Oscar'da Hakkı Yenenler
Sinema yazarı Kerem Akça  86. Oscar Ödülleri’nde ‘hakkı yenenler’i kaleme aldı. Her sene Oscar yarışının bir de görünmeyen tarafı oluyor. Aday gösterilen filmler, oyuncular ve sanatçıların girdikleri rekabetin yanı sıra kulislerde de ‘hakkı yenenler’ konuşuluyor. Elbette Akademi’nin seçimleri bir lobi faaliyetinin, iyi alınan kritik virajların, festival takvimini lehine çevirme becerisinin ve atları tespit etme kıvraklığının bir sonucu olarak şekilleniyor. Günümüzde büyük oranda TWC, Warner Bros., Fox Searchlight, Paramount ve Columbia gibi şirketlerin idare ettiği bir yarış geçiyor. Hiçbir zaman ‘şu film iyiydi ama niye Oscar almadı?’ gibi bir şeyden söz etmek mümkün değil. Yoksa sinema tarihinin gerçekleriyle çelişiriz. Hitchcock ve Kubrick’in ‘En İyi Film’ ve ‘En İyi Yönetmen’ dalında Oscar heykelciğine ulaşamadığı bir dünyada böylesi bir iddia ne kadar tutarlı olabilir ki? EN AKLA YATKIN MAĞDURLAR HANGİLERİ? Ama bana kalırsa belli bir noktada geriye çekilip bu konuyu masaya yatırmak şart hale gelmeli. Elbette yarıştaki konuma göre bakınca “Sen Şarkılarının Söyle”nin (“Inside Llewyn Davis”) son düzlükte hamle yapamayarak devre dışı kaldığı, “Lee Daniels’ The Butler”ın görücüye çıktıktan sonra yavaş yavaş zirveden uzaklaştığı, Robert Redford, Tom Hanks, Oprah Winfrey, Emma Thompson ve Daniel Brühl’ün de onlara eklenebileceği net. Tabii ki bunlar etrafta dolaşan tahminler, ödül sezonunun getirdikleri ve stratejileri ışığında şekillenen tablonun koşulsuz görüntüleri. Olaya diğer tarafından bakınca ise bambaşka bir resim ile karşılaşıyoruz. Zira bu noktada “Mavi En Sıcak Renktir” (“La Vie d'Adèle”) ve “Zafere Hücum” (“Rush”) gibi yarışın içindeyken hiçbir şekilde kendini öne atamayan filmlerin niye sıfır çektiğini sorgulamak abesle iştigal etmekten öteye gitmez. Ama bunu mantıklı bir çerçevede yorumlamak elbette bizim hakkımız. Şirketleri Sundance Selects ve Universal’ın ‘gaza basma’ hazırlıksızlığından çeken bu ikili, Oscar’a uygun olmamasının da zararını görmüş gibi. İlkinin lezbiyen sinemada cinsellik konusunda cüret gösterip ‘muhafazakar’ damarı rahatsız ederek itici durması, ikincisinin ise ‘gösterişli sinema’sı ve “Senna”nın (2010) varlığı sebebiyle tatmin etmediği çok açık. DÖRT İYİ AMERİKAN FİLMİ GÖRMEZDEN GELİNDİ Ama ‘En İyi Film’ kategorisinde bana kalırsa kalite adına, Andrew Dosunmu’nun Sundance’den ödüllü, Brooklyn’de yaşayan bir Nijeryalı aileyi merceğine alan, şiirsel, ayrıksı ve gerilla sineması karşıtı “Mother of George”u en öne çıkan. Derek Cianfrance’nin polisiye kalıplarını altüst eden becerisi “Babadan Oğula” (“The Place Beyond the Pines”) ve Terrence Malick’in büyüleyici, tanımsız ve ruhsal aşk filmi yorumu “Aşkın İzleri” (“To the Wonder”) ilave edilebilir. Elbette biraz daha ileri gidersek “Elysium: Yeni Cennet”in (“Elysium”) “Yerçekimi”nin (“Gravity”) üzerinde olmasına karşın türünde daha az gerçekçi durmanın mağduriyetini yaşadığını da ekleyebiliriz. Zira