Altın Palmiye Ödülü Nuri Bilge Ceylan'ın
Nuri Bilge Ceylan‘ın yönettiği ‘Kış Uykusu‘ filmi 67′inci Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü kazandı. Nuri Bilge Ceylan ödülü Quentin Tarantino ve Uma Thurman‘ın elinden alırken, salonda duygusal anlar yaşandı. Bu ödülün kendisi için müthiş bir sürpriz olduğunu söyleyen Ceylan,“Ödülümü Türkiye’de son bir yılda hayatını kaybeden gençlere adıyorum” dedi.Yol’dan sonra ilk ödül Bu ödülün öncesinde ise 1982 yılında senaryosunu Yılmaz Güney‘in yazdığı, yönetmenliğini de Şerif Gören‘in yaptığı ‘Yol‘ filmi Altın Palmiye ödülünü kazanmıştı.Ödül alanların listesi İkinci En İyi Film: ‘Le Meraviglie’, Yönetmen: Alice Rohrwatcher, İtalyaEn İyi Yönetmen: ‘Foxcatcher’, Yönetmen: Benett Miller, ABDJüri Özel Ödülü: ‘Mommy’, Yönetmen: Xavier Dolan, Kanada.En İyi Senaryo: Leviathan, Yönetmen: Andrey Zvyagintsev, RusyaEn İyi Erkek Oyuncu: Timothy Spall, ‘Mr Turner’, İngiltereEn İyi Kadın Oyuncu: Julianne Moore, ‘Maps to the Stars’, ABDDiken
Apple, iPhone 6'da Yeni Ekran Teknolojisi Kullanıyor
Kısa bir süre önce Apple'ın iPhone 6 ekranları için LG Display (LGD) ve Japan Display Corporation (JDI) ile iş birliğine girdiğini ve 3. tedarikçi olarak da Innolux'la anlaştığını sizlere bildirmiştim. Haftanın son günlerinde iPhone ekranıyla ilgili yeni bir iddia ileri sürüldü. Söylenenlere göre Apple ve Innolux arasındaki sözde ortaklıkta daha fazlası var. Zaman ayarını yakın geçmişe doğru kaydırırsak, Apple'ın in-cell dokunmatik panel teknolojisini iPhone 5'ten beridir biliyoruz. Ama kullanıcılardan gelen geri dönüşümlerde bu panelin bazen tepkisiz kaldığı ortaya çıkmıştı. Bazı şikayetler olmuştu. Çin basınında tedarik zinciri kaynaklarından gelen haberlere göre iPhone 6'da Touch-On Display adında on-cell temelli yeni bir teknoloji kullanılıyor. In-cell hücre teknolojisi ise emekli ediliyor. Kaynağa göre, bu çözüm üreticilerin yüksek kaliteli görüntüler oluşturmasına, ekranın daha hızlı tepki vermesine, daha iyi renk sunumuna ve performansa olanak sağlıyor. Asıl ilginç nokta ise Innolux ile olan ortaklık. 3. tedarikçi olarak Innolux'la anlaşılmış olsa da, 2013 başlarında Apple'ın farklı panel teknolojisine geçmek için Innolux'le görüştüğü haberleri çıkmıştı. Son gelişmeler bu eski iddiayı destekliyor. iPhone 6, iPhone serisinde birçok ilki taşıyan telefon olacak. Teknokulis
Reklam
Valve, Half Life 3 İçin Çalışmalarını Sürdürüyor
Tüm zamanların en iyi oyunları arasında gösterilen HL efsanesi sürüyor. 10 yıldır serinin 3. oyununu bekleyen oyun severlere müjde CS yapımcısından geldi. Valve oyun üzerine çalışıyor. 1998 yılında başlattığı efsaneyle 15 yılı aşkın zamandır oyun dünyasını etkileyen Half Life, şüphesiz tüm zamanların en iyi oyunlarından birisi olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyor. Geçen zaman içinde oyun severlerin Half-Life'a olan sevgisi azalmasa da, yıllar süren geliştirme dönemleri ve yapımcı Valve şirketinin sessizliği zaman zaman serinin gelecek oyunlarına yönelik umutları azalttı. En son 2007 yılında Half Life 2: Episode 2 ile oyuncuların karşısına çıkan seride yeni oyun beklentisi 7 yıldır sürüyor. Daha önce, yeni oyunun HL2'nin devamı değil HL3 olacağı açıklansa da bir süredir devam edenbelirsizlik oyunun rafa kalktığı ve projenin iptal edildiği iddialarının ortaya çıkmasına bile neden oldu. Bu haberler ile üzülen HL severler içinuzun zaman sonra nihayet iyi bir haber geldi. Valve oyun üzerine çalışıyor Popüler Half Life modlarından Counter Strike'ın yardımcı yapımcısı ve Valve çalışanı Mihn Le, şirketin Half Life 3 üzerinde çalışmayı sürdürdüğünü açıkladı. GoRgn TV'ye açıklamalarda bulunan Le, oyunhakkında çok fazla şey bilmediğini ancak oyunun konsept sanat görsellerini gördüğü belirtti. Böylece, Half Life 3'ü bekleyen oyun severlerin azında projenin hala Valve'nin gündeminde olduğunu öğrenmiş oldu. Shiftdelete
Sekiz Milyon Dolarlık Selfie
