60 Saniyede İstanbul
İstanbul dediğimiz kısım tarihi yarım adadan oluşmaktadır. 13 saat aralıksız İstanbul'u dolaşarak 105 video klip çekildi. Bu 105 video klip'ten 64 tanesi kullanılarak bu video hazırlandı.  Video çekimi Canon 600D ile yapıldı ve Lens olarak 18-55mm ve 50mm'lik lensler kullanıldı. Çekimler Burak Bayram ve Furkan Çınar tarafından yapıldı. Video Düzenleme ise Burak Bayram tarafından gerçekleştirildi. Arkaplanda kullanılan müzik telif hakkı olmayan bir müziktir ve ismi, SirensCeol - Coming Home [NCS Release]'dır.
Ülkemizde Ölmeden Önce Gidilmesi Gereken 7 Yer
1-Olympos ÇıralıAntik Likya'nın en önemli liman kentlerinden olan Olympos, tarih boyunca mitolojiyeye konu olmuştur. Konumunun elverişliliği nedeniyle korsanların barınağı olan Olympos, bugün sahip olduğu tarihsel değerleri, 3200 m'lik mutteşem sahili, endemik bitkileri, Caretta caretta'ları Khimaira'sı, tüm sportif etkinliklere olanak veren muhteşem doğası ve pansiyon olarak kullanılanmeşhur ağaç evleri ile tüm dünyaca bilinmektedir.Kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, M.Ö. 168-78 yıllarında basılan Likya Konfederasyon sikkelerinde adı geçmektedir. İktisadi bir birlik olan Likya Konfederasyonu konseyinde, Olympos?un üç oy hakklı olduğu bilinmektedir.
Lawrence, Tarantino'nun 'The Hateful Eight' Filminde Rol Alabilir
Jennifer Lawrence, Tarantino’nun yeni western projesi “The Hateful Eight”te yer alabilir “Açlık Oyunları”yla tanınan Oscar ödüllü oyuncu Jennifer Lawrence’ın Quentin Tarantino’nun yeni filmi “The Hateful Eight”te rol alma ihtimali konuşuluyor. Collider’ın haberine göre yıldız oyuncuyla görüşmeler sürüyor. Tarantino’nun çekip çekmeyeceği uzun süre tartışıldıktan sonra yakın zamanda gerçekleşeceği netleşen projesi “The Hateful Eight”, 19.yy’da tutsakların naklini Wyoming eyaletinden geçerek gerçekleştiren ödül avcılarının hikayesini anlatıyor. Lawrence’ın hangi rol için konuşulduğu henüz bilinmiyor. Collider’ın haberine göre Lawrence’ın adı yalnızca Tarantino’nun çalışmak istediği oyuncular listesinde geçmiyor, görüşmeler aktif olarak devam ediyor. “The Hateful Eight”in senaryosunun taslağı Ocak ayında internete sızmış ve ünlü yönetmeni kızdırmıştı. Tarantino bu olay üzerine projenin iptalini gündeme getirse de, şimdi filmin çalışmaları ilerliyor gibi görünüyor ve 2015 yılında vizyona girmesi bekleniyor. Nisan ayında Los Angeles’ta senaryonun okuması yapıldığında, ana kadın karakterler Daisy ve Six Horse Judy’nin bölümleri Tarantino’nun bir önceki filmi “Zincirsiz”de de yer alan Amber Tamblyn ve “Kill Bill” de dahil yönetmenin birçok filminde çalışan başarılı aktris ve dublör Zoe Bell tarafından okunmuştu. Senaryoya yeni kadın karakterler eklenmiş veya Lawrence bu ikiliden birinin yerini almış olabilir. Filmde rol alacağı konuşulan diğer isimler ise Bruce Dern, Kurt Russell, Michael Madsen, James Remar, Walton Goggins ve Samuel L Jackson. Milliyet Sanat
Yeni Volvo XC90 Ödün Vermeden Geliyor
