Çinli bir arıcı daha fazla bal satmak için farklı bir yol izledi ve 460 bin arıyla yarı çıplak vücudunu sardırdı. Çin’in güneybatısındaki Chongqing bölgesinde arıcılık yaparak geçinen She Ping adlı 34 yaşındaki arıcı daha fazla bal satmak için Guinness Rekorlar Kitabı yetkilileri ve bir grup fotoğrafçı eşliğinde toplam ağırlığı 45 kilo olan yaklaşık 460 bin arıyı yarı çıplak vücuduna sardırdı. 460 bin arı nasıl bir araya geldi? Bu işlem için ilk önce bir ‘kraliçe (ana) arı’ She Ping’in vücuduna konuldu. Ardından peteklerle getirilen arılar kraliçe arının olduğu vücudu sarmaya başladılar. She gösteriden sonra “Dürüst olmak gerekirse çok endişelendim ama bunu ballarımı tanıtmak için yapmam lazım” dedi. Çin’in Chongqing bölgesi özellikle arıcılıkla bilinen ve en çok bal üreten yerel bölgelerden birisi. 2009 yılında Çin’in kuzeybatısında arıcılık yapan bir çift düğünlerinde arılardan oluşan kıyafetleriyle evlenmişlerdi. Çin arıcılık konusunda farklı fikirlerle sürekli adından bahsettiriyor. Uzun süre banyo yapmadı She Ping 40 dakikalık show boyunca 20’den fazla kez arılar tarafından sokulduğunu ancak acıdan bile olsa kımıldamaya cesaret edemediğini söyledi. Gösteri öncesi hazırlıkların en önemlilerinden birisinin de banyo yapmamak olduğunu söyleyen She, “Ana hazırlık kurallarından birisi banyo yapmaktan kaçınmaktır. Özellikle sabun vücuda hiç sürülmemeli çünkü sabun arıları heyecanlandırabiliyor” dedi. Çin dünyanın en büyük bal üreticilerinden birisi. Ancak bir çok ülkede sahte bal ihracatı sebebiyle Çin’den bal alımı yasaklandı. (DHA)
Ankaralı sanatçı Cihan Engin, photoshop ve tablet kullanarak İstanbul’da kıyameti resmetti. Şehrin simgelerinden Kız Kulesi, Boğaz Köprüsü, FSM Köprüsü ve Galata Kulesi’nin dev tsunami dalgaları ve buzullar altında kaldığı, kasırgalarla yerle bir olduğu, zombie istilasına uğradığı hatta çöle döndüğü bu senaryolar gerçekten tüyler ürpertici. Sanatçının diğer çalışmalarını görmek için: http://onedio.com/haber/ankara-dan-kiyamet-manzaralari-243792 http://onedio.com/haber/10-etkileyici-illustrasyon-ile-mustafa-kemal-ataturk-244030
'Sakın Şaşırma: Orhan Veli Yüz Yaşında' sergisi hem şairin yaşamını hem de 'Garip' akımının bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarıyor. Türk edebiyatında ‘Garip’ akımının öncüsü, 1914 doğumlu şair Orhan Veli Kanık’ın doğumunun yüzüncü yılı bir sergiyle kutlanıyor. ‘Sakın Şaşırma: Orhan Veli 100 Yaşında’ adını taşıyan sergi 3 Mayıs tarihine kadar Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde ziyaret edilebilir. Büyük bir arşiv çalışmasının sonucu olan sergi, gerek 36 yaşında hayatını kaybeden Orhan Veli’nin kendine ait fotoğraf ve belgelerinden, gerekse koleksiyonerlerdeki dokümanlardan seçilerek oluşturuldu. Kısa yaşamında yeni bir akımın öncülüğünü yapacak kadar etkili olan Orhan Veli’nin sergide, resim, heykel, fotoğraf, imzalı şiir, mektup ve kitapları yer alıyor. Ayrıca şairin yaşadığı döneme ait gazete ve dergiler de hem Orhan Veli ve arkadaşlarının çalışmalarına, hem de Garip akımının nasıl şekillendiğine dair önemli bilgiler veriyor. ‘Sakın Şaşırma: Orhan Veli Yüz Yaşında’ sergisinin bir başka özelliği de, Orhan Veli’nin yayın yönetmenliğini yaptığı ‘Yaprak’ dergisinin 28 sayısının da kopyalarının yer alması. Bu dergiler içerikleri itibariyle, şairin bir yayıncı olarak da edebiyata nasıl baktığını gösteriyor. “Sakın Şaşırma: Orhan Veli 100 Yaşında” 4 Nisan – 1 Mayıs 2014 Yapı Kredi Kültür Merkezi, 1. kat İstiklal Caddesi, No: 161 Beyoğlu / İstanbul aljazeera.com
How i met your mother dizisi 9. sezonunda final yaparak hayatımızdan çıktı. Hayranları 20 sezon da olsa izlerdik diye yakınadursun biz size himym dizisi bizde çekilse neden 2. sezonu göremeyeceğine dair 17 kapı gibi kanıt barındıran bir liste hazırladık.
