İş Kadınlarına Özel Makyaj Tüyoları
Günlük koşuşturmaca arasında zamanı değerli olan iş kadınlarına özel, pratik güzellik önerileri…Cildinizi canlandırınDağılmış bir makyaj ve parlayan cilt en kolay toniğe batırılmış bir pamukla hafifçe silindiğinde kaybolur. Ardından makyajınızın üzerine transparan bir pudra sürün. Yol için pratik bir alternatif de cilt yüzeyindeki fazla yağı alan kurutma kağıtları. Kızarıklıklar ya da yorgunluğun oluşturduğu göz altı morlukları da kalem formundaki kapatıcılarla kolaylıkla yok edilebilir. Sivilcelerde ise antiseptik kapatıcılar kullanılması öneriliyor. Ve yorgun görünen cildi yeniden canlandırmanın en pratik yöntemi pembe tonlarındaki allıklar…Su geçirmeyen makyajYağmura yakalandınız ve maskaranız mı aktı? Siz hálá sudan, terden ve diğer dış etkenlerden göz makyajnızı koruyan maskaralardan kullanmıyor musunuz? Bu arada, makyaj çantanızda bir-iki kulak çubuğunu bulundurmayı ihmal etmeyin. Her türlü acil durumda kurtarıcınız olabilir.Parlak dudaklarPembe tonlarında bir dudak parlatıcısı her zaman yanınızda olsun. Eğer güçlü tonları seviyorsanız, kırmızı sezonda da moda olduğu için tam size göre. Bu renk tüm meraklı gözleri de üzerinize çekecektir. Üstelik diğer detayları da ustalıkla gizlemenize yardımcı olur. Dudakların ön planda olduğu bir makyajda yüzün diğer bölümlerinde fazla renk kullanmamanız yerinde olacaktır. Ayrıca kırmızı dişlerinizi de daha beyaz gösterir.Mükemmel bakışlarGözlerinize far sürmek için mutlaka bir far fırçası kullanın. Krem ya da köpük formundaki göz farları ise parmakla uygulanabilir. Yüzünüzü acilen renklendirmeniz gerekiyorsa ayna olmadan da makyajınızı yapabilecek kadar pratik olmalısınız. Pastel tonlar hem küçük hataları kapatır hem de renklerin fazla dağılmasını engelleyerek işinizi kolaylaştırır. Çok mu yorgunsunuz? O zaman yapmanız gereken ilk iş gözlerinizin içine beyaz göz kalemi çekmek olmalı. Eğer bilgisayardan gözleriniz kızarmışsa doğal içerikli dinlendirici göz damlaları gözlerinizi yeniden canlandırmak için ideal.Cilde enerji dokunuşuSabahları günlük bakım kreminizin altına bir bakım serumu uygulamayı asla unutmayın. Bu uygulama cildinizin akşama kadar tazeliğini korumasına yardımcı olur. Ayrıca ürünlerin içeriğindeki küçük pırıltılı partiküller yüze enerji verir.Yolculuklarda güzellikSaatler süren uçak ya da otomobil yolculuklarında cildin ihtiyacı bakım kremlerinden çok nemlendiricilerdir. Böylelikle cildiniz kurumamış olur, rengini korur. Uzun, fönlü saçlar uçak yolculuğu sırasında yumuşak bir saç bandıyla hafifçe toplandığında formunu korur. Gergin bir şekilde yapılmış atkuyruğu saçlarda lastik izi bırakabilir. Ayrıca kuru kabin havası saçları hassaslaştırabilir. Ellerinizi kremledikten sonra saçlarınız da hafifçe gezdirin böylelikle elektriklenmiş saçlarınız yeniden yumuşak formuna geri dönecektir.