Üç yıllık bir çalışmanın ve 11 milyar dolarlık bir yatırım programının sonunda yeni XC90, Volvo tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı iddiasıyla dünya prömiyeri yaparak yola çıktı. Geleceğin tasarımını yakalamak için kendi sınıfına özel yeni teknolojiler içeren ve yeni Ölçeklenebilir Ürün Mimarisi (SPA) teknolojisini kullanan XC90′nın dünya prömiyerinde konuşan Volvo Cars Başkanı ve CEO’su Hakan Samuelsson “Bu tarihimizdeki en önemli günlerden biri. Biz sadece bir otomobili lanse etmiyoruz, markamızı yeniden lanse ediyoruz. Bugün şirketimiz için yeni bir çağı simgeliyor. XC90, önümüzdeki senelerde gelecek olan heyecan verici yeni otomobillerin yolunu açıyor” dedi. 2015’in 2. çeyreğinde Türkiye’de satışına başlanacak Yeni XC90, ilk aşamada D5 AWD 2.0 lt dizel motor, 8 ileri şanzıman ile birlikte “Momentum” olarak adlandırılacak yüksek donanım seviyesi ile sunulacak. Segmentinin üzerinde bir içeriğe sahip olacak Momentum donanım seviyesi, tamamen LED farlar kısa ve uzun aktif farlar, 12,3 inch dijital gösterge paneli, 4 bölgeli elektronik klima, ısıtmalı, elektrikli ve hafızalı sürücü ve yolcu koltuğu, deri döşemeler, 3 koltuk sırası ile birlikte 7 adet koltuk, elektrikli bagaj kapağı, otomatik fren kapasiteli geliştirilmiş City Safety – Şehirde Güvenlik Sistemi, şerit değiştirme uyarısı, park pilot asistanı ile birlikte ön ve arka park sensörleri ve 19″ Momentum aluminyum jantlar gibi birçok özellik içerecek. Yüksek donanımıyla kullanıcılarını memnun edecek olan Yeni XC90 D5 AWD Momentum için tavsiye edilen anahtar teslim fiyatı ise 305.150 TL olacak. Yeni XC90, Volvo’nun 87 yıllık tarihinde yer alan bu tarihi günün bir sembolü olarak, firmanın göze daha çok çarpan yeni logosunu, yani ızgaranın üzerinde çapraz olarak duran eğik çizgiyle uygun bir şekilde hizalanmış olan ikonik oku, taşıyan ilk otomobili olacak. Yeni logo, T şeklindeki “Thor’un Çekici” DRL-gündüz farları ile birlikte, Volvo’nun yeni jenerasyon otomobillerinin yeni, seçkin ve kendine güvenen yüzünü temsil ediyor. XC90’ın yeni bir topografiye sahip geniş kaputu, dövme şeklindeki yeni yan farlara bağlanan bel çizgisi ve keskin omuzları bu seride gözlemlenebilen diğer önemli tasarım imzalarını oluşturuyor. Yanlardan bakınca daha kaslı bir görünüm elde etmek için XC90’ın lastikleri 22 inç’e kadar çıkıyor. Volvo Cars Tasarımdan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Thomas Ingenlath “Otomobilin hem iç, hem de dışarıdan genel izlenimi geniş alan, ışığın kutsanması ve iyi yaşama odaklanma gibi İsveç yaşam tarzını yansıtan önemli elementlerle güçlü bir bağa sahip” diyor. XC90 Volvo-by-Volvo stratejisinin en sağlam kanıtını oluşturuyor. XC90’ın sunduğu lüks, ferahlık, çok yönlülük, verimlilik ve güvenliğin muhteşem kombinasyonu SUV sınıfını yeni bir boyuta taşıyor. Tıpkı mevcut XC90’ın ilk günlerinde taşıdığı gibi. Volvo Cars Ar-Ge Kıdemli Başkan Yardımcısı Peter Mertens, “SPA bize dünyanın ilk ödün vermeyen SUV’unu yaratma fırsatı sağladı” diyor. “Çok daha küçük ve alçak bir otomobilin çevikliğine ve konforuna, her şeye hâkim olduğunuz hissine ve cömert bir iç kabine sahip olacaksınız. Güç ve düşük emisyon oranlarını bir araya getiren rakipsiz bir güç aktarım sistemi size gerçek sürüş keyfi sağlayan bir adrenalin akışı sunacak. Ve Volvo amblemi taşıdığı için XC90’da dünya