onedio
IŞİD’in Vahşice Yok Ettiği 10 Kültürel Miras
Irak ve Suriye’de ardı arkası kesilmeyen terör eylemlerinde bulunan IŞİD,  geçtiğimiz yaz ayından bu yana birçok arkeolojik bölgeyi de ortadan kaldırdı. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi açıdan oldukça önemli yapılar barındıran bölgede devam eden yıkımın ne yazık ki önüne geçilemiyor.IŞİD Şubat ayı sonunda, militanların kazma ve balyozlarla binlerce eseri parçaladığı, Musul Müzesi’ni yerle bir ettiği videoyu yayınlamıştı. Bunun dışında IŞİD, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan  Roma dönemi metropollerinden Hatra kentini de yıkıma uğratmıştı. IŞİD, ayrıca para kazandıran bir girişim olarak tarihi eser yağmacılığını da teşvik ediyor.Peki neden yıkımın önüne geçilemiyor? Bölgeden yıkıma ilişkin olarak, arkeologlara raporlar gelse de kapsamlı olarak bir hasar tespiti yapılabilmiş değil. Musul Müzesi’nden video görüntüsünün dışında hasara ilişkin pek fazla bir bilgi yok. Keza Hatra ve Nimrud metropolleri için de durum bu şekilde. Alman Arkeoloji Enstitüsü Irak saha ofisi direktörü Margarete van Ess de, hasarın büyüklüğüne ilişkin bilgi eksikliğini dile getirmişti.İşte IŞİD’in, 2014’ün temmuz ayından bu yana Irak ve Suriye’de yıkıma uğrattığı tarihi alanlar;
CEV Kupası'nın Sahibi Dinamo Moskova Oldu
Erkekler CEV Kupası 'nda 2014-2015 sezonu şampiyonu Rusya'nın Dinamo Moskov a ekibi oldu.Moskova'da Dinamo Moskova Spor Sarayı'nda oynanan ve 108 dakika süren finalin rövanşında İtalya'nın Energy Diatec takımı, deplasmanda Dinamo Moskova'yı 25-27, 25-19, 25-17 ve 26-24'lük setlerle 3-1 yendi.İlk maçı Rus ekibi deplasmanda 3-1 kazandığı için maçın ardından şampiyonu belirlemek için altın set oynandı. Altın sette rakibine 15-12 üstünlük kuran Dinamo Moskova, şampiyonluğa ulaştı.AA
Avrupa Halter Şampiyonası'nda Altın Yağmuru
Milli halterci Nurcan Taylan, 48 kiloda koparmada altın, Sibel Özkan Konak bronz madalya kazandı. Ayrıca Sibel Özkan Konak, 48 kilo silkme ve toplamda 2 altın madalya kazandı. Nurcan Taylan ise silkmede gümüş madalyanın sahibi olduGürcistan'da düzenlenen Avrupa Halter Şampiyonası'na sporcularımız fırtına gibi başladı.Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te düzenlenen Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası, 38 ülkeden 96 kadın, 136 erkek olmak üzere toplam 232 sporcunun katılımı ile başladı.Başkent Tiflis'teki Spor Sarayı'nda düzenlenen şampiyona, kadınlar 48 kilo müsabakalarıyla start aldı. Bu sıklette Türk sporcular Nurcan Taylan ve Sibel Özkan Konak podyuma çıktı.Nurcan Taylan, koparmada ilk hakkında denediği 77 kiloyu başarıyla kaldırdı. İkinci hakkında ise 80 kiloyu kaldıramayan olimpiyat şampiyonu milli sporcu, üçüncü hakkında 81 kiloyu kaldırmayı başardı ve bu kiloyla ilk sırada yer alarak altın madalyanın sahibi oldu.Diğer Türk sporcu Sibel Özkan Konak da ilk hakkında 79 kiloyu omuzladı, ikinci hakkında da 80 kiloyu kaldırmayı başardı. Milli halterci, üçüncü hakkında ise 81 kiloyu kaldırmakta başarısız oldu. 80 kilo ile üçüncü sırada yer alan Konak, bronz madalya elde etti.Koparmada gümüş madalyanın sahibi ise İtalyan Genny Caterina Pagliaro oldu. İtalyan halterci, ilk hakkında başaramadığı 80 kiloyu ikinci denemesinde kaldırdı. Pagliaro, üçüncü hakkında da 81 kiloyu kaldırmayı başardı ve bu kiloyla ikinci sırada yer aldı.SİBEL ÖZKAN SİLKME VE TOPLAMDA 2 ALTIN MADALYA KAZANDIDaha sonra yapılan silkme müsabakalarında Sibel Özkan Konak fırtınası esti. 99 kilo kaldıran Konak, toplamda da 179 kiloya ulaştı. Sporcumuz böylelikle silkmede ve toplamda 2 altın madalya kazandı.Nurcan Taylan ise silkmede 97 kilo kaldırdı ve toplamda 178 kilo ile gümüş madalyanın sahibi oldu.Haberturk
Alex: 'Hala Kadıköy'de Son Bir Maç Yapmak İstiyorum'
Fenerbahçe ile yolları 1 Ekim 2012’de ayrılan, 7 Aralık 2014’te aktif futbol yaşamına son veren Alex 2 hafta önce Palmeiras’ın düzenlediği ve Türkiye’den dostlarının da katıldığı bir organizasyonla jübile yaptı.Şampiy10'dan Merve Toy'un jübilenin ardından gerçekleştirdiği Alex röportajı;Tarihinde daha büyük yer edinmiş pek çok isim olmasına rağmen Palmeiras böyle bir maçı neden organize etti sence?“13 sene önce ayrıldığım Palmeiras’ın bana jübile teklif etmesi hem büyük bir sürpriz hem de onur verici. Şimdi Cruzeiro taraftarları kendi kulüplerine baskı yapıyorlar. Bu tür maçlar parti maçı. Elbette oynadığım hangi kulüpten böyle bir teklif gelse kabul ederim.”Kadıköy’de bir son maç oynamak istediğini söylemiştin..“Hâlâ istiyorum.”Eğer bir başka stadyumda bir başka son maç organizasyonu yapılsa yanıtın ne olur?“Benim için sorun yok. Ama Kadıköy evimdi 8 yıl. Yeri çok farklı benim için. F.Bahçe Kulübü, başkan böyle bir organizasyon yapar mı bilmiyorum ve merak ediyorum.Fenerbahçeyle benim bir kontratım vardı ve kontratım bitti. Konu tamamen bundan ibaret benim için. Hislerimin tamamı aynı. Hâlâ seviyorum, hâlâ destekliyorum. Basketbol takımı da futbol takımı da başarılı olunca seviniyorum.”'Sadece ben oldum'Fenerbahçeli taraftarların sevgilisi olan Alex bunu nasıl başardığını sorduğumzda yine mütevaziliği bırakmadı: “Ben bir futbolcuydum ve işimi yapmayı hedefledim hep. Spor dışında bir eş ve babayım. Farklı olduğumun düşünülmesine neden olan ne bilmiyorum.”'Sevilmek çok güzel'“Çocuklarımız Türkiye’de Türkçe eğitim veren bir okula gidiyorlardı. Ama oraya insanların hoşuna gitsin diye değil iyi eğitim orada diye