onedio
'Sansür Yok, Sayfa Engelleme Var'
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan Habertürk'te yeni internet düzenlemesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Elvan'ın konuşmasından satırbaşları: Mahkeme kararı alsanız bile o yayın halen devam edebilir. Bunu engelleyemiyorsunuz. Çalışmayan bir sistem var. bu sistemin bir anlamda rehabilite edilmesi gerekiyordu. Bu çalışmalar yeni başlatılmadı. Hatta bunu işte Gezi olaylarına, son olaylarla falan ilişkilendirmeye çalıştılar. Kesinlikle alakası yok. Aşağı yukarı bir yıl öncesinden başlamış çalışmalar. HERHANGİ BİR SANSÜR SÖZ KONUSU DEĞİL Herhangi bir sansür söz konusu değil. Bilakis kişinin haklarını koruyan bir düzenleme. Yeni uygulama neyi getiriyor? Bir kişisel haklar, hakların korunması ikincisi ise özel hayatın gizliliği. 4 SAAT İÇİNDE OLACAK Sizin kişi haklarınıza hakaret eden, hakkınızı çiğneyen, herhangi bir yazı, video söz konusu olduğunuz zaman, elbette yine içerik sağlayıcısına başvuruyorsunuz. Ama aynı anda iki gün beklemeden mahkemeye başvuruyorsunuz. Mahkeme hiçbir duruşma yapmadan 24 saat içerisinde kararı vermek zorunda. Diyelim ki mahkeme bu yayın içerik çıkarılmalıdır ve engellenmelidir diye karar verdi. ve bu mahkeme kararı, yasayla kuracağımız, erişim sağlayıcıları birliğine gidecek, tüm erişim sağlayıcıları üye olacak ve bu karar 4 saat içerisinde tüm erişim sağlayıcılarına bildirilecek ve uygulamaya geçilecek. Kişilik haklarına yönelik bir hafta beklemek yerine, mahkeme kararıyla siz 28 saat içerisinde o yayını engelliyorsunuz. İNTERNET SİTESİ KAPATILMAYACAK, SAYFAYA ERİŞİM ENGELLENECEK İnternet sitesini kapatmak gibi bir şey söz konusu değil. şu an mevcut sistem devam etseydi, internet sitenin kapatılması gerekiyordu. Sadece o sayfaya yönelik erişimi durdurma imkanı getiriyoruz. İllegal yöntemlerle çekim yapılmış olabilir ve sunulmuş olabilir. Bizati sizi ilgilendiren bir husus ise, bu kez şunu yapıyorsunuz. Doğrudan iletişim başkanlığına başvuruyorsunuz, TİB’e. TİB erişim sağlayıcıları birliğine diyor ki, evet bu özel hayatın gizliliğine ilişkin bir hadisedir, yayını engelleyin. Dört saat içinde engelliyor. Ancak mahkeme kararı 48 saat içerisinde verilmek zorunda. Yine mahkeme kararına bağlanıyor. Mahkeme kararı verildikten sonra, erişimin engellenmesine devam dendiği zaman devam edilecek. Tüm olaylarda mahkeme kararıyla ilişkilendirme söz konusu değil. Sansür söz konusu değil. Sadece video kayıtları mı? Ses kayıtlarını da içeriyor mu? Görüntü müdür ses kaydı mıdır böyle bir şey söz konusu değil. ama ilaveyle söz konusu olabilir. Sansür uygulanıyor ifadede bulunanlara söylüyorum bunu. Mevcut düzenlemede kalsaydık, mahkeme geçmişte bu yaşandı. YouTube kapatılsın dendi. Bu yaşandı. Şu an sadece URL dediğimiz, ilgili içeriğin bulunduğu sayfaya engelleme oluyor. Geçmişte engelleme yoktu, içeriğin çıkarılması vardı. Bunu da kontrol edemiyordunuz. Bu yasayla yargının bypass edildiği söylentileri var. Başbakanın emriyle erişim engellenecek deniyor. Bu AB sürecindeki Türkiye için AB’de bu uygulamalar var mı? Kesinlikle bu doğru değil. Kişilik haklarının ihlaliyle ilgili süreci anlattım. Süreleri kısaltıyoruz. Özel hayatın gizliliğine yönelik ise, bu aciliyet gerektiren bir husus. Sayın Baykal ile ilgili bir kaset yaşadık. Böyle bir durumda dört saat içinde engelleniyor. Geçici olarak yapılıyor bu, mahkeme de 48 saat içinde bu kararı veriyor. VERİLERİN HİÇBİRİ DEVLETTE SAKLANMAYACAK Gelelim AB’ye. Şunu da ifade edeyim. Verilerin saklanması hususu. En önemli konulardan biri şu. Bizimle ilgili tüm veriler… Verilerin saklanmasıyla ilgili eleştiri var. Devlet herkes hakkında her türlü veriye sahip olacak. Fişleme anlamına gelebilir yorumları var. Bu verilerin hiçbirisi devlette saklanmayacak hiçbirisi. Bunlar erişim ve içerik sağlayıcılarda bulunacak. Ne bulunacak? Bir IP numarası. Ne kadar bir süre konuşmuş olduğu, hangi tarihteolduğu. Bunlar olacak. İçerikle ilgili, konuşma olabilir, girmiş olduğunuz sitenin detayları olabilir. Bunlarla ilgili bir şey olmayacak. 