Dünya Bu Türk'ün Peşine Düştü
Alternatif enerji üretiminde büyük bir buluşa imza atan Turgay Kamışlı, üç bakanlığın destekleme kapsamına aldığı ve birçok ödül alan buluşuyla hidrojen enerjisini kendi tasarımı olan prototip reaktörle üretiyor. Literatürde benzeri olmayan bir yöntemle, geleceğin enerjisi olarak adlandırılan hidrojeni, katalizör ve tetikleyici kullanmadan elde ediyor. Kamışlı, çok sayıda üniversite ve araştırma merkezinden, kendi buluşu reaktörlerin yüzde 100 hidrojen ürettiğine dair test ve analiz raporları aldı. Alüminyum ve borun geri dönüşümü olmayan tehlikeli ve zehirli atıklarını kullandığını söyleyen Kamışlı, mevcut maden atıklarını reaksiyonla fermente ederek zararlı ve tehlikeli muhteviyatı pastörize ettiğini belirtti. Kamışlı, reaktörlerin çalışmasıyla dışa vuran egzotermik dış ısıdan yararlandığını kaydetti. Reaktörlerin iklim şartlarına göre 20 dakikayla 1 saat içerisinde reaksiyona geçtiğini ifade eden Kamışlı, fermente sonrası oluşan pastöre atığın tarım alanlarında ve inşaat sektöründe kullanılabileceğini dile getirdi. Dünya Enerji Konseyi'nden destek Teknolojisi gelişmiş ülkelerde hidrojenin suyun elektroliziyle elde edildiğine işaret eden Kamışlı, 'Bunun haricinde alternatif deformasyonlarla, mesela doğal gazla, kömürle hidrojen elde edersiniz, suyu ayrıştırırsınız. Benim sistemimde, alüminyum ve bor gibi maden atıklarını kullanarak suyu ayrıştırıyorsun, hidrojeni elde ediyorsun. Devletin ve üretim tesislerinin zehirli ve tehlikeli madeni atıkları, çimento ve demir fabrikalarında bertaraf edilen atıkları ya da kayıt dışı olarak araziye dökülen atıkları enerjiye çeviriyorum. Bununla ilgili birçok üniversite ve Türkiye Hidrojen Araştırma Merkezi ile müşterek çalışmalarım oldu. Dünya Hidrojen Enerjisi Konseyi Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu da üretim şekliyle yeni bir buluş olduğunu bildirdi' dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın kendi projesini sanayi-devlet iş birliğiyle destek kapsamına aldığını anlatan Kamışlı, 'Buluşum, 18 Nisan 2013 tarihinde Enerji Bakanlığı ile yapılan toplantıda, atıkların bertarafı ve Türkiye'de hidrojen enerjisinin eldesi olarak desteklenen en iyi projelerden biri kabul edildi. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğinin 2012 yılında düzenlediği 'Metalik Fikirler Ar-Ge Proje Pazarı' yarışmasında 'metal ve cevherlerin (alüminyum, demir, bor gibi) atıklarının değerlendirilmesi ve enerji üretilmesi' projesi olarak üçüncü oldu. 2010 yılında Gaziantep'te yapılan sempozyumda bu sistem TÜBİTAK tarafından Türkiye'nin en iyi 8 projesinden biri seçildi. Çalışmalarımda üniversitelerden büyük destek gördüm, bana kapılarını açtılar' diye konuştu. ' Hayata geçerse enerjiye yüzde 20 25 katkısı olur ' Kamışlı, hidrojen enerjisinin elektrik üretiminde, araç yakıtlarında, ısınmada, her türlü gaz motorunda rahatlıkla kullanılabildiğini, ABD, Rusya, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin uzay çalışmalarında da kullandıklarını kaydetti. Bir litre hidrojenin 5 litre petrol türevi yakıta muadil olduğunun altını çizen Kamışlı, 'Şu an dünya birim fiyatı olarak hidrojenin metreküpü 25-30 lira civarında. Ben bu sistemle hidrojen enerjisini çok çok ucuza, 50 kuruş ile 1 lira arasında bir maliyetle üretiyorum. Üniversitelerdeki ilgililer kar marjı olarak devlete bire 9 katlayacağını, katma değer olarak devletin patentten büyük gelir sağlayacağını söylediler. Bu enerji türü ülkemizde hayata geçsin istiyorum. Hayata geçerse ülkemizde yüzde 20-25 enerjiye katkısı olur. Çünkü tehlikeli atıklarla çalışıyor. Bu atıklar pastörize oluyor, fermente kazanında reaksiyona giriyor' ifadelerini kullandı. 