam kaynaklardan alın. Gerçekten ilgili ve yetkili olanlardan alın' yanıtını verdi.Öte yandan, Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde yaptığı yazılı açıklamada, büyüme stratejileri çerçevesinde sağlam bir düzenleme gerçekleştirmeye açık olduklarını belirterek, 'Küresel büyümenin en az yüzde 2 yükseltilmesi ve önümüzdeki 4 yıl boyunca milyonlarca yeni iş imkanı yaratılması için alınan eylem çağrısını destekliyorum' degerlendirmesinde bulundu.Muhabir: Sümeyye Dalkılınç -Zeynep Duyar, Ümit Çevik, Belgin YakışanAA
Dolar 2,50'yi Aştı, Rekor Tazeledi
Dolar/TL, Yunanistan, Rusya/Ukrayna endişeleri ve dolardaki küresel değer kazancı ile 2,50'yi aşarak yeni tarihi zirveye çıktı.Dün 2,50'ye yaklaşan kur bugün yeniden yükselişe geçti. Türkiye piyasalarının kapanışının hemen ardından dün akşam 2,4835 seviyesinde işlem gören dolar/TL bu sabah güne 2.4779 seviyesinden başladı. Kur gün içinde kademeli yükselişle 2.5055'i gördü ve rekor tazeledi.ABD'de Cuma günü açıklanan istihdam verileri sonrasında görülen yükselişin ardından dolardaki değer kazancı dün gece saatleri itibarıyla hız kesti.Gelişmekte olan ülke para birimleri de bu sayede değer kazanırken kazanımlarda Çin'de enflasyonun yüzde 0.8 ile beş yılın en düşük seviyesine gerilemesi de ekonomiye yeni destek gelebileceğine ilişkin beklentiler de etkili oldu.Fed'in faiz artırımlarına yıl ortasında başlayabileceği beklentileri, siyasilerin Merkez Bankası'na yönelik eleştirileri ve Yunanistan'a ilişkin risklerin küresel piyasalarda yarattığı satış baskısı ile dün dolar/TL 2,4994'e kadar yükselerek tarihi zirvesini test etmiş, faizler sert yükselmişti.Piyasaların yakından takip ettiği Yunanistan'la ilgili haberler de gelmeye devam ediyor.Avrupa Komisyonu Yunanistan'ın borç sorununu çözecek resmi bir tasarı olmadığını, ancak bu haftaki Euro Bölgesi maliye bakanları ve AB liderleri zirvesi öncesinde yoğun görüşme trafiğinin devam ettiğini açıkladı.MNSI tarafından kaynaklara dayandırılan bir haberde, Avrupa Komisyonu'nun bazı tavizler içeren bir tasarıyı masaya getireceği, bu plana göre kreditörleri ile olan sorunları gidermesi ve mali yardım sonrası planları üzerinde anlaşma sağlaması için Yunanistan'a altı ay süre tanınacağı belirtildi.Analistler dolardaki değer kazancının zaman zaman zayıflasa da ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) beklenen faiz artışlarının zamanlamasına göre kurda dalgalı seyrin sürebileceğini belirttiler.Borsa 83 binin altını gördüDolardaki yükselişle birlikte Borsa İstanbul'da da satıcılı bir seyir izleniyor. Güne yüzde 0,50 artışla başlayan endeks, ikinci seans gelen satışlarla birlikte yönünü aşağı çevirdi ve 82975 puana kadar gevşedi.Bu seviyeden gelen alımlarla bir miktar toparlanan endeks, yüzde 2'ye yakın kayıpla 83 bin seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor.Dünya ve Ajanslar
Reklam
Yatağan'da Bir Maden Sahası Daha Özelleştiriliyor
