Erkekleri Sinirlendiren ama Kadınların Israrla Yapmaya Devam Ettiği 50 Hareket
Kimi erkek vardır, çok kolay sinirlenir, hemen parlar ve etrafına korkulu anlar yaşatır. O anlarda onunla konuşmak imkansız hale gelir. Kimileri de vardır şeker gibidir. Çok sakindirler ve onları kolay kolay sinirlendiremezsiniz. Bazen sinirlenseler bile bunu pek belli etmezler. Sakinliklerini korurlar ve ona göre tepki gösterirler.Söz konusu kadınlar olunca işer biraz değişebiliyor. Nasıl bir erkek olursa olsun bir kadın, karşısındaki erkeği çıldırtmayı başarabilir. Bunun için çok fazla zahmet göstermesine gerek de olmaz. İster kabul edin ister etmeyin, kadınların erkekleri çileden çıkarma gibi bir özellikleri vardır. Özellikle ilişkilerde yaşanan bu durumlar, büyük sorunlara yol açabiliyor. Siz siz olun bu durumlardan kaçının, erkekleri sinirlendiren şeyleri daha az yapmaya çalışın. Erkekler nelerden mi nefret eder? İşte 50 maddelik o liste; Yapmayın Demiyoruz, Az Yapın Diyoruz :)
Mercedes Nazi Geçmişiyle Yüzleşti
Almanya'da Mercedes'in merkezinin de bulunduğu sokağa bir Macar Yahudisi kadının adı verildi. Şirket sokağa bir kadın adının verilmesini önererek Berlin belediyesine iki isim sundu. Bunlardan biri şirketin kurucusu Carl Benz’in karısı Bertha Benz ve diğeri de otomobil markasının adını aldığı, şirketin ortağı Emil Jellinek’in kızı Mercedes Jellinek idi. Ancak Belediye iki ismi de reddetti ve sokak için başka kadının adını önerdi: bu kadın Mercedes otomobili de üreten Daimler Benz fabrikalarında bir zamanlar, toplama kamplarından getirilerek zorunlu işçi olarak çalıştırılan Macar Yahudisi ressam Edit Kiss Bán’dı. Edit Kiss Bán önce Budapeşte ve ardından da Düsseldorf’ta resim ve heykeltıraş eğitimi gören bir sanatçıydı. 1944’te de Yahudi olduğu için Ravensbrück toplama kampına atılmıştı. Binlerce kadınla birlikte zorunlu işçi olarak Mercedes fabrikalarına gönderildi. Daimler Benz fabrikası sahibi aile, özellikle de Carl Benz’in karısı Bertha Benz, Hitler hayranıydı. Otuzlu yılların sonlarından itibaren Nazileri destekleyen aile, rejimle yakın ilişkiler içindeydi. Adolf Hitler doğum gününde Bertha Benz’e özel kutlama mesajı gönderirdi. Daimler Benz 1941 yılından itibaren Nazi imparatorluğu için tanklar ve uçak motorları üretmeye başlamıştı. Naziler de toplama kamplarına toplanan tutsakları fabrikalar için seferber eriyorlardı. 1941 yılında Daimler Benz fabrikalarında çalışan 14 600 işçinin % 35’i karın tokluğuna çalıştırılan tutsaklardan oluşuyordu. Bu oranın 1944’te yüzde 68’e ulaştığı belirtiliyor. Nazi Ravensbrück ölüm kampından 1944 yılında, Daimler Benz fabrikalarında uçaklar için motor üretmeye götürülen ve orada günde 12 saat çalışmaya zorlanan on bin tutsaktan biriydi Edit Kiss Bán. 86241 numaralı tutsak Macar ressam ölüm kampında süren hayatın resimlerini yaparak ölümsüzleşti. Kampta küçük bir deftere çizdiği resimler elden ele dolaşıyor ve tutsaklara güç veriyordu. Ancak daha sonra defterdeki on iki resim gardiyanların eline geçti. Edit Kiss Bán ölüm kampından birkaç tutsakla birlikte, savaşın son haftalarında kaçmayı başardı. Macaristan’a döndü. Kamp hayatını anlattığı resimleriyle, ölüm ve çalışma kamplarının dayanılmaz koşullarını dünya kamuoyuna, belleklerden silinmez bir anı olarak bıraktı. Ünlü ressam daha sonra Fas, Fransa ve İngiltere’de yaşadı ve 1966’da da intihar ederek hayatına son verdi. O tarihte artık çok ünlü bir ressamdı. İşte Berlin şimdi bu ünlü ressamın adını, Mercedes fabrikalarının merkezinin de bulunduğu ana sokağa vererek, Nazi geçmişle bir kez daha yüzleşmiş oldu. Aslında Mercedes üreten Daimler Benz geçmişle daha önce de yüzleşmişti. Şirket, 1980’li yıllardan itibaren, 2. Dünya Savaşı esnasında tutsakların zorunlu olarak fabrikalarda çalıştırılmasıyla, tarihinin en büyük karlarını elde ederken, bunun orada çalışan tutsaklar için ne anlama geldiğini kavradığını dile getirdi. Şirket bu kamplardan kurtulan Yahudilerle ve onların dernekleriyle ilişkiler geliştirdi. Nazi geçmişle ilgili araştırma yapan kurum, vakıf ve derneklere de destekler verdi. Ancak bu konuda atılan en önemli adım, sokağın adının değiştirilmesi oldu.BBC Türkçe
