Vücudunuzun İhtiyaç Duyduğu Temel 8 Madde
Spor yaparken sağlıksal alandada biraz bilgili olmanız gerekiyor. Aşırı güç kayıpları, kas onarımları ve geliştirmeler için gereken temel maddeler neler? C Vitamini Yararı: Vücudumuzun kolajen(collagen)(eklemlerimizi koruyan sıvı) yapımı için bu antioksidanta ihtiyacı vardır.Ayrıca kortizol seviyesini düşürür. Vücudun katabolik(kas yıkımı) sürece girmesini engellemeye yardımcı olur. Kaynakları: Kırmızı biber, brokoli, turunçgiller, domates, karnıbahar, kiraz… Supplement olarak alınması gereken miktar: 500-1000mg antremanlardan sonra alınması kortizol seviyesini düşürür. E Vitamini Yararı: Creatine kinase (CK)’in işlevini azaltır. Creatine kinase kasların zarar gördüğünü gösteren bir enzimdir.Yüksek miktarlarda alınan E vitaminin kas yıkımını azalttığı sanılmaktadır. Araştırmaya göre çok yüksek dozda(900iu) alınan E vitaminin glukojen depolama yeteneğini arttırmıştır. Kaynakları: Buğday, soya fasulyesi, yumurta, kuruyemiş, tatlı patates, ıspanak, şeker pekmezi… Supplement olarak alınması gereken miktar: Antremanlardan sonra 200-800iu. B6 Vitamini Yararı: Amino asitlerin kullanımını ve glukojenin işlevini arttırır. Ağır antremanla beraber büyüme hormonu miktarını arttırır. Kaynakları: Kırmızı et, balık, yumurta… Supplement olarak alınması gereken miktar: Büyüme hormonu miktarını arttırmak için antremandan hemen önce karbonhidrat içeren ufak bir içecek ile 10 mg alın. Magnezyum Yararı: Glikojen oluşumuna yardımcı olur. Protein sentezinde rol alır ve kas kramplarını önler. Kaynakları: Hububat, yulaf, soya fasulyesi, siyah fasulye, deniz ürünleri… Supplement olarak alınması gereken miktar: En iyi Çinko ile beraber alındığında sonuç verir(ZMA). Yatmadan önce 560mg Magnezyum ve 30mg Çinko alın. Demir Yararı: Çoğu supplement, sinir sistemini uyardığı ve daha yoğun idman yapmayı sağladığı için kafein içerir; ancak kafein demirin vücutta demir kullanımını engeller. Demir, hücrelerin büyümesine ve çoğalmasına yardımcı olur, dolayısıyla protein sentezinde rol oynar. Kaynakları: Kırmızı et ve sebzeler… Supplement olarak alınması gereken miktar: Hergün kırmızı et yiyorsanız ek olarak günlük 10 mg alabilirsiniz. Kırmızı et tüketmiyorsanız günlük 15 mg demir almanız gerekiyor. Günün herhangi bir saatinde alabilirsiniz. Çinko Yararı: Testesteron salgılanmasına yardımcı olur, eksikliğinde IGF(İnsulinlike growth factor, insulin benzeri büyüme hormonu) hormonunun azalmasına sebep olur. Çinko almazsanız testesteron ve IGF’ye elveda diyebilirsiniz. Kaynakları: İstridye, kırmızı et, deniz ürünleri… Supplement olarak alınması gereken miktar: En iyi Çinko ile beraber alındığında sonuç verir(ZMA). Yatmadan önce 560mg Magnezyum ve 30mg Çinko alın. Potasyum Yararı: Büyümek için gereken başka bir mineralde potasyumdur. Kasların ihtiyaç suyduğu sıvı dengesini sağlar. Daha iyi sıvı dengesi kaslarda daha çok su anlamına gelir daha çok suda anabolik aktivitelerin artması demektir. Kaynakları: Yağsız kırmızı et, yoğurt, az