onedio
Vimeo'nun Engellenme Nedeni: Müstehcenlik
Popüler video servislerinden Vimeo‘ya erişim mahkeme kararıyla engellendi. Kısa süre önce Twitter’da konuşulmaya başlayan engellenme kararı dün gece saatlerinde uygulama geçirilmiş. Önce TTNET kullanıcılarının karşılaştığı uygulamaya konan engellenme kararı dün alınmış gibi görünüyor. İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nın 08.01.2014 tarihli 2014/23 D. İş ve / sayılı kararı ile engellenen video servisinin hangi video sebebiyle engellendiği ise henüz bilinmiyor. Webrazzi
1938 Yılının Şaşırtıcı Derecede Fütüristik Konsept Otomobilleri
Otomobil üreticilerininumut dolu hayalleri genelde tahmin edilenden daha düşük ilgi ya da beklenmedik kötü sürprizler nedeniyle trajik bir şekilde sonuçlanır… Dymaxion markası için de benzer bir son yaşandı ve Phantom Corsair hiçbir zaman seri üretime geçerek hayat bulamadı… Heinz Ketçaplarının varisi Rust Heinz tarafından dizayn edilen Phantom Corsair prototipi 1938 yılında yapıldı. Fütüristik bir kaportaya sahip olan araç, dönemi için oldukça devrim yaratıcı bir dizayna sahipti. Corsair’in gövdesi döneminin otomobillerine oranla oldukça genişti ve şasesi 1938 yılına göre üst seviyede gelişmişti. Kapı tutacakları ya da çamurlukları yoktu. Kapılar, göğüste ve kapı dışlarında yer alan düğme komutları ile açılıp kapanıyordu. Boyası kaygan ve pürüzsüz ve inanılmaz derecede moderndi. Prototipin imalatı yaklaşık olarak 30 bin Amerikan dolarına mal olmuştu. Rust Heinz’ın varlıklı ailesi bu ücreti karşılamaktan yana olmayınca, Rust yine zengin bir akrabasından borç alarak işe girişti. Planlanan, arabaları prototip maliyetinin yarısına mâl ederek satışa sunmaktı ancak ne yazık ki Rust Heinz geçirdiği bir trafik kazasında –henüz 25 yaşındayken- hayatını kaybedince prototipin seri üretimi söz konusu olamadı… Phantom Corsair’in dizaynı pek çok otomobil stilistine ilham verdi… Heinz’ın prototipinde yer alan birçok radikal özellik zamanla başka araçlarda vücut buldu. Otomotiv tarihinin bu inanılmaz parçası, halen Nevada’da yer alan Otomobil Müzesi’nde sergilenmektedir.
Türkiye'de Acilen Kapatılması Gereken 10 Site!
Bant Mag ekibi dün Vimeo’nun kapatılmasının ardından Türkiye sınırlarında acilen yasaklanması gereken diğer 10 web sitesini sıraladı. İşte o liste:  1- Retronaut - Yerlisi yapıldı, gereği kalmadı, kapat! 2- Wikipedia – Zaten okullarda da bu site kaynak olarak kabul edilmiyor, kapat! 3- Pitchforkmedia - Burdan haber çalıp, çırpmayan kalmadı, kapat! 4- Amazon – Yeni euro ve dolar kurlarımızdan sonra yurtdışından alışverişin gereği kalmamıştır, kapat! 5- WeTransfer - Kim bilir neler neler transfer ediyorlar yurtdışından yurtiçine, kapat! 6- YouTube - Zaten kapatmıştınız, yine kapatın! 7- IMDB - Türk filmlerine kasten düşük puan veren bu yanlı bir site. kapat! 8- BBC.CO.UK - Dış mihraklar taraflı haberleriyle yurdum insanının aklını çeliyor, kapat! 9- Twitter – Ooohhh, aklına esen istediğini yazacak efendim öyle mi?? Kapat kapat! 10- Facebook - Arkadaşlık teklifiymiş, fotoğrafını beğenmekmiş, dürtmekmiş… kapat! Bantmag
'Game Of Thrones'un Başlama Tarihi Belli Oldu
Dünyanın dört bir yanında milyonlarca hayranı olan 'Game of Thrones' dizisinin yeni sezon tarihi belli oldu. Yazar George R. R. Martin’in aynı adlı roman serisinden uyarlanan ve bir televizyon klasiği olarak kabul edilen dizinin merakla beklenen 4. sezonunun 6 Nisan’da başlayacağı açıklandı. Dizide üç sezon boyunca rol alan Peter Dinklage, Lena Headey, Emilia Clarke ve Kit Harington yeni sezonda da rol alacak. Hürriyet