gönderdik. Yaptığımız şeyler doğru düşündüklerimizden ibaret. Sevilmek için özel çaba sarf etmiyorken sevilmek çok güzel.”'Daum beni koruyordu, Kartal Diego'yu koruyamıyor'Fenerbahçe, Alex’in boşluğunu doldurması beklenen Diego’nun hâlâ patlama yapmasını umarken Sambacı’nın performansını arttıracak formülü sarı-lacivertli formayı giydiği dönemde istatistikleri altüst edip kulübün tarihine adını altın harflerle yazdıran efsane kaptan açıkladı.Birbirleriyle kıyaslanmalarının doğru olmadığını belirten Alex, ülkelerinde başarılı olmuş Latin futbolcuların Türkiye’de bekleneni verememesiyle ilgili yaptığı değerlendirmede Diego, İsmail Kartal ve F.Bahçe’nin oyun anlayışıyla ilgili olarak da önemli tespitlerde bulundu.G.Amerikalı oyuncuların Türkiye’de beklenenden farklı performanslar göstermesini neye bağlıyorsun?“Bu futbol karakteriyle ilgili, hem oyuncunun hem de oynadığı ülkenin. Mesela Maldonado, Brezilya’da büyük kulüplerde oynadı ve çok iyi performanslar ortaya koydu. F.Bahçe’ye geldiğindeyse tam aksi.Nobre-Bobo Brezilya’da hiç büyük kulüpte oynamadı, Aurelio da öyle. Ama Türkiye’de başarılıydı. Fernandao’ya bak. Bursa’da çok iyi ve belki büyüklerden birine gidecek. Ama burada hiç büyük kulüpte oynamadı.Ricardinho 2 Dünya Kupası oynadı, çok büyük bir isim ama Türkiye’de beklenenin altında kaldı. 2 tarafta iyi oynayan örnekler de var. Taffarel, Lugano, Luciano, ben, Jardel gibi. Ama bazen de terse örnekler oluyor. Ülkenin futbol kültürüyle oyuncunun futbol karakterinin örtüşmesi önemli nokta.”Sisteme uymuyorsa neden transfer edildi?İnsanlar Diego’yu seninle kıyaslıyor...“Bence kıyaslamamalılar çünkü biz çok farklı oyuncularız.”Diego geldiğinde F.Bahçe sistemine uymadığı yönünde yorumlar yapıldı.“Neden alındı o zaman? Eğer Diego gibi oldukça maliyetli bir transfer yapıyorsanız ondan faydalanmak için almış olmalısınız. Ama bu oyuncuya uygun bir sistemde oynamazsanız, verim alamaz ve yedekte oturtma tercihini kullanmak zorunda kalırsınız.”'Koşan oyuncu istese beni almazdı'Şöyle diyebilir miyiz; Brezilya teknik ağırlıklı, Türkiye fiziksel güce dayalı lig...“Evet diyebiliriz. Bu önemli faktör.”Sen de teknik bir oyuncusun. Sen nasıl başarılı oldun o zaman?“Benim için kritik nokta Daum’du. Beni korudu oyun içinde ve tüm o periyotta. Ve o süreçte ligi de öğrendim, nasıl oynamam gerektiğini de. O dönemde Daum değil de başka bir antrenör olsaydı belki ben de benzer sıkıntıları yaşardım. Daum benim için önemli, onu seviyorum çünkü beni korudu. O gittikten sonra Zico geldi ve benim için daha da kolay oldu oyunumu yansıtmak. Çünkü beni ve oyunumu iyi tanıyor.Ama benim başarımın kahramanı Daum’dur. Diego’ya bak mesela iyi bir örnek. Çok çok iyi bir oyuncu, kariyeri ortada. Ama ya oynamıyor ya da performansı genelde beğenilmiyor. Çünkü bana göre İsmail Kartal onun iyi yönlerini yeterince koruyamıyor oyun içinde. Problem bu. Ben de Daum olmasa benzer şeyleri yaşardım.Ben oyunda diğerleri kadar koşmam, mücadeleci görünmem. Ben kendi iyi yaptıklarımı yaparım. Yeteneklerim doğrultusunda takıma faydalı oynamaya çalışırım. Daum bunu biliyordu ve beni iyi yaptıklarımı yapmam için aldı. Eğer mücadele eden, çok koşan bir oyuncu arasa beni almazdı.”Futboldan sonraki hayat nasıl? Boşluk hissediyor musun? Zor geliyor mu?“ŞU an çok kolay tabii hayatım. Artık idman, kamp, seyahat, maç yok. Bir TV kanalı için çalışmaya başlıyorum. Şu an ailem ve arkadaşlarımla geçirmek için daha fazla vaktim var. Futbol oynamayı özlemiyorum. Ben mental olarak bırakma kararı aldım. Fiziksel gerekçelerle alınmış bir karar değildi. En az bir sezon daha oynardım.”Oyuncu yetiştirme konusunda Türk kulüplerinin performansı sence nasıl?“Hangi kulübe gidersen git. En önemli pozisyon oradaki gençleri yetiştiren antrenörün pozisyonudur. Ben F.Bahçe’deyken altyapıdan yalnızca Semih çıktı. Zico gelene kadar düzenli oynamadı. Çünkü yetersiz diye bir düşünce vardı. Ama Zico’yla gol kralı oldu. Mantalite değişmeli. Dışarıdan oyuncu almak başarı istikrarı için tek çözüm olamaz. Gençlere şans vermelisiniz.”Kariyerinde seni en çok etkileyen iki olayı merak ediyorum. Biri pozitif diğeri negatif....“Kariyerim adına en güzel an bana göre şu an. Yani bıraktığım an. Coritiba, Flamengo, Palmeiras, Cruzeiro, Brezilya Milli Takımı, F.Bahçe’de oynadım. Ve hangisine dönüp baksam insanlar bana saygı duyuyor, seviyor. Daha kıymetli bir his olamaz.Ben futbola başlarken de kariyerim süresince de tek hedefim vardı: İnsanların bana saygı duyması için onlara saygı göstermeliyim! Şimdi kariyerim bitti ve rahatlıkla söyleyebilirim ‘Evet başardım!’ Önemli olan bu. Kötü bir şey yok aslında. İniş çıkışlar da bir şey katarlar.”'İç sahada kaybeden yarıştan düşer'3 Büyük arasında kıyasıya bir yarış var. Ne düşünüyosun?“Bu sezon ciddi bir rekabet var 3 takım arasında ve bu güzel birşey. Son haftaya kadar da gidecek gibi görünüyor. Zorlu deplasman maçları oynayacaklar. Bir derbi kaldı G.Saray-Beşiktaş arasında. Bana göre şampiyonu belli edecek şey iç sahada kayıp yapmamak. Ama yeterli değil. Dışarıdaki maçlarda kim daha kazançlı olursa o şampiyon olacaktır. Ama evinde maç kaybedenin şansı kalmaz bana göre.Ligin son haftalarında sakatlık, kart cezası gibi etkenler artıyor. Takımların kadro derinliklerine çok hakim değilim. Ama olumsuzluklar karşısında rotasyonu derin olan takım büyük avantaja sahip demektir. Antrenör kulübeye baktığında alternatif göremezse bu büyük probleme sebep olur.”'Kartal için iyi-kötü diyemem'İsmail Kartal’la çalıştın F.Bahçe’deyken. Şimdi takımın başında. Antrenörlüğüne dair fikrin nedir?