yağlı süt, patates, muz… Supplement olarak alınması gereken miktar: Potasyum takviyeleri 99mg’lık kapsüller yada tabletler şeklindedir. Potasyumca zengin besinlerle beraber günde 1000mg(5-6 öğünlü perhiste her öğün iki tablet olacak şekilde) alarak hidrasyonu artırabiirsiniz. Karnitin Yararı: Yağ asitlerinin kas hücreleri içinde enerjiye çevrilmesini sağlar. Bu yüzden vüçutçular tarafından yarışma öncesinde kullanılır. Hayvanlar üzerinde yapılan yeni araştırmalarda daha yağsız ve kaslı sonuçlar elde edilmişti. Karnitin, karbondidratların kısıtlandığı diyetlerde keton üretimine yardımcı olur. Keton, kas dokusunun azalmasına engel olur. Diyetteyken alınması gereken bir maddedir; ayrıca kilo alma dönemlerinde kullanıldığı takdirde istenmeyen fazlalıkları önleyemeye yardımcı olur. Kaynakları: Hayvan organları(Karaciğer, kalp), kuzu ve dana eti. Supplement olarak alınması gereken miktar: Diyetteyken 3-6gr alın, 3gr kardio çalışmasından önce 3gr da ağırlık idmanında önce. Kilo alma döneminde daha az yağ için kahvaltıda 3gr alın. Gıdalar vücut geliştirme için çok önemlidir, iki kaynaktan elde edebiliriz: Yiyecekler ve supplementler. Çoğu kez vücutçular birini diğerine tercih eder. Unutulmamalıdır ki ikisi beraber alındığı zaman çok daha iyi sonuçlar verir.
Doğanın Mucizesi "Maya"
Doğanın harika gıdası maya harika bir protein kaynağıdır. Organik demirin en zengin kaynaklarından birisidir, mineraller ve amino asitler için bir altın madenidir. Kolesterolü düşürmeye, gutu tersine virmeye yardım ettiği ve nevritin (sinir iltihabı) ağrılarını yatıştırdığı bilinir. Çeşitli maya kaynakları vardır Bira mayası (şerbetçiotundan, biranın bir yan ürünü), ni zaman besinsel maya olarak adlandırılır. Torula mayası, kağıt üretiminde kullanılan kağıt hamuru erinde bulunur ya da siyah kayışlı pekmezden elde edilir. Kesilmiş sütün suyu, süt ve peynirin bir yan ürünüdür (en iyi lezzet ve en kuvvetli mayasız ürün) Canlı mayalardan sakınınız! Canlı maya hücreleri bağırsaklardaki B vitaminini tüketir ve vücudunuzdaki tüm vitamini talan eder. Besinsel mayada bu canlı hücreler ısıda öldürülür ve böylece tükenmeyi önler. Maya, özellikle içinde büyüyebileceği bütün ana B vitaminlerine (B12 hariç) sahiptir. On altı amino asit, on dört ya da daha fazla mineral ve on yedi vitamin (A, E ve C hariç) içerir. Komple gıda olarak göz önünde bulundurulabilir. Diğer proteinli gıdalar gibi maya da fosfor yönünden zengin olması nedeniyle, alınacağı zaman diyete ekstra kalsiyum eklenmesi tavsiye edilir. Kalsiyumun bir görevdaşı olmasına rağmen fosfor, kalsiyumu vücudun dışına atarak yetersizliğe neden olabilir. Çaresi basittir; kalsiyumunuzu artırın (kalsiyum lactate vücutta iyi bir şekilde asimile edilir). B kompleks vitaminleri daha etkin olmaları için maya ile birlikte alınmalıdırlar. Birlikte bir elektrik santrali gibi çalışırlar. haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
Antioksidanların Faydaları
