onedio
Buz Çağına mı Giriyoruz?
Bilimadamları hepimizi ilgilendiren korkutucu bir tahminde bulundu. Güneş yüzeyindeki aktivitelerin son 100 yılın en alt seviyesinde olduğunu belirten uzmanlar bu seviyelerin en son 1645 senesinde gerçekleştiğini ve yaşanan ‘mini buz çağında’ (Maunder Minimum) Londra’da Thames nehrinin bile donduğunu anımsatıyor. Veriler göz önüne alındığında dünyanın ikliminin büyük bir değişiklik yaşaması olası. İngiltere’de bulunan Rutherford Appleton Laboratuvarı’ndan...
Akıllı Telefonlar İçin Değiştirebilir Lensler Fotoğrafçılığı Etkiler mi?
Kameraların telefon boyutlarına inmesi ve telefonlarımızda yer alması ile yepyeni bir dönem başladı. Belki çoğumuz fark etmesek de, mobil fotoğrafçılık kavramı ortaya çıktı ve artık neredeyse akıllı telefonu olan herkes fotoğraf çekiyor. Fotoğrafa ilgi duyan biri olarak, buna tepkili olan fotoğrafçıların varlığını haberdarım ancak algı olarak zaten fotoğrafçılık ve mobil fotoğrafçılık arasında tabii ki ciddi farklar var. Bu yazımda ele almak istediğim konu ise, artık bu algının kırılmaya başlaması ve artık sınırların ortadan kalkmaya başlaması. Artık akıllı telefonlar da çok ciddi kalitelerde fotoğraf elde edebiliyor ve gerçekten de kendisine “mobil fotoğrafçı” demeye başlayan, sadece iPhone ya da Samsung akıllı telefonları ile fotoğraf çektiklerini belirten kullanıcılar var. Peki bu kullanıcılar, değiştirebilir lenslerin de yaygınlaşmasıyla fotoğrafçılığın kaderini değiştirebilecek mi? Bu ayın başında Las Vegas’ta gerçekleştirilen CES 2014 fuarında en çok dikkatimi çeken konulardan birisi de bazı aynasız ve full-frame fotoğraf makinelerinin boyutlarının küçülmesi, kaliteden ödün vermeden daha kompakt hale getirilmesiydi. Kısacası artık çok büyük kameralar değil, biraz daha kompakt ama değiştirilebilir lensleri de aynı profesyonel kameralar kadar kaliteli fotoğraf makinelerinin gelecek olması. Bununla birlikte aslında yazımın ana konusunu oluşturan şey de, akıllı telefonların da yakın gelecekte bu değiştirilebilir lenslere sahip olabileceği yönünde. Geleceği böyle öngörüyorum fakat hali hazırda da kameralar için harici lensler tasarlanıyor ve piyasaya sunuluyor. Bunun şu an için en iddialı örneği, Moment adıyla karşımıza bir Kickstarter projesi olarak çıktı. Bir Kickstart projesi olarak ortaya çıkan Moment, 50 bin dolarlık hedefini aşarak şu ana dek 150 bin dolara yakın para toplamayı başarmış durumda. Yukarıda da görebileceğiniz gibi, aynı fotoğraf makinelerindeki mantıkla söylemek gerekirse bir geniş açı bir de tele lens üreten Moment, akıllı telefonunuzun kamerasına aynı bir lens takıyormuşsunuz hissi veriyor. Tabii bu minik lensleri takıp çıkarabiliyor, birbirleriyle değiştirebiliyorsunuz. Yukarıda uyumlu cihazların listesi bulunuyor ve aslında bu lensler hem Samsung akıllı telefonlar hem de iPhone ve iPad’lerle uyumlu olmasıyla aslında pazarda pek çok kişi tarafından kullanılabilir. Yani geniş bir pazara hitap ediyor ve hedef kitleyi de düşünürsek yukarıdaki cihazları olan kişiler çektikleri fotoğraflara da önem veriyor. Moment ile kamerasının yeteneklerini geliştirmek isteyen ve farklı bakış açılarına sahip olmak isteyen kullanıcılar mutlaka olacaktır. O yüzden Moment’in çok başarılı bir ürün olacağını düşünürken, ileride değiştirebilir lenslerin de telefonlarımızda yer bulacağını düşünüyorum. Ancak orta format ya da ileri seviye fotoğraf makinelerinin varlığı ve ihtiyacı asla bitmeyecektir.