100 litre benzin enerjisi 10 lira Projesine yurt dışından da ilgi olduğunu, birçok bilim adamının kendisiyle görüştüğünü anlatan Kamışlı, 'Geri dönüşümü olmayan metal ve cevherlerin atıklarının değerlendirilerek hidrojen gazı üretilmesiyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlanacağını düşünüyorum. Ben şov yapma ya da pazara çıkarma niyetinde değilim. Şu an başvuru yapsam zaten dış ülkelere giderim. Bu ülkemde hayata geçsin, ülkemin olsun istiyorum, amacım budur. Bu sistemle 100 litrelik bir benzin enerjisini 10 liraya üretebiliriz. Bu mübalağa değil, gerçektir' dedi. ' Bazılarının rahatı kaçıyor ' 'Bu buluş yüzünden bazılarının rahatı kaçıyor' diyen Kamışlı şunları söyledi: 'Ben bu çalışma sebebiyle 125 ve 160. maddeden yargılandım. Bazı elçiliklere çağrıldım. Vatandaşlık başvurusu yapmamı istediler. Hatta bir elçilik Enerji Bakanlığı toplantısına katılmak istedi fakat kabul edilmedi. Dışarıdan gelen bilim adamları bizlerden bir şey alıp götürmeye geliyor. Bazı projelerin güvenliği yok. Benim projemin de güvenliği olduğuna inanmıyorum. Bu projenin Türkiye'de kalmasını istiyorum, fakat başıma etik olmayan olaylar geliyor. Maddi ve manevi baskılar ve etkisizleştirmeyle karşılaşıyorum. Bu konuda saldırıya da uğradım. Kıbrıs'ta Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun yemeğinden 1 saat önce kaldığım yerin camları kırıldı. Bu konuyu Kıbrıs'ta ülkemin imajı sarsılmaması için gündeme getirmedim. Maalesef o saldırıyı yapan da Türkiye'den bir bilim adamıydı.'Kaynak: İHA
Piramitler Su Yardımı İle İnşa Edilmiş
Bilim insanları, Giza piramitlerinin nasıl inşa edildiğine dair en çok merak edilen sorulardan bir tanesinin cevabını buldu. Araştırmalar, antik Mısırlıların su yardımıyla taş blokları taşıdığını gösterdi. Piramitlerin inşasında kullanılan devasa kayaların, taş ocağından inşaat alanına nasıl taşındığı sonunda anlaşıldı. Araştırmacılar, antik Mısırlıların ağır nesneleri taşımak için kullanılan mekanizmanın önündeki kumları ıslatarak taşımayı kolaylaştırdığını belirtti. Amsterdam Üniversitesi araştırmacıları, çöl kumu üzerinde kurulacak bir kızakta ağır nesneleri çekmek için gerekli olan kuvveti hesapladı. Araştırmada, kızağın önündeki kumun ıslatılmasının, ilkel kızaktaki sürtünmeyi azaltarak taşımayı kolaylaştıracağı anlaşıldı. Physical Review Letters dergisinde yayımlanan araştırma, yüzyıllardır bilim dünyasını meşgul eden en önemli sorulardan birine açıklık getirmiş olabilir. Araştırmacılar, M.Ö 2589 ile 2504 yılları arasında inşa edilen ve dönemin teknolojisiyle ortaya çıkarılması neredeyse imkansız gözüken piramitler hakkında sayısız teori öne sürmüştü. Hollandalı araştırmacılar, savlarını desteklemek için antik Mısır duvar resimlerinden de ipucu çıkartmaya çalıştı. M.Ö 1900 yılına ait, dönemin bölge hükümdarlarından Djehutihotep'e ait mezarda, aranan delile ulaşıldı. Mezardaki duvar resminde, 172 işçi devasa bir heykeli iplerle bir kızak üzerinde çekerken tasvir edilmişti. Tasvirdeki erkeklerden bir tanesi, kızağın önüne su dökerken görülüyordu. Denemeler teoriyi doğruladı Araştırmada yer alan fizik profesörü Daniel Bonn, meslektaşlarıyla minyatür kızaklar inşa ederek, çöl kumu üzerinde antik duvar resimlerindeki yöntemin gerçekliğini sınadı. Kızağın ilerleyeceği kum üzerine su dökülmeden yapılan ilk denemelerde, kayalar ön tarafta birikerek kızağı çekmeyi iyice güçleştirdi. Kuma su