Aldığınız her nefeste hücrelere zarar veren ve kontrol edilemeyen oksidanlar olan serbest radikalleri üretirsiniz. Yaşlandıkça, vücudunuz bu yıkıcı molekülleri kontrol edebilmek için daha az doğal antioksidan üretir. Bunlar biriktikçe, sağlık kötüleşir ve yaşlanma hızlanır, kırışıklıklardan ciddi dejeneratif hastalıklara kadar sizi her şeye karşı daha dayanıksız halde bırakır. Gıdalardan antioksidan elde etmemize rağmen birçok insanın antioksidan ihtiyacı bir diyetin tek başına sağlayacağından çok daha fazladır. Örneğin, sigara içenler sigara içmeyenlere oranla aynı antioksidan kan seviyesini elde etmek için iki ya da üç katı daha fazla C vitaminine ihtiyaç duyarlar. Serbest radikalleri artırabilecek diğer faktörler: hava kirliliği, kronik hastalık, pasif içicilik, diyetsel kanserojenler (yüksek ısılarda kızartılan ya da kömürde ızgara yapılmış, nitı itli ve tuzlanmış etli gıdalar), bir hastalıktan irsi olarak daha fazla etkilenme, enfeksiyon, kuvvetli egzersiz, menopoz, zihinsel stres, güneşe maruz kalma ve X ışınları. Ek olarak, her zaman için yediğiniz yiyeceklerin sadece türü değil, yiyeceklerin nasıl hazırlandığı da önemlidir. Örneğin, pişirilmiş havuçlar çiğ olanlara oranla daha fazla beta karoten sağlarlar. Serbest radikallere karşı en iyi savunmanız aııtioksidanları tanımak ve gerek diyetinizde gerekse destek şeklinde bunların etkinliğini ne şekilde en üst seviyeye çıkartabileceğinizi bilmektir. Antioksidanların Yararları Yaşlanma sürecini geciktirir. Kolesterol seviyelerini düşürür. Ateroskleroz riskini azaltır. Kalp rahatsızlığı ve felce karşı korumaya yardım eder. Her çeşit kanser riskini azaltır...haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
İmam Sarığı Tatlısı
Malzemeler ;4 yumurta1 su bardağı toz şeker1 su bardağı unyarım paket kabartma tozu1 paket vanilya3 çorba kaşığı kakao3 çorba kaşığı suKrema:3 su bardağı süt1,5 çorba kaşığı un1 çorba kaşığı nişastayarım su bardağı toz şeker1 yumurta sarısı1 paket vanilyaÜzerine:100gr. bitter çikolataKenarlarına:hindistanceviziYapılışı ;Yumurtayı ve şekeri iyice çırpıyoruz sonra diğer malzemeleri karıştırıp çırpmaya devam ediyoruz.
Balık ile Peynir, Süt ve Yoğurt Yemek Zehirler mi?
Şehir efsanesi olarak dilden dile dağılan balıkla peynir, süt ve yoğurt yenilirse zehirler ibaresinin hata meydana geldiği profesyoneller aracılığıyla ispat etti . Balık zehirlenmesi sadece 2 tür vaziyette yaşanır. Bunlardan biri tropik sularda yetişmiş çeşitli tek çeşide sahip balıklar içerisinde ki zehirli maddelerden ötürü süt mahsulleri ile tüketilmese dahi zehirler fakat bu tip balıklar bizim ülkemizde koltuk almamaktadır. Balık ile peynir, süt ve yoğurt benzeri ürünlerin tüketiminden kaynaklı zehirlenme ise bedende ki Histamin maddesi artışıyla gerçekleşir. Süt ürünlerin de pek tüketilmediği halde zarar veren olmayan Histamin maddesi yer alır . Bayatlamış balıklarda da Histamin maddesinin yüklü tek şekilde artmasından ötürü hem tek süt mahsulleri ile hemde bayat balık ile vücudumuza tek sürü pek Histamin maddesi alırız ve böyle zehirlenme gerçekleşir.