Biz Bu Türküleri Filmlerle Sevdik
Murat Cemcir ve Ahmet Kural’ın Düğün Dernek filmi için seslendirdiği ‘Entarisi Dım Dım Yar’ türküsü, bir anda herkesin diline dolandı. Aslında beyazperdenin yeniden gündeme getirdiği ve milyonların sevdiği birçok türkü var. İşte onlardan bazıları... Şu sıralar gişe rekorları kıran Düğün Dernek filminin kendisi kadar, Murat Cemcir ve Ahmet Kural’ın fragmanında seslendirdikleri ‘Entarisi Dım Dım Yar’ türküsü de konuşuldu. Sadece YouTube’da yaklaşık 20 milyon kez tıklandı. Daha önceleri çok az kişinin bildiği bu Sivas türküsü, bir anda Türkiye’nin diline dolandı. Bugünlerde neredeyse herkes onu mırıldanır hale geldi. Filmin beyazperdedeki başarısına türkünün de büyük katkı sağladığını söylemeliyiz. Türkünün sevilmesinde özellikle filmin başrol oyuncuları tarafından seslendirilmiş olmasının büyük payı var. Türkülerin beyazperde ile gündeme gelmesi aslında yeni değil. Daha önce de birçok türkü, filmler vesilesiyle gündeme gelmişti. Bu eserler, hem içinde geçtikleri filmlerin sevilmesinde büyük rol oynadılar, hem de genç nesiller arasında tanınır hale geldiler. Ayrıca kendisinden sonra çekilecek filmlerin müzikleri için de ilham kaynağı oldular. İşte beyazperdede yeniden gündeme gelen türkülerden birkaçı. Vizontele- Çeşm-i Siyahım 2001 yılında Yılmaz Erdoğan ve Ömer Faruk Sorak’ın birlikte yönettiği Vizontele’de çalınan Âşık Mahzuni Şerif’in Çeşm-i Siyahım isimli türküsü ilk akla gelenlerden. Filmin baş kahramanı Deli Emin’in “Anamın en sevdiği türküdür bu. Bazen radyoda çalıyorlar. Ben de dinletmek için koşuyorum. Fakat bir türlü yetişemiyorum. Ya türkü çok kısadır. Ya mezarı çok uzağa yapmışlar.” repliği ile dinlettiği ve bizlere sevdirdiği türkü o tarihten sonra birçok sanatçı tarafından seslendirildi. Filmin müziklerine imza atan Kardeş Türküler’in filmde türkünün özgün ve farklı bir düzenlemesine yer verdiğini de unutmamak gerek. Eşkıya-Fırat Türküsü Şu Fırat’ın Suyu Akar Serindir, Fırat Türküsü ya da Fırat Ağıtı. 1987 yılında İhsan Öztürk tarafından derlenen ve Elazığ yöresine ait olan bu türküyü ilk kez İzzet Altınmeşe seslendirmişti. Ancak türkünün dillere pelesenk olmasına Yavuz Turgul’un yönettiği ve Türk sinemasının başyapıtlarından biri olan Eşkıya filmi vesile oldu. 1966 yılında vizyona giren filmin müziklerini yapan Erkan Oğur tarafından yeniden düzenlenen ve yorumlanan türkü, milyonlarca kişinin diline düştü. O tarihten sonra başta İbrahim Tatlıses olmak üzere birçok isim tarafından yeniden yorumlandı. Birçok coverı yapıldı. Radyolarda ve televizyonlarda en çok istek alan parçalardan biri oldu. Günümüzde de halen birçok isim tarafından seslendirilse de Erkan Oğur’un yorumunun üzerine geçen olmadı diyebiliriz. Gönül Yarası-Etek Sarı Belki de çoğumuz ‘Etek Sarı Sen Etekten Sarısan’ isimli türküyü, ilk kez Meltem Cumbul, Şener Şen ve Timuçin Esen’in başrollerini oynadığı Gönül Yarası filmiyle duyduk. Malatya yöresine ait olan ve Hasan Durak’ın kaynak kişi olduğu türkü, önceleri sadece birkaç kez TRT sanatçıları tarafından seslendirilmişti. Filmin final sahnesinde, Meltem Cumbul’un oynadığı Dünya’nın, türkünün ‘Herkes kaderine boyun eğmeli’ kısmını söyledikten sonra vurulmasıyla hafızalara kazındı. Meltem Cumbul’un çok başarılı bir şekilde yorumladığı türkü bir anda Türkiye’nin gündemine oturdu. Haliyle birçok sanatçı bu türküyü o günden sonra repertuvarına aldı. Selam-Haberin Var mı? Dünyanın dört bir tarafındaki Türk okullarında çalışan vefakâr ve fedakâr öğretmenlerin başından geçenleri anlatan Selam filminde söylenen ‘Haberin Var mı?’ türküsü de günlerce konuşuldu. Birbirlerini sevdikleri halde idealleri uğruna ayrı ülkelerde çalışan iki öğretmenin türküsü olarak dinlediğimiz bu türkü, finalde bu iki sevdalının öğrencilerinin Türkçe olimpiyatlarında birlikte söyledikleri eser olarak karşımıza çıktı. Sözü ve müziği Muharrem Özdemir’e ait türkü, filmin ardından seyircilerle birlikte birçok sanatçının da diline dolandı. Muharrem Özdemir’in kimseye vermediği bu eseri Türk halk müziği sanatçısı Hasan Yıldırım albümüne koymayı başardı. Eyyvah Eyvah 1-Bu Fasulye Başrollerini Demet Akbağ ve Ata Demirer’in paylaştığı ve gişede büyük başarı sağlayan