“Ben, İsmail Kartal’la çalıştığımda Ömerovic 2. antrenördü ve İsmail Kartal da teknik ekipte görevliydi. Ama antrenörlüğüne dair analiz yapabileceğim bir şey olmadı. Fakat sporcusu olduğu, sonrasında içinde görev aldığı kulübe antrenör olmak çok mutluluk verici. Uzun zamandır takımın içinde olması da avantaj elbette. Bu çok önemli bir şans.Ama iyi ya da kötü antrenör diye bir yorum yapamam çünkü çok uzaktayım, böyle bir analiz yapacak kadar hakim değilim konuya.”Fahri elçi AlexFenerbahçe'den 2.5 yıl önce ülkesine dönen Alex de Souza, Brezilya ile Türkiye arasında köprü olmaya devam ediyor. Türkiye’nin Brezilya Büyükelçisi Hüseyin Diriöz’ün ülkenin güneyinde yer alan Parana Eyaleti’nde yaptığı temaslara katılan Alex görüşmelerde çekilen fotoğrafı Portekizce ve Türkçe olarak yazdığı şu mesajla sosyal medyada paylaştı:“Parana bölgesi hükümeti ile Türkiye Büyükelçisi Hüseyin Diriöz’ün buluşmasına katılım göstermek gurur vericiydi. Benim yaşadığım bölge hükümeti ve Türkiye arasında harika fikir değiş tokuşları gerçekleşti.”'Menajerlik düşünmüyorum'Herhangi bir kulüpten gelecek bir başka pozisyon teklifine nasıl bakarsın? Mesela takım menajerliği gibi...“Planım teknik direktör olmak. Benzer bir teklif Coritiba’dan geldi ama reddettim. Birlikte oynadığım takım arkadaşlarımın üzerinde bir pozisyona geçip, onların geleceğine dair karar vermek benim için olanaksızdı. Bunu kendilerine açıklayıp teşekkür ettim.”'Büyük bir hocanın yardımcısı olabilirim'İyi oyuncu olmakla iyi hoca olmak arasında büyük fark var. Nasıl bir kariyer planı yaptın bundan sonrası adına?“BU konuyla ilgli %100 bir kararım yok. Antrenörlüğe başlarken küçük ya da büyük takım ayrımı yapmadan değerlendirmeyi düşünüyorum.2016’da 39 yaşında olacağım ve uzun bir vaktim olacak teknik direktör olarak geçireceğim. Dolayısıyla bir yerden başlamak gerek. O ya da bu diye bir ayrım yapmıyorum. Ancak büyük bir isimle 2. antrenör olarak çalışma fırsatım olusa daha iyi olur diye düşünüyorum.”Eurosport
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Yeni Türkiye Marşı' ile Karşılama
Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski siyasetçi Hasan Celal Güzel’in başkanlığını yaptığı Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi’nin hizmet binasının açılışını yaptı. Açılışta Güzel’in sözlerini Erdoğan için yazdığı Mehter Marşı çalındı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen eski siyasetçi Hasan Celal Güzel, Erdoğan için bir marş yazdı. Hasan Celal Güzel'in başkanlığını yaptığı Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi’nin Ankara Gölbaşı’ndaki binasının açılışındaki sürpriz Erdoğan için yazılmış Mehter Marşı’nın ilk kez çalınması oldu.Sözlerini Güzel’in yazdığı marş, Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde gündeme getirdiği  Yeni Türkiye, 2023 ve 2071 hedeflerine atıf yapıyor. Erdoğan’ın Rabia işaretiyle sembolleştirdiği  ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ kavramlarının da kullanıldığı marşta Erdoğan lider ve başkan olarak tanımlanıyor.  6 kıtadan oluşan marşın sözleri şöyle:“2023; yüz yaşındayızHedefimiz yine Büyük TürkiyeKüresel güç olma yarışındayızKızıl elmamızdır Yeni TürkiyeLiderimiz Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima Allah’tan alan**2071; bin yaşındayızSüper güç olmanın uğraşındayızYurtta sulh cihanda sulhu sağlarızKızıl elmamızdır Yeni TürkiyeLiderimiz Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima milletten alan**Atillâ, Oğuzhan, Gazi AlparslanOsman Gazi, Fatih, Yavuz, SüleymanBir de cennetmekân Aldülhamid HanGazi Atatürk’tür devleti kuranMilletin adamı Tayyip ErdoğanGücünü daima halkından alan**Bu yüzyıl Türklerin asrı olacakAllah’ın adını biz yayacağızPeygamber yolundan hiç ayrılmadanYeni Türkiye’yi biz kuracağızLiderimiz Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima milletten alan**Demokrasi kuran şehit MenderesÇağ atlattı bize Turgut Özal’ımAltın silsilenin son halkasıdırTürk Milleti sana bağlı ErdoğanBaşkanımız Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima yârinden alan**Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan bizimTek Devlet Türkiye milletimizinKardeşlik, hürriyet, eşitlik içinHedefimiz Yeni Büyük TürkiyeBaşkanımız Recep Tayyip ErdoğanGücünü daima Allah’tan alan”Erdoğan 5 bin lira vermiştiHasan Celal Güzel merkezin açılışında Erdoğan’ın kendilerine büyükşehir belediye başkanlığı döneminden bu yana destek verdiğini söyledi. Yıllar önce maddi sıkıntı yaşadıkları bir dönemde Erdoğan’ın kendi kazancından 5 bin lira destek verdiğini söyleyen Güzel “ Helal kazancımdan sana 5 bin lira veriyorum dedi..O paraya uzun süre dokunamadım. Onun hatırası bizim için çok kıymetlidir. “ dedi. Güzel yine Erdoğan’ın 3 yıl önce verdiği destek ile derginin yeniden yayınlanmaya başladığını ve yeni merkezine taşındığını söyledi. Hasan Celal Güzel bir sonraki hedeflerinin Yeni Türkiye Üniversitesi’ni kurmak olduğunu belirtti.Erdoğan da açılışta Hasan Celal Güzel’e ağabey diyerek hitap etti. “Yeni Türkiye mücadelemiz bizim aynı zamanda bizim kızıl elmamız. Bu yolda Rabbim ömür verdiği sürece kararlılıkla yürüyeceğiz.' diyen Erdoğan, üniversite konusunda elinden gelen desteği vereceğini belirtti.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