Depresyon ve Stresle Mücadele Eden Vitamin ve Mineraller
B1 vitamini Ortalamanın üzerindeki miktarlar (thiamin) depresyon ve endişe krizlerini hafifletmeye yardımcı olur.B6 vitamini Dopamin ve norepinephrin gibi doğal (piridoksin) antidepresanların yeterli üretimine yardım eder.Pantotenik asit Doğal bir gerilim azaltıcıdır.C vitamini stresle mücadelede esastır.Depresyon ve Stresle Mücadele Eden Vitamin ve MinerallerB12 vitamini sinirliliği azaltmaya, konsantrasyonu artırmaya, enerjiyi yükseltmeye ve sağlıklı bir sinir sistemini korumaya yardımcı olur.Kolin sinir tepilerini beyine gönderir ve sakinleştirici bir etki üretir.E vitamini beyin hücrelerinin ihtiyaç duyulan oksijeni almasına yardım ederFolik asit yetersizliklerinin zihinsel hastalığa katkıda bulunan faktörler oldukları bulunmuştur...haber kaynağı: 724saglik.org/vitaminler
Bitki Çayı Deyip Geçmeyin
Bitki çayları ile ilgili bilgi veren Dr. Funda Elmacıoğlu, bitki çaylarının bilinçli ve kararında tüketilmesinin yarar sağlayabileceğini ancak aksi durumların yarardan çok zarar getireceğini belirtiliyor.Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, bitki çayı kullanımının beslenmede doğru bilinen yanlışlardan olduğunu söylüyor. Kilo verme amacıyla tüketilen bitki çayı kullanımının abartılmasının sağlığımıza çok zararlı olduğunun altını çiziyor.Bilinçli tüketilmemesinin zararı dokunabilirBitki çaylarının bir zararı olmayacağından yola çıkara bilinçsizce tüketilmesinin doğru olmadığını söyleyen Elmacıoğlu, 'Kulaktan dolma bilgilerle sağlığımızla oynuyoruz. Bitkiseldir, zararı olmaz mantığı kesinlikle yanlıştır. Günde bir ile üç fincan bitki çayı içilmesi sağlık için yararlıdır ancak fazla miktarda tüketmemek ve hazırlanma aşamasında bazı kurallara dikkat etmek gerekir. Bazı bitkiler için demlenme süresi dahi önemlidir. Bazen yarardan çok zarar getirir.' diyor.Metabolizmayı hızlandırıyorProf. Dr. Elmacıoğlu, bitki çaylarının zayıflamaktan ziyade metabolizmayı hızlandırıcı etkisi olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi;'Yapılan araştırmalarda bitkisel zayıflama çaylarının bileşenine en fazla giren bitkinin laksatif etki amacı ile kullanılan 'sinameki otu' olduğu belirlenmiştir. Uzun süre sinameki otu kullananlarda kas zayıflığı, tetani, anemi (kansızlık), yağlı dışkı, mide bağırsak kanamaları, baş dönmesi, çarpıntı, pankreas işlev bozukluğu gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bitki çaylarında bulunan flavonoidler gibi antioksidan maddelerin bazı yararları olabilir, ayrıca bazı bitkisel çaylar metabolizmayı hızlandırabilir ancak unutulmaması gereken, aşırı tüketildiğinde bitkisel çayların da zararlı etkilere sebep olabileceğidir. Bilinçsizce tüketimden kaçınılmalıdır.'
Tok Tutan 4 Lifli Besin!
Yemek sonrası fazla zaman geçmeden acıkıyor musunuz ? Ne kadar yemek yerseniz yiyin, tam anlamıyla doymuş hissini yaşamıyorsanız lifli gıdalar tüketmenizde fayda var. Açlık krizlerini engelleyen ve doygunluk hissi veren lifli gıdalar sağlık için de faydalıdır.Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç konu ile ilgili bilgiler verdi. Baklagiller :Faydaları saymakla bitmeyen baklagiller,tam anlamıyla lif deposudur.Sindirim sistemi dostudur. Karbonhidrat içerdiklerinden tok tutarlar.Magnezyum, potasyum, kalsiyum, demir, B vitamini ve mineral içerirler. Baklagillerin bazı faydaları şunlardır: Hazmı yavaş olduğu için kan şekeri dengeler, vücutta kan şekerinin dengede olması çok önemlidir. Lif içerdikleri için midede kolay parçalanır, bu karbonhidrat ve protein emilmesini kolaylaştırır, kabızlığı önler. Lif