10 Fotoğraf ile Toynaklı Ayakkabı
Ayakkabı almak bazen çok zor olabiliyor. İnsanın ayağını sıkıyor, şekli rengi... Bir sürü karar verecek şey var. Ama bu Maskull Lasserre isimli adam eşsiz bir tasarıma imza atmış. Ayakkabı tabanları hayvan patisi şeklinde iz bırakıyor. Böyle bir ayakkabıyı giymek ister misiniz bilmiyorum ama karlı günlerde epey eğlenceli olacaktır.
İstanbul'daki 10 Müziksiz Mekan
Bu oluşumun örnekleri Dünya'da da mevcut olmakla birlikte Türkiye'de yeni yaygınlaşan bir uygulama. 'Sessizlik istemek en temel insan ihtiyaçlarından biridir. Müzikli yerler olduğu kadar müziksiz yerler de olmalı ve bu bir tercih olmalı. Müzik bize zorla dayatılan bir şey olmamalıdır' ana fikri ile ortaya çıkmıştır. Tıpkı temizlik belirten mavi bayraklı Beyaz Zambak uygulaması gibi, bu uygulama da 'müziksiz mekan' stickerı vermektedir.Müziksiz mekan listeleri çok uzun olmakla beraber, listede alışveriş ve yeme-içme kategorilerinde mekan bulmak mümkün. Web sitesini inceleyebilirsiniz.
2014 Beyaz Elbise Modelleri
Bizleri olduğumuzdan daha güzel gösterecek seçeneklerden biri olan 2014 beyaz elbise modelleri ni takibimize aldık. Beyaz elbiseler tarz bakımıdan seçildiği zaman melek gibi veya prenses gibi hissettiren nadir kıyafetlerden birisidir Beyaz elbise modelleri ni bir çok yerde tercih edebileceğimiz gibi zarif görünümde sağlayan özellikle zayıf bayanların tercihi olsa da kendi ile barışık kilolu hanımların üstünde görmemiz de mümkün. ;
Göbek Eritme Yöntemleri
Hepimizin genelde sorunlarından biri olan göbek eritme yöntemleri ne değinecek olursak,ince bir vücuda sahip olduğumuz halde sürekli göbeğimizden yakınırız bunun yanında yaptığımız diyetler ve egzersizler ile ne kadar uğraşırsak uğraşalım göbeğimizi bir türlü eritemeyiz. Hatta bazılarımız , çok farklı teknikler denemekle kalmıyarak televizyonlarda reklamı yapılan ilginç hiçbir işe yaramayan karın çalıştırdığını iddaa eden aletlerden satın bile almışızdır, ama tabii gene hüsran olarak satın aldığımız ürünlerin istenilen randımanı veremediklerini anlamamız çok fazla uzun sürmez.
Kırmızı Abiye Modelleri
2014 kırmızı abiye modelleri en çekici modeller arasında diğer geçen moda senelerindeki gibi yine yer podyumlarda yine yer almaktadır. Kırmızı rengin çekici bir renk olduğu kabul edilen bir gerçektir. Kırmızı renk seçiminiz ile gideceğiniz tüm davetlerde şık ve asil bir görünüm kazanacaksınız.Kabarık, pul ve taş işlemeli kırmızı bir abiye yerine düz kırmızı abiye modeli seçimi yapmak sizi daha zarif göstermesi açısından en doğru seçim olacaktır. 2014 uzun abiye modellerinde kullanılan derin yırtmaçlar tasarımlarda daha çok öne çıkarmaktadır. ;
2014 Gelinlik Modelleri
Belki de küçük yaşlardan beri hayalini kurduğumuz bir şey varsa, bu kesinlikle düğün gecemizdir. 2014 gelinlik modelleri ile düğün gecesi, herkesin hayalini kurduğu bir şeydir, ancak bayanlar o geceye erkeklerden çok daha fazla önem verir. Düğün gecesinin en önemli detayı, kuşkusuz gelinliktir. Düğünün belki de en önemli detayı olan gelinlik seçimi, oldukça zorlu ve uzun bir süreç olabilir. Karşınıza çıkan yüzlerce modelden hangisini seçeceğinize karar vermek, gerçekten de oldukça zor bir seçimdir. Gelinlik modelini seçerken, sezonun gelinlik modasının yanı sıra, kişinin vücut tipine uygun bir gelinlik seçmesi de oldukça önemlidir. Örneğin straplez gelinlik modelleri, omuzları geniş bayanlarda daha hoş görünürken, balık formda gelinlik modellerini giyebilmek için ince ve uzun bir fizik gerekmektedir. ;
