Chicago'da 344 metre(anten dahil 459 metre) yüksekliğindeki John Hancock Center binası dünyanın en yüksek binaları arasında yer alıyor. Binanın 94. katına yerleştirilen eğilen pencere bölümü ise büyük bir ilgi görüyor, nedeni ise bölümün kendini 30 derece aşağı eğebilen bir özellik taşıması.
Sevgililer Günü gibi Anneler Günü de markaların müşteriyle olan iletişimlerini güçlendirmek için önemli bir fırsatı teşkil ediyor. Ancak elbette Anneler Günü sadece markaların değil. Sosyal medyada yer alan hemen herkes bir şekilde annelerinin bu özel gününü farklı şekillerde kutlamayı tercih ediyor. Bu kutlamalardan biri sosyal medyayı aktif olarak kullanan üç kardeş Batuğ Oymak, Beril Oymak ve Bertu Oymak‘ın anneleri Berrin Oymak için Instagram‘da hazırladığı Anneler Günü hediyesi. Zira anneleri için Instagram’da “3cocukannesi” kullanıcı adıyla bir hesap oluşturan üç kardeş bu hediyeyle aynı zamanda harika bir aile albümü oluşturmuş durumda. Hazırlanan Instagram hesabında Berrin Oymak’ın ilk çocuğunun doğumundan bugüne kadar ailesiyle birlikte geçirdiği mutlu anlar, zaman tüneli formatında karşınıza çıkıyor. Hesabı incelerken cihazınızı dik konumda tutarsanız albümden pek bir şey anlamıyorsunuz. Ancak cihazınızı yatay konuma getirip baktığınızda “Dünyanın en özel annesi…” mesajıyla Berrin Oymak’ın 1986 yılında başlayan annelik macerasına fotoğraf ve videolar eşliğinde tanık olabiliyorsunuz. Instagram’ın bu şekilde kullanımı ilk kez Toronto Silent Film Festivali‘nin tanıtımı için gerçekleştirilmişti. Charlie Chaplin filmlerinin 100. yılını kutlamak için geliştirilen kampanya dahilinde usta yönetmenin filmografisi “tsff2014” hesabında bir zaman tüneli formatıyla kullanıcılara sunulmuştu. Bu yaratıcı kullanım örneğini bir Anneler Günü hediyesi olarak Türkiye’de de görmüş olduk. Umarız kullanıcıların sevdikleri için hazırladığı dijital hediyelerin sayısı böyle yaratıcı örneklerle daha da artar.
Kate ve David'in inanılmaz hikayesi. Anne Kate, yeni doğan oğlunun öldüğü söylendikten sonra, sevgisi ve vücut ısısıyla çocuğunun tekrar nasıl hayata tutunduğunu görüyoruz.
Bu harika videoda, seslerini duymadığımız ve biz hayvanlar gibi hareket edemedikleri için dengimiz görmediğimiz bitkilerin vücutlarında dolaşan mikrovolt düzeyindeki elektrik akımının yükseltilmesi ve ses dalgalarına dönüştülmesi sonucu çıkan sesleri dinleyeceğiz. Elbette belki bu sesleri konuşmak veya 'şarkı söylemek' için çıkarmıyorlar. Ancak yeşil dostlarımızın da bedenlerinde bizlerinki gibi elektrik akımlarının dolandığını hissetmek insanı şaşırtıyor.