Yeniköy Yatağan Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş’ye ait maden sahası 13 Mart’a kadar alınacak teklifler sonrasında özelleştirilecek.Yeniköy Yatağan Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş’ye (YEAŞ) ait 11081 No’lu feldispat maden sahası özelleştirilecek.Özelleştirme İdaresi Başkanlığının Resmi Gazete'de yayımlanan ilanına göre özelleştirme Yeniköy Yatağan Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş’ye (YEAŞ) ait Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde ‘işletme hakkının verilmesi’ yöntemi ve pazarlık usulüyle gerçekleştirilecek.Geçici teminat tutarı 2 milyon dolar olan ihale için ön yeterlilik ve son teklif verme tarihi 13 Mart olarak belirlendi.İhaleye yalnızca tüzel kişiler ile ortak girişim grupları katılabilecek. Gerçek kişiler ve özel yatırım fonları, en az bir tüzel kişinin bulunduğu ortak girişim grubunda üye olarak yer alabilecek.Ruhsat ve maden sahası yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerine devredilemeyecek ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyecek.  İhaleyle ilgili teklifler 13 Mart 2015 tarihine kadar alınacak. SERAMİK YAPIMINDA KULLANILAN MADEN SATILIYORSöz konusu özelleştirmenin yapıldığı maden sahasında feldispat madeni bulunuyor. Seramik yapımında kullanılan bölgedeki feldispat maden sahası ‘iyi kaliteli sınıfta’ yer alıyor. Daha önce özel sektör tarafından işletilen sahalar özelleştirilerek tamamen elden çıkarılıyor.YEAŞ’e a ait, GELİ’ye (Güney Ege Linyit İşletmeleri) bağlı linyit maden sahaları 1 Aralık 2014’te özelleştirilmişti.Edindiğimiz bilgilere göre feldispat maden sahasının özelleştirilmesinin ardından bor maden sahalarına özelleştirilmesi de gündemde.İleri Haber
Benzin Fiyatlarına 11, Motorine 6 Kuruşluk Yeni Zam
Dövizdeki hızlı artışlarla birlikte benzine 11, motorin fiyatlarına ise 6 kuruşluk yeni bir zam yapıldı.Motorin fiyatları, şubatın ilk 10 gününde gelen 3 zamla birlikte 3,57 TL'den 3,71 TL'ye yükselmişti. 5 gün önce 15 kuruş artırılan benzinin litresi ise 4,29'den satılıyor.Zamlı fiyatlar bu gece yarısından itibaren geçerli olacak.Zaman
Reklam
Türkiye'de Parti Kurup Yüzde 40'ın Üzerinde Oyla Seçim Kazanmanın 11 Basit Yolu
Seçim tarihi yaklaştıkça ekranlarda, gazetelerde sık sık, 'şu nasıl iktidar olur, bu nasıl kazanır vb.' tartışmalara tanık olacağız. Bize göre formül oldukça basit. Aşağıdaki maddeleri özümseyen herhangi bir siyasi oluşum, yaklaşan seçimi kolaylıkla kazabilir kanaatindeyiz. Ama unutulmaması gereken bir olgu var. Tıpkı Cohen'in de dediği gibi:Cahilliğimiz hakkındaki cehaletimiz, giderilmesi en zor cehalettir.Leah Hager Cohen
Ambalajsız Tavuk Satışına Yasak Geliyor
Et ve et ürünlerinin satışıyla ilgili kurallar değişiyor. Artık ambalajsız tavuk eti, önceden çekilip paketlenmiş kıyma satılamayacak. Kavurmada tuz oranı da yüzde 5'ten yüzde 3'e çekilecek.Et ve Et Ürünleri Tebliği'nde yapılacak değişiklikle ambalajsız tavuk satışı yasaklanacak.Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, tüketici sağlığının en üst düzeyde korunması, daha kaliteli ürünlerin tüketicilere ulaştırılması ve tüketicinin yanıltılmasının önlenmesi amacıyla 5 Aralık 2012'de yürürlüğe giren Et ve Et Ürünleri Tebliği'ni revize edecek.Söz konusu değişiklikle kasap, market gibi perakende işletmelerde parça kanatlı etlerinin dökme satışı yasaklanacak, kanatlı etleri, sadece hazır ambalajlı olarak piyasaya arz edilebilecek. Bu işletmelerde, fermente sucuk, pastırma, köfte gibi et ürünleri üretilemeyecek, önceden çekilmiş ve paketlenmiş günlük kıyma satılamayacak.Lokanta, restoran, otel gibi son tüketiciye hizmet veren işletmelerin, çiğ durumda bulunan hazırlanmış et karışımlarını satması yasaklanacak.KAVURMADA TUZ ORANI DÜŞÜRÜLECEKYeni düzenleme ile kavurmada yüzde 5 olan tuz oranı yüzde 