Reklam
Doğal Makyaj Yapmanın Püf Noktaları
Doğal makyajı aslında iki türlü düşünebilirsiniz: Biri yüzünüze bolca, sizi olduğunuzdan çok farklı gösterecek derecede makyaj malzemesi sürüp böyle yaptığınızı belli etmemeyi başarmaktır ki başarılı bir çalışma olsa da aslında doğal makyaj ifadesinin ruhuna ters düşer. Diğeri yüzü olduğundan farklı göstermeye değil biraz renklendirmeye ve kusurları kapatıp hatları bir parça belirginleştirmeye yönelik makyajdır ve doğal makyajın tanımına daha uygundur. Ayrıca sürekli olarak yoğun makyaj yapmak cilde ciddi zararlar verebileceğinden ikinci seçenek daha masum ve zararsızdır. Doğal makyajın püf noktaları;
Başak Burcunun Çekici Yönleri
Titizlikleri ile bilinen Başak burçları, keskin zekaları ile etrafındakileri kısa sürede etkileyebiliyorlar. Peki, bu burçları diğerleirnden çekici kılan özellikler neler? işte, yanıtlar: Başak Erkeğini Çekici Kılan Özellikler Hayatında duygusallığa kesinlikle izin vermeyişi. Bu bazı kadınlara çekici gelebilir. Çalışma aşkıyla dolu, yani kariyer sahibi oluşu Titizlikleri, kaliteye önem vermeleri, seçkin giyim zevki Bir kadını kendine aşık etmek isterse bunu mutlaka başarması Keskin zekası Müthiş analiz gücü Seçiciliği Yeme, giyim kuşam, sağlık ve çalışma gibi olguları fazlasıyla önemsemesi Dürüst ve samimi oluşu Aklının başından zor alınması Gayet özel bir insan olması Aşık olduğunda karşılıksız olsa dahi yıllarca aynı kadını sevmesi Kuvvetli ve dayanıklı oluşu Kıskanç olmayışı Kusursuz hafızası. Size ait hiçbir şeyi unutmaz. Disiplini ve bilgili oluşu Başak Kadınını Çekici Kılan Özellikler Gerçekten mutlu olacağına inanıyorsa, karşına engeller çıksa da vazgeçmez Titizliği ve dakikliği Tertemiz bir yüreğe sahip oluşu Kolayca hiçbir şeye, hiçbir insana kanmaması Yaş tahtaya ayak basmayışı Aşırıklıklardan hoşlanmayışı Gelişmiş zekası ve estetik duyarlılığı Sadakati Akıllı oluşu Cömert ve sevecen halleri Kimi zaman partnerini şaşırtabilmesi, minik şakalar yapmaktan hoşlanması Işıl ışıl yanan gözleri, sevimli muzurlukları Ne kadar aşık olsa da, yeri geldiğinde mantığını kullanabilmesi Mütevaziliği Ellerinin maharetliliği Pratik oluşu
Reklam
Para Kullanmayı Reddeden Adam: Mark Boyle
Yaşadığımız soruların çoğunun kaynağında para olduğunu düşünürüz. Bunu düşünmekte haklı da sayılırız. Banka borçları, hep almak istediğiniz ayakkabı, okulun taksitleri, evin kirası, arabanın sigortası… Her şey para ile ilgili. Parasını karşılayabildiğiniz mutlusunuz, karşılayamadığınızda ise mutsuz. Peki, bizi bu kadar mutsuz eden bir şeyi niye hayatımızdan çıkaramıyoruz?Çünkü bir kısır döngü içindeyiz. İçinde varolmak zorunda olduğumuz toplumun temeli paraya dayanıyor ve eğer parayı hayatımızdan çıkaracaksak, toplum içinde barınamayız demektir. Bunu belki biz yapamayız ama yapabilen birisi var. Sizi onunla tanıştıralım ve hikayesini anlatalım: Mark Boyleİrlandalı Mark Boyle üniversiteyi bitirip iş hayatına atıldığında hayalleri tanıdıktı. Mümkün olduğu kadar çok para kazanmak, daha büyük bir eve sahip olmak, istediği her şeyi satın alabilmek. Ve işler tam da istediği gibi gidiyordu. Bir organik gıda şirketinde yöneticilik yapan Boyle’ın limanda demirli bir yatı bile vardı.Her şey 2007 yılında başladı. Bir akşam yatında arkadaşıyla şarap içiyor ve dünyayı mahveden şeylerden söz ediyorlardı. Çevre kirliliği, hayvan katliamları, fakirlik, eşitsizlik… Konuşmanın bir noktasında Boyle aslında değindikleri tüm sorunlarda onların da payı olduğunu fark etti. Dünyadaki sorunların farkında olacak kadar duyarlıydılar ama yine de yaşam tarzları ve tüketimleri bu sorunları ortaya çıkartan kapitalist makinayı besliyordu.