20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Harekatı'ndan sonra, 15 Ağustos'ta adada barış ilan edilmesinin ardından, Lefkoşa'da iki tarafın da girmesinin yasak olduğu bir tampon bölge oluşturuldu ve kontrolü Birleşmiş Milletler'e verildi.
iPhone veya iPad'inizde pil ömrünüzü uzatmak için bunu yapıyorsanız, bizce vazgeçin. iPhone'ların pili hızlı tükendiğinde arka plandaki uygulamaları kapatmanın bu sorunu çözeceği düşünülür. Bu yol, bilgisayarlar için doğru olsa da iOS'lu cihazlarda durum biraz farklı. iPhone'da 'arka planda' duran uygulamaları kapatmanız, pil ömrünü uzatmadığı gibi kısaltabilir de. Bunun nedeni, bir uygulamayı kapattığınızda onu RAM'den kaldırıyor olmanız. Yapmak istediğiniz tam da bu olabilir, ancak uygulamayı RAM'den kaldırmanız, onu tekrar açtığınızda telefonunuza daha çok yük bindirecektir. Dahası cihazınız daha fazla belleğe ihtiyaç duyduğunda arka plan uygulamalarını zaten otomatik olarak kapatır.Önemli olan nokta, iOS'un aslında gerçek anlamda çoklu görev yapmadığı: Arka planda çalıştığını düşündüğünüz uygulamalar, aslında dondurularak bekletilir ve işlemciyi kullanmazlar. 'Arka planda uygulama yenileme' ('Background App Refresh') işlevini etkin hale getirmediyseniz, müzik , konum hizmetleri, ses kaydı, VOIP aramaları (örnek: Skype) gibi işlevler dışındaki hiçbir işlem arka planda çalışmaz. Arka planda çalışan uygulamalar, pil simgesinin yanında kendi simgesini göstererek sizi bilgilendirecektir. Milliyet
Gökbilimciler, bir dış gezegenin yörüngesinde yer alan ilk uyduyu keşfetmiş olabileceklerini duyurdu. İlk dış uydunun, Dünya'dan çok daha büyük bir gezegenin yörüngesinde olabileceği ifade edildi.Bilim insanları, Güneş Sistemi dışında başıboş gezinen veya küçük bir yıldızın yörüngesinde yer alıyor olabileceğini tahmin ettikleri yeni bir dış gezegenin izine rastladı. Dünya'dan yaklaşık 18 kat büyük olduğu düşünülen gezegenin yörüngesinde, bir tane kayalık uydu yer alıyor olabilir.Dış gezegenin keşfinde yerçekimsel hassas mercekleme yöntemini kullanan gökbilimciler, gezegenin yörüngesinde yer aldığına inanılan yıldızın önünden geçişini gözlemliyor. Bu süreçte gezegenin yerçekimsel alanı bükülüyor ve bir mercek görevi görerek yıldızdan gelen ışınları büyütüyor. Gökbilimciler bu yöntemle gezegenin arkasında bir yıldız olup olmadığını ve eğer bir yıldız ise yörüngesindeki gezegenlerin büyüklüğüne kadar birçok bilgi elde edebiliyor. Yeni Zelanda ve Avustralya'nın Tazmanya eyaletindeki teleskoplarla yapılan en son gözlemde, gökbilimciler tespit ettiklerine inandıkları gezegenin yörüngesinde, yüzde 0.05 katı kadar bir başka cismin izine