Saçları Yıpratan Hatalar ve Çözümleri
Ellerinizi saçlarınıza fazlaca sürmek, saçlarınızı yağlandırırEllerinizi sık sık saçlarınıza götürmek ya da tik olarak saçlarınızla oynamak saçlarınıza zarar verir. Nasıl mı? Tabiki yağlandırarak. Ayrıca bu, pek de hoş bir görüntü değil. Ellerinizi saçınıza her götürdüğünüzde, çekiştirmeleriniz sonucu saç dipleriniz uyarılır ve yağ salgılanmaya başlar. Bu yağ, gün içinde saçlarınıza her dokunduğunuzda zamanla tüm saça yayılır ve maalesef sizde saçlarınızı toplamak zorunda kalırsınız.Bu durumda yapmanız gereken iki şey var’ Ellerinizi saçlarınızdan uzak tutmak ve bir süre saçınızı şampuanlama, periyodunuzu uzatmak.Çok taramak saçlarınızı yıpratırSaçınızı gün içinde fazla taramak, saçlarınızın şeklini bozacağı gibi onların yağlanmasına da neden olur. Hele de güzel bukleleriniz varsa, emin olun bunlar bir süre sonra kırılıp tiftik gibi görünmeye başlayacaktır. Ama hiç taramazsanız da saçlarınız keçeleşir ve hava almadıkları için dökülmeye başlayabilir.Peki bunun bir ortası yok mu? Tabi ki var; en iyisi, saçlarınızı banyodan sonra ve sistematik olarak geceleri yatmadan önce taramak. Son olarak ekleyelim; kıvırcık saçların taranması çok güçtür, o nedenle mutlaka geniş uçlu bir tarak kullanılmalı.Renk açıcıların yanlış kullanılması saçlarınızın yapısını bozarRenk açıcılar alkol içerdiğinden, gereğinden fazla kullanılması, saçlarınızın kurumasına ve matlaşmasına yol açabilir. Bu etkilerden kurtulmak için, ürünü saçınıza az miktarlarda kademe kademe uygulamalısınız. İlk aşama da bir miktar uyguladıktan ve etkisinin az olduğunu gördükten sonra diğer miktarı uygulayabilirsiniz.Silikona maruz kalmak saçlarınızı yapış yapış yapar’Şampuanların, saç kremlerinin ve pek çok saç ürününün içinde bulunan silikon, saça parlaklık ve yumuşaklık verir… Ama mükemmel gibi görünse de, silikon aslında saça zamanla çok zarar verir. Bu ürün yüzünden saçlar susuz kalır, cansızlaşan saçların yapısı ve doğal şekli bozulmaya başlar. Bir diğer kötü haber de; silikon maddesinin saçlardan çok zor temizlenmesidir. Alınabilecek en iyi önlem, içinde silikon bulundurmayan ürünler kullanmaya özen göstermektir. Silikona maruz kalmış saçlaraysa mutlaka detoks gerekir.Saç düzleştiriciler saçlarınızı kuruturÇok kullanışlı bir alet olduğunu yadsımıyoruz ama maalesef fazla kullanılması, saçınıza önemli ölçüde zarar veriyor. Saç düzleştiriciler her gün kullanıldıklarında saçınız yavaş yavaş yanmaya başlar, zamanla kurur ve en sonunda matlaşıp kırılır. En etkili çözüm, düzleştiricileri daha az kullanmaktır; mesela haftada en fazla iki kez gibi. Bununla birlikte fönün zararı etkilerini önlemek için ‘termik” koruyucular da kullanabilirsiniz.Saç kırıklarını kestirmemek saçlarınızı güçsüzleştirirKırılmış ve çatallaşan saçlar, saçınızın parlamasını engeller. Kesilmeyen kırıklar zamanla daha da büyür; böylece saçlarınız zamanla güçsüzlesir ve matlaşır. Bir