'Termik Santraller Tarımın Azrail'i Oldu, Ceyhan Irmağı Kuruyor'
Elbistan Ziraat Odası Başkanı Memet Ali Bulut, Afşin-Elbistan A ve B Termik Santralleri'nde soğutma ve katma amaçlı olarak kullanılan ve Ceyhan Nehri’nden alınan suyla ilgili açıklama yaptı.Elbistan Ziraat Odası Başkanı Memet Ali Bulut, Afşin-Elbistan A ve B Termik Santralleri'nde soğutma ve katma amaçlı olarak kullanılan ve Ceyhan Nehri’nden alınan suyla ilgili açıklama yaptı. Bulut, 'Ceyhan Irmağı'ndan alınan su, hovardaca kullanılıyor ve ırmak kuruyor.' dedi.Kuraklık büyük bir coğrafyayı etkisi altına alırken, çiftçi kuraklığın sıkıntısını bu yıl çok daha derinden yaşadı. Elbistan Ovası’nda bu sıkıntıdan payına düşeni aldı ancak mevcut kaynakların iyi değerlendirilip, değerlendirilmediği tartışılmaya başlandı.Özellikle cennet ırmaklarından olan Ceyhan Nehri artık son demini yaşayan termik santrale soğutma amaçlı su alınması, bu günlerde daha fazla dikkat çekmeye başladı. Tarımla uğraşanlar, kurumaya yüz tutan Ceyhan ırmağının kaynağından su alınmasını eleştirmeye başladı.Elbistan Ziraat Odası Başkanı Mehmet Ali Bulut, özellikle şu dönemde Ceyhan’dan saniyede binlerce litre su alınmasını eleştirdi. Başkan Bulut, santrallerin tarımın Azrail’i olduğunu ifade etti. Bulut, 'Santraller, bölgenin, tarımın Azrail’i, yıllar yılı biz bu Azrail ile boğuşuyoruz. En büyük kanser hastalığı bu bölgede. Benim billur suyumu alıyor, buradan 40 kilometre uzaklıktaki yere taşıyor. Orada kullanıyor. Hatta hovardaca kullanılıyor, biliyorum. Çok büyük oranda su gidiyor santrale. Eski bir santral olduğu için buharlamayı suyla yapıyor.' diye konuştu.Bulut şunları kaydetti: 'Yeni santrallerde yapılacakları duyuyoruz. 300 litre suyla çalışacağını. Buradan mevcut santrale 700-800 litre su gidiyor. Termik santrallerinin artık dünyada kaldırılmaya başlandığı dönemi yaşıyoruz. Bakın bu bölgede güneş enerjisinden üretim yapabilirsiniz, rüzgâr enerjisinden elektrik elde edilebilir. Artık bunlara yönelmek gerekiyor. Termik santrallere tarım sektörü en başından beri karşıdır. Hatta vatandaşlar karşı. Kışın dumandan dışarı çıkılamıyor. Başımıza büyük bir bela bu santraller. Avrupa termik santralleri bırakıyor. Yazık. Ceyhan, cennet ırmaklarından biri. Dünyada şehirden doğan iki ırmaktan biri durumunda. Böyle bir inciyi kurutup bu hale getirmek vicdanlara sığmaz. Halk olarak çok duyarsızız.'Kaynak: maraşhaberi.com
Türkiye'nin En Güzel 20 Plajı
Facebook profillerinin buram buram tatil koktuğu, deniz kıyısındaki arkadaş check-in’lerinin sinirimizi bozduğu şu günlerde, ben kendimi nerelere atsam sorusuna yanıt arama vakti geldi diye düşündük. O sebeple çok uzağa gitmeden, memleketimin cennet plajlarına doğru uzandık. En güzel deniz tatiline nokta atışı yapmak isteyenler önce buraya, sonra burayabakıversin.
Dünyanın En Berrak Suya Sahip 10 Sahili
Büyük Okyanus'taki Fransız Polinezyası'nın parçası olan Bora Bora adaları, egzotik tatil deyince akla gelen ilk yerlerden biri. Bembeyaz kumsalı ve sahil boyunca uzanan Hindistan cevizi ağaçlarıyla adeta cennetten bir köşe...
