Hayatındaki erkeğin kadın ruhundan anlayabilmesini bekleyenbir kadın, biiyoruz ki en derin düşlerinde boğulup yitmiş bir kadındır. Zira buduruma sahip bir erkeğin var olabilmesi, fotoğraf çekmeyen bir Japon turistinvar olabilmesi olasığıyla neredeyse eşittir. Bunun yanında kadınlarla bir aradayaşamak yeterince zorken, bu zat-ı muhteremlerin hayatında ciddi yer tutan vekimliğini tanımlamakta çokça kendilerinin bile zorlandığı aksesuarları,eşyaları, terimleri derledik. Varsa sizin de eklemek istediğiniz, bekleriz :)
Aşk garip bir duygu... Yüzyıllardır insanlığın anlamaya çalıştığı, uğruna şarkılar ve şiirler yazdığı ama asla tam olarak ifade edemediği yüce bir duygu aşk. Aslında neticede insanlar olarak birbirimizle yalnızca sözcüklerle, yani bir dil kullanarak iletişime geçebiliyoruz. Kalbimizi ısıtan aşk duygusu dil ile açıklanamıyor işte... Sevdiğiniz ve size bu dünyayı anlamlı kılan kişi ile ayrıldıysanız ve karşılık 'bitti' denilen ilişkinin ardından hala acı çekiyorsanız ve günün anlamsız saatlerinde, gece yarılarında ve dünyanın en gizemli noktalarında onun yüzünü görüyor, sesini duyuyorsanız, emin olun o ilişki bitmemiştir, bitemez. Peki ne yapmalı? Bu acıya nasıl sağlıklı bir şekilde son vermeli ve eski mutlu günlere dönmeli? İşte tecrübeyle sabit birkaç taktik;
Kıyafetlerle ilgili korkunç dönemleriniz olmuş olabilir. Fakat şunu bilmelisiniz ki, Kraliçe Beyonce bile bu konuda zamanında sıkıntılar çekmiş. İşte karşınızda Beyonce'nin hiç görmediğiniz halleri.
Demek ki bazı alışkanlıklar hiç değişmiyor. Onları neden giydiririz ya da aksesuarlara boğarız, o da bilinmez. Ama ne yazık ki şu fotoğraflara bakıp 'şirin' dememek de elde değil.
Her ayrılık acı dolu ilk fazını atlattıktan sonra, 'umrumda bile değilsin, zaten hiç sevmemiştim ki' moduna giriverdiğinde kendini şarkı sözlerinde bulmayı tadacaktır. Nispetli şarkılara işaret parmağını sürekli sallayarak eşlik edenler, el hareketleriyle şarkıya klip çekenler, şarkının en vurucu kısmını bağırarak söyleyenleri görürseniz, bilin ki onlar sevgilisinden yeni ayrılanlar ve bunu henüz atlatamayanlardır. Türk popunu da oldukça geliştiren bu sistemin nadide 16 örneğiyle karşınızdayız;
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Üniversite aşkları bir başkadır, gençliğin verdiği o enerji, o neşe bir ayrıdır. Ama önemli olan doğru insanı bulmak tabii ki de. Acaba senin için doğru insan hangi bölümde?