Jean Alma ve Kullanma Tüyoları
Pantolonunuzu seçerken bunlara dikkat edin. Kot pantolon giydiğinizde mükemmel görünmek için vücut ölçülerinize bakmalı ve kimi kaidelere uymalısınız. İşte sizi daha çekici gösterecek jean seçimini yapmanın püf noktaları...Günlük giyimde jean seçenek ediyorsanız, klasik kesimleri seçin.Bacak boyunuzun daha uzun görünmesi için uzun paçalı ve dar “kesimli modelleri tercih edin.Koyu renk jean, her vakit daha havalı ve klasiktir. Açık renk tercih ediyorsanız da, en koyu tonu seçin. Her yıkamada rengi açılacaktır.Bol kesimli jean sizi olduğunuzdan daha kilolu gösterir.Yuvarlak kıçınız ve dar kalçalarınız varsa, streç jean tam size göre.Düşük belli jean giydiğinizde, iç çamaşırınız da düşük belli olmalı.En sevdiğiniz jean’in bakımına özen gösterin. Kuru temizlemeyle, jean’leriniz ilk günkü gibi kalır.Jean pantolonda arka cep çok ehemmiyetlidir. Küçük ve yukarıda olan cepler, kıçı olduğundan büyük gösterir. Standart cep boyunu tercih edin.Yüksek belli olmayan, geniş paçalı jean’ler her vücut tipi için uygundur. Paçalar dizden aşağı doğru bollaşmalı, üst tarafı vücudunuza oturmalı.
Erkek Sevgiliye Ne Hediye Alınır?
Tüm bayanların en çok dertlendiği ve zorlandığı konuların başında erkek sevgililerine ne hediye alacaklarına dair yaşadıkları kararsızlıklardır. Bazen bayanların hediye seçme konusunda yaşadıkları bu kararsızlıklar içinden çıkılmaz bir hal alır. Fakat işin derinine indiğinizde erkeğe hediye seçme konusu aslında okadar da zor değildir. Tek yapmanız gereken erkek arkadaşınızı ne kadar tanıdığınızı düşünmeniz. Erkeğe hediye seçimine başlamadan evvel erkek arkadaşınızın nelerden hoşlandığı,hobilerini ve günlük hayatta nasıl giyindiğine dair herşeyi düşünün. Genel olarak erkekler günlük hayatta kullanabilecekleri somut hediyelerden hoşlanırlar. Ayrıca teknolojiye olan ilgileri bayanlara nazaran çok daha fazladır. Lafı daha fazla uzatmadan erkek arkadaşınıza,sevgilinize ya da eşinize doğum gününde,yıldönümünde ve diğer tüm özel günlerde alabileceğiniz kullanışlı ve ilginç hediye önerilerimi inceleyiniz. Ayrıca sevgiliye hediye olarak siz de şaşırtıcı ilginç hediye seçimleri yapabilirsiniz.
Bu Sözler Bir Kadına Ait!
“Sakallarım beni daha seksi yapıyor” cümlesini bir erkek söyleseydi, oldukça alışıldık bir cümle olurdu. Ancak sakallarıyla daha çekici olduğunu düşünen 23 yaşında bir kadın… Harnaam Kaur sakallarının uzamasına izin verdiğinden bu yana kendini çok daha seksi hissettiğini söylüyor. Bu tuhaf açıklamanın sahibi olan Harnaam Kaur 23 yaşında asistan İngilizce öğretmeni. İşin tuhaf tarafı Harnaam Kaur ‘un bir kadın olması. Yıllardır yaklaşık 11 yaşından bu yana yüzünden, göğsünden ve omuzlarından kılların adeta fışkırdığını söyleyen genç kadın bir daha asla tıraş olmayacağını belirtiyor. Milliyet
Kim Kardashian Sosyal Medyayı Salladı
Photoshop iddialarına öyle bir cevapladı ki… Tanınmış kişi güzel Kim Kardashian ve kardeşlerinin bir marka ile yaptıkları giyim anlaşmasında yapılan resim çekimlerinde photoshop iddiaları ve tanınmış kişi güzelin kilo fazlalığının olduğu iddialarının üzerine instagram hesabından yayınladığı fotoğraflar ile hem iddialara cevap verdi hem de koyuduğu fotoğraflar ile gündemi derinden salladı. Yeniden de TMZ Magazine’in kaynağına göre Kim Kardashian’ın instagram hesabından yayınladığı resimlerin minik bebeği North’a gebe kalmadan önce çekildiği iddiaları gündeme bomba gibi düşerken sosyetik güzelin ile ilgili çıkan iddialara ne gibi bir cevap vereceği merak konusu oldu.