Uzun Yaşamanın 13 Formülü
Yaşamak elbette çok güzel ama nasıl? Tabi ki sağlıklı ve huzur dolu olursa. Biz mutlu olduğumuz zaman bu dünya bize cennet ve kendimizi zinde hissettiğimiz bir aşk serüveni.. Uzmanların bizim için önerdiği uzun yaşam kurallarını okuduktan sonra uygulamaya başlayanlardan güzel bir serüven bekliyoruz. Günlük tutmayı unutmayın.
İstanbul'dan Motor ile Günübirlik Gidilebilecek 16 Cennet
İstanbul, yoğun şehir hayatı, işimiz ve koşturmacalı günlerimiz ile bizi zaman zaman bunaltıyor. Motorunuz ile birlikte, en fazla iki saat uzaklıkta olan cennet parçalarını merak edenler için harika bir liste hazırladık. Trafiğe takılmadan ve gündoğumuna doğru rüzgar eşliğinde gidebileceğiniz bu yerleri görmeden bu dünyadan gitmeyin. :)
Reklam
16 Maddede Denizci Olmak
etiket
10 insandan 7'sinin merak ettiği, 'Olum öküz gibi para kazanıyorlar, üstüne dünyayı geziyorlar' diye muhabbetlerini çevirdiği, halk arasında 'Çapkın' ve 'Her limanda sevgili' sözleri ile bilinen, emekçi insanların denizde ki yaşantılarını görelim.
Reklam
Batman'i Sevmek İçin 10 Neden
Ne Superman gibi başka bir gezegenden ne Spider-man gibi böcek ısırmasıyla ne de Hulk ve Captain America gibi deneyle oluşan bir kahraman değil. Yeteneklerini tamamen kendi kazanan kendini eğitmiş bir kahraman.
RTE Plakalı Aracını 500 Bin Liraya Satıyor
Ankara'da yaşayan bir kişi, 500 bin lira değer biçtiği '06 RTE 53' plakalı otomobilini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hediye etmek istiyor.Erdoğan'ın isminin baş harfi ile memleketi Rize'nin plaka numarasını taşıyan 1988 model serçe marka otomobil, satışa çıkarıldığı internet sitesinde ilgi görüyor. Aracın sahibi Polat Fikret Örsçelik, yaptığı açıklamada, galericilik yaptığı için sık sık internet sitelerindeki otomobil ilanlarını incelediğini hatırlattı. Yaklaşık 1 ay önce, '06 RTE 53' plakalı aracın satılık ilanını gördüğünü hatırlatan Örsçelik, uzun görüşmeler neticesinde otomobili 9 bin liraya satın aldığını vurguladı. Aracı satın alırken ticari kaygı içerisine girmediğini aktaran Örsçelik, şöyle konuştu: 'Otomobile çok talip çıktı, ciddi teklifler aldım ve arkadaşlarımın isteği üzerine arabayı satışa çıkardım. 30 Temmuz'dan bu yana çok sayıda kişiyle görüştüm. Otomobile 500 bin lira değer biçtim, şimdiye kadar 235 bin liraya kadar teklif edenler oldu ancak bu plaka Erdoğan'a yakışır.' CNNTürk
Reklam
'Psikolojik Rahatsızlık Başvuruları Nüfusun Yüzde 12'sine Ulaştı'
2013’te psikolojik kliniğe başvurular 9 milyon kişiyi aştı Türkiye’de psikolojik rahatsızlık şikâyetiyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında patlama yaşandığı ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bu şikâyetle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı son 5 yılda üç kattan da fazla artarak geçen yıl 9 milyon 163 bin 101 kişiye ulaştı. Türkiye nüfusu 77 milyon kabul edildiğinde ise sadece bir yılda psikolojik şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvuranların oranı yüzde 12 olarak hesaplandı. Taraf'tan Adnan Keskin 'in haberine göre, bu konudaki rekor ise İstanbul ve Ankara’dan geldi. İstanbul’da 2009’da psikolojik rahatsızlık şikâyetiyle başvuranların sayısı 262 bin iken bu sayı beş yılda yaklaşık 6 kart arttı ve 1 milyon 500 bin sınırına dayandı, Ankara’daki artış ise altı katın da üzerine çıktı. Veriler, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından açıklandı. Bakan, CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine verdiği yanıtlarla bir anlamda Türkiye’nin ruh sağlığı haritasını da çıkarmış oldu. Beş yılda 3 kat artışBakanlık, yanıt yazısında illere ve vaka sayısına göre iki ayrı tabloya yer verdi. Bunlardan ‘İllere göre hasta sayıları’ başlıklı tabloda yer alan bilgilere göre, psikolojik şikâyetle başvuru sayısı son beş yılda üç kattan daha fazla arttı. Tabloya göre; bu sayı 2009’da 3 milyon 21 bin 361 idi. Bu sayı 2010’da 4 milyon 545 bin 666’ya, 2011’de 6 milyon 984 bin 923’e çıktı. 