Üniversitedeki son senesinde Gandhi filmini izleyen ve o günü ‘hayatının değiştiği gün’ olarak tanımlayan Boyle, yatta farkına vardığı şeyler üzerine bir kez daha Hintli aktivistin felsefesini anımsadı: “Kendiniz, dünyada görmek istediğiniz değişim olmalısınız.” Boyle o akşam bir şeyleri değiştirmek istiyorsa, kendi hayatından başlaması gerektiğini fark etti.Boyle’ın ilk faaliyeti Freeconomy Community (Özgür/Bedava Ekonomi Topluluğu) isimli bir topluluk kurmak oldu. Bu topluluğun amacı üyelerinin hiç para taşımaması ve mümkün olduğu kadar az mal varlığına sahip olmasıydı. 2,5 sene boyunca Boyle böyle yaşadı. Hatta Hindistan’a kadar gidip Gandhi’nin memleketini gezdi.2009 yılında Boyle her şeyi bir adım ötesine taşıdı. Artık tamamen parasız yaşayacaktı. Para harcamayacaktı ve para kazanmayacaktı. Sahip olmayacaktı ve elindekini paylaşacaktı.“Tüketici ve tüketilen arasındaki uçurum o kadar büyüdü ki artık satın aldığımız şeylerin yol açtığı zarar ve acının hiç bir şekilde farkında değiliz. Çok az insan başkalarına acı çektirmek ister, çoğu aslında zarar verdiğinin farkında değildir. Bu uçurumun ortaya çıkmasının sebebi, para.”Boyle bu kararının ardından işini bıraktı, sahip olduklarını terk etti ve para kullanmadan yaşayacağı yeni bir hayat inşaa etmeye başladı. Gıda ihtiyacını kendi yetiştirdiği, doğadan topladığı ve takas yoluyla aldığı bitkilerle karşılıyor.Bir karavanda yaşıyor. Karavanı para harcamadan almış. Yurtdışında yaygın olan ve insanların kullanmadıkları eşyalarını ihtiyacı olanlara hediye etmesini amaçlayan Freecycle isimli bir organizasyon vasıtasıyla…Kurucusu olduğu ve kendisi gibi yaşamak isteyen insanların yer aldığı Freeconomy Community üyeleriyle birlikte bir tarlanın etrafında yaşıyorlar. O tarlaya ekim yapıyorlar, pişirdiklerini paylaşıyorlar. Kaldıkları yerin yakınındaki bir nehirde yıkanıyorlar, ulaşım ihtiyacını bisikletlerle karşılıyorlar.“Eğer kendi gıdamızı yetiştiriyor olsaydık, bugün olduğu gibi 3’te 1’ini çöpe atıyor olmazdık. Eğer kendi masa ve sandalyelerimizi üretiyor olsaydık, evimizi her değiştirdiğimizde onları çöpe atmazdık. Eğer kendi suyumuzu temizlemek zorunda kalsaydık, çöpümüzü onun içine boşaltmazdık.”Boyle yaşadığı hayattan çok memnun ama tüm dünyanın böyle yaşayamayacağını düşünüyor. Eğer bu söz konusu olsaydı, ortaya kaos çıkardı. Bu düzenin sunduklarına bağımlı durumdayız. Boyle’a göre hayatımızı kökten değiştiremesek bile yaşama şeklimizi gözden geçirebiliriz. İnsanoğlu bu dünyada geçirdiği zamanın %90’ı boyunca parasız ve daha ekolojik yaşadı. Şu anda da parayı kullanan tek türüz çünkü doğa ile olan tüm iletişimimizi kaybettik.“İnsanlar benim kapitalism karşıtı olduğumu söylüyor. Sınırlı bir dünyada sınırsız büyümeyi hedefleyen kapitalismin birçok defosu olduğunu düşünmekle beraber ben hiçbir şeyin karşıtı değilim. Ben doğa yanlısıyım, topluluk yanlısıyım ve mutluluk yanlısıyım. Eğer tüm bu tüketim ve çevre yıkımı bizi daha mutlu etseydi anlardım. Ama aksine mutsuzluğun göstergesi olan her şey; depresyon, suç, akıl hastalıkları, obezite ve intihar yükselişte. Daha çok para sahibi olmak, daha çok mutlu etmiyor.”
