Çayın Bilinmeyen Faydaları!
Hayatım olmuş çay aşkı. Peki, sadece içmekle yetinir mi bir aşık? Elbette hayır…Bakın çayın bilinmeyen ne faydaları var daha...İçlerinden bir tanesi mutlaka size göre!
Akşam Yemeğinde Kurbağa Bacağı Tercih Edenlere 10 Lezzetli Yemek Önerisi
Dünya üzerinde bin bir kültür çeşidinden doğan nice güzel yemekler, nice güzel mutfaklar vardır. Bunlar bir tanesi de tabi ki aziz Türk Mutfağıdır. Her ne kadar güzel yemeklerimiz olsa da, tabi ki farklı lezzetler denemek isteyen elitistlerimiz de yok değil. Özellikle son gözdeleri kurbağa bacağı yemeği ise hayli ilgi çekmektedir. :) Bulgarlar tarafından pek bir sevilen, sirke ve şarapta dinlendirilerek pişirilen, kırmızı şarapla pek bir güzel olan kurbağa bacağı, Bebek'te arkadaşlarla lüks bir restaurantta yemek için ideal. (!) Bunun yanında tipik Türk insanın yemeye doyamadığı; yol üstünde ekmek arası, lavaş, pide yada normal olarak Allah ne verdiyse götürdüğü, birbirinden lezzetli 10 yemekle karşınızdayız efenim. Bir kurbağa bacağı olmasa da, yemeyip de yanında yatacağınızın garantisini verebiliriz...
Salatalık Diyeti ile Sağlıklı Zayıflayın !
Merhaba sevgili onedio.com okurları. Bugün sizlere Ender Saraç'ın hızlı kilo verdiren 'Salatalık Diyeti'ni paylaşacağım. Salatalık diyeti protein ve vitamin deposu özellikleriyle bilinir. Ödem sökücü ve hızlı sıkılaşma özellikleriyle de oldukça yararlıdır. Protein ağırlıklı olan salatalık diyetinde salatalık ve kabak bol olarak tüketilmelidir. Diyet 3 günlük bir diyettir.3 günde ortama 1.5 kiloverdirebilmektedir. Eğer daha uzun yapmak isterseniz 10 gün ara verip tekrar 3 günlük salatalık diyetini tekrar uygulayabilirler.Az yağlı, kızartma olmayan hayvansal ve bitkisel protein, yeşil mercimek ve tavuk etinin beyaz kısmı, yumurta beyazı ile hazırlanmış omlet gibi bol proteinli besinler tüketmelisiniz. Diyetin ana amacı protein + salatalık ve kabak şeklindedir. Kilo vermede oldukça etkili bir diyettir.Örnek Salatalık Diyeti ListesiSabah Kahvaltı1 bardak ılık, ballı, limonlu su ve 2 adet salatalık ya da 2 adet salatalık, kendi parmağınız ölçüsünde 2 parmak yağsız dil peyniriAra Öğün 2 adet salatalık, 1 bardak çok sulu ayran ya da 3 ceviz içi ve 3 adet salatalık ya da 1 adet yeşil elma Öğle1 kase light yoğurt, üzerine 1 tatlı kaşığı zencefil ve 3 orta boy haşlanmış kabakAkşam 3 Yumurta beyazından bol proteinli yağsız ya da çok az yağlı omlet yanında 2-3 adet salatalıkDiğer günlerde de yeşil mercimek, tavuk etinin beyaz kısmı gibi gıdalar ve yanında 2-3 adet salatalık tüketebilirsiniz.Ender Saraç akşam yemeklerinin erken yenilmesini önermektedir. Çünkü erken yemek sizin kilo vermenizde en büyük etkenlerden biri. Çünkü geç yenilen akşam yemekleri, hazmı uzun sürdüğü için yatağa girdiğinizde size kilo olarak dönmektedir. Diyet süresince bol bol su içebilirsiniz. Rezene ve yeşil çayları tüketebilirsiniz.Egzersiz yapmak daha hızlı kilo vermenize yardımcı olabilir.
