Kastamonu'nun "Beyaz Altın"Inda Ekim Dönemi Başladı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'da Taşköprü sarımsağının ekimine bu yıl, kuraklık endişesi nedeniyle erken başlandı.Önemli sarımsak üretim merkezlerinden Taşköprü ilçesinde her yıl şubat ve mart aylarında ekilen sarımsak, bu yıl kuraklık tehlikesi nedeniyle toprakla erken buluşturuldu.Taşköprü Kaymakam Vekili Çağlar Partal ile Taşköprü Belediye Başkanı Abdullah Çatal, ilçeye bağlı Çetmi köyünde sarımsak ekimi yapan üreticileri ziyaret etti.Partal, AA muhabirine, ilçede sarımsak ekimine başlandığını söyledi.Ziyaret ettikleri tarlanın ilçede bu yıl sarımsak ekimi yapılan ilk yerlerden biri olduğunu anlatan Partal, 'Taşköprü'de son yağışlardan sonra çiftçimiz, üreticimiz bunu fırsat bildi. Ekim sezonu başladı. Taşköprü sarımsağı toprakla buluşuyor. Taşköprü'de müthiş bir hareket var, herkes tarlalarda. Beyaz altınımızın hayırlı olmasını diliyorum. ' dedi.Taşköprü sarımsağının çok kaliteli olduğunu vurgulayan Partal, 'Taşköprü sarımsağının çok farklı bir marka değeri var, bu değer tüm Türkiye'de biliniyor.' diye konuştu. Çatal ise Taşköprü sarımsağına 'beyaz altın' dediklerine işaret ederek, bu yıl sarımsağının toprakla erken buluştuğunu dile getirdi.Dünyada ve Türkiye'de kuraklık tehlikesinin yaşandığını belirten Çatal, şunları kaydetti:'Sarımsağımızın toprakla buluşması normalde mart ayının ilk haftasıdır. Bu sene ocak ayında başladı. İnşallah güzel mahsul bekliyoruz. Türkiye'nin her tarafında sarımsak üretiliyor ama Taşköprü sarımsağı gibi değildir. Toprağın selenyum ve kükürt oranının çok olması nedeniyle Taşköprü'nün sarımsak ekilen bölümünden hariç başka hiçbir yerde böyle sarımsak olmaz.'İlçede 4 bin çiftçinin sarımsak ekimi yaptığını aktaran Çatal, 'Her yıl ortalama 20 ile 25 bin ton civarında hasat yapıyoruz. Ekim sezonunun Mart ayının 15'ine kadar süreceğini tahmin ediyoruz.' dedi.Sarımsak üreticisi Ahmet Ünvar ise kuraklıktan korktukları için bu yıl ekime erken başladıklarını ifade ederek, ekimin ardından yağmur yağmasının güzel olacağını söyledi.
Analiz - Trump'ın Körfez'e Koşulsuz Destek Günleri Geride Kaldı
İSTANBUL (AA) -NECMETTİN ACAR- ABD’de Donald Trump’ın seçim yenilgisinin tüm dünyada olduğu gibi Orta Doğu siyasetinde de önemli sonuçlar doğuracağına yönelik güçlü bir beklenti bulunmaktaydı. Bölgede Trump döneminde ABD’nin koşulsuz desteğini elde eden iddialı ve müdahaleci aktörler bu desteği nüfuz alanlarını genişletmek ve kendi lehlerine politik bir düzen kurmak için kullanmaktan çekinmemişlerdi. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bu süreçte Trump yönetiminin sunduğu bu cömert destekten en çok istifade eden aktör oldu. BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’in Jared Kushner üzerinden Trump ile kurduğu kişisel yakınlık, BAE yönetiminin kendi güç ve kapasitesinin üzerinde sorumluluklar üstlendiği ve çok geniş bir jeopolitik hat boyunca kendi lehine politik bir düzen kurmak için çalıştığı iddialı ve maceracı politikalar için önemli bir destek sağladı.Biden’ın, Obama dönemindeki çizgisi, seçim sürecindeki söylemi ve en önemlisi de seçimi kazandıktan sonra kabinesini oluştururken seçtiği bazı isimler ABD’nin bölgeye yönelik dış politikasında yaşanması beklenen bu değişimin ilk işaretlileri olarak okunabilir. Biden yönetiminin ilk haftasında BAE’ye F-35, Suudi Arabistan’a silah ve mühimmat satışını askıya alması, Filistin meselesinde iki devletli çözüme dair vurgu ve İran ile nükleer anlaşmaya dönüş sinyalleri Trump döneminde koşulsuz ABD desteğine alışmış olan bölgenin iki iddialı aktörü olan BAE-Suudi ekseninin yöneticilerini zor günlerin beklediğini ortaya koyuyor. Bütün bunlara ilaveten El-Cezire haber sunucusu Ghada Oueiss’in telefonunun hacklenmesi ve uygunsuz resimlerinin servis edilmesine dair ABD’de açılan bir davada Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’in sanık olarak mahkemeye çağrılması BAE-Suudi ekseninde ciddi bir paniğe sebep olacaktır.Körfez’de Trump devriTrump’ın dört yıllık görev süresince Orta Doğu’da çok sayıda olağandışı gelişmeye şahit olduk. Özellikle küçük bir Körfez şeyhliği olan BAE’nin kendi güç ve kapasitesinin çok üzerindeki iddialar peşinde koşan etkili bir aktör haline gelme çabası bölge üzerinde çalışan uzmanların en çok dikkatini çeken husus oldu. Çünkü BAE yönetimi bu süreçte Kuzey Afrika’dan Güney Arabistan’a, Kafkaslardan Levant bölgesine çok geniş bir jeopolitik alanda varlık gösterdi ve bölgede kurulması planlanan yeni düzende öncü bir rol oynamaya çalıştı. Trump döneminde BAE yönetiminin takip ettiği üç önemli politikadan bahsedebiliriz.İlk olarak; bu dönemde en dikkat çeken BAE politikası hiç şüphesiz Muhammed bin Zayid’in Jared Khusner üzerinden Trump yönetimi ile kurduğu kişisel ilişkiler sayesinde ABD’yi, Suudi Arabistan’daki veraset düzenine dolaylı yollardan müdahaleye teşvik etmesi öne çıkıyor. ABD’nin dolaylı müdahalelerinin bir sonucu olarak BAE Veliaht Prensi'nin favori adayı da olan Muhammed bin Selman, taht rekabetinde amcaları Ahmed bin Abdülaziz ve Mukrin bin Abdülaziz ile kuzenleri Muhammed bin Nayef ve Mutaib bin Abdullah’ın önüne geçmeyi başardı. BAE Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’in Suudi veraset sistemi üzerinde etkili olarak kendisine yakın bir prensin tahta oturmasını kolaylaştırmak istemesindeki asıl amaç, BAE’nin iddialı ve müdahaleci dış politikası için Suudileri etkili bir kaldıraç olarak kullanmaktı. Çünkü Suudi Arabistan demografik yoğunluk, jeopolitik pozisyon, askeri/ekonomik kapasite ve sahip olduğu dinsel meşruiyet açısından bölgenin en önemli aktörlerinden biridir. Suudi iç işlerine bu şekilde müdahil olarak genç ve tecrübesiz bir veliahdın fiili yönetici haline geldiği Suudileri kendi peşine takmayı başaran BAE yönetimi bölgesel dizayn girişimleri için çok önemli bir avantaj elde etmiş oldu.