onedio
Yeni Başlayan Jennifer Lawrence ve Chris Martin Birlikteliği
X-Men'den tanıdığımız Nicholas Hoult ile olan ilişkisini yeni bitiren Jennifer Lawrence ve Gwyneth Paltrow ile on yıldan fazla süren ilişkisini karşılıklı bir şekilde geçtiğimiz haftalarda sonlandıran Chris Martin , ünlü haber sitesi E! New'in haberine göre haziran ayının sonlarından beri birlikteler.Sitenin verdiği bilgilere göre çiftin yakın arkadaşları bu söylentiyi doğruluyor ancak çiftten şuana kadar birliktelikleri ile ilgili bir yanıt gelmedi. Söylentiler doğru mudur zamanla göreceğiz fakat doğru ise süper bir çiftle karşı karşıyayız değil mi?kaynak:http://uk.eonline.com/news/569837/jennifer-lawrence-and-chris-martin-are-seeing-each-other
Katil balina böyle savurdu
ABD'nin Alaska eyaaletinde bir katil balinanın deniz aslanını kuyruk darbesiyle metrelerce havaya savurduğu anlar, an ben an görüntülendi.
Sanat Ne Anlatır? 6 Gizemli Yapıt ve Öyküleri - 3
Mitolojiye ilgi duyan hemen herkesin bildiği üzere tanrılar tanrısı Zeus, kadınlara olan düşkünlüğü ile bilinmektedir. Söylenmektedir ki, Sparta tanrıçası Leda'ya vurulan Zeus güzeller güzeli tanrıçayı elde etmek için, bembeyaz bir kuğu kılığına girerek ona sahip olmayı başarıyor. Ancak zamanlama manidar(!) Çünkü o gece aynı zamanda Leda'nın gerdek gecesidir. Leda ve müstakbel eşi, tanrının oynadığı bu oyundan habersiz 2 çocuk sahibi olurlar. Biri Pollux diğeri ise Truva'dan duyduğumuz Helen'dir.  Resim de gördüğümüz yumurta kabukları bu iki çocuğu temsil etmektedir. Dahi deli Dali o dönemlerde günceli yakalamanın ancak bilim ve teknoloji kuramlarını takip etmekten geçtiğine inanmaktaydı. Özellikle atom bilimine ve bombasına beslediği hayranlık kendi röportajlarında sık sık karşımıza çıkmaktadır. Resimde gördüğümüz kadın karısı olan Gala'dır. Resimde dikkat çeken noktaların başında hiç bir nesnenin bir birine temas etmemesidir. Tıpkı Atomlar gibi! Atom bilimine kafayı takan ressamımız, kusursuz bir bakış açısı ile mitolojik bir konuyu, atom bilimi ile harmanlayarak ortaya kendine has bir sanat eseri çıkarmayı başarmıştır.
iPhone 6 ve Safir İddiası Sil Baştan!
iPhone 6 hakkında defalarca ortaya atılan iddia, bir kez daha 'hortladı!' Apple'ın yeni ürünlerinde kullanılacağı iddia edilen safir ekranlar hakkında nihayet sevindirici bir bilgi geldi. Bir süredir bahsi geçen bu yeni ekran modelinin, gerçekten hayata geçip geçmeyeceği merak konusuydu. Özellikle iWatch ve iPhone 6 ile piyasada fark yaratmak isteyen Apple, öyle görünüyor ki bu sefer gereken her şeyi yapacak... Wall Street Journal'ın sunduğu son rapora göre Apple, safir ekran teknolojisi ile bezenmiş ilk ürünlerini, Mesa, Arizona'da bulunan fabrikada üretecek. Ağustos sonuna kadar üretimi başlanacak olan ilk parti ürünler için, Apple çoktan dev bir firma ile anlaşmış durumda. Raporun detaylarına bakıldığında, Apple'ın ortalama 700 milyon dolar harcayarak, GT Advanced Technologies ile birlikte devasa safir üretim fabrikaları açtığını görüyoruz. Esasen safir çıkarma işlemi, birçok madene göre bir hayli zor. Çok sağlam olması yüzünden ancak uçak camları ve lüks saatlerin camlarında kullanılan bu maden, aynı zamanda çok da pahalı. Nitekim Apple ve GT Advanced Technologies, safir madenlerine daha kolay ulaşmanın ve üretimini yapmamın bir yolunu bulmuş durumdalar. İşin ilginç yanıysa birçok piyasa analizcisi safir ekranların 16 dolarlık maliyeti olduğunu dile getirse de an itibariyle piyasada bulunan Gorilla Glass iPhone ekranın fiyatı 3 dolarlık etiket fiyatına sahip olması. Pek tabi safir, iPhone'a hiç de yabancı bir ürün değil zira 5S modelinin kamera camı ve Touch ID parmak tarayıcısının yüzeyi safirden yapılmıştı. iWatch'ın ekranının küçük olması sorun yaratmıyor ama iPhone 6 ile tüm ekranı safir kaplamak isteyen Apple'ın ortaya çıkacak maliyetleri son kullanıcıya nasıl yansıtacağı büyük merak konusu.
