Bir çoğumuz köpeklerimizden daha uzun yaşarız. Onlar öldüklerinde yeri dolmaz boşluklar bırakıyorlar fakat önemli olan ne kadar yaşadıkları değil, ne şekilde yaşadıklarıdır.
Samsung’un yamuk yumuk bir cihaz üzerinde çalıştığını, süpriz yapacağını daha öncede duyurmuştuk, buna rağmen süpriz oldu. Note serisi Samsung’un en çok dikkat çeken serisi. Bu yeni üründe S Pen ve Samsung’un diğer yazılım teknolojilerinin desteği mevcut.Bu cihaz göründüğünden daha kullanışlı, kesinlikle denediğinizde sizde göreceksiniz. Orjinal tasarımının yanında eğik kısmına özel bildirim mesajları ve araçları ile pratik konusunda kendini aşmış durumda Samsung. tabi ki bunları yeni teknoloji düşünmek yanlış olacaktır.
'Yaşamayan bilemez' lafının en çok yakıştığı hastalıktır migren. Bu ağrıyı, bu acıyı, kafanın içini oyma isteğini, kafayı duvarlara vurmanın zevkli olabileceğini düşünmeyi yaşamayan bilemez. Tüm migren hastalığından muzdarip arkadaşlara kocaman bir geçmiş olsun dileyerek sizi galerimize alalım.Galerinin başına migrenli arkadaşları düşünerek 'su seslerini' içeren bir video koyduk ki galeriyi gezerken bilgisayar ekranının migreni tetikleme ihtimali azalsın. Galeride görsel olarak da yine huzur veren, rahatlatıcı görselleri bizzat tercih ettik. Umarım faydası olur.
Berlin'de düzenlenen IFA 2014 fuarında bugün Nokia sahne alıyor. Şimdiye kadar Lumia 830 ve Lumia 730 cihazlarını tanıtan firma selfie telefonu Lumia 730 ile çok ses getirmeyi başardı. Özellikle cihazdaki özel selfie uygulaması dikkat çekici.Diğer taraftan Lumia 730 tanıtımı esnasında Nokia'nın Samsung'a yapmış olduğu gönderme de bir hayli konuşuldu. Nokia , Oscar töreninde Ellen DeGeneres'in rekor kıran selfie'si için 'bu güzel anı daha iyi kaydedebilirdik' dedi.teknokulis
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, iki gündür gerçekleştirdiği Ankara temaslarının ardından basın toplantısı düzenledi.Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Geçmişi unutalım” diyerek elini uzattığını ifade eden Dinçer, bu elin havada kalmaması gerektiğini söyledi. Gezi Parkı eylemlerinden bu yana 15 ayın Türkiye için boşa harcandığını savunan Dinçer, Türkiye’deki kutuplaşmadan dönülmesi gerektiğini öne sürdü. Yeni hükümetin önündeki dokuz ay olduğunu hatırlatan Dinçer; yargı reformu, barış süreci ve demokratik atılımlar konusunda hükümetten önündeki bu süreyi iyi değerlendirmesini istedi.“ ERDOĞAN’IN ELİ HAVADA KALMAMALI. 