Başka Sinema'dan Cannes Takipçilerine Müjde
Cannes bitse de yankıları daha uzun süre devam edecek gibi. Yarışma filmleri, galalar, yeni keşifler derken; film görseli, fragmanı ve basın bültenleriyle yetinemeyen film severlere BAŞKA SİNEMA'dan ilaç gibi haber.Festivali kasıp kavuran  'Son of Saul'dan, Paolo Sorrentino imzalı ‘Youth’a, sansasyonel Noé filmi Love'dan, merakla beklenen Maiwenn şaheseri Mon Roi'ye, Cannes rüzgarı çok yakında Başka Sinema'da esecek.
Absürt Olduğu Kadar Muhteşem 30 Dakikalık Aksiyon Filmi: Kung Fury
Bir grup İsviçreli amatör Reddit üyesi sinemacı 80′li yılların aksiyon filmlerinden esinlenerek içerisinde; zaman yolculuğu, kült polis hikayesi, dinozorlar ve hatta Hitler'inde olduğu bol efektli absürt aksiyon dolu filmi hazırlamışlar.  30 Dakikanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız.
9 Cümlede Yeşilçam'ın Tonton Dedesi Nubar Terziyan
Nubar Terziyan Ermeni asıllı sinema oyuncusu, Türkçe adıyla Nubar Alyanak 1909 yılında Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul'da doğdu 1994 yılında ise aramızdan ayrıldı. Hayatı boyunca kayıtlara geçen 500'e yakın filmde rol almıştır. Genellikle iyi yürekli tonton amca rollerinde oynamıştır. Türk sinema tarihinin Münir Özkul ve Hulisi Kentmen'den sonraki en çok sevilen karakteridir. Terziyan'ın bir de 'Ne İdim Ne Oldum' adında kitabı bulunuyor.
Sherlock BBC - Videolu Dizi İncelemesi (SPOILER) + Bonus!
2. sezon ve 3.sezon arasında ki dev boşlukta, Sherlock'un neden ölmediği hakkında teori üretmek için çok vaktimiz olmuştu. Şimdi de Moriarty'nin geri dönüşünün arkasındaki sırrı düşünmek için 3 katı vaktimiz var. Bu yüzden izleyici, 4. sezonu beklerken, sabırsız ve beklemekten yorgun. İşte bu yüzden de o heyecanı tekrar hareketlendirmek için, izleyebileceğimiz çok güzel ve keyifli bir inceleme videosu var.
Reklam
Mad Men Bambaşka Bir Şekilde Bitebilir miydi?
Mad Men fanları olarak her şeyi kabullenmiş, dizinin bittiğini sineye çekmiş ve final bölümünde olanları sindirmişken, size Mad Men'in son sezonu aslında çok farklı olabilirdi desek? Aman kızmayın, bu sadece bizim düşüncemiz değil, yazar Matthew Weiner'ın son sezon için 'yapılacaklar' listesini bulduk! Yani aslında Entertainment Weekly'den Anthony Breznican bulmuş.Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Writer's Guild soru-cevap seansında bir tweet vasıtasıyla erişilen, Weiner ve yazar ekibinin son sezona dair 'neler olacak' listesi, aynı zamanda dizinin beyin takımının akıllarından geçen ama hayata geçmeyen düşüncelerini de açığa çıkarmış oldu.
Reklam
Mad Max: Fury Road’ın Çılgın Araçları
1979 ile 1985 yılları arasında vizyona giren Mad Max üçlemesi sinema dünyasının en önemli yapımlarından biri olarak gösteriliyor. George Miller’ın post-apokaliptik türüne yeni bir anlam kazandırdğı bu üçleme 30 yıl aradan sonra, dün itibariyle Mad Max: Fury Road adlı yeni bir filme karşımıza çıktı.Dünya ile aynı anda ülkemizde de vizyona giren Mad Max: Fury Road filmi için eleştirimizi yayımladan önce sizlere filmde yer alan araçları göstermek isterdik. İşte yeni Çılgın Max filminin “çılgın” araçları;
Reklam
Ayasofya'da Cuma Namazı Kılan Türk
İstanbul’un fethinin 562’inci yıl dönümünde gündemde olan Ayasofya'da Cuma namazı kılma polemiğine son noktayı Kara Murat koyuyor. Kara Murat 1973 yılında Kara Murat Fatihin Fermanı filminde Ayasofya'da yeniçerilerin de yer aldığı bir sahnede böyle namaz kılmıştı.
