onedio
Büyük Ekranlı iPhone Geliyor
Japon bir firmanın geliştirdiği yeni nesil ekranın iPhone 6'da kullanılacağı iddia ediliyor. 5.5 inçlik ekran yüksek çözünürlük desteği sunuyor.Apple ile ilgili yeni dedikodular internet üzerinden yayılmaya devam ediyor. Firmanın bu yıl içinde piyasaya sürmesi beklenen yeni nesil iPhone modelinde kullanılacağı iddia edilen bir ekran tanıtıldı. Japan Display isimli firmanın geliştirdiği yeni nesil ekran 5.5 inçlik alanda 1440x2560 piksel çözünürlük sunuyor. Bu ekranın piksel yoğunluğunun ise 538 ppi olduğu açıklandı. Yeni ekran Nisan ayından itibaren üreticilere satışa sunulacak. 5.5 inçilk ekran Quad HD ya da kısaca WQHD olarak tanımlanıyor. Ekranın çözünürlüğü ise Apple tarafından retina olarak isimlendirilen çözünürlüğe yakın bir değere sahip. Japonya merkezli Nikkei sitesinin haberine göre Japan Display, Apple'ın tedarikçilerden biri oldu. Firmaya yakın kaynakların verdiği bilgiye göre duyurulan bu ekran iPhone 6'da kullanılacak. Apple'ın 4.7 inçlik 1600x900 piksel çözünürlüğünde farklı bir ekran boyutu ile ilgilendiği de iddia ediliyor. Yani Apple yeni iPhone modellerini 4.7 ve 5.5. inç boyutlarında üretebilir. Ancak üretim aşamalarını büyük bir gizlilikle yürüten Apple cephesinden bu iddialara bir yanıt verilmedi. Apple (daha önce yaptığı gibi) birden fazla prototip cihaz üzerinde çalışıp son aşamada birini tercih edebiliyor. Tek telefon var Apple'ın bugüne kadar çıkardığı telefonlar içinde en yüksek ppi değeri 326 ile iPhone 5s ve 5c modellerinde bulunuyor. Piyasada satılmakta olan telefonlar içinde 538 ppi değerine sahip tek ürün Çinli Oppo'nun Find 7 modeli. Bu telefonda kullanılan ekranın çözünürlüğü de 2560x1440 piksel. İddialar doğru çıkarsa yeni iPhone 5.5 ve 4.7 inç boyutlarında iki farklı model olarak üretilecek. Bu sayede iPhone'la ilgili en büyük eleştirilerden biri olan ekranın küçüklüğü ortadan kalkmış olacak. Apple, ürün tedarik ettiği firmalarla özel anlaşmalarla çalışmasıyla biliniyor. Eğer Japan Display'den bu ekranları satın alacak olursa başka bir markanın bu özel ekranları alması da (kısa vadede) mümkün olmayacağı söylenebilir. Kaynak: Japan Display
Ekşi Sözlük Çöktü!
Kayıtlı yazarların her türlü konu ve kavram hakkındaki yorumlarını yazdığı internet sitesi Ekşi Sözlük'e bu sabah saatlerinde erişim sağlanamadı. Siteye girmek isteyen kullanıcılar şu mesajla karşılaştı: 'Merhaba. ekşi sözlük'te bizim test etmeyi unuttuğumuz ya da biliyor olsak bile düzeltmeye vakit ayıramadığımız bir şey yapmayı başardınız. bu yaşadığınız problemi kenara köşeye kaydettik ve ilgileneceğiz. bu arada siz ana sayfaya dönerseniz oradan hiçbir şey olmamış gibi devam etmeyi deneyebilirisiniz.' mesajıyla karşılaştı' Sorun bir süre devem ettikten sonra çözüldü. Şuan siteye erişim sağlanabiliyor. Medya Tava
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Komik Bir Fotoğraf Serisi: ''Kafamıza Atılan Şeyler''
Edebiyat çevirmeni, editör, ve yüksek lisans öğrencisi olan  Kaija Straumanis kendi Flickr hesabında yayınladığı 'stuff being thrown at my head' ( Kafama atılan şeyler ) isimli fotoğraf serisiyle fotoğrafçılık alanında mizahi bir eser çıkartmış oldu. Çok ince hesaplamalar yapılarak atılan nesnenin kafasına tam da çarptığı anda çekilen fotoğraflar ve ekrana yansıyan aymazlık gülümsemenize sebep olacak. İyi eğlenceler dileriz...
Bölgesel Yiyeceklerden Yapılmış 10 Ülke ve Kıta Haritası
Seyahat tutkularından esinlenerek  Caitlin Levin ve Henry Hargreaves ülkelerin gıda haritalarını yapmaya karar vermişler. Dünya çapındaki bazı ülkelerin ve kıtaların fiziksel haritalarını oluşturmak için o ülkelerin favori yiyeceklerini kullanmışlar. Bu haritada kullanılan ürünlerin orijininin o ülke olması gözetilmemiş. Mesela İtalya haritası domates kullanılarak yapılmış. Hepimiz domatesin yeni dünya ürünlerinden olduğunu biliriz fakat domates İtalyan mutfağının en çok kullanılan ürünüdür. İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
3D Yazıcıdan Çıkan Kafatası Protezi
Hollandalı doktorlar, tıp tarihinde bir ilke imza atarak, tamamı 3D yazıcıda üretilen kafatası protezini bir hastaya başarıyla nakletti. Plastik kafatasının, belli bir süre içinde dokularla kaynaşması bekleniyor. 29 Mar 2014 Güncelleme 20:13 TSİ | Konular Bilim-Teknoloji Hollanda'nın Utrecht kentinde kafatası sürekli büyüyen ve beynine baskı yapan bir kadın, 3D teknolojisiyle sağlığına kavuştu. Medical Center Üniversitesi'nden Dr. Bon Verweij ve ekibinin gerçekleştirdiği ameliyatta, 22 yaşındaki hastanın kafatası tamamen çıkarılarak, plastik protezle değiştirildi. 3D yazıcıdan kafatası Tıpta bir ilk Ameliyat 23 saat sürdü Doktorlar, geçtiğimiz yıl bir hastanın kafatasının yüzde 75'ini protezle değiştirmeyi başarmıştı. Yapılan en son ameliyatta, beynin korunması için polietereterketon (PEEK) materyali kullanıldı. PEEK, sağlamlığı ve ısıya dayanıklılığıyla öne çıkan bir plastik türü olarak biliniyor. Avustralyalı bir firma tarafından hastaya özel olarak üretilen kafatası, şeffaf ve beynin damarları ile kıvrımlarının görülmesini sağlıyor. Bilim insanları, şeffaf kafatasının beyin faaliyetlerinin çok daha iyi takip edilmesini ve görüntülenmesini sağlayacağını belirtti. Adı açıklanmayan hastanın kafatası, rahatsızlığı nedeniyle olması gereken 1.5 santimetre yerine 5 santimetre kalınlığa erişmişti. Doktorlar, iki yarısı titanyum tokalarla tutturulan plastik kafatasını 23 saat süren operasyonda hastaya nakletti. Kafatasının beyni örten koruyucu tabakayla uyum sağlayıp sağlamayacağı zamanla belli olacak. Bilim insanları, plastik kafatasının ileride duymayı yeniden sağlayan protezlerin beyne aktarılması gibi cerrahi işlemlerde yeni kapılar açabileceğini belirtti. Kaynak: Extreme Tech.