Oscarlı oyuncu Kevin Spacey, Meksika’da politik tartışmaların odak noktası oldu. Köşe yazarları, Meksika Devlet Başkanı Enrique Peña Nieto’nun “selfie çektirmek için” Spacey’ye sekiz milyon dolar ödediğini iddia ediyor. Kevin Spacey, Mayıs başında Meksika, Cancún’da düzenlenen bir turizm konferansına katılmıştı. Etkinlikte Devlet Başkanı Enrique Peña Nieto ile karşılaşan Spacey, selfie çekmiş ve fotoğrafı Twitter hesabından paylaşmıştı. House of Cards dizisinde ABD Başkanı’nı canlandıran Spacey, “Bu fotoğraftaki başkanlardan sadece biri gerçek” yazmıştı. Spacey’yle çekilen bir başka fotoğrafı paylaşan Peña Nieto ise “Üzgünüm ama House of Cards’ın nasıl bittiğini size açıklayamam” yazmıştı. KARAKTERDEYDİM, SAYILMAZ Meksika’nın çok satan gazetelerinden 24 Horas’da köe yazarı olan Salvador García Soto, hükümetin bu fotoğraflar için Kevin Spacey’ye sekiz milyon dolar ödediğini iddia etti. García Soto, Devlet Başkanı ile Spacey’nin “tesadüfen karşılaşmadığını, aksine buluşmanın acınası bir PR çalışması olduğunu” yazdı. İddiaları ilk reddeden taraf Kevin Spacey oldu. Oyuncu, “Kimse şakayı anlamadı herhalde. Ben orada dizide canlandırdığım rolle bulunuyordum” yazdı. Meksikalı yetkililer ise, etkinliğin toplamda 3.5 milyon dolara mâl olduğunu, masrafların sponsorlar tarafından karşılandığını belirtti. Yapılan açıklamalara rağmen, Spacey’nin ücretinin “vatandaşın vergileriyle ödendiği” görüşü Meksikalılar arasında hızla yayılıyor. MH Taraf
Reklam
A Tipi Protokol Ve Jammer Facia Sonrasında Acıya Acı Katmış!
Soma madencilerinden Erdoğan'a yeni tanım:Bırakın özrü kibri dahi kabahatinden büyük A Tipi protokolle gelen jammer facia sonrasında acıya acı katmış!Jammer yüzünden GSM çalışmayınca aileler saatlerce ilçeler-hastaneler arasında yakınlarını aramışSoma'ya giderek acılı aileler ve kurtulan madencilerle görüşen CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, gözlemlerini basınla paylaştı. Umut Oran'ın açıklaması şöyle:Dün Soma'ya giderek acılı aileler ve faciadan kurtulsa bile gelecek kaygısına düşen madencilerimizle görüştüm. Yaşamını yitirenlerin aileleri büyük bir belirsizliğin içinde her şey muallak onlar için. Sadece ölüm aylığı bağlanması o aileler için bir güvence değil. Yaşadığına sevinemeyen kurtulan madencilerimiz ise haklı olarak 'İşsizlik Sigortası Fonu'ndan 3 aylık maaşımızın 2/3'ünü alacakmışız, niye tamamını almıyoruz da bir kısmını alıyoruz? Bundan sonra ne yapacağız peki, işyerinin kapatılmaması lazım, niye koşulları düzeltme yolunu görmezden geliyorlar' tepkisini gösteriyor. Türk madencileri neden ABD'deki, AB'deki, hatta Çin'deki standartlarda çalışamıyor, niye bunun koşullarını yaratamıyor hükümet?Sermaye 59 milyondan 5 milyon TL'ye düşürülüyorBu kömür ocağı 2006'da Ciner Holding'e, Park Enerjiye verilmiş ve 2009 yerel seçimlerinde burada çalışan 5 bin madenciye yine AKP'ye oy vermeleri yönünde baskı uygulanmış. Ama bu ocağın kömür kızışması denilen yangın, rüzgar akışının önlenememesi ve su basması nedenleriyle ciddi iş güvenliği riskleri var. Bu riskler karşısında buranın devredilmesi gündeme gelince Alp Gürkan bulunuyor ve Tilaga Madencilik burayı 2009'da devralıyor. Şirketin o zamanki sermayesi 59 milyon TL iken 2012 yılında şirket Soma Madencilik adını alıyor ve sermayesi 5 milyon TL'ye düşürülüyor. Hatta Alp Gürkan'ın Ocak 2014'te şirketin yönetim kurulu başkanlığından ayrılması da buradaki sıkıntıyı göstermektedir.Erdoğan ve Yıldız'ın jammerı paniği ve acıyı artırmışBir de özrü kabahatinden büyük diye bir deyim var Türkçede ama Soma'da madenciler buna bir de 'Kibri kabahatinden büyük'ifadesini de eklemişler. Çünkü 'kurtarma' amacıyla buraya, ocağın ağzına gelen ve çay-simit yiyip içerek zor günler geçiren Enerji Bakanı yanında jammerını da getirmiş. Maden yetkilileri içeriden çıkarılan her madencinin yaşadığı bilgisini vermiş ama kimin nereye götürüldüğünü açıklamamış yakınlarına, jammer yüzünden cep telefonları da çalışmamış. Kimse o panik ve acı anında bilgi alamamış ilçeler ve hastaneler arasında dolaşıp, feryat edip yakınlarını bulmaya çalışmışlar. Hatta Recep Tayyip Erdoğan gelince telefonlar Manisa'dan itibaren susturulmuş jammer yüzünden,  Cumhurbaşkanı Abdullah Gül geldiğinde de yüzünden aynı şey yaşanmış. Madenciler Erdoğan'a 'hem suçlu hem güçlü, kibri kabahatinden dahi büyük' diye sitem ediyor. Madem korkuyorsun, sinyal kesicinle 1500 korumayla, A Tipi protokolünle niye geliyorsun buraya ve insanların hayatını daha da güçleştiriyorsun? Danışmanının attığı tekme, kendisinin tokadı dışında Somalı madenciye ne faydası oldu?