Eyvah Eyvah filminde seslendirilen ‘Bu Fasulye’ isimli Trakya türküsü de uzun süre dillerden düşmedi. Hem Ata Demirer’in hem de Demet Akbağ’ın seslendirdiği Bu Fasulye, aynı zamanda büyük tartışmaları da beraberinde getirdi. Film yapımcıları eserin anonim olduğunu söyleseler de Edirneli klarnetçi Murat Kızılcıklılar ortaya çıkıp Bu Fasulye’nin Roman müziğinde ekol olan babası Deli Selim’e ait olduğunu iddia etti. Tüm bu tartışmalar bu türkünün dillerden dillere dolaşmasına daha büyük katkı sağladı desek yanılmış olmayız. Entelköy Efeköy’e Karşı-Kara Toprak Âşık Veysel’in ‘Benim Sadık Yarim Kara Topraktır’ adlı türküsü belki de ülkemizde en çok bilinen türkülerin başında gelir. Ne var ki müzik piyasasında hakim olan pop tekelinden o da olumsuz manada nasibini alıyor. Bu sebeple bu ve benzeri türküleri radyo ve televizyonlarda yeterince izleyemiyoruz. Lakin beyazperde adeta bu duvarı yırtmak istercesine uğraşıyor. Kara Toprak türküsü Yüksel Aksu’nun yönettiği Entelköy Efeköy’e Karşı adlı filmle yeniden gündeme geldi. Seyirciler bu kez Tarkan’ın yorumu ile dinlediler bu türküyü. Film vizyondaki iken bu yorum o kadar beğenildi ki Tarkan sonrasında Kara Toprak’a klip bile çekti. Av Mevsimi-Hayde Cem Yılmaz ve Şener Şen’in başrollerinde oynadığı Yavuz Turgul’un son filmi Av Mevsimi’nde seslendirilen ‘Hayde’ isimli türkü de beyazperdenin bizlere sevdirdiği türkülerden. Aslında rahmetli Kazım Koyuncu bu türküyü son albümüne isim olarak koyup dinletmişti daha önce. Ancak filmde Cem Yılmaz’ın başarılı yorumu Rize yöresine ait bu türküyü yeniden gündeme getirdi. Hem Koyuncu’yu yeniden yâd etmemize vesile oldu hem de bir daha çıkmamak üzere hafızalarımıza kazındı. ALİ PEKTAŞ - İSTANBUL
Ahududu Ödülleri'ne Adam Sandler Damgası
Adam Sandler'in Türkiye'de 'Büyükler' adıyla gösterime giren 'Grown Ups' serisinin ikinci filmi, Amerikan sinemasının 'en kötülerine' verilen 'Ahududu Ödülleri'ne (Razzie Awards) damgasını vurdu. Çocukluk arkadaşlarının tekrar bir araya gelmesini konu alan ve 247 milyon dolar gişe hasılatı elde eden komedi filmi, en kötü film, en kötü yönetmen ve en kötü senaryo dahil 8 dalda Razzie ödüllerine aday gösterildi. 2010'da gösterime giren ilk filmin devamı niteliğinde olan 'Grown Ups 2'nun senaryosunu yazan, Chris Rock, Rob Schneider ve David Spade ile başrolünü paylaşan Sandler, bir kez daha en kötü erkek oyuncu dalında aday oldu. Sandler, 2012'de 'Jack and Jill' filmi ile 'Ahududu Ödülleri'nin hepsini kazanarak kırılması güç bir rekora imza atmıştı. Filmde hem aile babası Jack'i hem de Jack'in belalı ikiz kızkardeşi Jill'i canlandıran Sandler, en kötü erkek ve en kötü kadın oyuncu ödüllerinin yanı sıra en kötü çift ve en kötü senaryo yazarı ödüllerine de layık görülmüştü. 74 milyon gişe geliri getiren film, Razzie'nin 32 yıllık tarihinde bütün ödülleri toplayan tek film olmuştu. 47 yaşındaki Sandler, geçen yıl da 'That's My Boy' filmi ile en kötü erkek oyuncu ödülünü kimselere bırakmamıştı. Will Smith'in oğlu Jaden ile oynadığı 'After Earth' ise 6 dalda aday gösterildi. Razzie ödülleri, 1980'den bu yana Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından verilen Oscar ödüllerine alternatif olarak yılın en kötü filmlerine veriliyor. Oscar ödül töreninden bir gün önce 1 Mart'ta sahiplerini bulacak Ahududu Ödülleri adayları şöyle: En Kötü Devam ve Yeniden Çekilen Film 'A Good Day to Die', 'Hard Battle of the Year', 'G.I. Joe: Retaliation', 'Grown Ups 2', 'Grudge Match' , 'The Hangover Part III', 'Machete Kills', 'Scary Movie 5', 'Texas Chainsaw 3D', 'The Lone Ranger', 'The Secret Life of Walter Mitty', 'The Smurfs 2' En Kötü Senaryo 'A Madea Christmas', 'After Earth', 'Escape Plan', 'Grown Ups 2', 'Homefront', 'Inappropriate Comedy', 'Machete Kills', 'Movie 43', 'Paranoia', 'Scary Movie 5', 'The Big Wedding Day', 'The Call', 'The Host', 'The Lone Ranger', 'The Secret Life of Walter Mitty' En Kötü Yönetmen Carl Rinsch - 47 Ronin, John Moore - A Good Day to Die Hard, M. Night Shyamalan - After Earth, Courtney Solomon - Getaway, Dennis Dugan - Grown Ups 2, Vince Offer - Inappropriate Comedy, Movie 43'ü yöneten 13 kişi, Robert Luketic - Paranoia, Malcolm D. Lee ve David Zucker - Scary