standartlarında bir güvenlik anlayışı standart olacak” diye ekliyor. Yeni XC90, her biri performans ve yakıt verimliliğinin olağanüstü bir kombinasyonuna sahip, bir dizi iki litrelik, dört silindirli Drive-E motor seçeneği sunuyor. XC90’ın türünün en iyi örneği olan “Twin Engine” motoru, 2 litrelik, 4 silindirli supercharged ve turbo benzinli bir motoru elektrikli bir motor ile bir araya getiriyor ve yaklaşık 400 HP ve yaklaşık 60 g/km (NEDC sürüş döngüsü) karbondioksit (CO2) emisyonuyla rakipsiz bir güç ve temizliğin kombinasyonu sunuyor. XC90, otomotiv endüstrisindeki en kapsamlı ve teknolojik olarak en üst seviyedeki standart güvenlik paketini sunuyor. Pakette her biri dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan iki güvenlik teknolojisi yer alıyor: Yoldan çıkma koruma paketi ve çarpışma anında otomatik fren özelliği. Yeni XC90, yoldan çıkma durumunda ne olup bittiğini saptıyor ve ön emniyet kemerleri yolcuların pozisyonlarını sabitlemek için sıkılaşıyor. Koltuk ve koltuk çerçevesi arasındaki enerji emilim özelliği otomobil sert bir zemine düşüş yapınca ortaya çıkabilecek dikey güçleri yastıklıyor ve böylece omurga yaralanmalarını engellemeye yardım ediyor. XC90, sürücü bir araçla aniden karşı karşıya gelince otomatik fren yapma teknolojisine sahip dünyadaki ilk otomobil. Bu, hız limitlerinin yüksek olduğu otobanlarda ve yoğun şehir kavşaklarında sıkça karşılaşılabilecek bir durum. Volvo Cars’ın tüm otomatik frenleme fonksiyonlarını kapsayan City Safety-Şehirde Güvenlik Sistemi, yeni XC90’da standart olarak yer alıyor. Sistem, şimdi hem gündüz, hem de gece, otomobilin önündeki araçları, bisikletlileri ve yayaları kapsıyor. Dr.Mertens, “Bu yeni teknolojiler bizi, 2020 yılında içerisinde hiç kimsenin ciddi bir şekilde yaralanmayacağı ya da hayatını kaybetmeyeceği bir Volvo otomobil oluşturma vizyonumuza bir adım daha yaklaştırıyor” diyor. “Güvenlik konusundaki başlangıç noktamız 90 yıl önce şirket kurulduğunda ne ise bugün de aynı: gerçek yaşam durumları. Verileri inceliyoruz. Sayıları bir araya getiriyoruz. Yeni buluşlar geliştiriyoruz. Sonuç, bugüne kadar yapılmış en sağlam otomobillerden biri.” diye ekliyor. Volvo Cars’ın 2020 vizyonuna ulaşmasına üç odak alanı yardım ediyor: güvenlik, bağlanabilirlik ve bağımsız sürüş. Volvo Cars Ürün Strateji ve Araç Hattı Yönetimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Lex Kerssemakers, “XC90 ile kendi kendini süren otomobillere doğru ilk adımı atıyoruz. Aracı dur-kalk trafikte otomatik olarak izleyen yeni bir fonksiyon büyük ölçüde basitleştirilmiş, yarı özerk bir sürüş deneyimi sağlayacak” diyor. XC90’ın içi Volvo için bugüne kadar tasarlanmış en lüks kabin. Bu kabinin en çarpıcı özelliği ise tamamen yeni olan bu araç içi kontrol sisteminin kalbini oluşturan tablet benzeri bir dokunmatik konsolu. Bu sistem hiçbir buton içermiyor ve sürücülere araç kontrolü ve bir dizi internet tabanlı ürün ve hizmete erişmek için tamamen yeni bir yol sunuyor. Ayrıca modern, geniş ve derli toplu bir kabin oluşturulmasına da yardım ediyor. Ingenlath, “Yeni kabin mimarimiz sade ve düzenli, bununla birlikte hâlâ lüks SUV müşterilerinin