Reklam
İnternet Yasakları ve Streisand Etkisi
İnternet ortamında bir şeyi yasaklamaya çalışmanın bazen yan etkileri de olabiliyor. Bu yan etkilerden birisi de, adını ünlü aktris Barbara Streisand’dan alan etkiden başka bir şey değil. Fotoğrafçı Kenneth Adelman, kıyılardaki yalı erozyonuna dikkat çekmek için Kaliforniya kıyılarından yaklaşık 12 bin hava resmi çekmiştir. Bu resimlerden bir kısmı Pictopia.com isimli sitede yayınlanmıştır. Ünlü sinema aktrisi Barbara Streisand’ın evinin havadan görüntüsü de bu resimler arasındadır. Streisand, kamuya açık yayınlanan bu resimlerin arasında, kendi özel mülkiyeti olan evinin havadan çekilmiş görüntülerine karşı dava açarak, bu görüntülerin kaldırılmasıyla birlikte 50 milyon dolar da tazminat istemiştir. Streisand, dava dilekçesinde mahremiyetinin ihlal edildiğini öne sürmüştür. Bu davanın açılması, medyanın oldukça ilgisini çekince her tarafta davanın ayrıntılı haberleri yayınlanmaya başlandı. Haberin yoğun bir şekilde yapılması, okuyucuların ve internet kullanıcılarının yoğun ilgisini çekti ve sonuçta dava konusu resimler bir ayda 420.000 kişi tarafından ziyaret edildi. Tabi iş sadece bununla kalmadı, mahkeme Streisand’ı davasında ayrıca haksız buldu. İnternet tarihine “Streisand Effect” olarak geçen bu olay gösterdi ki, yasaklanmaya veya sansürlenmeye çalışılan her şey, aslında bir çığ gibi büyüyüp sakınılanın aksine çok daha büyük bir kitleye ulaşabiliyor.Dünyada, Streisand’dan başka bir çok ünlü kişi ve şirket, saklamaya çalıştığı şeyin daha fazla yayılmasına engel olamadı. 2006’da Brezilyalı ünlü manken, plajda erkek arkadaşıyla sevişmesini gösteren videonun kaldırılması için Youtube’un Brezilya’da erişime kapatılmasını sağlamıştı. Bu görüntüler, Youtube’da belki de sadece binden daha az kişi tarafından izlenmişken, erişim engelleme haberlerinin tüm dünyaya ajanslar tarafından duyurulmasıyla neredeyse bütün dünya tarafından izlendi. Twitter’daki sadece 20 abonesine, apartman yöneticisi firma hakkında şikayette bulunan kişiye karşı firma tarafından tazminat davası açıldı. Fakat işler beklenildiği gibi yürümedi ve davacı firma kendi hizmet kusurunun milyonlarca kişiye yayılmasını ve dolayısıyla prestij kaybını engelleyemedi. İran’da hükümet muhalif internet sitelerini sansürledi. Hatta, daha da ileri giderek sosyal ağ sitelerine erişim engeli koydu. Fakat, muhalifler ve destekçilerinin bile bilmediği bir çok sosyal ağ sitesi bir anda kulaktan kulağa yayılarak popüler oldu ve muhaliflerin seçim kampanyası sırasında en çok kullandığı haberleşme araçlarının başında geldi. Bu etkinin benzer örnekleri Türkiye’de de yaşandı. Örneğin, ünlü bir dizi oyuncusunun fazlasıyla özel görüntülerinin yayılmasından dolayı eski sevgilisine açmış olduğu davanın hemen sonrasında, bu görüntülerin dolaşmadığı bilgisayar kalmamıştı. Ekşi Sözlük, zaten popüler olmasına, binlerce yazarı ve milyonlarca okuyucusu olmasına rağmen, hakkında açılan davalarla birkaç kez erişime kapatıldı, ancak her erişim engelinden sonra çok daha fazla güçlenerek, okuyucu ve trafik artırarak yoluna devam etti. Sözlüğü kapatma girişiminde bulunan kişi / kişiler ise ne yazık ki saklamak istediklerini daha fazla kişiye ulaştırmış olmanın şaşkınlığını yaşadılar. Youtube, Türkiye’de Mart 2009’dan 2008′den beri engelli durumda. Ancak, Youtube’un bu engelden etkilendiğini