açısından zengin gıdalar olduğundan bağırsakların çalışmasını düzenler. Magnezyum ve kalsiyum, kemikleri güçlendirir. Enginar Lif bakımından zengin olan bir besindir. Enginar, A,K ve C vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, demir, manganez ve fosfor mineralleri içerir. K vitamini deposu da olan enginar, kemik gelişimine katkıda bulunur ve ilerleyen yaşlarda oluşan çabuk kırılan kemik sorununun önüne geçer. Enginar karaciğer için çok faydalıdır; karaciğeri korur ve karaciğer hastalıklarının daha çabuk iyileşmesini sağlar. Kandaki şeker oranını ayarlar, kolesterolü düşürür ve vücuda dinçlik verir. Badem :Zayıflama da etkisi olan badem, çinko, demir, kalsiyum, potasyum, E vitamini gibi mineraller ve vitaminleri yönünden zengindir.Badem’in omega 3 seviyesi oldukça yüksektir. Bademin içindeki sağlıklı yağlar ve lifler açlık krizlerinin önüne geçiyor ve sizi tok tutuyor.Bağırsakların hareketlerini artırıyor.Diyet yapanlar için ara öğünlerin yıldızı olan badem,günde en fazla 10-15 adet tüketilebilir. Portakal Bilindiği gibi ilk başta C vitamini açısından zengin olan Portakal, B ve E vitaminleri ile fosfor, magnezyum ve potasyum minerali de içerir.Portakal’da ayrıca bakır, çinko, demir, bakır ve manganez mineralleri ile protein de bulunur. Bağışıklık sistemini güçlendirir.Lif oranı oldukça yüksek olan Portakal bir bütün olarak tüketilmelidir.Eğer Portakal’ın suyunu içmeyi tercih ederseniz liflerinden yeteri kadar faydalanamazsınız. Portakal,vücuttaki zararlı maddeleri temizler. Cilt sağlığı açısından da oldukça faydalıdır.Cildin taze ve pürüzsüz görünmesini sağlamasının yanında ,cilt kırışıklıklarını önler.Hazmı kolaylaştırır ve kabızlığa iyi gelir.C vitamini oranı yüksek olan portakal, yağ yakımını da hızlandırıyor.
Avokadolu Lezzetler
Hem büyüleyici rengi hem de egzotik görüntüsü ile ülkemizin Akdeniz kıyılarında yetişen avokado farklı lezzetlerle yemeklerimizde taze ve tropikal bir deneyim yaşatıyor. İşte avokadolu yemekler yaparken dikkat etmeniz gerekenler ve birkaç avokadolu lezzet tüyosu! Avokado oldukça sert bir meyvedir. Yiyecek kıvama gelmesi için birkaç gün oda sıcaklığında yumuşamasını beklemelisiniz. Avokadonun yumuşamasını hızlandırmak için bir gazete kağıdına sarın ve yanına birkaç adet elma koyun. Avokadoyu daha sonra tüketecekseniz ve yumuşamasını ertelemek istiyorsanız buzdolabına koyun. İdeal avokado yumuşaklığı kavun kıvamındadır. Avokadoyu çok bekletirseniz kabuğu siyahlaşır ve çürümeye başlar. Avokado lifli özelliği sayesinde çok faydalıdır, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve antioksidandır. Avokado aynı zamanda cildi kurumaktan korur ve hücrelerin yenilenmesini destekler. Avokado çorbası soğuk günler için ideal lezzetlerden! 2 yemek kaşığı tereyağında 1 kuru soğanı kavurun. 2 yemek kaşığı rendelenmiş taze zencefili, 4 diş sarımsağı ve 1 adet doğranmış avokadoyu 5 dakika boyunca soteleyin. 3 su bardağı sıcak suyu ekleyin ve 10 dakika pişirin. 2 yemek kaşığı limon suyu, tuz, karabiber ve 1 su bardağı krema ekleyin. Özellikle Meksika lezzetlerinin yanına çok yakışan avokado sosu guacamole dip sos olarak kusursuz bir lezzet. 1 adet avokadonun kabuğunu soyup ezin ve küçük küçük doğranmış domates, soğan ile karıştırın. İçine zeytinyağı ve limon suyu da ekleyip tuz ile birlikte karıştırın. Sosunuz hazır! Avokado salata da çok güzel olan bir lezzet. İster domates, soğan, sivri biber, krema ve zeytinyağı ile bir araya getirip yoğun bir kıvam; ister yeşillikler, zeytinyağı, susam, limon suyu ve hardal ile bir araya getirip daha hafif bir kıvam elde edin.