İkinci olarak; BAE yönetimi bu dönemde alışılmışın dışında müdahaleci bir politika takip etmeye başladı. Arap Baharı sürecine özellikle de Trump dönemine kadar BAE’nin adı hem bölgesel çapta hem de küresel çapta gıpta ile bakılan iktisadi gelişmelerle anılmaktaydı. Şöyle ki 1971 yılında İngiltere’nin Körfez bölgesinden çekilmesiyle bağımsızlığını kazanan yedi emirliğin birleşmesiyle oluşan BAE, petrol gelirlerinin de katkısıyla 1990’lı yıllardan itibaren göz kamaştırıcı bir ekonomik ivme yakalamıştı. Turizm, inşaat, finansal hizmetler, lojistik ve liman hizmetleri başta olmak üzere önemli sektörlerde elde ettiği başarılar ülkeyi kısa sürede küresel ekonominin parlayan yıldızı haline getirmişti. Genel olarak “rantiyer ekonomiler” olarak tanımlanan hidrokarbon ihracatçısı Körfez ekonomileri arasında en planlı ve sürdürülebilir ekonomiye sahip olan BAE’nin yakaladığı bu ivme ekonomi literatüründe “Dubai modeli” kavramı ile ifade edilmeye başlandı. Ülke 1990’lı yılların başından itibaren öyle hızlı bir ekonomik büyüme ivmesi yakaladı ki 1990 yılında 50 milyar dolar olan milli geliri 2014 yılında 400 milyar dolara kadar ulaştı. Bu haliyle BAE, ekonomilerini petrole bağımlılıktan kurtarmak isteyen Körfez ülkelerine ilham kaynağı oldu. Ancak son dönemde ABD’nin koşulsuz desteğini arkasına alan BAE’nin geniş bir jeopolitik hat boyunca askeri müdahaleler, darbeler, insan hakları ihlalleri ve terör örgütleriyle ittifaklar gibi alışılmışın dışında bir politikaya yöneldiğine şahit olduk.Üçüncü olarak; özellikle 2020 ortalarından itibaren İsrail’le perde gerisinde zaten normal olan ilişkilerin alenileştirilmesine öncülük eden bir BAE yönetimi ile karşılaştık. Bu süreçte BAE geçmişte takip ettiği Filistin politikasından uzaklaşarak İsrail’le “normalleşme” dalgasına öncülük eden bir aktör haline geldi. İsrail’in askeri, endüstriyel, nükleer ve Batı başkentlerindeki lobi kabiliyetini arkasına alarak bölgede oluşacak yeni güvenlik mimarisinin başat gücü olmaya soyundu. Şöyle ki; 1970’li yıllara kadar İngiltere bölge güvenlik mimarisinin başat aktörüydü. Bu tarihten sonra Nixon (1969), Carter (1980) ve Bush (1990, 2003) doktrinleriyle ABD bölge güvenlik mimarisinin başat aktörü haline geldi. 2010 sonrası ABD’nin “Asya Pivot” stratejisi gereğince yükselen Çin’i dengelemek için yönünü Asya-Pasifik’e çevirmesi Orta Doğu güvenlik mimarisinde bir değişimi tetikledi. Oluşan bu güç boşluğu BAE’yi İsrail’le de yakınlaşarak bölgesel denklemde profilini yükseltemeye teşvik etti. Özellikle Trump’ın son aylarında imzalanan “İbrahim” anlaşması bir taraftan BAE-İsrail ilişkilerini normalleştirmesini içerirken diğer taraftan İsrail lobisinin de desteğiyle ABD’den F-35’ler dâhil yüklü miktarda silah alımlarıyla BAE’ni bölgesel askeri bir güç haline getirmeyi amaçlıyordu. Burada İsrail yönetimi hem Körfez ülkeleriyle normalleşerek önemli bir diplomatik zafer elde etti hem de Biden yönetiminin F-35 satışını askıya almasıyla bölgede tehlikeye giren askeri üstünlüğünü korumaya devam ederek askeri bir kazanım elde etmiş oldu. BAE'ye F-35 satışının askıya alınmasıyla bu anlaşmanın önemli bir gerekçesi de ortadan kaldırılmış oldu.Biden’ın ilk haftadaki icraatları bölge açısından ne anlama geliyor?Biden’ın, Obama yönetiminin önemli isimlerine kabinede yer vermesi, BAE-Suudi eksenine silah ve mühimmat satışını askıya alması, İran nükleer anlaşmasına dönüş sinyalleri, Filistin meselesinde iki devletli çözüme yaptığı vurgu ve insan hakları odaklı bir dış politika gündemi gibi yaklaşımları BAE yönetiminin geçmişte Trump’ın desteğiyle elde ettiği nispi kazanımları ortadan kaldırabilecek bir kapasiteye sahip. Biden’ın Trump yönetiminin uzun döneme yayılan dış politika adımlarını kısa sürede tersine çevirme konusunda sergilediği kararlı tutum ileriki yıllarda çok daha önemli adımların gelebileceğini göstermesi açısından da oldukça önemli. Burada özellikle silah satışlarının askıya alınması ve El-Cezire haber sunucusuna yönelik bir davada Muhammed bin Zayid’in ABD mahkemesince suçlanıyor olması kritik önemde.Başta F-35 olmak üzere BAE-Suudi eksenine ABD’nin sağlamayı taahhüt ettiği silah ve mühimmat sistemleri, Arap Baharı sürecinde kendi içerisinde bir rejim güvenliği endişesi yaşayan ve bölge genelinde jeopolitik nüfuzunu genişletmek isteyen BAE-Suudi ekseni açısından hayati önemdeydi. Halihazırda BAE-Suudi ekseni Yemen’de doğrudan Suriye ve Libya’da ise dolaylı olarak savaşın tarafı durumunda. Bütün bu çatışmaların sonuçları ABD silah, mühimmat, istihbarat ve diplomatik desteğine oldukça bağımlı. ABD’nin, Trump döneminde şatafatlı törenlerle imzalanan yüz milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları gereğince taahhüt ettiği bu silahları sağlamayı kesmesi ve BAE-Suudi eksenini “insan hakları karnesi” açısından eleştirmesi tüm bu çatışma alanlarında BAE-Suudi ekseninin başarı şansını azaltacaktır. Uzun yıllardır ABD güvenlik garantilerine yaslanarak rejimlerini korumayı başaran bu ülkeler açısından silah ambargosu anlamına gelen bu politikanın psikolojik sonuçları da en az cephedeki sonuçları kadar olarak ağır olacaktır.El-Cezire haber sunucusu Ghada Oueiss’in telefonunun hacklenmesi ve uygunsuz resimlerinin servis edilmesine dair ABD’de açılan