Plüton'un Ötesinde Esrarengiz Keşif
Gökbilimciler, Plüton'un arkasında keşfedilen yeni bir cüce gezegen sayesinde hiç beklemedikleri bir keşfe imza attı. Dünya'dan en az 10 kat büyük yeni bir gezegen olabilir. Yüzyıllardır gökbilimcilerin kafasını kurcalayan Planet X'in NASA tarafından var olmadığının açıklanmasından sadece bir hafta sonra, astronomi dünyası yeni ve beklenmedik bir keşfe imza attı. Plüton'un gerisinde 2012 VP113 adlı yeni bir cüce gezegen keşfeden gökbilimciler, gök cisminin yörüngesini incelerken devasa bir gezegenin izine rastlamış olabilir. Washington D.C'deki Carnegide Bilim Enstitüsü'nden Scott Sheppard'ın başını çektiği araştırmada, 2012 VP113'ün yaklaşık 450 km genişliğinde ve Güneş'e en yakın olduğu mesafenin 80 AU (astronomik birim) olduğu açıklandı (1 AU Dünya ile Güneş arasındaki mesafeyi temsil ediyor). 2340 km genişliğindeki Plüton, Güneş'ten 40 AU uzaklıktayken, arkasında kalan 1000 km genişliğindeki cüce gezegen Sedna'nın uzaklığı 76 AU. Sheppard, Güneş Sistemi'nin oluştuğu dönemdeki kalıntıları içeren Kuiper Kuşağı ötesindeki bu bölgenin, antik gök cisimlerinin düzenini anlamak için büyük önem taşıdığını belirtti. Sheppard, Oort Bulutu'na uzanan bölgedeki keşiflerin sürekli arttığına dikkat çekerek, Plüton'un binlerce gök cismiyle aynı yörüngeyi paylaştığını, Sedna ve 2012 VP113'ün buzdağının görünen ucu olduğunu ifade etti. Gökbilimcileri en çok şaşırtan keşif ise 2012 VP113, Sedna ve diğer 10 gök cisminin yörüngeleri incelendiği zaman ortaya çıktı. Güneş Sistemi dev bir gezegen saklıyor olabilir 2012 VP113 ve Sedna'nın da dahil olduğu çok sayıda gök cisminin birbirlerine çok yakın ve aynı hizada hareket etmesinin, 250 AU uzaklıkta yer alan dev bir gezegenden kaynaklandığı öne sürüldü. Sheppard ve ekibi, esrarengiz gök cisminin çok soğuk ve kayalık bir gezegen olduğunu düşünüyor. NASA'nın WISE teleskobu, 2010 ve 2011 yılları arasında yaşanabilir bir süper Dünya olduğuna inanılan Planet X'i aramamış ancak sonuç alamamıştı. Gökbilimci Ned Wright, yeni gezegenin WISE'ın tespit edebilmesi için çok soğuk ve silik kaldığına dikkat çekerek, 'Az bir ısı kaynağı olsa ve güneş ışığı emse bile bu fark edilmesine yeterli olmazdı' ifadesini kullandı. Gaz devlerinin yörüngeleri mor, Plüton'un yer aldığı Kuiper Kuşağı ise noktalı çizgilerle belirtiliyor. Gökbilimciler, 'gezegen avcısı' Kepler Teleskobunun yardımıyla bugüne kadar Güneş Sistemi dışında 1000'den fazla gezegenin varlığını doğrulamayı başardı. San Diego State Üniversitesi'nden Wiliam Welsh ise böyle bir gezegenin Kepler'in tarama yöntemleriyle tespit edilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Sedna'yı 2003 yılında keşfeden ekipte yer alan California Teknoloji Enstitüsü'nden (Caltech) Mike Brown, '2012 VP113 ve diğer gök cisimlerini etkileyen dev bir gezegen olabileceğini ancak birçoğu sıradan başka faktörlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini' ifade etti. aljazeera.com.tr
Reklam
Twitter Türk'e Yurtdışında da Yasak!