3'e düşürülecek. Bu ürün raflarda 'kavurma' ve 'kıyma kavurma'olmak üzere iki çeşitte yer alacak. Tebliğ kapsamında yer alan ürünlere, kaliteli et yerine dışarıdan et proteini katılması yasaklanarak haksız kazanç engellenecek.Geleneksel metotlarla üretilen ürünleri korumak amacıyla coğrafi işaret alarak tescil edilmiş et ürünleri, yatay gıda kodeksi hükümlerine aykırı olmamak şartıyla piyasaya arz edilebilecek, bu ürünlerde kullanılan çiğ et ve kıyma tebliğ hükümlerine uygun olacak.''YÜZDE 100 DANA ETİ, YÜZDE 100 GÖĞÜS ETİ'' GİBİ İFADELER LOGODA KULLANILMAYACAKEt ürünlerinde 'yüzde 100 dana eti' ya da 'yüzde 100 göğüs eti' gibi ifadeler ve logolar kullanılamayacak.ÜRÜN ETİKETLERİNE STANDART GETİRİLECEKTebliğ kapsamında yer alan ürünlerin etiketinde, ürün adları aynı renk, aynı yazı karakteri ve aynı puntoda olacak. Düzenleme ile 'ısıl işlem uygulanmış et ürünü', 'emülsifiye et ürünü' gibi genel ürün grup isimlerinin ürün adı olarak kullanılması yasaklanarak tüketicinin yanıltılması engellenecek. Herhangi bir et ürünü 'ısıl işlem görmüş sucuk' ise bu ürünün reklamında, tanıtımında 'sucuk' veya 'kangal sucuk' ifadeleri kullanılamayacak.Ürün etiketlerine ilişkin kurallar, satış reyonları, reklam panoları, market katalogları, gazete reklamları ve sanal reklamlarla yapılan tanıtımlar için de geçerli olacak.İşletmelere, değişikliklere uyum sağlamaları için tebliğin yayımı itibarıyla 1 ay süre verilecek. Perakende işletmelerin fermente sucuk, pastırma gibi ürünleri üretmesini yasaklamasını öngören hüküm için 6 ay geçiş süresi tanınacak. Kavurmada tuz miktarının azaltılmasına yönelik düzenleme kapsamında tebliğin yayımından önce piyasaya sunulan ürünler ise 1 Ocak 2016'ya kadar satılabilecek.AA
İngiltere'de HSBC İddialarına Soruşturma
İngiliz Parlamentosu Kamu Hesapları Komisyonu'nun, ülkenin önde gelen bankalarından HSBC'ye yönelik iddialarla ilgili soruşturma başlatacağı bildirildi.İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin haberine göre, Komisyon Başkanı ve muhalefetteki İşçi Partisi Milletvekili Margaret Hodge, merkezi İngiltere'de bulunan HSBC’nin, İsviçre’de toplam hacmi 100 milyar doları aşan binlerce hesap üzerinden müşterilerinin vergi kaçırmasına yardımcı olduğu iddialarının ardından komisyonun konuyu incelemek üzere acilen soruşturma başlatacağını duyurdu.Hodge, “Bugün şok edici bir şekilde açığa çıkanlar HSBC’nin gizlice küresel endüstrinin bir varlıklı elit kesimine hizmet ettiğini göstermektedir. Komisyon olarak acil soruşturma başlatarak HSBC’nin kanıt sunmasını talep edeceğiz' dedi.Öte yandan, söz konusu iddialara ilişkin dönemin İngiltere Ticaret ve Yatırım Bakanı Lord Green’in adı sıklıkla gündeme geliyor. Green’in yaşananlarla ilgili bilgisinin olup olmadığı İngiliz basını tarafından sorgulanıyor.Hodge, daha önce, HSBC'ye yönelik iddialarla ilgili, dönemin Ticaret ve Yatırım Bakanı Green hakkında, 'Ya bilmiyordu ve direksiyon başında uykuya daldı ya da biliyordu ve bundan dolayı şüpheli vergi uygulamalarına dahil oldu” ifadesini kullanmıştı.Hodge, “Her iki şekilde de sorumlu kişi oydu ve bence cevaplandırması gereken gerçekten önemli sorular var” değerlendirmesinde bulunmuştu.AA
‘Çamur Ahmet Bu Sefer de Cebir Ahmet Olup Çıkmıştır’