rastladı. Araştırmacılar, keşfin kesin bir şekilde çözümlenebilmesi için yeni sistemin Dünya'dan uzaklığını bilmeleri gerektiğini belirtti. MOA-2011-BLG-262 adı verilen sistem, yıldızı olmayan bir gezegen ve uydusundan oluşuyorsa, Dünya'ya yakın olması ve gerekli mercek etkisini oluşturması için bir yıldız kadar büyük bir sistemi temsil etmesi gerekiyor. Farklı konumlarda iki teleskop gerekiyor Hassas mercekleme gözlemleri bir kez gerçekleştiği için MOA-2011-BLG-262 sisteminin sırrını hiçbir zaman çözemeyebileceklerini belirten araştırmacılar, gök cisimlerinin değişen konumlarını gözlemleyebilmek için iki farklı yerden gözlem yapmayı amaçlıyor. ABD'nin Notre Dame Üniversitesi'nden David Bennett, 'Dış uydu adayını bir daha gözlemleyemeyeceğiz. Ancak ileride yeni fırsatlarımız olacak' dedi. Gökbilimciker, ikisi de yerde bulunan veya biri uzayda, diğeri yerde konumlanan iki teleskopla gök cisimlerinin hareketlerini daha iyi takip etmeyi umuyor. Bugüne kadar 1700'den fazla dış gezegen tespit edilmiş olsa da, bir dış uydu izine hiç rastlanmadı. Japonya, Yeni Zelanda ve ABD tarafından yürütülen MOA (Astrofizikte Hassas Mercek Gözlemleri) ve PLANET programları kapsamındaki en son araştırma, Astrophysical Journal dergisinde yer aldı. Kaynak: Space.com
Yapışık İkizler (Biz ayrılamayız!) Biz ayrılamayız!Shivanath ve Shivram Sahu adlı ikizler bellerinden yapışık olarak dünyaya geldi.Hintli ikizler ancak iki bacağı ve dört kolu kullanarak yürüyebiliyor. Shivanath ve Shivram kardeşler dünyaya geldiklerinde köyde herkes onların kutsal olduklarına inandı. Kutsal ruhun reenkarnasyonu olduğuna inanılan ikizlere adak adayanlar bile var. HALLERİNDEN MEMNUNLAR Geçtiğimiz günlere 12 yaşına basan ikizler bütün zorluklarına rağmen kesinlikle ayrılmayı istemiyor. Kardeşlerden Shivram;' Biz kesinlikle ayrılmayı düşünmüyoruz. Hayatımızın sonuna kadar yapışık olarak kalmak istiyoruz. Biz nasılsak öyle yaşamak istiyoruz.' dedi.
Şahan Gökbakar'ın televizyon ekranlarında yeni yeni görünmeye başladığı dönemlere gidiyoruz. 2005 ve 2006 yıllarında Şahan Gökbakar'ın hazırlayıp sunduğu ve sağlam bir izleyici kitlesine sahip olan TV programı Dikkat Şahan Çıkabilir'i masaya yatırıyoruz, sanırım bu yazdıklarımdan sonra birileri ''Şahan o kadar eskidi mi ya'' diye düşünebilir ama evet arkadaşlar ortamlarda sürekli geyiğini döndürdüğümüz program yayınlanalı neredeyse 10 yıl oluyor. Programda birbirinden farklı ve eğlenceli yaratılan karakterlere çoğumuz aşinayız zaten. Not: ''Şahan eskiden daha iyiydi yea'' geyiğine hiç bulaşmıyorum, bir dönem eğlenerek izlediğimiz bu karakterleri sizlere hatırlatmak istedim sadece.