Öte yandan Soma'da Eynez Karanlıkdere kömür ocağında yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan facia, çarpık bir tabloyu, eşi görülmemiş bir hukuksuzluğu ortaya çıkarmıştır.Madenler ve birçok alanda olduğu gibi devletin uhdesindeki işler taşeronlara, İhale Kanunu, İş Kanunu ve Yargıtay kararlarına rağmen yaygın hukuka aykırı biçimde verilmektedir.  Hükümetin işçi haklarını ihlal ve iş kazalarını artıran yaygın taşeronlaştırma uygulaması kapsamında, Soma'daki ocakta da ' asıl iş ' tanımındaki kömür çıkarma işi, mevzuata aykırı biçimde ve muvazaalı bir sözleşmeyle özel bir firmaya verilmiştir. Ocakta 301 işçimizin canına mal olan faciada asıl sorumlunun hükümet olduğu net biçimde ortaya çıkmıştır. Hükümet, bu olayda siyasi ve idari sorumluluk yanında, ilgili hükümet üyeleri hukuki sorumluluğundan kaçamaz.  Rödovans değil, muvazaalı biçimde hizmet alımıFacianın yaşandığı andan itibaren kamuoyuna yapılan açıklamalarda, ocağın rödovans yöntemiyle işletildiği söylendi. Rödovans, maden ocağının ruhsat sahibi tarafından hasılat paylaşımı karşılığında bir başkasına kiralanması yani işletme hakkı devridir. Oysa buradaki işletme yönteminin rödovans olmadığı sonradan ortaya çıktı. TBMM KİT Komisyonu'nda konuşan Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürü, madenin 'rödovans' değil 'hizmet alımı' yöntemiyle işletildiğini bizzat açıkladı.İhale usulsüz, işlem hukuksuz…Oysa kömür çıkarma işi, Kamu İhale Kanunu'nun 4. maddesinde sayılan hizmet alımına konu işler arasında yer almıyor. TKİ, yasada sayılan hizmet işleri arasında olmamasına rağmen, kömür çıkarma işini hukuksuz biçimde hizmet alımı yoluyla gerçekleştirmiştir.2003 yılında çıkarılan 4857 sayılı İş Kanunu da (madde 2/6) sadece yardımcı işler ile asıl işin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir bölümünün alt işverene (taşerona) verilebileceğini hükme bağlıyor. Yasa maddesi gayet açık ; asıl işin kendisinin taşerona devredilemeyeceği hükme bağlanıyor. Taşerona devredilebilen yardımcı işlerde de asıl işveren, iş yasasından ve toplu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu tutuluyor.Yargıtay da kamu kuruluşlarındaki taşeron uygulamalarıyla ilgili açılan çeşitli davalarda, asıl işlerin taşerona devredilemeyeceği, bu konularla ilgili hizmet alım sözleşmelerinin geçerli olmayacağı, taşeron işçilerinin işe iadesi, taşeronlar aracılığıyla çalıştırılan işçilerin kamu işçisi olduğu yönünde kararlar verdi. Çok sayıda taşeron işçisi açtığı davaları kazandı. Ancak hükümet, yargı kararlarını uygulamıyor.Soma'da facianın yaşandığı kömür ocağının ruhsat sahibi olan TKİ, kömür çıkarma işini, yani asıl işin tamamını, yasaya aykırı biçimde ve yasada sayılan koşullar olmadığı halde taşerona devretmiş, bunu da ihale sözleşmesi ile  perdeleme, kılıfına uydurma yoluna gitmiştir. Amacın bu yolla işçiyi koruyan mevzuatı arkadan dolanıp, ucuza kömür üretmek olduğu ortadadır.Özetle ; Soma'da başvurulan hizmet alımı sözleşmesi, İhale Kanunu'nda sayılan işler arasında kömür çıkarma yer almadığı için bu yasaya aykırı, hileli (muvazaalı) bir işlemdir. Ocaktaki taşeron uygulaması, kömür çıkarma işinin yardımcı iş değil, işletmenin asıl işi, temel faaliyet konusu olması nedeniyle de İş Yasası'na aykırıdır.  Her iki yasa da açıkça çiğnenerek muvazaalı bir alt işveren (taşeron) ilişkisi kurulmuştur.   Söz konusu yasalar ve Yargıtay kararlarına aykırı biçimde yapılan bu işlem tümden hukuksuzdur .Sayıştay'ın uyarısı dikkate alınmamıştır…TKİ ile Soma A.Ş. adlı şirket arasında yapılan sözleşmenin hukuksuzluğu Sayıştay raporu ile de sabittir. Sayıştay'ın Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu Sınırlı Sorumlu Ege Linyitleri İşletmesi Müessesesi 2012  Raporunda, TKİ'nin bazı işlerinin ' yapım işi ' olmasına karşın, ' hizmet işi ' kabul edilerek ihale edildiğine dikkat çekiyor. 