62. Hükümete başarılar diliyor, milletimize hayırlı olmasını diliyoruz. Göreve geldiğimiz zaman Türkiye’de önemli bir kutuplaşmaya işaret etmiştik. Göreve gelecek Cumhurbaşkanı, ‘Türkiye’de siyaseti normalleştirmeli, tekrar rayına oturtmalı’ demiştik. Türkiye’nin önünde çok önemli meseleler var. Örneğin Anayasa meselesi. Türkiye’nin yeni bir sivil anayasaya ihtiyacı var. Bu sorunları kutuplaşma ortamında aşamayız. Bunun dışında Türkiye’nin rekabet gücünün arttırılmasına yönelik ciddi ekonomik reformlara ihtiyaç var. Türkiye’nin mutlaka ve mutlaka demokratikleşmeye ihtiyaç var. AB uyum sürecini hızlandırmaya ihtiyacı var. Dev gibi bir Kürt sorunu ve çözüm süreci var. Bütün bunları ancak ve ancak öncelikle kutuplaşmayı yenerek gerçekleştirebiliriz dedik. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan seçildikten sonra yaptığı ilk konuşmada, ‘geçmişi unutalım geleceğe bakalım’ diye elini uzattı. Bu el havada kalmamalı diye düşünüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’na teşekkür ediyoruz bu tutumundan dolayı.”TÜRKİYE, GEÇTİĞİMİZ 15 AYI KAYBETMİŞTİR. Türkiye, maalesef üzülerek söylüyorum geçtiğimiz 15 ayı kaybetmiştir. Gezi olaylarıyla başlayan ve 17 Aralık’la devam eden dönem, yargıya müdahaleler, tutuklamalar, seçim sürecinde yaşanan gergin ortam Türkiye’ye 15 ay kaybettirmiştir. Yurt dışında ciddi bir itibar kaybı da yaşatmıştır. Dış ya da iç güçler olsun olmasın hangi nedenle olursa olsun Türkiye itibar kaybetmiştir. Vatandaşın Türkiye’de hukuk düzeni de ciddi bir itibar kaybı olmuştur.”9 AY HEBA EDİLEMEZ. BU DÖNEMDE ATILMASI GEREKEN ADIMLAR VARDIR. Türkiye’nin 62′inci Hükümet dönemi 9 aylık bir dönem. Tüm sorunlar bu dönemde çözülemez ama bu 9 ay heba da edilemez. Bu dönemde Türkiye’nin mutlaka atması gereken adımlar var. Yargı reformu konusunda ciddi adımlar atılmalı. Türkiye’nin önünde kocaman bir yargı sorunu var. Köklü bir reformla bunu aşabiliriz. Türkiye’nin öncelikli konularından biri bu olmalıdır. Bir başka konu Türkiye’de yatırım ortamının mutlaka iyileştirilmesi gerekir. Geçtiğimiz hükümetin birçok adımı var. Ama bunların bir kısmı yürürlüğe geçmedi.AB SÜRECİNDE İVME KAZANABİLİRİZ. Brüksel hem Paris’te ofislerimiz var. Bunlar aktif şekilde lobi faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bu dönem AB için kritik bir dönem. Türkiye’nin önündeki Kıbrıs sorununu çözülmesi için önemli bir aşamadayız. Önümüzdeki hafta İtalya’ya gidiyoruz. Burada bakanlar düzeyinde görüşüyoruz. Kendilerinden başlıkların açılması yönünde talepte bulunacağız. Belirtmeliyim ki gerek Dışişleri Bakanlığına Çavuşoğlu’nun gelmesi, AB’ye Bozkır’ın gelmesi hükümette bu kilit görevi tutması bir şanstır Türkiye için. AB sürecinde bir ivme kazanabiliriz diye düşünüyoruz. Kıbrıs konusu Türkiye’nin önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Kıbrıs, bizce çözüm sürecine doğru gitmektedir. Güney Kıbrıs Rum yönetimi AB başlıklarına blokaj koymuştur. Bunların kaldırılması gerekiyor. Yılbaşına kadar Kıbrıs meselesinde sonuç alınmasını ümit ediyorum.”