Hacettepe Teknokentinde faaliyet gösteren Türk mühendisler, kara, deniz ve hava araçlarına radara yakalanmama özelliği kazandıran özel bir teknoloji geliştirdi. Anti-radar özellikli kumaş, sabit ve hareket halindeki tankların ve zırhlı araçların radar ve termal kameralara yakalanmamasını sağlıyor. Mühendislerin geliştirdiği insansız hava araçlarının gövdelerine uygulandığında anti-radar özelliği kazandıran kompozit malzeme de dünyada ilk olma özelliği taşıyor. Hacettepe Teknokentinde faaliyet gösteren Türk savunma sanayi şirketlerinden TDU Teknoloji Genel Müdürü Ümit Öztürk, 10 yıldır radarda görünmezlik teknolojileri üzerine çalıştıklarını belirterek, son iki yılda da KOSGEB desteğiyle anti-radar özellikli 'gizleme ağı' prototiplerini başarıyla geliştirdiklerini bildirdi. RADARDA GÖRÜNMEZLİK SAĞLIYOR Geliştirdikleri teknolojinin iki ayrı ürün şeklinde ortaya çıktığını ifade eden Öztürk, bunlardan birinin radarda görünmezlik sağlayan kumaş yapılar, diğerinin ise radara yakalanmayan kompozit malzeme olduğunu belirtti. Kumaş yapıların anti-radar özellikli 'gizleme ağı' olarak bilinen bir yapı olduğunu anlatan Öztürk, ürünün 'görsel', 'ayar', 'termal' ve 'anti-radar' özelliklerine sahip olduğunu kaydetti. Dünyada bu kumaşların anti-radar özelliğini sağlayabilen ülkelerin İsrail ve ABD olduğuna işaret eden Öztürk, 'Dünya pazarını ellerinde bulunduran bu ülkelerin ardından Türkiye de anti-radar özellikli kumaşları yapabilen üçüncü ülke oldu' dedi. Öztürk, anti-radar özellikli kumaşların özel gemoteriye sahip iplikler kullanılarak yapılan örgü desenlerinin nanoteknoloji temelli olduğunu belirterek, şöyle devam etti: 'Ürünümüzü farklı renk ve desenlerde basabiliyoruz. Çöl rengi, orman yeşili ve bozkır iklimi için özel renklerde üretebiliyoruz. Ürün dayanıklı malzemeden üretildi. Kumaş, sabit duran tankların ve zırhlı araçların üzerine örtüldüğünde anti-radar ve anti-termal özellik kazandırıyor. Ayrıca mobil kamuflaj sistemini de geliştirerek, tank ve diğer zırhlı araçların hareket halindeyken de radar ve termal kameralara yakalanmamasını sağladık. TÜBİTAK'TA TEST EDİLDİ TÜBİTAK'ta yaptırılan testlerde özellikle anti-radar özellik için gerekli değerlerin çok üzerinde radar soğurma değerlerinin elde edilmesi başarımızı pekiştirdi. Ürün yüzde yüz yerli imkanlar ve yerli mühendisler tarafından geliştirildi.' GÖRÜNMEZ UÇAKLAR YAPILACAK Ümit Öztürk, ikinci ürünleri olan anti-radar özellikli kompozit malzemenin ise dünyada bir ilk olduğunu belirtti. Bu malzemenin mevcut kullanımdaki anti-radar özellikteki boyalara karşı üstün özelliklerinin bulunduğuna işaret eden Öztürk, şöyle konuştu: 'Askeri araçlar, anti-radar özellik boya kullanılmadan bu malzemeyle yapıldığında büyük avantaj katıyor. İnsansız hava araçlarının gövdelerinin normal kompozit malzeme ile yapılıp üzerine anti-radar boya uygulaması dünyada kullanılan geçerli yöntem iken, geliştirdiğimiz kompozitin kullanılması halinde boya uygulamasının aracın ağırlığını artırması ve atmosferik şartlarda özelliğini kaybetmesi gibi dezavantajları da ortadan kalkacak.' Prototiplerini ürettikleri bu malzemelerin yerli savunma sanayine ciddi