TÜBİTAK Başkanı Görevinden Ayrıldı
Sanayi Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak'ın görevinden ayrıldığını açıkladı. Bakan Işık, 'Ne istifa ne görevden alınma. Karşılıklı mutabakatla görevden ayrılma olarak açıklayabiliriz' dedi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, A Haber canlı yayında TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak’ın görevinden ayrıldığını bildirdi.Bakan Fikri Işık, TÜBİTAK'la ilgili başka açıklamalar da yaptı. 'Yukarıdan gelen, amirlerinden değil abilerinden gelen talimata göre rapor yazıyorlar diyere, bazı TÜBİTAK çalışanlarının Cemaat'le bağına dikkat çeken Işık, 'Ergenekon böcek davasında kendi vicdanlarıyla bilgileriyle rapor yazmıyorlar. aksine yukarıdan gelen, amirinden değil abisinden gelen talimata göre rapor yazıyorlar. Ama biz 17-25 aralık'tan sonra bunların kurumdan ilişiklerini hızla kestik. Bazılarını açığa aldık. Ama birçoğunun da kurumla ilişiğini kestik. Bunlar dediğim gibi amiri değil, kendi vicdanı değil, sadece abisinden gelen talimata göre sahte rapor veren insanlar. Bunların TÜBİTAK'ta kalması itibarına imajına zarar veriyordu.' ifadelerini kullandı.'Yazılmamış raporu tuttular TÜBİTAK raporu diye sundular'Yaşananların TÜBİTAK'a zarar verdiğini söyleyen Işık, konuşmasına şu şekilde devam etti:'Ama yerine gelen arkadaşlar da sahtecilikleri ortaya çıkaran arkadaşlar. TÜBİTAK bir zarar gördü ama bütün yanlışları düzelten yine bizim göreve getirdiğimiz arkadaşlar oldu. Balyoz'daki sahteciliği de yine TÜBİTAK belgeledi. Yazılmamış raporu tuttular TÜBİTAK raporu diye sundular. Bunlar ortaya çıkaran da yine TÜBİTAK'ın kendi yapısı. Kuruma haksızlık yapmak doğru değil. Kuruma sızmış, oradaki insanları bıktırarak ayrılmaya zorlamış, onun yerine de paralel yapılanmayı getirip oturtmuşlar. Onlar da akıllarına bilgilerine göre değil abilerinin talimatlarına göre rapor yazmışlar.'Yücel Altunbaşak kimdir?Prof. Dr. Yücel Altunbaşak 1971 yılında Kayseri’de doğdu. 2009-2011 yılları arasında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nin Rektörlük görevini yürüten Altunbaşak, Ağustos 2011’den bu yana TÜBİTAK Başkanı olarak görev yaptı. Lisans derecesini Bilkent Üniversitesi’nden 1992’de yüksek şeref derecesiyle aldı. Yüksek lisans ve doktorasını Rochester Üniversitesi'nden sırası ile 1993 ve 1996’da yine yüksek şeref derecesi ile tamamladı. Temmuz 1996’da Hewlett–Packard Araştırma Laboratuvarlarına katıldı. Aynı dönemde Stanford ve San Jose Devlet Üniversitelerinde danışman yardımcı doçent olarak dersler verdi.Silikon Vadisi’nde üç sene çalıştıktan sonra akademiye geçen Prof. Dr. Altunbaşak, 1999 yılında, Georgia Institute of Technology’de (GATECH) yardımcı doçent olarak işe başladı. 10 sene GATECH’de görev yapan Altunbaşak, bir yandan da endüstri ile çok yakın bir çalışma yürüttü. Uydu ve kablo TV şirketlerine MPEG video sıkıştırıcı cihazı üreten bir firma, Prof. Dr. Altunbaşak’ın geliştirdiği ürün prototipini lisanslayarak başarılı bir şekilde satışına başladı. 2003-2006 yaz aylarında Sabancı Üniversitesi’nin Network Öğretim Üyesi kadrosunda çalıştı. 2006 yılında Vestel ile çalışmaya başlayan Altunbaşak, üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde, LCD TV’ler için TÜSİAD Jüri Özel Ödülüne layık görülen “Pixellence” markalı görüntü işleme projesinin başlatılmasına öncülük etmiş ve bu projeyi geliştiren takıma liderlik yaptı.Alanının en prestijli dergilerinde editörlük ve mesleki örgütlerde başkanlık yapan Altunbaşak’ın çok sayıda akademik onur, ödül ve taltifleri bulunuyor.Vatan - T24
Reklam
İçinde Ejderhaların Olduğu 10 Film
Yüzüklerin Efendisi serisinin başında ve sonunda gördüğümüz Bilbo amcamızın gençlik yıllarında Gandalf'la ve cücelerle yaptığı hazine avını anlatıyor. Ejderha Smaug ise karşımıza üç filmlik serinin ikinci ve üçüncü filmlerinde çıkmaktadır.Hobbit: Beklenmedik Yolculuk (2012)(Bunda Ederha yok ama Troll falan var) imdb: 8.0 FragmanHobbit: Smaug'un Çorak Toprakları (2013) (Bu filmde ejderha var ) imdb: 8.0 FragmanHobbit: Beş Ordunun Savaşı (2014) (Bunda da ejderha var ) imdb: 7.6 Fragman
Çoğu Nostaljik 20 Fotoğrafı Eşliğinde F1 Efsanesi Michael Schumacher ve Kariyeri
Michael Schumacher (3 Ocak 1969, Hürth, Hermülheim, Almanya) 7 kez dünya şampiyonu olmuş ilk ve tek Formula 1 pilotudur. Formula 1'in resmi internet sitesinde 'istatistiksel olarak Formula 1'in gelmiş geçmiş en iyi pilotu' olarak anılıyor. Formula 1 Dünya Şampiyonluğuna ulaşan ilk Alman pilot olmakla beraber Formula 1 tarihinde en çok yarış kazanan (91 Galibiyet) pilottur.
Voyager 1 ile Uzaylılara Gönderdiğimiz 116 Fotoğraf
Voyager 1 uzay aracı NASA tarafından fırlatıldığından bu yana hizmet vermeye devam eden 815 kiloluk bir insansız, dış Güneş Sistemi ve ötesi uzay sondasıdır. Jüpiter ve Satürn’ü ziyaret etmiş, bu gezegenlere ait uyduların detaylı fotoğraflarını elde eden ilk uzay aracı olmuştur.Güneş’ten ve Dünya’dan diğer uzay sondalarından daha hızlı bir şekilde ayrılmakta olan Voyager 1, Yeryüzü’nden en uzakta bulunan insan yapımı nesnedir.Bu uzay aracıyla birlikte gönderilen sesler birçok kez haber oldu. Şimdi de Carl Sagan başkanlığında Voyager 1 ile uzaya gönderilen 116 fotoğrafa göz atalım. 116 fotoğraf içinde yer alan balıkçılar fotoğrafıyla biz dostuz mesajı veren Sagan ve ekibi uçağın ve füzenin havalanışıyla da teknolojimiz bir o kadar ileri mesajını vermeyi ihmal etmiyor.