Reklam
İstanbul'un İncisi Dünya Beşincisi
İnternete en fazla yüklenen turistik destinasyon ve mekan fotoğrafları üzerine yapılan bir araştırma, İstanbul’un incisi Kız Kulesi’nin dünyada en fazla fotoğrafı çekilen beşinci turistik merkez olduğunu ortaya çıkardı. Google haritalarının üstüne yerleştirilen fotoğrafların tıklanarak görülebildiği Google Panoramio’'nun araştırmasına göre, İstanbul da turistler tarafından dünyada en fazla fotoğrafı çekilen turistik destinasyonlardan biri oldu. Araştırmaya göre New York'’taki Guggenheim Müzesi, fotoğrafı en çok çekilen yer oldu. Guggenheim'’ı Roma’'daki Trinità dei Monti Kilisesi izlerken, Barcelona’'daki Güell Parkı üçüncü, Paris'’in Moulin Rouge'’u izledi. En çok fotoğraflanan beşinci turistik mekan ise İstanbul'’un incisi Kız Kulesi oldu. Kız Kulesi’ni sırayla Venedik’teki Ponte dell’Accademia, Monaco’daki Hôtel de Paris Monte-Carlo, Floransa’da Piazzale Michelangelo, Buenos Aires’te Caminito Sokağı ve Budapeşte’nin en büyük kilisesi olan St Stephen’s Basilica Kilisesi izledi. DHA
'İğrenç Eğilimleri Olan Bir Seks Makinesi'
Siyah- beyaz ve sessiz filmlerin kahramanı Charlie Chaplin'in kadın düşkünü olduğu ve yaşamı boyunca 2 bin kadınla yattığı ileri sürüldü. İddiaya göre Chaplin kadınlara karşı saldırgan ve kabaydı Peter Ackroyd'in yazdığı Charlie Chaplin biyografisinde aktörle ilgili bir çok iddia bulunuyor. Charlie Chaplin 88 yıllık yaşamında 4 kez evlenirken genç kızlara her zaman aşırı ilgi duydu. Chaplin ilk evliliğini 1918 yılında, 16 yaşındaki oyuncu Mildred Harris ile yaptı. İki yıl süren evliliğin sonunda Mildred Harris, Charlie Chaplin'i çabuk öfkelenen, sabırsız ve kendisine aptal gibi davranan biri olarak nitelendirdi. Charlie Chaplin, ikinci evliliğini 15 yaşındaki Lita Grey ile yaptı. Daha doğrusu hamile bıraktığı Grey ile evlenmek zorunda kaldı. İkinci eşiyle de mutsuz olan ve onu “küçük fahişe” olarak nitelendiren Chaplin, buna rağmen gecede 6 kez ilişkiye giriyordu. Lita Grey bir açıklamasında, “O iğrenç eğilimleri olan bir seks makinesi” dedi. Charlie Chaplin'in diğer evlilikleri de sorunlu oldu. Kıskanç ve sürekli partnerlerinin sevgisini kaybetme korkusu yaşayan ünlü oyuncu sadık da değildi. Peter Ackroyd'in yazdığı biyografi, iki Oscar kazanmış olan Hollywood'un tartışmasız yıldızı Charlie Chaplin'in hayatında bazı noktaları tartışmaya açacak gibi görünüyor. Uzmanlar ise çocukluğu sorunlu geçen Charlie Chaplin'de kişilik bozukluğu olduğunu ileri sürüyorlar. Salzburg'dan Psikolog Alexander Grappmaier, Chaplin'in çocukluğunun bakım yurtlarında geçtiğine dikkat çekiyor. Kendisi doğduktan kısa süre sonra babası evden ayrılan Charlie Chaplin'in annesi de yaşadığı depresyon nedeniyle onunla fazla ilgilenemedi. Bu yüzden Chaplin, hayatı boyunca kaybetme korkusu yaşadı.  dha/Hakan AYTAŞ
YGS Fen Testinde 900 Bin, Matematikte 420 Bin ‘Sıfırcı’ Var
29 Mart’ta yapılan YGS’de 900 bin öğrencinin fen testinde, 420 bin öğrencinin ise matematik sorularında tek bir doğru yapamadığı ortaya çıktı. Vatan’dan Kıvanç El’in haberine göre, YGS sorularını açıklamayan ve adaylara da soru kitapçıklarını göstermeyen ÖSYM, sınavlara dair yayınlanan başarı istatistiklerinde de sansüre gitti. Ancak testlerdeki ‘soru çözüm dağılım grafiği’ sıfır çekenlerin tablosunu ortaya çıkardı. Buna göre, 1.9 milyon kişinin girdiği YGS’de, matematik testinden 40 sorudan hiçbirine doğru yanıt veremeyen aday sayısı 420 bin civarında. Geçen yıl bu sayının 310 bin civarında olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu oranın yüzde 30’a yakın arttığı belirtiliyor. Fen testinde ise 900 bine yakın öğrenci sıfır çekti. Bu sayı geçtiğimiz yıl 950 bindi. Türkçe’de 4 bin 500, sosyal bilimlerde ise 83 bin adayın tek bir doğru yapamadığı belirtildi. ÖSYM geçen yıl, ‘sıfırcı tablosu’ olarak bilinen istatistikleri sansürleme kararı almıştı. Testlerin tümünde kaç adayın bir tek doğrusunun olmadığı, kaç adayın ‘dört ve altında’ doğrusunun bulunduğunun, kaç adayın 40 sorunun tamamını doğru yaptığı yönünde net rakamsal bilgilerin yer aldığı tablo, başarı düzeyine ilişkin önemli bir gösterge olarak kabul ediliyordu.Diken