Pilav ile Devr-i Alem
Karbonhidrat oranı oldukça fazla olan ve hem vücudun hem de beynin işleyişine faydalı olan pirincin insan nüfusunda kişi başına düşen enerjinin yaklaşık %21ini, proteinin ise %15ini sağladığını biliyor muydunuz? Bu faydalı tahılı sofralarınızdan eksik etmeyin ve onu farklı şekillerde tariflerinizde değerlendirin. Pilav gibisi yok! Pilavınızı daha da lezzetli kılmak için dikkat etmeniz gereken bazı detayları paylaşalım sizlerle… Pirinç tatsız bir tahıl olduğu için onu tavuk, sebze ve et sularıyla birlikte hazırlamakta fayda var. Tereyağı da pilavın lezzetini artıran bir diğer detay. Pilavınızın bembeyaz rengini koruması için 1-2 çay kaşığı limon suyu ekleyebileceğinizi biliyor muydunuz? İtalyanların pilavı risotto da pirinç ile yapabileceğiniz diğer lezzetler arasında. Pirinçlerin nişastasını salmasıyla ortaya kremamsı bir lezzet çıkaran risottonun sırrı kullanılacak olan pirincin seçimi! Arborio, yani Japon pirinci olan ve İtalyada da bolca yetişen pirinç risottonun ilk adımı. Önce soğanı tereyağında kavurun, ardından pirinci ekleyin ve saydamlaşana kadar karıştırın. Ardından et suyu veya şarabınızı ekleyin ve ara ara bu suyu ekleye ekleye yaklaşık yarım saat sürekli karıştırarak pişirin. Risottonuza deniz mahsülleriyle lezzet katmayı unutmayın! İspanyollar`ın favori pilavı ise paella adında. Birçok farklı çeşitte hazırlanabilecek olan bu İspanyol pilavını evinizde siz de deneyebilirsiniz. Soğan ve sarımsağı kavurun. Bezelye ekleyin. Pirincinizi de karışıma ekledikten sonra yaklaşık 10 dakika pişirin. Sarımsak, midye, karides ve doğranmış domatesleri de ekleyip yaklaşık 10 dakika daha pişirdikten sonra karışımıza tavuk suyu ekleyin ve ara ara karıştırarak 25 dakika pişirin.
Amerika'da Yiyecek ve İçecekler
Elmalı pay, istiridye çorbası, Louisiana'nın bamya çorbası, etli pilav, istiridye ızgara, mısırlı börek, çilekli kek, pastırma, çavdar ekmeği, hamburger, Coca Cola, sütlü içecekler. 200 yıl boyunca ülkeye akan göçmenlerin ülkeye kattığı lezzetli yemeklerin yanında kolesterolü yükselten, aceleyle hazırlanmış, tek tip atıştırmalıklar da vardır.Amerikalıların damak tadı pek iyi değildir ve gündelik yemekleri tatsızdır ve/veya aşırı tatlı. İştah açıcı olarak şeker vermeleri bile mümkündür ve devasa olmasının yanında insanı hasta edecek tatlılar da yaygındır. Yine de Amerika'da köklü bir mutfak geleneği vardır. İrlandalıların, Polonyalıların, Musevilerin, Almanların, Ukraynalıların, Çinlilerin, Fransızların, Japonların, Taylandlıların, Vietnamlıların, Meksikalıların, İngilizlerin, Hinduların, Rusların (bütün ulusları sayana kadar bu böyle devam eder) yaşadığı bir ülkede yiyeceklerin çeşitli olması da kaçınılmazdır. Amerika'da nereye giderseniz gidin yöresel yemekler bulursunuz.
Türk Kahvesi Nasıl Yapılır?
Misafire kahve ikramı kültürümüzde çok geniş bir yer tutar. Tiryakileri vardır; içmeden yapamayanlar. Sade, orta, şekerli belki de kıtlama. Sevmeyeni yoktur, çocukken 'bıyığı çıkar' korkusuyla içemeyeni vardır.Türk kahvesi pişirmenin inceliklerini bilmek adabına uygun hazırlamak gerek, malumunuz olduğu üzere kırk yıl hatırı vardır.