Reklam
Gizemli Para Girişinde 17 Yılın Rekoru
Gizemli para girişi 17 yılın zirvesine ulaştı. Uzmanlar 'finansman girişinin normal kanallardan zayıfladığı dönemlerde para girişinin yükseldiğine dikkati çekti.Cari açık Şubat ayında 3,2 milyar dolar ile beklentilerin üzerinde gelirken, kaynağı belirsiz para giriş-çıkışını gösteren net hata noksan kalemi ise Şubat'ta 4.3 milyar dolar fazla vererek son 17 yılın en yüksek seviyesinde gerçekleşti.'FİNANSMAN GİRİŞİ NORMAL KANALLARDAN ZAYIFLADIĞINDA GÖZLENİYOR'Ayşe Ekin Gündüz'ün Uzman Para'da yer alan haberine göre, net hata noksan kalemindeki 4.2 milyar dolar fazla verilmesini değerlendiren Erste Securities İstanbul Baş Ekonomisti Nilüfer Sezgin, “Türkiye’de finansman girişlerinde normal kanalların zayıfladığı dönemlerde böyle bir net hata noksan kaleminde, yani kaynağı belirsiz para girişlerinde yükseliş gözlüyoruz. Bununla ilgili yapılmış net bir çalışma olmamakla beraber bazı tahminler yürütülüyor. Mesela yurt içinde yerleşiklerin kayıt dışında olduğu biliniyor, döviz girişinin kısıtlı olduğu dönemlerde de yurt dışındaki paralarını getirdikleri yönünde bir tahmin var. Bu tek başına kaynağı belirsiz girişleri ne derece açıklayabiliyor, onu bilmek zor.'ÇİFT YÖNLÜ ETKİSİ VAR'Öte yandan net hata noksan kaleminin yüksek olmasının iki yönlü etkisini de görüyoruz. Bir yandan Türkiye’nin standart dış finansman kanallarında zaman zaman yavaşlamalar olması sebebiyle bir kırılganlık olduğunu anlıyoruz, ancak diğer yandan da bu kaynağı belirsiz girişler sayesinde de ekonominin finanse edilmeye devam ettiğini, yani kağıt üstüne yansımayan ve ne olduğu tam da anlaşılamayan ek bir tampon olduğunu da gözlüyoruz“ dedi.'ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA TERS YÖNLÜ ÇIKIŞ OLABİLİR'Sezgin, net hata kalemindeki yükselişlerin yıl içerisinde genelde dengelendiğini de belirterek, önümüzdeki aylarda ters yönlü bir çıkış olabileceğini de sözlerine ekledi.Net hata noktan kalemindeki 4.8 milyar dolar ile Temmuz 2013'te de rekor kırmış ancak bu rakam daha sonra revize edilerek 2.1 milyar dolar olarak belirtilmişti. O dönemde bu artışın kaynağının varlık barışı olduğu görüşüne yer verilmişti.
Dolar 2.64 TL'yi Aştı
ABD Merkez Bankası’nın faizleri Haziran'da artırabileceği endişesiyle yükselmeye başlayan dolar, haftanın son işlem gününde 2.64 TL’yi geçti.Hafta başında 2.56 liraya kadar gerileyen dolar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faizleri Haziran ayında artırabileceği endişesiyle yükselmeye devam ediyor.Dün 2.60 TL’nin üzerine çıkan dolar, haftanın son işlem gününde 2.64 TL’yi aştı.Euro ise 2.79 liradan işlem görüyor.Önceki kapanışta doların satış fiyatı 2,6020 lira, euronun satış fiyatı ise 2,7920 lira olmuştu.‘Cari açık olumsuz etkiledi’Al Jazeera’ye bir açıklama yapan ALB Forex analisti Enver Erkan, doların gelişmekte olan bütün ülkelerin para birimleri karşısında değerlendiğini söyledi.Analist Erkan dolardaki yükseliş ile ilgili şu bilgileri verdi:“Dolarda Fed tutanakları sonrasında yeniden oluşan değerlenme eğiliminin yansımalarının dolar/TL paritesinde de olduğunu görmekteyiz. Mart Fed toplantısından sonraki süreçte dolar endeksi mola vermiş, Mart ayı tarım dışı istihdam verisinin 126 bin ile beklentilerin oldukça altında kalması neticesinde ise dolar/TL’deki hareketlerin 2,55 – 2,54 bandına doğru olduğunu gözlemlemiştik. Geniş resimde dolar/TL dalgalanma aralığı 2,55 – 2,65 olarak görünmektedir.Dolar/TL 2,55 seviyesini gördükten sonra kademeli olarak yükselmeye başlamış, FED tutanaklarının Haziran faiz artışı ihtimalini masada bırakması sonrasında ise yukarı hareketine ivme kazandırmıştır. Gelişmekte olan ülke kur sepetine baktığımızda TL açısından bir negatif ayrışma görülmemekte, bu sepete dahil olan para birimlerinin tamamı dolar karşısında değer kaybetmektedir. Dolardaki global bazda değerlenme bu kapsamda pariteyi yukarı taşımaktadır.Bugün Türkiye’de de Şubat ayı cari açık rakamlarının beklenti üzerinde 3,20 milyar dolar olarak açıklanması olumsuz bir durum yaratmaktadır. Cari açık gerilediği halde ekonomik büyüme açısından olumlu sinyaller vermiyordu, Şubat ayında ise net hata noksan kalemi dikkat çekmektedir. Aynı zamanda kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in raporunun içeriği de iç piyasada stres oluşturmaktadır.Dolar/TL paritesinde 2,6320 seviyesi üzerinde kalıcılık sağlanması halinde kısa vadede 2,6480 zirvesi mümkündür. Önümüzdeki hafta ABD’den açıklanacak TÜFE ve perakende satış gibi önemli datalarda iyimserlik görürsek parite bu zirve seviyelerini de aşarak 2,70’e yol alabilir. Geniş resimde 2,60 ve 2,55 önemli destekler olmakla birlikte, 2,55 aşağısında kalıcılık çok olası görünmemektedir.”Kaynak: Al Jazeera ve AA
Tuncay Özkan: ‘AK Parti İkinci ya da Üçüncü Parti Çıkacak’
CHP’den İzmir 1. Bölge 3’üncü sıradan milletvekili adayı olan Tuncay Özkan, AK Parti’nin seçimlerde ikinci ya da üçüncü parti çıkacağını, CHP’nin de en az yüzde 35 oranında oy alacağını öne sürdü.AK Parti, CHP, MHP ve HDP’de milletvekili aday listelerinin YSK’ya teslim edilmesi ve belli olmasının ardından genel seçim yarışı başladı. 4 partinin İzmir listeleri ülke çapında büyük yankı uyandırırken, CHP İzmir 1. Bölge 3’üncü sıradan milletvekili adayı olan Tuncay Özkan’dan bir değerlendirme geldi.“AK PARTİ’NİN LİSTESİNE ÇOK ÜZÜLDÜM”Özkan, CHP listelerinin AK Parti listelerine göre daha düzeyli, halkın sorunlarıyla başa çıkabilecek, İzmir’i ulusal  ve uluslararası alanda temsil edecek kişilerden oluştuğunu belirtti. AKP’nin listesine çok üzüldüğünü anlatan Özkan, şöyle konuştu: 'İzmir’e karşı yapılmış en büyük ayıp, böyle bir listeyle İzmirlinin karşısına çıkmak ayıp. Bunun çok acı sonuçlarını daha ilk televizyon programlarında görmeye başladık. Ekonomik olarak sorunları çözebilecek, bunları göğüsleyebilecek bir listemiz var. Birinci sıralarımıza kadın adaylarımız yerleştirdik. Selin Sayek Böke 1. bölgede, Zeynep Altıok ikinci bölgede bu ihtiyacı karşıladı zannediyorum. Bu anlamda Cumhuriyet Halk Partisi İzmir’i anlamış, Sayın Genel Başkan kendi adaylığını buraya taşıyarak İzmir’e ne kadar bağlı olduğumuzu, İzmir’e ne kadar önem verdiğimizi, bizim için İzmir’in ne kadar büyük olduğunu bütün Türkiye’ye göstermiştir. Ben soruyorum, AKP’nin listesinde elinizi vicdanınıza koyun, bir AKP listesine bir CHP listesine bakın. AKP listesinde kim var. İzmir’in hangi sorununu kimle karşılayacaksınız? İzmir’in gelişimini, dünyaya tanıtımını, evrensel ve uluslararası anlamdaki İzmir’i kim anlatacak? Savcı Sayan mı anlatacak?”