6 ay ile 2 yıla kadar saklama zorunluluğu getiriyor. Biz tamamiyle burada AB’de ön görülen direktifi aldık. AB müktesebatı olarak iki husus var. Birincisi kişisel hakların ihlali. İkinci alanda zararlı içerik bölümü. Katalog suçlar dediğimiz. Müstehcenlik, fuhuş çocukların cinsel istismarı bu gibi konular. AB’deki uygulamalarla bizim uygulamalarımızı karşılaştırdığımızda AB uygulamalarının çok daha sert olduğunu görüyoruz. Birkaç örnek vereceğim. Şimdi örneğin Twitter veya Facebook’ta iftira suçuyla karşı karşıya kaldınız. Ne yapacaksınız Türkiye’de. Sayın başbakana hakaret ediliyor, bakanlarımıza, ailelerimize hakaretler yapılıyor. Benim ailemin çoluğumun çocuğumun telefon numaraları, küfürler. Hiçbir şey yapamıyorsunuz şu anda. Almanya’da iftira suçları hapis cezalarına tabi.. üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılıyor. Türkiye’ye böyle bir sistem getirebilir mi? Çalışmamız gerekiyor. Yer içerik sağlayıcılarıyla bir araya gelip konuşulabilir. İtalya örneğin. Hakaret suçu. Twitter’dan bir hakaret aldınız. Hapisle cezalandırıyor. Şimdi bizi AB eleştiriyor. AB kendi ülkelerindeki uygulamalara baksınlar lütfen. Bu yasal düzenleme özgürlüklerin önünde bir engel teşkil edecek yorumları? İngiltere’de altı aya kadar hapisle karşı karşıyasınız. Fransa’da hapisc ezası verilmiyor. 12 bin Euro’ya kadar para cezası. Finlandiya’da kraliyet ailesine yönelik hakaret söz konusu olduğunda, bir yıla kadar hapis cezası verilmesi söz konusu. ABD’de hakaret suçları 17 eyalette hapis cezası öngörülüyor. TİB’e verilen yetkiler. Nerede başlıyor, nerede bitiyor anlattınız ama yetkiler yerinde mi, fazla mı, eksik mi? Burada aslında TİB’e verlien herhangi bir yetki yok. Tek bir husus var. O da özel hayatın gizliliğine yönelik herhangi bir video yayını. Çıktığı anda erişim sağlayıcıları birliğine bunu engelleyin şeklinde bir talebi olacak ve bu engellenecek. Mahkeme kararı gelinceye kadar. Bunun dışında TİB’in herhangi bir yetkisi söz konusu değil. Mahkeme kararının uygulanmasını da erişim sağlayıcıları birliği yapacak. Tüm erişim sağlayıcıları bu birliğe üye olmak zorunda. Diğer önemli bir husus siber güvenlikle alakalı. Biz bu tasarıda siber güvenlikle ilgili maddeler koyduk. Siber güvenlik kurulunu yasalaştırıyoruz. Bununla ilgili eğitim faaliyetleri bu yönde çalışmalar olacak. Bu yönde de tabi oldukça deneyimli bir ekip oluşturulacak. Dinleme ve özel hayatın gizliliğini konuştuk. Sokaktaki insanın ben nerede izleniyorumç Vatandaş da izlendiğini gözlendiğini düşünüyor. Bu korkuyu, bakanlığınız nasıl kurtaracak? Siz de bu kaygıları yaşadığınız çok açık. Siz kendiniz için özel bir formülünüz var mı? Şunu ifade edeyim. Özel hayatın gizliliğine yönelik TCK’da da 4 yıl hapis cezaları da var. ama teknoloji o kadar gelişti ki, bizler de dinleniyoruzdur bilemiyorum. Birileri dinleyebilir, elbette bunu engellememiz, engellenmesi gerekiyor. Ama özellikle Türkiye’de bu kadar yaygın konuşulması da, temel nedenlerinden birisi yasal hakların daha da güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabi yasal yollarla yapılan dinlemeler için bir şey söylememiz söz konusu değil. illegal yollarla yapılan düzenlemeler dinlemelere yönelik de çok sert katı tedbirlerimizin olması gerektiğini düşünüyorum. Yasanın gündeme gelmesiyle birlikte, siyasi baskının artacağı, müdahaleci bir Türkiye imajının ortaya çıkacağı belirtiliyor? Kesinlikle katılmıyorum. Hangi alanda siyasi baskı yapılacak? Söyler misiniz bana lütfen? Her şeyi mahkeme kararına bağlamışız. Samimiyetimle şunu ifade ediyorum. bu arkadaşlarımızın bir çoğu gerçekten bu düzenlemeyle nelerin getirildiğine vakıf değiller. Plan ve bütçe komisyonunda şunu yaşadım ben. Muhalefetten çok büyük tepkiyle, sansür getiriyorsunuz, interneti kapatacaksınız söylemleriyle başladılar. Ama ben anlattıktan sonra o hava değişti. Bir çok arkadaşımız, bu doğru bir düzenleme, yapılmalıdır diye ifadeleri oldu bana. Siz kendinize dair özel bir formül... Daha önce Binali Yıldırım, ya özel şeyleri telefonla konuşmayın, yada telefonla konuşmayın değerlendirmesi yapmıştı. Tabi ben, hayret içerisinde kalıyorum. Bir insanın eşiyle yaptığı telefon konuşması, çocuklarıyla.. insanlar bu kadar düşmemeli. Çok üzücü bir durum. Ben gerçekten üzülüyorum. İnsanların evine girdiğinde acaba evimde bir kamera var mıdır, dinliyorlar mı kaygı içinde olması son derece üzücü bir şey. Bunlardan bizim kurtulmamız lazım. Ben de bilemiyorum. Benim de çoluğum çocuğum kendim dinleniyor olabilirim. Sizler de olabilirsiniz. Ama biz de açıkçası aile olarak konuşmalarımıza dikkat ediyoruz. İfadelerimize dikkat ediyoruz, dikkat etmek zorundayız.Gazeport