ÇÖZÜM SÜRECİNE BAŞTAN BERİ DESTEK VERİYORUZ. Çözüm sürecine baştan beri destek veriyoruz. Cesur bir adım olarak nitelendirdim. Bu süreç ancak diyalogla çözülecek bir süreçtir. Bugünkü ortamı son derece olumlu değerlendiriyoruz. Çözüm sürecinin akılcı olması için bölgede ekonomik kalkınmaya ihtiyaç var. Bu anlamda iş dünyasında farkındalığı artırmak için TÜSİAD’ın çok sayıda üyesiyle toplantılar düzenledik. Bu ay Mardin’e gidiyoruz, alternatif turizm için. Diğer taraftan Kasım’da da Van’a gidiyoruz. Dolayısıyla TÜSİAD çözüm sürecinin ekonomik ayağına sahip çıkıyor.”Dinçer, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, ‘HDP’nin Eş Başkanı Demirtaş açıklama yaptı. İŞID’ le mücadelede PKK’nın silahlandırmasıyla ilgili görüşü hakkında ne düşünüyorsunuz?’ sorusuna Dinçer, “TÜSİAD’ın gündeminde olabilecek bir konu değil. Radikal bir görüştür. Yorum yapmayı uygun görmüyoruz” karşılığını verdi.Dinçer, “62. Hükümetin ekonomik programı yeterli bir program mı?” sorusuna ise şu cevabı verdi:“Hükümet programını okuduk. Uzun bir program, yaklaşık 120 sayfa. Arkadaşlarımız inceledi. Benimle de paylaştılar ve okuyabildiğim bölümleri de tahlil ettim. Bizden çok farklı görüşler olduğunu hatta geçtiğimiz dönemden çok farklı görüşler olduğunu düşünmüyoruz. Sadece biz bazı başlıkların altını çizerek, ‘Bunlar mutlaka olmalı’ diyerek öncelikleri işaret ediyoruz. Çelişki söz konusu değildir. Ama 9 aylık dönem için bazı başlıklar, 120 sayfanın içinde diğerlerinden daha önemlidir.”ZETE
iPhone 6′nın tanıtılması artık sürpriz olmayacak Apple etkinliği için geri sayım başladı ve 9 Eylül tarihine dek gün geçtikçe heyecan da artıyor.Joseph Cruz ve Brian Ceballo adlı iki genç, 31 Ağustos tarihinde Apple’ın New York 5. Cadde’deki mağazalarının önüne gelerek, sırayı oluşturmaya başladılar.Sırayı kapan Apple fanatiklerinin amacı hem kendi rekorlarını geliştirmek, hem de bu işten para kazanmak olarak nitelendiriliyor. Joseph Cruz ve Brian Ceballo, son 5-6 yıldır Apple ürünleri için sıraya girdiklerini söylüyor. iPhone 6 henüz duyurulmamışken, sıranın erkenden başlaması iPhone 5S’in piyasaya çıkması sırasında 15 gün kadar bekleme rekorlarını da geliştirebilirler.Jason ve Moon Ray adlı çift de iPhone 6 için sırada. Onlar ise bu işten para kazanmayı amaçlamış durumda. Çalıştıkları girişim Video Medicine, genç çifte sırada beklemeleri için 2500 dolar ödeme yapacak.
