Yeni Başlayan Jennifer Lawrence ve Chris Martin Birlikteliği
X-Men'den tanıdığımız Nicholas Hoult ile olan ilişkisini yeni bitiren Jennifer Lawrence ve Gwyneth Paltrow ile on yıldan fazla süren ilişkisini karşılıklı bir şekilde geçtiğimiz haftalarda sonlandıran Chris Martin , ünlü haber sitesi E! New'in haberine göre haziran ayının sonlarından beri birlikteler.Sitenin verdiği bilgilere göre çiftin yakın arkadaşları bu söylentiyi doğruluyor ancak çiftten şuana kadar birliktelikleri ile ilgili bir yanıt gelmedi. Söylentiler doğru mudur zamanla göreceğiz fakat doğru ise süper bir çiftle karşı karşıyayız değil mi?kaynak:http://uk.eonline.com/news/569837/jennifer-lawrence-and-chris-martin-are-seeing-each-other
1962 Model Ferrari 250 GTO Dünyanın En Pahalı Aracı Olma Yolunda
Açık arttırmaya çıkarılan 1962 model Ferrari 250 GTO, dünyanın en pahalı otomobili olma yolunda ilerliyor. Yaklaşık 75 milyon dolara alıcı bulması beklenen araç için teklifler gelmeye başladı. Ferrari’nin yarış ruhunu esas alarak ürettiği 1962 Ferrari 250 GTO, dönemin çizgilerini yansıtan tasarımı ve güçlü motoruyla geçmişe damga vurmayı başarmış modellerin arasında yer alıyor. 39 adet gibi sınırlı sayıda üretilen araç şu sıralar açık artırmayla adından söz ettiriyor. Kaliforniya’da Bonhams tarafından düzenlenen, toplam 116 otomobilin 6 gün boyunca sergileneceği etkinliğin gözdesi 250 GTO’nun 60 ile 75 milyon dolar arasında satılması bekleniyor. 3 litre kapasiteli V12 motora sahip 300 beygir gücündeki aracı 1965 yılında günümüzün parasıyla yaklaşık 33.500 dolara alan Fabrizio Violati, 49 sene boyunca aracın tek sahibi oldu. 2010′da vefatıyla oğluna geçen otomobil, 1962 Tour de France yarışında ilk sahibi Jo Schlesser ile ikincilik ödülünü almıştı. Geçtiğimiz ekim ayındaki açık arttırmada 52 milyon dolarla dünyanın en pahalı aracı olan 1963 model Ferrari 250 GTO Racer’ın rekorunu kırmak isteyen açık artırma şirketi Bonhams, geçen seneki 312 milyonluk karı 450 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor.teknolojioku
Akarsular 29 Yıllığına Özel Şirketlere Kiralanacak
1926 yılında çıkarılan Sular Hakkında Kanun'da yapılacak değişiklikle, akarsular 29 yıllığına özel şirketlere kiralanabilecek.bloomberght'den İrfan Donat 'ın haberine göre, Türkiye, 88 yıl önce çıkarılan Sular Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiyor. 1926 yılında çıkarılan kanunun 2014 Türkiye’sinin ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu açıklayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Sular Hakkında Kanunun yenilenmesi için kanun tasarısı taslağı hazırladı.TBMM’ye sunulmak üzere hazır hale getirilen Su Kanunu Tasarısı Taslağı ile daha önce HES’lerin kullanması için izin verilen akarsular 29 yıllığına özel şirketlere kiralanabilecek. Kiralanan sulardan yıllık ücret alınacak ve ücretlendirmeyi Bakanlar Kurulu yapacak.Bir önceki taslakta da benzer noktaların olduğuna dikkat çeken TMMOB Çevre Mühendisleri Yönetim Kurulu Başkanı Baran Bozoğlu , 39 yıllığına da olsa 19 yıllığına da olsa bir su tahsisi yaklaşımının yanlış olduğu görüşünde.Türkiye’nin 2-3 yılda bir meteorolojik kuraklığı yoğun şekilde yaşamaya başladığını ifade eden Bozoğlu, “Meteorolojik kuraklığın bu kadar somut olarak ortaya konduğu hatta Konya Havzası’nın kuruduğunun resmi makamlarca açıkladığı bir dönemde Su Kanunu’nun içinde su tahsisinden bahsedilmemesi ve bunun yasaklanması gerekiyor” diye konuşuyor.Bozoğlu’na göre Türkiye’de zaten denetim mekanizması sağlıklı değil.Bakanlığın şu an yer altı suyunu bile kontrol edemez durumda olduğunu savunan Bozoğlu, su tahsisi yaklaşımını şöyle değerlendiriyor: “Halkın malı olan, kamuoyuna mal olması gereken alanların özel sektöre devredilmesi ve özel sektörün de sağlıklı bir denetim mekanizması olmaması bu kaynakların tüketilmesi anlamına geliyor. Fabrikalardan kaçak kuyu suyu denetimi bile yapılamazken, akarsuların 29 yıllığına kiralanmasının çok sağlıklı olmadığını düşünüyoruz.”Anlaşılan bu tasarı Meclis’te görüşülmeye başlandığı zaman uzun bir süre tartışılacağa benziyor. Bizce geri dönüşü olmayan hatalar yapmaktansa öncesinde tartışmakta fayda var.