Reklam
Herkesi Şok Eden Penaltı Golü
Amerika'da liseler arası oynanan bir genç kızlar futbol maçında maçın penaltılara gitmesi ile heyecan doruğa çıktı. Kullanılan son penaltı da ise yaşananlar izleyenlerin ağzını açık bıraktı. Kaleci ise hala şokta!
Sanal Gerçeklik Teknolojileri
Uzun süredir, özellikle bilim ve kurgu seven meraklıların beklediği sanal gerçeklik dünyasında gezebileceğiniz sanal gerçeklik teknolojileri sonunda tamamen hayatımıza girdi. Mark Zuckerberg, sanal gerçeklik gözlüğünün önemini fark etmiş ve alanında lider olan Oculus VR ‘ı 2.4 milyar dolar gibi bir rakama satın almıştı. Alanında öncü olan Oculus Rift ‘in hızlı gelişimi ve bu gelişimin pek çok geliştirici ile oyun meraklılarının ilgisini çekmesi, birçok kişi ile firmayı bu alanda çalışmalar yapmasına teşfik etti. HER ALANDA KULLANILMAYA BAŞLANDI Yeni sanal gerçeklik gözlüklerinin geliştirilmesi ve bu işe ilgi duyan kişiler ve şirketlerin artması ile sıra bu cihaz ile uyumlu çalışan ve bu gözlükleri daha gerçekçi kılan teknolojilerin geliştirilmesine gelmiş durumda. Panopticam gibi 360 derece çekim yapan kameralar ile Oculus Rift gibi sanal gerçeklik gözlükleri farklı anlamlar kazanmaya başlamış durumda. Her açıdan çekim yapan kameraların sağlayacağı olanaklar ile sadece eğlencede kalmadığı gibi, Norveç ordusunda tank kullanan askerlerden, insansız hava araçlarını kontrol etmeye, oyun oynamaya ve tehlikeli görevler için simulasyon eğitimlerine kadar pek çok alanda kullanılabiliyor. 360 DERECE ÇEKİM VE EL, KOL HAREKETLERİ 360 derece çekim yapabilen kameranın verdiği gerçeklik hissine bir de elinizi, kolunuzu salladığınızda sanal ortamda bunun yansıması, sanal dünyası gözümüze iyiden iyiye gerçek kılmaya başlamış durumda. Bizde bu yazımızda bu çılgın teknolojilerin yapılış amaçları ile neleri yapabildiklerine kadar içeriklerinden bahsedelim dedik. Amerika’lı girişimci Palmer Luckey isimli kişi ve ekibi tarafından geliştirilen Oculus Rift, başlangıçta Kickstar projesi olarak biliniyordu. Özellikle Facebook’un şirketi toplamda 2.4 milyar dolar değer ile satın alması Oculus Rift’e gösterilen ilginin de doğal olarak artmış olmasını sağladı. Geliştiriciler için satılmasına rağmen Oculus Rift Developer Kit 2 , şimdiden pek çok amaç ve analiz için kullanılabiliyor. Üstelik Oculus Rift fikri o kadar tuttu ki, Sony Playstation 4 ile birlikte çalışacak olan Project Morpheus’u geliştirmeye başlamış durumda. Apple ve Samsung gibi teknoloji devleri de bu fuara dahil olmak üzere çalışmalara çoktan başladılar bile. Oculus Rift ile bir oyun oynamaya başladığınız zaman kendinizi 3D olarak tasarlanmış oyunun içinde bulabiliyorsunuz. Sağa sola dönmeniz veya gözlerinizi kapatmanız birşey ifade etmiyor. Artık adeta sanal ortamın parçalarından birisi haline gelebiliyorsunuz. İnanılmaz bir oyun deneyimi sunan Oculus Rift, alanında şuanda birinci olmuş durumda. PEKİ PROJECT MORPHEUS ? Sony, her ne kadar