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Devlet Bahçeli, '2014’te 10 bin 537 dolar olan gelirin, 2015’in ilk aylarında 19 bin’e çıkması, sırrını hiç kimsenin bilmediği matematik yöntemlerinin bir sonucu olsa gerektir. Çamur Ahmet bu sefer de cebir Ahmet olup çıkmıştır. IMF’nin 2015’te kişi başı milli gelirinin 11 bin 018 dolara çıkmasını tahmin etmesi henüz çok yenidir' dedi.Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları: Konuşmamın başında şu açık gerçeğe temas etmek isterim ki, demokrasi ve ekonomi birleşik kaplar gibidir. Demokrasinin yara aldığı demokratik kültürün yozlaştığı bir ülkede ekonominin güvencede kalması akla ve bilime aykırıdır. Toplumsal güven sarsılıyor, gelecekle ilgili beklentiler bozuluyorsa elbette ekonomi bundan olumsuz şekilde etkilenecektir. UMUT SATICILIĞINA DEVAM ETMEKTEDİR Kaygıyla izliyoruz ki Türkiye’nin ekonomik direnci sorumsuz iktidar tarafından devamlı zayıflatılmaktadır. Ancak başbakan hala hayal tacirlerine süslediği umut satıcılığına devam etmektedir. Davutoğlu geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da gerçekleştirilen konferansta kalıplaşmış açıklamalarına yenilerini eklemiştir. Nitekim işsizlikten kırılırken, geçen yıl türkiye’nin istihdam konusunda başarılı olduğunu ve bir milyon 500 bin üzerinde yeni istihdam oluşturulduğunu ifade etmiştir. Hükümet zihniyeti iş bulmada bu kadar başarılıysa, milyonlarca vatandaşımızın işsiz kalmasını nasıl açıklayacaktır?ELİNE KİMSE SU DÖKEMEYECEKTİRYandaşlarına iş bulmayı marifet görüyorsa hakkı vardır, bu alanda eline kimse su dökemeyecektir. Eşe dosta akrabaya ballı ve bol kazançlı iş kapılarını açmayla övünüyorsa, bu konuda ustalık belgesi alacak seviyelere gelmiştir. Ancak hiçbir torpili hatırlı tanıdığı olmayan, arkası bulunmayan masum insanlarımız işsizlik zulmüyle mücadele etmektedir. Sınav yolsuzluğu yapan çeteler kardeşlerimizin hakkını gasp etmektedir. Bir yanda Erzurumlu yoksul Mehmet bir işe girmek yuva kurmak için gece gündüz çalışırken, diğer yanda yan gelip yatan asalak ve tembel yandaşlar kolaylıkla işe yerleştirilmektedir.BUNUN VEBALİ FAZLADIRBaşbakan’ın vicdanlara sığmayan bu hazin gerçekleri bilmemesi duymaması mümkün değildir. Aksi takdirde ülke gerçeklerinden tamamen kopmuş olacaktır ki bunun vebali fazladır. Davutoğlu, kişi başına milli gelirin de 19 bin doları aştığını iddia etmektedir. Zannederim son günlerdeki siyasi tartışmalardan, sarayın müdahalelerinden ayarı kaçmıştır. Davutoğlu, kişi başına düşen geliri söylerken ciddi midir? Hangi arada 19 bin dolarlık gelire ulaşmıştır? Davutoğlu senin aklın başında mıdır? 4 şubat 2015 tarihinde, kaçak sarayda hitap eden cumhurbaşkanı kişi başı gelirde şu anda 10 bin dolar demişti. Hatırlarsanız aynı Erdoğan 3 nisan 2012 tarihinde grup toplantısında bu rakamın 10 bin 444 dolar olduğunu ifade etmişti. 2014’te 10 537 dolar olan gelirin, 2015’in ilk aylarında 19 bin’e çıkması, sırrını hiç kimsenin bilmediği matematik yöntemlerinin bir sonucu olsa gerektir. Çamur Ahmet bu sefer de cebir Ahmet olup çıkmıştır. IMF’nin 2015’te kişi başı milli gelirinin 11 bin 018 dolara çıkmasını tahmin etmesi henüz çok yenidir.SERVETİNE SERVET KATAN...Servetine servet katan kaymak tabakanın, rüşvetçilerin kimler olduğunu pek tabidir ki Davutoğlu bilmektedir. Birkaç gündür birleşik krallık menşeili bir bankanın İsviçre koluyla ilgili haberler dikkatimizi çekmiştir. Usulsüz ve ahlak dışı para transferlerine ev sahipliği yaptığı iddia edilmektedir. 