209 sayfalık raporda, hizmet alımı suretiyle işlerin görece daha uygun maliyetle yürütülmesi mümkün olmakla birlikte bunun İş Yasası'na aykırılığı ve idareye getireceği yükümlülüklere dikkat çekilerek hükümet uyarılıyor.Sayıştay raporunda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2'nci maddesinin 6'ncı fıkrasında düzenlenen asıl işveren-alt işveren ayrımına atıfla; 'Bu husus, müessese aleyhine ücretlerini ve diğer alacaklarını alamadıkları gerekçesiyle çeşitli davaların açılmasına ya da müteselsil sorumluluk nedeniyle önemli tutarların ödenmesine neden olmaktadır' deniliyor. Bu işlemin hileli olduğunu tespit eden Sayıştay,asıl işverenin alt işverenle birlikte sorumluğuna dikkat çekiyor.Anayasa ihlal edilmiştir…Ülkemizde taşeron uygulaması, sendikasız, toplu sözleşmesiz, hatta İş Yasası dışında işçi çalıştırmanın bir aracı haline gelmiştir. Geçmişte bir istisna olan AKP döneminde ise neredeyse temel istihdam şekli haline gelen taşeronluk, çalışma hayatının esnekleştirilmesine, kuralsızlaştırılmasına yol açmıştır. 2002'de 358 bin olan taşeron işçisi sayısı, bugün 2.5 milyona ulaşmıştır. Kamuda, çoğu zaman yasaya aykırı biçimde 'hizmet alımı' adı altında kadrolu kamu çalışanı yerine taşeron tercih edilmektedir.  Yasaya göre ' işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenle uzmanlık gerektiren işler ' şeklindeki üç koşulun bir arada olması gerekirken, doğrudan ana faaliyet konusu olan işler taşeron aracılığıyla gördürülmektedir. Yıllık izin hakkı, kıdem tazminatı hakkı olmayan taşeron işçilerin ücretleri de güvence altında değildir. Taşeronlaşma sürecinde işçilerin sağlık ve güvenliklerine yönelik tehditler artmış, iş kazaları alabildiğine yaygınlaşmıştır. İş kazaları, taşeron şirketlerde çok daha yaygındır. Yüksek riske sahip madencilik sektöründe, TKİ'ye bağlı yeraltı kömür ocakları taşeronlara ihale edilerek, katliamlara davetiye çıkarılmıştır.Bu hükümetin ILO normlarına uygun güvenceli, kurallı ve sendikalı bir çalışma hayatı yerine esnek, güvencesiz, kuralsız bir işgücü piyasası yaratma girişimi, ülkemizi sosyal bir hukuk devleti olmaktan uzaklaştırmaktadır .Sorumlular kanun önünde hesap vermelidir…Soma'daki faciaya yol açan süreçteki hukuksuzluklar, yanlışlar ve ihmaller net biçimde ortaya çıkmıştır: Kömür ocağının ruhsat sahibi, yani asıl işvereni TKİ'dir. Kömür çıkarma işi rödovans değil 'hizmet alımı' adı altında özel sektöre ihale edilmiştir. Ancak TKİ ile Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi muvazaalı ve hukuka aykırıdır. Hukuku arkadan dolaşıp mevzuattaki işçiyi koruyan hükümlerden kurtulma, insan hayatı pahasına maliyetleri düşürüp ucuz kömür üretme mantığı, 301 kişinin canına mal olmuştur. O kadar ailenin ocağına ateş düşmüştür. 432 çocuk babasız kalmıştır.Hukuken rödovans yoluyla verilen işletmelerde yaşanan iş kazalarından devlet ancak bilirkişi raporu sonucunda; hizmet alımı yoluyla özel firmalara verilen işletmelerdeki iş kazalarında ise devlet ve şirket doğrudan ve birlikte sorumlu kabul ediliyor. Ruhsat sahibi olan kamu, işletmeye daimi denetçi atamamış, iş güvenliği önlemlerini almamıştır. Soma A.Ş yöneticileri ile birlikte asıl işveren olarak TKİ yöneticileri de bu faciadan sorumludur. Hukuksuz devir işlemi ve yaşanan facia dolayısıyla TKİ'nin hem cezai, hem de hukuki anlamda sorumluluğu bulunmaktadır. TKİ, asıl işveren olarak, 6331 sayılı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu'nda öngörülen önlemlerin alınmamasından da sorumlu ve suçludur.TKİ Enerji Bakanlığı'na bağlıdır. Ruhsatın asıl sahibi ve asıl devir işlemini gerçekleştiren Enerji Bakanlığı'dır. İşletmeyi denetlemekle görevli Çalışma Bakanlığı'nın müfettişleri, bu görevlerini ihmal etmişlerdir.Bu faciada, muvazaalı işlemlere izin veren, daha doğrusu bu işlemleri gerçekleştiren, denetleme görevini yerine getirmeyen hükümet doğrudan sorumludur. Hükümet, ölenlerin ailelerine maaş bağlamakla sorumluluktan kaçamaz. Facianın tüm sorumluları, soruşturmaya dâhil edilmeli ve hesabı sorulmalıdır.Yaşanan facia, öncelikle Enerji ve Çalışma Bakanlıklarının faaliyet alanına giren işlem ve uygulamalarla doğrudan bağlantılıdır. Siyasi sorumluluk gereği Enerji ve Çalışma Bakanları istifa etmelidir. Her türlü kamu taşınmazının devri ve tahsisinde 2012 yılında kendisini tek yetkili kılan Recep Tayyip Erdoğan'ın başsorumlu olduğunu da unutmamak gerekir. 