Reklam
İşte Yağ Yakan Besinler
Diyetisyen Serkan Tutar yağlardan kurtulmakta etkili olan besinlerle ilgili bilgiler verdi. Yaz ayları yaklaşırken kilolardan kurtulmak isteyen kişilerde bir o kadar çoğaldığını ifade eden Tutar, şu gıdaları önerdi: Yoğurt Kilo kaybı sağlayan lezzetli besinlerin başında gelen yoğurt yüksek protein içeriğine sahiptir. Protein içeriğinin yüksek olması midede uzun süre kalmasına ve sizi daha uzun süre tok tutmasını sağlar. Ayrıca vücudumuz protein içeriği yüksek olan besinleri sindirirken daha fazla kalori harcadığı da unutulmamalıdır. Quinoa Kilo kaybı sağlayan başlıca besinlerden birisi olan Quinoa ülkemizde çok sık bulunmamaktadır. 1 fincanında 8 gram protein, 5 gram lif bulunması nedeni ile uzun süre tok tutmasının yanı sıra barsak sisteminin düzenli çalışmasına da katkı sağlamaktadır. Pirinci pişirir gibi kolay pişirilmektedir. İçerisine sebze veya fındık gibi besinleri ekleyerek sofralarınızın vazgeçilmezi olabilir. Tarçın Yapılan bilimsel çalışmalar tarçının kan şekeri seviyesi üzerine dengeleyici etkisi olduğu bilinmektedir. Tip 2 diyabetlilerde iştah azalmasını sağlar. Tatlı ihtiyacınızı tarçın ile kalori arttırmadan halledebilirsiniz. Tarçını çay, kahve ve yoğurt gibi besinler ile birlikte kullanabilirsiniz. Baharatlar Baharatlar bazı insanlarda iştahı arttırırken bazılarında azaltmaktadır. Ama bilinen en büyük etkisi anlık metabolizmayı hızlandırmaktadır. Bu durumda sizin kilo vermenizi kolaylaştıracağı anlamına gelmektedir. Bu nedenle mide rahatsızlıklarınız yoksa baharatları tüm yemeklerinizde rahatlıkla tüketebilirsiniz. Yeşil Çay Bazı çalışmalar yeşil çayın karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığını göstermiştir. İçerisinde bulunan kateşinler ile metabolizma hızınızı arttırır. Yeşil çaydan maksimum seviyede yararlanmak için gün içerisinde 2-3 adet içilmesi gereklidir. Ayrıca yeşil çay iyi bir dikkat artırıcıdır. Greyfurt Greyfurt sihirli bir yağ yakıcı değildir. Ama az kalori içeriği ve uzun süre tok tutması nedeni ile zayıflamanıza yardımcı olur. Greyfurt iyi bir ara öğün tercihi olabilir. Ayrıca yoğurt ile karıştırıp da tüketebilirsiniz. Karpuz Su içeriği yüksek olan karpuz iyi bir kilo verdirici olmasına karşın yüksek miktarda tüketilmesi nedeni ile kilo yapmaktadır. Günde belirli miktarlarda tüketilen karpuz mide de uzun süre kalması nedeni ile uzun süre tokluk hisli sağlar. Ayrıca likopen açısından zengin olduğu için bazı kanser türlerine karşı koruyucudur. Ayrıca A ve C vitamini içeriğinin yüksek olması nedeni ile antioksidan özelliklidir. Çiğ sebzeler Çiğ sebzeler çok iyi bir aperatiftir. Fazlası ile tokluk hissi sağlamasının yanı sıra su içeriği yüksek olduğu için kalorisi de düşüktür. Tüm et ve türevleri yanında çiğ sebze tüketilmesi sizi daha uzun süre tok tutacak aynı zamanda demir emiliminin daha iyi olmasını sağlayacaktır. Yumurta Yapılan çalışmalar sabah simit gibi yüksek karbonhidratlı besinler yerine yumurta gibi yüksek protein içerikli besin tüketmenin hem daha uzun süre tok tuttuğunu hem de daha hızlı kilo vermenizi sağladığı görülmüştür. Özellikle yumurta beyazının beslenme programında bulunması önemlidir. Kahve Kahve gün içerisinde doğru kullanılırsa iyi bir alternatif, yanlış kullanılırsa kötü bir alternatiftir. Kahve metabolizma hızlandıran başlıca içeceklerdendir. Özellikle spor yapan kişilerin spordan 30-45 dakika önce kahve tüketmesi gereklidir. Gün içerisinde fazla miktarda kahve tüketiminin ödem yaptığı unutulmamalıdır. Çorba Fazla miktarda un kullanarak yapılmayan çorbalar kilo vermek için iyi bir alternatiftir. Yapılan bilimsel çalışmalar gün içerisinde yüksek protein içerikli çorba tüketen bireylerin daha hızlı kilo verdiğini göstermiştir. Çorba vücuda sıvı alımı açısından da önemli bir besin kaynağıdır. Salata Yapılan bilimsel çalışmalar..