Kardeş Payı 1.Bölüm Fragman
Yapımcılığını NTC Medya Mehmet Yiğit Alpin üstlendiği, hem senarist hem yönetmen koltuğunda Selçuk Aydemir'in bulunduğu dizinin başrollerini Ahmet Kural, Murat Cemcir, Seda Bakan, Rıza Akın, Ayşe Kökçü, Şinasi Yurtsever, Ali İhsan Varol, İpek Yaylacıoğlu, Berfu Öngören, Korhan Herduran, Nazlı Tosunoğlu, Sadık Gürbüz, Fulden Akyürek paylaşıyor.Dizide Ahmet Kural (Metin) ve Murat Cemcir(Ali) su tesisatçısı, Seda Bakan ise evin geçimini sağlayan akıllı küçük kardeş (Feyyza) karakterine can veriyor
Sanatçılar, Ünlü Ressamların Tablolarını Canlandırdı
Türkiye’den 56 sanatçının 42 ünlü ressamın eserini canlandırdığı ‘Sanat Objesi Olarak Sanatçı’ sergisi, 17 Ocak Cuma günü CKM Sanat Galerisi’nde ziyarete açılıyor. Katılımcılar, Türk Eğitim Vakfı’na (TEV) bağış yaparak sergide yer alan fotoğraflara sahip olabilecekler. Türkiye’den 56 sanatçının gönüllü olarak yer aldığı ‘Sanat Objesi Olarak Sanatçı’ sergisi, bugün Pera Palas’ta yapılacak açılışın ardından, 17 Ocak Cuma günü Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi (CKM) Sanat Galerisi’nde ziyarete açılacak. Sergide ünlü sanatçıların 42 ünlü ressamın eserini canlandırdığı pozları yer alıyor. Küratör Nilgün Yüksel ve fotoğraf sanatçısı Niko Guido’nun, Yapı Kredi Private Banking sponsorluğunda hazırladıkları proje, sanat dalında öğrencilerin eğitim almasına aracı olacak. Katılımcılar, Türk Eğitim Vakfı’na (TEV) bağış yaparak sergide yer alan fotoğraflara sahip olabilecek. Hürriyet
Reklam
Markete Giren Kaplan!
Çok boyutlu bir videoyla karşı karşıyayız. Kaplanın markete dalması ilginçliğin en önemli boyutu. Sanki 'üff evde yağ kalmamış, yağ var mı?' dercesine markette dolaşması ikinci boyut. Sonra aynı sakinlikte marketten çıkması başka bir boyut. Marketçinin soğukkanlılığı da ayrı bir olay. Kısa ama çok ilginç bir videoyla karşı karşıyayız. İzliyoruz.
Reklam
TRT'den Garip Leyla ile Mecnun Açıklaması
TRT 1'in Twitter'daki resmi hesabında çok enteresan bir mesaj yayınlandı. Ben de Özledim dizisinin l3. bölümde yayından kaldırılması üzerine yayınlanan mesajda, İsmail Abi'nin fotoğrafı yer aldı, 'o gemi niye gelmedi?' şeklinde de manidar bir soru soruldu. İşte o açıklama: TRT1'de, 103 bölüm yoğun mesai harcanarak, takipçilerimizin de büyük katkıları ve özverileriyle meydana gelen FENOMEN algısına sahip çıkmak, göründüğü kadar kolay değilmiş! 103 bölüm boyunca zor piyasa şartlarına ve düşük ratinglere rağmen, yoğun emek ve özveri ile işe ve kaliteye inanarak devam ettiğimiz “Leyla ile Mecnun” dizisinin kaldırılmasına dönemin şartları nedeniyle yoğun tepki gösterilmişti. Hatta bu tepkiler, iyi niyetle tam 103 bölüm boyunca bu işin arkasında duran kanalımıza yönelik adeta bir linç kampanyasına dönüşmüştü. Ancak görüldüğü üzere aynı piyasa şartları, derdi TRT1'in uzun bir süreç boyunca oluşturduğu sosyal medya kitlesini devşirmek olanların, amaçlarına ulaşamayınca kimsenin gözünün yaşına bakmayacağını da ortaya koymuş oldu. Ayrıca yaptığı açıklamalarla kurumumuzu hedef tahtasına oturtmaya çalışanların bugün neler diyeceğini merak etmekteyiz. İsmail Abi'miz; 103 bölüm boyunca oluşturulan bağı 13 bölüm görse hepinizin ağzını burnunu kırardı. Kulpu kırık çaydanlıkları sizi, hepiniz Sarkozy'siniz!.. https://twitter.com/trttv1/status/423121959266689025 Milliyet
Final Yapamadan Yayından Kaldırıldı
Show TV ekranlarında yayınlanan Altındağlı dizisi yayından kaldırıldı. Şafak Sezer ve Hande Ataizi'nin başrollerinde oynadığı The Sopranos dizisinin yerli uyarlaması olan Akltındağlı dizisi sona erdi. Pazartesi akşamları Süreç Film imzasıyla Show TV'de ekrana gelen dizinin tüm içeriğinin değişeceği ve ilerleyen günlerde yeni içerikle ekranlarda olacağı açıklanmıştı. Kanal yönetimi aldığı kararla diziye devam etmeme kararı aldı. Altındağlı dizisi de final yapmadan yayından kalkan diziler kervanına katıldı.TV Aktüel
Kredi Puanı Nasıl Arttırılır?