'Eye of The Tiger”ı besteleyen grup Survivor'ın vokali Jimi Jamison, 63 yaşında hayatını kaybettiRocky filmlerinin tema müziği olarak kullanılan ve dünyada en çok bilinen şarkılardan biri olan “Eye of The Tiger”ı besteleyen grup Survivor’ın solisti Jimi Jamison, 63 yaşında öldü.Kendine has sesiyle hafızalarda yer edinen Jamison’ın pazartesi gecesi kalp krizi nedeniyle ABD’nin Tennessee Eyaleti’nin Memphis kentinde yalnız yaşadığı evinde oğlu tarafından ölü bulunduğu açıklandı.Haber Türk
HTC, IFA 2014 kapsamında düzenlediği etkinlik ile ilk 64-bit işlemcili akıllı telefonu HTC Desire 820’yi tanıttı. Cihaz akıllı telefon pazarına orta özeliklerle ama en hızlı işlemci ile geliyor.280 x 720 piksel çözünürlüğe sahip 5.5-inç ekran ile donatılmış HTC Desire 820, 64 bit sekiz çekirdekli big.LITTLE Snapdragon 615 Cortex-A53 işlemci ile çalışıyor. İşlemci 1.5 GHz dört çekirdek ve 1 GHz dört çekirdekten oluşuyor. 2 GB RAM ve microSD kart ile genişletilebilir 16 GB depolama alanı sunan cihaz, 8 megapiksel ön ve 16 megapiksel arka kamera özelliğine sahip.HTC Desire 820 LTE Cat. 4 özelliğinin yanı sıra 2.600 mAh pil gücüne sahip. Şirket Desire 820’de BoomSound hoparlöre de yer vermiş. Ölçülerine baktığımızda ise 157,7 cm x 78,74 cm x 7,74 boyutlarında ve 155 g ağırlığında. Ayrıca BlinkFeed ile olağan özel Sense arayüzüne sahip cihazda Android 4.4 işletim sitemi bulunuyor.teknolojioku
Aslında olması gereken, sahalarda görmemiz gereken hareketler bunlar ama ne yazık ki izlediğimiz spor müsabakalarında Fair Play'lik adına çoğu zaman bir şey göremiyoruz.Ama bu videoda toparlanmış görüntüler Fair Play'in tam da ne olduğu anlatılıyor.İzleyin pişman olmayacaksınız.
Sony’nin IFA 2014’te açıkladığı Xperia Z3, Xperia Z3 Compact ve Xperia Z3 Compact Tablet’in fiyatı açıklandı. Japon üretici saydığımız ürünleri Avrupa’da ve Japonya’da resmi online mağazalarında listeledi. Xperia Z3 Almanya’da 649€ (yaklaşık 1.830 lira), Fransa’da 679€, İtalya ve İspanya’da 699€ ve İngiltere’de 549£’den ön siparişe açıldı.Xperia Z3 Compact; Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya’da 499€ (yaklaşık 1.410 lira) fiyatıyla ön siparişe sunuldu. Telefonun İngiltere fiyatı ise 429£ olarak açıklandı.Gelelim Sony’nin IFA’da lanse ettiği Xperia Z3 Compact Tablet’in fiyatına. 16GB Wi-Fi modeli Almanya, Fransa ve İspanya’da 379€ (yaklaşık 1.070 lira), İtalya’da 399€ ve İngiltere’de 329£’den raflarda olacak. 32GB Wi-Fi modeli ise Almanya, İspanya ve Fransa’da 429€ (yaklaşık 1.215 lira), İtalya’da 449€ ve İngiltere’de 429£ olarak ön siparişe sunuldu.Xperia Z3 Tablet Compact’ın 16GB LTE sürümü ise Almanya ve İspanya’da 479€, İtalya’da 499€ ve İngitere’de 429£’den satışa sunuldu.teknolojioku
Google, en üstün işlemci gücüne sahip kuantum bilgisayarı geliştirmek için özel bir araştırma grubuyla ortaklık kurdu. Google'ın amacı atom altı parçacıkları kullanarak bilgisayar teknolojisinde devrim yapmak.Google'ın Kuantum Yapay Zeka (Quantum AI) ekibi, University of California, Santa Barbara (UCSB) araştırmacılarıyla bir araya gelerek en gelişmiş kuantum bilgisayarı üretmeyi amaçlıyor. Quantum AI ekibinin başında yer alan Hartmut Neven, blog sayfasında yaptığı açıklamada amaçlarının, 'süper iletken teknolojilere dayanan yeni kuantum bilgi işlemcileri tasarlamak ve inşa etmek olduğunu' belirtti.Kuantum bilgisayarlar atom altı parçacıkların özelliklerini kullanarak geleneksel bilgisayarlara kıyasla milyonlarca kat hızlı işlem yapabilme özelliğine sahip. Kuantum