davada Muhammed bin Zayid’in sanık olarak mahkemeye çağrılması da insan hakları ihlalleri ve basın özgürlüğü gibi alanlarda BAE-Suudi eksenini zor günlerin beklediğini gösteriyor. Burada Muhammed bin Selman’ı işaret eden Suudi istihbarat yetkilisi Saad el-Cebri’ye yönelik suikast girişimi ve Amazon’un kurucusu ve Washington Post’un sahibi Jef Bezos’un telefonunun Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından hacklendiğine dair çıkan haberle ve her iki ülkede çok sayıda insan hakları savunucusunun maruz kaldığı muamele Biden yönetimi ile BAE-Suudi ekseni arasında yeni bir gerginlik alanı olarak ortaya çıkacaktır.Biden’ın başkanlık koltuğuna oturmasıyla Muhammed bin Zayid’in ABD mahkemelerinde sanık olarak anılmaya başlanması, Kaşıkçı cinayeti ve Yemen’den yansıyan insani kriz manzaralarının Biden döneminde ABD ile BAE-Suudi ekseni ilişkilerinde önemli bir gündem maddesi olarak ön plana çıkacağını göstermesi açısından önemli. Nitekim son günlerinde ABD basınında Kaşıkçı cinayetine ve bu olayda Muhammed bin Selman’ın sorumluluğuna dair çok sayıda yazı çıkmaya başladı bile.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ve azalan petrol gelirlerinin yol açtığı ciddi ekonomik sorunlarla uğraşmak zorunda olan BAE-Suudi eksenini önümüzdeki günlerde daha da zor bir sürecin beklediğini söyleyebiliriz. Trump döneminde ABD koşulsuz desteğinin oluşturduğu konformizme alışmış BAE-Suudi ekseninin yönetici kadroları bu günlerde Biden yönetiminin Trump’ın uygulamalarını birer birer geri almasından ve geçmiş dosyaları açma ihtimalinden derin bir endişe duymakta. ABD’nin askeri, diplomatik ve istihbarat desteğini kaybetme ihtimali BAE-Suudi ekseninin son on yıl boyunca tüm bölgede sürdürdüğü iddialı ve müdahaleci politikaların tümünün başarısız olmasına yol açabileceği gibi bu ülkelerin içerisinde de ciddi güvenlik sorunlarına yol açabilir.ABD desteği olmadan BAE yönetiminin, Yemen ve bütün bölge genelinde sürdürdüğü örtülü açık askeri operasyonlarını tehlikeye girebileceği gibi Muhammed bin Selman'ın ülkedeki pozisyonunun zayıflaması durumunda Suudiler üzerindeki nüfuzu da azalabilir. Zaten Yemen meselesinde BAE ile Suudilerin politikaları uzun süredir ayrışmaktaydı. Katar krizinin çözüldüğü El-Ula zirvesinde BAE’nin ablukanın kaldırılmasını öngören anlaşmaya gönülsüzce imza koyması, BAE ile Suudiler arasındaki mevcut çatlağı derinleştirecektir. Suudi Arabistan yönetimi ise uzun süredir gözaltında tuttuğu Ahmed bin Abdülaziz ve Muhammed bin Nayif’in serbest bırakılmasına yönelik bir baskıya maruz kalacaktır. Her iki ismin serbest kalması durumunda Muhammed bin Selman’ın tahta giden yolda oldukça zorlanacağı öngörülebilir. [Dr. Necmettin Acar Mardin Artuklu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü başkanıdır]
Usta Sanatçı Ferdi Özbeğen Anılıyor! Ferdi Özbeğen Kimdir, Neden Vefat Etti?
Bugün sanat hayatına sayısız eserler sığdıran Ferdi Özbeğen'in vefatının 8. yıl dönümü. Bağışçısı olduğu Türk Eğitim Vakfı tarafından 'en kıymetli varlığım' diye adlandırdığı beyaz piyanosunun başında anıldı. Yaklaşık 30 albüm 400 kayıtlı şarkıya imza atan Ferdi Özbeğen aynı zamanda pek çok ödül de almıştır. Peki sevilen sanatçı Ferdi Özbeğen kimdir? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Son 7 Yılda Tayvan'dan Türkiye'ye Yatırımlar 10 Kat Arttı
ANKARA (AA) - Ankara Taipei Ekonomi ve Kültür Misyonu Temsilcisi Yaser Tai-hsiang Cheng, 7 yıllık Türkiye görevi süresince Tayvan’dan Türkiye’ye yatırımın 10 kat, Türkiye’yi ziyaret eden Tayvanlı turist sayısının da 4 kat arttığını söyledi.Türkiye’deki görev süresinin sona ermesi dolayısıyla açıklama yapan Cheng, Anadolu Ajansına, kendisine ve misyonuna verdiği destekten ötürü teşekkür etti.Tayvan ve Türkiye’nin birbirine uzak iki ülke olmasına rağmen iş birliği potansiyelinin çok yüksek olduğuna dikkati çeken Cheng, 'Geçen 7 sene içerisinde ülkelerimiz arasında 10’un üzerinde iş birliği mutabakat zaptı imzalanmış olup, somut faydalar elde ettik.' ifadesini kullandı. Türk Hava Yollarının (THY) 2015’te Taipei-İstanbul arasında direkt uçuşlarına başladığı hatırlatan Cheng, 'Türkiye’yi ziyarete gelen Tayvanlı turist sayısı 4 kat artarak senede 120 bin kişiye ulaştı ve Tayvan’dan Türkiye’ye doğrudan yatırımlar 10 kat artarak 640 milyon dolar seviyelerine geldi.' diye konuştu.Cheng, bunların yanı sıra Tayvan ve Türkiye arasında başta ticaret, teknoloji, insani yardım, kültür, turizm, eğitim, tıbbi ve adli yardımlaşma, suçlularla mücadele ve diyanet işleri gibi çeşitli alanlarda da iş birlikleri yapıldığını anlattı. 'Türkiye’nin hedefinin her zaman tarafsızlık ve adalet olduğuna inanıyorum'İki ülke arasında birçok alanda iş birliği yapılabileceğine inandığını vurgulayan Cheng, Çin yönetimi tarafından ikili ilişkilerin engellenmesine izin verilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Çin yönetimince uzun yıllardır bütün dünyanın tehdit edildiği değerlendirmesinde bulunan Cheng, 'Bunu görmezden gelmek ya da hoş görmek ciddi adaletsizliklere yol açmaktadır.' dedi.Tayvan’ın Çin’e karşı dünyanın ön cephesinde olduğunu vurgulayan Cheng, şunları kaydetti:'Adalete inanan Tayvan, ekonomiden salgınla başarılı mücadeleye, milli savunmadan demokrasiye çarpıcı bir performansa sahip olmuştur. Gerek İslam dünyasında gerek Türk dili konuşan ülkelerde örnek olarak takdir edilen Türkiye’nin hedefinin her zaman tarafsızlık ve adalet olduğuna inanıyorum. Türkiye’nin geleneksel milli ruhuna dayanarak, Tayvan ile kapsamlı stratejik iş birliğinin kurulmasını dört gözle bekliyorum.'