kez kırılmış saç teli kendini bir daha asla toparlayamaz; o nedenle tek çözüm, kırık olan yerden kesmektir. Burada iki seçeneğiniz var’ Ya saçınızı boyunu da kısaltarak kestirebilirsiniz ya da sadece kırıkları aldırmaya yönelik bir kesim yaptırabilirsiniz. Ancak unutmayın, ikinci seçenek için işinin ehli bir kuaföre ihtiyacınız var.Hep aynı şampuanı kullanmak saçlarınızı yorarYüz kremleri söz konusu olduğunda’ “Daima aynı markanın aynı ürününü kullanın” deriz, fakat şampuanlar için durum tam tersidir. Bir noktadan sonra, uzun süre kullanılan şampuanlar etki göstermemeye başlarlar. Normal olarak saç derisi hücreleri kendilerini her ay yeniler, fakat saç hücreleri öyle değildir. O nedenle saç telleri şampuana alışır ve doygun bir hale gelir.Yapılacak en iyi şey alternatif yaratmaktır; mesela bir yıkamada boyalı saçlar için şampuan kullanırken, bir diğer yıkamada hacim kazandırıcı bir şampuan kullanılabilir.Islak saçla sokağa çıkmak saçlarınızı kirletirIslak saçlar havadaki tüm kir ve tozları emer.Saç derinizin ve tellerinin ıslaklığıyla birlikte saçınıza yapışan toz ve kir, saç deriniz de iritasyonlara ve kepeğe neden olabilir. Hele de saçlarınız gürse, saç dipleriniz daha da az hava alacağından bu etkilere fazlaca maruz kalabilir.
Kuaför Seçiminde 5 Önemli İpucu
Kuaför seçerken dikkat etmeniz gereken bir sürü unsur var.1. Bakım ListesiKuaför ve güzellik salonları profesyonel olarak birçok bakım seçenekleri sunarlar. Makyaj, saç bakımı, ağda, manikür, pedikür ve saç gibi bakımları içeren kuaför salonu sizin için daha avantajlı olacaktır.2. KonumKuaför salonunun nerede olduğu diğer dikkat etmeniz gereken unsurlardan biri. İşinize mi yoksa evinize mi yakın olmasını istediğinize karar verin. İki türlü de rahatlıkla gidebileceğiniz bir yerde olmasına dikkat edin.3. FiyatKuaförlerin çoğu konum ve profesyonelliğe göre fiyat artışı gösteriyor. Ancak ünlü bir kuaför her zaman en iyisi demek değildir. Önemli olan sizi tanıyan bir kuaför olması. Aynı zamanda fiyatta önemli, haftanın 3 günden fazlasını kuaförde geçiriyorsanız, çok pahalı olması bütçenizi zorlayabilir. Daha uygun fiyatta iyi bir kuaförü deneyebilirsiniz.4. Test EdinYeni kuaförler denemekten korkmayın. İlk gittiğiniz kuaföre tabi ki saçlarınız kestirmeyin ancak fön çektirmenin hiçbir zararı olmayacaktır. Saçınızın özelliğini, hangi rengin teninize uyacağını hemen anlayan kuaför iyidir, bu yüzden küçük bir test yapabilirsiniz. Saçınızı size hiç uymayacağını bildiğiniz bir renge boyamak istediğinizi söyleyerek kuaförün bilgisini test edebilirsiniz.5. TemizlikTemizlik en önemli unsurlardandır. Gittiğiniz kuaför salonunun hijyenik olması çok önemli. Bir kuaför salonunun temiz olup olmadığını anlamanın en iyi yolu, lavabolarını, havlularını, boya kaplarını ve yerlerine bakmak olacaktır. Kullanılmış boya kutuları, lavabodaki saçlar, yerde tozlar, o salonun temiz olmadığının bir kanıtıdır.