Oculus VR kadar bu alanda kendisini gösterebilmiş olmasa da elinde Playstation gibi bir büyük cevher bulunuyor. Bu demek oluyor ki gelecek zamanlarda Sony ekibi, bu cevheri değerlendirerek PS 4 veya üstü modellerde birleştirmeler yapabilir. Ayrıca ses konusunda üç boyutlu bir sanal sisteme sahip olan Sony’nin sanal gerçeklik gözlüğü Project Morpheus kullanırken, kafanızı sağa sola çevirdiğinizde duyduğunuz seslerin oranının değişeceği belirtiliyor. Playstation’dan alışkın olduğumuz DualShock gibi teknolojilerin de bulunacağı söylenen sanal gerçeklik gözlüğü, Playstation Camera ile çalışan 3D sensör ile kafanın tam olarak nerede durduğunu belirleyebiliyor. Project Morpheus , ekranından tıpkı Oculus Rift gibi her göz için 960 x 1080 çözünülürlükte görüntü kalitesi sunabiliyor.PCHOCASI
Reklam
1962 Model Ferrari 250 GTO Dünyanın En Pahalı Aracı Olma Yolunda
Açık arttırmaya çıkarılan 1962 model Ferrari 250 GTO, dünyanın en pahalı otomobili olma yolunda ilerliyor. Yaklaşık 75 milyon dolara alıcı bulması beklenen araç için teklifler gelmeye başladı. Ferrari’nin yarış ruhunu esas alarak ürettiği 1962 Ferrari 250 GTO, dönemin çizgilerini yansıtan tasarımı ve güçlü motoruyla geçmişe damga vurmayı başarmış modellerin arasında yer alıyor. 39 adet gibi sınırlı sayıda üretilen araç şu sıralar açık artırmayla adından söz ettiriyor. Kaliforniya’da Bonhams tarafından düzenlenen, toplam 116 otomobilin 6 gün boyunca sergileneceği etkinliğin gözdesi 250 GTO’nun 60 ile 75 milyon dolar arasında satılması bekleniyor. 3 litre kapasiteli V12 motora sahip 300 beygir gücündeki aracı 1965 yılında günümüzün parasıyla yaklaşık 33.500 dolara alan Fabrizio Violati, 49 sene boyunca aracın tek sahibi oldu. 2010′da vefatıyla oğluna geçen otomobil, 1962 Tour de France yarışında ilk sahibi Jo Schlesser ile ikincilik ödülünü almıştı. Geçtiğimiz ekim ayındaki açık arttırmada 52 milyon dolarla dünyanın en pahalı aracı olan 1963 model Ferrari 250 GTO Racer’ın rekorunu kırmak isteyen açık artırma şirketi Bonhams, geçen seneki 312 milyonluk karı 450 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor.teknolojioku
Reklam
Antik Mısır ile İlgili Bilmeniz Gereken 20 Şey
etiket
Antik Mısır, insanoğlunun binlerce yıl önce kurduğu sanat ve bilim yönünden en etkileyici medeniyetlerden bir tanesidir. Eski Mısırlılar, ilkel bir toplumun devamı olamayacak kadar engin bir tecrübeye ve bilgi birikimine sahiptiler.
11 Maddeyle Avcılarlı Olmak
Avcılar İstanbul'un ilginç ilçelerinden biridir.Ne İstanbuldur ne de değildir.Ne yakındır nede uzaktır.Öyle bir şeydir Avcılar.Onu bir Avcılarlı olarak size tanıtmak istedim bakalım başara bilecek miyim.
Reklam
Bakterilerin Sizin İçin Yaptığı 12 Fedakarlık
Atmosferdeki oksijenin yarısından fazlasını fotosentez yapan siyanobakteri adı verilen bakteri türleri üretir. Bir litre suda sayıları 100′den fazladır ve okyanusun verimliliğinin %10-20 kadarını oluştururlar.