Movie 5, Tyler Perry - Temptation ve A Madea Christmas, Justin Zackham - The Big Wedding, Andrew Niccol - The Host, Gore Verbinski - The Lone Ranger', Ben Stiller 'The Secret Life of Walter Mitty' En Kötü Yardımcı Kadın Oyuncu Salma Hayak, Winona Ryder, Kate Bosworth, Lady Gaga, Sofia Vergara, Kate Winslet, Lindsay Lohan, Kim Kardashian, Katherine Heigl, Diane Keaton, Susan Sarandon, Abigail Breslin, Helena Bonham Carter, Shirley MacLaine En Kötü Yardımcı Erkek Oyuncu Larry the Cable Guy, Will Smith, Chris Brown, Taylor Lautner, David Spade, Nick Swardson, James Franco, Rob Schneider, Mel Gibson, Charlie Sheen, Harrison Ford, Ben Affleck, William Fichtner, Tom Wilkinson, Armie Hammer En Kötü Kadın Oyuncu Tyler Perry, Noomi Rapace, Selena Gomez, Lindsay Lohan, Naomi Watts, Halle Berry, Jennifer Lopez, Gemma Arterton, Jurnee Smollett-Bell , Michelle Pfeifer, Saoirse Ronan, Jennifer Hudson En Kötü Erkek Oyuncu Keanu Reeves, Jaden Smith, Arnold Schwarzenegger, Adam Sandler, Sylvester Stallone, Robert DeNiro, Jason Statham, Adrien Brody, Ashton Kutcher, Liam Hemsworth, Vince Vaughn, Owen Wilson, Johnny Depp, Ben Stiller
Çin'den Yeni Mobil İşletim Sistemi: China OS!
Android ve iOS'a isyan bayrağı açan dev ülke, şimdi kendi işletim sistemini yapıyor! İşte COS...Batıda gizlilik ve gözetlenme konusunda olup bitenlerden endişe duyan Çin , yeni güvenlik odaklı mobil platformunu tanıttı. Chinese Academy of Sciences yardımıyla kurulan Liantong 'un geliştirdiği China OS , akıllı ceplerde, tabletlerde, TV kutularında ve diğer ev eşyalarında çalışabiliyor.Liantong, yaptığı açıklamada Çin'in Microsoft, Google ve Apple tarafından oluşturulan monopolden ve onların bilinen güvenlik açıklarınan uzak kalması gerektiğini söyledi. Firma, Windows XP'nin destek süresinin bitişini de dile getirerek yabancı firmalara güvenmenin zor olduğuna değindi. Çin'de devlet daireleri dahil Windows XP'nin kullanım oranı hala oldukça yüksek.China OS, yapılan açıklamaya göre yüksek performanslı doğal uygulamaları , HTML5 ve isteğe bağlı Java Virtual Machine cihazlarını çalıştırabilen bir ' tescilli ' işletim sistemi olacak. İşletim sistemi çıktığında 100 bin uygulamayı çalıştırabiliyor halde olacak. Liatong, şu an Huawei ve Lenovo gibi üreticilerle ve mobil sağlayıcılarla China OS için bir ekosistem oluşturmak üzere ortaklık kurmaya çalışıyor.İşletim sisteminin HTC One ve Butterfly üzerinde çalışan görüntüleri ise Engadget tarafından yayınlanmış bulunuyor.
Reklam
Samsung Galaxy Note Serisi Kaç Adet Sattı?
Samsung'un Güney Korenin en büyük akıllı telefon üreticilerinden biri olduğu malumunuzdur. Sadece kendi iç pazarında değil dünya genelinde birçok ülkede mobil pazarda lider desek yanlış olmaz sanırım. Firmanın ürettiği akıllı telefonların oldukça ilgi gördüğünü ve satış rekorları kırdığını biliyorsunuzdur.Bu akıllı cihazların başında Galaxy Note adını verdiği serisi geliyor. Peki şirket anavatan'ında ne kadar Note serisi telefon sattı? rakamlar oldukça şaşırtıcı ! Son gelen araştırma bilgilerine göre üretici kendi ülkesinde 10 milyon adet Galaxy Note serisi satışı gerçekleştirmiş.Galaxy Note serisi ilk olarak 2011 'de Berlin'de düzenlenen İFA fuarında tanıtılmıştı. Serinin phablet modeli olması eleştiriler almasına sebep olmuştu. Ama aynı zamanda büyük bir hayran kitlesi kazanmış ve satış patlaması yaşanmıştı. Aradan geçen 3 yılda satılan 10 milyon adedin tüm Galaxy Note serisini kapsadığını unutmadan ekleyelim.
Geometriyi Yeniden Şekillendiren 15 İlginç Ev
Geometriyi ilk keşfedenler bugün insanoğlunun geldiği son noktayı görseler kendilerini pergellerler. Özellikle ev yapımında katledilen geometrinin, araştırmalarda okulda geometrisi zaten zayıf olan mühendisler tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Kentsel dönüşüm rüzgarı esen ülkemizde birbirinden şekilsiz ve fizik kurallarına aykırı evler göz kamaştırıyor. Özellikle Karadeniz’in yamaç kesimleri ve balta girmemiş ormanlarında hızla büyüyen gayrimenkul sektörü her gün akıllara zarar yeni binalar dikiyor. Dünya üzerinde de bizim uşakların mühendislik dehasını aratmayan örnekler dolu. Gözlerinizi bozacak mükemmel yapılara son bir kez sağlam gözlerle bakın.