Doğal Beslenme, Doğa ile Beslenme
İnsanoğlu dünyada var olmaya başladığı andan beri açlık hissini gidermek için sürekli yeme eylemini gerçekleştirerek çağımıza kadar varlığını sürdürmüştür. Her çağın farklı beslenme alışkanlıkları, dönemin koşullarına göre farklılaşmış; gerek coğrafyalardan, gerekse iklimlerin çeşitliliğinden dolayı çeşitli beslenme biçimleri oluşmaya başlamıştır. Tarihin tekerleğin icadından beri yuvarlanarak günümüze kadar gelişi, farklı evrelerden geçmiş, gelişmiş koşullarıda beraberinde getirmiştir. Bu durum bize insanın faaliyetlerinin her alanda yaşamsal değişkenliğe neden olduğunu göstermektedir. En nihayetinde insanın beslenme süreci değişimden de payını almış, her çağın farklıbeslenme alışkanlıkları ortaya çıkmıştır. Avcılık ve toplayıcılığın yaşandığı insanoğlunun ilk zamanlarında beslenme oldukça ilkel nitelikte idi. tabii tarihi yorumlardan çıkaracağımız sonuç ve nitelemeler günün koşullarını da dikkate almayı gerektirdiği için en optimum ve olması gereken beslenme biçimi şimdi ilkel diye nitelendirdiğimiz beslenme biçimidir. Tarihsel olarak beslenmeyi etkileyen süreçler şu şekilde gelişmeye başlamıştır. Milattan önce: 200’lerde Japonlar ilerde geleneksel içkileri olacak prinç rakısı Sake’yi ürettiler. Daha sonra 327’de Büyük İskenderin orduları muz ve şeker kamışı yemeye başladı. 350’de ilk yemek kitabını Archestratos yazdı. 400’lü yıllardan sonra baharat yolu ile Uzakdoğu’dan Avrupa’ya besin maddeleri taşınmaya başlandı. Bu durum farklı kültürlerin beslenme alışkanlıklarının kaynaşmasını da sağlamıştır. Kuzey Hindistan’da şeker kamışından şeker üretilmeye başlanırken tarih Milattan önce 500’lerdi. İlkel buzdolabı olarak nitelendirebileceğimiz yöntemiÇinliler 1000’li yıllarda besinlerinin bozulmaması için kullanmaya başladılar.1200’de Mısırlılar yağda kızartılan yemekler yapmaya başlarken,1680’de gene Mısır’da Mayalı hamurdan ekmek yapılmaya başlandı. Hamurabi kanunlarına bakıldığında özellikle 1700’lerde kıyılmış et ve tuzlanmış balığın tüketildiği anlaşılmaktadır. 2500’lüyıllarda Girit ve Yunan adalarında Şarap yapılmaya başlanmıştır. Ayrıca Gılgamış Destanından da anlaşılabileceği gibi 3000’li yıllarda dönemin insanlarının salatalık, incir, soğan ve ekmek yediklerini görebiliriz. AşağıMezapotamyada 3500’lerden sonra şarap ve bira içilmeye başlanmıştır. 5000’den sonrada kaynatılmış hububat ve kızartılmış et yemeği yenilmeye başlanmıştır. Milattan sonraki süreç ise aşağıdaki periyotlarla gelişmiştir: Birinci yüzyılda batının ilk yemek kitabını Gaius Apicius yazdı. Gene Birinci yüzyılda Vandallar Batıya tereyağını getirdi. Beşinci yüzyılda İskoçya’da viskinin atasıVisce beatha üretildi. Onuncu yüzyılda Karanfil ve zencefil gibi baharatlar Yahudi tüccarlar tarafından Avrupa pazarlarında satılır hale geldi. Roqueforts