30 binden fazla hesapla ilgili sızıntı ülke gündemine oturmuştur. Bu bankada 2711 Türk vatandaşının 3,5 milyar dolara yakın parasının bulunduğu anlaşılmaktadır. AKP iktidara geldiğinde Türk vatandaşlarına ait 800 hesap varken 5 yıl içinde bu sayı 2711’e çıkmıştır. Her şey meydandadır, AKP durmak yok çalmaya devam etmiştir. Başbakan İsviçre bankalarına kaçırılan paraları baz alıyorsa, kişi başına geliri hesaplıyorsa açıkladığı rakam azdır.BAŞBAKANIN VİCDANINI TÖRPÜLEMİŞTİR17-25 Aralık lobisi Başbakanın vicdanını törpülemiştir. Bu yüzden Davutoğlu’nun şuur kapakları kapanmıştır. Buna rağmen Davutoğlu bizimle mahcup olacağı altından kalkmayacağı polemiklere girmeye yeltenmektedir. Davutoğlu, şahsımın piramitler elipsler çizdiğini geçtiğimiz hafta söylemiş, biraz da paralelle ilgilenmemi tavsiye etmiştir. Bize tavsiye vermeye akıl öğretmeye kalkan cüret eden Davutoğlu’na diyorum ki, aritmetikle uğraşan asıl sen ve çevrendir. Biz küp yapıp içini haram lokmayla doldurmadık. Allah’a şükür etrafımızda ne yamuk ne de ahlaksızlıkla yamulan namert gördük. Yanımızda ne ihanetten dört köşeye dönmüş millet hasımları, ne de kalbi silindire çevrilmiş şeref fukaraları bulduk. Siz kendinize bakın, kendi çukurunuzda birbirinizle uğraşın. 12 yıl boyunca paraleli çizen siz, doğrudan sapan siz, 17-25 aralık çemberine sığan siz, Oslo’da ihanet karesine giren siz, Türkiye’ye BOP prizmasından bakan yine sizsiniz. Sayın Davutoğlu sen git de saraydaki abin gelsin. Karşımıza 17-25 Erdoğan çıksın.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın merkez bankasına dönük eleştirileri dövizin tansiyonunu yükseltmiştir. Öyle ki Erdoğan konuştukça döviz tırmanmış, dövizin ateşi artmıştır. Enflasyona göre faizin ayarlanamayacağını söyleyen Erdoğan ekonomiyi zora sokmaktadır. “Kendine çeki düzen ver, dalga mı geçiyorsun mesajdan nasibini almamış” sözleriyle güvensizliği tetiklemiştir. Bir ay bile dolmadan Türk lirasındaki değer kaybı yüzde 10’u bulmuştur. Bütün oklar gizli devalüasyonu göstermektedir. Faiz enflasyon arasında kurduğu sakat mantık ilişkisi insanımıza fatura edilmektedir.ORTADA VAHİM BİR YANLIŞ VARDIRErdoğan’ın düzenlediği basın toplantısında doların alçalması yükselmesi bu süreci değerlendirmek bana ait bir şey değil demesi tamamen sorumsuzluk örneğidir. Merkez bankasına saldıran, faizin aşağı çekilmesini dayatan, piyasaları endişelendiren Erdoğan, döviz pahalılaşmasında bir numaralı suçlusudur. merkez bankası yönetemiyorsa hesabını verecektir diyen Erdoğan sanki sütten çıkmış ak kaşıktır. Ortada vahim bir yanlış vardır. Çıkan dövizin hesabını önce Erdoğan vermelidir.Madem ekonominin temel kaideleri görmezden gelinmektedir, o zaman Erdoğan merkez bankası kanununda değişiklik yaparak faizle istediği gibi oynayabilecektir. Yürekleri yetiyorsa bir kanun değişikliği yaparak faize son darbeyi indirebileceklerdir. Fakat bu oluyorken vatandaşlarımızın aşırı borçlanmasını hesaba katmak, düşen faizden artacak olan döviz fiyatının nerede duracağını iyi kestirmek lazımdır. Cari açık büyüyebilecek, buna bağlı olarak enflasyon yukarıya tırmanacaktır. Çoktandır merkez bankası en iyi seçeneği belirlemek durumundadır. KANUNSUZ ŞEKİLDE EL KOYDURMUŞTURBugün Erdoğan yüzünden döviz artmakta ve memurumuz kaybetmektedir. Maaşları erimektedir, işçilerimiz kaybetmektedir. Kıdem tazminatı reel olarak azalmaktadır. Esnafımızın