Ebeveyn Olduktan Sonra Dünyaları Verseniz Alamayacağınız 10 Şey
Ebeveyn olmak dünyanın en keyifli olaylarından biri. Bunu zevkli hale getirmek, çocuğunuzu büyütürken onunla beraber kendinizi de büyütmek inanılmaz bir deneyim. Ancak bunun için çaba sarf etmeniz ve bazı şeylere göğüs germeniz gerekiyor. İşte size bir çırpıda ebeveyn olduktan sonra bir süre hayalinizde bile canlandıramayacağınız 10 şey.
Reklam
Şişmanlatan 10 Diyet Efsanesi
'Ekmek yersem kilo alırım', 'Yemekten hemen önce su içersem iştahım kapanır', 'Meyveyi istediğim kadar yiyebilirim'... Toplumda kulaktan kulağa yayılan diyet hakkındaki ‘doğru’ bilinen ‘yanlışlar’ sağlığı riske atmanın yanı sıra verilen kiloların da kısa bir zamanda fazlasıyla alınmasına yol açıyor.1. YANLIŞ: Ekmek yersem kilo alırım. DOĞRUSU: Ekmek bizim için en önemli ve en doğru karbonhidrat kaynağı. Ekmeksiz bir beslenme programı düşünülemez. Tam buğday, çavdar ve tam tahıllı ekmekler hem glisemik kontrolü sağlamaya, hem de enerji ihtiyacımızı karşılamaya yardımcı oluyor. Alınması gereken enerjiye göre, miktarlarına dikkat ederek ekmek tüketmeniz kilo almanıza değil, sağlıklı beslenmenize katkıda bulunacaktır. 2. YANLIŞ: Limonlu/ sirkeli su içmek zayıflatır. DOĞRUSU: ”Bunu yersen kilo verirsin, bunu yersen vücudun yağ yakar” diyebileceğimiz bir besin maalesef yok. Limonlu/ sirkeli su içmek bazik etki gösterdiği için vücuttaki asitleri temizlemeye yardımcı oluyor. Asitleri nötralize etmek yağların serbest kalmasını sağlıyor. Ancak bu yağlar, sadece diyet ve egzersiz yaparak yakılabiliyor. 3. YANLIŞ: Bir öğün atlasam kârdır. DOĞRUSU: ‘Diyet yaparken ne kadar az yersem o kadar çok ve çabuk kilo veririm’ düşüncesi yanlış. İdare edebileceğinizi düşünüp öğün atlamaya kalkarsanız, en fazla bir saat içinde o öğünde yiyeceğinizden çok daha fazlasını bir anda bitirmiş bulabilirsiniz kendinizi. Ayrıca metabolizmanın çalışma hızını kaybetmemesi için öğünlerin arasını çok uzun tutmadan, küçük porsiyonlarda yemek yemek en doğru olanı. 4. YANLIŞ: Sınırsız meyve yiyebilirim. DOĞRUSU: Diyet süresince bol meyve ve çiğ sebze tüketebileceğimizi düşünürüz. “Ne de olsa kalorisi yoktur” deriz. Çiğ sebze için sınırlama yokken meyve için aynısı geçerli değil. Çünkü meyveler şeker oranı yüksek besinlerdir ve basit şeker (fruktoz) içerirler. Almanız gereken kaloriye bağlı olarak değişmekle beraber, günde ortalama 3-4 porsiyon meyve tüketebilirsiniz. 1 porsiyon meyve; 1 küçük boy elma, 1 orta boy mandalina, 1 orta boy ayvanın 1/3’ü, 3 adet kuru kayısı veya 1 adet kuru incire tekabül ediyor. Özellikle glisemik indeksi düşük olan meyveleri ana öğünler yerine, ara öğünlerde miktarlarına dikkat ederek tüketmeniz en uygun olanı. 5. YANLIŞ: Yağı tamamen kesmeliyim. DOĞRUSU: Diyet sırasında yağı, karbonhidratı ya da proteini tamamen kesmek doğru olmaz. Yağı tamamen kesmek, vücudun onu depolamaya başlamasına neden oluyor. Beslenmemizden yağı çıkarırsak, vücudumuz yağ stoklarını kullanmak yerine onları korumaya alıyor. Tabii ki bu durum bizim, çok yağlı, kızartma ya da fast food türü besinleri tüketmemiz anlamına gelmez. Fakat yağın bizim için gerekli olduğunu da unutmamak gerekiyor. Yemekleri, miktarına dikkat ederek zeytinyağı ile pişirmek; ara öğünlerde fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişleri tüketmek faydalı yağ almamızı sağlayarak diyetimizin örüntüsünü tamamlıyor. 