peyniri ilk kez bu yüzyılda üretildi. On ikinci yüzyılda Almanya’da modern anlamdaki ilk tereyağı ortaya çıktı. Aynı yüzyılda İngiltere’de beslenme amaçlı Midye yetiştiriciliği yapılmaya başlandı. On üçüncü yüzyılda Ringa balığı Avrupa nufüsünün yarısını doyurmaya yetiyordu. On dördüncü yüzyılda Konserve yöntemini Hollandalı Wilhelm Beuckelszon geliştirdi. On beşinci yüzyılda ilk camşişeler Fransada üretilmeye başlandı ve Venedikte ilk kez çatal kullanıldığı kayıtlara geçti. Gene on beşinci yüzyılda Fransa Kralı 1. François’nın düğününde ilk kez tabak kullanıldı, İtalya’da ilk dondurma üretildi, Venedig’de ilk kahvehane açıldı, Beşamel sos ilk kez kullanıldı, 14. Louis Paris’de ilk kez çatal kullandı, Fransız kimyager Denis Papin düdüklü tencereyi icat etti, Viyana Kuşatması’nın ardından ilk gerçek cafe açıldı, Cordon Bleu icat edildi, Dom Perignon şampanyayı icat etti. On sekizinci yüzyılda ise; Sir John Montagu hızlı yemek yiyebilmek için sandöviçi geliştirdi, Paris’de halkın gidebildiği ilk restoran açıldı, ‘Boulanger’ isimli lokantanın camında insanı yenilediği (restore) iddia edilen çorbanın afişi asılı olduğu için bu işletmeye “restoran” tanımı yapıldı. Camemberts peyniri üretilmeye başlandı, Aşçılar ilk kez bugünkülere benzeyen uzun “aşçı şapkası” giymeye başladı, Steril hale gelmiş ve paketlenmiş ilk gıda maddeleri Nicolas Appert tarafından üretilir, Ruslar hızlı yemek yenen yerler için ilk kez hızlı anlamına gelen “bistro” kelimesinden bistro kavramını geliştirdiler, New York’daki Delmonico’s restoran ilk kez basılı yemek menusu kullandı, Havagazı ile çalışan ilk pişirme ocağı Southampton’da üretildi, Fransız Ferdinand Carre ilk buzdolabını üretti, Louis Pasteur pastörizasyon yöntemini geliştirdi, George Pullman ilk kez yemek vagonunu trenlerde kullanmaya başladı, Ünlü aşçı Auguste Escoffier, opera sanatçısı Nellie Melba için peşmelba (peach melba) tatlısını üretti, New York’un ilk pizza restoranı Spring Street’de açıldı, Retoran eleştiri rehberi Guide Michelin ilk kez Paris’de yayınlandı, ABD’de ilk hamburger zinciri kuruldu, ABD’de ilk dondurulmuş gıda üretildi.Beslenmenin genel süreçleri yukarıdaki örneklerle ortaya konulmuş ve bu örnekler daha da çoğaltılabilir. Zira çoğaltabileceğimiz beslenme süreçleri ile ilgili gelişmeler son dönemlerde kendini özellikle modern hayatın kurallarına göre biçimlendirdi. Örneğin fast food, (GDO) genetiği değiştirilmiş organizmaların tüketilmesi ve organik gıda adı altında çeşitli ifadelerle yeni beslenme şekilleri icat oldu. Hal böyle iken pazarlama anlayışı da bu yönde kendini yenilemeye başladı. Artık doğal beslenmenin, doğaya uyumlu beslenmenin yolları aranmaya başlandı. Doğal dengenin küçük ama en ağır unsurları olan arılarımızla Doğal gıda üretimi sürecinde kaliteli ürünlerimizle sizlerle birlikteyiz.