İnsan saçının köklerinden kolayca kopmasının yanında aslında çok kuvvetli oldukları bilinir. Bu anlamda sanatçı Tadas Maskimovas insan saçını kullanarak keman çalmayı başardı. Hem de gerçekten etkileyici bir sonuç aldı. İşte insan saçıyla keman çalmak;
Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da düzenlenen 59. Eurovision Şarkı Yarışması'nda “sakallı leydi” olarak da bilinen Avusturyalı şarkıcı Conchita Wurst birinci oldu. Bu yıl 37 ülkenin katıldığı 59. Eurovision Şarkı Yarışması'nı Avusturya temsilcisi Conchita Wurst kazandı. Avusturya, yarışmayı en son 1966’da kazanmıştı. Conchita Wurst, 'Rise Like A Phoenix' adlı şarkısıyla 290 puan alırken, Hollandalı ikili The Common Linnets 'Calm After The Storm' isimli şarkılarıyla 238 puan aldı. İsveç temsilcisi Sonne Nielsen ise 'Undo' adlı şarkısıyla 218 puanla üçüncü sırada yer aldı. 25 yaşındaki Wurst, “Hayallerim gerçek oldu. Toplumumuzda geriye gitmek ya da bakmaktansa, geleceğe yürümek isteyen insanların olduğunu gördüm” dedi. Gerçek adı Tom Neuwirth olan Wurst’un kadın kılığına girerek şarkı söylemesi pek çok ülkede tartışma konusu olmuştu. Belarus, Ermenistan ve Rusya gibi ülkelerde Wurst’un şarkı söylediği kısımların televizyonda yayımlanmaması için kampanyalar başlatılmıştı. Yarışma, 45 ülkede 180 milyon kişiye ulaştı. Ancak Türkiye puanlama sistemine itiraz ettiği için yarışmaya katılmadı. Kaynak: Reuters ve AA
Fransız yemek programında gösterilen bir kayıt esnasında, açık cam çapıya çarpan kedinin görüntüsü şaşırtıyor ve istemsizce güldürüyor.Bari sesi kıssaydınız!
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun Danıştay’ın 146′ncı kuruluş yıldönümü törenindeki konuşması Başbakan Erdoğan’ı bir kez daha ‘hiddetlendirdi’. Kürsüdeki Feyzioğlu’nun sözünü kesen, ayağa kalkarak bağırmayı sürdüren Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de sakinleştiremedi.İlk kez değil Feyzioğlu’yla tartışmasının ardından yanındakilerle birlikte salonu terk eden Başbakan Erdoğan’ın öfkesi kameralara ilk kez yansımıyor. Erdoğan’ın ‘öfke’yi de propaganda amacı olarak bilinçli kullandığını savunanlar olsa da, Başbakan genellikle hazırlıksız yakalandığı durumlarda kontrolü ‘kaybediyor’.
Quora'da bir başlık altında insanlar her gün yaptığımız ama yanlış yaptığımız şeyleri tartışmış. Ben de bunların en iyilerini toparladım sizin için. Not: Videoların çoğu ingilizce ama hiç ingilizce bilmeseniz de videoları izleyerek olayı kapabilirsiniz.
Dünya üzerinden yaşanan felaketlerin, savaşların, susuzluğun ya da salgın hastalıkların kulağa hiç ”seksi” gelmediğinin farkındayız; fakat biraz daha ilgi çekici hale getirildiğinde konuyla ilgili farkındalığınızın artacağına eminiz.Birazdan izleyeceğiniz videoda, görmezden geldiğimiz, konuşmaktan kaçındığımız ancak üzerine en çok düşünmemiz gereken dünya gerçekleriyle beklenmedik bir anda yüzleşmenin nasıl bir duygu olduğunu hissedeceksiniz.”Save the Children USA*” isimli sivil toplum örgütü, bir video çekimi yapmak istediğini belirterek bir kaç modelden en seksi ve çekici ses tonlarıyla karşılarındaki kameraya konuşmalarını istedi. Karşılarındaki kartlarda yazanları en çekici sesleriyle okuyan modeler, konu kadınlar ve çocuklarla ilgili dünya gerçeklerine geldiğinde oldukça zor anlar yaşadılar. İşte modellerin gerçeklerle yüz yüze geldikleri o an;
Yüzlerce kişiyle paylaşmana gerek olmayan, çünkü zaten paylaşman gerekenle paylaştığın anlarda orada ol. Kafanı kaldır ve etrafına bak. Etrafındakileri gör...