Gelin Makyajında Dikkat Etmeniz Gerekenler
En önemli gününüzde fotoğraflarda korkunç çıkmak istemiyorsanız, bizim önerilerimize kulak verinHata 1′ Çok az kapatıcı sürmekCilt tipinize göre daha mat ya da daha parlaklık verici bir ton seçersiniz ve fotoğrafta güzel çıkmanızı sağlayan en önemli şey de son dokunuştur. Sonuçta, gelin olarak, kusursuz görünmeyi kim istemez? Bu nedenle, mesela göz altınızda koyu halkalar varsa, onları kapatacak kadar göz altı kapatıcısı kullanmanız önemlidir.Hata 2′ Allığı az sürmekSürmeniz gerektiğini düşündüğünüzden daha fazla allık kullanın çünkü rujdan sonra yüzünüzden ilk uçacak makyaj malzemesi allıktır. Üstelik resimler göz önüne alındığında, normalden biraz daha fazla makyaj güzel görünür.Hata 3′ Fazla doğal renkli bir ruj kullanmakİnsanlar ne kadar doğal görünüme bayıldıklarını söyleseler de, doğal tonun bir ya da iki ton daha koyusu bir renk ruj kullanmak doğallıklarını bozmaz. Gelinlik makyajında dudaklarınıza normalde kullandığınızdan biraz daha koyu bir renk tonunu kullanın. Bu, bej renk tonlarından olabilir ama dudağınızdan daha koyu bir ton seçmelisiniz.Hata 4′ Makyajınızı tazelemek için yanınızda makyaj malzemenizin olmamasıEğer makyajınızı profesyonel birine yaptırdıysanız, onun kullandığı ürünlerin aynılarından sizde de olduğuna emin olmalısınız. Böylece gün içinde, ihtiyacınız oldukça, makyajınızı tazeleyebilirsiniz.Hata 5′ Göz makyajınızın eriyip bulaşmasına izin vermekMutlaka iyi ve kaliteli göz makyajı malzemesi kullanın!Hata 6′ Parlamayı kontrol altına almamakBir gelinin en son isteyeceği şey fotoğraflarda parlayan cildini görmektir. Eğer yağlı bir cilde sahipseniz, arada bir cildinizin durumunu kontrol etmelisiniz.ÖneriGelin makyaj provasına giderken mutlaka beyaz giyinin. Böylece makyajınızın gelinliğinizle nasıl görüneceğini çok daha iyi anlarsınız. Beyaz bir tişörtünüz yoksa da üzerinize beyaz bir havlu alın.
Göz Altı Morluklarından Kurtulmanın Kolay Yolları
Birçok yöntem deneriz ama bitkisel yöntemlerle de göz altı morluklarından kurtulabilmek mümkün.Aşırı tuz tüketimi, stres, yorgunluk, uykusuzluk gözaltı morluklarının en önemli sebeplerindendir. Krem, kapatıcı gibi birçok kimyasal ürünleri kullanırız ama göz altı morluklarından kurtulmak isterken cildimizi riske attığımızı unuturuz. Bitkisel çözüm hem kısa sürede etkili sonuç almanızı sağlar hem de cildinize bir zararı olmaz. İşte bitkisel çözümler.Göz altı morluklarından kurtulmak istiyorsanız ilk önce beslenme düzeninize dikkat etmelisiniz. Çünkü göz altı morlukları vücutta birikmiş toksinlerden oluşur. Bu yüzden kahve, alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıklarınızı azaltmalısınız. Sabah kahvaltılarını düzenli yapmalı ve sağlıklı yiyeceklerden yemelisiniz.Her gün, düzenli olarak su içmelisiniz. Su, vücuttaki toksinlerin kolayca dışarı atılmasına yardımcı olur. Cildi gençleştirir ve