Zayıflamaya Yardımcı Olan Bitki Çayları
Şişmanlıkla ilgili fizyolojik bir probleminiz yoksa beslenme düzeninizi ve yaşam tarzınızı değiştirerek şişmanlıktan kurtulabilirsiniz. Şişmanlığın günümüzün en sık rastlanan sağlık problemleri arasındaki oranı giderek artıyor. Şişmanlık başlı başına bireylerin hayat kalitesini düşüren bir hastalık zaten. Ama bununla birlikte kanser, kalp damar hastalıkları, endokrin hastalıkları ve diyabet gibi birçok sorunun da habercisi olabiliyor. Şişmanlığın daha küçük yaşlarda daha sık görülmesi sorunun tehlikeli boyutlara ulaşmaya başladığının bir göstergesi. Ne mutlu ki artık hem uluslararası hem de ulusal otoriteler konuyla ilgili ciddi önlemler ve bilinçlendirme kampanyaları düzenliyor. Birçok nedene bağlı olarak gelişebilecek şişmanlığı besleyen kişisel etkenlerin başında beslenme düzeni bozukluğu ve hareketsizlik geliyor. Yani şişmanlığa karşı başka bir fizyolojik rahatsızlığınız yoksa beslenme düzeninizi ve yaşam tarzınızı değiştirerek mücadele edebilirsiniz. Şu ana kadar şişmanlığı önleyecek bir ilaç ya da aşı henüz geliştirilemedi. Piyasada ise zayıflattığı söylenen birçok zararlı kimyasal içeren kapsüller bulunuyor. Bu kapsüllerin içerikleri net olmadığı gibi kullanımı ölümcül sonuçlar doğuruyor. Bu ilaçların içeriklerinin tamamen bitkisel olduğu söyleniyor ancak incelendiğinde sonucun bu yönde olmadığı görülüyor ve kullanıldığında da kötü sonuçlara neden oluyor. Bu noktada zayıflama ve kilo kontrolünü destekleyici olarak bitki çaylarının kullanımını öneriyoruz. Uzman firmalar tarafından üretilmiş, içeriği belli bitki çayları, günlük hayatımızda sağladığı kullanım kolaylığı ile beslenme programlarının vazgeçilmezi olarak yerini alıyor. İçerikleri ile vücutta yağ birikiminin engellenmesini, vücuttaki ödemin atılabilmesini, şeker metabolizmasının düzenlenmesini, bağırsaklarda besinlerin kalış süresinin kısaltılmasını sağlayan çaylar kilo kontrolüne yönelik uygulamalarda daha hızlı ve kalıcı sonuçlar alınmasına yardımcı oluyor. Ancak bitki çaylarında da önemle altı çizilmesi gereken bir konu var. Güvenilir şekilde el değmeden paketlenmiş ürünleri tercih etmek, sağlımızı korumak adına atacağımız “bitki çayı kullanımı adımlarının” başında gelmeli. Açık olarak satılan ve kaynatılarak kullanıma sunulan bitkilerin üzerlerindeki küf, bakteri, ilaç kalıntısı ve fiziksel kirlilikler gibi tehlikeler asla göz ardı edilmemeli. Bir diğer önemli nokta ise hangi çayın, hangi bitkinin hangi etkiye karşı kullanılması gerektiğini bilmekten geçiyor. Burada ise biz hekimlerin, uzmanların ve bitki çayı üreten markaların tavsiyelerini dinleyerek ilerlemek gerekiyor. İçeriği tam olarak bilinmeyen, kuvvetli biyolojik sonuçlara yol açabilecek bitkileri kullanmadan önce yeterince araştırma yapmak şart. Yanı sıra bitki çayını kullanacak kişinin yaş grubu, ergenlik, hamilelik gibi özel durumları da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Örneğin; hamileler için kafein içermeyen beyaz çay gibi ürünler tavsiye edilirken, ergenlik çağındaki bireylere ise vitamin ve mineral içerikli çaylar önerilmelidir. •Yeşil ve beyaz çay Yağ yakıcı etkileri bilimsel olarak kanıtlanmış bu çaylar, zengin kateşin içeriği ile zayıflama sürecinin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. • Mate, kekik, biberiye içerikli çaylar Yağ yakıcı etkilerini yoğun olan bu bitkiler, değişik lezzetler ile harmanlanmış olarak kullanıma sunuluyor. • Barut ağacı Bağırsakların hızlı boşaltılmasına yardımcı olurken, kiraz sapı, funda yaprağı da vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı oluyor. • Dut yaprağı ve tarçın kabuğu Şeker metabolizmasının düzenlenmesi ve insülin direncinin kontrol altında tutulması konusunda etkileri ortaya konulmuş bitkiler olarak diyetlerimizde yerini alabiliyor.