BMW 4 Serisi Coupe Ortaya Çıktı
BMW’nin sportif orta boyutlu Coupe modeli 4 Serisi Coupe nihayet yollarda boy göstermeye başladı.Tasarımındaki küçük detaylarla BMW 3 Serisi model gamındaki kuzenlerinden bir hayli farklılaşan 4 Serisi Coupe, opsiyonel olarak sunulan tam LED farlar sayesinde bütün bakışları üzerine çeken bir yüze sahip. 4 Serisi Coupe, önceki model olan BMW 3 Serisi Coupe’den genişlik ve aks aralığı açısından gözle görülür şekilde daha geniş ve dinamik olarak uzatılmış coupe silueti yola daha yakın. Bu özelliği BMW’ye özgü kısa çıkıntıları, uzun motor bölmesi kapağı ve akan tavan çizgisiyle birlikte geriye çekilmişYolcu bölmesi ile beraber BMW 4 Serisi Coupe’ye kusursuz bir denge sunuyor. Otomobilin çarpıcı ön kısmı, çift böbrek ızgara, ikiz dairesel farlar ve ön difüzörde yer alan geniş hava girişleri gibi BMW’ye özgü tasarım özelikleriyle, BMW 3 Serisi ile arasındaki aile bağlarını sergiliyor.Araçta standart teknik özelliklere alternatif olarak üç donanım kombinasyonu ve bir M Sport paketi arasında tercih yapabilirsiniz. Sport Line, Modern Line ve Luxury Line paketleri otomobilin dış ve iç görünümünün görsel açıdan kişiselleştirilmesini sağlıyor.Yeni BMW 4 Serisi Coupe daha geniş bir aks aralığına, daha geniş bir tekerlek izine ve yerini aldığı BMW 3 Serisi Coupe’den daha yere yakın bir sürüş yüksekliğine sahip. Sonuç olarak BMW 4 Serisi Coupe, BMW ürün yelpazesindeki en sportif seri üretim otomobillerden biri olarak karşımıza çıkıyor.Spor iki kapılı model pazara sunumundan itibaren gücünü şu motorlardan alacak: BMW 435i Coupe modelinde altı silindirli sıralı benzinli motor, BMW 428i Coupe modelinde dört silindirli benzinli motor ve BMW 420d Coupe modeli için dört silindirli dizel motor.Tüm motorlar en yeni BMW TwinPower Turbo teknolojisini kullanıyor ve 184bg/135kW ila 306bg/225kW arasındaki geniş bir motor gücü aralığını kapsıyor.Motorlardan gelen güç, standart olarak altı ileri manuel şanzıman aracılığıyla arka tekerleklere iletiliyor. Aynı zamanda tüm motor modellerinde opsiyonel olarak, sürücüye manuel olarak ya da direksiyon üzerindeki vites kanatçıkları sayesinde vites değiştirmekolaylığı sunacak, sekiz ileri Spor otomatik şanzıman da yer alacak. Pazara sunumunda, opsiyonel olarak BMW xDrive akıllı dört çeker sistemi ile birlikte iki adet benzinli motor seçeneği de sunulacak.
Facebook'ta En Çok Paylaşımı Yalnız İnsanlar Yapıyor
Facebook hesabınızdaki arkadaşlarınızın sürekli olarak 'Ne düşünüyorsun?' bölümünü güncellemeleri sizi sinir ediyor olabiir. Ancak yapılan yeni bir araştırmaya göre dünyanın en popüler sosyal ağ sitesinde çok sayıda paylaşımda bulunmak aynı zamanda yalnızlığın bir göstergesi. New South Wales Üniversitesi araştırmacılarının yaptığı ve Computers in Human Behaviour dergisinin Temmuz sayısında yayınlanacak yeni bir çalışmaya göre kendisini 'yalnız' olarak tanımlayan insanların yüzde 79'undan fazlası en sevdikleri kitap ve film gibi kişisel bilgilerini paylaşıyor. Diğer kullanıcılar arasında ise bu oran yüzde 65'in altında. Dahası, çalışmanın yazarları Yeslam Al-Saggaf ve Sharon Neilson'a göre 'yalnız' kullanıcıların yaklaşık yüzde 98'i ilişki durumunun görünürlüğünü yalnızca arkadaşlar ile kısıtlamak yerine 'herkes' şeklinde ayarlıyor ve hatta ev adeslerini dahi paylaşıyor. Çalışma, yalnız olduklarını Facebook'ta belirtmeyen insanların ise daha çok din ve siyaset gibi konularda paylaşım yaptıklarını gösterdi. Al-Saggaf konu hakkında, 'Yalnız hisseden kişilerin bu tip bilgileri paylaşması normal. Diğer insanların kendileri ile iletişime geçmesini kolaylaştırmak istiyorlar ki bu durum, yalnızlık hissinin üstesinden gelmelerine de yardımcı olabilir,' diye konuştu. Ancak 2010'da yayınlanan bir rapora göre sosyal ağlara aşırı derecede bağımlı olmak bazı doktorların 'Facebook Depresyonu' olarak adlandırdığı bir rahatsızlığa neden olabiliyor. Eski bir lise öğretmeni olan 45 yaşındaki Rich DeNagel, depresif hissetmesine neden olduğu gerekçesiyle birkaç ay Facebook hesabını kapattığını söyledi. 