Reklam
Sosyal Müşteri İlişkileri Yönetimi (Social CRM)
Bu yazının amacı, literatürde sosyal müşteri ilişkileri yönetimi ( Social CRM (Customer Relationship Management)) olarak geçen kavramı açıklamaktır. Sosyal MİY (müşteri ilişkileri yönetimi), günümüzde gelişen sosyal ağların, CRM amacı ile kullanılmasına dayanmaktadır.Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile birlikte, çoğu alanda olduğu gibi toplumun (society) tanımı da değişmiş ve bir paradigma kayması yaşamıştır. Bu değişim, yüzyüze olan, konuşarak olan, karşısındakinin gülümsemesi, giyimi, parfümüne göre olan çoğu sosyallik kavramını bunların hiçbirisinin olmadığı, bunun yerine elektronik değerlerin öne çıktığı bir sosyallik tanımına bırakmak üzeredir.Bu yazının yazıldığı dönem itibariyle bu değişim, artık geri çevrilemeyecek şekilde başlamıştır ve her geçen gün yeni bir değişim hayatımıza hızla giriyor.Örneğin, hiç konuşmasanız, görüşmeseniz bile arkadaş listenizde olan kişilerin sayısı, veya bir yazınızın ne kadar like aldığı veya gecenin bir yarısı size gelen bir soruya ne kadar hızlı cevap verdiğiniz, artık yeni sosyallik algısının birer parçası.İşte değişen toplum ve sosyallik algıları içerisinde, şirketlerin de toplumla olan ilişkileri değişime uğramaktadır. Örneğin insan kaynakları yönetimi, artık yeni bir personeli işe alırken, kişinin sosyal medya geçmişini araştırabilmekte, hatta sırf bu işi yapmak için yeni firmalar kurulmaktadır. Müşterilere ulaşmak için yeni satış kanalları çıkmakta, örneğin bir kişi evinden hiç çıkmadan bütün yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir.İşte bu değişim rüzgarı içinde sosyal ağların ne kadar müşteriyi ve müşteri ilişkilerini etkilediğini kısaca yazmaya çalışacağım.Öncelikle elimizde ne var bir bakalım. Eskimeyen bir tanım ile işe başlayalım. CRM nedir? CRM’in ilk kez tanımı 1995 yılında Gartner tarafından aşağıdaki şekilde yapılmıştır.‘CRM; karlılığı, gelirleri ve müşteri memnuniyetini, müşteri çeşitlerini doğru tanımlayarak ve müşteri davranışlarını doğru tahmin ederek iyileştirmeyi hedefleyen, müşteri odaklı bir iş stratejisidir’ (Gartner, 1995)Bu tanıma bağlı kalarak, aynı amaçla, ortamı ve taktiklerimizi değiştirerek aynı oyunu oynamaya devam ediyoruz. Peki nedir farkımız?Birincisi sosyal ağları ve teknolojiyi kullanıyoruz. İkincisi iletişim tek taraflılıktan çıkıyor ve çok taraflı olmaya başlıyor. Marka konuşmaları birer diyaloğa dönüşüyor.Daha açık olmak gerekirse, mesela, eskiden sosyal yapının kullandığı televizyon gibi tek taraflı yayın araçları (broadcast) yerini kişiselleştirilmiş ve cevap verebilen, soru sorabilen, kullanıcılardan oluşuyor, bu kullanıcıların davranışları ve yaşadıkları, bu sosyal hayatının bir parçası haline gelmiş. Mesela kullandıkları bir ürün, çektikleri bir aile resminin içerisinde yer alabiliyor ve bu resmi yüzlerce arkadaşı ile paylaşabiliyor. Veya kendilerine yakın hissettikleri bir ortamda arkadaşlarını etiketliyor, yorum yapıyor ve hatta diğer arkadaşları ile paylaşabiliyor. Bütün bunlar ise sadece hoşlarına gittiği için ve sosyal hayatlarının bir parçası olduğu için yapılıyor. Örneğin arkadaşı ile gittiği ve memnun kaldığı bir restoranın resimlerini Facebook üzerinden paylaşan birisinin, restoranın reklamını yapmak veya diğer arkadaşlarını bu restorana yönlendirmek gibi bir niyeti çoğu zaman olmuyor.Marka konuşması veya marka dili (bu konuya yabancılar için bir parantez açalım, bir markanın müşteri ile konuşmasıdır. Marka konuşmasının (brand talk) slogan cümlelerinden birisi ‘müşteriler bir ürünün kalitesini, ürünün fiyatından çok daha geç unuturlar’ şeklinde geçer. Bununla beraber, marka dili (brand language), dilde bulunan bazı kelimelerin, müşterilerde bazı markalarla ilişkilendirilmesidir.Mesela jilet markasının ‘masculine’ (erkeksi) kelimesini markası ile eşleştirme çalışması veya Disney firmasının ‘magic kingdom’ (sihirli krallık) kelimesini markası ile birleştirme çalışması birer marka dili uygulamasıdır. Buna benzer uygulamalar Türkiyede de Burgerking tarafından ‘ateş seni çağırıyor’ veya sprite tarafından ‘susuzluğunu dinle’ gibi sloganlarla yapıldı.Marka konuşması/dili, müşteriye sunulan hizmet veya ürünlerin müşterinin dünyasında yer etmesi ve uzun vadede marka değerinin arttırılmasını hedefler. Sosyal ağların kullanılması ile birlikte, müşteriler, bu mesajları sadece alan değil aynı zamanda yorumlayan, değiştiren, hayatlarına uygulayan ve hatta yayan kişiler oluyorlar. Hatta bazı sloganların olumsuz kullanımları, markaya zarar bile verebilir.