Şarabı Bir Profesyonel Gibi Sipariş Etmenin 3 Yöntemi
Herkes bir restaurant’ta “oerkek” olmak ister. Şarap listesini güvenle inceleyip, tereddütsüz seçebilen vemükemmel şarabı bulan. “Hmm, evet bize bir şişe ……. lütfen”Hepimiz şaraptan anlıyormuşgibi görünmek isteriz. Özellikle de yemekte patronumuz, müşterimiz veya birkadınla birlikteyken. Ama ne yazık ki çok az kişi bu zevki yaşayabilir. Peki bubizim pes etmemizi gerektirir mi? Kesinlikle hayır! Bir umut var. İşteöğrendiğimiz birkaç ipucu. Bunlar şarap sipariş ederken kesinlikle işinizeyarayacak:1. Someliyer veya garsondan yardım isteyin. Hepaksi gibi düşünülse de yardım istemek erkeklere yakışmayacak bir durumdeğildir. Garsona bu konuda danışarak uygun şarabı bulmak harika bir yöntemdir.Ona “ En heyecan verici şarap hangisi?” diye sorun. Listede olmayan bir şarabıbile size sunabilir. Ayrıca sakın garsonun sizi en pahalı şaraba yönlendirecekolması için korkmayın. Birçok garson/someliyer satılan şaraptan komisyon almaz,bahşişle çalışır. Size sunacağı harika bir şarapla, iyi bir bahşişi hakedeceğini bilir. Amacı önce sizi mutlu etmektir. 75 TL’lik bir şarapla mutlu olmanızı,400 TL’lik bir şarapla mutsuz olmanıza tercih eder.2. Bir bütçeniz olsun. Bunda utanılacak bir şey yok. Herkesin bir bütçesivardır. Someliyer veya garsonun sizin bunun için bütçenizi bilmesi, daha hızlıve daha uygun bir seçimin yapılmasını kolaylaştırır. Eğer yemek arkadaşlarınızönünde bu fiyattan bahsetmekten sıkılıyorsanız, işte size bir trick; garsonayakta sizi beklerken, menüden bütçenize uygun belirlediğiniz şaraplarıelinizle ona göstererek, “Şu şaraplar ilgimi çekiyor” diyebilirsiniz. Bunugösterirken parmağınızı şarabın adı üzerine değil de fiyatın üzerine koyarsanız,o bunun ne anlama geldiğini anlayacaktır.3. Referans bir şarabınız veya stiliniz olsun. Someliyer veya garson, yemeğinize en uygun şarabısize sunmak isteyecektir. Ama şarap tercihleri subjektifdir. Eğer seveceğinizbir şarabı içmek istiyorsanız, aklınızda referans bir şarap olsun. Dışarıçıkmadan önce sevebileceğiniz şarapları web’de arayıp inceleyerek bilgi sahibiolabilirsiniz. Bu sayede, garsonunuza “Ben genellikle ….. tarz şaraplarıseverim” diyebilirsiniz. Bu durumda çoğu garson aradığınızın ne olduğunuanlayacak ve size hemen seçenekleri sunacaktır. Öyle olmasa bile, sevdiğiniztarz konusunda ona bir ipucu vermiş olacaksınız.Her şeyden önce bununeğlenceli yanlarını bulun. Sevdiğiniz şeyler konusunda fikir sahibi olmanız veyeniliklere açık olmak her zaman iyidir. Her zaman söylendiği gibi, yenişaraplar hakkında öğrenmenin en güzel yanı, yeni şarap içiyor olmaktır.