cilt lekelerinin kaybolmasını sağlar.Sallama poşet çaylarını ya da demlediğiniz çayların çöplerini sakın atmayın. Çünkü çay, gözaltı morluklarının en önemli bitkisel çözümlerinden biridir. Çay çöplerini ya da sallama poşet çayları soğuduktan sonra, 10-15 dakika gözlerinizde bekletin.Göz bölgenize aşırı makyaj yapmaktan kaçının. Böylece cildinizin hava almasını sağlamış olursunuz. Ayrıca sürdüğünüz nemlendirici kremleri, pamuk yardımı ile gözaltlarınızda iyice dağılmış olmasına dikkat edin.Sıcak suyu bir kovaya koyun ve yüzünüze buhar banyosu yapın. Hem göz altı morluklarınızın azaldığını hem de yüzünüzdeki gözeneklerin açıldığını göreceksiniz. Bu sayede kolaylıkla yüz temizliğinizi de gerçekleştirebilirsiniz.Göz altı morlukları olan kişiler, bol meyve ve sebze tüketmelidir. Özellikle C ve E vitamini bakımından zengin yiyecekler göz altı morluklarını geçirmek için önemlidir.Göz altı morluğuna iyi gelen önemli besin patates ve salatalıktır. Çiğ patates ve salatalığı göz kapaklarınıza koyarak, 15 dakika uygulayacağınız doğal maske ile göz altı morluklarından kolaylıkla kurtulabilirsiniz.Gözlerinize soğuk su ya da buz ile kompres uygulayın. Böylece hem gözlerinizi rahatlatmış hem de göz altı morluklarından kurtulmuş olursunuz.
Evde Ayak Bakımının İncelikleri
Ayak bakımı hem sağlık hem de estetik açıdan büyük önem taşıyor.Yoğun iş temposunda ayak bakımına vakit ayıramamaktan şikayet edenler için uzmanlar evde ayak bakımının inceliklerini anlatıyor.İşte sağlıklı ve bakımlı ayaklara sahip olmak için evde pedikür yapmanın püf noktaları…Ayak banyosuPedikür için en uygun başlangıç; ayak banyosudur. Önce ayaklarınızı vazelinle ovup ılık suyla dolu bir kapta 10 dakika kadar bekletin. Ardından kurulayın.Fazlalıkları temizleyinÇoğunlukla topuk ve çevresindeki deri kalınlaşır. Sorunlu olan bu bölgeleri bir ayak törpüsü ile törpüleyin. Ardından bir ponza taşı ile bölgenin üzerinden geçin.Tırnakları kesinTırnaklarınızı bir tırnak makası veya pedikür makası ile kesebilirsiniz. Önemli olan düzgün kesmeniz. Tırnak etlerinizi törpünün ucuyla geriye doğru itin ve oval uçlu bir törpü ile temizleyin.Törpüleme işlemiTırnaklarınızın oval olmasını istiyorsanız, törpünün kalın tarafı ile kenar kısımları yuvarlatıp kalan kısımlarını törpüleyin. Yine de küt törpülenen tırnakların daha sağlıklı olduğunu unutmayın.Kenarları düzeltinTörpünün ince tarafı ile tırnaklarınızın kenarlarını törpüleyin. Tırnak üzerindeki pürüzsüz bölgeleri önce kalın ardından da ince törpü ile düzeltmeniz mümkün.Oje sürünAyak parmaklarınızın arasına ayırıcı bir alet veya pamuk yerleştirin. Bu şekilde ojeyi düzgün sürebilirsiniz. Ojeyi taşırdığınızda, bir kulak pamuğu yardımıyla düzeltebilirsiniz.Özel bakım programıAyak banyosu ve bakım işlemini içeren bir pedikürden sonra bakım programını taçlandıran final ise; aromalı yağlarla yapılacak bir masaj ve güzellik uykusu.