Reklam
Diyet Kurabiye
Sadece 18 kalori.Malzemeler1 adet yumurta 1 çorba kaşığı bal 1 çorba kaşığı yoğurt 1 çay kaşığı kabartma tozu 2 su bardağı kepek 1 su bardağı un 2 adet kuru incir 3 adet kuru kayısı Yarım bardak elma kurusuYapılışıBir kapta yumurta, bal ve yoğurdu çırpın. Ardından kabartma tozunu, kepek ve unu karıştırın. İnce kıyılmışincir ve kayısıları, elma kurularını hamura ekleyin. Ellerinizi hafifçe ıslatarak hamurdan cevizden biraz küçük parçalar koparın ve simit şekli verin. Hazırladığınız kurabiyeleri yağlı kağıtla kapladığınız tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 20-25 dakika pişirin. Kurabiyeleri fırından çıkarıp ister ılık ister soğuk servis yapın.
Burçlar Aşk Acısını Nasıl Yaşıyor?
Aşk acısı hepimiz için zor ama bazılarımız bunu daha zor yaşarken bazılarımız çok daha kolay atlatıyor. Bunun sebebi burçlarımız olabilir mi? Hangi burç aşk acısını nasıl yaşıyor hiç merak ettiniz mi?İşte bu sorunun cevabı…KoçTerk edilen Koç en kısa süre içinde kendine başkasını bulacaktır. Bu sizi üzmesin. Onun yapısı böyledir. Eğer ilişkiyi siz bitirirseniz Koç hemen en tatlı tavrını takınacaktır. Amacı sizi yeniden elde edip edemeyeceğini görmektir. Koç avlanmayı sever. Âmâ ilişki bittiğinde yeni bir zafere doğru yola çıkar. Onun yeni birini bulmakta aceleci davrandığını düşünüp aslında sizi sevmemiş olduğunu sanabilirsiniz. Ama bu yanlıştır. Sizi sevmiştir. Ancak Koç için bir ilişki bitince biter. Geçmişe takılmanın anlamı yoktur. Şimdi yeni kişilerle tanışma zamanıdır.BoğaAsla vazgeçmez. Sevdiği kişileri kendi malı gibi düşünür. Eğer terk eden sizseniz, tüm iletişim bağlarını kopardığınıza emin olur ve asla yeniden birleşme ümidi vermeyin. Ayrılık sonrası dost kalamayacağınız bir burçtur. Boğa’lar ikinci bir şans umuduyla yıllarca bekleyebilir. Sabırlıdırlar ve arzuladıkları şeylere bağlılıkları çok derindir. Eski sevgiliniz hala size âşıksa başka kimseyle çıkmayacaktır. Bu yüzden ya kesin ayrıldığınızı anlamasını sağlayın ya da sizinle ilgili planlarından vazgeçmeyen Boğa’ya katlanın.İkizlerTerk edilen İkizler hayatına devam eder ama sizinle ilgili duygularında zaman zaman gelgitler yaşar. Size dost kalmayı teklif edip sonra soğuk bile davranabilir. Ona değer vermediğinizi hissederse hakkınızda küçük bir dedikodu başlatabilir. Kesin olan şu ki, herkes ayrıldığınızı duyacaktır. Bunu ilk anlatan o olacaktır. İkizler ayrıldıktan sonra kendini en hızlı toparlayan burçtur. Aşkta havai olduğu için en kısa süre içinde yeni birini bulacaktır.