B12 Vitaminini Eksik Etmeyin
Suda çözünür ve oldukça küçük dozlarda etkilidir. Temel mineral unsurlarını içeren tek vitamindir. Midede tam olarak asimile edilemez. Vücuda tam olarak fayda sağlaması açısından emilim sırasında kalsiyumla birleştirilmeye ihtiyaç duyar. Yetişkinlere tavsiye edilen doz 2 mcg., hamile kadınlar için 2.2 mcg. ve emziren kadınlar için 2.6 mcg.dir. Bl olarak düşük ve folik asit olarak yüksek bir diyet (vejetaryen diyeti gibi) genellikle B12 yetersizliğini gizler. Düzgün işlev gösteren bir tiroid bezi B12′nin emilmesine yardımcı olur. B12 yetersizliğinin semptomlarının vücutta görülmesi beş seneyi bulabilir. Bitkisel gıdalar (ufak istisnalar hariç) B12vitamini içermediğinden genellikle hayvansal ürünlerden elde edilir. haber kaynağı:365haber.org
Kuru Meyveli Ve Yulaflı Diyet Bar
Diyet için size ilginç bir tarif vereceğiz. Kuru meyveli ve yulaflı diyet bar, hem besleyici hem doyurucu… Malzemeler 7-8 adet kuru kayısı 5 adet kuru incir Yarım kâse kuş üzümü Yarım kâse badem Yarım kâse fındık 1 kâse yulaf ezmesi 2 adet yumurta Hazırlanışı Kuru kayısı ve kuru incirleri küçük küçük doğrayın. Yarım kase fındık ve badem içlerini çok ufalanmadan rondodan geçirin. İki yumurtayı geniş bir kaba kırın ve hafif çırpın. Kuru meyveleri, fındık, badem içlerini ve yulaf ezmesini de bu karışıma ekleyin. İyice karıştırdıktan sonra yağlı kâğıt serdiğiniz fırın tepsisine bir yemek kaşığı dolusu olacak şekilde toplar bırakın (dilerseniz elinizle de istediğiniz şekli verebilirsiniz.) Yulaflı ve kuru meyveli barlarınızı 170 derecelik fırında 20 dakika kadar pişirin. Afiyet olsun.
Diyet Kurabiye
Sadece 18 kalori.Malzemeler1 adet yumurta 1 çorba kaşığı bal 1 çorba kaşığı yoğurt 1 çay kaşığı kabartma tozu 2 su bardağı kepek 1 su bardağı un 2 adet kuru incir 3 adet kuru kayısı Yarım bardak elma kurusuYapılışıBir kapta yumurta, bal ve yoğurdu çırpın. Ardından kabartma tozunu, kepek ve unu karıştırın. İnce kıyılmışincir ve kayısıları, elma kurularını hamura ekleyin. Ellerinizi hafifçe ıslatarak hamurdan cevizden biraz küçük parçalar koparın ve simit şekli verin. Hazırladığınız kurabiyeleri yağlı kağıtla kapladığınız tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 20-25 dakika pişirin. Kurabiyeleri fırından çıkarıp ister ılık ister soğuk servis yapın.