Geçtiğimiz perşembe gecesinden bu yana Twitter'a erişim yasağı bulunan ülkemizde yasaklar da sınırları aştı. Herhangi bir Türk operatör hattıyla yurtdışına çıkanlar ister Londra ister Paris'te olsun Twitter'a hatları üzerinden giremiyor. Twitter yasağının sadece Türkiye 'yle sınırlı kaldığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz; zira Türkiye'den herhangi bir operatörün hattını alarak yurtdışında yine herhangi bir ülkeye gittiğinizde Twitter'a giremediğinizi fark edeceksiniz. Bunun nedeni de operatörlerin Türkiye'deki yasağı uygulamaları ve kullanıcılar roaming (arabağlantı) yapsa bile Twitter'a VPN uygulaması yüklemeden girememeleri... GSM şirketlerinden edinilen bilgiye göre Türkiye içinde tüm operatör aboneleri yurtdışına çıktıklarında hangi ülkeye gitmiş olurlarsa olsunlar data trafikleri Türkiye'ye iletilir ve Türkiye üzerinden çıkış yapar. Müşteriler hizmet alınan operatörün bağlı bulunduğu yerel yasa ve yönetmelikler ile bunların devamında gelen kısıtlamalara tabidir. Bu nedenle Twitter yasağı Türkiye'de devam ettiği sürece kullanıcılar Türkiye'deki herhangi bir operatörün SIM kartıyla yurtdışına herhangi bir ülkeye gittiklerinde hücresel veri üzerinden Twitter'a erişim sağlayamayacak. Ancak VPN uygulamaları kullanılarak veya yurtdışında herhangi bir WiFi ağına bağlanarak Twitter'a erişim mümkün.veteknoloji
Amy Winehouse ‘Hologram’ Turnesi İçin Hazırlıklar Sürüyor
2011 yılında 27 yaşında hayatını kaybeden Amy Winehouse, hologram olarak dünya turnesi yapacak. Milyarder Alki David’in yapımını üstlendiği hologram için iki sene önce Coachella’da Tupac Shakur’un hologramı için kullanılan teknoloji kullanılacak. The Sun gazetesinde çıkan haberde ”Amy Winehouse, yaşarken yapamadığı dünya turnesini nihayet gerçekleştirecek” cümlesi yer alıyor. Bir orkestra eşliğinde sahnede hit şarkılarını peşi sıra ‘seslendirecek’ olan Amy Winehouse hologramını turne boyunca, Amy’nin babası Mitch Winehouse’un sunumuyla sahnede göreceğiz. Mitch Winehouse’un kızını bu şekilde onurlandırmak fikrinden dolayı çok heyecanlı olduğu açıklandı. Geçtiğimiz günlerde bir röportaj veren Mitch Winehouse, ‘ ‘Amy için hayattaki en önemli şey müzikti, eminim birçok insan Amy’i yeniden şarkı söylerken görmekten mutlu olacaktır” demiş. Geçtiğimiz yaz Led Zeppelin davulcusu John Bonham’in oğlu Jason, babasının hologramı ile birlikte davul solo atmak istediğini açıklamıştı. Biz de bunun üstüne Yakında hologram olması muhtemel 10 müzisyeni sıralamıştık. Amy Winehouse’un 6. sırada yer aldığı listeyi buradan görebilirsiniz.
Reklam
GTA San Andreas
GTA San Andreas, 2004 yılında Rockstar Games tarafından geliştirilip piyasaya sunulan aksiyon-macera oyunudur. GTA serisinin üçüncü 3D oyunu olma özelliğine sahip. İlk olarak PlayStation 2′ye çıkmasına rağmen, kısa sürede sevilmesiyle 2005 yılında Xbox ve Windows üzerine de çıkarıldı. Konsollar geliştikçe oyun da yeni konsollara uyumlu hale getirildi.San Andreas serinin kendinden önceki iki oyununa göre yapılandırıldı. Oyun; oyuncunun hareket alanı geniş olan bir dünyada, yemek, içmek, ateş etmek, gezmek gibi çeşitli eylemler yapması temeline dayanıyor. Aslında oyunun hikayesi görevleri yaptıkça güzel bir şekilde gelişiyor; ancak oyuncu isterse görev yapmadan, sadece gezerek oyunda vakit geçirebiliyor.Oyuncu, oyun içinde karakterine ait özellikleri geliştirebiliyor. Aynı zamanda çeşitli ek meslekler yaparak para da kazanabiliyor. Bu ek meslekler, serinin diğer oyunların olduğu gibi klasik taksicilik, polislik, ambulans şoförlüğü gibi meslekler…Oyuna başladığınız gibi size bütün harita açık bir şekilde sunulmuyor, yaptığınız görevlere paralel bir şekilde harita açılmaya devam ediyor. Eğer yasaklı bölgelere gitmeye kalkarsanız; SWAT timleri peşinize düşüyor.Serinin eski oyunlarının aksine yolculuk ettiğiniz mekanların açılması için beklemenize gerek kalmıyor. Gayet rahat bir şekilde seyahat edebilirsiniz.Günümüzde artık bir klasik haline gelen GTA San Andreas oyununu hala daha oynamadıysanız, hemen indirin ve oynamaya başlayın!
Çevresine Uyum Sağlamış 15 Çok Yaratıcı Sokak Sanatı Örneği
Fransız sokak sanatçısı OakOak'ın yaptığı bu mükemmel çalışmalar birçok ülkede gazete manşetlerine çıkmıştır. Genelde doğduğu şehir olan St. Etienne'de çalışmalarını sürdüren sanatçı gezmek amacıyla gittiği başka yerlerde de çalışmalar yapmış. Sokak sanatı alanında ünü ülke sınırlarını aşmış bu ismin çalışmaları hem çok yaratıcı hem de oldukça eğlenceli.İşte usta sanatçının eserlerinden bazıları...