Reklam
Hamilelik Kanamaları Ciddiye Alınmalı
Gebelik süresince görülen kanamalar, gebeliğin erken döneminde rahime yerleşmeye bağlı bir bulgu olabildiği gibi; kanamaların özellikle son haftalarda yaşanması, gebenin hastanede takibini gerektiren ciddi bir duruma da işaret edebiliyor.Kanamanın, gebeliğin hangi döneminde olursa olsun anne adayı ve bebeğin sağlığı için mutlaka bir kadın doğum uzmanı tarafından değerlendirilmesi ve takibi gerekiyor.Gebelik boyunca görülen kanamalar, erken ve geç gebelik kanamaları olarak sınıflandırılmaktadır. Gebeliğin rahime yerleştiği ilk 20′inci haftasına kadar görülen erken dönemde, lekelenme tarzında kanamalar olabilir. İlk haftalardaki kanamaların çoğunda gebelik sağlıklı bir şekilde devam eder.Bununla birlikte gebeliğin ilk yarısında oluşan erken gebelik kanamaları basit bir servikal (rahim ağzı) enfeksiyon kaynaklı olabileceği gibi, düşük tehdidi, düşük, dış gebelik veya mol gebelik nedeniyle de gelişebilir.Gebeliğin özellikle ilk 12 haftasının düşük açısından çok iyi değerlendirilmesi gerekir. İlk 12 hafta, düşüklerin en sık görüldüğü dönemdir. Ağrıyla birlikte ya da tek başına olan bir kanama özellikle “parça düşürme” söz konusuysa düşük habercisidir.Yapılan muayene ve ultrasonda bebek canlı ve rahim ağzı kapalı ise kanamanın düşük tehdidi kaynaklı olduğu söylenebilir. Gebelikte görülen kanamalar birçok başka nedene bağlı olarak da ortaya çıkabilir. Kanamalar rahim ağzı kaynaklı olabilir. Enfeksiyonlar, rahim ağzında yara ile rahim ağzında hassasiyet oluşarak bu durumlarda özellikle cinsel ilişki sonrası ve bazen de kendiliğinden kanama ortaya çıkabilir.Dış gebelik de kanamaya yol açan önemli bir nedendir. Dış gebelik, gebeliğin uterus (rahim) dışına, sıklıkla tüplere yerleşmesi halidir. İlk haftalardaki acil değerlendirme gerektiren vajinal kanama nedenidir. Mol gebeliği (üzüm gebeliği) ise anormal bir gebelik şeklidir. Rahim içerisinde üzüm şeklinde bulunan yapılardan ismini alır. Vajinal kanama ve üzüm tanesi şeklinde parçalar düşmesi ile kendini belli eder.Gebelik dışı kanamalar, gebeliğe bağlı vajinal kanamalarla karıştırılabilir. İdrar yollarına ait enfeksiyon veya taş oluşumu ile hemoroid kanamaları buna örnektir.Gebeliğin 20. haftasından sonra oluşan kanamalar ise geç gebelik kanamaları olarak adlandırılmaktadır. Geç kanamalar daha ciddi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Özellikle 26. gebelik haftasından sonraki dönem, bebeğin de yaşama sınırını geçtiği dönemdir. Hem anne hem bebeğin hayatı için ciddi değerlendirme yapılmalıdır. Çoğunlukla anne adayı hastaneye yatırılarak izlemelidir.Plasenta previa yani bebeğin eşinin önde gelmesi durumunda lekelenme tarzında kanamadan ciddi boyutlara ulaşabilecek kanamalardır. Böyle durumlarda kanamanın nedeni, ultrason ile kolayca anlaşılabilir. Kanama miktarı değerlendirilmelidir.Hastanın kan değerlerine bakılmalı gerekli acil önlemler alınarak kan hazırlatılmalıdır. Bebeğin sağlık durumu izlenmeli ve anne adayı hastanede yatırılarak takibe alınmalıdır. Doğum kararı öncelikle kanama miktarı, gebeliğin haftası ve bebeğin sağlık durumuna göre verilmelidir. Kanama nedenlerinden biri de bebeğin eşinin erken ayrılması yani bebek doğmadan plasentanın ayrılması durumudur.Plasental ayrılma alt uçtan oluşursa vajinal kanama ile kendini gösterir. Ayrılma plasentanın ortasında oluşursa kanama gizli kalabilir. Uterusta ağrılı kasılma ve sertlik hissedilir. Bebek ve anne için ciddi ve acil müdahale edilmesi gereken bir durumdur. Gebeliğin sonunda “nişan gelmesi” ise doğumun başladığını müjdeleyen bir kanamadır. Bu kanama doğuma yakın servikal tıkacın sümüksü bir akıntı ve vajinal kanama ile atılması durumunu ifade eder.