Reklam
Reklam
Tüylerinizden Nane İle Kurtulun!
Kadınlarda östrojen hormonunun az ya da testosteron hormonunun gereğinden fazla salgılanması sonucu oluşan istenmeyen tüylere nane ile son verilebilir. Nane ile uygulanan bitkisel kürler sonucu kadınlarda hormonların dengelendiği araştırmalarla kanıtlanmış. İstenmeyen tüylerle başı dertte olan kadınlar, 1 ay boyunca yemeklerden 15 dakika önce bir tutam nane yiyerek kollarda, bacaklarda ya da dekolte bölgelerinde oluşan tüylenmeyi azaltabiliyorlar. Tüm bunların yanında sakinleştirici etkisi olan nane stresi azaltarak vücudun rahatlamasını sağlıyor. Migren ve çeşitli baş ağrılarının ilacı olarak da görülüyor. Kadınlardaki kansızlığı azaltan nane, şişkinliklere ve sindirim problemlerine de yardım oluyor. Nanenin erkekler için bilinen yararı da; iktidarsızlığın çözümünde kullanılması. Güneşin zararlı ışınlarından da, güneş kremimize döktüğümüz iki damla nane yağı ile korunmamız mümkün. Ancak nane tüketiminde, karaciğer sorunu olan, özellikle karaciğer enzimlerinde yükseklik görülen hastaların önce uzmana görünmesinde yarar var.kadinon
11 Maddeyle Avcılarlı Olmak
Avcılar İstanbul'un ilginç ilçelerinden biridir.Ne İstanbuldur ne de değildir.Ne yakındır nede uzaktır.Öyle bir şeydir Avcılar.Onu bir Avcılarlı olarak size tanıtmak istedim bakalım başara bilecek miyim.
Limonla Gelen Güzellik
Güzel olmanın bedeli asla ucuz olmamıştır. Sayısız markanın ve ürün yelpazesinin arasından seçim yaparken bazen çok can sıkıcı sonuçlar elde edebilirsiniz. İşte, biraz da bu yüzden, annelerimizin kullandığı doğal ürünler günden güne popüler hale geliyor. Elbette bunda doğal güzelliklerinin ve ışıl ışıl parlayan ciltlerinin katkısı da büyük. Ne derler bilirsiniz; ne varsa eskilerde var. Tam da bu sebepten, hayatın bize verdiği limonları değerlendirmeli ve onları bizim için yararlı güzellik kürlerine dönüştürmeliyiz. Limonlar. Capcanlı renkleriyle doğal ürünlerdir. Ucuzlardır. Limon suyu antiseptik olmasının yanı sıra tedavi edici ve ferahlatıcıdır. Doğru ürünlerle birleştirildiklerinde günlük bakımınız için ideallerdir. Umarız bu ucuz ama şaşırtıcı biçimde yararlı uygulamalardan memnun kalırsınız. Yoğurt-Limon Peelingi 1 kaşık limon suyu (taze sıkılmış her zaman en doğru sonucu verir), 4 kaşık yoğurt ve 1 kaşık bal. Yoğurt ve bal karışımının anti bakteriyel bir temizleyici olduğunu da hatırlatalım. Bütün malzemeleri karıştırıp cildinize uygulayın. 10 dakika bekletip sıcak suyla yıkayın. Bal-Limon Yüz Temizleyici 2 yemek kaşığı bal, 1 yemek kaşığı esmer şeker ve çeyrek limonun suyu. Hepsini karıştırıp karışımın dörtte biriyle cildinizi ovun, sonra da 5 dakika süreyle yüzünüzde bekletin. Ardından ılık suyla temizleyin. Kalan karışımı daha sonra kullanmak üzere saklayabilirsiniz - 3 ya da 4 günden fazla bekletmemeye dikkat edin. Limon-Şeker Ayak Bakımı Yarım bardak esmer şeker, 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve taze sıkılmış yarım limonun suyu. Bu karışımı ayaklarınıza masaj yaparak sürün, durulayın ve iyice kuruladıktan sonra nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin. Bu karışım dirsekleriniz için de oldukça yararlı olacaktır.kadinon
Reklam
Çocuk Damat ve Gelinin Ailesinden Komik Savunma