“GAZETECİLER SİYASETİ ÇOK İYİ YAPAR”Gazetecilikten siyasete atılma gerekçelerini de paylaşan Özkan, şunları söyledi: “Gazetecilik bir şövalyeliktir. Toplumun sesini duyuramayan kitlelerin sesini duyurmak, onlar için mücadele etmektir. Siyasete yakın ve siyasetle hemen hemen aynı kulvarda koşan bir meslektir. Gazeteciler siyaseti çok iyi yapar. Unutmayın, bizim eski rahmetli genel başkanımız Bülent Ecevit bir gazeteciydi. Bizim eski genel başkanımız Allah uzun ömür versin Altan Öymen de bir gazeteciydi. Bunlar Türkiye’ye iz bırakmış insanlardır. Biz, Türkiye Cumhuriyeti’nin şerefli yurttaşlarıyız. Aynıyız ve bu uğurda Türkiye’yi daha ileri götürmek için, İzmir’i çok daha yaşanır çok daha mutlu, çok daha zengin insanların kenti yapmak için mücadele edeceğiz. Türkiye için mücadele edeceğiz. Biz, Türkiye’ye aşkla bağlıyız. Ben İzmir’e aşkla bağlıyım. Aşkım için kavga vereceğim. Onun için siyasete atıldım. Aşkla bağlı olduğum İzmir’e, yüreğimin yanık ucu İzmir’e merhaba diyorum yeniden.”“İZMİR’E 100 MİLYAR DOLARLIK SANAYİ KAZANDIRACAĞIZ”Milletvekili olarak meclise taşıyacağı birçok sorunun olduğunu da kaydeden Özkan, gelecek dönem projelerini de şöyle paylaştı:“İzmir’in metro sorununun derhal çözülmesi gerekiyor. Biz iktidar olarak gideceğiz ve bizim iktidarımızın İzmir’de ilk yapacağı şey metro sorununu derhal çözmektir. İkinci olarak İzmir’e alternatif kağıt değil karton değil yalan değil gerçek projelerle İzmir’e yeni bir ekonomi yaratmak gerekiyor. İnsanların zenginliğini artıracağız. İnsanların İzmir’de mutlu, huzurlu ve zengin yaşamasını sağlayacağız. Tarım ve hayvancılığa dayanan bir kalkınma modeli geliştirmek istiyoruz. Bunun ön örneklerini, uygulamalarını büyükşehir belediye başkanımız sayın Aziz Kocaoğlu İzmir’de uygulamaya koydu. Biz bunu büyüteceğiz. İzmir’in tarım ve hayvancılıktan elde edeceği geliri şu anki hesaplamalara göre 100 milyar dolardır. Bu sadece merkezi hükümetin plansızlığı ufuksuzluğu ve yönetememesinden kaynaklanan kaybımızdır. Biz iktidarımızda İzmir’e 100 milyar dolarlık böyle bir sanayi kazandıracağız.”“AK PARTİ İKİNCİ YA DA ÜÇÜNCÜ PARTİ ÇIKACAK”Genel seçim yarışına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tuncay Özkan, AK Parti’nin seçimlerde ikinci veya üçüncü parti olarak çıkacağını öne sürdü. Özkan, bu sözünü tekrarlayarak ,'Ak Parti bu seçimden ikinci ya da üçüncü parti olarak çıkar. Hani birileri, saray 400 diyor ya, 200 milletvekili için Ahmet Davutoğlu’nun yapmadığı hiçbir şey kalmadı. Ben sözümün arkasındayım. Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti olarak çıkacak, iktidara yürüyecek. Bunu göreceksiniz” diye konuştu.“EN AZ YÜZDE 35 OY ALACAĞIZ”Tuncay Özkan oy oranlarının artacağını da savunarak, 7 Haziran genel seçimlerinde en az yüzde 35 oy beklediklerini, İzmir’de ise oylarının yüzde 60 üzerinde olacağını dile getirdi.“TEDBİRİ ALDIK, OYLARIMIZI ÇALDIRMAYACAĞIZ”Seçim günü yaşanabilecek olumsuz durumlara karşı her türlü tedbiri aldıklarını vurgulayan Özkan, sözlerine şöyle devam etti: “Ne yaparlarsa yapsınlar oy çalmak sandıkla ilgili çalışma yapmak ne yaparlarsa yapsınlar. Hepsine tedbirimiz var. Oyları çaldırtmayacağız. Bizim genel merkezimizde kedi var Şero, diğer kedilerle anlaşma yaptı. Artık hiçbir kedi trafolara girmeyecek. Girerse AKP’li girmiş olur. O oyların halkımızın emeğinin, kararının çalınmasına müsaade etmeyeceğiz. Ve biz sandığımızı sonuna kadar koruyacağız. Bizim iktidarımızı hiçbir şekilde engelleyemezler. Bu adaletin, barışın ve özgürlüğün iktidarı olacak. Bunun önünde hiçbir çabaları tutunamayacaktır göreceksiniz.”İHA
Reklam
MacBook Türkiye'de Satışa Sunuldu
Apple’ın ince tasarıma sahip olan yeni dizüstü çözümü MacBook, Apple Store’da satışa sunuldu.Apple, Spring Forward etkinliğinde Apple Watch ile sahneye çıkmadan önce çok ince tasarıma sahip yeni dizüstü çözümü MacBook’u tanıtmıştı. MacBook Air’den bile ince olan MacBook, bugün Türkiye’de de satışa sunuldu.Kullandığı Intel Core M işlemci ile dünya basınında olumsuz eleştirilerin hedefi olan MacBook, Türkiye’de 4.299 TL’den başlayan fiyatlar ile AppleStore’daki yerini aldı.Gümüş, altın ve uzay grisi renk seçeneklerine sahip olan MacBook’un giriş seviyesi özellikleri ise şöyle; 1.1 GHz hızında çift çekirdekli Core M işlemci, 256 GB PCIe tabanlı flash depolama, 8 GB Ram ve Intel HD Graphics 5300grafik birimi.MacBook hayal kırıklığı!MacBook incelemelerinde cihazın Intel Core M işlemcisinin gerçekten yetersiz, vasat olduğu ve çok fazla ısındığı söyleniyor. Ayrıca; tasarım, ekran, yeni klavye ve Trackpad dışında MacBook’un elle tutulur bir yanı olmadığının altı çiziliyor. MacBook'ta, USB Type C kullandığı için cihazın tek girişe sahip olması da büyük bir eksi olarak gösteriliyor.MacBook'a normal USB'ye sahip olan aygıtları bağlamak için gerekli olan USB Type C adaptörünün 249 TL'ye satıldığını belirtelim.MacBook'u buradan satın alabilirsiniz.ShiftDelete.Net
En İyi Master Sıralamasında Tanınan 7 Polonyalı Üniversite
- Finans ve Muhasebe Yüksek Lisans Programı (1.sırada__)– Ekonomi Kurslar (1.sırada)– Executive MBA ve MBA Yarı Zamanlı Kategorisi (1.sırada)– Uluslararası Yönetim (5.sırada)– İş ve Ticaret Hukuku (1.sırada)– Kamu Yönetimi (2.sırada)– Yönetim Kursları (4.sırada)
Reklam
Ölümün Kıyısındayken Kurtarılıp Yeni Bir Hayata Kavuşturulan Köpeklere Ait 22 Etkileyici Fotoğraf
Bu köpeklerin tamamı barınaklardan, sokaklardan ve sorumsuz sahiplerin ellerinden kurtarılmış. Çoğu neredeyse ölümün kıyısına kadar gelmiş. Ancak ne mutlu ki; vicdan sahibi ve özverili hayvanseverler sayesinde, artık hepsi yeni bir yuvaya sahipler ve hayatlarından gayet memnun bir şekilde yaşıyorlar. Aşağıdaki fotoğraflara Reddit'te açılan bir başlık sayesinde ulaştık. İyi ki de ulaştık. Çünkü bu sayede, bu altın kalpli insanların, hiçbir karşılık beklemeden; salt sevgiyle yürüttükleri mücadelelerinin, daha geniş kitlelere ulaşması için; bizim de bir fırsatımız oldu. Bu vesileyle kendilerine böylesine iyi insanlar oldukları için teşekkürü bir borç biliriz...