'Facebook'un çoğunlukla yalnız bir deneyim olduğunu düşünüyorum. İnsanların zor zamanlardan geçtiklerine dair bir paylaşım yaptıklarını pek göremezsiniz,' diyen DeNagel sözlerine, 'Her şeyin harika olduğunu göstermeniz için büyük bir sosyal baskı var. Hiç bitmeyen bir ilginç, entelektüel ve kendinize özgü olduğunuzu gösterme ve dünyaya bir şey ispatlamaya çalışma macerası. Kendiniz olamıyorsunuz,' diye devam etti. Al-Saggaf ile Neilson'ın araştırması Facebook'ta aşırı derecede paylaşımda bulunmakla duygusal sıkıntıları ilişkilendiren ilk çalışma değil. 2012 yılında California State Üniversitesi profesörü Larry Rosen 800 Facebook kullanıcısı ile yaptığı çalışmada katılımcılara bir dizi psikolojik soruna ilişkin bazı testler uyguladı. Çalışma sonucunda Facebook'ta diğer kişilerin aktivitelerini sıklıkla 'beğenen' kişilerin 'mani' ve 'kompülsif' semptomları gösterme ihtimalinin oldukça yüksek olduğu görülmüştü. Facebook ortamında sergilenen davranışlar yalnızlığın bir göstergesi olsa da yalnızlığa sebep olma ihtimali pek yok. New York Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimine devam eden ve Facebook'un büyük bir hayranı olan 48 yaşındaki Christopher Shea paylaşımlarının 'beğenilmesinin' kendini iyi hissettirdiğini söyledi: 'Sanırım fark edilmiş olmak ve kendine güven duygusu ile bir ilgisi var. 'Beğeniler' gelmeye başladığında vücuttaki dopamin seviyesinde hafif bir yükseliş oluyorsa hiç şaşırmam.' Facebook, utangaç kişiler için de iyi bir ortam: 'Etkileşime geçmek için güvenli bir alan.' Genç Facebook kullanıcıları genellikle yaşı daha büyük olan kullanıcılara kıyasla daha fazla arkadaşa sahip. Pew Research Center araştırmasına göre yaşları 18-29 arasında değişen Facebook kullanıcılarının yaklaşık yüzde 27'sinin arkadaş sayısı 500'den fazla, yaşları 65 ve üstü olan kullanıcıların yüzde 72'nin arkadaş sayısı ise 100 ya da altında. Yetişkin Facebook kullanıcıları arasındaki ortalama arkadaş sayısı ise 338. Facebook hesabındaki arkadaş sayısı 500'den fazla olan DeNagel, sosyal ağın insanlarla iletişimde kalmak açısından yararlı olduğunu savunsa da yine de paylaşımlarına ihtiyatlı yaklaşıyor: 'Facebook, bana kendimi daha da yalnız hissettiriyor. Hergün selfie çekip, fotoğrafımı değiştirip, iç dünyamdaki düşüncelerimi insanlara söylemek istemiyorum.'WSJ
Reklam
İran'a Öpücük Özrü
Bu sene Cannes Film Festivali'nde jüri üyesi olan İranlı aktris Leyla Hatemi, 83 yaşındaki festival başkanını yanağından öptüğü için özür diledi. İranlı aktris Leyla Hatemi, 83 yaşındaki festival başkanı Gilles Jacob’u yanağından öptüğü için özür diledi. İranlı yetkilileri kızdıran hareketi hakkında yazılı açıklama yapan Hatemi, “Bazı insanların duygularını incittiğim için çok üzgünüm. El sıkışarak engel olmaya çalıştım ama sonuç alamadım. Bu açıklamaları yaptığım için utanç duysam da, engel olamadığım bir durumu anlatmak için başka çarem yok. Benim gözümde kendisi yaşlı bir dede.” dedi. Hatemi’nin öpüşme fotoğrafının yayımlanması üzerine İran Kültür Bakan Yardımcısı Hüseyin Nuşabadi, “Uluslararası organizasyonlara katılanlar, İranlıların namusunu ve itibarını temsil ediyor. İran kadınları hakkında kötü bir imaj oluşmamalı. Festivaldeki uygunsuz durum bizim dini inançlarımızla uyuşmuyor” demişti. Bazı İranlı kadın öğrenciler de Hatemi hakkında dava açılmasını ve İranlı aktrisin hapis ve kırbaçla cezalandırılmasını istemişti. Kaynak: AFP
Reklam
Akıllı Telefonunuzun Gizli Menüsünü Biliyor musunuz?