Reklam
Akıllı Telefon Bağımlılığı Stres Yaratıyor
Tatildesiniz ama bir yandan da uyanır uyanmaz iş yerinize ait e-postalarınızı kontrol ediyorsunuz. Kaldığınız otelde kablosuz internet yoksa veya dağın tepesinde cep telefonunuz çekmiyorsa telaşlanıyorsunuz. Telefonunuzun pili azalmışsa huysuzlanıyor, ofiste değilseniz işlerin ters gideceği endişesi taşıyorsunuz. Bunların hepsi, cep telefonu bağımlılığının yarattığı 'sürekli erişilebilir' olma' stresinin tipik işaretleri. Kimileri için, taşınabilir bağlantı cihazları sabah 9, akşam 5 arası çalışma saatlerinin yarattığı kısıtlamalardan kurtulma fırsatı yarattı. Esnek çalışma yöntemi, iş hayatlarında daha özerk olmalarını ve aileleriyle, arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçime imkânı sağladı. Fakat akıllı telefonlar birçoğumuz için ise, kapanıp rahatlamamıza ve kendi pillerimizi şarj etmemize izin vermeyen ceplerimizin tiranları haline dönüştü. Birçok gözlemci, bu sendromdan giderek daha fazla kaygı duymaya başladı. Pittsburgh merkezli yazılım geliştirici Kevin Holesh, iPhone'u için ailesini ve arkadaşlarını ihmal ettiği endişesine kapılınca, cep telefonu kullanımını takibe alan 'Moment' adlı bir cep telefonu uygulaması geliştirdi. Bu uygulama, kullanıcıların cihazlarıyla ne kadar vakit geçirdiklerini görmelerini sağlıyor ve kullanıcının kendi koyduğu sınır aşılınca da uyarılar gönderiyor. Kevin Holesh'in internet sitesinde uygulama şu sözlerle anlatılıyor: 'Moment'ın amacı hayatınızda denge sağlamak. Biraz telefonunuzla, biraz da telefonunuz olmadan çevrenizdeki sevdikleriniz, aileniz ve arkadaşlarınızla geçirdiğiniz vakitten keyif almanız için…' Bazı işverenler, iş ve sosyal hayat arasında denge tutturmanın kolay olmadığını kabul ediyor. Yardıma ihtiyacımız var. Örneğin, Alman otomobil üreticisi Daimler, bazı çalışanları ofisten kopma iradesini gösteremedikleri için 'e-postalar için otomatik silme seçeneği' yarattı. BBC'ye konuşan Coventry Üniversitesi Psikoloji, Davranış ve Başarı Araştırma Merkezi'nde görevli endüstriyel psikolog Dr. Christine Grant, ''Sürekli erişilebilir olma' kültürünün olumsuz etkileri, zihninizin hiçbir zaman dinlenemiyor olması, vücudunuza toparlanması için zaman ayırmıyor olmanız, dolayısıyla da sürekli stresli olma halidir' diyor. Grant, 'Ne kadar yorgun ve stresli olursak, o kadar da hata yaparız. Fiziksel ve zihinsel sağlığımız zarar görür' diye ekliyor. Grant'a göre, dünyanın neresinde olursak olalım iş yerimizle bağlantıda kalabiliyor olmak, derinlerdeki güvensizlik hissini de besliyor. 'Kontrolü bırakmakla ilgili çok büyük kaygılar duyuluyor' diyen Grant şöyle devam ediyor: 'Araştırmamda, hangi zaman diliminde olurlarsa olsunlar sürekli teknolojiyle seyahat ettikleri için 'tükenen' çok sayıda kişiyle karşılaştım.' Özellikle kadınlar tam gün ofis işiyle hastalık riskine karşı daha hassas oluyorlar. Akşam işten eve geliyorlar, bir çay yapıp çocuklarıyla ilgileniyorlar ve sonra gece yatağa gitmeden önce son bir mesai daha yapıyorlar. Dr. Grant'a göre 'Bu üç mesainin sağlığa ciddi etkileri olabilir.' Endüstriyel Tıp Toplumu Başkanı Dr. Alasdair Emslie de 'İngiltere'de her yıl yaklaşık 400 bin kişi iş hayatlarında, kendilerini hasta edecek seviyelerde stres yaşadıklarını söylüyor' diyor ve şu yorumu yapıyor: 'Teknolojideki değişimler bunda payı olan etkenlerden biri. Özellikle de