döküldüğünde ise zemin sertleşti ve kızak çok daha rahat bir şekilde çekilebildi. Araştırmacılar, su damlalarının kum taneleri arasında köprü görevi görerek birbirlerine yapışmasını sağladığını belirtti. Bu mantık, çocukların kumsalda kuru kum yerine ıslak kumdan daha sert kaleler yapılabilmesini de açıklıyor. Bonn, kızağın dengesinin sağlanması için kullanılacak su miktarının çok önemli olduğuna dikkat çekerek, kumun hacminin yüzde 2-5'i kadar suyun optimum miktar olduğunu belirtti. Araştırmacılar, elde edilen yeni bilgilerin günümüzde de kullanılabileceğini ifade ediyor. Yeni yöntem, asfalt, kömür veya beton gibi tanecikli materyallerin taşınmasında yeni yöntemler sunabilir. aljazeera.com.tr
Reklam
Mısır'da 50 Mumya Bulundu
Mısır’da daha önceden yağmalanan bir antik mezarda 50 mumya bulunduMısır’da daha önceden yağmalanan bir antik mezarda 50 mumya bulundu. Mısır’da daha önceden yağmalanmış bir yer altı mezarında bulunan ve M.Ö. 1400’lü yıllarda yaşamış aristokratlar olduğu düşünülen 50 mumyanın içinde kraliyet ailesine mensup bir prens ve prenses de yer alıyor.ÇALIŞMALAR TAMAMLANDIKrallar Vadisi’nde bulunan KV 40 bölümündeki ufak bir çöküntünün araştırılması sonucu 3 yıl önce tespit edilen anıt mezardaki arkeolojik çalışmalar kalın kurum tabakası yüzünden güçlükle tamamlanabildi. Rusya'nın Sesi'nin The Daily Mail'den aktardığı haberde, yerin 5 metre altında bulunan ve 4 odadan oluşan mezarın yasadışı define avcıları tarafından 19. yüzyılda yakıldığı, söz konusu kurum tabakasının bu yüzden oluştuğu bildirildi. İlk olarak antik dönemde yağmalanan mezarda bulunan değerli eşyaları çalan hırsızlar, o dönemde mumyalara zarar vermemişti.PRENS DE BULUNDUMezarda çalışmalar yürüten arkeologlar ve Mısır tarihi uzmanları, buradaki vazoların üzerinde bulunan yazıtlardan mumyaların 30’unun kimliğini belirlemeyi başardı. Söz konusu mumyaların içinde IV. Thutmose ve III. Amenhotep’in akrabaları olan ve M.Ö. 14. yüzyılda hüküm sürmüş 18. kraliyet soyundan gelen bir prens ve bir de prenses bulunuyor. Arkeologlar, varlıkları hakkında herhangi bir bilgi olmayan 8 prenses, 4 prens ve birkaç yabancı hizmetçinin de söz konusu mezarda yattıklarını düşünüyor.Birgün
Gökkuşağının Tüm Renklerinin Buluştuğu Yer: Burano
Burano Adası, Venedik’in 11 km. kuzeyinde yer alan 3500 nüfuslu küçük bir adadır. Geçmişte balıkçılık ile kendini geçindiren Burano’nun bugün en önemli geçim kaynağı turizmdir. Burano adası, renkli evleri ve dantel sanatıyla ünlüdür. Bir zamanlar balık tutmaktan dönen ada sakini erkeklerin evlerini şaşırıp başka evlere girmesinler diye evler farklı renklere boyandı rivayeti dolaşan adanın ne nedenle böylesine rengarenk olduğu tam olarak bilinmese de bu hikaye de kulağa hoş geliyor. Gökkuşağının tüm renkleri bu adada. Burano’da hemen her evin önünde mutlaka kendine ait ve evle aynı renk sandalı var. Komşularına bile bazen bu sandallarla giden ada halkı evinin geçimini de bu sandallarla balıkçılık yaparak sağlıyor. 10-12 yaşındaki çocuklar ve yaşlı kadınlar dahi bu sandalları rahatlıkla kullanabiliyor ve ada içinde gezinti, market alışverişi yapıyorlar.  Burano’yu diğer adalardan ayıran bir diğer özellik de dantelleri ile meşhur olması. Burano’nun daracık sokak aralarında gezinti yaparken sağlı sollu sıralanmış pek çok küçük dükkanda dantel satıldığı görülüyor. 1872 yılında adada dantel öğretmek için okul da açılmış. Burano danteli iğne ile işleniyor ve dantel elbiseler oldukça pahalı satılıyor. Dantel bir çocuk ya da kadın elbisesinin fiyatı 600-700 lirayı buluyor.