katkı sağlayacağını vurgulayan Öztürk, yerli üretimle birlikte kara, hava ve deniz platformlarının dünya pazarındaki rekabet gücünün de artacağını söyledi. Bu malzemelerin yerli ürünlere uygulanması için SSM ve TUSAŞ yanında diğer büyük savunma sanayi firmaları ile görüşmelerin devam ettiğini ifade eden Öztürk, şunları kaydetti: 'Türk Silahlı Kuvvetlerinin sadece multispektral gizleme ağı ihtiyacının yerli olarak giderilmesi halinde yüz milyon Dolardan fazla bir bedelin yurt dışına çıkmasının engellenecek. Tamamen yerli imkanlarla üretilen anti-radar özellikli kompozit malzemenin TAI yapımı ANKA insansız Hava aracında kullanımının gerçekleşmesi durumunda ANKA rakipleri karşısında öne çıkacaktır. Prototiplerini başarıyla hazırladığımız ürünlerimizin üretim iznini aldıktan sonra yatırımcılarla birlikte seri üretime başlayacağız.' Ümit Öztürk, anti-radar özellikli ürünlerini 24-28 Mart 2014 tarihlerinde Katar'da düzenlenen DIMDEX fuarında sergilendiğini ve büyük ilgi gördüğünü sözlerine ekledi. cumhuriyet
Emrah Yücel'in önderliğindeki, çoğunluğu yurtdışında yaşayan reklamcılardan oluşan bir ekip 'Türkiye'nin markalaşması ve dünyadaki algılanışıyla ilgili bir kampanya hazırlamaya başladı.kaynak:http://gecce.com/
Sadece İsrail ve Amerika'nın ürettiği anti-radar özelliğine sahip boyalardan sonra, dünyada bir ilk olan anti-radar özellikli kompozit malzeme üretimi Hacettepe Teknokent'te faaliyet gösteren TDU firması tarafından gerçekleştirildi. Gövdelerinin kaplanacağı bu kompozit malzeme ile İHA'lar ve savaş gemileri radara yakalanmayacak. İlk olarak ANKA'ların görünmez olması için çalışmalar başladı. TSK'nın insansız hava araçları ve gemileri hayalet olmaya hazırlanıyor. Amerika ve İsrail'de uzun yıllardır kullanılan ve İsrail'in 25 ülkeye sattığı anti-radar özelliğine sahip boyalarına rakip olarak kompozit malzeme Hacettepe Teknokent'te üretildi. Yüzde 100 yerli imkanlarla üretilen bu kompozit malzeme ile İHA'ların ve savaş gemilerinin gövdeleri kaplanacak. Her türlü görsel, radar, kızılötesi ve termal izi azaltan bu kompozit ürün ile İHA'lar hayalet gibi görünmeyecek. Dünyada milyarlarca dolarlık pazarı bulunan görünmezlik ürünleri pazarına girecek olan firma yetkilisi Ümit Öztürk , kompozit ürünlerinin radar dalgalarını soğurarak radar kesitini azalttığını, gizleme ağının her durumda görsel, radar , kızılötesi ve termal izi azalttığını söyledi. Öztürk, radar kamuflaj teknolojisinin Türkiye dışında dünyada yalnız ABD ve İsrail'de bulunduğunu kaydetti. İlk hedef ANKA TSK'nın insansız hava aracı ANKA , hayalet olmaya hazırlanan ilk hava aracı oldu. Savunma Sanayi Müsteşarlığının önemli projelerinden olan ve İsrail Heronlarıyla denk görev yapacağı için TSK'nın terörle mücadelesinde kritik önem taşıyan milli insansız hava aracı ANKA'nın kompozit gövde ile kaplanması gündemde. Öztürk, milli insansız hava aracı ANKA'ya bu kaplamanın uygulanması için TUSAŞ yetkilileriyle görüşmeler yaptıklarını, ilk incelemenin ardından olumlu yanıt aldıklarını açıkladı. Ürün hakkında Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı'na da bilgi verdiklerini anlatan Öztürk, seri üretimin yapılması