söylemek mümkün değil. Zira, Youtube ile ilgili haberler geçtikçe ve bir çok siyasinin ses bantlarının burada yer aldığı konusunda fısıltılar arttıkça, popülaritesi her geçen gün katlanarak arttı. Nitekim, engelli Youtube’a ulaşmayı sağlayan 6-7 site dahi, Türkiye’de en çok ziyaret edilen 100 site arasında başlarda yer alıyor. Yine, TİB’in zynga.com isimli oyun sitesi hakkında uygulamış olduğu erişim engelleme kararı, ne yazık ki bu firmanın oyunlarının, özellikle de Farmville oyununun Türk kullanıcı sayısını iki katı artırmaktan başka bir işe yaramadı. Türk Telekom da Streisand etkisinden hayli etkilenmiş durumda. Türk Telekom’un birkaç siteyi mahkeme kararıyla engelletmesi yüzünden, küçük bir grup tarafından başlatılan “Telekom’a kafam girsin” kampanyası artık internet kullanıcıları arasında oldukça meşhur olmuş durumda.. Üstelik bu davayla dalga geçenlerin sayısı hiç de az değil. Bazı siyasileri hicveden karikatürlerin, yayınlandığı mizah dergilerinden çok, açılan davalardan dolayı e-posta zincirleri ve Facebook ile çok fazla bir kitleye ulaşmış olması Türkiye’de bilinen bir başka örnek oldu. Hakaret olsun, iftira olsun veya kişilik haklarına ağır saldırı durumlarında olsun, mutlaka yasal yollardan hak aramak gerekir. Ancak, hak ararken daha da haksız, belki de komik duruma düşmemek gerekir. Buluttan nem kaparak, basit şeylere bile tahammül edememek gibi zaafları olanların hakkını aramadan önce küçük bir durum analizi yapmasında fayda var. Hukuk nezdinde haksız bulunmanın yanı sıra daha da mağdur olunmaması için Streisand Etkisi’nin gözden geçirilmesi gerekli olabilir. Belki biraz hoşgörü ve bir şeylere de tahammül etmek gerekli olabilir. “Streisand effect” konusunda kaynak: http://en.wikipedia.org/wiki/Streisand_effect
Reklam
Çok Satan Kitapların Sırrı Ortaya Çıktı
ABD'de bir üniversitede bilgisayar uzmanları, 'istatistiksel stilometri' yöntemiyle 'en çok okunanlar'ın sırrını ortaya çıkardı 'Bestseller' kitapların sırrının, klişelerden uzak durmak ve aşırı fiil kullanmamak olduğu ortaya çıktı. 'Association of Computational Linguistics' dergisinde yayımlanan araştırma, bu konudaki yapılan ilk bilimsel çalışma. ABD'nin New York kentindeki Stony Brook Üniversitesi bilgisayar uzmanları, popüler bir kitabın özelliklerini ortaya koyabilmek amacıyla 'istatistiksel stilometri' adını verdikleri bir algoritma geliştirdi. Araştırmacılar, geliştirdikleri algoritmayı bilim kurgudan şiire birçok alanda uyguladı. Bir kitabın ticari başarı elde edip edemeyeceğini yüzde 84 doğruluk oranıyla öngörebilen teknik, sözcüklerin ve dilbilgisinin kullanımını matematiksel olarak irdelemeye dayanıyor. İnternet kütüphanesi olarak da bilinen 'Project Gutenberg' arşivinden klasikleşmiş eserleri yükleyerek inceleyen bilim adamları, basılan bir kitabın çok satmasında ilginçlik, orijinallik, yazım tarzı ve öykünün ilerleyişi gibi bir dizi unsurun yanı sıra şans faktörünün de etkili olduğuna işaret etti. Bol bağlaç ve sıfat, az fiil ve zarf Çok satan kitaplarda 've', 'ancak', 'fakat' gibi bağlaçların sıkça kullanıldığını belirten araştırmacılar, ticari başarı yakalayan eserlerin aynı zamanda sıfatlar ve isimler açısından da zengin olduğunu belirledi. Raflarda kalan kitaplarda ise aşırı derecede fiil ve zarf kullanıldığı ortaya çıkarıldı. Okur tarafından ilgi gören kitaplarda düşünce süreci betimlenirken rağbet görmeyen kitaplar, çok fazla duygusallık barındırıyor.T24
Pornoda da Lider Playstation 4!