Akademi’nin kurallarına göre ‘drama’ alanına yatkın, hikaye anlatma sinemasının genel kurallarının fazla dışına çıkmayan eserler kazanabiliyor. Yenilikçi anlatı modelleri deneyen, cinsel özgürlüğün sınırlarını zorlayan filmlerin şansı az oluyor. Dönem filmlerinin, politik filmlerin, geleneksel biyografik filmlerin, gerçek hikaye uyarlamalarının, savaş filmlerinin, tarihi-epiklerin, westernlerin, müzikallerin ve zaman zaman da felsefi komedilerin gücünü hissettirdiği görülebiliyor. Aşk da böylesi bir sürecin içinde başını içeriye sokabiliyor. Ama “Hayat Ağacı” (“The Tree of Life”, 2011), “Aşk” (“Her”) gibi bütün kriterleri reddeden ama özgünlüğü kabul edilen eserler, özellikle ‘beş film adayı’ kuralının değişmesiyle şans taşımaya başladı. Yeniden yukarıda adını geçirdiğim filmlere dönersek, ‘En İyi Yönetmen’ dalında da müthiş bir yetkinlik olduğunu belirtmek boynumuzun borcu. Elbette “Mother of George” gibi geleneksel çerçeve algısını her anında kaybedip, klasik anlatıyı ve lineer akışı yıkan stil duygusu yüksek bir eserden böylesi bir başarı beklemek garip olur. Veya “Babadan Oğula” gibi soğukkanlılık üzerine bir yapı kurup, asla seyircisiyle bağ kurmayan bir yapıttan… Zira Akademi için özdeşleşme yaratırken anlamlı olmak, bizi bir karakterle ilişkiye sokup, onun irade, başarı hikayesine yönlendirmek esaslı kriterlerden biri. Tabii bu dalda Ron Howard gerçeğinin özellikle üzerine basmadan parantezi kapatmak olmaz. ANA OYUNCU KATEGORİLERİNDE FAZLA MAĞDUR YOK Diğer kategorilere geçince ise ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalının bu sene bir iyi performans bolluğu içinde olduğunu söylemeliyim. Ama Emma Thompson’ın “Mr. Banks”teki (“Saving Mr. Banks”) P.L. Travers performansının, Naomi Watts’ın tepeden tırnağa hakimiyeti altına aldığı “Diana” kompozisyonunun, Paulina Garcia’nın “Gloria”da cesaret ve heyecan yüklediği orta yaşlı kadın portresinin ve Adèle Exarchopoulos’un 18 yaşındaki doğallığının, bedenini kullanma cüretinin bir yerlere gelmesi mümkündü. ‘En İyi Erkek Oyuncu’da ise aslında fazla seçenek yoktu. Toni Servillo’nun, makyajdan güç alınca ‘unutulmaz’ portreler çıkaran oyunculuk yeteneği “Muhteşem Güzellik”te (“La Grande Bellezza”) de canlanıyor. Bu performans, Hanks’ten de, Redford’dan da, Bale’den de daha yukarıda bana kalırsa. Ama kendi dilinde oynayan yabancı oyuncular, genelde ancak Hollywood’a sızmışsa bir şans elde edebiliyor. Onun yanına elbette “Aşk”ta Jonze ile müthiş bir işbirliği içinde bütün filmi sırtlayıp götüren Joaquin Phoenix’i de koymazsak ayıp olur. Kerem Akça’ya göre Oscar’da hakkı yenen aday adayları En İyi Film: Mother of George En İyi Yönetmen: Derek Cianfrance (Babadan Oğula) En İyi Kadın Oyuncu: Emma Thompson (Mr. Banks) En İyi Erkek Oyuncu: Toni Servillo (Muhteşem Güzellik) En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Julie Walters (One Chance) En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Daniel Brühl (Zafere Hücum) En İyi Özgün Senaryo: Upstream Color En İyi Uyarlama Senaryo: Il Futuro En İyi Görüntü Yönetimi: Mother of George En İyi Kurgu: Zafere Hücum En İyi Müzik: Muhteşem Gatsby En İyi Yapım Tasarımı: Muhteşem ve Kudretli Oz Yabancı Dilde En İyi Film: Büyük Usta (Yi Dai Zong Shi) Kerem Akça | HaberTürk