Yatakta İstediğinizi Elde Etmenin Yöntemleri
Tatmak, koklamak, dokunmak…Cinselliği bütün duyularınızla yaşamak istiyorsunuz. Birbirinizin vücudunu, arzularını keşfetmek…Havaya sokmak için Gün içinde ufak tefek adımlarla onu istediğiniz kıvama getirebilirsiniz. Bunun için, başka şeyler peşinde koşmanız gerekmeyen hafta sonlarını tercih etmelisiniz. Sabah birlikte duş almak, saunaya gitmek, omuzlarına masaj yapmak yumuşak seks için güzel birer hazırlık.İpek ve saten Baş başa kalmadan önce uygun müzik ve mumlar sayesinde rahat ve çekici bir ortam yaratın. Saten ya da ipekten yapılmış gecelikler giyin, bırakın bu çekici kumaşları sizin üstünüzden o çıkarsın. Bu kumaşların verdiği hissi hem siz hem de o çok seveceksiniz.Adım adım erotizm Erotizmin havada hissedilmesini sağlayın. O konuşurken siz kendinizi okşayın. Bakışlarını istediğiniz vücut bölgelerine doğru yönlendirin.Isınma programları Zevki yaşamak istediğiniz tarafa doğru yönlendirin. Köpüklü bir banyo mu? Su küvete dolarken, siz ipek kimononuzla ortalıkta dolaşıp etrafa tütsüler yardımıyla aromatik kokular yayılmasıyla ilgilenin. Odanın içinde ihtiyacınız olan her şeyin hazır bulunmasını sağlayın. Kumaşlar, kayganlaştırıcı jeller, losyonlar, masaj yağları, tüyler…Değişiklik Bilinmeyen yüzlerinizi göstererek sizi yeniden keşfetmesini sağlayın. Daha önce yapmadığınız ufacık bir şey: Hep gözleriniz kapalı mı öpüşürsünüz, açık tutun ya da normalde yüksek sesli mi sevişirsiniz, sessiz olun. Sonra da bunu nasıl bulduğunu sorun: Hoşuna gitmiş mi? Böyle mi devam etmelisiniz? Sonuç: Duyularınız bu ufacık değişiklikle tam uyanıklığa geçecek.Yönetmen asistanlığı Kendinize yakın arkadaşlarınız arasından bir yardımcı seçin. Sevgilinize romantik bir sürpriz hazırlamak istediğinizi söyleyin ve bir film seti yaratırmış gibi organize olun. Siz yokken, evinizde atmosfer yaratma işiyle ilgilensin: Banyoyu suyla doldursun, mumları yaksın, dans edebilecek bir alan için eşyaları kenara çeksin. Ayrıntılardan bahsetmeseniz de olur.
Türk Kahvesinden Siyah Nokta Maskesi
Siyah noktalarınızdan doğal yollarla kurtulmaya ne dersiniz? O halde sizin için hazırladığımız bu maskeyi hemen deneyin, kusursuz cilde bir adım daha yaklaşın!Uygulayacağınız bu maske, siyah noktaları temizlerken, kan dolaşımını hızlandırıyor ve cilde tazelik katıyor. İşte, adım adım maskenin hazırlanışı…- 1 tatlı kaşığı Türk kahvesi- 2 tatlı kaşığı zeytinyağı- Türk kahvesi ve zeytinyağını yavaş yavaş karıştırın.- Maskeyi uygulamaya geçmeden önce cildinizi makyajdan ve kirden arındırın.- Parmağınızın ucuna karışımdan bir parça alın ve siyah nokta olan bölgelere hafif dairesel hareketlerle uygulayın.Kuru ciltler 15 günde bir, yağlı ciltler haftada bir, normal ve karma ciltler ise 10 – 12 günde bir bu peelingi uygulayabilirler.