çalışanlar kendilerini giderek artan talebe karşılık veremeyecek gibi hissediyor veya iş yükünü kaldırmakta yetersiz kalıyorlarsa.' İngiltere medya denetim kurumu Ofcom'un verilerine göre İngiltere'de yetişkinlerin yüzde 61'i akıllı telefonları olduğunu söylüyor ve ev içinde tablet bilgisayar kullanım oranı da geçen seneye göre neredeyse iki kat artarak yüzde 44'e çıktı. Ofcom, özellikle akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla beraber 2010 yılından bu yana, günlük toplam medya tüketiminin 8 saat 48 dakikadan, 11 saate çıktığını belirtiyor. Bu rakamlar, medya araçlarına ayırdığımız saatlerin uygu saatlerinden fazla olduğunu gösteriyor. İnternet bağlantılı akıllı telefonların sayısı arttıkça, kullanımımıza sunulan verilerin sayısı da bir o kadar artıyor. Danışmanlık şirketi PwC'de çalışan Michael Rendell, bu durumun bir nevi 'karar verme felci' yarattığı görüşünde. Rendell bu yorumunu şöyle açıklıyor: 'Bu, iş yerinde daha çok stres yaratıyor, çünkü daha geniş bir veri ve iletişim ağına sahip oluyorsunuz, bunların hepsini aynı anda idare etmek zor.' 'Bu da karar vermenizi güçleştiriyor, çoğu da daha az üretici hale geliyor çünkü tüm bunlar kişileri bunaltıyor ve hiçbir zaman ofisten kaçamayacakları hissine kapılıyorlar.' PwC'nin 'İşin Geleceği, 2022'ye yolculuk' başlıklı raporu için tüm dünya genelinde 50 bin işçiyle görüşüldü. Danışman Rendell'e göre, 'İngiltere'de işgücü, daha geniş iletişim ağları ve daha çok veriye erişim sağlanmasına rağmen, geçmişe kıyasla daha üretici değil.' Blake Morgan avukatlık bürosundan Tim Forer de bu görüşe şu ifadesiyle katılıyor: 'Neden maaşlar enflasyonla uyumlu artmadı? Çünkü daha az iş yapan daha çok insan var.' 'Çoğu üretici olmadan geçen zaman diliminde e-postaları kontrol etmek de iş sayılıyor.' İş hayatını ve sosyal yaşamı birbirinden ayıran çizginin teknolojiyle beraber bulanıklaşması yalnızca çalışanlar için bir sağlık ve güvenlik sorunu değil. Şirketler için de olası ciddi sonuçları var. Avukat Forer, 'Avrupa Çalışma Saatleri Yönetmeliği'ne göre bir çalışma haftası 48 saatle sınırlandırılıyor, bu da her 24 saatlik çalışma dilimi arasında 11 saatlik ara almanız anlamına gelir' diyor. 'Fakat eğer, sabah uyandığınızda ilk iş olarak ve gece yatarken de son iş olarak cep telefonu mesajlarınızı ve e-postlarınızı kontrol ederseniz bu zaman dilimlerinden de çıkmış olursunuz.' Avukat Forer'e göre bu durum da çalışanlarına karşı yasal yükümlülüklerini de riske atıyor. Yazılım şirketi SolarWinds, bilişim teknolojileri şirketleri için faaliyet halinde olmadıkları bir zaman diliminin olmamasının şirketler üzerinde ekstra baskı yarattığını söylüyor. Çalışanlar iş yerindeki uygulamalara giderek daha bağımlı hale geliyor fakat aynı zamanda da işlerin ters gitmesi durumunda daha hoşgörüsüz oluyor. SolarWinds'in araştırmasına göre çalışanların yarısından fazlası kendilerinden daha hızla çalışmaları ve bu yeni 'bağlanabilirlik' durumunun sonucu olarak işlerini verilen süreden önce tamamlamaları yönünde beklenti olduğu hissine kapılıyor. Aynı zamanda neredeyse yarısı da, işverenlerin artık kendilerinden nerede olurlarsa olsunlar sürekli 'çalışabilir halde ve müsait' olmalarını beklediğine inanıyor. Tabi cep telefonu şirketleri ve diğer teknoloji firmaları da mobil bağlanabilirlik durumunun faydalı olduğu, zarar vermediği görüşünü savunurken, birçok