Geleceğe Dönüş 2 Filminin Geleceği Gördüğünü İspatlayan 9 Teknolojik Gelişme
Filmde geleceğe gidilen tarih olan 21 Ekim 2015'e vardık ve uçan kaykay ile uçan arabalar neden hala yok diye hayıflanıyor, duygularımızla oynadığı için bu güzelim filme yükleniyoruz. Evet bunlar henüz çıkmamış olabilir, fakat bu demek değil ki film geleceği görememiş? İşte herkesin gözüne takılabilecek 30 yıl öncesinin öngörüleri:
Tüm Zamanların En İyi 10 Romantik Filmi
Romantik filmler bir çok işi için sinemanın vazgeçilmezi, büyülü dünyası ve göz yaşı anlamına gelmektedir. İzlerken yaşadığımız olaylardan da çıkarımlar yaptığımız ve hüzne hüzün katan, bazen mutlu bazen mutsuz sonlar ile boğazığımızda düğümlenen romantik filmler ile ilgili “top 10″ listesi yapmaya çalıştık. Hazır okullar tatil olmuşken bu güzel listeden faydalanacağınızı umuyoruz.1. Not Defteri (The Notebook)Nicholas Sparks’ın aşk hikayesi Rachel McAdams ve Ryan Gosling’in güçlü oyunculuklarıyla filme aktarıldı. İzleyenlere çiftin hayatlarının hemen hemen her bölümünü seyrederken kendi hayatlarının her bölümünü yeniden tattıran, tüm zamanlara hitap eden gerçek bir aşk öyküsü.2. Özel Bir Kadın (Pretty Woman)Bir modern zaman prens ve prenses hikayesi. Milyoner Richard Gere, Julia Roberts’ı sokaktan alır, kelimenin tam anlamıyla. Her ne kadar herşey tam yolunda gitmese de, birbirlerine aşık olurlar ve aşkları ikisini de sonsuza kadar değiştirir.3. Rüzgar Gibi Geçti (Gone With The Wind)Muhtemelen en ikonik romantik film hakkında daha fazla ne denebilir ki? Hepimiz izledik, ve hepimiz çok beğendik.4. Evlilik Öpücüğü (The Wedding Singer)Adam Sandler romantik biri olarak tanınmıyor. Fakat 80′lerde geçen bu romantik komedi sevmek kadar gülmekle de ilgili. Sandler ve Barrymore harika bir ekip oluşturuyorlar ve 80′lere yapılan göndermeler de tam yerli yerinde. Filmde pek çok tatlı anlar var. Ancak hiçbiri içinde Billy Idol, bir uçak ve Sandler’ın kendisinin seslendirdiği dahice bir şarkı bulunduran son sahne kadar muhteşem değil.5. İlk Aşk İlk Dans (Dirty Dancing)Bugünlerde başrol oyuncusunun söylediği şarkılar içeren filmlerin nadir olması üzücü. Çünkü Patrick Swayze’nin söylediği “She’s Like The Wind” şarkısı bu filmin en iyi yanlarından biri. Herkesin ayrı tutmaya çalıştığı iki kişinin arasında geçen ateşli aşkı konu alan film, 80′lerin hem moda hem de danslar yönünden simgesi.6. Titanik (Titanic)Celine Dion’un efsanevi Titanik şarkısı En Romantik Şarkılar listemize girmişti. Dolayısıyla filmin kendisinin de bu listeye dahil olması son derece doğal. Titanik filminin yaratıcıları iyi bilinen batık gemi hikayesini alıp güzel bir aşk hikayesi haline getirmişler. Her