2012’de bu şikâyetle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 7 milyon 906 bin 472’ye çıktı. Geçen yıl ise bu sayı 9 milyon 163 bin 101 kişiye ulaştı. Böylece, ilk kez bir yıl içinde bu şikâyetleriyle başvuranların sayısı ilk kez 10 milyon sınırına dayanmış oldu. Türkiye nüfusu 77 milyon kabul edildiğinde ise sadece bir yılda psikolojik şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvuranların oranı yüzde 12 olarak hesaplandı. İstanbul'da duble rekorBakanlığın verileri, psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle başvuranların illere göre dağılımında ilk dikkat çeken İstanbul oldu. İstanbul’daki başvuranların sayısı, Türkiye’deki genel artış oranının da iki katına çıktı. Psikolojik rahatsızlık şikâyetleri sayısındaki artışta Ankara ve İzmir de İstanbul’u aratmadı. Ankara’da bu sayı 2009’da 73 bin iken, yüzde 7’ye yakın artışla geçen yıl 487 bini geçti. İzmir’de psikolojik rahatsızlık şikâyetiyle başvuranların sayısı 2009’da 451 bin iken bu sayısı 2013’te 583 bini de geçti. Bu nedenle en az doktora giden kişiler ise Bayburt’ta. İstanbul'da duble rekorBakanlık ikinci olarak son beş yıla ilişkin antidepresan ve benzer özelliklerdeki ilaçların kutu bazında tüketimiyle ilgili istatistikleri verdi. Buna göre, bu ilaçların tüketiminde çok önemli düşüşler olmadığı gibi yer yer önemli artışlar oldu. Nüfus yoğunluğunun da etkisiyle bu tablodaki rekor yine İstanbul’un oldu. Buna göre İstanbul’da geçen yıl antidepresan vb.özellikte 6 milyon 523 bin kutu ilaç tüketildi. Bu sayı 2009’da 20 bin kutu daha azdı. En az antidepresan ilaç tüketimi 20 bin 14 kutu ile Hakkâri, 21 bin kutu ile Ardahan ve 22 bin kutu ile Tunceli’de oldu. T24
Reklam
Doğduğunuz Mevsime Göre Kişiliğiniz
Yapılan araştırmalara göre (burç yorumları dışında) doğduğunuz mevsimin kişiliğiniz üzerinde büyük etkileri var. Ben sonbahar insanıyım ve tüm özelliklerimi taşıyorum. Yorum sizin :) İLKBAHAR İNSANI Herşeyin ortasını bulabilen, sevecen insanlardır. Çoğu kış ayındaki dondurucu soğuğu ve yazın kavurucu güneşini sevmez. Genel olarak psikolojik mesleklere yatkın ve içi kıpır kıpır olan insandır. Monotonluktan hoşlanmaz, hareket etmez. Muhabbeti bazen sıkıcı olur. Diğer insanlara oranla güneşin batışını seyretmeyi daha çok sever. Genel olarak pozitif düşünmeye çalışır. İlkbahar insanı olarak bir bayanın (diğer kadınlara oranla) en çok hoşlanacağı hediye çiçektir. Papatyaları ve çimlere uzanıp kafa dinlemeyi severler.  Sevdiği meyveler arasında incir, elma ve üzüm ön sırada olur. KIŞ İNSANI Sobanın üzerindeki kestane en sevdiği şeydir. Kışın soğuk anları onu katı bir kişiliğe sahip kılsa bile aslında içinde yumuşak huylu bir insan yatmaktadır. Şömine sesi ona her zaman huzur verir, sıcak tuttan iyecekler ve giysile her zaman favorisidir. Genelinin yüzü bembeyazdır ve etrafından 'peynir gibisin' tepkisini alabilirler :) Kardan adam yapmak favori eğlencesidir. Yaz aylarında gördüğü kar tanesi veya kardan adam gibi ufak süslemeler onu mutlu edebilir. Sevdiği hediyeler genel olarak ufak biblolar veya kalın tarz giysilerdir. Kış kadınının en büyük sorunu da kalın kıyafetlerin onu şişman göstermesi olsa bile bunu kış sevgisi uğruna görmemezlikten gelebilir. En sevdiği meyveler arasında elma, nar ve kivi bulunur.  