İngiltere'de yapılan bir araştırmada, işaret parmağının bir kişinin sadık bir eş olup olmadığını gösterebileceği öne sürüldü.Diğer canlı türleri genellikle ya tek eşe sadık ya da çok eşli olmasına karşın, insanlarda ikisi de görülüyor.Oxford Üniversitesi Deneysel Psikoloji Bölümü ile Northumbria Üniversitesi'nin birlikte gerçekleştirdiği araştırma, insanların kısa ya da uzun dönemli ilişkilere eğiliminin doğuştan belli olduğuna işaret ediyor.İngiltere'de yayımlanan Telegraph gazetesinin haberine göre, araştırma kapsamında bir grup Kuzey Amerikalı ile İngilize serbest cinsel ilişki konusunda ne düşündükleri soruldu.Bunun sonucunda araştırmaya katılanların bazılarının çok eşliliğe eğilimli oldukları, bazılarının da sadakate değer verdikleri görüldü.Araştırmanın ikinci aşamasında 1314 İngiliz erkek ve kadının sağ ellerinin fotokopileri incelendi, işaret ve yüzük parmaklarının boyu ölçüldü.Buna göre işaret parmağının yüzük parmağına oranı, o kişinin ana rahminde maruz kaldığı testosteron hormonunun seviyesini gösteriyor.İşaret parmağı ne kadar kısaysa, kişi o kadar çok testosterona maruz kalmış oluyor ve çok eşlilik eğilimini artırıyor.Oxford Üniversitesi'nden Prof. Robin Dunbar, bu ayrımı sağlayan farkın çok küçük olduğunu, ancak bireylerin büyük gruplar halinde incelenmesi halinde anlaşılabileceğini söylüyor.Prof Dunbar, 'İnsan davranışlarını etkileyen çevre ve yaşam deneyimi gibi birçok faktör var. Rahimde olanlar, cinsel ilişkiler gibi karmaşık bir meselede mütevazı bir etkiye sahip olabilir' diyor.BBC Türkçe
Fok balıkları gülme yetisine sahip midir bilinmez. Ancak bu fotoğraflara bakıp da 'gülmezler' diye iddia etmek de hayli zor. Belki sadece vicdanen rahat hissetmek için onların güldüklerini düşünüyoruz. Çünkü onlara hayatı zindan edenler de yine bizleriz. Galerideki fok balıkları için 'çok sevimliler' desek az olur. Zaten doğada insanoğlu hariç (bencilliği ve aç gözlülüğüyle) sevimsiz bir başka canlı var olabilir mi? Yine de bu tür galerileri, (doğada sayıları hızla azalan türler için bir farkındalık yaratmak adına faydalı olur diye) yayınlamakta sonsuz fayda olduğu kanaatindeyiz.
HIV gibi cinsel hastalıklar için test ücreti ödemeden, evinizde, basit bir cihaz ve akıllı telefonunuz sayesinde test yapabilecek, sonucu 15 dakikada öğrenebileceksiniz.Tüm dünyanın korkarak baktığı ve halen gerçek anlamda bir tedavisinin bulunamadığı HIV hastalığı ve benzerleri çok yakında özel testlere gerek kalmadan tespit edilebilinecek. Şimdiye kadar hastalığın ilerlemesini engelleyen ilaçlar ile korkutmaya devam eden HIV ya da frengi gibi daha basit örnekler için yüzlerce dolar test parası ödenmeyecek.Columbia Üniversitesi'nde gerçekleştirilen bir çalışma sayesinde, yakın zamanda akıllı telefon sahipleri bu testleri evlerinde yapabilecekler. Sadece 34 dolarlık bir arayüz ve akıllı telefon vasıtasıyla, on binlerce dolarlık test makinelerine de gerek kalmayacak.Android ya da iPhone telefonlarda çalışan sistem parmağınızdan küçük bir damla kana ihtiyaç duyuyor. Telefona iliştireceğiniz makineye oturtulan ve kanı bünyesinde taşıyan arayüz elektriğe de ihtiyaç duymadan , manuel olarak bir tuşla çalışıyor. Enerji için telefonun ses girişine ufak bir bağlantı yapmak yeterli.Ruanda'da test edilen ve şimdiye kadar oldukça başarılı sonuçlar veren proje sayesinde hastalık tespit süreçleri çok daha kolaylaşacak.ShiftDelete