ne kadar sonu acı-tatlı da olsa, bütün olarak film gördüğümüz en harika aşk hikayelerinden biri.7. Mesajınız Var (You’ve Got Mail)Ah, internet aşkı.. Şimdilerde çok popüler ancak 1998′de yeniydi ve Mesajınız Var bu konuyu gündeme taşıyan film oldu. AOL’in başarısı, ve Tom Hanks ve Meg Ryan’ın tekrar bir araya gelmesi, bu filmi hemen gözyaşı döktüren acıklı bir film haline getirdi. Aynı zamanda bu film bizi internet aşkımızın gerçekte en sevmediğimizi düşündüğümüz kişi çıkabileceği konusunda uyardı.8. Aşk Her Yerde (Love, Actually)İngiliz mizahı, süperstar oyuncu listesi, ve çok sayıda anlamlı aşk hikayeleri ile bu film listemizdekilerin arasında en ilginç olanlarından. Bir iyi yanı daha var – Noel. Bu film listemizdeki diğer filmlere kıyasla aşka daha komik – ve daha ciddi – bir yönden bakıyor ve bunu çok iyi becerdiği için de listemizdeki yerini hakediyor.9. Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi (10 Things I Hate About You)Listede bir tane de lise aşk hikayesi olması gerekiyordu ve Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi işte o film. Cazibeli, komik, ve lise hayatını çok güzel yansıtan bu film gösteriyor ki bazen en kötü durumlar bile iyi şekilde sonuçlanabilir.10. Harry Sally ile Tanışınca (When Harry Met Sally)Meg Ryan ve Billy Crystal gerçek hayatta oldukça kötü bir çift gibi görünüyorlar, ve bu klasik filmin büyük bir bölümünde de öyleler. Yine de ikili sonunda farklılıklarına rağmen bir ilişki kurup tüm zamanların en sembolik romantik sahneleri içinde aşkı buluyorlar.
Ünlülerin En Çok Beğendiği Filmler Listesi
Ünlülerin de tıpkı bizim gibi birer insan olduklarını düşünürsek elbette onlarında beğendikleri filmler, müzikler vb. şeyler vardır. Gerek hayranlıkla filmlerini izlediğiniz oyuncuların, eserlerini hayranlıkla dinlediğiniz şarkıcıların ve bir çok tanınmış ismin en beğendikleri filmlerden seçmeler yaptık ve karşınıza sunduk. Eğer içlerinden birisini seçip izlemeye karar verirseniz, şimdiden iyi seyirler.
Reklam
Bir Korku Silsilesi 'The Shining' Hakkında Bilmedikleriniz
BİR KORKU SİLSİLESİTHE SHİNİNG HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ.StanleyKubrick'in (bence) en iyi filmi diyebiliriz.TabiiOtomatik Portakal (Clockwork Orange)'a haksızlık yapmamak lazım.TheShining'i ilk izlediğimde size yemin ederim bir şey anladıysam.Gerçi üstüneen az 15 defa daha izledim yok hala anlamıyorum sonda ki resim neydi?,karyağdığında otele ne oluyordu? bulamadım yaa!(Filmiizlemeyenler için -spoiler- içerir sonra uyarmadı deme.)Ve ben dururmuyum başladım araştırmaya bir de baktım ki kimse anlamamış.HerhaldeStanley'de böyle düşündü '237 Room' diye bir belgesel tadında filmçıkarmışlar.Arkadaş herşeyi açıklamış ya gerçi bizim sitelerde yok yabancı bir sitede ingilizceminyettiği kadar anladım ama anladım sorun yok yani size de öneririm böyle şemalartablolar felan yapmış o zaman anlayabiliyorsunuz.Neyse bufilm bende bağımlılık yaptı herhalde bayağı araştırdım.