6. YANLIŞ: Yemekten önce bir bardak su içersem iştahım kesilir ve kilo veririm. DOĞRUSU: Yemekten hemen önce su içmek doğru değil. Çünkü su, bazikliğe yakın özelliğinden dolayı midenin asidik yapısını bir miktar nötralize ediyor. Oysa midenin sindirim aşamasında özellikle de proteinlerin sindirimi için asidik yapıda olması gerekiyor. Proteinlerin tam sindirilememesi, bağırsaklara gelen kalıntıların burada aşınmalar oluşturmasına neden olabiliyor. Aşınmaların olması ve çok fazla tekrarlanması, bağırsakta yaralar oluşmasına, hatta yırtılma ve delinmelere kadar giden sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca yemek öncesi su içmek mide boşalmasının hızlı olmasına ve bağırsaklara gelen yiyeceklerin hızlı emilimine sebep oluyor. Hızlı emilim kan şekerini de hızlı yükseltiyor. Bu yüzden suyu, yemeklerden hemen önce içmek yerine en az 15-20 dakika önce içmek en doğru olanı. Ayrıca suyu 15-20 dakika önce içmek iştahımızı biraz olsun baskılayabiliyor. Çünkü beyinde açlık ve susuzluk sinyalleri birbirine çok yakındır ve bu yüzden her açlık hissedildiğinde su içmek doğru bir hareket olacaktır. 7. YANLIŞ: Haftada 1-2 kez, 30 dakikalık egzersizler yapmam yeterli. DOĞRUSU: Hareketsiz kalmak yerine az da olsa spor yapmak kesinlikle daha iyi. Ancak haftada 1-2 kez 30 dakikalık egzersizler yeterli olmuyor. Mümkünse her gün ya da gün aşırı spor yapın. Spora başlayınca süresinin 60 dakikayı bulmasına özen gösterin ve anlamlı olması için çok hafif düzeyde yapmayın. Spor yapmak, metabolizmanın hızlanmasını sağlıyor ve hızlı bir metabolizma dinlenme halinde bile daha fazla kalori yakılmasına neden oluyor. 8. YANLIŞ: Protein diyeti ile hızlı ve sağlıklı zayıflayabilirim. DOĞRUSU: Protein alımının vücut mekanizmasını hızlandırdığı doğru. Ancak sürekli protein ağırlıklı beslenmek kas dokusu ve su kaybına neden oluyor. 1 gram kas dokusu ile beraber yaklaşık 2,7 gr su kaybı gerçekleşiyor. Yağsız doku kütlesi kaybı da metabolik hızı düşürüyor. Tartıya çıktığımız zaman kilo verdiğimizi düşünürüz, ancak kaybettiğimiz kilonun çoğunluğu su ve kastan oluyor. Metabolizma yavaşladığı için de diyeti bozma ya da bırakma sonrasında hızlı bir şekilde kilo alımı gözleniyor.
Ona Karşı Çok Mu İyi Olmalısınız?
Kadınlara karşı nasılsınız? Çok mu iyi yoksa kötü müsünüz? İşte her ikisinede çok yakın olmak kötü olabilir. Ona karşı iyi olduğunuza dair göstergeler… Küçük yaşlarımızdan beri iyi biri olmanın erdemlik olduğu öğretilir. Bebekliğimizden beri ebeveynlerimiz “iyi” biri olmamız gerektiğini söyler. Bize nazik olmayı, paylaşımı düşünceli ve kibar olmayı öğrettiler. Birçok zaman iyi nasihatlardır bunlar. Toplum bu nezaketin işlemesine ve ilişkilerin karşılıklı saygı çerçevesinde işlemesine bağlıdır. Ancak biri çok iyi olabilir ve eğer çok iyi olursanız insanlar bunu suistimal edebilirler kadınlarda dahil. Bir ilişkide, gerçek hayattaki gibi, çok düşünceli olmak, çok yardımcı olmak yada kendi çıkarını düşünmeyen biri olmak mümkün. Çok iyi olduğunuzu gösteren bazı belirtiler vardır ve biz bu belirtileri tanımanıza yardımcı olacağız. Bir kadının peşinden mi koşuyorsunuz yoksa çoktan bir eşe sahipmisiniz, çok iyi biri olmanız sizi gerçekten yaşamak istediğiniz ilişkiyi engelleyebilir. Bayanlar bir beyefendiyi takdir ederler ama çocukça davrananlara saygı göstermezler. Peki, siz hangisisiniz? Çok iyi biri olup olmadığınızı gösteren belirtilerimize bakıp siz karar verin. 