Bursa'da çocuk damat ve gelin haberi ortalığı ayağa kaldırdıBursa'da çocuk damat ve gelin haberi ortalığı ayağa kaldırdı. Çouk polisi ve aile bakanlığı devreye girdi, yapılan araştırmada olayın düğün değil beşik kertmesi ve nişan eğlencesi olduğu belirlendi.Roman aileler çocuklarının evlerinin dahi ayrı olduğunu, cinsellik yaşanmadığını, düğünü on yıl sonra düşündüklerini açıkladılar. Bursa’da yaşları küçük kızla çocuğun evlendiği haberleri Aile Bakanlığı ile çocuk polisini harekete geçirdi. Yapılan araştırmada olayın evlilik değil, beşik kertmesi eğlencesi olduğu ortaya çıktı. Roman aileler düğün haberine tepki gösterirken, 'Biz çocuklarımızı 10 yıl sonra evlendireceğiz. Evlilik haberleri yanlış' dedi. Çocuk polisinin araştırmasında resmi yaşları 12 olan kız ve çocuğun ayrı evlerde yaşadıkları, ailelerinin beyanına göre herhangi bir cinsellik de yaşanmadığı kaydedildi. Alınan bilgiye göre, merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi’nde oturan ve resmi yaşları 12 olan S.P. ile merkez Osmangazi ilçesinde oturan C.Ş.’nin eğlence görüntüleri düğün diye kamuoyuna lanse edilince Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü ve Çocuk Şube Müdürlüğü harekete geçti. Savcılığın talimatıyla polis ilk önce iki ailenin büyüklerine ulaştı. Daha sonra kız ve oğlan, Çocuk Şube Müdürlüğü’ne getirildi. Aile fertlerinin kıza ilerleyen süreçte başka talipli çıkmaması için kendi aralarında beşik kertmesi dedikleri bir eğlence tertip edip gelinlik giydirdiği, sokakta eğlence yapmak için de polis merkezinden izin aldığı ifade edildi. Aile, çocuk düğünü haberlerine tepki gösterirken, düğünü 10 yıl sonra yapacaklarını kaydetti. Erkek çocuğu ve kızın ayrı ayrı evlerde oturduğu öğrenildi. S.P. isimli kızın yaşının daha yüksek olduğu, gerçek yaşının belirlenmesi için de kemik testi yapılacağı bildirildi. Polis ve Aile Bakanlığı’nın cinsel istismar olup olmadığı yönünden savcılığın izniyle soruşturma başlatacağı kaydedildi. Aile Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın da devreye girerek çocukların okula gönderilmesi konusunda teşebbüste bulunacağı ifade edildi. Posta
Reklam
'Ateş Böceği Yalçın' Toprağa Verildi
Karaciğer kanseri ve sirozu nedeniyle 78 yaşında yaşamını yitiren komedyen Yalçın Otağı, yaz tatillerini ve ömrünün son günlerini geçirdiği Datça ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. İskele Mahallesi'ndeki Fatih Camii'de kılınan cenaze namazının ardından Otağı, aynı mahalledeki mezarlıkta toprağa verildi. Cenazeye Datça Kaymakamı Hamdi Üncü, Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan, Otağı'nın 41 yıllık hayat arkadaşı sinema sanatçısı Lale Belkıs, sanatçı arkadaşı Ercan Bostancıoğlu, tiyatro sanatçısı Yalçın Özden, şarkıcı Cengiz Coşkuner, Yakup Karameşe ile yakınları katıldı. Cenaze töreninde güçlükle ayakta durabilen sanatçının eşi Belkıs, 'Biz onunla çok iyi iki arkadaş gibiydik. Her şeyi paylaşırdık. Sevgi ve saygı içerisinde 41 yılı devam ettirdik. Datça'yı çok seviyorduk. Bir gün bana 'Datça'dan bir yer alalım, ikimiz de aynı yere gömülelim' dedi. Sağlığında böyle istemişti. Neşe dolu bir insandı, onun gittiğine hala inanamıyorum' dedi. Otağı'nın 30 yıl aynı sahneyi paylaştığı 'Ateş Böceği Ercan' olarak tanınan Ercan Bostancıoğlu da arkadaşının mezarı başında uzun süre gözyaşı döktü. Türk insanını 30 yıl birlikte güldürdüklerini belirten Bostancıoğlu, şunları söyledi 'Hem de iyi bir şekilde güldürdüğümüzü zannediyorum. Ama Yalçın bugün beni ağlatıyor. 