Reklam
Romanya'da 'Nymphomaniac' Sansürü Kalktı
Romanya Ulusal Sinematografi Merkezi, 'Nymphomaniac'ın ikinci bölümü için verdiği sansür kararından vazgeçti. Romanya sinema meclisi, yeni Lars von Trier filmi ‘Nymphomaniac’ın ikinci bölümü için verilen sansür kararını iptal etti. Ulusal Sinematografi Merkezi , Perşembe günü filmi ikinci kez seyrederek bir önceki gün verdiği sansür kararını kaldırmaya karar verdi. Film , Romanya’da sadece 18 yaşından büyükler tarafından izlenebilecek. Dağıtımcı Independence Film, bu kararın normalliğe dönüş olduğu açıklamasını yaptı. İlk bölümü halihazırda Romanya’da gösterilen iki bölümlük ‘Nympho... AP
90 Saniyede, Çekilmiş En Güzel Yılbaşı Videosu
Hollanda'lı yönetmen Andreas Pasvantis'in çektiği yeni yıl kısa filmi, içinde ünlü oyuncular olduğu, büyük bir reklam bütçesine sahip olduğu ya da buna benzer sebepler ile değil, verdiği mesajı veriş şekliyle beğeni toplayıp, milyonlarca izlenme sayısına ulaşıyor.Heyecanlı bir kaçırılma, satış ve saldırı sahnesinden sonra, kısa filmin mesajı geliyor. 'Merry Christmas.'
Reklam
Digiturk Kendi Seslendirme Stüdyosu 'Seshane'yi Kurdu
Digiturk izleyiciye daha kaliteli bir seslendirme sunmak üzere kolları sıvadı ve dizi ve filmlerin, deneyimli seslendirme sanatçıları, uzman yönetmenler ve başarılı bir teknik ekip tarafından seslendirilmesi üzerine bir stüdyo kurdu. Seshane, Digiturk üyelerine orijinaline en uygun Türkçe dublajlı film ve dizileri izleme fırsatı sunulması amacıyla yola çıktı. hedefleniyor. Güçlü ve geniş bir seslendirme kadrosunun ve teknolojik olanakların kullanıldığı dublaj çalışmalarında, çevirilerin de seslendirmeyi daha kaliteli hale getirecek nitelikte olması için bu alanda deneyimli çevirmenlere görev veriliyor. Türkçe dublajla orijinal seyir keyfi Digiturk izleyicilerinin çoğunlukla dizi ve filmleri dublajlı olarak izlemeyi tercih ettiğini belirten Seshane’den sorumlu Digiturk Kreatif Direktörü Cenk Şanal, 'İzleyicilerin önemli bir bölümü iyi seslendirme yapıldığı takdirde filmleri orijinal dilinde izlemektense Türkçe olarak izlemeyi tercih ediyor. Bu tercihte dublaj kalitesinin çok önemli bir rolü var. İlgili içeriğin orijinalindeki atmosferi doğru yansıtan, doğru rollerin doğru isimlere seslendirildiği yapımlar dublajlı olarak izlendiğinde seyir keyfinden hiçbir şey kaybetmiyor. Seslendirmede uygun ve yeterli sayıda sanatçıyla ve gerekli teknik olanaklar ve fiziki koşulların sağlanmasıyla gerekli kaliteyi elde etmek mümkün. Seshane’de amacımız, Digiturk içeriklerinde dublaj kalitesinde maksimum seviyeye ulaşmak ve izleyicilerin seyir zevkini en üst noktaya çıkarabilmek. Digiturk, hali hazırda içerik ve görüntü kalitesi açısından en kaliteli dizi ve filmleri yayınlayan platform olarak bu alanda da farkını ortaya koydu ve içeriklerin seslendirilmesi noktasında üyelerinin hak ettiği özeni gösterdi. Bundan sonra Digiturk kanallarındaki yabancı içerikler, çok daha kaliteli ve aslına uygun seslendirme ile izleyici karşısında olacak.' dedi. Türkiye’nin en deneyimli seslendirme sanatçılarından Seshane Direktörü Yeşim Kopan ise, Seshane’de hem kendileri hem de gelen sanatçılar açısından bir kazan-kazan ortamı oluşturulduğunu belirterek 'Bu şekilde, biz seslendirmede arzu ettiğimiz kaliteyi elde ederken onlar da rahat ve kurumsal bir ortamda işlerini yapabiliyorlar. İş başlamadan hemen önce gelmek yerine yarım saat önce gelip burada vakit geçirmeyi tercih ediyorlar. Seslendirme çalışmalarında kağıt yerine stüdyo içinde yer alan özel ekranları kullanıyoruz. Bu sanatçıların daha rahat ve pratik koşullarda çalışmasına olanak tanıyor. Kadromuzda bu mesleğe uzun yıllarını vermiş çok önemli sanatçılar, yönetmenler ve teknik uzmanlar yer alıyor. Burada yaptığımız işlerle bir taraftan izleyicilerin kulaklarını cezbederken diğer taraftan konuşmacılarımıza verdiğimiz değeri göstermek istiyoruz.' şeklinde konuştu.