Reklam
Balık Yağı Faydaları
Beslenmemiz için gerekli olan unsurlardan biri olan yağların 1 gramının 9 kalori enerji sağladığını ve vücut tarafından üretilemeyen esansiyel yağ asidi grubunun vücuda alındığında daha uzun zincirli yağ asitlerine dönüştüğünü biliyor muydunuz?Daha uzun zincirli yağ asitlerinin prostaglandin gibi hormonların habercisi olan eikosanoidlerin yapı taşlarını oluşturduğunu ve hormon benzeri bu maddelerin, hücre zarı oluşumunda etkili ve kan pıhtılaşması, yaraların iyileşmesi ve inflamasyonda görev aldığını belirten Hisar Intercontinental Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Karacanoğlu; ‘Beynin kuru ağırlığının yaklaşık %15-30’unu oluşturan yağ asitleri nöral büyüme atağının gerçekleştiği gebeliğin son trimesterinden (7.,8.,9. aylar) 2 yaşa gelinceye kadar beyin ve retina hücrelerinde yüksek oranda birikmeye başlar. Yaşamın erken döneminde meydana gelen bu birikim beyin ve retinanın normal işlevleri ve gelişimi açısından önemli rol oynar ve çocuğun ileriki yaşamındaki nöral ve görsel işlevlerini etkileyebilir. Normal nörolojik gelişim açısından ilk 6 ay süresince bebeklerin tek besin kaynağı olarak anne sütü tüketmeleri, anne sütü almayan bebeklerin ise anne sütünün içeriğine yakın (%0.2-0.5 oranında DHA içeren) düzeylerde DHA ile zenginleştirilmiş mama tüketmeleri önerilir.•Gıdalara lezzet verirler.• Önemli organların etrafını sararak onları sarsıntı gibi durumlar karşı korurlar,• Proteinlerle birleşip lipoproteinleri oluşturarak hücrenin yapı maddelerini meydana getirirler.• Yağlar da karbonhidratlar gibi vücudun ısı ve enerji kaynağıdır.• Normal doku çalışması için önemlidir.• Besinler ile alınan yağlar, yağda eriyen vitaminlerin ( A, D, E, K ) emilmelerini ve taşınmalarını sağlarlar.• Yağlar enerji olarak depo edilebilir.• Damar, sinir ve organların korunmasında yardımcıdır.• Retina ve beyin gelişimi gereklidir.• Isı değişimlerine karşı yalıtım görevi yapar.• Midenin boşalma zamanını geciktirerek, tokluk hissi verir.• Deri yapısının devamlılığı için gerekli olan temel yağ asitlerini sağlar.Yağların fazlalığı ise kalp ve damar sistemi üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Yağın vücutta fazlalığı durumunda;• İskelet üzerine fazla yük binmesi ve şişmanlık durumları ortaya çıkar.• Kalp ve damar sistemi üzerinde olumsuz etki yapar.• Birçok organ etrafında birikerek hastalıklara yol açar.• Balık yağı genellikle balıketi ya da balık karaciğerlerinden elde edilir.• Balık yağları beyin için son derece gerekli olup; hafızayı güçlendirmek, enerjiyi ve konsantrasyonu artırmak, Alzheimer hastalığını, yaşlılığa bağlı depresyon gibi sorunları azaltmak için balık tüketilmelidir.• Balık yağı tümör gelişimini yavaşlatır.• Balık yağları ayrıca çocuk gelişimi için gereken yağ asitlerini uygun oran ve yeterli miktarda içerdiğinden çocukları diyetinde yer alması önemli bir ihtiyacı karşılar.• Uskumru, ringa, tuna, somon, sardalye gibi soğuk su (dip) balıkları yağlı olup, Omega-3’ten zengindir. Ayrıca hamsi ve palamut gibi ülkemizde çıkan balıklar da Omega 3’den zengindir.• Haftada iki-üç gün yağlı balıklardan yiyerek Omega 3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.• Omega-3’ten zengin gıdalar ile beslenenlerde takviyeye gerek olmayabilir.• Yaygın kanının aksine balık yağı şişmanlatmaz. Omega-3 yağ asitleri şekerlerden yağ yapan yağ asit sentez enzimini inhibe ederek yağ depolanmasını azaltır. Dolayısı ile kilo kaybını kolaylaştırır.• Ekmek, süt ürünleri, soslar ve margarin gibi gıdaların yer aldığı bu ürün grupları, Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleriyle zenginleştirilmiş çeşitli gıdalar çoklu doymamış yağ asidi alımını artırmak için önemli alternatifler sunar.• Yağların opak şişelerde saklanması ve ısı ve güneşe maruz bırakılmamaları gerekir. Fazla miktar da çoklu doymamış yağ asidi tüketimi serbest radikalleri artırır. Bu nedenle balık yağı alanların beraberinde mutlaka E vitamini gibi bir antioksidan alması gerekebilir.• Özellikle bazı balıkların (ton, köpekbalığı gibi büyük balılar) metil cıva ve diğer çevresel kontaminantları içerebildikleri bilindiği için; bu türlerden elde edilen balık yağlarını sık tüketmek önerilmez.• Alerjiler• Alzheimer• Anjinapektoris• Damar sertliği• Artrit• Demans• İmmün yetersizlikler• Kalp hastalığı• Kanser• Hipertansiyon• Hiperaktivite• Multipl Skleroz• Obezite• Kronik yorgunluk sendromu• Sedef hastalığı• Reye Sendromu• Diyabet• Enfeksiyon• Kistikfibroz• Öğrenme bozuklukları• Lösemi• Lupus• Malnütrisyon• Menopoz• Görme bozuklukları• Egzama