1-Çok saygılısınız Birçok sosyal durumda, iyi davranışlar ve başkalarına gösterilen saygı sizi baya ileri götürebilir. Özellikle, hayatınızdaki kadın saygı hak eder. Bununla birlikte her kadın bir centilmenin kıymetini bilse de belirli alanlarda çok fazla saygılı görünebilir. Burada açık olarak yatak odasından bahsediyoruz. Çarşafların arasında çok saygılı davranmanız sizin çok iyi biri olduğunuzu gösterir. Yatak odasında, kadın gelişi güzel hareketlere, kendine güvenen ve maceracı duygulara sahip olan birini takdir eder. Kız arkadaşınız ya da karınız yatakta nazik olmanızı yada kesin olmayan hareketler yapmanızı istemez. O tutku ister. Onu parçalamanızı ister. Belki biraz edepsiz konuşmanızı da isteyebilir. 2-Çok ilgilisiniz Eğer kız arkadaşınızın yada karınızın yaptığı şeylere hiç bitmeyen bir ilgi duyuyorsanız bu da çok iyi biri olduğunuzun belirtisidir. Evet, onun kariyeriyle ilgilisin, ailesiyle, hobileriyle ilgilisin, ama onun hayatıyla kendi hayatınla ilgilendiğinden daha fazla ilgilenmen iyiye işaret değil. Zamanla burnunuzu onun her işine sokmanızdan sıkılacağını da unutmamalı, ama ona karşı olan bu aşırı ilginiz sonuçta sizi sıkıcı yapacaktır. Tutku ve isteğinizi bırakırsanız, kendi ilgi alanlarınızı ihmal ederseniz ve bütün enerjinizle ilişkiye yoğunlaşmak için arkadaşlarınızı yalnız bırakırsanız ilişkinizin kötü bir kadere yenik düşme şansı çok yüksek. Sizi siz yapan birçok enteresan şeyi bırakarak (ve tabii kim olduğunuzu da) onun aşık olduğu adamı da öldürmüş olursunuz. Bu yüzden ona çok fazla ilgi göstermeniz sizin çok iyi biri olduğunuzu gösterir. 3-Çok iltifatçısınız Çok iltifat etmek sizin iyi biri olduğunuzu gösteren başka bir işarettir. Her kadın kendisine iltifat edilmesinden hoşlanır, ama bütün kadınlar bu iltifatlarınızın gerçek olmasını ister. Ona bir günde 6 defa ne kadar güzel bir kadın olduğunu söylerseniz kelime anlamını yitirir. Bazı zamanlar karınız ya da kız arkadaşınız inanılmaz güzel görünecek. İkiniz birlikte akşam yemeği planladığınızda çok güzel giyinir örneğin. Bununla birlikte bazı zamanlarda enkaz gibi görünür, mesela sarhoş kalktığında yada hasta olduğunda. Gözlerinde gözlük varken yada gözleri kanlanmışken gözlerinin güzel olduğunu söylemenizi duymak istemezler. Ona sürekli ama tutumlu bir şekilde iltifatlarda bulunun böylece daha anlamlı olur. 4-Çok anlayışlısınız Bugünlerde yargılayıcı olmanın modası geçti, hoşgörü ve kabullenme modern devrin en büyük erdemleri. Bu çok güzel ama eğer biri çok anlayışlıysa bu da onun çok iyi biri olduğuna işarettir. Hayatın Gerçeği: Bazı insanlar iğrençtir ve iyi insanlar bile zaman zaman kötü şeyler yapabilir. Birinin sizin üzerinize gelirken onun bakış açısını “anlamak” hoşgörü değil korkaklıktır. Bazen kendiniz için ayağa kalkıp dik durmalısınız. Hepsinden önemlisi eğer eşiniz sizin başka biri tarafından ezildiğinizi görürse o da sizi ezecektir taa ki sizi terk edene kadar. 5-Çok neşelisin Sizin çok iyi biri olduğunuza dair son belirtimiz moralinizle alakalı. Eğer gülüyorsanız ve hep eğlenceli biriyseniz, çok iyi birisiniz demektir. Her insan arada bir sinirlenir. Tam noktaya inmemiz gerekirse, bazen öfke haklı çıkabilmek için gerekli olan tepkidir. Örneğin çocuklardaki kötü davranışlar belli bir derece kızgınlıkla karşılanır. Bir çalışanınız işten kaytardığında ona kızmak gerekli olan tepkidir. Aynı şey kız arkadaşınız kötü bir davranış sergilediğinde de geçerlidir. Gerektiği zaman sinirlenmek yada hayal kırıklığına uğramak değişken olduğunuzun değil erkek olduğunuzun göstergesidir. Yaramaz ya da iyi? Bunlar çok iyi biri olduğunuza dair bazı belirtiler. Burada önemli olan özsaygıdır. Eğer kim olduğunuz konusunda kati duygularınız varsa ve hayattan ne istediğinizi biliyorsanız birinin sizi ezmesine izin vermezsiniz. Eğer kendinize saygı göstermiyorsanız bir paspas gibi kullanılmaya hazır olun.
Reklam