Örneğin sevmediği bir politikacıya ‘ateş seni çağırıyor’ şeklinde slogan yapıştıran bir kullanıcı bulmak artık işten bile değil ve bu tip sloganların, milyonlarca kişi tarafından paylaşılarak, markanın yaptığı CRM çalışmalarının önüne geçmesi sadece saniyeler meselesi.Peki sosyal ağlar bize nasıl yardım eder?Sosyal ağlarda doğrudan müşteriye soru sorabiliriz. Örneğin eskiden çok ciddi maliyetlerle, kısıtlı bir müşteri kitlesi üzerinde yapılan anketler yerine, sosyal ağda çok daha hızlı, ve etkili geri bildirimler almak mümkün. Hepsinin ötesinde yeni fikirler ve tavsiyeleri sosyal ağlardan toplamak mümkün.En iyi satış personelleri müşterilerdir. Dolayısıyla markanızın satış ekibi ile canlı bir bağlantıyı, sosyal ağlar üzerinden kurabilirsiniz. Müşterileriniz hem satışlarınıza hem de markanın değerinin artmasına yardım edeceklerdir. Burada sıkça geçen ağızdan ağıza (Word of mouth) kavramını biraz ileride açıklayacağım.Yarışmalar düzenleyebilirsiniz. İnsanların çoğu, çevresel faktörlerle yarışmalara eğilimli hale geldi (Televizyon yarışmaları sağ olsunlar). Çoğu kişi basit bir hediyeyi almak için yarışırken, firmanızın reklamını bütün arkadaş listesine yaptığının farkına bile varmaz. Hatta sırf bu amaçla sosyal ağlar üzerinde gelişen özel oyun tasarımları bulunmakta. Hem oyun oynanmakta hem çevresine reklam yapılmakta.Çapraz kanalların kullanılmasına izin verir. Mesela, sosyal medyadaki bir gelişmenin, e-posta kullanıcıları ile paylaşılması veya cep telefonuna sms göndererek haber verilmesi gibi birden fazla kanalın birbiri ile iletişimi mümkün hale gelir.Unutmayın. Sosyal olan her şey aynı zamanda bütün dünyaya açıktır. Mesela, bütün dünya mısırdaki olaylara kilitlenmişken bir beyaz saray yetkilisinin spor ile ilgili tweet atması bütün dünyanın dikkatini çeker. Dolayısıyla hem kurumsal hesaplar hem de kurumunuzdaki kişilerin hesaplarını nasıl kullandıklarının doğrudan marka değeriniz ve müşteri ilişkileriniz ile ilgisi vardır. Yanlış bir yorum size çok pahalıya patlayabilir. Bu yüzden çoğu firma çalışanları ile yaptıkları sözleşmelere sosyal ağların nasıl kullanabilecekleri ile ilgili maddeler eklemeye başladı.Sosyal ağlar aynı zamanda potansiyel müşterilerin tespit edilmesine yardımcı olur. Örneğin sizin hizmetiniz / ürününüz ile ilgili kişilerin bulunması artık çok daha kolaydır. Mesela İstanbuldaki bir lokantanın artık bütün Türkiyeye ilan vermesine gerek yoktur. Veya bir üniversitenin, öğrenci çekmek için yaptığı ilanın bütün yaş gruplarına yayınlanmasına artık ihtiyaç yoktur. Doğru kişilere daha özel tanıtımlar yapılabilir.Yukarıda sayılan bu işlemler için firmaların genelde sosyal ağlardan sorumlu kişiler istihdam etmesi gerektiği anlaşılabilir. Bu konuda özel olarak eğitilmiş yeni kişiler piyasada çıkan bu yeni iş kolunu doldurmaktadır. Firmanın bütün sosyal ağ iletişimi tek bir merkezden kontrol edilir ve bu kişilerin müşteriler veya potansiyel müşteriler ile nasıl konuşacağı, hatta firmaya nasıl yönlendireceği bile artık üzerinde çalışılmış ve prensipleri konulmuş bir iştir.Örneğin, firma tanıtımı, şirket reklamı gibi yaklaşımlar yerine, sosyal ağdaki kişilerin problemlerini çözmeyi hedefleyen kişiler olması, kişilere yakın ve ilgili olması (örneğin bir üniversitenin sosyal ağ hesaplarının öğrenciler tarafından cevaplanması) ve yazacakları mesajların kısa ve net olması (sosyal ağlarda kimse sayfalarca cevap okumaz) gibi çoğu ilke çoktan ortaya atılmıştır.Sosyal ağların bir diğer avantajı da müşterilerinizin söz sahibi olmasını sağlamaktır. Mesela ürün yelpazenize yeni bir ürün eklerken, bu ürünün tasarımında sosyal ağdaki takipçilerinizin de söz sahibi olmasını sağlayabilirsiniz. İnsanlar kendi fikirlerine önem verilmesini her zaman taktir ederler. Bu tip iletişimlerin anlık olarak sağlanması artık günümüzde mümkün.Şimdilik başlangıç seviyesinde bir giriş olarak Sosyal CRM konusunu burada bitiriyorum. Bir yazı dizisi halinde ilerleyen yazılarda, bir sosyal CRM ekibinin nasıl kurulacağı, sosyal ağlarda rekabet, sosyal ağlardaki iş stratejileri ve iş modelleri, sosyal ağlar ve çalışan ilişkileri, sosyal ağların CRM etkisinin nasıl ölçülebileceği, sosyal ağlar ve müşteri sadakati gibi konuları da daha sonraki yazılarda anlatmaya çalışacağım.