Atıştırmalık Gevrekler
Olsada Yesek Atıştırmalık Gevrekler Ne kadar sıkı bir akşam yemeği, yerseniz yiyin, şöyle birkaç saat geçti mi, mutfakta aranırsınız sessizce, atıştırmalık bir şeyler bulmak için. Fakat çoğu zaman sağlıksız ve nasıl yapıldığı belli olmayan abur cuburlarla bastırırsınız bu isteğinizi. Tüm aileniz için çok daha sağlıklı ve 5 dakikada hazırlayabileceğiniz bir atıştırmalıkla tanıştırıyoruz sizleri bu tarifimizde. Tamamen organik ve lezzetli olan zeytinyağıyla, hafif bayatlamış ekmeklerinizi buluşturuyoruz. Zeytinyağın sayısız yararlarından faydalanırken ekmeklerinizi de israf etmemiş oluyorsunuz. Bu gevrekleri akşam çayın yanında tüketebildiğiniz gibi aynı zamanda yemek davetlerinizde çorbaların yanında sunarak farkınızı koyabilirsiniz ortaya. Bu pratik lezzetin malzemeleri ise şöyle:1 tane, küp şeklinde doğranmış, bayat ekmek1 tatlı kaşığı pul biber1 tatlı kaşığı kekik1 çay bardağı doğal zeytinyağı Yapılışı:Küp şeklinde doğranmış bayat ekmeğimizi yağlı kağıt serilmiş tepsimize alalım, bir kaseye yağı ve baharatları koyalım ve karıştıralım. Bir kaşık yardımıyla ekmeklerin üzerine gezdirelim. 180 derecede ısıtılmış fırında nar gibi kızarana kadar pişirelim.Akşamlarınız dolu dolu geçsin, afiyet olsun… Not: Organik dut kurusu ile birlikte sunarsanız atıştırmalık keyfiniz ahenk kazanır.
Seni Bir Sevgiliden Daha Mutlu Edecek 10 Sandviç
Sevgililer Günü illa sevgiliyle romantik bir yemekle kutlanacak diye bir şey yok. Yalnız başına, kankalarla ya da iş arkadaşlarınla nefis bir sandviç eşliğinde de pekala kutlanabilir. Ekmeğiyle huzur verir, dolup taşan malzemesiyle mutluluk aşılar, her ıssırıkta hayatına keyif katar! Unutma senin sadık yarin harika hazırlanmış enfes bir sandviç olabilir. Tek yapman gereken senin için seçtiğimiz 10 harika seçenekten birine karar vermek! Afiyet olsun!
Kilo Vermenizi Sağlayan Diyet Salata Tarifleri
Diyet salata tarifleri...Sağlıklı beslenme reçetenize bu salataları da ekleyin.Sağlıklı beslenme reçetenize bu salataları da ekleyin.İşte kilo verdiren 6 diyet salata tarifiAvokadolu yeşil diyet salataAvokado bağışıklık sistemini güçlendirir, içerdiği yağ asitleri kandaki kolesterol oranının yükselmesini önler, kalp damar hastalıklarına karşı kullanılan en iyi doğal ilaçlardandır. Vücutta toksin maddeleri etkisiz hale getirir. İçeriğinde bulunan protein, mineral ve vitaminler dengeli ve sağlıklı beslenmede gerekli olan maddelerdir. Ayrıca avokado vücudun karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında düzenleyici olarak görev yapmaktadır. Avokado bu kadar faydalı olduğu için diyetlerde uzmanlar tarafından sıkça tercih edilmektedir. Hazırlayacağımız bu salata tarifinde ise vücudunuzun ihtiyacı olan her şey vardır.Malzemeler1 demet kuzu kulağı1 adet göbek marul5 adet çeri domatesi1 adet orta büyüklükte havuç2 çorba kaşığı kadar dolma fıstığı1 adet limon3 kaşığı sızma zeytinyağıSirke ya da hardalYapılışıYeşillikler yıkandıktan sonra güzelce süzülür. Yeşilliklerin yaprakları kuru olmalıdır. Yeşillikleri doğramadan elle parçalar haline getirilir ve derin bir salata kabına konur. Ardından domatesler yine doğranmadan bütün halinde atılır. Avokado ortasından bölünerek çekirdekleri çıkarılır ve ince ince dilimlenir. Ardından dolmalık fıstıklar bir tavada kızartılarak salata kabına eklenir. Salatanın sosu için ise sirke, limon suyu ve zeytinyağını çırpılır. Havuçları da uzun olarak doğrandıktan sonra tüm malzemeleri salata kabında harmanlanır ve hazırlamış olduğunuz salata sosunu eklenir. Servis için üzerine dolmalık fıstıklar serpilir ve salata servise hazır hale gelir.