Günümüzde kredi ve kredi kartlarının bilinçsiz kullanımı sonrası gerçekleşen kredi notu düşüşü tüketicilerin korkulu rüyası haline gelmiştir.Aslında kredi kartı ödemelerinin zamanında yapılması veya kredilerin gününden ödenmesi bankaların gözünde yükseliş olduğunu bazen kimseler aklına getiremiyor. 1- Ekstreniz kesilmeden dönem borcunuzu öğrenip ödeyin. Örn: Ekstreniz ayın 30' unda kesiliyor. Bugün ayın 28'i. Hiçbir harcama yapmamanız halinde de 200 tl ekstreniz kesilecek. Bu 200 tl ' yı ayın 28' inde yatırın. Ve ayın 1 ' ine kadar hiçbir alışveriş yapmayın kartınızla. Ayın 28 inde fazla ödeme yaptığınız için ekstreniz o ay 0 olarak kesilecektir. Bu da kkb puanınıza olumlu yansır.  2- Bu yukarı da söylediğimi yapamıyorsanız maddi sebeplerden ötürü ödemelerinizi düzenli yapın. Kartınızı asla ve asla bir dönem bile olsa gecikmeye düşürmeyin. Dönem borcunuzu ödeyin. Elinizden geldiğince asgari ödememeye çalışın.  3- Telefonunuza sms olarak gönderilen '' şu kadar krediniz hazır. evet yazıp yollayın '' gibi smslere cevap vermeyin.Bunlar reddedilirse kkbpuanınıza olumsuz yansır.  4- Az başvuru yapın. Ve kısa dönem de yoğun başvuru kesinlikle yapmayın. İnternet üzerinden kendi kafanıza göre kredi başvurusu , kredi kartı başvurusu gibi başvuruları mümkün mertebe yapmayın. Ve ne kadar çok başvurunuz varsa bunlar KKB ekranında gözükmesi sebebiyle kredi çekmeye gittiğinizde bankaların tahsis birimleri kısa aralıklarla bu kadar başvuru yapmanızı risk olarak algılar ve size kolay kolay kredi kullandırmaz.  5- Kullanmadığınız fazla kartlar bankalar açısından riskinizi arttırabilir. Örnek vermek gerekirse 5000 tl maaş alıyorsunuz ancak elinizde ki kartların limitleri toplamı 30.000 tl. Bu bankalar açısından 25.000 tl risk demektir. Çünkü borcunuzu ödeyememe riskiniz söz konusu. Bunun için eş , dost hatrı için aldığınız veya laf olsun , torba dolsun başvurup onaylanmış kullanmadığınız kartlarınızı iptal edin. Çok yüksek risk yaratmayın.