beklediği sofistike güven ve formaliteyi yansıtıyor. Yalınlık, İskandinav tasarım mirasımızla mükemmel uyum sağlıyor. Bize cömert bir alan açıyor ve modern ve lüks bir iç kabin mimarisi oluşturmamıza fırsat sağlıyor” diyor. Yeni XC90’ın kabini yumuşak deri ve ahşap gibi materyalleri, ünlü İsveçli cam üreticisi Orrefors yapımı kristal vites kolu ve start/stop butonu ile ses kontrolü için elmas kesim kontroller gibi el yapımı detaylarla bir araya getiriyor. İnce işçilik, tüm çalışmaların en önemli odağını oluşturuyor. Gerçek yedi koltuklu, yenilikçi bir şekilde tasarlanmış koltuklar sunuyor, bu koltuklar aynı zamanda hem ikinci hem de üçüncü sıradaki yolcular için araç içi alan sağlıyor. Üçüncü sıradaki koltuklar ise, boyları 170 cm’ye kadar olan iki yolcu için sınıfında lider konfor vaat ediyor. Volvo Cars ses uzmanları ünlü İngiliz ses ekipmanları şirketi Bowers &Wilkins’daki meslektaşları ile güçlerini birleştirdikten sonra, XC90 otomotiv dünyasında yer alan en üst düzey ses sistemlerinden birine sahip oldu. XC90’da yer alan sınıfın en iyisi ses sistemi, 19 adet Bowers &Wilkins hoparlör ve 1400 watt’lık D sınıfı bir amfiden oluşuyor. Sistemde ayrıca bir otomobile entegre edilmiş ilk hava soğutmalı subwooferlardan biri de bulunuyor. Otomobilin gövdesine monte edilen bu sistem tüm iç kabini dev bir subwoofer’a çeviriyor. Hoparlörlerin koordinasyonunda ve zamanlamada son sistem bir ses işlem yazılımı kullanılıyor. Böylelikle otomobilin içerisinde dünya standartlarında bir canlı performans deneyimi hissiyatı sağlanıyor. Yeni XC90, sahibinin otomobili gerçek anlamda kişiselleştirmesine imkan sağlayan bir dizi aksesuara sahip. Dış görünüm için iki ayrı ana tema bulunuyor. • Urban Luxury-Şehir Konforu paketi bir renk koordinasyonlu gövdeyi, ön dekor çerçeveler, yan ve arka koruma plakaları, yan koruyucu plakalar gibi cilalı paslanmaz çelikten detaylarla birleştiriyor.21 inçlik seçkin cilalı jantlar elegant görünümü tamamlıyor. • Rugged Luxury Kit-Dayanıklı Konfor Kit ise tech mat siyah dış makyaj, paslanmaz çelik yan plakalar, aydınlatmalı marşpiyeller ve entegre egzoz boruları gibi ayrıntılarla XC90’ın dayanıklılığını ön plana çıkartıyor. Bu versiyon, eşsiz 22 inçlik jantlarla tamamlanıyor. 2015’in ikinci çeyreğinde Türkiye’de satışına başlanacak Yeni XC90, ilk aşamada D5 AWD 2.0 lt dizel motor, 8 ileri şanzıman ile birlikte “Momentum” olarak adlandırılacak yüksek donanım seviyesi ile sunulacak. Segmentinin üzerinde bir içeriğe sahip olacak Momentum donanım seviyesi, tamamen LED farlar kısa ve uzun aktif farlar, 12,3 inch dijital gösterge paneli, 4 bölgeli elektronik klima, ısıtmalı, elektrikli ve hafızalı sürücü ve yolcu koltuğu, deri döşemeler, 3 koltuk sırası ile birlikte 7 adet koltuk, elektrikli bagaj kapağı, otomatik fren kapasiteli geliştirilmiş City Safety – Şehirde Güvenlik Sistemi, şerit değiştirme uyarısı, park pilot asistanı ile birlikte ön ve arka park sensörleri ve 19″ Momentum aluminyum jantlar gibi birçok özellik içerecek. Yüksek donanımıyla kullanıcılarını memnun edecek olan Yeni XC90 D5 AWD Momentum için tavsiye edilen anahtar teslim fiyatı ise 305.150 TL olacak.