Reklam
Bu Hafta 7 Film Vizyonda
Bu hafta 3'ü yerli 7 film vizyona girdi.  Kızım İçin Yönetmen Hakan Haksun imzası taşıyan 'Kızım İçin', bir baba ile kızının hikayesini beyazperdeye taşıyor. Yetkin Dikinciler, Eda Ece, İnci Türkay, Berke Üzrek, İlayda Çevik, Hakan Altıner, Sefa Zengin, Tayfun Sav ve Yakup Yavru'nun rol aldığı filmin konusu şöyle: 'Tuncer, karısından boşanıp kendi hayatına yönelmiştir. Babasının varlığından habersiz büyüyen Tuba ise 18 yaşını doldurmasına üç hafta kala, bir anda karşısında Tuncer'i bulur. Onunla birlikte bir yolculuğa çıkar. Tuba, yolculukta, babası olduğunu iddia eden Tuncer'i tanırken, sürprizlerle karşılaşacak. Bir yandan hayatında eksikliğini hissettiği sevgilerle diğer yandan aşkla tanışacak.' Peri Masalı Romantik ve hüzünlü bir hikayeyi seyirci ile buluşturacak yönetmen Biray Dalkıran'ın son filmi 'Peri Masalı', seyirciye modern bir 'Selvi Boylum Al Yazmalım' duygusu yaşatacak. Dalkıran'ın, senaryosunu da yazdığı filmde, Burcu Kıratlı, Emre Kızılırmak, Sedef Şahin, Alp Korkmaz, Çetin Altay, Sema Moritz, Selman Okumuş, Esra Açık, Itır Esen, Orhan Aydın rol aldı. Film, Mert'in evlenmek istediği Peri'nin isteğini yerine getirme çabasını anlatıyor. Meddah Yapımcılığını İklim filmin üstlendiği, yönetmenliğini Batur Emin Akyel'in yaptığı 'Meddah', Bangkok'ta World Film Festivali'nde, Hindistan'ın Kerela eyaletinin başkenti Trivandrum'da düzenlenen 18.Uluslararası Kerela Film Festivali'nde gösterildi. Filmde, meşhur bir tiyatro oyuncusuyken otel odalarında dostlarının yardımlarıyla yaşamaya çalışan Aziz'in hikayesi anlatılıyor. Adalet İçin Yönetmen Arnaud des Pallieres imzalı 'Adalet İçin/Michael Kohlhaas' filminin senaryosunu Christelle Berthevas ve Arnaud des Pallieres yazdı. Fransa ve Almanya ortak yapımı filmin başrollerinde Mads Mikkelsen, David Kross, Denis Lavant, Bruno Ganz rol aldı. 2013 Cannes Film Festivali'nde 'Altın Palmiye' için yarışan film, Kafka'nın 'Ne zaman aklımdan geçse gözyaşlarına boğulurum' dediği, Heinrich von Kleist'in 'Michael Kohlhaas' isimli unutulmaz edebiyat klasiğinden uyarlandı. Filmin konusu şöyle: '16. yüzyılda geçen hikayede Michael Kohlhaas, ailesine bağlı, varlıklı, onuruyla yaşayan bir at taciridir. Bir gün yoluna çıkan bir baron adaletsiz bir şekilde atlarına el koyar. Kohlhaas, kendisine tazminat ödenmesi için yaptığı başvuru sonuçsuz kalınca, açıktan açığa meydan okumaya başlar. Yönetime isyan eden halkın da katılımıyla bir ordu kurar ve tüm ülkeyi ateşe atmak uğruna hakkını arama mücadelesine girişir. Adaleti yalnızca kendi için değil, ülke için de sağlaması gerektiğini anlayınca ailesini de büyük bir tehlikeye atmış olacaktır.' Binlerce Kez İyi Geceler 'Binlerce Kez İyi Geceler/A Thousand Times Good Night', Norveçli yönetmen Erik Poppe imzası taşıyor. Dünyanın sayılı savaş fotoğrafçılarından Rebecca'nın hikayesini anlatan filmin başrolündeki ünlü aktris Juliette Binoche'a, Nikolaj Coster-Waldau ve Maria Doyle Kennedy eşlik etti. Filmde, Lauryn Canny, Adrianna Cramer Curtis, Larry Mullen Jr., Mads Ousdal, Chloe Annett de rol aldı. Senaryosunu yönetmen Erik Poppe'un Harald Rosenlow-Eeg ile birlikte kaleme aldığı filmin müziklerini Armand Amar yaptı. Yves Saint Laurent Fransız moda tasarımcısı ve moda tarihinin önemli isimlerinden Yves Saint Laurent'in ilham veren başarı öyküsünü beyazperdeye taşıyan 'Yves Saint Laurent'i, Fransız yönetmen Jalil Lespert yönetti. Pierre Niney, Guillaume Gallienne, Charlotte Le Bon ile Laura Smet'in oynadığı filmin konusu özetle şöyle: 'Paris 1957. Yves Saint Laurent henüz 21 yaşındadır ve vefat eden Christian Dior'un kurduğu ünlü moda evinin başına getirilir. Dior adına sergilediği ilk defilesinde bütün gözler bu çok genç asistana çevrilmiştir. Son derece başarılı ve çığır aşan bu defile sırasında ileride hayatının ömür boyu iş ortağı olacak Pierre Berge ile tanışır. 3 yıl sonra en ünlü moda markası olacak Yves Saint Laurent şirketini birlikte kurarak, moda dünyasını altüst etmeyi başarırlar.' Güzel ve Çirkin Klasik 'Güzel ve Çirkin' hikayesi, bu sefer bir Fransız uyarlaması olarak sinemaseverlerle buluşacak. Filmin yönetmenliğini vizyona girdiğinde büyük bir başarı yakalayan 'Kurtların Kardeşliği'ni de çeken Christophe Gans yaptı. Yapımcılığını Richard Grandpierre'nin üstlendiği filmin müziklerini, besteci Pierre Adenot imzası taşıyor. Vincent Cassel, Lea Seydoux, Andre Dussollier, Eduardo Noriega ve Audrey Lamy'nin rol aldığı film, Türkçe dublaj ve alt yazı seçenekleriyle sinemaseverlerle buluşacak. Star
Reklam
Gökyüzünde Meydana Gelen Işık Parlaması Depremin Habercisi!