bilgisayarlar, geleneksel bilgisayarların yerine getirdiği 0 ve 1'den oluşan ikili kod yerine kuantum bitleri (kubits) kullanıyor. Kuantum mekaniklerine dayanan kubitler, eşzamanlı işlem kapasitesini ciddi ölçüde artırıyor.Computer World sitesinin haberine göre, 'süperpozisyon' adı verilen bu özellik, bilgisayar teknolojisinde devrim yaratacak olan terimi temsil ediyor. UCSB tarafından yapılan açıklamada, süperpozisyon bilginin saklanacağı atom veya elektronun eşzamanlı olarak tüm kuramsal durumlarda var olabilmesini sağlıyor. Böylece, kuantum bilgisayarların paralel olarak çok sayıda işlemi aynı zamanda gerçekleştirmesi amaçlanıyor.UCSB ekibinin başında yer alan John Martinis, başında yer aldığı Martinis Group ile kısa süre önce kuantum araştırmalarındaki başarılarından ötürü London Prize ile ödüllendirildi.D-Wave yol gösterecekGoogle, 2013 yılında kuantum bilgisayar geliştiren D-Wave Systems'in 15 milyon dolarlık D-Wave 2 bilgisayarını satın almış ve bilgisayarın tasarımı üzerinden kendi çalışmalarını başlatmıştı.The Verge sitesinin verdiği bilgiye göre, Google Ekim ayında kuantum bilgisayarlarda etkinliği artıracak önemli bir keşfe imza attı. Öte yandan, Science dergisinde Nisan ayında yayınlanan araştırmada, D-Wave 2'nin geleneksel bilgisayar teknolojisinden çok ileri olmadığı belirtildi. Makalede, bilgisayarın kuantum gücüne sahip olmasına rağmen geleneksel bilgisayarların ötesine gidecek potansiyeli gösteremediği ifade edildi.Wall Street Journal'a göre, Google-UCSB oraklığının ilk amacı, D-Wave'in de yardımını alarak D-Wave 2'yi 1000 kubitlik bir işlemciyle geliştirmek.Çalışmalar hızla sürüyorABD'nin büyük yatırım yaptığı kuantum araştırmalarında önemli bir gelişme Şubat 2013'te yaşanmış ve Utah Üniversitesi iletkenlik özelliği yüksek ilk organik materyali ürettiklerini açıklamıştı.Almanya’nın Max Planck Kuantum Optik Ensitütüsü araştırmacıları ise Nisan 2012'de ilk kuantum iletişim ağının prototipini geliştirerek 'kuantum internet' için ilk adımı atmıştı.Kaynak: Al Jazeera
Samsung, IFA 2014 etkinliğinde sadece bir değil iki akıllı telefon tanıtarak herkesi şaşırttı. Şirket bu etkinlikte Galaxy Note 4’ün yanı sıra kavisli ekranı ile Galaxy Note Edge modelini de tanıttı.Kavisli ekran özelliğine sahip Galaxy Note Edge’nin sağ kenarı arkaya doğru gidiyor. Bu benzersiz tasarım üç ana avantajları ile birlikte geliyor: Birincisi, sadece bütün ekranı açmadan ekranın kenarında cevapsız bildirimlere bakarak pil ömründen tasarruf edebilirsiniz. İkincisi kolayca ve daha hızlı bir şekilde sosyal ağ ve diğer uygulama güncellemelerini hemen görebilirsiniz. Ve son olarak, yeni düğmeler ve diğer özelleştirilebilir özellikleri ile cihazınızın üzerinde ek kontrol düzeyine sahip olacaksınız.Galaxy Note Edge Note 4 gibi aynı zamanda gerçek bir phablet. Cihazda Quad HD (x 2560 1440) piksel çözünürlük ve kenarı için ek bir 160 piksel ile bir 5.6-inç ekran özelliği mevcut. Kaputun altında 2.7GHz dört çekirdekli Qualcomm Snapdragon 805 işlemci ile güçlendirilmiş cihaz, OIS özellikli 16 megapiksel kamera özelliğine sahip. Ayrıca f / 1,9 diyafram açıklığı ve panorama selfie özelliği ile 3.7 megapiksel kamerası mevcut.teknolojioku
Yurt dışından bir misafiriniz gelse ve Türkiye’yi gezmek istese nasıl bir yol çizerdiniz? Sizin için en keyifli 5 rotayı çıkardık... Bu liste kimseyi yarı yolda bırakmaz. Misafiriniz en uygun fiyata bu yerleri gezmek istiyorsa da, TAG’ı önermeyi unutmayın. Yurtdışından araba paylaşma platformlarına zaten alışıklardır...