YAZ İNSANI İçi nutella gibi tatlı ve yumuşaktır :))  Kış/sonbahar aylarında havanın en ufak bir derece artışında şort giyme meraklısı olurlar (genellikle kadınlar). Güneşi görmesi içindeki o şen şakrak insanın belli olması için yeterlidir. Terlemek onun kitabında yazmaz. Mayo ve bikinilerinin yanında plaj havlusu 4 mevsim hazırdır. En sevdiği şey de şezlong da uzanıp, güneşlenmektir. Dolabının %50 sinden fazlası yaz kıyafetleri ile dolu olur. Her zaman yaz gelse de havuz başında/ sahilde meyve kokteyli içsem diye bekler :) Soğukluk namına sevdiği tek şey karpuzdur. Kış alarında her zaman bir tarafı eksik gibi hisseder ve kişilik olarak da çok şefkatli ve cana yakın olurlar. Hediye olarak da orjinal fikirler taşıyan farklı tarzda eşyalar severler. SONBAHAR İNSANI Sonbahar insanının istisnasız hepsi hüzne ve şömine başında içilebilecek kahveye aşıktır. Yalnız kalmayı sever, gelecek hakkında çok fazla hayal kurarlar. Bir çoğunun kalbi şefkat doludur. Dışarıda esip saçlarına dolanabilecek en ufak bir meltem onları mutlu edebilir. Sade bir kişiliğe sahiptir. 6. hisleri diğer insanlara göre çok daha kuvvetli olur. Yazın bitimi ve kışın gelişi arasında kalan bu insanlar mükkemmel bir anın bile sonunu fark edebilir ve ona göre yaşarlar. Geneli çok sakin ve sessiz olur. Sessizlikleri aslında onlar için çok şey ifade ederken, diğer insanların onları anlaması (genel olarak) pek mümkün olmaz. Sessiz olabilirler ama iç dünyalarında istedikleri bir şey varsa onu kazanabilmek için çok fazla çaba sarf ederek, inat ederler. En sevdiği meyveler arasında mandalina, muşmula ve kızarmış sulu armut bulunur. Genel olarak sade ve küçük hediyelerden hoşlanır, en ufak bir şeyde mutlu olurlar :)
THY Uçağında Kriz Yaratan Piercing Rekortmeni Dubai'ye Alınmadı
Vücudundaki yüzlerce piercing dolayısıyla İstanbul-Dubai seferini yapan THY uçağında, yolcuların Buchholz’un beraberinde oturmak istemedikleri ve bu nedenle uçağın bir saat rötar yapmış olduğu iddia edilmişti. İlginç olayda yeni bir gelişme yaşandı. Associated Press ajansının yaptığı habere göre , Dubaili sorumlular Buchholz’u sınırdan içeri almadı. Vücudundaki 453 adet piercing ile Guinnes Rekorlar Kitabı’na giren Buchholz’un Dubai’ye bir gece kulübünde gerçekleştireceği gösteri için gelmekde olduğu ancak emniyet gerekçeleri dolayısıyla şehre alınmadığı açıklandı.Hürriyet/Arcaajans
Reklam
Yeni Başlayan Jennifer Lawrence ve Chris Martin Birlikteliği
X-Men'den tanıdığımız Nicholas Hoult ile olan ilişkisini yeni bitiren Jennifer Lawrence ve Gwyneth Paltrow ile on yıldan fazla süren ilişkisini karşılıklı bir şekilde geçtiğimiz haftalarda sonlandıran Chris Martin , ünlü haber sitesi E! New'in haberine göre haziran ayının sonlarından beri birlikteler.Sitenin verdiği bilgilere göre çiftin yakın arkadaşları bu söylentiyi doğruluyor ancak çiftten şuana kadar birliktelikleri ile ilgili bir yanıt gelmedi. Söylentiler doğru mudur zamanla göreceğiz fakat doğru ise süper bir çiftle karşı karşıyayız değil mi?kaynak:http://uk.eonline.com/news/569837/jennifer-lawrence-and-chris-martin-are-seeing-each-other
Reklam