Bu Gençler Ne İstiyor? 8 Maddede 21. Yüzyıl Türkiye'sinde Genç Olmanın Getirileri!
Gençlik başımda duman, ilk aşkım ilk heyecaaan! Ne güzel bir şarkı değil mi? Hareketli, umut dolu sözlerle bezenmiş harika bir parça. Fakat şimdiki gençlerimizin tek derdi ilk aşkın ilk heyecanı değil. Değişen toplum düzeniyle birlikte gençlerin sırtındaki yük de paralel olarak artıyor. Kariyer hedefleri, maddi durum, sağlık ve ekonomi gibi unsurlar gençlerin hayatında birçok şeyin farklı olmasına neden oluyor. Şimdi gelin 21. yüzyıl Türkiye'sinde genç olmanın getirilerini birlikte inceleyelim.
Kişisel Verileri Koruma Kurulundan Veri İhlallerine 36 Milyon Lira İdari Para Cezası
ANKARA (AA) - KEMAL KARADAĞ - Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Faruk Bilir, kurumun karar organınca 12 Ocak 2017'den bugüne kadar yapılan 7 bin 467 ihbar ve şikayet başvurusundan 5 bin 489'unun karara bağlandığını, ihlaller nedeniyle yaklaşık 36 milyon lira idari yaptırım uygulandığını bildirdi.Bilir, 28 Ocak Uluslararası Veri Koruma Günü ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili uluslararası bağlayıcı nitelikteki ilk belge olan 108 sayılı Sözleşme'nin 28 Ocak 1981'de imzaya açıldığını hatırlatan Bilir, sözleşmeyi ilk imzalayan ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğunu belirtti.Faruk Bilir, Avrupa Konseyinin 28 Ocak'ı Uluslararası Veri Koruma Günü ilan ettiğini hatırlattı.Uluslararası Veri Koruma Günü kapsamında bugün, 'Veri Temelli Ekonomi', 'Dijital Çağda Kişisel Verilerin Korunması' ve 'Kişisel Verilerin Korunması Alanında Güncel Gelişmeler' başlıklarında üç oturumdan oluşan program düzenleneceğini anlatan Bilir, programın YouTube üzerinden yayınlanacağını söyledi.Kişisel verinin kişiyi tanımlayan bilgiler olduğunu ifade eden Bilir, verilerin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'ndaki ilkelere uygun işlenmesi gerektiğini, veri işlemeyi yasaklamayan bu düzenlemenin özgürlükçü bir yasa olduğunu dile getirdi.Verilerin, işleme şartlarına, temel ilkelere, aydınlatma yükümlülüğüne uygun şekilde işlenebileceğini bildiren Bilir, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması ya da mevzuattaki sürenin dolması durumunda ise verilerin silinmesi ve yok edilmesi gerektiğini aktardı.Kişisel verilerin korunmasına yönelik uyarı ve tavsiyelerde bulunan Bilir, akıllı cihazlarda kullanılan uygulamaların hangi kişisel verilere erişim izni istediğinin kontrol edilmesinin zorunluluğuna işaret etti.Bilir, vatandaşların, verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri ve verilerin aktarılma amacını bilme hakkına sahip olduğunu, veri sorumlularının da kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılacağı konusunda bilgi verme yükümlülüğünün bulunduğunu anlattı.'Açık rızanın hizmet şartına bağlanması açık rızayı sakatlayan durumdur'Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'yla önemli düzenlemelerin hayata geçirildiğini vurgulayan Bilir, kişinin sahip olduğu verinin işlenmesine, kendi isteğiyle ya da karşı taraftan gelen istek üzerine onay vermesi anlamını taşıyan 'açık rıza'nın unsurlarının da kanunda yer aldığını ifade etti.Faruk Bilir, şunları kaydetti:'Açık rızanın hizmet şartına bağlanması açık rızayı sakatlayan durumdur. Hizmet şartına bağlama özgür iradeyi sakatlamaktadır. Çünkü eğer o şart olmasaydı kişi daha farklı davranabilirdi. Kişiye açık rızada, özgür irade olabilmesi için seçme şansı verilmelidir. Bir şart dayattığınız zaman bu hizmet şartına bağlanmış olur. Yapacağı seçimin sonuçları kişiyi etki altında bırakıyorsa, onu sunulan ürün veya verilen hizmetten yoksun bırakıyorsa, rızanın özgürce verildiğini söylemek mümkün değildir. Vatandaşlarımız, veriler işlenmeden önce sunulan gizlilik ve güvenlik politikalarını, aydınlatma metinlerini okumalı ve incelemeli. Açık rızayla hangi verilere erişimin istendiği de sorgulanmalı.'Kurumun karar organı Kişisel Verileri Koruma Kurulunun çalışmalarına da değinen Bilir, kurulun 12 Ocak 2017'den itibaren çalışmaya başladığını anımsatarak şöyle devam etti:'Bugüne kadar kurula 7 bin 467 ihbar ve şikayet başvurusu yapıldı, bu başvurulardan 5 bin 489'u sonuçlandırıldı. Kurulun ihlaller nedeniyle yaptırım olarak idari para cezası uygulama yetkisi var. Bugüne kadar yaklaşık 36 milyon lira idari yaptırım uygulandı. Herhangi bir şirkette, veri sorumlusu bünyesinde veri ihlali meydana geldiği durumlarda da kurula bildirimde bulunuluyor. Bugüne kadar 402 veri ihlal bildirimi yapıldı, kurul bu ihlallerden 72'sini internet sitesinden ilan etti. Ayrıca kuruldan 489 hukuki görüş talep edildi.'