uykuları kaçmaktadır. Şirketlerin bilançoları bozulmaktadır. Bize göre Recep Tayyip Erdoğan suç işlemiş, ekonomik tetikçilerin eline koz vermiştir. Türkiye ekonomisi imdat çağrısı vermekte, rüşvet ve yolsuzluk faillerinin emellerine mahkum edilmektedir. Erdoğan paralel diyerek, ‘zaten battı’ diyerek malum bir bankanın yönetimine kanunsuz şekilde el koydurmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi dövizden canı yanmış, sömürüden nefesi daralmış borçtan bunalmış aziz vatandaşlarımızın tercümanı olmak maksadıyla iktidara ulaşacaktır. Ayın başını getiremiyorum, geçinemiyorum diyenler bilsin ki MHP ümittir. İşçiyim, toplu sözleşmelerde hakkım verilmiyor, köle gibi çalıştırılıyorum diyenler unutmasın ki MHP onlar için vardır. Türkiye için elini taşın altına koymaya kararlıdır. MHP iktidar sorumluluğunu taşımaya inançlıdır.8 Şubat 2015 Pazar günü Kırşehirli kardeşlerim bizlere kucağını açmış, nefesimiz ensenizde olacaktır temalı açık hava toplantımızın şölen havasında geçen bir toplantımızdır. Bütün dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bedeli ne olursa olsun MHP haksızlığın karşısındadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihsel yürüyüşünü engellemeye kast eden teşebbüs eden etmeyi aklından geçiren her zaman bizi karşısında bulacaktır.ERDOĞAN TÜRKİYE’NİN SİNİR UÇLARIYLA OYNAMAKTADIRErdoğan’ın cumhurbaşkanlığı makamının vicdanı hukuki varlığına aykırı davranması cevapsız bırakılmayacaktır. Anayasa’nın 104’üncü maddesinde ifade edildiği gibi, cumhurbaşkanı Türk milletinin birliğini temsil etmektedir. Anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli çalışmasını gözetmekte cumhurbaşkanına ait bir görevdir. Latin Amerika ülkelerinde turist gibi gezen Erdoğan devletin ve milletin birliğini temsil etmekten uzaktadır. Hukuka suikast düzenlemektedir. Erdoğan başkan olabilmek amacıyla AKP’ye oy istemekte 400 milletvekilinin düşünü kurmaktadır. Türkiye için gelecek için başkanlık sistemini istiyorum sözleriyle gerçek niyetini saklamaktadır. Hükümet sözcüsünün “yüzde 50 oy alıyoruz fakat diğer yüzde 50’de nefret seziyorum.” Sözleri aslında Erdoğan’a örtülü bir suçlamadır. Türkiye’nin başına böyle bir cumhurbaşkanı gelmemiştir. Alışılmış cumhurbaşkanı olmayacağım diyerek yetki alanları geçen Erdoğan Türkiye’nin sinir uçlarıyla oynamaktadır. Gelmiş geçmiş hangi cumhurbaşkanı bu kadar frensiz kontrolsüz kuralsız hareket etmiştir. Birliği temsil etmekle görevli bir cumhurbaşkanı bir parti adına ne zaman oy istemiştir? Anayasanın yüzüncü maddesinde yazılı olan yemini okuması yazması olan herkes bilmektedir. Biz okuyunca tarafsızlık üzerine edilen şeref ve namus yeminini görüyoruz. Peki Erdoğan okuyunca neyi çıkarıyor, neyi anlıyor. Erdoğan tarafım demekle milletin etrafında durduğunu söylemektedir. AKP’ye oy istemekle tarafsızlık adamlık ve demokratik olgunluk nasıl bağdaşacaktır? Erdoğan davet ediliyorum gitmeyecek miyim diye sormaktadır, biz de diyoruz ki gitsen de propaganda yapmayacaksın. Sorumluluklarına leke sürmeyecek, sürdürmeyecektir. Eğer ki ısrarla AKP lehine konuşmalarını sürdürürsen bilesin ki nefesimiz 17-25’ten kararmış kalın ensenden ayrılmayacaktır.NE YAZIK Kİ SON 13 YILA YAKIN TESLİMİYETÇİ...Öteden beri Erdoğan’ın palazlandığı ideolojik mühit cumhuriyetin temelleriyle ters düşmektedir. 