Reklam
Yarın Hangi Simpsons Karakteri Ölecek?
Dünyanın en çok izlenen televizyon dizilerinden The Simpsons’ ın karakterlerinden biri yarın yayımlanacak ‘ Yellow Wedding ‘ (Sarı Düğün) bölümünde aramızdan ayrılıyor. ‘ Acı haberi ‘, dizinin yapımcısı Al Jean sezon başında yaptığı açıklamada duyurmuştu. Jean, ipucu olarak da “ Ölecek karakteri seslendiren kişi o rolle Emmy kazanmıştı ” demişti. Ancak dizinin hemen hemen tüm seslendirme sanatçıları Emmy ödüllü olduğu için, bu bilgi tahminleri netleştirmeye yetmemişti. Homer, eşi Marge, çocukları Bart, Lisa ve Maggie’nin öldürülmekten ‘ yırtması ‘ muhtemel görünürken, seslendirme sanatçısı Hank Azaria da karakterlerinin son yolculuğuna uğurlanmayacağını açıkladı. Azaria, bar sahibi Moe, çizgi roman dükkanı sahibini (Comic Book Guy) ve Hint asıllı karakter Apu, komiser Wiggum ve Doktor Nick’i seslendiriyor. Ölebilecek isimler arasında birçok ihtimal bulunuyor. Ancak ismi en çok zikredilen karakterler şöyle: Simpsons ailesinin dedesi, komşu Ned Flanders, Figüran Bob, polis Lou, sürekli sarhoş gördüğümüz Barney Gumble. Bir karakteri öldürme kararının, dizinin düşük reytinglerinden kaynaklandığı ileri sürülüyor. Bol ödüllü dizinin en son bölümü sadace 3 milyon 400 bin kişi tarafından izlenmiş, bu da dizi tarihinde ‘en düşük seyirci’ olarak kayda geçmişti. Dizide daha önce Ned Flanders’ın eşi Maude, Homer’ın annesi, Bart’ın öğretmeni Edna Krabappel gibi karakterler öldürülmüştü.Diken
Emlak Danışmanı Nasıl Olunur?
Ülkemizde en çok merak edilen ve yapılmak istenen işlerin başında geliyor. Özelikle konut piyasasındaki hareketlilik, hızlı ekonomi büyümesi ile birlikte kişi başı milli gelirin yükselmesi, Ailelerin küçülmesi, ayrılık ve yeni evliliklerin oluşmasından dolayı çok hareketli ve öyle de devam edecek. Türk insanında yatırımda birinci tercihi konut olunca yıllık konutta satım ve alımlar hızla artıyor. Ortalama bir ev 6 yılda el değiştiriyor. En çokta İstanbul, Ankara, Bursa, Antalya ve İzmir’de oranlar baya yüksek. Bu büyümeden faydalanmak isteyen girişimciler de emlakçılık ve inşaatçılık olmak üzere hemen hemen her sektörden kişilerin ilgisini çekiyor.Ülkemizde kesin kanunlar olmamakla birlikte, Emlak danışmanı olmak için Üniversitelerin bölümlerinde eğitim veriliyor. Ayrıca devletin meslek edindirme kursları programında emlak danışmanlık eğitimleri vardır. Ofis açmak için bu kurslara gitmek zorunlu değil ancak sizlere gitmenizi tavsiye ediyorum. Kazanmanın ilk kuralı eğitimdir. Eğitimsiz kişilerin gelirleri düşük oluyor eğitimsizlere göre ortalama arada en az 2 kat fark görünüyor. Eğitimli bir elaman ayda 5000 ile 15000 TL arasında geliri oluyor tabi ki bu oran yasadığı semte ve çalışmasına bağlı olarak değişkenlik gösteriyor.İyi bir gayrimenkul danışmanı Avukat, Doktor, Savcı ve Uzmanlar kadar çok para kazanır. Gayrimenkul sektöründe danışmanlık yaparak kazanç sağlayan kişiler bir emlak ofisinde çalışa bilir yâda kendi iş yerini de açar. Bazılar gereksiz görerek ayakçı emlakçı tabiri ile hiçbir yere bağlı olmadan çalışmak istiyorlar ve dolasıyla yıllar geçse de fazla para kazanamıyorlar. Kendi ofisini kurmak isteyenlere en az 3 yıl bir bölgede çalışmaları kendileri için daha doğru karar almalarını sağlar.