Amerikalı uzmanlar deprem öncesi gökyüzünde görünen şimşek benzeri ışıkların yer kabuğundaki hareketlerden kaynaklanıyor olabileceğini söylüyorlar. Yakın tarihte Japonya ve İtalya'da yaşanan depremler öncesinde gökyüzünde sebebi anlaşılamayan ışıklar tespit edilmişti. Uzmanlar buna yer hareketlerinin ortaya çıkardığı büyük elektrik yükünün yol açıyor olabileceğini düşünüyor. Bir kap dolusu un ile yaptıkları deneyde uzmanlar tamamen yeni bir fiziksel olguyu keşfettiler ve bulgularını Denver'deki American Fizik Birliği konferansına sundular. New Jersey Rutgers Üniversitesi'nden Profesör Troy Shinbrot, 'Önce burda bir yanlışlık var, çok aptalca bir hata yapıyoruz diye düşündük' diyor.'Un doldurulmuş bir tası aldık, içinde kırıklar oluşacak şekilde ileri geri salladık. Bu hareket 200 voltluk bir elektrik yükü yarattı. Niye böyle olduğunu açıklayabilecek bir fizik kanunu bilmiyorum. Bu yeni bir şey' diye açıklıyor. Bu deney daha sonra un yerine başka toz ya da granül maddelerle de tekrarlandı, sonuçta hep ortaya bir elektrik enerjisi çıktı. Eğer jeolojik fay hatlarında da aynı şey oluyorsa, toprakta meydana gelen kayma ve çatlamaların ortaya milyonlarca voltluk statik elektrik yükü çıkarması lazım. Bu da depremlerden önce gökyüzünde saptanan ışığın açıklaması olabilir. Buna yaklaşan depremi haber veren bir tür doğal erken uyarı sistemi de diyebiliriz.Deprem ışıklarına dair tanıklıklar aslında 300 yıldır kayıtlara geçiyor, fakat uzmanlar bunları yakın zamana kadar bilimsel bir gözlem olarak ciddiye almıyordu. Fakat doğa olaylarının artık çok yaygın olarak görüntülenebilmesi, bu görüntülerin internet ortamlarına konulabilmesi ile durum değişti. Kayda alınan, açık gökyüzündeki bu şimşek benzeri ışık çakmaları uzmanlar tarafından da incelendi ve bir olgu olarak kabul edildi. Fukuşima ve L'Aqila depremleri sırasında tespit edilen ışıklar internette yaygın olarak paylaşıldı. Ama her deprem öncesinde bu ışıklar görünmüyor ya da açık gökyüzünde her ışık göründüğünde bunu bir deprem izlemiyor. Profesör Shinbrot, 'Şimdi bu ışıkların neden bazen görünüp, bazı diğer deprem durumlarında görünmediğini anlamaya çalışıyoruz' diyor.teknolojioku.com
Seçimler Üzerine Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler
Yarın gerçekleşecek Yerel Seçimler öncesi öyle ya da böyle bir şekilde seçimleri konu alan filmleri hatırlayalım dedik. Seçim süreci, kampanyalar ve siyasi oyunlar üzerine mutlaka izlenmesi gereken filmler. Gece gündüz zihnimizi işgal eden siyasal iklimin nefes alacak bir boşluk bırakmadığı günler geçiriyoruz. Hukukun askıya alındığı akıl almaz uygulamalar, kutuplaştırıcı retorikler bir girdap gibi çekiyor insanı seçim gerginliğine. Sinema üzerine bir kelam edecekken bile seçim ele geçiriyor düşünceleri. Seçimle yatıp seçimle kalkıyoruz. Dünyanın dört bir yanında, pek çok kez beyazperdedeki hikayeleri de işgal ediyor seçimler. Hal böyle olunca biz de bu gerçekten kaçmayalım dedik ve yarın gerçekleşecek Yerel Seçimler öncesi öyle ya da böyle bir şekilde seçimleri konu alan filmleri hatırlayalım dedik. Seçim süreci, kampanyalar ve siyasi oyunlar üzerine mutlaka izlenmesi gereken filmler. The Candidate (1972)Michael Ritchie'nin yönettiği ve senaryosuyla Oscar ödülü kazanan film, türün hakiki klasiklerinden bir tanesi. Filmde Robert Redford kazanma ihtimali olmadığı için düşündüğü her şeyi dürüstçe söyleyen genç aday Bill McKay'i canlandırıyor. Ancak anketlerde McKay'in kazanma ihtimali belirmeye başlayınca işler değişiyor. Dönemindeki bir stüdyo filmine göre oldukça gerçekçi bir film. The War Room (1993)Chris Hegedus ve D.A. Pennebaker'ın yönettiği bu Oscar adayı belgesel, seçim deyince mutlaka izlenilmesi gereken filmlerin başını çekiyor. 1992 seçimlerinde Bill Clinton'ın kampanyalarını ve bunları yaratan ekibi anlatan film, seçim kampanyalarının perde arkasını anlamak için anahtar niteliğinde. Primary Colors / Kirli Yarış (1998)Mike Nichols'un yönettiği, John Travolta ve Emma Thompson'ın başrollerde olduğu yapım Bill Clinton'ın hikayesinden ilham alarak bir valinin Başkanlık yarışındaki yükselişini anlatıyor. Yarışın tüm kirli oyunlarına yer veren film hikayesinin merkezine idealist bir danışmanı yerleştiriyor. Street Fight (2005)Bir adayın seçim ilanlarının kamu görevlileri tarafından indirilmesi mi dediniz? Bu tüyler ürpertici ve cesur belgesel bir seçim yarışının ne kadar çirkinleşebileceğini tüm yönleriyle gözler önüne seriyor. Genç ve aktivist bir avukatın uzun süredir görevde olan güçlü bir valiye seçimde rakip oluşunun ardından başına gelenleri anlatan belgesel yönetmenine haklı bir Oscar adaylığı getirmişti. No (2012)Özgün