2015 Küresel Zenginler Listesi açıklandı. Geliri 1 milyar doların üstündeki insanların sayısının ilk kez 2 bini aştığını gösteren listeye göre, Türkiye 33 milyardere ev sahipliği yapıyor.Çinli araştırma şirketi Hurun tarafından hazırlanan listeye göre dünyanın en zengin insanı Microsoft’un kurucusu Bill Gates.85 milyar dolar servete sahip Gates’i 83 milyar dolarlık servetiyle Meksikalı işadamı Carlos Slim takip ediyor. Üçüncü sıradaysa Amerikalı yatırımcı Warren Buffett var. Buffett’in kişisel servetinin 76 milyar dolar olduğu belirtiliyor.Ünlü İspanyol hazır giyim firması Zara’nın sahibi Amancio Ortega, listenin dördüncü sırasında.Listedeki en genç isimlerden biri sosyal paylaşım platformu Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg. 33 yaşındaki Zuckerberg, 44 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin yedinci ismi.Ancak listenin en genç ismleri Snapchat’in kurucuları 24 yaşındaki Evan Spiegel ve 26 yaşındaki Bobby Murphy. İkilinin kişisel servetlerinin toplamı 3 milyar dolar.En fazla milyardere ev sahipliği yapan ülke Amerika Birleşik Devletleri. ABD’yi Çin, Hindistan, Rusya ve Britanya takip ediyor; Türkiye’yse 13’üncü sırada. Listeye göre, Türkiye’deki 33 milyarderden 29’u İstanbul’da yaşıyor.Listede, bir önceki yılla karşılaştırıldığında 649 kişi gelirini arttırdığı, 869 kişininse servetinin azaldığı görülüyor. 2014 yılında listedeyer alan 95 isimse bu yıl liste dışında kaldı. Bunların büyük bölümü rublede yaşanan düşüşün de etkisiyle Ruslar.Diken
Her ülke kendi güzellik yarışmasını yapmaya çok öncelerden başlasa da, her ülkeden güzelleri toplayıp onları bir de kendi aralarında yarıştırma fikri 1952'de gerçekleştirilmiş. 30 Ülkenin güzellerinin katıldığı yarışma, Amerika'da Los Angeles'taki Long Beach sahilinde düzenlenmiş. En heyecanlı kısım ise şimdi geliyor; dünyada gerçekleşen bu ilk Miss Universe'de Gelengül Tayfuroğlu da Türkiye'yi temsil ederek yarışmada boy gösteriyor.
Subaru’nun 2015 model otomobillerinde kullanmak üzere duyurduğu araç içi navigasyon sistemi Starlink’i oldukça kötü gösteren resmi tanıtım videosu, yeni otomobilleri bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattı. Sesli olarak komut verilebilen ve istenen adres seçilerek kolayca kullanılabilen Starlink sistemi reklamın başlarında kulağa oldukça hoş ve yararlı geliyor. Ancak Nav Traffic’in navigasyon yazılımı gösterilmeye başlandığından itibaren her şey bir anda tepe taklak oluyor. Sistemde kullanılan işlemcinin çok düşük bir performans sergilemesi nedeniyle yapılan kaydırma ve yakınlaştırma-uzaklaştırma hareketleri gecikmeli olarak gerçekleştiriliyor. Ayrıca harita üzerinde gezinirken görüntüler geç yükleniyor ve bazı grafiksel hatalar meydana geliyor.Subaru‘yu kullanıcıyı yanıltmadan direkt olarak gerçek kullanım görüntülerini gösterdiği için tebrik etmek gerek. Fakat 2015 yılında satışa sürülen otomobillerde halen donmalar yaşayan bir navigasyon cihazına yer vermek ne derece doğru, o tartışılır.LOG
Su kapasitesinin 3'te 1'ini son 35 yılda kaybeden ve her yıl milyonlarca ton suyun yok olduğu Burdur Gölü'nde su seviyesi geçen yıla göre daha da azaldı. Korunması amacıyla Türkiye'de ses getiren etkinliklerin yapıldığı Burdur Gölü'ndeki su seviyesi DSİ 182'nci Şube Müdürlüğü verilerine göre 34 santim daha düştü. DSİ'nin her ay yaptığı ölçümlere göre Ocak 2014'te gölün kotu (deniz seviyesinden yüksekliği) 841 metre 92 santimken, Ocak 2015'te kot 841 metre 58 santime düştü. Burdur Gölü'nün su seviyesi, 2013 Ocak ayına göre ise 86 santim azaldı.'Buharlaşa buharlaşa çöl olur'Burdur Gölü'yle ilgili 5 yıldır çalışma yapan MAKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi hidrobiyolog Doç. Dr. İskender Gülle, göldeki çekilmenin 1970'li yıllardan bu yana devam ettiğini söyledi. Yıllık su kaybının 50 milyon tonun üzerinde olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gülle, bunun da yaklaşık 40 santime denk geldiğini aktardı. Yaşanan durumun 'buharlaşa buharlaşa çöl olur' diye özetlenebileceğini kaydeden Doç. Dr. Gülle, su miktarındaki azalmanın mevcut durumda ekosistem üzerinde çok fazla etkisini göstermediğini, ancak gelecekte Burdur Gölü'nü ölümcül bir tehlikenin beklediğine dikkati çekti.'Burduricus tuza dayanamayabilir'Su miktarındaki azalmanın karşısında göldeki tuzluluk oranının arttığını kaydeden Doç. Dr. Gülle, 'Burdur Gölü'ndeki tuzluluk oranı şu anda 20 gram/litre seviyesinde. Bu tuzluluk 30 gram/litre seviyesine ulaşırsa göldeki tatlı suya orjinli canlılar üzerinde çok önemli yıkıcı etkisi olacaktır. Keza göldeki yegane endemik balık türü olan Aphanius Burduricus'un 35 gram/litre üzerindeki tuzluluk oranına dayanabileceği konusunda şüphelerim var. Bunların deniz suyuna dayanan tek türü var. Burdur ve Salda Gölü'ndeki türdeşleri ise tatlı su balıklarıdır' dedi.'Tuzluluk oranı denizdeki değere ulaşacak'Burdur Gölü'ndeki su miktarının 5- 10 metre daha düşmesi halinde tuzluluk oranının 35 gram/litreye çıkacağına işaret eden Doç. Dr. Gülle, şöyle dedi:'Göldeki suyun azalması bu şekilde devam ederse önümüzdeki 20 yıl içerisinde Burdur Gölü'nün tuzluluk değeri kesinlikle deniz suyunun tuzluluk değerine ulaşacaktır. Bununla birlikte göldeki bazı bitkisel organizmaların gelişimleri duracak, çiçekli bitkiler var göl suyu içerisinde, muhtemelen bunların tuza dayanımları da sona erecek ve gölün altındaki çiçekli su bitkileri kuruduktan sonra bunlarla beslenen çok sayıda ördek, dikkuyruk, sakar mekeler besin yetersizliğinden dolayı büyük ihtimalle başka bölgelere göçmek zorunda kalacaktır.''Damlama sulamaya geçilmeli'Göl kenarındaki Lisinia Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi sorumlusu veteriner hekim Öztürk Sarıca ise bu yılki yağış miktarı artmış olmasına rağmen göldeki çekilmenin sürdüğünü kaydetti. Bazı dönemlerde 1 metreyi bulan çekilmeler yaşandığına işaret eden Sarıca, 'Bu da su tüketiminin azaltılmış olmasına rağmen buharlaşmayla su kaybedildiğini gösteriyor. Artık kritik noktalara gelinmeden bir an evvel su tüketimi konusunda damlama sulama sistemlerine ve su tüketmeyen bitkilere geçilmesi gerektiğini gösteriyor. Kritik noktalara ulaştığımızda göl için özellikle 830 metrelere indiğimizde artık suyun çekildiği alanlarda kimyasal tozların ve kimyasal çamurların insan sağlığını tehdit eder boyuta geldiğini görmeye başlayacağız. O noktalara gelinmeden tedbir alınması gerekli' diye konuştu.Mesut Madan / Burdur / DHA
Bir tişört bile alırken kumaşına, kalitesine ve modeline bakarız. Ama çoğu zaman iç çamaşırına bu kadar bile özen göstermiyoruz. Oysaki tenimize en yakın giysiler olarak hangi iç çamaşırını giydiğimiz gerçekten önemlidir… Hem sağlık, hem de rahatlık açısından iç çamaşırı / camasirim.com seçimi doğru yapılması çok önemli. Özellikle yaz aylarında terleme ve bu nedenle hem sağlık hem de konfor açısından rahatsızlık hissetme riski çok yüksek. Peki, hangi iç çamaşırını almamız gerektiğini nasıl mı bileceğiz? İşte cevabı…• Sizi sıkan, rahatsız eden bir iç çamaşırı giyinmek oldukça kötü bir durumdur. Ne kadar güzel olursa olsun mutlaka içinde rahat davranabileceğiniz bir iç çamaşırı seçmelisiniz.