1.3 Milyon Kişinin Borcu Dondurulacak
1.3 milyon Bağ-Kur'lunun borçlarını donduran tasarı Meclis'ten geçti. Daha önce prim borcunu taksitlendirenler de bu haktan yararlanabilecek.2 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan 1.3 milyon Bağ-Kur'luyu ilgilendiren ve cumartesi günü TBMM'de kabul edilen torba yasa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek.Yasaya göre, dondurulmuş olan borçları ileride ödemek için başvuru yapıldığında, bir kısmı ödenip tamamı ödenemediği takdirde, eksik ödenmiş kısım 'faizsiz' olarak iade edilecek.Borcunu yapılandıranlar Bağ- Kur prim borçlarını dondurma hakkından yararlanabilecek. Yasadan yararlanmak istediğiniz takdirde 8 senelik prim borcunuz ve sigortalılık süreniz dondurulacak.Eğer sigortalı ileride ekonomik durumunu düzeltirse, prim borçlarını ödeyerek sigortalılık süresini ihya edebilecek, yani canlandırabilecek. Borçlu sürelerin prim tutarları brüt asgari ücret ile bunun 6.5 katı (1201.5 TL ile 7 bin 809.75 TL) arasında değişen tutarlarda olmak üzere sigortalının kendisi tarafından belirlenecek.Uygulamanın nasıl olacağına ilişkin vatandaşların kafasındaki soruların yanıtları:SSK STATÜSÜNDE EMEKLİ OLABİLİRSİNİZ-1985 yılında Bağ-Kur'lu olarak çalışmaya başladım. 2008 yılına kadar primimi düzenli ödedim. 2008'de işlerim bozulunca o tarihten sonra ödeyemedim. 2011'de ise dükkânımı kapatıp işçi olarak çalışmaya başladım. Borcum dondurulunca Bağ-Kur'lu olarak mı SSK'lı olarak mı emekli olurum?1 Ekim 2008'den önce işe başlayanların hangi statüde emekli olacağı son 7 yıl içerisinde çalıştığı statüye bağlı. 7 yıldaki 2520 günlük prim süresinin en az 1261 gününde SSK'lı olarak çalışanlar, SSK statüsünde emekli olabiliyorlar. Bu süreyi doldurduğunuz için SSK statüsünde emekli olabilirsiniz.HEMEN AYLIĞINIZI BAĞLATABİLİRSİNİZ-Geçen yıl çıkarılan yasadan yararlanıp Bağ-Kur borcumu yapılandırdım ama ödeyemiyorum. Zaten prim günü de lazım değil. Borçlarımı dondurma hakkım var mı?Borcunu yapılandıranlar Bağ- Kur prim borçlarını dondurma hakkından yararlanabilecek. Eğer borçlar dondurulduktan sonra kalan prim günleri emekli olmanıza yeterliyse ve diğer koşulları da sağlıyorsanız yasa yürürlüğe girdikten sonra hemen emeklilik dilekçesi verip aylığınızı bağlatabilirsiniz.12 AYDAN AZ BORÇLAR YAPILANDIRILAMAYACAK-30 aylık borcumu yapılandırıp ilk taksitimi de ödedim. Bundan vazgeçip borcumu dondurursam ilk taksiti geri alabilir miyim?Yasaya göre, dondurulmuş olan borçları ileride ödemek için başvuru yapıldığında, bir kısmı ödenip tamamı ödenemediği takdirde, eksik ödenmiş kısım 'faizsiz' olarak iade edilecek. Yasada yapılandırma kapsamında ödenen paraların nasıl iade edileceği ayrıca düzenlenmedi. Fakat bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme konusunda SGK'ya yetki verildi. SGK'nın bu konuda bir düzenleme yapması bekleniyor.-20 yıl önce Bağ-Kur'lu çalışmamdan dolayı 4 aylık prim borcum bulunuyor. Bu borcu da dondurabilir miyim?Yasa, '12 ay ve daha fazla süreye ilişkin' borçlar için dondurma olanağı sağlıyor. Bu nedenle 4 aylık borcunuz için dondurma hakkından yararlanamazsınız.HİÇ ÇALIŞMAMIŞ SAYILACAKSINIZ-8 senelik Bağ-Kur prim borcum bulunuyor. Bu 8 senelik borç af mı olacak, yoksa sadece faizi mi silinecek?Yasadan yararlanmak istediğiniz takdirde 8 senelik prim borcunuz ve sigortalılık süreniz dondurulacak. Dolayısıyla o sürelerde hiç çalışmamış sayılacaksınız. Bu süreler emekliliğinizde de dikkate alınmayacak.TARIMDA ÇALIŞAN BAĞ-KUR'LU YARARLANABİLİRPrim borçlarını dondurma hakkından kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar (esnaf) ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakta olan Bağ-Kur'lular da yararlanabilecek.DAHA AZI YETSE BİLE TÜM BORCU İHYA GEREKECEKEğer sigortalı ileride ekonomik durumunu düzeltirse, prim borçlarını ödeyerek sigortalılık süresini ihya edebilecek, yani canlandırabilecek. Borçlu sürelerin prim tutarları brüt asgari ücret ile bunun 6.5 katı (1201.5 TL ile 7 bin 809.75 TL) arasında değişen tutarlarda olmak üzere sigortalının kendisi tarafından belirlenecek. Belirlenecek tutarın yüzde 32.5'i oranında aylık prim ödenecek.