yönetmenliğiyle dikkat çeken film, Pinochet'nin kaybetmesiyle sonuçlanan Şili tarihinin en önemli referandumunu anlatıyor. Gael García Bernal muhalefetin sıra dışı kampanyalarını yaratan ve imkansız gibi gözüken bir başarının kapısını aralayan Rene Saavedra rolünde. The Best Man (1964)Başrollerinde Henry Fonda ve Cliff Robertson'ın yer aldığı film başkanlık için yarışan iki adayın dönen dolaplarla, kirli bir siyasetle dolu rekabetini anlatıyor. Gore Vidal'in kendi Broadway oyunundan uyarladığı filmde Haskell Wexler'in görüntü yönetmenliği usta işi. Recount (2008)HBO'nun bir sinema filminden hiç aşağı kalır yanı olmayan bu Altın Küre adayı TV filmi Kevin Spacey, Tom Wilkinson, Laura Dern, John Hurt gibi güçlü bir kadroyu bir araya getiriyor. 2000'de Bush'un Al Gore'u Florida oylarının tekrar sayımıyla nasıl az farkla geçtiğini anlatan film tıkır tıkır işleyen gerilimli temposuyla oldukça ilgiye değer. Wag the Dog / Başkan'ın Adamları (1997)Seçim öncesi başkanla ilgili ortaya çıkan bir seks skandalını unutturmak için Arnavutluk'ta sahte bir savaş ve bir kahramanlık hikayesi yaratılmasını konu alan film defalarca izlenmeyi hak eden bir klasik. Başrollerde Dustin Hoffman ve Robert De Niro'nun yer aldığı Barry Levinson imzalı film, olağanüstü senaryosuyla siyasal kültür ve medya üzerine son derece zeki bir taşlama. Election Day (2007)Siyasi oyunları bir kenara bırakıp seçim gününe dair bir film arıyorsanız işte o film 'Election Day'. Seçim tahminlerini, seçim anketlerini, siyasi rekabeti unutun; bu belgesel sizi doğrudan oy verme sürecinin içine bırakıyor. ABD'de 2004 seçimlerinde oy verme gününde çekilen belgesel oy vermeye çalışan vatandaşlardan sandık görevlilerine kadar uzanan 11 hikaye anlatıyor. Le mani sulla città / Kentin Üzerindeki Eller (1963)Francesco Rosi'nin Altın Aslan ödüllü filmi seçim kampanyalarıyla olmasa da seçim öncesi yolsuzluklarla ilgilenen bir film. Napoli'deki yerel seçimler öncesinde geçen hikayede belediye meclisi üyeleriyle iş adamlarının imara açılan arsalar üzerinde yaptığı yolsuzluklar anlatılıyor. Milk (2008)Bir biyografi filmi olsa da seçimlere ve Harvey Milk'in seçim kampanyalarına önemli bir yer ayırıyor. Sean Penn'e Oscar kazandıran filmin yönetmenlik koltuğunda ise Gus Van Sant bulunuyor. The Manchurian Candidate / Mançuryalı Aday (1962)Tipik bir seçim filmi değil ama bir başkan yaratma filmi. Siyasi çıkar gruplarının görünmeyen elleri üzerine bir kabus niteliğindeki film, soğuk savaş döneminin paranoya dolu politik gerilimlerinin en iyilerinden biri. The Ides of March / Zirveye Giden Yol (2011)Bir başkan adayının kazanma şansını yok edecek bir skandalla burun buruna gelen bir basın sözcüsünün hikayesini anlatan film, seçim yarışının arkasındaki mekanizmaları ve kirli siyasi oyunları ortaya döküyor. birgun.net/Alkan Avcıoğlu
AKP İktidarı Fahiş Benzin Vergileriyle De Halkı Soydu
AKP döneminde akaryakıta yapılan zamları ve üzerindeki dolaylı vergi yükünü inceleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, 'AKP döneminde benzin yüzde 210 pahalandı. Bu dönemde dolardaki yüzde 35'lik artıştan arındırıldığında benzin fiyatındaki net artış yüzde 129'a geliyor. AKP, petrol ürünlerinden alınan fahiş vergiler yoluyla yıllardır halkı soyuyor. Türk halkı, uygulanan fahiş vergiler nedeniyle akaryakıta diğer ülke yurttaşlarının kat kat üzerinde para ödüyor. Bu çarpıklığı ancak halkçı bir iktidar düzeltir, bu soyguna CHP son verecektir' dedi.Yazılı açıklama yapan CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran şunları kaydetti:5 TL'yi aşan benzin fiyatıyla dünya rekortmeni olan Türkiye, Fed kararları ve 17 Aralık operasyonları üzerine döviz kurundaki sıçrama nedeniyle dolar cinsinden sıralamada birkaç basamak aşağı kaysa da hala ilk 5'te yer alıyor.Türkiye'de fahiş benzin fiyatının nedeni, tüketiminden alınan insafsız nitelikteki dolaylı vergiler… Vatandaşın 1 litre benzine ödediği paranın sadece üçte biri ana fiyat… B ütçe açıklarının kapamada kolay yöntem olarak başvurulan ve fiyatın içinde tahsil edilen aşırı yüksek miktar ve oranlardaki ÖTV, KDV gibi dolaylı vergilerle birlikte benzinin pompa fiyatı, rafineri çıkış fiyatının 3 katına ulaşıyor.Türkiye'de dolar bazında benzin fiyatı, kişi başına milli gelirin 100 bin doları aştığı Norveç'teki ile neredeyse aynı düzeyde. Bir depo benzinin bedeli Norveç'te asgari ücretin yaklaşık yüzde 2'sine, Türkiye de ise dörtte birine denk geliyor.AKP döneminde; özellikle de serbest fiyat sistemi ne geçilen 2005'ten sonra, akaryakıttan alınan yüklü miktardaki dolaylı vergiler, bütçe açıklarının kapatılmasında önemli bir rol oynadı. EPDK verilerine göre 2005-2012 