Sadece fotoğraf çekmek ya da öyle bir görüp gelmek için seyahate çıkmak gezgin olmaya yetmiyor maalesef. Herkesin deneyimi farklıdır ama belli başlı ipuçları yol gösterici olabilir.
Sosyal medya devi Facebook’a 22.50′den 23.00'a kadar 10dk erişim sağlanamadı.Masaüstü ve mobil versiyondan erişim sağlanamayan Facebook olay ile ilgili bir açıklama yapmaz iken bu çökmenin nedeninin hack saldırısı veya bakım olduğu tahmin ediliyor.
Danimarkalı yönetmen uluslararası “dev” bir kadroyla İngilizce TV dizisi çekecek“Melankoli”, “Dogville”,”Karanlıkta Dans”, “İtiraf” gibi filmlerin Danimarkalı ödüllü yönetmeni Lars von Trier, dili İngilizce olacak yeni dizi projesinde uluslararası büyük bir kadroyla çalışmayı planlıyor. Yönetmen, adı “The House That Jack Built” olarak belirlenen dizinin senaryosu üzerinde çalışmaya bu sonbaharda başlayacak, çekimler için ise tarih 2016 olarak belirlendi.Venedik Film Festivali’nde “İtiraf: Bölüm 1” ve “İtiraf: Bölüm 2”nin yönetmenin kurgusu versiyonlarının gösterilmesinden sonra yapımcı Louise Vesth yeni dizi haberini duyurdu. Dizinin konusuyla ilgili detay verilmedi ve Deadline’ın haberine göre hikaye detayları dışarıya sızdırılmaması için sıkı koruma altında.Von Trier '90’lı yılların ortalarında Danimarka dizileri “The Kingdom”, “Marathon” ve “The Teacher’s Room”da çalışmıştı.Milliyet Sanat
Berk, bir yanda kanserli hücreleri takip edebilecek mikroskobu geliştiren bir profesör, diğer yandan girişimcilik ruhuyla vatanını tercih eden bir çaycı! Berk, bir alışveriş merkezinde açtığı ‘Çaycı’ isimli dükkanında 1 liraya çay satıyor.Veysel Berk, akademik hayatı başarılarla dolu bir bilim adamı. ABD’nin eski enerji bakanı aynı zamanda Nobel ödüllü Steven Chu ile kansere çözüm bulacak mikroskobu geliştirmek üzere çalışmalar yapıyor. Onu ‘kanser tedavisini bulan Türk’ olarak haberimize konu ettiğimizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.Zira Berk, çaycılığı profersörlüğe tercih ettiği sıra dışı hikâyesiyle gündemimizde. Stanford Üniversitesi’nden aldığı profesörlük teklifini annesinin rahatsızlığı ve vatan hasreti nedeniyle geri çeviren Berk, şimdi Türkiye’de çaycılık yapıyor. Bir alışveriş merkezine açtığı ‘Çaycı’ isimli dükkânında 1 TL’ye çay satıyor.BURSLU OLARAK KAZANMIŞTIVeysel Berk, Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nü bitirdikten sonra eğitimine Amerika’da devam etmiş. Massachusetts Institute of Technology (MIT)’de staj yapan Berk, University of California Berkeley’den doktora programına burslu kabul almış.Ardından Nobel ödüllü bilim adamı Steven Chu’dan doktora sonrası çalışmak için davet gelmiş. Berk, “Obama başkan seçildiğinde bizim hocayı enerji bakanı olarak atadı. Laboratuvar da bize kaldı. Gün ışığını kullanan bir mikroskop yaptık. Dünyada ilk defa vücudumuza giren ve kronik hastalıklara sebep olan mikropları canlı izleme şansı elde ettik.” diyor.Stanford Üniversitesi de Nobel ödüllü bir bilim adamıyla bu mikroskobun kullanılacağı bir enstitü kurmasını istemiş. Berk, zeminin üç kat altında, kapısı iki ton kurşunla kaplı odada çalışırken can sıkıntısından Wallit uygulamasını bulmuş. 