Hamilelikte İçilen Sigaranın Bebeğe Zararları
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin İngeç, ”Anne karnında sigaradan etkilenen bebekler, oksijen yetersizliğine maruz kalıyor. Buna bağlı olarak doğum sırasında bebek kolaylıkla sıkıntıya girebiliyor, ölüm riski ya da annenin sezaryene gitme ihtimali artıyor” dedi.Kadının hamilelikten önce kullandığı sigaranın gebelik şansını azalttığını ifade eden İngeç, hamile kalındığında ise birçok risk faktöründe artış yaşandığını belirterek, şöyle devam etti: ”Bunlar arasında gebeliğin düşükle sonuçlanması, erken doğum yapılması, gelişme geriliği, ’dekolman’ dediğimiz bebeğin eşinin erken ayrılması gibi durumlar görülebiliyor. Bu durum hem anne için hem bebek için hayati risk oluşturmaktadır. Bazı anne ölümleri açısından da risk arttırıcı faktördür. Bir diğer problem bebeğin eşinin doğum kanalına yakın yerleşmesi. ’Plasenta prevya’ dediğimiz bu durumda da yine gebelikte kanama riski artmakta, doğumun sezaryenle olma riski artmakta.”Anne karnında sigaradan etkilenen bebeklerin oksijen yetersizliğine maruz kaldıklarını anlatan İngeç, buna bağlı olarak doğum sırasında bebeğin kolaylıkla sıkıntıya girebileceğini, ölüm riski ya da annenin sezaryene gitme ihtimalinin arttığını söyledi.Bunun nedeninin sigaranın içindeki kimyasallar olduğunu vurgulayan İngeç, ”Sigaranın içerisindeki nikotin ve karbonmonoksit bilinen en önemli etkiye sahip olan iki madde. Karbonmonoksit, kanımızda oksijen taşıma kapasitesi için görevli olan hemoglobine oksijenden daha çok bağlanmakta ve oksijenin taşınmasını engellemektedir” dedi.İngeç, sigara kullanan kadınların yarısından fazlasının gebeliğinde de sigara içmeye devam ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: ”Biz ideal olarak en az gebelikten 2 ay önce sigaranın bırakılmasını öneriyoruz. İçmeye devam ediyorsa miktarını azaltmasını önermekteyiz. Tabii ki tamamen bıraksa herkes için daha iyi. Ancak gözlemimiz o ki genellikle gebelikten önce tek tük sigara içenler bırakmakta, ama çok sayıda yarım paket, bir pakete varan içiciler bırakamıyor. Bu da bebeği ve kendisi için riskler oluşturuyor.”Hamilelikte pasif içicilerde de benzer problemlerin görüldüğünü vurgulayan İngeç, şöyle konuştu: ”Tabi kısmen kendi içtiğine göre bebeğin etkilenme oranları daha düşük olmakta, çünkü sigara dumanı havada dağıldığı için ulaşan miktar azalıyor. Ama bunlarda da yine benzer sorunlar artıyor. Ben ailelerle konuşurken şu öneriyi söylüyorum, eğer kadın sigara içiyorsa, ’Bebeğinizi seviyorsanız sigarayı bırakın.’ Eğer kadın pasif içiciyse, eşi sigara kullanıyorsa bu sefer babaya söylüyorum ’Bebeğini seviyorsan ya içme ya da eşinin yanında içme.’ Ani ölüm, sebebi belirlenemeyen ölümler sigara içicilerinde daha fazla görülüyor. Sigaranın önemli problemlerinden bir tanesi ani ölüm riskini bebeklerde arttırması.”Nikotinin yağda eriyebilen bir madde olduğunu ifade eden İngeç, nikotinin plasentayı geçip bebeğe ulaşabildiğini, sigara içicilerinde annenin kan düzeyindeki nikotine göre bebeğe geçen nikotin miktarının daha fazla olduğunu belirtti.İngeç, doğumdan sonra sigara içen ya da sigaraya maruz kalan annenin kanında bulunan nikotinin süt yoluyla bebeğe geçebildiğini ifade ederek, karbonmonoksit gazının da anne sütünün kalitesinde azalmaya neden olduğunu söyledi.Sigara tüketiminin anne ve bebek sağlığı için son derece önemli olduğunu belirten İngeç, şunları kaydetti: ”Bazı problemler geri dönüşü olmuyor ve önceden tahmin edilemiyor. Gelişme geriliği olan bebekler incelendiğinde gelişme gerilikleri arasında önlenebilir sebeplerin en başında sigara geliyor. Diğer birçok nedene müdahil olamıyoruz. Bazı çalışmalar göstermiş ki özellikle yüksek oranda sigara tüketen kadınlarda bebeğin beyin dokularında da etkilenme olabiliyor. Beyincik dokusunda küçülme, beyin yapısında etkilenmeler izlenebiliyor. Sigaranın yan etkilerinin hemen hepsi içilen dozla orantılı. Yüksek dozlara ulaşıldığı zaman beyinde de etkilenmeler görülebiliyor.”