Sürücüsüz Otomobiller Beklenenden Önce Yollara Çıkabilir
Günümüzde sürücüsüz araba fikri hala biraz uzak gelse de geleceğin teknolojisi sayesinde, kendi kendine gidebilen otomobillere sandığımızdan daha çabuk alışacağız anlaşılan. Gerek birçok otomobil devinin bu yönde yaptığı atılımlar gerek sürücülerin artan talepleri, sürücüsüz otomobillerin önünü iyice açmış durumda. Konuyla ilgili yapılan anketler de insanların bu teknolojiyi kolayca benimseyeceğini gösteriyor. Araç sigortalama web sitesi Insurance.com’un 2 bin ehliyet sahibiyle yaptığı ankete göre,Amerikalıların yüzde 75′i sürücüsüz otomobil satın alabileceğini belirtti. Web sitesinin, “Sürücüsüz otomobiller diğer araçlara göre daha düşük sigorta masraflarına sahip olsa düşünceniz ne olur?” sorusuna ise yüzde 86′lık kesim olumlu yanıt verdi. Hatırlayacağınız üzere Google, Mayıs ayında kendi kendine gidebilen arabasını tanıtmıştı. Direksiyonu ve pedalları olmayan Google otomobillerin, en geç 2020′ye kadar trafiğe çıkacağı öngörülüyor. Öte yandan Nissan, Toyota, Ford ve Volvo gibi dev üreticilerin de sürücüsüz otomobil prototipi üzerinde çalıştığı biliniyor. Amerikalılar sürücüsüz otomobillere genel olarak sıcak bakmalarına rağmen, yine de söz konusu teknolojiye tam anlamıyla güvenmediklerini söylüyorlar. Ankete katılanların yüzde 76′sı, çocuklarını okula göndermek için sürücüsüz bir otomobile emanet etmeyeceklerini belirtti. Katılımcaların yüzde 61′i de bu araçların, insanlar kadar doğru karar verme kabiliyetine sahip olmadığını düşünüyor.teknolojioku
Ebola Kabusu Afrika'da Hızla Yayılıyor; 729 Kişi Öldü
Afrika'da özellikle Gine, Sierra Leone, Liberya ve Nijerya'yı sarsan ebola virüsünden ölenlerin sayısı her geçen gün artıyorDünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) son açıkladığı verilere göre, Gine, Sierra Leone, Liberya ve Nijerya'da bugüne kadar 729 kişi hayatını kaybetti. Bu sayının önümüzdeki günlerde artması bekleniyor. DHA'dan Gonca Yağcı 'nın haberine göre, Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri Dr. Margaret Chan , yayılmayı kontrol etme çabalarına karşın virüsün hızla yayıldığını vurgulayarak bu şekilde devam etmesi halinde sonuçların hem insan kaybı, hem ekonomik açıdan felaket olabileceği uyarısında bulundu. Gine'nin başkenti Conakry'de virüsten en çok etkilenen ülkelerin başkanları ile düzenlediği basın toplantısında konuşan Chan, virüsün uluslararası uçuşlar aracılığıyla yayılma endişelerinden çok dünyanın odaklanması gereken konunun ölümcül virüsün var olduğu Afrika ülkeleri olması gerektiğini söyledi. Uçuşlar erteleniyorDiğer yandan virüsün küresel olarak yayılması endişeleri, Nijerya'nı başkenti Lagos'tan gelen bir ABD vatandaşının hayatını kaybetmesi ile daha da arttı. Uluslararası Hava Ulaşım Birliği Afrika'ya herhangi bir seyahat kısıtlaması vermemesine karşın çok sayıda uçuş ertelendi. Emirates Havayolları Gine'nin başkenti Conakry'ye giden uçuşlarını 'yolcu güvenliği' gerekçesiyle durdurdu. Amerika'daki ilk ebola hastası ile Atlanta'nın Emroy Universitesi hastanesinde tedavi edildiği bildirildi. Afrikalı sporcular, ülkelerine dönmek istemiyorİskoçya'nın Glasgow kentinde düzenlenen İngiliz Milletler Topluluğu oyunlarına Sierra Leone'den katılan bisikletçi, 4 gün karantinada kaldıktan sonra ülkesine gitmesine izin verilmesine karşın evine dönmeye korktuğunu söyledi. Ayrıca Glasgow'da oyunlara katılan 30'ya yakın Afrikalı sporcunun virüs tehlikesi dolayısıyla buradaki kalış sürelerini uzatmak istediklerini belirttiler. Ebola virüsü nasıl bulaşıyor1976 yılında ortaya çıkan insanlarla maymunlarda görülen ebola virüsünün insanlarda nasıl salgın yaptığı bilinmiyor. Hastalık, virüsü taşıyan bir hayvanın ya da hastanın kanına ya da ter, çiş ya da sperm gibi diğer vücut sıvılarına dokununca bulaşıyor. Kurbanlarının yüzde 90'ını öldüren virüsün belirtileri ateş, bulantı, kusma, ishal, kas, baş ve boğaz ağrısı, halsizlik, kaşıntı ve böbrek ile karaciğer yetmezliği. Bazen 3 haftaya kadar anlaşılamayan virüs, organ yetmezliğine ve iç kanamalara yol açabiliyor.