Reklam
Dünya Avrupada'ki Türkün Bu İcadını Konuşacak
Avrupa’da yaşayan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir Türk Vatandaşı « Yakıt olmadan çalışan araç icat etti » Evet yanlış duymadınız icat ettiği araçta hiç bir yakıt kullanılmıyor. Ne benzin, ne motorin nede farklı bir yakıt. Şimdi sıkı durun araç tekerlek kullanmadan gidiyor. İşte araç hakkındaki inanılmaz detaylar. Bilim kurgu filmlerinde şahit olduğunuz araçlardan birini bir türk icat etti ve bunu yıllarca sır gibi sakladı, taki bugüne kadar kendisi ile röportaj yapma imkanı bulan Post Gazetesi Yazarına öyle açıklamalarda bulunuyor ki duyduklarınıza inanamayacaksınız. Merhaba, öncelikle bu görüşmeyi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum, bana biraz bahseder misiniz nedir bu « Yakıtsız Araç » projesi? Aslında bu proje yaklaşık olarak 6 yıl önce hazırlanmıştı, ancak o zamanlar tecrübesiz ve yetersizdim bunları konuşmak ve paylaşmak için yeterince cesaretim yoktu, geçen zaman içerisinde teknolojiyi takip ederek projeyi daha da ileri seviyelere ulaştırmayı ve geliştirmeyi düşündüm. Belli bir noktaya ulaştığında ise neler yapılabileceği konusunda çeşitli endişelere kapıldım, bu nedenle projeden kimseye bahsetmedim. Ülkemizde insanları korumak oldukça zor, size kim bu konuda güvence verebilir ki? Size bir şey olmayacağına dair kim koruma sağlayabilir? Yaşanan bir çok şeyi görüyor, izliyor ve bu durumlardan endişe duyuyoruz. Ancak tanıdığım ilk andan bu yana güvendiğim bir kişi var ki ; o kişi şu anda ülkemi yönetiyor. Yanlız ona güvenebilir ve bu konuyu yanlız onunla konuşabilirim diye düşünerek bu röportaj sonrasında kendisine ulaşabileceğime inanarak yayına alınmasını istedim. Tahmin ettiğimiz kişiden mi bahsediyorsunuz, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan doğru mu anladım? Evet, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsediyorum. Türkiye’de güvendiğim en değerli şahsiyet kendisidir. Ne kurmayları nede çevresinde bulunan hiç kimse bu sözüme alınmasın, asla ama asla kendilerine güvenmediğimi ya da kendilerinin bu bilgiyi taşıyabileceklerini düşünmediğim için değil sadece Başbakanımız Recep tayyip Erdoğan’a herkes den daha fazla güvendiğim için bu projeyi yalnızca Başbakanımız’a kendi ellerimle teslim edeceğim. Peki inanılması güç bir şeyden bahsediyorsunuz, bize biraz bahseder misiniz araç nasıl çalışıyor, ne şekilde hareket ediyor ya da yakıt ihtiyacını nasıl karşılıyor. Aslında bu konuları detaylı şekilde açıklamam mümkün değil, dediğim gibi bu konuları yanlızca Başbakanımız bulunduğum şehre geldiğinde ve benimle görüştüğünde kendisine açıklayabileceğim konular. Ancak size bazı detaylar verebilirim. 1. Aşamada : Araçta herhangi bir yakıt bulunmuyor, motor tamamen akümülatörden aldığı elektrik vasıtası ile çalışıyor ancak motorun amacı kesinlikle aracın tekerleklerini çalıştırmak değil. Amacı çok farklı. Bu arada elektrik üretimine yardımcı olması için dinamo ve bazı yükseltme gücüne sahip prensipleri de harekete geçiriyor özel bir yakıt hücresi gibi de düşünebiliriz ancak kesinlikle içerisinde benzin, motorin yada farklı bir yaıt bulunmuyor. 2. Aşamada : Araç yerde değil kendine ait daha önceden hazırlanmış olan bir yolda ilerliyor bu yolun bazı özellikleri bulunuyor. Bunun yanı sıra araç yerden 1,618 cm yüksekte gidiyor yani havada. Ve herhangi bir dayanağı ya da tutacağı bulunmuyor. 3. Aşamada : Aracın iç yapısı tamamen bilgisayar sistemlerine sahip ve yeni teknolojiler ile donatılmş şekilde hareket ediyor, ancak bilgisayar donanımı kesinlikle aracın otomatik kullanılması gibi bir noktaya bağlı değil. Yani dışardan bir müdahale olsa dahi araç el ile kumanda ediliyor, herhangi bir şekilde donanımına ya da iç aksamlarından herhangi bir noktaya müdahale söz konusu değil. 4. Aşamada : İşlem hacmi ve hızı aracın tepkileri önceden sezebilme özelliği bulunuyor bu aracın sizin yapmış olduğunuz manevraları hafızasına alarak tekrarlayan süreç içerisinde hangi manevraları yapacağınızı önceden tahmin ediyor. Anlık hareketlerinizi öğrenme yeteneğine sahip. Tıpkı bir işlemcinin klavye dokunuşu sırasında gösterdiği hız gibi tepkilere yanıt verebiliyor. 5. Aşamada : Güvenlik kısmında ise, aracın kesinlikle bir diğer araca çarpması söz konusu değil, araç güzergah dışına çıkamıyor aynı zamanda kontrol mekanizması karşısında giden bir araca çarpmasına engel olacak şekilde tasarlanmış durumda. Herhangi bir şekilde uyudunuz ya da kalp krizi geçirdiniz. Direksiyon da bulunan nabız ölçer ile ani değişiklikleri acil servise bildirerek yol güzergahı üzerindeki « Sağlık Kontrol » merkezlerine kilitlenerek aracı sizin yerinize oraya götürüyor. Nabız değişikliklerinden kalp ritmizine, ses tonunuza kadar bir çok şeyi algılama ve anlama yeteneğine sahip şekilde geliştirilecek bu aracın ciddi bir donanımı bulunuyor. 