döneminde akaryakıttan 181 milyarı ÖTV ve 69 milyarı KDV olmak üzere toplam 250 milyar liralık dolaylı vergi tahsil edildi.AB'ye uyum gerekçesiyle ÖTV'de ' kırsal motorin ' uygulaması 2011 başında kaldırıldı, çiftçinin kullandığı motorinle, gemilerde ve diğer alanlarda kullanılan motorinin fiyatı eşitlendi. Yani Çiftçi Mehmet 'in traktöründe kullandığı motorinden de 'gemiciklerin' yaktığı motorinden de aynı ÖTV alınıyor, ikisi de 1 litre motorine aynı parayı ödüyor.AKP hükümeti yıllarca bütçeyi, başta akaryakıt olmak üzere vatandaşın tüketiminden aldığı dolaylı vergilerle finanse edip, sonra da 'mali istikrar'ı sağlamakla övündü, 'cari açık azar' bahanesiyle de vergi oranlarını makul düzeylere çekmekten kaçındı, ancak cari açıkta da Türkiye'yi dünya rekortmeni yaptı.AKP, petrol ürünlerinden alınan fahiş vergiler yoluyla yıllardır halkı soyuyor. Türk halkı, uygulanan fahiş vergiler nedeniyle akaryakıta diğer ülke yurttaşlarının kat kat üzerinde para ödüyor.Bu çarpıklığı ancak halkçı bir iktidar düzeltir, bu soyguna CHP son verecektir.AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılının sonunda 1.64 TL (1 dolar) olan benzinin litre fiyatı, 26 Mart itibariyle 5.08 TL'ye (2.30 dolara) ulaştı. Benzin fiyatında yaklaşık 11 yıllık dönemdeki kümülatif artış yüzde 210'a ulaştı. Buna karşılık 2002 yılının sonunda 1.6345 TL olan dolar kuru, Fed'in başlattığı parasal sıkılaştırma ve 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet soruşturmaları sonrası ortaya çıkan siyasal istikrarsızlığın etkisiyle sıçrama yaşayarak 2013 sonlarında 2 TL'yi aştı. 26 Mart 2014 itibariyle 2.2121 TL olan dolar kuru baz alınırsa AKP döneminde dolarda TL'ya karşı kümülatif değerlenme yüzde 35 dolayında gerçekleşti. Fiyatı bu dönemde üçe katlanan benzinde dolar cinsinden artış yüzde 129 olarak gerçekleşti. Başka deyişle bu dönemde Türkiye'de benzin kurdan bağımsız olarak yüzde 129 zamlandı.En pahalı benzinde Türkiye hala ilk 5'te…5 TL'yi aşan benzin fiyatıyla dünya rekortmeni olan Türkiye, Fed kararları ve 17 Aralık operasyonları sonrası dolar kurunda yaşanan sıçrama nedeniyle ülkeler sıralamasında birkaç basamak aşağı kaysa da hala ilk 5'te yer alıyor. Mart 2014 itibariyle benzinin en pahalı olduğu ülkeler litrede 2.87 dolarla Norveç, 2.45 dolarla İtalya, 2.44 dolarla Hollanda, 2.36 dolarla Danimarka ve 2.30 dolarla Türkiye ve Yunanistan…Ancak gelirle orantı kurulduğunda Türkiye göreli olarak akaryakıtta en pahalı ülke… 40 litrelik deposu bulunan bir araç Norveç'te 115 dolara, Türkiye'de ise 92 dolara doluyor.  Kişi başına milli gelirin 100 bin doları aştığı Norveç'te bir depo benzin bedeli, 6 bin dolar dolayındaki asgari ücretin yaklaşık yüzde 2'sine denk geliyor. Kişi başına milli gelirin 10 bin dolar dolayında bulunduğu Türkiye de ise arabanın deposunu doldurabilmek için net 382 dolar olan asgari ücretin dörtte birini ödemek gerekiyor. Üst sıralardaki diğer ülkelerle kıyaslandığında da durum aynı…Türk halkı, uygulanan fahiş vergiler nedeniyle akaryakıta dünyadakinin kat kat üzerinde para ödüyor, başka deyişle hükümet halkı soyuyor.Pahalılığın nedeni insafsız vergiler…Türkiye'de akaryakıtın dünyaya göre çok daha yüksek fiyata satılması, tüketiminden alınan dolaylı vergilerden kaynaklanıyor. Yani Türkiye'yi dünyanın en pahalı benzinini tüketen ülkeler arasına sokan, sık sık da dünya şampiyonu yapan faktör, bu ürünlerden alınan yüksek boyutlardaki dolaylı vergiler... Petrol ürünlerinde vergisiz rafineri fiyatı dünya ile paralel, bazen onun da altında seyrederken, bütçe açıklarının kapamada kolay yöntem olarak fahiş ölçülerde tahsil edilen dolaylı vergiler bu ürünlerdeki pahalılığın asıl nedenini oluşturuyor. Dolaylı vergiler; rafineri çıkış fiyatı ile pompa fiyatı arasında yaklaşık 3 katlık bir orantıya yol açıyor. Yani 1 litre benzine pompada ödenen fiyat içinde rafineri çıkış fiyatının payı sadece üçte bir dolayında bulunuyor. Litre fiyatının yaklaşık yüzde 60'ı, Maliye'nin kasasına giden Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi'nden (KDV) meydana geliyor. Pompa fiyatının kalan yüzde 10'luk kısmını ise BDDK payı, dağıtım şirketi ve bayi karları ile nakliye ve benzeri unsurlar oluşturuyor.5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu gereğince 1 Ocak 2005'ten itibaren yeni bir düzenlemeye gidilerek, sektörde serbest piyasa modeline geçildi. Bu dönemde akaryakıt fiyatları dünya ham petrol fiyatları ve kurdaki gelişmeler paralelinde piyasa tarafından belirlenirken, devlet ise akaryakıttan yüksek oranlarda vergi almaya; Türk halkı da pahalı benzin ve motorin kullanmaya devam etti. Devletin akaryakıt fiyatlarını son kez belirlediği 31 