Matrix'e Bu Ekip Türkçe Yükledi
Matrix Reloaded gösterime girer girmez salonlar dolup dolup taşarken, İngilizce bilmeyen seyirciye kolaylık olsun diye yapılan Türkçe dublaj sayesinde bizim de Neo, Morpheus ve Trinity'imiz oldu. Filmin ana karakterlerini Türkçe seslendiren Murat Şen, Özden Ayyıldız ve Ayhan Kahya, bugüne kadar onlarca filmi seslendirmelerine rağmen, trend olan Matrix ile gündeme geldi. Matrix'in baş aktörü Neo'yu (Keanu Reeves) tiyatro sanatçısı Murat Şen, Trinity'yi (Carrie Anne Moss) tiyatro sanatçısı Özden Ayyıldız ve Morpheus'u (Laurence Fishburne) ise operacı Ayhan Kahya seslendirdi. REEVES SİRKE GİRSİN Onlar için çok konuşulan bir filmin dublajını yapmanın pek de heyecan verici bir yanı yok. Özellikle Tom Cruise seslendirmeleri yapan ve Dövüş Kulübü'nde Tyler Durden rolündeki Brad Pitt'in Türkçe sesi olan Şen, Matrix'teki Keanu Reeves'i 5.5 saatte seslendirmiş. Şen, Neo'dan memnun ama Reeves'ten pek de memnun değil: 'Neo, ilk Matrix'te daha aktifti ve insani olmanın sıcaklığını taşıyordu. Bu filmde daha cool, ağır ve sessiz bir tip. Çok ağır abi. Konuşma şekli de ağırlaşmış. Neo, muhteşem bir insan. O bir mesih, muhteşem erkek. Gırgır geçiyorum ama işin özü bu. Reeves ise akrobat olarak çok başarılı. Bence sirkte çalışmalı.' COOL TRINITY Trinity'yi seslendiren Ayyıldız ise daha önce birçok kez Kathleen Turner, Sharon Stone'un Türkçe sesi olmuş. 3 saatte seslendirdiği Trinity için, 'Çok cool, karizmatik, inanılmaz bir kadın. Bence günün birinde bu karakterler gerçek olabilir. Anlattığı öykü, aykırı gelmiyor' diyor. Morpheus'u seslendiren ve aynı zamanda İmaj'ın Dublaj ve Seslendirme Departmanı yöneticilerinden olan Kahya da, 'Yaş itibariyle olsa gerek, 'Ne güzel film' diye seslendirdiğim bir film değildi' diye konuşuyor. 42.5 milyon dolar hasılat! Beklenen rekor geldi Dört yıl önce dünya çapında büyük sükse yapan Matrix filminin ikincisi, Matrix Reloaded, ABD'de vizyona girdiği ilk gün 42,5 milyon dolar kazanarak hasılat rekoru kırdı. Hafta sonundaki satışlarla birlikte Matrix'in arayı daha da açması bekleniyor. AOL Time Warner'a ait Warner Bros. stüdyosunca yapılan filmin vizyona girdiği cuma günkü hasılatı, Örümcek Adam (Spider - Man) filminin geçen yıl Mayıs ayındaki açılış günü rakamı olan 39.4 milyon doları geçti. İlk Matrix filmi de, dünya çapındaki bilet satışlarından 456 milyon dolarlık hasılat elde etmiş ve Yıldız Savaşları'ndaki gibi sadık bir hayran kitlesi oluşturmuştu. Matrix Reloaded'ı Türkiye'de de 37 şehirdeki 264 salonda 144 bin 601 kişi izledi.  SEMA EMİROĞLU New York Korsanı da aynı gün tezgâhta! Matrix Reloaded filminin korsan CD'si tezgâhlardaki yerini alınca polis harekete geçti. İstanbul Mali Şube Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine, Kadıköy'deki bir işhanına operasyon düzenledi. Filmi çoğalttıkları belirlenen şebeke lideri Ramazan Durman'ın da aralarında bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı. Yapılan aramada, yaklaşık 15 bin adet korsan CD ele geçirildi. Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri ise Eminönü, Fatih ve Şişli'de çok sayıda sokak tezgâhı ve işyerine düzenlediği operasyonda beş kişiyi gözaltına alındı. Bine yakın da korsan Matrix CD'si bulundu.