• Eğer açık renk kıyafetler tercihinizse sürekli koyu renklerde iç çamaşırı almanız bir işe yaramaz çünkü giymeniz mümkün olmaz. Ya da transparan giyinmeyi tercih edenlerdenseniz dantelli bir iç çamaşırı tüm gizliliğinizi ortadan kaldıracaktır.• Kendi vücut ölçünüze uygun olan bir çamaşır seçmelisiniz. Örneğin küçük göğüslere sahipseniz büyük görünsün diye büyük ölçülerde bir sütyen almaya kalkmayın. Bu sizi gün boyu rahatsız eder.• Çoğu kadın g-string giyinmekten kaçar oysa artık her vücuda göre bulmak mümkün ve kullandıkça yararlarını görebilirsiniz.• İç çamaşırında kullanılan malzemeye dikkat etmeniz gerekir. İpeksi string bir külot pantolonların ya da ince eteklerin altında oldukça hoş durabilir.• Kendi ten renginize uygun iç çamaşırı seçmenizde yarar var özellikle de siyah ve beyaz pantolonların altına giyinmek için. Çünkü beyaz bir pantolonun altına yine beyaz bir iç çamaşırı giyinmek oldukça çirkin duracaktır. Bunun yerine ten rengini tercih etmelisiniz.• Çoğu kadın kimsenin görmeyeceğini bilseler dahi sütyen ve külotun takım olmasına dikkat ederler. Çünkü kendilerini böyle daha çekici hissederler. Nasıl bir kumaştan yapıldığına dikkat etmemiz gerek iç çamaşırı satın alırken, öncelikle kumaşına dikkat etmek gerekir. Bunun için tabii ki pamuklu kumaşlar önerilir. Özellikle hassas cilde sahip olan kişilerin buna mutlaka özen göstermeleri gerekir. Vakıf Gureba Hastanesi’nden Dermatoloji Klinik Şefi Doç. Dr. Nahide Onsun, bazı kadınlarda iç çamaşırının, lastik yerinin deriyle temas ettiği bölgede alerji meydana geldiğini vurguluyor. Hatta bu bölgelerde baskı nedeniyle kaşıntı veya kızarıklık da oluşabiliyor. Bu nedenle kişiler, neye alerjilerinin olduğunu ve hangi iç çamaşırların kendilerine uygun olduğunu önceden belirlemeli.İç çamaşırların vücudu rahat ettirecek nitelikte olmalarına dikkat etmek gerekir. Çamaşırların vücudu sıkması durumunda, o bölgedeki yağ dokusunda bazı kayıplara yol açabilir. Bunun yanında, baskı oluşan deri bölgelerinde temastan dolayı egzama gibi rahatsızlıklar meydana gelebilir. Eğer sütyen lastikleri sizi sıkıyorsa, almayın! Herkesin göğüs yapısı birbirinden farklıdır. Bu nedenle uygun sütyen seçerken, çok sıkı olmamasına ve lastiğin tene temas etmemesine dikkat etmek gerekir. Çünkü eğer lastik açıktaysa, lateks alerjileri meydana gelebilir. Fanilaya gelince, bunlar her şeyden önce kış aylarında vücudu soğuktan korur. Günümüzde gençler fanila giymekten pek hoşlanmaz. Fanilalar ayrıca dıştan giyilen giysilerin tene temasını engeller. Özellikle pamuk içeren kaliteli çamaşırlar kullanırsanız, bu, vücudunuzu bir zırh gibi kavrar ve dışarıdan giydiğiniz sentetik kıyafetlerin teninize temasını engeller. Özellikle hastalıklarda slipe dikkat! Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Murat Taşdemir, kadınların özellikle külot seçiminde hassas davranmaları gerektiğini vurguluyor ve sözlerine şöyle devam ediyor; “En sık görülen jinekolojik sorunlardan biri, vajinal enfeksiyonlar. Şiddetli kaşıntı, yanma hissi, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, cinsel ilişki sırasında ağrı, kötü kokulu akıntı gibi belirtiler, vajinal enfeksiyonlara işaret eder. Böyle sorunlarla karşı karşıya olan kadınların, doktor tedavisinin yanı sıra, çamaşır seçimine de dikkat etmeleri gerekiyor.” Doç. Dr. Nahide Onsun, vücudu fazla sıkmayan slip kullanılmasını öneriyor ve şu noktalara dikkat çekiyor; “Fazla sürtünmeden dolayı kadınların ter bölgelerinde tahriş egzamaları meydana gelebilir. Kullanılan iç çamaşırlar tamamen pamuk olmasa da, pamuk oranının yüksek olması gerekir. Ancak kişinin