Akıllı telefon kullananlar belki arama ekranından '*#06#'yı tuşlayarak IMEI sorgulaması yapılabileceğini biliyorlardır. Ancak bunun yanında birçok gizli menü akıllı telefonunuzda mevcut. Bu menülerden akıllı telefonlarınız ile alakalı bilgilere erişebiliyor, çeşitli değişiklikler yapabiliyorsunuz. Sizlere şimdiki yazımızda bu gizli menülerden bahsedeceğiz. Ancak şimdiden belirtelim, bu menülerde yer alan bilgilerde değişiklikler yapmanız telefonunuza zarar verebilir. Bu yüzden bu konuya dikkat etmenizde fayda var. iPhone ile başlayalım. iPhone model bir telefonda örnek olarak   3001#12345# 'yı tuşlayarak teknik bir menüye giriş yapabiliyorsunuz. Bu menüden SIM kartı bilgilerinizi görüntüleyebiliyor, telefon şebekesinin ayrıntıları ve diğer teknik şeyleri görüntüleyebiliyorsunuz. Android'de ise modele göre bu gizli menü için gerekli tuş kombinasyonu farklılık gösterebiliyor. Genellikle kullanılan ise ' # #4636# # '. Bunun yanında    ' # #INFO# # ' da deneyebilirsiniz. Bu menüden telefon, batarya, Wi-Fi bilgilerini görüntüleyebilir, kullanım istatistiklerinize göz atabilirsiniz.Nokia Lumia akıllı telefonlarda ise '##634#'yı tuşlayabilirsiniz. teknokulis
Reklam
Bu Hafta 8 Film Vizyona Girdi
Türkiye sinemalarında bu hafta 1'i yerli 8 film vizyona girdi.X-Men: Geçmiş Günler Gelecek Bryan Singer'in yönettiği ve Jennifer Lawrence, Michael Fassbender, Evan Peters ile Ellen Page'in oynadığı 'X-Men: Geçmiş Günler Gelecek' izleyiciyle buluşacak. Aksiyon ve macera türündeki filmde, X-Men dünyasının tüm kahramanları, türlerinin hayatta kalabilmesi için iki farklı zaman boyutunda savaş verecek. X-Men üçlemesinin sevilen karakterleri, geleceği kurtarmak için 'geçmişi değiştirmek' zorunda kalacakları bir mücadeleye girişecek. Zayıflığın Esareti Catherine Breillat'ın yönettiği ve Isabelle Huppert, Kool Shen, Laurence Ursino ile Christophe Sermet'in oynadığı 'Zayıflığın Esareti' vizyona girecek. Dram türündeki Fransa-Belçika ortak yapımı film, Breillat'ın hayatının sıkıntılı bir dönemini konu ediniyor. Mavi Adam Haftanın tek yerli yapımı senaristliğini ve yönetmenliğini Utku Çelik'in üstlendiği 'Mavi Adam' adlı film. Tamamen İngilizce çekilen filmin oyuncu kadrosunda Alex Dawe, Derya Aslan, Sarper Semiz ve Aydın Orak yer alıyor. Dram ağırlıklı sahneleriyle dikkat çeken film, Irak işgali sırasında kaçırılan yabancı bir arkeoloğun başına gelenlerle birlikte 1991 yılında öldürülen Müslümanları ele alıyor. Şeker Portakalı Dünyada 16 dile çevrilerek 19 ülkede milyonlar satan, 20. yüzyılın başyapıtlarından biri olarak kabul edilen 'Şeker Portakalı' romanından uyarlanan film, sevgiyi kendisi bulmak zorunda kalan ve günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. Marcos Bernstein'in yönettiği ve Joao Guilherme Avila, Eduardo Dascar, Fernanda Vianna ile Emiliano Queiroz'in oynadığı 'Şeker Portakalı', sevgiyi kendisi bulmak zorunda kalan ve günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsünü beyazperdeye aktarıyor. Brezilyalı yazar Jose Mauro De Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan filmin konusu özetle şöyle: 'Çok yoksul bir ailenin oğlu olan Zeze, hayatın karşısına çıkardığı sarsıntı ve zorlukları hayal gücünün yardımıyla yazarak aşabileceğini keşfeder. Yeni taşındıkları evlerindeki portakal ağacı ise artık en iyi arkadaşı olmuştur.' Aşk, Tutku, Dedikodu Mona Achache'in yönettiği ve Camile Chamoux, Audrey Fleurot, Anne Brochet ile Josephine De Meaux'un oynadığı 'Aşk, Tutku, Dedikodu' izleyiciyle buluşacak. Fransa yapımı film, her yaştan kadının kendisinden bir şeyler bulacağı ve hayatta birçok seçeneğin olduğunu görecekleri bir romantik komedi. Telekinezi Marina De Van'ın yönettiği ve Missy Keating, Marcella Plunkett, Padraic Delaney ile Charlotte Flyvholm'in oynadığı 'Telekinezi', korku severleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Filmde, ailesinin öldürülüşüne tanık olan bir çocuğun başından geçen akıl almaz olaylar anlatılıyor. Cin Haftanın korku ve gerilim türündeki bir başka yapımı, Tobe Hooper'ın yönettiği ve Aiysha Hart, Razane Jammal, Paul Luebke ile Khalid Laith'in oynadığı 'Cin'. Birleşik Arap Emirlikleri'nin ilk fantastik gerilim-korku filmi olma özelliği taşıyan filmin konusu özetle şöyle: 'ABD'de yaşamakta olan Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı bir çift, ülkelerine dönme kararı alır. Al Jazeerah Al Hamra bölgesinde çok lüks bir daireye taşınır. Her şey ilk başta güzel gözükse de bilmedikleri birşey vardır, evlerinin bulunduğu yerde başka yaratıklar da yaşamaktadır.' Tinker Bell ve Korsan Peri Peggy Holmes’un yönettiği ve Mae Whitman, Christina Hendricks, Tom Hiddleston ile Lucy Liu'nun seslendirdiği animasyon film 'Tinker Bell ve Korsan Peri' filminde, Zarina adındaki perinin, Peri Adası'nın çok değerli mavi peri tozunu çalarak kaçması sonrasında yaşanan maceralar izlenebilecek. AA