genç, ofis çalışanı ve kendi işinin sahibi olanlar da bu görüşe katılır. Samsung UK'de girişim birimi başkan yardımcısı Graham Long, 'Akıllı telefonlar, tabletler… bunlar çevik ve esnek çalışma sağlıyor, bundan da hem iş verenler hem de aynı şekilde çalışanlar da faydalanıyor' diyor. Aruba Networks üst düzey yöneticisi Chris Kozup ise, 'The Future laboratuvarlarıyla ortak yaptığımız araştırma sonunda, 'sürekli erişilebilir olma' fikrinin ve sürekli bağlantıda olma durumunun aslında çalışanların iş ve sosyal hayat dengesini sağlamalarına yardımcı olduğunu gördük' yorumunu yapıyor. Burada kilit, yeni esnek çalışma düzeninin sizin işinize yaracak şekilde ele düzenlemeniz ve akıllı telefon kullanımınızla ilgili belirli bir disiplinde olmanızdır. Eğer plaja inme hazırlığındaysanız, e-posta uyarılarınızı 'ofis dışında' konumuna getirin, telefonunuzu kapatın, yatağa giderken erişime kapatın ve Dr. Grant'e kulak verin: 'Eğer bir sorun varsa, bunu çözebilecek sizden başka kimsenin bulunmaması şaşırtıcı olurdu.'BBC Türkçe
Para Vermeyen Tarantino'nun Fragmanını İzleyemeyecek
ABD'li yönetmen Quentin Tarantino, senaryosunun internete sızmasıyla gündeme gelen The Hateful Eight adlı filminin fragmanının yalnızca sinemada ve Sin City: A Dame to Kill For'dan önce izlenebileceğini açıkladı.ABD ’li yönetmen Quentin Tarantino, The Hateful Eight adlı filminin fragmanının yalnızca Sin City: A Dame to Kill For’un gösterimlerinden önce izlenebileceğini açıkladı. Telegraph'ın haberine göre, fragmanı izlemek isteyenlerin sinema biletine para vermesi gerekiyor. Serinin ilk filmi Sin City’nin bir sahnesini yöneten Tarantino’nun kararı sinemaseverleri şaşırttı. The Hateful Eight’in senaryosunun sızdırılmasıyla sinirlenen ve projeyi bir süreliğine rafa kaldıran ünlü yönetmen, daha sonra kararından vazgeçerek filmin 2015’in başlarında vizyona gireceğini duyurmuştu. CNNTürk
Android Telefonlar Düşen Fiyat Ortalamasıyla Rakipleriyle Arayı Açıyor
IDC şirketi tarafından yapılan araştırma, ikinci çeyrekte nakliyatı yapılan Android telefonların yarısından fazlasının 200 doların altında olduğunu ortaya koydu. Android, düşen fiyat ortalamasıyla rakipleriyle de arasını açtı. Araştırma şirketi IDC (International Data Corporation) tarafından yapılan yeni bir piyasa araştırması, Android işletim sistemiyle çalışan telefonların fiyatlarında çok ciddi bir düşüş yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre, ikinci çeyrekte nakliyatı yapılan Android telefonların yüzde 58.6'sının fiyatı 200 doların altındaydı. Raporda, fiyat düşüşünün en büyük sebebi olarak Lenovo ve Xiaomi gibi Çinli üreticiler gösterildi. Çinli markalar, yerel piyasalarındaki müşterilerin büyük kısmı pahalı telefonlar tercih edemediği için ucuz telefon stratejilerini giderek güçlendirdi. Ucuz telefonların Android piyasasına egemen olmaya başlamasıyla en büyük zararı gören firma ise Samsung olarak gösterildi. Samsung marka Android telefonların satışı azalsa da, Adroid ucuz telefonlar sayesinde küresel piyasayı da ele geçirmiş durumda. İkinci çeyrekte Windows Phone yüzde 2.5, iOS ise yüzde 11.7 paya sahipken, Android yüzde 84.7 ile küresel piyasaya damgasını vurdu. Apple, iPhone'lar ile fiyat çizgisini belli bir seviyenin üzerinde tutarken, Nokia da Lumia 520'nin ardından ucuz modellerini içerik telefonlarıyla sürdürüyor. Kaynak: Al Jazeera
Reklam