10 Enteresan Kare İle Gemide Filmi
Yazar ve yönetmenliğini Serdar Akar'ın yaptığı, 1998 senesinde gösterime girmiş aynı zamanda bir çoğumuza Erkan Can hayranlığını aşılayan en efso filmlerden biridir Gemide.Filmi defalarca izlemiş biri olarak filmden hafızama kazınan 10 farklı kareyi bir araya getirmek istedim.
Leyla İle Mecnun Film Oluyor!
'İşler Güçler'le yıldızlaşan Ahmet Kural ve Murat Cemcir'in başrolünde oynadığı Düğün Dernek'in gişe başarısı 'Leyla ile Mecnun' ekibini hareke geçirdi. Ekran efsanesi film oluyor. TRT’de 104 bölüm yayınlandıktan sonra 'reyting' gerekçesiyle yayından kaldırılan ‘Leyla ile Mecnun’ film oluyor. ‘İşler Güçler’in oyuncuları Ahmet Kural ve Murat Cemcir'in başrolünde oynadığı Düğün Dernek’in 6.5 milyon kişi tarafından seyredilmesi, Eflatun Film'in sahibi Onur Ünlü ’yü harekete geçirdi. Ali Atay, Ahmet Mümtaz Taylan, Serkan Keskin, Cengiz Bozkurt gibi isimleri buluşturacak olan filmin çekimlerine yazın başlanacak. Akşam
Bu Sene 100 Yaşını Dolduran Türk Sinemasının En İyi 21 Filmi
Cinedergi, Türk Sineması’nın 100. Yılı’nı unutmadı! Şubat sayısında 12 yazarının favori 20 Türk filmine yer veren Cinedergi, bu listelerden çıkan en iyi 21 Türk filmini paylaştı. . Özellikle üç film 12 yazardan 10′unun listesinde yer alarak öne çıktı. Bu filmler: Sevmek Zamanı, Muhsin Bey ve Anayurt Oteli.
Reklam
'İncir Reçeli 2' Filminin Fragmanı Yayınlandı
Şarkıcı Halil Sezai'nin başrolünde olduğu filmin fragmanı seyirci ile buluştu Başrollerinde Halil Sezai ve Melike Güner'in yer aldığı yer aldığı İncir Reçeli filmi 2011 yılında vizyona girmiş ve oldukça dikkat çekmişti. Halil Sezai de geçtiğimiz günlerde filmin devamının çekileceğini açıklamıştı. Vizyon tarihi henüz belli olmayan İncir Reçeli 2'nin ilk tanıtım fragmanı da yayınlandı. Sabah
Jennifer Lawrence Vileda'nın Mucidini Oynayacak
Yönetmen David O. Russell yeni filminde favori oyuncularından Jennifer Lawrence için başrol düşünüyor 'Umut Işığım / Silver Linings Playbook' ve 'Düzenbaz / American Hustle' filmlerinde birlikte çalışan Oscar ödüllü Jennifer Lawrence ve yönetmen David O. Russell yeni bir proje için yeniden bir araya geliyor. Jennifer Lawrence'ın Amerikalı dul bir anneyken girişimciye dönüşen ve viledayı icat eden Joy Mangano'nun biyografik filminde Mangano'yu canlandırması planlanıyor. Milliyet Sanat
Reklam
Hakan Arslan’ın Elinden Yeşilçam’ın Kötü Adamları
Yeşilçam Kötüleri, genç illüstratör Hakan Arslan imzalı bir illüstrasyon serisi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim İş Öğretmenliği Programı’ndan mezun olan Aslan, yine aynı okulda yüksek lisans eğitimine devam ediyor. Çalışmalarını freelance olarak sürdüren Arslan’ın illüstrasyonlarının altındaki bilgileri ise Kürşat Sevim’in şuradaki sayfasından aldım.metin kaynak: elmaaltshift.com
Oscar'da Hakkı Yenenler