Öyle Hissetmeseniz Bile Aslında Hayatta Başarılı Olduğunuzun 20 Kanıtı
Bazen bu hayatta sadece 'başarısız' olduğunuz şeyleri görebilirsiniz. Sadece kara bulutlar dolanabilir etrafınızda. Bu normal bir histir, ama bambaşka açılardan bakmaya başlamanızın tam zamanıdır artık. 'Küçük şeyler'i sakın göz ardı etmeyin, bir malikanede yaşamıyor olabilirsiniz, milyoner olmayabilirsiniz, arabanız eski model olabilir, işsiz bile olabilirsiniz, bu demek değildir ki siz bir 'başarısız'sınız. Tam aksine, işte ne kadar başarılı olduğunuzun 20 kanıtı.
Reklam
Bir Blogger'a Göre En Sevilesi 15 Bebek Keçi
Keçiler hakkında ilginç yazılar ve detaylar yazan “babygoatsandfriends” lakaplı blogger 15 sevilmelik yavru keçiyi incelemiş. Ortaya biraz garip bolcada sevimlilik içeren bir liste çıkarmış. Haberin devamı için tıklayın
Reklam
Freedom House'tan Sert Rapor: Türkiye, İnternet Özgürlüğü İçin Savaş Alanı
Freedom House, bu kez de Türkiye’ye özel bir internet raporu yayınladı. Raporda Türkiye internet özgürlüğü için ‘savaş alanı ‘ olarak tanımlandı. Eylülde İstanbul’da düzenlenecek İnternet Yönetişimi Forumu vesilesiyle Freedom House’da program sorumlusu Nate Schenkkan, eski CHP milletvekili ve bilişim uzmanı Osman Coşkunoğlu ve Bilgi Üniversitesi’nden Profesör Aslı Tunç’un hazırladığı raporun geniş özetinde öne çıkan kısımları şöyle: Daha ilk paragrafta, Türkiye’nin 2012′de Rusya ve Çin’le birlikte, internet yönetişiminde daha fazla devlet rolüne yönelik yeni ‘Uluslararası Telekomunikasyon Düzenlemeleri (ITRs) ’ destekleyen üç OECD ülkesinden biri olduğu belirtildi. Raporda, Türkiye’nin ülke içindeki internet politikalarının ‘ daha taraflı ’ olduğu belirtilip, şu ifadeler kullanıldı: ‘ ’2013 yılından önce dahi, Türkiye geniş ve şeffaf olmayan bir sistemle internet sitelerini engelledi. Son 15 ayda, internet dışında ifade özgürlüğünü kısıtlamak için uygulanan geleneksel yöntemler giderek internet ortamına taşındı. Ve yeni yasanın hükümetin içerik düzenleme kapasitesini artırmasıyla, Türkiye interneti kontrol altına alma adına ileri teknoloji uygulamaya başladı. ” Yeni basın kanunu ve yolsuzluk soruşturmasına ilişkin ses kayıtlarına tepki olarak getirilen Twitter yasağı da raporda eleştirildi: ”Bir Meclis komitesinde görüşülen yeni Basın Kanunu, tanımı çok geniş bir biçimde yapılan ‘haber siteleri’nin sahipleriyle yazarlarının isimlerini kayıt altına aldırmasını zorunlu hale getiriyor. Bu yasa, Rusya’da 1 Ağustos’ta yürürlüğe giren yasaya benziyor. Twitter’ı martta engelleyen hükümet, sosyal medya şirketlerine karşı mahkeme kararlarını giderek daha fazla kullanmaya başladı ve Twitter’dan içerik kaldırmada da daha başarılı hale geliyor.’’ Türkiye’nin niçin ‘ olduğu, raporda şöyle açıklanıyor: ‘ ‘Salıncak’ sıfatı, iki partili Amerikan sisteminde her iki tarafa da oy verebilecek eyaletler için kullanılır. Belki de daha uygun bir metafor, ‘savaş alanı’ olur. İnternet yönetişimi açısından Türkiye savaş alanı olan bir devlet: Genç bir nüfus, gelişen teknoloji ve uluslararası bağlantılar dünyanın imrenebileceği özgürlükte bir internet ortamına da yol açabilir, hükümetin taktikleri canlı bir internet ortamının nasıl kapatılacağına dair bir model sunacak hale de gelebilir.” Rapor, Türkiye’nin internet özgürlüğü konusunda çelişkili davrandığına da dikkat çekti: ” OECD, G-20 ve NATO üyesi, AB’ye de üye adayı olarak Türkiye’nin ortaya koyacağı örnek, internette ifade özgürlüğü konusunda