Amerika'daki parlak finans kariyerine devam eden Kamil, oğlunun ısrarı ve Ali Usta’nın acı kaybı üzerine çocukluk yıllarının geçtiği Ula’ya geri döner. Ancak kasabaya vardığında, merhum Ali Usta’dan yadigâr kalan efsanevi ‘Nasip Dondurmaları’nın ağır bir borç yükü altında ezildiğini ve eski saygınlığını yitirdiğini fark eder. Kendini Amerika’nın mesafeli dünyası ile Muğla’nın çocukluk hatıraları arasında bir yol ayrımında bulan Kamil, Ali Usta’dan kalan bu mirası ve kasabanın samimi ruhunu dev markalara karşı korumak adına arkadaşlarıyla el ele vererek kararlı bir mücadeleye girişir.