Akşamdan Kaldınız Ne Yapmalısınız?
Aşağıdaki önerilere uyarak ‘akşamdan kalma’ durumunun başınıza gelmesinden kurtulun… Akşamdan kalmışlık, fiziksel, zihinsel ve ruhsal birçok sıkıntıya neden oluyor. Bu rahatsızlıkların başında baş ağrısı, ishal, titreme, bitkinlik, mide bulantısı, rehavet çökmesi, ağız kuruluğu, mide ve bağırsaklarla ilgili şikayetler, terleme ve endişe geliyor. Uzmanlara göre, alkol alımı sonrası şikayetler, alkol tüketiminden sonraki sabah yani kandaki alkol oranının düşüşe geçtiği sırada ortaya çıkıyor. Belirtiler kandaki alkol oranının sıfıra inmesiyle doruk noktasına ulaşıyor ve rahatsızlıklar 24 saat sürebiliyor. Aşırı alkol alımından kaçınmaktan başka bilinen, kanıtlanmış herhangi bir tedavisi olmamakla birlikte, araştırmacılar akşamdan kalmalıkta işe yarayacak bir takım stratejiler ve ilaçlar öneriyorlar. Uzmanların özellikle yılbaşında içkiyi fazla kaçıranlar için sundukları öneriler şunlar: Cin gibi açık renkli içkileri tercih edin. Açık renkli içkiler, düşük konjener seviyeleri nedeniyle koyu renklilere oranla, ertesin gün sizi daha az etkiliyor. Yüksek konjener seviyesine sahip kırmızı şarap, viski gibi içkiler ise ertesi gün sizi olumsuz yönde etkileyerek akşamdan kalma olmanıza neden oluyor. İçki içmeden önce yağlı yemekler yemek, alkol emilimini azaltmaya ya da ertelemeye yardımcı oluyor. Fruktoz açısından zengin olan bal ve domates suyu tüketimi vücudun alkolü daha etkili bir şekilde sindirmesine yardımcı oluyor. Massachusett Üniversitesi’nden araştırmacıların buldukları sonuçlar, fruktozun, vücudunuzdaki alkolü daha hızlı bir şekilde yakmasına yardımcı olduğunu gösteriyor. Kafein, kan damarlarını darlaştırdığı için içkiden sonraki baş ağrısının giderilmesinde etkili bir rol oynuyor. İçkiyi içmeye başlamadan 5 saat önce yenen Hint inciri, şiddetli akşamdan kalmalık rahatsızlıklarını yarıya indiriyor. Yulaf ezmesi gibi yiyeceklerde bulunan vitamin B6’nın, akşamdan kalmalık belirtilerini yüzde 50 aza indirdiği Kaliforniya Üniversitesi’nce kanıtlandı. Fazla içki tüketimimin neden olduğu ertesi gün rahatsızlıklarını azaltmada soğan çorbası önemli bir yere sahip. Sık sık su içmek de bu rahatsızlıkların giderilmesinde yardımcı oluyor. Maden suyu gibi mineralli ve elektrolitli sıvılar içmek, içkinin neden olduğu susuzluğu hafifletmekte size yardımcı olur. Limon, akşamdan kalmalığın neden olduğu baş ağrısını hafifletmekte büyük rol oynuyor. Aspirin gibi anti-inflamatuar ilaçlarda bulunan tolfenamik asit, aşırı alkol alımı sonrası yaşanan rahatsızlıkların azaltılmasında yardımcı olabilir. Yapılan araştırmalarda, yoğun içki tüketimi yapan fakat yatmadan önce aspirin içen insanların ertesi sabah, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi şikayetlerle daha az karşılaştığı ortaya çıktı.