Reklam
Gündem / 28 Ocak 2021
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 1920 1- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri Töreni'ne katılacak. Törene, TBMM Başkanı Mustafa Şentop da iştirak edecek. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki MGK Toplantısına başkanlık yapacak. (Ankara/13.30/15.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Kuzey Makedonya Anayasa Mahkemesi Başkanı Salih Murat'ı kabul edecek.(TBMM/15.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve beraberindeki heyetle parti genel merkezinde bir araya gelecek(Ankara/10.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Engelsiz Yaşam Merkezleri açılışına ve Kadın Kooperatifleri Doğu Karadeniz Buluşması'na katılacak. (Samsun/12.45/15.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- TBMM'denGenel Kurulda, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek.Dijital Mecralar Komisyonunda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sunum yapacak.Milli Savunma Komisyonunda, TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek.(TBMM/14.00/11.00/10.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- CHP Ekonomi Masası Heyeti, Kırıkkale Kültür Merkezi'nde muhtarlar, üreticiler, çiftçiler, oda başkanları, sendika ve STK temsilcileriyle bir araya gelecek, esnaf ve sanayi sitesi ziyaretinde bulunacak. (Kırıkkale/10.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)EKONOMİ1- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, TÜRK-İŞ Genel Merkezi'ni ziyaret edecek, Afganistan Ulaştırma Bakanı Kudretullah Zeki ile Mutabakat Zaptı İmza Töreni'ne katılacak.(Ankara/11.00/16.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı (TCMB) Naci Ağbal, Enflasyon Raporu 2021-I'in tanıtımı amacıyla basın bilgilendirme toplantısı düzenleyecek.(Ankara/10.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)3- TCMB, Para Politikası Kurulu toplantı özetini, haftalık para ve banka istatistiklerini açıklayacak, Aralık 2020 dönemine ilişkin Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi tablosunu yayımlayacak.(Ankara14.00/14.30/10.00)4- TÜİK, ocak ayına ilişkin Ekonomik Güven Endeksi ile Aralık 2020 dönemi Hizmet Üretici Fiyat Endeksini açıklayacak.(Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ1- Suriye Anayasa Komitesi görüşmelerinin 5'inci turu, Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde sürecek.(Cenevre) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Dünya Ekonomik Forumu (WEF) '2021 Davos Gündemi' toplantıları, çevrim içi devam edecek.(Davos) 3- Gine Körfezi açıklarında korsan saldırısına uğrayan Türk mürettebatlı Liberya bandralı Mozart isimli gemiye ilişkin gelişmeler takip edilecek.(Dakar) (Fotoğraflı-Görüntülü)GÜNCEL1- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor. (Fotoğraflı-Görüntülü)SPOR1- Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Sivas Valisi Salih Ayhan, milletvekili ve belediye başkanından oluşan Sivas heyetiyle bir araya gelerek, kente yapılacak yatırımlarla ilgili protokol imza törenine katılacak.(Ankara/11.00) (Fotoğraflı-Görüntülü)2- Basketbol THY Avrupa Ligi'nin 23. haftasında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Rusya'nın Khimki takımıyla karşılaşacak. (Moskova/20.00) (Fotoğraflı)3- Basketbol FIBA Erkekler Avrupa Kupası D Grubu'nun İstanbul'daki organizasyonunda Beşiktaş, Romanya'nın CSU Sibiu takımıyla; Bulgaristan'dan Balkan Basket, Rumen ekip CSM Oradea ile karşı karşıya gelecek.(İstanbul/18.00/15.00) (Fotoğraflı)4- Voleybol CEV Erkekler Şampiyonlar Ligi 4. turunun Polonya'da düzenlenen A Grubu 2. etap mücadelesinde Fenerbahçe HDI Sigorta, üçüncü ve son maçında ev sahibi ülkeden PGE Skra'ya konuk olacak.(Belchatow/20.00)5- Voleybol CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi 4. turunun Fransa'da düzenlenen B Grubu 2. etap mücadelesinde Fenerbahçe Opet, üçüncü ve son maçında İtalya'nın Carraro Imoco Volley takımıyla karşı karşıya gelecek. (Nantes/22.30)6- Göztepe Kulübü Başkanı Mehmet Sepil, Gürsel Aksel Stadı'nda kulüple ilgili bir sponsorluğun tanıtım toplantısına katılacak.(İzmir/14.30) (Fotoğraflı-Görüntülü)7- Misli.com 3. Lig 1. Grup'ta 16'ncı, 2 ve 3. Gruplarda 18'inci hafta maçlarıyla sezonun 2. devresi başlayacak.8- Hentbol Erkekler Türkiye Kupası'nda grup mücadelesi, Adana'daki B Grubu'nda 2 ve Tokat'taki D Grubu'da tek maçla başlayacak. 9- 2023 Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası eleme gruplarının kurası İsviçre'de çekilecek. Ümit Milli Futbol Takımı'nın elemelerdeki rakipleri belli olacak. (Nyon/14.30)ÖZEL HABER 1- Kişisel Verileri Koruma Kurulundan veri ihlallerine 36 milyon lira idari para cezasıKişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Faruk Bilir:'Çalışmalarına başladığı 12 Ocak 2017'den bugüne kadar kurula 7 bin 467 ihbar ve şikayet başvurusu yapıldı, bu başvurulardan 5 bin 489'u sonuçlandırıldı''Herhangi bir şirkette, veri sorumlusu bünyesinde veri ihlali meydana geldiği durumlarda kurula bildirimde bulunuluyor. Bugüne kadar 402 veri ihlal bildirimi yapıldı, kurul bu ihlallerden 72'sini internet sitesinden ilan etti'(Kemal Karadağ/Ankara) 2- SALGINDA YILDIZI PARLAYAN SEKTÖRLER - Salgın, telekom sektörünün ana iş kolunu genişlettiTurkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Alper Ergenekon:'Telekom, yakın gelecekte müşterisine sadece konuşma ve internet hizmeti sunan bir yapıdan çıkarak daha geniş kapsamlı hizmet veren bir sektöre dönüşecek''Eğitimden sağlığa, finanstan eğlenceye kadar pek çok sektörde başlayan değişim ve dönüşüm pandeminin etkisiyle daha da hızlandı. Tüm bu değişim ve dönüşümün odağında da telekom sektörü bulunuyor''Pandemi döneminde BiP üzerinden yapılan görüntülü görüşme süresi yüzde 90'lık artışla 29 milyon dakikaya çıktı, grup görüntülü görüşme süresi ise yüzde 400'lük artışla 25 milyon dakikaya ulaştı''Pandemi sürecinin yol açtığı zor koşullara karşın sadece 2020 yılında yaptığımız yatırımlar toplam 9 milyar TL seviyesine ulaştı. Turkcell olarak 2021'den itibaren gelecek 3 senede 16 milyar TL yatırım yapmayı planlıyoruz'(Eda Topcu/İstanbul)3- Türk ev tekstili ürünleri 194 ülkede iç mekanları süslediTürkiye'den 2020 yılında yapılan 2 milyar 490 milyon 85 bin dolarlık ev tekstili ürünü ihracatının yüzde 36,33'ü Almanya, ABD ve Birleşik Krallık'a gerçekleştirildiSektör temsilcileri geçen yıl, 2019'da hiç ürün gönderilmeyen Faroe Adaları, Bhutan, Haiti, Grenada ve Nikaragua'ya satış yaptı(Cem Şan/Bursa)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Reklam
Borsadan ve Bitcoin’den Kazanmış! Proje Casusunun Bankadaki Kasalarından Milyon Dolar Çıktı
Savunma sanayisindeki projeleri yabancı firmalarla paylaştığı iddiasıyla tutuklanan eski İnsansız ve Akıllı Sistemler Dairesi Proje Müdürü Yusuf Hakan Özbilgin’in bankalarda kiralık kasaları bulundu. Özbilgin kasalardan çıkan 1 milyon Euro ve 500 bin doları, “Borsadan ve Bitcoin’den kazandım” diyerek savundu. Özbilgin evinde çıkan 1.5 milyon Euro için de “Arkadaşım unuttu, sonra alacaktı” demişti.