Örneğin 36 ay prim borcu bulunan bir kişi bu sürenin primini asgari ücret üzerinden ödemek isterse aylık 390.5 liradan 14 bin lira prim ödemesi gerekecek. Oysa aynı kişi 3 yıllık prim borcunu yapılandırdığında gecikme cezası silinmesine karşın geriye dönük 3 yıllık enflasyon farkı hesaplanarak eklenecek. Dolayısıyla daha üzerinde bir rakam çıkması söz konusu olacak.GEÇEN YIL FAYDALANANLARIN CEZALARI SİLİNDİGeçen yıl çıkartılan torba yasadan yararlanarak borçlarını yeniden yapılandıranların gecikme cezaları silindi. Ama onun yerine anaparaya enflasyon farkı eklendi. Bu şekilde yeniden yapılandırılan borçları üç yılda ödeme olanağı sağlandı. Bağ-Kur borçlarını dondurma olanağı sağlayan düzenleme ise dondurmanın yanı sıra isteyen kişilere de geçmiş borçlarını faizsiz olarak ödeme fırsatı veriyor.3 AYDA ÖDEME GÜCÜ OLANLARA YARARAncak bunda ödemenin üç ay içinde yapılması gerekiyor. Nakit ödeme gücü bulunan Bağ- Kur'luların yapılandırma yerine yeni yasadan yararlanarak ihya yolunu tercih etmesi önemli bir avantaj sağlayacak. Ayrıca yasaya göre, örneğin, 8 yıllık sigortalılık süresi dondurulan bir Bağ-Kur'lunun emeklilik için sadece 3 yıllık prim yeterli olsa bile canlandırabilmek için 8 yılın tamamını ödemesi gerekecek.1 MAYIS YENİ BİR BAŞLANGIÇYasaya göre, prim borcu dondurulan kişiler halen Bağ-Kur'lu olarak çalışmaya devam ediyorlarsa, yasanın Resmi Gazete'de yayımını izleyen ay başından itibaren sigortalılıkları yeniden başlatılacak. Cumhurbaşkanı'nın incelemesi için 15 günlük süre bulunan yasanın bu ay içerisinde Resmi Gazete'de yayımlanması bekleniyor.Dolayısıyla, borcu dondurulup da halen Bağ-Kur'lu olanlar 1 Mayıs 2015 tarihinden itibaren yeni bir sayfa açacaklar. Bu tarihten sonra doğacak borçlarını aksatmamaları gerekiyor.BAĞ-KUR'A DEVAM EDENLER İÇİN...Prim borcu dondurulan Bağ-Kur'luların, bu sürelere ilişkin sigortalılıkları da dondurulacak. Dolayısıyla bu süreler emeklilik hesabında dikkate alınmayacak. Bu da, örneğin üç yıllık prim borcunu donduran Bağ-Kur'lunun üç yıl daha geç emekli olacağı anlamına geliyor.Bağ-Kur'lu ölünce ailesi emekli aylığı bağlatabilir...Prim borcu nedeniyle emekli olamadan yaşamını yitiren Bağ-Kur'luların eş ya da çocukları gibi hak sahipleri de bu yasa hükmünden yararlanarak emekli aylığı bağlatabilecekler.Daha önce dondurulan borçlar da kapsamda...Daha önce de çeşitli yasalarla borçlar ve sigortalılık süreleri dondurulmuştu. Bu yasayla, daha önce dondurulmuş sigorta süreleri bugünkü asgari ücret üzerinden prim ödenip canlandırılabilecek. (Kaynak: Habertürk)
Şubatta Cari Açık 3,2 Milyar Dolar
Türkiye'nin cari işlemler açığı 2015 yılı şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 146 milyon dolar azalarak 3 milyar 196 milyon dolar olarak gerçekleşti.Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan cari işlemler açığı, 2015 yılı şubat ayında 146 milyon dolar azalarak 3 milyar 196 milyon dolar oldu. Bunun sonucunda on iki aylık cari işlemler açığı, 42 milyar 968 milyon dolardan 42 milyar 822 milyon dolara geriledi.Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 346 milyon dolar azalarak 3 milyar 143 milyon dolara düşmesi ve net hizmet gelirlerinin 38 milyon dolar artarak 724 milyon dolara yükselmesi etkili oldu. Ancak, birincil gelir açığının 238 milyon dolar artarak 853 milyon dolara yükselmesi cari işlemler açığında görülen gerilemeyi sınırlandırdı.Parasal olmayan altın kalemi altında net altın ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre 932 milyon dolar artarak 1 milyar 505 milyon dolar oldu.Hizmetler dengesi altında, taşımacılık kaleminden kaynaklanan net gelirler bir önceki yılın aynı ayına göre 44 milyon dolar artarak 214 milyon dolara, seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler ise 16 milyon dolar artarak 769 milyon dolara yükseldi.Birincil gelir dengesi kalemi altında kar transferlerini içeren doğrudan yatırım kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 221 milyon dolar artarak 358 milyon dolar oldu.Ümit Çevik, AA
HSBC'nin Cenevre Şubesine Bir Milyar Avro Ceza
Kara para aklama iddiaları kapsamında soruşturma geçiren İngiltere merkezli HSBC bankasının Cenevre şubesinin, ceza olarak 1 milyar avro ödemesine karar verildiği bildirildi.İsviçre medyasında yer alan habere göre, bir Fransız mahkemesi, HSBC'nin Cenevre şubesinde kara para aklandığına dair iddialara ilişkin yürüttüğü soruşturmanın ardından, bankanın ceza olarak 1 milyar avro ceza ödemesine karar verdi. Öte yandan haberde, HSBC bankasının cezayı 'yersiz' ve 'aşırı' bulduğu ve temyize götüreceği ifade edildi.   Fransa'da da HSBC'ye dava açıldıFransa'da, İngiliz HSBC bankasının İsviçre şubesi hakkında Fransız müşterilerin kara para aklama faaliyetlerine yardımcı olduğu gerekçesiyle dava açıldı.HSBC'den yapılan yazılı açıklamada 2006-2007 yılları arasında bankanın Fransa üzerinden İsviçre'deki şubelerinin kara para aklama ve vergi kaçakçılığı faaliyetleri için kullanıldığı şüphesiyle dava açıldığı bildirildi.HSBC'nin 'varlıklı müşterilerinin İsviçre’deki hesapları üzerinden vergi kaçırmalarına yardımcı olduğu' iddiasını destekleyen belgelerin, bankanın eski bilgi işlem çalışanı Herve Falciani tarafından sızdırıldığı ortaya çıkmıştı. Paris Savcılığı, Mart ayında iddialarla ilgili soruşturma başlatmıştı.Fransız Le Monde gazetesinin öncülüğünde toplanan Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu tarafından ortaya çıkartılan skandal ile 'Swissleaks' adı verilen belgelere göre, yaklaşık 9 bin Fransız vatandaşının söz konusu bankada 5 milyar avro civarında gizli hesabı bulunuyor.AA
Reklam