Sinema yazarı Kerem Akça  86. Oscar Ödülleri’nde ‘hakkı yenenler’i kaleme aldı. Her sene Oscar yarışının bir de görünmeyen tarafı oluyor. Aday gösterilen filmler, oyuncular ve sanatçıların girdikleri rekabetin yanı sıra kulislerde de ‘hakkı yenenler’ konuşuluyor. Elbette Akademi’nin seçimleri bir lobi faaliyetinin, iyi alınan kritik virajların, festival takvimini lehine çevirme becerisinin ve atları tespit etme kıvraklığının bir sonucu olarak şekilleniyor. Günümüzde büyük oranda TWC, Warner Bros., Fox Searchlight, Paramount ve Columbia gibi şirketlerin idare ettiği bir yarış geçiyor. Hiçbir zaman ‘şu film iyiydi ama niye Oscar almadı?’ gibi bir şeyden söz etmek mümkün değil. Yoksa sinema tarihinin gerçekleriyle çelişiriz. Hitchcock ve Kubrick’in ‘En İyi Film’ ve ‘En İyi Yönetmen’ dalında Oscar heykelciğine ulaşamadığı bir dünyada böylesi bir iddia ne kadar tutarlı olabilir ki? EN AKLA YATKIN MAĞDURLAR HANGİLERİ? Ama bana kalırsa belli bir noktada geriye çekilip bu konuyu masaya yatırmak şart hale gelmeli. Elbette yarıştaki konuma göre bakınca “Sen Şarkılarının Söyle”nin (“Inside Llewyn Davis”) son düzlükte hamle yapamayarak devre dışı kaldığı, “Lee Daniels’ The Butler”ın görücüye çıktıktan sonra yavaş yavaş zirveden uzaklaştığı, Robert Redford, Tom Hanks, Oprah Winfrey, Emma Thompson ve Daniel Brühl’ün de onlara eklenebileceği net. Tabii ki bunlar etrafta dolaşan tahminler, ödül sezonunun getirdikleri ve stratejileri ışığında şekillenen tablonun koşulsuz görüntüleri. Olaya diğer tarafından bakınca ise bambaşka bir resim ile karşılaşıyoruz. Zira bu noktada “Mavi En Sıcak Renktir” (“La Vie d'Adèle”) ve “Zafere Hücum” (“Rush”) gibi yarışın içindeyken hiçbir şekilde kendini öne atamayan filmlerin niye sıfır çektiğini sorgulamak abesle iştigal etmekten öteye gitmez. Ama bunu mantıklı bir çerçevede yorumlamak elbette bizim hakkımız. Şirketleri Sundance Selects ve Universal’ın ‘gaza basma’ hazırlıksızlığından çeken bu ikili, Oscar’a uygun olmamasının da zararını görmüş gibi. İlkinin lezbiyen sinemada cinsellik konusunda cüret gösterip ‘muhafazakar’ damarı rahatsız ederek itici durması, ikincisinin ise ‘gösterişli sinema’sı ve “Senna”nın (2010) varlığı sebebiyle tatmin etmediği çok açık. DÖRT İYİ AMERİKAN FİLMİ GÖRMEZDEN GELİNDİ Ama ‘En İyi Film’ kategorisinde bana kalırsa kalite adına, Andrew Dosunmu’nun Sundance’den ödüllü, Brooklyn’de yaşayan bir Nijeryalı aileyi merceğine alan, şiirsel, ayrıksı ve gerilla sineması karşıtı “Mother of George”u en öne çıkan. Derek Cianfrance’nin polisiye kalıplarını altüst eden becerisi “Babadan Oğula” (“The Place Beyond the Pines”) ve Terrence Malick’in büyüleyici, tanımsız ve ruhsal aşk filmi yorumu “Aşkın İzleri” (“To the Wonder”) ilave edilebilir. Elbette biraz daha ileri gidersek “Elysium: Yeni Cennet”in (“Elysium”) “Yerçekimi”nin (“Gravity”) üzerinde olmasına karşın türünde daha az gerçekçi durmanın mağduriyetini yaşadığını da ekleyebiliriz. Zira Akademi’nin kurallarına göre ‘drama’ alanına yatkın, hikaye anlatma sinemasının genel kurallarının fazla dışına çıkmayan eserler kazanabiliyor. Yenilikçi anlatı modelleri deneyen, cinsel özgürlüğün sınırlarını zorlayan filmlerin şansı az oluyor. Dönem filmlerinin, politik filmlerin, geleneksel biyografik filmlerin, gerçek hikaye uyarlamalarının, savaş filmlerinin, tarihi-epiklerin, westernlerin, müzikallerin ve zaman zaman da felsefi komedilerin gücünü hissettirdiği görülebiliyor. Aşk da böylesi bir sürecin içinde başını içeriye sokabiliyor. Ama “Hayat Ağacı” (“The Tree of Life”, 2011), “Aşk” (“Her”) gibi bütün kriterleri reddeden ama özgünlüğü kabul edilen eserler, özellikle ‘beş film adayı’ kuralının değişmesiyle şans taşımaya başladı. Yeniden yukarıda adını geçirdiğim filmlere dönersek, ‘En İyi Yönetmen’ dalında