Dikkat! İnsanlık ''ONUR''u İçerir: 9 Maddede Onur Ünlü Sineması
Son birkaç senedir kendisine az çok aşina olduğumuz bir isimdir Onur Ünlü...Son zamanlarda çok popüler olmuş olsa da kalitesinden hiçbir şey eksilmemiştir. Yönettiği dizi-filmler ve yazdığı senaryolarıyla marjinalliğini ve orijinalliğini korumuştur,sanatının farklı oluşundan dolayı pek benimsenememiştir. Yani bulunduğunuz ortamlar da Onur Ünlü'den bahsediliyorsa gerçekten sanattan anlayan insanlarla konuşuyorsunuzdur. Leyla İle Mecnun dizisiyle adından sıkça bahsettiren Onur Ünlü'nün aynı zamanda bir şair.Ah Muhsin Ünlü mahlasıyla şiirlerini Gidiyorum Bu adlı kitapta toplamıştır. Şansızlıkların bir türlü peşini bırakmadığı Onur Ünlü Türk sinemasının yozlaşmasına karşı sinemaya yeni bir bakış açısı getirmiştir...
Reklam
Reklam
17 Yaşındaki Gencin Sürmene'den Cannes'a Uzanan Başarısı
Trabzon Sürmeneli bir genç olan Umut Delimehmet'in 2013 yılında 17 yaşında lisedeyken çektiği kısa film 'BIYIK' uluslararası sinema dünyasında oldukça geniş yankı uyandırdı. Dönem ödevi olarak başladığı 7 dakikalık kısa film bu sene 13-24 Mayıs tarihleri arasında yapılan Cannes Film Festivalinde özel gösterime girdi. Film ayrıca 3. Türkiye Liselerarası Kısa Metrajlı Film yarışmasında Jüri Özel Ödülü'nü de almış. Buyurun izleyelim.
Bir Charlie Chaplin Klasiği - The Great Dictator Filminden 2 Unutulmaz Sahne
1940 yılında film icabı da olsa böyle bir konuşma hazırlayabilmesi, Chaplin'in ne kadar büyük bir isim olduğunu hatırlatıyor.Video Transkripti:'üzgünüm, ama bir imparator olmak istemiyorum - bu benim işim değil. kimseyi yönetmek veya fethetmek istemiyorum. mümkün olan herkese yardım etmek istiyorum - yahudi, yahudi olmayan, siyah, beyaz... hepimiz birbirimize yardım etmek isteriz; insanoğlu böyledir. birbirimizin sevinciyle yaşamak isteriz, acısıyla değil. birbirimizden nefret etmek veya birbirimizi hor görmek istemeyiz. bu dünyada herkes için yer var ve bu güzel gezegen herkesin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar zengin. yaşam özgür ve güzel olabilir.ama biz yolumuzu kaybettik.açgözlülük insan ruhunu zehirledi, dünyayı nefretle kuşattı, bizi yanıltıp acı ve katliama sürükledi. hızlandık ama kendimizi içeri kilitledik. bize bereket veren makineler bizi muhtaç bıraktı. bilgimiz bizi kibirli, zekamız sert ve kaba yaptı. çok fazla düşünüyor ama çok az hissediyoruz. makinelerden çok insanlığa, zekadan çok kibarlık ve şefkate ihtiyacımız var. bu nitelikler olmadan, hayat şiddet dolu olur ve her şey kaybedilir.uçak ve radyo bizi birbirimize yaklaştırdı. bu icatlar doğası gereği insanlardaki iyiliği haykırıyor, evrensel kardeşliği, hepimizin birliğini haykırıyor. şu an bile sesim dünya üzerinde milyonlara ulaşıyor, milyonlarca umutsuz erkek, kadın ve küçük çocuğa ulaşıyor: masum insanlara işkence eden ve onları hapseden adamlar yaratan bir sistemin kurbanlarına...beni duyabilenlere söyleyeceğim: 'umutsuzluğa kapılmayın.'