Kız Arkadaşınızın Asla Basmamanız Gereken 10 Damarı
Eğer bu damara basmayı düşünüyorsanız, basmayın. Bu biraz, vantilatörü kapatmaya çalışırken, yanlışlıkla en yüksek hıza almak gibi bir travmadır. Ona ne hissetmesi gerektiğini, hangi modda olması gerektiğini asla söylemeyin.
Bu İlçede Artık Sigara Satılamayacak
Sigara sektörünün yeni kaygısı, sigara satan yerler için getirilmesi planlanan 100 metre sınırlaması. Eğitim kurumlarına 100 metreden daha yakın işletmelerde tütün ürünlerinin satışının yasaklanması durumunda 22 bin işyerinin tütün satma ruhsatını kaybedeceğini belirten sektör temsilcilerine göre, bazı ilçelerde ise sınırlamadan dolayı sigara satan hiçbir işyeri kalmayacak. Siirt'in Aydınlar ilçesi de bu kapsamda sigaranın satılamayacağı ilçelerden biri olacak.Sağlık bakanlığı'nın uygulamaya sokacağı 2014-2018 yıllarına ilişkin Ulusal Tütün Kontrolü Programı'nda yer aldığı belirtilen düzenlemelere ilişkin olarak sektörde yapılan değerlendirmelere göre, eğitim kurumlarına 100 metreden daha yakın mesafedeki işletmelerde tütün mamullerinin satışının yasaklanması, Türkiye'deki 150 bin satış noktasının yaklaşık altıda birini yani 22 bin satış noktasını etkileyecek. Böyle bir durumda yasadışı sigaralara olan talebin artması tehlikesi bulunuyor. Sektöre göre, sigara için getirilmesi planlanan kara paket uygulaması ise; yurtdışında olumsuz sonuçlara neden oldu. Sektöre göre, tek tip paketleme nedeniyle Avustralya'da kaçak sigara pazarı artarak yüzde 13'e tırmandı, markalı kaçak sigaralar 2012'den itibaren yüzde 154 arttı. Kaçak yüzünden Avustralya'da vergi gelirinde yıllık bir milyar dolarlık kayıp oluştu. Kaçak artacak Uzmanlara göre yaşana-bilecek olumsuzluklar: 150 bin esnaf metre hesabı yapacak. 22.000 satış noktası Tütün Mamulü Satış Ruhsatı'nı kaybedecek. Sigara paketlerinin tek tip hale getirilerek aynılaştırılmasını ifade eden 'kara paket' uygulamasıyla fikri mülkiyet hakları yara alacak. Uluslararası ticari davalar gündeme gelecek. Kaçak sigara pazarı büyüyecek. Vergi gelirinde kayıp oluşacak. Yenişafak
En İlginç 10 Fobi
Dünya üzerinde psikologlar tarafından tanımlanmış 400′e yakın fobi var. Hepimiz de bunlardan en az birisine sahibiz. Aşağıda kulağa ilginç gelen 10 fobiyi sizin için derledik.