6 ayda geliştirdiği uygulama Apple tarafından dünyanın 127 ülkesinde future app seçilmiş.8 ay önce Türkiye’ye geri dönen Veysel Berk, ‘Herkese benden çay’ sloganı ile yola çıkarak, ‘Çaycı’ isimli dükkânı açmış. AVM’lerde çay içilebilecek bir yer olmadığını gözlemleyerek bu işe başladığını söylüyor Berk. Ona göre kendisinde ‘Çaycı’ fikrinin oluşmasındaki en önemli sebep, Türkiye’nin en yakın rakibinden 3 kat daha fazla çay içen bir ülke olması.Yapılan bir araştırmayı hatırlatan Berk, “Türkiye’de her gün 250 milyon bardak çay içiliyor. Buradan yola çıkarak 15 dakikada çay demlenecek bir yer açmaya karar verdik.” diye konuşuyor. Günün herhangi bir saatinde içilen çayın lezzeti ve tadı aynı olmalı Berk’e göre. “Aynı kalitede çay tadı yakalayabilmek için porselenden metale kadar tüm demlikleri denedik. Son olarak bir şirketin ürettiği çay makinesini seçerek üzerinde çalışmaya karar verdik. Bu makine tam istediğim lezzette çay demleyemiyordu. Demleme ısısından dakikasına kadar birçok özelliği değiştirdim. Hataları da üretici şirkete göndererek makine özelliklerinin de değişmesini sağladım.” yorumunu yapıyor. Bu işe 3 kişi ile başladıklarını hatırlatan Berk, “İlk günlerde 3 kişiydik. Şimdi 8 kişi ile beraber çalışıyoruz. İlerleyen günlerde hem bu sayıyı artırmayı hem de mağaza sayısını artırmayı düşünüyoruz.” ifadelerini kullanıyor.AVM’de satılan çayın 1 TL olması da işin en dikkat çekici yanı. Berk, yanı başlarındaki dükkânlarda çayın fiyatının 2,5 TL’den 7,5 TL’ye kadar çıktığını belirtiyor. Kendilerine AVM gibi bir yerde 1 TL’ye çay satmanın riskini soruyoruz, “Fiyat konusunu müşterilerin isteğine bıraktık ve bir anket düzenledik. Günde bin bardaktan fazla çay satıyoruz. Riskli bir durum olduğunun ben de farkındaydım ancak AVM’de eksik olan bir şeyi yaptık.” cevabını veriyor.34 yaşındaki Berk’in profesörlük yerine çaycılığı tercih etmesi, çevresindekilerin de şaşkınlığına sebep olmuş. Bunların başında da babası geliyor. “Bir gün babama çaycı dükkânı açacağımı söyledim. Bana güldü. Bir gün sonra bana ‘Oğlum sen profesör müsün, çaycı mı?’ diye sordu.” diyor. “Amerika ile irtibatlarınızı kopardınız mı?” sorusuna, “2 ayda bir gidiyorum. Video konferans ile çalışmaları takip ediyorum. Gerektiğinde doktora öğrencilerine mikroskobun nasıl kurulacağını anlatıyorum gittiğimde.” cevabını veren Berk, Steven Chu’dan da yakayı kurtarabilmiş değil!