6. Aşamada : Otokontrol , araçta daha önceden belirlenmiş olan güzergaha otomatik kontrol sistemi ile gidebiliyorsunuz. Bu, adresi veri tabanına daha önceden girilmiş mekanlar aracın ön camında size sunuluyor, direksiyonda bulunan hareket kabiliyeti olan bir modül ile gideceğiniz yer, gazetelerinizi, internet aramalarınızı, telefonunuzu, görüntülü görüşmelerinizi ve bir bilgisayarda yapılabilecek herşeyi yapabiliyorsunuz. Peki bu aracın bir videosu yada bir fotoğrafını görebilir miyiz ? Neyazıkki hayır, bilgiler çok güvenli şekilde korunuyor, nedeni ise günümüzde öyle teknolojler var ki bu aracın kopyası bir kaç saat içerisinde yapılabilir durumda. 3 boyutlu lazer yazıcılar vasıtası ile elde edeceğiniz bir veriyi çıkarmanız sadece saatler alır, şu anda günümüzde çok çeşitli amaçlar için kullanılan bu yazıcılar araç prototiplerini yüksek maliyet gerektirmeden çıkarılmasına kadar bir çok konuda kullanılıyor. Henüz patenti alınmamış bir çok aksamı bulunuyor bu nedenle önce patentlerin alınması gerekiyor. Sonrasında bu projenin tüm detayları paylaşılacak. Elinizde başka projeler var mı ? Bu güne dek sadece bu proje üzerinde mi çalıştınız ? Elbette va, elimde bir çok proje bulunuyor ülkemin geleceği için çalıştım ve kendi imkanlarımı projeleri en iyi seviyeye ulaştırmak için sarf ettim. Benim arkamda hiç bir insan gücü bulunmuyor, elimde ve kalbimde bulunan inancım Allah’ın varlığı, benim için en büyük güç kaynağı. Allah bu gibi projeleri her kula nasip etmez, Allah kimseye taşıyamayacağı yükü yüklemez ve istediğine verir, sanırım bu bağlamda Allah’ın bu bilgiyi verdiği kul olmak bile büyük bir lütuf. Bu sebepten ötürü hem projeme olan inancım hem de Allah’a olan inancım sizin gibi değerli insanları vesile kılarak ülkeme bu gün bunu açıklamama yardımcı oldu. Bunun için çok teşekkür ediyorum. İsmimi neden vermek istemediğimi sanrım bu durumda açıklamam gerekiyor. Bir çok petrol şirketini, hatta petrolün değerini bile düşürebilecek uzun vadeli bir çalışma ancak can güvenliği olmayan bir çalışma bu ve ne olursa olsun kimse tarafından korunamazsınız. Bizler sadece basit insanlarız, dünyanın insafına kalmış kum taneleriyiz. Bu nedenle endişelerim bulunduğu için ismimin açıklanmasını kesinlikle istemiyorum. Ancak devletimiz böyle bir sorumluluğu alabilir ve korkmadan bu başarıyı göğüsleyebilir. Tek başıma bunu yapmam mümkün değil . Son olarak okurlarımıza söylemek istediğiniz bir şey var mı ? Evet, her türk vatandaşının potansiyel bir mucit olduğunu hepimiz biliyoruz, eline imkan verilmesi halinde bir tenekeden bile bir çok şey icat edebilir. Ülkemiz içerisinde tüm kurum ve kuruluşların yatırımlarını doğru şekilde yapmak için guruplar kurduğunu, bazı devlet kurumları oluşturduğunu görüyorum. Ancak üzülerek söylemem gerekiyor ki ; herşey de olduğu gibi bunda da ciddi çıkar oluşumları söz konusu. Ülkemizde atılan her adımda bir yerlerde tanıdığınız ve bir yerlerde yüksek mevkide dostlarınız olması gerekiyor. Kimse bu işi doğru yapmak için ve tarafsız yapmak için orda olduğunu bilmiyor ya da projelere bu şekilde bakmıyor. Bu senin işin, bu işi ömür boyu sana vermediler, bu koltuğu bu görevi ömür boyu sen idare etmeyceksin. Olabildiğince menfaat ve çıkar sağla diye orada oturmuyorsun demiyor kimse, bunu söyleme cesareti bile yok kimsenin. Bir vergi dairesinde bulunan veznedarın görevi gelen faturayı alıp ödemeyi kabul etmek ise, aynı yerdeki Müdür’ün görevi bu işleri doğru idare etmektir. Lakin ülkemizde bu sistem de bir yanlışlık var. Ciddi bir disiplin eksikliği ve çıkar ilişkisi var. Bunun kat-i suretle düzelmesi gerekiyor. Bir personelin disiplinsiz hareketi ona verilen rahatlık ile alakalıdır. Ülkemiz içerisinde çok ciddi oyunlar oynanıyor, gelişmekte olduğumuzu gören ülkeler içeride ve dışarıda bizi bir şekilde yıpratmak istiyorlar. Ülkemiz hiç olmadığı kadar güçlü ve hiç olmadığı kadar istikrarlı bir şekilde ilerleme kaydediyor. Ancak idarenin her bir mekanizmasına işlemiş kişi, kurum ve kuruluşlar’ın teker teker tespit edilip temizlenmesi şart. Ülkemiz içerisinde gerçekten güzel çalışmalar mevcut ancak ne yazıkki bu çalışmalar gün ışığına çıkamıyor. İdare mekanizmasındaki bazı odaklar nedeni ile girişimcilerin ve gelişimin önü kesiliyor. Bunu birebir yaşıyan biri olarak konuşuyorum. Röportaj için teşekkür ediyorum ve buradan her Türk Vatandaşına bir şey söylemek istiyorum. Her ne pahasına olursa olsun, para, pul, mal, mülk ne olursa olsun açlıktan öleceğini bilsen dahi ülkenin içerisinde karışıklığa izin verme, ülkeni satma, ülkenin insanını rencide etme, insanı insana kırdırmak yalnızca şeytanın işidir. Bu oyuna gelmeyelim. Ülkemizin hiç olmadığı kadar bizlere ihtiyacı var, dış güçlere ve odaklara köle olmayın onları aranızdan uzaklaştırın. Genç ve tecrübesiz olmanızdan faydalanmalarına izin vermeyin. Nasıl görmek istiyorsanız o şekilde bir ülke bırakın. Unutmayın « Başka Türkiye Yok ».