da müthiş bir yetkinlik olduğunu belirtmek boynumuzun borcu. Elbette “Mother of George” gibi geleneksel çerçeve algısını her anında kaybedip, klasik anlatıyı ve lineer akışı yıkan stil duygusu yüksek bir eserden böylesi bir başarı beklemek garip olur. Veya “Babadan Oğula” gibi soğukkanlılık üzerine bir yapı kurup, asla seyircisiyle bağ kurmayan bir yapıttan… Zira Akademi için özdeşleşme yaratırken anlamlı olmak, bizi bir karakterle ilişkiye sokup, onun irade, başarı hikayesine yönlendirmek esaslı kriterlerden biri. Tabii bu dalda Ron Howard gerçeğinin özellikle üzerine basmadan parantezi kapatmak olmaz. ANA OYUNCU KATEGORİLERİNDE FAZLA MAĞDUR YOK Diğer kategorilere geçince ise ‘En İyi Kadın Oyuncu’ dalının bu sene bir iyi performans bolluğu içinde olduğunu söylemeliyim. Ama Emma Thompson’ın “Mr. Banks”teki (“Saving Mr. Banks”) P.L. Travers performansının, Naomi Watts’ın tepeden tırnağa hakimiyeti altına aldığı “Diana” kompozisyonunun, Paulina Garcia’nın “Gloria”da cesaret ve heyecan yüklediği orta yaşlı kadın portresinin ve Adèle Exarchopoulos’un 18 yaşındaki doğallığının, bedenini kullanma cüretinin bir yerlere gelmesi mümkündü. ‘En İyi Erkek Oyuncu’da ise aslında fazla seçenek yoktu. Toni Servillo’nun, makyajdan güç alınca ‘unutulmaz’ portreler çıkaran oyunculuk yeteneği “Muhteşem Güzellik”te (“La Grande Bellezza”) de canlanıyor. Bu performans, Hanks’ten de, Redford’dan da, Bale’den de daha yukarıda bana kalırsa. Ama kendi dilinde oynayan yabancı oyuncular, genelde ancak Hollywood’a sızmışsa bir şans elde edebiliyor. Onun yanına elbette “Aşk”ta Jonze ile müthiş bir işbirliği içinde bütün filmi sırtlayıp götüren Joaquin Phoenix’i de koymazsak ayıp olur. Kerem Akça’ya göre Oscar’da hakkı yenen aday adayları En İyi Film: Mother of George En İyi Yönetmen: Derek Cianfrance (Babadan Oğula) En İyi Kadın Oyuncu: Emma Thompson (Mr. Banks) En İyi Erkek Oyuncu: Toni Servillo (Muhteşem Güzellik) En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Julie Walters (One Chance) En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Daniel Brühl (Zafere Hücum) En İyi Özgün Senaryo: Upstream Color En İyi Uyarlama Senaryo: Il Futuro En İyi Görüntü Yönetimi: Mother of George En İyi Kurgu: Zafere Hücum En İyi Müzik: Muhteşem Gatsby En İyi Yapım Tasarımı: Muhteşem ve Kudretli Oz Yabancı Dilde En İyi Film: Büyük Usta (Yi Dai Zong Shi) Kerem Akça | HaberTürk
Geleceğe Dönüş 2 Filminin Geleceği Gördüğünü İspatlayan 9 Teknolojik Gelişme
Filmde geleceğe gidilen tarih olan 21 Ekim 2015'e vardık ve uçan kaykay ile uçan arabalar neden hala yok diye hayıflanıyor, duygularımızla oynadığı için bu güzelim filme yükleniyoruz. Evet bunlar henüz çıkmamış olabilir, fakat bu demek değil ki film geleceği görememiş? İşte herkesin gözüne takılabilecek 30 yıl öncesinin öngörüleri:
Reklam
Tüm Zamanların En İyi 10 Romantik Filmi