Dolar Ve Euro Ne Kadar Oldu? 28 Ocak Dolar ve Euro fiyatları...
Dolar fiyatları güne yükseliş evresinde başladı. Dün akşam FED Başkanın yaptığı açıklama sonrası yukarı yönlü hareketlenen dolar, 28 Ocak Perşembe sabah saatlerinde de çıkışını sürdürdü. Sabah saat 08.10 itibariyle 1 Dolar, 7 lira 43 kuruştan satın alınabiliyor. İşte döviz fiyatlarında son durum…
Canlı Altın Fiyatları: 28 Ocak Gram Altın Ve Çeyrek Altın Kaç Para Oldu?
Dün akşam borsada yaşanan sert düşüş sonrası vatandaşlar altın fiyatlarındaki değişikliği takip ediyor. Yatırımlarını altına yönlendiren vatandaşlar, son bir aydır kayıplar yaşayan altın fiyatlarının 28 Ocak 2021 Perşembe günü ne kadar olduğunu araştırıyor. İşte 24 ayar altının Kapalıçarşı fiyatları…
Reklam
Ordu'da Sahte Altın Satan 3 Şüpheli Yakalandı
ORDU (AA) - Ordu'da sahte altın satarak dolandırıcılık yaptığı iddia edilen 3 kişi gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, İkizce ilçesinde Ü.T, E.A. ve A.T'nin sahte altın satarak kuyumcuları dolandırdıkları ihbarı üzerine çalışma başlattı.Çalışma kapsamında düzenlenen operasyonda, tespit edilen şüpheliler belirlenen adreslerinde yakalandı. Operasyonda sahte bileziklere el konuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 kişi, daha sonra Ünye Adliyesine sevk edildi. Şüpheliler, mahkemece adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Cezayir 7 Yıldır Kapalı Olan Libya'daki Büyükelçiliğinin Yeniden Açılacağını Duyurdu
CEZAYİR (AA) - Cezayir, güvenlik nedeniyle 7 yıldır kapalı olan Libya'nın başkenti Trablus'taki büyükelçiliğini yeniden açmaya hazırlanıyor.Cezayir Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bakan Sabri Bukadum'un Trablus ziyaretinde, yeniden diplomatik faaliyete başlaması beklenen büyükelçilik binasını gezdiği aktarıldı.Açıklamada, 2014'ten bu yana kapalı olan Trablus Büyükelçiliğinin ilerleyen günlerde yeniden açılacağı belirtildi.Açıklamada Dışişleri Bakanı Bukadum'un Trablus temaslarına ilişkin ise Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac, Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri, Temsilciler Meclisi Başkanı Hammude Siyala, Libyalı milletvekilleri ve Dışişleri Bakanı Muhammed Tahir Siyala ile görüşmeler gerçekleştirdiği ifade edildi.Görüşmelerde Cezayirli Bakan'ın, krizin başından bu yana ülkesinin, Libya halkıyla dayanışma içinde olduğunu ve Libyalı taraflar arasında yapılacak diyalog yoluyla siyasi çözüme ulaşılması gerektiğini vurguladığı kaydedildi.Libya Başbakanlık Sözcüsü Galib el-Zaklai de daha önce yaptığı açıklamada, Bukadum'un, Fayiz es-Serrac ve Halid el-Mişri ile krizin çözümü için siyasi diyalog süreci, güvenlik ve ekonomi konularını görüştüğünü söylemişti.Bakan Sabri Bukadum, bir günlük ziyaret için başkent Trablus'a gelmişti.
Gündem Özeti / 28 Ocak 2021
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve beraberindeki heyetle parti genel merkezinde bir araya gelecek (Ankara/10.30)YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- TBMM'denGenel Kurulda, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine devam edilecek.(TBMM/14.00)Dijital Mecralar Komisyonunda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sunum yapacak.(TBMM/11.00)Milli Savunma Komisyonunda, TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek.(TBMM/10.00)2- CHP Ekonomi Masası Heyeti, Kırıkkale Kültür Merkezi'nde muhtarlar, üreticiler, çiftçiler, oda başkanları, sendika ve STK temsilcileriyle bir araya gelecek, esnaf ve sanayi sitesi ziyaretinde bulunacak. (Kırıkkale/10.30) EKONOMİ1- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, TÜRK-İŞ Genel Merkezi'ni ziyaret edecek, Afganistan Ulaştırma Bakanı Kudretullah Zeki ile Mutabakat Zaptı İmza Töreni'ne katılacak.(Ankara/11.00/16.30)2- TÜİK, ocak ayına ilişkin Ekonomik Güven Endeksi ile Aralık 2020 dönemi Hizmet Üretici Fiyat Endeksini açıklayacak.(Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ1- Suriye Anayasa Komitesi görüşmelerinin 5'inci turu, Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde sürecek.(Cenevre)2- Dünya Ekonomik Forumu (WEF) '2021 Davos Gündemi' toplantıları, çevrim içi devam edecek.(Davos) 3- Gine Körfezi açıklarında korsan saldırısına uğrayan Türk mürettebatlı Liberya bandralı Mozart isimli gemiye ilişkin gelişmeler takip edilecek.(Dakar)GÜNCEL1- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor.SPOR1- Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Sivas Valisi Salih Ayhan, milletvekili ve belediye başkanından oluşan Sivas heyetiyle bir araya gelerek, kente yapılacak yatırımlarla ilgili protokol imza törenine katılacak.(Ankara/11.00)2- Basketbol THY Avrupa Ligi'nin 23. haftasında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Rusya'nın Khimki takımıyla karşılaşacak. (Moskova/20.00)3- Basketbol FIBA Erkekler Avrupa Kupası D Grubu'nun İstanbul'daki organizasyonunda Beşiktaş, Romanya'nın CSU Sibiu takımıyla; Bulgaristan'dan Balkan Basket, Rumen ekip CSM Oradea ile karşı karşıya gelecek.(İstanbul/18.00/15.00)4- Voleybol CEV Erkekler Şampiyonlar Ligi 4. turunun Polonya'da düzenlenen A Grubu 2. etap mücadelesinde Fenerbahçe HDI Sigorta, üçüncü ve son maçında ev sahibi ülkeden PGE Skra'ya konuk olacak.(Belchatow/20.00)5- Voleybol CEV Kadınlar Şampiyonlar Ligi 4. turunun Fransa'da düzenlenen B Grubu 2. etap mücadelesinde Fenerbahçe Opet, üçüncü ve son maçında İtalya'nın Carraro Imoco Volley takımıyla karşı karşıya gelecek. (Nantes/22.30)6- Göztepe Kulübü Başkanı Mehmet Sepil, Gürsel Aksel Stadı'nda kulüple ilgili bir sponsorluğun tanıtım toplantısına katılacak.(İzmir/14.30)7- Misli.com 3. Lig 1. Grup'ta 16'ncı, 2 ve 3. Gruplarda 18'inci hafta maçlarıyla sezonun 2. devresi başlayacak.8- Hentbol Erkekler Türkiye Kupası'nda grup mücadelesi, Adana'daki B Grubu'nda 2 ve Tokat'taki D Grubu'da tek maçla başlayacak. 9- 2023 Avrupa 21 Yaş Altı Futbol Şampiyonası eleme gruplarının kurası İsviçre'de çekilecek. Ümit Milli Futbol Takımı'nın elemelerdeki rakipleri belli olacak. (Nyon/14.30)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Reklam