'Twitter Katili' Branch 15 Milyon Dolara Satıldı
Türk genci Cemre Güngör, iki yıl önce ABD’li iki arkadaşı ile birlikte kurduğu sosyal medya sitesi 'Branch’i Facebook’a 15 milyon dolar’a sattı. Branch’in programını geliştiren 27 yaşındaki Cemre Güngör’ün New York’ta iki Amerikalı arkadaşı ile birlikte kurduğu sosyal medya sitesine önce Twitter’ın ilk kurucuları Evan Williams ve Biz Stone melek yatırımcı olarak ortak oldu, dün ise Facebook satın aldı. Branch’in CEO’su Josh Miller, Facebook üzerinden yayımladığı bildiride dokuz kişilik ekiplerinin bundan böyle Facebook’ta çalışacaklarını ve Facebook üzerinde 'sohbetler' (Conversations) başlıklı Branch benzeri özel sohbet ve tartışma platformları geliştireceklerini açıkladı. ABD basınında da yankı uyandıran haberde satış fiyatı olarak 15 milyon dolar geçerken, Facebook üzerinde geliştirilecek olan yeni projelerdeki ortaklığın detayları üzerinde henüz daha fazla bilgi yok. Branch’in en önemli mimarı ve yazılımını hazırlayan Cemre Güngör ise satış ile ilgili Hürriyet’e yaptığı açıklamada detaylı bilgi vermekten çekinirken, tüm anlaşma şartlarının ileri bir tarihte Facebook tarafından duyurulacağını söyledi. Türkçe de 'dal' anlamına gelen Branch, Twitter’ın aksine kullanıcıların açtıkları tartışma konularını adeta ismi gibi ‘dallandırarak’ derinlemesine sunuyor. Twitter benzeri bir tartışma sitesi olduğu için Twitter’ın ilk kurucularının da ilgisini çeken Branch, 'Twitter killer' veya 'anti-Twitter' diye anılmıştı. AMAÇ DAHA ÇOK TARTIŞMA Kullanıcıların Twitter hesaplarını entegre edebildikleri Branch, aynı zamanda klasik tartışma forumlarının internette sunduğu kullanım kargaşasını, yavaşlığı ve görsel zayıflığı gideriyor. Kullanıcıların 'izleyici' ya da 'kullanıcı' olarak iki farklı seçenekte tartışmaları takip edebildiği Branch'te, her isteyen istediği arkadaşını davet ederek bir tartışma başlatabiliyor. POTLUCK'I DA ONLAR KURDU Branch’in kısa sürede tanınması ve özellikle medya ve akedemik çevrede kullanıcılarının artması sonrasında iPhone üzerinde çalışan Potluck isimli haber paylaşım platformunun tasarımını da yapan Cemre, ekibin iş geliştirmeden sorumlu olan ortağı ve CEO’su Josh Miller’in Facebook ile anlaşma yapmayı başarması sonrasında, artık Facebook için yeni projeler üzerinde çalışacak. Cemre Güngör, sistemi Hürriyet’e şöyle anlatmıştı: “İnternette insanların yayın yapmasını sağlayan tüm platformlar tek yönlü. Örneğin; Twitter’da insanlar birbirleriyle yazışıyor ama yapısı gereğiyle dışarıya mesaj gönderdiğiniz bir program. Bir sürü sitenin yorum kısmı var ama yapıları gereği iyi bir tartışma sağlayan programlar değil. Biz insanların birbirleriyle konuşmasını tartışmasını sağlayabilecek bir platform olabilir mi diye düşündük. Genel olarak yaptığımız bundan farklı değil. Katılımcıları, tartışmayı başlatan kişi davet ediyor. Ama, diğer insanlar izleyici olarak takip edebiliyor. Bu konuşmaları Twitter’dan da duyurabiliyorsunuz. Esas amacımız, özellikle gazetelerde herkesin bu tartışmalara katılmasını istemiyoruz. Çok kargaşa ve fazlalık oluyor.” YEMEK, OBAMA, İSTANBUL Amerikan medya organlarının kendileriyle toplantılar yaptıklarını anlatan Cemre, Branch’teki tartışmalar hakkında bilgi veriyor: “İnsanlar Branch ile gerçek kimliklerini kullanarak tartışmalara katılıyor. Böylece sansürleme sürecine takılmadan anında aktarım sağlanıyor. Şimdiden kullanıcılar yemek konusu, Barack Obama’nın hayatını yazan bir yazar, 'Obama ailesini seviyor musunuz' diye arkadaşlarını davet ederek tartışma başlattı. 'İstanbul’a gidiyorum. Ne yapmalıyım' diye de bir tartışma başlatabiliyorsunuz sitede.”BRANCH'İN TASARIMI ONA AİT Ankaralı ve ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu olan Cemre, New York Üniversitesi’nde (NYU) “Experimental Media” üzerine master eğitimini yaparken “Hack NY” isimli bir çalışma grubuna katıldı. Burada çalıştığı Josh Miller ve Hursh Agrawal ile “Branch”ı kurmaya karar veren Cemre, arkadaşlarının bu “Start-Up” projeyi tamamlamaya ve yatırımcı çekmek için okulu tamamen bırakmalarına bu ülkede öğrenci vizesi ile bulunduğu için katılamadı. Geçen yaz başlatılan proje şimdi CEO olan Josh’un San Fransisco’daki yatırımcılarla toplantılar yaptı. Cemre ise bu arada New York’ta kalarak hem okunu tamamladı hem de sitenin tasarımını yaptı. Hürriyet