Dünyanın İlk Wi-fi Su Isıtıcısı iKettle Satışta
Akıllı telefonlar konsept olarak ilk önce bilgisayarımızın, fotoğraf makinemizin ve müzik çalarımızın yerini aldı. Geçtiğimiz yıl içinde de uygulamalar sayesinde televizyon kumandası ve hatta oyuncak helikoper (AR.Drone) kumandası olarak meraklıların ilgisini gördü.Son olarak Firebox.com‘da satışa sunulan iKettle da akıllı telefonlar tarafından yönetiliyor.Hepimizin başına gelmiştir; ya koltukta otururken kettle’ı gidip çalıştırmaya üşeniriz, ya da o “tık” sesini duymaz su ısıttığımızı unutur, defalarca su ısıtırız.Wi-fi teknolojisine sahip bu kettle’ı oturduğunuz yerden telefonunuzdaki uygulama ile çalıştırıyor, hatta sıcaklığını belirleyebiliyorsunuz. Su ısındığı zaman kettle kendini kapatıyor ve telefonunuza bildirim gönderiyor!Kısa videosunda ürün hakkında yeterince bilgi mevcut:
Reklam
Güncel 2014 Konut Kredisi Faizleri Dudak Uçuklattı
2013, Aralık ayının ilk haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), faiz oranlarında değişikliğe gitmeyerek, repo–ters repo pazarı faiz oranları ile bir hafta vadeli repo ihale faiz miktarlarını sabit tutmuştu. Kurulun döviz kurundaki dalgalanmaya bağlı olarak bir zaman daha beklenen enflasyon değerlerinin üzerinde bir gidişat izleneceğini belirtmişti. TCMB tahminler % 6.8 iken 2013 senesi % 7.4 ile sona erdi.2013 yılı sonunda ekonomi dünyasında, yaşanan siyasi etkiler ortaya çıkması ve döviz kurunda yaşanan şok artış, Türkiye ekonomisi açısından çalkaltılı bir sürecin başlangıcı oldu. Diğer yandan Fed’in para musluklarını kısmasıyla beraber kaydedilen tüm gelişmeler, 2014 senesinin bankacılık iş kolu açısından zorlu bir yıl olacağını gösteriyor.Ekim ayında bankaların konut kredisi faiz miktarlarında aldığı indirim kararları ve Kasım ayında kabul edilen Yeni Tüketici Kanunu konut pazarını canlandırmıştı. Lakin 2013 senesi sonunda ekonomide gerçekleşen güven kırıcı negatif gelişmeler, döviz kurunda yaşanan ani yükseliş ve Fed’in açıklamalarıyla bankalar, ev kredisi faiz miktarlarını arttırdı. Bununla beraber Ocak ayında 15 banka ev kredisi faiz rakamlarını yükseltti.Abank 3 ay – 10 yıl vadede kredi oranını % 0,99 ’dan % 1,02’ye ve 60 ay – 10 sene vadedeki oranını ise % 0,99’dan % 1,09’a arttırdı.Denizbank 60 aydaki oranını % 1,01’den % 1,02’ye, 120 ayda ise 1,04’den % 1,07’ye arttırdı.Finansbank’ta ise 60 ay vadedeki oranını 0,04 puan arttırarak % 0,99’dan % 1,03‘e arttırdı.Garanti Bankası 0,1 – 0,11 puan aralığında uyguladığı artışla oranlarını 60 ayda 1,08’e, 120 ayda ise 1,09’a çıkardı.Albarakatürk 60 ay oranını % 0,92’den % 1,02’ye ve 120 aydaki oranını % 0,98’den % 1,08’e yükseltti.Kuveyttürk 60 ay – 10 yıl aralığındaki oranını % 0,90’dan % 1,02’ye çıkardı.Türkiye Finans ise 60 aydaki oranını % 0,93’den % 10,5’e, 120 ayda ise % 1,03’den % 1,09’a yükseltti.HSBC 60 ayda oranını % 1,15’e , 120 ayda ise  % 1,20’ye yükselttiİş Bankası 60 ayda %0,99 oranına yükseltti.Ziraat Bankası 60 ayda % 0,91’e 120 ayda %0,93’e arttırdı.YK Bankası oranlarını 60 ayda % 0,92’ye, 120 ayda % 0,94’e çıkardı.IngBank ile Şekerbank  da oranlarını 60 ve 120 ayda % 1,19’a çıkardı.Tekstilbank ise 60 ayda %1,05’e, 120 ayda ise % 1,09’a arttırdı.Aralık ayı birinci haftasında 21 bankanın  10 yıl (120 ay) vadede konut kredisi oranları ortalaması % 1, 5 yıl (60 ay) vadede ise oranı ise % 0,97 idi. Ocak’ın ortasında ise faizler %1’in yukarısına çıktı. Bankaların kredi oranlarını yükseltmesiyle birlikte 5 yıl vadedeki konut kredisi faiz oranı % 1,04’e, 10 yıl vadede ise % 1,06’ya yükseldi.Ocak ayı ortasında 10 yıl geri ödeme taksitli 100.000 TL konut kredisinin aylık ödemesi  hesaplama yapıldığında bin 477 TL, toplamda ödenmesi gereken faiz ise 77 bin 197 TL çıktı. Aralık’ta ise taksit 1435 TL, ödenecek olan faiz de 72 bin 165 TL idi. Faiz oranlarında yaşanan % 6 ‘lık artış aylık taksiti 42 TL, ödenecek toplam faizi ise 5032 TL yükseltti.