Seta'dan "Azerbaycan-Türkiye Münasebetlerinin Gelecek 10 Yılı" Paneli
İSTANBUL (AA) - Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev, Ermenistan'ın, işgal politikalarına son vermesi halinde Türkiye, Azerbaycan, İran, Rusya ve Gürcistan'ın bölgenin refahı için başlattığı oluşuma dahil olabileceğini, Nahçıvan koridoru sayesinde transit ülke konumuyla uzun vadeli bir barışın teminatı olabileceğini söyledi. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından video konferans yoluyla 'Azerbaycan-Türkiye Münasebetlerinin Gelecek 10 Yılı' başlıklı panel düzenlendi.Uluslararası İlişkiler Analizler Merkezi Başkanı Dr. Ferid Şefiyev'in moderatörlüğünü yaptığı panele Hacıyev, SETA Genel Koordinatörü Prof. Dr. Burhanettin Duran, SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Muhittin Ataman, Uluslararası İlişkiler Analizler Şube Müdürü Dr. Cavid Veliyev, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, Kafkasya Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Araz Aslanlı ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Tanrısever katıldı. Panelde konuşan Hacıyev, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin ortak medeniyet, ortak kültür, ortak tarih ile ulusal ve duygusal bağlardan beslendiğini, bunun ebedi bir kardeşlik olduğunu söyledi.İki ülke ilişkilerinin sadece ulusal çıkarlar açısından değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Hacıyev, Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinin bütün bölgenin kaderini etkilediğini, devletler ve halkların barış, huzur ve refahının gelişmesine katkı sağladığını söyledi.Ermenistan'ın 2020'de Toğuz saldırısından hemen sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türk devletinin, ordusunun, halkının ve medyasının desteğinin Azerbaycan'a büyük güç verdiğini belirten Hacıyev, bu desteğin Karabağ zaferine büyük etkisi olduğunu kaydetti.Azerbaycan-Türkiye enerji yatırımlarının Batı'nın enerji ihtiyacının temininde önemli bir alternatif teşkil ettiğini kaydeden Hacıyev, şöyle konuştu:'Bakü-Tiflis-Ceyhan, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP) ve Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) hatları ile Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattı projeleri için ilk adımları attığımızda bunu başarabileceğimize kimse ihtimal vermiyordu. Bu projelere bakarak ileriye yönelik neler yapabileceğimizi planlamalıyız.'Hacıyev, bir Kuzey Kafkasya ülkesi olan Türkiye'nin, bölgenin geleceği ile ilgili süreçlerde önemli bir sorumluluğu üstlendiğini vurguladı.Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye arasındaki iş birliğine Ermenistan'ın da katılmasından yana olduklarını söyleyen Hacıyev, 'Ermenistan, Türkiye ile Azerbaycan hakkındaki iddialarına ve işgal politikalarına son verirse o zaman Türkiye, Azerbaycan, İran, Rusya ve Gürcistan’ın bölgenin barış ve refahı için başlattığı oluşuma dahil olabilir.' ifadesini kullandı. 'Küresel baskılara karşı birbirine destek verecek'Prof. Dr. Muhittin Ataman ise Türkiye'nin bütün konularda Azerbaycan'ın tezlerini savunan bir devlet olarak ön plana çıktığını söyledi.Nahçıvan koridorunun açılmasıyla dar bölgesel bağlamda Türk dünyası ilişkilerinin çok üst düzeye ulaşacağına işaret eden Ataman, şöyle devam etti: 'Geniş bölgesel bağlamda daha çok İslam dünyası iş birliği açısından iki ülkenin çok önemli rol oynayacağını düşünüyorum. Karabağ sorunu, İslam dünyasında Filistin sorununa benzer bir etki oluşturmuştu. Bir İslam toprağının işgal edilmesine bütün İslam halkları tepki göstermişti. Pakistan başta olmak üzere pek çok İslam ülkesi Karabağ sorununda Azerbaycan’ın yanında durmuştur.'Ataman, 'Nahçıvan koridorunun açılmasıyla Türkiye’nin Hazar bölgesine İran gibi başka bir ülkeye ihtiyaç duymadan ulaşması, nüfuzunu tahkim etmesi mümkün olacaktır. Bunun Azerbaycan’ın Avrupa’dan Afrika’ya kadar açılımında büyük faydası olacaktır.' değerlendirmesinde bulundu.-'Ermenistan, Türkiye ve Azerbaycan ile işbirliğine yönelmeli' Prof. Dr. Burhanettin Duran da Dağlık Karabağ zaferiyle Türkiye Azerbaycan ilişkilerinde yeni bir döneme girildiğini belirterek, bunun sadece işgal altındaki toprakların özgürleştirilmesi anlamına gelmediğini aynı zamanda Kafkaslardan Hazar ve Orta Asya’ya, diğer yandan Avrupa’ya kadar uzanan yeni jeopolitik denklemde, uzlaşmaz bir tavır sergileyen Ermenistan engelinin de ortadan kaldırılması anlamına geldiğini söyledi. Türkiye ve Azerbaycan'ın barıştan yana olduğunu dile getiren Duran, 'İki ülke, halkların bir arada yaşamalarına, birlikte ekonomik, ticari kültürel birçok alanda entegrasyona taraftardırlar. Eğer Bakü ve Ankara’nın bu kararlılığına Erivan da destek verirse Kafkaslarda yepyeni bir dönemin önü açılabilir.' diye konuştu.Duran, şöyle devam etti:'Ermenistan’ın önünde iki yol vardır. Birincisi yayılmacı, saldırgan politikasına devam etmek ki bunun bir sonuç getirmeyeceği açıktır. İkincisi de bunları terk ederek bölgesel iş birliğine yönelmesidir. İlk başta zor gibi görünen bu durum haricinde gelecek için başka bir çözüm de görülmemektedir. Çünkü Türkiye-Azerbaycan iş birliğinin işgalciliğe müsaade etmeyeceği 44 günlük hızlı bir zaferle tüm dünyaya gösterilmiştir.''Yeni jeopolitik İran tarafından da benimsendi'Dr. Cavid Veliyev, Türkiye Azerbaycan arasındaki ilişkilerin bölgesel ilişkilerde belirleyici bir düşünce tarzına yol açtığını belirterek, bunun diğer devletler tarafından da benimsendiğini söyledi.Dağlık Karabağ'daki 44 günlük savaşın sonunda Azerbaycan-Ermenistan ve Rusya üçlüsü tarafından imzalanan ateşkes anlaşmasında jeopolitik açılımın etkilerini gördüklerini ifade eden Veliyev, savaş sonrası imzalanan anlaşmayla bölgede yeni bir ulaşım ağı kurulması kararının alındığını kaydetti.Veliyev, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan dahil olmak üzere 5 ülkeye başlattığı ziyaretlerin yeni jeopolitiğin İran tarafından da benimsendiğini gösterdiğini söyledi.