56 sene öncesinde başlayan bir beraberliğimiz vardı. Onunla hem sahne arkadaşıydık hem de asker arkadaşıydık. Askerliğimizi de Ankara Ordu Evi'nde 'Ateşböcekleri' olarak yaptık. Yalçın 4 senedir bu hastalığın pençesindeydi. Bir yerde Allah çektirmesin diyordum kardeşime. İyisiyle kötüsüyle tüm yaşadıklarımız bir film şeridi gibi geçiyor şu anda gözümün önünden. Çok duyguluyum.'Tiyatro sanatçısı Yalçın Özden, Yalçın Otağı'nın çok iyi bir insan olduğunu, kimseye karşı kötü düşünce içinde bulunmadığını dile getirdi. Özden, 'İnsanları yıllarca güldürdü başka da bir şey yapmadı. Ne yaptıysa insanları güldürdü tüm eylemi buydu. Nur içinde yatsın' dedi. Otağı, yaklaşık bir aydır tedavi gördüğü Marmaris'teki özel bir hastanede dün hayatını kaybetmişti. AA
Reklam
Aksu Çayı'nın Rengi Değişti
Sıcaklar nedeniyle debisi düşen Aksu Çayı bölgedeki fabrikalardan dökülen sıvı ve katı kimyasal atıklardan dolayı son zamanların en kötü kirliliğini yaşıyor. Atıklar nedeniyle suyun rengi; bazı bölgelerde yeşile, bazı yerlerde ise siyaha dönüştü. Kahramanmaraş’ta, mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklar nedeniyle debisi azalan ve kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olan Aksu Çayı, fabrikaların kimyasal atıklarının da dökülmesiyle birlikte büyük kirlilik yaşıyor. Bölge halkı, çevreye kötü koku yayan çaya müdahale edilmesini isterken, sıcaktan bunalan çocuklar ise hastalık tehlikesine rağmen suyun renginin değiştiği çayda yüzerek serinlemeye çalışıyor. Kent merkezinden geçen Aksu Çayı, sıcakların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle kuraklık tehlikesi geçiriyor. Sıcaklar nedeniyle debisi de azalan çay, bölgedeki fabrikalardan dökülen sıvı ve katı kimyasal atıklardan dolayı son zamanların en kötü kirliliğini yaşıyor. Atıklar nedeniyle çevreye kötü kokuların yayıldığı çaydaki suyun rengi; bazı bölgelerde yeşile, bazı yerlerde ise siyaha dönüştü. Tedirgin olan bölge halkı, yetkililerin üst seviyelere ulaşan kirliliğe çözüm bulmasını istiyor. KİMYASAL ATIKLI SUDA YÜZEREK SERİNLİYORLAR Çayın geçtiği Karacasu bölgesindeki mahallelerde yaşayan ve 40 dereceyi aşan sıcak havadan bunalan çocuklar ise hastalık kapma tehlikesine rağmen fabrikaların kimyasal atıklarının döküldüğü çayda yüzerek serinlemeye çalışıyor. Kırsal mahallelerde yaşayan çocuklar, Gaziantep karayolunda bulunan fabrikaların kimyasal atıklarının döküldüğü ve suyun renginin bile değiştiği Aksu ile Erkenez çaylarına giriyor. Çocuklar, tehlikeye rağmen sağlıklarını hiçe sayıp girdikleri; yeşil ve siyah renge dönüşen suda saatlerce yüzerek serinlemeye çalışıyor. Sağlıksız suda zaman geçiren çocuklar, mahallelerinde havuz olmadığı için temiz olmadıklarını bildikleri suya mecburen girdiklerini söyledi. Çocuklar, kent merkezinde bulunan havuzlara gitmek için paraları olmadığı gerekçesiyle suya girdiklerini belirtti ve yetkililerden mahallelerine havuz yapmalarını istedi. KAHRAMANMARAŞ/DHA
Göçmen Kuş Katili!
YHT'nin Eskişehir-Ankara güzergahı arasındaki yolu yabani kuşların göç yolu üzerinde. Bu sebepten günde yaklaşık 600 kadar göçmen kuş trene çarparak hayatını kaybediyor. TCDD olayla ilgili yaptığı resmi açıklamada, Ankara- Eskişehir arasını 1 saat 20 dakikada alan YHT'nin ilk yıllarda daha fazla kuş sürüsüne çarptığını belirtti: “Bu artık azalmaya başladı. Çünkü kuşlar da YHT'ye alıştı ve göç yollarını değiştirmeye başladılar. Ancak zaman zaman göç eden kuş sürüleri YHT'ye çarpıyor. Kuş sürüsü yüzünden YHT hızını düşürmeyecek, 250 kilometre hızla seferlerine devam edecek. Zaman içerisinde kuşlar YHT'ye alışıp göç yollarını tamamen değiştirecektir.'Posta
Reklam