Yeni nesil konsol savaşlarında açılmayan bir porno cephesi kalmıştı, sonunda o da açıldı!İnternet üzerinden porno kiralama servisi olan SugarDVD'nin açıkladığı sayılara göre, PS4 kullanan SugarDVD üye sayısı, Xbox One kullanan üyelerin üç katı civarında. Bu bilgi Aralık ayına ait. Bu döneme kadar satılan 3.4 milyon PS4'e karşılık sadece 2.4 milyon Xbox One kullanıma girmiş durumda. Ancak bu durum, verilen 1/3 oranını haklı çıkarmaya yetmiyor.CEO Jax Smith'in Buzzfeed'e söylediğine göre, Xbox One'ın birincil porno izleme aracı olması aslında daha muhtemel: ' Basitçe söylenirse, Xbox One, geleceğin pornosuna açılan bir kapı. PS4 güzel gözüküyor ama Xbox One daha kesintisiz ve daha interaktif bir tecrübe sunuyor. 'Kinect'i göz önüne alırsak, bu açıklama mantıklı. Ancak şurası da bir gerçek: En azından şu an için, PS4 kullanıcılarının pornoya olan ilgisi, Xbox One kullanıcılarından çok daha fazla...
Reklam
11 Fotoğrafla Aynı Pozu Veren Sevimli Çocuk ve Dadısının Maceraları
Kanadalı fotoğrafçı Alex Neary ve bakıcılığını yaptığı sevimli Henry'nin fotoğraf serisi görenleri şaşırtıyor. Fotoğrafçı, direktör ya da model olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Henry'nin ileride hangisini daha çok seveceğini zaman gösterecek. Fotoğrafların hikayesine gelirsek; Dadısı bir gün kendi cep telefonuyla Henry'nin fotoğraflarını çekmiş. Sonrasında Henry de dadısından aynı pozları vermesini istemiş ve bu fotoğraf serisi başlamış. Fotoğraf serisinin ismi ise Henry'nin konsepti...Not: Aslında 22 fotoğraf var:)
Düşündüğünüzden Çok Daha Güzelsiniz!
Nedendir bilinmez kendimizi olduğumuzdan daha çirkin hissederiz. Aslında başkalarının gözünden durum bambaşkadır. Bunu kanıtlamak amacıyla çok ilginç bir çalışma yapılmış. İzliyoruz...
Reklam
Engelli Mankenler ile Güzellik Algımıza Gönderme
İsveçli Pro Infirms engelli insanlar için kurulmuş bir yardım vakfı. Vakıf insanların aklındaki güzellik anlayışını tersine çevirmek  ve engelli insanların da farkındalığına dikkat çekmek için bir reklam kampanyası oluşturmuş. Kampanyanın sloganı “ Kim Mükemmel Ki? Yaklaş.” olarak belirlenmiş ve engelli birçok kişinin mankeni yapılmış. Sonra bu mankenler Zürih’teki bir alışveriş sokağındaki ünlü mağazaların vitrinlerine koyulmuş. Gerçekten dikkat çekici ve başarılı bir çalışma. Bu sayede engelli insanlarında aramızda olduğu ve duyarsız kalmamamız gerektiğini tekrar bizlere hatırlatmıştır. Özellikle projenin yapılış aşamalarını anlatan videoyu mutlaka izleyin.
Reklam
İyi ki Doğdun Simone de Beauvoir!