Reklam
Macklemore'dan Otobüs Konseri
Son dönemlerde büyük çıkış yakalayan Macklemore, New York'ta bir otobüse binip şarkı söyledi. Bir duraktan binen Macklemore, ilk başta yüzü net görünmediği için tanınmadı. Müzikle beraber ayağa kalkıp kafasındaki şapkayı çıkararak Can't Hold Us şarkısını söylemeye başladı .Bu duruma şahit olan yolcular büyük bir şaşkınlık içine girdiler. Sıkıcı bir yolculuk olan otobüs yolculuğu daha fazla keyifli hale gelemezdi .Macklemore ile birlikte ritim tutan, alkışlayan ve dans eden yolcular hem keyifli dakikalar yaşadı hem de Macklemore'un mini bir konserine şahit oldular.
Reklam
'Ayakkabı Kutusu' Marka Oluyor!
Püskevit, Panpiş, One minute’in ardından, yolsuzluk operasyonuyla gündeme gelen ayakkabı kutusu da marka oluyor. O Ses Türkiye jürisi Gökhan’ın ‘Abi çok iyi yaa’ sözü de tescil bekleyen markalar arasında. Siyasi arenada liderlerin söylediği sözler, sosyal medyada izlenme rekorları kıran videolar ya da ünlülerin kullanmasıyla dikkat çeken sözler, marka yaratmak isteyen girişimcilerin dikkatinden kaçmıyor. Püskevit, Panpiş, One minute, Oğlum bak git gibi popüler hale gelen söylemleri kullanarak Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) birçok başvuru yapıldı. Bu söylemlerin popülerliğinden yararlanmak isteyen girişimciler, gündemdeki gelişmelerle ilgili tescil başvurularına devam ediyor. Son günlerde yapılan marka başvurularında, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun izlerini görmek mümkün. Ayrıca O Ses Türkiye yarışmasının jürisi Gökhan Özoğuz’un ‘Abi çok iyi yaa’ sözü de marka tescil etmek isteyenlere fikir verdi. Başvurular inceleniyor 17 Aralık’ta başlayan operasyon sırasında Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evinde yapılan aramada ayakkabı kutuları içerisinde bulunan 4.5 milyon dolardan yola çıkarak, bir marka başvurusu yapıldı. ‘Ayakkabı kutusu’ markalı kumbara üretmek isteyen bir girişimci TPE’ye 30 Aralık 2013’te başvurusunu yaptı. TPE, başvuruyu uygunluk açısından inceleyip, kararını verecek. Vatan | Milliyet
Nebula Teorisi Nedir?
Nebula, bulutsuz, parlak ve yıldızlı gecelerde, gökyüzüne serpilmiş ışık lekelerini ve toz zerrelerini andıran sık yıldız kümeleri, gaz ve toz bulutlarıdır. Yıldız kümeleri, uçsuz bucaksız gökyüzünde yaygın ışık lekeleri olarak göze çarparlar. Birbirine çok yakın görülen bu yıldız kümeleri, çıplak gözle ayırdedilemez. Devamlı bir parlaklık olarak görülürler. Bunlara yıldız kümesi nebulası denir. Samanyolu galaksisinin çok uzağında bulunan başka yıldız sistemleri de galaksi dışı nebuiaiar adını alır. Diğer bir nebula sınıfı ise hakiki gaz nebu/c/ıanĞ\Y. Bunlar yaygın nebula adını alır. Nebuiaiar pek parlak olmadıkları için ancak büyük objektifli ve büyütme gücü düşük teleskoplarla görülebilirler. Gaz ve ince tozdan meydana gelmiş hakiki ve yaygın nebuiaiar Samanyolu’nun hemen her yerinde göze çarpar; fakat daha çok galaksimizin ekvator bölgesinde yıldızların yoğun olarak bulunduğu bir yerde toplanmışlardır. Trifid nebulası bunlardan biridir. Samanyolu’nun kollarında yer alan ve onları dolduran parlak bulutlar, tek yaygın nebuiaiar olarak kabul edilirse, en büyüklerinin boyutları ışık yıllarıyla ölçülür. Atbaşı nebulası teleskoplarla bakıldığında gerçek bir atbaşını andırdığı görülür. Bu nebula , Orion takım yıldızında bulunur.
Reklam