Reklam
Reklam
Altın Takı Alırken Neye Dikkat Edilmelidir
Altın takı modellerini gerek yatırım amaçlı, gerekse süs eşyası, yada takı amaçlı olsun altın takı alırken dikkat etmemiz gerekir. Bu makalede altın takı alırken nelere dikkat edilmeli onu anlatmaya çalıştım. Derleme bir yazı oldu. Umarım sizlere yardımcı olur.Her şeyden önce altın takı alacağınız yerin güvenilirliğinden emin olun. Eğer altın takı satan online takı alışveriş siteleri ise, sektörde ne zamandan beri aktif olduğunu, lokalde mağaza var mı? gibi durumlara hassasiyet göstermeniz tavsiye edilir.  Kuyumcu mağazalardan alacağınızı düşünürsek, popüler olan altın takı mağazalarını seçmeye çalışın. Kuyumcu dernekleri tarafından denetlenen, yada diğer kurumsal takı mağazaların bayisi olan veya şubeli olan kurumsal altın mağazaları tercih edebilirsiniz.Altın takı alırken, ürünün özelliklerini belirten yazılı bir sertifika, fatura yada ürüne ait başka belge varsa isteyebilirisiniz. Bunu çoğu kuyumcunun sağlamayacağını düşünürsek bunun yerine kartlarının arkasına ürünün özelliklerini (gramını, ayarını) yazmalarını isteyebilirsiniz.Çoğu kuyumcu müşterilerinden aldıkları eski altın takıları, temizleyip güzelce bakımdan geçirip temizledikten sonra vitrinlerinde sergilemektedir. Bu etik olmayan duruma karşı dikkatli olun. Aldığınız altın takıların yeni olduğundan emin olmaya çalışın.En önemlisi aldığınız altın takı ürünün markası, damgasını, ve ürüne ait ayar bilgisi veya patentinin olup olmadığına dikkat etmenizdir. Eğer alacağınız altın takılarda patent ,damga ve özellikle ayar bilgisi göremezsiniz mutlaka nerede olduğunu sorunuz.  Ayarı belli olmayan altın takı damgasız veya patentsiz altın takı ürünlerden kesinlikle kaçının.
IELTS Denkliği Kaldırıldı, Binlerce Kişi Mağdur
ÖSYM, yabancı dil sınavları eşdeğerliliklerini yeniden düzenledi. İngilizce sınavları için denkliği kabul edilen IELTS, TOEFL-CBT, TOEFL-PBT’nin eşdeğerlilikleri kaldırıldı. Binlerce akademisyen, yüksek lisans ve doktora öğrencisi zor durumda kaldı.ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’unda şu ifadeler yer alıyor: “Başkanlık tarafından farklı zamanlarda yapılan sıralama veya seviye tespit sınavlarının eşdeğerliği, her bir sınav sonucunun geçerlilik süresi ile Başkanlığın yaptığı yabancı dil sınavlarının uluslararası yabancı dil sınavlarıyla eşdeğerliliği, ilgili uzman raporlarına dayalı olarak, Yönetim Kurulu kararı ile belirlenir.” Bu kapsamda yapılan değişiklik ile IELTS’in yanı sıra TOEFL-CBT, TOEFL-PBT’nin de eşdeğerlilikleri kaldırıldı. Bundan sonra Türkiye’de ÖSYM’nin yabancı dil kuralı koyduğu durumlarda Almanca’da TELC Deutsch GmbH, İngilizce’de ise TOEFL-IBT, CPE, CAE, PEARSON PTE denk kabul edilecek. Eşdeğerliliği kaldırılan sınavlara 30 gün içinde yapılacak başvurulara eski tabloya göre eşdeğerlilik verilecek. Buna göre; başvuruların güncelleme tarihinden önce yapılmış olması kaydıyla, 30 gün içerisinde yapılan sınavlar için önceden yürürlükte olan tablo esas olacak. İngiltere menşeli, uluslararası geçerliliğe sahip IELTS, Türkiye’de özellikle akademik kadro başvurusu yapanların tercih ettiği bir sınavdı. Alınan bu ani kararla sınava hazırlanan binlerce kişi ve IELTS için özel olarak oluşturulmuş hazırlık kursları mağdur oldu.Zete
Dreamcatcher Dövmeleri
Kuzey Amerika Kızılderilileri kâbuslardan korunma ve kötülükleri yakalayıp yok edeceğine inanılan nesnedir.
Reklam