Honda'dan Yaratıcılıkta Sınırları Zorlayan Bir Reklam Filmi
Japonlar yaratıcılıkta sınır tanımıyor. Japonların dünyaca ünlü firması Honda, ürettiği şeylerin dökümünü, oldukça yaratıcı ve görsel bir biçimde vermiş. Videonun altmetni ise şu: bizim ellerimiz oldukça becerilidir, hem hızlı(kolay) hem de kaliteli üretiriz.
Reklam
Ev Kedilerinin Rüyası, Kedi Parkuru Dekorasyonu
Evimizi güzelleştirmek ve daha konforlu bir hale getirmek için imkanlarımız dahilinde özen gösteriyoruz. Ancak evimizi dekore ederken, genellikle ev hayvanlarımızı, dostlarımızı unutuyoruz. Alman dekorasyon şirketi Goldtatze (Altın pati) ismine de yakışağı şekilde kediler için özel bir tasarım yapmış. Şirketin karmaşık tasarımında, inen rampalar, ip köprüler, platformlar ve diğer yapılar bulunuyor. Dekorasyonun mantığı evin içini otantikleştirmek ya da marjinal olma çabası değil. Şirkete göre, kedilerin tırnak yapısı sadece tırmanmaya uygun ve ağaçlara tırmandıklarında inmekte sıkıntı yaşıyorlar. Bu tasarımla birlikte kedileriniz tırmanma, oynama, tırmandıktan sonra yere inme gibi birçok etkinliği evin içinde, güvenli bir şekilde yapacak. Çoğu kedi sahibi için böyle bir kurulum yaptırmak zor olsa da, böyle bir kurulumu evinde bulunduran kişiler oldukça şanslı...
Yaratıcılık Patlaması: 15 Harika Fotoğrafla 3 Boyutlu Kitap Projesi
Japon mimar ve sanatçı Yusuke Oono, bir sahneyi fotoğrafla ya da yazıyla anlatmak yerine kitabı üç boyutlu hale getirmeyi tercih etmiş. Figürleri sayfaları biçerek ortaya çıkaran sanatçı, 40 sayfalık defterlerin her bir sayfasında ayrı bir sahneyi canlandırmak suretiyle '360 derece kitap' projesini hayata geçirmiş. Sayfalar lazer kesici ile kesilmiş. Eğer kitabı tamamen açarsanız tüm sahneler net bir şekilde görünebiliyor ve sayfaları tek tek çevirerek hikayeye vakıf olabiliyorsunuz.  İşte bahsettiğimiz üç boyutlu kitaplar...
Reklam
Dünyaca Ünlü Yıldız '3 Adam'a Konuk Oluyor
İşte 3 Adam'ın bu haftaki konukları.... Star TV'de Eser Yenenler, İbrahim Büyükak ve Oğuzhan Koç'un sunduğu '3 Adam' Cumartesi gecelerinizi neşelendirmeye devam ediyor. “3 Adam”a bu hafta dünyaca ünlü yıldız Shantel ve modacı Ivana Sert konuk oluyor. Sevilen programda bu hafta, Alman müzisyen Shantel fırtınası esecek. Ivana Sert'in de keyifli sohbetiyle renk katacağı '3 Adam' 18 Ocak Cumartesi gecesi saat 23.30'da Star TV'de. Sakın kaçırmayın... Ayrıca bu sezon ki O Ses Türkiye'nin 4 finalist ismi Hasan Doğru, Ersin Yılmaz, Mert Demir ve Abdullah Civliz de 3 Adam'ın cumartesi gece ki konukları olacaklar. Tüm dünyada milyonlar tarafından izlenen 'Bubble Show' ekibi de birbirinden renkli gösterileriyle 3 Adam'ın canlı yayınında sahne alacaklar.acunn
Reklam