benzer sorunlar yaşayan ülkelerce yakından izlenecektir. Şu an Türkiye’nin BM’de söyledikleriyle ülke içinde yaptıkları arasındaki çelişki, uluslararası kuralların ihtiyaç duyulduğunda ülke içindeki özgürlükleri engellemek için manipüle edilebileceğine dair inancı pekiştimekten başka bir işe yaramıyor. ” Freedom House, Türkiye konusunda umutlu olsa da raporda ‘tek adam’ uyarısı da yapıldı: ” Türkiye’deki internet kontrolünün Rusya ya da Azerbaycan’daki kadar sertleşmeyeceğini umut etmek için yapısal sebepler var. Anayasa Mahkemesi ve Anayasa’nın kendisi gibi ulusal kurumlar, yerleşik otokrasilere kıyasla Türkiye’de daha güçlü. Sivil toplum daha çeşitli, sesi yüksek çıkıyor ve uluslararası ağlarla bağlantılı. Bütün yetkileri elinde tutan bir yönetici henüz devlete hakim değil.” Kuruluş, Türkiye ekonomisinin yatırım açısından Batı’ya neredeyse bağımlı olduğuna ve sansrün altyapı yatırımlarına olumsuz etki edeceğine de dikkat çekti. Geniş özetin son kısmında şu sonuca varıldı: ‘ ‘Bu faktörlerin, ülkedeki internet politikalarında veya iç siyasi dinamiklerin sebep olduğu yol açtığı daha geniş kapsamlı olumsuz eğilimlerde ani bir değişime yol açması muhtemel değil. Fakat söz konusu faktörler, otoriterliğin pekiştirilmesini yavaşlatacağı gibi medyadaki özgür ve bağımsız seslerin daha da gelişip serpilmesi için alan açacaktır. Türkiye’de son 20 yılda güçlenen liberalizmin ve çeşitliliğin korunmasına yardımcı olacak tek şey, bu seslerdir.” Raporda yer alan bazı yorumlar şöyle: Ocak-Şubat 2014′te Meclis 5651 sayılı kanuna hızla değişik yaparak, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nı (TİB)’i güçlendirdi. İnternet sunucuları artık kullanıcı bilgilerini bir ila iki yıl tutmak zorunda. TİB, engelleme emirlerini kendi başına gönderebiliyor ve erişim sağlayacıları bu emirleri dört saat içinde yerine getirmek zorunda. Yeni MİT yasası, istihbarat teşkilatının kurumlardaki bilgi, belge veya kayıda ulaşımını hızlandırdı. 2004′ten bu yana sadece telekom kurumları değil, medya ve kamu ihaleleri alanları da dahil, düzenleyici kurumların bağımsızlığındaki azalma dikkat çekici. Türkiye’de internet altyapı ve telekomunikasyon servislerindeki büyüme potensiyelinin karşılanabilmesi için öncelikle ve özellikle atılması gereken adım, siyasi müdahelenin ortadan kaldırılmasıdır. Türkiye’de 32 milyonu aşkın Facebook kullanıcısı ve 11 milyonu aşkın Twitter kullanıcısı var. Aralık 2012 itibarıyla Türkiye, Avrupa’da internette en çok zaman geçirilen ikinci ülke. 15-64 yaşı arasındaki nüfusun yüzde 90’ının Facebook hesabı var. Yüzde 70’i Twitter’da. İlhan Tanır | Diken
Reklam
Türkülere Konu Olan 'Mor Üzüm' Artık Yok
Türkülere konu olan Antalya'nın mor üzümü, üreticinin yeterli ilgi göstermemesi üzerine üretimden kalktı. Üzüm,sadece bazı köylerde ve evlerin bahçesindeki küçük alanlarda yetiştirilmeye devam ediliyor.Kırmızı renkli, çok iri taneli, orta kalınlıkta kabuğu ile damakta unutulmaz bir lezzet bırakan, türkülere dahi konu olan Antalya'nın mor üzümünü bugünlerde artık pazarlar ve marketlerde görmek mümkün değil. Anadolu'da milattan önce 3500'lere kadar inen bağcılık kültürünün önde gelen ürünlerinden mor üzüm, yeterli üretim talebi olmaması nedeniyle artık üretimden kalkmış durumda. Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şubesi Ziraat Mühendisi Bilal Aydoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üzüm üretim alanında dünyada 6. sırada yer alan Türkiye'nin, 4 milyon ton kurutmalık üzümle de ilk sırada olduğunu belirtti. Üzümün ana vatanının Anadolu ve Kafkasya olduğunu ifade eden Aydoğan, dünya genelinde 10 bine yakın, Türkiye'de de bin 200 çeşit üzüm bulunduğunu söyledi. 'Üzüm yetiştirmek zahmetli Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, Türkiye'nin kuru üzüm ihracatında yüzde 25'lik paya sahip olduğuna değinen Aydoğan, Antalya'daki tarım alanlarının binde 3'ünde üzüm üretildiğini vurguladı. Son yıllarda yüksek kesimlerde sofralık ve şaraplık üzüm üretimi için çalışma başlatıldığını kaydeden Aydoğan, özel teşebbüsün de yatırımlar yaptığını bildirdi. Üzüm yetiştirmenin zahmetli bir iş olduğunu ifade eden Aydoğan, ilk bağ oluşumunun masraflı olması nedeniyle genellikle üreticiler tarafından tercih edilmediğine dikkati çekti. İl Müdürlüğü olarak, bağcılığın geliştirilmesi için çalışmalar yapıldığını anlatan Aydoğan, şöyle konuştu: 'Özellikle 1997'den bu yana belli aralıklarla bağcılık projeleri oluşturarak, üreticilerimizin kullanımına sunduk. Ancak zor ve meşakkatli olması nedeniyle çok fazla talep olmadı. Özellikle son yıllarda arsa fiyatlarının artması ve seracılığın gelişmesi de üzüm üreticilerinin farklı alanlara kaymasına neden oldu. Özel sektör son yıllarda üretime önem vermeye başladı.' 'Antalya'nın mor üzümü bitti' Antalya'da, 'mor üzüm' olarak bilinen türün yöreye özgü olduğunu ifade eden Aydoğan, gerekli ticari değerleri taşımadığı gerekçesiyle üretimden düştüğünü aktardı. Mor üzüm yerine alfons, kardinal, red clop gibi üzüm çeşitlerinin üretildiğine değinen Aydoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Mor üzümün yok olmasının en büyük sebeplerinden biri de üreticilerin, verimi yüksek ve daha dayanıklı üzüm çeşidine yönelmesi. Mor üzüm yöresel bir çeşit olduğu için başka bölgelerde istenilen verim ve kalite alınamadı. Çünkü bu üzüm Akdeniz bölgesine has bir çeşitti. Mor rengi ve aromayı sadece Antalya bölgesinde alıyor.' Yöresel ürünlerin gen kaynakları korunuyor Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının kaybolmaya yüz tutmuş çeşitleri korumak için çalışma başlattığının altını çizen Aydoğan, bölgeler taranarak aşılama suretiyle ürünlerin toplandığını açıkladı. Üzüm türleri için Manisa'da koleksiyon bahçeleri kurulduğunu ifade eden Aydoğan, burada 500'e yakın yöresel çeşidin toplandığını kaydetti. Aydoğan, Antalya bölgesinden de 8-10 çeşit üzüm türünün koruma altına alındığını söyledi. Mor üzüm için teşvik talebi Yeşilkaraman köyünde mor üzüm üretmeye devam eden 90 yaşındaki İbrahim Kahya, bu üzümün tadını bilenlerin kendilerinden talepte bulunduğunu, ancak üretimin az olduğunu ifade etti. Mor üzümün kendine has lezzeti olduğunu belirten üretici Ayşe Tuna ise üzüm üretiminin zor olduğunu, üretim alanlarının yetersiz kaldığını anlattı. Tuna, 'Üretim miktarımız kısıtlı olduğu için taleplere cevap veremiyoruz' diye konuştu. Tuna, yetkililerin mor üzümün yeniden canlandırılması için teşvik uygulamasını istedi. CNN Türk
Teoman Tarafından Yeniden Seslendirilmiş 10 Şarkı
Türk rock müziğinin başarılı isimlerinden biri olan Teoman, müzik yaşantısına 10 stüdyo albümü ile birlikte birçok derleme ve remix albüm çalışmaları da sığdırmıştır. Bu albümlerinden bazılarında da hepimizin bildiği bazı eski şarkıları yeniden yorumlamıştır. Şarkılar orijinal halini tutar mı bilinmez. Fakat Teoman'ın sesinden dinlemek de başka güzel. İşte o şarkılardan bazıları...