şu an üzerimizde dolaşan acılar, aslında açgözlülüğün kayboluşundan başka bir şey değildir - insanlığın gelişmesinden korkan adamların öfkesidir. bu adamların öfkesi geçecek, diktatörler ölecek, insanlardan aldıkları güç yeniden insanlara dönecek ve bu insanlar öldükçe, özgürlük hiç kaybolmayacak.askerler! kendinizi canavarlara teslim etmeyin - sizi hor gören, köleleştiren, yaşamlarınızı sistematikleştiren - ne yapacağınızı, ne düşüneceğinizi, ne hissedeceğinizi söyleyen! sizi döven, aç bırakan, size sığır gibi davranıp canlı kalkan olarak kullanan! kendinizi bu anormal adamlara - makine kalpli, makine düşünceli, makine adamlara teslim etmeyin! sizler makine değilsiniz! sizler sığır değilsiniz! insansınız!! kalbinizde insanlık sevgisi var. nefret etmezsiniz! sadece sevilmeyenler nefret eder, sevilmeyen ve doğal olmayanlar!askerler! kölelik için savaşmayın! özgürlük için savaşın! luka incili'nin 17. bölümünde şöyle yazar: 'tanrı'nın krallığı insanın içindedir' - bir insanın, bir grup insanın içinde değil, her insanın! sizin! siz, insanlar, güce - makineler yaratabilecek güce - sahipsiniz. mutluluk yaratabilecek güce! siz, insanlar, bu hayatı özgür ve güzel yapabilecek, hayatı harika bir maceraya dönüştürecek güce sahipsiniz.öyleyse, demokrasi adına, gelin bu gücü kullanalım! gelin birleşelim! gelin yeni bir dünya için mücadele edelim, insanlara çalışma şansı verecek, gençliğe bir gelecek ve yaşlılara bir güvence verecek bir dünya için... bu vaatlerle canavarlar iktidara geldi, ama yalan söylüyorlar! sözlerini tutmuyorlar, tutmayacaklar. diktatörler kendilerini özgürleştirirken halkı köle ediyorlar! şimdi, gelin o sözü yerine getirmek için mücadele edelim! gelin dünyayı özgürleştirmek için, ulusal sınırları kaldırmak, açgözlülüğü, nefreti ve hoşgörüsüzlüğü kaldırmak için mücadele edelim! gelin mantıklı bir dünya için, bilimin ve ilerlemenin insanı mutluluğa götürdüğü bir dünya için mücadele edelim! askerler! demokrasi adına, birleşelim!'
Stefan Jarl Documentarist'i Onurlandırıyor
Bu yıl 8’inci yaşını kutlayan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ve özel sponsorlardan destek almadan düzenlenen yegane festivallerden DOCUMENTARIST 8. İstanbul Belgesel Günleri, 13-18 Haziran’da birçok farklı mekanda gerçekleştirilecek. Yedi yıl önce küçük bir etkinlik olarak başlayan ve bugüne kadar bağımsızlığını sürdüren DOCUMENTARIST İstanbul Belgesel Günleri, bu sene “sansür ve belgesel” konusunu masaya yatırıyor olacak. Gösterim ve etkinliklerini de bu çerçevede konumlandıracak.Ayrıca yerli ve yabancı filmlere verilen Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülü ve FIPRESCI Eleştirmenler Ödülü de bir kez daha sahiplerini bulacak.
8 Bit Olarak Hazırlanmış Esaretin Bedeli
Daha önce de bir çok popüler dizi ve filmin 8 bitlik görüntülerini hazırlayan Cinefix bu defa dünyanın gelmiş geçmiş en iyi filmlerinden kabul edilen Esaretin Bedeli için bir çalışma yaptı. 6 dakikalık müthiş bir iş ortaya çıkaran ekip unutulmaz filmi eski bir teknoloji olan 8 bit ile anlatmaya çalıştı.
Reklam