Google'dan 3 Boyutlu Görüntü Çeken Tablet Geliyor
Mobil cihazlarda gelişmiş görüntü alma testleri yapan Google yeni ve son teknoloji ürünü bir tablet geliştiriyor. Konuya yakın kaynaklar şirketin 4 bin prototip tableti gelecek aya üreteceğini belirtiyor. 7 inçlik ekrana sahip olacak cihazın arkasında iki kamerası olacak. Kızılötesi derinlik sensörleri ve gelişmiş yazılım ile cihaz, objelerin görüntülerini üç boyutlu olarak kaydedebilecek. Bu gelişmiş tablet Google'ın Project Tango isimli araştırmasının bir parçası. Konuya yakın bir kaynak tabletin Haziran ayının sonunda yapılacak şirketin yıllık geliştiriciler konferansı öncesinde satışa sürülebileceğini söyledi. Project Tango kapsamında şirket Şubat ayında benzer sensörleri kullanan ve kullanıcının etrafını üç boyutlu olarak haritalandırabilen prototip bir telefon da geliştirmişti. Google yaptığı açıklamada bu akıllı telefonda kullanılan teknolojinin gözü bozuk olanlar için, mağazalar içerisinde adım adım yönlendirmelerde ve üç boyutlu video oyun yapımında kullanılabileceğini belirtti. Rakip Facebook şirketi de sanal gerçeklik başlığı üreten Oculus VR şirketini satın alarak gelişmiş benzer bilgisayar görüntüleme teknolojisine giriyor. Kablosuz ve dijital medya sektörüne odaklanan yatırım bankası Rutberg & Co'nun araştırma sorumlusu Rajeev Chand konuyla ilgili yorumunda, bu teknolojilerin günümüzde kullanılan standart 3-D görüntülerin oldukça ilerisinde olduğunu söyledi. Google ilk etapta geliştiricilere vermek için yeni tabletlerden az bir miktar üretmeyi planlıyor. Araştırma şirketi IDC'den analist Bryan Ma, 'Yeni teknolojiyi ilk olarak geliştiricilere açmak kritik öneme sahip. Böylece yeni teknoloji pratik uygulamalara uyarlanabilir' diyor. Gerçekten de Google'ın yeni cihazı için zor olan kullanıcılar için yararlı olabilecek fonksiyonların getirilmesi olacak. 'Bu teknoloji uygulamaların ilerisinde' diyen Chand yine de görüntü işlemedeki ilerleme dikkate alındığında uygulamaların bu arayı kapatacağı konusunda iyimser. Chand, Google ve Facebook gibi teknoloji şirketlerinin bu tarz uygulamaları tüm varlıkları ile destekleyeceklerinin altını da çiziyor. Google geliştiricilerin çağ ötesi cihazlarında testler yapmalarına imkan veriyor. Böylece şirket geliştiricilerin bu cihazların müşteriler için cazibesini artırmasını umuyor. Project Tango dışında şirketin ayrıca internet bağlantılı Google Glass isimli gözlüğü bulunuyor. İlk kez 2012 yılında tanıtılan gözlük şu ana kadar yalnızca geliştiricilere ve test yapanlara verildi. Bu strateji Apple'ın stratejisinin ise tam tersi. Apple cihazlarını tüketicilere tanıtmadan önce gizli olarak bu cihazlar üzerinde çalışmayı tercih ediyor. WSJ
'Bosna ve Sırbistan'ı Vuran Selin Sorumlusu Conchita Wurst!'
Sırbistan ve Bosna Hersek'te meydana gelen sel felaketinden Eurovision'u kazanan Conchita Wurst'ü sorumlu tutuldu. Balkanlar'da 1000 yılın en büyük felaketi olarak adlandırılan ve Sırbistan ile Bosna Hersek'i vuran sel felaketinde, 50'den fazla kişi hayatını kaybederken çok sayıda kişi evsiz kaldı. Buna bir sorumlu arayan Sırbistan'da Kilise yetkilileri yaptıkları açıklamalarla gündem yarattı. E.Novine.com'da yer alan ve İngiliz basınına da konu olan haberde kilise yetkilileri felakete 'ilahi bir ceza' olarak nitelendirirken sebep olarak da Conchita'nın zaferini gösterdi. Açıklamada 'Bu sel bir rastlantı değil aksine bir uyarı' denilirken Allah'ın yağmurlarını insanları uyarmak için gönderdiği söylendi. Sırbistan ve Karadağ'ın yanı sıra Rusyalı Ortodoks liderler de Conchita'nın zaferine gönderme yaptı.
Vimeo Telif Hakkı Sistemini Faaliyete Geçirdi
Popüler video paylaşım sitelerinden biri olan Vimeo, telif hakkı sistemini faaliyete geçirdi. Uzun süredir YouTube’daki Content ID benzeri telif hakkı sistemi olmayan Vimeo, Copyright Match adlı telif hakkı sistemini faaliyete geçirdi. YouTube’un telif hakkı sistemi ile ilgili sıkı kurallarından dert yakınanların tercih ettiği video paylaşım sitelerinden biri de Vimeo. Artık telif hakkı sistemi, Vimeo’da da var. Telif hakkı kanunlarına ve kişilerin haklarına uygun olarak tasarlanan yeni sistemi duyuran Vimeo, sitenin TV kayıtları ya da filmlerle ilgili paylaşımların görüleceği bir yer olmadığının, orjinal paylaşımlara açık olduğunun altını çiziyor. YouTube’a benzer şekilde Vimeo, bu sistem dahilinde videolar içerisindeki sesleri tarıyor ve karşılaştırıyor. YouTube’daki sıkı kurallardan ve olumsuz durumlarından haberdar olan Vimeo, karşılaştırma yaptığında bir ya da daha fazla bir içerikle uyum sağlarsa durumu ilgili kullanıcıya bildiriyor. Bildirilmesinin ardından hata olduğunu düşünen kullanıcıların, itiraz etmeleri ve paylaşımlarıyla ilgili gerekli izinleri aldıklarını belirtmeleri isteniyor.WeBeyn.com
Reklam