amacıyla fabrika kurma çalışmalarının da devam ettiğini aktardı. Performansları azalmayacak Ümit Öztürk , ' Amerika ve İsrail'de insansız hava araçları radara yakalanmamak için özel anti-radar boyalarla boyanıyor. Bu boyalar hava şartlarından kolay bir şekilde etkilendiği gibi boyalar gövdeye inanılmaz bir ağırlık veriyor. Türkiye'de üretilen bu kompozit gövdeler hem insansız hava araçlarının performansını etkilemeyecek kadar hafif hem de hava şartlarından etkilenmiyor. İsrail bu antiradar boyaları 25 ülkeye satıyor ' diye konuştu. Büşra Arslan - Sabah
‘Ayna’ların 103 yıllık hakimiyeti sarsılıyor. Elektrikli otomobil üreticisi Tesla ile ABD’deki otomotiv lobi grubu Otomobil Üreticileri İttifakı, otomobillerdeki yan aynaların kameralarla değiştirilmesi konusundaki girişimlerini artırdı. Bunun için Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi’ne bir dilekçe de veren ikili, yan aynaların 103 yıllık hakimiyetini tartışmalı hale getirdi. 1911 yılında ilk kez Amerikalı bir yarışçı tarafından kullanılan ve bu tarihten sonra motorlu araçların vazgeçilmez unsuru haline gelen aynaların kaldırılması ve bunların yerine yüksek çözünürlüklü kameralar yerleştirilmesi amacıyla 2012’den bu yana çalışmalar yürüten Tesla, “Model X” adını verdiği crossover konseptinde bunu kullanmış, ancak mevcut ürettiği modellerde standart aynalara yer vermeye devam etmişti. Volkswagen’in sınırlı sayıda üreteceği ve çok düşük yakıt tüketimiyle dikkat çeken XL-1’de de, yan aynalar yerine kameralar konulmuştu. VW’nin kamera sisteminde aracın arka bölümüne ait görüntüler, doğrudan kapıların içindeki ekranlardan izlenebiliyor. Yakıt tüketimini azaltacak iddiası Yan aynaların sadece kapılara monte edilebileceğini, bununla birlikte kameraların, aracın istenilen ve geniş görüş sağlayabilecek herhangi bir yerine konulabileceğine dikkat çeken Tesla, bununla birlikte kameraların daha küçük olması nedeniyle aracın aerodinamiğine olumlu katkı sağlayacağını savunuyor. Ancak gerek NHTSA gerekse de güvenlik uzmanları, “aynasız” araçların sürücüleri hata yapmaya zorlayabileceğini, nitekim tüm trafik eğitimlerinde “aynaların kontrol edilmesi” kuralının öğretildiğini, işe yaramaması durumunda pek çok şikayetin ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu tip teknolojilerin sürücüler tarafından hızlı bir şekilde kullanılamadığını da savunuyor.veteknoloji
Günümüzde evde kullandığımız bilgisayarlar ile ilgili birbirimize söylediğimiz klasik cümle şudur: 'Abi bir çuval para verdim, o kadar hızlı olsun artık' ya da 'Crysis'i full çözünürlükte oynuyorum, ne kasıyor ne ısınıyor'. en zirvesi de '...senin bilgisayar da bi'şey mi? benimkinde photoshop, corel, browser açıkken hem müzik dinliyorum aynı anda da tam çözünürlükte oyun oynuyorum. Bir kere bile kasmadı...'Ancak bizim evde kullandığımız 'üstdüzey' bilgisayalar aşağıda sıralanan bilgisayarların boş kasası kadar olamaz maalesef. İşte size paha biçilemez dünyanın en iyi süper bilgisayarları.Not: Bu bilgisayarları kasabilecek oyun üretilmedi henüz çünkü tamamı merkezi programlama ve araştırma işlemleri için kullanılıyor ve tamamı Linux işletim sistemi kullanıyor...