Reklam
Mozambik'te İlk Defa Tarım Özel Ekonomi Bölgesi Kurulacak
İSTANBUL (AA) - Hint Okyanusu kıyısındaki Doğu Afrika ülkesi Mozambik'te hükümetin, ekonomik kalkınmayı desteklemek amacıyla Tarım Özel Ekonomi Bölgesi kurulması kararı aldığı bildirildi.Yerel basındaki habere göre hükümet, tarım alanındaki sulanabilir alanları 17 bin hektardan 32 bin hektara çıkarmayı hedefliyor.Atılan adımla pirinç üretiminde 3 kat artış beklendiği kaydedildi.Tarım Özel Ekonomi Bölgesi ile ekonomik kalkınmayı desteklemeyi amaçlayan Mozambik hükümeti, tarım alanında üretimi ve istihdamı da artırmayı planlıyor.
Gaziantep'te Sahte Altınla Hayvan Satın Alan 4 Şüpheli Yakalandı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te sahte altın vererek hayvan satın aldıkları belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Şehitkamil ilçesi Erikli Mahallesi'nde bir kişinin sattığı küçükbaş hayvan karşılığında 2 şüphelinin kendisine sahte altın verdiği şikayeti üzerine harekete geçti.Alışverişin yapıldığı bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, iddiaya ilişkin 4 şüphelinin kimliğini belirledi. Adreslerinde gözaltına alınan şüphelilerin sahte altın karşılığında aldıkları hayvanları kasaplara sattıkları öğrenildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.
Alman Hükümeti 2021 Büyüme Tahminini Yüzde 3’E Düşürdü
BERLİN (AA) - Almanya'da hükümet, bu yıl için daha önce yüzde 4,4 olarak açıklanan resmi büyüme beklentisini Kovid-19’da ikinci dalga ve bununla gelen sert kısıtlamalardan dolayı aşağı yönlü revize etti.Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, Alman hükümeti tarafından yayınlanan ekonomik büyüme raporuna ilişkin başkent Berlin’de basın toplantısı düzenledi.Bu yıl için Ekim 2020’de yüzde 4,4 olarak açıklanan resmi büyüme beklentisinin yüzde 3’e düşürüldüğünü ifade eden Altmaier, Alman ekonomisinin kriz öncesi seviyeye 2022’nin ikinci yarısında dönmesinin beklendiğini kaydetti.Altmaier, “Şimdi Kovid-19’a karşı kısıtlamaların hafifletilmesi konusunda açıkça konuşmanın zamanı değil.” diyerek, salgında başarı sağlamak için gelecek haftalarda kısıtlamalara bağlı kalınması gerektiğini vurguladı.Alman ekonomisinde toparlanmanın daha az ivmeyle de olsa 2021'de devam edeceğini belirten Altmaier, 'Kovid-19 salgınında durum hala ciddi. Virüsün yeni türleri tehlikesi devam etmekte. Bu nedenle, başardığımız şeyi aceleyle riske atamayız.” değerlendirmesinde bulundu.Raporda ise Kovid-19’da ikinci dalga ve yavaş ilerleyen aşı kampanyalarına rağmen ülkenin ihracatının bu yıl yüzde 6,4 ve ithalatın da yüzde 7,2 artacağı tahmini yapıldı. İşsizlik oranının bu yıl yüzde 5,8 olması beklenirken, istihdamın 44,8 milyon seviyesinde kalacağı tahminine yer verildi.Almanya'da ekonomi, Kovid-19'un sebep olduğu sağlık ve ekonomik kriz nedeniyle 2020'de yüzde 5 küçülerek, 10 yıldır aralıksız büyümeye son vermişti.19 Ocak’ta Almanya’da Kovid-19 salgınına karşı mücadelede 5 Ocak'ta alınan ve 31 Ocak’a kadar geçerli olan tedbirlerin süresi 14 Şubat’a kadar uzatılmıştı. Ekonomistler, sıkılaştırılan tedbirlerin imalat ve inşaat sektörünü doğrudan etkilemese de ülkede ekonomik faaliyetlerin yılın ilk çeyreğinde durgunlaşmasını bekliyor.Dördüncü çeyreğin başındaki ekonomideki toparlanmaya rağmen Kovid-19 salgınında artan vaka sayısı, seyahat uyarıları, aşı sürecinin yavaş ilerlemesi ve yeni kısıtlamalarla ilgili endişelerin bundan sonraki süreçte toparlanmanın kırılgan kalmasını sağlayacağı belirtiliyor.Ülkede bugüne kadar toplam 2 milyon 161 bin 169 vaka sayısı kayda geçerken, 53 bin 972 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Ülkede şu ana kadar 1 milyon 921 bin 689 kişiye Kovid-19 aşısı yapıldı, bunların 283 bin 264'ünü ikinci doz aşısı yapılanlar oluşturdu.
Reklam