Romantik filmler bir çok işi için sinemanın vazgeçilmezi, büyülü dünyası ve göz yaşı anlamına gelmektedir. İzlerken yaşadığımız olaylardan da çıkarımlar yaptığımız ve hüzne hüzün katan, bazen mutlu bazen mutsuz sonlar ile boğazığımızda düğümlenen romantik filmler ile ilgili “top 10″ listesi yapmaya çalıştık. Hazır okullar tatil olmuşken bu güzel listeden faydalanacağınızı umuyoruz.1. Not Defteri (The Notebook)Nicholas Sparks’ın aşk hikayesi Rachel McAdams ve Ryan Gosling’in güçlü oyunculuklarıyla filme aktarıldı. İzleyenlere çiftin hayatlarının hemen hemen her bölümünü seyrederken kendi hayatlarının her bölümünü yeniden tattıran, tüm zamanlara hitap eden gerçek bir aşk öyküsü.2. Özel Bir Kadın (Pretty Woman)Bir modern zaman prens ve prenses hikayesi. Milyoner Richard Gere, Julia Roberts’ı sokaktan alır, kelimenin tam anlamıyla. Her ne kadar herşey tam yolunda gitmese de, birbirlerine aşık olurlar ve aşkları ikisini de sonsuza kadar değiştirir.3. Rüzgar Gibi Geçti (Gone With The Wind)Muhtemelen en ikonik romantik film hakkında daha fazla ne denebilir ki? Hepimiz izledik, ve hepimiz çok beğendik.4. Evlilik Öpücüğü (The Wedding Singer)Adam Sandler romantik biri olarak tanınmıyor. Fakat 80′lerde geçen bu romantik komedi sevmek kadar gülmekle de ilgili. Sandler ve Barrymore harika bir ekip oluşturuyorlar ve 80′lere yapılan göndermeler de tam yerli yerinde. Filmde pek çok tatlı anlar var. Ancak hiçbiri içinde Billy Idol, bir uçak ve Sandler’ın kendisinin seslendirdiği dahice bir şarkı bulunduran son sahne kadar muhteşem değil.5. İlk Aşk İlk Dans (Dirty Dancing)Bugünlerde başrol oyuncusunun söylediği şarkılar içeren filmlerin nadir olması üzücü. Çünkü Patrick Swayze’nin söylediği “She’s Like The Wind” şarkısı bu filmin en iyi yanlarından biri. Herkesin ayrı tutmaya çalıştığı iki kişinin arasında geçen ateşli aşkı konu alan film, 80′lerin hem moda hem de danslar yönünden simgesi.6. Titanik (Titanic)Celine Dion’un efsanevi Titanik şarkısı En Romantik Şarkılar listemize girmişti. Dolayısıyla filmin kendisinin de bu listeye dahil olması son derece doğal. Titanik filminin yaratıcıları iyi bilinen batık gemi hikayesini alıp güzel bir aşk hikayesi haline getirmişler. Her ne kadar sonu acı-tatlı da olsa, bütün olarak film gördüğümüz en harika aşk hikayelerinden biri.7. Mesajınız Var (You’ve Got Mail)Ah, internet aşkı.. Şimdilerde çok popüler ancak 1998′de yeniydi ve Mesajınız Var bu konuyu gündeme taşıyan film oldu. AOL’in başarısı, ve Tom Hanks ve Meg Ryan’ın tekrar bir araya gelmesi, bu filmi hemen gözyaşı döktüren acıklı bir film haline getirdi. Aynı zamanda bu film bizi internet aşkımızın gerçekte en sevmediğimizi düşündüğümüz kişi çıkabileceği konusunda uyardı.8. Aşk Her Yerde (Love, Actually)İngiliz mizahı, süperstar oyuncu listesi, ve çok sayıda anlamlı aşk hikayeleri ile bu film listemizdekilerin arasında en ilginç olanlarından. Bir iyi yanı daha var – Noel. Bu film listemizdeki diğer filmlere kıyasla aşka daha komik – ve daha ciddi – bir yönden bakıyor ve bunu çok iyi becerdiği için de listemizdeki yerini hakediyor.9. Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi (10 Things I Hate About You)Listede bir tane de lise aşk hikayesi olması gerekiyordu ve Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi işte o film. Cazibeli, komik, ve lise hayatını çok güzel yansıtan bu film gösteriyor ki bazen en kötü durumlar bile iyi şekilde sonuçlanabilir.10. Harry Sally ile Tanışınca (When Harry Met Sally)Meg Ryan ve Billy Crystal gerçek hayatta oldukça kötü bir çift gibi görünüyorlar, ve bu klasik filmin büyük bir bölümünde de öyleler. Yine de ikili sonunda farklılıklarına rağmen bir ilişki kurup tüm zamanların en sembolik romantik sahneleri içinde aşkı buluyorlar.