Fransız yazar filozof Simone de Beauvoir'un 106. doğum günü bugün özel bir Doodle ile kutlanıyor. SIMONE DE BEAUVOIR KİMDİR? Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908 ile 14 Nisan 1986 yılları arasında yaşamış ünlü bir yazardır. Simone de Beauvoir'un en önemli eseri ise 1949 yılında yazdığı İkinci Cins eseri ile tanınmıştır.Bu baskıda kadınların gördüğü baskıların bilimsel incelenmesini yaptığı ve modern feminizmin temellerini ayrıca “Kadın doğulmaz kadın olunur' prensibini anlatmaya çalışmıştır. Simone de Beauvoir'un hayatı Simone de Beauvoir 9 Ocak 1908’de Paris’te Georges Bertrand ve Françoise (Brasseur) de Beauvoir çiftinin kızı olarak dünyaya gelmiştir. Geleneksel bir ailenin büyük kızıdır. Otobiyografisinin ilk bölümünde (Bir Genç Kızın Anıları) dinine ve ülkesine bağlı ataerkil bir ailenin sorumluluklarla donatılmış kızı olarak yaşadığı dönemden bahseder. Kişiliğinin koyu katolik annesinin ve bilinemezci babasının karşıtı olarak şekillendiği söylenebilir. Çocukluk ve ergenlik çağını etkileyen iki ilişkisinden biri kardeşi Helen diğeri arkadaşı Zaza ile olan ilişkisidir. Helen’in küçüklüğünden itibaren ona sürekli bir şeyler öğretmeye onu yetiştirmeye çalışmış ilişkisinde öğretici bir kaygı içinde olmuştur. Zaza ise trajik yaşamı ve ölümü ile Simone’nun karşılaştığı ilk sorunu oluşturuyordu. Matematik ve felsefede Baccalauréat sınavını geçtikten sonra Katolik Enstitüsü’nde matematik öğrenimi ve Saınte Marie Enstitüsünde yabancı dillerde yazın eğitimi gördü. Daha sonra Sobone’da felsefe eğitimi aldı. 1929’da seçkin Ecole Normale Superieure’ye kayıt olan ve Sabone’da kurs almakta olan Jean-Paul Sartre ile tanışır. Beavuvoir’un Ecole Normele’de eğitim gördüğü yanlış ve yaygın olan bir bilgidir. Ancak bu okuldaki Sartre ve felsefe gurubundaki diğer insanlar tarafından iyi tanınmaktadır. 1929’da felsefede Agregation başaran en genç öğrenci olur. Sartre o yıl birinci olur, Simone ise ikinci. Ancak herkes bilir ki de Beauvoir felsefede en iyi idi. Sartre’a birincilik erkek olduğu için verilmişti. Sorbonne’da iken hayatı boyunca bilinecek lakabı Castor(Cesur) edinecektir. 1943 yılında Simone Konuk Kız (L'Invitée) adlı Rouen okulundaki öğrencilerinden Olga Kosakiewicz ile olan kronik lezbiyen ilişkisinin öyküsünü yayınladı. Bu öykü aynı zamanda de Beauvoir ile Sartre arasındaki karmaşık ilişkiyi ve ilişkinin bu üçlü ilişkiden nasıl zarar gördüğünü anlatır Ve II. Dünya Savaşı'ndan sonra De Beauvoir Sartre’ın Maurice Merleau-Ponty ve diğer arkadaşları ile kurduğu Modern Zamanlar (Les Temps Modernes ) adlı politik gazetede çalışmaya başladı. De Beauvoir bu gazetede kendini geliştirdi ve ölümüne kadar editör olarak çalışmaya devam etti. Haber Türk
Selfie Çılgınlığının Dibine Vuran 13 Hayvan
Son zamanların en büyük çılgınlığına hayvanlar da katıldı. Birbirinden sevimli hayvanlar verdikleri pozlarla gülümsetiyor. Kim Kardashian'ın selfie pozlarından sıkıldıysanız bu galeri size ilaç gibi gelecek :)
"Farklı" Olduğunu Nasıl Anlarsın?
Farklılık her zaman ilgi çekmiş bir olgudur. Ama tabiki etkisi kadar yan etkisi de fazladır. Ne kadar farklı olduğunu merak mı ediyorsun ? O zaman aşağıdaki maddeleri oku ve farklılığını kendin belirle :)
Reklam