Reklam
Yenilmezler 'Baba' Serisinden İlham Aldı
'Yenilmezler / Avengers' filminin yönetmeni Joss Whedon, serinin devam filmi hakkında konuştu 'Yenilmezler / Avengers' filminin Oscar adayı başarılı yönetmen Joss Whedon, sevilen Marvel serisinin devam filmiyle ilgili açıklamalarda bulundu. AlloCiné'ye 'Yenilmezler / Avengers'ın devam filmi 'The Avengers: Age of Ultron'ın 'Baba / Godfather' üçlemesinden esinlendiğini söyleyen Whedon, Francis Ford Coppola'nın 'Baba / Godfather' serisinin kendisi için büyük bir ilham kaynağı olduğunu belirtti. 'Yaratmaya çalıştığım proje hem 'Baba' serisinin 2. filmini temel alıyor' diyen yönetmen, 'O, birçok şeyin iç içe geçtiği, çok başka bir film. Ama onu anlatmama gerek bile yok' diye konuştu. Filmin kendini oldukça iyi anlattığını ve açıklamaya gerek olmadığını söyleyen Whedon, 'İlk filmle farklı bir dünyaya girdiniz ve 2. filmle bunu daha da ileriye taşıdınız. İşte benim de 'Yenilmezler 2' ile yapmak istediğim şey bu' diye konuştu. 'The Avengers: Age of Ultron' filmi, Demir Adam (Robert Downey Jr.), Thor (Chris Hemsworth), Kaptan Amerika (Chris Evans), Kara Dul (Scarlett Johansson), Şahingöz (Jeremy Renner), Hulk (Mark Ruffalo), Quicksilver (Aaron Taylor-Johnson) ve Scarlet Witch (Elizabeth Olsen) ekibinin James Spader'ın seslendireceği mekanik düşman Ultron'a karşı dünyayı kurtarmak için savaşını anlatacak.Milliyet Sanat
Reklam
Tek Solukta 2014 Oscar Adayı 15 Kısa Film
2014 yılı Oscar Ödül Töreni'ne az bir zaman kaldı. Ödül almaya aday 15 kısa filmi henüz internet ortamından ücretsiz olarak mümkün olmasa da filmleri vimeo üzerinden 1$ karşılığında kiralamak yada 2$ a satın alabilmek mümkün. Animasyon kategorisinde aday olan filmler; Feral Get a Horse! Mr.Hublot Possessions Room on the Broom Live Action kategorisinde aday olan filmler; That Wasn't Me Just Before Losing Everything Helium Do I Have to Take Care of Everything The Voorman Problem Belgesel Kategorisinde aday olan kısa filmler; CaveDigger Facing Fear Karama Has No Walls The Lady in Number 6: Music Saved My Life Prison Terminal: The Last Days of Private Jack Hall
Leyla ile Mecnun ve Futurama Karakterlerinin Uzaktan Yakından Alakası
Leyla ile Mecnun ve Futurama karakterlerinin şaşırtan benzerliği, muhtemelen iki dizinin de takipçilerinin dikkatinden kaçmamıştır. ''Ne alakası var yahu?'' sesleri de an itibariyle duyulmadı değil. Ancak her iki projeyi dikkatlice takip edenler, bu benzerliği görmezden gelme gafletinde bulunamazlar. Lafı gereksizce uzatmadan benzerlik taşıyan karakterlerimize göz atalım. Not: Hırsız Yavuz'un çok uğraştırmasına rağmen listeye girememiş olması herkesi derin bir hüzne boğacak gibi..
Reklam