hiçbir şikayeti, herhangi bir maddeye reaksiyonu yoksa naylon iç çamaşırı da kullanabilir.” Ancak yaz aylarında özellikle naylon içeren iç çamaşırlardan uzak durmak önem taşıyor. Çünkü terleme nedeniyle oluşan mantar enfeksiyonları yaz aylarında daha sık görülüyor. Dr. Onsun, özellikle kalçaların arasına giren ve pantolonda izi belli olmasın diye tercih edilen slipleri fazla tercih etmemek gerektiğini belirtiyor. Bu slipler, eğer giyilen pantolon sentetikse veya sentetik karışımından oluşuyorsa ve kişinin sentetiğe karşı duyarlılığı varsa, ciltte yine bazı egzamaların ortaya çıkması kolaylaşıyor. Ancak Dr. Onsun, hiçbir şikayeti olmayan insanlarda buna bağlı rahatsızlık yaşanmayabildiğini de söylüyor ve sözlerine şunları ekliyor; “Bizim iç çamaşırlara bağlı en çok gördüğümüz rahatsızlık, sütyen ve külotların lastikleriyle ilgili ortaya çıkanlar.” Her renkli iç çamaşırı kullanmayın Renkli iç çamaşırı alırken, kumaşı renklendirmek için kullanılan boyalara dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bazı boyamalarda, içeriğinde kanserojen madde bulunan boyalar kullanabiliyor. Bu nedenle aldığınız iç çamaşırların doğal boyalarla renklendirilmiş olup olmadığını öğrenin. Günümüzde birçok ünlü firma, iç çamaşırların renklendirilmesinde kullandıkları boyaların kanserojen madde içerip içermediğini belirtiyor. Boya maddesi kadar, iç çamaşırların yıkanması da büyük bir özen gerektiriyor. Deterjanlara karşı alerjisi olan kişiler, az miktarda deterjanla bile rahatsızlık hissedebiliyorlar. Böyle durumlarda kullanacağınız deterjanın özelliğine ve yıkadıktan sonra çamaşırı iyi durulamaya dikkat özen gösterin.NASIL bir ürün kullanırsam vücut şeklimi daha düzgün gösterir? Çocuksu ve düz hatlılar: Gece elbisenizin içine büstiyer giyerek daha dolgun hatlı bir görünüme kavuşabilirsiniz. Bunun yanında,vücut hatlarınızı daha düzgün gösterecek korse çeşitleri de deneyebilirsiniz. Vücut yapınıza uygun bir korse seçtiğiniz halde, istediğiniz görünüme sahip olabilir, bedeninizi olduğunuzdan daha ince gösterebilirsiniz
Her canlı gibi hayvanlar da zaman zaman agresifleşebiliyorlar.. Eğer doğal yaşam alanlarına girip, onları rahatsız ederseniz yandınız! 'Ölü taklidi yapmak' ayılar üzerinde etkili olabilir ama akbaba gibi leş yiyen hayvanlara yakalanmayın.. İşte doğada, bir grup sinirli hayvana yakalanan insan ve komik fotoğrafları.
YÖK’ün bu bahar dönemi okulu tam zamanında bitiremeyen öğrencilere ders ve tekrarlanan yıl üzerinden getirdiği katlamalı üniversite harç uygulaması şubat ayı sonuna kadar durduruldu.YÖK’ün üniversitelere gönderdiği bir talimat yazısıyla, Bakanlar Kurulu’ndan yeni bir karar çıkana kadar üniversitelerin öğrencilerden harç almaması istendi.Dün YÖK’ten bir açıklama yapılarak konunun Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüşüldüğü, başbakanın sorunun çözülmesi için çalışma başlatılmasını istediği belirtilmişti.Ancak YÖK katlamalı harç sisteminin ancak mevzuat çerçevesinde kanun düzenlemesiyle kaldırılabileceğini duyurmuştu. Bugün edinilen bilgiye göre hükümetin kısa sürede yeni bir düzenlemeyle harç uygulamasını kaldırması bekleniyor.Bu bahar döneminde bir anda ortaya çıkan ‘ Katlamalı Harç Sistemi’ nin öğrenciler için ceza niteliği taşıyan maddeleri bulunmaktaydı.Çünkü üniversiteyi zamanında bitiremeyen öğrenciler sadece her fakülteye göre değişen katkı payı ödemekle kalmıyor, aynı zamanda veremedikleri her ders için de krediler üzerinden hesaplanmış yüzde 50 cezalı bir ücret ödeyecekleri anlamına geliyor.Kaynak: Diken