Reklam
Google, Zync'i Satın Aldı
Google' ın, Amazon.com ile bulut sistemi yarışı kızışırken arama motoru devi Salı günü yeni kurulan video ve özel efekt şirketi Zync Inc.'yi satın aldığını açıkladı. Anlaşmanın detayları açıklanmadı. Zync, 'Star Trek Into Darkness' ve 'Looper' adlı filmlerde de kullanılan video ve özel efekt özellikleri hizmetini sunuyor. Hizmet Amazon bilgisayarlar üzerinden sunuluyor ancak Google Zync'i kendi bulut platformuna alacağını bildirdi. Google bu senenin başında kendi bulut platformunu kullanan daha fazla geliştirici ve şirketi çekmek için hamleler yapmıştı. Amazon Web Hizmetleri bu piyasadaki açık ara lider olsa da Google, Amazon'u yakalamak için çok fazla para ve zaman harcıyor ve tüm yetenek gücünü kullanıyor. Google Mayıs ayında bulut izleme hizmeti Stackdriver'ı satın almıştı ancak Stackdriver müşterilerinin Amazon'unki dahil farklı bulut platformlarını kullanmasına izin vermişti. Zync internet sitesinde Google'ın Bulut Platformu'na katılmanın yeni kurulan şirketin daha iyi bir fiyatlama sunmasına yardım edeceğini bildirdi. Şirket stüdyolara saat başına değil dakika başına ücret biçebilecek. WSJ
Reklam
Kare Ekranlı Cepten Etkileyici Donanım!
BlackBerry'nin son umudu, kare ekranlı telefonu Passport'un sızan özellikleri parmak ısırtıyor! BlacBerry'nin, çöküşten kurtulmak için son mermisini,Passport isminde kare formunda yeni bir telefon üretmek için harcamaya karar verdiği zaten bilinen bir gerçek. BlackBerry'nin daha önce basına defalarca sızan ancak detayları hakkında bilgi vermediği telefonun detayları ise şirket içinden sızan bilgilerde ortaya çıktı. Kanadalı telefon üreticisinin bütün umutlarını bağladığı yeni telefonu, 4.5-inç genişliğinde ve 1,440 x 1,440 piksel boyutlarında bir ekrana sahip olacak.  Telefonun piksel yoğunluğunun ise 453 ppi olması bekleniyor ki, bu iPhone 6 için beklenen piksel yoğunluğundan daha büyük bir rakam. Cihazda ayrıca 2.2GHz dört çekridekli Snapdragon 800 işlemci bulunacak. Bu da en zor uygulamaları bile rahatça çalıştırabileceğinin işareti. Telefonda 3 GB RAM bulunması da BlackBerry'i özleyenleri sevindirecek bir haber. iPhone 6'nın 1 GB RAM'e sahip olacağını hatırlayalım. Cihazda 32 GB dahili depolama alanı bulunacak ve microSD kart ile ekstra veri depolamak mümkün olacak. 13 MP arka kamerada optik imaj sabitleme sistemi yer alacak. Böylece amatörce hatalar yaparak bulanık fotoğraf çekmek çok zorlaşacak. Video çekme sevdalıları ise1080p HD kalitesinde 60 FPS hızında videolar kaydedebilecekler. Selfie veya konferans görüşmeleri içinse 2 MP çözünürlüğünde ön kamera yer alacak.  Geçtiğimiz haftalarda yapılan bir anlaşma sayesinde BlackBerry kullanıcılarının Amazon uygulama mağazasını kullanabileceklerini de hatırlayalım. Yani BB kullanıcıları eskisi gibi uygulama sıkıntısı da çekmeyecekler. Chip
Reklam