8-9 Şubat 1969’dan beri sürdürdüğümüz mücadelemizde hep doğruları söyledik. Hep milli olduk. 46 yıl önce milliyetçilik yalnızca bir aydın hareketi olmaktan çıkmış, hem siyasallaşmış hemde toplumun en ücra köşelerine dokunmuştur. Biz 46 yıldır milli devleti savunduk. Ne yazık ki son 13 yıla yakın teslimiyetçi korkak bir iktidar ülkemizi heba etmiştir.Her zaman söylediğimiz gibi tek çözüm dünyaya Türkiye merkezli bakmak, insanlığa Türk İslam kültürüyle dokunmaktır. Böyle bir siyasetle Türkiye’yi değil soydaşlarımızı mazlum milletleri de kurtaracak yeni bir ruh dirilecektir. Tarihte büyük devletler kurmuş olan Türk milletinin bugün her evde her ocakta her ailede yaşadığı medeniyet kudreti onu saklı durduğu yerden çıkaracak beceriyi aramaktadır. Bize yeni çağın dinamiklerini kavrayacak ve milli yorum getirecek azim hırs iradesi fazlasıyla mevcuttur. Yeter ki milletimiz fırsat versin. Biliyoruz ki yeni gelişmeleri kavrayamayanlar gerekli atılım ve dönüşümleri başaramayacak ve hatta anlamlandıramayacaktır. Geleceği belirleyen değil, başkalarının belirlediği geleceğe doğru sürüklenen bir milletin istikrara kavuşması imkansızdır. Biz geleceğin dünyasında kimliğimizde tarihimizle dilimizle ve dinimizle yer almak istiyor, bağımsız kudretli bir türkiye’yi inşa etmeyi amaçlıyoruz. Bunun için emperyalist bir proje, AKP’den kurtulmak ön şarttır. Elbette ardından millete adanmış 46 yıllık tecrübenin içinden gelen MHP’nin iktidara gelmesi Türkiye’nin kurtuluşu demek olacaktır.Geçmişte bahsettiğimiz gibi MHP’nin siyaset anlayışının öznesi insan, nesnesi devlet, yüklemi demokrasi, cümlesi ise millettir. Biz iktidara hazırız. Türkiye’yi yönetmeye kararlıyız.İç güvenlik paketiyle ilgili kanun tasarısının görüşülmesi AKP tarafından ertelenmiştir. Dileğim bu tasarının meclis gündemine hiç getirilmemesidir. İç güvenlik paketinin polis devletini tesis edeceği, can ve mal güvenliğini sakatlayacağı kuşkusuzdur. AKP’nin maksadı Molotof atanları maske takanları cezalandırmak değildir. Mesele buysa güvenlik görevlilerin elini tutan yoktur. Teröristler önüne gelene şiddet uygulamaktadır. AKP korku devletinin yasal kılıfını hazırlamaktadır. AKP demokratik tepkileri bastırmaya çalışmaktadır. MHP, esastan itiraz etmektedir. Başbakan, adımın devlet olduğunu ama devlete sahip çıkmadığımı, neden vandallarla tenkit  ettiğimi sormuştur.Davutoğlu için atış serbesttir. Mikrofon müsaittir. Davutoğlu bilmiyorsan sana öğreteyim, adım devlet olduğu kadar milletime sahip çıkarım ve milletime toz kondurmam. Biz devlet başak kuzgun leşe diyorken, türk devletinin izzetini savunurken acaba sen neredeydin? Vandallarla işbirlikçilerle hainlerle düşüp kalkan sensin ve hükümetindir. Başbakan hatırlarsan 13 ocak 2015’te şöyle söylemiştin “Paris’te bulunduğumuzda Avrupalı olarak, semerkand’da hoca Ahmet yesevi gibi konuşuruz, saraybosna’da evladı fatihan gibi konuşuruz” İtiraf ediniz, imralı’da cani başıyla konuşurken bölücü mü oldunuz? Kandil’de PKK’yla aynı masayı paylaşırken terörist mi kesildiniz? Biz her yerde konuştuğumuz gibi olur, olduğumuz gibi konuşuruz. Müslüman Türk olarak aleme sesleniriz. Sayın Davutoğlu sana ve zihniyetine farklı farklı konuşma konusunda başarılar dilerim, yüzünüzün de kızarmayacağını biliyorum. Bu ülkeyi sizlere bırakmayacağız. Tezgahlarınızı senaryolarınızı inşallah başınıza yıkacağız. Bu da size Devlet sözü olsun.Ajanslar
Reklam