Reklam
Ünlülerin En Çok Beğendiği Filmler Listesi
Ünlülerin de tıpkı bizim gibi birer insan olduklarını düşünürsek elbette onlarında beğendikleri filmler, müzikler vb. şeyler vardır. Gerek hayranlıkla filmlerini izlediğiniz oyuncuların, eserlerini hayranlıkla dinlediğiniz şarkıcıların ve bir çok tanınmış ismin en beğendikleri filmlerden seçmeler yaptık ve karşınıza sunduk. Eğer içlerinden birisini seçip izlemeye karar verirseniz, şimdiden iyi seyirler.
Reklam
Bir Korku Silsilesi 'The Shining' Hakkında Bilmedikleriniz
BİR KORKU SİLSİLESİTHE SHİNİNG HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ.StanleyKubrick'in (bence) en iyi filmi diyebiliriz.TabiiOtomatik Portakal (Clockwork Orange)'a haksızlık yapmamak lazım.TheShining'i ilk izlediğimde size yemin ederim bir şey anladıysam.Gerçi üstüneen az 15 defa daha izledim yok hala anlamıyorum sonda ki resim neydi?,karyağdığında otele ne oluyordu? bulamadım yaa!(Filmiizlemeyenler için -spoiler- içerir sonra uyarmadı deme.)Ve ben dururmuyum başladım araştırmaya bir de baktım ki kimse anlamamış.HerhaldeStanley'de böyle düşündü '237 Room' diye bir belgesel tadında filmçıkarmışlar.Arkadaş herşeyi açıklamış ya gerçi bizim sitelerde yok yabancı bir sitede ingilizceminyettiği kadar anladım ama anladım sorun yok yani size de öneririm böyle şemalartablolar felan yapmış o zaman anlayabiliyorsunuz.Neyse bufilm bende bağımlılık yaptı herhalde bayağı araştırdım.
Romanya'da 'Nymphomaniac' Sansürü Kalktı
Romanya Ulusal Sinematografi Merkezi, 'Nymphomaniac'ın ikinci bölümü için verdiği sansür kararından vazgeçti. Romanya sinema meclisi, yeni Lars von Trier filmi ‘Nymphomaniac’ın ikinci bölümü için verilen sansür kararını iptal etti. Ulusal Sinematografi Merkezi , Perşembe günü filmi ikinci kez seyrederek bir önceki gün verdiği sansür kararını kaldırmaya karar verdi. Film , Romanya’da sadece 18 yaşından büyükler tarafından izlenebilecek. Dağıtımcı Independence Film, bu kararın normalliğe dönüş olduğu açıklamasını yaptı. İlk bölümü halihazırda Romanya’da gösterilen iki bölümlük ‘Nympho... AP
90 Saniyede, Çekilmiş En Güzel Yılbaşı Videosu
Hollanda'lı yönetmen Andreas Pasvantis'in çektiği yeni yıl kısa filmi, içinde ünlü oyuncular olduğu, büyük bir reklam bütçesine sahip olduğu ya da buna benzer sebepler ile değil, verdiği mesajı veriş şekliyle beğeni toplayıp, milyonlarca izlenme sayısına ulaşıyor.Heyecanlı bir kaçırılma, satış ve saldırı sahnesinden sonra, kısa filmin mesajı geliyor. 'Merry Christmas.'
Reklam