Dünyanın En Büyük 20 Hava Yolu Şirketi
Air Canada, Kanada'nın ulusal ve en büyük havayolu şirketi. Yaklaşık 28 yıl boyunca Trans-Canada Air Lines adını taşıyan şirket bugünkü adını 1 Ocak 1965'te aldı. Air Canada'nın merkezi Montreal'dedir. 1966'da, Moskova'ya (Sovyetler Birliği) sefer düzenleyen ilk Kuzey Amerika havayolu şirketi oldu.Air Canada, ülke içinde 15 yurtdışında ise 81 noktaya uçmaktadır. Canada Air filosu  362 yolcu uçağından oluşmaktadır.
Reklam
Dünyanın En İlginç ve En Bilinmeyen Hayvanları
etiket
Kulakları sayesinde okyanus tabanından kolay bir şekilde yiyecek alan, burunları ile dişileri ilişkiye çağıran, hem finoya hem güveye benzeyen, avını yumruğu ile öldüren pek çok ilginç canlı mevcuttur. Bu canlılar ve daha fazlasını sizler için derledik.
Son Haliyle Google'ın Sürücüsüz Araba Projesi
Sürücüsüz otomobil testlerine uzun bir süredir devam eden Google, ilk etapta yeni aracını otoyollarda denemiş ve şehir içi trafiğin keşmekeşinden uzak durmuştu. 1.1 milyon kilometreyi aşkın bir mesafe boyunca sürücüsüz otomobilini test eden Google, bu süre içinde önemli aşamalar kaydetmeyi de başardı ve geçtiğimiz yıl içinde şehir içi trafik testlerine de başladı.Google’dan yapılan açıklamada şehirde yapılan 1 millik bir yolculuğun otoyolda yapılan 1 millik yolculuktan çok farklı olduğu; küçük bir alan içinde çok sayıda farklı nesnenin farklı prensipler çerçevesinde hareket ettiği belirtildi. Yazılımda gerçekleştirilen iyileştirme sayesinde sürücüsüz otomobilin aynı anda hareket eden farklı unsurların tespit edilebildiğini duyuran Google, sürücüsüz otomobilinin şehir içinde kullanacağı gelişmiş tespit sisteminin nasıl işlediğini gösteren bir videoyu da paylaştı.Google’dan yapılan açıklamada sürücüsüz otomobilin gelişimi açısından çözülmesi gereken çok sayıda problem olduğu ve önce Mountain View’da, daha sonra diğer şehirlerde sürücüsüz otomobile daha fazla sokak öğretileceği belirtildi.
Reklam
İPhone İçin Bildirim Işığı Yayan Akıllı Kılıf Üretildi
Ukraynalı bir grup genç girişimci tarafından üretilen Lunacase adlı ‘akıllı kılıf’ iPhone’a gelen çağrı ve mesajlardan yayılan elektromanyetik dalgaları algılayarak bildirim ışığı yayıyor. Telefondan gelen elektromanyetiği algılayan akıllı kılıf, bu sayede çağrı ya da mesaja göre kılıfın arkasında yer alan simge aracılığıyla bildirim ışığı yayıyor. Kılıfın bir başka özelliğiyse verdiği bildirim ışığını telefonunuzun şarjından almıyor oluşu. Kılıf kendi elektromanyetik enerjisini oluşturuyor ve böylece telefonun enerjisine ihtiyaç duymuyor. Lunecase adlı iPhone kılıfı telefonun arkasına takılıyor ve şık tasarımı ile neredeyse kılıf olduğu hiç anlaşılmıyor.Kılıfı satışa çıkarmak için finansman desteği arayan Lunacase’in bu ürünü Ağustos ayında 29 dolardan satışa çıkarması bekleniyor.Milliyet
Reklam
Motosiklet Sahibi Olmamak İçin Dehşete Düşüren 10 Neden
Evet biliyoruz çok keyifli, özgürlük, az park yeri ihtiyacı, ekonomik ve sportif yanlarıyla motosiklet harika bir araç. Ancak yıllar boyu biriktirdiğimiz deneyimler bize diyor ki 'Keşke hiç başlamasaydın be hacı' eh o zaman bizi uyaran da olmadı annemiz dışında (Motora binersen sütümü helal etmem seviyesini geçmedi onun tavrı da) Şimdi biz, toplumun bu kanayan yarasına parmak basıyor ve sizi uyarıyoruz. Motosiklet almayı düşünüyorsanız fersah fersah kaçmanıza neden olacak 10 neden işte burada. Şu topluma bir nebze bir hizmetimiz olabildiyse ne mutlu bize.
Reklam