Aralık 2004'te 2.3 TL olan 1 litre benzin 26 Mart 2014 itibariyle 5.08 TL oldu. Serbest piyasa döneminde geçilen 1 Ocak 2005'ten bu yana pompada benzinin litre fiyatı yüzde 117 artış kaydetti.Rafineri çıkış fiyatı 1.6 TL dolayında bulunan 1 litre benzin, ÖTV ve KDV gibi dolaylı vergiler ve ayrıca EPDK payı, dağıtıcı ve bayi payı gibi unsurların üzerine eklenmesiyle pompada 5 TL'yi geçiyor. Tüketicinin 1 litre benzine ödediği paranın 1.6 TL'si rafineriye, yaklaşık 50 kuruşunu da üretim-satış zincirindeki diğer kuruluşlara giderken, KDV ve ÖTV olarak devlete ödenen kısım 3 lirayı buluyor. Benzin tüketenler, rafineri fiyatının iki katı vergi ödemek durumunda kalıyor. Yani 1 litre benzine ödenen paranın 3 lirası sektörün değil Maliye'nin kasasına gidiyor. Akaryakıttan 8 yılda 250 milyar TL dolaylı vergi topladılar…AKP döneminde; özellikle de serbest fiyat sistemi ne geçilen 2005'ten sonra, akaryakıttan alınan yüklü miktardaki dolaylı vergiler, bütçe açıklarının kapatılmasında önemli bir rol oynadı. EPDK'nın en son 2012 sonu itibariyle açıkladığı verilere göre 2005-2012 döneminde akaryakıttan 181.2 milyarı ÖTV ve 69.2 milyarı KDV olmak üzere toplam 250.3 milyar liralık dolaylı vergi tahsil edildi.Satın aldıkları benzin, motorin ve diğer ürünlerin fiyatı içinde tahsil edilen bu vergiler, devletin bu dönemdeki toplam vergi gelirinin yaklaşık yüzde 15'ini, milli gelirin de yüzde 3'ten fazlasını oluşturdu. Oysa gelir düzeyine bakılmaksızın herkesten eşit olarak alınan dolaylı vergiler, ülkede vergi adaletini ve gelir dağılımını bozuyor.Yüksek oranlarda alınan dolaylı vergiler yüzünden benzin, motorin gibi petrol ürünlerinin aşırı pahalanması, bu ürünlerin yolcu ve yük taşımacılığı ve birçok sektörde temel girdi olması dolayısıyla zincirleme biçimde tüm mal ve hizmetlerin fiyatına yansıyor. Bu durum ayrıca, kaçak ve katkılı benzin satışlarını artırıyor, kayıt dışı ekonominin büyümesine de yol açıyor.AKP hükümeti yıllarca bütçeyi, başta akaryakıt olmak üzere vatandaşın tüketiminden alınan dolaylı vergilerle finanse edip, sonra da 'mali istikrar'ı sağlamakla övündü, 'cari açık azar' bahanesiyle de vergi oranlarını makul düzeylere çekmekten kaçındı, ancak cari açıkta da Türkiye'yi dünya rekortmeni yaptı.Çiftçi Mehmet de 'gemicikler' de aynı ÖTV'yi ödüyor…Avrupa Birliği'ne uyum gerekçesiyle kırsal motorin uygulaması 2011 başından itibaren kaldırıldı. Kırsal-euro diesel ayrımı kaldırılarak, motorinden maktu olarak alınan ÖTV miktarları alan ayrımı gözetmeksizin içerdiği kükürt oranına göre belirlendi. Böylece çiftçinin kullandığı motorinle, gemilerde ve diğer alanlarda kullanılan motorinin fiyatı eşitlendi. Motorinden kırsal ayrımı olmaksızın litrede 1.5245 TL ÖTV alınıyor. Yani Çiftçi Mehmet 'in traktöründe kullandığı motorinden de gemicikleri yüzdürmek için kullandıkları motorinden de aynı miktarda ÖTV alınıyor, hepsi de 1 litre motorine aynı parayı ödüyor.Halen 1 litre motorin pompada 4.43 liraya satılıyor. Türkiye, motorin fiyatında da dünyada ilk sıralarda yer alıyor. 2002 sonunda kırsal motorinin litre fiyatı 1.28 lira düzeyinde bulunuyordu. Buna göre çiftçinin kullandığı motorinin fiyatı on bir yıllık dönemde tam yüzde 246 zamlandı. Soyguna son vereceğiz… Benzin, motorin gibi petrol ürünlerinden nispi ve maktu olarak alınan ÖTV, KDV gibi dolaylı vergiler, aşırı yüksektir. Dolaylı vergiler nedeniyle rafineri çıkış fiyatı ile pompa fiyatı arasında oluşan yaklaşık 3 katlık fark izah edilir olmaktan uzaktır. Akaryakıttaki yüksek vergi oranları, kişi başında milli gelirde dünya 63'üncüsü olan Türkiye'yi, birinci sıradaki Norveç'le birlikte ' dünyanın en pahalı benzini tüketen ülkesi ' haline getirmiştir. Yüksek dolaylı vergiler, zaten dışa bağımlı olunması nedeniyle petrolün varil fiyatı ve kur hareketlerinden kaynaklanan artışlar yaşandığında, pompaya katlamalı olarak yansımıştır.Birçok sektörde temel girdi olan akaryakıtın aşırı pahalanması, ekonomi genelinde zincirleme bir etkiyle maliyetleri yükseltiyor. Fahiş vergiler yüzünden akaryakıtın aşırı pahalanması, tüketicileri 'katkılı benzin', '10 numara yağ' gibi toplum sağlığını tehdit eden yasa dışı ürünlerin kullanımına itiyor, sektörde kayıt dışılığı büyütüyor .Gelir düzeyine bakılmaksızın herkese aynı biçimde uygulanan fahiş dolaylı vergiler AKP döneminde, dar gelirli milyonlar aleyhine vergi adaletini bozmuştur .Vergi pastasında, kar ve servet üzerinden alınan doğrudan vergilerin payı yükseltilmeli, adaleti bozan ve sosyo ekonomik açıdan birçok olumsuzluğa yol açan dolaylı vergilerin payı düşürülmelidir .CHP iktidarında bu çarpık yapı düzeltilecektir. Bu soyguna CHP son verecektir…
Reklam